Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Değer Yaratma

Kapsül Haber Ajansı - Değer Yaratma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Değer Yaratma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıldız Holding’de Üst Düzey Atama Haber

Yıldız Holding’de Üst Düzey Atama

Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda, özel sermaye yatırımları, portföy yönetimi ve stratejik iş geliştirme alanlarında 30 yılı aşkın profesyonel deneyime sahip Murat Özgen, Gözde Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü olarak atandı. Özgen, yeni görevinde Gözde GSYO’nun mevcut portföy şirketlerinin performans takibi ve değer yaratma süreçlerine liderlik edecek; yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda şirketin rekabet gücünün artırılmasına katkı sunacak. Profesyonel yaşamı boyunca Türkiye’de ve uluslararası arenada önemli sorumluluklar üstlenen Murat Özgen, kariyerine ABD’de başladı. Commerzbank AG New York’ta risk ve portföy yönetimi, Koçbank’ta ise proje ve yatırım finansmanı alanlarında görev yapan Özgen, kariyerinin yaklaşık 25 yılını özel sermaye sektöründe geçirmiştir. İş Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı ve Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi’nde CEO, Yönetim Kurulu Üyesi ve Yatırım Komitesi Üyesi olarak görev alan Özgen; teknoloji, enerji, sağlık ve perakende başta olmak üzere farklı sektörlerdeki yatırım, yönetim ve çıkış işlemlerine aktif olarak liderlik etmiştir. Son olarak Abu Dabi merkezli yatırım firması X12 Capital Limited’de Türkiye Başkanı olarak görev yapan Özgen, geçmişte ve halen birçok kurumda yönetim kurulu ve yatırım komitesi üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Özgen, halen Jamaica Acus Small and Medium Enterprise Fund’da Yatırım Komitesi Üyesi olarak görev yapmakta; ayrıca OYAK Portföy Yönetimi A.Ş. ile Moka United Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşu A.Ş.’nin yönetim kurullarında yer almaktadır. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü mezunu olan Özgen, MBA derecesini Mercer University’den almıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Yönetim Kurullarının Önceliği Finansal ve Operasyonel Süreçler Haber

Türkiye’de Yönetim Kurullarının Önceliği Finansal ve Operasyonel Süreçler

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY ve Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) iş birliğiyle çoğunlukla halka açık ve aile şirketlerinde görev alan yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler ve bağımsız yönetim kurulu profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirilen Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi araştırmasının sonuçları açıklandı. Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen araştırmanın bulguları, yönetim kurulu gündemlerinde kısa vadeli finansal ve operasyonel konuların ağırlıkta olduğunu gösterirken, daha uzun vadeli risk ve dönüşüm başlıklarının ise henüz yeterince ele alınmadığını ortaya koyuyor. Bu yıl özellikle “kurumsal risk yönetimi” ve “yönetim kurulu kompozisyonu” temalarını odağına alan araştırma, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler, siber güvenlik ve mevzuata uyum gibi önemli başlıklar için ayrılan zamanın görece sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Türkiye Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru Araştırma kapsamında 1-5 aralığında yapılan değerlendirme sonucunda, Türkiye’deki Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru 3,67 olarak belirlendi. Bu durum, skorun en son 2023 yılında gerçekleştirilen çalışma ile benzer seviyelerde kaldığına işaret ediyor. 2023 yılında gerçekleştirilen çalışmaya kıyasla 2025 yılında “değer yaratma” skorunun 4 seviyesinden 3.92 seviyesine geldiği, “yönetim kurulu yapısı” skorunun 4,1 seviyesinden 3,9 seviyesine geldiği, “yapılanma ve süreçler” skorunun 3,9 seviyesinden 3,86 seviyesine geldiği, “liderlik ve kültür” skorunun 3,7 seviyesinden 3,4 seviyesine geldiği ve “performans” skorunun 2,8 seviyesinden 3,1 seviyesine ulaştığı gözlemleniyor. ‘Finansal ve operasyonel performans’ yönetim kurullarının gündeminde ilk sırada yer alıyor Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi kapsamında katılımcıların en çok vakit ayırdıkları konu başlıkları sırasıyla “finansal ve operasyonel performans” (%93), “şirket misyon, vizyon ve stratejisi” (%75) ve “katma değerli projelerin ilerleyişi” (%70) olarak yer alıyor. Bu başlıkların, 2023 yılında gerçekleştirilen çalışmada olduğu gibi ilk üç sıradaki yerlerini korudukları görülüyor. Yönetim kurullarının en az vakit ayırdığı konular ise “siber güvenlik” (%25), “kriz yönetimi” (%34) ve “hissedar/yatırımcı ilişkileri” (%34) olarak sıralanıyor. 2023 yılında ise bu başlıkların sırasıyla “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Karbon Vergisi” ve “yönetim kurulu çeşitliliği” olduğu görülüyor. Ekonomik ve jeopolitik belirsizlikler yönetim kurullarının odak noktasında yer alıyor Bu yıl kurumsal risk yönetimi temasına odaklanan araştırmanın sonucuna göre, en önemli riskler arasında, ilk 3 sırada “ekonomik risk”, “jeopolitik risk” ve “politik risk” yer alıyor. Bu risklerin 2023 yılında gerçekleştirilen çalışmada ilk üç sırada yer alan “iklim krizi ve sosyal riskler”, “finansman ve nakit yönetimi” ve “sektörel ve politik belirsizlikler” risklerine kıyasla farklılaştığı açıkça görülüyor. Yönetim kurullarının yetkinlikleri ise genel olarak güçlü görünürken, özellikle halefiyet planlaması, uzun vadeli vizyon oluşturma ve ölçülebilir performans hedefleri belirleme gibi alanlarda belirgin gelişim ihtiyaçları bulunduğu vurgulanıyor. Öte yandan katılımcıların %50’sinden fazlası, çalıştıkları kurumlarda yönetim kurulu seviyesinde risk yönetimine ayırdıkları sürelerin aylık 1 ila 10 saat arasında olduğunu ifade ediyor. Yönetim kurullarının sürdürülebilir başarıya ulaşmak için önceliklendirmesi gereken adımlar Araştırmaya göre, yönetim kurullarının sürdürülebilir başarıya ulaşması adına öneriler; yönetim kurulu kompozisyonu, şirketleri bekleyen riskler, yönetim kurulu gündemine yönelik olmak üzere 3 başlık etrafında şekilleniyor. Gerçekleştirilen anketin bulgularına göre; yönetim kurulu kompozisyonunun genel olarak olgun olarak değerlendirildiği, ancak bağımsız üye yapısının ve yetkinlik çeşitliliğin güçlendirilmesine, halefiyet planlamasının yapılmasına, orta ve uzun vadeli stratejik vizyonun netleştirilmesine, stratejinin daha ölçülebilir hale getirilmesine ilişkin gelişim alanları olduğu öne çıkıyor.Risk yönetiminin stratejik karar alma süreçlerine entegre edilmesi, risk ve performans metrikleri için gerçek zamanlı izleme ve değerlendirme kabiliyeti geliştirilerek, kurum genelinde veri odaklı ve proaktif bir risk kültürü oluşturulması bir diğer önemli başlık olarak ön plana çıkıyor.Mevcut durumda yönetim kurulu gündeminde kısa vadeli finansal ve operasyonel performans odaklı yapısının, uzun vadeli riskler ve dönüşüm başlıkları ile daha dengeli hale getirilmesi kritik önem taşıyor. Ayrıca, jeopolitik ve teknolojik risklere yönelik senaryo çalışmaları, düzenli risk değerlendirmeleri ve kriz/siber tatbikatları ile daha proaktif bir yaklaşım geliştirilmesi gerekiyor. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) Başkanı Mehmet Sami şunları aktardı: “YÜD, bir kurumun kaderini belirleme yetkisine sahip yönetim kurullarının; kompozisyonu, gündemi, komite oluşturma ve çalıştırma yetkisi, risk veya fırsatları değerlendirme kapasitesi, hesap verebilmesi ve sürdürülebilir büyümesi için önemli başlıkları belirlemektedir. Bu kapsamda bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi bizim için yalnızca bir araştırma değil; yönetim kurullarının hangi riskleri gördüğünü, hangi alanlarda geride kaldığını ve nerede dönüşmesi gerektiğini gösteren bir yol haritasıdır. Türkiye’yi Global Network of Director Institutes’ta temsil eden tek sivil toplum kuruluşu olarak, bu araştırmayla yönetim kurullarının yeni risk gündemine ilişkin yol gösterici bir çerçeve sunuyoruz. Ülkemizdeki yönetim standartlarını yükseltmek, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını yerleştirmek için çalışmalarımıza ve projelerimize kararlılıkla devam edeceğiz.” Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) Başkan Yardımcısı Özlem Özyiğit ise şunları aktardı: “Barometre, yönetim kurullarının finansal performansa güçlü biçimde odaklandığını (%93); ancak siber güvenlik (%25), kriz yönetimi (%34) ve halefiyet planlaması (%43) gibi başlıklarda daha güçlü ve sistematik bir yönetişim ihtiyacı bulunduğunu açıkça gösteriyor. Raporda yer alan bir diğer önemli başlık olan sürdürülebilirliği bir imaj çalışmasından öteye taşıyarak ‘yönetişim’ maddesi haline getirmeliyiz. Karbon yönetişimi farkındalığının 3,61 seviyesine çıkması sevindirici; şimdi bu bilinci somut iş sonuçlarına dönüştürme vaktidir. Modern yönetişimde yönetim kurulları, sadece kararların onaylandığı yerler değil, farklı seslerin titizlikle değerlendirildiği birer strateji merkezi olmalıdır. Çeşitliliğin ve çok sesliliğin desteklenmesi, kurumlarımızı daha dirençli hale getirecektir. Anketi her yıl gerçekleştirerek yönetim kurullarının yapısının ve gündeminin gelişimini etkinlik skoruyla ölçümlemeye ve bunu baz alarak yol haritaları geliştirmeye devam edeceğiz.” EY Türkiye Şirket Ortağı ve Risk Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Emre Beşli şu değerlendirmelerde bulundu: “Jeopolitik dalgalanmalar ve siber tehditlerin sıkça gündeme geldiği bu dönemde yönetim kurullarının çevik hareket edebilmesi ve dayanıklılıklarını güçlendirmeleri kritik önem taşıyor. Bu noktada, yönetim kurulu kompozisyonunun günümüz ihtiyaçlarına göre yetkinliklerle donatılması gerekiyor. Araştırmamızın bulgularına göre, yönetim kurullarında risk yönetimine ayrılan süre ya da payın arttırılması açısından önemli bir gelişim alanı bulunduğu söylenebilir. Araştırmada yer alan öne çıkan riskler arasından iklim değişikliği ve doğa, sürdürülebilirlik, yetenek yönetimi gibi alanlar, yönetim kurullarının uygulanan risk stratejilerine olan güveni açısından görece olarak bir miktar daha düşük değerlendirilmiş durumda. Ancak risk kategorilerinin tamamı için doğru ve yeterli risk stratejilerine olan ihtiyaç da vurgulanmış bulunuyor. Tüm bu değerlendirmeler, risk yönetiminin stratejik bir bakış açısıyla tekrar ele alınması, aynı zamanda risk yönetimi çalışmalarını simülasyon, senaryo planlama, stres testleri ve benzeri yaklaşımlarla desteklemesinin önemine işaret ediyor. Söz konusu risk dönüşümünün gerçekleşmesi açısından araştırmada ele alınan bir diğer konu olan yönetim kurulu kompozisyonu da oldukça önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı Serhat Akmeşe ise şunları belirtti: “Günümüzün hızla değişen iş dünyasında yönetim kurullarının karar alma süreçleri; küresel jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler, artan regülasyon baskısı, dönüşen risk ortamı ve teknolojik ilerlemelerin etkisiyle giderek daha karmaşık ve çok boyutlu bir yapıya evriliyor. Bu dinamik tablo, yönetim kurulu kompozisyonunun; yetkinlik çeşitliliği, güçlü bir bağımsız üye yapısı, stratejiyle entegre ve daha sistematik halefiyet planlaması, teknoloji, regülasyon ve jeopolitik alanlarında derin uzmanlık, veri temelli karar alma kabiliyeti ve yapay zekânın karar süreçlerine etkin entegrasyonu gibi başlıklar odağında yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Tüm bu gerekliliklerden yola çıkarak EY Türkiye olarak YÜD iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu araştırma, yönetim kurullarının öncelikli gündem maddelerine ışık tutmayı ve stratejik odak alanlarına ilişkin yol gösterici içgörüler sunmayı amaçlıyor. Bu raporun, yönetim kurullarının daha güçlü, çevik ve geleceğe hazır bir yönetişim modeli oluşturmasına katkı sağlayan değerli bir başvuru kaynağı olmasını umuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Sigorta, ilk Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayımladı Haber

QNB Sigorta, ilk Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayımladı

Şirket’in “Bugün, Bugünü Yaşa” yaklaşımı doğrultusunda hazırlanan rapor, sürdürülebilirlikten finansal sonuçlara, yönetişimden toplumsal etkiye kadar geniş bir çerçevede değer yaratma modelini ortaya koyuyor. QNB Sigorta’nın kısa, orta ve uzun vadede paydaşları için oluşturduğu çok boyutlu değeri, uluslararası raporlama standartlarıyla uyumlu şekilde ortaya koyan rapor; şirketin entegre düşünme kültürünü yansıtan önemli bir kilometre taşı olma özelliği taşıyor. IIRC (Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi)’nin Entegre Raporlama Kılavuzu’na uygun olarak hazırlanan rapor ayrıca, Küresel Raporlama Girişimi (GRI) başta olmak üzere, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC) ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG) gibi referans çerçevelere de uyum sağlayarak şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri temelinde okuyucuya kapsamlı bir değerlendirme sunuyor. QNB Sigorta’nın 2025 yılında gerçekleştirdiği çalışmaları kapsayan ilk entegre faaliyet raporu; finansal, üretilmiş, fikri, sosyal ve ilişkisel, insan ve doğal sermaye başlıkları altında Şirket’in tüm değer yaratma sürecini kapsıyor. QNB Sigorta’nın bu yaklaşımı, sigortacılığın yalnızca risk gerçekleştiğinde devreye giren bir mekanizma olmanın ötesine geçtiği; bireylerin ve kurumların geleceğe daha güvenle bakmasını sağlayan stratejik bir alan haline geldiği anlayışını yansıtıyor. QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, entegre raporlama süreciyle ilgili yaptığı açıklamada “İlk entegre faaliyet raporumuzu, QNB Sigorta’nın değer yaratma yaklaşımını tüm boyutlarıyla ortaya koymayı hedefleyerek hazırladık. Raporda, 2025 yılında elde ettiğimiz güçlü finansal sonuçları; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve müşteri deneyimi alanlarındaki ilerlememizle birlikte bütüncül bir çerçevede ele alıyoruz. Bununla birlikte sürdürülebilirliği yalnızca bir sorumluluk alanı olarak değil, iş modelimizin merkezinde konumlandırıyor; çevresel, sosyal ve yönetişim odaklı yaklaşımımızla uzun vadeli değer üretmeye odaklanıyoruz. Bu doğrultuda hem operasyonlarımızda hem de ürün ve hizmetlerimizde daha kapsayıcı, daha verimli ve daha dayanıklı bir yapı inşa ediyoruz. Entegre raporlama yaklaşımımızla birlikte amacımız; paydaşlarımıza sadece bugünün performansını değil, geleceğe yönelik değer yaratma kapasitemizi de şeffaf bir şekilde sunmak. Önümüzdeki dönemde de ‘Bugün, Bugünü Yaşa’ yaklaşımımızla, müşterilerimizin bugününü güvence altına alırken yarınlarını da daha güçlü kılmaya devam ederken tüm yolculuğumuzu en şeffaf şekilde paylaşmayı sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” Odağında Yayımladı Haber

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” Odağında Yayımladı

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” temasıyla yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirliği iş modeline nasıl entegre ettiğini, yarattığı etkiyi nasıl yönettiğini ve uzun vadeli değere nasıl dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. 2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik performansını şeffaf bir şekilde paylaşan şirket, ikinci entegre faaliyet raporunda stratejik hedeflerini, değer yaratma modelini ve sürdürülebilirlik vizyonunu bütüncül bir çerçevede aktarıyor; finansal sonuçlar ile çevresel ve sosyal performansın birbirini tamamlayan unsurlar olarak birlikte değerlendirildiği bir yaklaşım benimsiyor. Anadolu Efes, sürdürülebilirlik stratejisini; çevresel etkisini azaltma, sosyal etkisini güçlendirme ve fırsat eşitliğini yaygınlaştırma hedefleri doğrultusunda şekillendiriyor. Bu kapsamda su ve enerji yönetimi, yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsellik ve atık yönetimi, onarıcı tarım, inovasyon, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık ile toplumsal fayda odaklı yatırımlar öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Bira Grubu Başkanı ve Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk “Anadolu Efes’te entegre düşünme kültürü, iş yapış şeklimizin merkezinde yer alıyor. İşimizin yalnızca sonuçlarına değil, bu sonuçları mümkün kılan yapıya, karar alma biçimlerimize ve değer yaratım modelimize bütüncül bir perspektifle bakıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda, finansal gücümüzü; inovasyon kabiliyetimiz, güçlü operasyonel yapımız ve sürdürülebilirlik odağımızla birlikte ele alıyoruz. Bu anlayışla, finansal performansımızı çevresel ve sosyal etkilerimizle birlikte değerlendiriyor; paydaşlarımız için uzun vadeli, dengeli ve kalıcı değer yaratmayı sürdürüyoruz” dedi. Anadolu Efes’in 2025 Entegre Faaliyet Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CEO’lara Dört Yeni Görev! ​​​​​​​ Haber

CEO’lara Dört Yeni Görev! ​​​​​​​

Bu dönüşümde şirketler için asıl soru teknolojiye ne kadar yatırım yapıldığı değil; bu yatırımın iş modeline ve iş gücüne nasıl entegre edildiği olacak. Bu bağlamda BCG’nin düşünce kuruluşu BCG Henderson Enstitüsü tarafından yürütülen araştırma için hazırlanan mikroekonomik modele göre, önümüzdeki 2–3 yıl içinde işlerin yüzde 50–55’i yapay zekâ tarafından yeniden şekillenecek. CEO’lar için önümüzdeki üç yılda en kritik gündemlerden biri otomasyon, yetkinlik dönüşümü ve bilinçli yetenek planlaması arasında doğru dengeyi kurmak olacak. Bu çerçevede raporun mesajı net: Yapay zekâ yalnızca operasyonları değil, her sektördeki kurum için rekabetin doğasını yeniden tanımlıyor. Bu dengeyi kurmada CEO’ların en büyük destekçilerinden biri de İK yöneticileri olacak. Yeni düzende başarılı olanlar, otomasyonu yalnızca bir maliyet aracı olarak kullananlar değil; organizasyonlarını baştan tasarlayanlar olacak. BCG’nin araştırmasındaki bulgularına göre liderlerin odaklanması gereken dört temel öncelik öne çıkıyor: İş gücü stratejisini rekabet stratejisinin merkezine yerleştirmek Yapay zekâ, yeni iş modellerini mümkün kılarken organizasyonların değer üretme biçimini kökten değiştiriyor. Bu nedenle iş gücü stratejisi, otomasyonun bir sonucu değil; doğrudan stratejik planlamanın bir parçası olmak zorunda. Reaktif kararlar - özellikle yalnızca maliyet baskısıyla yapılan işten çıkarmalar - kısa vadeli kazanç sağlasa da kurumların uzun vadedeki rekabet gücünü zayıflatabiliyor. Her organizasyonun otomasyon ve insan katkısı dengesi farklı olduğu için başkalarının attığı adımları kopyalamak, verimlilik kaybı ve kritik yeteneklerin yitirilmesi riskini beraberinde getiriyor. Otomasyonu maliyet değil, yeniden tasarım aracı olarak konumlandırmak Yapay zekâ, tek boyutlu bir verimlilik aracı değil. Bazı alanlarda maliyet avantajı yaratırken, diğerlerinde hız, kalite ve müşteri deneyimi ön plana çıkıyor. Bu nedenle liderlerin odağı yalnızca maliyet azaltımı olmamalı. Asıl değer, iş yapış biçimlerinin yeniden tasarlanmasında ortaya çıkıyor. Bu da yeni performans metriklerini zorunlu kılıyor: Çalışan başına gelir artışı, daha hızlı ürün geliştirme veya müşteri etkisinde iyileşme gibi çıktılar, yapay zekâ yatırımlarının gerçek geri dönüşünü belirleyecek olan unsurlar. Yetkinlik dönüşümünün iş gücü stratejisinin merkezine alınması Bir işin varlığını sürdürmesinin, o işi yapan çalışanların hazır olduğu anlamına gelmediğine vurgu yapan BCG Yönetici Ortağı; Avrupa, Orta Doğu, Güney Amerika ve Afrika Sanayi Grubu Başkanı Gözde Yalazi Özbek şu değerlendirmeyi yaptı: “Yapay zekâ ile birlikte roller değiştikçe, çalışanların da sürekli olarak yeni beceriler edinmesi gerekiyor. Tek seferlik eğitim programları bunun için yeterli olmuyor. Şirketlerin: ● Sürekli yetkinlik geliştirme (upskilling) ve yeni beceriler kazanma (reskilling) mekanizmaları kurması, ● Çalışanları yeni ve gelişen rollere yönlendirecek kariyer yolları tasarlaması, ● Dönüşümü aşamalı ve planlı şekilde yönetmesi gerekiyor.” Yapay zekâ anlatısının doğru kurulması Yapay zekâ dönüşümünde teknik uygulama kadar iletişim de kritik önem taşıyor. Otomasyonun yalnızca iş kaybı ile ilişkilendirilmesi, çalışan bağlılığını düşürüyor ve dönüşüme direnci artırıyor. Kısa vadeli verimlilik kazanımları uğruna yapılan agresif kesintiler, uzun vadede organizasyonel performansı zayıflatabiliyor. Buna karşılık, yapay zekâyı değer yaratma ve rol zenginleştirme aracı olarak konumlandıran liderler, çalışanlarını dönüşümün bir parçası haline getirebiliyor. Sonuçta geleceği tasarlayanlar kazanmaya aday Yapay zekâ, şirketler için yalnızca bir verimlilik aracı değil; yeni bir büyüme, inovasyon ve değer yaratma dalgasının temel itici gücü. Bu dalga, rekabeti yeniden tanımlarken şirketler arasında belirgin bir ayrışma yaratma potansiyeline sahip. Bu süreçte bazı organizasyonlar yapay zekâyı yalnızca maliyet avantajı için kullanırken, diğerleri onu yeni iş modelleri, ürünler ve pazarlar yaratmak için bir kaldıraç olarak konumlandıracak. Bu tercih, yalnızca performansı değil, şirketlerin gelecekteki konumunu da belirleyecek. Bu dönüşüm aynı zamanda belirsizliklerle birlikte geliyor. Yapay zekânın etkisi sektörler ve şirketler arasında farklı hız ve ölçekte hissedilecek. Kimi organizasyonlar küçülmeye giderken, kimileri agresif büyüme ve yetenek yatırımıyla öne çıkacak. Bu yeni düzende liderler için asıl önem taşıyan soru şu olacak: Yapay zekâyı bir verimlilik aracı olarak mı kullanacağız, yoksa organizasyonu yeniden tasarlayan bir büyüme motoruna mı dönüştüreceğiz? Gözde Yalazi Özbek gerçek rekabet avantajının kimlerin elinde olacağını ise şöyle açıkladı: “Otomasyon ile insan potansiyelini birlikte ölçekleyebilen, bu süreçte İK’yı stratejik bir iş ortağı olarak konumlandıran, yetkinlik dönüşümünü bir kaldıraç olarak kullanan ve verimlilik kazanımlarını sürdürülebilir büyümeye çevirebilen organizasyonlar pastadan büyük pay alacak. YZ çağında kazananlar, değişime en hızlı adapte olanlar değil; değişimi en iyi tasarlayanlar olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulls Yatırım Holding filo kiralama sektörünün köklü ismi Escar’ı satın aldı Haber

Bulls Yatırım Holding filo kiralama sektörünün köklü ismi Escar’ı satın aldı

25 yıldır sektörde fark yaratan çözüm odaklı hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren Escar, bu ortaklıkla birlikte büyüme yolculuğuna Bulls Yatırım Holding’in finansal gücü ve stratejik desteğiyle devam edecek olup Rekabet Kurumu başta olmak üzere ilgili düzenleyici kurumlardan gerekli izin ve onayların alınması sonrasında devir işlemi gerçekleşecek. Escar Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü olarak görev yapan Nora Karakaş ise söz konusu devir işlemi sonrasında %2 oranındaki hisse sahipliğini korumaya devam edecek. Sektörün öncü isimleri güçlerini birleştirdi 2001 yılında filo kiralama dünyasına adım atan Escar, sadece araç kiralama değil, ‘Fleet Excellence’ (filo mükemmelliği) felsefesiyle müşterilerine çözüm ortaklığı sunuyor. Sektörde %90’ın üzerindeki sözleşme yenileme oranıyla benzersiz bir müşteri sadakatine sahip olan şirket, ihtiyaçları doğru anlama ve hızlı çözüm üretme becerisiyle tanınıyor. Bulls Yatırım Holding ise ‘Vizyoner yatırımlara cesaret, sermaye ve strateji sağlama’ misyonuyla, yatırım yaptığı şirketleri Türkiye ekonomisine katkı sağlayan değerler haline getirmeyi hedefliyor. Kemal Akkaya: "Yalnızca finansal kaynak değil, gelecek inşa ediyoruz" Satınalma hakkında değerlendirmelerde bulunan Bulls Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya, bu yatırımın holdingin "değer yaratma" felsefesinin bir yansıması olduğunu vurguladı. Akkaya, görüşlerini şu sözlerle ifade etti: "Bulls Yatırım Holding olarak bizim için bir yatırım, yalnızca bugünün değil, yarının da kazanımıdır. Değer yaratmak bizim öncü felsefemizdir ve bu doğrultuda sektörünün köklü firması olan Escar ile güçlerimizi birleştirmekten büyük heyecan duyuyoruz. Biz sadece finansal bir kaynak sunmakla kalmıyor; sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmayı amaçlıyoruz. Escar'ın 25 yıllık tecrübesi ve %90'ı aşan müşteri sadakati, bizim çözüm ortaklığı sunma vizyonumuzla mükemmel bir uyum sergiliyor. Bu 142 milyon dolarlık yatırım, sadece iki kurumun birleşmesi değil, sektörde yenilikçi çözümler ve ileriye dönük bakış açısıyla fark yaratma kararlılığımızın bir göstergesidir." Sürdürülebilir büyüme hedefi Bulls Yatırım Holding’in, bünyesindeki Link Bilgisayar, Ufuk Yatırım, Bulls Menkul, Dünya Holding ve Bulls Girişim Sermayesi gibi güçlü iştiraklerin yanına Escar’ı da ekleyerek portföyünü çeşitlendirdiğine değinen Kemal Akkaya, “Bu ortaklığın, her iki kurumun da uzun vadeli değer üretme ve toplumsal katkı sağlama prensiplerini pekiştireceğini düşünüyoruz. Escar, Bulls Yatırım Holding çatısı altında, ‘standardizasyon ve hızlı çözüm’ yeteneğini küresel standartlarla buluşturmaya devam edecektir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’dan Raporlamada Yeni Dönem Haber

Anadolu Sigorta’dan Raporlamada Yeni Dönem

Bu yeni yaklaşım sayesinde şirket, paydaşlarına finansal performansının yanı sıra sürdürülebilirlik yaklaşımını, stratejik önceliklerini ve değer yaratma modelini tek bir çatı altında sunmayı amaçlıyor. Anadolu Sigorta’nın 2025 Entegre Faaliyet Raporu, şirketin ekonomik, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Raporda şirketin stratejik öncelikleri, sermaye öğeleri bazında oluşturduğu değer yaratma modelinin girdileri ve çıktıları, faaliyetlerinin paydaşlar üzerindeki etkileri ve gelecek hedefleri kapsamlı biçimde değerlendiriliyor. Aynı zamanda şirketin faaliyetleri kapsamında karşılaştığı risk ve fırsatlar da detaylı biçimde analiz ediliyor. Rapor, 1 Ocak 2025 – 31 Aralık 2025 döneminde Anadolu Sigorta’nın finansal ve finansal olmayan performans sonuçlarını, sürdürülebilirlik çalışmalarını, operasyonel gelişimini ve kurumsal yönetişim yaklaşımını da aynı çerçevede paydaşlara sunuyor. Sigortacılıkta dijital dönüşüm konusunda birçok yeniliğe art arda imza atan Türkiye’nin öncü sigorta şirketi Anadolu Sigorta, aynı zamanda Entegre Faaliyet Raporu’nun dijital tamamlayıcısı niteliğinde, sektörde bir ilk olarak Online Özet Entegre Faaliyet Raporu uygulamasını da hayata geçirdi. Rapor içindeki kritik bilgileri okuyucu deneyimini kolaylaştıracak şekilde kısa ve anlaşılır bir formatta dijital ortama taşıdı. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı İdil Pamir, şirketin ikinci yüzyılına girerken şeffaflık, erişilebilirlik ve teknoloji odaklı iletişim anlayışını güçlendirdiklerini belirterek şunları söyledi: “Bu yıl ilk kez Entegre Faaliyet Raporu yayımladık ve bu kapsamda klasik PDF formatının ötesine geçen, dinamik, etkileşimli ve kullanıcı dostu bir Online Özet Entegre Faaliyet Raporu’nu hazırladık. Bu çalışma, sadece finansal ve operasyonel sonuçlarımızı aktaran bir belge değil; stratejimizi, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı ve değer yaratma modelimizi bütüncül bir dijital deneyimle anlatan yeni bir platform. Online Özet Entegre Faaliyet Raporu ile yatırımcılarımızdan iş ortaklarımıza, çalışanlarımızdan kamuoyuna kadar tüm paydaşlarımız için daha şeffaf, daha erişilebilir ve daha anlaşılır bir iletişim modeli oluşturduk.” Uluslararası raporlama standartlarıyla uyum Hisse senetleri Borsa İstanbul’da işlem gören Anadolu Sigorta’nın 2025 Entegre Faaliyet Raporu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenen faaliyet raporlaması gereklilikleriyle uyumlu şekilde hazırlandı. Rapor aynı zamanda uluslararası raporlama standartları doğrultusunda oluşturuldu. Bu kapsamda çalışma, Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi’nin (IIRC) Entegre Raporlama Çerçevesi ( Framework) ve Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative - GRI) standartları temel alınarak hazırlandı. Bu yaklaşım, Anadolu Sigorta’nın finansal performansını ve sürdürülebilirlik çalışmalarını, uluslararası kabul gören metodolojiler doğrultusunda paylaşmasına olanak sağlıyor. Online Özet Rapor: Dijital ve erişilebilir bir deneyim Entegre faaliyet raporları genellikle kapsamlı ve uzun dokümanlar olduğu için şirket, rapor içindeki kritik bilgileri okuyucu deneyimini kolaylaştıracak şekilde kısa ve anlaşılır bir formatta dijital ortama taşıdı. Online Özet Entegre Faaliyet Raporu’nun en önemli başlıklarını içeren detaylı bir özet yapı sunuyor. Böylece okuyucular Anadolu Sigorta’nın finansal performansı, stratejik öncelikleri, 100 yıllık hikayesi, değer zinciri, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve öne çıkan performans göstergeleri gibi temel bilgilere kısa sürede ulaşabiliyor. Raporun tamamına ulaşmak isteyen kullanıcılar için ana rapora yönlendirme butonu da bulunuyor. Sürdürülebilirlik ve şeffaflık yaklaşımı Anadolu Sigorta, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını kamuoyuyla düzenli olarak paylaşan şirketler arasında yer alıyor. Şirket, 2018 yılından bu yana yayımladığı sürdürülebilirlik raporları aracılığıyla çevresel ve sosyal performansını şeffaf biçimde ortaya koyuyor. İklim değişikliği ve karbon emisyonlarına ilişkin stratejiler, riskler ve fırsatlar Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project – CDP) çerçevesinde raporlanıyor. Bu yaklaşım, Anadolu Sigorta’nın çevresel etkilerini ve sürdürülebilirlik hedeflerini uluslararası platformlarda şeffaf biçimde paylaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji Genel Kurulu’nda Yatırım ve Sürdürülebilir Temettü Vurgusu Haber

Enerjisa Enerji Genel Kurulu’nda Yatırım ve Sürdürülebilir Temettü Vurgusu

Genel Kurul’da sürdürülebilir temettü politikası doğrultusunda hisse başına 5,08 TL temettü dağıtımının 2026 yılı içerisinde tamamlanması kararlaştırıldı. Enerjisa Enerji Olağan Genel Kurul toplantısında, şirketin 2025 yılı güçlü operasyonel ve finansal performansı değerlendirilirken; yatırım odaklı büyüme yaklaşımı, 2026 yılı stratejik öncelikleri ve uzun vadeli değer yaratma perspektifi hissedarlarla paylaşıldı. Enerjisa Enerji, 2025 yılında gerçekleştirdiği 23,5 milyar TL’lik yatırımla, Türkiye’nin enerji altyapısının güçlendirilmesine önemli katkı sağladı. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklere rağmen Enerjisa Enerji, 2025 yılında güçlü finansal ve operasyonel performansını sürdürdü. Şirketin faaliyet geliri yıl sonunda 58,3 milyar TL’ye ulaşırken, enerji altyapısının güçlendirilmesi ve modernizasyonu kapsamında toplam 23,5 milyar TL yatırım gerçekleştirildi. Genel Kurul’da ayrıca şirketin kâr payı dağıtım önerisi de onaylandı. Buna göre, baz alınan net kârın yüzde 63’üne karşılık gelen hisse başına 5,08 TL temettü dağıtımı kararlaştırıldı. Bayçöl: “Yatırım odaklı büyüme ve sürdürülebilir temettü performansımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erbil Bayçöl, Genel Kurul’a ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Küresel belirsizliklerin ve zorlu makroekonomik koşulların etkili olduğu bir dönemde, güçlü operasyonel yapımız ve disiplinli yaklaşımımız sayesinde yatırım odaklı büyümemizi sürdürürken, paydaşlarımıza sürdürülebilir temettü performansı sunmaya devam ediyoruz. Enerji sektöründe yaşanan dönüşüm; değişen talep ve arz dengeleriyle birlikte daha esnek, daha dayanıklı ve geleceğe hazır sistemleri zorunlu kılıyor. Bu doğrultuda, yalnızca bugünün değil, yarının ihtiyaçlarını da karşılayacak bir perspektifle hareket ediyoruz. Hayata geçirdiğimiz altyapı yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji sistemini daha güçlü ve dayanıklı hale getirirken; ekonomik büyümeyi destekleyen, kesintisiz ve güvenilir enerji arzını mümkün kılan bir yapı inşa ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de yatırım disiplinimizden ödün vermeden, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmeye ve enerji dönüşümüne yön veren bir oyuncu olmaya devam edeceğiz. Bu yaklaşımımızla, tüm paydaşlarımız ve yatırımcılarımız için öngörülebilir, sürdürülebilir ve güvenilir bir değer yaratmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pusula Holding’in CEO’luğuna Sait Aytaç atandı Haber

Pusula Holding’in CEO’luğuna Sait Aytaç atandı

“Tek pusula, güçlü bir finansal ekosistem” vizyonuyla büyüyen Pusula Holding’te CEO’luk görevine sektörde 33 yıllık tecrübeye sahip bir isim olan Sait Aytaç atandı. Aytaç, Pusula Holding’in finansın farklı alanlarında faaliyet gösteren “İktisat Katılım Bankası, Katılımevim, Birevim, Pusula Portföy ve Pusula Menkul Değerler” şirketlerini holding çatısı altında buluşturan, “bütünleşik finansal mimari” yaklaşımının liderliğini üstlenecek. İKTİSAT KATILIM BANKASI İLE EN STRATEJİK HALKA DA TAMAMLANDI Finansal gücü, kurumsal yönetim anlayışı, uzun vadeli bakış açısı ile güçlü ve sürdürülebilir değer yaratma hedefi ile faaliyet gösteren Pusula Holding, son olarak İktisat Katılım Bankası ile katılım bankacılığına adım atarken, zincirin en stratejik halkasını da tamamlamış oldu. Yeni organizasyon yapısıyla birlikte her bir marka kendi uzmanlık alanındaki derinliğini korurken, Holding çatısı altında birbirini tamamlayan ve güçlendiren bir yapı oluşturulması amaçlanıyor. Bu strateji ile Pusula Holding’te CEO’luk görevini üstlenen Sait Aytaç, “Hedefimiz; tasarruf finansmanının samimiyetini, katılım bankacılığının evrensel disiplinini ve sermaye piyasalarının stratejik bakış açısını tek bir finansal platformda bütünleştirmek. Müşterimize her adımda değer üreten, Türkiye’nin en çevik finansal mimarisini inşa ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. SAİT AYTAÇ KİMDİR? 3 Mart 2026 tarihi itibarı ile Pusula Holding Ailesi’ne katılan Sait Aytaç, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamladıktan sonra yüksek lisansını Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde sosyoloji alanında yaptı. Finans sektöründeki kariyerine 1993 yılında katılım bankacılığı alanında adım atan Aytaç, kamu ve özel sektörün önde gelen katılım bankalarında uzun yıllar çalıştı. 2003-2015 yıllara arasında Türkiye Finans Katılım Bankası’nda şube müdürlüğü, bölge müdürlüğü ve grup müdürlüğü gibi stratejik kademelerde bulunan Sait Aytaç, 2015-2018 yıllarında Vakıf Katılım Bankası’nda pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev yaptı. Tasarruf finansmanı alanında da önemli deneyimleri bulunan ve 2021 yılında Eminevim’de genel müdürlük görevini üstlenen Aytaç, kurumun büyüme ve dönüşüm süreçlerinde önemli rol oynadı. Son olarak Kasım 2022 - Şubat 2026 döneminde Fuzul Tasarruf bünyesinde genel müdür olarak görev alarak üst düzey yönetim ve strateji geliştirme süreçlerini yürüten Aytaç, sahip olduğu bilgi ve tecrübe ile Pusula Holding’in güçlü finans ekosistemine katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.