Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deniz Çayırı

Kapsül Haber Ajansı - Deniz Çayırı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deniz Çayırı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan Deniz Çayırlarına Mavi Nefes Haber

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan Deniz Çayırlarına Mavi Nefes

Garanti BBVA, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana sürdürdüğü Mavi Nefes Projesi ile deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmaları ve ulaşılan somut sonuçları 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü vesilesiyle kamuoyuyla paylaştı. Denizlerin oksijen üretiminde, karbon tutumunda ve biyolojik çeşitliliğin devamlılığında kritik rol üstlenen deniz çayırları, Mavi Nefes Projesi’nin ana odak alanlarından birini oluşturuyor. Halen bu bitki odağında Fethiye-Göcek, Marmara Denizi Prens Adaları ve Saros’ta çalışmalara devam ediliyor. Proje kapsamında Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yürütülen çalışmalarla bugüne kadar ekilen deniz çayırı fidesi sayısı 14 bine ulaştı. Ekilen alanlarda canlılık oranı yüzde 70’in üzerinde seyrediyor. 2025 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Göcek’te gerçekleştirilen 14 bin deniz çayırı ekimi, işaret şamandıralarıyla “oksijen üretim noktası” olarak koruma altına alındı. Bu alanlar, denizlerin doğal karbon yutakları ve oksijen kaynakları olarak kritik bir işlev üstleniyor. Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında, Marmara Denizi’nin ekolojik açıdan en hassas bölgelerinden biri olan Prens Adaları çevresinde de müsilajın deniz altı habitatları üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik saha çalışmaları başlatıldı. Proje ile geliştirilen yenilikçi temizleme tekniğinin sahada test edilmesiyle Marmara Denizi’nin ekolojik dayanıklılığını artırmaya yönelik bilim temelli çözümler üretilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda geliştirilen ve Venturi sistemiyle çalışan yenilikçi temizleme cihazı da sahada test ediliyor; hava basıncı kullanılarak müsilajın mercanlar, algler ve deniz çayırları gibi hassas canlıların üzerinden zarar vermeden uzaklaştırılması sağlanıyor. Denizlerin Sessiz Kahramanları Deniz çayırları yalnızca oksijen üretmekle kalmıyor; atmosferdeki karbonu tutarak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynuyor. Bir kilometrekare deniz çayırı, ortalama 1.000 insanın yıllık oksijen ihtiyacını karşılıyor. Aynı zamanda balıklar ve pek çok deniz canlısı için yaşam ve üreme alanı oluşturuyor; dalga enerjisini azaltarak kıyı erozyonunu önlüyor. Ayrıca, sediment tabakalarında geçmiş yüzyılların izlerini saklayarak ekosistemin hafızasını oluşturuyor. Türkiye’de Bir İlk: Göcek’te 2.000 Yaşında Deniz Çayırı Keşfedildi Mavi Nefes Projesi kapsamında Göcek’te gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, Türkiye deniz araştırmaları açısından da önemli bir kilometre taşı oldu. Geçtiğimiz yıl Kızılada açıklarında tespit edilen bir deniz çayırının yaklaşık 2.000 yaşında olduğunun belirlenmesi, ülkemizde bu alanda gerçekleştirilen ilk yaş tayini çalışması olarak kayda geçti. Bu veri, Türkiye deniz araştırmaları tarihinde bir ilk ve bölgede yürütülen tüm deniz çayırı ekim çalışmalarının geleceğini etkileyecek önemli bir unsur. Mahmut Akten: “Deniz çayırları, denizlerin ve gezegenimizin geleceği için kritik önemde” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Deniz çayırları, denizlerin ve gezegenimizin geleceği için kritik öneme sahip doğal varlıklar. Oksijen üretiminden karbon tutumuna, biyolojik çeşitliliğin korunmasından kıyıların güvenliğine kadar çok boyutlu bir ekosistem hizmeti sunuyorlar. Mavi Nefes Projesi ile 2021’den bu yana bilimin rehberliğinde attığımız adımlarla denizlerimizin yalnızca yüzeyini değil, deniz altı yaşamını da korumayı hedefliyoruz. Göcek’te 14 bine ulaşan deniz çayırı ekimi ve bu alanların ‘oksijen üretim noktası’ olarak koruma altına alınması, uzun vadeli ve kalıcı etki yaratma kararlılığımızın yansıması. Şimdi önümüze yeni bir hedef daha koyduk ve 20 bin deniz çayırına ulaşmak istiyoruz. Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezinde konumlandırırken, denizlerimizin nefes alması için bilimi, sivil toplumu ve gönüllüleri bir araya getirmeye devam edeceğiz.” Şadan Kaptanoğlu: “Deniz çayırlarını korumak, denizlerin geleceğini korumaktır” TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, “Deniz çayırları, deniz ekosisteminin temelini oluşturan ve iklim krizine karşı en güçlü doğal müttefiklerimizden biri olan hassas habitatlardır. Mavi Nefes Projesi ile bilimsel veriler ışığında yürüttüğümüz koruma ve restorasyon çalışmaları sayesinde yalnızca bugünü korumayı değil, gelecek nesillere sağlıklı ve dirençli denizler bırakmayı amaçlıyoruz. Bölge halkının bilgi ve deneyimini sürece dahil ederek, bakanlıklar, kamu kurumları ve tüm paydaşlarımızla katılımcı bir anlayışla sahada birlikte çalışıyor, yerel sahiplenmeyi güçlendirerek kalıcı çözümler üretmeye devam ediyoruz,” diye konuştu. Mavi Nefes’in Çok Boyutlu Etkisi 2021 yılında Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak doğan Mavi Nefes Projesi ile yalnızca temizlik değil, deniz altı yaşamını onaran bilim temelli ve uzun vadeli çözümler üretmek hedefleniyor. Bugüne kadar Marmara’dan Göcek’e, Saros Körfezi’nden Van Gölü’ne uzanan proje, denizlerde atıkların toplanmasından bilimsel araştırmalara, eğitim programlarından biyoçeşitlilik haritalamasına kadar uzanan kapsamlı çalışmalarıyla deniz ekosistemine kalıcı fayda sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akdeniz’in Mavi Ormanlarında Sessiz Yıkım:  Binlerce Gemi Deniz Çayırlarını Tahrip Ediyor Haber

Akdeniz’in Mavi Ormanlarında Sessiz Yıkım: Binlerce Gemi Deniz Çayırlarını Tahrip Ediyor

Kıyıları koruyan, balıklara üreme alanı olan ve büyük miktarda karbon depolayan bu hayati “mavi ormanlar”, özellikle yaz aylarında artan yat trafiği nedeniyle ciddi tehdit altında. WWF Akdeniz Deniz İnisiyatifi (WWF-MMI) tarafından hazırlanan “Akdeniz’in Deniz Çayırı Mavi Ormanlarını Demirleme Etkilerinden Korumak” başlıklı rapor, Akdeniz’de demirleme faaliyetlerinin deniz çayırları üzerindeki etkisini çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. WWF-MMI koordinasyonunda; WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), WWF-Fransa, WWF-Yunanistan, WWF-Kuzey Afrika, LINKS Vakfı, ITHACA srl., Fransa Biyoçeşitlilik Ofisi (Office Français de la Biodiversité) ve Küresel Balıkçılık İzleme (Global Fishing Watch) iş birliğiyle hazırlanan rapor, 2024 yılına ait Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) verilerinin analiziyle deniz çayırlarındaki durumu gözler önüne seriyor. Akdeniz’de sessiz tehlike: 50.000 hektardan fazla alan etkilenmiş olabilir Rapora göre 2024 yılı boyunca 179.000’in üzerinde gemi, potansiyel olarak deniz çayırlarının bulunduğu alanlarda demirlendi. Bu demirlemelerin yaklaşık yarısı 24 metreden büyük gemiler tarafından gerçekleştirildi. Analizler, Akdeniz genelinde 50.000 hektardan fazla Posidonia oceanica çayırı alanının demirleme faaliyetlerinden etkilenmiş olabileceğini gösteriyor. Bunun 30.000 hektardan fazlasının büyük gemilerden kaynaklandığı belirtiliyor. Akdeniz’e özgü bir deniz çayırı türü olan Posidonia oceanica, kıyı ekosistemlerinin en kritik habitatlarından biri olarak kabul ediliyor. 20.000 km²’yi aşan bir alana yayılan bu “mavi ormanlar”, balıklar için üreme ve yavrulama alanı sağlıyor, kıyıları erozyona karşı koruyor ve dalga enerjisini azaltarak doğal bir kıyı savunması oluşturuyor. Ancak bu habitatların en kritik rolü, “mavi karbon” depolama kapasitesi. Rapora göre Akdeniz’deki Posidonia çayırları yaklaşık 540 milyon ton karbon depoluyor. Bu miktar, yaklaşık 430 milyon aracın yıllık CO₂ emisyonuna eşdeğer bir karbon tutma kapasitesi anlamına geliyor. Buna karşın, son 50 yılda Akdeniz’deki deniz çayırlarının yaklaşık %34’ünün yok olduğu tahmin ediliyor. Raporda demirlemenin doğrudan fiziksel tahribat ve habitat parçalanmasına yol açtığı vurgulanıyor. Geleneksel çapa demirlerinin deniz tabanında sürüklenerek çayırları kökünden söktüğü ve %20 ila %50 arasında habitat parçalanmasına neden olabildiği belirtiliyor. Hasar görmüş çayırlarda karbon tutma kapasitesinin yaklaşık %30 oranında azaldığı, tür zenginliğinde ise %40’a varan kayıplar yaşandığı aktarılıyor. Posidonia oceanica’nın yılda ortalama 1-6 santimetre büyüyebildiği göz önüne alındığında, oluşan hasarın doğal yollarla iyileşmesi 10 ila 15 yılı bulabiliyor. Raporda ayrıca Posidonia habitatlarına bağlı balıkçılık faaliyetlerinde %25–40 oranında av verimi düşüşü yaşandığı; deniz çayırı bozulmasının dalış turizmi ve ekoturizm üzerinde de olumsuz etkiler yarattığı ifade ediliyor. Türkiye’de Sıcak Nokta: Datça–Bodrum Rapor bulgularına göre Hırvatistan, Fransa, Yunanistan, İtalya ve Türkiye; hem Posidonia çayırlarının kapladığı alan hem de demirleme yoğunluğu bakımından en yüksek değerlere sahip ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye özelinde ise Datça–Bodrum bölgesi öne çıkıyor. 2024 yılında bu bölgede 13.000’in üzerinde demirleme kaydedildi. Türkiye, demirleme yoğunluğu ve “sıcak nokta” sayısı bakımından en yüksek değerlere sahip ülkeler arasında konumlanıyor. Demirleme baskısının özellikle Mayıs–Eylül döneminde, yani turizm sezonunda yoğunlaştığı belirtiliyor. Artan yat ve süper yat trafiği, kıyı çayırları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Önleyici Koruma Çağrısı Rapor, restorasyon çalışmalarının hem maliyetli hem de uzun vadeli olduğunu vurgulayarak önleyici koruma önlemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. WWF; Deniz çayırları üzerinde 15 metreden büyük gemilerin demirlemesinin yasaklanması,Hassas alanlarda demirlemeye kapalı bölgeler oluşturulması,Ekolojik şamandıra sistemlerinin yaygınlaştırılması,Deniz çayırı haritalarının denizcilik planlamasına entegre edilmesi,Denetim ve yaptırım kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Rapor, eşgüdümlü ve bilime dayalı önlemler alınmadığı takdirde demirleme kaynaklı tahribatın artarak süreceğine dikkat çekiyor. Posidonia oceanica çayırlarının korunmasının yalnızca biyoçeşitlilik açısından değil; iklim direnci, karbon depolama kapasitesi ve kıyı topluluklarının ekonomik sürdürülebilirliği açısından da stratejik önem taşıdığı vurgulanıyor. Akdeniz’in berrak sularının altında sessizce varlığını sürdüren bu “mavi ormanlar”, bugün alınacak kararlarla geleceğe taşınabilecek kritik bir doğal sermaye olarak öne çıkıyor. Akdeniz’in Deniz Çayırı Mavi Ormanlarını Demirleme Etkilerinden Korumak başlıklı rapor bu bağlantıdan indirilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan 2025’te Denizlerimizde Dönüştürücü Etki Haber

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan 2025’te Denizlerimizde Dönüştürücü Etki

Proje ile atık temizliğinden deniz çayırı restorasyonuna, mercan ekosistemlerinin korunmasından farkındalık eğitimlerine pek çok faaliyet eş zamanlı devam ediyor. Garanti BBVA’nın, DenizTemiz Derneği (TURMEPA) iş birliğiyle 2021 yılından bu yana sürdürdüğü Mavi Nefes Projesi kapsamında, 2025 yılında deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik somut ve bilim temelli çalışmalar yürütüldü. Marmara Denizi, Van Gölü, Göcek ve Saros Körfezi’nde yürütülen çalışmalarla, denizlerin nefes almasına katkı sağlayan çevresel, bilimsel ve toplumsal etki yaratıldı. Bilimi, teknolojiyi, sivil toplumu bir araya getiren yaklaşım Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, projenin 2025 yılında ulaştığı etkiyi şu sözlerle dile getirdi: “Mavi Nefes ile denizlerimizin bugününü olduğu kadar, geleceğini de korumayı hedefliyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla denizlerin nefes almasına katkı sağlayan somut sonuçlar elde ettik. Bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getiren yaklaşımın, gelecek nesillere daha sürdürülebilir bir dünya bırakmada güçlü bir yol olduğuna inanıyoruz. Ayrıca, bu süreçte yalnızca finansman sağlamanın değil, deniz ekosistemlerini koruyan, kalıcı ve uzun vadeli etki yaratan projeleri kararlılıkla sürdürmenin kritik olacağı bilinciyle çalışmalarımıza devam edeceğiz.” TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, “Aldığımız her iki nefesten birini denizler sayesinde alıyoruz. Bu gerçek, denizlerin korunmasına yönelik kararlı ve sürekli adımlar atılmasını gerektiriyor. Garanti BBVA iş birliğiyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda oluşturulan Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında, müsilaj krizine yanıt olarak 2021 yılında başlattığımız Mavi Nefes Projesi ile bilimin rehberliğinde güç birliğiyle somut çözümler üretmeye devam ediyoruz,” diye konuştu. 60 ton katı ve 613 bin litre sıvı atık denizlerden uzaklaştırıldı 2025 yılı boyunca Mavi Nefes Projesi kapsamında 60 tonun üzerinde katı atık ve 613 bin litre sıvı atık denizlerden uzaklaştırıldı. Marmara Denizi, Van Gölü ve Göcek’te gerçekleştirilen temizlik faaliyetleriyle su altı ekosistemleri üzerindeki baskılar azaltılırken, Saros Körfezi ve Göcek’te yürütülen koruma ve izleme çalışmalarıyla biyolojik çeşitliliğin devamlılığı desteklendi. Göcek’te Oksijen Üretim Noktaları Koruma Altında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Mavi Nefes Göcek projesi kapsamında 2025 yılında, 14 bin deniz çayırı ekimi gerçekleştirilerek bu alanlar işaret şamandıralarıyla “oksijen üretim noktası” olarak koruma altına alındı. Bilimsel ölçümlerle canlılığı yüzde 70’in üzerinde teyit edilen bu alanlar, denizlerin doğal karbon yutakları ve oksijen kaynakları olarak kritik bir rol üstleniyor. Saros’ta Mercanlara Yeniden Nefes Mavi Nefes Saros Projesi kapsamında ise, yaklaşık 160 hektarlık alanda ekosistem tarama ve müdahale çalışmaları yürütüldü. Kuzey ve güney bölgelerde toplam 600 mercan kolonisinin temizliği ve sağlık taraması yapılırken, ekosisteme ciddi zarar veren 200 metrekarelik hayalet ağ denizden çıkarıldı. Bu müdahalelerle mercan ve gorgon kolonilerinin ışığa erişimi, beslenme kapasitesi ve yaşam sürekliliği güçlendirildi. Mavi Nefes ile Farkındalık da Yayılıyor Mavi Nefes Projesi, yalnızca ekosistemleri değil, toplumsal farkındalığı da odağına alıyor. 2025 yılında gezici Mavi Nefes Eğitim Otobüsü ve çevrim içi eğitimler aracılığıyla 36.800 öğrenciye ve 1.730 öğretmene ulaşıldı. Eğitim faaliyetleriyle genç nesillerde çevre bilinci güçlendirilirken, denizlerin korunmasına yönelik kalıcı bir dönüşüm hedeflendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.