Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Depolama

Kapsül Haber Ajansı - Depolama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Depolama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZFAŞ Türk Lojistik Sektörünü İngiltere’ye Taşıyor Haber

İZFAŞ Türk Lojistik Sektörünü İngiltere’ye Taşıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlediği Logistech - Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı ile lojistik sektöründe önemli bir buluşma noktası oluşturan İZFAŞ, yurt dışındaki organizasyonlarına bir yenisini daha ekliyor. Çin’deki dünyanın en önemli lojistik fuarlarından WIFFA Expo’da iki yıl üst üste Türkiye milli katılım organizasyonunu gerçekleştiren İZFAŞ, şimdi de 30 Haziran - 2 Temmuz tarihleri arasında İngiltere’nin Birmingham kentinde düzenlenecek Multimodal Fuarı’nın Türkiye milli katılım organizasyonunu üstleniyor. Multimodal Fuarı; lojistik hizmet sağlayıcılarını, freight forwarderları, liman işletmelerini ve sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Fuar, lojistik sektörünün uluslararası ölçekteki önemli ticaret platformları arasında gösteriliyor. Türk lojistik firmalarına küresel pazarlarda yeni fırsatlar İZFAŞ organizasyonuyla oluşturulacak milli katılım organizasyonu ile Türk lojistik firmalarının uluslararası pazarlarda yeni iş birlikleri geliştirmesi, ihracat potansiyellerini artırması ve marka bilinirliklerini güçlendirmesi hedefleniyor. Organizasyon çerçevesinde katılımcı firmalara stant alanı, stant kurulumu ve giydirme hizmetleri ile fuara özel B2B eşleştirme programı ve operasyonel destek sağlanacak. Katılımcılar, ilgili mevzuat kapsamında yüzde 70’e kadar devlet desteğinden de yararlanabilecek. Türkiye milli katılım organizasyonuna ilişkin detaylı bilgi ve başvuru süreci hakkında firmalar, millikatilim@izmirfair.com.tr adresi üzerinden bilgi alabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Yatırımı Haber Analizi Nasıl Okunur? Haber

Enerji Yatırımı Haber Analizi Nasıl Okunur?

Elektrik fiyatındaki sert bir hareket, bir depolama ihalesi, yeni bir YEKA duyurusu ya da doğal gaz altyapısına ilişkin tek satırlık bir açıklama, piyasada olduğundan daha büyük bir etki yaratabilir. Bu yüzden enerji yatırımı haber analizi, yalnızca gündemi takip etmek için değil; sermaye tahsisi, risk yönetimi ve kurumsal pozisyon alma açısından da temel bir okuma disiplinidir. Haberin kendisi kadar, neyi söylemediği de yatırım kararını etkiler. Enerji haberinde asıl soru nedir? Enerji sektöründe haber akışı yoğun, teknik ve çoğu zaman katmanlıdır. Bir üretim lisansı, kapasite artışı, bağlantı görüşü, finansman anlaşması veya satın alma haberi ilk bakışta pozitif görünebilir. Ancak profesyonel okuma burada başlar. Piyasa için kritik soru, haberin şirket değeri, nakit akışı, proje takvimi ve rekabet dengesi üzerinde somut bir değişim üretip üretmediğidir. Örneğin bir güneş enerjisi santrali yatırım haberi, yalnızca megavat büyüklüğü üzerinden okunmamalıdır. Arsanın durumu, trafo kapasitesi, çağrı mektubu, ekipman tedarik zinciri, döviz bazlı maliyet yapısı ve satış modelinin niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Aynı yatırım, doğru bağlantı noktası ve uygun finansmanla yüksek verimlilik vadederken; zayıf altyapı veya geciken izin süreçleri nedeniyle beklenenden daha düşük performans gösterebilir. Enerji yatırımı haber analizi neden yüzeysel yapılamaz? Enerji, diğer birçok sektörden farklı olarak yoğun sermaye, uzun geri dönüş süresi ve güçlü regülasyon etkisi taşır. Bu nedenle haberin tonu ile ekonomik gerçeklik her zaman aynı yönde ilerlemez. Şirketler, kamu kurumları ve sektör oyuncuları doğal olarak olumlu başlıklarla görünmek ister. Fakat karar verici için başlık değil, haberin işlem gören veri üretip üretmediği önemlidir. Bir yatırım açıklamasında toplam proje bedeli yazıyor olabilir, ancak özkaynak-borç dengesi belirtilmiyorsa finansman riski açıktır. İnşaat süresi veriliyor olabilir, fakat ekipman tedarikçisi veya EPC yapısı net değilse takvim riski sürer. Elektrik satışına ilişkin beklenti sunuluyor olabilir, ancak ikili anlaşma mı, serbest piyasa mı, YEKDEM benzeri mekanizma mı kullanılacağı belirsizse gelir tahmini erken kalır. Burada temel yaklaşım şudur: Haber, dikkat çekici olabilir; ama yatırımcı, editör veya kurumsal iletişim yöneticisi için esas değer, doğrulanabilir iş etkisidir. Hangi başlıklar yatırım açısından daha belirleyicidir? Enerji alanında her haber aynı ağırlığa sahip değildir. Bazı gelişmeler kısa vadeli algı üretir, bazıları ise gerçekten bilanço ve sektör yönü değiştirir. Özellikle dört başlık, enerji yatırımı haber analizi içinde daha dikkatli ele alınmalıdır. Regülasyon ve teşvik kararları Sektörde çoğu zaman en yüksek etkili haberler regülasyon kaynaklıdır. Lisans süreçleri, kapasite mekanizmaları, depolama düzenlemeleri, şebeke erişimi, yerli katkı modelleri ve teşvik yapıları doğrudan yatırım iştahını değiştirir. Buradaki kritik nokta, düzenlemenin ilan edilmesi ile uygulanabilir olması arasındaki farktır. Kâğıt üzerinde yatırım dostu görünen bir düzenleme, ikincil mevzuat netleşmeden fiili hız yaratmayabilir. Bu nedenle yalnızca kararın açıklanmasına değil, uygulama takvimi ve operasyonel çerçevesine bakmak gerekir. Finansman ve ortaklık haberleri Uluslararası kalkınma finansmanı, ticari banka kredileri, yeşil tahvil ihracı veya stratejik ortaklıklar, bir projenin gerçekleşme olasılığını ciddi biçimde artırabilir. Ancak finansman haberlerinde de detay seviyesi belirleyicidir. Niyet mektubu ile kapanmış kredi anlaşması aynı şey değildir. Azınlık ortaklık ile kontrol değişimi de aynı etkiyi üretmez. Haber metninde vade, para birimi, faiz yapısı, teminat çerçevesi ve fon kullanım amacı görünüyorsa, analiz daha sağlam zemine oturur. Bunlar yoksa haber daha çok kurumsal görünürlük işlevi taşıyor olabilir. Teknoloji ve ekipman tarafı Batarya depolama, hibrit santral yapıları, elektrolizör, offshore rüzgar, karbon yakalama veya akıllı şebeke yatırımları teknoloji eksenli haberlerin başında gelir. Bu alanda en sık yapılan hata, teknolojik yeniliği doğrudan ticari başarıyla eşitlemektir. Bir teknoloji haberinin değeri, pilot aşama mı yoksa ticarileşme aşaması mı olduğuna göre değişir. Yerli üretim vurgusu önemli olabilir, ancak sertifikasyon, ölçeklenebilirlik ve birim maliyet rekabeti olmadan tek başına yeterli değildir. Birleşme, satın alma ve varlık devri M&A haberleri sektörde fiyatlama açısından güçlü sinyal üretebilir. Çünkü bu işlemler, yalnızca mevcut varlık değerini değil, geleceğe dönük beklentiyi de yansıtır. Yine de çarpanları, portföy kalitesini, lisans durumunu ve operasyonel verimliliği görmeden işlem büyüklüğü üzerinden sonuca gitmek yanıltıcıdır. Özellikle yenilenebilir tarafta portföyün kurulu gücü kadar kapasite faktörü, şebeke erişimi ve sözleşme yapısı da önem taşır. İyi bir enerji yatırımı haber analizi nasıl yapılır? Sağlıklı bir analiz, haberin üç katmanda okunmasını gerektirir: ne açıklandı, ne anlama geliyor ve ne kadar uygulanabilir. İlk katman veri toplama aşamasıdır. Şirket adı, proje türü, kapasite, lokasyon, yatırım tutarı, finansman modeli ve takvim net biçimde ayrıştırılmalıdır. İkinci katmanda haberin iş etkisi değerlendirilir. Bu proje şirket için dönüştürücü ölçekte mi, yoksa toplam portföy içinde sınırlı mı kalıyor? Yeni gelir alanı mı açıyor, mevcut operasyonu mu güçlendiriyor? Marjları artırma ihtimali var mı, yoksa yalnızca ölçek büyümesi mi getiriyor? Üçüncü katman ise uygulanabilirliktir. Türkiye gibi regülasyon etkisinin yüksek olduğu pazarlarda, izinler, bağlantı kapasitesi, finansman koşulları ve tedarik süreleri çoğu zaman proje ekonomisini değiştirir. Bu nedenle en etkileyici basın bülteni bile, sahadaki gerçeklik testinden geçmeden stratejik anlam taşımaz. Haber dilindeki sinyaller nasıl okunmalı? Profesyonel okuyucu için dil de veridir. “Planlanıyor”, “hedefleniyor”, “değerlendiriliyor” gibi ifadeler ile “imzalandı”, “devreye alındı”, “finansman kapandı” gibi ifadeler aynı güven seviyesini taşımaz. Haberde kullanılan fiiller, projenin olgunluk düzeyi hakkında önemli ipuçları verir. Aynı şekilde haberin kim tarafından servis edildiği de önemlidir. Şirket açıklamaları, kamu duyuruları, düzenleyici kurum kararları ve bağımsız piyasa verileri farklı güven katmanlarına sahiptir. Kurumsal açıklama ilk sinyali verebilir, fakat yatırım açısından daha güçlü okuma için ikinci kaynak teyidi çoğu zaman gerekir. Bu çerçevede, Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayın akışlarının değeri, haberi yalnızca duyurmakla sınırlı kalmayıp iş dünyasının okuyabileceği bağlama yerleştirmesinde ortaya çıkar. En sık yapılan okuma hataları Enerji yatırımı haberlerinde en yaygın hata, kapasite artışını otomatik olarak değer artışı saymaktır. Oysa megavat büyüklüğü tek başına yeterli değildir. Aynı kapasite, farklı lokasyon, farklı finansman maliyeti ve farklı satış modeli nedeniyle bambaşka ekonomik sonuçlar doğurabilir. Bir diğer hata, kısa vadeli haber akışını uzun vadeli sektör yönüyle karıştırmaktır. Örneğin ekipman fiyatlarında geçici gevşeme olumlu olabilir, ancak şebeke darboğazı sürüyorsa yatırım temposu beklenen kadar hızlanmayabilir. Benzer şekilde, kamu desteği pozitif algı yaratabilir; fakat uygulama detayları gecikirse piyasa coşkusu erken sönümlenebilir. Ayrıca enerji geçişi temalı her haberin eşit derecede yatırım değeri taşıdığı düşüncesi de yanıltıcıdır. Karbon azaltımı, depolama, hidrojen veya elektrifikasyon başlıkları stratejik açıdan güçlüdür; ancak her projenin ticari olgunluğu aynı seviyede değildir. Hikâye ile nakit akışını ayırmak gerekir. Karar vericiler için pratik okuma çerçevesi Bir enerji haberini hızlı ama sağlıklı değerlendirmek isteyen profesyoneller için birkaç temel soru yeterli olabilir: Bu gelişme hangi varlığı, şirketi veya alt sektörü etkiliyor? Etki kısa vadeli algı mı, orta vadeli nakit akışı mı yaratıyor? Regülasyon, finansman ve tedarik tarafında açık risk var mı? Açıklanan bilgi teyit edilebilir mi? Piyasadaki mevcut fiyatlama bu haberi zaten satın almış olabilir mi? Bu sorular, özellikle medya editörleri, kurumsal iletişim ekipleri, yatırımcı ilişkileri profesyonelleri ve sektör yöneticileri için ortak bir filtre işlevi görür. Çünkü enerji haberi yalnızca okunmaz; çoğu zaman yeniden yazılır, yorumlanır, sunumlara taşınır ve stratejik karar süreçlerine girer. Enerji sektöründe haber akışı hızlanırken avantaj, en çok haberi görmekte değil; gerçekten etkili olanı ayırabilmektedir. Gürültünün arttığı bir piyasada doğru analiz, çoğu zaman ilk bilgiden değil, doğru sorudan başlar.

Zeren Energy, ETCSEE 2026’nın Altın Sponsoru Oldu Haber

Zeren Energy, ETCSEE 2026’nın Altın Sponsoru Oldu

Zeren Group iştiraklerinden, Avrupa doğal gaz piyasalarının aktif ticaret oyuncusu olan Zeren Energy, Avrupa’nın prestijli enerji ticaret buluşması olan ETCSEE (Energy Central South Trading Eastern Europe) 2026’da altın sponsor olarak yer alıyor. Zeren Energy, ETCSEE 2026 kapsamında sektörün önde gelen ticaret temsilcileri, enerji ve doğalgaz ticareti yöneticileri ile bir araya gelerek; bilgi paylaşımını güçlendirmeyi, iş birliklerini artırmayı ve enerji ticaretinin geleceğine katkı sunmayı hedefliyor. Organizasyonun öğle yemeğine ev sahipliği yapan Zeren Energy, misafirleriyle sıcak bir ortamda bir araya gelecek. İki gün sürecek ETCSEE konferansı; elektrik ve doğalgaz piyasalarındaki güncel gelişmelerden, piyasa denetimine ve yenilenebilir enerjiye kadar geniş bir gündemi kapsıyor. 50’den fazla üst düzey konuşmacı ve 650’nin üzerinde katılımcıyı bir araya getiren etkinlikte, 2026 yılına kadar enerji piyasalarını şekillendirecek düzenleyici dönüm noktaları ele alınacak. Paralel oturumlarda bölgesel piyasa entegrasyonu, yenilenebilir ve LNG odaklı fiyat dinamikleri, altyapı kısıtları ve Rus doğalgazı sonrası dönemde arz güvenliği gibi kritik konular kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Ayrıca yapay zeka ve dijitalleşmenin enerji ticaretine etkileri, REMIT çerçevesinde ticaret sonrası dönüşüm, depolama esnekliği ve sınır ötesi entegrasyon gibi başlıklar da konferansın öne çıkan gündemleri arasında yer alıyor. Konferansın ikinci gününde ise Güneydoğu Avrupa elektrik piyasası trendleri, yeşil gazlar, biyometan ve hidrojen düzenlemeleri ile karbon piyasalarındaki gelişmeler mercek altına alınacak. CBAM ve ETS kapsamında yürütülecek tartışmalar, sektörün dönüşüm sürecine ışık tutacak. Her yıl düzenlenen Ticaret Ağı Oluşturma Gecesi ise katılımcılara müzik, yemek ve güçlü iş bağlantıları kurma imkanı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Depreme Dayanıklı ve Çevreci Üretim İçin Yeni Nesil Ticarethane Dönemi Haber

Depreme Dayanıklı ve Çevreci Üretim İçin Yeni Nesil Ticarethane Dönemi

Gerçekleştirdiği pek çok konut, ofis, alışveriş, yaşam merkezi, üretim ve lojistik tesisi ile gayrimenkul sektörüne 28 yıldır yön veren Akyapı’nın İstanbul’da Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu’da geliştirdiği ve üreticilerin imalat, ofis, depolama ve üretim birimleri ile sosyal yaşam ünitelerini bir araya getirerek tüm ihtiyaçlarına tek merkezden cevap veren ‘Akyapı Ticarethane’ projeleri hızla ilerliyor. Akyapı; Ticarethane Metkap, Ticarethane Hadımköy ve Ticarethane Başakşehir projelerinin ardından yaklaşık 1 yıl önce Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri olan Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) merkezindeki tek parselde Ticarethane Dudullu projesini satışa çıkardı. Şirketin en büyük ticarethane projesi olan Ticarethane Dudullu’da inşaat süreci devam ediyor. Ticarethane Başakşehir tamamlanma aşamasına gelirken, Ticarethane Hadımköy projesinde ise inşaat süreci hızla sürüyor. Dinçel: “Esnaftan girişimcilere geniş bir kesim, nitelikli ticari alan arayışında” ‘Ticarethane’ projelerinin bu yıl küçük esnaftan sanayici ve girişimcilere farklı kesimlerin ilgisiyle karşılaştığını kaydeden Akyapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel, “Hadımköy’de iskan sürecini tamamladığımız Ticarethane Metkap projemizde üniteleri teslim ettik ve ticaret başladı. Diğer projelerimize gelen talep ise, İstanbul’da nitelikli ticari alan arayışında olan çok fazla üretici olduğunu gösteriyor. İstanbul’da iş hayatının yeni çekim merkezi ve ticari aksların en merkezi lokasyonlarındaki üreticileri bir araya getiren yeni bir iş ekosistemi olarak konumlanan yeni nesil ticarethaneler, üreticilere nitelikli üretim için gereken tüm ihtiyaçlarını tek bir yerden karşılama ve iş çevresi kurabilme imkanı veriyor. Bu sayede Akyapı Ticarethaneler, küçük ve orta ölçekli işletmelerden girişimcilere, sanayicilerden yazılım firmalarına kaliteli şartlarda üretim yapmak isteyen her şirkete hitap ediyor” dedi. 3 Ticarethane’de 1.700 ünite hayata geçiriliyor Merkezi konumları ile bağlantı yollarına, limanlara ve sanayi bölgelerine yakınlıkları ile her çeşit üretici için avantaj sağlayan Ticarethane Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu projeleri, toplamda yaklaşık 640 bin metrekarelik inşaat alanına sahip 1.169 adet üniteden oluşacak. Ticarethane Hadımköy’de 479, Ticarethane Başakşehir’de 135 ve Ticarethane Dudullu’da ise 555 adet ünite yer alıyor. 8 metreye varan kat yüksekliği ve 13 metreye varan kolon açıklığı ile her katına tır çıkışı olan binalar, geniş ve sürekli sirkülasyon alanlarına ve her imalathaneye özel yükleme- boşaltma alanlarına sahip olacak. Projelerde dinlenme alanları, ortak çalışma ve toplantı alanları, yeme-içme alanları, fitness merkezi, banka, market ve mescidin yanı sıra imalathane, özel teknik alan, sığınak, elektrikli araç üniteleri, depo alanları, jeneratör, 7/24 güvenlik ve her bağımsız bölüme özel otopark da var. Esnek ve modüler ticari alan çözümü ile ofis ve imalathaneler aynı çatıda! Projelerde bölümlerin yatayda ve dikeyde ihtiyaca göre genişletilme imkanı sunan modüler alanlardan oluşmasının özellikle makine eklemek, işini büyütmek, lojistik yönünden zamanı daha iyi yönetmek ve iş verimini artırmak isteyen üreticiler için avantaj sağladığını vurgulayan Dinçel, “Böylece ticareti sırasında ek makine almak veya bulunduğu konumda büyümek isteyen sanayicilerin yer değiştirme veya ek kira ödeme sorunu ortadan kalkıyor. Ayrıca doğal ışık ve havalandırmanın sağlandığı projelerimizde iskanı alınmış asma katlar ile hem üretimin hem de ofislerin aynı mekanda planlanabilmesi de mümkün oluyor. Ofisini, atölyesini, deposunu ve imalathanesini aynı alana taşımak isteyen sanayicilerin işlerini kolaylaştırıyor” diye konuştu. Üreticilere AB’ye ihracat kolaylığı, iş büyütme ve iş çevresi yaratma fırsatı! Avrupa Birliği ile ticarette bu yıl gündemde olan Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve Reach Tüzüğü gibi yasal zorunlulukların üretimin çevresel etkisi, karbon emisyonu, enerji verimliliği gibi pek çok alanda yeşil dönüşümü zorunlu kıldığını kaydeden Hüseyin Dinçel, “Sanayicilerin Avrupa Birliği ile olan ticaretlerinde enerji verimliliği yüksek tesislerde üretim yapmaları gerekiyor. Akyapı Ticarethane projelerinde işyeri sahibi olanların ayrıca Avrupa Ekonomik Topluluğu (AB) gibi dünyanın en önemli ekonomik bölgelerine düşük vergi avantajı ve ihracat kolaylığı bulunuyor. Girişimciler ‘son teknolojiye’, büyümek isteyen KOBİ’ler ‘alan kullanım esnekliğine’, esnaf ise güçlü bir ‘müşteri ve tedarik ağına’ ihtiyaç duyuyor. Bu talepleri tek başına karşılayan Akyapı Ticarethaneler, her kesimden işletmeyi aynı çatıda toplayarak yeni nesil iş yaşamına liderlik ediyor ve ayrıcalıklı mühendislik çözümleri ile sektörde fark yaratıyor” değerlendirmesini yaptı. “Depreme dayanıklı, yeşil bina altyapımız ile ticari hayata güven getirdik” Üreticilerin eski ticari yapılardan, depreme dayanıklı, modern ve çevreci üretim alanlarına geçiş yapmalarının önemli bir gereklilik olduğunu vurgulayan Hüseyin Dinçel, “Ülkemizde mevcut sanayi alanlarının en belirgin özelliği, binalarının 40- 50 yıl öncesinin ihtiyaçları gözetilerek yapılmış olmaları. Olası bir depremde can kaybının çoğalmaması, ticari hayatın felce uğramaması ve ekonomimizin olumsuz etkilenmemesi için bu alanda bir dönüşüm şart. Bu nedenle Akyapı Ticarethane projelerinde, mevzuata uygun olarak deprem güvenliği başta olmak üzere mevcut sanayi yapılarının karşılayamadığı üretim, teknoloji ve altyapı ihtiyaçlarını karşılayarak sanayicilerimize güven veriyoruz. Ayrıca Yeşil Bina Sertifikası’na sahip projelerimizde yer alacak üreticilerimiz, düşük enerji ve su tüketimi, sürdürülebilirlik ve düşük maliyetler gibi birçok avantajdan da yararlanabiliyor” diye konuştu. Ticari gayrimenkulde değeri sürekli artan, avantajlı bir yatırım modeli! Akyapı Ticarethaneler’in aynı zamanda yeni ve efektif bir yatırım aracı olarak düşünülmesi gerektiğini hatırlatan Dinçel, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Değeri sürekli artan ve düzenli olarak kazandıran ticari gayrimenkul yatırımı, en hızlı geri dönüş sağlayan yatırım araçlarının başında geliyor. Bunun yanı sıra Akyapı Ticarethane yatırımlarında rayiç zaten belli olduğu ve işletmelerin her daim alan ihtiyacı olacağı için hem kiracı bulmak hem de kira bedelini aralıksız ve sorunsuz temin etmek oldukça kolay. Projelerin fonksiyonelliği ve merkezi olan lokasyonları ise yatırım değerini her gün daha fazla artıracaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Lojistik’ten 20 Adet Renault Trucks T480 Çekici Yatırımı Haber

İstanbul Lojistik’ten 20 Adet Renault Trucks T480 Çekici Yatırımı

2004 yılında uluslararası taşımacılık alanında faaliyetlerine başlayan İstanbul Lojistik, 20 yılı aşkın süredir Renault Trucks ile iş birliğini sürdürüyor. Yeni teslim aldığı 20 adet T480 çekici ile Avrupa operasyonlarını güçlendiren şirketin, daha önce filosuna kattığı Renault Trucks araçları 1 milyon kilometreye ulaşan performans sergiliyor. Yeni araçların teslimatı; İstanbul Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Tasar, Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Renault Trucks Türkiye Filo Müşterilerinden Sorumlu Ülke Müdürü Cihan Kayan, Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan, Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer ve Filo Satış Direktörü Ahmet Sezer’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Türkiye ile Avrupa arasında güçlü bir lojistik ağına sahip olan İstanbul Lojistik; Almanya, Belçika ve Hollanda başta olmak üzere geniş bir coğrafyada karayolu taşımacılığı hizmeti sunuyor. Şirket, yüzde 90 oranında parsiyel taşımacılık operasyonlarıyla bilişim, kimya ve tekstil başta olmak üzere farklı sektörlerin lojistiğini üstleniyor. İstanbul Halkalı ve Erenköy’deki antrepolarının yanı sıra Almanya’daki depoları ile depolama, toplama ve dağıtım süreçlerini kapsayan entegre çözümler sunuyor. İstanbul Lojistik, 2026 yılında Dilovası’nda hizmete almayı planladığı yeni deposuyla operasyonel kapasitesini daha da artırmayı hedefliyor. Toplamda 82 araçlık bir filoya sahip olan İstanbul Lojistik, yeni yatırımıyla birlikte Renault Trucks araçlarının filodaki ağırlığını artırırken, uzun yıllara dayanan marka deneyimini T480 modellerle güncelliyor. Konuyla ilgili açıklamada bulunan İstanbul Lojistik Genel Müdürü Cihan Tasar; “Operasyonlarımızda verimlilik ve sürdürülebilirlik, önceliklerimizin başında geliyor. Renault Trucks araçlarının uzun hizmet ömrü, yüksek performansı, düşük bakım maliyetleri ve sürücülerimizden aldığımız olumlu geri bildirimler, bu yatırımı gerçekleştirmemizde etkili oldu. Büyüme stratejimizde cirodan ziyade parsiyel taşımalarımızın hacmini artırmaya odaklanıyoruz. Bu doğrultuda tercih ettiğimiz Renault Trucks çekiciler, beklentilerimizi tam anlamıyla karşılıyor.” Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, teslimata ilişkin değerlendirmesinde; “Bugün lojistikte fark yaratan yalnızca araç değil; o aracın sunduğu toplam performans. İstanbul Lojistik ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin en güçlü tarafı da bu sürdürülebilir performans. T480 çekicilerimizle müşterilerimize sadece bir araç değil; daha düşük maliyet, daha yüksek operasyonel verimlilik ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. 1 milyon kilometreyi aşan kullanım deneyimi, bu güvenin sahadaki karşılığı. Bu teslimatın, İstanbul Lojistik’in Avrupa’daki rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz” diye belirtti. Renault Trucks araçlarının 1 milyon kilometreye varan performansla sorunsuz şekilde kullanılabilmesi, İstanbul Lojistik’in yatırım kararlarında önemli bir kriter olarak öne çıkarken, Avrupa genelinde yaygın servis ağı ve kapsamlı satış sonrası hizmetleri de operasyonel sürekliliği destekliyor. İstanbul Lojistik’in araçlarını Renault Trucks Excellence Bakım Sözleşmesi ile tercih ettiklerini dile getiren Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan şu şekilde belirtti; “İstanbul Lojistik, Excellence bakım sözleşmesi ile toplam sahip olma maliyetini optimize ediyor. Bu paket kapsamında Renault Trucks’ın diğer satış sonrası bakım sözleşmelerinde olduğu gibi Kişiselleştirilmiş Bakım Programı ile filoya özel bakım programı belirliyoruz. Onarım kısmında kullanıcıdan kaynaklanmayan parçaların değişimini yapıyoruz. Bu sözleşmeyi özel kılan nokta ise aşınma parçalarının da sözleşme kapsamında yer alması oluyor. Doğası gereği aşınan fren balatası, fren diski, debriyaj baskısı gibi parçaların da değişimi paket kapsamda yapılıyor. Ayrıca Excellence sözleşmesi, uluslararası ölçekte geçerli olduğundan müşterimiz, herhangi bir durumda bulunduğu ülkedeki yetkili Renault Trucks servislerinden kesintisiz hizmet alabiliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 Tesisini Hizmete Açtı Haber

DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 Tesisini Hizmete Açtı

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na yakın konumuyla İstanbul’un Tuzla ilçesinde yer alan yeni tesis, farklı sektörlerin değişen ve artan tedarik zinciri ihtiyaçlarına özelleştirilmiş, esnek ve uçtan uca lojistik çözümler sunmak üzere hayata geçirilen stratejik bir yatırım olarak öne çıkıyor. Asya 1 tesisi, DHL Supply Chain’in çok sektörlü uzmanlığı ve müşteri odaklı çözüm yaklaşımıyla; operasyonel verimlilik, hizmet kalitesi ve tedarik zinciri dayanıklılığını aynı çatı altında buluşturmayı amaçlıyor. Asya 1 tesisinin açılışını, Türkiye’de tedarik zinciri yönetiminin geleceği açısından önemli bir adım olarak değerlendiren DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Özellikle Sağlık Hizmetleri Lojistiği alanındaki uzmanlığımızı daha da ileri taşırken, çok sektörlü yapımız sayesinde farklı endüstrilerin hızla değişen ihtiyaçlarına yüksek çeviklikle yanıt verebiliyoruz. Enerji verimliliği ve teknoloji odaklı altyapımız, hem müşterilerimizin beklentilerini hem de DHL Group 2030 vizyonunu destekleyen sürdürülebilir bir operasyon modeli sunuyor.” Geniş depolama kapasitesi, güçlü taşıma ağı ve kapsamlı katma değerli hizmetleriyle Asya 1, yüksek hacimli hızlı tüketim ürünleri operasyonları ile mevzuat ve kalite gereklilikleri yüksek sağlık sektörü operasyonlarını tek bir entegre yapı altında etkin ve güvenilir bir şekilde yönetme kabiliyeti sağlıyor. Sağlık lojistiğinde uçtan uca entegre ve yüksek standartlı çözümler DHL Supply Chain Türkiye Asya 1 tesisi, GDP (İyi Dağıtım Uygulamaları) ve GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarıyla uyumlu operasyon yaklaşımıyla sağlık lojistiği alanında yüksek katma değerli ve güvenilir çözümler sunan stratejik altyapısıyla öne çıkıyor. Tesis; 36.000 m² depo alanı,7/24 operasyon modeliyle görev yapan uzman ekipleri,Tıbbi cihazlar, sağlık ürünleri ve hassas ürünler için yüksek kalite ve güvenlik standartlarına sahip altyapısı,Sıcaklık kontrollü depolama çözümleri,Uçtan uca izlenebilirlik (GPS takibi, sıcaklık izleme, eğim sensörleri) ile tedarik zinciri boyunca şeffaflık ve güven sunması,Ulusal ve uluslararası mevzuatlara tam uyum sağlayan süreç ve kalite yönetimi,Kesintisiz, çevik ve esnek operasyonları destekleyen teknoloji odaklı sistemleri sayesinde DHL Supply Chain Türkiye’nin küresel sağlık lojistiği uzmanlığını yerel pazara başarıyla entegre etmesine olanak tanıyor. Müşteriye özel kurgulanan çözümler ve küresel lojistik ağı ise değişen ihtiyaçlara etkin ve sürdürülebilir şekilde yanıt verilmesini sağlıyor. GoGreen yaklaşımıyla sürdürülebilir lojistik uygulamaları DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 tesisini DHL Group GoGreen yaklaşımı doğrultusunda sürdürülebilirlik odağıyla hayata geçirdi. Güneş paneli altyapısı, otomasyonlu aydınlatma sistemleri, enerji kullanımının anlık takibi ve düşük emisyonlu lojistik ekipmanları sayesinde tesiste enerji verimliliği üst seviyeye taşınıyor. Dijitalleşme odaklı operasyon süreçleri ve sürdürülebilir taşımacılık uygulamalarıyla karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik somut adımlar atan şirket, çevresel sürdürülebilirliği iş modelinin merkezinde konumlandırmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savaşlar Ticaretin Yönünü Değiştirdi, Türkiye Öne Çıktı Haber

Savaşlar Ticaretin Yönünü Değiştirdi, Türkiye Öne Çıktı

Son dönemde küresel ticarette yaşanan yön değişimi, şirketleri üretim ve dağıtım süreçlerini yeniden konumlandırmaya yöneltti. Alternatif rota ve merkez arayışının hız kazanmasıyla birlikte, ticari hareketin daha erişilebilir ve güvenli bölgelerde yoğunlaştığı görülüyor. Bu dönüşüm, ticari gayrimenkulde de dengeleri doğrudan etkilerken, yatırımcı tercihlerinde daha seçici ve temkinli bir yapı öne çıkıyor. Artık yalnızca proje geliştirmek yeterli olmazken, ticari hareketi destekleyen, ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir yapı sunan projeler daha hızlı karşılık buluyor. Bu değişimin sahadaki yansımaları ise İstanbul’da daha net görülmeye başladı. Özellikle son dönemde hayata geçen projelerde gözlenen hareketlilik, ticari gayrimenkulde talebin tamamen ortadan kalkmadığını, ancak yön değiştirdiğini ortaya koyuyor. Bilgiçler Yapı’nın Bayrampaşa’da hayata geçirdiği AKTİM Çarşı & Ofis’te markaların yerlerini almaya başlamasıyla birlikte artan ticari hareketlilik, bu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Yeni ticaret rotasında Türkiye öne çıkıyor Küresel ölçekte yaşanan tedarik zinciri kırılmaları ve rota değişimleri, Türkiye’nin bölgesel konumunu daha da öne çıkarıyor. Avrupa ile Asya arasında stratejik bir geçiş noktası olan Türkiye, üretim ve dağıtım süreçlerinde alternatif merkez arayan şirketler için önemli bir seçenek haline geliyor. Özellikle İstanbul gibi ticari hareketin yoğun olduğu şehirlerde lojistik, depolama ve dağıtım alanlarına yönelik ilginin arttığı görülüyor. Bu tabloyu değerlendiren Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, küresel gelişmelerin ticari gayrimenkul üzerindeki etkisine dikkat çekiyor: “Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, ticaretin yönünü doğrudan etkiledi. Türkiye bu noktada önemli bir avantaj yakaladı. Özellikle lojistik ve depolama alanlarına olan talep artarken, bu durum ticari gayrimenkulde yatırım kararlarını da değiştirdi. Biz de sahada bunu net şekilde gözlemliyoruz. Hayata geçirdiğimiz projelerde lojistik, depolama ve ticari dağıtım odaklı kullanım taleplerinde belirgin bir artış var. Bu da yatırımcının artık yalnızca metrekareye değil, o alanın işlevine ve yaratacağı ticari değere odaklandığını gösteriyor. Bugün yatırımcı sadece bir gayrimenkul satın almıyor; o gayrimenkulün bulunduğu lokasyonu, erişimini ve ticari potansiyelini birlikte değerlendiriyor. Bu nedenle ticari hareketin içinde yer alan projeler daha hızlı karşılık buluyor.” Yatırımcı daha seçici, rekabet zorlaşıyor Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç’e göre, ticari gayrimenkulde yaşanan bu dönüşüm önümüzdeki dönemde daha da belirgin hale gelecek. Küresel gelişmelerle birlikte ticaretin yön değiştiği bu süreçte, yatırımcıların da daha seçici ve temkinli hareket ettiği görülüyor. Bu süreçte lokasyon, erişim ve ticari potansiyel gibi unsurları doğru kurgulayan projeler öne çıkarken, bu kriterleri yeterince karşılamayan projelerde rekabetin daha da zorlaşması bekleniyor. Bu tablo, ticari gayrimenkulde tek tip bir piyasa yapısından söz etmenin zorlaştığını ve proje bazlı ayrışmanın kalıcı hale geldiğini gösteriyor. Ticaret başladı, yatırım hızlandı Yaklaşık 95 bin metrekarelik alanda hayata geçirilen AKTİM Çarşı & Ofis, toplam 338 bağımsız bölümden oluşan bütüncül bir ticaret merkezi olarak kurgulandı. Cadde mağazaları, ofis alanları ve lojistik kullanım imkanı sunan yapısıyla proje, yalnızca bir gayrimenkul değil, ticaretin doğrudan içinde konumlanan bir yapı sunuyor. Dükkanların tır ve yük araçlarının yanaşabileceği şekilde tasarlanması, yükleme ve boşaltma süreçlerinin kesintisiz ilerlemesine imkan tanırken, ayrı girişler ve lojistik akışı destekleyen altyapı sayesinde ticaretin günün her saatinde sürdürülebilmesi mümkün hale geliyor. 202 metrekareden başlayıp 443 metrekareye kadar uzanan dükkanlar ile 150 ila 500 metrekare arasındaki ofis seçenekleri, farklı ölçeklerde yatırım yapmak isteyenler için esnek bir yapı sunarken; projede satışların kısa sürede yüzde 60 seviyesine ulaşması ve markaların yerlerini almaya başlamasıyla birlikte ticari hareketlilik sahada net şekilde hissediliyor. Kiralama süreçlerinin de eş zamanlı ilerlemesi, yatırımın yalnızca planlama aşamasında değil, doğrudan operasyonel düzeyde karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lastiğin maksimum ömründen faydalanmak için nelere dikkat etmeliyiz? Haber

Lastiğin maksimum ömründen faydalanmak için nelere dikkat etmeliyiz?

Araç sahipleri için lastiğin ömrü ve ne kadar uzun süre güvenle kullanabileceği merak konusu. Lastik Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği LASİD’den lastiklerin kullanım ömrüne dair açıklama geldi. Bir lastiğin güvenli kullanım süresi kullanım koşulları, bakım, sürüş alışkanlıkları ve çevresel etkenlere bağlı olarak değiştiğine dikkat çekilen açıklamada lastiğin maksimum kullanım ömrünün 10 yıl olduğunun altı çizildi. Lastiklerin 5 yıl kullanımın ardından yılda en az bir kez yetkili lastik servislerinde uzman kontrolünden geçirilmesi gerektiğine, 5 yıllık kullanımdan sonra ise lastiklerin hizmete uygunluğunun belirlenmesi amacıyla kontrol sıklığının artırılması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada ‘’Uygun kullanım ve saklama koşullarında dahi lastiklerin maksimum kullanım ömrü üretim tarihinden itibaren 10 yıldır. Lastiğin durumu veya kalan diş derinliği ne olursa olsun, yedek lastikler dahil olmak üzere 10 yılı aşan lastiklerin hizmetten çıkarılması ve yeni lastiklerle değiştirilmesi önerilir.’’ Lastiğin maksimum ömrü güvenli bir şekilde nasıl kullanılır? Sıklıkla lastik kullanım ömrüne dair sorular aldıklarını belirten LASİD Genel Sekreteri Erdal Kurt, ‘’Lastiklerin üzerinde bir üretim tarihi vardır, ancak bir son kullanma tarihi yer almaz. Bunun sebebi çok çeşitli faktörlerdir. Lastikler de bir bakıma insan ömrü gibidir. Bununla birlikte araca uygun doğru lastik seçimi, doğru hava basıncı, doğru sürüş alışkanlıkları ve düzenli kontroller sayesinde lastiklerin ömrü uzar; bu lastikler beklenmedik bir darbe veya kazaya maruz kalmadıkça uzun süre güvenli şekilde kullanılabilir’’ dedi. Bulunduğumuz bölgenin iklimi, hava ve yol koşullarının lastiğin ömrünü olumlu veya olumsuz yönde etkileyebileceğine dikkat çeken LASİD Genel Sekreteri Erdal Kurt; lastiğin maksimum ömrünü güvenli bir şekilde kullanmak için yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: · Aracınızın kullanım amacına ve yol koşullarına uygun lastik seçin · Doğru hava basıncı uygulayın ve basınçları (lastikler soğukken) düzenli olarak kontrol edin · Ani fren ve agresif sürüşten kaçının · Lastiklerinizi düzenli kontrol ettirin ve gerekli mekanik ayarlarını yaptırın · Yedek lastik dahil olmak üzere tüm lastiklerin bakımını düzenli olarak yaptırın · Kullanılmayan lastikleri serin, kuru, doğrudan güneş ışığı ve/veya kimyasallardan uzak uygun koşullarda saklayın · Dört lastiğin uyumlu olması durumunda, düzenli aralıklarla (10.000 km’de bir) lastiklerin ön-arka yer değişimini (rotasyonunu) yaptırın · Lastiklerinizin diş derinliğini, yasal sınırın altına düşmeden önce düzenli olarak kontrol edin/ettirin ve gerekli aksiyonları alın Uygun depolama lastik performansı ve ömrü için önemli! Mevsimsel değişimlerde kullanılmayan lastiklerin saklama koşullarının lastiğin yapısı ve performansını dolayısıyla ömrünü etkilediğine dikkat çeken LASİD Genel Sekreteri Erdal Kurt, uzun ömür için doğru depolamanın nasıl olması gerektiğini ise şöyle anlattı: ‘’Jantsız lastikler dik konumda, yerle temas etmeyecek şekilde yanaklarının zarar görmesini önleyecek raf sistemlerinde saklanmalıdır. Jantlı lastikler ise yerle temasını kesmek için palet üzerinde yatay konumda, en fazla 4 adet üst üste düzgün yerleştirilmeli; deformasyonu önlemek için belirli aralıklarla en alttaki lastik üste alınarak yerleri değiştirilmelidir. Lastiklerin serin, kuru, doğrudan güneş ışığından uzak ve kimyasal maddeler ile ısı kaynaklarından korunmuş ortamlarda muhafaza edilmesi de kullanım ömrünün korunmasına katkı sağlar.’’ Lastiğin ömrünün dolduğunu nasıl anlarız? Gözle görünür bir hasar olmasa bile düzenli kontrolün büyük önem taşıdığına dikkat çeken LASİD Genel Sekreteri Erdal Kurt; lastiğin mutlaka değiştirilmesini gerektiren durumları ise şöyle aktardı: ‘’Bazı durumlar var ki lastiklerin mutlaka değiştirilmesi gerekir. Diş derinliği binek ve hafif ticari araçlarda 1,6 mm’nin altına düştüğünde; ağır vasıta lastiklerinde yasal sınırın altına düşüldüğünde (kış döneminde 15 Kasım– 15 Nisan tarihleri arasında minimum 4 mm zorunluluğu uygulanmaktadır), yanak bölgesinde kesik, çatlak, kabarıklık veya darbe hasarı oluştuğunda lastiklerin ömrü dolmuş demektir. Bu durumlarda lastikler başka bir sebep aranmaksızın değiştirilmelidir.’’ Güvenli bir trafik için doğru lastiğin önemine vurgu yapan; doğru lastiğin ise araç üreticisinin önerdiği ebat, tip ve model özelliklerine sahip lastik olduğunu belirten LASİD, doğru lastik bilincinin yaygınlaşması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Araç sahipleri lastik ömrü, doğru kullanım, bakım ve depolama koşulları hakkında detaylı bilgilere lasid.org.tr adresinden ve derneğin sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.