Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Demokrasi

Kapsül Haber Ajansı - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Modernleşme Serüveni Masaya Yatırıldı! Haber

Türkiye’nin Modernleşme Serüveni Masaya Yatırıldı!

Sempozyum açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, modernleşmenin bir taklit değil, özgün bir yürüyüş olması gerektiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, modernleşmenin psikolojik boyutuna dikkat çekerek Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘zafer kimliği’ üzerine inşa edildiğini ifade etti. Üsküdar Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva Kök Arslan ise Türk modernleşmesinin doğrusal değil, kırılmalar ve yeniden inşa süreçleriyle şekillenen dinamik bir tecrübe alanı olduğunu söyledi. Sempozyumda modernleşme, demokrasi, kimlik, gelenek ve küresel sistem tartışmaları karşılaştırmalı perspektifle ele alındı. Dünyaca tanınan akademisyenlerin katıldığı etkinlikte, Türkiye’nin geleceğine dair yeni düşünsel arayışların önemi vurgulandı. Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi’nin himayelerinde, Üsküdar Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSSAM) tarafından düzenlenen “Çağdaşlaşma: Küresel Karşılaştırmalar ve Alternatif Arayışlar Işığında Türk Modernleşmesi Uluslararası Sempozyumu” açılışı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un da katılımıyla gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: “Türk modernleşmesi taklit değil, özgün bir yürüyüş olmalıdır” Türk modernleşmesinin tarihsel, siyasal, toplumsal, kültürel ve entelektüel boyutlarıyla disiplinler arası bir yaklaşımla ele alındığı sempozyumun açılış konuşmasını yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, modernleşme meselesinin yalnızca geçmişin değil, bugünün ve geleceğin de en önemli tartışma alanlarından biri olduğunu söyledi. Kurtulmuş, Türkiye’nin modernleşme sürecinin başka toplumların deneyimlerinden farklı, kendine özgü bir karakter taşıdığını vurgulayarak, “Hiçbir millet başka bir milleti taklit ederek ayakta kalamaz. Modernleşmeyi bir mukallitlik serüveni olarak görmüyoruz.” dedi. “Modernleşme disiplinler arası bir çalışma alanına dönüştü” TBMM’nin yalnızca yasa yapan bir kurum olmadığını belirten Kurtulmuş, üniversitelerle yapılan iş birlikleri sayesinde fikir hayatına katkı sunan önemli toplantılar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Daha önce ‘Cedidcilik Hareketi’ üzerine bir sempozyum düzenlediklerini hatırlatan Kurtulmuş, bu toplantının ise Türk modernleşmesini farklı perspektiflerle ele almayı amaçladığını aktardı. Yakın zamanda Türkiye’de İslamcılık düşüncesini konu alan yeni bir uluslararası sempozyum daha düzenleneceğini açıklayan Kurtulmuş, şunları söyledi: “Modernleşme tartışmaları artık disiplinler arası bir çalışma alanına dönüştü. Türkiye’de bu konuda yoğun akademik çalışmalar yürütülüyor. 20. yüzyılın başında dünyayı etkileyen iki büyük gelişme modernleşme tartışmalarını şekillendirdi. Bunlardan ilki Batı’nın bilim ve teknoloji alanındaki büyük atılımı, ikincisi ise Osmanlı dahil Doğu imparatorluklarının çözülme süreci . Batı dışındaki toplumlar modernleşmeye zaman zaman kaygı ve çekinceyle yaklaşıyor. Türk modernleşmesi nasıl farklıysa, Japonya’nın Meiji restorasyonu, Rusya’nın dönüşümü ve Çin’in modernleşme hikâyesi de birbirinden farklıdır. Ancak hepsi ortak bir soruya odaklanmıştır: ‘Bu gelişmeye karşı kendi cevabımızı nasıl oluşturacağız?’” “Modernleşme, çağdaşlaşma ve Batılılaşma aynı şey değildir” Konuşmasında kavramların doğru kullanılmasının önemine dikkat çeken Kurtulmuş, modernleşme, çağdaşlaşma ve Batılılaşmanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Batı’yı yalnızca taklit edilecek bir hedef olarak görmenin toplumları köklerinden uzaklaştıracağını ifade eden Kurtulmuş, “Türkiye kendi tarihsel birikimiyle yeni bir çıkış gerçekleştirebilecek milli tecrübeye sahip. Günümüzde modern değerler üzerine kurulu uluslararası sistem ciddi bir kriz yaşıyor. İnsan hakları, uluslararası hukuk ve devletlerin egemen eşitliği gibi temel kavramlar yeniden tartışılıyor. Mevcut küresel düzen artık günümüz sorunlarına çözüm üretemez hale geldi. Modern değerler üzerine kurulan uluslararası sistemin kurumları, kuralları ve hatta terminolojisi iflas etmiştir. Artık dünyadaki sorunları eski kavramlarla açıklamak mümkün değil.” şeklinde konuştu. “Demokrasi modernleşmenin en önemli alanlarından biridir” Türk modernleşmesinin en önemli başlıklarından birinin demokrasi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin büyük bedellerle ilerlediğini söyledi. Darbeler, siyasi müdahaleler ve antidemokratik uygulamalara rağmen toplumun demokrasi yönünde irade ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, “Demokrasiyi gözümüzün nuru gibi koruyacağız.” dedi. “Devlet geleneğimiz insan merkezlidir” Türk devlet geleneğinin temelinde insanı merkeze alan bir anlayış bulunduğunu söyleyen Kurtulmuş, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “Bizim devlet anlayışımızın temelinde ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ ilkesi vardır. Devlet-i ebed müddet anlayışıyla hareket ederiz. Aynı zamanda ‘Nizam-ı âlem’ düşüncesiyle yalnızca kendimiz için değil, bütün insanlığın huzuru için söz söylemeyi görev kabul ederiz.” Kurtulmuş, sempozyumda ortaya konulacak fikirlerin akademik çalışmalara katkı sağlayacağına inandığını belirterek, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Modernleşmenin psikolojik boyutu da konuşulmalı” Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini söyledi. Tarih Bölümü Başkanı ile birlikte yürüttükleri psikotarih çalışmalarına değinen Kaynak, “Özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış sürecinin toplum üzerindeki etkilerini inceledik. ‘Travmadan Zafere’ isimli kitapta da Osmanlı’nın yıkılış travması yerine İstiklal Harbi ve zafer anlatısı üzerine inşa edilen ulusal kimlik sürecini ele aldık. Türkiye Cumhuriyeti ulusal kimliği kuşkusuz bir zafer kimliği olarak inşa edilmiştir ve bu stratejik bir tercihtir.” şeklinde konuştu. “Mustafa Kemal Atatürk geçiş sürecinin köprüsüdür” Cumhuriyetin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte önemli bir köprü rolü üstlendiğini ifade eden Kaynak, “Kurucu kadroların dönüşümü toplumun tamamında aynı hızda gerçekleşmediği için modernleşme sürecinin farklı boyutlarda değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi. Toplumların yaşadığı büyük kayıpların doğal olarak bir yas süreci doğurduğunu belirten Kaynak, bazı akademisyenlerin Türkiye’de yaşanan kimlik ve aidiyet tartışmalarını ‘tamamlanmamış yas süreci’ üzerinden değerlendirdiğini aktardı. “Modernleşme sadece teknoloji veya kıyafet değişimi değildir” Modernleşmenin yalnızca Batı’yı taklit etmek anlamına gelip gelmediğinin uzun yıllardır tartışıldığına değinen Kaynak, şu soruların önemine dikkat çekti: “Bir toplumun modernleşmesi yalnızca giyimi, kuşamı, teknolojisi ve eğitim sistemiyle mi ilgilidir; yoksa değerleri, zihniyeti ve kültürüyle birlikte ele alınması gereken bir dönüşüm müdür?” Modernleşme ile modernleştirme kavramlarının da birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Kaynak, bu sürecin tepeden inme bir zorlamadan mı yoksa toplumsal ihtiyaçlardan mı doğduğunun tartışılması gerektiğini ifade etti. Gençlere seslenen Kaynak, “Geçmişinizi iyi öğrenmeden iyi bir gelecek inşa edemezsiniz.” diyerek öğrencilerin tarihsel ve düşünsel süreçleri anlamasının önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. Havva Kök Arslan: “Türk modernleşmesi dinamik bir tecrübe alanıdır” Üsküdar Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva Kök Arslan ise konuşmasında, Türk modernleşmesinin yalnızca tarihsel değil, güncel ve geleceğe dönük yönleriyle de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türk modernleşmesi meselesinin her neslin yeniden sorduğu temel sorulardan biri olduğunu ifade eden Arslan, “Sempozyum yalnızca akademik bir toplantı değil, aynı zamanda ortak tarihsel hafızayı ve geleceğe dair sorumlulukları da değerlendirme zemini sunuyor. Türk modernleşmesi doğrusal bir ilerleme değil; sürekliliklerin, kırılmaların ve yeniden inşa süreçlerinin iç içe geçtiği dinamik bir tecrübe alanıdır. Bu düşünsel yaklaşımları, birbirini dışlayan ideolojik kalıplar olarak görmüyor; tarih içinde dönüşen ve etkileşen fikir akımları olarak değerlendiriyoruz.” “Modernleşme yalnızca kurumsal dönüşüm değildir” Modernleşmenin yalnızca teknik ilerleme veya kurumsal reformlardan ibaret olmadığını vurgulayan Arslan, şöyle konuştu: “Türkiye’nin modernleşme deneyimi eğitimden hukuka, ekonomiden sanata kadar uzanan çok katmanlı bir dönüşüm süreci. Bu süreç aynı zamanda toplumun kendisini yeniden tanımladığı bir zihniyet ve kimlik dönüşümü. Türk modernleşmesi Batı’nın yükselişiyle paralel ilerliyor ancak kendi özgün gerilimlerini ve arayışlarını da üretiyor. Günümüzde modernleşme tartışmaları artık tek merkezli bir modele indirgenemez. Modernleşme yalnızca teknik ilerleme değil; gelenek ile modernlik, yerel ile evrensel arasında sürekli yeniden kurulan bir denge arayışı.” “Asıl mesele değişirken kendimiz olarak kalabilmek” Sempozyumun temel hedefinin Türkiye’nin modernleşme tecrübesini küresel karşılaştırmalar ışığında yeniden değerlendirmek olduğunu belirten Arslan, farklı disiplinlerden akademisyenleri bir araya getirerek yalnızca akademik değil, toplumsal bir tartışma zemini oluşturmayı amaçladıklarını söyledi. Arslan, “Mesele yalnızca nasıl modernleşeceğimiz değil, değişirken kendimiz olarak nasıl kalabileceğimiz meselesidir.” ifadelerini kullandı. “Üç yıllık düşünsel programın ikinci ayağını oluşturuyor” Geçtiğimiz yıl düzenlenen ilk sempozyumda Cedidcilik hareketi ile Türkçülük ve Türkleşme meselelerinin ele alındığını hatırlatan Arslan, bu yılki toplantının merkezinde “muasırlaşmak”, yani modernleşme konusunun yer aldığını ifade etti. Önümüzdeki yıl düzenlenecek üçüncü sempozyumda ise “İslamlaşmak” başlığı altında din, toplum ve siyaset ilişkilerinin tartışılacağını açıkladı. Dünyaca tanınan sosyolog Nilüfer Göle, SOAS University of London Onursal Profesörü William Hale gibi alanında uzman isimler; Türkiye’den ve dünyadan çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve düşünürün katılımıyla gerçekleştirilen sempozyumda modernleşme deneyimleri küresel karşılaştırmalar ışığında tartışıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi Haber

Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi

Seçim gündemiyle Ankara'da toplanan TBB Meclisi, Birlik Başkanı, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyelerini seçti. Meclis Toplantısının Divan Başkanlığını, Meclis 1. Başkan Meclis 2. Başkan Vekili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu üstlendi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran da Divan'da Katip üye olarak görev aldı. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının ardından seçime geçildi. Birlik Başkanlığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Birlik Meclisinde yapılan seçimlere göre 446 Meclis Üyesinin oyunu alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ise 311 oy aldı. Toplantı, Seçer'in açılış konuşmasıyla başladı. Seçer, hem gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de Birliğin işleyişine dair bilgiler paylaştı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından Birlik yönetiminde yaşanan süreci anlatan Seçer, "Seçim sonrası yapılan oylamada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu Birlik Başkanı seçildi. 2025 yılı mart ayında yaşanan gelişmelerin ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Zeydan Karalar Meclis Başkan Vekili olarak seçildi. Daha sonra bu göreve layık görüldüm ve bugün bu sorumluluğu sürdürmeye çalışıyorum." ifadelerini kullandı. Seçer: "Siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize ve milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz" Halkın iradesiyle görev yapan yöneticiler olarak vatandaşla doğrudan iletişim halinde olduklarını belirten Seçer, vatandaşa karşı sorumluluklarının büyük olduğunu ifade etti. Konuşmasında hukuk devleti vurgusu yaparak, kamu görevinde bulunan herkesin hukuka bağlı hareket etmesi gerektiğini söyleyen Seçer, "Siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize ve milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin demokrasi tarihinin zorlu süreçlerden geçtiğine dikkati çeken Seçer, bu çerçevede hukukun üstünlüğünün önemine işaret ederek, "Demokrasi emek ister; emekleme, büyüme ve olgunlaşma aşamalarından geçer. Toplum olarak darbelerden siyasi krizlere kadar birçok zorluğu yaşadık. Amacımız evrensel normlara uygun bir demokrasiyi kalıcı hale getirmektir." dedi. Seçer: "Geciken adalet, adalet değildir" Seçer, yerel yönetimlere yönelik yargı süreçlerine de değindi. Hukukun temel ilkelerine dikkati çeken Seçer, "Elbette herkes yargılanabilir ancak mümkünse tutuksuz yargılama esas olmalıdır. Geciken adalet, adalet değildir. Yargı süreçleri hızlı ve şeffaf şekilde tamamlanmalıdır." diye konuştu. Bazı belediye başkanlarının yargı süreçleri sonrasında görevlerine iade edilmemesinin kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu belirten Seçer, hukuka olan güvenin korunmasının önemine işaret etti. Belediye başkanlığının siyasi kimliğin ötesinde bir hizmet görevi olduğunu vurgulayan Seçer, "Bizler yalnızca partimizin değil, tüm vatandaşların oyuyla seçiliyoruz. Bu nedenle herkese eşit hizmet sunmak zorundayız." dedi. Seçer: "Ekonomik kriz parti ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor" Belediyelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da ayrı bir parantez açan Seçer, "Ekonomik kriz parti ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor. Genel bütçeden yapılan kesintiler, SGK ve vergi borçları nedeniyle belediyeler ciddi mali zorluklarla karşı karşıya." ifadelerini kullandı. Kamu bankaları ve finansmana erişimde eşitlik çağrısı yapan Seçer, tüm belediyelere ayrım gözetilmeksizin destek verilmesi gerektiğini belirtti. Yurt dışı finansman ve yatırım süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini ifade eden Seçer, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki yetki dengesine de dikkati çekti. Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin rolüne değinen Seçer, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecine belediyelerin daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi. TBB'nin son iki yıllık çalışmalarına ilişkin bilgi veren Seçer, kurumsallaşma, şeffaflık ve sürdürülebilir yönetim anlayışını güçlendirdiklerini, belediyelere araç, ekipman ve finansal destek sağladıklarını ve eğitim faaliyetlerini artırdıklarını ifade etti. Genel Sekreter Yıldız 2025 Yılı Faaliyet Raporunu Sundu Gündem maddelerinin görüşülmesiyle devam eden toplantıda, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, 2025 yılı Faaliyet Raporu'na ilişkin sunum yaptı. TBB'nin 2025 yılında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin bilgi paylaşan Yıldız, bu çalışmaların şeffaflık, adalet ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ilkeleri doğrultusunda sürdürüldüğünü vurguladı. Yıldız, belediyelere sağlanan desteklerin objektif kriterlere göre ve ayrım gözetilmeksizin dağıtıldığını belirtirken, karar alma süreçlerinde daha katılımcı ve sistematik bir yapının benimsendiğini ifade etti. Yıldız ayrıca, TBB'nin yeni döneminde de yerel yönetimler arasında dayanışmayı artırarak daha güçlü bir kurumsal yapı hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının ardından seçime geçildi. Birlik Başkanlığına verilen önergeler ile Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Seçer: "Türkiye'nin sorunlarını birlikte çözmek zorundayız" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, aday gösterildikten sonra yaptığı konuşmada belediye başkanlığının doğrudan halk iradesiyle şekillenen güçlü bir makam olduğunu vurgulayarak, "Belediye başkanlığı siyaset yapma makamı değildir ama milletin iradesinin tecelli ettiği en güçlü makamlardan biridir." ifadelerini kullandı. Siyasetin meclisler dışında farklı bir anlam taşıdığına dikkati çeken Seçer, "Varsa bir adaletsizlik, bir eşitsizlik bunu dile getirmek siyasetin ta kendisidir ve bunu yapmak zorundayız." dedi. TBB'nin faaliyetlerine değinen Seçer, Birliğin verdiği desteklerin belirli kriterlere göre dağıtıldığını belirterek, "Bir belediyenin kendi ekonomik durumu, hizmet ettiği toplumun sosyo-ekonomik durumu, nüfusu, bölgesi, özellikleri var. Biz desteği bütün bu özellikleri alarak belirli kriterler ile yapıyoruz. Bu bir hatır-gönül işi değildir." diye konuştu. Dağıtılan desteklere ilişkin rakamları da paylaşan Seçer, "826 adet aracı 688 belediyeye dağıtmış olacağız. Böylelikle yüzde 60'ı CHP'li belediyelere yani Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 65'inin yaşadığı şehirleri yöneten belediyelere, yüzde 40'ı da kalan yüzde 35 nüfusu yöneten diğer belediyelere dağıtılmıştır." ifadelerini kullandı. Geçmiş dönemle karşılaştırma da yapan Seçer, "2019-2024 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin aldığı destek oranı yüzde 14,55 civarındaydı." dedi. Seçer ayrıca, "Hiçbir belediye başkanını ayırmadım, talepte bulunan herkesle görüştüm ve yardımcı olmaya çalıştım." dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Seçer, "Bu ülke hepimizin. Farklı düşünsek de ortak noktamız var. Türkiye'nin sorunlarını birlikte çözmek zorundayız." ifadelerini kullandı. TBB yönetimine talip olduklarını yineleyen Seçer, "Yaptıklarımız yeterli değil, daha iyisini yapabiliriz. Sizlerin desteğiyle daha güzel işler başaracağımıza inanıyoruz." dedi. Ayrıca Seçer, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel'e de başarı dileklerini iletti. Görgel: "Bu salondaki farklı siyasi gelenekler bir ayrışma değil, bir berekettir" Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de konuşmasında TBB'nin önemine dikkati çekerek, "TBB, yerel yönetimler arasındaki istişareyi güçlendiren, dayanışmayı sürdürülebilir hale getiren ve şehirlerimizde demokrasi kültürünü kurumsallaştırmayı hedefleyen bir kurumdur. Şehirlerimizin geleceğini ortak akılla şekillendirmek zorundayız." diye konuştu. Şehirlerin sürdürülebilirliğine işaret eden Görgel, "Şehirlerimizi sadece geleneksel hizmetlerle değil, yenilikçi yaklaşımlarla yönetmek zorundayız. Sosyal uyum, çevre, dijitalleşme gibi alanları merkeze alarak daha dirençli ve yaşanabilir şehirler inşa etmeliyiz." dedi. "Bu salondaki farklı siyasi gelenekler bir ayrışma değil, bir berekettir." diyen Görgel, konuşmasında "Önceliğimiz şehirlerimizde yaşayan her insana hizmet etmek olmalıdır." ifadelerine yer verdi. 6 Şubat depremlerine de değinen Görgel, "Depremde büyük acılar yaşadık. O zor günlerde tüm belediyelerimiz imkanlarını seferber etti. Dayanışma, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkmasının en güçlü delili oldu." dedi. TBB için de benzer bir anlayışın mümkün olduğunu ifade eden Görgel, "Ayrışma değil uzlaşmayı, rekabet değil iş birliğini savunmalıyız. Geleceği planlamak için güçlü iş birlikleri geliştirmeliyiz." dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve ortaklık vurgusu yapan Görgel sözlerini, "Bu kürsüden bir yarışın değil, bir ortaklığın çağrısını yapıyorum. Kazananın şehirlerimizin tamamı olmasını istiyorum." şeklinde tamamladı. TBB'nin Yeni Yönetimi Seçiliyor TBB Başkanlığına mahalli idareler seçiminden sonra oluşan TBB Meclisince 5 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçildi. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Birlik Tüzüğünün 16'ncı maddesi uyarınca İmamoğlu'nun iki yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle Birlik Başkanlığı için seçim yapıldı. Bu kapsamda; TBB'nin yeni Başkanı Vahap Seçer seçildi. Seçer'in yanı sıra, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri de Meclis tarafından seçilecek. Yeni Yönetim Belli Oldu SEÇER: "HER ŞEY ŞEHİRLERİMİZ VE GÜZEL TÜRKİYE'MİZ İÇİN" Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) 2026 yılı Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Ankara'da gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan oylamada Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer en fazla oyu alarak Birlik Başkanı seçildi. Seçim gündemiyle Ankara'da toplanan TBB Meclisi, Birlik Başkanı, Encümen Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı ve İhtisas Komisyonu Üyelerini seçti. Birlik Başkanlığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Birlik Meclisinde yapılan seçimlere göre 446 Meclis Üyesinin oyunu alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ise 311 oy aldı. Seçer: "TBB bin 405 belediye başkanımızın her zaman yanında olacak" Seçimlerin ardından TBB Başkanı Vahap Seçer, teşekkür konuşmasını gerçekleştirdi. Yeni döneme ilişkin mesajlarını paylaşan Seçer, "Aldığımız kararlar ve seçimlerde elde ettiğimiz sonuçlar Birliğimize ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun." dedi. Üç yıllık görev süresine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seçer, "Bu görevi ben ve arkadaşlarım sizlere mahcup olmamak için adalet duygusunu ön plana alarak, hakkaniyeti ve yardımlaşmayı parti farkı gözetmeksizin esas alarak yürüteceğiz." ifadelerini kullandı. Önceki dönem çalışmalarına da değinen Seçer, "Sayın Ekrem İmamoğlu ile başlayan, Sayın Zeydan Karalar ile devam eden ve benimle nihayetlenen süreçte değerli işler yapıldı. Eksiklerimiz varsa onları da arkadaşlarımızla birlikte tamamlayacağız." diye konuştu. Destek veren belediye başkanlarına da teşekkür eden Seçer, "Desteğiniz çok değerliydi, çok önemliydi. Sizlerden beldelerinize, şehirlerinize ve vatandaşlarımıza selamlarımızı iletmenizi istiyorum." dedi. Türkiye genelindeki belediyelere destek mesajı veren Seçer, "Merak etmesinler, TBB bin 405 belediye başkanımızın her zaman yanında olacak ve onların destekçisi olacak. Her şey şehirlerimiz için, her şey güzel Türkiye'miz için." ifadelerini kullandı. TBB'nin Yeni Yönetimi Seçildi TBB Başkanlığına mahalli idareler seçiminden sonra oluşan TBB Meclisince 5 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçildi. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Birlik Tüzüğünün 16'ncı maddesi uyarınca İmamoğlu'nun iki yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle Birlik Başkanlığı için seçim yapıldı. Bu kapsamda; TBB'nin yeni Başkanı Vahap Seçer seçildi. Toplantıda, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri de Meclis tarafından seçildi. Yapılan seçim sonucunda Meclis 1. Başkan Vekili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Meclis 2. Başkan Vekili de Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal olarak belirlendi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran da Katip üye olarak seçildi. Başkanlık Divanı seçimi sonrasında İhtisas Komisyonu Üyeleri belirlendi. Birliğin yeni Encümen Üyeleri ise şu şekilde sıralandı: "Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Ağrı Belediye Başkanı Hazal Aras, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik." Seçimlerin ardından, TBB Encümeni Birlik Başkanı Vahap Seçer yönetiminde ilk toplantısını gerçekleştirdi. İmamoğlu'nun Meclis Toplantısına Gönderdiği Mektup Okundu Toplantının "Dilek ve temenniler" bölümünde söz alan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, 2024 yılında Ekrem İmamoğlu'nun TBB Başkanı seçildiğini hatırlatarak, "Sayın İmamoğlu, çeşitli sebeplerle gözaltına alınıp tutuklanınca bu süreci önce Sayın Zeydan Karalar, daha sonra da Sayın Vahap Seçer başarıyla ve adaletle sürdürdüler. Bizim anlayışımızda kime oy verdiğiniz, hangi partiden olduğunuz önemli değil; eşit ve adaletli hizmet esastır." dedi. Aslan, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Meclis Toplantısına gönderdiği mektubu okudu. İmamoğlu'nun mektubu şu şekilde: "Değerli belediye başkanlarımız, Türkiye Belediyeler Birliğinin değerli emekçileri, Kıymetli meclis üyeleri, sizleri, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu zor koşullar altında, milletimizin çıkarları doğrultusunda, Birliğimizin, tüm varlığı ve azmiyle, yerel yönetimleri destekleyen çalışmalarını takdirle karşılıyor, sizlere bu çalışmaları devam ettirdiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemin olağanüstü koşullarında yapılan bu seçimin Birliğimiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum. Demokratik bir ülkede, halkın oyu ve güveniyle iş başına gelmiş yöneticilerin tutuklu olarak yargılanması, yalnızca o kişiler için ağır bir hukuksuzluk örneği değildir. Aynı zamanda seçmen iradesine ve demokratik hukuk düzenine karşı işlenmiş, onarılması güç, son derece ağır bir hak ihlali ve hukuksuzluk da teşkil eder. Böylesi bir hukuksuzluğa karşı çıkmak, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm yerel yöneticilerin görevi ve sorumluluğudur. Aynı sorumluluk, sadece hukuksuzluklara karşı durmakla sınırlı değildir; kamu kaynaklarının kullanımında adaleti, şeffaflığı ve hesap verebilirliği tesis etmek de yerel yönetim anlayışımızın temelini oluşturmalıdır. Önceki dönemde sizlerin kıymetli oylarıyla seçildiğim Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığında "imtiyaz değil adalet, menfaat değil hakkaniyet" ilkesiyle hayata geçirdiğimiz uygulamalarla, uzun yıllar sonra ilk kez sistemli, ölçülebilir ve denetlenebilir bir dağıtım mekanizmasını hayata geçirdik. Yaklaşım ve vizyonumuz liyakati esas alan, hiçbir ayrıcalığa yer vermeyen, hakkaniyeti merkeze koyan bir yönetim anlayışının da somut ifadesidir. Yerel yönetimlerin tamamına eşit mesafede duran bu anlayışın, vatandaşlarımızın güvenini pekiştirecek en önemli zemin olduğuna inanıyorum. Aynı anlayış ve ilkelerle bayrak yarışını üstün başarıyla yürüten başkanlarımız Sayın Zeydan Karalar ve Sayın Vahap Seçer ile tüm encümen üyesi başkanlarına şükranlarımı sunuyorum. Bize yönelen tüm hukuksuz girişimlere rağmen bu anlayışla milletimize hizmet etmekten vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha dile getirmek isterim. Bugün yapılacak Meclis toplantısında, tutuklu bulunan tüm belediye başkanlarımızın ve belediye kadrolarımızın tutuksuz yargılanmasının; demokrasi ve milli egemenlik açısından taşıdığı önemi vurgulayan kararın oy birliğiyle alınmasını umut ediyorum. Atacağınız bu tarihi adım milletimizin demokrasiye, adalete ve huzura duyduğu hasret ve inancın da açık bir ifadesi olarak tarihe geçecektir. Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı'nın ülkemiz adına hayırlı, verimli çalışma ve kararlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum."

Nilüfer’de Demokrasi ve Barış Buluşması Haber

Nilüfer’de Demokrasi ve Barış Buluşması

Nilüfer Belediyesi, ülke gündemini şekillendiren konuların, alanında öncü isimlerle ele alınacağı önemli bir buluşma zemini olacak “Müşterek Mekan Buluşmaları”nı başlattı. Etkinlik serisinin ilk konuğu olan akademisyen ve siyasetçi Prof. Dr. Ahmet Özer, düzenlenen söyleşide; hukukun üstünlüğü, demokratik değerler ve toplumsal barışın önemi üzerine kapsamlı bir perspektif sundu. Söyleşiye; CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Eski Milli Eğitim ve Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. GENİŞ KATILIMLI DEMOKRASİ DİYALOĞU Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’de uzlaşma kültürü ve ortak akılla hareket ettiklerini belirtti. Nilüfer Kent Konseyi, mahalle komiteleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla, her fırsatta demokrasiyi güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, toplumsal barış için hukukun ve demokrasinin vazgeçilmez olduğunu hatırlattı. BARIŞIN TEMELİ HUKUK VE ADALETTİR Söyleşisinde Bursa’nın Türkiye’nin dördüncü büyük şehri olarak stratejik önemine ve potansiyeline değinen Prof. Dr. Ahmet Özer, demokratik normalleşmenin önemine dikkat çekti. İnsan aklının şimdiye kadar bulduğu en ideal yönetim biçiminin demokrasi olduğunu ifade eden Özer, bu sistemin halkın rızasına dayanması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Ahmet Özer, konuşmasında şu temel vurguları yaptı: “Adalet devletin temelidir. Adaletin zayıflaması durumunda devletin de güç kaybedeceğini unutmamalıyız. Hukuk, toplumları bir arada tutan en güçlü çimentodur. Toplumsal adaletin sağlanmadığı bir ortamda ekonomik sorunların da çözülemeyeceğini, kalkınmanın temelinde güvenilir bir hukuk sisteminin yattığını her fırsatta hatırlamalıyız. Barış ise sadece çatışmasızlık değil; huzur, diyalog ve farklılıklarla bir arada yaşama kültürüdür. En kötü barış bile en iyi savaştan bin kat daha iyidir.” Siyasetin temel işlevinin üretimi artırmak ve adil bölüşümü sağlamak olduğunu da hatırlatan Özer, siyasi partilerin birbirinin düşmanı değil rakibi olduğunu ve bu rekabetin nezaket çerçevesinde yürütülmesinin Türkiye’nin demokratik normalleşmesi için elzem olduğunu söyledi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Prof. Dr. Ahmet Özer, program sonunda kitaplarını imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

​Ege Belediyeler Birliği’nde Başkan Çavuşoğlu Güven Tazeledi Haber

​Ege Belediyeler Birliği’nde Başkan Çavuşoğlu Güven Tazeledi

Turizm cenneti Pamukkale’de gerçekleştirilen Ege Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı’nda bölgedeki üye belediyelerin başkanları, meclis üyeleri ve yerel yönetim temsilcileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i anarak başladı. ​“Adalet kişiye göre dizayn edilmemeli” ​Hukuk süreçlerinin tarafsızlığına dikkat çeken Başkan Çavuşoğlu, “Belediyelerimiz üzerinden başlatılan ve henüz yargılama aşamasına geçilmeden baştan mahkum etme anlayışıyla yürütülen operasyonları kabul etmemiz mümkün değildir. Adalet terazisi kişilere veya kurumlara göre ayarlanmaya çalışılırsa, bu ülkede hiç kimsenin mal, mülk ve gelecek garantisi kalmaz. Adaletin zedelendiği yerde toplumsal güven sarsılır; bizler her zaman hukuku ve gerçek adaleti savunmaya devam edeceğiz” dedi. ​“Seçmen iradesinin yargı eliyle şekillendirilmesi kabul edilemez” ​Yerel yönetimlerdeki görev değişimlerinin demokratik ilkelere uygun olması gerektiğini belirten Çavuşoğlu, "Milli iradeyle seçilmiş meclislerin ve belediye başkanlarının yargı yoluyla dizayn edilmesi, demokrasiye olan inancı yaralamaktadır. Özellikle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımızın tutuklanma süreci ve sonrasında gelişen yönetim değişikliği, seçmen iradesine açıkça aykırıdır. Bizler sorumluluklarımızın bilincindeyiz ve hesap vermekten çekinmeyiz; ancak bu tür siyasi dizayn çabalarının ülkemizi ileriye taşımayacağı bilinmelidir" ifadelerine yer verdi. “Sosyal belediyecilikle toplumsal bozulmanın önüne geçeceğiz” ​Toplumsal huzurun ancak güçlü kurumlar ve sosyal adaletle sağlanabileceğini vurgulayan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Emniyetin ve adaletin görevini başka yapıların devraldığı bir tablo, hepimiz için üzüntü vericidir. Maraş’ta yaşanan elim hadiseler, şiddetin ne denli yayıldığını göstermektedir. Eğer bizler sosyal belediyecilik anlayışını inşa edemezsek, toplumsal aşınma kaçınılmaz olur. Şehirlerimizi adaletin ve güvenin egemen olduğu merkezler haline getirmek için el birliğiyle çalışmak zorundayız." ​Yeni yönetim belirlendi ​Seçim sonucuna göre Bülent Nuri Çavuşoğlu yeniden Ege Belediyeler Birliği Başkanı seçilirken, birliğin yeni yönetimi de belirlendi. Birliğin 1. Başkan Vekilliğine Denizli Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, 2. Başkan Vekilliğine ise Burdur Yeşilova Belediye Başkanı Okan Kurd seçildi. Toplantıda ayrıca katip üyeleri ve encümen üyesi seçimleri de tamamlanarak yeni dönem yönetim şeması oluşturuldu. Belediyelere ekipman desteği ​Seçimlerin ardından, Ege Belediyeler Birliği tarafından nüfusu 50 binin altında olan belediyelere yönelik hazırlanan ekipman desteği dağıtım töreni gerçekleştirildi. Programda, toplam 80 belediyeye bilgisayar, yazıcı ve motorlu tırpan hibe edildi. Tören, ekipmanların temsili olarak belediye başkanlarına takdim edilmesiyle sona erdi. ​Program üç gün boyunca devam edecek ​Birliğin gelecek dönem stratejileri ve bölgesel iş birliği projelerinin karara bağlandığı program kapsamında, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen vizyon projeler ve kentsel dönüşüm alanları, katılımcı belediye başkanlarına yerinde tanıtılacak. Denizli’nin binlerce yıllık geçmişine ışık tutan antik kentler ve restore edilen tarihi yapılar ziyaret edilerek, turizmde yerel yönetimlerin rolü üzerine istişarelerde bulunulacak. 19 Nisan Pazar gününe kadar sürecek olan etkinlikler dizisi, teknik değerlendirme ziyaretlerinin ardından sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Yarınları Nilüfer’de Demokrasi Provası Yaptı Haber

Türkiye’nin Yarınları Nilüfer’de Demokrasi Provası Yaptı

Nilüfer Belediyesi, Öğrenci ve Çocuk Hakları Derneği ile çocukların ve gençlerin demokratik haklarını deneyimlediği bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Nilüfer Barış Meclisi’nde farklı okullardan gelen öğrenciler, ‘Meclis Simülasyonu’ ile yönetim mekanizmalarını tecrübe etti. Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu etkinliğin bir oyun değil, demokratik katılımın gerçek bir provası olduğunu vurguladı. Gençlerin iki gün boyunca tartışıp uzlaşı arayacaklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Burada gerçek bir meclisin işleyişini birebir deneyimleyeceksiniz. Bu deneyim, hayatınız boyunca yanınızda kalacak. Çünkü demokrasi, sadece oy vermekten ibaret değil. Demokrasi; dinlemek, anlamak, ikna etmek ve bazen de farklı düşüncelere saygı duymak demek. Sizler bugün bunun pratiğini yapacaksınız” diye konuştu. NİLÜFER’DE GENÇLERİN SÖZÜ KAĞIT ÜZERİNDE KALMIYOR Nilüfer’de gençlerin sesine her zaman değer verdiklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Biz, bu kenti, o kentin asıl sahibi olan çocuklarla ve gençlerle yönetmek gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden yıllardır Nilüfer Kent Konseyimiz çatısı altında Çocuk ve Gençlik Meclislerimizle omuz omuza çalışıyoruz. Biz Nilüfer’de projeleri sizin için değil, sizinle birlikte yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl 44 kurumdan 300 katılımcıyla Çocuk Hakları Çalıştayı düzenledik. Bu çalıştayın sonuçları yine çocukların görüşleri alınarak rapor haline getirildi. Çocuk Meclisi üyelerimiz bu raporu bizzat bana teslim etti. Çünkü Nilüfer’de çocukların ve gençlerin sözü kağıt üzerinde kalmaz, hayata geçer. İşte bu yüzden sizin önerilerinize, eleştirilerinize, hayallerinize ihtiyacımız var” dedi. DAHA GÜÇLÜ TOPLUM İNŞASI Öğrenci ve Çocuk Hakları Derneği Başkanı Janberk Turgut ise son dönemde okullarda yaşanan üzücü olaylara değinerek, eğitim ortamlarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Gençlerin toplumsal konulara gösterdiği duyarlılığın önemine değinen Turgut, “Bugün burada dile getirilecek her düşünce, yapılacak her tartışma daha bilinçli, daha duyarlı ve daha güçlü bir toplumun inşasına katkı sağlayacaktır” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Belediye Başkanları Manisa’da Bir Araya Geldi Haber

Kadın Belediye Başkanları Manisa’da Bir Araya Geldi

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, kadınların siyasette daha güçlü ve örgütlü yer alması gerektiğini vurgulayarak, “Kadınların önünde bir engel değil, omuz omuza mücadele vereceğiniz yol arkadaşı olmak istiyoruz” dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Şehzadeler Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’nin ev sahipliğinde, BESOT Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ata Temiz, Erk Kayabaş, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu ve Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu temsilcileri katıldı. “Gülşah Başkanımızın Anısını Yaşatmak için Toplandık” Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu Manisa Temsilcisi Netice Okutan, buluşmanın duygusal bir amacı olduğunu belirtti. Okutan, “3 Nisan’ın yıl dönümü nedeniyle bu buluşma kararını, rahmetli Gülşah Durbay başkanımızın cenazesinde almıştık. Gülşah Başkanımız, kadın belediye başkanlarını Manisa’da ağırlamayı çok istiyordu. Biz de bugün onun bu vasiyetini yerine getirmek ve anısını yaşatmak için buradayız” dedi. “Kadınların Olmadığı Siyaset Eksiktir” Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, 3 Nisan 1930’un sadece yasal bir düzenleme değil, bir eşitlik ilanı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Kadınların siyasetteki temsili hala arzu ettiğimiz düzeyde değil. Oysa biliyoruz ki kadınların olmadığı bir siyaset eksiktir. Bu vesileyle, 14 Aralık 2025’te kaybettiğimiz Gülşah Durbay’ı rahmetle anıyorum. O, cesaretiyle kadınların siyasette var olma mücadelesinin en değerli temsilcilerinden biriydi.” “Şehrimiz Bu Döneme Acı Bir Başlangıç Yaptı” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise, “Şehrimiz bu döneme gerçekten acı bir başlangıç yaptı. 31 Mart 2024’te seçimler oldu, Manisa’da birçok şeyin değişeceğini düşündük, bir heyecan, içimizde bir umut vardı. Ama ardı ardına kayıplar yaşadık. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i ve Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı kaybettik. Bunun üzüntüsünü yaşıyoruz” dedi. “Umuyorum Önümüzdeki Dönem Daha Çok Kadın Belediye Başkanımız Olur” Türkiye’de en önemli eksikliklerden bir tanesinin kadınların siyasette çok yer almaması olduğunu söyleyen Başkan Besim Dutlulu, “Ben 2024 seçimlerinde şunu gördüm. Genel Başkanımızın kadınlara daha çok yer vereceğini söylemesinden sonra başta İzmir olmak üzere birçok büyükşehirde, ilçede bu kadar çok kadın belediye başkanı olmasından dolayı biraz da olsa umutlandık. Olması gerektiği yerde miyiz? Tabi ki değiliz. Bu iş erkeklerin başaracağı bir iş değil. Kadınların örgütlü olması lazım. Bu konuda doğru ve iyi çalışmalar yaşanıyor. Biz de Manisa olarak mutlu olmuştuk. Şehzadeler’de kadın belediye başkanımız vardı. Umuyorum önümüzdeki dönem daha çok kadın belediye başkanımız olur” diye konuştu. Daha Güçlü Temsil İçin Ortak Mücadeleye Vurgu Yaptı Mesleklerinde belli noktalara gelmiş, siyasi birikimleri dolu kadın belediye başkanlarını gördüklerini belirten Başkan Dutlulu, “Tırnaklarıyla kazıyarak, adım adım yükselerek göreve gelmiş kadınları daha çok görüyoruz. Ama daha adım atmamız gereken çok şey var. Ne yazık ki ülkemiz demokrasi açısından, eşitlik açısından, adalet açısından iyiye gitmiyor. Kadın hakları açısından da iyiye gittiğimize inanmak istiyorum. Bu nasıl olur, bu tarz toplantılarla olur. Önünüzde bir engel değil, yanınızda omuz omuza mücadele vereceğiniz yol arkadaşlarınız olmak istiyoruz. Daha çok kadın belediye başkanı ile ileride görev yapmak istiyorum. Daha çok büyükşehir belediye başkanı arkadaşım olsun istiyorum” ifadelerini kullandı. 96 Yılda Sadece 206 Kadın Belediye Başkanı Programda bir sunum yapan Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu Başkanı Nurgül Uçar Aktuğ, çarpıcı veriler paylaştı. 1930 yılından bu yana Türkiye’de yaklaşık 35 bin erkek belediye başkanına karşılık sadece 206 kadının bu göreve geldiğini belirten Aktuğ, temsil oranının yetersizliğine dikkat çekerek ortak mücadele çağrısı yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İpek Kıraç’tan 8 Mart’ta Dönüşüm Çağrısı Haber

İpek Kıraç’tan 8 Mart’ta Dönüşüm Çağrısı

Suna’nın Kızları’nın kurucusu İpek Kıraç, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında verdiği demeçte, kadınların ve kız çocukların eşit fırsatlara erişiminin demokrasinin, toplumsal ilerlemenin ve barışın geleceğini doğrudan etkilediğini ifade etti. “Eşitlik iyi niyet değil, yapısal dönüşüm meselesi” “Güç paylaşıldığında çoğalır. Çoğalan güç, kimseyi eksiltmeden hepimizi büyütür” diyerek, kadınların karar mekanizmalarında yeterince yer almamasının toplumsal sonuçlarına işaret eden Kıraç, “Kadınlar karar mekanizmalarında olmadığında toplumsal ilerleme eksik kalır, demokrasi zayıflar, barış kırılganlaşır” ifadelerine yer verdi. Bugün hâlâ milyonlarca kadın ve kız çocuğun eğitime, güvenli alanlara ve fırsatlara eşit erişemediğini belirten Kıraç, krizler ve savaş dönemlerinde en ağır bedeli kadınların ve kız çocukların ödediğini hatırlattı. “Sorun kadınların yeterince güçlü olmaması değil; gücün, kaynakların ve fırsatların adil dağılmamasıdır. Eşitlik bir iyi niyet meselesi değil, yapısal bir dönüşüm meselesidir” ifadelerini kullanan Kıraç, “Daha adil bir dünya mümkün. Ve o dünyayı, kadınların ve kız çocukların hayalleriyle birlikte kurabiliriz” dedi. Kız çocuklar için, kız çocuklarla birlikte Suna Kıraç’ın eğitim alanındaki vizyonunu yaşatmak amacıyla 2021 yılında, kızı İpek Kıraç tarafından Suna ve İnan Kıraç Vakfı çatısı altında kurulan Suna’nın Kızları; gelişimlerini destekleyici hizmetlere erişimi sınırlı olan 0-18 yaş arası kız çocukların ihtiyaçlarına odaklanıyor. Kolektif etki yaklaşımını benimseyen Suna’nın Kızları; sivil toplum, akademi ve kamu paydaşlarıyla birlikte çalışarak başta kız çocuklar olmak üzere tüm çocukların gelişim ihtiyaçlarını merkeze alan topluluklar oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hüseyin Baş Yeniden Genel Başkan seçildi Haber

Hüseyin Baş Yeniden Genel Başkan seçildi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 9. Olağan Büyük Kongresi’ni gerçekleştirdi. Kongre için Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelen binlerce BTP’li önce Anıtkabir’e akın etti. Anıtkabir, pazar sabahı millî bayramları andıran tarihi bir kalabalığa sahne olurken BTP’liler Mustafa Kemal Atatürk’ü ziyaret ederek dua etti. BTP lideri ilk konuşmasını salona giremeyenlere yaptı Anıtkabir ziyaretinin ardından kongre için Taha Akgül Spor Salonu’na geçildi. Gelenler salona sığmadı, binlerce insan yer kalmadığı için içeri alınamadı. Kongre salonuna gelen BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da ilk konuşmasını dışarıda bekleyen vatandaşlara yaptı. Baş, “Dışarıda kaldınız, soğukta kaldınız. Biz çok büyük salonlar istediğimiz hâlde tahsis etmediler. Defalarca başvurduk, bize ‘Yok.’ dediler. Bu tablo sizin eseriniz. İzleyin görün, Bağımsız Türkiye salonlara sığmıyor.” dedi. Bütün salon hep birlikte marş söyledi Dışarıdaki konuşmasının ardından BTP liderinin salona girişinde yoğun bir tezahürat ve coşku yaşandı. Baş’ın salondaki partilileri selamlaması yoğunluk nedeniyle dakikalarca sürdü. Daha sonra bütün salon hep birlikte 10. Yıl marşı ve İzmir Marşı’nı okudu. Kongrede BTP’nin kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş’ın konuşmalarından oluşan sinevizyon gösterimi de ilgiyle izlendi. BTP liderinin kongre konuşması ise yaklaşık 1 saat sürdü. Hukuk, eğitim ve ekonomi ağırlıklı bir konuşma yapan Hüseyin Baş sözlerine Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz.” İfadeleriyle başladı ve şöyle devam etti: “İstikbal biziz, biz geleceğiz!” “Atamızın bu emrine, bu çağrısına biz de kulak verdik ve dedik ki: ‘İstikbal biziz, biz geleceğiz!’ Bugün vatanın ve milletin bizi beklediğini Allah var gördük. Bu salonun üç beş misli dışarıda insan içeri giremedi. Bir çağrı yaptık, Türkiye’nin her yerinden on binler harekete geçti. Birçok teşkilatımıza ‘Yerimiz yok, evden takip edin.’ diye haber yolladık. Buranın kat bekatı da bugün bizi evinden takip ediyor. Çünkü buraya alacak yerimiz kalmadı. Çok daha büyük salonlar talep ettik, kongrelerimiz için büyük salonlar istedik; ancak bize salon verilmedi.” “Millet fakru zaruret içindeyken devlet güçlü olamaz” “‘Güçlü Türkiye’ diyorsanız, o güçlü Türkiye Türk milletinin güçlü olmasından geçer. Millet fakru zaruret içindeyken devlet güçlü olamaz.” diyen Baş, sözlerini şöyle sürdürdü; “İstediğiniz kadar anlatın; pasaportun sağda solda geçmiyorsa, cebinde paran yoksa, sözün dinlenmiyorsa güçlü devlet olamazsın. Bağımsız Türkiye Partisi, Türkiye’yi Atatürk’ün yolunda yeniden güçlü bir şekilde inşa etmek için bugün Ankara’dan yola çıkmıştır. Hayırlı uğurlu olsun. Bu yürüyüş durmayacaktır.” “Bizim yolumuz Ata’dan başlar, Ata’da son bulur” Kongre öncesinde Anıtkabir’i ziyaret ettiklerini hatırlatan Hüseyin Baş, “Bakın, buraya hepiniz Anıtkabir’den geldiniz. Bizim yolumuz Ata’dan başlar, Ata’da son bulur. Biz, Atatürk’ün çizdiği yolda bu ülkeyi ayağa kaldıracak bir nesiliz. Bizim gencimiz bilinçli, çalışkan, dürüst ve üretkendir. Bu gençlik varken vallahi bütün sorunları çözeriz, billahi bütün sorunları çözeriz.” dedi. “Bağımsız bir Türkiye’yi inşa etmeye var mısınız?” Konuşmasında BTP Başkanlık Divanı’na ilk kez giren isimleri de tanıtan Baş, “Aklınıza hangi alan geliyorsa; sosyal, hukuki, içtimaî… Bütün sorunları çözecek ekip bu salondadır. Bu kadro, Bağımsız Türkiye Partisi kadrosudur ve bu sorunları çözmek için bugünden itibaren yola çıkıyoruz. Ben yola çıktım. Siz de benimle yürümeye var mısınız? Türk milletini hak ettiği yere getirmeye var mısınız? Bu gençliğe sahip çıkmaya var mısınız? Annelerin, babaların, evlatların mutlu bir ülkede yaşamasına var mısınız? Bağımsız bir Türkiye’yi inşa etmeye var mısınız?” sözleriyle salonu selamladı. Salon hep bir ağızdan “Varız!” diye karşılık verdi. Yeniden Genel Başkan seçildi Genel başkanlık seçiminde 1140 delege oy kullandı. Geçerli oyların 1136’sını alan Hüseyin Baş yeniden genel başkan seçildi. Parti yönetimi yenilenirken 113 kişilik yeni MYK’da ciddi bir gençleşme ve kadın ağırlığı dikkat çekti. Başkanlık Divanı’na ise akdemik alanda çalışmalarıyla öne çıkan akademisyenler dâhil edildi. BTP kongresini 17 siyasi parti temsilcisi, çok sayıda basın mensubu ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi takip etti. Ekrem İmamoğlu mesaj gönderdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da kongreye mesaj gönderdi. Mesajında şu ifadeler yer aldı: “Bağımsız Türkiye Partisi’nin engellemeye maruz kalmadan kongresini toplayabilmesinden, partinin değerli Genel Başkanı Sayın Hüseyin Baş’ın adlî kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı bulunmadan bu kongreye katılabiliyor olmasından duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Türkiye bugün maalesef böyle bir noktadadır. Muhalefetin en temel siyasi faaliyetleri gerçekleştirebilmesi bile demokrasimiz adına bir memnuniyet vesilesi hâline gelmiştir. Milletçe siyasi rekabeti ortadan kaldırarak iktidarını güdümlü yargı operasyonlarıyla sürdürmeye heves eden bir anlayışın ceremesini çekiyoruz. Ekonomik, siyasi ve idarî krizler bitmiyor; devlet kurumlarına güven zedeleniyor; vatandaşın barınma, beslenme, eğitim, sağlık ve güvenlik gibi en temel ihtiyaçları bile layıkıyla karşılanamıyor. Bu gidişe ancak partileri ve şahısları aşan büyük bir uzlaşma, büyük bir iş ve gönül birliğiyle son verebiliriz. Değerli Genel Başkan Hüseyin Baş’ın sıklıkla dile getirdiği, kimseyi düşman görmeden siyaset yapma ve demokrasi zemininde buluşma çağrısı bu çerçevede son derece değerlidir ve mutlaka karşılık bulmalıdır. Bağımsız Türkiye Partisi’nin 9. Olağan Büyük Kongresi’nin cumhuriyet, demokrasi, adalet ve hürriyet mücadelesine güç ve dinamizm katacağına inanıyor, hayırlı olmasını diliyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.