Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Depolama

Kapsül Haber Ajansı - Depolama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Depolama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakırcı GYO, Gayrimenkuldeki Uzmanlığını Çeşitlendirilmiş Portföy Yapısıyla Sermaye Piyasalarına Taşıyor Haber

Bakırcı GYO, Gayrimenkuldeki Uzmanlığını Çeşitlendirilmiş Portföy Yapısıyla Sermaye Piyasalarına Taşıyor

Hisseleri Katılım Endeksi kriterlerine uygun olan Bakırcı GYO, halka arzdan sağlayacağı kaynağın yüzde 90’ını proje finansmanında kullanmayı planlıyor. Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, “Halka arzı Bakırcı GYO’nun büyüme yolculuğunda yeni bir dönem olarak görüyoruz. Sermaye piyasalarından alacağımız destekle yatırım kapasitemizi geliştirirken, mevcut projelerimizi tamamlayarak portföyümüzde gelir üreten varlıkların payını artırmayı hedefliyoruz” dedi. Konut, ticari gayrimenkul, turizm ve lojistik yatırımlarından oluşan çeşitlendirilmiş portföyüyle faaliyet gösteren Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Bakırcı GYO), Borsa İstanbul’a adım atıyor. Pay fiyatının 12,93 TL olduğu ve İntegral Yatırım liderliğinde gerçekleştirilen halka arzda son talep toplama günü 26 Ağustos olarak belirlendi. Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, temelleri 1981 yılına uzanan Bakırcı Grubu’nun gayrimenkul geliştirme tecrübesini 2025 yılında GYO yapısıyla daha kurumsal bir zemine taşıdıklarını söyledi. Bakırcı Grubu çatısı altında bugüne kadar 85’in üzerinde projede, toplam 2 milyon metrekarenin üzerinde inşaat alanı geliştirdiklerini ve 5 binden fazla bağımsız bölümün teslimatını gerçekleştirdiklerini ifade eden Sağlam, Bakırcı Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu ve Sağlam Gayrimenkul Yatırım Fonu ile sermaye piyasalarında önemli bir deneyim ve bilgi birikimi oluşturduklarını vurguladı. Portföy değeri 9,2 milyar TL’ye ulaştı Bakırcı GYO ile İstanbul’un stratejik lokasyonlarında geliştirdikleri konut, ticari gayrimenkul, turizm ve lojistik projeleriyle toplam değeri 9,2 milyar TL’ye ulaşan güçlü bir portföy oluşturduklarını belirten Sağlam, “Portföyümüzdeki tamamlanmış projeler arasında Bakırcı Topkapı Sitesi’nin yanı sıra Bakırcı Kemer, GOP Yurt Binası ve Serenity Suites Airport Hotel gibi düzenli kira geliri sağlayan varlıklar bulunuyor” dedi. Bakırcı GYO’nun devam eden konut projelerinden Bakırcı Zenit Topkapı’nın, Zeytinburnu’nda 15 bin 874 metrekare arsa üzerinde 364 konut ve 98 ticari üniteden oluştuğunu belirten Sağlam, “Yine Zeytinburnu’nda hayata geçirdiğimiz Bakırcı Kaya Residence ise 83 konut, 6 dükkan ve bir ofis olmak üzere 90 bağımsız bölümden oluşuyor” diye konuştu. Ticari gayrimenkul alanında ise Ömerli’de yaklaşık 68 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi ve İSTOÇ Mahmutbey’de 153 bin 564 metrekare inşaat alanı üzerinde yükselen Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi yatırımlarına devam ettiklerini kaydeden Sağlam, şunları söyledi: İstanbul’un lojistik ve ticaret hayatına yön veren projeler “İstanbul Havalimanı’na yakın konumu ve gelişen lojistik potansiyeliyle öne çıkan Arnavutköy Ömerli’de yer alan Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi, uluslararası taşımacılık ve depolama standartlarına uygun olarak tasarlandı. Yüksek hacimli depolama ve modern lojistik operasyonlarına olanak sağlayacak güçlü bir altyapıya sahip olacak bu projeyle bölgenin artan lojistik talebine katma değer sunmayı hedefliyoruz. İstanbul’un en stratejik sanayi ve ticaret aksı olan İSTOÇ Mahmutbey bölgesinde yer alan Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi ise 25 bin 807 metrekare arsa üzerinde geliştiriliyor. Mağaza, showroom, depo ve lojistik merkez olarak kullanılabilecek esnek mimari yapılara sahip bu bağımsız bölümlerle, farklı sektörlerin ticari ve depolama ihtiyaçlarına çözüm sunmayı amaçlıyoruz. Bölgenin dönüşümüne katkı sağlayacak önemli bir yatırım olan Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi’nin İSTOÇ ve çevresinin ticari potansiyelini ve marka değerini yukarı taşıyacağına inanıyoruz.” Portföy çeşitliliği ile dengeli büyüme Bakırcı GYO’nun portföyünde yer alan GOP Yurt Binası, Serenity Suites Airport Hotel ve Bakırcı Kemer Projesi gibi varlıkların da düzenli gelir üretmeye devam ettiğini vurgulayan Sağlam, “Öğrenci yurdu, otel ve ticari gayrimenkullerden oluşan bu varlıklar sayesinde istikrarlı kira geliri elde ederken, devam eden projelerimizle de gelecekteki gelir kaynaklarımızı genişletiyoruz. Bu portföy çeşitliliği aynı zamanda yatırım riskimizi en aza indiriyor, gelir akışımızda istikrar sağlıyor. Farklı gayrimenkul alanlarına yaptığımız yatırımlar, tek bir sektörün krizinden tüm portföyümüzün etkilenmesini engelliyor, mevsimsel ve ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı bir gelir modeli oluşturuyor. Oluşturduğumuz bu sürdürülebilir gelir yapısı doğrultusunda, dağıtılabilir kârımızın yüzde 50'sini temettü olarak dağıtmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu. Güçlü özkaynak yapısı Bakırcı GYO’nun bu yaklaşımının finansal başarısına da olumlu yansıdığını kaydeden Fatih Sağlam, şöyle devam etti: “İş modelimiz ile sektördeki birçok GYO'dan farklılaşıyoruz. Bakırcı GYO olarak projelerimizi büyük ölçüde özkaynaklarımızla geliştirerek, ön satışlara veya yüksek finansal kaldıraç kullanımına bağımlı olmadan hayata geçiriyoruz. Bu yaklaşım, şirketimizin düşük borçluluk seviyesini korumasına ve finansal esnekliğini sürdürmesine olanak tanırken, proje geliştirme sürecinde operasyonel bağımsızlık da sağlıyor. Portföy değerimizin büyük bölümü devam eden ve yüksek değer yaratma potansiyeline sahip projelerden oluşuyor. Özellikle Motim İstoç Ticaret Merkezi Projesi, Bakırcı Zenit Topkapı Projesi ve Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi Projesi toplam portföyün yaklaşık yüzde 88'ini oluşturuyor. Bakırcı Kaya Residence projemizi Haziran 2027'de, Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi ve bölgenin ilk deprem izolatörlü projelerinden biri olan Bakırcı Zenit Topkapı projemizi Aralık 2027’de, MOTİM İSTOÇ Ticaret Merkezi projemizi Aralık 2027’de tamamlayarak teslim etmeyi hedefliyoruz. Tamamlanan projelerimiz, satış, kiralama veya yeni yatırımların finansmanında kullanılacak kaynak yaratılması suretiyle şirketimizin nakit akışına ve kârlılığına katkı sağlayacak. Bu yönüyle mevcut portföyümüz, gelecekteki gelir büyümesini destekleyen önemli bir potansiyeli temsil ediyor.” Halka arz gelirini proje finansmanında kullanacak Fatih Sağlam, Bakırcı GYO’nun bu güçlü yapısının halka arzla birlikte daha kurumsal, şeffaf ve hesap verebilir bir kimliğe kavuşacağını söyledi. Halka arzın aynı zamanda Bakırcı GYO’nun yeni yatırımlarını finanse etmek, büyüme stratejisini hızlandırmak ve rekabet gücünü artırmak için önemli bir kaynak oluşturacağını kaydeden Sağlam, “Halka arz gelirlerinin yüzde 90’lık bölümünü projelerimizin finansmanında kullanmayı öngörüyoruz. Bu kapsamda yeni gayrimenkul yatırımları, proje geliştirme faaliyetleri, arsa ve ticari gayrimenkul alımları ile mevcut projelerimizin finansmanı öncelikli kullanım alanlarımız arasında yer alıyor. Özellikle düzenli kira geliri üretebilecek ve değer artışı potansiyeli taşıyan varlıklara odaklanarak portföyümüzün gelir çeşitliliğini ve büyüklüğünü artırmayı amaçlıyoruz” dedi. “Yatırımcılarımızla birlikte büyümeye devam edeceğiz” Önümüzdeki dönemde Bakırcı GYO’nun yatırımcıları ve paydaşları için değer üretirken Türkiye ekonomisine ve gayrimenkul sektörüne katkı sunmayı, yeni istihdam olanakları oluşturmayı hedeflediklerini belirten Sağlam, şunları söyledi: “Güçlü portföyümüz, sağlam finansal yapımız ve stratejik lokasyonlarda geliştirdiğimiz projelerimizle yatırımcılarımıza uzun vadeli bir büyüme hikâyesi sunuyoruz. Sağlam öz sermaye yapımız sayesinde yeni fırsatları değerlendirebiliyor ve portföyümüzü istikrarlı şekilde büyütebiliyoruz. Portföyümüzü büyütürken projelerimizin değerini destekleyen önemli unsurlardan biri de geniş satış ve pazarlama ağımız. Çeşitlendirilmiş portföyümüz ve düzenli kira geliri üreten varlıklarımızla yatırımcılarımıza güçlü bir değer önerisi sunuyoruz” dedi. Sağlam, bu politikanın yatırımcılara düzenli nakit getiri sağlamayı hedeflediğini de belirterek “Halka arz sonrasında da şeffaflık, kurumsal yönetim ve sürdürülebilir büyüme ilkelerimiz doğrultusunda yatırımcılarımızla birlikte büyümeye devam edeceğiz” diye konuştu. Katılım Endeksi’ne uygun İntegral Yatırım Genel Müdür Yardımcısı İlker Savuran ise toplam 45 aracı kurumun katılımıyla gerçekleştirilecek halka arzın 2 milyar 159 milyon 310 bin TL büyüklüğe ulaşmasının hedeflendiğini söyledi. Şirketin çıkarılmış sermayesinin 501 milyon TL’den 668 milyon TL’ye yükseltilmesi kapsamında 167 milyon TL nominal değerli pay yatırımcılara sunulduğunu kaydeden Savuran, “Pay başına 12,93 TL sabit fiyatla talep toplamaya başladığımız halka arzda payların yüzde 70’i yurtiçi bireysel yatırımcılara, yüzde 10’u yurtiçi yüksek talepte bulunacak yatırımcılara, yüzde 20’si ise yurtiçi kurumsal yatırımcılara tahsis edilecek. Halka arzın ardından şirketin halka açıklık oranının yüzde 25 olacak. Bakırcı GYO payları Katılım Endeksi kriterlerine uygunluk taşıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gıdada Kritik Süre Bir Saate İniyor! Haber

Gıdada Kritik Süre Bir Saate İniyor!

Hava sıcaklıklarının yükselmesi, özellikle et ve süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, pişmiş yemekler ve soğuk mezelerde mikroorganizmaların çoğalması için uygun koşullar oluşturuyor. Yaz aylarında market alışverişinden eve teslimata, piknik sofralarından açık büfelere kadar uzanan süreçte soğuk zincirin korunması, gıda kaynaklı enfeksiyonların önlenmesinde büyük önem taşıyor. “Soğuk zincirin son halkası tüketicinin mutfağı” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda güvenliğinin üretimden tüketime uzanan kapsamlı bir sorumluluk alanı olduğunu ve soğuk zincirin son halkasını tüketicinin mutfağının oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “Gıda sanayisi, üretim tesislerinden depolama ve dağıtım süreçlerine kadar her aşamada hijyen, izlenebilirlik ve kalite standartlarını gözeten kapsamlı bir sistem içinde faaliyet gösteriyor. Ancak ürünün güvenli yolculuğu satış noktasıyla sona ermiyor. Marketten eve taşıma, buzdolabında saklama, hazırlama ve servis koşulları da bu zincirin korunmasında belirleyici rol oynuyor” Sidar, TÜGİS’in bu alandaki çalışmalarına da değinerek, “Alanındaki bilimsel gelişmeleri yakından izleyen, sahip olduğu uzmanlıkla sektörümüze ve kamuoyuna yol gösteren TÜGİS Bilim Kurulu’nun katkılarıyla gıda güvenliğine ilişkin doğru ve güvenilir bilgileri toplumun geniş kesimlerine ulaştırmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. 32 derecenin üzerinde kritik süre bir saate iniyor Hava sıcaklığının 32 dereceyi aştığı otomobil, piknik alanı, plaj ve açık hava ortamlarında ise bu süre bir saate kadar düşüyor. TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, sıcak havalarda gıdanın görünümünde ya da kokusunda herhangi bir değişiklik oluşmadan da mikroorganizmaların çoğalabileceğine dikkat çekti. Yaz aylarında yalnızca hangi gıdanın tüketildiğine odaklanmanın yeterli olmadığını kaydeden Artık, “Gıdanın ne kadar süre ve hangi sıcaklıkta beklediği de belirleyici rol oynar. Özellikle et, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri, pişmiş yemekler ve kesilmiş meyveler sıcak ortamda uzun süre tutulmamalıdır. Hava sıcaklığının 32 derecenin üzerine çıktığı koşullarda bir saat, gıda güvenliği açısından kritik sınır olarak kabul edilmelidir. Bu sürenin aşıldığı kolay bozulan gıdalar yeniden soğutulmamalı ve tüketilmemelidir” dedi. Araçta geçen süre riski artırıyor Sıcak havalarda soğuk zincirin marketten çıktıktan sonra da korunması gerekiyor. Yaz aylarında araçların kısa süre içinde gıdalar açısından elverişsiz bir ortama dönüşebildiğini belirten Artık, “Soğuk ürünlerin araçta bekletilmesi, özellikle alışveriş sonrasında başka işlerin yapılması veya ürünlerin uzun süre bagajda bırakılması soğuk zinciri kesintiye uğratabilir.” dedi. Paket servisle gelen yemeklerin de teslim alındıktan sonra uzun süre oda sıcaklığında bırakılmaması gerektiğini ifade eden Artık, hemen tüketilmeyecek ürünlerin kısa sürede soğutulmasını ve buzdolabında muhafaza edilmesini önerdi. Gıdanın kötü kokmaması güvenli olduğu anlamına gelmiyor Salmonella, Listeria ve E. Coli gibi hastalık yapıcı bakterilerin bulunduğu gıdaların her zaman kötü koku, renk değişikliği veya farklı bir görünümle kendini belli göstermediğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Artık, görünüşü normal olan bir gıdada da hastalık yapıcı mikroorganizmaların bulunabileceğini vurguladı. Pişen yemeklerin büyük tencere içinde uzun süre soğumaya bırakılmaması gerektiğini belirten Artık, “Artan yemekler için küçük ve sığ kaplara bölünerek kısa sürede buzdolabına kaldırılmalıdır. Yeniden tüketilecek yemeklerin yalnızca yüzeyi ısıtılmamalı, tamamının yeterli sıcaklığa ulaşması sağlanmalıdır. Güvenli saklama süresi konusunda tereddüt yaratan gıdalar tadına bakılarak kontrol edilmemelidir” ifadelerini kullandı. Çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin gıda kaynaklı enfeksiyonlardan daha ağır etkilenebildiğini hatırlatan Artık, ishal, ateş, kusma, şiddetli karın ağrısı veya sıvı kaybı belirtilerinin görülmesi hâlinde sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini söyledi. TÜGİS hakkında: Ülkemizin ilk işveren sendikalarından TÜGİS, aynı zamanda Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) kurucu üyesidir. Üyeleri arasında ülkemizin önde gelen üreticilerinin yer aldığı TÜGİS, yarım asrı aşkın süredir Türk gıda sanayiinin gelişmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması adına öncü çalışmalara imza atmaktadır. TÜGİS, faaliyetlerine başladığı 1961 yılından bu yana sosyal diyaloğa, çalışma barışına ve gıda sanayiinin gelişimine kesintisiz katkıda bulunan yenilikçi bir sivil toplum örgütüdür. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sandisk FMS 2026'da Yapay Zeka Çıkarımı Çağı İçin NAND İnovasyonunu Sergiliyor Haber

Sandisk FMS 2026'da Yapay Zeka Çıkarımı Çağı İçin NAND İnovasyonunu Sergiliyor

Sandisk, Future of Memory and Storage 2026 (FMS 26) etkinliğinde NAND inovasyonunun yapay zeka altyapısının bir sonraki aşamasına nasıl güç verdiğini gözler önüne serecek. Giderek büyüyen modeller, uzayan bağlam pencereleri ve ajan tabanlı uygulamalar kapasite, bant genişliği ve enerji verimliliği alanlarında benzeri görülmemiş bir talep yaratırken bellek ve depolama, yapay zeka performansı ve büyük ölçekte dağıtım açısından her zamankinden daha kritik hale geliyor. Sandisk, veri merkezlerinin, bulut ortamlarının ve yapay zeka odaklı iş yüklerinin değişen ihtiyaçlarına ayak uyduracak şekilde tasarlanan gelişmiş NAND teknolojileriyle müşterilerinin yapay zeka çıkarımını ölçeklendirmesine yardımcı oluyor. Sandisk CPO'su Khurram Ismail, "Yapay zeka altyapısı; verinin verimli bir biçimde depolanmasının, taşınmasının ve verilere erişilmesinin en az işlem gücü kadar önemli hale geldiği yeni bir aşamaya girdi. Çıkarım iş yükleri büyüdükçe müşteriler, karmaşıklığı artırmadan ideal performansı, kapasiteyi ve enerji verimliliğini sunabilen bellek ve depolama teknolojilerine ihtiyaç duyuyor. Onlarca yıllık flaş inovasyonunun üzerine inşa ettiğimiz yeni nesil NAND ve HBF™ gibi gelişmekte olan teknolojilerle Sandisk, sektörü bir adım öteye taşıyor." açıklamasını yaptı. Sandisk'in teknoloji inovasyonları; hızlı veri gölleri, model depolama, almayla artırılmış üretim (RAG) ve KV önbelleği iş yükleri başta olmak üzere yapay zeka iş yüklerine odaklanıyor. Şirket FMS'te, HBF™ teknolojisinin, yeni nesil NAND'in ve kurumsal SSD teknolojilerinin yapay zeka çıkarımının kapasite, performans ve enerji verimliliği taleplerini nasıl karşıladığını gösterecek. FMS 2026'da öne çıkanlar: BiCS10 QLC NAND: Yapay zeka, bulut ve veri merkezi depolamasında yoğunluğu, performansı ve enerji verimliliğini artırmak üzere tasarlanan yeni nesil 3D NAND teknolojisi.AI Data Cycle çerçevesi: Sandisk'in ham veri arşivlerinden hızlı veri göllerine, eğitimden çıkarıma ve üretilen içerik havuzlarına kadar yapay zeka yaşam döngüsü boyunca depolama gereksinimlerini haritalayan tescilli çerçevesinin güncellenmiş sürümü.HBF™ teknolojisi: Büyük ölçekte yapay zeka çıkarımının değişen ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olmak üzere geliştirilen, NAND tabanlı yeni bir bellek teknolojisi olan HBF™ (High Bandwidth Flash).Kurumsal SSD'ler: KV önbelleği iş yükleri için yüksek dayanıklılığa sahip yapılandırmalar, gelecek nesil PCIe® Gen 6 teknolojisi ve azaltılmış DRAM yerleşimiyle mümkün kılınan ultra yüksek kapasiteli E3.S tasarımları. Sandisk'in FMS 2026 programının merkezinde, yüksek bağlamlı modellerin ve ajan tabanlı iş akışlarının bellek ve depolama hiyerarşisini nasıl yeniden şekillendirdiğini ele alan "NAND: Yapay Zeka Çağının Çok Yönlü ve Ölçeklenebilir Temeli" (NAND: The Versatile & Scalable Foundation of the AI Era) başlıklı keynote konuşması yer alıyor. Yapay zeka altyapısındaki darboğazlar salt işlem gücünün ötesine geçip bellek kapasitesini, bant genişliğini, enerji verimliliğini ve token ekonomisini de kapsayacak şekilde genişlerken konuşmada büyük ölçekte yapay zeka çıkarımını mümkün kılmak için sistem düzeyinde optimizasyonun ve NAND'in taşıdığı önem inceleniyor. Konuşma, 5 Ağustos Çarşamba günü saat 11.40'ta (Pasifik Saati) Santa Clara Kongre Merkezi'ndeki Mission City Ballroom'da gerçekleşecek. Sahnede Sandisk'in CRO'su Jim Elliott, CPO'su Khurram Ismail ve CTO'su Alper İlkbahar yer alacak. Sandisk ayrıca, Google ve SK hynix'in katılımıyla düzenlenecek “Yüksek Bant Genişlikli Flash ile Bellek Duvarını Aşmak” (Breaking the Memory Wall with High Bandwidth Flash) başlıklı panelde yer alacak. Panelde HBF™ teknolojisinin, konseptinin ve ekosisteminin ilerletilmesi ile yeni bellek yaklaşımlarının gerçek yapay zeka altyapılarında uygulanabilir hale gelmesi için nelerin gerektiği ele alınacak. Panel, 6 Ağustos Perşembe günü saat 09.45'te (Pasifik Saati) Santa Clara Kongre Merkezi'ndeki Ballroom D'de düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OMSAN Lojistik Avrupa’daki Gıda Lojistiği Ağını Güçlendiriyor Haber

OMSAN Lojistik Avrupa’daki Gıda Lojistiği Ağını Güçlendiriyor

OMSAN Lojistik, Sagra’nın Ordu ve Gold Harvest'in Eskişehir'deki tesislerinde üretilen ürünlerin Avrupa’daki depolama ve lojistik operasyonlarını yönetecek. Ordu’dan taşınacak Sagra ürünleri için son teknoloji frigo araçlar kullanılacak. Operasyon kapsamında başta Gold Harvest’ın Master markası ile ürettiği ürünler olmak üzere; OYAK markaları Tamek ve Sagra’ya ait ürünler, Almanya'nın Köln kentindeki ana depoya ulaştırılacak. Buradan Almanya iç dağıtımı ile Belçika & Fransa sevkiyatları OMSAN tarafından gerçekleştirilecek. Operasyon kapsamında aylık ortalama 500 palet ürün taşınırken, yaklaşık 200 sevkiyat gerçekleştirilecek. Avrupa’da Entegre Lojistik Çözümü Proje yalnızca uluslararası taşımayı değil, Avrupa içerisindeki depolama, stok yönetimi ve dağıtım süreçlerini de kapsıyor. OMSAN Lojistik böylece müşterilerine uçtan uca lojistik hizmet sunarak Avrupa’daki etkinliğini daha da artırıyor. OMSAN Lojistik Otomotiv ve Yurt Dışı Ofisler Grup Direktörü Diğdem Liga Avrupa'da büyüyen operasyon ağlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "OMSAN olarak müşterilerimize yalnızca taşıma hizmeti sunmuyor, onların büyüme yolculuklarına lojistik çözüm ortağı olarak eşlik ediyoruz. Avrupa'da kurduğumuz güçlü operasyon ağı sayesinde ürünleri üretim noktasından son müşteriye kadar güvenle ulaştırıyoruz. Gold Harvest ile yürüttüğümüz bu yeni iş birliği de Avrupa'daki entegre lojistik kabiliyetlerimizin önemli bir göstergesi olacak. Özellikle gıda ve hızlı tüketim ürünleri lojistiğinde sunduğumuz yüksek hizmet kalitesiyle müşterilerimizin uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz." Son dönemde Avrupa'da üst üste yeni operasyonlara imza atan OMSAN Lojistik, uluslararası karayolu, depolama, dağıtım ve tedarik zinciri yönetimi alanlarındaki uzmanlığıyla bölgedeki büyümesini kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ahmet Yekta Tezel Kimdir? TSÜAB Başkanı Ahmet Yekta Tezel’in Hayatı ve Kariyeri Haber

Ahmet Yekta Tezel Kimdir? TSÜAB Başkanı Ahmet Yekta Tezel’in Hayatı ve Kariyeri

Ahmet Yekta Tezel, Türkiye’de tohumculuk ve tarımsal üretim alanındaki çalışmalarıyla tanınan iş insanı ve sektör temsilcisidir. Tezel Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin kurucuları arasında yer alan Tezel, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir. Türkiye’nin stratejik sektörlerinden biri olan tohumculuk alanında faaliyet gösteren Ahmet Yekta Tezel, özel sektördeki üretim tecrübesinin yanı sıra mesleki örgütlerde üstlendiği görevlerle de öne çıkmaktadır. Tezel, kamu kuruluşu niteliğindeki meslek örgütü Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği’nin (TSÜAB) Yönetim Kurulu Başkanıdır. Tezel’in iş hayatının merkezinde patates tohumu, yemeklik patates üretimi, depolama, paketleme ve tarımsal pazarlama faaliyetleri bulunmaktadır. Ahmet Yekta Tezel ne iş yapıyor? Ahmet Yekta Tezel, tarım ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıdır. Tezel’in kurucuları arasında bulunduğu Tezel Tarım, özellikle yemeklik ve tohumluk patates üretimine odaklanmaktadır. Şirketin resmî internet sitesinde yer alan bilgilere göre Tezel Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 15 Mart 1995 tarihinde Ahmet Yekta Tezel ve Belgin Tezel tarafından kurulmuştur. Şirket, kuruluşundan itibaren patates üretimi ve tohumculuğu alanında çalışmalar yürütmüştür. Ahmet Yekta Tezel’in mesleki kariyeri yalnızca ticari faaliyetlerle sınırlı değildir. Tezel, tohum üreticileri ile sanayicilerini temsil eden TSÜAB’ın yönetiminde de görev almaktadır. Ahmet Yekta Tezel hangi kurumun başkanı? Ahmet Yekta Tezel, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanıdır. TSÜAB, 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu kapsamında oluşturulan, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Kuruluş; Türkiye’de tohumluk üretimi, ticareti ve sanayisi alanlarında faaliyet gösteren işletmeleri temsil etmektedir. TSÜAB’ın güncel yönetim kurulu listesinde Ahmet Yekta Tezel, Yönetim Kurulu Başkanı olarak gösterilmektedir. Bu görev kapsamında Tezel; Tohum üreticilerinin sektörel sorunlarının kamu kurumlarına aktarılması, Üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, Tohumluk üretim kredilerinin geliştirilmesi, Yerli tohumculuk sektörünün rekabet gücünün artırılması, Üretim ve pazarlama süreçlerinin sürdürülebilir hâle getirilmesi, Kamu ile özel sektör arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gibi konularda sektör adına çalışmalara katılmaktadır. Tezel Tarım ne zaman kuruldu? Tezel Tarım, 15 Mart 1995 tarihinde Ahmet Yekta Tezel ve Belgin Tezel tarafından kuruldu. Nevşehir merkezli şirketin temel faaliyet alanı yemeklik, sanayilik ve tohumluk patates üretimidir. Şirketin yayımladığı kurumsal bilgilere göre tohumluk üretimi ağırlıklı olarak Kayseri ve Sivas’taki üretim alanlarında gerçekleştirilmektedir. Turfanda yemeklik patates üretiminin ise Adana ve Ödemiş gibi farklı üretim bölgelerinde yapıldığı belirtilmektedir. Bu üretim yapısı, farklı iklim ve hasat dönemlerinden yararlanılmasına olanak sağlamaktadır. Böylece tohumluk ve yemeklik patates faaliyetleri yılın farklı dönemlerini kapsayacak şekilde planlanabilmektedir. Ahmet Yekta Tezel’in tarım sektöründeki çalışmaları Ahmet Yekta Tezel’in tarım sektöründeki kariyerinde patates tohumculuğu ve üretimi önemli bir yere sahiptir. Tezel Tarım’ın faaliyetleri yalnızca tarımsal üretimle sınırlı kalmamış; depolama, ön yıkama ve paketleme yatırımlarıyla genişletilmiştir. Şirketin Nevşehir’de doğal ve iklim kontrollü bölümlerden oluşan 5 bin ton kapasiteli depolama altyapısına sahip olduğu açıklanmaktadır. Gölcük’te bulunan ön yıkama ve paketleme tesisinin ise 2011 yılında faaliyete geçtiği belirtilmektedir. Bu yatırımlar, ürünlerin hasat sonrasında korunması, sınıflandırılması ve pazara hazırlanması bakımından önem taşımaktadır. Özellikle tohumluk patates üretiminde depolama koşulları; ürün kalitesi, hastalık kontrolü ve bir sonraki üretim dönemindeki verim açısından belirleyici unsurlar arasında bulunmaktadır. Tohumculuk sektörünün taleplerini kamuya taşıyor TSÜAB Başkanı Ahmet Yekta Tezel, görevi kapsamında tohumculuk sektörünün finansman, üretim ve mevzuat kaynaklı sorunlarını kamu yöneticileriyle gerçekleştirilen görüşmelere taşımaktadır. Haziran 2026’da Ahmet Yekta Tezel’in de yer aldığı TSÜAB heyeti, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı ziyaret etti. Görüşmede özellikle tohumluk üretim kredilerinin vadeleri, kredi üst limitleri ve firmaların üretim dönemlerine uygun finansman ihtiyacı gündeme getirildi. TSÜAB tarafından yapılan açıklamada, bitki türlerine ve üretim dönemlerine bağlı olarak sektörün finansman ihtiyacının 18 ila 24 aya kadar uzayabildiğine dikkat çekildi. Heyet, kredi vadelerinin uzatılması ve kredi limitlerinin yükseltilmesi yönündeki talepleri kamu yönetimine aktardı. TSÜAB açıklaması Ahmet Yekta Tezel nereli? Ahmet Yekta Tezel’in doğum yeri, doğum tarihi ve eğitim hayatına ilişkin doğrulanabilir ayrıntılı bir öz geçmiş kamuya açık kurumsal kaynaklarda yer almamaktadır. Tezel’in iş hayatındaki faaliyetleri ve kurucusu olduğu şirketin merkezi Nevşehir ile bağlantılıdır. Ancak yalnızca şirket merkezinden hareketle kendisinin Nevşehirli olduğu sonucuna varmak doğru değildir. Bu nedenle Ahmet Yekta Tezel’in memleketine ilişkin kesinleşmemiş bilgiler biyografik veri olarak kullanılmamalıdır. Ahmet Yekta Tezel’in kariyer özeti Ahmet Yekta Tezel’in kamuya açık kaynaklarla doğrulanabilen kariyer bilgileri şöyle özetlenebilir: Tarım ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıdır.Tezel Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin kurucu ortaklarındandır.Şirketi 15 Mart 1995’te Belgin Tezel ile birlikte kurmuştur.Patates tohumu ile yemeklik ve sanayilik patates üretimi alanlarında çalışmaktadır.Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanıdır.Tohumculuk sektörünün üretim, finansman ve yatırım sorunlarının kamu kurumlarına iletilmesinde görev almaktadır.Türkiye’de tohum üretiminin geliştirilmesi ve sektörün kurumsal temsilinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlere katılmaktadır. Ahmet Yekta Tezel hakkında sık sorulan sorular Ahmet Yekta Tezel kimdir? Ahmet Yekta Tezel, tohumculuk ve tarımsal üretim sektöründe faaliyet gösteren iş insanıdır. Tezel Tarım’ın kurucu ortaklarından biri olan Tezel, TSÜAB Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir. Ahmet Yekta Tezel hangi şirketin sahibi? Ahmet Yekta Tezel, 1995 yılında Belgin Tezel ile birlikte kurulan Tezel Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin kurucu ortaklarındandır. Ahmet Yekta Tezel hangi kurumda görev yapıyor? Tezel, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği’nde Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır. Tezel Tarım ne üretiyor? Tezel Tarım; tohumluk patates, yemeklik patates ve sanayilik patates üretimi alanlarında faaliyet göstermektedir. Şirket ayrıca depolama, ön yıkama ve paketleme çalışmalarını da yürütmektedir. Ahmet Yekta Tezel nereli? Ahmet Yekta Tezel’in doğum yeri ve memleketi hakkında kamuya açık, doğrulanmış bir bilgi bulunmamaktadır. Ticari faaliyetlerinin merkezi Nevşehir’dedir. TSÜAB nedir? TSÜAB, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliğinin kısaltmasıdır. 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu kapsamında faaliyet gösteren kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.

TMO'dan Rekor Hububat Alımı: 176 Bin Üreticiden 8,3 Milyon Ton Ürün Alındı Haber

TMO'dan Rekor Hububat Alımı: 176 Bin Üreticiden 8,3 Milyon Ton Ürün Alındı

Yumaklı, 2026 üretim sezonunda çiftçilerin emeklerinin karşılığını eksiksiz alması ve piyasada istikrarın korunması amacıyla TMO tarafından yürütülen hububat alım sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ​ 2026 Mayıs ayında hasadını erken yapan üreticilerin depolama ihtiyacını karşılamak üzere Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) kayıtlı buğday ve arpa ürünlerini 21 Mayıs 2026'dan itibaren taahhütname karşılığı almaya başladıklarını hatırlatan Bakan Yumaklı, 2 Haziran 2026 tarihinde ise piyasa regülasyonunu sağlamak amacıyla alım fiyatlarını açıkladıklarını belirtti. Bakan Yumaklı, bugün itibarıyla toplam 176 bin üreticiden 8,3 milyon ton hububat alımı gerçekleştirdiklerini açıkladı. Alımların başladığı 21 Mayıs'tan itibaren günlük ortalama 200 bin ton olan alım miktarının, son günlerde hasadın yoğunlaşmasıyla 370 bin tona ulaştığının altını çizen Yumaklı, "Kışın 1 ayda sattığımız hububat miktarını bugün 1 günde alıyoruz. 2023 yılı ile kıyaslarsak; 2023'te bugün itibarıyla 3,4 milyon ton hububat alınmışken, bugün bu rakam 8 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Yani 2 katından fazla ürün demektir" bilgisini verdi. "KONYA LİDERLİĞİNİ KORUYOR, DEPO DOLULUK ORANLARIMIZ YÜZDE 65-70 SEVİYESİNDE" Ülke genelinde 650 civarında alım noktasında faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü aktaran Yumaklı, coğrafi bölgeler ve iller bazında en fazla alımın İç Anadolu Bölgesi'nde gerçekleştiğini, il bazında ise 1,3 milyon tonu aşan alımla Konya'nın ilk sırada bulunduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, üreticilerin hiçbir mağduriyet yaşamaması için lisanslı depoların yanı sıra kurum işyerlerinde bulunan silo, depo, hangar ve uygun açık yığın sahalarında alım yaptıklarına dikkati çekerek, lisanslı depoların ve kapalı depoların dolduğu noktalarda uygun açık yığın sahaları kiralayarak ürünleri güvence altına aldıklarını bildirdi. Hasadın yoğun olduğu bu dönemde depo doluluk oranlarının yüzde 65-70 civarında bulunduğunu belirten Yumaklı, TMO'nun depolarının dolması nedeniyle alımı durduracağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, son ürün gelene kadar alımların süreceğini vurguladı. "RANDEVULARDA YÜZDE 87 GERÇEKLEŞME ORANI YAKALADIK" Üreticilerin ürünlerini düzenli ve hızlı bir şekilde teslim edebilmesi için kurdukları randevu sisteminin işlediğini dile getiren Bakan Yumaklı, fiyatların açıklandığı tarihten sezon bitimine kadar 12,6 milyon ton ürün için 272 bin üreticiye 450 bin adet randevu verdiklerini açıkladı. Yumaklı, bugüne kadar üretici bazlı randevu gerçekleşme oranının %87 olduğunun altını çizerek, “Açılan toplam randevu kapasitesi 17,8 milyon ton olup, randevu kapasitesi doluluk oranı yüzde 72'dir" ifadesini kullandı. "34,3 MİLYAR TL ÖDEMEYİ ÜRETİCİLERİMİZİN HESAPLARINA AKTARDIK" Çiftçilerin ürün bedellerinin kanuni esaslar doğrultusunda 21'inci günden itibaren hesaplarına aktarıldığını hatırlatan Bakan Yumaklı, “Ürün bedelleri 21'inci günden itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarılmaktadır. Şu ana kadar 34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı, ödemeler düzenli olarak sürüyor" diye konuştu. Bakan İbrahim Yumaklı ayrıca, planlı ve sürdürülebilir tarım politikaları çerçevesinde TMO'nun hububat satışlarına 1 Ekim tarihi itibarıyla başlayacağını duyurarak, satış fiyatlarının 2. grup makarnalık ve ekmeklik buğday için ton başına 18 bin 500 TL, 2. grup arpa için ise ton başına 14 bin TL olarak belirlendiğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Şirketten Afrika Boynuzu'nda Stratejik Liman Hamlesi Haber

Türk Şirketten Afrika Boynuzu'nda Stratejik Liman Hamlesi

60 yılı aşkın deneyimiyle dünyanın önde gelen tarım ürünleri tedarik zinciri şirketleri arasında yer alanTiryaki Agro, Afrika Boynuzu'nun stratejik ticaret kapılarından Tadjourah Limanı'nın geliştirilmesi içinCibuti Limanlar ve Serbest Bölgeler İdaresi (Djibouti Ports and Free Zones Authority-DPFZA) ilemutabakat anlaşması imzaladı. Anlaşma; limanın modernizasyonu, lojistik ve depolama kapasitesininartırılması ile gelecekteki işletme modelinin oluşturulmasına yönelik teknik, ticari ve operasyonelçalışmalar için taraflar arasında iş birliği zemini oluşturuyor. Mutabakat kapsamında Tiryaki Agro ve DPFZA, Tadjourah Limanı'nın uzun vadeli gelişimine yönelikfizibilite çalışmalarını birlikte yürütecek. Sürecin başarıyla tamamlanması halinde proje; limanaltyapısının geliştirilmesini, tarımsal ve dökme yük elleçleme kapasitesinin artırılmasını, depolama velojistik altyapısının güçlendirilmesini ve bölgesel ekonomik kalkınmaya katkı sağlanmasını öngörüyor. Mutabakat Zaptı ayrıca, tarafların limanın yönetimi ve işletilmesine ilişkin uzun vadeli bir imtiyazanlaşmasını müzakere edilmesini kapsıyor. Söz konusu iş birliği, Uluslararası Finans Kurumu'nun (IFC), Cibuti'nin Afrika Boynuzu'ndaki bölgeselticaret ve gıda güvenliği için stratejik lojistik rolünü güçlendirmeye yönelik yürüttüğü çalışmalarkapsamında, Tiryaki Agro ile geliştirdiği ortaklığın devamı niteliğini taşıyor. IFC'nin fizibilite, planlamave paydaş yönetimine yönelik desteği, projenin bu önemli adımın temellerinin oluşturulmasına katkısağladı. Bölgesel ticaret için stratejik iş birliği Babülmendep Boğazı üzerinde yer alan Cibuti, Afrika, Orta Doğu ve küresel pazarları birbirine bağlayanstratejik konumuyla Afrika Boynuzu'nun en önemli lojistik merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Tadjourah Limanı'nın geliştirilmesiyle birlikte, Etiyopya başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelikticaret akışının güçlendirilmesi ve daha verimli hale getirilmesi, tedarik zinciri dayanıklılığının artırılmasıve Doğu Afrika'nın küresel ticaret ağlarıyla bağlantısının artırılması hedefleniyor. Proje aynı zamanda Tiryaki Agro'nun yükselen pazarlarda büyüme stratejisinin önemli halkalarındanbirini oluştururken, şirketin Doğu Afrika'daki uzun vadeli varlığını güçlendirmesi açısından da kritikönem taşıyor. Tiryaki Agro’nun tarım ürünleri tedarik zinciri, lojistik, depolama ve uluslararası ticaretalanlarındaki uzmanlığı, Tadjourah Limanı’nın gelecekteki gelişim potansiyeline katkı sağlayacakstratejik unsurlar arasında yer alıyor. CEO Süleyman Tiryakioğlu: "Uzun vadeli vizyonumuzun önemli bir adımı" Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryakioğlu konu hakkında şu açıklamayı yaptı: "Bu mutabakatınimzalanması, Cibuti'ye yönelik uzun vadeli vizyonumuz açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Tadjourah Limanı'nın bölgesel ticaret ve lojistik geçidi rolüne katkı sağlayacak bu iş birliğini, CibutiHükümeti, Cibuti Limanlar ve Serbest Bölgeler İdaresi ile IFC'nin değerli katkılarıyla hayata geçirmektenmemnuniyet duyuyoruz. Projenin sonraki aşamalarında da bölgesel ticareti, gıda güvenliğini vesürdürülebilir ekonomik kalkınmayı destekleyecek çalışmalarımızı birlikte yürütmeyi hedefliyoruz." Mutabakat anlaşması, tarafların ilerleyen dönemde yatırım modeli, teknik fizibilite ve işletme yapısınailişkin çalışmaları birlikte yürütmeleri için temel oluşturuyor. Sürecin başarıyla tamamlanmasınınardından Tadjourah Limanı'nın, Afrika Boynuzu'nda tarım ticareti, lojistik ve tedarik zincirleri açısındanbölgenin önde gelen merkezlerinden biri haline gelmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizm Rekoru Gıda Lojistiğini Hareketlendirdi Haber

Turizm Rekoru Gıda Lojistiğini Hareketlendirdi

Akca Lojistik, turizm bölgelerine yönelik sevkiyatlarının geçen yıla göre yüzde 10 arttığını açıklarken, sıcak hava nedeniyle soğuk zincir yönetiminin gıda kayıplarını önlemede kritik rol oynadığına dikkat çekiyor. Türkiye'nin yaz sezonuna girmesiyle birlikte turizm hareketliliği, gıda tedarik zincirinde de yoğunluğu artırdı. TÜİK verilerine göre geçen yıl Türkiye'yi ziyaret eden yaklaşık 64 milyon turistin 23,6 milyonu yalnızca Temmuz-Eylül döneminde ülkeye gelirken, oteller, restoranlar ve turizm bölgelerindeki perakende satış noktalarında artan gıda talebi lojistik operasyonlarını hızlandırdı. Akca Lojistik'in verilerine göre şirketin turizm bölgelerine yönelik sevkiyat hacmi 2025 yılında yüzde 10 artış gösterdi. Yaz aylarında özellikle yaş meyve-sebze, süt ürünleri ve sıcaklık kontrollü taşınması gereken gıdalarda operasyon yoğunluğu yükselirken, depolama, dağıtım ve soğuk zincir yönetimi sektörün en kritik başlıkları arasında yer alıyor. Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, Türkiye'nin turizmde ulaştığı büyüklüğün lojistik sektörünü doğrudan etkilediğini belirterek şunları söyledi: "Turizm hareketliliğinin etkisini ilk hisseden sektörlerden biri lojistik oluyor. Turizm bölgelerine hizmet veren satış noktalarının gıda talebi ciddi şekilde artıyor. Biz de bu hareketliliği depolama, mikro dağıtım ve nakliye operasyonlarımızda doğrudan görüyoruz.” Yazın En Büyük Riski: Gıda Kaybı Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,5 milyar ton, Türkiye'de ise 23-26 milyon ton gıda israf ediliyor. Kişi başına düşen yıllık gıda israfı 102 kilogram seviyesinde seyrediyor. Verilere göre bu israfın yüzde 60'ı hanelerde, yüzde 28'i hizmet sektöründe, yüzde 12'si ise perakende sektöründe meydana geliyor. Uzmanlara göre yaz aylarında yükselen sıcaklıklar ve artan tüketim, uygun koşullarda taşınmayan ürünlerde kayıp riskini daha da artırıyor. Lojistik süreçlerin gıda israfının azaltılmasında kritik bir sorumluluk üstlendiğini belirten Akça, şunları söyledi: "Bir gıda ürünü tüketiciye ulaşıncaya kadar ömrünün önemli bölümünü lojistik operasyonlarının içinde geçiriyor. Gıda, hata toleransının en düşük olduğu ürün gruplarından biri. Bir gıda ürünü bozulduğunda bunu geri döndürmek mümkün olmuyor ve ürün zayi oluyor. Bu nedenle ürünün doğru koşullarda depolanması, taşınması ve zamanında teslim edilmesi çok önemli. Yapılan hesaplamalar, Türkiye'de gıda israfının yüzde 10 azaltılmasıyla yaklaşık 50 milyar TL tasarruf sağlanabileceğini ortaya koyuyor. Lojistik süreçleri ne kadar doğru planlar ve etkin yönetebilirsek, ürün kayıplarını o ölçüde azaltır, ülke ekonomisine de o kadar fazla katkı sağlayabiliriz.” İzlenebilirlik Gıda Güvenliğini Destekliyor Teknolojinin gıda lojistiğinde verimliliğin yanında ürün güvenliği açısından da önemli katkılar sağladığını belirten Enes Akça; "Bugün lojistikte en önemli konulardan biri izlenebilirlik. Operasyonu ne kadar iyi takip ederseniz, olası risklere o kadar hızlı müdahale edebilirsiniz. Biz de bu anlayışla dijital altyapılarımız sayesinde depolarımızı, araçlarımızı ve ürün hareketlerimizi anlık olarak izliyoruz. Sıcaklık değişimlerini veya herhangi bir sapmayı anında tespit ederek gerekli aksiyonları alabiliyoruz. Süreçlerin dijital olarak yönetilmesi operasyonel verimlilik ve gıda güvenliği açısından çok önemli” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İZFAŞ Türk Lojistik Sektörünü İngiltere’ye Taşıyor Haber

İZFAŞ Türk Lojistik Sektörünü İngiltere’ye Taşıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlediği Logistech - Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı ile lojistik sektöründe önemli bir buluşma noktası oluşturan İZFAŞ, yurt dışındaki organizasyonlarına bir yenisini daha ekliyor. Çin’deki dünyanın en önemli lojistik fuarlarından WIFFA Expo’da iki yıl üst üste Türkiye milli katılım organizasyonunu gerçekleştiren İZFAŞ, şimdi de 30 Haziran - 2 Temmuz tarihleri arasında İngiltere’nin Birmingham kentinde düzenlenecek Multimodal Fuarı’nın Türkiye milli katılım organizasyonunu üstleniyor. Multimodal Fuarı; lojistik hizmet sağlayıcılarını, freight forwarderları, liman işletmelerini ve sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Fuar, lojistik sektörünün uluslararası ölçekteki önemli ticaret platformları arasında gösteriliyor. Türk lojistik firmalarına küresel pazarlarda yeni fırsatlar İZFAŞ organizasyonuyla oluşturulacak milli katılım organizasyonu ile Türk lojistik firmalarının uluslararası pazarlarda yeni iş birlikleri geliştirmesi, ihracat potansiyellerini artırması ve marka bilinirliklerini güçlendirmesi hedefleniyor. Organizasyon çerçevesinde katılımcı firmalara stant alanı, stant kurulumu ve giydirme hizmetleri ile fuara özel B2B eşleştirme programı ve operasyonel destek sağlanacak. Katılımcılar, ilgili mevzuat kapsamında yüzde 70’e kadar devlet desteğinden de yararlanabilecek. Türkiye milli katılım organizasyonuna ilişkin detaylı bilgi ve başvuru süreci hakkında firmalar, millikatilim@izmirfair.com.tr adresi üzerinden bilgi alabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.