Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dekarbonizasyon

Kapsül Haber Ajansı - Dekarbonizasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dekarbonizasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Cam Endüstrisi   40. Şişecam Uluslararası Cam Konferansı’nda İstanbul’da Buluştu Haber

Küresel Cam Endüstrisi 40. Şişecam Uluslararası Cam Konferansı’nda İstanbul’da Buluştu

Bu yıl “United to Innovate: A Future-Focused Transformation of Energy & Glass” temasıyla düzenlenen konferansta, dekarbonizasyon, enerji verimliliği ve dijitalleşme gibi dönüşümün merkezinde yer alan konular kapsamlı şekilde ele alınıyor. Alanında dünyanın en saygın platformları arasında gösterilen konferans, cam sektörünün sürdürülebilir geleceğine yön verecek stratejik tartışmalara ev sahipliği yapıyor. “Sürdürülebilirlik artık uzun vadeli bir vizyonun çok ötesinde” Konferansın açılışında konuşan Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, camın ardındaki bilimsel derinliğe ve sektörün dönüşümüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Camı daha işlevsel, sürdürülebilir ve hafif üretme arayışı bizim için bitiş çizgisi olmayan bir yolculuk. Özellikle sürdürülebilirlik artık uzun vadeli bir vizyon değil, tüm değer zincirimizi şekillendiren temel bir dönüşüm ajandası. Cam, doğası gereği enerji yoğun bir endüstri. Bu yapının beraberinde getirdiği çevresel ve operasyonel zorluklara karşı sektör olarak ortak akılla, inovasyonla ve güçlü iş birlikleriyle somut çözümler üretmemiz kaçınılmaz. Şişecam olarak hedefimiz, 50 yıllık köklü Ar-Ge birikimimizle bu sektörel çözümlere öncülük etmek. Şişecam Uluslararası Cam Konferansı da bu hedefe ilerlememizi destekleyen önemli bir platform.” “Bu çağa elektrik çağı diyoruz” Etkinliğin ana konuşmacısı Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol ise, dünyadaki gelişmeler ve global trendlerle ilgili konuştu. Birol şunları söyledi: “Ülkeler enerji sistemlerini elektriğe dönüştürüyorlar. Elektrik değerli hale gelecek ve yenilenebilir ile nükleer enerji ilerleme gösterecek. Ekonomimiz, sosyal yaşantımız enerjiyle tetikleniyor. Petrol ve gazdan sonra yavaş yavaş elektrik dönemine geliyoruz. Bu artışın tetikleyici unsurlarından biri yapay zeka. Veri merkezleri 7/24 elektriğe ihtiyaç duyuyor. İkincisi elektrikli araçlar. 5 yıl önce dünyada satılan araçların yüzde 5’i elektrikliyken bugün bu oran yüzde 30. Üçüncü tetikleyici ise klimalar. İklim değişiklikleri ve sıcaklıkların artması klima kullanımını ciddi oranda artırıyor. Bu üç unsur elektrifikasyon için en önemli tetikleyiciler. Biz bu çağa elektrik çağı diyoruz. Enerji krizi konusunda kurumlar ve devletler doğru stratejiler kurmalı, güvenilir ortaklar edinmeli ve daha ödenebilir bir şekilde elektrik üretilmeli.” Konferansın devamında Dr. Fatih Birol ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) İklim Stratejisi ve Uygulama Genel Müdürü Gianpiero Nacci’yi bir araya getiren “Securing the Transition: Financing the Decarbonization of Energy-Intensive Industry” başlıklı söyleşide; enerji yoğun sanayilerin düşük karbon dönüşümü finansmanı, bu geçişi hızlandıracak yatırım araçları ve kamu ile özel sektör finansman kaynaklarının uyumlu hâle getirilmesi konuları ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye, Sürdürülebilirlik Performansını 2025 Raporuyla Ortaya Koydu Haber

Siemens Türkiye, Sürdürülebilirlik Performansını 2025 Raporuyla Ortaya Koydu

Rapora göre Siemens Türkiye, 2019 yılına kıyasla operasyonel karbon emisyonlarını yüzde 70 azaltırken, tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanımına geçti. Şirket ayrıca 4 ülkede 22 müşteriye sunduğu enerji verimliliği hizmetleriyle yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağladı. Siemens Türkiye Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu, şirketin dekarbonizasyon, enerji verimliliği, kaynak verimliliği, fırsat eşitliği, çalışan gelişimi ve etik yönetişim alanlarında kaydettiği ilerlemeleri somut verilerle ortaya koyuyor. Operasyonel emisyonlarda yüzde 70 azalma Siemens Türkiye, Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu’na göre 2025 yılında kendi operasyonlarından kaynaklanan karbon ayak izini 4.500 ton CO₂ eşdeğeri seviyesine düşürerek 2019 yılına kıyasla yüzde 70 oranında azaltım sağladı. Şirket, 2030 yılına kadar Net Sıfır emisyon hedefine ulaşmak amacıyla çalışmalarını sürdürürken, operasyonlarının çevresel etkisini azaltmaya yönelik uygulamalarını da kararlılıkla hayata geçiriyor. Tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanan Siemens Türkiye, enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamalarını sistematik biçimde sürdürerek enerji hedeflerini sürdürülebilir gelecek vizyonuyla uyumlu hale getiriyor. 2022-2025 döneminde enerji verimliliği uygulamaları sayesinde toplam enerji tüketiminde yüzde 13 oranında azalma sağlanırken, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi kapsamında yürütülen çalışmalar da enerji performansının iyileştirilmesine katkı sundu. 22 müşteriye enerji verimliliği hizmeti Siemens Türkiye, enerji verimliliği alanındaki uzmanlığını müşterilerine sunduğu çözümlerle de desteklemeyi sürdürdü. Bu kapsamda 4 ülkede faaliyet gösteren 22 müşteriye enerji verimliliği hizmeti sunan şirket, toplam 448 enerji tasarruf önleminin uygulanmasına destek verdi. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda müşteriler için 21,72 milyon euro seviyesinde tasarruf potansiyeli ortaya konulurken, Siemens Türkiye bu projeler aracılığıyla 17,6 milyon euro iş hacmi yarattı. Şirket ayrıca müşterilerine sunduğu çözümler sayesinde yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkıda bulunarak sürdürülebilir büyümenin desteklenmesinde aktif rol oynadı. Kaynak verimliliğinde güçlü performans Kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla yürütülen çalışmalar da 2025 yılında önemli sonuçlar verdi. Siemens Türkiye, çöp depolama alanına gönderilen atık miktarını 81 tondan 13 tona düşürerek yüzde 84 oranında azaltım sağladı. Böylece atık yönetimi ve döngüsel ekonomi uygulamalarında önemli bir ilerleme kaydedildi. Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri kazanım uygulamalarının yaygınlaştırılması sayesinde şirketin geri dönüşüm performansı da yükselişini sürdürdü. 2022 yılında 514 ton olan geri dönüştürülebilen atık miktarı 2025 yılında 715 tona ulaştı. Düşük çevresel etkiye sahip EcoTech ürünleri ve kaynak verimliliğini odağına alan uygulamalar da Siemens Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaya devam etti. Çalışan gelişimi ve kapsayıcı kurum kültürü önceliğini koruyor Siemens Türkiye, sürdürülebilir başarının temelinde insan kaynağının yer aldığı anlayışıyla çalışan gelişimine yatırım yapmayı sürdürdü. 2025 yılında çalışan başına ortalama dijital öğrenme süresi 40 saate ulaşarak şirketin küresel hedeflerinin üzerine çıktı. Dijital yetkinliklerin geliştirilmesine yönelik eğitim programları ve sürekli öğrenme kültürü, çalışanların mesleki gelişimlerini desteklemeye devam etti. Şirket çalışanlarının yaklaşık yüzde 50’si Hisse Paylaşım Planı’ndan yararlanırken, çalışanların şirket başarısına ortak olmasını teşvik eden uygulamalar güçlendirildi. Ayrıca 10 yıldır kesintisiz devam eden Çalışan Destek Programı kapsamında çalışanlara ve ailelerine psikolojik danışmanlık, sosyal destek ve farklı refah uygulamaları sunulmaya devam edildi. Etik ve sorumlu iş anlayışı değer zincirine yayılıyor Etik yönetişim yaklaşımını güçlendirmeye devam eden Siemens Türkiye, iş süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumlu yönetim ilkelerini odağına alıyor. Düzenli olarak güncellenen İş Ahlakı Rehberi ve Türkiye’de uygulanan “etik topluluğu” yaklaşımı sayesinde kurum genelinde yüksek düzeyde etik farkındalık kültürü destekleniyor. Şirket ayrıca ESG kriterlerine dayalı değerlendirme ve denetim süreçleriyle etik ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendirirken, tedarik zinciri boyunca sürdürülebilirlik yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Tedarikçi Davranış Kuralları’na bağlılık esasına dayalı yaklaşımıyla sürdürülebilir iş modellerinin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. Hüseyin Gelis: “Sürdürülebilir gelecek için kararlı adımlar atıyoruz” Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, yayımlanan rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Büyük bir dönüşüm çağında ilerlerken, dünyamızı gelecek nesillere aktarabilmek adına harekete geçme aciliyeti her zamankinden daha belirgin hale geliyor. Siemens Türkiye olarak sürdürülebilirliği stratejimizin, karar alma süreçlerimizin ve günlük faaliyetlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Türkiye’de 170 yıldır ilerlemeyi şekillendirme kararlılığımızı, bugün sürdürülebilir bir gelecek inşa etme sorumluluğuyla bir adım daha ileri taşıyoruz. Siemens Türkiye Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu, bu alanda attığımız adımların yarattığı etkiyi somut verilerle ortaya koyuyor.” Thomas Kolbinger: “Uzun vadeli değer yaratmayı odağımıza alıyoruz” Siemens Türkiye CFO’su Thomas Kolbinger ise sürdürülebilirlik yaklaşımının tüm iş süreçlerine entegre edildiğini belirterek şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, uzun vadeli değer yaratmanın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Küresel sürdürülebilirlik çerçevemiz; dekarbonizasyon, etik, yönetişim, kaynak verimliliği, fırsat eşitliği ve istihdam edilebilirlik alanlarında veri odaklı yaklaşımımıza yön veriyor. İş Ahlakı İlkelerimizi düzenli olarak güncelliyor; ESG kriterlerine dayalı değerlendirme ve denetim süreçleriyle etik ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendiriyoruz. Tedarikçi Davranış Kuralları’na bağlılık esasına dayalı yaklaşımımızla sürdürülebilir iş modellerini desteklemeyi sürdürüyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam Uluslararası Cam Konferansı 40. Yılında Sektörün Dönüşüm Gündemini İstanbul’a Taşıyor Haber

Şişecam Uluslararası Cam Konferansı 40. Yılında Sektörün Dönüşüm Gündemini İstanbul’a Taşıyor

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, camın farklı endüstrilerde üstlendiği dönüştürücü rolü çok boyutlu bir perspektifle ele alarak akademi, tasarım ve sanayi dünyasını aynı platformda buluşturmaya devam ediyor. 40 yıllık köklü bir bilgi paylaşımı geleneği olan Şişecam Uluslararası Cam Konferansı, bu yıl da cam endüstrisinin geleceğine yön veren stratejik konuları gündemin merkezine taşıyacak. Konferansın ana konuşmacısı, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Dr. Fatih Birol olacak. Dr. Birol, küresel enerji dönüşümünün sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirirken; cam sektörü özelinde sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği ve düşük karbonlu dönüşümün yol haritasına dair kapsamlı bir çerçeve sunacak. Konferans kapsamında ayrıca Dr. Birol’un katılımıyla gerçekleştirilecek özel oturumda, enerji dönüşümünün sektöre etkileri daha kapsamlı biçimde tartışmaya açılacak. Konferansın diğer ana konuşmacıları arasında yer alan AGC Architectural Glass Avrupa ve Amerika Başkanı ve Glass for Europe Belçika Yönetim Kurulu Başkanı Davide Cappellino sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü kapsamında Avrupa düz cam sektörü için zorluklar ve fırsatlara odaklanırken; +MURAT TABANLIOĞLU Studio’nun kurucusu mimar Murat Tabanlıoğlu ise camın mimarlık ve tasarım alanındaki kullanımını mekânsal deneyim ve tasarım yaklaşımı üzerinden ele alacak. Programın merkezinde yer alan panel oturumları, sektörün dönüşümünü en somut başlıklarıyla ele alacak. İlk gün düzenlenecek “How the Glass Innovation and Technology Ecosystem Works” panelinde, inovasyonun temel araştırmadan endüstriyel ölçeğe taşınmasındaki zorluklar, cam inovasyonunun neden yavaş ölçeklendiği, dekarbonizasyon yarışı, kurumlar arası iş birliği ihtiyacı ve rekabet–tamamlayıcılık dengesi gibi kritik başlıklar tartışılacak. İkinci gün gerçekleştirilecek “From Lab to Scalable Innovation” panelinde ise teknolojilerin ticarileşme süreci; ölçeklenme stratejileri, kurumsal–startup iş birlikleri, yatırımcı yaklaşımı, hızlandırma programları, yetenek ekosistemi ve girişimlerin karşılaştığı “valley of death” gibi başlıklar üzerinden ele alınacak. İki gün boyunca gerçekleştirilecek paralel oturumlarda ise; enerji dönüşümü, dekarbonizasyon, dijitalleşme, yapay zekâ, ileri üretim teknolojileri ve tasarım başlıkları tartışılacak. Program dahilinde uluslararası konuşmacılar; akıllı cam teknolojileri, düşük karbonlu üretim yaklaşımları ve AI destekli üretim çözümleri gibi alanlardaki güncel gelişmeleri paylaşacak. Konferans, panel ve sunumların yanı sıra poster oturumları ile katılımcılar arasında doğrudan etkileşim ve iş birliği imkânı sunacak. Şişecam Uluslararası Cam Konferansı; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, yeni üretim teknolojileri ve tasarım trendlerini aynı çatı altında buluşturarak cam endüstrisinin dönüşümüne yön veren stratejik bir bilgi paylaşım platformu olma özelliğini sürdürüyor. Camın geleceğine yön veren küresel bir buluşma noktası olarak konumlanan konferans, Şişecam’ın uluslararası cam ekosistemini geliştirme vizyonu doğrultusunda sektör profesyonelleri için güçlü bir etkileşim ve düşünce alışverişi alanı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zorlu Enerji’nin Ar-Ge Projelerine Uluslararası Fon Desteği Haber

Zorlu Enerji’nin Ar-Ge Projelerine Uluslararası Fon Desteği

Zorlu Enerji Jeotermal Kaynaklar, Ar-Ge ve İnovasyon Grup Müdürü Ural Halaçoğlu, “Ar-Ge’yi tüm iş süreçlerimize entegre edebilme yetkinliğimizi sürekli geliştiriyoruz. Bu doğrultuda dünyadaki iyi uygulamaları yakından takip ediyor ve iş birliklerimizi güçlendirmeye odaklanıyoruz” dedi. Ar-Ge ve inovasyonu sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine alan Zorlu Enerji, Avrupa Birliği tarafından araştırma, geliştirme ve inovasyon projelerine destek olmak amacıyla oluşturulan UFUK Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında aldığı hibe destekleriyle, Türkiye’nin en başarılı sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. 2018 yılından bu yana 17 Ar-Ge projesine toplamda 4,14 Milyon Euro ve yaklaşık 30 Milyon TL hibe desteği alan Zorlu Enerji, çevre, enerji, dijital alanda çığır açan çözümler geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. Zorlu Enerji’nin 6 Ar-Ge projesine 2,41 Milyon Euro hibe desteği Zorlu Enerji’nin dekarbonizasyon, dijitalizasyon ve desantralizasyon odaklı projeler yürüttüğünü belirten Zorlu Enerji Jeotermal Kaynaklar, Ar-Ge ve İnovasyon Grup Müdürü Ural Halaçoğlu, “Ar-Ge birimi olarak AB’nin en büyük araştırma ve inovasyon programı olan UFUK Avrupa kapsamında bugüne kadar JIDEP, SEHRENE, nGel, EOLIAN, Twinvest ve VERTI-GO projelerinin de aralarında bulunduğu altı ayrı Ar-Ge projemizle toplam 2,41 Milyon Euro hibe desteği almaya hak kazandık. 2023 yılında, proje bazında bugüne kadarki en yüksek bütçeye sahip olan 1,91 milyon Euro destekli nGel projemiz bu kapsamda hibe desteği aldı. Bununla birlikte ilk kez ana koordinatör olarak Eurogia23 Programı’na başvurduğumuz WindTwin projemiz TÜBİTAK, JESKE projemiz ise TENMAK’ın (Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu) ilk defa açtığı TUGEP Programı kapsamında hibe desteği almaya hak kazandı. Her iki proje de şu an sözleşme aşamasında bulunuyor. Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen ve her geçen yıl çeşitlenen Ar-Ge portföyümüzle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” dedi. 20’ye yakın Ar-Ge projesi yönetiliyor Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen Ar-Ge portföyüyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Halaçoğlu, şunları söyledi: “Zorlu Enerji olarak çalışmalarımızı yenilenebilir kaynaklar odağında yürütüyoruz. Bu yaklaşım, şirketimizin uzun vadeli gelecek vizyonunun doğal bir yansıması. 2017 yılında, Kızıldere 3 Jeotermal Enerji Santrali’nin inşaat ve devreye alma süreci devam ederken TÜBİTAK ile temas kurduk. Aynı yılın sonuna doğru UFUK 2020 (Horizon 2020) Programı hakkında bilgilendirildik ve konuyu üst yönetimimizle birlikte değerlendirdik. Bu sürecin ardından GECO (Geothermal Emission Control) projemizle ilk uluslararası Ar-Ge iş birliğimize adım attık. Bugün Zorlu Enerji’nin dahil olduğu dört proje, Avrupa Birliği’nin Horizon 2020 çerçeve programı kapsamında başarıyla tamamlandı. EUREKA kümesi altında TÜBİTAK üzerinden desteklenen üç projemiz bulunurken, mevcut durumda ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen dokuz Ar-Ge projemiz devam ediyor. Grup şirketimiz Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafında ise dört AB destekli Ar-Ge projesi başarıyla tamamlanırken, iki yeni proje bu yıl portföyümüze eklendi. Tüm bunlara ilave olarak 15’e yakın EPDK destekli Ar-Ge projemiz bulunuyor. Özetle, Zorlu Enerji ve grup şirketleri olarak toplamda 25’e yakın Ar-Ge projesini eş zamanlı olarak yönetiyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜRKÇİMENTO, Uluslararası Çimento Sektörünü Antalya’da Buluşturdu Haber

TÜRKÇİMENTO, Uluslararası Çimento Sektörünü Antalya’da Buluşturdu

TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Çimento sektörü yalnızca üretim yapılan bir alan değil, Türkiye’nin ekonomik, çevresel ve toplumsal dönüşümünde stratejik bir güçtür” dedi. TÜRKÇİMENTO tarafından her yıl düzenlenen Uluslararası Teknik Seminer ve Sergisi Antalya’da başladı. Bu yıl, 18’inci kez Türkiye ve dünyadan çok sayıda çimento markası ve profesyonelini ağırlayan etkinliğin ana teması “Yeni Yüzyılda Yeşil Çimento: Græcement” oldu. Yeşil ve dijital dönüşümden inovasyona, yeni nesil çimentolardan sürdürülebilir üretime kadar sektörün güncel gelişmeleri ve geleceğini şekillendiren çözümlerin ele alındığı etkinlik yine büyük bir başarıya imza attı. Etkinlik 600’ü aşkın katılımcı ve 150’yi aşkın firma katılımıyla gerçekleşti. “Yeşil ve Dijital Dönüşüm, İnovasyon, Sürdürülebilir Üretim ve Yeni Nesil Çimentolar” gibi konu başlıklarının ele alındığı etkinliğin açılışında konuşan TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Bugün, sektörümüzün geleceğini şekillendiren yeni bir sayfayı birlikte açıyoruz. Çimento sektörü yalnızca üretim yapan bir alan değil, Türkiye’nin ekonomik, çevresel ve toplumsal dönüşümünde stratejik bir güçtür” dedi. Türk çimento sektörünün tüm küresel zorluklara rağmen büyümeye, üretmeye ve dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam ettiğini belirten Konukoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil, sektörümüzün varoluş stratejisidir. Türk çimento sektörü sürdürülebilirlik hedeflerini erteleyen değil, gerçeğe dönüştüren bir sektördür. Biz dönüşümü üç temel eksende yönetiyoruz; yeşil, dijital ve insan odaklı dönüşüm. Artık üçüz dönüşüm yalnızca bir hedef değil, geleceğe açılan ana kapımızdır. Her yıl daha az fosil yakıt, daha fazla geri kazanılmış enerji kullanıyoruz. Attığımız her adım, karbon azaltımından döngüsel ekonomiye kadar geniş bir alanda Türkiye’nin sürdürülebilir geleceğine güç katıyor”. 18’inci Teknik Seminer ve Sergisinin açılışında Çin Çimento Birliği Genel Sekreteri Dr. Wang Yutao ve Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse de konuşmayla yer aldı. Nihat Özdemir: “Gri çimentodan yeşil çimentoya geçmemiz gerekiyor” TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir de açıklamasında, Türk çimento sektörünün iddialı bir yapısı olduğunu belirterek, sektörün Avrupa’daki ve dünyadaki yerinin bunun en önemli göstergesi olduğunu belirtti. Özdemir şunları söyledi: “Sektörün 124 milyon tonluk eşdeğer çimento üretim kapasitesi mevcut. Bu yıl kapasite kullanım oranımızı %77’ye kadar çıkarttık. Bu iyi. Ama kullanamadığımız bir kapasite var. Bu nedenle yeni yatırıma ihtiyaç yok. Ama gri çimentodan yeşil çimentoya geçmemiz gerekiyor. Modernleşmeye ihtiyaç var. Yatırım bu alanda yapılmalı. Firmalarımız son 4-5 yıldır bu anlamda yatırımlar yapmaya başladılar.” Açıklamasında mega projeler konusuna da değinen Nihat Özdemir, Türkiye’de 2013’ten 2021 yılına kadar mega projeler yapıldığını hatırlatarak, pandemi sonrasında bu konuda Türkiye’de ve dünyada yavaşlama olduğunu vurguladı. TÜRKÇİMENTO CEO’su Bozay: “Artış ciro ve net gelire yansımıyor” TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay ise yaşanan depremden sonra sektörün satışların %5’lik bir artış olduğunun altını çizdi. “Ancak bu artış ciro ve net gelire yansımıyor. Borsada yer alan çimento şirketlerinin cirolarına baktığımızda %5’lik bir düşüş var. Net gelirde de %30’luk bir düşüş görüyoruz” diye konuşan Bozay, önümüzdeki dönemde sektörün yeşil dönüşüm için kendi iç imkanları ile finansmanı sağlamakta zorlanacağını, finansman ihtiyacının giderek artacak gibi göründüğünü belirtti. Dr. Wang Yutao: “Sıfır karbon hedefi doğrultusunda sizinle iş birliği yapmayı arzu ediyoruz” Çin Çimento Birliği Genel Sekreteri Dr. Wang Yutao konuşmasına; “Bu etkinliğe yıllardır davet ediliyoruz. Ancak çoğu zaman sadece tebrik ve selamlarımızı iletebildik. Bu yüzden bu yıl bizzat burada bulunmak benim için ayrı bir mutluluk” sözleriyle başlayan Dr. Yutao, Çin’de 2024 yılsonu itibariyle 1543 çimento üretim hattının faaliyette olduğunu söyledi. Ülkesinde çimento üretim kapasitesinin 1,8 milyar ton seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Dr. Yutao, “Biz de ülkemizin karbon nötr hedefinin bir parçasıyız ve karbon emisyonlarını azaltmak için çok fazla çaba gösteriyoruz. 2020 yılından bu yana çimento sektöründen kaynaklanan başlıca kirleticilerin emisyonları sürekli düşüş eğilimi göstermektedir. Sektörümüzün dönüşümü için birlikte daha fazla çaba gösterebileceğimizi umuyoruz. Sıfır karbon hedefi doğrultusunda sizinle iş birliği yapmayı arzu ediyoruz” dedi. Henning Sasse: “Sektör olarak elektrik tüketimimizi yeşil enerjiden sağlamayı hedefliyoruz” Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse, “Türkiye’ye kıyasla daha küçük bir ülke olsak da sektörümüzden güçlü bir temsil burada yer alıyor. Azerbaycan’da net sıfır hedefi doğrultusunda neler yapılabileceğini tartışıyoruz. Henüz bir yıllık bir oluşum olmamıza rağmen ASiA (Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği) olarak net sıfır hedefimizi ilan ettik. Bu sürece hükümet yetkililerini, karar vericileri ve inşaat sektörünü de dahil ettik” dedi. Sasse, Azerbaycan’da yeşil enerji konusunun son dönemin en sıcak gündemi olduğunu belirterek, “Hükümet, yeşil elektrik konusunda önemli adımlar atmış durumda. Biz de sektör olarak elektrik tüketimimizi tamamen yeşil enerji kaynaklarından sağlamayı hedefliyoruz. Petrol zengini bir ülke olmamıza rağmen sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü geleceğin en kritik alanı olarak karşımıza çıkıyor. Türk çimento üreticilerinin LC3 ve çimentomsu malzemeler üzerine yaptığı çalışmaları yakından takip ediyoruz; bunun Azerbaycan için de bir fırsat olabileceğini düşünüyoruz” dedi. Konuşmasına geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz merhum Türkçimento Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik için başsağlığı dileyerek başlayan Avrupa Çimento Birliği CEO’su Koen Coppenholle, etkinlik teması olan inovasyon ve sürdürülebilirlik konularının kendileri için de odak konular olduğunu söyledi. Coppenholle, Avrupa Çimento Birliği’nin rekabetçilik zemininde dekarbonizasyon çalışmalarını yürüttüğünün altını çizdi. 1987 yılından bu yana düzenlenen etkinlik, çimento sektörünün ulusal ve uluslararası tedarikçi firmalarıyla buluştuğu bir platform olarak sektörde yenilikleri desteklemeye devam ediyor.

Çimsa’nın Sürdürülebilirlik Yatırımlarına EBRD’den 50 Milyon Euroluk Finansman Haber

Çimsa’nın Sürdürülebilirlik Yatırımlarına EBRD’den 50 Milyon Euroluk Finansman

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Çimsa’nın sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm yatırımlarına destek vermek amacıyla 50 milyon Euro tutarında yeşil finansman sağladı. Söz konusu finansman, Çimsa’nın Mersin fabrikasında hayata geçireceği yeşil yatırım projelerinin finansmanı için kullanılacak. EBRD tarafından sağlanan yeşil finansman, şirketin Mersin tesisinde yürütülen kapsamlı dekarbonizasyon (karbonsuzlaştırma) programı kapsamında; yeni kurulacak Kalsiyum Alüminat Çimento (CAC) fırınının yanı sıra mevcut gri ve beyaz çimento fırınlarında uygulanacak çeşitli emisyon azaltım yatırımlarını kapsıyor. SON 1,5 YILDAKİ İKİNCİ ‘YEŞİL FİNANSMAN’ Bugün CAC üretiminde dünyanın en büyük üç oyuncusundan biri olan Çimsa, sürdürülebilir yapı malzemeleri alanındaki küresel büyüme stratejisini kararlı adımlarla sürdürüyor. CAC ürünleri, üretim sürecinde geleneksel gri çimentoya kıyasla çok daha düşük karbon ayak izine sahip olmasıyla sektörün yeşil dönüşümünde önemli bir rol üstleniyor. EBRD, 2024 yılında da Çimsa’nın Eskişehir tesisindeki karbonsuzlaştırma yatırımları için 25 milyon Euroluk finansman sağlayarak Türkiye’de çimento sektörüne yapılan ilk yatırımını gerçekleştirmişti. “ÇİMSA, ÖRNEK ÇALIŞMALARIYLA SEKTÖRÜN GELİŞİMİNE KATKI SAĞLIYOR” EBRD Türkiye Başkan Vekili Erdem Yaşar, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sektörün önde gelen oyuncularından Çimsa ile iş birliğimizin büyümesine tanıklık etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Çimsa, örnek teşkil eden çalışmalarıyla yalnızca kendi rekabetçiliğine değil, aynı zamanda sektörün gelişimine ve gezegenimizin sürdürülebilirliğine de katkı sağlıyor.” Çimsa CEO’su Umut Zenar ise konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Çimsa olarak tüm yatırımlarımızı sorumluluk, verimlilik ve uzun vadeli sürdürülebilirlik ilkeleriyle şekillendiriyoruz. Bilim temelli hedeflerimizin rehberliğinde emisyonlarımızı azaltmaya, yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya ve alternatif yakıt uygulamalarını tesislerimizde yaygınlaştırmaya devam ediyoruz. EBRD ile yaptığımız bu iş birliği, karbonsuzlaştırma yolculuğumuzu hızlandırırken, sektörümüzün düşük karbonlu geleceğe geçişi için de önemli bir örnek teşkil edecektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.