Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Değer Zinciri

Kapsül Haber Ajansı - Değer Zinciri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Değer Zinciri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sunar Yatırım’ın yeni CFO’su Ural İnal oldu Haber

Sunar Yatırım’ın yeni CFO’su Ural İnal oldu

Türkiye’nin gıda, tarım ve biyoendüstri alanındaki öncü gruplarından Sunar Yatırım, biyoendüstri ve biyoteknoloji odaklı büyüme hedefleri doğrultusunda üst yönetim kadrosunu güçlendiriyor. Bu kapsamda finansal yönetim, stratejik planlama ve operasyonel dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Ural İnal, Sunar Yatırım CFO’su olarak atandı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Ural İnal, yüksek lisansını Çukurova Üniversitesi İşletme programında tamamladı. Kariyerine TEMSA’da başlayan İnal finans, strateji ve uluslararası operasyonlar gibi başlıklarda sorumluluk alarak mali işler ve yurt dışı operasyonları yönetimi konusunda deneyim kazandı. Ural İnal otuz yıla yakın profesyonel hayatında farklı sektörlerde edindiği tecrübesiyle Sunar Yatırım’da finansal sürdürülebilirliği destekleyen stratejilere odaklanarak, şirketler grubunun finansal yapısının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesinden sorumlu olacak. Sunar Yatırım Hakkında Yarım asrı aşkın köklü geçmişiyle tarım, gıda ve biyoendüstri alanında faaliyet gösteren Sunar Yatırım; mısır nişastası bazlı endüstriyel hammadde, bitkisel sıvı yağ, un, yem ve biyo-bozunur plastik üreterek 6 kıtada, 100’ün üzerinde ülkeye ulaştırıyor. 1400’den fazla çalışanı başta olmak üzere çiftçiler, tüketiciler, iş ortakları, yerel yönetimler ve diğer tüm paydaşlarıyla geniş bir değer zinciri kuran Sunar, Ar-Ge ve ileri teknolojilere yaptığı yatırımlarla tarıma dayalı ve çevre dostu sürdürülebilir üretime liderlik ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta ve TSKB’den Kapsayıcı Sigorta Analizi Haber

Anadolu Sigorta ve TSKB’den Kapsayıcı Sigorta Analizi

Yazıda “Kapsayıcı Sigorta: Dayanıklılığı İnşa Etmek” başlıklı analiz, sigortayı yalnızca bir finansal ürün olarak değil; hanehalklarının, KOBİ’lerin ve üreticilerin ekonomik şoklara karşı direnç kazanmasını sağlayan bir kalkınma aracı olarak ele alıyor. Koruma açığı, davranış değişimi ve iş birliğine dayalı modeller üzerinden Türkiye için stratejik çıkarımlar sunan yazı, sürdürülebilir kalkınma kapsamında kapsayıcı sigortanın rolünü tanımlıyor. Anadolu Sigorta’nın, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda odaklı vizyonunu güçlendirmek amacıyla geçtiğimiz aylarda TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) ile hayata geçirdiği blog serisinin yeni yazısı yayımlandı. TSKB Ekonomik Araştırmalar Kıdemli Yöneticisi Şenay Akyıldız’ın “Kapsayıcı Sigorta: Dayanıklılığı İnşa Etmek” başlıklı blog yazısı, sigortanın ekonomik ve toplumsal dayanıklılıktaki rolünü kapsamlı bir perspektifle ele alıyor. Finans, sigorta ve sürdürülebilirlik gündemini yakından takip edenler başta olmak üzere tüm paydaşlara yönelik hazırlanan çalışma, kapsayıcı sigortayı yalnızca bir finansal ürün olarak değil; bireylerin, hanehalklarının ve küçük işletmelerin ekonomik şoklara karşı direnç kazanmasını sağlayan stratejik bir kalkınma aracı olarak değerlendiriyor. Artan sağlık harcamaları, iklim değişikliği kaynaklı afetler, tarımsal üretim kayıpları ve gelir kesintileri gibi riskler karşısında sigorta güvencesi bulunmayan hanelerin çoğu zaman birikimlerini tüketmek ya da üretimden çekilmek zorunda kaldığına dikkat çekilen yazıda, kapsayıcı sigortanın temel hedefinin bu tür şokların kalıcı refah kayıplarına dönüşmesini engellemek olduğu vurgulanıyor. Analizde, literatürde sıkça kullanılan “koruma açığı” ve “kapsayıcılık açığı” kavramlarına da yer veriliyor. Koruma açığı, maruz kalınan ekonomik kayıpların ne kadarının sigorta yoluyla telafi edilemediğini ifade ederken; kapsayıcılık açığı belirli sosyo-ekonomik grupların sigorta sisteminin dışında kalma derecesine işaret ediyor. Geneva Association’ın gelişmiş ülkeleri kapsayan müşteri araştırmasına da yer verilen yazıda, düşük gelirli gruplar, gençler ve göçmenler arasında sigorta sahipliğinin genel nüfusun belirgin biçimde altında olduğu vurgulanıyor. Ayrıca araştırma bulgularının kapsayıcı sigortanın gelişmekte olan ülkeler kadar gelişmiş ülkelerde de yapısal bir sorun alanı olarak varlığını sürdürdüğü ifade ediliyor. Yazıda kapsayıcı sigortanın etkisinin yalnızca hasar anında yapılan ödemelerle sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Asıl dönüşümün, sigorta güvencesinin hanehalklarının ve küçük işletmelerin karar alma süreçlerini değiştirmesiyle ortaya çıktığı belirtiliyor. Çalışmada ayrıca kapsayıcı sigortanın iş birliğine dayalı iş modelleriyle ölçek kazanabildiği örnekler ele alınıyor. Sigorta şirketleri, reasürörler, bankalar ve değer zinciri aktörleri arasında risk paylaşımına dayalı modellerin, hem bireysel riskleri hem de ekonomik ilişkiler ağını daha dayanıklı hale getirebildiği ifade ediliyor. Bu yaklaşımın Türkiye açısından da önemli çıkarımlar sunduğu; özellikle tarım sektörü, KOBİ’ler ve düzensiz gelirli haneler için kapsayıcı sigortanın stratejik bir alan olarak öne çıktığı belirtiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB Sürdürülebilirlik Performansıyla  Dünya Çapında İlk Yüzde 1’de Haber

ABB Sürdürülebilirlik Performansıyla Dünya Çapında İlk Yüzde 1’de

İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknolojileri lideri ABB, sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını uluslararası ölçekte bir kez daha kanıtladı. Şirket, EcoVadis’ten Platin Madalya alırken, CDP’nin (Carbon Disclosure Project / Karbon Saydamlık Projesi) iklim değişikliği ve su yönetimi kategorilerinde A notu elde ederek 2025 yılı A Listesine girmeyi başardı. Dünyaca kabul gören, güvenilir ve bağımsız kuruluşlarca gerçekleştirilen bu değerlendirmeler, ABB’nin sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine yerleştirerek somut ve ölçülebilir adımlar attığını bir kez daha ortaya koydu. ABB, EcoVadis’in gerçekleştirdiği değerlendirmede 100 üzerinden 84 puan alarak Platin Madalya’ya layık görüldü. Bu sonuçla ABB, dünya genelinde değerlendirilen 130 bin şirket arasında ilk yüzde 1’lik dilimde yer aldı. Şirket, bir önceki yıla göre puanını 9 puan artırarak sürdürülebilirlik alanındaki istikrarlı performansını da ortaya koydu. EcoVadis değerlendirmeleri; çevre, çalışma ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik başlıkları altında, yalnızca ölçülebilir ve sahada karşılığı olan uygulamaları esas alıyor. CDP’den iklim ve su alanlarında tam not ABB, sürdürülebilirlikteki başarısını, çevre alanında küresel bir referans kabul edilen CDP’nin 2025 derecelendirmeleriyle de taçlandırdı. Şirket, iklim değişikliği ve su yönetimi kategorilerinin her ikisinde de A notu alarak CDP’nin 2025 A Listesi’ne girdi. Böylece ABB, 22 bin 100 şirket arasında çift A notu alan ilk yüzde 1’lik grup içinde yer aldı. Ayrıca ABB, su yönetimi alanında ilk kez A Listesi’ne girerek bu alandaki ilerlemesini de tescillemiş oldu. Su güvenliğinde somut ve ölçülebilir adımlar Su güvenliği, ABB’nin sürdürülebilirlik stratejisinin temel odak alanları arasında yer alıyor. Şirket, su güvenliği puanını 2023’te B seviyesinden 2024’te A- seviyesine, 2025 itibarıyla ise A seviyesine yükseltti. ABB, dünya genelindeki 320 tesisinde suya bağlı riskleri düzenli olarak değerlendiriyor; özellikle su stresi yaşanan bölgelerde önleyici uygulamalara öncelik veriyor. Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri olan Hindistan’daki Nelamangala tesisi, AWS (Alliance for Water Stewardship) Altın Seviye Sertifikası alan ilk ABB tesisi oldu. Tesiste hayata geçirilen geri kazanım ve yağmur suyu hasadı projeleri sayesinde, son üç yılda yerel yeraltı suyu seviyelerinde 30 metrenin üzerinde artış sağlandı. “Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratmanın temel bir unsuru olarak konumlandırıyoruz” ABB Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Anke Hampel, elde edilen başarılar ile ilgili yaptığı açıklamada, “EcoVadis derecelendirmeleri, şirketlerin tedarikçileri hakkında bilinçli kararlar almasını sağlayarak riskleri azaltıyor, iyileştirmeleri teşvik ediyor ve etkiyi hızlandırıyor. EcoVadis tarafından Platin Madalya ile ödüllendirilmemiz de sürdürülebilirlik alanındaki şeffaflığımızın ve kaydettiğimiz ilerlemenin güçlü bir göstergesidir. CDP’nin hem iklim hem de su alanındaki A Listesi’nde yer almamız ise sürdürülebilirlik alanındaki performansımız ve kurumsal şeffaflığımız açısından önemli bir başarıdır. Suya bağlı risklere maruziyetin yönetimi, suyun sorumlu kullanımı, yönetişim süreçleri ve tedarikçilerimizin su riskleri konusundaki katılımını güçlendirmeye yönelik artan odağımız su alanında ilk kez A notu almamızı sağladı” ifadelerini kullandı. ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Başar Vural ise konuyla ilgili, “ABB’nin EcoVadis ve CDP gibi küresel ölçekte referans kabul edilen platformlarda elde ettiği bu başarılar, sürdürülebilirlik hedeflerimizi başarılı bir şekilde hayata geçirdiğimizin somut göstergesidir. Bu küresel yaklaşımı Türkiye’de de kararlılıkla uyguluyor; elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşme odağındaki çözümlerimizle sanayiden altyapıya kadar geniş bir alanda düşük karbonlu dönüşümü destekliyoruz. ABB Türkiye olarak, global sürdürülebilirlik hedeflerimizi yerel ihtiyaçlar ve önceliklerle buluşturarak, ülkemizin yeşil dönüşümüne uzun vadeli ve ölçülebilir katkı sağlamayı sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu. ABB, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını yüzde 80, 2050 yılına kadar ise yüzde 100 azaltmayı hedefliyor. Şirket, TIME dergisi ve Statista tarafından hazırlanan “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2025” listesinde 14’üncü sırada yer alırken, İsviçre’de tüm sektörler arasında en sürdürülebilir üçüncü şirket olarak konumlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone’dan Yerli Tedarikçilerine Global Pazarlara Açılma Fırsatı  Haber

Vodafone’dan Yerli Tedarikçilerine Global Pazarlara Açılma Fırsatı 

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Türkiye’nin dört bir yanından tedarikçilerini bir kez daha İstanbul’da buluşturdu. Vodafone Tedarik Zinciri Yönetimi ekibi tarafından düzenlenen etkinliğe teknoloji, yazılım, telekommünikasyon, üretim ve hizmet sektörlerinden, farklı büyüklüklerde yaklaşık 500 tedarikçi firmanın yöneticileri katıldı. “Geleceğe birlikte bağlıyız.” mesajının verildiği toplantıda, Vodafone’un Türkiye’deki 20 yıllık yolculuğunun yanı sıra geleceğe yönelik hedef ve stratejileri de paylaşıldı. Etkinlik kapsamında düzenlenen panel ve sunumlarda 5G hazırlıkları, sürdürülebilirlik, iş sağlığı ve güvenliği, yerli ve milli tedarikçi ekosistemine yönelik yatırımlar gibi konular ele alındı. Gerçekleşen zirvede, şirket stratejik önceliklerini aktaran konuşmasında Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: “Vodafone Grubu olarak, Avrupa ve Afrika'nın en büyük telekom ve teknoloji şirketlerinden biriyiz. Toplamda 60 ülkenin 15'inde kendi markamızla faaliyet gösteriyor, 330 milyondan fazla bireysel müşteriye ve 4,7 milyon işletmeye hizmet sunuyor, dünya genelinde 220 milyondan fazla cihazı birbirine bağlıyoruz. Ülkemizde ise Cumhuriyet tarihinin en büyük iki uluslararası doğrudan yatırımcılarından biriyiz. 20 yılda yaptığımız toplam yatırımın reel değeri 480 milyar TL'yi aşmış durumda. Türkiye'de 50 milyar TL'lik satın alma hacmine, 1.200'ün üzerinde tedarikçi ve yaklaşık 6.000 satış noktasından oluşan çok büyük bir ekosisteme sahibiz. Bu ekosistemle, yaklaşık 40 bin kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam yaratıyoruz. Tedarikçi yönetiminde birlikte çözüm geliştirmeyi esas alan stratejik ortaklıklar kurmaya önem veriyoruz. Sadece fiyat odağıyla bakmayarak, kurumsal hassasiyetlerimiz konusunda bizimle paralel düşünen ve hareket eden firmalarla çok daha fazla işbirliği yaptığımız bir çalışma biçimine geçtik. Kendini geliştirmeye devam eden, kısa vadeli getiri yerine uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanan ve kalite, hız ve dijital yetkinlikler anlamında fark yaratan tedarikçilerimiz için hem Türkiye’de hem de global pazarlarda büyüme fırsatları sunmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de tedarikçilerimizle birlikte üretecek, Türkiye'de kazandıklarımızı yine Türkiye için değere dönüştüreceğiz.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hana Jalel ise şöyle konuştu: “Vodafone Türkiye olarak uzun yıllardır hedefimiz sektörde gelir bazında en hızlı büyüyen operatör olmak. Son 2,5 yıldır bu hedefi istikralı bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Türkiye’de başardıklarımızla Vodafone Grubu’nun global finansal tablolarında da önemli bir yere sahibiz. 2025-26 mali yılımız da bu açıdan başarılı geçiyor. Nisan-Eylül 2025 dönemini kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, şirketimizin servis gelirleri 64,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârımız 23,7 milyar TL oldu. Bu sonuçlarla, gelir bazında en hızlı büyüyen operatör olma hedefini mali yılımızın ilk yarısı itibarıyla da gerçekleştirmiş olduk. Bu yolculukta bizimle birlikte olan tedarikçilerimize teşekkür ediyoruz.” Vodafone Tedarikçi Yönetiminde Global Fırsat ve Standartlarla Değer Yaratıyor Küresel ölçekte 26 milyar Euro’nun üzerinde bir satın alma gücüyle dünyanın en büyük tedarik organizasyonlarından biri haline gelen Vodafone, ölçek ekonomisi yaratmanın ötesinde; tedarikçileri için farklı ülkelere açılma ve ihracat fırsatları sunuyor. Tedarikçi yönetiminde uluslararası en iyi uygulamalarla tam uyum sağlayarak küresel standartlarda bir çalışma modeli benimseyen Vodafone. ISG (İş Sağlığı ve Güvenliği) gerekliliklerini tüm tedarikçi ekosistemine entegre ederken, siber güvenlik ve veri koruma alanlarında en yüksek seviye kontrollerle tedarik zinciri güvenilirliğini güçlendiriyor. Vodafone ayrıca kapsayıcılık ve çeşitlilik prensiplerini tedarikçi seçim ve değerlendirme süreçlerinin temel bileşenlerinden biri hâline getirmiş durumda. Çevresel etki azaltımı ve gezegenin korunmasına yönelik sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda çalışan Vodafone, tüm tedarikçileriyle birlikte çevresel sorumluluğu esas alan, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Holding’den 2030’a Yönelik Somut Emisyon Azaltım Hedefleri Haber

Doğuş Holding’den 2030’a Yönelik Somut Emisyon Azaltım Hedefleri

Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma anlayışının temel unsurlarından biri olarak ele alan Doğuş Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporunu yayımladı. Holdingin küresel raporlama standartlarıyla uyumlu olarak hazırladığı ilk sürdürülebilirlik raporu, iklim değişikliğiyle mücadeleden yönetişime, risk yönetiminden yatırım süreçlerine uzanan kurumsal yaklaşımı bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Raporda; çift öncelik analizi, dekarbonizasyon stratejisi ve Kapsam 3 emisyonlarının ölçümü ve yönetimine yönelik geliştirilen DO-TRace Programı öne çıkıyor. Doğuş Holding, 2030 yılına kadar 2022 baz yılına kıyasla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında yüzde 50, Kapsam 3 emisyonlarında ise yüzde 30 azaltım hedeflediğini açıkladı. Çok sektörlü yatırım portföyü dikkate alınarak belirlenen bu hedefler, Doğuş Holding’in iklim risklerine karşı dayanıklılığını artırmayı amaçlayan dekarbonizasyon yol haritasının temelini oluşturuyor. Sürdürülebilirlik, Karar Alma ve Performans Yönetiminin Ayrılmaz Bir Parçası 2024 Sürdürülebilirlik Raporu; Doğuş Holding'in çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarını ölçülebilir hedefler, performans göstergeleri ve izleme mekanizmaları aracılığıyla nasıl yönettiğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda oluşturulan “İzleme Komitesi”, sürdürülebilirlik hedeflerinin düzenli olarak değerlendirilmesini ve karar alma süreçlerine sistematik biçimde entegre edilmesini sağlayan yönetişim yapısının önemli bir unsuru olarak raporda yer alıyor. Çift Öncelik Analizi ile Stratejik Odaklanma Raporda yer alan çift öncelik analizi doğrultusunda, paydaş beklentileri ile finansal etki alanları birlikte ele alınarak 2025–2028 dönemine yönelik stratejik sürdürülebilirlik öncelikleri tanımlandı. Holdingin Dekarbonizasyon Stratejisi, bu öncelikler doğrultusunda iştirak ve bağlı ortaklıkları kapsayan kapsamlı bir aksiyon planı temelinde yapılandırıldı. Bu yaklaşım; emisyonların düzenli takibini, veri kalitesinin güçlendirilmesini ve azaltım hedeflerinin performans yönetimiyle ilişkilendirilmesini esas alıyor. Doğuş Holding'in değer zinciri ve yatırım yapısı dikkate alınarak geliştirilen Kapsam 3 DO-TRace Programı ise, sektör bazlı önemlilik analizleri doğrultusunda Kapsam 3 emisyonlarının ölçümü ve yönetimine yönelik kurumsal bir çerçeve sunuyor. Program, sürdürülebilirlik göstergelerinin yatırım değerlendirme ve risk yönetimi süreçlerine entegrasyonunu destekleyerek, holdingin uzun vadeli stratejik karar alma mekanizmalarına katkı sağlıyor. Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Nafiz Karadere, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Doğuş Holding olarak sürdürülebilirliği, yönetişim yapımızın ve karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz. Küresel standartlarla uyumlu ilk sürdürülebilirlik raporumuz, bu yaklaşımın kurumsal stratejimize nasıl entegre edildiğini ortaya koyuyor. Çift öncelik analiziyle belirlenen başlıkları grup genelinde sistematik biçimde izlerken, Dekarbonizasyon Stratejimiz ve İzleme Komitemiz aracılığıyla iklim risklerine karşı dayanıklılığımızı artırmayı ve sürdürülebilirliği yatırım ve performans yönetiminin temel bileşenlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz." Ulusal ve Uluslararası Raporlama Standartlarıyla Uyum Doğuş Holding A.Ş. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, GRI Standartları, ESRS (Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) ve Türkiye'de yürürlüğe giren TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) referans alınarak hazırlandı.

Zorlu Enerji, LSEG Değerlendirmesinde Dünya Liderliğine Yükseldi Haber

Zorlu Enerji, LSEG Değerlendirmesinde Dünya Liderliğine Yükseldi

Enerji sektöründe dünya genelinde değerlendirilen 346 şirket arasından birinci sıraya yerleşerek küresel liderliğe yükseldi. Yenilenebilir enerjinin öncü şirketlerinden Zorlu Enerji, sürdürülebilirlik performansıyla uluslararası alandaki başarılarını sürdürmeye devam ediyor. Zorlu Enerji, uluslararası finansal analiz ve raporlama kuruluşu London Stock Exchange Group (LSEG) tarafından 2024 yılı mali verileri baz alınarak yapılan 2025 ESG değerlendirmesinde, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanında 100 üzerinden 92 puan aldı. Bu skorla Zorlu Enerji, Elektrik Hizmetleri ve Bağımsız Güç Üreticileri kategorisinde dünya genelinde raporlama yapan 346 şirket arasında birinci sıraya yükselerek, küresel liderliğini tescilledi. Çevresel, Sosyal ve Yönetişimde küresel ölçekte güçlü performans Zorlu Enerji, LSEG değerlendirmesinde çevresel, sosyal ve yönetişim başlıklarının tamamında sergilediği dengeli ve yüksek performansıyla öne çıktı. Şirket, en yüksek performans gösterdiği Çevresel (Environment) kategorisinde 96 puana ulaşırken, iklim kriziyle mücadeleye yönelik çalışmaları ile etkin kaynak yönetimi stratejileri bu yüksek skorda belirleyici rol oynadı. Sosyal (Social) kategorisinde 90 puan alan Zorlu Enerji, özellikle Ürün Sorumluluğu başlığında elde ettiği 99 puan ve Toplum başlığındaki 93 puanla küresel ölçekte en iyi uygulamalar seviyesinde bir performans sergiledi. Kurumsal Yönetişim (Governance) alanında da 90 puan alan Zorlu Enerji, şeffaf ve hesap verebilir yönetim anlayışıyla dikkat çekerken, Yönetim (Management) başlığında elde ettiği 98 puanla kurumsal olgunluğunu ve güçlü yönetim yapısını bir kez daha ortaya koydu. Uzun vadeli değer yaratmaya dayalı sürdürülebilirlik vizyonu Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında küresel ölçekte tescillenen en iyi uygulamaları esas alan örnek bir iş modeliyle faaliyet gösterdiklerini belirterek 2040 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerini ifade etti. Sürdürülebilirliği tüm faaliyet ve karar alma süreçlerinin merkezine aldıklarını vurgulayan Elif Yener, “Geleceğe uyumlu bir şirket olma hedefiyle faaliyetlerimizin her aşamasında sürdürülebilirliği esas alıyor, içinde bulunduğumuz topluma ve dünyaya uzun vadeli değer katmayı amaçlıyoruz. Zorlu Enerji olarak, uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızı “Onarıcı Operasyonlar ve Değer Zinciri”, “Etki Odaklı Büyüme” ile “İnsan ve Kültür” başlıkları etrafında şekillendiriyoruz. Sürdürülebilirliğin enerji sektörüne ve dünyanın geleceğine yön veren temel konulardan biri olduğuna inanıyoruz. LSEG değerlendirmesinde dünya birincisi olmak, bu yaklaşımımızın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi.

Opella’nın Net Sıfır Hedefi Bilim Temelli Hedefler Girişimi Tarafından Onaylandı Haber

Opella’nın Net Sıfır Hedefi Bilim Temelli Hedefler Girişimi Tarafından Onaylandı

Bu önemli dönüm noktası, Opella’nın iklim stratejisinin, küresel +1,5°C hedefi ve Paris Anlaşması ile uyumlu olduğunu, ayrıca şirketin 2050 yılına kadar faaliyetleri ve değer zinciri genelinde net sıfır karbon emisyonuna ulaşma taahhüdünde bulunduğunu teyit ediyor. SBTi; Karbon Açıklama Projesi (CDP), Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC), Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) arasındaki bir ortaklık olma özelliğinde. Bu onay da, Opella’nın hedeflerinin, iklim bilimiyle uyumlu ve kurumsal net sıfır hedef çerçevesi anlamına gelen Kurumsal Net Sıfır Standardı’na uygun olduğunu gösteriyor. Opella, bu gelişme ile birlikte hem B Corp sertifikasına sahip hem de net sıfır taahhütleri SBTi tarafından onaylanmış ilk global tüketici sağlığı oldu. Bu gelişme, Opella’nın bilimsel titizlikle sosyal ve çevresel sorumluluğu birleştirme konusundaki derin bağlılığını yansıtması açısından da manidar. Julie Van Ongevalle, Opella Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı: “B Corp sertifikalı ve SBTi onaylı olmamız, hem insan hem de gezegen sağlığını koruma yolunda işimizi dönüştürmeye ne kadar kararlı olduğumuzun da bir göstergesi. Anlamlı bir değişim yaratan cesur bir ekibe liderlik etmekten gurur duyuyorum.” Marissa Saretsky, Opella Sürdürülebilirlik Direktörü: “Bilim pusulamız, veri ise yol haritamız. SBTi’nin onayı, iklim stratejimizin kanıta dayalı olduğunu ve uygulamada hesap verebilir olduğumuzu teyit ediyor. İşlerimizi karbonsuz hale getirmek, uzun vadeli dayanıklılığımız ve etkimiz açısından hayati önem taşıyor; bu nedenle hedefleri eyleme dönüştüren küresel bir hareketin parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” Feirouz Ellouze, Opella AMET Bölgesi Genel Müdürü: “Bizim için en değerli iki odak olan insanları ve gezegeni korumak ve gözetmek gibi bir amaçla hareket ediyoruz. Afrika, Orta Doğu ve Türkiye bölgesinde topluma ve ekosisteme kök salan sürdürülebilir uygulamaları benimserken, Bilim Temelli Hedefler Girişimi tarafından onaylanan hedeflerimiz bize bu amaç doğrultusunda yol göstermekte. Ekiplerimiz azimle ve kalpten bir bağlılıkla çalışarak, gelecek nesiller için daha sağlıklı bir geleceği şekillendiriyor.” 2023 yılı baz alınarak, Opella 2034 yılına kadar 1, 2 ve 3. Kapsam emisyonlarında %58,8 oranında azalma hedefliyor. Şirket ayrıca 2050 yılına kadar %90 mutlak emisyon azalımı taahhüt ediyor. Bu hedefler, hem şirket operasyonlarını hem de değer zincirindeki karbon emisyonlarını kapsıyor ve emisyon dengelemesine (offset) dayanmaktan ziyade karbon salınımsız hale gelmeye öncelik veriyor. Bu hedeflere ulaşmak için Opella’nın iş yapma biçiminde bir dönüşüm de gerekiyor. Düşük karbonlu hammaddelerin tedarik edilmesi, ambalaj tasarımlarının yeniden düşünülmesi, %100 yenilenebilir elektriğe geçilmesi ve tedarikçilerin kendi bilim temelli hedeflerini belirlemeleri için iş birliği yapılması planlanıyor. Opella, ilerlemesini her yıl raporlayacak ve iklim biliminin gelişimine paralel olarak hedeflerini düzenli olarak gözden geçirecek.

Ülker Sürdürülebilirlikte 10 Yıllık Hedeflerini Aştı Haber

Ülker Sürdürülebilirlikte 10 Yıllık Hedeflerini Aştı

Ülker Bisküvi, ekonomik, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansına ilişkin 10. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Ülker’in Türkiye ve yurt dışı operasyonlarını kapsayan 1 Ocak-31 Aralık 2024 dönemine ilişkin rapor, şirketin 2014’te belirlediği uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini aşan kazanımlara imza attığını ortaya koydu. Kölükfakı: Küresel gıda sisteminin dönüşümüne sürdürülebilirlikle katkı sağlıyoruz Zorlu küresel koşullara rağmen yıl boyunca sürdürülebilirlik stratejilerini kararlılıkla uyguladıklarını belirten Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, 10 yıl önce koydukları hedefleri aşmış olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Sürdürülebilirlik yolculuğunun devam ettiğini vurgulayan Kölükfakı sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Aşırı hava olaylarıyla ekosistem kayıpları, gıda üretim zincirini doğrudan etkileyerek tarımsal verimliliği düşürüyor, ham madde tedarikinde aksamalara yol açıyor ve su kaynaklarını tehdit ediyor. Artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimleri, temel tarımsal ham maddelerin üretimini olumsuz etkiliyor. Biz de bu şartları dikkate alarak sadece kendi şirketimiz için değil sektör genelinde ve toplumsal düzeyde de olumlu örnekler oluşturacak uygulamaları hayata geçirmeye devam ediyoruz. 2014’te ivme kazanan sürdürülebilirlik çalışmalarımızla, gıda sektöründe lider konumumuzu koruyor; Dünya, Değer Zinciri, Çalışanlar ve Toplum ana başlıkları altında şekillenen yaklaşımımızla 2050 hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz. 2014 yılından bu yana sürdürülebilirlik çalışmalarımızla küresel gıda sisteminin dönüşümüne katkı sağlarken, yönetişim yapımızı sürekli geliştiriyor ve risklere karşı dayanıklılığımızı artırıyoruz.” Kölükfakı, 2014'te belirlenen birim üretim başına su azaltma hedefini 2024’te yüzde 12,2 oranında aştıklarını ve yüzde 42,2’lik su tasarrufu sağladıklarını kaydederken, birim üretim başına karbon salımını %40 azaltma hedefini geride bırakarak 2014 yılına göre %51,4 azaltım başardıklarının da altını çizdi. Özgür Kölükfakı “Ülker’in uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik projelerle 2024’te 8 bin 70 MWh enerji ve 46 bin 595 m3 su tasarruf sağlandığını, Türkiye’deki fabrikalarında I-REC sertifikalı %100 yenilenebilir elektrik enerjisi kullandıklarını, bu fabrikalardaki Kapsam 2 emisyon salımlarını sıfırlayarak, 101 bin 35 ton karbon emisyonunun önüne geçtiklerini kaydetti.” ‘‘İnovasyonlarımızla hem çevresel etkiyi azaltıyor hem de toplumsal fayda sağlıyoruz’’ Kölükfakı, Ülker’in inovasyon faaliyetleriyle 2024’te sadece tüketici beklentilerine yanıt vermekle kalmadığını, çevresel etkisini azaltmayı ve toplumsal faydasını artırmayı da hedeflediğini belirterek şöyle devam etti: “Buğdayda Onarıcı Tarım Projesi’ni Kırıkkale’de belirlenen 180 hektarlık alanda başlattık. İnovasyon eksenindeki çalışmaların bir diğer ayağında Sabancı Üniversitesi ortaklığıyla yürüttüğümüz ‘Biyofortifikasyon Projesi’ ilk sonuçlarını verdi. Bu kapsamda yapraktan çinko ve selenyum uygulanan buğdayla üretilen sınırlı sayıda ‘Saklıköy Tarlada Zenginleştirilmiş Tahıllı Bisküvi’miz 2025 Temmuz ayında raflarda yerini aldı... Doğu Karadeniz’de sürdürdüğümüz “Fındıktan Fazlası”, İç Anadolu’da buğday çiftçileriyle birlikte yürüttüğümüz “Onarıcı Tarım” ve Afrika’da kakao çiftçilerine ulaştığımız “Kakaodan Fazlası” projelerimizle; eğitim programları, ekipman, yeni fidan desteği ve mikrobiyal gübre uygulamalarıyla değer zincirimizin tüm paydaşlarını kapsayan projelere devam ediyoruz. Sürdürülebilirlik başarıları uluslararası listelerde liderliği getirdi Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, 2015’ten bu yana Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldıklarını hatırlatarak 2024’te S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ne (The Sustainability Yearbook) üst üste 5. kez girme başarısı gösterdiklerini belirtti. Kölükfakı, “Listedeki 9 Türk şirketinden biri ve gıda ürünleri kategorisindeki 26 global şirket arasında tek Türk şirketi ünvanını koruyoruz. LSEG (London Stock Exchange Group) sürdürülebilirlik endeksinde yer alan 450’den fazla küresel şirket arasında Ocak 2023’te olduğu gibi Ocak 2024’te de kategori lideri olduk. Borsa İstanbul genelindeyse tüm sektörlerde birinci sırada yer aldık. Sürdürülebilirlik bağlantılı ilk tahvil ihracımız büyük ilgi gördü. 2023 yılında 410 milyon ABD doları tutarında bir sürdürülebilirlik bağlantılı kredi sağlarken, 2024’te 550 milyon ABD doları tutarında sürdürülebilirlik bağlantılı tahvil ihracını gerçekleştirdik. Uzun vadeli hedeflerle kurumsal yapımızın kalıcı parçası haline getirdiğimiz sürdürülebilirlik vizyonumuzla istikrarlı büyümemizi devam ettirmekte kararlıyız.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.