Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deloitte

Kapsül Haber Ajansı - Deloitte haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deloitte haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Yemek Hizmetleri Pazarı 2,98 Trilyon Euroya Ulaşıyor Haber

Küresel Yemek Hizmetleri Pazarı 2,98 Trilyon Euroya Ulaşıyor

Küresel yemek hizmetleri pazarı, pandemi sonrası toparlanma sürecini geride bırakarak daha dengeli ve yapısal dönüşümün öne çıktığı bir döneme girerken, 2025 yılı itibarıyla 2,98 trilyon euro büyüklüğe yaklaşmış ve ılımlı bir büyüme eğilimine girmiştir Deloitte’un yayımlanması öncesinde TUTTOFOOD ile paylaşılan Yemek Hizmetleri Market Monitor 2026 ön verilerine göre, küresel büyüme 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla %2,2 seviyesinde gerçekleşti. Bu büyümede Avrupa (%6,0) ve Asya-Pasifik (%3,2) bölgeleri belirleyici rol oynadı. Fiere di Parma CEO’su Antonio Cellie, “Yemek hizmetleri sektörü, değişen tüketim alışkanlıkları ve giderek karmaşıklaşan tedarik zincirleriyle yeni bir döneme giriyor” dedi. Cellie, Güney Avrupa’nın önde gelen gıda platformlarından TUTTOFOOD’un 4 bini aşkın üst düzey alıcıyı uluslararası tedarikçilerle buluşturduğunu belirterek, ITA (İtalyan Ticaret Ajansı) iş birliğiyle yürütülen Alım Heyeti Programı sayesinde sektör içgörülerinin somut iş fırsatlarına dönüştüğünü vurguladı. Deloitte Ortağı ve Değer Yaratma Hizmetleri Lideri Tommaso Nastasi ise son yıllardaki büyümenin iki temel dinamikten beslendiğine dikkat çekti: format çeşitliliğinin artması ve zincir operatörlerin yaygınlaşması. Özellikle hızlı servis restoranlarının (QSR) bu dönüşümde kritik rol oynadığını belirten Nastasi, zincir yapıların hizmet, kalite ve müşteri deneyimini entegre bir şekilde sunma konusunda öne çıktığını ifade etti. Bu gelişmelerin değer zincirinin tamamını daha cazip hale getirdiğini vurgulayan Nastasi, tedarikçilerin bu sayede operasyonlarını sadeleştirdiğini, maliyetlerini optimize ettiğini ve ortak geliştirme projeleriyle daha hedefli çözümler sunduğunu dile getirdi. Sektördeki bu dönüşüm, operasyonel verimlilik, format inovasyonu ve tedarik zinciri entegrasyonunun rekabetin temel belirleyicileri haline geldiği “yeni normal”e işaret ediyor. 2025 yılında 19 milyar euro büyüklüğe ulaşan Türkiye yemek hizmetleri sektörü, ivme kaybederek bir önceki yıla kıyasla %1,5 daraldı. Bu gerileme, son beş yılda ortalama %2,9 büyüme kaydedilen dönemin ardından gerçekleşti. Söz konusu büyüme döneminde ise, %13 artış gösteren hızlı servis restoranları (QSR) modeli belirleyici rol oynadı. Son beş yılda Türkiye’de sektör performansına yön veren hızlı servis restoranları (QSR) segmentinin, önümüzdeki dönemde de sokak lezzetleriyle birlikte en hızlı büyüyen alanlar arasında yer alması öngörülüyor. Bu iki segmentin etkisiyle küresel büyümede ise Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik bölgeleri öne çıkıyor. Türkiye pazarının 2030’a kadar toparlanarak yeniden güçlü bir görünüm kazanması bekleniyor. Bu görünüm, gıda sektöründe stratejik yatırımlar açısından fırsatların sürdüğüne işaret ediyor. Küresel yemek hizmetleri sektöründe öne çıkan başlıca trendler Küresel ölçekte tüketici tercihleri hızla değişiyor. Premium ambalajlama, paket servis büyümesini destekleyen kritik unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin %90’ı premium ambalaj sunulduğunda daha geniş bir ürün yelpazesinden sipariş vermeye istekli olduğunu belirtirken, %53’ü bu deneyim için daha fazla ödeme yapmaya hazır. Öte yandan fiyat-performans dengesi giderek daha belirleyici hale geliyor. Tüketicilerin yaklaşık %80’i müşteri yolculuğunun tüm aşamalarında daha fazla dijitalleşme talep ederken, bu beklentiler birçok pazarda henüz tam anlamıyla karşılanabilmiş değil. Arz tarafında ise mekân dışı tüketimin artışı, işletmeleri yeni formatlara yönlendiriyor. Operatörlerin %41’i paket servis ve gel-al odaklı alanlara daha fazla yer ayırmayı planlarken, QSR markalarının %34’ü yalnızca paket servise yönelik lokasyonlara odaklanıyor. Otomasyonun yaygınlaşması da dikkat çekiyor: İşletmelerin %74’ü verimliliği artırmak amacıyla yeni teknolojileri devreye alıyor. Her ne kadar bugün yalnızca %28’i bu yatırımların kârlılığa doğrudan katkı sağladığını ifade etse de, bu eğilim önümüzdeki dönemde verimlilik artışı ve inovasyon açısından önemli fırsatlara işaret ediyor. TUTTOFOOD Hakkında TUTTOFOOD, Güney Avrupa’nın önde gelen gıda iş platformlarından biri olarak küresel gıda inovasyonunu, tedarik süreçlerini ve pazar büyümesini bir araya getiriyor. Milano merkezli platform, üreticiler, distribütörler ve uluslararası pazarlar arasında güçlü ve stratejik ticari iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlıyor. İtalya ve Avrupa’nın önde gelen fuar organizatörlerinden Fiere di Parma tarafından hayata geçirilen TUTTOFOOD, gıda sektörünün gelişimi ve dönüşümünde hem ulusal hem de uluslararası ölçekte referans noktalarından biri olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UiPath ve Deloitte’ten Stratejik İş Birliği Haber

UiPath ve Deloitte’ten Stratejik İş Birliği

Şirketlerin karmaşık ERP ortamlarını modernize etmelerine yarayan bu çözüm, UiPath Maestro™ tarafından desteklenen uçtan uca süreç orkestrasyonu ile agentic otomasyonu kullanarak süreçleri optimize etmelerine yardımcı oluyor. Böylece manuel iş yükü azalıyor ve destekli otomasyondan ölçeklenebilir otomatik yürütmeye geçiş hızlanıyor. Deloitte’un UiPath Agent Builder ve UiPath Maestro™ altyapısıyla sunduğu Agentic ERP, kurumları sadece belirli görevleri otomatikleştirmekten çıkarıp süreçleri bütünüyle yönetmeye odaklıyor. “Kayıttan Rapora”, “Kaynaktan Ödemeye” ve “Potansiyel Müşteriden Nakde” gibi kritik iş akışlarında; yapay zekâ ajanlarını, robotları ve insanları bir araya getirerek sürecin kesintisiz akmasını sağlıyor. Süreç iyileştirmelerini doğrudan finansal sonuçlara bağlayan izlenebilir bir değer modeliyle desteklenen çözüm, daha yüksek verimlilik, hızlı operasyonlar ve düşük maliyetler aracılığıyla ölçülebilir katma değer sunuyor. Bu kapsamda UiPath, Deloitte’in yapay zekâya dayalı, tak-çalıştır Agentic ERP North Star mimarisine entegre oluyor. Yapı, hazır ERP programlarıyla birlikte çalışıyor ve işletmelerin yapay zekâyı güvenli ve geniş çapta kullanmasını sağlıyor. Sistem model bağımsız çalışıyor ve şirket genelinde süreçlerin, güvenliğin ve politika uygulamalarının standart hâle gelmesini mümkün kılıyor. UiPath AI Trust Layer ise sistem bağımsızlığının sorumlu şekilde büyümesini güvence altına alıyor ve önceden kurgulanmış yönetim ile kontrol mekanizmaları sunuyor. Agentic ERP, iş gücünün dönüşümüne de katkı sağlıyor. Ajanlar ve robotlar, kullanıcılarla birlikte yoğun işlem ve takip süreçlerini üstlenirken; insanlar istisnalar, onaylar ve stratejik kararlar üzerinde yoğunlaşıyor. Kullanıcılara, halihazırda kullandıkları araçlarda doğru işi, gerekli bağlamı ve “bir sonraki en iyi eylemi” sunan persona odaklı bir deneyim sağlanıyor. Konuyla ilgili açılamada bulunan UiPath Mali İşler Direktörü (CAO) ve CFO Yardımcısı Hitesh Ramani, “Deloitte ile birlikte işletmelerin ERP modernizasyonunda yapay zekâ öncelikli bir yaklaşım benimsemelerine yardımcı oluyoruz. Otonom yapay zekâ ajanlarını RPA ile birleştirerek kurumların destekli otomasyondan akıllı iş akışı orkestrasyonuna geçmesini; böylece verimlilik ve stratejik kapasite artışı sağlamasını hedefliyoruz. Ayrıca kullanıcıların otomasyon, yapay zekâ ajanları ve insan zekâsı arasındaki kusursuz iş birliği yoluyla ERP ile etkileşimini dönüştürerek, agentic otomasyonu tüm işletmeye yayacak ölçeklenebilir bir yol haritası sunuyoruz” dedi. UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora ise “Günümüzde birçok şirket kurumsal platformlarını dijitalleştirmiş olsa da işleyiş büyük ölçüde hâlâ manuel yürüyor. Çoğu şirket ERP sistemleri, e-posta zincirleri, Excel tabloları ve farklı yazılımlardan oluşan karmaşık bir yapının ortasında kalıyor. Bu durum, çalışanların veri doğrulama ve hata yönetimi gibi görevler için sürekli sistemler arasında geçiş yapmasına neden oluyor. Dolayısyla maalesef verimlilik düşüyor, maliyetler artıyor ve denetim süreçlerinde aksaklıklar yaşanıyor. Agentic ERP ile işletmelerin yapay zekâyı işin merkezine yerleştirmesini sağlıyoruz. Bu çözüm sayesinde şirketler sadece işleri otomatikleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda veriye dayalı stratejik kararları hızla alabiliyor ve yeni iş modelleri geliştirebiliyor. UiPath olarak, Deloitte iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz, kurumların teknolojiyi rekabet avantajına dönüştürmesini destekleyen bu tarz çözümlere odaklanmaya önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aras Kargo’nun Yönetim Kadrosuna Uluslararası Deneyimli Lider Ataması Haber

Aras Kargo’nun Yönetim Kadrosuna Uluslararası Deneyimli Lider Ataması

Şirket, COO (Chef Operating Officer) görevine, bağlı bulunduğu Avusturya Postanesi’ nde Strateji, Dijital ve İnovasyon Bölüm Başkanı olarak görev yapan Andreas Thöni’yi getirdi. Andreas Thöni, Aras Kargo’da Operasyon, Bilgi Teknolojileri ve Aras Dijital’ e liderlik edecek. Aras Kargo, Lead 2030 vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve bölgesel büyüme hedeflerine paralel olarak organizasyonel dönüşümünü sürdürüyor. Yeni yönetim yapısı ve stratejik dönüşüm adımlarıyla sektördeki yenilikçi konumunu güçlendirmeyi ve global pazarlardaki büyümesini hızlandırmayı amaçlayan Aras Kargo, COO (Chef Operating Officer) görevine, bağlı bulunduğu Avusturya Postanesi’nde Strateji, Dijital ve İnovasyon Bölüm Başkanı olarak görev yapan Andreas Thöni’yi atadı. Andreas Thöni, Aras Kargo’da Operasyon, Bilgi Teknolojileri ve iştiraki Aras Dijital’ e liderlik edecek. Yeni görevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aras Kargo Chief Operating Officer (COO) Andreas Thöni, şunları söyledi: “Aras Kargo’nun güçlü operasyonel birikimini, dijital dönüşüm ve inovasyon vizyonumuzla birleştirerek ileriye taşımak benim için heyecan verici bir sorumluluk. Amacımız, veri odaklı stratejiler ve teknolojik yatırımlarla operasyonel mükemmelliği sürdürülebilir kılmak ve müşteri deneyimini her aşamada daha akıllı, daha hızlı hale getirmek. Avusturya Postanesi ile olan sinerjimizi güçlendirerek, sektörde fark yaratan iş modelleri geliştirmeye ve dijital yol haritamızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.” Andreas Thöni HakkındaViyana Teknik Üniversitesi'nden İşletme Bilişimi alanında doktora derecesine sahip olan Andreas Thöni, yüksek lisans eğitimini Viyana Ekonomi ve İşletme Üniversitesi'nde Uluslararası İşletme alanında tamamlamıştır. Kariyerine Austrian Airlines, Deloitte ve Siemens gibi global şirketlerde bilişim, proje yönetimi ve operasyon alanlarında deneyim kazanarak başlayan Andreas Thöni, ardından McKinsey & Company bünyesinde teknoloji, taşımacılık ve lojistik sektörlerinde uluslararası strateji ve dönüşüm projeleri yürütmüştür. 2017 yılında Avusturya Posta Grubu’na katılan Andreas Thöni, şirketin stratejik dönüşüm ve kurumsal gelişim ajandasının şekillenmesinde kritik roller üstlenmiştir. 2019 yılından bu yana Avusturya Postanesi’nde Grup Stratejisi, Dijital ve İnovasyon’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı (EVP) olarak görev yapan Andreas Thöni; grubun dijital yol haritasını belirleme, yeni iş modelleri geliştirme ve inovasyon odaklı kurum kültürü oluşturma süreçlerine liderlik etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilkom, Kadın Yönetici Oranında Küresel Ortalamanın İki Katını Aştı Haber

Bilkom, Kadın Yönetici Oranında Küresel Ortalamanın İki Katını Aştı

Küresel teknoloji sektörü, kadın temsiliyetinde kritik bir dönemeçten geçiyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu, STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) alanlarında kadın istihdamının %29,2 ile sınırlı kaldığını gösteriyor. Yönetim kademesine çıkıldığında bu oran daha da düşüyor. Deloitte verilerine göre, büyük teknoloji şirketlerinde kadın liderlerin oranı küresel ölçekte yaklaşık %25 seviyesinde seyrediyor. Teknik uzmanlık gerektiren alanlarda eşitsizlik daha da derinleşiyor. WEF verileri, yapay zeka ve yazılım mühendisliği gibi kritik rollerde kadın temsilinin %12’ye kadar gerilediğini ortaya koyarken, Eurostat Avrupa’daki ICT uzmanları arasında kadın oranının %19,4 olduğunu bildiriyor. Türkiye’deki tablo ise yüksek bir potansiyele rağmen benzer bir duruma işaret ediyor. TÜBİSAD ve Deloitte iş birliğiyle hazırlanan Teknoloji Sektöründe Kadın Raporu, teknoloji odaklı kadın istihdamının yaklaşık %30 seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranının %68,9 olduğunu gösteren TÜİK’in İstatistiklerle Kadın araştırması ise değerlendirilmeyi bekleyen önemli bir nitelikli iş gücü potansiyeline dikkat çekiyor. Sektör Ortalamalarının Ötesine Geçen Bir Temsiliyet Modeli Bilkom, bu küresel ve yerel tablo içinde ortalamaları belirgin biçimde aşan bir yaklaşım sergiliyor. Şirkette kadın çalışan oranı %58 seviyesine ulaşırken, yönetim kademesindeki %62’lik kadın temsili teknoloji sektöründe nadir görülen bir tabloya işaret ediyor. Bu oran, küresel teknoloji şirketlerindeki yaklaşık %25’lik liderlik ortalamasının iki katından fazlasına karşılık geliyor ve stratejik karar alma süreçlerinde kadınlara güçlü bir temsiliyet zemini oluşturuyor. Kurumsal kültürün etkisi çalışan deneyimine de yansıyor. Bilkomlu kadın profesyonellerin %80’i kariyer yolunun açık olduğunu ve ilerlemek için önünde bir engel olmadığını düşünüyor. Bu veri, şirketin eşitlikçi yaklaşımının istatistiklerin ötesinde eşitlik algısı düzeyinde de karşılık bulduğunu gösteriyor. Sürdürülebilir Eşitlik İçin Sistematik İnsan Kaynakları Yaklaşımı Bilkom’un ulaştığı yüksek temsiliyet oranları, kurumsal ölçekte tasarlanmış bir insan kaynakları yaklaşımının sonucu. Koç Holding liderliğinde yürütülen “Ülkem İçin Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum” programıyla uyumlu hareket eden Bilkom, eşitliği kültürel bir değer olmanın ötesine taşıyarak operasyonel bir prensip haline getiriyor. Liderlik rollerine yönelik yedekleme planlarında kadın adayların bulunmasını zorunlu kılan Bilkom, işe alım ve yönetici atamalarında çeşitliliği stratejik bir performans göstergesi olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, temsiliyetin yalnızca mevcut tabloyu değil, gelecekteki organizasyon yapısını da şekillendirmesini sağlıyor. Bilkom, 2026 vizyonu kapsamında teknoloji ekosistemindeki öncü konumunu korumayı ve kadınların liderlikteki rolünü daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Eşitlikçi temsiliyetin rekabet gücü ve sürdürülebilir kurumsal başarı açısından kritik olduğunu vurgulayan Bilkom İnsan Kaynakları Direktörü Gamze Yücel Genç, şu değerlendirmede bulundu: “Bilkom için kurumsal performansın ayrılmaz bir parçası olan çeşitliliğin karar alma süreçlerini zenginleştirdiğine ve sürdürülebilir başarının temelini oluşturduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Bilkom’da kapsayıcı liderliği bir hedeften ziyade organizasyonumuzun işleyiş biçimi olarak konumlandırıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Octet Türkiye’de Üst Düzey Üç Yeni Atama Haber

Octet Türkiye’de Üst Düzey Üç Yeni Atama

B2B alanda tahsilat ve ödeme çözümleri sunan Octet Türkiye, stratejik büyüme hedefleri kapsamında üst yönetim yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda Aysun Yalçınkaya, Ferhat Özevin ve Fırat Uysal farklı alanlardaki uzmanlıklarıyla Octet Türkiye’nin büyüme yolculuğuna katkı sağlamak üzere yeni görevlerine başladı. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Aysun Yalçınkaya kariyerine BDO Denet’te başladı. Ardından Deloitte, Akçansa ve Sigortam.net’te görev alan Yalçınkaya; TOM, Paycell, Moneypay ve Nakitera’da edindiği deneyimlerle özellikle fintek ve ödeme sistemleri alanında uzmanlaştı. Finans ve fintek sektörlerinde 18 yıllık deneyime sahip olan Yalçınkaya, kariyeri boyunca finansal strateji, bütçe ve raporlama süreçleri ile finansal kontrol mekanizmalarının yönetimi alanlarında üst düzey sorumluluklar üstlendi. Octet Türkiye CFO’su olarak başladığı yeni görevinde Aysun Yalçınkaya; şirketin finansal strateji, bütçe, raporlama ve finansal kontrol süreçlerinin güçlendirilmesine liderlik edecek. Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 2006 yılında mezun olan Ferhat Özevin, kariyerinin yaklaşık 17 yılını Alternatifbank, Finansbank, Fibabanka, Burgan Bank ve Akbank bünyesinde kurumsal ve ticari bankacılık satış ekiplerinde geçirdi. Bankacılık kariyerinin ardından Figopara ve Colendi’de görev alan Özevin, bu süreçte kurumsal satış stratejilerinin geliştirilmesi, satış ekiplerinin kurulması ve yönetilmesi konularında üst düzey sorumluluklar üstlendi. Bankacılık ve fintek sektöründe 20 yıla yakın deneyime sahip olan Ferhat Özevin, Octet Türkiye İş Geliştirme Direktörü olarak başladığı yeni görevinde iş geliştirme faaliyetlerinin güçlendirilmesine, yeni iş fırsatlarının hayata geçirilmesine ve stratejik iş birliklerinin geliştirilmesine liderlik edecek. Finansal teknolojiler ve ödeme sistemleri alanında 26 yıllık deneyime sahip Fırat Uysal ise Octet Türkiye’de Chief Revenue Officer (CRO) olarak göreve başladı. Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü mezunu olan ve Yeditepe Üniversitesi’nde Finans ve Bankacılık alanında yüksek lisansını tamamlayan Uysal, kariyeri boyunca bankacılık ve ödeme sistemleri alanında satış, pazarlama, ürün yönetimi ve dijital bankacılık başta olmak üzere çeşitli görevler üstlendi. HSBC, DenizBank, Alternatif Bank ve Halkbank (Paraf) bünyesinde edindiği deneyimlerin ardından Ödeal’da Pazarlama, İş Geliştirme ve Kurumsal Satış’tan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, QNBPay’de Satış, İş Geliştirme ve Operasyon’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, son olarak VakıfPay’de Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Fırat Uysal, Octet Türkiye’deki yeni rolünde şirketin ticari büyüme hedeflerine ve operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlamaya odaklanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çalışana Yapılan Wellbeing Yatırımları, Şirketlere %23 Oranında Kârlılık Olarak Dönüyor Haber

Çalışana Yapılan Wellbeing Yatırımları, Şirketlere %23 Oranında Kârlılık Olarak Dönüyor

Liderler, sürdürülebilir başarının ve kârlılığın artık finansal tablolardan çok, doğrudan “insana” yapılan yatırıma bağlı olduğunu fark ediyor. Bu, kârlılığı doğrudan etkileyen, kritik bir stratejik zorunluk olarak öne çıkıyor. Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, son dönemde yapılan global araştırmaların, çalışanları için wellbeing’e odaklanan şirketlerin, finansal performanslarında gözle görülür bir artış yaşadığını net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor. Şirketler artık wellbeing yatırımlarına bir “maliyet” kalemi yerine, doğrudan kârlılığı besleyen bir “yatırım” gözüyle bakıyor. Yapılan analizler, wellbeing’e ayrılan bütçenin, kuruma sağladığı faydanın harcanan tutardan çok daha fazla olduğunu kanıtlıyor. Zihinsel ve fiziksel olarak desteklenen çalışanların sağlık sorunlarına bağlı işe devamsızlık oranları düşüyor. Bu durum, iş gücü kaybını ve projelerdeki gecikmeleri engelleyerek doğrudan bir maliyet avantajı yaratıyor. Aynı zamanda, kendilerini daha az stresli hisseden ve kurumları tarafından değerli görüldüklerini bilen çalışanların işlerine olan bağlılığı da yükseliyor. Bu yüksek motivasyon, doğrudan işin kalitesine yansıyor. Daha yaratıcı çözümler, daha az hata oranı ve daha proaktif bir çalışma anlayışı getiriyor. Global iş gücü araştırmaları, çalışan memnuniyeti ile müşteri memnuniyeti arasında doğrudan bir korelasyon olduğunu sürekli olarak teyit ediyor. Mutlu ve bağlı çalışanlar, müşterilere çok daha iyi bir hizmet sunuyor. Artan müşteri memnuniyeti ve sadakati ise doğrudan satış rakamlarına ve şirketin pazar payına pozitif olarak yansıyor. Yetenek Kaybının Yüksek Maliyeti Kârlılığı Tehdit Ediyor Bu yatırımların kârlılığa olan kritik etkisi, yetenek kaybı maliyetlerini durdurmasında yatıyor. Global iş gücü üzerine yapılan en kapsamlı araştırmalardan biri olan Gallup’un “State of the Global Workplace” Raporu, bu bağı net olarak çiziyor. Çalışan bağlılığı ve iyi oluşu yüksek olan ekipler, düşük olanlara göre %23 daha fazla kârlılık gösteriyor. Kârlılıktaki asıl fark ise bu ekiplerin işten ayrılma oranlarının %40'lara varan oranda daha düşük olmasından kaynaklanıyor. SHRM (Society for Human Resource Management) gibi kuruluşlar, bir çalışanı kaybetmenin ve yerine yenisini koymanın maliyetinin, o çalışanın yıllık maaşının 1.5 ile 2 katına ulaşabildiğini hesaplıyor. Bu durum, doğrudan kârlılığı eriten devasa bir gizli maliyet anlamına geliyor. 1.000 Kişilik Bir Şirkette Wellbeing Yatırımı 8 Katına Kadar Geri Dönebiliyor Meditopia’nın kurumlara özel geliştirdiği ROI (Return on Investment) hesaplama modeli de wellbeing yatırımlarının finansal etkisini somut biçimde ortaya koyuyor. Deloitte ve benzeri global danışmanlık şirketlerinin metodolojilerinden beslenen bu model, farklı sektörlerdeki iş gücü verimliliği, devamsızlık oranları ve çalışan bağlılığı gibi parametreleri analiz ederek şirketlere kapsamlı bir geri dönüş projeksiyonu sunuyor. Meditopia’nın hesaplama aracından elde edilen verilere göre, 1.000 çalışanı olan bir şirkette wellbeing alanına yapılan yatırımlar, 8 kata kadar geri dönüş sağlayabiliyor. Bu sonuç, çalışan iyi oluşuna yönelik programların kültürel bir tercihin ötesine geçerek güçlü bir finansal strateji niteliği taşıdığını net biçimde ortaya koyuyor. “Gerçek Başarı, İnsana Yatırım Yapmakla Mümkün Oluyor” Rakamların ve raporların tek bir gerçeği gösterdiğini dile getiren Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Günümüzün değişken ve zorlu iş ortamında, çalışan sağlığı İK girişimi olmanın ötesinde, şirketlerin ayakta kalma ve rekabet avantajı elde etme stratejisinin merkezine oturuyor. İnsana yatırım yapmayı bir ‘maliyet’ olarak gören, ekiplerinin zihinsel dayanıklılığını ve fiziksel sağlığını ihmal eden şirketler, kaçınılmaz olarak yetenek kaybı, düşük verimlilik ve eriyen kârlılık gibi ağır bedeller ödüyor. Biz Meditopia olarak, sağlıklı bir zihne ve bedene erişimin evrensel ve temel bir hak olduğuna inanıyoruz. Bu bilinçle geliştirdiğimiz kapsamlı wellbeing çözümleriyle, kurumların bu stratejik dönüşümü sağlamasına öncülük ediyoruz. Sürdürülebilir büyüme, yüksek müşteri memnuniyeti ve pazar liderliği ancak kendini değerli hisseden, desteklenmiş ve mutlu ekiplerle inşa edilebilir. Şirketlerin, kârlılığın sadece finansal tablolarda değil, çalışanlarının refah düzeyinde başladığını kabul etmesi oldukça önemli.” açıklamalarında bulundu.

İş Dünyası, Yapay Zeka Gündemiyle The TECH Summit’te Buluşuyor Haber

İş Dünyası, Yapay Zeka Gündemiyle The TECH Summit’te Buluşuyor

3 Aralık'ta Zorlu PSM'de start alacak zirve 5 Aralık akşamına kadar dopdolu bir içerik ve konuşmacılarla devam edecek. Deloitte ve Marketing Türkiye; içerik deneyimi ve küresel veri birikimiyle zenginleştirdiği The TECH Summit'i hayata geçiriyor. "AI Powe red Future" ana temasıyla düzenlenecek olan zirve, artık teknoloji içermeyen hiçbir süreç, fonksiyon veya sektörün başarılı olamayacağı gerçeğinden yola çıkarak, teknik detaylardan ziyade sürecin katma değeri ve etkisine odaklanacak. Etkinliğin içeriği, Deloitte'un 2025 TECH Trends raporunun bulgularına dayandırılarak hazırlanan zirve, içerik tasarımından formatına kadar farklı bir kurguya sahip. Bu farklılıklar, yapay zekanın iş süreçlerinden müşteri deneyimine, ticaretten finansa uzanan geniş bir içerikle 57 alt başlıkta toplanarak, 6 ayrı sahnede masaya yatırılacak. İlk yılın ana teması "AI Powered Future" İş dünyasında önümüzdeki 18-24 ayda standart haline gelmesi öngörülen yenilikçi gelişmeleri ele alacak olan The TECH Summit, kurumlar ve fonksiyonlar için teknolojinin nasıl kullanılacağına dair vizyon sunac ak. Zirve, "hardcore" teknoloji anlatımından ziyade iş dünyasına sağladığı etkiyi ve katma değeri ön plana çıkaracak. "Şu an ne oluyor, yeni olan ne var ve gelecekte neler olacak?" sorularına yanıt aranacak olan The TECH Summit'te teknolojinin gelecekte hangi sektörleri nasıl etkileyeceği; hangi sektörde hangi teknolojinin en doğru biçimde nasıl kullanılacağı konuşulacak. Altı farklı sahne, altı farklı odak Üç gün boyunca farklı dikeylerdeki sahneleriyle iş dünyasını bir araya getirecek zirvenin "The Stage" sahnesi "AI Powered Future", XCO Sahnesi "Experience Powered Future" ECHO Sahnesi "AI Powered Commerce" FINTECH Sahnesi "Tech Powered Finance", EX Sahnesi "EmPowered Talent", B2B Sahnesi ise "Ecosystem Powered Business" ana temasıyla katılımcıları ağırlayacak... XCO'NNECT al anında ise "Sektörü Dönüştüren Hikayeler" paylaşılacak.

Deloitte'dan 2025 Raporu: Küresel İş Hizmetlerinde Yapay Zeka Devrimi Başladı, Türkiye'deki Şirketler Dikkat! Haber

Deloitte'dan 2025 Raporu: Küresel İş Hizmetlerinde Yapay Zeka Devrimi Başladı, Türkiye'deki Şirketler Dikkat!

İş dünyasına yönelik küresel trend analizleriyle tanınan Deloitte, iki yılda bir yayımladığı "2025 Küresel İş Hizmetleri (GBS) Araştırması"nın sonuçlarını açıkladı. Rapor, Global Business Services modellerinin, şirketlerin operasyonel yapılarını dönüştürme ve verimliliklerini artırma konusundaki etkilerini gözler önüne seriyor. Araştırma bulgularına göre, üretken yapay zeka (GenAI), GBS'in geleceğini şekillendiren en önemli etkenlerden biri haline gelmiş durumda. Yapay Zeka ve Müşteri Deneyimi En Öncelikli Konular Rapora göre, GBS yöneticilerinin %50'sinden fazlası için en büyük öncelik, yeni nesil yeteneklerin geliştirilmesi ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesi. Katılımcılar, özellikle üretken yapay zeka, akıllı otomasyon ve veri analitiği gibi yeni nesil teknolojilerin; verimliliği artırma, ölçeklenebilirliği yükseltme ve maliyetleri düşürme potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Marka dayanıklılığı ve farklılaştırılmış sonuçlar sunma yeteneği ise olağanüstü bir müşteri deneyimi için en yüksek değer yaratıcıları olarak öne çıkıyor. Somut Kazançlar ve Başarının Sırrı Araştırmaya katılan şirketlerin yaklaşık %50'si, GBS operasyonları sayesinde %20'nin üzerinde tasarruf sağladığını belirtiyor. Bu başarının arkasındaki en önemli faktörler arasında, etkili yönetim stratejileri ve dijital teknolojilere yapılan yatırımlar gösteriliyor. Ayrıca, küresel bir GBS liderine sahip olan şirketlerin %55'inin %20'den fazla tasarruf elde etmesi, merkezi bir liderlik rolünün strateji ve iş sonuçları üzerindeki kritik etkisini bir kez daha vurguluyor. Global GBS Haritası Değişiyor: Yükselen Yıldızlar Araştırmanın coğrafi bulguları, GBS pazarında yeni oyuncuların yükselişe geçtiğini gösteriyor. Meksika ve Portekiz, en hızlı büyüyen bölgeler olarak dikkat çekiyor. Meksika, 2025'te ilk 3’e girerken, Portekiz de ilk 10 içerisinde yer almayı başardı. Bu yükselişe rağmen, Hindistan ve ABD gibi geleneksel liderler küresel konumlarını korumaya devam ediyor. Maliyet Odaklılıktan Dönüşüme Geçiş Deloitte yöneticileri, GBS modellerinin temel amacında bir değişim yaşandığını belirtiyor. Deloitte'tan Kort Syverson, "Maliyet tasarrufu artık tek başına yeterli bir değer önerisi değil. GBS liderleri, değeri deneyim ve dijital dönüşümle artırmaya odaklanıyor. Gelecekte başarılı olmak için GBS organizasyonlarının değer önerilerini çeşitlendirmesi gerekiyor." şeklinde konuştu. Deloitte'tan Diane Ma ise, GBS modellerinin daha çevik, dijital ve maliyet etkin hale gelerek kendilerini iş dünyasının dönüşümünün merkezine konumlandırdığını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.