Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Denizcilik

Kapsül Haber Ajansı - Denizcilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denizcilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borusan Ventures, Deniz Üstü Nükleer Enerji Sistemleri Geliştiren Bluecore Energy’ye Yatırım Yaptı Haber

Borusan Ventures, Deniz Üstü Nükleer Enerji Sistemleri Geliştiren Bluecore Energy’ye Yatırım Yaptı

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, enerji alanındaki yeni teknolojilere yönelik yatırımlarını Bluecore Energy ile sürdürüyor. Şirketin Silverton Partners liderliğinde gerçekleşen 50 milyon dolarlık yatırım turunda Borusan Ventures’ın yanı sıra Slauson & Co, Harlem Capital Partners, Precursor Ventures, LMNT Ventures ve diğer VC’lerle melek yatırımcılar yer aldı. Yüzer platformlara modüler nükleer reaktörler geliştiren Bluecore, elektrik şebekesinin artan talebi karşılamakta yetersiz kaldığı bölgelerde kesintisiz ve düşük karbonlu enerji sağlamayı hedefliyor. Defne Kocabıyık Narter: “Enerjinin geleceğini şekillendiren girişimleri destekliyoruz” Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili şunları söyledi: “Sanayinin dönüşümü ve yapay zekânın yaygınlaşması, güvenilir ve düşük karbonlu enerjiye duyulan ihtiyacı artırıyor. Bu ihtiyacı karşılayabilecek farklı teknolojileri yakından takip ediyoruz, enerjiye erişimde yeni olanaklar sunan girişimleri destekliyoruz. Bluecore, uzun yıllardır kullanılan nükleer reaktör teknolojisini denizcilik altyapısıyla buluşturarak enerjiyi doğrudan ihtiyaç duyulan noktalara taşıyan yeni bir yaklaşım sunuyor. Borusan Grubu’nun endüstriyel deneyimi ve küresel iş ağının, bu tür teknolojilerin gelişimi için değerli bir kaynak olduğuna inanıyoruz. Bluecore yatırımımızı da enerji alanındaki dönüşümü erken aşamada izleme ve bu dönüşümde rol alma yaklaşımımızın bir parçası olarak görüyoruz.” Bluecore Energy’nin Kurucusu ve CEO’su Kofi Asante ise şirketin yaklaşımını şu sözlerle anlattı: “70 yılı aşkın süredir kullanılan su soğutmalı nükleer reaktör teknolojisinden yararlanıyoruz. Ekibimizle bu teknolojiyi daha küçük bir ölçeğe uyarlayıp bir mavna üzerine taşıyoruz. Suda hızla devreye alınabilecek küçük modüler reaktörlerin seri üretimiyle, temiz enerjiyi çok daha geniş bir kesime ulaştırabileceğimize inanıyoruz.” Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, Borusan Grubu’nun 82 yıllık endüstriyel deneyiminden yararlanarak global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkânı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor. İhtiyaç duyulan noktaya taşınabilen kesintisiz enerji Bluecore’un geliştirdiği sistem, küçük modüler reaktörlerin mavna gibi yüzer platformlar üzerinde konumlandırılmasına dayanıyor. Böylece enerji üretim üniteleri deniz yoluyla ihtiyaç duyulan bölgelere taşınabiliyor ve kıyıya yanaştırılarak elektrik sağlıyor. İlk sistemin yaklaşık 10 megavat kesintisiz güç üretmesi ve yakıt ikmali gerektirmeden yıllarca çalışabilmesi hedefleniyor. Tesislerin artan elektrik ihtiyacına göre yeni üniteler eklenerek kapasitesi artırılabiliyor. Girişimin öncelikli hedefleri arasında limanlar, kıyıdaki sanayi tesisleri ve yapay zekâ veri merkezleri bulunuyor. Bu yaklaşım, yüksek miktarda ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyan tesislere kendi enerji kaynaklarını sağlama imkânı sunarken, çevredeki şebekeler üzerindeki talep baskısını da azaltmayı amaçlıyor. Bluecore, daha uzun vadede yük gemilerine enerji sağlamayı da hedefliyor. Bluecore’un geliştirdiği teknolojinin ilk uygulama sahası ABD’deki Long Beach Limanı olacak. İlk mavnasını ve test reaktörünü limana taşıyan şirket, mühendislik ve test çalışmalarını burada sürdürüyor. Yük elleçleme ekipmanları ve diğer liman operasyonlarının elektrifikasyonu nedeniyle önümüzdeki yıllarda elektrik ihtiyacının önemli ölçüde artması beklenen Long Beach Limanı, Bluecore’un deniz üstü nükleer enerji sisteminin gerçek operasyon koşullarında geliştirilmesi ve ölçeklenmesi açısından önemli bir başlangıç noktası konumunda bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ditaş Denizcilik’in Yeni Gemisi T.Tarabya Denize İndirildi Haber

Ditaş Denizcilik’in Yeni Gemisi T.Tarabya Denize İndirildi

125 metre uzunluğundaki T.Tarabya Kimyasal Tankeri, yüksek emniyet, operasyonel verimlilik ve yük esnekliği hedefleri doğrultusunda Delta Marine tarafından tasarlandı. Modern sistemlerle donatılan gemi; uluslararası denizcilik standartlarına uygun altyapısı, gelişmiş teknik özellikleri ve farklı operasyonel ihtiyaçları karşılayabilen altyapısıyla küresel kimyasal taşımacılık operasyonlarında görev yapmak üzere geliştirildi. RMK Marine Genel Müdürü Dr. Utku Alanç geminin inşa sürecinde kaydedilen son gelişmeyi değerlendirerek şunları söyledi: “Bu önemli proje kapsamında bir başka kilometre taşını daha tamamlamış bulunuyoruz. Yüksek mühendislik standartlarıyla inşa ettiğimiz T.Tarabya’nın, operasyonel performansı ve yüksek teknolojiyle uyumlu altyapısıyla sektöre değer katacağına inanıyoruz. Enerji verimliliğini ve emisyonların azaltılmasını destekleyen çözümler geliştirerek denizcilik sektörünün sürdürülebilir dönüşümüne katkı sunmayı amaçlıyoruz. Türk denizciliğine yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunmaya devam edeceğiz.” Türk Denizciliğinin Geleceğine Büyük Katkı T.Florya’nın ardından suyla buluşan T.Tarabya, Ditaş Denizcilik’in filo yenileme ve büyüme stratejisinin önemli unsurlarından biri olacak. T.Tarabya'nın denize indirilmesine ilişkin olarak Ditaş Denizcilik Genel Müdürü Çağatay Ölken şu değerlendirmede bulundu: "T.Florya'nın ardından RMK Marine’in güçlü mühendislik kabiliyetiyle inşa edilen ve Ditaş’ın köklü operasyonel deneyimiyle hizmet verecek ikinci gemimiz T.Tarabya’yı da denizle buluşturmanın grurunu yaşıyoruz. Daha düşük emisyonlu ve enerji verimliliği yüksek deniz taşımacılığı hedeflerimiz doğrultusundaki attığımız bu adımla filomuzu gençleştirirken operasyonel kapasitemizi de artırıyoruz. Yakın zamanda filomuza katılan T.Riva tankerimizle ulaştığımız en büyük Türk bayraklı tanker filosu konumumuzu T.Tarabya tankeri ile güçlendiriyoruz. T.Tarabya’nın filomuza katılmasıyla filomuzdaki gemi sayımız 20'ye ulaşacak. Böylece yalnızca kapasitemizi artırmakla kalmayacak, Türk bayrağını daha geniş bir coğrafyalarda yüksek operasyonel standartlar ve güçlü bir sorumluluk anlayışıyla temsil etmeyi sürdüreceğiz. Bu değerli iş birliği için RMK Marine'in tüm mühendislik ve üretim ekiplerine, projeye emek veren çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB Ve Ferrari Hypersail, Yenilenebilir Enerji Teknolojileri İçin İş Birliği Yapıyor Haber

ABB Ve Ferrari Hypersail, Yenilenebilir Enerji Teknolojileri İçin İş Birliği Yapıyor

ABB bugün, ABB’nin elektrifikasyon uzmanlığını dünyanın en iddialı açık deniz performans mücadelesiyle buluşturan Ferrari Hypersail ile teknoloji ortaklığını duyurdu. Elektrifikasyon Ortağı olarak ABB, denizcilik güç sistemleri, doğru akım (DC) teknolojisi ve gelişmiş elektrik sistemleri alanlarındaki uzmanlığıyla bu mücadeleyi destekleyecek. Ferrari Hypersail, yenilenebilir enerjiyle çalışan çığır açan 100 fitlik bir monohull hidrofoil teknesidir. Tekne, sürdürülebilir denizcilik performansının sınırlarını zorlamak üzere tasarlanmış olup hızı, gemi üzerinde enerji üretimini ve güç yönetimini teknik açıdan en zorlu ortamlardan birinde bir araya getiriyor. ABB, bu ortaklığa doğru akım teknolojisinde 25 yılı aşkın deneyimini ve bu alanda 700’den fazla patentten oluşan portföyünü taşıyor. Elektrifikasyon Ortağı olarak ABB, enerji yönetimi, denizcilik elektrik sistemleri, enerji depolama ve akıllı izleme alanlarındaki uzmanlığıyla Ferrari Hypersail’i destekleyecek. Ferrari Hypersail, ABB’ye gelişmiş elektrifikasyon, doğru akım mimarileri ve akıllı enerji yönetiminin zorlu açık deniz koşullarında dayanıklılığı ve verimliliği nasıl artırabileceğini göstermek için yüksek performanslı bir ortam sunuyor. Yenilenebilir enerji üretimini, depolamayı, izlemeyi ve güç dağıtımını gerçek zamanlı olarak dengelemeyi gerektiren bu koşullar, yeni nesil endüstriyel mikroşebekelerin geliştirilmesi açısından kritik önem taşıyor. ABB Elektrifikasyon İş Kolu Başkanı Giampiero Frisio, “Ferrari Hypersail, ABB’ye doğru akım teknolojisinin sınırlarını zorlamak için iş ortaklarımızla nasıl iş birliği yaptığımızı gösterebileceğimiz benzersiz bir platform sunuyor,” dedi. “Ferrari Hypersail, sistemlerimizin endüstride karşılaştığı en zorlu koşullarla kıyaslanabilecek şartlarda çalışmak üzere tasarlandı. ABB’nin rolü, elektrifikasyon ve otomasyon teknolojilerinin endüstrilerin sınırları aşmasına ve rekor kıran performansa ulaşmasına nasıl yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Bu gibi bir mücadeleden elde edilen deneyimler, denizcilik ve yenilenebilir enerjiden veri merkezlerine ve endüstriyel mikroşebekelere kadar farklı sektörlerde müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu dayanıklı ve verimli güç sistemlerini geliştirmemize katkı sağlayabilir. ” Ferrari Hypersail Proje Lideri Enrico Voltolini’ye göre ortaklık, görevin hayata geçirilmesi için gereken teknik temeli sağlıyor. Voltolini, “Hypersail tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışıyor,” dedi. “Dünyanın en zorlu okyanus ortamlarında haftalar boyunca kendi kendine yeterli olmak zorunda. ABB’nin elektrifikasyon uzmanlığının projeye dahil olması değerli bir operasyonel avantaj sağlıyor.” Ferrari Hypersail’in doğru akım mimarisi, 48V ve 800 VDC’de çalışan sistemleriyle yüksek performanslı, kendi kendine yeterli bir mikroşebeke işlevi görecek. Aşırı soğuk, tuz serpintisi, basınç ve hareket koşullarında çalışırken kritik navigasyon, foil kontrolleri, güvenlik sistemleri ve tahrik için güç üretecek, depolayacak ve yönetecek. ABB ekibi, doğru akım sistem entegrasyonu, gerçek zamanlı izleme, akıllı güç dağıtımı ve denizde dayanıklılık alanlarındaki uzmanlığıyla Ferrari Hypersail’i destekleyecek. Projeden elde edilecek içgörüler, deniz taşımacılığı, veri merkezleri ve yenilenebilir enerji altyapısı dahil olmak üzere çeşitli endüstriler için gelişmiş güç sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. ABB daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideridir. ABB, mühendislik ve dijitalleşme alanlarındaki uzmanlığını birleştirerek endüstrilerin yüksek performansta çalışırken daha verimli, üretken ve sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulunmaktadır. ABB’de biz buna ‘Engineered to Outrun’ diyoruz. ABB, 140 yılı aşkın geçmişe ve dünya çapında 110.000’den fazla çalışana sahiptir. Şirketin hisseleri SIX İsviçre Borsası (ABBN) ve Nasdaq Stockholm’de (ABB) işlem görmektedir. www.abb.com Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Furetank’tan İsveç Denizciliğine Güçlü Mesaj: Fure Vasa Denize İndi, Dört Yeni Gemi Siparişi Geldi Haber

Furetank’tan İsveç Denizciliğine Güçlü Mesaj: Fure Vasa Denize İndi, Dört Yeni Gemi Siparişi Geldi

İsveçli denizcilik şirketi Furetank, yeni tankeri Fure Vasa için Uddevalla’da isim verme töreni düzenledi. 300’den fazla davetlinin katıldığı törende şirket, dört yeni gemi siparişini de duyurdu. Böylece VINGA serisindeki gemi sayısı 26’ya yükselecek. İsveç denizcilik sektörünün önemli şirketlerinden Furetank, filosuna katılan yeni tankeri Fure Vasa’yı Uddevalla’da düzenlenen törenle tanıttı. 28 Ağustos Cuma günü gerçekleştirilen törene siyaset, iş dünyası ve denizcilik sektöründen 300’ü aşkın davetli katıldı. Fure Vasa’nın isim aldığı gün, aynı zamanda yeni yatırım kararlarının açıklandığı ve Furetank ile FKAB Marine Design arasındaki 40 yıllık iş birliğinin kutlandığı önemli bir buluşmaya dönüştü. İsveç bayrağı vurgusu Törende konuşan İsveç Devlet Sekreteri Johan Davidson, taşımacılığın artık yalnızca rekabet gücüyle ilgili olmadığını, dünyadaki siyasi gerilimler nedeniyle güvenlik, dayanıklılık ve hazırlık açısından da önem taşıdığını söyledi. Davidson, Furetank’ın İsveç bayrağı altında çalışacak yeni bir gemiyi daha filosuna katmasının hükümet açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Bu açıklama, İsveç’in ticari filosunu güçlendirme ve stratejik taşımacılık kapasitesini koruma hedefinin yeni yatırımlarda daha belirgin hale geldiğini gösterdi. Fure Vasa Avrupa’ya ulaştı Çin’in Yangzhou kentindeki China Merchants Jinling Tersanesi’nde inşa edilen Fure Vasa, kısa süre önce Avrupa’ya ulaştı. Yeni tanker, Furetank’ın çevreci ve verimli gemilerden oluşan VINGA serisinin 18’inci üyesi oldu. Furetank Üst Yöneticisi Lars Höglund, geminin Furetank, Algoma Central Corporation, FKAB Marine Design, tersane çalışanları ve proje ortakları arasındaki yakın iş birliğinin sonucu olduğunu söyledi. Höglund, Fure Vasa’nın daha sürdürülebilir ve verimli deniz taşımacılığına yönelik ortak hedeflerini temsil ettiğini belirterek geminin gelecek 20 yılda uygulanması beklenen çevre düzenlemelerini karşılayacak şekilde tasarlandığını ifade etti. Dört yeni gemi siparişi açıklandı Furetank, isim verme töreninde büyüme planının yeni adımlarını da duyurdu. Şirket, dört yeni VINGA sınıfı tanker siparişi verildiğini açıkladı. Bu siparişlerle birlikte serideki toplam gemi sayısı 26’ya çıkacak. Yeni gemilerden ikisi Furetank ile Kanadalı Algoma Central Corporation’ın ortak girişimi FureBear bünyesinde faaliyet gösterecek. Diğer gemiler ise Älvtank ve O.H. Meling şirketlerinin filolarına katılacak. Açıklanan siparişler, çevreci tanker filosuna yönelik talebin devam ettiğine ve İsveç merkezli denizcilik şirketlerinin yeni yatırımlara hazırlandığına işaret etti. 40 yıllık ortaklık büyüyerek devam ediyor Tören, Furetank ile gemi tasarım şirketi FKAB Marine Design arasındaki iş birliğinin 40’ıncı yılına da sahne oldu. Mattsson Group Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Mattsson, 1980’li yıllarda başlayan ortaklığın her iki şirkete de önemli başarılar kazandırdığını söyledi. Mattsson, iş dünyasının yalnızca ekonomi ve rakamlardan ibaret olmadığını, uzun vadeli bağlılık, güven ve dostluğun da kalıcı başarıda önemli rol oynadığını vurguladı. VINGA serisinin pazarda güçlü karşılık bulduğunu belirten Mattsson, gemi sayısının 26’ya ulaşmasını büyük bir başarı olarak değerlendirdi. Fure Vasa’ya ismini, Mattsson Group Yönetim Kurulu Üyesi Anna Mattsson Lundgren verdi. İlk destek 1988 yılında geldi Lars Höglund, Furetank’ın bugünkü büyüklüğüne ulaşmasında FKAB’nin geçmişte verdiği desteğin önemli bir payı bulunduğunu anlattı. FKAB’nin kurucusu Gustaf Mattsson’un 1988 yılında Furetank’a güvenerek şirketin ilk çift cidarlı gemisinin finansmanına katkı sağladığını hatırlatan Höglund, bu yatırımın söz konusu güvenlik standardı henüz zorunlu hale gelmeden yıllar önce yapıldığına dikkat çekti. Höglund, Anna Mattsson’un Fure Vasa’nın isim annesi olmasının bu nedenle ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. İsveç denizciliğinde gelecek umudu Törene katılan isimler arasında Stena Sphere Üst Yöneticisi Dan Sten Olsson da yer aldı. Furetank gibi İsveç’in önemli denizcilik merkezlerinden Donsö kökenli olan Olsson, yeni nesil gemilerin taşıdığı teknoloji nedeniyle törende bulunduğunu söyledi. Stena’nın aynı Çin tersanesine 19 gemi siparişi verdiğini hatırlatan Olsson, Furetank’ın VINGA serisinde 26 gemiye ulaşmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. İsveç’te gemilerin ülke siciline kaydedilmesi için artık daha uygun şartların oluştuğunu dile getiren Olsson, sektörün geleceği konusunda iyimser olduklarını ve İsveç denizciliğinin gelişmesine birlikte katkı sunacaklarını söyledi. Fure Vasa’nın filoya katılması ve aynı gün dört yeni siparişin açıklanması, Furetank’ın büyüme planlarının yanı sıra İsveç tanker taşımacılığındaki hareketliliğin de güçlü bir göstergesi oldu.

TAYK Trofesi’nin 8. Ayağında Yelkenler Yarın Cahit Üren Anısına Açılacak Haber

TAYK Trofesi’nin 8. Ayağında Yelkenler Yarın Cahit Üren Anısına Açılacak

Türk yelken sporunun duayeni, Marmara Yelken Spor Kulübü’nün, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü ve yelken camiasının unutulmaz değeri Cahit Üren, 29 Ağustos Cumartesi günü düzenlenecek MYSK–Cahit Üren Kupası’nda anılacak. Marmara Yelken Spor Kulübü ev sahipliğinde ve Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyonda ilk uyarı işareti saat 11.55’te verilecek. Yelken ekipleri saat 12.00’de denizde Cahit Üren’in anısına saygı duruşunda bulunacak. Yarışın ardından ödül ve anma töreni saat 19.00’da Marmara Yelken Spor Kulübü’nde gerçekleştirilecek. IRC 0, IRC 1, IRC 2, IRC 3, IRC 4 ve IRC GO sınıflarında mücadele edecek ekipler, İstanbul’un maviliklerinde dereceye girebilmek için yelken açacak. Hava koşullarının uygun olması durumunda iki şamandıra yarışı ile bir coğrafi rotalı yarış yapılması planlanıyor. Caddebostan–Adalar yarış alanında belirlenecek coğrafi rotalar; Kınalıada, Burgazada, Yassıada ve Sivriada çevresinde, yaklaşık 7,5 ile 12 deniz mili arasında değişen parkur seçeneklerinden oluşacak. Uygulanacak rota, günün rüzgâr ve hava koşullarına göre Yarış Komitesi tarafından belirlenecek.Türk yelken sporunun köklü geleneklerinden biri olan Komodorlar Serisi, farklı kulüplerin yarışçılarını ve yöneticilerini aynı denizcilik kültürü etrafında buluşturan önemli organizasyonlar arasında yer alıyor. Türk yelken sporunda silinmez izler bıraktı Yaşamını denizciliğe ve Türk yelken sporunun gelişimine adayan Cahit Üren, Deniz Kuvvetleri’ndeki görevlerinin ardından yaklaşık 38 yıl boyunca TAYK Genel Müdürlüğü yaptı. Türkiye Yelken Federasyonu Asbaşkanlığı, uluslararası yelken kuruluşlarında Türkiye delegeliği, milli yelken hakemliği ve antrenörlük görevleri üstlenen Üren, yetiştirdiği çok sayıda yelkenci ve denize duyduğu tutkuyla camiada kalıcı izler bıraktı. Yelken dünyasında “Komutan” olarak anılan Cahit Üren’in azmini, deniz sevgisini ve yelken sporuna kazandırdığı değerleri yaşatmayı amaçlayan organizasyon, tüm yelken dostlarını bu anlamlı buluşmaya davet ediyor. Yarışta dijital takip teknolojisi kullanılacak TAYK Trofesi 8. Ayak MYSK–Cahit Üren Kupası’nda Vakaros RaceSense sistemi kullanılacak. Teknoloji sayesinde start geri sayımı ve yarış başlangıcına ilişkin bilgiler teknelere elektronik olarak aktarılırken finişler de sistem üzerinden kaydedilebilecek. Yarışa katılacak teknelerin gerekli belgelerini en geç 28 Ağustos Cuma günü saat 13.00’e kadar iletmeleri gerekiyor. Bu tarihten sonra kayıt kabul edilmeyecek. Yarış Programı Tarih: 29 Ağustos 2026 Cumartesi Ev sahibi: Marmara Yelken Spor Kulübü Yarış alanı: Caddebostan–Adalar İlk uyarı işareti: 11.55 Denizde saygı duruşu: 11.45 Ödül ve anma töreni:19.00 – Marmara Yelken Spor Kulübü Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OYAK Liman’dan İskenderun’a Dev Lojistik Yatırımı Haber

OYAK Liman’dan İskenderun’a Dev Lojistik Yatırımı

Genel kargo ve dökme katı yük taşımacılığında Türkiye genelinde yüzde 10’un üzerinde pazar payına sahip olan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri, yeni dönemde uluslararası standartlarda sürdürülebilir rekabet gücüne odaklanıyor. Sunduğu hizmet kapasitesi ile Türkiye’nin liderleri arasında yer alan OYAK Liman, global hedefleri doğrultusunda oluşturduğu stratejik yatırım planı ve yeni iş modelleriyle küresel lojistik ağlarındaki konumunu sağlamlaştırmaya odaklandı. Mevcut uzmanlığını stratejik yeni liman ve lojistik merkezi yatırımlarıyla yeni hizmet alanlarına taşıyan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri, liderlik vizyonunu uluslararası ölçekte de güçlendiriyor. Hedef küresel liman yatırımları ve stratejik ortaklıklar Bu vizyon çerçevesinde çalışmalarını sürdüren şirket, liman işletmeciliğinde dünyada sayılı örnekler arasında gösterilen ve Türkiye’de ilk olacak yenilikçi uygulamaları yakın dönemde operasyonlarına entegre etmeye hazırlanıyor. 2026 yılı projeksiyonunu çevresel sürdürülebilirlik, teknolojik inovasyon ve yüksek verimlilik temelleri üzerine inşa eden OYAK Liman, emin adımlarla ilerliyor. Temmuz 2025’teki yönetim değişimiyle birlikte başlayan yeni dönemi "kritik bir stratejik dönüm noktası" olarak tanımlayan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri Genel Müdürü Emre Atay, OYAK’ın 2030 vizyonu doğrultusunda rotalarını ulusal ve uluslararası ölçekteki liman yatırımları ile küresel stratejik ortaklıklara çevirdiklerini açıkladı. Uygulamalarda Türkiye’de bir ilk gerçekleştirilecek Genişleme stratejisi doğrultusunda, OYAK Liman’ın sektördeki konumunu küresel bir aktör olarak güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Atay, "Mevcut uzmanlığımızı yeni hizmet alanlarına taşıyarak liderlik vizyonumuzu küresel ölçekte tahkim ediyoruz" sözleriyle markanın yeni rotasını çizdi. Bu vizyon çerçevesinde çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Atay, “Liman işletmeciliğinde dünyada sayılı örnekler arasında gösterilen ve Türkiye’de ilk olacak bazı yenilikçi uygulamaları da yakın dönemde operasyonlarımıza entegre etmeyi hedefliyoruz” dedi. Yatırımlar lojistik ekosistemini dönüştürecek OYAK şirketlerinin yanı sıra tüm paydaşlarına yüksek standartlarda hizmet sunan OYAK Liman, Türk sanayisi için stratejik öneme sahip operasyonunu da başarıyla yürütüyor. Türkiye sanayisinin lokomotifi olan demir-çelik ve enerji tesislerinin tedarik zincirinde kritik bir köprü görevi üstlendiklerini kaydeden Atay, “Bu stratejik sorumluluğumuzun bilinciyle, operasyonel süreklilikten ödün vermeden, tüm paydaşlarımıza da aynı yüksek hizmet standartlarında çözümler sunarak ekosistemimize değer katmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Atay, bölgesel kalkınmanın merkezinde yer almayı hedeflediklerinin altını çizerek şunları söyledi: "Gelecek projeksiyonumuz doğrultusunda İskenderun Bölgesi’nin lojistik ekosistemini dönüştürecek yeni liman ve Demiryolu Lojistik Merkezi yatırımlarımızla hem Türkiye hem de bölge coğrafyasında oyun kurucu bir rol üstlenerek küresel lojistik ağlarındaki konumumuzu perçinliyoruz." Sürdürülebilirlik, teknolojik inovasyon ve yüksek verimlilik 2026 hedefleri doğrultusunda küresel rekabete odaklanan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmelerinin gelecek vizyonunu anlatmayı sürdüren Atay, “Modernizasyon çalışmalarına hız kazandırdığımız vinç parkurumuz ve yapısal olarak güçlendirdiğimiz rıhtımlarımızla; 2026 yılı projeksiyonlarımızı çevresel sürdürülebilirlik, teknolojik inovasyon ve yüksek verimlilik temelleri üzerine inşa ediyoruz” dedi. Genel kargo ve dökme katı yük odağındaki tüm süreçleri, koşulsuz müşteri memnuniyeti hedefiyle optimize ettiklerini kaydeden Atay, “Temel stratejimiz; hizmet kalitemizi uluslararası standartların üzerine taşıyarak portföyümüzü genişletmek ve mevcut yük segmentlerindeki elleçleme hacmimizi sürdürülebilir bir ivmeyle artırmaktır” bilgisini verdi. Yüksek kapasitesiyle operasyonları başarıyla yönetiyor OYAK Denizcilik ve Liman İşletmelerinin geniş hizmet yelpazesine ve operasyonel gücüne dikkat çeken Emre Atay, OYAK Liman olarak liman, iskele, antrepo ve yükleme - boşaltma tesisleri işleterek entegre bir liman hizmetleri ağı sunduklarını hatırlattı. Yıllık 44 milyon metrik ton operasyon kapasitesiyle Erdemir ve İsdemir Liman Tesisleri’nde operasyonlarını başarıyla yönettiklerini kaydeden Emre Atay, “2025 yılında mevcut liman tesislerimizde toplam 21,72 milyon ton yük elleçleyerek, ‘Genel Kargo ve Dökme Katı Yük’ segmentinde Türkiye genelinde yüzde 10 pazar payına ulaşmış ve bu ürün gruplarında liderliğimizi sürdürmüş bulunuyoruz. Grup içi hizmetlerimizin yanı sıra grup dışı müşteri portföyümüzü de hızla büyütüyoruz. Limanlarımızda elleçlenen tonajlara baktığımızda, 2026 yılının ilk iki çeyreği itibarıyla grup dışı üçüncü şahıs firmalara sunduğumuz hizmet oranı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artmış durumda.” ifadelerini kullandı. Gemi acentelik operasyonlarında hedefe ulaşıldı Liman hizmetlerinin yanı sıra 2017 yılından beri entegre bir yapı içerisinde gemi acenteliği faaliyetlerini de sürdüren OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri 2026 yılı itibariyla önemli bir kapasiteye ulaştı. 2025 yılı itibarıyla Türkiye genelinde dökme katı ve genel kargo gemilerinde yaklaşık 1370 gemiye hizmet verdiklerini belirten Atay, “Kuruluşumuzdan bu yana toplamda 12 bin 200 gemilik operasyon hacmine ulaşmanın gururunu yaşamaktayız. 30’a yakın firmayı kapsayan geniş acente ağımız ile hizmet verdiğimiz şirketlere güçlü bir çözüm ortağı olarak konumlanmaktayız” dedi. Yurt içi ve dışında acentelik yapılanması genişliyor Dökme katı ve genel kargonun yanı sıra, müşterilerine ait LPG ve yakıt tankerlerine de acentelik hizmeti verdiklerini kaydeden Emre Atay şöyle konuştu: “Önümüzdeki dönemde hedefimiz; hizmet kalitemizden ödün vermeden mevcut hacmimizi istikrarlı şekilde artırmak, yurt içinde ve yurt dışında acentelik yapılanmamızı genişletmektir. Grup içi olarak sunduğumuz genel kargo, kuru yük, LPG ve akaryakıt tanker gemisi acenteliği hizmetlerimizin yanı sıra Türk Boğazları ve limanlarında grup dışı 3. şahıs acentelik faaliyetlerimizi de aralıksız sürdürüyoruz. Bu kapsamda, son dönemde dünya devi firmalarla imzaladığımız anlaşmalar doğrultusunda ve yılın son çeyreğini de hesaba kattığımızda, 2026 yılı sonunda 3. şahıs grup dışı gemi sayımızda 2025 yılına kıyasla yüzde 50’nin üzerinde bir artış öngörülmektedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

343 bin kişi TEKNOFEST Mavi Vatan’da Festival Coşkusuna Ortak Oldu Haber

343 bin kişi TEKNOFEST Mavi Vatan’da Festival Coşkusuna Ortak Oldu

Gölcük’te deniz, hava ve teknolojinin buluştuğu TEKNOFEST Mavi Vatan, yoğun ziyaretçi ilgisi, nefes kesen gösteriler, teknoloji yarışmaları, spor etkinlikleri ve tarihi teknoloji çalışmalarıyla tamamlandı. 4 gün süren festivali 343 bin kişi ziyaret ederek festival coşkusuna ortak oldu. Kapanış törenine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katılırken, yarışmalarda dereceye giren takımlara ödülleri takdim edildi. TEKNOFEST’in yeni rotası ise 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa olacak. Milli Savunma Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nın (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, dört gün boyunca Türkiye’nin denizcilik, savunma ve ileri teknoloji alanındaki kabiliyetlerini yüzbinlerce kişiye ulaştıran bir teknoloji şölenine dönüştü. Türk Deniz Kuvvetleri’nin önemli platformlarından insansız deniz araçlarına, su altı sistemlerinden hava araçlarına, teknoloji yarışmalarından spor ve müzik etkinliklerine kadar geniş bir içerik sunan festival, son gününde gerçekleştirilen kapanış ve ödül töreniyle sona erdi. Festival boyunca Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na gelen ziyaretçiler, Türk Deniz Kuvvetleri’nin önemli platformlarını yakından görme ve denizcilik teknolojilerini yerinde deneyimleme fırsatı buldu. TCG Anadolu, TCG Barbaros, TCG Savarona, TCG Turgutreis, TCG Murat Reis ve TCG 18 Mart Denizaltısı gibi platformlar ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekerken, festival alanında toplam 37 deniz platformu ve 4 hava aracı vatandaşlarla buluştu. Gölcük’te Teknolojiyle Buluşan Yüzbinlerce Ziyaretçi TEKNOFEST Mavi Vatan’ın en dikkat çekici unsurlarından biri festival alanındaki yoğunluk oldu. Dört gün boyunca çocuklardan gençlere, ailelerden teknoloji meraklılarına kadar her yaştan ziyaretçi Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na gelerek Türkiye’nin denizlerdeki teknolojik gücünü yakından görme fırsatı buldu. Festival, yalnızca savunma sanayisi ve teknoloji ürünlerinin sergilendiği bir organizasyon olmanın ötesine geçerek çocukları ve gençleri bilim ve teknolojiyle buluşturan atölyelere, deneyim alanlarına, bilgi yarışmalarına ve farklı etkinliklere de ev sahipliği yaptı. T3 Vakfı ve Bilim Sokağı atölyeleri çocukları bilimle buluştururken, NSosyal Nod Bilgi Yarışması ve “Sahne Senin” etkinlikleri de festival atmosferine renk kattı. Türk Donanmasının Gücü Gölcük’te Sergilendi TEKNOFEST Mavi Vatan boyunca festival alanı ve deniz üzerinde gerçekleştirilen gösteriler de ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşattı. SAT ve SAS timlerinin gösterileri, Deniz Hava Komutanlığı ve İHA uçuş gösterileri ile Mavi Vatan Yelken Kortej Geçişi yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin denizcilik ve savunma sanayisindeki teknolojik kabiliyetlerini yansıtan Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3 de festivalin dikkat çeken unsurları arasında yer aldı. İnsanlı ve insansız sistemlerin aynı organizasyonda ve aynı teknoloji ekosistemi içerisinde buluşması, Türkiye’nin deniz-hava entegrasyonundaki geldiği noktayı da ziyaretçilere yakından gösterdi. Genç Mühendisler Geleceğin Mavi Vatan Teknolojileri İçin Yarıştı Festivalin en önemli başlıklarından birini teknoloji yarışmaları oluşturdu. İnsansız Su Altı Sistemleri, İnsansız Deniz Aracı ve Su Altı Roket yarışmalarında Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen genç teknoloji takımları, geliştirdikleri sistemleri gerçek görev senaryolarında test ederek dereceye girmek için mücadele etti. Final aşamasına ulaşan 112 takım ve 1.200’ün üzerinde yarışmacı, su altı sistemlerinden otonom deniz araçlarına kadar farklı teknolojilerde geliştirdikleri projeleri Gölcük’te sergiledi. Yarışmalar, gençlerin mühendislik bilgi ve becerilerini gerçek saha koşullarında sınamalarına imkan sunarken, geleceğin denizcilik ve savunma teknolojilerine ilişkin önemli projeleri de ortaya çıkardı. Denizde Teknoloji, Sporda Rekabet TEKNOFEST Mavi Vatan’da teknoloji yarışmalarının yanı sıra spor etkinlikleri de büyük ilgi gördü. Festivalin üçüncü gününde gerçekleştirilen 1.500 metrelik Açık Su Yüzme Yarışı’nda 111 erkek ve 41 kadın sporcu mücadele etti. Erkeklerde Eymen Taha Turan, kadınlarda ise Nida Başaran birinciliği elde ederken, yarışmacılar Gölcük Körfezi’nde kıyasıya bir mücadele ortaya koydu. Festival kapsamında düzenlenen Dragon Kürek Yarışı, Mavi Vatan Halat Çekme ve El İncesi Atma etkinlikleri de ziyaretçilere farklı deneyimler yaşattı. Böylece dört gün boyunca teknoloji, denizcilik, spor ve eğlence aynı festival atmosferinde buluştu. Sefo’dan Mavi Vatan’a Coşkulu Final Provası TEKNOFEST Mavi Vatan’ın üçüncü gününde festival alanındaki coşku müzikle de zirveye ulaştı. Sevilen sanatçı Sefo, Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda verdiği konserde binlerce ziyaretçiye müzik dolu bir akşam yaşattı. Gençlerin ve ailelerin şarkılara hep birlikte eşlik ettiği konser, festivalin en renkli anlarından biri olarak hafızalarda yer aldı. Kapanışta Mesaj: “Mavi Vatan’daki Haklarımızı Tavizsiz Koruyacağız” Dört günlük festivalin kapanış töreni, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Tören kapsamında TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da bir konuşma gerçekleştirdi. Cevdet Yılmaz, kapanış konuşmasında Mavi Vatan’ın Türkiye açısından stratejik öneminin giderek arttığını vurgulayarak, “Mavi Vatan’daki egemenliğimizi, Mavi Vatan’daki haklarımızı tereddütsüz bir şekilde, tavizsiz bir şekilde koruyacağımızı” ifade etti. Yılmaz, festivalin Türkiye’nin denizlerde ulaştığı teknolojik seviyeyi ortaya koyduğuna dikkat çekerek 37 gemi ve 4 hava aracının vatandaşlarla buluştuğunu belirtti. Yılmaz ayrıca savunma sanayisinde yerlilik oranının yüzde 80’i aştığını, insanlı ve insansız sistemlerin aynı ağ üzerinde güvenli şekilde görev yapabildiği yeni bir mimarinin geliştirildiğini ve Türkiye’nin geleceğinde gençlerin belirleyici rol üstleneceğini vurguladı. Selçuk Bayraktar ise dört gün boyunca Gölcük’te yalnızca insansız deniz araçlarının, su altı roketlerinin ve otonom sistemlerin yarıştırılmadığını, Türk mühendisliğinin ve gençliğinin Mavi Vatan’ın geleceğine güçlü bir imza attığını söyledi. Bayraktar, gençlerin Mavi Vatan’ın yalnızca koruyucuları değil, geleceğinin de mimarları olduğunu vurguladı. Genç Teknoloji Takımlarının Başarısı Ödüllendirildi TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmalarında dereceye giren takımlar, festivalin son gününde gerçekleştirilen törende ödüllerine kavuştu. İnsansız Su Altı Sistemleri, İnsansız Deniz Aracı ve Su Altı Roket yarışmalarında başarılı olan genç teknoloji takımlarının ödülleri, kapanış töreninde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun da katıldığı törende takdim edildi. Gençlerin geliştirdiği özgün tasarımlar, otonom sistemler, su altı teknolojileri ve insansız deniz araçları, festival boyunca büyük ilgi görürken ödül töreni de dört günlük teknoloji mücadelesinin en anlamlı anlarından biri oldu. Mavi Vatan’dan Sonra Yeni Rota: Şanlıurfa Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda dört gün boyunca denizlerle buluşan TEKNOFEST heyecanının yeni durağı ise Güneydoğu olacak. TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, kapanış konuşmasında tüm Türkiye’yi 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek TEKNOFEST Güneydoğu için Şanlıurfa’ya davet etti. Mavi Vatan’da denizlere taşınan Milli Teknoloji Hamlesi coşkusu, şimdi Güneydoğu’ya uzanacak. TEKNOFEST Mavi Vatan’ın ardından teknoloji tutkunları, gençler, aileler ve tüm Türkiye 30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa’da buluşmaya hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEI Millî Motorları ve Üretim Kabiliyetleriyle TEKNOFEST Mavi Vatan’da Haber

TEI Millî Motorları ve Üretim Kabiliyetleriyle TEKNOFEST Mavi Vatan’da

Türkiye'nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenecek TEKNOFEST Mavi Vatan'da millî motorlarını ve üretim kabiliyetlerini sergiliyor. TEI standında Türkiye'nin ilk uçak motoru TEI-TF6000, Türkiye’nin ilk millî helikopter motoru TEI-TS1400, Türkiye'nin ilk millî turbodizel havacılık motoru TEI-PD170, Türkiye’nin ilk yerli helikopter motoru T700-TEI-701D ve LM2500 denizcilik gaz türbini için üretilen domeplate parçası ziyaretçilerle buluşturulacak. Millî Teknoloji Hamlesi vizyonunun denizlerdeki yansıması olarak düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan, Millî Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde gerçekleştiriliyor. Denizcilik ve su altı teknolojilerine odaklanan etkinlikte; İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, Su Altı Roket Yarışması ve İnsansız Deniz Aracı Yarışması'nın yanı sıra Türk donanmasına ait gemilerin ziyaret edilebileceği sergiler, SAT, SAS ve deniz havacılık birimi gösterileri ile farklı deneyim alanları yer alıyor. 2019'dan beri TEKNOFEST paydaşları arasında yer alan ve yarışma yürütücülüğü üstlenen TEI, etkinlik boyunca ziyaretçilerini standında ağırlayarak Türkiye'nin havacılık motorları alanında ulaştığı seviyeyi ve küresel havacılığa sunduğu üretim kabiliyetlerini tanıtacak. Katılımın ücretsiz olduğu TEKNOFEST Mavi Vatan'a giriş için ziyaretçilerin etkinlik öncesinde çevrim içi kayıt yaptırması gerekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMSA,Çekya’ya 5 MWh’lık Batarya Sistemi İhraç Etti Haber

TEMSA,Çekya’ya 5 MWh’lık Batarya Sistemi İhraç Etti

Mobilitenin elektrifikasyonu alanındaki çalışmalarını araç üretiminin ötesine taşıyan TEMSA, geliştirdiği yüksek voltajlı batarya teknolojilerini uluslararası pazarlara sunuyor. Bu doğrultuda TEMSA, Škoda Group'un otobüs projesi kapsamında gerçekleştirdiği sevkiyatla birlikte 50 batarya paketi ve 10 güç dağıtım ünitesini Çekya’ya gönderdi. “TEMSA artık yalnızca araç değil, teknoloji de ihraç ediyor” Dönüşen mobilite ekosisteminde, “Tercih Edilen Mobilite Markası” ve güvenilir teknoloji ortağı olarak yer almanın büyük önem taşıdığını belirten TEMSA CEO’su Evren Güzel, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Elektrikli mobilite dönüşümünde rekabet, artık kritik bileşenleri geliştirebilme ve üretebilme yetkinliklerini de kapsıyor. Bu sevkiyat; mühendislik altyapımızın, Ar-Ge kabiliyetimizin ve üretim yetkinliğimizin somut bir çıktısı niteliğinde. TEMSA'nın batarya sistemleri ve yüksek voltaj teknolojileri geliştiren, bunları uluslararası pazarlara ihraç edebilen bir teknoloji şirketi olduğunu ortaya koyuyor. Bu gelişme, aynı zamanda şirketimizin otobüs dışındaki ilk ihracatı olması bakımından da stratejik bir dönüm noktası. TEMSA olarak, 149 milyon dolarlık net ihracat hacmimizle küresel pazarlarda güçlü bir oyuncu olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bugüne kadar araçlarımızla birçok ülkede sürdürülebilir ulaşıma katkı sağladık. Elektrikli otobüslerimiz Amerika ve birçok Avrupa ülkesinde hizmet veriyor. Bu deneyim sayesinde edindiğimiz bilgi birikimini, farklı platformlar ve uluslararası iş birlikleri için yüksek teknoloji çözümlerine dönüştürüyoruz. Batarya sistemleri ve mobilite teknolojileri alanındaki yetkinliklerimizi yeni projelerle büyütmeyi, küresel değer zincirindeki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Teknolojilerin tamamı Türkiye’de geliştiriliyor Geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler geliştiren TEMSA, mobilitenin elektrifikasyonu anlayışını birçok alana yayılan bir teknoloji vizyonu olarak ele alıyor. Türkiye’nin ilk Ar-Ge Merkezi belgesine sahip TEMSA, araçlarda kullandığı batarya teknolojilerinin tamamını kendi bünyesinde geliştiriyor. Bataryalar yeni mobilite alanlarına da güç veriyor TEMSA, sahip olduğu enerji depolama teknolojileri, mühendislik kabiliyeti ve mobilite deneyimini yalnızca kara taşımacılığıyla sınırlı tutmayarak denizcilik, tarım ve havacılık gibi farklı iş kollarına da taşıyor. TEMSA'nın bu alandaki yetkinliği uluslararası sertifikasyonlarla da destekleniyor. Şirket, Uluslararası Klas Kuruluşları Birliği üyesi bağımsız klaslama ve uygunluk değerlendirme kuruluşu Türk Loydu tarafından verilen Lityum-İyon Temelli Marine Batarya Sertifikası'nı alan ilk Türk şirketi konumunda bulunuyor. TEMSA tarafından geliştirilen batarya teknolojisi bugün, Türkiye İş Bankası tarafından olası afetlere hazırlık olarak hayata geçirilen ve aynı zamanda yeni nesil yüzen şube olarak hizmet veren İş Vapur'da da kullanılıyor. İstanbul Şehir Hatları tarafından Haliç Tersanesi'nde inşa edilen İş Vapur’da TEMSA mühendisleri tarafından geliştirilen toplam 800 kWh kapasiteli 8 batarya paketi aktif olarak görev yapıyor. Elektrifikasyonu tüm ekosisteme yayarak farklı sektörlere yenilikçi, sürdürülebilir ve yüksek performanslı çözümler sağlamayı hedefleyen TEMSA; şarj teknolojileri ve enerji depolama çözümleri gibi yeni iş modellerinde de mobilite çözümleri sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.