Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Denizcilik Haberleri

Kapsül Haber Ajansı - Denizcilik Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denizcilik Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

45 yıllık efsane feribot son yolculuğunu tamamladı Haber

45 yıllık efsane feribot son yolculuğunu tamamladı

Scandlines filosunda uzun yıllar görev yapan M/F Kronprins Frederik, Almanya’nın Puttgarden Limanı’ndan son kez ayrılarak Danimarka’nın Esbjerg Limanı’na ulaştı. Milyonlarca yolcu, araç ve tren taşıyan 45 yıllık feribot, alıcı bulunamamasının ardından sökülerek geri dönüştürülecek. Avrupa’nın köklü feribotlarından M/F Kronprins Frederik, yaklaşık 45 yıllık hizmet hayatını tamamladı. Scandlines’a ait gemi, hafta sonu Almanya’daki Puttgarden Feribot Limanı’ndan son kez ayrılarak Danimarka’nın batı kıyısındaki Esbjerg Limanı’na doğru yola çıktı. Son seferinde yolcu veya yük taşımayan feribotta yalnızca kaptan ve mürettebat yer aldı. Tam kadro mürettebatla gerçekleştirilen yolculuğun ardından gemi Esbjerg’e ulaştı. M/F Kronprins Frederik burada Danimarkalı gemi söküm ve geri dönüşüm şirketi Smedegaarden A/S’ye teslim edilecek. Hizmet yolculuğu 1981’de başladı M/F Kronprins Frederik, 1981 yılında hizmete alındı. Feribotun ilk işletmecisi Danimarka Devlet Demiryolları DSB oldu. Gemi, Danimarka’daki Büyük Belt Boğazı üzerinde bulunan Korsør ile Nyborg şehirleri arasında çalışmaya başladı. Bu hatta 1997 yılına kadar yolcu, araç ve demiryolu taşımacılığı hizmeti verdi. Daha sonra Scandlines filosuna katılan feribot, ilk olarak Almanya’nın Rostock kenti ile Danimarka’nın Gedser kasabası arasındaki hatta yolcu ve yük taşımak için kullanıldı. Hizmet hayatının son döneminde ise Puttgarden ile Rødby arasında yük feribotu olarak görev yaptı. Gemi, onlarca yıllık operasyonları boyunca milyonlarca yolcuyu, kara yolu aracını ve treni Baltık Denizi üzerindeki rotalarda taşıdı. Son yolculuğunda geçmişte çalıştığı rotadan geçti Kronprins Frederik’in son seferi, geminin geçmişine sembolik bir selam niteliği taşıdı. Puttgarden’dan ayrılan feribot, yıllarca hizmet verdiği Danimarka’daki Büyük Belt bölgesinden ve köprünün altından geçti. Ardından Skagen çevresinden dolaşan gemi, Danimarka’nın batı kıyısındaki son durağı Esbjerg Limanı’na yöneldi. Yolculuğun tamamlanmasıyla birlikte 1981’de başlayan 45 yıllık denizcilik kariyeri de sona erdi. Scandlines Operasyon Direktörü Michael Guldmann Petersen, feribotun son seferine uğurlanmasının şirket çalışanları açısından duygusal anlara sahne olduğunu söyledi. Guldmann Petersen, “45 yıllık sadık hizmetin ardından feribotu cumartesi akşamı son yolculuğuna gönderdik” diyerek özellikle uzun yıllar gemide çalışan mürettebat için vedanın kolay olmadığını belirtti. Scandlines çalışanları için duygusal veda M/F Kronprins Frederik’in birçok mürettebat üyesi için yalnızca bir ulaşım aracı değil, uzun yıllar görev yaptıkları bir çalışma ortamı olduğunu vurgulayan Petersen, geminin güvenilir biçimde hizmet verdiğini ve denizde çok sayıda güzel anıya ev sahipliği yaptığını ifade etti. Scandlines yönetimi, geminin hizmetine devam edebilmesi amacıyla bir süre satış seçeneklerini değerlendirdi. Ancak işletmeci, feribotu satın almak isteyen uygun bir alıcı bulamadı. Bu nedenle geminin, söküm ve geri dönüşüm alanında uzmanlaşan Smedegaarden A/S’ye devredilmesine karar verildi. Şirket, Avrupa’nın onaylı gemi geri dönüşüm tesisleri listesinde yer alıyor. Görevi The Baltic Whale devraldı M/F Kronprins Frederik, mart ayının başına kadar Puttgarden-Rødby hattında yük feribotu olarak çalışmayı sürdürdü. Geminin görevini daha sonra Scandlines’ın yeni yük feribotu The Baltic Whale devraldı. The Baltic Whale, karadaki elektrik altyapısından aldığı enerjiyle çalışabilen dünyanın en büyük feribotlarından biri olarak gösteriliyor. Yeni geminin devreye alınması, Scandlines’ın filosunu yenileme ve deniz taşımacılığından kaynaklanan emisyonları azaltma stratejisinin önemli adımlarından birini oluşturuyor. Michael Guldmann Petersen, The Baltic Whale’ın hizmete başlamasıyla filoya yeni ve daha çevreci bir kapasite kazandırıldığını söyledi. Scandlines, 2040 yılına kadar doğrudan emisyon üretmeden faaliyet gösterme hedefi doğrultusunda gemilerini ve liman altyapısını dönüştürmeyi planlıyor. Bir dönem sona erdi M/F Kronprins Frederik’in hizmetten çekilmesi, geleneksel feribotlardan elektrikli ve düşük emisyonlu gemilere geçiş sürecinin sembolik örneklerinden biri oldu. 1981’den itibaren Danimarka ve Almanya arasındaki farklı rotalarda görev yapan feribot, milyonlarca yolcu ve aracı taşıdıktan sonra denizdeki son yolculuğunu tamamladı. Geminin yeniden kullanılabilir parçaları ve malzemeleri, Esbjerg’de gerçekleştirilecek söküm çalışmalarının ardından geri dönüşüm süreçlerine kazandırılacak.

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu Haber

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu

Sirena Yachts filosunun zirvesini temsil eden Sirena 118, tersanenin daha büyük yat segmentindeki iddialı ve süregelen gelişimini gözler önüne seriyor. Yeni model; markanın verimlilik, yenilikçilik ve olağanüstü yaşam alanı sunma gibi temel felsefelerine sadık kalarak inşa edildi. Sirena 118'i ilk kez suda görmenin, Sirena Marine'deki herkes için son derece gurur verici bir an olduğunu belirten Sirena Marine CEO’su Çağın Genç, "Yeni amiral gemimiz, tüm ekibimizin uzmanlığını, işçiliğini ve vizyonunu en üst düzeyde sergiliyor. Bu lansman tersanemiz için büyük bir kilometre taşı ve bu eşsiz yatı Cannes Yachting Festival’de dünyaya tanıtmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Yat mimarisini German Frers’in üstlendiği Sirena 118’in dış tasarımı tersane bünyesindeki ekip tarafından hayata geçirildi. 36 metrelik süper yat; markanın karakteristik dik pruvası ve verimli, tamamen GRP’den üretilmiş süratli deplasman gövdesine sahip. 300 GT’nin altında kalan Sirena 118, geniş iç hacimler ve son derece esnek üç güverteli bir yerleşim planı ile konforlu bir yaşam alanı sunuyor. Hollandalı tasarımcı Cor D. Rover’ın imza attığı iç mekan, çağdaş zarafeti kapsamlı özelleştirme olanaklarıyla birleştiriyor. Altı misafir kamarasının konumlandırılabildiği yerleşim planında yat sahiplerine benzersiz bir seçenek de sunuluyor: Ana güvertedeki master kamarayı, denize doğrudan erişim sağlayan özel alt güverte dinlenme alanıyla birleştiren iki katlı ‘loft’ tipi bir süit. Standart donanımında yer alan 3.100 HP gücündeki çift MAN V12 motoruyla 16 knot azami sürate ulaşan Sirena 118, konforlu ve uzun menzilli seyir vadediyor. Performansı daha da ileri taşımak isteyenler için sunulan 3.800 HP'lik motor seçeneğiyle ise süper yatın azami sürati 21 knot'a kadar çıkabiliyor. Sirena 118, suyla buluşmasının ardından son donatım işlemleri de tamamlanarak 8-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan 2026 Cannes Yachting Festival’deki ilk gösterimine doğru yola çıkacak. Sirena Yachts serisinin gelecek vizyonunun temsilcisi olan süper yat, ziyaretçileri markanın eşsiz lüks, yenilikçilik ve konfor anlayışını bizzat deneyimlemeye davet edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESAN Malezya İçin İnşa Ettiği İkinci Geminin Kızağa Koyma Törenini Gerçekleştirdi Haber

DESAN Malezya İçin İnşa Ettiği İkinci Geminin Kızağa Koyma Törenini Gerçekleştirdi

İnşası DESAN bünyesinde faaliyet gösteren ATLAS Tersanesi’nde yürütülen geminin “Kızağa Koyma” törenine, DESAN Tersanesi üst yönetimi yanında Malezya İstanbul Konsolosu Ahmad Amiri Abu Bakar, Malezya İçişleri Bakanlığı temsilcisi Shah Rizan bin Mohamad Sirat ve Sahil Güvenlik Komutanlığı temsilcisi Tuğamiral Zulinda binti Ramly katıldı. DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Şubat ayında sac kesimini gerçekleştirdiğimiz ikinci gemimizin bugün kızağa koyma törenini başarıyla tamamlamaktan gurur duyuyoruz. DESAN olarak üstlendiğimiz tüm ulusal ve uluslararası projelerde en önemli önceliğimiz; taahhüt ettiğimiz işleri zamanında ve belirlenen bütçe sınırları içerisinde, en yüksek kalitede teslim etmektir. Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa ettiğimiz bu ikinci gemide de aynı disiplin ve kararlılıkla ilerliyoruz. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki her iki gemimizin inşası da planlanan takvimin önünde ilerlemekte olup, bu başarı DESAN ekibinin, iş ortaklarımızın ve proje paydaşlarımızın özverili çalışmalarının bir sonucudur. Bu proje, Türkiye ile Malezya arasında savunma sanayii, teknoloji transferi, insan kaynağı gelişimi ve sürdürülebilir endüstriyel iş birliğini kapsayan uzun vadeli stratejik ortaklığın önemli bir aşaması ve somut bir göstergesidir. Ayrıca Malezya’da devam eden tersane yatırımımız ve bu kapsamda geliştirilecek yetenekler, güçlü bir iş birliği modelinin temelini oluşturmaktadır. Türkiye'nin mühendislik birikimini ve savunma sanayiindeki yetkinliklerini Malezya'nın hizmetine sunarken, önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini yeni projeler ve yeni başarı hikâyeleriyle daha ileri seviyelere taşımaya kararlıyız.” Mavi Vatan Teknolojisi Malezya Denizlerinde 99 metrelik uzunluğu, 11 ton kapasiteli helikopter platformu, revir / sağlık hizmetleri, 45 kişilik nezaret odası, 70 personel ve 30 yolcu kapasitesi ile Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki en büyük platform olacak Gemi, açık denizlerde deniz güvenliği, sınır aşan suçlarla mücadele, kaçakçılık ve yasadışı balıkçılıkla mücadele gibi alanlarda kritik bir rol oynayacak. DESAN tarafından Türkiye’de inşa edilen gemideki dört adet hızlı müdahale botu ve iki adet dikey iniş-kalkış yapabilen İnsansız Hava Aracı yanında proje kapsamında bir adet de insansız/otonom su üstü aracı (Unmanned Surface Vehicle – USV) yer alacak. Ayrıca, ilk gemideki işbirliği doğrultusunda, Türk savunma sanayiinin öncü firmaları ASELSAN ve HAVELSAN’ın katkılarıyla; silah sistemleri, elektronik ve muhabere sistemleri gibi ileri teknoloji bileşenleri projeye entegre edilecek. DESAN gemiyi 24 ay içerisinde tamamlayarak 2027 yılı sonuna kadar Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı'na teslim edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ve İMEAK Deniz Ticaret Odası’ndan Denizcilik Sektörüne Güçlü Destek Haber

İş Bankası ve İMEAK Deniz Ticaret Odası’ndan Denizcilik Sektörüne Güçlü Destek

Türkiye’nin dış ticaretindeki stratejik konumu, lojistik altyapısına sunduğu katkı ve ekonomik kalkınmadaki kritik rolüyle öne çıkan denizcilik sektörü, ülkemizin kalkınmasının en önemli unsurlarından biri olmayı sürdürüyor. Turizmi stratejik öncelikleri arasında gören İş Bankası da sektöre özel finansal çözümler sunmak ve denizcilik ekosisteminin güçlenmesine ve uzun vadeli gelişimine katkı sağlamak amacıyla İMEAK Deniz Ticaret Odası ile iş birliği gerçekleştirdi. Protokol, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz ile İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran tarafından imzalandı. Denizcilik sektörünün ihtiyaçlarına özel finansman çözümleri Türkiye’nin mavi ekonomisinin sürdürülebilir gelişimine değer katması hedeflenen iş birliğiyle; İMEAK Deniz Ticaret Odası üyelerine özel olarak tasarlanan kredi paketleri ve avantajlı bankacılık ürünleri sunulacak. Gemi işletmeciliğinden deniz taşımacılığına, limancılıktan tersaneciliğe kadar uzanan geniş yelpazedeki ekosistem desteklenecek. Denizcilik sektörünün faaliyet yapısı ve sezonsal iş döngüsü dikkate alınarak hazırlanan esnek geri ödeme planları sayesinde işletmelerin nakit akışlarını daha etkin yönetmeleri ve yatırımlarını daha güçlü bir finansal yapıyla hayata geçirmeleri imkân tanınacak. Sezgin Yılmaz: “Denizcilik sektörünün uzun vadeli çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz” Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, sektörün ülkemizin dış ticaret hacminin büyük bölümünü taşıyan, lojistik altyapısını güçlendiren önemli bir kaldıraç olduğunun altını çizerek şöyle dedi: “Denizcilik sektörü, ülkemizin sürdürülebilir büyümesi açısından stratejik önem taşıyor. Biz de ülkemizin gelişimi için kritik olan sektörü destekliyoruz. İMEAK Deniz Ticaret Odası ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğiyle, sektörün ihtiyaçlarına özel kredi paketleri, denizcilik ekosisteminin sezonsal dinamiklerine uygun esnek geri ödeme planları ve kapsamlı bankacılık çözümleri sunacağız. Sektörel uzmanlaşma yaklaşımımız doğrultusunda, finansman sağlayan bir kurum olmanın ötesinde, aynı zamanda uzun vadeli bir çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Ülkemizin mavi ekonomisinin güçlenmesi ve denizcilik sektörünün geleceğe güvenle hazırlanması için çalışmaya devam edeceğiz.” Tamer Kıran: “Üyelerimizin finansmana erişiminde yeni bir kapı açıyoruz” İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, denizcilik sektörünün ülke ekonomisi ve dış ticaret açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Denizcilik sektörü, küresel ekonomide yaşanan gelişmeler, jeopolitik riskler ve artan maliyetler nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor. Bu süreçte üyelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak ve faaliyetlerine katkı sağlamak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Türkiye İş Bankası ile imzaladığımız bu protokolle üyelerimizin finansmana erişiminde yeni bir kapı açıyoruz. Sektörün ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanan kredi paketleri ve avantajlı bankacılık ürünlerinin, işletmelerimizin nakit akışlarını destekleyerek özellikle finansman ihtiyacı duyan işletmelerimize önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu iş birliğinin hayata geçirilmesindeki katkıları ve sektörümüze gösterdikleri yakın ilgi dolayısıyla Türkiye İş Bankası Yönetimine teşekkür ediyor, protokolün üyelerimiz, sektörümüz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kongsberg Maritime Borsaya Açıldı: Oslo’da İşlem Görmeye Başladı Haber

Kongsberg Maritime Borsaya Açıldı: Oslo’da İşlem Görmeye Başladı

Norveç merkezli denizcilik teknolojileri şirketi Kongsberg Maritime ASA, bugün itibarıyla Euronext Oslo Borsası’nda işlem görmeye başladı. “KMAR” koduyla listelenen şirket, Kongsberg Gruppen ASA’dan ayrılarak bağımsız bir yapı altında faaliyet gösterecek. Şirketin CEO’su Lisa Edvardsen Haugan, halka arz sürecini “tarihî bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Haugan, “200 yılı aşkın inovasyon geçmişine sahip bir şirket olarak yeni bir sayfa açıyoruz. Ekibimizle birlikte bu yeni döneme hazırız” ifadelerini kullandı. Bağımsız yapı ile hız ve odak artacak Kongsberg Maritime, dünya genelinde 35 ülkede faaliyet gösteriyor ve 8.300’ün üzerinde çalışanı bulunuyor. Şirket; ticari gemi taşımacılığı, offshore, balıkçılık ve savunma denizcilik segmentlerinde geniş bir müşteri portföyüne hizmet veriyor. Bağımsız bir şirket olarak daha çevik hareket edebileceklerini vurgulayan Haugan, “Müşteriye yakınlığımız, operasyonel bilgi birikimimiz ve teknolojiyi gerçek değere dönüştürme yetkinliğimiz en büyük gücümüz. Bu yeni yapı ile stratejik odağımızı keskinleştirerek kilit pazarlarda büyümeyi hızlandıracağız” dedi. 30 binden fazla gemide aktif teknoloji Küresel denizcilik sektöründe dijitalleşme, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm hız kazanırken, Kongsberg Maritime bu değişimin önemli aktörlerinden biri olarak konumlanıyor. Şirketin çözümleri bugün dünya genelinde 30 binden fazla gemide kullanılıyor. Bu rakam, küresel filonun yaklaşık üçte birine karşılık geliyor. Artan talebe dikkat çeken Haugan, “Güvenliği artıran, verimliliği yükselten ve sürdürülebilirliği destekleyen çözümlere yönelik talep güçlü şekilde devam ediyor. Amacımız, küresel denizcilik sektörünün lider teknoloji ortaklarından biri olmak” diye konuştu. Güçlü sipariş defteriyle piyasaya giriş Kongsberg Maritime, güçlü sipariş portföyü, oturmuş pazar konumu ve net büyüme stratejisiyle halka arz sürecine giriyor. Şirket yönetimi, yeni dönemde inovasyon yatırımlarını artırarak denizcilik teknolojilerinde sınırları zorlamayı hedefliyor. Haugan, “Bu kilometre taşı, dünya genelindeki ekiplerimizin bilgi birikimi ve emeğinin bir sonucu. Müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte denizcilikte mümkün olanın sınırlarını zorlamaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

RMK Marine, Ditaş Denizcilik için İnşa Ettiği T. Florya’yı Denize İndirdi    Haber

RMK Marine, Ditaş Denizcilik için İnşa Ettiği T. Florya’yı Denize İndirdi  

RMK Marine’in Tuzla’daki tersanesinde gerçekleştirilen törene Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürü Ünal Baylan, Suudi Arabistan Ulaştırma Bakan Yardımcısı Essam Alammari, Koç Holding, Tüpraş ve Ditaş Denizcilik’ten üst düzey yetkililer katılım sağladı. Gerçekleştirilen törende konuşan RMK Marine Genel Müdürü Dr. Utku Alanç: “İki köklü Türk denizcilik şirketi arasındaki güçlü iş birliğini ve yerli mühendisliğin ulaştığı yüksek seviyeyi bu proje ile bir kez daha göstermiş olmanın gururunu yaşıyoruz.” ifadelerine yer verdi. 125 metre boyunda T. Florya Kimyasal Tankeri, yüksek operasyonel verimlilik hedefiyle, ileri mühendislik yaklaşımıyla Delta Marine tarafından titizlikle tasarlandı. Emniyet, yük esnekliği, performans kriterleri gözetilerek geliştirilen T. Florya, farklı operasyonel ihtiyaçlara cevap verebilecek teknik altyapısı, uluslararası denizcilik standartlarına uygun donanımı ve modern sistem entegrasyonu ile küresel kimyasal taşımacılık operasyonlarında etkin bir rol üstlenmeye hazırlanıyor. Ditaş Denizcilik Genel Müdürü Çağatay Ölken törene ilişkin şunları ifade etti: “T. Florya, yalnızca filomuza katılan yeni bir gemi değil; aynı zamanda operasyonel mükemmeliyet, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağımızın somut bir yansımasıdır. Genç, modern ve yüksek performanslı filo yapımızı daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda attığımız bu adım, rekabet gücümüzü ileri taşıyacak. Metanol yakıt sistemine hazır altyapısı sayesinde T. Florya, düşük karbonlu deniz taşımacılığı vizyonumuz ile uyumlu olarak alternatif yakıtlara uyum kabiliyetimizi güçlendirecek. Yerli mühendislik ve güçlü iş birlikleri ile hayata geçirilen bu proje, Türk denizcilik sektörünün küresel ölçekteki konumunu da destekliyor. Önümüzdeki dönemde de çevresel sorumluluk, güvenlik ve operasyonel verimlilik odağında yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” Türk Denizciliğinde Stratejik Bir Adım Deneme seyrinin tamamlanmasının ardından 2026 yılının üçüncü çeyreğinde teslim edilmesi planlanan T. Florya, Ditaş Denizcilik’in filo yapılanmasında önemli bir kilometre taşı olacak. Proje, yalnızca yeni bir gemi inşa sürecini değil, aynı zamanda Türk denizcilik sektöründe mühendislik, kalite ve güvenlik standartlarının daha da ileri taşınmasına yönelik güçlü bir adımı temsil ediyor. İleriki dönemde geleceğin düşük emisyonlu yakıtlarından metanol kullanabilme özelliğine yönelik optimize edilmiş tasarımı ve ana makine konfigürasyonu ile T. Florya Kimyasal Tankeri, RMK Marine ve Ditaş Denizcilik’in sürdürülebilirlik, çevresel sorumluluk ve geleceğe yönelik yeşil dönüşüm vizyonunu bir kez daha ortaya koyuyor. RMK Marine Gemi inşa sektöründe Türkiye’nin lider tersanelerinden biri olan RMK Marine, 1997 yılından bu yana Koç Topluluğu çatısı altında küresel ölçekte faaliyetlerini sürdürmekte ve müşteri ihtiyaçlarına özel çözümler sunmaktadır. RMK Marine, ticari ve askeri gemiler ile süper yat sektörü de dahil olmak üzere, yüksek teknolojiye sahip platformların gemi inşasında uzmanlaşmıştır. Sürdürülebilirlik vizyonuyla hareket eden tersane; ticari yelkenli gemiler, dual yakıtlı gemiler ile hibrit ve tamamen elektrikli gemiler gibi alternatif enerjiyle çalışan tahrik sistemleri geliştirerek çevreyi ve geleceği destekleyen yenilikçi çözümler sunmaktadır. RMK Marine yenilikçilik, kalite ve verimlilik konularındaki kararlılığını teknoloji ve altyapıya yapılan sürekli yatırımlar ile desteklemektedir. Tüm gemi inşa faaliyetlerini uluslararası kalite standartlarına uygun olarak sürdürmeye özen gösteren tersane, iş sağlığı ve güvenliği, çevresel duyarlılık ve operasyonel verimliliği her zaman önceliklendirmektedir. Ditaş Denizcilik Ditaş Deniz İşletmeciliği ve Tankerciliği A.Ş., 1974 yılından bu yana, deniz taşımacılığı alanında faaliyet gösteren ve enerji lojistiğinde uzmanlaşmış bir şirkettir. Şirket, 17 adet farklı tip ve boyutta tankerden oluşan filosu ve toplam 712.000 DWT taşıma kapasitesi ile Türk bayraklı en güçlü ve en genç tanker filolarından birine sahiptir. Ditaş Denizcilik yaklaşık 800 kişilik çalışan kadrosu ile gemi İşletmeciliğinin yanı sıra brokerlik, acentelik, vetting ve römorkörcülük hizmetleri sunmaktadır. Uluslararası klas kuruluşları tarafından sertifikalandırılmış filosu ile operasyonlarını sürdüren Ditaş Denizcilik, tüm uluslararası denizcilik regülasyonlarına tam uyum içinde faaliyet göstermektedir. Gelişmiş filo yönetim sistemleri, planlı bakım süreçleri ve dijital izleme altyapısı sayesinde yüksek operasyonel verimlilik ve emniyet standartları sağlanmaktadır. Tecrübeli kadrosu ile Koç Holding, Tüpraş ve TSKGV’nin gücünden aldığı destekle, Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok noktasında operasyonlarını başarıyla sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Candela P-12’den Tarihi Yolculuk: Dünyanın En Uzun Elektrikli Deniz Seferi Tamamlandı Haber

Candela P-12’den Tarihi Yolculuk: Dünyanın En Uzun Elektrikli Deniz Seferi Tamamlandı

Elektrikli deniz taşımacılığında menzil ve altyapı sınırları aşılmaya başladı. Dünyanın ilk elektrikli hidrofoil yolcu feribotu Candela P-12, İsveç’in Göteborg kentinden Norveç’in başkenti Oslo’ya uzanan 160 deniz millik seferi başarıyla tamamlayarak, bir elektrikli yolcu gemisiyle gerçekleştirilen en uzun deniz yolculuğu rekorunu kırdı. Hidrofoil Teknolojisi Oyunun Kurallarını Değiştiriyor Candela P-12’nin başarısının arkasında, gövdenin altına yerleştirilen bilgisayar kontrollü su altı kanatları (hidrofoil) bulunuyor. Bu sistem, tekneyi suyun üzerine kaldırarak sürtünmeyi büyük ölçüde azaltıyor ve enerji tüketimini geleneksel gemilere kıyasla yaklaşık yüzde 80 düşürüyor. Bu sayede P-12, 20 knot üzerindeki hızlarda uzun mesafeleri düşük enerjiyle kat edebiliyor. En Hızlı Elektrikli Yolcu Gemisi Stockholm’de toplu taşımada halihazırda kullanılan Candela P-12, 25 knot servis hızına, Testlerde 30 knot üzeri maksimum hıza, Tek şarjla 40 deniz miline kadar menzile ulaşabilen dünyanın en hızlı elektrikli yolcu gemisi konumunda. Norveç’teki Sistemlerle Net Karşılaştırma Oslo’da kullanılan mevcut elektrikli feribotlar, genellikle kısa ve sabit hatlarda çalışıyor. Örneğin Oslo’nun en hızlı elektrikli yolcu feribotu m/s Baronen, yalnızca 10 deniz millik bir hatta hizmet veriyor ve her sefer sonunda megavatlarca kapasiteli batarya konteynerlerinin değiştirilmesine ihtiyaç duyuyor. Bu batarya değiştirme altyapısının maliyeti ise yüz milyonlarca Norveç kronunu buluyor ve sistemin yaygınlaşması gecikmeler nedeniyle sınırlı kalıyor. Standart Şarjla Uzun Yol Candela P-12 ise bu pahalı altyapıya ihtiyaç duymuyor. Yolculuk sırasında gemi, İsveç’te mevcut DC hızlı şarj istasyonlarından, Sabit altyapının olmadığı noktalarda ise taşınabilir 360 kW’lık mobil şarj sistemiyle şarj edildi. Mobil sistem, bir Ford F-150 Lightning elektrikli pick-up tarafından çekildi. “Asıl Gizli Maliyet Şarj Altyapısı” Candela proje mühendisi Gabriele De Mattia, yolculuğun önemini şu sözlerle özetledi: “Elektrikli gemilerde asıl gizli maliyet, şarj altyapısıdır. Megavat seviyesinde şarj sistemleri, bazı bölgelerde geminin kendisi kadar pahalıya mal olabiliyor. Candela P-12’nin farkı, hızlı şarj olabilmesi ve her yerde çalışabilmesi.” Üç Günde, 200 Euro’nun Biraz Üzerinde Sefer üç gün sürdü ve çeşitli duraklarda tanıtım ile şarj molaları verildi. Yolculuğun sonunda Oslo’da yetkililer ve medya tarafından karşılanan Candela P-12, dikkat çekici bir veriyi de ortaya koydu: ???? Dünyanın en uzun elektrikli deniz yolculuğunun toplam elektrik maliyeti 200 Euro’nun biraz üzerinde kaldı. Elektrikli Denizcilikte Yeni Dönem Artan maliyetler nedeniyle Norveç’te elektrikli denizcilik projelerine yönelik eleştiriler yükselirken, Candela P-12’nin gerçekleştirdiği bu sefer, daha esnek, daha ucuz ve daha verimli bir alternatifin mümkün olduğunu net biçimde ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Wallenius Wilhelmsen, Göteborg Limanı Araç Terminalini Devraldı Haber

Wallenius Wilhelmsen, Göteborg Limanı Araç Terminalini Devraldı

Wallenius Wilhelmsen, bugün itibarıyla Göteborg Limanı araç terminalinin işletmesini devralarak terminali GIART – Gothenburg International Auto & RoRo Terminal adıyla hizmete açtı. Şirket, bu adımla bölgesel bir lojistik merkez oluşturmayı ve entegre tedarik zinciri çözümlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. İskandinavya’nın Araç Lojistiği Merkezi Göteborg Limanı, İskandinavya’nın araç elleçlemede lider limanı olarak öne çıkıyor. Stratejik konumuyla Asya, Kuzey Amerika, Afrika, Avustralya ve Kuzey Avrupa pazarları arasında önemli bir bağlantı noktası olan terminal, bölgenin küresel ticaretteki rolünü güçlendiriyor. Tam Kapsamlı RoRo ve Sürdürülebilir Altyapı GIART, RoRo ve terminal elleçleme hizmetlerini tam kapsamlı şekilde sunarken, aşamalı yatırımlarla katma değerli operasyonların genişletilmesi planlanıyor. Terminal, ilk günden itibaren elektrikli araç şarj altyapısı ve enerji verimli sistemler ile sürdürülebilirlik odaklı olarak tasarlandı. Bağımsız Şirket Yapısı Wallenius Wilhelmsen, terminal operasyonlarını yürütmek üzere bu amaçla kurulan bağımsız ve ayrı bir şirket üzerinden faaliyet gösterecek. Bu yapı, esnek yönetim ve müşteri odaklı hizmet anlayışını desteklemeyi hedefliyor. “Bölgesel Tedarik Zincirleri Güçlenecek” Göteborg Limanı CEO’su Göran Eriksson, Wallenius Wilhelmsen’in sunduğu iş planının güçlü olduğunu vurgulayarak, terminalin rekabetçi ve verimli şekilde işletileceğine dair güvenlerini dile getirdi. Wallenius Wilhelmsen COO’su John Felitto ise, GIART’ın faaliyete geçmesini “İskandinavya için ortak bir lojistik merkez vizyonunun hayata geçmesi” olarak tanımladı ve terminalin bölgedeki tedarik zincirlerini güçlendireceğini belirtti. 12 Yıllık Sözleşme Bugün resmen başlayan sözleşme 12 yıl süreyle geçerli olacak. Bu uzun vadeli anlaşma, sürdürülebilirlik, kapasite artışı ve yeni lojistik hizmetlere yatırım için güçlü bir zemin oluşturuyor. GIART, Göteborg Limanı’ndaki beş kuru yük terminalinden biri olarak faaliyet gösterecek. Limandaki diğer terminaller APM Terminals, Gothenburg RoRo Terminal ve Stena Line tarafından işletiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.