Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Denizcilik Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Denizcilik Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denizcilik Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DESAN Malezya İçin İnşa Ettiği İkinci Geminin Kızağa Koyma Törenini Gerçekleştirdi Haber

DESAN Malezya İçin İnşa Ettiği İkinci Geminin Kızağa Koyma Törenini Gerçekleştirdi

İnşası DESAN bünyesinde faaliyet gösteren ATLAS Tersanesi’nde yürütülen geminin “Kızağa Koyma” törenine, DESAN Tersanesi üst yönetimi yanında Malezya İstanbul Konsolosu Ahmad Amiri Abu Bakar, Malezya İçişleri Bakanlığı temsilcisi Shah Rizan bin Mohamad Sirat ve Sahil Güvenlik Komutanlığı temsilcisi Tuğamiral Zulinda binti Ramly katıldı. DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Şubat ayında sac kesimini gerçekleştirdiğimiz ikinci gemimizin bugün kızağa koyma törenini başarıyla tamamlamaktan gurur duyuyoruz. DESAN olarak üstlendiğimiz tüm ulusal ve uluslararası projelerde en önemli önceliğimiz; taahhüt ettiğimiz işleri zamanında ve belirlenen bütçe sınırları içerisinde, en yüksek kalitede teslim etmektir. Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa ettiğimiz bu ikinci gemide de aynı disiplin ve kararlılıkla ilerliyoruz. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki her iki gemimizin inşası da planlanan takvimin önünde ilerlemekte olup, bu başarı DESAN ekibinin, iş ortaklarımızın ve proje paydaşlarımızın özverili çalışmalarının bir sonucudur. Bu proje, Türkiye ile Malezya arasında savunma sanayii, teknoloji transferi, insan kaynağı gelişimi ve sürdürülebilir endüstriyel iş birliğini kapsayan uzun vadeli stratejik ortaklığın önemli bir aşaması ve somut bir göstergesidir. Ayrıca Malezya’da devam eden tersane yatırımımız ve bu kapsamda geliştirilecek yetenekler, güçlü bir iş birliği modelinin temelini oluşturmaktadır. Türkiye'nin mühendislik birikimini ve savunma sanayiindeki yetkinliklerini Malezya'nın hizmetine sunarken, önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini yeni projeler ve yeni başarı hikâyeleriyle daha ileri seviyelere taşımaya kararlıyız.” Mavi Vatan Teknolojisi Malezya Denizlerinde 99 metrelik uzunluğu, 11 ton kapasiteli helikopter platformu, revir / sağlık hizmetleri, 45 kişilik nezaret odası, 70 personel ve 30 yolcu kapasitesi ile Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki en büyük platform olacak Gemi, açık denizlerde deniz güvenliği, sınır aşan suçlarla mücadele, kaçakçılık ve yasadışı balıkçılıkla mücadele gibi alanlarda kritik bir rol oynayacak. DESAN tarafından Türkiye’de inşa edilen gemideki dört adet hızlı müdahale botu ve iki adet dikey iniş-kalkış yapabilen İnsansız Hava Aracı yanında proje kapsamında bir adet de insansız/otonom su üstü aracı (Unmanned Surface Vehicle – USV) yer alacak. Ayrıca, ilk gemideki işbirliği doğrultusunda, Türk savunma sanayiinin öncü firmaları ASELSAN ve HAVELSAN’ın katkılarıyla; silah sistemleri, elektronik ve muhabere sistemleri gibi ileri teknoloji bileşenleri projeye entegre edilecek. DESAN gemiyi 24 ay içerisinde tamamlayarak 2027 yılı sonuna kadar Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı'na teslim edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ve İMEAK Deniz Ticaret Odası’ndan Denizcilik Sektörüne Güçlü Destek Haber

İş Bankası ve İMEAK Deniz Ticaret Odası’ndan Denizcilik Sektörüne Güçlü Destek

Türkiye’nin dış ticaretindeki stratejik konumu, lojistik altyapısına sunduğu katkı ve ekonomik kalkınmadaki kritik rolüyle öne çıkan denizcilik sektörü, ülkemizin kalkınmasının en önemli unsurlarından biri olmayı sürdürüyor. Turizmi stratejik öncelikleri arasında gören İş Bankası da sektöre özel finansal çözümler sunmak ve denizcilik ekosisteminin güçlenmesine ve uzun vadeli gelişimine katkı sağlamak amacıyla İMEAK Deniz Ticaret Odası ile iş birliği gerçekleştirdi. Protokol, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz ile İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran tarafından imzalandı. Denizcilik sektörünün ihtiyaçlarına özel finansman çözümleri Türkiye’nin mavi ekonomisinin sürdürülebilir gelişimine değer katması hedeflenen iş birliğiyle; İMEAK Deniz Ticaret Odası üyelerine özel olarak tasarlanan kredi paketleri ve avantajlı bankacılık ürünleri sunulacak. Gemi işletmeciliğinden deniz taşımacılığına, limancılıktan tersaneciliğe kadar uzanan geniş yelpazedeki ekosistem desteklenecek. Denizcilik sektörünün faaliyet yapısı ve sezonsal iş döngüsü dikkate alınarak hazırlanan esnek geri ödeme planları sayesinde işletmelerin nakit akışlarını daha etkin yönetmeleri ve yatırımlarını daha güçlü bir finansal yapıyla hayata geçirmeleri imkân tanınacak. Sezgin Yılmaz: “Denizcilik sektörünün uzun vadeli çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz” Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, sektörün ülkemizin dış ticaret hacminin büyük bölümünü taşıyan, lojistik altyapısını güçlendiren önemli bir kaldıraç olduğunun altını çizerek şöyle dedi: “Denizcilik sektörü, ülkemizin sürdürülebilir büyümesi açısından stratejik önem taşıyor. Biz de ülkemizin gelişimi için kritik olan sektörü destekliyoruz. İMEAK Deniz Ticaret Odası ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğiyle, sektörün ihtiyaçlarına özel kredi paketleri, denizcilik ekosisteminin sezonsal dinamiklerine uygun esnek geri ödeme planları ve kapsamlı bankacılık çözümleri sunacağız. Sektörel uzmanlaşma yaklaşımımız doğrultusunda, finansman sağlayan bir kurum olmanın ötesinde, aynı zamanda uzun vadeli bir çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Ülkemizin mavi ekonomisinin güçlenmesi ve denizcilik sektörünün geleceğe güvenle hazırlanması için çalışmaya devam edeceğiz.” Tamer Kıran: “Üyelerimizin finansmana erişiminde yeni bir kapı açıyoruz” İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, denizcilik sektörünün ülke ekonomisi ve dış ticaret açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Denizcilik sektörü, küresel ekonomide yaşanan gelişmeler, jeopolitik riskler ve artan maliyetler nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor. Bu süreçte üyelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak ve faaliyetlerine katkı sağlamak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Türkiye İş Bankası ile imzaladığımız bu protokolle üyelerimizin finansmana erişiminde yeni bir kapı açıyoruz. Sektörün ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanan kredi paketleri ve avantajlı bankacılık ürünlerinin, işletmelerimizin nakit akışlarını destekleyerek özellikle finansman ihtiyacı duyan işletmelerimize önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu iş birliğinin hayata geçirilmesindeki katkıları ve sektörümüze gösterdikleri yakın ilgi dolayısıyla Türkiye İş Bankası Yönetimine teşekkür ediyor, protokolün üyelerimiz, sektörümüz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Deniz Taşımacılığında Yeni Dönem Haber

Türk Deniz Taşımacılığında Yeni Dönem

Küresel krizlerin deniz taşımacılığını yeniden şekillendirdiği bir dönemde, Türk denizcilik sektörü kendi filolarına ve hatlarına yatırım yaparak “lojistik bağımsızlık” hedefine adım adım yaklaşıyor. 40 yılı aşkın tecrübesiyle yeni hatlar kuran Cenk Shipping Group, ekonomiye doğrudan döviz girdisi sağlıyor. Türkiye, küresel ticarette değişen dengelere paralel olarak deniz taşımacılığında yeni bir büyüme dönemine giriyor. Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan stratejik konumu, artan liman kapasitesi ve Ro-Ro hatlarındaki yeni yatırımlarla ülke, lojistikte bölgesel bir güç merkezi haline geliyor. 40 yılı aşkın tecrübesiyle Türk deniz taşımacılığına yön veren Cenk Shipping Group, stratejik yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Şirket, sürdürülebilir büyüme, ulusal filo gücü ve yeşil denizcilik hedefleriyle Türkiye’nin “mavi ekonomi” vizyonuna öncülük ediyor. Cenk Shipping Group Yönetim Kurulu Başkanı Attila Yener, “Deniz taşımacılığı, yalnızca bir taşıma biçimi değil; üretim, ihracat ve ekonomik sürdürülebilirliğin temel halkasıdır. Türkiye’nin geleceği denizdedir.” diyerek denizcilik sektöründeki dönüşümün önemine dikkat çekiyor. Hatlar Kalıcı Hale Gelmeli Türk deniz taşımacılığında son yıllarda artan filo yatırımları, sektörde sürdürülebilir büyümenin önünü açarken, yerli hatların kalıcılığının stratejik önemine dikkat çeken Attila Yener, ‘‘Türk denizcilik sektörünün kendi filosunu güçlendirerek dışa bağımlılığı azaltması gerekiyor. Kriz dönemlerinde yabancı firmalar çekiliyor, normalleştiğinde geri dönüyorlar. Bizim hedefimiz, kalıcı hatlar oluşturmak. Bu sadece ekonomik bir gereklilik değil, stratejik bir zorunluluktur. Türk taşımacısı kendi denizlerinde kalıcı hale gelmelidir.” dedi. Deniz Taşımacılığında Rekabet İçin Reform Şart Türkiye’nin deniz taşımacılığında bölgesel bir merkez haline gelmesi için altyapı ve mevzuat reformları yeniden gündemde. Attila Yener, ülkenin rekabet gücünü artırmak için hem liman altyapısında hem de vergisel düzenlemelerde kapsamlı adımların atılması gerektiğini vurgulayarak, “Ro-Ro hatları için özel teşvik modelleri geliştirilmeli. Yakıt üzerindeki KDV ve ÖTV yükü azaltılırsa kabotaj hattı yeniden cazip hale gelir. Bu düzenlemeler yalnızca taşımacıyı değil, ihracatçıyı da doğrudan destekleyecektir.” dedi. Sektörün sürdürülebilir büyümesi için Türkiye limanlarında Ro-Ro rampaları ve terminal altyapısının standardizasyonunun kritik öneme sahip olduğunu da belirten Yener, bu alanda yapılacak düzenlemelerin Türkiye’yi uluslararası denizcilik liginde daha güçlü bir konuma taşıyacağını ifade etti. Yeşil Dönüşümle Denizlerde Yeni Bir Dönem Başlayacak Dünya denizcilik sektörü hızla “yeşil dönüşüm”e geçerken, Türkiye de bu sürecin aktif bir oyuncusu olma yolunda ilerliyor. Çevreci teknolojilere ve yerli üretim gücüne odaklanan Cenk Shipping Group, Türkiye’nin yeşil denizcilik dönüşümüne öncülük eden şirketlerden biri konumunda. Yeni nesil düşük emisyonlu gemi yatırımlarını planlayan şirket, aynı zamanda yerli Ro-Ro gemileri için Türk tersaneleriyle ortak üretim modelleri üzerinde çalışıyor. Bu dönüşümün hem çevresel hem de ekonomik kazanç sağlayacağını ifade eden Yener, “Türk tersaneleri desteklenirse, kendi Ro-Ro gemilerimizi üretebiliriz. Çin ve Hindistan bunu devlet teşvikleriyle başardı. Biz de karbon salımını azaltacak çevreci gemi teknolojilerine yatırım yapıyoruz. Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.” dedi. Türkiye, Bölgesel Lojistik Üs Olacak Türkiye, deniz taşımacılığında önümüzdeki beş yıl için sürdürülebilir büyüme, yerli üretim ve entegrasyon temelli bir strateji izliyor. Bu vizyon doğrultusunda Cenk Shipping Group, çevreci gemi yatırımları ve yerli tersanelerle iş birliğiyle Türk filosunun kapasitesini artırmayı, deniz–demiryolu entegrasyonuyla da ülke genelinde lojistik zinciri güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Attila Yener, “Denizcilik sadece gemi işletmek değil; üretimi, ihracatı ve savunmayı aynı zincirde buluşturmaktır. Türkiye bu zinciri tamamladığında, yalnız taşımacılıkta değil, ekonomide de bölgesel lider konumuna gelecektir.” açıklamasını yaptı.

Denizcilikte İzmir Vizyonu Logistech’te Konuşuldu Haber

Denizcilikte İzmir Vizyonu Logistech’te Konuşuldu

LOGISTECH - 4. Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı kapsamında, “Denizcilikte Dün, Bugün, Yarın: Sohbet Tadında Bir Yolculuk” başlıklı bir oturum gerçekleştirildi. Tekfen Holding Torosport Ceyhan & Samsun Başkan Yardımcısı Aydın Erdemir moderatörlüğündeki oturum, fuar katılımcıları ve ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Panelde Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Deniz, Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Mezunları Derneği (DEFMED) Yönetim Kurulu Başkanı Bülent İbik, DEFMED Yönetim Kurulu Başkan Vekili Burak Gültekin, DEFMED Yönetim Kurulu Üyesi Gülgün Dede yer aldı. İzmir, lojistik ve denizciliğin kalbi olmaya devam ediyor Açılış konuşmasını yapan Aydın Erdemir, fuarın her yıl biraz daha büyüyerek geliştiğini belirterek, “Deniz kenti kimliğiyle İzmir’e çok yakışan LOGISTECH, yalnızca sektörün değil kentin vizyonunun da bir yansıması. Bu organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen herkese sektörümüz adına teşekkür ediyorum. Lojistik, İzmir’in ekonomik potansiyelini ve stratejik konumunu en iyi temsil eden alanlardan biri. Her geçen yıl fuarın daha da güçlendiğini görmek bizler için gurur verici” dedi. “Türkiye, doğal bir lojistik üs konumunda” UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, küresel ticarette değişen rotalar, sürdürülebilirlik ve yeni dünya ekonomik stratejileri hakkında bilgi vererek, “Değişen teknoloji, dijital sistemler ve dönüşen iş yapış biçimleri, tüm dünyada ticareti yeniden şekillendiriyor. Sürdürülebilirlik ve iklim yasaları, yalnızca çevresel değil ekonomik dinamikleri de dönüştürüyor” dedi. Türkiye’nin jeostratejik konumunun önemine değinen Engin, “Ülkemiz, üç kıtanın kesişim noktasında bulunması ve İstanbul ile İzmir gibi tarihi liman kentlerine sahip olması nedeniyle doğal bir lojistik üs konumunda. Bu avantajı güçlü ve güvenli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor” diye konuştu. İzmir’in geçmişte askeri ve ticari açıdan önemli bir kavşak noktası olduğunu hatırlatan Engin, “İzmir bugün de ticaret hacmi bakımından, ülkemizin en stratejik limanlarına ev sahipliği yapıyor. Türkiye, sahip olduğu bu lojistik koridorlarını karşılıklı fayda ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle değerlendirmelidir” ifadelerini kullandı. “İzmir, Türk denizciliğinin gelişiminde öncü rol üstlendi” DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Deniz, Türkiye’de denizciliğin tarihsel gelişiminde İzmir’in oynadığı role dikkat çekerek, “1923 İzmir İktisat Kongresi ile başlayan ekonomik kalkınma süreci, İzmir’i deniz ticaretinin kalbi haline getirdi. 1970’li yıllara gelindiğinde İzmir Limanı, Türkiye’nin en büyük limanı konumuna ulaştı. 1993 yılında da Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi ilk mezunlarını verdi. Bu, Türk denizciliği açısından çok önemli bir dönüm noktasıydı. O mezunlar, sektörde hızla istihdam edildi ve hem ulusal hem uluslararası arenada Türkiye’nin denizcilik gücünü temsil ettiler” ifadelerini kullandı. Deniz, “Sektörün geleceğinde; sürdürülebilirlik, teknolojiye uyum ve nitelikli insan kaynağı belirleyici olacak. İzmir geçmişten gelen köklü denizcilik geleneğini, çağın gereklerine uygun şekilde geleceğe taşımayı sürdürecektir” dedi. “Teknolojinin merkezinde yine insan var” DEFMED Yönetim Kurulu Başkanı Bülent İbik, denizcilik sektöründe yaşanan teknolojik dönüşümün merkezinde yine insanın olduğunu belirterek, “Teknolojinin getirdiği dönüşümün merkezinde yine insan olacak. Donanımlı, vizyoner ve çevreci bir bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceğini belirleyecek. Denizcilik bir meslek olmanın ötesinde bir yaşam biçimidir; bir kültürdür. Bu kültürün sürdürülebilirliği, değişen teknolojiye rağmen insana yatırım yapmaktan geçiyor” dedi. İbik, ayrıca, sektörün dijitalleşme sürecine de değinerek, “Denizciliğin ana amacı, rotayı belirlemektir. Bugün bu rota artık yalnızca denizden değil, veri tablolarından, ekranlardan ve algoritmalardan çiziliyor. Yapay zeka destekli, verimliliğe odaklı çözümler hızla yaygınlaşıyor. Artık sadece teknik bilgi değil dış ticaret, hukuk, dijital okuryazarlık ve çevresel farkındalık da denizciliğin temel bileşenleri haline geldi. Sıfır karbon hedefleri, yeşil lojistik ve sürdürülebilir taşımacılık, geleceğin sektörü için vazgeçilmez olacak” ifadelerini kullandı. “Yeni üretim tesisi kurulması, Ro-Ro taşımacılığını güçlendirir” DEFMED Yönetim Kurulu Başkan Vekili Burak Gültekin, Ro-Ro taşımacılığının Ege Bölgesi’nde sanayi üretimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, “Bir limanın Ro-Ro taşımacılığında aktif olabilmesi için çevresindeki sanayinin de güçlü olması gerekir. Manisa veya İzmir’de yeni bir araç üretim tesisi kurulması, Ro-Ro taşımacılığını doğrudan güçlendirecektir” dedi. Ro-Ro taşımacılığının yarattığı katma değere de değinen Gültekin, “Bir gemi limana geldiğinde araçlar genellikle liman sahalarında ya da dış alanlarda bir buçuk ay kadar bekliyor. Bu süreç, hinterlandın gelişmesini sağlıyor. Araçlar distribütöre teslim edilmeden önce boya, küçük hasar onarımı ve kalite kontrol işlemleri yapılıyor. Bu da yeni istihdam ve yan hizmet alanlarının oluşmasına katkı sağlıyor” diye konuştu. “Aliağa Liman Başkanlığı, son üç yıldır lider konumda” DEFMED Yönetim Kurulu Üyesi Gülgün Dede ise özellikle son yıllarda Ege Bölgesi’nde konteyner taşımacılığında yaşanan hızlı büyümeye dikkat çekerek, “Aliağa Bölgesi’nde yeni rafinerilerin devreye alınmasıyla birlikte, Aliağa Liman Başkanlığı, son üç yıldır lider konumda. Bu yalnızca Aliağa’nın değil, İzmir ve tüm Ege Bölgesi’nin başarısıdır” dedi. Dede, İzmir limanlarının ve Aliağa’nın tarihsel önemini de vurgulayarak, “Aliağa’nın tarihi milattan önce 1000’li yıllara kadar uzanıyor. O dönemlerde de bir ticaret merkezi ve liman kenti olarak öne çıkıyordu. Ekonominin döndüğü, ilk paraların basıldığı ve ticaretin şekillendiği bu topraklar, bugün de Türkiye ekonomisinin lokomotif bölgelerinden biri. Aliağa Limanı bugün küresel ölçekte ilk 100 liman arasında yer alıyor. Bu, bölgenin ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Setur Marinaları, Bodrum Boat Show’da Yerini Alıyor Haber

Setur Marinaları, Bodrum Boat Show’da Yerini Alıyor

Türkiye’nin lider marina zinciri Setur Marinaları, 15-19 Ekim 2025 tarihlerinde Bodrum Limanı’nda ilk kez gerçekleştirilecek Bodrum Boat Show Tekne, Tekne Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı’nda deniz tutkunlarıyla buluşuyor. Salon A, Stant 11’de yer alacak Setur Marinaları; fuara özel avantajları, dijital marina çözümleri ve sürdürülebilirlik odaklı hizmetleriyle dikkat çekecek. Ayrıca marinalar zincirinin son halkası olan Demre Marina’yı da tanıtacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve İMEAK Deniz Ticaret Odası iş birliğiyle, Bodrum Belediyesi ve MUTTAŞ Denizcilik A.Ş.’nin destekleriyle düzenlenen Bodrum Boat Show, bu yıl ilk kez kapılarını açıyor. 200’den fazla tekne ve 500’den fazla markanın katılımıyla gerçekleşecek fuar, Ege’nin kalbinde denizcilik dünyasına yeni bir buluşma noktası kazandıracak. Fuarın, 50.000’den fazla ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. Setur Marinaları, ilk Bodrum Boat Show’a damgasını vurmaya hazır Bodrum Boat Show’da Setur Marinaları; akıllı marina platformları, online rezervasyon sistemi, mobil uygulamalar ve çevreye duyarlı işletme modelleriyle marina deneyimini daha hızlı, pratik ve erişilebilir hale getiren çözümlerini tanıtacak. Enerji verimliliğini artıran sistemler, atıkların kontrollü ve sistemli yönetimi, deniz ekosistemini korumaya yönelik uygulamalar gibi sürdürülebilirlik odaklı hizmetler de fuarda öne çıkarılacak. Katılımcılar, fuara özel avantajlardan yararlanırken Setur Marinaları’nın geniş hizmet ağını ve yeşil denizcilik vizyonunu yakından tanıma fırsatı bulacak. Bodrum Boat Show’da ayrıca Demre Marina’nın olanakları, konumu ve sunduğu ayrıcalıklar deniz severlerle paylaşılacak. 450 deniz ve 250 kara yat kapasitesiyle hizmet veren Demre Marina, modern teknik altyapısı, geniş sosyal yaşam alanları ve doğa dostu yaklaşımıyla Akdeniz’in en iddialı marinalarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin en geniş marina ağı Marmara, Ege ve Akdeniz kıyı şeridi boyunca konumlanan 11 marina ve bir kara park alanıyla Türkiye’nin en geniş marina zincirine sahip olan Setur Marinaları, Bodrum Boat Show’da tüm deniz tutkunlarını standında ağırlamaya hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Työvene, Hibrit Destekli SWATH CTV Gemisini Teslim Etti Haber

Työvene, Hibrit Destekli SWATH CTV Gemisini Teslim Etti

SWATH (Small Waterplane Area Twin Hull) teknolojisi üzerine inşa edilen bu gemi, rüzgâr enerjisi santrallerine güvenli, verimli ve konforlu ulaşım sağlamada sektör standartlarını yeniden belirliyor ve inşa edilen üç ünitelik serinin ilk gemisi olma özelliğini taşıyor. Zorlu Kuzey Denizi Şartlarına Göre Tasarlandı SWATH teknolojisi, geminin sudaki temas alanını minimuma indirerek, sert deniz koşullarında bile dikey hareketleri (sarsıntıyı) büyük ölçüde azaltır. Bu sayede MCS SWATH 3, geleneksel CTV'lere göre çok daha yüksek dalgalarda bile endüstri lideri düzeyde denge, seyir konforu ve güvenli transfer imkanı sunar. Työvene CEO'su Juha Granqvist, "Bu gemiyi teslim etmek, ekibimiz için gurur verici bir an. MCS sahası ekibiyle birlikte, açık deniz mürettebat transferleri için yeni bir standart belirliyoruz," dedi. MCS'nin benzer tasarımları işletme deneyimi ve tasarım ortağı Ad Hoc Marine Designs ile yapılan yakın iş birliği, geminin daha iyi iş akışı, daha kolay bakım ve dolayısıyla daha ekonomik operasyonel verimlilik için optimize edilmesini sağladı. MCS Genel Müdürü Menno Kuyt, SWATH’ın 2,25 metreye kadar olan dalgaların konturunu takip etmediğini ve bu koşullarda bile hızını koruduğunu vurguladı. Hibrit Tahrik ve Üstün Güvenlik Özellikleri Yeni SWATH CTV, açık deniz rüzgâr enerjisi sektörünün gerektirdiği dayanıklılık ve sürdürülebilirlik taleplerine cevap veriyor. Geminin öne çıkan temel özellikleri şunlardır: Olağanüstü Denge: SWATH tasarımı, dalgalara karşı hassasiyeti azaltarak daha yumuşak geçişler ve daha güvenli transferler sağlar. Geleceğe Hazır Tahrik: Her bir aktarma organına Power Take In (PTI) sistemi takılması, geminin hibrit operasyona olanak tanıması anlamına geliyor. Gelişmiş Güvenlik: İleri navigasyon, yedekli sistemler ve optimize edilmiş biniş düzenlemeleri ile operasyonel güvenlik maksimize edilmiştir. Mürettebat Konforu: İyileştirilmiş deniz tutuş ve gürültü azaltma önlemleri sayesinde mürettebatın dinlenmiş ve göreve hazır bir şekilde sahaya varması sağlanır. MCS SWATH 3, yenilenebilir enerji altyapısını genişletme çabalarını desteklemek üzere Kuzey Denizi açık deniz rüzgâr enerjisi sektöründe konuşlandırılacak. Työvene, bu gemilerle yalnızca rüzgâr çiftliklerinde değil; personel transferi, araştırma ve drone operasyonları gibi konforlu seyir ve güvenli operasyon gerektiren diğer denizcilik endüstrilerinde de sınırları zorlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dev Taşıyıcı "Grande Svezia" Filoya Katıldı Haber

Dev Taşıyıcı "Grande Svezia" Filoya Katıldı

Çin'in China Merchants Heavy Industries Jiangsu tersanesinde inşa edilen on yeni nesil PCTC (Saf Otomobil ve Kamyon Taşıyıcı) serisinin ikincisi olan bu gemi, özellikle Uzak Doğu–Basra Körfezi hattındaki operasyonlarda görev alacak. 24 Eylül 2025 tarihinde filoya katılan Grande Svezia, 220 metre uzunluğu ve 38 metre genişliğiyle dikkat çekiyor. 91.611 gros ton ağırlığa ve 18 knot servis hızına sahip olan gemi, 14 güvertesinde 9.000 adede kadar CEU (Otomobil Eşdeğer Birim) taşıma kapasitesine sahip. Bir ay önce teslim edilen kardeş gemisi "Grande Shanghai" gibi, bu yeni gemi de hem elektrikli hem de içten yanmalı motorlu araçları aynı anda taşıyabilme esnekliğine sahip. Karbon Sıfır Yakıt İçin Hazır: Dördüncü "Amonyak Uyumlu" Gemi "Grande Svezia", Grimaldi Group’un çevre dostu filosu için attığı önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Gemi, Grubun filosundaki dördüncü "Amonyak Uyumlu" (Ammonia Ready) gemi olma özelliğini taşıyor. Bu tasarım, gelecekte karbon salınımı sıfır olan bir alternatif yakıt olan amonyak kullanımına kolayca dönüştürülmesine olanak tanıyor. Gemi, enerji verimliliği ve çevre teknolojileri açısından bir dizi ileri özellikle donatıldı: Sıfır Liman Emisyonu: Liman ziyaretleri sırasında gemi, 5 MWh gücündeki lityum batarya sistemi ve karadan elektrik alabilme (cold ironing) kabiliyeti sayesinde sıfır emisyon ile çalışabiliyor. Enerji Tasarrufu: 2.500 metrekarelik güneş panelleri, sürtünmeyi azaltan silikon bazlı gövde kaplamaları ve akıllı havalandırma sistemleri yakıt tüketimini optimize ediyor. Egzoz Arıtma: Elektronik kontrollü ana motor, kükürt oksit (SOx) ve partikül madde (PM) emisyonlarını kesmek için son teknoloji egzoz gazı arıtma sistemleriyle donatılmışken, seçici katalitik indirgeme sistemi (SCR) nitrojen oksit (NOx) emisyonlarını IMO Tier III limitleri içinde tutuyor. Sektörde İlk Kez PCTC'de Kullanılan Yenilik: "Gate Rudder" Grimaldi Group, çevresel etkiyi en aza indirmek için gemide ek yeniliklere yer verdi. Optimize edilmiş gövde tasarımının yanı sıra, PCTC gemilerinde ilk kez uygulanan yenilikçi "gate rudder" (kapı dümeni) sistemi dikkat çekiyor. Bu sistem, pervanenin her iki yanına yerleştirilmiş iki folyo şeklindeki bıçaktan oluşuyor ve hem sevk verimliliğini hem de manevra kabiliyetini artırıyor. Tüm bu özellikler sayesinde Grande Svezia, önceki nesil otomobil taşıyıcılarına kıyasla yüzde 50'ye kadar daha düşük yakıt tüketimi sağlıyor. Gemi, Green Plus, Green Star 3, Comfort Vibration ve Comfort Noise Port klas notasyonları ile en yüksek sürdürülebilirlik ve konfor standartlarına göre inşa edildi. Grimaldi Group Genel Müdürü Emanuele Grimaldi, "Grande Svezia'nın gelişiyle, sürdürülebilir deniz taşımacılığında lider rolümüzü daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu yatırım, küresel otomotiv endüstrisini daha gelişmiş, daha verimli ve çevresel ayak izi azaltılmış gemilerle destekleme taahhüdümüzü yansıtıyor," dedi. Önümüzdeki günlerde ilk seferine çıkacak olan Grande Svezia, otomotiv ve endüstriyel sektörler için kilit bir ticaret yolu olan Uzak Doğu–Basra Körfezi hattında hizmet verecek. Çin'in Taicang ve Lianyungang limanlarından yola çıkacak geminin, Basra Körfezi pazarlarına 3.100 araç ve otobüs, kamyon, ekskavatör ve treyler dahil 5.800 lineer metre hareketli kargo taşıması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özata Denizcilik'ten Gemi Tamirinde Rekor Sözleşme Haber

Özata Denizcilik'ten Gemi Tamirinde Rekor Sözleşme

Türkiye'nin önde gelen denizcilik firmalarından Özata Denizcilik, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı bildirimle, yurt dışı operasyonlarında yakaladığı büyük başarıyı duyurdu. Şirket, yabancı firmalarla imzaladığı gemi tamir ve bakım sözleşmesinde, gelen ek talepler sayesinde iş hacmini yüzde 34 oranında artırarak toplamda 10 milyon doların üzerine çıkardı. 7.5 Milyon Dolarlık Anlaşma, 10 Milyon Doları Aştı Özata Denizcilik, 16 Nisan 2025 tarihinde, yurt dışında mukim üç farklı firma ile toplam 7.500.000 USD değerinde (yaklaşık 285.8 milyon TL) üç ayrı gemi tamir, bakım ve onarım sözleşmesi imzaladığını duyurmuştu. KAP'a yapılan son açıklamada, yapılan sözleşme kapsamındaki gemilerin tamir, bakım ve onarım işlemlerinin başarıyla tamamlanarak müşterilere teslim edildiği belirtildi. Ancak en dikkat çekici gelişme, müşterilerden gelen ek talepler doğrultusunda nihai sözleşme tutarının 10.074.000 USD'ye (yaklaşık 410.3 milyon TL) yükselmesi oldu. Bu artış, şirketin denizcilik sektöründeki profesyonelliğini ve hizmet kalitesini tescillerken, uluslararası pazarda edindiği güveni de gözler önüne seriyor. Başarı ve Yüksek Döviz Geliri Özata Denizcilik, bu anlaşma sayesinde hem operasyonel verimliliğini kanıtladı hem de Türkiye ekonomisine önemli miktarda döviz geliri sağlamış oldu. Başlangıçta 7.5 milyon dolar olarak belirlenen sözleşme bedelinin, müşteri memnuniyetinin bir göstergesi olarak yüzde 34'lük bir artışla 10 milyon doların üzerine çıkması, şirketin uluslararası pazardaki konumunu güçlendireceğe benziyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.