Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dayanışma

Kapsül Haber Ajansı - Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Schafrat, Kadınların İz Bırakan Hikâyelerine Işık Tutuyor! Haber

Schafrat, Kadınların İz Bırakan Hikâyelerine Işık Tutuyor!

Tasarımlarında yalnızca görsel bir zarafet değil; aynı zamanda duygulara, hikâyelere ve kişisel izlere yer açan marka, kadınların ilham veren yolculuklarından beslenen bir perspektifle hareket ediyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; emeğin, zarafetin ve kendi izini bırakan kadınların görünür olduğu özel bir gün. Kadınların üretimde, yaratıcılıkta ve yaşamın her alanında ortaya koyduğu değer, yalnızca bireysel başarıların değil, aynı zamanda toplumsal ilerlemenin de en güçlü kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Mücevher dünyasında son yıllarda öne çıkan tasarım yaklaşımı ise yalnızca estetik değil; anlam ve hikâye taşıyan parçalar etrafında şekilleniyor. Minimal ama karakter sahibi tasarımlar, kişisel hikâyeleri temsil eden semboller ve günlük yaşamda da rahatlıkla kullanılabilen zamansız parçalar, kadınların kendilerini ifade etme biçimlerinden biri haline geliyor. Schafrat da bu yaklaşımı benimseyerek tasarımın yalnızca bir aksesuar değil, aynı zamanda bir hikâye anlatma biçimi olduğuna inanıyor. Bu anlayışla seçilen ve sunulan her parça; bireyselliği, özgünlüğü ve kişisel izleri temsil eden bir anlam taşıyor. Özellikle, özel günlerde hediye seçimi yapılırken anlam taşıyan tasarımlar daha fazla tercih ediliyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde zarafeti ve sadeliği bir araya getiren mücevherler ise duyguyu ifade etmenin en anlamlı yollarından biri olarak öne çıkıyor. “Bazı izler sizi, siz yapar” yaklaşımıyla hareket eden Schafrat, kadınların birbirini güçlendirdiği dayanışma kültürünün bir parçası olmayı önemsiyor. Kadınların yarattığı değer ve ilham veren hikâyeler, markanın tasarım yaklaşımının da önemli bir ilham kaynağını oluşturuyor. Schafrat Marka Kurucusu Eda Uzuner Kalay, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kadınların üretimde, yaratıcılıkta ve yaşamın her alanında bıraktığı izler, aslında dünyayı daha güçlü ve daha anlamlı kılıyor. Schafrat’ın hikayesi de bu inançla, tasarımın yalnızca estetik bir ifade değil, aynı zamanda bir hikâye taşıdığı bir marka yaratmayı hedefledim. Bir kadın girişimci olarak kadınların birbirini güçlendirdiği, dayanışmanın büyüdüğü bir dünyanın parçası olmak benim için çok kıymetli. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

100 Kadın Sigorta Profesyoneli KASIDER Yıl Dönümünde Bir Araya Geldi Haber

100 Kadın Sigorta Profesyoneli KASIDER Yıl Dönümünde Bir Araya Geldi

Birçok anlamlı projeye imza atan KASIDER Kadın Sigortacılar Derneği; mentorluk çalışmaları, dayanışma ağı ve özellikle “Öğrenci Kardeşim” projesi ile genç kadınların kampüsten ofise uzanan kariyer yolculuklarında yanlarında olmaya devam ediyor. 100 kadın sigorta profesyonelinin katılım gösterdiği etkinlikte, “İlham Veren Kadınlar” serisi kapsamında sektörün önde gelen isimleri katılımcılarla deneyimlerini paylaştı. Programda ayrıca sektör dışından kadın liderler de yer alarak başarı hikâyeleriyle katılımcılara farklı perspektifler sundu. RS Holding’in destekleriyle gerçekleşen etkinlikte, CEO Nihal Asker de önemli açıklamalarda bulundu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle gerçekleşen buluşmanın son derece kıymetli olduğunu belirten RS Holding CEO’su Nihal Asker, bu organizasyonun sadece bir anma ya da kutlama değil; aynı zamanda güçlü bir sektörel dayanışma mesajı taşıdığını vurguladı. “Yedi yıl önce bir vizyonla yola çıkan KASIDER’in bugün yüzlerce kadın profesyoneli bir araya getirebilen bir yapıya dönüşmesi bizim için gurur verici” ifadelerine yer veren Asker, “Kadın sigortacılar; analitik bakış açıları, empati güçleri ve kriz yönetimindeki soğukkanlı yaklaşımlarıyla sektöre değer katıyor. Müşterilerle temas noktasında sektörün iki önemli paydaşı var, acenteler ve eksperler. Kadın acente ve kadın eksperlerin sayısının artmasının toplumda sektöre olan güvenin inşasına ve sigortacılığın repütasyonuna önemli katkı sağlayacaktır.” dedi. RS Holding olarak kadın sigortacıların yanında olmaya ve sektörde fırsat eşitliğini desteklemeye devam edeceklerini belirten Nihal Asker, tüm kadın profesyonellerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KIRCAALİSİAD İftarında Birlik, Dayanışma ve İş Birliği Mesajı Haber

KIRCAALİSİAD İftarında Birlik, Dayanışma ve İş Birliği Mesajı

Bulgaristan kökenli iş dünyasını tek çatı altında buluşturan Kırcaali Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD) tarafından Bursa’da düzenlenen iftar programı, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen programda birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları öne çıktı. KIRCAALİSİAD Başkanı Osman Güler’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar programında Bursa ve çevre illerden gelen Balkan kökenli derneklerin başkanları, yöneticileri ve üyeleri aynı sofrada buluştu. Program, farklı sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirerek güçlü bir dayanışma ortamı oluşturdu. Programda konuşan KIRCAALİSİAD Başkanı Osman Güler, Ramazan ayının paylaşma ve birlik ruhunu bir araya getirdiğini söyledi. Güler, “Bu akşam burada yalnızca bir iftar sofrasını değil, birlik ve beraberliğimizi paylaşıyoruz. Bursa ve çevre illerden gelen Balkan derneklerimizin yöneticileriyle aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tüm KIRCAALİSİAD üyeleri olarak bu beraberlikten büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. Osman Güler: Artık perde arkasında değil, sahnede olacağız Dernek olarak yalnızca hemşeri dayanışmasıyla sınırlı kalmadıklarını belirten Güler, KIRCAALİSİAD’ın aynı zamanda Türkiye ile Bulgaristan arasında ekonomik ve ticari köprü olma vizyonuyla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. İki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirecek projeler üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Güler, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir ağ oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Küresel belirsizlikler ve bölgesel gelişmelerin birlik ve dayanışmanın önemini daha da artırdığını belirten Güler, “Artık perde arkasında değil, sahnede olacağız. Sorumluluktan kaçan değil, elini taşın altına koyan bir anlayışla hareket edeceğiz. Fikir üreten, proje geliştiren ve iş birliklerini somutlaştıran bir dernek olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Güler, Ramazan ayının barış, huzur ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini dile getirerek, tüm dünyada barış ve adaletin hâkim olması temennisinde bulunarak sözlerine son verdi. Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcileri katıldı KIRCAALİSİAD’ın düzenlediği iftar programına Balkantürksiad, RUMELİSİAD, ERİAD, BALGÖÇ Genel Merkezi, BALGÖÇ İzmir, Sakarya, Yalova ve Karacabey şubeleri, KALDER, Kartal Balkanlılar Derneği, Mestanlılar Derneği, Eğridereliler Derneği, Koşukavak Derneği, Cebelliler Derneği, Filibeliler Derneği, Tunaboylular Derneği, Killiler Derneği ve BİZSİAD başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcileri katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 McDonald’s Türkiye’den Kadın Üreticilere Güçlü Destek Haber

 McDonald’s Türkiye’den Kadın Üreticilere Güçlü Destek

McDonald’s Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ile yürüttüğü iş birliği kapsamında kadın üreticilerin el emeğiyle hazırladığı çantaları misafirleriyle buluşturuyor. Özel gün kapsamında restoranlardan ve McDelivery üzerinden Big Mac® menü alan herkese ücretsiz olarak sunulan bez çantalar, kadın emeğine dikkat çeken özel tasarımıyla dayanışma mesajı taşıyor. “Önceliğimiz deprem bölgesindeki kadın üreticiler” 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel iş birliğine ilişkin açıklama yapan McDonald’s Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Tuğçe Altınsoy, “KEDV ile hayata geçirdiğimiz proje aracılığıyla kadınların üretim yoluyla güçlenmesine katkıda bulunuyoruz. Aydın, Malatya ve Kahramanmaraş’taki kadın üreticiler tarafından hazırlanan 45 bin adet çantayı misafirlerimize hediye ediyoruz. Özellikle depremden etkilenen illerimizde yeniden ayağa kalkma mücadelesi veren kadınların el emeğinin daha fazla insana ulaşmasını, dayanışmanın da günlük hayatın doğal bir parçası haline gelmesini önemsiyoruz” dedi. “Kadın çalışan oranımız %50,5’e ulaştı” KEDV iş birliğiyle kadınlara üretim yolculuğunda destek verirken, istihdam tarafında da kadınların daha görünür olduğu bir yapı kurduklarını belirten Altınsoy, şunları söyledi: “McDonald’s Türkiye olarak, toplumun her kesiminden kadınların iş gücü potansiyelini ortaya çıkarmayı ve seslerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İstihdam politikalarımızı da bu hedefe göre şekillendiriyoruz. 2026 itibarıyla kadın çalışan oranımızın %50,5’e ulaşması, bu yaklaşımın sahadaki karşılığını gösteriyor. Restoranlarımızda mutfaktan kasaya, ekip liderliğinden yönetici pozisyonlarına kadar kadın çalışanlarımız aktif rol alıyor. Önümüzdeki dönemde de esnek çalışma uygulamalarımızla daha fazla kadına istihdam sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı Haber

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı

Pilot aşamada 100 kadının katılımıyla yürütülecek 24 haftalık program, eğitim, birebir mentorluk ve uygulamalı atölye çalışmalarından oluşuyor. Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon bekar anne çocuklarını tek başına büyütüyor. Bu grubun önemli bir bölümü çeşitli nedenlerle iş hayatının dışında kalıyor. Bekar annelerin ekonomik sistemin dışında kalması yalnızca bireysel bir gelir kaybı değil, aynı zamanda uzun vadeli sosyal ve ekonomik maliyetler doğuran önemli bir toplumsal mesele olarak öne çıkıyor. Kadın istihdamındaki her artış; hane gelirinden çocukların eğitimine, sosyal refahtan ekonomik büyümeye kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. QNB Türkiye ve IKADE iş birliğiyle hayata geçen programı, sadece bireyleri değil, aileleri ve dolaylı olarak gelecek nesilleri güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir sosyal yatırım modeli olarak kurgulandı. Program kapsamında katılımcılara, dijital pazarlama, e-ticaret ve e-ihracat, fintech ve dijital finans uygulamaları, yapay zekâ temelli çözümler, veri analizi ve içerik üretimi gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Bunun yanı sıra hukuki danışmanlık, kişisel gelişim ve psikososyal dayanıklılığı destekleyen modüllerle çok boyutlu bir destek yapısı oluşturulacak. Program, ekonomik güçlenmenin yanı sıra katılımcıların sosyal ve bireysel dayanıklılıklarını artırmayı da hedefliyor. Pilot aşamada 100 bekar annenin doğrudan desteklenmesi ve ilk altı ay içinde katılımcıların en az yüzde 40’ının istihdama geri dönmesi veya gelir getirici bir faaliyete başlaması hedefleniyor. Çocukları ve yakın çevreleri dikkate alındığında yaklaşık 500 kişilik dolaylı bir etki alanı oluşturulması öngörülüyor. Bu yönüyle program, kısa vadeli istihdam hedeflerinin ötesinde toplumsal dayanıklılığı artıran sürdürülebilir bir model sunuyor. QNB Türkiye, bu projeyle yalnızca bir sosyal sorumluluk inisiyatifi başlatmakla kalmıyor, özel sektörün daha fazla sorumluluk alması gereken bir alanda örnek bir model ortaya koyuyor. Program, Banka’nın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve kapsayıcılık hedeflerine doğrudan ve ölçülebilir katkı sunan somut bir adım niteliği taşıyor. QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Yeliz Ataay Arıkök, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kadınların ekonomik hayata tam ve etkin katılımı olmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değil. Bekar anneler hem ekonomik hem de sosyal açıdan yüksek dayanıklılık gerektiren bir sorumluluğu üstleniyor. Bu programla hedefimiz, yalnızca eğitim sunmak değil, kadınların dijital ekonomi içinde kalıcı bir yer edinmelerine katkı sağlamak. QNB Türkiye olarak, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği odağımızı, kapsayıcılığı geniş ve sosyal etkisi yüksek bu projeyle daha da güçlendiriyoruz. Finans sektörünün dönüştürücü rolüne inanıyor, kapsayıcı büyümenin somut ve ölçülebilir adımlarla mümkün olduğunu düşünüyoruz.” İKADE Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Küçük ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “İKADE olarak, kadın özgürlüğünün en temel unsurlarından birinin ekonomik bağımsızlık, yani gelir üretme gücü olduğuna inanıyoruz. Bu ihtiyaç özellikle bekar annelerin yaşamında daha belirgin şekilde karşılık buluyor. Tüm projelerimizde olduğu gibi, bu projede de kadınların ekonomik olarak güçlenmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesini odağımıza alıyoruz. Uzmanlık alanımız olan dijital gelir ve e-ihracat ekosistemi doğrultusunda bu modeli hayata geçiriyoruz. Projemizi üç temel etki alanı üzerine kurguladık: Anne ve çocuk odağı, gelir üretimi ve toplumsal güçlenme. Annenin güçlenmesinin çocuğun geleceğini doğrudan etkilediğine inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca ekonomik değil, anne ve çocuğun ruhsal ve fiziksel iyilik halini destekleyen bir yaklamışımı benimsiyoruz. Bu süreçte birlikte hareket ettiğimiz tüm paydaşlarımızın katkısının, projenin etki alanını daha da güçlendirdiğine inanıyoruz.’’ Program sonunda oluşturulacak mezun ağı ile katılımcıların birbirlerine mentorluk sunmaya devam etmeleri ve dayanışma yapısının sürdürülebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor. QNB Türkiye, finans sektörünün dönüştürücü gücünü yalnızca finansman sağlamakla sınırlı görmüyor, sosyal sermayeyi güçlendiren kapsayıcı modellerle toplumsal etki yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Enerji ve İklim İçin Ortak Akıl Buluştu Haber

Sürdürülebilir Enerji ve İklim İçin Ortak Akıl Buluştu

Muzaffer İzgü Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay başta olmak üzere; Boğaziçi Üniversitesi’nden iklim bilimci Prof Dr Levent Kurnaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, İlçe Tarım Müdürlüğü temsilcileri, TMMOB’a bağlı meslek odaları, İZSU, ESHOT, üniversitelerin öğretim üyeleri, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı. Çalıştay kapsamında, Karabağlar’ın mevcut durumu, iklim değişikliği ile mücadele ve uyum başlıkları, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, ulaşım, atık yönetimi ve tarım gibi alanlarda görüş alışverişinde bulunuldu. Katılımcıların öneri ve katkılarıyla SECAP sürecinin yol haritasının güçlendirilmesi hedefleniyor. Başkan Kınay’dan İklim Adaleti ve Dayanışma Vurgusu Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Başkan Helil Kınay, SECAP sürecinin yalnızca teknik bir planlama çalışması olmadığını vurguladı. “Bu mesele sadece karbon hesabı yapmak değil, bu kentte yaşayan insanların hayatını koruma meselesidir” diyen Kınay, iklim krizinin ertelenemez bir gerçek olduğunu ifade etti. Ancak sorunun yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını belirten Kınay, küresel ve ulusal politikaların da belirleyici olduğunu söyledi. Yaklaşık 500 bin nüfusuyla Karabağlar’ın sosyal ve ekonomik açıdan özel bir tabloya sahip olduğunu belirten Kınay; yaşlı yoksulluğu, genç işsizliği ve dezavantajlı grupların yoğunluğuna dikkat çekti. “Su krizini, sıcak hava dalgalarını konuşurken enerji faturasını ödeyemeyen yurttaşımızı unutamayız. İklim adaleti tam da burada başlıyor” dedi. Yerel yönetimlerin sınırlı yetki ve bütçelerine rağmen sorumluluk üstlenmek zorunda olduğunu vurgulayan Kınay, hazırlanan planların sahaya yansıtılacağını belirterek, dayanışma içinde dirençli bir Karabağlar inşa edeceklerini ifade etti. Prof. Dr. Levent Kurnaz: “Sürdürülebilir Enerji Hayat Meselesidir” Toplantıda söz alan Prof. Dr. Levent Kurnaz, sürdürülebilir enerjinin yalnızca teknik bir başlık olmadığını, doğrudan yaşam kalitesiyle ilişkili olduğunu söyledi. Enerji altyapısının özellikle artan sıcaklıklar karşısında dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini belirten Kurnaz, kesintisiz ve güvenli enerji arzının eğitimden sağlığa kadar birçok alanda belirleyici olduğunu ifade etti. Yerel coğrafya, iklim koşulları ve ekonomik yapının dikkate alınmasının önemine değinen Kurnaz, uzun vadeli planlama ve paydaşlar arası iş birliğinin sürdürülebilirliğin temel unsuru olduğunu vurguladı. Teknik Süreç Bilimsel Verilerle Yürütülüyor Toplantıda SECAP sürecine ilişkin sunumu gerçekleştiren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğünden Çevre Mühendisi Selin Dönmez ise planın kapsamlı bir veri çalışmasına dayandığını belirtti. Dönmez, sera gazı envanterinin güncellendiğini, emisyon kaynaklarının detaylı şekilde analiz edildiğini ve azaltım hedeflerinin bilimsel veriler doğrultusunda belirlendiğini ifade etti. Envanter çalışmalarında doğrudan enerji tüketimlerinin yanı sıra ulaşım, atık yönetimi ve belediye faaliyetlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonların da hesaplandığını vurgulayan Dönmez, böylece Karabağlar’ın karbon ayak izinin daha şeffaf ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya konulduğunu söyledi. SECAP’ta Bütüncül ve Şeffaf Hesaplama Yaklaşımı Karabağlar Belediyesi tarafından hazırlanmakta olan SECAP, birçok yerel yönetim uygulamasından farklı olarak daha geniş kapsamlı ve bütüncül bir anlayışla ele alınıyor. Kurumsal sera gazı envanteri çalışmaları yürütülürken özellikle Kapsam 3 emisyonları geniş çerçevede değerlendiriliyor. Tıbbi atıklar, yangın tüpleri, geri dönüşüm ve diğer atık yönetimi süreçlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonlar da hesaplamalara dahil ediliyor. Böylece yalnızca doğrudan enerji tüketimleri değil; belediye faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan bertaraf ve geri kazanım süreçlerinden kaynaklanan emisyonlar da analiz edilerek Karabağlar’ın iklim etkisinin daha gerçekçi ve kapsayıcı biçimde ortaya konulması hedefleniyor. Çalıştayda katılımcıların aktif katkı sunması amacıyla etkileşimli yöntemler uygulandı. “Neden Buradayız?” başlığı altında görüşler alınırken, “İlçemizi Tanıyalım” harita çalışması gerçekleştirildi. “Biz Ne Yapabiliriz?” bölümünde ise GZFT analizi yapıldı ve Katkı–İşbirliği Kartları ile öneriler toplandı. Altı ayrı masa oluşturularak atık, binalar ve enerji, su, ulaşım, sağlık, tarım, hayvancılık ve orman temalarında değerlendirmeler yapıldı. Program kapsamında katılımcılar değerlendirme formları da doldurdu. Meclis Üyesi Yeni: “Bu İlçede Hep Birlikte Değer Üreteceğiz” Çalıştayın kapanışında konuşan Meclis Üyesi Rahile Yeni, ilçede kalıcı ve güçlü bir değer yaratma hedefiyle çalıştıklarını belirtti. Yeni, sürecin ekip ruhuyla yürütüldüğünü vurgulayarak, “Bu ilçede bir katma değer oluşturmanın çabası içerisindeyiz ve bunu hep birlikte başaracağız” dedi. Kınay’dan Son Mesaj Programın sonunda yeniden söz alan Başkan Helil Kınay, çalıştayın masa başında kalmayacağını belirtti. “Birlikte öğreniyor, birlikte üretiyoruz” diyen Kınay, alınan kararların uygulamaya geçirileceğini ifade etti. “Burası küçük Türkiye, burası Karabağlar. İhtiyaç duyulan her projede birlikteyiz” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Kınay, muhtarlara, meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konteyner Kentlerde İftar Sofraları Kuruluyor Haber

Konteyner Kentlerde İftar Sofraları Kuruluyor

Bu dayanışma organizasyonuna Sivil Toplum için Destek Vakfı koordinasyonunda hibe desteği sağlayan McDonald’s Türkiye, çocuklar için oyuncak dağıtımı da yapıyor. Derin yoksulluk ve afetler nedeniyle gıdaya erişimde güçlük yaşayan bireylere destek veren TOKTUT Derneği, Ramazan ayı kapsamındaki saha çalışmalarını deprem bölgesinde yoğunlaştırdı. Sivil Toplum için Destek Vakfı koordinasyonunda McDonald’s Türkiye’nin desteklediği organizasyon doğrultusunda, Hatay’ın Kırıkhan ilçesindeki konteyner kentlerde yaşayanlar için her gün 1000 kişilik iftar yemeği dağıtımı gerçekleştiriliyor. “Depremlerden etkilenen bireylerle yan yana olmaya devam edeceğiz” Konuya ilişkin değerlendirmesinde afetin ardından hayatın yeniden inşasında ortak hareket etmenin önemini vurgulayan McDonald’s Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Tuğçe Altınsoy, “TOKTUT Derneği’nin Kırıkhan’daki konteyner kentlerde hayata geçirdiği bu çalışma, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu en anlamlı şekilde yansıtıyor. Biz de sağladığımız destek ve çocuklara ulaştırdığımız oyuncaklarla iftar sofralarındaki mutluluğu büyütmeyi amaçlıyoruz. McDonald’s Türkiye olarak, depremlerden etkilenen bireylerle dayanışmamızı sürdürmeye ve onlarla yan yana yürümeye devam edeceğiz.” Deprem bölgesinde devam eden ihtiyaçlara dikkat çeken Sivil Toplum için Destek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Betül Selcen Özer, McDonald's Türkiye ile kurulan iş birliğinin hem bu ihtiyaçların görünür kılınmasına hem de dayanışmanın büyümesine katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Deprem bölgesinde kurulan her dayanışma bağı, birlikte iyileşmenin mümkün olduğunu yeniden hatırlamamızı sağlıyor. Biz de bu dayanışmanın güçlenmesi için sivil toplum kuruluşlarıyla bağışçılar arasında köprü olmaya devam ediyoruz.” Bu iş birliğinin sahadaki yansımalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TOKTUT Derneği Başkanı Melsen Tunca ise şunları kaydetti: “Ramazan ayı boyunca Kırıkhan’daki konteyner kentte yaşayanlara gıda desteği ulaştırmanın yanı sıra aynı sofrayı paylaşarak onların sesini dinlemek ve yalnız olmadıklarını hissettirmek istiyoruz. Destekleriyle bu faaliyetleri mümkün kılan ve gönüllüleriyle sahada bize eşlik eden değerli paydaşlarımız McDonald’s Türkiye’ye ve Sivil Toplum için Destek Vakfı’na sonsuz teşekkür ederiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.