Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Denetim

Kapsül Haber Ajansı - Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şanlıurfa'da Akılalmaz Olay! Kaçak Elektrikle Araç Şarj İstasyonu Tespit Edildi! Haber

Şanlıurfa'da Akılalmaz Olay! Kaçak Elektrikle Araç Şarj İstasyonu Tespit Edildi!

Eyyübiye ilçesinde bir buğday ambarının önünde ortaya çıkarılan olayda, kaçak elektrik hattının adeta şarj istasyonu gibi kullanıldığı belirlendi. Ekipleri şaşkınlığa düşüren kaçak düzenek iptal edilirken araç sahibi hakkında mevzuat kapsamında ceza tutanağı tanzim edildi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, kaçak elektrikle mücadelesine kararlılıkla ediyor. Şirketin Şanlıurfa’da yürüttüğü rutin kontroller sırasında bu kez “pes” dedirten bir kaçak kullanım yöntemi ortaya çıkarıldı. Merkez Eyyübiye ilçesi Eyyüpkent Mahallesi’nde bulunan Zahireciler Borsası bölgesinde denetim yapan Dicle Elektrik ekipleri, bir buğday ambarının önünde park halindeki elektrikli otomobilin, direkten çekilen kaçak hatla şarj edildiğini belirledi. Kaçak hatla şarj noktası kuruldu Dicle Elektrik ekiplerinin sahada yaptığı incelemede, buğday ambarının üzerinden geçen ana elektrik hattından harici ve kaçak bir bağlantı çekildiği tespit edildi. Elektrikli araca ait şarj kablosunun, hiçbir güvenlik önlemi alınmadan bu hatta bağlandığını gören ekipler, kaçak kullanımın boyutu karşısında şaşkınlık yaşadı. Elektrikli araç için adeta kaçak şarj noktası gibi kullanılan düzenek, ekiplerin müdahalesiyle iptal edildi. Olayın tüm detayları tutanak altına alınırken, araç sahibi F.P. hakkında kaçak elektrik kullanımı nedeniyle mevzuat uyarınca ceza tutanağı düzenlendi. Can ve mal güvenliği hiçe sayıldı Şirketten yapılan açıklamada kaçak elektrikle elektrikli araç şarj edilmesinin yalnızca enerji kaybına yol açmadığı, aynı zamanda can ve mal güvenliği açısından da ciddi tehlikeler barındırdığı vurgulandı. Özellikle yüksek güç ihtiyacı bulunan elektrikli araçların standart dışı bağlantılarla şarj edilmesinin; yangın, elektrik çarpması ve şebeke arızası gibi ciddi risklere yol açabileceği, çevredeki vatandaşların can ve mal güvenliğini de tehlikeye atabileceği belirtildi. Tespit edilen düzeneğin, güvenlik kurallarını tamamen yok sayan tehlikeli bir uygulama olduğuna dikkat çekilirken Dicle Elektrik ekiplerinin bölgedeki kontrollerini aralıksız sürdürdüğü bildirildi. Viranşehir’de bir araç şarj sırasında yanmıştı Şanlıurfa’da ortaya çıkarılan kaçak şarj düzeneği, geçmişte yaşanan benzer bir olayı yeniden gündeme taşıdı. 2025 yılında Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde elektrikli bir araç şarj sırasında yanmış, olay sonrası yapılan kontrollerde söz konusu adreste kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmişti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanovel’de Yeni CFO Gökdeniz Gür Oldu Haber

Sanovel’de Yeni CFO Gökdeniz Gür Oldu

Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamlayan Gökdeniz Gür, kariyer yolculuğuna 1995 yılında Garanti Bankası’nda adım attı. Ardından PwC bünyesinde denetim ve danışmanlık alanlarında çeşitli görevler üstlenerek stratejik finans ve dönüşüm projelerini başarıyla yönetti. Kariyeri boyunca TUI AG iştiraki Turcotel ve Akfen GYO’da CFO, Hidromek’te Finans Stratejisi Danışmanı ve Beyçelik Holding’de Stratejik Planlama Direktörü olarak üst düzey sorumluluklar üstlenen Gökdeniz Gür, son olarak 2019-2025 yılları arasında Florence Nightingale Hastaneleri’nde Kurumsal Verimlilik ve İç Denetimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Gür, bu süreçte finansal performans, süreç iyileştirme, raporlama sistemleri ve iç denetim alanlarında pek çok önemli projeye liderlik etti. Sanovel Hakkında Türk ilaç sektörünün lider şirketlerinden Sanovel, 1983 yılında Eczacı Erol Toksöz tarafından kurulmuştur. 60’tan fazla marka ve 180’i aşkın üründen oluşan güçlü portföyü ve kilit terapötik alanlardaki ürün çeşitliliği ile Sanovel, yılda 200 milyon kutu üretim kapasitesine sahiptir. European cGMP (İyi Üretim Uygulamaları) sertifikası ve Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) onayına sahip Sanovel; güçlü Ar-Ge’si, patent/fikri haklar alanlarındaki yetkinlikleri ve başarılarıyla da ilaç sektörü ve tüm sektörler bazında öne çıkmaktadır. Ürünlerini 5 kıtada 50’yi aşkın ülkeye ulaştıran Sanovel, ihracatıyla uluslararası pazarlardaki gücünü her geçen gün artırmaktadır. Birçok tedavi alanında pazara ilk eşdeğer ürün sunan şirket olan Sanovel, Türk ilaç endüstrisine ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve yaklaşık 2.000 çalışanı ile toplumların bir ömür sağlığı için var gücüyle çalışmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, ‘Future of Audit. Now.’ ile denetim hizmetlerinde teknoloji destekli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor Haber

EY, ‘Future of Audit. Now.’ ile denetim hizmetlerinde teknoloji destekli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; denetim süreçlerini teknoloji ve yapay zekâ ile destekleyen yeni küresel denetim dönüşüm programı “Future of Audit. Now.” ile denetimdeki çalışma yaklaşımını ileri bir aşamaya taşıyor. EY’ın küresel “All in” stratejisi kapsamında yürütülen bu program, yılda yaklaşık 1,4 trilyon muhasebe kaydını işleyen EY Canvas platformuna doğrudan entegre şekilde çalışıyor. Bu entegrasyon, 150’den fazla ülkede görev yapan 130.000’den fazla denetim profesyonelinin denetim çalışmalarını kapsayan iş akışlarını modernize ederek denetim kalitesini destekliyor, süreçleri sadeleştiriyor ve risk değerlendirmelerinin daha dinamik şekilde ele alınmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, EY’ın denetim kalitesi, teknoloji kapasitesi ve insan kaynağına yönelik uzun vadeli yatırımlarının bir parçasını oluşturuyor. Daha kapsamlı analiz ve daha güçlü güvence EY’ın bu yeni yaklaşımı, denetim süreçlerinde modern teknolojilerin kullanımını temel alırken; denetimin merkezinde yer alan bağımsızlık, mesleki şüphecilik ve profesyonel değerlendirme ilkelerinin korunmasını esas alıyor. Yapay zekâ, denetimin ilgili aşamalarında denetçilerin analiz ve sorgulama süreçlerini destekleyen bir unsur olarak konumlandırılıyor ve nihai denetim muhakemesinin her zaman insan profesyoneller tarafından yapılması temel ilke olarak korunuyor. EY’ın güncellenmiş metodolojisi ve sorumlu yapay zekâ ilkeleriyle uyumlu olarak yürütülen bu dönüşüm, denetim sürecinde daha geniş veri setleri üzerinden değerlendirme yapılmasına olanak tanıyarak denetimin güvence değerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Şirketlerin dönüşüm süreçlerine yapılandırılmış destek Şirketlerin yapay zekânın potansiyelini değerlendirmeye çalıştığı bir dönemde güncellenen EY denetim metodolojisi ve çerçeveleri, yapay zekâya ilişkin yönetişim ve güvence uygulamalarının gelişmekte olduğu bir ortamda denetim süreçlerine daha fazla yapı ve tutarlılık kazandırmayı hedefliyor. EY, sunduğu yapay zekâyı tanımlama, yönetme, risk değerlendirmesi ve kontrolleri kapsayan güvence odaklı hizmet seti ile şirketlerin yapay zekâya yönelik risklerini anlamalarına, mevcut yönetişim yapıları içinde değerlendirmelerine ve modernleşme süreçlerini ölçülebilir ve hesap verebilir şekilde ele almalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Microsoft ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği ve kapsamlı test süreçleriyle desteklenen bu teknoloji yaklaşımı, aynı zamanda küresel ölçekte yürüttüğü eğitim programlarıyla denetim ve teknoloji risk ekiplerinin yapay zekâ yetkinliklerini güçlendirmeye devam ediyor. EY Europe Central Güvence Hizmetleri Bölüm Başkanı Damla Harman, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Teknolojnin gelişmesi, verinin hızla artması ve yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması, şirketlerin iş yapış biçimlerini sürekli olarak gözden geçirmelerini gerektiriyor. EY olarak insan odaklı ve sorumlu yapay zekâ altyapılarına yatırım yapmayı sürdürüyoruz. Küresel dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak hayata geçirdiğimiz Future of Audit. Now. programı ile denetimde teknolojiyi, insan uzmanlığını ve profesyonel muhakemeyi destekleyen bir araç olarak konumlandırıyoruz. Microsoft teknolojileriyle entegre çalışan bu yaklaşım, karmaşık denetim süreçlerini daha yapılandırılmış hale getirirken, denetçilerin sorgulama ve değerlendirme yetkinliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda hem denetim ekiplerimizin verimliliğini desteklemeyi hem de müşterilerimizin risk yönetimi ve karar alma süreçlerine daha tutarlı bir güvence perspektifi sunmayı hedefliyoruz. Yapay zekâyı, denetimde nihai sorumluluğun her zaman insan profesyonellerde olduğu bir çerçeve içinde; güven, şeffaflık ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir unsur olarak ele alıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Lideri Füsun Patoğlu Cengiz Oldu Haber

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Lideri Füsun Patoğlu Cengiz Oldu

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY Türkiye’nin Danışmanlık Bölümü Liderliği görevine Füsun Patoğlu Cengiz atandı. 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yeni görevine başlayacak olan Füsun Patoğlu Cengiz, EY Türkiye Danışmanlık Bölümü’nde; danışmanlık hizmet portföyünün ve uzun vadeli değer önerilerinin güçlendirilmesi, yenilikçi büyüme stratejilerinin geliştirilmesi gibi süreçlerde liderlik görevi üstlenecek. Aynı zamanda, stratejik öneme sahip projeler ve müşteri kazanımları aracılığıyla bölümün sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunacak. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Füsun Patoğlu Cengiz, profesyonel kariyerine ilaç sektöründe önde gelen bir firmada finansal kontrol uzmanı olarak başladı. 1999-2001 yılları arasında Arthur Andersen Consulting bünyesinde çalışmalarını sürdürdü. Ardından 2001–2004 ve 2007–2012 yılları arasında Türkiye'deki uluslararası bir danışmanlık şirketinde üst düzey yöneticilik rolleri üstlendi. 2004–2007 yılları arasında, aynı şirketin Zürih ofisinde görev alan ve bu süreçte birçok küresel müşterinin finans dönüşüm süreçlerini yöneten ve uluslararası deneyimini pekiştirdi. Füsun Patoğlu Cengiz, 2012–2015 yılları arasında ise yine aynı şirketin İstanbul ofisinde ortak olarak görev alarak; SAP, finans ve risk yönetimi alanlarında liderlik görevini üstlendi. 2015 yılında EY Türkiye’ye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı olarak katılan Füsun Patoğlu Cengiz; kariyer hayatı boyunca başta tüketici ürünleri, sanayi, mobilite, sağlık ve enerji sektörleri olmak üzere önde gelen yerel ve çok uluslu kuruluşlarla çalıştı. Füsun Patoğlu Cengiz, özellikle finans, teknoloji ve risk fonksiyonlarında büyük dönüşüm projelerinde uzmanlığını derinleştirdi. İş süreçleri, SAP ve GRC (yönetişim, risk ve uyum) süreçleri genelinde uçtan uca dönüşüm programlarını başarıyla yönetti. Ayrıca, şirket bünyesindeki birçok önemli müşteriye yönelik kritik projelerde öncülük sağladı. Füsun Patoğlu Cengiz’in SMMM (Sertifikalı Mali Müşavir), Sertifikalı SAP Danışmanı ve Sertifikalı Bilgi Sistemleri Denetçisi (CISA) unvanları bulunuyor. EY Türkiye, bu önemli atama ile Danışmanlık Hizmetleri alanındaki konumunu daha da güçlendirerek, iş dünyasına sunduğu yenilikçi ve uzun vadeli değer önerisini ileriye taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Türkiye Süt Üretiminde Güçlü Ama Tüketimde Bilinç Şart" Haber

"Türkiye Süt Üretiminde Güçlü Ama Tüketimde Bilinç Şart"

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, süt ve süt ürünlerinin hem çocuklar hem yetişkinler için dengeli beslenmenin temel bileşenlerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük süt üreticileri arasında yer aldığını belirten Çallı, sektörün üretim gücünün yanı sıra gıda güvencesi, kalite ve ihracat açısından da stratejik önem taşıdığını ifade etti. 2025 yılında Türkiye'nin süt ve süt ürünleri ihracatının 523,3 milyon dolara ulaştığını hatırlatan Çallı, ihracattaki en büyük payın 236 milyon dolar ile (%45,1) peynire ait olduğunu, dondurma ihracatının ise 72,7 milyon dolarla toplam ihracatın %13,9'unu oluşturduğunu söyledi. Çallı, süt ve süt ürünlerinin ekonomik erişilebilirlik açısından da önemli bir hayvansal gıda ürünü olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: "S üt ve süt ürünleri, özellikle çocuklar ve gençler için en ulaşılabilir protein kaynakları arasında yer alıyor. Protein ihtiyacını et ürünlerinden karşılamak için daha yüksek maliyet gerekiyor. Bu nedenle halen en ucuz hayvansal protein kaynağı olan süt ürünleri, toplum beslenmesinde ve kalkınmada kritik öneme sahip." ASÜD öncülüğünde başlatılan ve geçmiş yıllarda yürütülen Okul Sütü Programı'nın önemine dikkat çeken Çallı, çocukların süt tüketim alışkanlığı kazanmasının uzun vadeli halk sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi, "Okul Sütü gibi uygulamalar yalnızca bir gıda desteği değildir. Aynı zamanda çocukların süt içme alışkanlığı kazanmasını sağlayan sosyal bir yatırımdır. Sağlık Bakanlığı verilerinde de görülen protein eksikliği ve bodurluk riskine karşı mücadelede de önemli katkı sağlar" dedi. Süt ve süt ürünlerinin ileri yaşlardaki yetişkinler için de kemik sağlığı, kas kütlesinin korunması ve dengeli beslenme bağlamında önemli bir role sahip olduğunu dile getiren Çallı, "Akademik unvanlı bazı kişilerin bilimsel bilgiyle çelişen açıklamalarına inanan yetişkin bireylerin beslenmelerinde süt ürünlerine yer vermemeleri, bitkisel içeceklere yöneltilmeleri önemli sağlık sorunları doğuracaktır. Geçmişten beri tüketilen, süt gibi sağlıklı bir gıdanın bugün kalkıp sağlıksız olduğunu söylemek ve 'çiftçinin emeği ak süte kara çalmak' akıl alır gibi değil. Ebeveynler olarak kendi sağlığımız ve gelecek nesillerin sağlığı için gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, yoğurt, peynir ürünlere soframızda daha fazla yer açmalı, çocuklarımıza da örnek olmalıyız" dedi. "Sokak sütü romantizmi halk sağlığı riski oluşturuyor" Kayıt dışı ve kaynağı belirsiz süt satışlarına ilişkin de bir değerlendirme yapan Harun Çallı, tüketicilerin güvenilir süt ürünlerini tercih etmesi gerektiğini söyledi, "Sağlığın en kıymetli hazine olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz bir dönemde halen nerede, hangi koşullarda, hangi hayvandan sağıldığı belli olmayan çiğ sütlerin tüketiciye sunulduğunu görüyoruz. Uygun koşullarda muhafaza edilmeyen, sıcak havalarda mahallenize kadar soğutulmadan açıkta taşınan çiğ sütlerde, zoonotik ve gıda kaynaklı enfeksiyon riskleri bulunduğu gerçeği unutulmamalı" diye konuştu. Çallı, "Gelişmiş ülkelerde örneğine ra stlanmayan sokak sütü satışlarının, 'doğal', 'organik' yada 'köy sütü' algısıyla masum gösterilmeye çalışılması tüketiciyi yanıltıyor. Oysa bu ürünlerin önemli bir bölümü, kalite ve gıda güvenliği kriterlerini karşılamayan, içeriği ve üretim koşulları tam olarak bilinmeyen sütlerden oluşabiliyor. Tüketicinin güvenilir, denetlenen ve izlenebilir ürünleri tercih etmesi büyük önem taşıyor. Gıda güvenliği ihmale gelmez. Ambalajlı ve kayıtlı ürünler; izlenebilirlik, denetim ve soğuk zincir güvencesiyle tüketiciye ulaşıyor. Tüketicinin güvenilir gıdaya erişimi açısından bu sistem büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki süt ve süt ürünleri üretim tesislerimiz, satış noktalarımız yılın 365 günü 24 saat Tarım ve Orman Bakanlığımızın denetimindedir" dedi. "Süt sektörü ortak akılla yönetilmeli" Süt sektörünün yalnızca üretim değil, tarım, hayvancılık, halk sağlığı ve ekonomi açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çallı, sektörün günlük değil uzun vadeli politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Yem maliyetlerinin üretici üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Çallı, sürdürülebilir üretim için çiftçinin Avrupalı rakipleri gibi desteklenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti ve şunları ekledi: "Hayvan yeminin erişilebilir maliyetlere düşürülmesi için üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Süt sektörünün günlük kararlarla değil, ortak akıl ve uzun vadeli politikalarla yönetilmesi büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki; süt tü ketimindeki artış yalnızca halk sağlığına değil, üreticiye, kırsal kalkınmaya ve ülke ekonomisine de katkı sağlıyor." "Türkiye'nin güçlü süt sanayisi korunmalı" Türkiye süt sektörünün bugün 100'ü aşkın ülkeye süt ve süt ürünleri ihraç eden önemli bir üretici konumunda bulunduğunu belirten Çallı, 42 tesisin AB'ye ihracat onayına sahip olduğunu, bunun yanında farklı ülkelerden ihracat yetkisi alan çok sayıda modern tesisin de uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirdiğini söyledi. "Türkiye'nin güçlü bir süt sanayisi var. Gıda güvenliği standartları yüksek, denetlenen ve kayıtlı üretim yapan işletmelerimiz hem iç pazarda hem ihracatta öneml i başarılar elde ediyor" diyen Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü'nün toplumda sağlıklı beslenme bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY’de Liderlik Yapısı Yenilendi: Eurasia Dönemi Başlıyor Haber

EY’de Liderlik Yapısı Yenilendi: Eurasia Dönemi Başlıyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY, All in stratejisi kapsamında Türkiye ve CCA (Kafkasya ve Orta Asya) İş Birimlerini ‘Eurasia’ adı altında tek bir yapılanma olarak birleştirdiğini açıkladı. Türkiye ve CCA’nın birleşmesi, bölgedeki ülkeler arasında daha yakın iş birliğinin sağlanması ve yeni iş biriminde güçlü büyümenin önünün açılması amacıyla planlandı. Bu birleşme ile birlikte üst yönetimde de önemli değişiklikler gerçekleştirildi. EY Türkiye Ülke Başkanı olarak görev yapan Metin Canoğulları, 1 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere Eurasia Bölge Liderliği görevine getirilecek. Güvence Hizmetleri Başkanı Damla Harman ise EY Türkiye Ülke Başkanı olarak Metin Canoğulları’ndan bayrağı devralacak. EY Eurasia Bölge Lideri, Metin Canoğulları Profesyonel hizmetler alanında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan Metin Canoğulları, lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği'nde, yüksek lisans eğitimini ise Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamladı. Kariyerine Arthur Andersen'da başlayarak buradaki 12 yıllık deneyiminin ardından, 2002 yılında EY’a katıldı. EY Türkiye’de Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı olarak görev aldığı süre boyunca Türkiye’deki finansal kuruluşların yanı sıra uluslararası ve yerel firmalara denetim ve danışmanlık hizmetleri sundu. Bankacılık, telekomünikasyon, tüketici ürünleri, perakende ve üretim gibi birçok sektörde uzmanlığı bulunan Canoğulları, Türkiye pazarının büyümesi, aile şirketlerinin gelişimi ve halka arz (IPO) faaliyetlerinde etkin rol oynadı. 2016 yılından bu yana EY Türkiye Ülke Başkanı olarak görev yapan Metin Canoğulları, 1 Temmuz 2026 itibarıyla EY Eurasia Lideri olarak, bölgedeki ülkelerde faaliyet gösteren EY ofislerinin çalışmalarına liderlik edecek; müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümler sunmaya, büyümeyi hızlandırmaya, verimliliği artırmaya ve teknolojinin etkin kullanımını yaygınlaştırmaya odaklanacak. EY Türkiye Ülke Başkanı, Damla Harman Marmara Üniversitesi mezunu olan Damla Harman, 2001 yılında EY’da başladığı kariyerinde güvence hizmetleri alanında 25 yılı aşkın deneyim edindi. EY Türkiye’de Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı olarak görev aldığı süre boyunca hem yerel hem de uluslararası finans ve finans dışı şirketlerin denetimini ve halka arzlarını gerçekleştiren Harman, finansal hizmetler, sermaye piyasaları, bağımsız denetim ve risk yönetimi alanlarında kritik liderlik rolleri üstlendi. Bu süreçte, bankacılık ve sigortacılık sektörü mevzuat projelerinin uygulanmasına liderlik etti. 2021’den bu yana EY Türkiye Güvence Bölümü’ne, 2025’ten itibaren ise EY’ın en büyük bölgelerinden biri olan Europe Central Bölgesi’nde Güvence Hizmetleri’ne liderlik etmektedir. Yeni görevinde Harman, EY Türkiye’nin tüm hizmet alanlarını ve pazar faaliyetlerini yönetecek; küresel All in önceliklerinin Türkiye organizasyonunda hayata geçirilmesine öncülük edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’den Kurban Bayramı Öncesi Koordinasyon Toplantısı Haber

ABB’den Kurban Bayramı Öncesi Koordinasyon Toplantısı

Başkentlilerin Kurban Bayramı’nı sağlıklı ve huzur içinde geçirebilmesi amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde “Kurban Bayramı Koordinasyon” ve “Vektörle Mücadele Çalışmalarında Yerel İş Birliği” toplantıları düzenlendi. Sağlık İşleri, Veteriner İşleri, Zabıta ile İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlıklarının yanı sıra ilçe belediyelerinden de görevlilerin katıldığı toplantıda; kent genelinde alınacak tedbirler konuşuldu ve kurban kesim alanlarının hazırlanması, hijyen koşullarının sağlanması, atıkların hızlı şekilde toplanarak bertaraf edilmesi ile denetim süreçleri ele alındı. Büyükşehir ile ilçe belediyelerinin koordineli hareket etmesi gerektiği vurgulandı 28 EKİPLE SAHADA DENETİM VE DESTEK ABB Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Kemal Çokakoğlu, sürecin hassasiyetine dikkat çekerek, “Yapılan ibadetimizin gölgelenmemesi amacıyla sanitasyon tedbirlerinin doğru şekilde alınması gerekiyor. Kesim alanlarının bayram öncesi, süresince ve sonrasında titizlikle takip edilmesi büyük önem taşıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak tüm birimlerimizle sahadayız” dedi. ABB Zabıta Daire Başkanı Olcay Erdal ise çalışmaların hem bayram tedbirleri hem de vektörle mücadeleyi kapsadığını belirterek, “28 ayrı ekibimizle Ankara genelinde görev yapacağız. Kesim alanlarının temizliği, ilaçlanması ve denetimi bayram boyunca aralıksız sürecek. Önceliğimiz vatandaşlarımızı bilgilendirerek sürecin düzenli ilerlemesini sağlamak” ifadelerini kullandı. SAĞLIK VE İLAÇLAMA ÇALIŞMALARI YOĞUNLAŞTIRILDI Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Mümtaz Yavuz, “Vektörle mücadele çalışmalarımız yılın başından bu yana sürüyor. İlçe belediyeleriyle koordineli çalışarak aynı alanlarda çakışmayı önlüyor, halk sağlığını korumayı önceliklendiriyoruz” diye konuştu. ATIK YÖNETİMİ VE BERTARAF SÜRECİ TAKİPTE Veteriner İşleri Dairesi Başkanı Mustafa Şener, kurban atıklarının hızlı şekilde toplanmasının önemine dikkat çekerek, “Atıkların aynı gün içinde mevzuata uygun şekilde bertaraf edilmesi için tüm birimlerimiz koordineli çalışacak” dedi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Ömer Faruk Öztürk ise atıkların transfer sürecinin titizlikle yürütüleceğini belirtti. BelPLAS Genel Müdür Yardımcısı Ali Tokmak da bayram süresince 24 saat esasına göre çalışacaklarını ifade ederek, kesim alanlarında temizlik ve ilaçlama çalışmalarının kesintisiz sürdürüleceğini söyledi. VEKTÖRLE MÜCADELEDE YEREL İŞ BİRLİĞİ ABB’de, vektörle mücadele çalışmalarında yerel iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik ayrı bir toplantı da gerçekleştirildi. İlçe belediyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, ilaçlama faaliyetlerinin daha etkin yürütülmesi ve koordinasyonun artırılması hedeflendi. Her iki toplantı kapsamında alınan kararlarla birlikte Başkent genelinde bayram süresince hijyen, denetim ve sağlık çalışmaları eş zamanlı ve koordineli şekilde yürütülecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SON DAKİKA: Merkez Bankası’ndan Kritik Karar! Ödeme Şirketinin Faaliyet İzni İptal Edildi Haber

SON DAKİKA: Merkez Bankası’ndan Kritik Karar! Ödeme Şirketinin Faaliyet İzni İptal Edildi

Merkez Bankası faaliyet izni iptali kararı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından alınan kararla birlikte, bir elektronik para ve ödeme hizmetleri şirketinin faaliyet izni resmen iptal edildi. Resmî Gazete’de Yayımlandı Karar, 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de kamuoyuna duyuruldu. Tebliğ kapsamında, ilgili şirketin faaliyet izninin iptal edildiği açıkça belirtildi. Belgede yer alan bilgilere göre karar, 27 Nisan 2026 tarihinde alındı ve 12021/21620 sayılı karar numarası ile yayımlandı. Hangi Şirketin İzni İptal Edildi? Merkez Bankası tarafından alınan karar doğrultusunda, elektronik para ve ödeme hizmetleri alanında faaliyet gösteren ParaQR Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izni iptal edildi. Bu gelişme, özellikle fintech ve dijital ödeme sektöründe dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor. Kararın Sebebi Ne? Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğde iptalin gerekçesine ilişkin detaylı bir açıklama yer almazken, bu tür kararların genellikle mevzuata uyumsuzluk, finansal yeterlilik veya denetim süreçleri ile ilgili olduğu biliniyor. Uzmanlara göre, Merkez Bankası son dönemde ödeme kuruluşları üzerindeki denetimlerini sıkılaştırmış durumda. Sektöre Etkisi Ne Olacak? Bu kararın ardından gözler diğer ödeme kuruluşlarına çevrildi. Finansal teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlerin, regülasyonlara daha sıkı uyum sağlaması bekleniyor. Dijital ödeme sistemlerinde güvenlik önlemleri artabilir Denetimler daha sık yapılabilir Sektörde konsolidasyon hızlanabilir Kullanıcılar Ne Yapmalı? Uzmanlar, kullanıcıların işlem yaptıkları ödeme kuruluşlarının lisans durumunu kontrol etmelerini öneriyor. Özellikle dijital cüzdan ve ödeme uygulamalarında güvenilirlik ön plana çıkıyor. Sıkça Sorulan Sorular Hangi şirketin faaliyet izni iptal edildi? ParaQR Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. Karar ne zaman alındı? 27 Nisan 2026 tarihinde alındı. Nerede yayımlandı? 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Bu karar ne anlama geliyor? Şirketin artık ödeme hizmeti sunamayacağı anlamına geliyor. Diğer şirketler etkilenir mi? Dolaylı olarak sektörde denetimlerin artmasına neden olabilir. Kullanıcılar ne yapmalı? Lisanslı ve güvenilir ödeme kuruluşlarını tercih etmelidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" Modeli Sektöre Yön Verecek Haber

THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" Modeli Sektöre Yön Verecek

Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı 18 Nisan 2026 tarihinde THBB'nin İstanbul Kavacık'taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "Birliğimiz, kurulduğu günden bu yana, hazır beton sektörünün lideri, kalitenin temsilcisi ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmuştur. Üyelik kriterlerimizle, kaliteyi zorunluluk hâline getiren; teknolojiyi ve bilimi sektörün temeline yerleştiren güçlü bir yapıyız." dedi. İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmayı sürdürüyor Konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, "İçinden geçtiğimiz dönem, ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle de şekillenen son derece kritik bir süreçtir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi sıkı para politikasının etkisiyle %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 büyüme kaydederek ekonominin lokomotifi olmayı sürdürmüştür." diye konuştu. 2018–2022 dönemindeki durgunluğun ardından sektörün güçlü bir toparlanma sergilediğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, bu performansta deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu yatırımları ve özel sektör projelerinin etkili olduğunu söyledi. İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında konut satışları %14'ün üzerinde artmış, ilk el konut satışları 540 bin adedi aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Özellikle yılın son ayında görülen güçlü artış, ertelenmiş talebin devreye girdiğini göstermektedir ancak ipotekli satış oranlarının hâlâ sınırlı seviyelerde kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü ortaya koymaktadır." dedi. Faiz oranları ve krediye ulaşımdaki zorlukların "erişilebilirlik" sorununu gündemde tuttuğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, yüksek faiz ve peşinat yükünün talebi daha çok üst-orta gelir grupları ve kurumsal yatırımcılar tarafına yönlendirdiğini vurguladı. 2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün büyümesini sürdüreceğini ancak daha dengeli bir görünüm sergileyeceğini söyledi. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri ve kamu projeleri sayesinde sektörün güçlü performansını koruyacağını belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, konut satışlarının ise kredi faizlerine bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yılının büyümenin devam ettiği ancak kârlılık, maliyet yönetimi ve finansmana erişimin kritik olduğu bir dönem olacağını kaydetti. Türkiye hazır beton üretiminde Avrupa lideri Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, "Sektörümüz 293 milyar Türk lirası cirosu, 50 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu büyüklük yalnızca üretim hacmini değil; istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir. Türkiye'nin Avrupa'da hazır beton üretiminde lider konumda olması da bu başarının en somut göstergelerinden biridir." diye konuştu. Sektörde dönüşüm ihtiyacı daha görünür hâle geldi Sektörde dönüşüm ihtiyacına da dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "Sektörümüzün geleceği daha fazla üretmekte değil, daha akıllı üretmekte yatmaktadır. Daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı bir üretim anlayışı artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu noktada yeşil dönüşüm kritik bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Düşük karbonlu üretim sadece teknik bir detay değil, rekabetin belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemi gibi uygulamalar, sektörümüzün bu dönüşüme hızla adapte olmasını gerektirmektedir." dedi. THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" modeli sektöre yön verecek Bu kapsamda hayata geçirdikleri "Üçüz Dönüşüm" modelinin; yeşil, dijital ve insani dönüşümü kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, "Dijital tarafta; GPS ve nesnelerin internet tabanlı sistemlerle filo yönetimi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu ve veri temelli performans yönetimi gibi uygulamalar devreye alınmaktadır. Yeşil dönüşüm tarafında ise; düşük karbonlu beton üretimi, geri kazanılmış malzeme kullanımı, su verimliliği ve elektrikli araç dönüşümü gibi alanlarda somut adımlar atılmaktadır. İnsani dönüşüm boyutunda ise eğitim, yetkinlik gelişimi ve iş güvenliği kültürü ön plana çıkmaktadır. Bu üç alanın birlikte ele alınması, sektörümüzün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi açısından kritik öneme sahiptir." şeklinde konuştu. THBB'nin kalite ve belgelendirme hizmetlerine değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, "Kuruluşunun 30. yılını kutladığımız, Birliğimizin örnek denetim kuruluşu olan KGS, beton ve bileşenlerine yönelik yurt içi ve yurt dışında denetimlerini sürdürmektedir. KGS tarafından 2025 yılında 560 sistem denetimi ve 1.371 ürün denetimi yapılmıştır." dedi. Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz THBB'nin sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyi CSC ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizde 2025 yılı sonu itibarıyla 9 çimento üretim tesisi, 13 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 27 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir." diye konuştu. Beton ve bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptıkları ve kalibrasyon hizmeti verdikleri THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarının genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet verdiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında Laboratuvarımızda 6.806 beton basınç dayanımı testi, 1.088 numune için fiziksel, mekanik ve kimyasal testler ve 6.812 adet kalibrasyon hizmeti gerçekleştirilmiştir." şeklinde konuştu. Birliğin eğitim çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, "1994 yılından bu yana pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri Birliğimizin sertifikalı eğitimlerinden geçmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verilmiştir. Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimlerimiz ile hazır beton tesislerinin kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 304 tesiste 6.000 kişiye ekonomik ve güvenli sürüş eğitimi verdik." dedi. Mesleki yeterlilik belgelendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, "THBB Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi (THBB MYM) olarak, 2025 yılında toplam 56 kişiyi Beton Santral Operatörü, 77 kişiyi Beton Pompa Operatörü, 70 kişiyi ise Transmikser Operatörü alanında belgelendirdik." diye konuştu. BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile başarılarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz Sektörel organizasyonlara da değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi, bu anlamda son derece başarılı bir buluşma olmuştur. 100'ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren bu organizasyon, sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdiden çalışmalarına başladığımız BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile bu başarıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi'nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Daha geniş katılım, daha güçlü içerik ve daha yüksek etkileşimle sektörümüzü geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz." dedi. Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak için çalışıyoruz Konuşmasının sonunda THBB'nin kuruluşundan bu yana temel hedefinin güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir yapılaşma olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana tek bir hedef doğrultusunda çalışıyoruz: Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak. Bugün geldiğimiz noktada, sektörümüz büyüyen bir sektör olmanın ötesinde dönüşen, gelişen ve geleceğe yön veren bir konuma gelmiştir. Önümüzdeki dönemde de veri temelli yaklaşımlarımızla, kalite odaklı anlayışımızla ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.