Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Demir-Çelik

Kapsül Haber Ajansı - Demir-Çelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demir-Çelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı Haber

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı

SINTEK B.V., Hollanda Emisyon Otoritesinden (NEa) “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü aldı. 7 Eylül 2026 tarihli kararla şirket; AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adına ithal etme, karbon beyanlarını sunma ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yürütme yetkisine sahip oldu. İLK YILLIK BEYANNAME 2027’DE SUNULACAK SINTEK B.V., 2026 yılında gerçekleştirdiği CBAM kapsamındaki ithalatlara ilişkin ilk doğrulanmış yıllık beyannamesini 30 Eylül 2027 tarihine kadar CBAM Sicili üzerinden sunacak. Beyannamede ithal edilen ürünlerin miktarı, bu ürünlerin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonlar ve teslim edilmesi gereken CBAM sertifikaları yer alacak. AVRUPA’DAKİ PROJELERİNDE İTHALAT SÜRECİNİ KENDİ ADINA YÖNETECEK Yeni sistemin ithalatçılara getirdiği yükümlülükler ile ilgili açıklamalarda bulunan SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt: “CBAM, Avrupa Birliği dışından ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarının hesaplanmasını, beyan edilmesini ve karşılığında karbon bedeli ödenmesini esas alıyor. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayan sistemle birlikte ithalatçıların ürün miktarının yanı sıra gömülü karbon emisyonlarını da bildirmesi ve bu emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikalarını teslim etmesi gerekiyor. Bu işlemlerin şirketler tarafından kendi adlarına yürütülebilmesi için ‘Yetkili CBAM Beyan Sahibi’ statüsüne sahip olunması zorunlu.” Alınan yetkinin SINTEK B.V.’nin Avrupa’daki operasyonları açısından önemine dikkat çeken Bozkurt: “SINTEK B.V. olarak bu sürecin gerektirdiği resmî yetkilendirmeyi tamamladık. Böylece Türkiye’den ve Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerden tedarik ettiğimiz CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adımıza ithal edebilecek; karbon beyanı ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yönetebileceğiz. Bu yetki, Avrupa’daki projelerimizde mevzuata uyumun yanı sıra tedarik sürekliliği ve operasyonel güvence açısından da önemli bir adım oldu” açıklamalarında bulundu. Sintek Group Hakkında Sintek Group, endüstriyel tesisler ve büyük ölçekli yatırım projelerine yönelik mühendislik, taahhüt ve proje yönetimi hizmetleri sunan bir şirketler grubudur. İnşaat, mekanik, elektrik, otomasyon ve altyapı uygulamalarını entegre bir yaklaşımla anahtar teslim olarak hayata geçirir. Başta sanayi, enerji, savunma sanayii ve üretim tesisleri olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet göstererek yüksek standartlarda proje çözümleri geliştirir. Mühendislik odaklı yaklaşımı, zamanında teslim ve kalite odaklı uygulamalarıyla yatırım projelerinde çözüm ortağı olarak konumlanmaktadır. Türkiye'deki deneyimini uluslararası projelerle de destekleyerek faaliyet alanını sürekli genişletmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OYAK Liman’dan İskenderun’a Dev Lojistik Yatırımı Haber

OYAK Liman’dan İskenderun’a Dev Lojistik Yatırımı

Genel kargo ve dökme katı yük taşımacılığında Türkiye genelinde yüzde 10’un üzerinde pazar payına sahip olan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri, yeni dönemde uluslararası standartlarda sürdürülebilir rekabet gücüne odaklanıyor. Sunduğu hizmet kapasitesi ile Türkiye’nin liderleri arasında yer alan OYAK Liman, global hedefleri doğrultusunda oluşturduğu stratejik yatırım planı ve yeni iş modelleriyle küresel lojistik ağlarındaki konumunu sağlamlaştırmaya odaklandı. Mevcut uzmanlığını stratejik yeni liman ve lojistik merkezi yatırımlarıyla yeni hizmet alanlarına taşıyan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri, liderlik vizyonunu uluslararası ölçekte de güçlendiriyor. Hedef küresel liman yatırımları ve stratejik ortaklıklar Bu vizyon çerçevesinde çalışmalarını sürdüren şirket, liman işletmeciliğinde dünyada sayılı örnekler arasında gösterilen ve Türkiye’de ilk olacak yenilikçi uygulamaları yakın dönemde operasyonlarına entegre etmeye hazırlanıyor. 2026 yılı projeksiyonunu çevresel sürdürülebilirlik, teknolojik inovasyon ve yüksek verimlilik temelleri üzerine inşa eden OYAK Liman, emin adımlarla ilerliyor. Temmuz 2025’teki yönetim değişimiyle birlikte başlayan yeni dönemi "kritik bir stratejik dönüm noktası" olarak tanımlayan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri Genel Müdürü Emre Atay, OYAK’ın 2030 vizyonu doğrultusunda rotalarını ulusal ve uluslararası ölçekteki liman yatırımları ile küresel stratejik ortaklıklara çevirdiklerini açıkladı. Uygulamalarda Türkiye’de bir ilk gerçekleştirilecek Genişleme stratejisi doğrultusunda, OYAK Liman’ın sektördeki konumunu küresel bir aktör olarak güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Atay, "Mevcut uzmanlığımızı yeni hizmet alanlarına taşıyarak liderlik vizyonumuzu küresel ölçekte tahkim ediyoruz" sözleriyle markanın yeni rotasını çizdi. Bu vizyon çerçevesinde çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Atay, “Liman işletmeciliğinde dünyada sayılı örnekler arasında gösterilen ve Türkiye’de ilk olacak bazı yenilikçi uygulamaları da yakın dönemde operasyonlarımıza entegre etmeyi hedefliyoruz” dedi. Yatırımlar lojistik ekosistemini dönüştürecek OYAK şirketlerinin yanı sıra tüm paydaşlarına yüksek standartlarda hizmet sunan OYAK Liman, Türk sanayisi için stratejik öneme sahip operasyonunu da başarıyla yürütüyor. Türkiye sanayisinin lokomotifi olan demir-çelik ve enerji tesislerinin tedarik zincirinde kritik bir köprü görevi üstlendiklerini kaydeden Atay, “Bu stratejik sorumluluğumuzun bilinciyle, operasyonel süreklilikten ödün vermeden, tüm paydaşlarımıza da aynı yüksek hizmet standartlarında çözümler sunarak ekosistemimize değer katmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Atay, bölgesel kalkınmanın merkezinde yer almayı hedeflediklerinin altını çizerek şunları söyledi: "Gelecek projeksiyonumuz doğrultusunda İskenderun Bölgesi’nin lojistik ekosistemini dönüştürecek yeni liman ve Demiryolu Lojistik Merkezi yatırımlarımızla hem Türkiye hem de bölge coğrafyasında oyun kurucu bir rol üstlenerek küresel lojistik ağlarındaki konumumuzu perçinliyoruz." Sürdürülebilirlik, teknolojik inovasyon ve yüksek verimlilik 2026 hedefleri doğrultusunda küresel rekabete odaklanan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmelerinin gelecek vizyonunu anlatmayı sürdüren Atay, “Modernizasyon çalışmalarına hız kazandırdığımız vinç parkurumuz ve yapısal olarak güçlendirdiğimiz rıhtımlarımızla; 2026 yılı projeksiyonlarımızı çevresel sürdürülebilirlik, teknolojik inovasyon ve yüksek verimlilik temelleri üzerine inşa ediyoruz” dedi. Genel kargo ve dökme katı yük odağındaki tüm süreçleri, koşulsuz müşteri memnuniyeti hedefiyle optimize ettiklerini kaydeden Atay, “Temel stratejimiz; hizmet kalitemizi uluslararası standartların üzerine taşıyarak portföyümüzü genişletmek ve mevcut yük segmentlerindeki elleçleme hacmimizi sürdürülebilir bir ivmeyle artırmaktır” bilgisini verdi. Yüksek kapasitesiyle operasyonları başarıyla yönetiyor OYAK Denizcilik ve Liman İşletmelerinin geniş hizmet yelpazesine ve operasyonel gücüne dikkat çeken Emre Atay, OYAK Liman olarak liman, iskele, antrepo ve yükleme - boşaltma tesisleri işleterek entegre bir liman hizmetleri ağı sunduklarını hatırlattı. Yıllık 44 milyon metrik ton operasyon kapasitesiyle Erdemir ve İsdemir Liman Tesisleri’nde operasyonlarını başarıyla yönettiklerini kaydeden Emre Atay, “2025 yılında mevcut liman tesislerimizde toplam 21,72 milyon ton yük elleçleyerek, ‘Genel Kargo ve Dökme Katı Yük’ segmentinde Türkiye genelinde yüzde 10 pazar payına ulaşmış ve bu ürün gruplarında liderliğimizi sürdürmüş bulunuyoruz. Grup içi hizmetlerimizin yanı sıra grup dışı müşteri portföyümüzü de hızla büyütüyoruz. Limanlarımızda elleçlenen tonajlara baktığımızda, 2026 yılının ilk iki çeyreği itibarıyla grup dışı üçüncü şahıs firmalara sunduğumuz hizmet oranı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artmış durumda.” ifadelerini kullandı. Gemi acentelik operasyonlarında hedefe ulaşıldı Liman hizmetlerinin yanı sıra 2017 yılından beri entegre bir yapı içerisinde gemi acenteliği faaliyetlerini de sürdüren OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri 2026 yılı itibariyla önemli bir kapasiteye ulaştı. 2025 yılı itibarıyla Türkiye genelinde dökme katı ve genel kargo gemilerinde yaklaşık 1370 gemiye hizmet verdiklerini belirten Atay, “Kuruluşumuzdan bu yana toplamda 12 bin 200 gemilik operasyon hacmine ulaşmanın gururunu yaşamaktayız. 30’a yakın firmayı kapsayan geniş acente ağımız ile hizmet verdiğimiz şirketlere güçlü bir çözüm ortağı olarak konumlanmaktayız” dedi. Yurt içi ve dışında acentelik yapılanması genişliyor Dökme katı ve genel kargonun yanı sıra, müşterilerine ait LPG ve yakıt tankerlerine de acentelik hizmeti verdiklerini kaydeden Emre Atay şöyle konuştu: “Önümüzdeki dönemde hedefimiz; hizmet kalitemizden ödün vermeden mevcut hacmimizi istikrarlı şekilde artırmak, yurt içinde ve yurt dışında acentelik yapılanmamızı genişletmektir. Grup içi olarak sunduğumuz genel kargo, kuru yük, LPG ve akaryakıt tanker gemisi acenteliği hizmetlerimizin yanı sıra Türk Boğazları ve limanlarında grup dışı 3. şahıs acentelik faaliyetlerimizi de aralıksız sürdürüyoruz. Bu kapsamda, son dönemde dünya devi firmalarla imzaladığımız anlaşmalar doğrultusunda ve yılın son çeyreğini de hesaba kattığımızda, 2026 yılı sonunda 3. şahıs grup dışı gemi sayımızda 2025 yılına kıyasla yüzde 50’nin üzerinde bir artış öngörülmektedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MESS’ten Çağrı:  “Metal Sektöründe Çarklar Durmasın” Haber

MESS’ten Çağrı: “Metal Sektöründe Çarklar Durmasın”

Metal sektöründe 150 binden fazla çalışanı ilgilendiren MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri 13 Ekim 2025 tarihinde başlamıştı. Altmış günlük yasal müzakere sürecinde anlaşma sağlanamayınca, uyuşmazlık tutanağı tutularak süreç arabulucuya taşınmıştı. Arabuluculuk süreci de anlaşma sağlanamadan sona erdi. MESS tarafından yapılan basın açıklamasında, “Türkiye’nin en köklü işveren sendikası olarak, üyelerimizin ve çalışma arkadaşlarımızın kalıcı refahı için, üretimin ve istihdamın korunması için, çalışma barışı için, sanayimiz ve ülkemiz için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu doğrultuda, hatırlanacağı üzere daha evvel MESS olarak zor zamanlarda her daim işçilerimizin yanlarında olduk. Ara dönemde yapılan ücret düzeltmeleri ve kıdem zamları, sözleşme imzası öncesi yapılan avans ödemesi, özel sağlık sigortası, çalışma arkadaşlarımızın çocuklarına burs gibi birçoğu halen ülkemizde ilk ve yeni birtakım uygulamalarla, ihtiyaç duyulduğu her zaman taşın altına elimizi koyduk” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, MESS üyelerinin sektörde örnek gösterilen yan hak ve sosyal yardımlara sahip, işçisine en değer veren kurumlar arasında yer aldığı belirtilerek; “MESS olarak bugüne kadar daima işçilerimizi ön planda tuttuk. İkramiye, sağlık sigortası, çocukları için karşılıksız burs, ailelerle birlikte ücretsiz tatil, kanuni sürelerin üzerindeki fazla mesai ücretleri, yakacak yardımı, yıllık izin yardımı, Kurban Bayramı yardımı, Ramazan Bayramı yardımı, öğrenim ve çocuk yardımı, mevzuatın üzerinde yıllık izin hakları, askerlik, evlenme ve doğum yardımı gibi sektörde örnek gösterilen birçok sosyal yardımı uygulamaya aldık” denildi. “Tamam mı, Devam mı” Senesi Açıklamada imalat sanayi ve bunun en önemli parçası olan üyelerinin son dönemde mevcut maliyetleri yönetmekte zorlanır hale geldiği vurgulanarak; “İmalat sanayinde işgücü maliyetleri döviz bazında tarihi zirvelere ulaşmıştır. İşçilik giderlerinin toplam işletme giderleri içindeki payı son yıllarda kademeli olarak artış göstermiş ve bu işgücü maliyeti seviyesi ile sanayimiz, üretim ve ihracat bakımından rekabette zorlanmaktadır. İlave olarak, kayıt dışı çalışan işletmeler ve sendikal örgütlü olmayan işyerleri ile maliyet farkları sebebiyle, koşullar zorlu hale gelmiştir. Global gelişmelerin de etkisiyle, ana sanayi ve yan sanayi, beyaz eşya ve demir-çelik gibi imalat sanayinin lokomotifi sektörlerde çarklar yavaşlamıştır. Çalışma arkadaşlarımızın da durumunun farkındayız. Ancak, içinde bulunulan koşullarda sanayicimiz üretime ve ihracata devam etmekte zorluklar yaşamaktadır.” saptaması yapıldı. Açıklama şöyle devam etti: “Önceki yıllardan çok daha zor bir müzakere süreci yürütülürken, sosyal diyaloğu ve istişare kültürünü artırmak, çalışma barışını bozmadan yapıcı yaklaşımlar sergilemek ve bu dönemi en az hasarla kapatmaya çalışmak; hepimizin önceliğidir. Bu çerçevede, müzakerelere başlamadan çok önce, yıl boyunca muhatabımız üç işçi sendikasına, işverenlerin içinde bulunduğu zorlu koşulları ayrıntılarıyla anlattık. Müzakereler sırasında da bu hususları ve sanayicinin bir can suyuna ihtiyaç duyduğunu tekrar tekrar vurguladık. Her fırsatta, muhatap işçi sendikalarına sanayimizin durumunu göz önünde bulundurmaları amacıyla samimi çağrıda bulunarak, sanayinin “Tamam mı, Devam mı” senesi olan bu dönemde, sağduyulu bir yaklaşıma davet ettik. Bu doğrultuda, işlerin ve istihdamın devamlılığı, ülkemizin rekabetçiliğinin korunması ve fabrikaların ayakta kalabilmesi için birinci 6 aya ilişkin %10 olarak önerdiğimiz ücret zammı teklifimizi, tüm imkanlarımızı zorlamak suretiyle, iki kez revize ederek %18’e kadar artırdık. Bu zam oranı sadece 6 aylık olup, üzerine ikinci 6 aylık zam oranı ilave gelecektir. Ayrıca yıllık %25 olarak önerdiğimiz sosyal yardımlara ilişkin artış teklifimizi de %33 seviyesine çıkardık. Yaptığımız nihai tekliften sonra çalışma arkadaşlarımızın ortalama gelirinin brüt 87.000 TL seviyelerine ulaşacağını belirtmek isteriz. Yaklaşık enflasyon öngörüleri doğrultusunda, üzerine ikinci 6 aylık zam geldiğinde, bu tutar brüt 97.000 TL seviyelerine ulaşacaktır. İşçi olmadan işveren olmaz, işveren olmadan işçi olmaz. Ülkemizde ve çalışma yaşamında köklü bir geçmişe sahip olan muhatap işçi sendikalarımızın da ellerini taşın altına koymadığı takdirde, bu sürecin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi mümkün olmayacaktır. MESS olarak her zaman ‘İşçi olmadan işveren olmaz, işveren olmadan işçi olmaz’ düsturuyla hareket ediyoruz. Yıl boyunca ve müzakereler süresince sanayimizin içinde bulunduğu zor koşulları tekrar tekrar anlattığımız muhatap işçi sendikalarının da tekliflerimizi değerlendirirken sağduyulu hareket edeceğine dair inancımızı koruyoruz. İmzalanacak Toplu Sözleşme ile sanayimizin, işçilerimizin refahını sürdürebilecek ve ülkemizi daha ileriye taşıyabilecek günlerine tekrar kavuşması için var gücümüzle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çerçevede, sürecin masa başında sonuçlanması amacıyla her türlü çabayı sarf etmeye devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.