Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dayanıklılık

Kapsül Haber Ajansı - Dayanıklılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dayanıklılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

U Sağlık A.Ş., MAN TGE Ambulans ile Türkiye’de Bir İlke İmza Attı Haber

U Sağlık A.Ş., MAN TGE Ambulans ile Türkiye’de Bir İlke İmza Attı

Holding bünyesinde faaliyet gösteren U Sağlık A.Ş., Türkiye’de ilk kez sağlık alanında hizmet verecek olan MAN marka ambulansları filosuna katarak, sektörde önemli bir ilke imza attı. Şirket, 2025 yılı içinde almayı planladığı özel tasarım 100 adet MAN TGE ambulans siparişinin ilk 20 adetini törenle teslim aldı. MAN’ın hafif ticari araç segmentindeki premium modeli TGE, ürün gamına katıldığı 2019 yılından bu yana üstün nitelikleri ve satış sonrası hizmet yaklaşımıyla lider firmaların tercihi olmaya devam ediyor. U Holding bünyesinde faaliyet gösteren sağlık sektörünün dinamik ve güçlü markalarından U Sağlık A.Ş. de 100 araçlık yeni yatırımı için MAN TGE’yi seçti. U Sağlık A.Ş. filosuna katmayı planladığı yeni MAN TGE ambulansların ilk bölümünü düzenlenen özel bir törenle teslim aldı. U Sağlık A.Ş.’nin merkezinde gerçekleştirilen teslimat törenine U Sağlık A.Ş. Genel Müdürü Fuat Uyan ve MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Hafif Ticari Araçlar ve İkinci El Satış Direktörü Cumhur Kutlubay ile her iki firmadan çalışanlar katıldı. U Sağlık A.Ş.’nin yeni nesil MAN ambulansları, uluslararası standartlarda acil sağlık hizmeti sunmak üzere özel olarak projelendirildi. Yüksek motor performansı, dayanıklı şasi yapısı ve geniş iç hacmiyle öne çıkan MAN TGE modeli ambulanslar; gelişmiş yaşam destek donanımları, modern medikal ekipmanlar ve üst düzey güvenlik sistemleriyle donatıldı. U Sağlık A.Ş.’nin yeni nesil MAN TGE ambulansları hem hasta taşıma konforunu hem de acil müdahale süreçlerini optimize edecek şekilde tasarlandı. “MAN TGE’lerimiz ambulans olarak çok önemli bir görevi üstlenecekler” MAN Hafif Ticari Araçlar ve İkinci El Satış Direktörü Cumhur Kutlubay ise U Sağlık A.Ş. ile yaptıkları yeni iş birliğiyle bir ilke imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, şunları kaydetti: “MAN TGE, Türkiye pazarında premium hafif ticari araç segmentinin standartlarını yeniden tanımlayan bir ürün. MAN olarak TGE ile her iş alanına özel konfigürasyonlarla servis taşımacılığından ambulans ve karavan uygulamalarına kadar uzanan kapsamlı ürün yelpazesi sunuyoruz. Bugün de U Sağlık A.Ş. ile bir ilke imza atmanın heyecanını yaşıyoruz. MAN TGE’lerimiz ambulans olarak sağlık alanında önemli bir görev üstlenecekler. U Sağlık A.Ş. ve U Holding'i bu güzel projelerinden dolayı tebrik ediyor, yeni MAN TGE model ambulanslarımızın kendilerine hayırlı olmasını diliyoruz.” MAN Hafif Ticari Araçlar Bayii Koordinatörü Ali Erez de törende, kalan teslimatların da hızla tamamlanacağını ve projenin hedefine ulaşacağına inandığını belirterek, yapılan iş birliğinin MAN ve U Holding ailelerine hayırlı olmasını diledi. “Yeni nesil ambulanslarımız birçok önemli yeniliği bir arada sunuyor” Sağlık sektörüne, yenilikçi ve güçlü hizmetler sunmaya devam edeceklerini belirten U Sağlık A.Ş. Genel Müdürü Fuat Uyan ise sözlerine şöyle devam etti: “U Sağlık olarak hedefimiz, Türkiye’de sağlık lojistiği ve acil müdahale hizmetlerinde kalite standartlarını en üst seviyeye ulaştırmaktır. MAN iş birliğiyle ülkemize kazandırdığımız bu yeni nesil ambulanslar; güvenlik, dayanıklılık ve modern donanım açısından birçok önemli yenilikleri bir arada sunuyor. U Sağlık A.Ş. olarak, bundan sonra da filomuzu büyütmeye ve Türk sağlık sektörüne katma değer sağlayacak yatırımlar yapmaya devam edeceğiz. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Musa Alper Uçak’ın talimatıyla kadın ve çocuğa verilen önemi her alanda önceliklendiriyor ve hizmet sektöründe kurmayı hedeflediğimiz ekosistem için çalışıyoruz.”

DHL, GoTrade Programıyla Hatay’daki Kadın Kooperatiflerini Destekliyor Haber

DHL, GoTrade Programıyla Hatay’daki Kadın Kooperatiflerini Destekliyor

DHL Global Forwarding MEA (Orta Doğu ve Afrika) bölgesinin her yıl düzenlediği Sürdürülebilirlik Liderlik Gelişim Programı (SALAM) çerçevesinde Türkiye’de bir pilot proje gerçekleştirildi. Birleşmiş Milletler’in göç ajansı IOM ile yürütülen bu proje, depremden etkilenen kadın kooperatiflerine istihdam yaratmayı ve ekonomik hayata katılımlarını desteklemeyi amaçladı. Hatay’daki kadın kooperatifleriyle, IOM’un ildeki ağı üzerinden bir araya gelinerek GoTrade programı kapsamında eğitimler düzenlendi. Bu kooperatiflerin birçoğu daha önce IOM’un Kooperatif Geliştirme Fonu (CDF) aracılığıyla desteklenmişti. Hatay Valisi Sayın Mustafa Masatlı da programın ilk gününde katılımcılarla bir araya gelerek onlarla sohbet etti. Eğitimlerde, depremden etkilenen kadınların ürünlerini ulusal ve uluslararası pazarlara ulaştırabilmeleri ve ihracat yapabilmeleri için gerekli bilgiler detaylı şekilde aktarıldı. Katılımcılar, ihtiyaç duydukları sektörel bilgi ve teknik donanımı doğrudan uzmanlardan öğrenme fırsatı buldu. DHL Global Forwarding Türkiye ve DHL Express Türkiye ekiplerinden uzmanların katılımıyla; uluslararası ticaret, dijital pazarlama, mikro ihracat ve sınır ötesi e-ticaret, gümrük süreçleri yönetimi, siber güvenlik ve müşteri odaklı yaklaşım konularında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Program sonunda girişimci kadınlara sertifika verildi. DHL Global Forwarding Türkiye & Levant Genel Müdürü Berna Yılmaz Ciğeroğlu ve DHL Express Türkiye Genel Müdürü Volkan Demiroğlu, yaptıkları ortak açıklamada şunları söyledi: “Bu proje, DHL Group’un küresel ölçekte sürdürülebilir kalkınmaya ve kadın istihdamını artırmaya yönelik stratejik yaklaşımının somut bir göstergesi niteliğinde. Biz de bu kapsamda Türkiye’de, DHL Global Forwarding ve DHL Express olarak kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen eğitimler düzenledik. Farklı kooperatiflerden toplam 20 kadın girişimcinin katıldığı eğitimlerde 7 uzman arkadaşımız görev aldı. Oldukça verimli geçen bu proje kapsamında emek harcayan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve eğitime katılan kadın girişimcilerimize yürekten teşekkür ediyoruz. DHL’in ‘Connecting people, improving lives – İnsanları birleştirmek, yaşamları iyileştirmek’ misyonu doğrultusunda toplumsal fayda yaratan projelerde yer almaya devam edeceğiz.” IOM Türkiye Misyon Başkan Yardımcısı Claudia Natali ise şu değerlendirmeyi yaptı: “IOM’un Hatay ve Türkiye genelinde kooperatiflerle yürüttüğü çalışmalar, dünya genelindeki araştırmaların da gösterdiği gibi, kadınlar kooperatifler aracılığıyla örgütlendiğinde aileler ve toplumlar istikrar kazanıyor, gelirler artıyor ve dayanıklılık güçleniyor. DHL’in GoTrade Programı aracılığıyla yanımızda olması, özel sektörle kurulan ortaklıkların toplulukların daha hızlı ve sürdürülebilir şekilde toparlanmasına nasıl katkı sağladığını gösteriyor.”

Hyundai CRATER Concept, AutoMobility LA 2025’te Tanıtıldı Haber

Hyundai CRATER Concept, AutoMobility LA 2025’te Tanıtıldı

Hyundai, CRATER Concept modelinin küresel tanıtımını AutoMobility LA 2025 kapsamında Los Angeles’ta düzenlenen basın toplantısında gerçekleştirdi. Kompakt bir off-road SUV olarak tasarlanan CRATER Concept, dayanıklılığı ve gücü görsel olarak yansıtan cesur tasarımıyla dikkat çekerken, keşif ve macera ruhunu simgeleyen bir tasarım çalışması olarak konumlanıyor. Konsept araç, Kaliforniya’daki Hyundai America Technical Center bünyesinde, ekstrem çevre koşullarından ilham alınarak geliştirildi. CRATER Concept, Hyundai’nin IONIQ 5 XRT, SANTA CRUZ XRT ve PALISADE XRT PRO modellerinde görülen XRT ruhunu daha ileri bir seviyeye taşıyor. Güvenlik, bağlantı ve işlevselliği ön plana çıkaran tasarım detaylarıyla konsept model, hem estetik hem de performans açısından güçlü bir karakter ortaya koyuyor. AutoMobility LA 2025 süresince medya günlerinde ve 30 Kasım Pazar gününe kadar düzenlenecek Los Angeles Auto Show kapsamında sergilenecek olan CRATER Concept, Hyundai’nin ödüllü ürün gamıyla birlikte ziyaretçilerle buluşacak. Sergilenen modeller arasında tamamen yeni 2026 PALISADE, IONIQ 5 ve yüksek performanslı IONIQ 6 N de yer alacak. Hyundai ve Genesis Global Tasarım Başkanı SangYup Lee, “CRATER’in yolculuğu şu soruyla başladı: ‘Özgürlük nasıl görünür?’. Yeni konseptimiz, bu soruya verdiğimiz yanıtın kendisi. Keşfetme tutkumuzun bir yansıması olarak, müşterilerimize daha derinlemesine keşfetme ve maceranın etkisini benimseme ilhamı veriyor” dedi. Dış Tasarım: Art of Steel Felsefesi Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dili, çeliğin gücünü ve esnekliğini heykelsi bir estetikle birleştiriyor. Akıcı hacimler ve keskin çizgiler, güçlü ama zamansız bir duruş ortaya koyarken, CRATER Concept’in dış yüzeyinde bu yaklaşım net bir şekilde hissediliyor. Maceranın Etkisi: Dış Tasarım Teması CRATER Concept’in dış tasarımı; keskin gövde hatları, güçlü alt koruma plakaları, geniş çamurluk yapısı ve yüksek yaklaşma-açılma açılarıyla zorlu arazi koşullarına hazır bir form sunuyor. 18 inç’lik altıgen formdaki jantlar ve 33 inç özel off-road lastikleri hem görsel güç hem de performans avantajı sağlıyor. İç Mekân: Döşemenin Kıvrımı CRATER Concept’in iç tasarımı, teknolojiye meraklı ve maceracı kullanıcılar için fonksiyon odaklı olarak kurgulandı. Yumuşak ancak dayanıklı malzemeler, sert yapısal detaylarla bir araya getirilerek hem konfor hem de dayanıklılık sağlanıyor. Kabin içinde açıkta bırakılmış takla kafesi, bütünleşmiş tutma kolları ve dört noktalı emniyet kemeri gibi unsurlar güvenli keşif hissini güçlendiriyor. Dijital deneyim tarafında ise; BYOD (Kendi Cihazını Getir) yaklaşımı, Head-up display, Çok fonksiyonlu off-road kontrol ünitesi ve Kar, kum ve çamur modları bulunuyor. Renk ve Malzeme Dili Dune Gold Matte dış renk, Kaliforniya’nın sahil ve çöl coğrafyasından ilham alırken; Black Ember iç mekân paleti dayanıklılığı ve fonksiyonelliği ön plana çıkarıyor. Turuncu vurgular ise iç mekâna enerjik ve genç bir karakter kazandırıyor. CRATER Concept, Hyundai’nin gelecekteki XRT modellerine yönelik vizyonunu ortaya koyarken, markanın tasarım, dayanıklılık ve duygusal bağ kurma konusundaki yaklaşımını da somut şekilde gözler önüne seriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric, SE Advisory Services’ı Tanıttı Haber

Schneider Electric, SE Advisory Services’ı Tanıttı

SE Advisory Services, elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşme yoluyla kuruluşların ve bireylerin enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve teknoloji alanlarındaki karmaşık zorlukları çözmelerine yardımcı olmak için özel olarak tasarlanmış geniş bir çözüm yelpazesi sunuyor. Küresel elektrik talebinin 2030 yılına kadar yıllık %3’ten fazla artması beklenirken, karbonsuzlaşma yolu da ticari operasyonlara yeni karmaşıklık katmanları ekliyor. Aynı zamanda, küresel ticaret ortamı ve giderek karmaşıklaşan tedarik zincirleri, kuruluşlar üzerinde ek bir baskı yaratıyor. Bu zorluklar, strateji ve uygulamada daha bütünsel, entegre bir yaklaşım gerektiriyor. SE Advisory Services’ın yaratılmasına yol açan da bu pazar ihtiyacı oldu. Schneider Electric Enerji Yönetimi İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Frédéric Godemel, konuyla ilgili şunları söyledi: “Belirsizlik zamanları, her şeyden önce netlik ve kontrol edebileceğiniz şeyler hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirir. Bu nedenle, Schneider Electric bünyesindeki dünya standartlarındaki danışmanlık yeteneklerimizi aldık ve müşterilerimizin daha hızlı ve güvenle hareket etmelerini sağlamak, acil enerji, sürdürülebilirlik ve teknoloji zorluklarını çözmek için yeteneklerin kilidini açmak üzere birleştirdik. Danışmanlık hizmetleri Schneider Electric’te yeni değil ve geçmişte müşteriler için paha biçilmez olduğunu kanıtladı. Bugün, müşterilere daha net ve net sıfıra (net zero) doğru açık bir yol sunmak için bu hizmeti geliştiriyoruz.” Danışmanlık deneyimi yeniden tanımlanıyor SE Advisory Services, Schneider Electric’in danışmanlık yeteneklerinde stratejik bir evrimi temsil ediyor ve geleneksel danışmanlığın ötesine geçerek yazılım ve proje uygulamasını da kapsayacak şekilde genişliyor. Bu uçtan uca yaklaşım, yüksek talep gören danışmanlık tekliflerinden oluşan büyüyen bir portföyü bir araya getirerek, enerji ve teknoloji geçişlerini hızlandıran çevik, akıllı ve entegre hizmetler aracılığıyla kuruluşların operasyonlarını geleceğe hazırlamasına yardımcı oluyor. SE Advisory Services, dört temel alanda hem kurumsal çaplı girişimleri hem de saha düzeyindeki operasyonları destekliyor: 1. Sürdürülebilir İşletme ve Endüstriyel Dönüşüm: Hem enerji süreçlerini hem de temel endüstriyel operasyonları dönüştürmek için dijital dönüşüm, süreç elektrifikasyonu, karbonsuzlaşma, yenilenebilir enerji, düşük karbonlu altyapı, döngüsellik ve doğa tabanlı çözümler ile karbon dengeleme yoluyla geçiş planlamasına rehberlik etme. 2. Risk Yönetimi ve Dayanıklılık: Kesinti süresini azaltmak, bağlantılı sistemleri güçlendirmek ve operasyonel dayanıklılık oluşturmak için kuruluşları enerji dalgalanmalarından, siber güvenlik tehditlerinden, iklim risklerinden ve sistem kesintilerinden koruma. 3. Kaynak ve Varlık Performansı: Güvenilirliği arttırmak, israfı azaltmak ve büyümeye yatırım yapmak amacıyla kaynakları ve sistemleri stratejik olarak değerlendirme. 4. Akıllı Yazılım: Bölünmüş iş akışlarını birbirine bağlamak ve içgörüleri eyleme dönüştürmek için yerel yapay zeka yetenekleriyle donatılmış ve derin danışmanlık uzmanlığı üzerine inşa edilmiş özel yazılım ürünleri sağlama. Enerji teknolojisine kapsamlı bir yaklaşım Schneider Electric’in danışmanlık uygulamaları, bir kuruluşun tüm işletmesinde performans sağlamak için birlikte çalışarak karbonsuzlaşma ve döngüsellikten, siber güvenlik ve varlıklara, sistem ve süreç dönüşümünden, altyapı modernizasyon çalıimaları için kurumsal yönetişime kadar uzanan kilit faktörleri ele alıyor. Bu kapsamlı yaklaşım, Schneider Electric müşterilerinin hedeften eyleme geçişlerinde kilit bir faktör oldu. Schneider Electric Endüstriyel Otomasyon İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Gwenaelle Avice Huet, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Enerji, teknoloji ve yazılım artık endüstriyel ilerlemenin ayrılmaz itici güçleri konumunda. Danışmanlık yaklaşımımız, müşterilerin dönüşüm için kritik kaldıraçları belirlemelerine yardımcı olarak elektrifikasyonun tüm potansiyelini ortaya çıkarıyor, otomasyonu hızlandırıyor, dijitalleşmeyi yerleştiriyor ve siber güvenliği güçlendiriyor. Merkezde yazılımla, pazar değişimlerine uyum sağlayan ve uzun vadeli değer sunan dayanıklı, geleceğe hazır operasyonlar sağlıyoruz.” Schneider Electric’in enerji geçişi yönetimine yönelik kapsamlı yaklaşımı, şirketin Ağustos ayında “IDC MarketScape: Dünya Çapında Enerji Geçişi Profesyonel Hizmetleri 2025 Satıcı Değerlendirmesi”nde Lider olarak adlandırılmasını sağladı.

Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri Ödülleri Sahiplerini Buldu

Törenin açılış konuşmalarını Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer, LODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan ve LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaşyaptı. "Tedarik zinciri artık şirketlerin geleceğini şekillendiriyor" Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer, konuşmasında tedarik zincirinin ekonomik büyüme ve rekabet gücündeki stratejik rolünü vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün burada yalnızca başarıları değil, aynı zamanda sürdürülebilirliği, dayanıklılığı ve stratejik vizyonu da ödüllendiriyoruz. Tedarik zinciri artık sadece bir operasyonel alan değil, kurumların geleceğini şekillendiren bir değer zinciridir. Pandemi, küresel krizler ve hızla değişen tüketici beklentileri, tedarik zinciri yönetiminin stratejik önemini tüm dünyada bir kez daha gösterdi. Artık sadece maliyet ve verimlilik odaklı süreçler değil, esneklik, dayanıklılık ve veri temelli karar alma becerileri de başarının ana unsuru haline geldi. Biz Slimstock olarak, tüm bu dönüşüm sürecinde işletmelere sadece bir yazılım çözümü değil; öngörü, strateji ve sürdürülebilir büyüme yolunda güçlü bir iş ortaklığı sunuyoruz. Bugün burada ödül alan her bir profesyonel, şirketlerinin rekabet gücünü artırırken aynı zamanda ülkemizin üretim ve lojistik gücünü de ileriye taşıyor. 11 yıldır bu ödül töreninde bir araya gelmek, sektörümüzde bilgi paylaşımını ve profesyonel dayanışmayı güçlendiren çok kıymetli bir gelenek haline geldi. Bu buluşmaların, geleceğin tedarik zinciri liderlerini daha da cesaretlendireceğine inanıyorum. Başarılarıyla sektöre yön veren tüm profesyonelleri gönülden kutluyorum." 2025 Yılı Türkiye'nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri Listesi Jürinin belirlediği bu yılki "Türkiye'nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri" listesi soy isme göre alfabetik sıralama ile açıklandı. Ödül alan şirket ve temsilcileri şu isimlerden oluştu: Ata AKICI (DOĞUŞ Hospitality&Retail Group- Grup Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü) Damla AKSU (MEDIAMARKT- Tedarik Zinciri Direktörü) Banu AKYILDIZ (BAYER- Tedarik Zinciri Direktörü, Türkiye & İran) Umut AKYOL (TÜMAD- Tedarik Zinciri Müdürü) Dr. Murat ASLAN (ASELSAN- Tedarik Zinciri Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı) C. Helin BALLIKTAŞ (HILTI- Lojistik Direktörü) Nur BOZDURGUT TUNÇ (OTOKAR- Global Tedarik Zinciri Lideri) S. Rahmi ERGON (CMS JANT- Planlama ve Lojistik Direktörü) Akın ERGÜR (TEMSA- Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü) Kenan Mehmet KARABULUT (REBUL KOZMETİK- COO) Altay KERMOOĞLU (DÜZEY- Tedarik Zinciri Direktörü) Nihan KURT (BOEHRINGER INGELHEIM TÜRKİYE- Tedarik Zinciri Direktörü) Canan MUTLU (KOTON- Global Lojistik Direktörü) Tarık OKUMUŞ (DIVERSEY- Tedarik Zinciri Operasyonları Direktörü) Gözde ÖZYANDI SİLİ (KALYON PV- Tedarik Zincirinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı) Onur SARIKAYA (FORD OTOSAN- Malzeme Planlama ve Lojistik Lideri) Alper SAYGINER (SIBUR INTERNATIONAL- Lojistik Direktörü) Erhan TOSUN (İLKO İLAÇ- Satınalma Direktörü) Burcu ÜNVAN (ESTÉE LAUDER- Tedarik Zinciri Direktörü) Aynur YAN ÖZDEMİR (CREAVIT- Tedarik Zinciri Direktörü) Yılın En İyi Projeleri Ödüllendirildi "Türkiye'nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri" listesinde yer alan adaylar, projeleriyle "En Sürdürülebilir", "En Teknolojik", "En Yenilikçi" ve "En Etkin / Etkili" kategorilerinde ödüller için yarıştı. "En Sürdürülebilir/Dirençli" proje ödülünü FORD OTOSAN Malzeme Planlama ve Lojistik Lideri Onur Sarıkaya kazandı. "En Teknolojik" proje ödülü, OTOKAR Global Tedarik Zinciri Lideri Nur Bozdurgut Tunç'a verildi. "En Yenilikçi" proje ödülünü ASELSAN Tedarik Zinciri Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Dr.Murat Aslan aldı. Son olarak,"En Etkin / Etkili" proje ödülünün sahibi ise DÜZEY Tedarik Zinciri Direktörü Altay Kermooğlu'nun oldu. ''YILIN PROJESİ'' ÖDÜLÜ ASELSAN'IN OLDU. Törende "Yılın Projesi" de ödüllendirildi. Proje, salondaki katılımcıların ve jürinin oylarıyla belirlendi. Yılın Proje ödülü ise '' Uçtan Uca Dijital Tedarik Zinciri Dönüşümü'' projesi ile katılan ASELSAN Tedarik Zinciri Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Dr.Murat Aslan'nın oldu.

Seranit’ten İklim Koşullarına Karşı Dayanıklı Dış Cephe Çözümleri Haber

Seranit’ten İklim Koşullarına Karşı Dayanıklı Dış Cephe Çözümleri

Mimarlık ve tasarım dünyasında dış cephe artık yalnızca yapının dış yüzeyi değil; binanın karakterini, ruhunu ve çağdaş mimariyle kurduğu ilişkiyi tanımlayan bir ifade alanı olarak görülüyor. Aynı zamanda değişen iklim koşulları, bu yüzeylerin artık sadece güzel görünmesini değil, uzun yıllar boyunca nefes alan, dirençli ve zamansız kalmasını zorunlu kılıyor. Seranit’in dış cephe koleksiyonları tam da bu noktada devreye giriyor. Seranit, estetik değer taşıyan yüzeyleri, teknik dayanıklılıkla bir araya getirerek modern yapıların “dış kabuğunu” yeniden tanımlıyor. Betonun Sade Gücü, Taşın Doğal Çizgisi, Tuğlanın Zamansız Sıcaklığı Artline’ın yalın beton etkisi, Dimension’ın çizgisel hareketi, Riverstone’un dokulu taş yüzeyi ve Stone Brick’in modernize edilmiş tuğla estetiği… Her biri farklı mimari dil ve yaşam tarzına uyum sağlayan bu koleksiyonlar, yalnızca iç mekanlarda değil, dış cephelerde de bütünsel tasarım yaklaşımını destekliyor. 60x120 ebat seçeneği ile büyük yüzeylerde kesintisiz bir görünüm sunarken, renk skalaları da sade, rafine ve uzun ömürlü tasarım anlayışını besliyor. Estetikten Ödün Vermeden Dayanıklılık UV ışınlarına, don-çözülme döngülerine, ani sıcaklık farklarına ve ağır hava şartlarına karşı yüksek performans sunan porselen yüzeyler; yapıların dış cephelerinde deformasyon, solma, çatlama veya renk değişimi olmadan yıllarca kullanılabiliyor. Böylece cephe tasarımı yalnızca bir dekorasyon tercihi olmaktan çıkıyor; sürdürülebilir estetiğin önemli bir parçasına dönüşüyor. Mimari Projelere “Zamansız Yüzey” Yaklaşımı Günümüzde yaşam alanlarının doğayla ilişkisi, kullanılan malzemelerin dokusu ve renk dili kadar, uzun vadeli dayanıklılıkla da ölçülüyor. Seranit’in dış mekâna uygun koleksiyonları, konut projelerinden otellere, kültür yapılarından kamusal alanlara kadar pek çok yapıda mimarlara hem teknik güven hem de tasarım esnekliği kazandırıyor.

Çocuğa 10 Yaşına Kadar Bütçe Yönetimi Öğretilmeli! Haber

Çocuğa 10 Yaşına Kadar Bütçe Yönetimi Öğretilmeli!

Paranın bir güç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Para bizi özgürleştiren bir güç olabilir ama hayatın merkezinde olmamalı. Araç olmalı, kolaylaştırmalı, kimseye muhtaç etmemeli.” diye konuştu. Prof. Dr. Tarhan, zenginliğin tanımını da yaparak, “Zengin, çok şeye sahip olan değil; az şeye ihtiyaç duyan insandır. İnsan sahip olduklarıyla tatmin olabiliyorsa zengindir. Sahip olduklarıyla tatmin olmayan kişi ne kadar çok kazanırsa kazansın yoksulluk hissinden kurtulamaz.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, paranın psikolojisi konusunu değerlendirdi. İlk duygu korku, ilk ihtiyaç sığınma Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanın en temel motivasyonunun “iyi hissetme arzusu” olduğunu belirterek, “İnsanın iyi hissetme ihtiyacı biyolojik bir dürtüdür. Bir çocuk anne karnından dünyaya geldiğinde ilk hissettiği duygu korkudur. Çünkü anne karnı konforlu bir ortamdır, her şey hazırdır. Ama dünyaya çıkar çıkmaz soğuk bir hava gelir ve bebek ağlar. İlk tepki korkudur. Ardından sığınma ihtiyacı doğar. Anne kokusu bile çocuğu rahatlatır. Yani insan hayatı, daha ilk andan itibaren iyi hissetme ve sığınma ihtiyacı üzerine kuruludur.” dedi. Beynin ödül sistemi kısa vadeli haz üretiyor Prof. Dr. Tarhan, beynin ödül mekanizmasının dopamin üzerinden çalıştığını ifade ederek, “Beyindeki ödül sistemi dopamin döngüsüyle çalışır. Tüm bağımlılıklar, sanal alışkanlıklar bu mekanizmayı kullanır. Dopamin kısa vadeli haz verir ama uzun vadeli tatmin sağlamaz. Arzu ve ihtiyaç giderme ile uzun vadeli tatmin aynı şey değildir. İnsan anlık mutlulukla yetinmemeli, uzun vadeli anlam arayışıyla iyi hissetmeyi başarmalıdır.” diye konuştu. Psikolojik kaynak yönetimi şart İyi hissetmenin bir strateji gerektirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, sözlerine şöyle devam etti: “Bir insan kendini sadece ‘şu anda iyi hissediyorum’ diye kandırmamalı. 5-10 yıl sonra da iyi hissetmek için zihinsel yatırım yapmalı. Bunun için amaç belirlemek, yol haritası çıkarmak gerekir. Nasıl parasal kaynak yönetiliyorsa, insanın da psikolojik sermayesi vardır. Duygusal, sosyal ve manevi birikimler… Bunları da akıllıca yönetmek gerekir. İnsan bilinçli bir varlıktır; yalnız kendilik bilinci değil, çevre, dünya, evren ve Tanrı bilincine sahiptir. Bu bilinçle kaynaklarını yöneten kişi fark oluşturur.” Çocuğa 10 yaşına kadar bütçe yönetimi öğretilmeli Psikolojik dayanıklılığın küçük yaşta geliştirilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Çocuğa 10 yaşına kadar bütçe yönetimi öğretilmeli. 10 yaşından sonra geç kalınır. Çocuk istediği her şeyi hemen elde etmemeli. Ödevini yapınca çikolata vermek, beklemeyi öğretmek gerekir. Bu, doyum erteleme becerisini kazandırır. Doyum erteleme, dopaminin sürdürülebilir salgılanmasını sağlar, çocuk dayanıklılık eğitimi alır.” ifadesinde bulundu. Prof. Dr. Tarhan, ailelerin sık yaptığı hataya da dikkat çekerek, “Çocuk ağlayınca istediğini hemen vermek anne babanın egosunu tatmin eder ama çocuğun hiçbir şey öğrenmesini sağlamaz. Çocuk ihtiyaç ve istek ayrımını öğrenmez. Bu da ileride bağımlılık riskini artırır.” şeklinde konuştu. Kredi kartı somut haz verir, borcu unutturur Prof. Dr. Nevzat Tarhan, günümüz tüketim alışkanlıklarını değerlendirerek bireylerin para, haz ve ilişkilerle olan bağlarını ele aldı. Tarhan, çocukluktan itibaren öğrenilmesi gereken “doyum erteleme” becerisinin hem finansal hem de duygusal sermaye yönetiminde kritik olduğunu vurguladı. Günümüz insanının çoğunlukla somut hazza yöneldiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsan somut hazla soyut tatminin ayrımını yapamıyor. Kredi kartıyla alışveriş yapıyorsun, o anda paranın çıkışını hissetmiyorsun. Anlık bir haz yaşanıyor ama ilerideki borç düşünülmüyor. Halbuki kişi soyut tatmini öğrenirse, yani bugünkü harcamayı erteleyip gelecekteki hedefi için biriktirirse, somut duygular yerine soyut duygularını yönetmeyi başarır. Somut haz dopaminle, soyut tatmin serotoninle ilgilidir.” dedi. Çocuk sadece mutlu edilmez, hayata hazırlanır Çocukların finansal bilinç kazanmasının erken yaşta başlaması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Çocuğa küçük yaştan bütçe yönetimi öğretilmeli. Kolay elde etmemeli, isteklerini ertelemeyi öğrenmeli. Anne babaların ‘çocuğumdan daha mı önemli’ diyerek her dediğini yapması en büyük hatadır. Çocuk mutlu edilmek için değil, hayata hazırlanmak için yetiştirilir. Anne baba olmadığında da kendi gemisinin kaptanı olabilmeli.” ifadesinde bulundu. Prof. Dr. Tarhan, çocukların marka ve statü tuzaklarına kolay düşebildiğini belirterek, paranın yalnızca bir takas aracı değil aynı zamanda bir psikolojik sembol olduğunu vurguladı. Ticarette en büyük sermaye güvendir Güvenin hem insan ilişkilerinde hem de iş dünyasında temel sermaye olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Ticarette en büyük sermaye güvendir. Açık, şeffaf ve hesap verebilir olan kişi ya da kurumlar sürdürülebilir başarı sağlar. Güven kayboldu mu, her şey kaybolur.” diye konuştu. İhtiyaç olmayan şeyi arzuluyorsak yanlış yoldayız Para harcama alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. Tarhan, “Birincisi, ihtiyacım olmayan şeyi mi arzuluyorum? İkincisi, sahip olduklarımla tatmin oluyor muyum? Bu sorulara ‘hayır’ cevabı çıkıyorsa kişi yanlış yoldadır. İhtiyaç dışı harcama suçluluk doğurur, tatminsizlik ise sürekli daha fazlasını istemeye sürükler. Bu durum alışveriş bağımlılığına kadar gider.” dedi. Para, kişiye özgürlük duygusu verir Prof. Dr. Tarhan, yeterli gelir elde eden insanların özgür hissettiğini ifade ederek, “Başarılı hissetmek, güçlü hissetmek, statü sahibi olduğunu hissetmek için para insana özgürleşme hissi verir. Kişi temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa, kimseye muhtaç olmuyorsa özgür hisseder. Ama borçlanarak yaşamaya başlarsa bu kez kaybetme korkusu hayatını esir alır.” diye konuştu. Patolojik cimrilik korkuların ürünü Parayla ilişkinin psikolojik boyutunu anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Öyle insanlar vardır ki evde buzdolabının fişini çeker, çocuğun sütünden, bezinden bile tasarruf eder. Bu artık patolojik cimriliktir. Böyle bir ilişki, korkuların baskın olduğu bir para ilişkisidir. Parayla olan ilişkimiz insanın hayatla olan ilişkisinin bir parçasıdır.” ifadesinde bulundu. Bazı insanlar parayı kartvizit gibi görür Prof. Dr. Tarhan, bazı kişilerin zenginliği bir güç gösterisi aracı olarak kullandığını söyleyerek, “Bazı insanlar parayı kartvizit gibi görür. Büyük arabalarla görünürler, gösterişli yaşarlar ama aslında borç içindedirler. ‘Yıkılmadım, ayaktayım’ mesajı vermek için yaşarlar.” şeklinde konuştu. Osmanlı’nın son döneminde yapılan Dolmabahçe Sarayı’nı yanlış yatırım anlayışına örnek veren Prof. Dr. Tarhan, “1850’lerde Osmanlı büyük borçlar aldı. Ama bu borçlarla geri dönüşü olmayan Dolmabahçe Sarayı yapıldı. O dönemde altınla yapılan bu yatırım, bugünkü hesapla Avrasya Tüneli kadar değerliydi. Sırf ‘yıkılmadık ayaktayız’ mesajı vermek için yapılan bu saray, Osmanlı’nın çöküşünü hızlandırdı.” dedi. Para, hayatın merkezinde değil; araç olmalı Paranın bir güç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, ancak yaşamın merkezine oturduğunda insanı esir alacağını vurguladı ve “Para bizi özgürleştiren bir güç olabilir ama hayatın merkezinde olmamalı. Araç olmalı, kolaylaştırmalı, kimseye muhtaç etmemeli. Ama açık pozisyonlarla borçlanarak yaşayan bir kişi uykularını kaybeder, tüm birikimlerini riske atar.” ifadesinde bulundu. Şirketlerde bütçe yönetimine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Bağımsız denetçiler şirketlerin israf edip etmediğini kontrol eder. Çünkü tasarruf ve verimlilik esastır. Verimlilik işi doğru yapmaktır, etkinlik ise doğru işi yapmaktır. Eğer bunlar yoksa kaynaklar israf edilir.” şeklinde konuştu. Ekonominin Fransızca kökenli ve tasarruf anlamını taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ama Arapçadaki ‘iktisat’ maksat kökünden gelir. Yani önce hedefini belirle, sonra harcama yap. Hedefi olmayan kişi açgözlü yatırımlar yapar, parayı pusula gibi yanlış kullanır.” dedi. Prof. Dr. Tarhan, zenginliğin tanımını da yaparak, “Zengin, çok şeye sahip olan değil; az şeye ihtiyaç duyan insandır. İnsan sahip olduklarıyla tatmin olabiliyorsa zengindir. Sahip olduklarıyla tatmin olmayan kişi ne kadar çok kazanırsa kazansın yoksulluk hissinden kurtulamaz.” ifadesinde bulundu. Yüksek güvenli toplumlar büyür Prof. Dr. Tarhan, yatırım ortamının güvenle doğrudan ilişkili olduğunun altını çizerek, “Francis Fukuyama’nın da belirttiği gibi yüksek güvenli toplumlar geleceği öngörebilir. Özgürlüklerin olduğu yerde insanlar yatırımlarını uzun vadeli yapar, sistem büyür. Ama düşük güvenli toplumlar kaynaklarını savunmaya, sığınak yapmaya harcar. Bu da israftır.” diye konuştu. Ekonomik krizlere hazırlık için bireylerin ve kurumların risk analizine önem vermesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Biz genelde kriz çıktığında yönetiyoruz ama risk analizi yapmıyoruz. Oysa risk analizi sayesinde kriz çıkmadan önlem alınabilir. Bu hem bireysel hem de toplumsal ölçekte hayati önem taşır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.