Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dayanışma

Kapsül Haber Ajansı - Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Deprem Bölgesinde ‘Temiz Ekmek Projesi’ni Başlatıyor Haber

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Deprem Bölgesinde ‘Temiz Ekmek Projesi’ni Başlatıyor

İklim krizinin etkileri, artan üretim maliyetleri ve afetler, yerel gıda üretimini her geçen gün daha da kırılgan hale getiriyor. Buna karşın küçük ölçekli çiftçiler, kadın üreticiler ve kooperatifler, üretimi sürdürmek ve deprem bölgesinde yaşamı yeniden güçlendirmek için dayanışma içinde çalışmaya devam ediyor. Bu çabayı desteklemek ve yerel üretimi daha dayanıklı hale getirmek amacıyla Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Hatay, Malatya ve Adıyaman'da Temiz Ekmek Projesi'ni hayata geçiriyor. KEDV, 6 Şubat depremlerinin ilk gününden bu yana bölgede küçük ölçekli çiftçiler ve üreticilerle çalışmalarını sürdürüyor. Bu süreçte üreticilerin tüm zorlu koşullara rağmen üretimi sürdürmek ve yaşamlarını yeniden kurmak için gösterdikleri kararlılığa tanıklık eden KEDV, aynı zamanda bilgi paylaşımını, ortak üretimi ve dayanışmayı güçlendirecek mekanizmalara duyulan ihtiyacın da giderek arttığını gözlemledi. Artan üretim maliyetleri, iklim krizine bağlı aşırı hava olayları, afetler ve buna bağlı olarak üretimde yaşanan aksaklıklar, yerel üreticiler üzerindeki baskıyı artırıyor. Zirai don, sel ve yangın gibi afetler hem tarımsal üretimi hem de yerel gıda tedarik zincirlerini daha da kırılgan hale getirirken, küçük ölçekli üreticilerin güvenilir bilgiye, dayanışma ağlarına ve ortak çözüm mekanizmalarına duyduğu ihtiyaç daha da görünür hale geliyor. Temiz Ekmek Projesi de tam bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Temiz Ekmek Projesi, bölgenin yerel buğdaylarının topraktan değirmene, değirmenden fırınlara ve market raflarına uzanan yolculuğunda emeği geçen çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve diğer yerel aktörleri ortak bir iş birliği ağı içinde buluşturmayı amaçlıyor. Böylece üretimin her aşamasında kaliteyi, gıda güvenliğini ve izlenebilirliği güçlendirirken, yerel üreticilerin bilgi paylaşımı yapabilecekleri, birlikte üretebilecekleri ve pazara daha güçlü erişebilecekleri bir yapı oluşturulması hedefleniyor. Projenin ilerleyen aşamalarında ekmek ve diğer buğday temelli ürünler için gıda güvenliği, hijyen, kalite ve izlenebilirlik standartları, üreticilerle birlikte geliştirilecek ve uygulanacak. Uzun vadede Temiz Ekmek Projesi, üreticilerin üretim kapasitesini ve gelir olanaklarını kolektif biçimde güçlendirerek kendi kaynaklarıyla sürdürülebilir bir yapıya dönüşmesini, aynı zamanda bulunduğu bölgede daha fazla hanenin temiz ekmeğe erişebilmesini hedefliyor. Proje kapsamında küçük ölçekli çiftçi ve üreticileri ortak bir dayanışma ve çözüm zemininde buluşturmak için düzenli buluşmalar, deneyim ve bilgi paylaşımları, teknik eğitimler ve mentorluk süreçleri yürütülecek, ortak üretim alanları oluşturulacak. Ürünlerin izlenebilirliğini sağlayacak ortak kalite ve gıda güvenliği standartları belirlenmesi için çalışmalar yürütülecek ve ürünlerin geniş pazarlara ulaşması için markalaşma, ürün standardizasyonu ile çok kanallı satış olanakları geliştirilecek. Proje ayrıca bölgedeki kadın çiftçilerin örgütlenmesini, yerel buğday çeşitlerinin ekiminin kadın kooperatifleri ve kadın çiftçiler arasında yaygınlaştırılmasını destekleyecek. Temiz Ekmek Projesi, yerel üretimin güçlenmesini yalnızca tarımsal üretimin sürdürülmesi açısından değil, afetlere ve iklim krizine karşı daha dayanıklı, kapsayıcı ve adil gıda sistemlerinin inşasının da önemli bir parçası olarak ele alıyor. Kadın üreticiler, kooperatifler ve yerel aktörlerin birlikte geliştireceği bu modelin, bölgede güvenli gıdaya erişimi artırırken yerel ekonomiyi güçlendirmesi ve başka bölgelere de ilham verecek bir dayanışma örneği oluşturması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toroslar’da 2. Şeftali Hasadı Coşkusu Haber

Toroslar’da 2. Şeftali Hasadı Coşkusu

Bu kez de lezzeti ve aromasıyla öne çıkan şeftaliler için hasat coşkusu yaşandı. Güzelyayla Mahallesi’nde bu yıl ikincisi düzenlenen Şeftali Hasadı Etkinliği, üreticileri, vatandaşlar ve kent protokolünü bir araya getirdi. Toroslar Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte, üreticilerin aylar süren emeğiyle yetiştirdiği taptaze şeftaliler tanıtıldı. Hasat coşkusu; halk oyunları, müzik ve konserle şenlik havasına dönüştü. Gecede ayrıca “En Güzel Şeftali Yarışması” düzenlenerek, bölgedeki üreticilerin yetiştirdiği şeftaliler değerlendirildi. Etkinliğe; Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, Toroslar Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Yılmaz, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, birlik başkanları, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, üreticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mahalle meydanında gerçekleştirilen etkinlik, Mersin Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğunun gösterisiyle başladı. Halk oyunlarının ardından protokol konuşmalarına geçildi. Güzelyayla Mahallesi Muhtarı Mehmet Süt, mahallelerinin önemli geçim kaynaklarından biri olan şeftalinin hasadını kutlamak ve üreticilerin emeğini görünür kılmak amacıyla düzenlenen etkinlik için Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve belediye çalışanlarına teşekkür etti. “ÜRETİCİMİZİN EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALMASINI İSTİYORUZ” Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ise Güzelyayla’nın önemli miktarda şeftali üretimi gerçekleştiren bir bölge olduğunu belirterek, üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. 2026 yılında birçok tarımsal ürünün üreticisine yeterli geliri sağlamadığını ifade eden Yılmaz, özellikle girdi maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Şeftalinin üretim maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çeken Yılmaz, gençlerin tarımdan uzaklaşmasının da önemli bir sorun olduğunu vurguladı. Devletin üreticilere daha güçlü şekilde sahip çıkması gerektiğini ifade eden Yılmaz, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve çiftçinin desteklenmesi çağrısında bulundu. Yılmaz, düzenlenen hasat etkinliğinin üreticinin emeğine verilen değerin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve emeği geçenlere teşekkür etti. “ÜRETMEZSEK TÜKENİRİZ” Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu da Mersin’in geniş ve verimli tarım alanlarıyla Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden biri olduğunu belirtti. Mersin’in en büyük zenginliklerinden birinin toprağı işleyen üreticiler olduğunu vurgulayan Şahutoğlu, üretimin devam etmesinin önemine dikkat çekerek, “Üretmezsek tükeniriz. Sizler mutlaka üretmeye devam edin. İnadına üretmeye devam edin” mesajını verdi. Şahutoğlu, tarıma verdiği önem ve üreticilere yönelik çalışmaları nedeniyle Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’a teşekkür ederek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde tarımsal üretimin desteklenmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti. BAŞKAN YILDIZ: “ÜRETİCİMİZ ÜRETMEYE DEVAM EDİYOR AMA GEÇİNEMİYOR” Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, etkinlikte yaptığı konuşmada, üreticilerin tüm zorluklara rağmen topraklarını terk etmeden üretmeye devam ettiğini ancak emeklerinin karşılığını alamadığını söyledi. Başkan Yıldız, “Ama maalesef onların hayatlarında herhangi bir değişiklik yok. Günlük geçimlerinde bir zerre ilerleme yok. Çünkü artık susmanın zamanını çoktan geçtik” dedi. Üreticinin bugün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir çıkmazla karşı karşıya olduğunu belirten Yıldız, üretim maliyetlerinin sürekli artmasına karşın ürünlerin yeterli değeri bulmadığını vurguladı. Üreticinin gübre, ilaç ve diğer tarımsal girdileri yüksek maliyetlerle satın aldığını, buna karşın yetiştirdiği ürünü düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını ifade etti. “GENÇLERİMİZ KÖYDE KENDİLERİNE BİR GELECEK GÖREMİYOR” Tarımda yaşanan en önemli sorunlardan birinin gençlerin üretimden uzaklaşması olduğunu dile getiren Başkan Yıldız, şöyle konuştu: “Gençlerimizi üretimde tutamıyoruz artık. Çünkü çocuklarımız, gençlerimiz kendilerine burada bir gelecek görmüyorlar. Evlenecekleri, çocuklarına bakabilecekleri, kendilerine geçim sağlayabilecekleri bir alan görmüyorlar artık maalesef.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “milletin efendisi” olarak tanımladığı köylünün bugün geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini belirten Yıldız, tarımın sürdürülebilirliği için üreticinin ekonomik olarak güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “ÜRETİCİNİN ÖRGÜTLÜ OLMASI GEREKİYOR” Üreticilerin karşı karşıya kaldığı sorunların tek tek çiftçilerin çabasıyla çözülemeyeceğine dikkat çeken Başkan Yıldız, üreticilerin örgütlü hareket etmesinin önemine vurgu yaptı. Gübre ve ilaç sektöründen ürünlerin satışına kadar tarımın farklı aşamalarında güçlü örgütlenmeler bulunduğunu ifade eden Yıldız, üreticilerin de kendi haklarını koruyabilmek için daha güçlü bir dayanışma içerisinde olması gerektiğini belirtti. Yıldız, “Sizin de örgütlü olmanız lazım. Ziraat odanızın arkasında durmanız lazım. Onların söylediği şekilde yeni örgütler oluşturmanız, gücünüze güç katmanız lazım. Çünkü hiç kimse bizim hakkımıza kendiliğinden sahip çıkmaz. Kendi haklarımıza kendimiz sahip çıkmak zorundayız” ifadelerini kullandı. “TARIM POLİTİKASI SADECE BELEDİYELERİN ÇÖZEBİLECEĞİ BİR SORUN DEĞİL” Toroslar Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilere imkânları ölçüsünde destek olmaya çalıştıklarını belirten Başkan Yıldız, ancak tarımda yaşanan temel sorunların yalnızca yerel yönetimlerin çalışmalarıyla çözülemeyeceğini söyledi. Yıldız, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in göreve geldiği günden bu yana tarıma stratejik bir önem verdiğini belirterek, bitkisel üretimden sera üretimine ve hayvancılığa kadar üreticilere yönelik desteklerin sürdüğünü ifade etti. “Bizler de Toroslar Belediyesi'nin gücü oranında çiftçilerimize destek olmaya çalışıyoruz. Ama sorun bu değil. Sorun bizim çözebileceğimiz ya da Büyükşehir Belediyesinin tek başına çözebileceği bir mesele değil. Mesele bu ülkede bir tarım politikasının olmayışıdır” diyen Yıldız, tarımın ülke genelinde uzun vadeli ve planlı bir politika olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. “TARIMI KAYBEDERSEK GELECEĞİMİZİ DE KAYBEDERİZ” Tarım politikasının eğitim, sağlık ve ekonomik politikalarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Başkan Yıldız, plansızlığın özellikle kırsal nüfusun azalmasına ve gençlerin köylerden uzaklaşmasına neden olduğunu söyledi. Toroslar’ın tarım açısından genç nüfusa sahip olmasına rağmen üreticilerin yaş ortalamasının yaklaşık 59,5 olduğunu belirten Yıldız, bu durumun sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Türkiye’nin temel tarım ürünlerinde dahi dışa bağımlı hale gelmemesi için üretimin mutlaka korunması gerektiğini belirten Yıldız, tarımın yalnızca çiftçinin değil, toplumun tamamının meselesi olduğunu vurguladı. “ÜRETİCİMİZİN SESİNE SES OLMAK ZORUNDAYIZ” Tarımın insanların günlük yaşamındaki en temel ihtiyaçları karşıladığını ifade eden Başkan Yıldız, üretimin sürdürülebilir hale getirilmemesi durumunda gelecekte çok daha ciddi sorunlarla karşılaşılabileceği uyarısında bulundu. Yıldız, “Tarım günlük masanıza gelen gıdadır. Eğer tarımı organize edemezseniz, koordine edemezseniz, tarımı bir politikaya bağlayıp üretimi sürekli hale getiremezseniz çok geçmez, kısa bir zaman sonra açlıkla karşı karşıya kalırsınız” dedi. Yıldız, “Bugün aslında hüzünlü bir havada bu etkinliği yapıyoruz. Çünkü ürettiğimiz ürünler yine para etmedi. Çünkü ürettiğimiz ürünlerle artık geçinemiyoruz” sözleriyle üreticinin yaşadığı sıkıntıya dikkat çekti. Çiftçinin ürettiği ürünle ailesinin geçimini sağlaması, çocuklarını okutması ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: “Üreticimiz var, köylümüz var ve yine de üretmeye devam ediyor. Bizim istediğimiz, üretciye sahip çıkacak politikaların oluşturulmasıdır. Biz Toroslar Belediyesi olarak elimizden geldiğince üreticimizin yanında olmaya, onların sesine ses olmaya devam edeceğiz.” EN GÜZEL ŞEFTALİ ÜRETENLER ÖDÜLLENDİRİLDİ Etkinlik kapsamında Toroslar Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü koordinasyonunda “En Güzel Şeftali Yarışması” da düzenlendi. Güzelyayla ve çevresindeki üreticilerin yetiştirdiği şeftaliler; jüri üyeleri tarafından kalite, görünüm, aroma ve üretim özellikleri açısından titizlikle değerlendirildi. Yarışmada;Birinci Türker Meral, İkinci Şevki Topuz, Üçüncü ise Fatma Acu oldu. Dereceye giren üreticilere ödülleri Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve protokol üyeleri tarafından verildi. Yarışmanın birincisine ot biçme makinesi, ikincisine şarjlı budama makası, üçüncüsüne ise şarjlı budama testeresi hediye edildi. ALADAĞ’DAN 37 KİLOLUK BAL KABAĞI Hasat etkinliğinde renkli bir an da yaşandı. Başkan Abdurrahman Yıldız’ın Aladağ Köyü İlkokulu’ndan üretici arkadaşı tarafından Aladağ’da yetiştirilen 37 kilogram ağırlığındaki bal kabağı, Başkan Yıldız’a hediye edildi. HASAT SEVİNCİ KONSERLE TAÇLANDI Üreticilerin emeğinin, bereketin ve dayanışmanın öne çıktığı etkinlikte vatandaşlar müzik eşliğinde keyifli anlar yaşadı. Gecenin finalinde Mersin’in sevilen sanatçısı Bedii Şaraplı sahne aldı. Şaraplı’nın seslendirdiği birbirinden güzel eserlerle vatandaşlar doyasıya eğlendi. Başkan Abdurrahman Yıldız da hemşehrileriyle birlikte bu coşkuya ortak oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Dostu Markalar Platformu’nun Eşitlik Çemberi Programı Başlıyor Haber

Kadın Dostu Markalar Platformu’nun Eşitlik Çemberi Programı Başlıyor

Programın ilk farkındalık oyunu “Eşitlik Dilde Başlar” olacak. Kurum çalışanlarının katkılarıyla toplanan veriler, iş dünyasına kalıcı bir kaynak olarak kazandırılacak “İş’te Eşitlik Sözlüğü”ne dönüşecek. Kadın Dostu Markalar Platformu, toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik, kapsayıcılık ve dayanışmayı kurum kültüründe somut ve sürdürülebilir adımlara dönüştürmek amacıyla hayata geçirdiği Eşitlik Çemberi Programı’nıbaşlatıyor. Platformun kurumsal üye şirketlerinde gerçekleştirilecek program, çalışanları dönüşümün aktif bir parçası haline getirmeyi amaçlarken, yıl boyunca 12 farklı tema ve farkındalık oyunu ile ilerleyecek. Programın ilk adımı ise “Eşitlik Dilde Başlar” yaklaşımıyla hazırlanan Kırmızı-Beyaz Dil Dönüşüm Kutusu olacak. Çalışanlar; toplantılarda, yazışmalarda, sektör jargonunda ve günlük iletişimde karşılaştıkları cinsiyetçi ve ayrıştırıcı dil kalıplarını fark ederek bunların yerine kullanılabilecek eşitlikçi alternatifler geliştirecek. Kurumlarda konumlandırılacak “Dil Dönüşüm Kutularında” ve etkinlik alanlarında bir araya getirilen ifadeler, program sonunda Kadın Dostu Markalar Platformu’na ulaştırılacak. “İlk oyunumuzla Eşitlik Çemberi’ni başlatıyoruz” Eşitlik Çemberi’nin lansmanında programa ilişkin açıklamalarda bulunan Kadın Dostu Markalar Platformu Kurucu Başkanı Nazlı Demirel, programın 12 farklı tema üzerinden ilerleyeceğini ve her çeyrekte farklı temaları besleyen oyunlarla kurum çalışanlarının sürece dahil edileceğini belirtti. Demirel, “İlk oyunumuzla Eşitlik Çemberi’ni başlatıyoruz. Bu nedenle Eşitlik Çemberi’nin ilk oyununu ‘Dil Dönüşüm Kutusu’ ile başlatmaya karar verdik. Çünkü ‘Eşitlik Dilde Başlar’” sözleriyle ilk oyunda eşitlik, farkındalık ve değer temalarının ele alınacağını ifade etti. Çalışmadan elde edilecek verilerin kalıcı bir çıktıya dönüşeceğini de belirten Demirel, “Kurumsal üye kuruluşlardan, Ekim ayının sonuna kadar gelecek olan Dil Dönüşüm Kutusu verileri platforma ulaştığında, proje ekipleri, uzmanlar ve danışmanlardan oluşan titiz değerlendirmeler sonucu kolektif bir birliktelik ve dayanışma ile iş dünyasına KDM Eşit İş Sözlüğü’nükazandıracağız” dedi. Demirel sözlerinin devamında, çalışma sonucu ortaya konulacak bu sözlüğün, Mart ayında gerçekleşecek 7. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Programı’nda da özel bir lansman ile kamuoyuna ve iş dünyasına sunulacağını belirtti. Dilde başlayan dönüşüm ortak bir sözlüğe ve eğitim desteğine dönüşecek Bu kolektif çalışma sonucunda iş dünyasında kullanılan cinsiyetçi ve ayrıştırıcı kalıpları ve eşitlikçi alternatiflerini bir araya getiren “İş’te Eşitlik Sözlüğü: Kelimelerin Gücü Adına!” hazırlanacak. Dijital ve basılı olarak yayımlanacak sözlük, Mart 2027’degerçekleştirilecek 7. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri töreninde kamuoyuyla paylaşılacak. Basılı kitabın satışından ve kurumsal toplu siparişlerinden elde edilecek gelirden ayrılacak pay Platform’un 6 yıldır aralıksız olarak oluşturduğu KDM Kız Öğrenci Eğitim Burs Fonu’na aktarılacak. Böylece kurumlarda dille başlayan farkındalık, hem iş dünyasına kalıcı bir kaynak kazandıracak hem de kız öğrencilerin eğitimine katkı sağlayan somut bir sosyal etkiye dönüşecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurtuluş Coşkusu Eskişehir Lezzetleriyle Taçlandı Haber

Kurtuluş Coşkusu Eskişehir Lezzetleriyle Taçlandı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, şehrin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünü kentin yöresel lezzetlerini sofralara taşıyarak kutladı. Kent Lokantalarında hazırlanan özel “Eskişehir Menüsü” ile hemşehriler, kentin geleneksel tatlarını aynı sofrada buluşturdu. Kurtuluş yıl dönümüne özel hazırlanan menüde Eskişehir mutfağının sevilen lezzetlerinden toyga çorbası, balaban köfte ve un helvası yer aldı. Kent Lokantalarında günün menüsü olarak sunulan yöresel yemekler vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Eskişehir türküleri eşliğinde gerçekleşen programda, kurtuluşun 104. yıl dönümünün coşkusu bu kez kentin kendine özgü lezzetleriyle sofralara taşındı. Birlik, beraberlik ve dayanışma duygusunun öne çıktığı etkinlikte Eskişehirliler, Eskişehir’in kültürel mirasının önemli parçalarından olan yöresel yemekleri paylaşmanın mutluluğunu yaşadı. Kent Lokantalarında özel menüden yararlanan vatandaşlar, Eskişehir’in kurtuluşunun 104. yıl dönümünü kutlayarak duygu ve düşüncelerini paylaştı. Vatandaşlar, “Günümüz kutlu olsun. Bu yemeklerin bugün burada sunulması bizim için çok anlamlıydı. Eskişehir şarkılarını dinlemek de ayrıca çok keyifliydi. Bu güzel düşünce için Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye ve emek verenlere teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eskişehir’in Dayanışması Adıyaman’da Yaşam Buluyor Haber

Eskişehir’in Dayanışması Adıyaman’da Yaşam Buluyor

Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinin ardından yaraların sarılması ve depremden etkilenen kentlerde yaşamın yeniden güçlendirilmesi amacıyla Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Adıyaman Belediyesi arasında başlatılan dayanışma çalışmaları kapsamında önemli bir proje daha hayata geçirildi. Bu kapsamda, Adıyaman Merkez Yeni Mahalle’de bulunan 15 bin 200 metrekarelik park alanının projelendirilmesi ve yapımı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisinin aldığı karar doğrultusunda hayata geçirilen proje, Adıyamanlıların nefes alabileceği, dinlenebileceği, spor yapabileceği ve sosyal yaşamlarını sürdürebileceği modern bir yaşam alanı olarak kente kazandırıldı. ESKİŞEHİR PARKI’NDA SON KONTROLLER YAPILDI Yapımı tamamlanan Eskişehir Parkı’nda incelemelerde bulunmak üzere Eskişehir Büyükşehir Belediyesi teknik heyeti ve Geçici Kabul Komisyonu Adıyaman’a gitti. Park alanında gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceleyen heyet, proje kapsamında yapılan imalatları ve sosyal donatıları kontrol ederek gerekli değerlendirmelerde bulundu. Ziyarette, parkın açılışına yönelik hazırlıklar da ele alındı. 15 bin 200 metrekarelik geniş bir alanda hayata geçirilen Eskişehir Parkı; çocuk oyun alanlarından açık hava fitness alanına, basketbol sahasından yürüyüş yollarına kadar farklı yaş gruplarına hitap eden pek çok donatıyı bünyesinde barındırıyor. Park içerisinde ayrıca vatandaşların bir araya gelerek keyifli vakit geçirebileceği çay bahçesi/kafeterya alanı ve süs havuzu da yer alıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin Adıyaman’a kazandırdığı park, dayanışmanın kalıcı bir esere dönüşmüş hali olarak önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek açılışla vatandaşların kullanımına sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Daha Çok Evlilik mi, Daha Sağlıklı Aile mi? Haber

Daha Çok Evlilik mi, Daha Sağlıklı Aile mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesiyle; azalan evlilikler, yükselen evlilik yaşı ve değişen çocuk sahibi olma eğilimleri yeniden gündeme geldi. Aile Danışmanı Pınar Baybaşin, tartışmanın yalnızca nicelikle sınırlandırılmaması gerektiğini; aile kurumunun geleceğinin sağlıklı ilişkiler, güven duygusu ve nitelikli iletişim üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ekonomik koşullar, bireyselleşme ve değişen yaşam biçimleri gençlerin kararlarını doğrudan etkiliyor. Ancak Baybaşin’e göre temel mesele yalnızca “Kaç kişi evleniyor?” veya “Kaç çocuk doğuyor?” değil; “Nasıl evlilikler kuruyoruz?” ve “Çocuklarımız nasıl bir ortamda büyüyor?” sorularına yanıt aramak. Aile Yılı, aile ilişkilerini yeniden düşünmek için önemli bir fırsat Aile; bireyin ilk aidiyet duygusunu geliştirdiği ve sevgi-güven ilişkisini öğrendiği temel sosyal yapıdır. Baybaşin, ailenin sadece aynı çatı altında yaşamak olmadığını, dayanışma ve iletişimle güçlenen bir bağ olduğunu belirtiyor. Günlük hayatın temposu ve ekonomik kaygılar bireyleri birbirinden uzaklaştırabilir. Bu yüzden aileyi güçlendirmek, birlikte vakit geçirmekten öte birbirini dinlemek, anlamak ve gerektiğinde ilişkiyi onarabilmektir. Aileyi korumak, hiç sorun yaşamamak anlamına gelmiyor Güçlü aile, çatışmasız aile değildir; önemli olan sorunların nasıl ele alındığıdır. İletişim biçimi, sorumluluk paylaşımı, kişisel sınırlara saygı ve kriz çözme becerisi evliliğin niteliğini belirler. Bu nedenle bireylerin evlilik öncesinde yalnızca düğün hazırlıklarına değil, ortak yaşamın getirdiği sorumluluklara da hazırlanması gerekir. Çocuk sahibi olmak kadar, çocuğun büyüdüğü ortam da önemli Çocuk sahibi olmak, onun gelişimini destekleyecek sağlıklı bir ortam sunma sorumluluğunu getirir. Çocuklar anne babalarının ilişkisini gözlemleyerek büyür; gördükleri iletişim ve çatışma çözme modelleri gelecek yaşamlarını şekillendirir. Bu yüzden ebeveynlik becerileri ve aile ortamının kalitesi, politikaların odağında yer almalıdır. Evliliklerin sayısı kadar niteliği de konuşulmalı Evlilik oranlarını artırmak tek başına yeterli bir hedef değildir. Gençlerin neden evlenmeyi ertelediği kadar, evlilik içi sorunların nedenleri de anlaşılmalıdır. Sağlıklı bir yapı için evlilik öncesinde iletişim, sınırlar ve sorumluluk paylaşımı konusunda farkındalık kazandırılması şarttır. Kök aileyle bağ kopmamalı, yeni ailenin sınırları kurulmalı Evlilik, iki farklı aile kültürünün ve alışkanlığının buluşmasıdır. Ne kök aileyle bağı tamamen koparmak ne de onların yeni evliliği yönetmesine izin vermek doğrudur. “Kök aileyle bağ kurmak başka, kök ailenin yeni kurulan ailenin hayatını yönetmesi başka bir şeydir.” diyen Baybaşin; çiftlerin kendi sınırlarını korurken kök aile bağlarını da dengede tutması gerektiğini, bunun çocukların aidiyet duygusu için de kritik olduğunu vurguluyor. Magazin gündemi de aile ilişkilerindeki dönüşümü görünür kılıyor Ünlü çiftlerin boşanmaları ve sorunların sosyal medyaya yansıması, meselenin toplumsal boyutunu gösteriyor. Burada asıl odaklanılması gereken, evliliğin bitip bitmemesinden ziyade çiftlerin krizleri nasıl yönettiği ve bu sürecin çocuklara etkisidir. Ailenin geleceği yalnızca sayılarla ölçülemez Türkiye’deki veriler bize ailenin geleceğinin istatistiklerden ibaret olmadığını gösteriyor. Aileyi güçlendirmek; nitelikli evlilikleri, güvenli büyüme ortamlarını ve sınırları korunan sağlıklı bağları desteklemekle mümkündür. Baybaşin düşüncelerini şöyle özetliyor: “Güçlü aile, niceliksel bir artış değil; daha sağlıklı bağlar ve güvenle büyüyen çocuklar demektir. Güçlü aile, köklerini unutmadan geleceğini birlikte kurabilen aildedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli’den Adıyaman’a Kardeşlik Köprüsü Kuruldu Haber

Denizli’den Adıyaman’a Kardeşlik Köprüsü Kuruldu

Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, bu anlamlı kararla Denizli halkının ve Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun desteğinin daima minnetle hatırlanacağını vurguladı. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi 2025 Yılı Ekim Ayı Olağan Toplantısı’nda alınan kararlardan biri 6 Şubat depremlerinden en ağır şekilde etkilenen Adıyaman’da iller arası dayanışmayı en üst seviyeye taşımak amacıyla bir “Kardeşlik Parkı” inşa edilmesi olmuştu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde Karapınar Mahallesi’ne kazandırılan park, kısa süre içerisinde tamamlanarak bölge halkının hizmetine sunuldu. Başkan Çavuşoğlu Adıyaman’da ziyaret ve temaslarda bulundu Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde, felaketin en derin izler bıraktığı illerden biri olan Adıyaman’ı ziyaret etti. Gerçekleştirdiği temaslar kapsamında Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ile bir araya gelen Başkan Çavuşoğlu, belediyenin sahada yürüttüğü çalışmalar hakkında detaylı bilgi aldı. Ziyaret sırasında deprem sonrası yaşanan sürece dair talep ve beklentileri de dinleyen Çavuşoğlu, yerel yönetimler arasındaki dayanışmanın ve birlikteliğin yaraların sarılmasındaki hayati önemine dikkat çekti. Vefa kararı Adıyaman Meclisi’nden oy birliğiyle geçti Adıyaman Belediye Meclisi, 2026 Yılı Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’nda Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin gösterdiği güçlü dayanışmaya karşılıksız kalmayarak Karapınar Mahallesi’ne kazandırılan parka “Denizli Karapınar Parkı” adı verilmesini oy birliğiyle kararlaştırdı. Kararı, sosyal medya hesabı üzerinden duyuran Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere şu ifadeleri kaydetti: “Toplantıda aldığımız kararla; Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından Karapınar Mahallemize kazandırılan parka ‘Denizli Karapınar Parkı’ adını verdik. Parkımız mahallemize ve Adıyaman’ımıza hayırlı, uğurlu olsun. Çocuklarımız burada güvenle gülüp oynadıkça; Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun ve kardeş Denizli halkının dayanışmasını daima minnetle hatırlayacağız.” Tutdere: “Bu park, iki kent arasındaki sıkı dostluğun simgesidir” Başkan Tutdere, yapılan hizmetin Adıyamanlılar için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, “Denizli Büyükşehir Belediyemizin, Adıyaman’da depremden sonra göstermiş olduğu dayanışma nedeniyle bu parkımızın ismi Karapınar Mahallesi Denizli Parkı olsun istedik. Buradan da Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Denizli Büyükşehir Belediyemizin tüm gruplarına, Denizli halkına, belediye meclisinde göstermiş oldukları dayanışma ve destek için teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Çavuşoğlu: “Acıları birlikte sarıyor, yarınlara birlikte yürüyoruz” Adıyaman’da hayata geçirilen parkın ve alınan vefa kararının ardından duygu ve düşüncelerini paylaşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, iki kent arasındaki kardeşlik bağlarının hiçbir zaman kopmayacağını belirtti. Başkan Çavuşoğlu, “6 Şubat depremlerinin açtığı derin yaraları sarmak, sadece maddi bir imar süreci değil; kalpleri, umutları ve geleceği ortaklaştırma iradesidir. Göreve geldiğimiz günden bu yana deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanında olmayı bir insanlık ve sorumluluk borcu bildik. Adıyaman’da hayata geçirdiğimiz parkımızın, Adıyaman Belediye Meclisi’nin aldığı vefalı bir kararla ‘Denizli Karapınar Parkı’ adını alması bizleri son derece mutlu etmiştir. O parkta ne zaman bir çocuğumuzun gülüşü yankılansa, Denizli ile Adıyaman arasındaki o güçlü kardeşlik köprüsü daha da sağlamlaşacaktır. Biz gücümüzü dayanışmadan, sevgi ve kardeşlikten alıyoruz; yaralarımızı birlikte sarmaya, omuz omuza yürümeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Motor Türkiye’den İlham Veren Gençlik Kampı Haber

Hyundai Motor Türkiye’den İlham Veren Gençlik Kampı

Hyundai Motor Türkiye, Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerini hayata geçirdiği “Continue Hope” çatısı altında, Hyundai Gençlik Kampı’nı bu sene Hatay Antakya Ortaokulu öğrencileri için 21–24 Temmuz tarihleri arasında düzenledi. Toplamda 12 kız ve 12 erkek olmak üzere 24 öğrenci; uzman eğitmenler ve psikologların rehberliğinde kişisel gelişimlerini destekleyen, ilham veren ve ortak üretimi teşvik eden atölye çalışmalarında yer aldı. Hyundai Motor Türkiye’nin “İnsanlık için İlerleme” vizyonundan yola çıkılarak hazırlanan kamp programı; müzik, resim ve drama yoluyla motivasyon ve sanatsal gelişim, sağlıklı yaşam, yaratıcılık, doğa ve gökyüzü farkındalığı gibi temalar üzerine kurgulandı. Dört gün süren etkinlikler boyunca öğrenciler, hem yeni yetkinlikler kazanma hem de kendilerini farklı alanlarda tanıma imkanı buldu. Program kapsamında öğrenciler, İskenderun’da faaliyet gösteren Hyundai Arslanoğlu bayisini ziyaret ederek Hyundai vizyonunu ve çalışma koşullarını kendi şehirlerinde yerinde gözlemleme şansı yakaladılar. Gençler, kariyer planlamalarıyla ilgili merak ettiklerini bayi çalışanlarına danıştılar. Kamp boyunca düzenlenen grup çalışmaları, yaratıcı atölyeler ve sosyal aktiviteler aracılığıyla öğrenciler; dayanışma, ekip ruhu ve beraber üretmenin değerini tecrübe etti. Sanattan bilime farklı disiplinlerle tanışan gençler, kişisel gelişimlerine katkı sunacak yeni perspektifler edinirken geleceğe yönelik motivasyonlarını artırdılar. Kampa katılım sağlayan öğrenciler, yaşadıkları deneyimleri şu sözlerle ifade etti: “Topluluk hissi, beraberlik, takım olmak, yeni fikirler geliştirmek ve sanatsal faaliyetler o kadar güzeldi ki… Bu günleri asla unutmayacağım.” “Sanattan bilime, müzikten psikolojiye kadar pek çok farklı sahada bilgi sahibi olduk. Bu kampta edindiğim her bilgi gelecekte bana fayda sağlayacak.” “Bu kampın benim üzerimde çok derin bir etkisi oldu. İleride başarılı bir birey olduğumda, Hyundai Gençlik Kampı’nın katkısının büyük olduğunu hep hatırlayacağım.” Hyundai Motor Türkiye; eğitimden çevreye ve toplumsal dayanışmaya kadar uzanan Kurumsal Sosyal Sorumluluk faaliyetleriyle gençlerin potansiyellerini keşfetmelerine destek olmaya ve “İnsanlık için İlerleme” vizyonuyla toplum adına değer yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Motor Türkiye’den İlham Veren Gençlik Kampı Haber

Hyundai Motor Türkiye’den İlham Veren Gençlik Kampı

Hyundai Motor Türkiye, Kurumsal Sosyal Sorumluluk faaliyetlerini yürüttüğü “Continue Hope” çatısı altında, Hyundai Gençlik Kampı’nı bu yıl Hatay Antakya Ortaokulu öğrencileri için 21–24 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirdi. 12 kız ve 12 erkek öğrenciden oluşan toplam 24 genç; uzman eğitmenler ve psikologlar eşliğinde kişisel gelişimlerini destekleyen, ilham veren ve birlikte üretmeyi teşvik eden atölye çalışmalarına katıldı. Hyundai Motor Türkiye’nin “İnsanlık için İlerleme” vizyonundan ilham alan kamp programı; müzik, resim ve drama aracılığıyla motivasyon ve sanatsal gelişim, sağlıklı yaşam, yaratıcılık, doğa ve gökyüzü farkındalığı gibi başlıklar etrafında şekillendirildi. Dört gün boyunca düzenlenen etkinliklerde öğrenciler hem yeni beceriler kazanma hem de kendilerini farklı alanlarda keşfetme fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında öğrenciler İskenderun’da hizmet veren Hyundai Arslanoğlu bayisini de ziyaret edip Hyundai vizyonunu ve çalışma ortamını kendi şehirlerinde gözlemlediler. Kariyer yolculuklarıyla ilgili sorularını bayi çalışanlarına yönelttiler. Kamp süresince gerçekleştirilen grup çalışmaları, yaratıcı atölyeler ve sosyal etkinlikler sayesinde öğrenciler dayanışma, ekip ruhu ve birlikte üretmenin önemini deneyimledi. Sanattan bilime uzanan farklı disiplinlerle tanışan gençler, hem kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak yeni bakış açıları kazandı hem de geleceğe dair motivasyonlarını güçlendirdi. Kampa katılan öğrenciler de yaşadıkları deneyimi şu sözlerle anlattı: “O kadar güzeldi ki topluluk hissi, beraberlik, takım olmak, yeni fikirler üretmek, sanatsal faaliyetler… Bu günleri hiçbir zaman unutmayacağım.” “Sanattan bilime, müzikten psikolojiye kadar birçok farklı alanda bilgi edindik. Bu kampta öğrendiğim her şey gelecekte bana lazım olacak.” “Bu kampın benim üzerimde çok büyük etkisi oldu. İleride başarılı olduğumda Hyundai Gençlik Kampı’nın etkisinin büyük olduğunu unutmayacağım.” Hyundai Motor Türkiye, eğitimden çevreye ve toplumsal dayanışmaya uzanan Kurumsal Sosyal Sorumluluk çalışmalarıyla gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarmalarına katkı sağlamaya ve “İnsanlık için İlerleme” vizyonu doğrultusunda toplum için değer üretmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.