Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dayanıklılık

Kapsül Haber Ajansı - Dayanıklılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dayanıklılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ağustos Ayında Türk Bisikleti Dünya Arenasında Pedal Çevirecek Haber

Ağustos Ayında Türk Bisikleti Dünya Arenasında Pedal Çevirecek

Ağustos ayı boyunca milli sporcular, Dünya Şampiyonaları, Akdeniz Oyunları ve Avrupa'nın önemli UCI organizasyonlarında ay-yıldızlı formayla mücadele ederken, Türkiye de uluslararası yol yarışlarına ev sahipliği yapmaya devam edecek. Temmuz ayında Türkiye'nin farklı illerinde düzenlenen ulusal organizasyonlar ile Avrupa'da gerçekleştirilen şampiyonalarda yoğun bir yarış takvimini geride bırakan Türkiye Bisiklet Federasyonu, ağustos ayında Dünya Şampiyonaları, Akdeniz Oyunları, Türkiye Şampiyonaları, UCI takvimindeki uluslararası yol yarışları ve Türkiye Kupası organizasyonlarıyla sezonun en prestijli mücadelelerine hazırlanıyor. Türkiye Bisiklet Federasyonu'nun Ağustos 2026 faaliyet takviminde; yol, dağ bisikleti, pist ve para bisikleti olmak üzere 4 farklı disiplinde, Türkiye'de 8 il ve yurt dışında 6 ülkede gerçekleştirilecek toplam 23 yarış yer alıyor. Ağustos ayında Ankara, Burdur, Bursa, Isparta, Kahramanmaraş, Malatya, Ordu, Sakarya ve Samsun'da düzenlenecek yarışlar ve şampiyonalarla bisiklet heyecanı Türkiye'nin farklı noktalarına taşınacak. Aynı dönemde milli sporcular; Avusturya, Belçika, Brezilya, Bulgaristan, Çekya, İspanya, İtalya, Macaristan, Polonya ve Slovakya'da gerçekleştirilecek uluslararası organizasyonlarda ay-yıldızlı formayla Türkiye'yi temsil edecek. Faaliyet takviminde Yeşilay Türkiye Yol Şampiyonası, Maraton Türkiye Şampiyonası, Türkiye Kupası Yol Yarışları, Dünya Pist Bisikleti Şampiyonası, Dağ Bisikleti Dünya Şampiyonası, Akdeniz Oyunları ile UCI takviminde yer alan uluslararası yol ve pist yarışları öne çıkıyor. Yurt içinde düzenlenecek organizasyonlar sporculara önemli rekabet fırsatları sunarken, milli takım da dünya şampiyonaları ve uluslararası organizasyonlarda başarılı sonuçlar elde etmek için pedal çevirecek. Geleceğin yıldızları İspanya'da pedal çevirecek 20-23 Ağustos tarihleri arasında İspanya'da düzenlenecek Vuelta Junior a la Ribera del Duero, genç yol bisikletçilerini uluslararası arenada buluşturacak önemli organizasyonlardan biri olacak. Avrupa'nın prestijli gençler yarışları arasında gösterilen organizasyon, sporcuların uluslararası deneyim kazanmaları, farklı parkurlarda kendilerini geliştirmeleri ve üst düzey rekabet ortamında performanslarını sergilemeleri açısından büyük önem taşıyor. Milli Takımlar dünya arenasında Ağustos ayı boyunca milli sporcular, Belçika'da düzenlenecek Dünya Pist Bisikleti Şampiyonası, İtalya'da gerçekleştirilecek Dağ Bisikleti Dünya Şampiyonası ve Akdeniz Oyunları ile Brezilya'daki Dağ Bisikleti Eliminatör Dünya Kupası başta olmak üzere uluslararası organizasyonlarda Türkiye'yi temsil edecek. Milli sporcular ayrıca Bulgaristan'da düzenlenecek Downhill Avrupa Şampiyonası, Avusturya'daki Alpe Adria Tour, Slovakya'daki GP Prešov ve İspanya'daki Vuelta Junior a la Ribera del Duero yarışlarında ay-yıldızlı formayla mücadele edecek. Yıldız sporculardan elit kategorilere uzanan milli takım kadrosu, uluslararası tecrübesini artırmanın yanı sıra madalya ve kürsü hedefiyle pedal çevirecek. Burdur'da Türkiye Şampiyonluğu mücadelesi yaşanacak 18-20 Ağustos tarihleri arasında Burdur'da düzenlenecek Yeşilay Türkiye Yol Şampiyonası, sezonun en prestijli ulusal organizasyonlarından biri olacak. U11'den U17'ye kadar altyapı kategorileri ile Masters sporcularını aynı organizasyonda buluşturacak şampiyona, Türkiye şampiyonlarının belirleneceği kritik mücadelelere sahne olacak. Organizasyon, genç sporcuların sezon performanslarını ortaya koymaları ve ulusal sıralamadaki yerlerini güçlendirmeleri açısından da büyük önem taşıyor. Bursa’da maraton heyecanı yaşanacak 15-16 Ağustos tarihlerinde Bursa'da gerçekleştirilecek Maraton Türkiye Şampiyonası, sezonun en önemli dağ bisikleti organizasyonlarından biri olacak. Farklı yaş ve kategori gruplarından sporcuları bir araya getirecek şampiyona, dayanıklılık, teknik beceri ve stratejinin ön plana çıktığı zorlu parkurlarda büyük mücadelelere sahne olacak. Organizasyon, sporcuların ulusal sıralamadaki konumlarını güçlendirmeleri ve uluslararası yarışlar öncesinde önemli bir sınav vermeleri açısından da büyük önem taşıyor. Ankara'da Maximum Gran Fondo Başkent heyecanı yaşanacak Ağustos ayında Ankara'da düzenlenecek Visa Maximum Gran Fondo Başkent, amatör ve lisanslı bisikletçileri aynı start çizgisinde buluşturacak. Başkentin doğal ve tarihi güzellikleri eşliğinde gerçekleştirilecek organizasyonda sporcular, farklı parkur seçeneklerinde dayanıklılık ve performanslarını sergileyecek. Türkiye'nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından katılımın beklendiği organizasyon, bisiklet tutkunlarına unutulmaz bir yarış deneyimi sunacak. Sporun, sağlıklı yaşamın ve sürdürülebilir ulaşımın teşvik edilmesine katkı sağlayacak etkinlik, Ankara'nın ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan önemli şehirlerden biri olma konumunu da güçlendirecek. Ayrıca organizasyon, başkentte bisiklet kültürünün yaygınlaşmasına ve şehrin spor turizmi potansiyelinin tanıtılmasına önemli katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PUMA, HYROX İstanbul'da Fitness ve Dayanıklılık Tutkunlarıyla Yeniden Buluştu Haber

PUMA, HYROX İstanbul'da Fitness ve Dayanıklılık Tutkunlarıyla Yeniden Buluştu

Koşu ve fonksiyonel antrenmanı tek bir yarış formatında bir araya getiren HYROX, İstanbul’da bir kez daha sporcuları ve fitness tutkunlarını buluşturdu. PUMA'nın global sponsorluğunda Yeşilköy’deki İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyon, 113 ülkeden gelen 5 bin 209 sporcuyu aynı parkurda bir araya getirirken, İstanbul'u HYROX'un uluslararası yarış takvimindeki önemli duraklardan biri haline getirdi. HYROX İstanbul, dünya genelinde uygulanan standart parkur yapısıyla gerçekleştirildi. İstanbul'da elde edilen dereceler, Berlin, Londra, Paris ve New York başta olmak üzere diğer HYROX şehirlerinde yarışan sporcuların performanslarıyla aynı sistem üzerinden karşılaştırılabilir şekilde kaydedildi. Dünyanın dört bir yanından sporcular aynı parkurda yarıştı 113 farklı ülkeden 5 bin 209 sporcunun katıldığı HYROX İstanbul, yarışmacıların yanı sıra spor topluluklarını ve izleyicileri de aynı çatı altında buluşturdu. Open, Pro Doubles ve Relay kategorilerinde gerçekleşen yarışlar boyunca sporcular, sekiz adet 1 kilometrelik koşu etabını sekiz fonksiyonel egzersiz istasyonuyla tamamlayarak dayanıklılık, güç ve performanslarını test etti. Tek mekanda gerçekleştirilen yarış formatı sayesinde izleyiciler de starttan finişe kadar tüm parkuru kesintisiz takip etme fırsatı yakaladı. Yarış atmosferi boyunca sporcuların performans mücadelesi, yüksek tempolu ve seyir keyfi yüksek bir deneyime dönüştü. PUMA Sporcusu Atakan Işıktutan da yarıştı PUMA Türkiye Sporcusu Atakan Işıktutan da HYROX İstanbul’da Pro Doubels kategorisinde mücadele etti. Atakan Işıktutan, yaptığı açıklamada, ‘’HYROX yoğunluğu çok yüksek şekilde yapılan bir antrenman sistemi. Toplamda 8 kilometre koşu ve 8 tane fitness istasyonundan oluşuyor. Her bir kilometrede bir istasyona giriyorsun. Biz gerçekten yoruluyoruz, görüldüğü gibi kolay değil. Mental savaşın olduğu, sınırlarını zorladığın benim açımdan da kendimi test ettiğim bir yarışma. Bir önceki yarışmamdan daha iyi nasıl yapabilirim bunun peşindeyim. Çok mutluyum böyle bir organizasyonda olduğum için. Çünkü ben sporu, fitness’ı, koşmayı çok seviyorum.’’ şeklinde konuştu. PUMA, yarış deneyiminin merkezinde yer aldı HYROX'un global partnerlerinden PUMA, İstanbul ayağında kurduğu deneyim alanıyla hafta sonu boyunca sporcuları ve ziyaretçileri ağırladı. Fitness ve wellness odaklı renkli aktiviteler, interaktif deneyimler ile yarış atmosferini destekleyen marka, etkinlik alanının en hareketli noktalarından biri oldu. PUMA ayrıca HYROX'a özel geliştirilen performans koleksiyonunu da organizasyonda katılımcılarla buluşturdu. PUMA x HYROX Deviate NITRO™ Elite, PUMA x HYROX Deviate NITRO™ ve PUMA x HYROX Velocity NITRO™ modelleri, koşu etapları ile fonksiyonel egzersiz istasyonları arasındaki hızlı geçişleri destekleyen hafiflik, enerji geri dönüşü ve denge odaklı yapılarıyla sporcuların parkur deneyimine eşlik etti. HYROX koleksiyonunda yer alan antrenman tekstil ürünleri de yarış öncesi ve sonrası hazırlık süreçlerinde sporculara performans odaklı seçenekler sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’den Tarımsal Sulamada Yerli ve Milli Teknoloji Hamlesi Haber

CW Enerji’den Tarımsal Sulamada Yerli ve Milli Teknoloji Hamlesi

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, tarım sektörüne özel geliştirdiği sistemlerle de dikkat çekmeye devam ediyor. Firma, tarımsal üretimde enerji maliyetlerini azaltacak ve sulama verimliliğini artıracak yeni nesil güneş paneli çözümünü hayata geçirdi. CW Enerji’nin yerli üretim gücü ve Türk mühendisliğiyle geliştirilen AgriFlow güneş paneli, tarımsal sulama sistemlerinin ihtiyaçlarına özel olarak tasarlandı. Yeni nesil Triple Cut hücre teknolojisi ve yüksek çalışma gerilimi sayesinde AgriFlow; güneş henüz tam yükselmeden enerji üretmeye başlar, gün batımına doğru ışık azalırken de üretimini sürdürmeye yardımcı olur. Konu hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, tarım sektörüne yönelik sundukları çözümlerle de sürdürülebilir geleceğe katkı sağladıklarını söyledi. Bu kapsamda, tarımsal sulamada enerji verimliliğini artıracak yeni nesil güneş paneli teknolojisini geliştirdiklerini belirten Sarvan, “Geliştirilen AgriFlow güneş paneli, tarımsal üretimde sulama süreçlerinin daha verimli yürütülmesine katkı sağlayacak özelliklerle geliştirildi. Yeni nesil tarımsal sulama paneli, paneller arasındaki akıllı seri ve paralel bağlantı mimarisi sayesinde sulama sisteminin ihtiyaç duyduğu çalışma gerilimini daha etkin şekilde sağlıyor. Bu sayede özellikle güneş ışınımının düşük olduğu sabah ve akşam saatlerinde sulama sisteminin daha erken devreye girmesi ve daha uzun süre çalışması mümkün hale gelirken, günlük etkin sulama süresi de artırılıyor” dedi. Enerji verimliliğini artıran çözümler geliştiriyor Tarım sektöründe enerji verimliliğini artıran çözümler geliştirmenin sürdürülebilir gelecek açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Sarvan, “Harici yükseltici dönüştürücü ihtiyacını azaltan yenilikçi yapı, sistem maliyetlerinin düşürülmesine, enerji kayıplarının azaltılmasına ve tarımsal sulama sistemlerinin güvenilirliğinin artırılmasına katkı sunuyor. Farklı çalışma gerilimi ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen esnek bağlantı yapısıyla geliştirilen çözüm, sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekleyen yüksek verimli bir güneş enerjisi altyapısı sunuyor. Tarımsal sulama uygulamaları için geliştirilen bu yenilikçi güneş panelleri, sahip olduğu bağlantı esnekliği sayesinde yalnızca sulama sistemleriyle sınırlı kalmayıp, farklı alanlardaki yüksek verimli güneş enerjisi sistemleri için güçlü bir teknoloji altyapısı oluşturma potansiyeli taşıyor” diye konuştu. AgriFlow güneş paneliyle sulamada daha uzun enerji üretimi Tarımsal sulama sistemlerinin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen CW Enerji AgriFlow güneş panelinin, yerli üretim gücü ve Türk mühendisliğini ileri hücre teknolojisiyle buluşturduğuna dikkat çeken Sarvan, yeni nesil Triple Cut hücre teknolojisi ve yüksek çalışma gerilimi sayesinde AgriFlow’un, güneş henüz tam yükselmeden enerji üretimine katkı sağlamaya başlarken, gün batımına doğru ışınımın azaldığı saatlerde de üretimin daha uzun süre devam etmesini desteklediğini kaydetti. Sarvan, “Bulut geçişleri, tozlanma ve kısmi gölgelenme gibi değişken çevresel koşullarda enerji üretim sürekliliğini destekleyen panel, daha az panelle daha uzun sulama süresi, daha verimli enerji kullanımı ve tarımsal üretimde daha yüksek verimlilik sunarak çiftçilerin güneş enerjisinden gün boyunca daha etkin şekilde faydalanmasına olanak tanıyor. Böylece AgriFlow, Türk mühendisliğinin gücünü tarım sektörünün geleceğiyle buluşturan yenilikçi bir teknoloji olarak öne çıkıyor ve firmamızın yenilikçi yaklaşımını, teknoloji geliştirme kabiliyetini ve sürdürülebilir tarıma sunduğu katkıyı güçlü şekilde yansıtıyor” dedi. Hem tarımsal üretime hem de ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı Türkiye'nin enerji teknolojilerinde yalnızca üretici değil aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke olma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Sarvan, "Tam entegre üretim altyapımız, güçlü AR-GE ekibimiz ve yerli ve milli üretim anlayışımızla geliştirdiğimiz yeni nesil tarımsal sulama panelimiz, çiftçilerimizin enerji maliyetlerini azaltırken sulama sistemlerinin çalışma performansını da önemli ölçüde artırıyor. Güneş enerjisinden en yüksek verimin alınmasını sağlayan bu teknolojiyle hem tarımsal üretime hem de ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunuyoruz" diye konuştu. Paneller uzun yıllar güvenle kullanılabilir CW Enerji'nin yüksek kalite standartlarında ürettiği güneş panellerinin yalnızca yüksek enerji üretimiyle değil, dayanıklılığıyla da öne çıktığını belirten Sarvan, zorlu iklim koşullarına karşı yüksek direnç gösteren panellerin uzun yıllar güvenle kullanılabildiğini ifade etti. Sarvan, “Üretimini kendi tesislerimizde gerçekleştirdiğimiz güneş panellerimiz yüksek verimlilik, uzun ömür ve güvenilir performans özellikleriyle dikkat çekiyor. Yerli ve milli üretim gücümüz sayesinde kaliteyi sürekli kontrol altında tutarken müşterilerimize sürdürülebilir ve güvenilir enerji çözümleri sunuyoruz. Tarım sektöründe kullanılan sistemlerde dayanıklılık ve kesintisiz performans büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz ürünlerimiz uzun yıllar yüksek performansla çalışacak şekilde tasarlanıyor" dedi Sarvan, "AR-GE çalışmalarımızı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil geleceğin enerji teknolojilerine de yön verecek çözümler geliştirmek amacıyla sürdürüyoruz. Tarımsal sulama için geliştirdiğimiz bu yenilikçi panel teknolojisi, farklı uygulama alanlarında da yüksek verimli güneş enerjisi sistemlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlayacak önemli bir altyapı niteliği taşıyor. Yerli mühendislik gücümüz ve üretim kabiliyetimizle enerji dönüşümüne değer katmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Sarvan: Amacımız üreticilerimizi iklim koşullarına karşı daha dirençli hale getirmek Tarımda verimliliğin artırılmasının yanı sıra sürdürülebilir üretim anlayışının da büyük önem taşıdığını belirten Sarvan, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelede yenilenebilir enerji teknolojilerinin tarım sektöründeki rolünün her geçen gün daha da arttığını söyledi. Sarvan, şunları kaydetti: "Tarım alanında geliştirdiğimiz çözümlerle çiftçilerimizin ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmayı hedefliyoruz. Özellikle iklim değişikliği ve giderek artan kuraklık tehdidi karşısında yenilenebilir enerji temelli teknolojiler tarım sektörü için stratejik bir öneme sahip. Yeni nesil güneş paneli teknolojimiz sayesinde sulama sistemleri günün daha uzun bir bölümünde verimli şekilde çalışabilirken, enerji kayıpları da minimum seviyeye indiriliyor. Düşük bakım ihtiyacı, uzun kullanım ömrü, yüksek verimlilik ve dayanıklı yapısıyla geliştirilen sistemlerimiz, üreticilerimize ekonomik ve sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Enerji maliyetlerinin her geçen gün arttığı günümüzde çiftçilerimizin üzerindeki yükü hafifletecek teknolojiler geliştirmeyi öncelikli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Amacımız, tarımın geleceğini güvence altına almak, üreticilerimizi iklim koşullarına karşı daha dirençli hale getirmek ve yerli ve milli üretim gücümüzle ülkemizin sürdürülebilir tarım hedeflerine katkı sağlamayı sürdürmektir" dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orman Yangınları İş Dünyasının Risk Haritasını Değiştiriyor Haber

Orman Yangınları İş Dünyasının Risk Haritasını Değiştiriyor

Avrupa’da ve Türkiye’de yaşanan son orman yangınları, orman yangınlarının yalnızca mevsimsel bir doğal afet değil, işletmeler ve kritik altyapılar açısından stratejik bir dayanıklılık sorunu haline geldiğini ortaya koyuyor. Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklıklar ve değişen yangın koşulları, Avrupa genelinde orman yangını riskini artırırken, işletmeler açısından fiziksel hasarın ötesine geçen yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Fiziksel hasarın ötesinde operasyonel hasarlar öne çıkıyor Orman yangınlarından kaynaklanan hasarlar yalnızca maddi hasarla sınırlı kalmıyor. Tahliyelerden etkilenen işletmeler, operasyonel aksaklıklar, tesislerin kapanması ve tedarik zincirinde yaşanan kesintiler gibi finansal sonuçlar doğurabilecek önemli etkilerle karşı karşıya kalıyor. Tahliye emirleri, duman veya bölgeye erişim kısıtlamaları nedeniyle yaşanan iş kesintileri, fiziksel hasarın sınırlı olduğu ya da hiç oluşmadığı durumlarda bile önemli finansal hasarlara yol açabiliyor. Bu durum, Güney Avrupa genelindeki tabloyu da yansıtıyor. Yunanistan'da son yıllardaki en büyük orman yangınları, bazı oteller ve küçük işletmeleri etkilerken, sanayi tesislerinin özel sanayi bölgelerinde yer alması nedeniyle bu yangınlardan genel olarak daha az etkilendi. Ekonomik kayıplarla sigorta hasarları arasındaki fark büyüyor Yangınlarla ilgili toplam hasarları güvenli şekilde tahmin etmek için henüz erken olsa da mevcut veriler, Avrupa'daki orman yangını koruma açığını ortaya koyuyor. İspanya'nın 2025 orman yangını sezonunda yaklaşık 5 milyar euro ekonomik hasar oluşurken, bunun sadece 1 milyar eurodan daha azı sigorta kapsamında karşılandı. Bu durum ekonomik hasarlarla sigorta tarafından karşılanan hasarlar arasındaki farkın büyüdüğünü ortaya koyarken, şirketlerin etkili risk transferini dayanıklılık, uyum sağlama ve iş sürekliliğine yönelik yatırımlarla birlikte ele almasının önemini bir kez daha vurguluyor. Hazırlık ve risk yönetimi, sigorta süreçlerini şekillendiriyor İlk göstergeler; güçlü acil durum planlarına, iş sürekliliği eylemlerine ve önleyici uygulamalara sahip kuruluşların hasarları azaltma ve faaliyetlerini sürdürme konusunda daha iyi durumda olduğunu gösteriyor. Riskler değiştikçe, olay öncesinde dayanıklılık oluşturmak, olay sonrasındaki toparlanma kadar önemli hale geliyor. Bu süreçte sigortacılar da orman yangını riskini daha iyi anlamak amacıyla daha detaylı risk verilerinden, uydu görüntülerinden ve giderek gelişen felaket risk modellemelerinden yararlanıyor. Güçlü risk yönetimi, varlık dayanıklılığı ve hazırlık düzeyini ortaya koyabilen kuruluşlar ise sigorta piyasasında daha avantajlı bir konumda yer alıyor. Sigorta artık daha geniş kapsamlı bir dayanıklılık stratejisinin parçası Geleneksel sabit kıymet sigortası, risklerin transfer edilmesinde önemli bir araç olmaya devam ediyor. Bununla birlikte şirketler, sigortayı gelişmiş risk değerlendirmeleri, iklim analizleri, uyum önlemleri ve uygun olduğu durumlarda parametrik sigorta gibi alternatif risk transfer çözümleriyle destekliyor. Orman yangını riskinin arttığı bölgelerde şirketlerin hem doğrudan hem de dolaylı risklerini değerlendirmesi; bitki örtüsü yönetimi, varlıkların korunması, iş sürekliliği planlaması ve acil durum müdahale kapasitesini güçlendirmesi önem taşıyor. Marsh ayrıca müşterileriyle yakın iş birliği içinde çalışarak değişen riskleri anlamalarına, olası sigorta etkilerini değerlendirmelerine, uygun durumlarda hasar süreçlerini desteklemelerine ve giderek daha karmaşık hale gelen iklim kaynaklı risklere karşı uzun vadeli dayanıklılıklarını güçlendirmelerine yardımcı oluyor. Orman Yangınlarını Sadece Mevsimsel Bir Sabit Kıymet Riski Olarak Görmekten Vazgeçmeliyiz Orman yangınlarının artık sadece mevsimsel bir sabit kıymet riski olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Marsh Risk Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, Avrupa’daki ve ülkemizdeki yangınlar; giderek operasyonlar, tedarik zincirleri, altyapı ve uzun vadeli dayanıklılık üzerinde etkileri olan stratejik bir iş riski haline geliyor. Hazırlıklı olmak önemli bir fark yaratan unsur haline geliyor. İklim analizine, risk değerlendirmesine, iş sürekliliği planlamasına, bitki örtüsü yönetimine ve uygulamaya yönelik uyum önlemlerine yatırım yapan kuruluşlar hem operasyonel aksaklıkları hem de finansal kayıpları azaltmak için daha avantajlı durumda oluyor. Sigorta şirketleri de giderek daha bilinçli sigortalama kararlarıyla güçlü risk kalitesini fark ediyor ve ödüllendiriyor. Bu durum fiyatlandırmanın dışında, aynı zamanda teminat şartlarında ve sunulan kapasitede de kendini gösteriyor” dedi. Önleme, Uyum Sağlama ve Dayanıklılığa Yatırım Yapmak Gerekiyor Orman yangınlarına karşı dayanıklılık oluşturabilmek için iş birliğinin şart olduğunu belirten Aksüt, “Devletler, işletmeler, sigorta şirketleri, reasürans şirketleri ve sermaye sağlayıcılarının daha iyi veri paylaşımı, dayanıklı altyapı, yenilikçi finansman ve risk yönetiminde koordineli yaklaşımlar yoluyla üstleneceği bir rol var. İklim riskleri değişip geliştikçe dayanıklılık, daha iyi bilimsel çalışmaların, daha iyi analizlerin ve daha güçlü iş birliklerinin bir araya getirilmesine bağlı olacak. Avrupa'nın orman yangını koruma açığını kapatmak risk transferinin ötesinde; aynı zamanda önleme, uyum sağlama ve dayanıklılığa yapılan yatırımlarda da ilerleme gerektirecek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Ultra Trail, 13 Ülkeden 1.300 Sporcuyu Sille'nin Doğasında Buluşturdu Haber

Konya Ultra Trail, 13 Ülkeden 1.300 Sporcuyu Sille'nin Doğasında Buluşturdu

13 ülkeden ve Türkiye'nin 52 farklı ilinden toplam 1.300 sporcunun katılımıyla büyük heyecana sahne olan koşu etkinliği, tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Sille’de gerçekleştirildi. 5 FARKLI KATEGORİDE KOŞULDU Sille merkezli parkurlarda düzenlenen organizasyonda sporcular; 74 kilometre, 55 kilometre, 30 kilometre, 16 kilometre ve 5 kilometre olmak üzere beş farklı kategoride kıyasıya mücadele etti. Her seviyeden sporcunun katılımına imkân sağlayan yarışlar, yoğun ilgi gördü. 74k startının 06.00, 55k startının 06.15, 30k startının 06.30, 16k startının 07.00 ve 5k startının 09.00’da verildiği Konya Ultra Trail parkurları: Gevale Kalesi, Ak Manastır, Altınapa Barajı ve Sille çevresindeki doğal güzelliklerden geçerek katılımcılara hem fiziksel dayanıklılıklarını sınayacak zorlu etaplar hem de Konya'nın eşsiz coğrafyasını keşfetme fırsatı sundu. Türkiye'nin dört bir yanından ve farklı ülkelerden organizasyonda mücadele eden sporcular, yarış boyunca Sille'nin tarihi dokusunu ve bölgenin doğal zenginliklerini yakından tanıma fırsatı buldu. Doğa sporlarının gelişimine katkı sunan Konya Ultra, Konya'nın tarihi, kültürel ve doğal değerlerinin ulusal ve uluslararası platformda tanıtılmasına da önemli katkı sağladı. SPORCULAR KONYA’NIN ORGANİZASYON BECERESİNİ VE SPORCUYA VERDİĞİ DEĞERİ ÖVDÜ Yarışma sonrası görüşlerini paylaşan sporcular da Konya’daki organizasyonları çok sevdiklerini ve ilgiyle takip ettiklerini ifade etti. Konya’nın organizasyon beceresini ve sporcuya verdiği değeri ön plana çıkaran sporcular, şehrin doğal ve tarihi güzellikleri arasında koşmanın çok keyif verici olduğunu vurgulayarak Konya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Yarışmalar sonunda dereceye giren sporcular için Sille’deki bitiş noktasında ödül töreni gerçekleştirildi. Dereceye giren sporculara ödülleri şehrin spor yetkilileri ve Büyükşehir Belediyesi spor yöneticileri takdim etti. Yarışmada dereceye giren sporcuların isimleri ise şu şekilde: 74 kilometre Genel Klasman Erkekler Yarışı: Mehmet Altın birinci, Cevdet Ayyılmaz ikinci, Orhan Şenol Şahin üçüncü. 74 kilometre Genel Klasman Kadınlar Yarışı: Nuray Bulut Göktepe birinci, Serpil Baysal Budak ikinci, Şamin Larki üçüncü. 55 kilometre Genel Klasman Erkekler: birinci Necati Aktaş, ikinci Malik Kaan Cadırcıoğlu, üçüncü Koray Het 55 kilometre Genel Klasman Kadınlar: Gülsen Cerci birinci, 2. Svetlana Kaya ikinci, Gülnaz Ayar üçüncü 30 kilometre Genel Klasman Erkekler: Uğur Pehlivan birinci, Arda Dölen ikinci, Nihat Özkaymak üçüncü 30 kilometre Genel Klasman Kadınlar: Tuğçe Özkan birinci, Elif Gökçe Avcı Ataman ikinci, Fatma Taş Tatlı üçüncü 16 kilometre Genel Klasman Erkekler: Halil Yasin birinci, Harun Şimşek ikinci, İbrahim Baran üçüncü 16 kilometre Genel Klasman Kadınlar: Anastasia Nikolaeva birinci, Elif Mert ikinci, Hamide Ay üçüncü 5 kilometre Genel Klasman Erkekler: Eyyüp Ül birinci, Mohammed Alfath Margani Ali ikinci, Hüseyin Cem Ataman üçüncü 5 kilometre Genel Klasman Kadınlar: Zeynep Uyaroğlu birinci, Gülümser Ertem ikinci, Tatiana Goroshanskaia üçüncü TRAİL KOŞUSU NEDİR? Asfalt zemin yerine doğa içinde, dağ, orman, patika ve kanyon gibi zorlu arazi koşullarında gerçekleştirilen dayanıklılık temelli bir koşu branşı olan Trail koşusu; katılımcıların yalnızca fiziksel performanslarını değil, aynı zamanda yön bulma, dayanıklılık ve doğa koşullarına adaptasyon becerilerini de ortaya koyduğu bir spor branşıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınların Dekorasyon Tercihleri Yaşam Alanlarının Geleceğini Şekillendiriyor Haber

Kadınların Dekorasyon Tercihleri Yaşam Alanlarının Geleceğini Şekillendiriyor

Anadolu'nun binlerce yıllık dokuma geleneği, kadınların değişen yaşam alışkanlıklarıyla yeniden şekilleniyor. Ev dekorasyonunda estetik kadar fonksiyonellik, dayanıklılık ve kullanım kolaylığının da ön plana çıktığı yeni dönemde, Adoba Global çatısı altında faaliyet gösteren Turkua Halı, Anadolu'nun köklü halıcılık mirasını modern tasarım anlayışıyla buluşturarak kadınların beklentilerine uygun yeni nesil koleksiyonlar geliştiriyor. Dekorasyon anlayışının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini belirten Adoba Global Yönetim Kurulu Üyesi Çiğdem Doğan, “Artık tüketiciler yalnızca güzel görünen ürünleri değil, günlük yaşamı kolaylaştıran çözümleri tercih ediyor. Bir halının estetik olması kadar kolay temizlenebilir, dayanıklı, robot süpürgelerle uyumlu ve uzun yıllar kullanılabilir olması da önem taşıyor. Tasarımlarımızı geliştirirken kullanıcı deneyimini her zaman merkeze alıyoruz.” dedi. Anadolu’nun Hafızası Modern Tasarımlarla Yaşıyor Turkua Halı’nın her koleksiyonu yalnızca bir dekorasyon ürünü değil, Anadolu’nun kültürel mirasını geleceğe taşıyan bir hikâye sunuyor. Anadolu’nun yanı sıra Türk dokuma kültürüne katkı sağlayan Afganistan ve Türkmenistan’ın köklü motiflerinden ilham alan marka, geleneksel desenleri çağdaş çizgilerle yeniden yorumluyor. Konuya ilişkin yaklaşımı değerlendiren Çiğdem Doğan, “Türk halısı bizim için yalnızca bir zemin ürünü değil; kültürümüzün, renklerimizin ve yaşam biçimimizin önemli bir parçasıdır. Kültürel mirası korurken onu bugünün yaşam alışkanlıklarına uygun şekilde yeniden yorumluyoruz.” diye konuştu Kadınlar Yaşam Biçimlerini Tasarlıyor Günümüzde evler yalnızca yaşanılan alanlar değil; çalışılan, üretilen, dinlenilen ve sosyalleşilen çok yönlü yaşam merkezlerine dönüşüyor. Bu değişim dekorasyon anlayışını da yeniden şekillendiriyor. Doğan, kadınların bu dönüşümde belirleyici rol üstlendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tasarımlarımızı geliştirirken çocuklu ailelerden evcil hayvan sahiplerine, çalışan kadınlardan genç kullanıcılara kadar farklı yaşam senaryolarını analiz ediyoruz. Ürünlerimizin estetik kadar fonksiyonel olmasına da büyük önem veriyoruz.” Z Kuşağı Zamansız Tasarımları Tercih Ediyor Yeni nesil tüketiciler kısa süreli dekorasyon trendleri yerine uzun yıllar kullanılabilecek zamansız tasarımları tercih ediyor. Doğal renkler, sade çizgiler ve sürdürülebilir malzemeler yeni dönemin en önemli beklentileri arasında yer aldığını söyleyen Doğan, “Anadolu’nun köklü dokuma kültürünü modern tasarım anlayışıyla buluşturarak hem bugünün hem de geleceğin yaşam alanlarına hitap eden koleksiyonlar geliştiriyoruz.” ifadelerini kullanarak, markanın kullanıcı odaklı ve uzun ömürlü tasarım anlayışını sürdürdüğünü vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara Bir Kez Daha Bisikletin Başkenti Olacak Haber

Ankara Bir Kez Daha Bisikletin Başkenti Olacak

Visa Maximum Gran Fondo Başkent, 23 Ağustos 2026 tarihinde beşinci kez bisiklet tutkunlarını Başkent'te buluşturacak. Türkiye'nin dört bir yanından ve yurt dışından amatör ile lisanslı bisikletçileri bir araya getirecek organizasyon; uzun, kısa, tandem ve paralimpik kategorileriyle her seviyeden katılımcıya yarışma fırsatı sunacak. Ankara'dan bozkır manzarasına uzanan parkurlar Visa Maximum Gran Fondo Başkent 2026, katılımcılara Ankara'nın kent dokusundan bozkır manzaralarına uzanan iki farklı parkur seçeneği sunuyor. 90,61 kilometrelik uzun parkur, 1.237 metrelik tırmanışıyla deneyimli sporcular için dayanıklılık ve strateji gerektiren bir mücadele vaat ederken; 56,6 kilometrelik kısa parkur, 1.096 metrelik tırmanışıyla Gran Fondo heyecanını yaşamak isteyen bisikletçiler için keyifli bir alternatif oluşturuyor. Bilkent Center'da bisiklet festivali Yarışın start ve finiş noktası olan Bilkent Center, organizasyon boyunca Expo Alanı ile bisiklet dünyasının buluşma noktası olacak. Yarış kitlerinin dağıtımının yanı sıra sponsor stantları, bisiklet ve ekipman tanıtımları, teknik servis hizmetleri, söyleşiler ve çeşitli etkinliklerle iki gün boyunca sporcuları ve ziyaretçileri bir araya getiren bir festival atmosferi yaşanacak. Geride kalan dört yılda binlerce bisikletçiyi aynı start çizgisinde buluşturan Visa Maximum Gran Fondo Başkent, beşinci yılında da sporun birleştirici gücünü Başkent'e taşımaya hazırlanıyor. Katılımcılar, Ankara'nın geniş bulvarlarından bozkırın doğal güzelliklerine uzanan rotalarda pedal çevirirken şehrin tarihi, kültürü ve doğal dokusunu da yakından deneyimleme fırsatı bulacak. Kayıtlar 18 Ağustos'a kadar devam ediyor Visa Maximum Gran Fondo Başkent 2026'da yer almak isteyen bisiklet tutkunları için kayıtlar 18 Ağustos 2026 tarihine kadar devam ediyor. Kontenjanların sınırlı olduğu organizasyonda yarış programı, parkur bilgileri ve kayıt detaylarına www.granfondobaskent.com adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung, Katlanabilir Ekranları İleri Taşıyan Flex Titanium Teknolojisini Tanıttı Haber

Samsung, Katlanabilir Ekranları İleri Taşıyan Flex Titanium Teknolojisini Tanıttı

Samsung Electronics, yeni nesil Galaxy katlanabilir cihazlara yönelik geliştirdiği yeni Flex Titanium teknolojisini tanıttı. Yedi nesildir süregelen katlanabilir cihaz inovasyonlarının ve mühendislik uzmanlığının mirasıyla yeniden tasarlanan ekran hem yapısal hem de kullanılan malzemeler açısından geliştirildi. Yeni teknoloji, artırılmış dayanıklılık ve daha az görünen katlama izi ile daha rafine bir görüntüleme deneyimi yaşatıyor. Samsung’un sürekli güçlenen ekran uzmanlığıyla hayata geçirilen Flex Titanium teknolojisinde, biri titanyum alaşımlı film diğeri ise titanyum plaka olmak üzere titanyum bazlı iki bileşen bir araya geliyor. Bileşenler, katlanabilir ekran yapısına incelik, esneklik ve mukavemet dengesi kazandırmak üzere birlikte çalışıyor. Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve Mobil Ar-Ge Ofisi H/W Üst Düzey Yöneticisi Sunghoon Moon, yaptığı açıklamada, “Samsung’un katlanabilir cihazlar alanındaki gücü, kullanıcıların ihtiyaçları ile günlük yaşamda somut faydalar sunan teknolojilerinin birleşmesine dayanıyor. Yeni nesil Galaxy katlanabilir cihazlarda yıllara dayanan uzmanlığını temel alan Samsung, cihazlara ekran inovasyonları sunmaya devam ediyor. Sıra dışı görüntüleme deneyimlerine odaklanan bu inovasyonlar, kullanıcı deneyimini zenginleştiriyor” dedi. Yıllara yayılan katlanabilir cihaz deneyimleriyle geliştirildi Samsung, mobil ekran inovasyonları geliştirme ve mobil cihazlar aracılığıyla bunları geniş kitlelere ulaştırma konusunda öncü bir rol üstleniyor. Bu miras, 2007’de AMOLED ekranların yaygın olarak benimsenmesini ve ekranların esnek tasarımlı form faktörlerine dönüşmesini de içeriyor. Yenilikçi teknolojiler, ancak gerçek dünya koşullarında sürekli iyileştirmeler yapılınca tam potansiyeline ulaşıp anlamlı kullanıcı deneyimleri sunabiliyor. Bu durum, katlanabilir cihaz kategorisi için de geçerli. Yedi nesildir geliştirilen Galaxy katlanabilir cihazlar konusunda tüketicilerin geri bildirimlerine dikkatle kulak veren Samsung, kullanıcıların bu ürün kategorisinden neler beklediğini tüm yönleriyle ele alıyor. Kullanıcılar, daha geniş ve daha sürükleyici bir ekran deneyiminin yanında, dayanıklılıktan ve taşınabilirlikten ödün vermeyen katlama izlerinin daha az dikkat çekmesini talep ediyor. Bu beklentileri karşılamak için teknoloji, malzeme ve makine mühendisliği alanlarındaki çığır açan gelişmeleri bir araya getiren Samsung, katlanabilir ekranların yapım sürecine tekrar eğildi. Bunun sonucunda, katlanabilir ekran inovasyonlarındaki en yeni dönüm noktalarından Flex Titanium teknolojisi geliştirildi. Ekran inovasyonları ile cihaz mühendisliğini başarıyla birleştiren Samsung, mobil sektörün geleceğini şekillendirmeye ve sıra dışı kullanıcı deneyimleri sunmaya devam ettiğini gösterdi. Flex Titanium: Sıra dışı ekran deneyimi Günlük kullanımda dayanıklılığını korurken aynı zamanda sürükleyici bir izleme deneyimi sunan bir ekran geliştirme hedefiyle Samsung, yapısal tasarımda yeni bir yaklaşım benimsedi. Bunu başarmak için dış darbelere dayanacak kadar sağlam, tekrar tekrar katlanmaya dayanacak kadar esnek ve zarif cihaz tasarımına uygun ince bir malzeme gerekiyordu. Katlanabilir ekranları ileri taşıma konusunda bu üç faktörü dengelemek hayati önem taşıyordu ve titanyum üç gerekliliği de karşılıyordu. Formunu koruması ve mukavemetiyle bilinen titanyum, uydu antenleri ve Mars’a gönderilen araçlarının tekerleri dahil olmak üzere bazı zorlu durumlarda kullanılıyor. Mukavemet özelliği titanyumu güvenilir bir malzeme haline getirse de katlanabilir bir ekranın ince ve esnek yapısına uygulandığında malzemenin sertliği önemli mühendislik zorluklarını da beraberinde getiriyor. Bu alandaki uzmanlığından yararlanan Samsung, titanyum alaşımlı film ve titanyum plaka olmak üzere, titanyumu iki temel bileşene entegre etti. OLED panelin altında yer alarak ekranı içeriden destekleyen bir bileşen olarak geliştirilen titanyum alaşımlı film, polimer bir filmle karşılaştırıldığında 20 kat daha fazla mekanik sertlik sağlıyor. Hassas bir işlem sayesinde bu malzeme, olağanüstü bir boyuta, ortalama bir insan saç telinin yaklaşık üçte birine kadar inceltildi. Bu da daha ince bir ekran paneli üretmeyi mümkün kıldı. Bu inovasyonun altında ise ekran modülünü alttan destekleyen esnek bir yapı olarak geliştirilen güçlü bir titanyum plakaya yer verildi. Gelişmiş boşluk işleme teknolojisi sayesinde, modül ile plaka üzerindeki yapıştırıcı arasındaki hava boşluklarının ortadan kaldırılması, ekran modülüyle daha sıkı bir bağlanma sağladı. Bu yeni yapı, hem açıldığında ekranın altını daha güçlü destekliyor hem de tekrarlanan katlanmaların gerektirdiği esnekliği koruyor. Ayrıca, yüksek çözünürlüklü mimari işlemlerle yeni nesil organik malzemelerin bir araya getirildiği yeni ekran, güç tüketimini azaltırken son derece canlı bir görüntü kalitesi sunuyor; böylece toplam güç verimliliğinde önemli bir artış sağlıyor. Titanyum levhanın katlanma bölümüne mikro desenli sofistike delikler ekleyerek esneklik ile sağlam dayanıklılığı birleştirmeyi başardıklarını belirten Samsung Ekran Teknolojileri Başkan Yardımcısı ve Mobil Ekran Ürün Geliştirme Ekibi Başkanı Kyung-Jin Yoo, “Yüksek çözünürlüklü ekran mimarisini, enerji verimliliğini en üst seviyeye çıkaran yeni organik malzemelerle birleştiriyoruz ve yeni nesil Galaxy katlanabilir cihazlarımızın rekabet gücünü daha da artırıyoruz” dedi. Bu gelişmelerin bir arada sunulmasıyla, akıcı bir ekranda içerik deneyimini üst düzeye çıkaran, katlama izini azaltan ve aynı zamanda ince tasarıma hizmet eden sağlam bir katlanabilir ekran ortaya çıkıyor. Dayanıklılık, esneklik ve yapısal stabilite arasında denge kuran Samsung, katlanabilir ekranlarda çıtayı yükseltmeye devam ediyor. Yeni Flex Titanium teknolojisi, Samsung’un yeni nesil Galaxy katlanabilir cihazlarında ilk kez kullanıma sunulacak. Daha fazla detay ise Galaxy Unpacked etkinliğinde açıklanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.