Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Değer Odaklı

Kapsül Haber Ajansı - Değer Odaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Değer Odaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ATA GYO’nun Toplam Varlıkları 1 Milyar TL’yi Aştı Haber

ATA GYO’nun Toplam Varlıkları 1 Milyar TL’yi Aştı

Kira gelirlerine dayalı öngörülebilir iş modelini sürdüren şirket, TMS 29 kapsamında endekslenmiş toplam portföy değerini 984 milyon TL seviyesine taşıdı. ATA GYO’nun toplam varlık büyüklüğü 1.048 milyon TL’ye, özkaynakları ise 843 milyon TL’ye ulaştı. Şirket, yılın ilk yarısında 26 milyon TL hasılat, 16,1 milyon TL brüt kâr ve 12 milyon TL esas faaliyet kârı elde etti. Ata Corner Konsepti ile Değer Odaklı Büyüme ATA GYO’nun portföyünü oluşturan projeler, Anadolu’nun ticari potansiyeli yüksek lokasyonlarında konumlanarak sürdürülebilir kira geliri üretmeye devam etmektedir. ATA GYO Genel Müdürü Onur Karahan, 2026 yılının ilk yarı sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “2026 yılının ilk yarısında toplam varlıklarımızı 1 milyar TL seviyesinin üzerine taşıyarak güçlü büyümemizi sürdürdük. Lüleburgaz, Kayseri/Talas ve Tekirdağ Ata Corner yatırımlarımız düzenli kira geliri üretmeye devam ederken, Kilis Ata Corner projemizde inşaat süreci bugün itibarıyla yaklaşık %40 tamamlanma seviyesine ulaştı. Ata Corner konseptimizle Anadolu’da seçici ve yüksek potansiyelli yatırımlara odaklanarak sürdürülebilir büyümemizi devam ettirmeyi hedefliyoruz.” Kilis Ata Corner: Gelecek Dönem Katkısı Kilis Ata Corner projesi, ATA GYO’nun büyüme stratejisi kapsamında geliştirme aşamasındaki önemli yatırımları arasında yer almaktadır. Bugün itibarıyla yaklaşık %40 tamamlanma seviyesine ulaşan projede inşaatın yıl sonuna kadar tamamlanması hedeflenmektedir. Kilis Ata Corner’ın 2027 yılı itibarıyla kira geliri üretmeye başlaması ve portföyün nakit akışını güçlendirerek düzenli kira geliri tabanına önemli katkı sağlaması öngörülmektedir. Sürdürülebilir Nakit Akışı ve Finansal Esneklik ATA GYO, güçlü kiracı profili ve uzun vadeli kira sözleşmeleri sayesinde öngörülebilir nakit akışı yaratmaya devam etmektedir. Güçlü bilanço yapısı ve yüksek özkaynak seviyesi, şirketin finansal esnekliğini desteklerken yatırım fırsatlarını değerlendirme kapasitesini de güçlendirmektedir. Kilis Ata Corner projesindeki inşaat faaliyetleri planlanan takvim doğrultusunda sürdürülmekte olup, proje şirketin büyüme stratejisinin öncelikli yatırımlarından biri olarak öne çıkmaktadır. 2026 yılının ikinci yarısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATA GYO Genel Müdürü Onur Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026 yılının ikinci yarısında önceliğimiz, mevcut portföyümüzü en verimli şekilde yöneterek kira gelirlerimizi desteklemek ve Kilis Ata Corner projemizin inşaatını tamamlamak olacak. Piyasa koşullarına bağlı olarak uygun fırsatlar oluştuğunda yeni yatırımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz. Güçlü finansal yapımız ve disiplinli büyüme yaklaşımımızla yatırımcılarımıza sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz. Bu süreçte emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve bize güvenen yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Meslekleri Değil, Kullanmayanları Geride Bırakacak! Haber

Yapay Zekâ Meslekleri Değil, Kullanmayanları Geride Bırakacak!

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, yapay zekânın dönüştürdüğü yeni dünyada üniversitelerin rolünü değerlendirdi. "Üniversiteler artık küresel rekabet ekosisteminin bir parçası" Tercih maratonunun devam ettiği bu günlerde "Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi" konusunu değerlendiren Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Üniversite bir ekosistemdir. Bu ekosistemin akademisyenleri, öğrencileri ve üniversite-sanayi iş birlikleri gibi birçok bileşeni vardır. Birinci nesil üniversiteler bilgi aktarmaya odaklıydı. İkinci nesil üniversiteler Ar-Ge odaklı hale geldi. Üçüncü nesil üniversiteler ise üretilen bilginin ürüne dönüşmesini hedefleyen girişimcilik odaklı kurumlara dönüştü. Bugün ise dördüncü nesil üniversiteler girişimciliğin küresel ağlar içerisinde rekabet edebilmesini destekleyen yapılara dönüştü." dedi. Bu dönüşümün öğrencilerin eğitim anlayışını da değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu dönüşen ekosistemin içerisinde öğrencilerimizin akademisyenlerle, sanayiyle ve diğer paydaşlarla doğru ilişki kurmasını sağlamak zorundayız. Çünkü artık mezuniyet sadece diploma almak anlamına gelmiyor." diye konuştu. "İyi proje yazabilmek geleceğin en önemli yetkinliklerinden biri" Projelerin geleceğin mesleklerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "Bir projenin dört temel özelliği vardır. Özgün olması gerekir. Bilimsel yöntemlere dayanması gerekir. Yaygınlaştırılabilir olması gerekir. Elde edilen sonuçların da tekrar üretilebilir olması gerekir. Öğrencilerimizin bu yetkinlikleri kazanması için birinci sınıftan itibaren sistematik şekilde ilerleyen bir eğitim modeli uyguluyoruz." ifadesinde bulundu. "Proje kültürü birinci sınıfta başlıyor" Üsküdar Üniversitesi'nde proje temelli eğitimin öğrencilerin ilk yılından itibaren başladığını anlatan Prof. Dr. Ergüzel, "İlk olarak Üniversite Kültürü dersini veriyoruz. Üniversite nedir, öğrenciden beklenti nedir, üniversitenin hayata katacağı değerler nelerdir; bunları konuşuyoruz. Ardından Girişimcilik ve Proje Kültürü dersimiz geliyor. Üçüncü sınıfta projeli seçmeli derslerimiz var. Son sınıfta ise öğrencilerimiz mezuniyet projelerini hazırlıyor. Böylece dört yıl boyunca adım adım gelişen bir proje kültürü oluşturuyoruz." şeklinde konuştu. "BrainPark'tan öğrenci kulüplerine kadar güçlü bir ekosistem kurduk" Üniversite bünyesinde yalnızca derslerle değil, farklı platformlarla da öğrencilerin desteklendiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Üniversitemizin içerisinde bir kuluçka merkezimiz var. BrainPark'ımız var. Ar-Ge çalışma gruplarımız var. Öğrenci kulüplerimiz var. Dolayısıyla öğrencilerimiz ilgi alanlarına göre hem akademik hem girişimcilik hem de araştırma açısından çok geniş destek mekanizmalarından yararlanabiliyor." dedi. "İş bulma kaygısı son derece doğal" Üniversite adaylarının en büyük endişelerinden birinin mezuniyet sonrası istihdam olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüzel, "İş bulabilme kaygısının öncelikli olması son derece doğal. Çünkü üniversite sonrasında bir iş hayatı, aile hayatı ve kariyer planı var. Bizler de öğrencilik dönemimizde aynı kaygıları yaşadık. Üniversitenin görevi bu süreçte öğrenciye doğru rehberlik etmektir." diye konuştu. "Bilgiyi ürüne dönüştürebilen öğrenciler öne çıkıyor" Sadece teorik bilgiye sahip olmanın artık yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "İş hayatında yalnızca bilgi ölçülmüyor. Bilgiyi ürüne dönüştürebilme, uygulamaya geçirebilme becerileri de değerlendiriliyor. Bu nedenle öğrencilerimizin bu deneyimi mezun olduktan sonra değil, üniversite yıllarında kazanmasını hedefliyoruz." şeklinde konuştu. Bilim Fikir Festivali öğrencileri geleceğe hazırlıyor Üniversitede düzenlenen Bilim Fikir Festivali ve Hackathon organizasyonlarının öğrencilerin gelişimine önemli katkılar sağladığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bilim Fikir Festivali ve Hackathon gibi rekabetçi uygulamalar öğrencilerimize çok önemli deneyimler kazandırıyor. Özellikle Hackathon'larda önemli başarılar elde eden öğrencilerimizin mesleki gelişimlerine büyük katkılar sağlandığını görüyoruz." ifadesinde bulundu. "Proje kültürü lise yıllarında başlamalı" Bilim Fikir Festivali'nin yalnızca üniversite öğrencilerine değil lise öğrencilerine de hitap ettiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu süreci sadece üniversite yıllarıyla sınırlamıyoruz. Bilim Fikir Festivali'ni lise öğrencilerine taşımamızın temel nedeni; proje yazma kültürünü erken yaşlarda kazandırmak. Bir problemle karşılaşıldığında bunu sistematik biçimde çözebilme yaklaşımını lise döneminde kazanan öğrenciler üniversiteye çok daha hazırlıklı geliyor." dedi. "TÜBİTAK ve TÜSEB destekli öğrenci projelerimiz var" Üsküdar Üniversitesi öğrencilerinin ulusal ve uluslararası fonlardan destek alan çok sayıda projeye imza attığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, şöyle devam etti: "Üniversitemizin TÜBİTAK, TÜSEB gibi ulusal kuruluşların yanı sıra uluslararası fon sağlayıcılar tarafından desteklenen çok sayıda öğrenci projesi bulunuyor. İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz. Proje yazmak sadece bilimsel çalışma yapmak değildir. Aynı zamanda proje içerisindeki ekip arkadaşlarınızla, ortaklarınızla ve paydaşlarınızla iletişimi yönetmeyi de öğrenirsiniz. Bu nedenle proje deneyimi öğrencilerin iletişim becerilerini geliştiren çok önemli bir eğitim sürecidir." "Yapay zekâ her mesleği dönüştürüyor" Yapay zekânın bazı mesleklerde doğrudan, bazılarında ise destekleyici rol üstlendiğini belirten Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Yapay zekâyı yoğun kullanan meslekler olduğu gibi onu destekleyici araç olarak kullanan meslekler de var. Burada ayırt edici unsur ister sağlık bilimleri, ister mühendislik, ister sosyal bilimler olsun, o alana özgü yetkinliklerin güçlü şekilde kazandırılmasıdır. Üniversitelerin temel görevi de tam olarak budur." diye konuştu. "Üniversite sadece bilgi veren kurum değil, değer inşa eden bir ekosistem" Üsküdar Üniversitesi'nde öğrencilerin eğitim yolculuğunun planlı ve aşamalı biçimde kurgulandığını anlatan Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, şöyle konuştu: "Üniversite Kültürü ile başlıyoruz, Girişimcilik ve Proje Kültürü ile olgunlaştırıyoruz, Projeye Dayalı Seçmeli Ders ve mezuniyet projesiyle tamamlıyoruz. Bunun yanında üniversitemizin değer odaklı ayağında 24 Altın Değer yaklaşımı bulunuyor. Üniversitenin temel misyonu eğitim vermek olmakla birlikte aslında siz adayı iş hayatına, topluma ve dünyaya hazırlıyorsunuz. Çok iyi bir mühendis yetiştirmek kıymetlidir ama değerleri olan bir mühendis yetiştirdiğiniz zaman geliştirdiği yazılımla, yaptığı uygulamayla topluma katkı sağlayan bir birey haline gelir. Önceliğimiz sadece iyi bir mühendis ya da iyi bir sağlık bilimci yetiştirmek değil; değer odaklı bireyler yetiştirmektir." "Yapay zekâ bir tehdit değil, güçlü bir iş ortağı" Yapay zekânın bazı alanlarda istihdamı dönüştüreceğini ancak asıl farkı teknolojiyi etkin kullananların oluşturacağını söyleyen Prof. Dr. Ergüzel, şöyle devam etti: "Yapay zekânın bazı mesleklerdeki istihdam alanını daraltacağı muhakkak. Ancak endişe edilmesi gereken şey yapay zekâ mesleği alacak mı sorusu değil. Yapay zekâyı doğru kullananlar, hiç kullanmayan veya zayıf kullanan meslektaşlarının önüne geçecekler. Eğer yapay zekâ araçlarını iyi kullanabiliyorsanız istihdam anlamında avantajlı olacaksınız. Mutlak surette birkaç yıl içerisinde yapay zekâ araçlarına hâkim olmayan, bunu bir iş ortağı olarak kullanmayan herhangi bir meslek alanı kalmayacak. Dolayısıyla yapay zekâ bir tehdit değil, zaman kazandıran, analiz gücü sağlayan, işleri kolaylaştıran güçlü bir iş ortağıdır. Yapay zekâyı tehdit olarak görmek yerine fırsat olarak görmek ve bu aracı sağlıklı kullanmak gerekiyor." "Klasik CV dönemi sona eriyor" İş dünyasının artık klasik öz geçmişlerden çok dijital portfolyolara önem verdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Artık adaylardan beklentimiz klasik öz geçmişlerden ziyade dijital öz geçmişlerini hazırlamaları. Öğrenci üniversite hayatında hangi projelerde yer aldı, neler öğrendi; bunları CV formatına sığdırmak mümkün olmayabiliyor. Dijital öz geçmişlerinde yaptıkları projelerin videolarını koyabilir, kendilerini anlatabilirler. Öz geçmiş dediğiniz şey sadece metinden ibaret olmamalı. Videolar da olmalı. Lise döneminden itibaren yaptığı projeleri, aldığı ödülleri, nasıl geliştirdiğini anlatan bir dijital portfolyo mezuniyet sonrasında istihdam açısından önemli avantaj sağlayacaktır." dedi. "Üniversite seçerken ayırt edici özelliği sorgulayın" Tercih dönemindeki adaylara da seslenen Prof. Dr. Ergüzel, "Aday öğrenciler öncelikle bir üniversitenin ayırt edici özelliğinin ne olduğunu sorgulamalı. Sonrasında bölüm özelindeki farklılıkları değerlendirmeli. Bunun en doğru yolu üniversiteye gelmek, akademisyenleri ve öğrencileri dinlemektir." ifadesinde bulundu. "Üniversite geleceğe yapılan en önemli yatırımdır" Üniversite tercihinin hayatın en kritik yatırımlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Üniversite geleceğe yapılan bir yatırımdır. Geleceğinize yatırım yaparken doğru yatırım danışmanı, doğru akademisyen ve doğru üniversiteyle bu süreci yürütmek gerekir. Bir üniversitenin öğrenciye kazandırması gereken üç temel özellik vardır; öz güven, liderlik becerisi ve iletişim. Her öğrencimizin farklı meziyetleri var. Bunların ortaya çıkmasını sağlayan proje geliştirme ortamları, öğrenci kulüpleri, sosyal etkinlikler ve hackathonlar üniversitede mutlaka bulunmalıdır. Amaç her öğrencinin kendine özgü becerisini ortaya çıkarmaktır." şeklinde konuştu. "Hayatın zorluklarına hazırlayan üniversiteler fark oluşturacak" Diploma almanın mücadelenin sonu olmadığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bir bölümü kazanmak mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Hayat beklenmedik zorluklar çıkaracak. Üniversitenin temel misyonlarından biri öğrenciyi bu güçlüklerle baş edebilecek şekilde yetiştirmektir. Sadece mesleğe değil, hayata hazırlayan üniversiteler gerçek farkı oluşturacaktır." şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Praticar Yola Çıktı Haber

Praticar Yola Çıktı

Mobilite dünyası, değişen kullanıcı alışkanlıkları ve hızlanan dijitalleşmenin etkisiyle köklü bir dönüşümden geçiyor. Anadolu Grubu da bu dönüşümü yakından takip ederek, sektördeki bilgi birikimini ve operasyonel yetkinliğini yeni markası Praticar ile farklı bir boyuta taşıyor. Dijital odaklı yapısı, sadeleştirilmiş kullanıcı deneyimi yolculuğu ve erişilebilir hizmet modeliyle mobilite dünyasına adım atan Praticar, halihazırda Türkiye’nin 11 şehrinde bulunan 18 ofisinde, seyahat severlere mutlak müşteri memnuniyeti ilkesi çerçevesinde hizmet sunuyor. Tüm süreçlerin mobil uygulama üzerinden uçtan uca yönetilebildiği bir altyapıya sahip olan Praticar’da kullanıcılar, rezervasyondan araç teslimine kadar tüm adımları dakikalar içinde tamamlayabiliyor. 1 dakikalık rezervasyon süresiyle zamanı daha verimli kullanmak ve ihtiyaç anında çözüme zahmetsizce erişmek isteyen yeni neslin beklentilerini bütünüyle karşılayan Praticar, araç kiralama sektörünün kodlarını yeniden yazmaya hazırlanıyor. Halihazırda Garenta markasıyla sektörde güçlü bir varlık gösteren Anadolu Grubu, Praticar ile mobilite alanında çok markalı bir yapıya geçiş yapıyor. Bu stratejik adımın temelinde ise değişen kullanıcı ihtiyaçlarına daha esnek, daha özgün ve farklı değer önerileriyle yanıt verme yaklaşımı yer alıyor. Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı: “Mobilite sektörüne yepyeni bir yaklaşım kazandırıyoruz” 11 Mayıs tarihinde Rixos Tersane’de yoğun bir katılıma sahne olan lansmanda gerçekleştirdiği konuşmasında mobiliteyi zamanın, erişimin ve deneyimin yeniden tanımlandığı çok katmanlı bir alan olarak nitelendirdiklerine işaret eden Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı, “Mobiliteyi bugün yalnızca bir ulaşım ihtiyacı olarak değil, yaşamın temposunu belirleyen stratejik bir sektör olarak ele alıyoruz. Anadolu Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz her sektörde oyunun kurallarını takip eden değil, o kuralları bizzat yeniden yazan bir yaklaşım benimsedik. Praticar da bu bakış açısının mobilite alanındaki ifadesi. Praticar, mobilite sektöründe sahip olduğumuz bilgi birikimini ve operasyonel yetkinliği, çeviklik, dijitalleşme ve erişilebilirlik kavramları üzerinden şekillenen bütüncül bir anlayışla yorumladığımız yeni bir başlangıç. Praticar olarak amacımız, mevcut yapıyı tekrar etmekten ziyade, kullanıcı deneyimini daha yalın, daha hızlı ve daha anlamlı bir çerçevede yeniden kurgulamak. Mobiliteyi daha erişilebilir kılarken, aynı zamanda yeni kullanıcıları bu ekosisteme dahil eden, alışkanlıkları dönüştüren ve sektöre yepyeni bir perspektif kazandıran bir yapı inşa etmeyi hedefliyoruz” dedi. Praticar Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal: “Praticar, kullanıcıya yalnızca bir aracın değil; zahmetsizce hareket etme özgürlüğünün de kapılarını açıyor” ‘Ödediğinize değer’ yaklaşımı çerçevesinde kullanıcıya tatmin edici bir deneyim sunmayı hedeflediklerini kaydeden Praticar Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal, “Praticar’ı kurgularken çıkış noktamız, kullanıcıların hayatındaki ‘karar anını’ daha akıcı hale getirmekti. 24 Nisan 2026 tarihinde yayına giren “Amalara yer yok, şimdi yolda olmak var!” söyleminin altını çizdiğimiz reklam filmimizde de araç kiralamaya dair “ama” şeklinde başlayan önyargıları ortadan kaldırarak, yolda olmakla elde edilebilecek keyifli deneyimlere odaklandık. Çünkü bize göre bugün araç kiralama konusunda asıl ihtiyaç, seçeneklerin artması değil; o seçenekler arasında zahmetsizce ve keyifle ilerleyebilmek. Bu nedenle markayı tasarlarken yalnızca bir hizmet sunmayı değil, kullanıcıyla kurulan etkileşimi baştan sona yeniden düşünmeyi önceliklendirdik. Tüm deneyimi ‘pratiklik’ üzerine kurduk. Dijital altyapımızdan iletişim dilimize kadar her noktada karmaşık prosedürlerden uzak, sade, anlaşılır ve kullanıcıyla aynı ritimde ilerleyen bir yapı oluşturduk. Amacımız, araç kiralamayı planlanan bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp, hayatın doğal akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen bir deneyime dönüştürmek. Bu yönüyle Praticar, kullanıcıya yalnızca bir aracın değil; zahmetsizce hareket etme özgürlüğünün de kapılarını açıyor” dedi. Praticar ile araç kiralama süreci 1 dakikaya iniyor Günümüz kullanıcıları artık karmaşık süreçler yerine hız, netlik ve akışkanlık arıyor. Uzayan rezervasyon adımları, belirsiz fiyatlandırmalar ve kopuk deneyimler, araç kiralamada en çok eleştirilen alanların başında geliyor. Praticar, tam da bu ihtiyaçtan hareketle araç kiralama sürecini baştan tasarlıyor. 7/24 destek hizmeti, dijital sözleşme yönetimi ve yol yardım gibi hizmetlerin tümünü kullanıcı dostu mobil uygulaması üzerinden müşterilerine sunan Praticar, daha genç, dinamik ve dijital dünyaya doğmuş bir kitleye hitap ettiği gerçeğinden yola çıkarak sadeleştirilmiş ürün yapısı ve uçtan uca dijital altyapısı sayesinde rezervasyon süresi 1 dakikaya kadar indirerek zamandan tasarruf ettiriyor. Praticar’ın 5 puanlık kullanıcı değerlendirmesi ve %90 seviyesindeki güçlü Net Tavsiye Skoru (NPS) da markanın sunduğu deneyimin kullanıcılar nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Particar, araç kiralamayı “değer” odaklı bir deneyime dönüştürüyor Praticar’ın sunduğu deneyim, yalnızca hız ve kolaylıkla sınırlı kalmıyor; kullanıcıya hissettirdiği değerle de anlam kazanıyor. Marka, fiyatı tek başına bir rekabet unsuru olarak konumlandırmak yerine, hizmetin bütününe yayılan güçlü bir “karşılık duygusu” yaratmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, iletişim dilinden kampanya kurgularına, ürün tasarımından hizmet akışına kadar tüm temas noktalarında kendini gösteriyor. Esnek fayda modelleri, kullanım sıklığına göre genişleyen avantajlar ve kişiselleştirilmiş teklifler, markayı tek seferlik bir hizmet sağlayıcı olmaktan çıkarıp süreklilik üreten bir deneyim platformuna dönüştürüyor. Kullanıcıyla kurduğu bağı zaman içinde güçlenen bir değer ilişkisi üzerinden inşa eden Praticar, araç kiralama sürecinin her adımını netlik anlayışıyla kurgulayarak bir deneyim platformu olma iddiasını pekiştiriyor. Araç kalitesinden kullanım sonrası desteğe kadar uzanan süreçte Praticar’ın düşük araç yaş ortalamasına sahip filo yapısı kullanıcıya güven sunarken; olası bir kaza anında ve sonrasında anında sağlanan destek ise belirsizlik ve yalnızlık hissini ortadan kaldırıyor. Kullanım koşullarının şeffaf biçimde tanımlanması ise sürprizleri ortadan kaldırarak sürecin tamamını öngörülebilir hale getiriyor. Böylece Praticar, araç kiralamayı daha sade, daha güvenilir ve kullanıcı memnuniyetini merkeze alan bir deneyim alanı olarak konumlandırıyor. Uzun vadede hedef, entegre bir mobilite platformuna dönüşmek Praticar, bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren bir araç kiralama markası olmanın ötesine geçerek uzun vadede daha geniş bir mobilite platformuna dönüşmeyi amaçlıyor. Kullanıcının farklı ulaşım ihtiyaçlarını tek bir dijital çatı altında buluşturacak bir yapı hedeflenirken, araç kiralama bu bütünün ilk adımını oluşturuyor. Türkiye’de mobilite pazarının güçlü büyüme potansiyeli ve değişen kullanıcı beklentileri göz önüne alındığında, Praticar’ın bu ekosistemde önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Marka, yeni kullanıcıları sisteme dahil ederek mevcut pazarı büyütmeyi ve araç kiralamayı daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Yaygın operasyon ağıyla hızlı başlangıç Praticar, Türkiye genelinde kısa sürede yaygın bir operasyon ağı kurarak faaliyetlerine başladı. Halihazırda İstanbul’dan Batman’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada yer alan 11 şehirde, 18 ofisle hizmet gösteren Praticar, yıl sonuna kadar 30 ofis ve 3.000 araçlık bir filoya ulaşmayı hedefliyor. Büyüme stratejisini yalnızca yayılım üzerine değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi üzerine de inşa eden Praticar, yeni şehirleri bu yapıya kademeli olarak entegre ederek kontrollü ve dengeli bir genişleme modeli benimsiyor. Böylece her yeni lokasyonda aynı kullanıcı deneyimi standardını korumayı ve operasyonel verimliliği istikrarlı biçimde artırmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Albaraka Türk, 2025 Olağan Genel Kurul Toplantısını Gerçekleştirdi Haber

Albaraka Türk, 2025 Olağan Genel Kurul Toplantısını Gerçekleştirdi

Albaraka Türk, 2025 faaliyet yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısını, Genel Müdürlük binasında gerçekleştirdi. Toplantıda, bankanın geçtiğimiz yıla ait finansal performansı değerlendirilirken gelecek dönem stratejileri ve yeni yönetim yapısı netleşti. Genel Kurul toplantısında özetle; yıllık faaliyet raporunun müzakeresi, denetçi raporunun okunması ve görüşülmesi, finansal tabloların müzakeresi ve tasdiki, kârın kullanımına ve dağıtımına ilişkin Yönetim Kurulu teklifinin onaylanması ve diğer gündem maddeleri görüşüldü ve Yönetim Kurulu Üyeleri ibra edildi. Stratejik Adımlar ve Finansal Tablolar Onaylandı Toplantıda, Albaraka Türk’ün finansal yapısını güçlendirme, dijital katılım bankacılığı yetkinliklerini geliştirme ve Türkiye’nin reel ekonomisini sürdürülebilir, değer odaklı finansmanla destekleme yönündeki kararlı ilerleyişi vurgulandı. Genel Kurulun tamamlanarak yeni Yönetim Kurulu Üyelerinin seçilmesinin ardından Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Malek Temsah, tüm paydaşlara destekleri için teşekkür ederek yeni Yönetim Kurulu üyelerini memnuniyetle karşıladığını ifade etti ve açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Yeni seçilen Yönetim Kurulu üyelerimizi memnuniyetle karşılıyor, Bankamıza katacakları geniş deneyim alanını büyük bir değer olarak görüyoruz. Ayrılan Yönetim Kurulu üyelerimize de değerli katkıları için teşekkür ediyoruz. Ayrıca yakın zamanda emekliye ayrılan Genel Müdür Baş yardımcımız Sayın Turgut Simitcioğlu’nu Yönetim Kurulu’na katılmasından dolayı tebrik etmek isterim. Kendilerinin onlarca yıla yayılan özverili hizmeti, kurumsal hafızası ve Bankamızı derinlemesine tanıması, Yönetim Kurulu’na ve Bankamıza; büyüme hedeflerimizi sürdürürken ve dijital kabiliyetlerimizi güçlendirirken, müşterilerimiz ile paydaşlarımıza değer üretme yolculuğumuzda önemli katkılar sağlayacaktır. Yönetim Kurulu’nun liderliği doğrultusunda birlikte yeni başarılara imza atmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Albaraka Türk, müşterilerine, hissedarlarına ve tüm paydaşlarına uzun vadeli değer sunma konusundaki kararlılığını sürdürmekte olup, Türkiye’de katılım bankacılığı sektörünün gelişimine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk'ten Hissedarlarına Nakit Temettü Dağıtma Kararı Haber

Kuveyt Türk'ten Hissedarlarına Nakit Temettü Dağıtma Kararı

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk, 27 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda aldığı kararlarla güçlü büyüme stratejisini destekleyen önemli adımlar attı. Genel Kurul’da, kurumun sermayesinin 3,1 milyar TL artırılarak 8 milyar TL’den 11,1 milyar TL’ye çıkarılması kararlaştırıldı. Ayrıca 2025 yılı solo banka kârının yüzde 10’u olan 4,036 milyar TL’nin nakit temettü olarak hissedarlara dağıtılması kararı alındı. Güçlü sermaye yapısı büyüme stratejisini destekliyorKuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, Genel Kurul’da alınan kararlarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026 yılına güçlü sermaye yapımız, disiplinli yönetim anlayışımız ve değer odaklı bankacılık yaklaşımımızla girerken; sürdürülebilir büyümeyi odak noktamıza alarak paydaşlarımız için güven ve istikrar üretmeye devam ediyoruz. 2025 yılında sayısı 12’ye ulaşan iştiraklerimizle katılım finans ekosistemindeki öncü konumumuzu pekiştirirken, reel sektöre ve stratejik yatırımlara desteğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. ” Karbon nötr genel kurul Kuveyt Türk, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında çevresel etkileri azaltmaya yönelik uygulamalarını kurumsal faaliyetlerinin farklı alanlarında hayata geçirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda bu yıl gerçekleştirilen Genel Kurul organizasyonunun oluşturduğu karbon ayak izi, karbon kredisi alınarak nötrlenmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.