Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deprem

Kapsül Haber Ajansı - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli, deniz kaynaklı afetlere karşı güç birliği yaptı Haber

Kocaeli, deniz kaynaklı afetlere karşı güç birliği yaptı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, deniz kaynaklı afetlere karşı hazırlık seviyesini artırıyor. Bu kapsamda “Adalar Deniz Senaryolu Bölgesel Tatbikatı” öncesinde düzenlenen toplantıda, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon çalışmaları ele alındı. TÜM SÜREÇLER KONUŞULDU Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıda; tatbikat senaryosu, kurumlar arası görev dağılımı, müdahale planları, haberleşme altyapısı, lojistik süreçler ve deniz-kara uyumu tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. AFAD Başkanlığı tarafından 20-21 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek 2026 Yılı Ulusal Afet Tatbikatı öncesinde planlanan bölgesel deniz tatbikatına hazırlık kapsamında düzenlenen toplantıya; Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Şemsettin Yıldırım, Kocaeli Bölge Liman Başkanı Ahmet Mert ile suda arama kurtarma alanında faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. AFET SENARYOLARI SAHADA DENEYİMLENECEK Tatbikat kapsamında; deprem sonrası kıyı şeridinde oluşabilecek yıkımlar, denize sürüklenen enkaz parçaları, yük gemisinde çıkabilecek yangın ve Karamürsel açıklarında bir yolcu teknesinin batması gibi kritik senaryolar üzerinden kapsamlı uygulamalar yapılacak. Arama-kurtarma, tahliye, yangınla mücadele ve lojistik operasyonlar, gerçeğe en yakın şekilde sahada test edilecek. HEDEF; ANINDA MÜDAHALE, KUSURSUZ KOORDİNASYON Toplantıda, afet anlarında saniyelerin bile hayati önem taşıdığına dikkat çekilerek hızlı karar alma, güçlü koordinasyon ve etkin kaynak yönetiminin önemi vurgulandı. Tatbikata katılacak tüm paydaşların görev ve sorumlulukları netleştirilirken, kurumlar arası uyumun daha da güçlendirilmesi hedeflendi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı dirençli bir şehir hedefi doğrultusunda eğitim, tatbikat ve planlama çalışmalarını tüm paydaşlarla iş birliği içinde kararlılıkla sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya, Türkiye'nin Örnek Şehirlerinden Biri Olacak Haber

Malatya, Türkiye'nin Örnek Şehirlerinden Biri Olacak

Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatyalı İş İnsanları Derneği'nin (MİAD) Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına katıldı. Başkan Er, genel kurulda yaptığı konuşmada, MİAD'ın önemli bir misyon üstlendiğini belirterek, "Çok güçlü bir sivil toplum kuruluşumuz var. Malatya'ya gönül bağıyla bağlı iş insanlarımız şehrimiz için önemli bir umut oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Deprem sonrasında devletin tüm kurumlarının uyum içinde çalıştığını ifade eden Başkan Er, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başta olmak üzere bakanlar, Malatya Valiliği, milletvekilleri ve bürokratlarla güçlü bir dayanışma içerisinde hareket ettiklerini söyledi. "Biz sadece depremin yaralarını sarmıyoruz, geleceğin Malatya'sını inşa ediyoruz" diyen Başkan Sami Er, şehircilikten ulaşıma, tarımdan sanayiye, turizmden altyapıya kadar her alanda kapsamlı projelerin hayata geçirildiğini kaydetti. Eylül ayında iki yıllık çalışmaların kamuoyuyla paylaşılacağı geniş kapsamlı bir lansman düzenleyeceklerini açıklayan Başkan Er, Büyükşehir Belediyesi olarak yaptıkları çalışmaları ve hayata geçirecekleri projeleri detayları kamuoyu ile paylaşacaklarını aktardı. 21 Temmuz'da Malatya'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 'COP31 Dirençli Şehirler Çalıştayı'na da değinen Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya'nın afetlere karşı dayanıklı şehir modeliyle uluslararası platformda örnek gösterileceğini, bu kapsamda kentte önemli çalışmaların yapıldığını belirtti. Büyükşehir Belediyesi olarak kent genelinde yaklaşık 35 milyar liralık altyapı yatırımı yürütüldüğüne dikkati çeken Başkan Er, "Malatya'nın 60-70 yıllık asbestli içme suyu hatlarını yeniliyoruz. Ciddi bir yatırım yapıyoruz. Altyapının yaklaşık yüzde 80'i değiştirildi" bilgisini paylaştı. Tamamlanan projelerle birlikte şehirde hiçbir atık suyun arıtılmadan doğaya bırakılmayacağına vurgu yapan Başkan Sami Er, çevre ve doğaya yönelik ciddi projeleri hayata geçirdiklerini anlattı. Ulaşım yatırımlarına ilişkin de bilgi veren Başkan Er, şunları kaydetti, "Malatya-Narlı Hızlı Tren Projesinin ihalesi gerçekleştirildi. Bu ihale kapsamında banliyö treni de projeye dahil edildi. İkizce'ye kadar uzanacak olan banliyö hattımız da bu kapsamda ihale edilmiş oldu. Ayrıca, şehir içinde planladığımız raylı sistem projemizde Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından onaylandı. Raylı sistem hattımız Kışla Caddesi, İnönü Caddesi, İstasyon ve Yüzüncü Yıl Parkı güzergâhında hizmet verecek. İkizce ve Organize Sanayi Bölgesine uzanacak banliyö hattımız da aynı proje kapsamında hayata geçirilecek." İçme suyu konusunda yıllardır yaşanan riskleri ortadan kaldıracak tarihi bir yatırımın da başlatıldığını ifade eden Er, uluslararası finansmanla yaklaşık 75 milyon avroluk alternatif su temin projesinin yürütüldüğünü söyledi. Fırat Havzası'ndan getirilecek yeni su kaynağı sayesinde Malatya'nın uzun yıllar su güvenliğinin sağlanacağını ve yaşanması ihtimal risklerin ortadan kaldırılacağını belirtti. Başkan Er, konuşmasının sonunda Malatyalı iş insanlarına teşekkür ederek, deprem sürecinde sağlanan desteklerin unutulmayacağını ifade etti. Yeni projelerde de iş dünyasının önemli katkılar sunduğunu belirten Er, iş insanı Ahmet Çalık'ın yapılacak büyük cami projesine, Ömer Gümüştekin'in ise Bilim Merkezi projesine destek verdiğini hatırlatarak, tüm hayırseverleri Malatya'nın yeniden inşasına katkı sunmaya davet etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AXA Türkiye, İyilik Haftası’nı 38 Etkinlik ve 4.361 Saat Gönüllülükle Tamamladı Haber

AXA Türkiye, İyilik Haftası’nı 38 Etkinlik ve 4.361 Saat Gönüllülükle Tamamladı

AXA Grubu'nun dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde her yıl düzenlediği AXA İyilik Haftası’nda AXA Türkiye çalışanları; kapsayıcı koruma, iklim ve biyoçeşitlilik ile acil ve insani yardım konuları başta olmak üzere toplamda 38 etkinlikte bir araya geldi. AXA Türkiye çalışanlarının %62’sinin en az bir etkinliğe katıldığı hafta boyunca toplam 4.361 saat gönüllülük çalışması gerçekleştirildi. AXA Türkiye, toplumsal fayda ve gönüllülük kültürünü güçlendirmek amacıyla AXA Grubu tarafından 8-12 Haziran tarihleri arasında hayata geçirilen İyilik Haftası’nı başarıyla tamamladı. Hafta kapsamında toplam 38 etkinlik gerçekleştirildi. Çalışanların %62’sinin en az bir etkinliğe dahil olduğu çalışmalarda toplam 4.361 saat gönüllülük katkısı sağlandı. Kapsayıcı koruma alanında 12, iklim ve biyoçeşitlilik alanında 7, acil ve insani yardım alanında ise 5 farklı etkinlik hayata geçirildi. Çalışanlar hafta boyunca deprem bölgesindeki ilkokul öğrencileri için karne hediyeleri hazırlanması, Bengisu Avcı’nın katılımıyla kıyı temizliği, orman temizliği, kent bahçeciliği, hayvan barınağı ziyaretleri, AFAD deprem simülasyon eğitimi, evsiz bireylere yönelik hijyen kitlerinin hazırlanması ve dağıtımı, huzurevi ziyaretleri, tekerlekli sandalye montajı, özel gereksinimli çocuklarla yaratıcı atölyeler gibi farklı gönüllülük çalışmalarına katıldı. Program, çalışan gönüllülüğünü tek seferlik desteklerle sınırlamadan; çeşitli alanlarda kalıcı farkındalık yaratmayı hedefledi. İyilik Haftası’nda Anlamlı Dayanışma: Depremde Kaybettiğimiz Voleybolcular Hatay’da Yaşatılıyor İyilik Haftası’nın dayanışma ruhuyla kesişen değer ortaklıkları kapsamında, AXA Türkiye ve Voleybolun Unutulmazları Derneği’nin özel bir projesi öne çıktı. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 56 voleybol emekçisinin anısını yaşatmak amacıyla inşa edilen “Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları” Anıt Parkı, Hatay Samandağ’da açıldı. Park, anıt duvarı, voleybol sahaları, sosyal alanları ve çocuk parkıyla yalnızca bir anma mekânı değil, bölge halkı için sporun, umudun yeniden yeşerdiği bir yaşam alanı olarak konumlanıyor. AXA Türkiye, önümüzdeki dönemde de çalışan gönüllülüğünü, değer ortaklıklarını ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarını güçlendirerek; daha kapsayıcı, dayanıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güvenli Yapı Talebi Gayrimenkul Piyasasını Şekillendiriyor  Haber

Güvenli Yapı Talebi Gayrimenkul Piyasasını Şekillendiriyor 

Sektör verileri, deprem sonrası dönemlerde “güvenli yapı” vurgusu yapılan projelere olan talebin yüzde 25 ila yüzde 40 arasında arttığını ortaya koyuyor. Yeni nesil projelerde ise deprem performans analizi, zemin etüdü ve yapı denetim süreçlerinin yatırım kararlarında belirleyici olduğu; bu projelerin aynı segmentteki yapılara göre ortalama yüzde 15–20 daha yüksek değerleme ile piyasaya çıktığı görülüyor. Ayrıca güvenli yapı sertifikalarına sahip projelerde satış sürelerinin de yüzde 30’a kadar daha hızlı gerçekleştiği ifade ediliyor. Artan risk algısı, sigorta sistemlerini de doğrudan etkiliyor. Güçlendirilmiş ve yönetmeliklere tam uyumlu yapıların deprem sigortası primlerinde %10–25 arasında avantaj sağladığı belirtilirken, bu durum yatırımcıların uzun vadeli tercihlerini de şekillendiriyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, sektörün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Gayrimenkul sektöründe değer algısı artık çok daha bilinçli ve veri odaklı bir noktaya geldi. Türkiye’de yapı stokunun önemli bir kısmının eski olması, güvenli yapı ihtiyacını daha kritik hale getiriyor. Biz Medar İnşaat olarak projelerimizi yalnızca yönetmeliklere uygun şekilde değil, aynı zamanda yüksek mühendislik standartları ve güncel deprem performans kriterleriyle hayata geçiriyoruz. Bu yaklaşım, hem kullanıcı güvenliğini artırıyor hem de yatırımın uzun vadeli değerini koruyor.” Uzmanlar, önümüzdeki dönemde bina kimlik sistemleri, dijital yapı pasaportları ve deprem dayanıklılık skorlarının gayrimenkul fiyatlamasında standart hale gelmesinin beklendiğini belirtiyor. Bu dönüşümün sektörde daha şeffaf, ölçülebilir ve güven odaklı bir yapı oluşturacağı ifade ediliyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan bu değişim, “güvenli konut” kavramını artık bir tercih değil, temel bir yatırım kriteri haline getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026’da Gayrimenkul ve İnşaat Sektörünü Şekillendirecek Yatırım Trendleri Haber

2026’da Gayrimenkul ve İnşaat Sektörünü Şekillendirecek Yatırım Trendleri

SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, gayrimenkul sektöründe yaşanan dönüşümü değerlendirerek yatırımcı davranışlarının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Artukoğlu, “Geçmişte yatırım kararlarında öncelikli kriter lokasyon ve fiyat olurken, bugün güvenli yapılaşma, sosyal yaşam alanları, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi unsurlar da en az bunlar kadar önem taşıyor. Özellikle deprem gerçeğinin daha fazla hissedildiği bir dönemde yatırımcılar yalnızca bir mülk satın almıyor; güvenli ve uzun vadeli bir yaşam alanına yatırım yapıyor” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir projeler ön plana çıkıyor Küresel ölçekte çevresel farkındalığın artmasıyla birlikte sürdürülebilir yapıların önem kazandığını belirten Artukoğlu, enerji tasarrufu sağlayan sistemlerin ve çevre dostu uygulamaların yeni projelerin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ifade etti. “Yeşil bina uygulamaları, yenilenebilir enerji çözümleri ve düşük karbon ayak izine sahip projeler artık yatırımcıların tercih sebepleri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik odaklı projelerin sektördeki payının daha da artacağını öngörüyoruz” diye konuştu. Akıllı teknolojiler yatırım değerini artırıyor Dijitalleşmenin inşaat ve gayrimenkul sektöründe de etkisini gösterdiğine dikkat çeken Artukoğlu, akıllı bina teknolojilerinin yatırım kararlarında giderek daha fazla rol oynadığını belirtti. Artukoğlu, “Enerji tüketimini optimize eden sistemler, uzaktan yönetilebilen yaşam alanları ve güvenlik teknolojileri artık modern projelerin standartları arasında yer alıyor. Akıllı teknolojilere sahip yapılar hem kullanıcı deneyimini artırıyor hem de uzun vadede yatırım değerine katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. Ankara ve gelişen şehirler yatırımcıların radarında Türkiye’de yatırımcı ilgisinin yalnızca büyük metropollerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Artukoğlu, gelişen şehirlerin ve yeni yaşam merkezlerinin öne çıkmaya başladığını söyledi. “Ulaşım yatırımları, yeni ticaret alanları ve planlı şehirleşme projeleri sayesinde Ankara başta olmak üzere birçok şehir yatırım açısından önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle yaşam kalitesini yükselten, sosyal donatıları güçlü ve ulaşım avantajı sağlayan projeler yatırımcıların dikkatini çekmeye devam edecek” dedi. ‘Geleceğin projeleri bugünden şekilleniyor’ 2026 yılında sektörün odağında güven, sürdürülebilirlik ve teknoloji ekseninin yer alacağını belirten Artukoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Gayrimenkul sektörü yalnızca yapı üretmekten ibaret değil. İnsanların yaşamlarına değer katan, şehirlerin gelişimine katkı sağlayan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir alanlar bırakan projeler geliştirmek gerekiyor. Biz de SOA Holding olarak geleceğin ihtiyaçlarını bugünden analiz ederek, uzun vadeli değer üreten projelere odaklanmayı sürdürüyoruz” ifadelerinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Hazır Beton Birliği 2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu'nu Açıkladı Haber

Türkiye Hazır Beton Birliği 2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu'nu Açıkladı

2025 yılında üretim hacmini %7,7 artıran hazır beton sektörü ise 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL'lik cirosuyla ekonomiye güçlü katkısını sürdürürken, sektörün geleceğinde düşük karbonlu üretim ve dijital dönüşüm öne çıktı. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Merkez Bankası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verileri ile THBB üyelerinin, THBB dışındaki üreticilerin ve tedarikçilerin sağladığı bilgiler ışığında hazırlanan 2025 yılı "Hazır Beton Sektör Raporu"nu yayımladı. Rapor, Türkiye ekonomisi, inşaat sektörü ve hazır beton sektörüne yönelik detaylı analizler, değerlendirmeler ve projeksiyonlar içeriyor. İnşaat Sektörü 2025'te Ekonominin Üzerinde Büyüdü 2025 yılı, Türkiye ekonomisinde dengelenme ve dezenflasyon sürecinin etkilerinin sürdüğü; buna karşılık inşaat sektörünün yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığı bir dönem olarak kaydedildi. Türkiye ekonomisi 2025 yılında %3,6 büyürken, inşaat sektörü %10,8'lik performansıyla ekonominin üzerinde bir büyüme sergiledi. Deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm uygulamaları, kamu altyapı yatırımları ve ertelenmiş talep, sektördeki bu canlılığın temel belirleyicileri oldu. Hazır Beton Sektörü Ekonomiye Güçlü Katkıda Bulundu Raporu değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "İnşaat sektöründeki büyümeye paralel olarak hazır beton sektörü de 2025 yılında Türkiye ekonomisine güçlü katkıda bulunmaya devam etti. Türkiye, hazır beton üretiminde Avrupa'daki liderliğini korurken; tesis başına üretim, teknik kapasite, yaygın hizmet ağı ve operasyonel yetkinlik açısından da öne çıktı. Resmî verilere göre sektör, 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL'lik cirosuyla önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. THBB tarafından yapılan sektörel araştırmaya ve çeşitli veriler kullanılarak oluşturulan modellere göre 2025 yılında 140 milyon m3 hazır beton üretimi gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Bu büyüklük üretim hacminin ötesinde istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir." dedi. Sektörde Dönüşüm İhtiyacı Daha Görünür Hâle Geldi 2025 yılının, büyüme rakamlarının ötesinde sektörde dönüşüm ihtiyacının daha net hissedildiği bir dönem olduğunu ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, "Finansmana erişim, maliyet yönetimi, nitelikli iş gücü ihtiyacı, ham madde temini ve maliyet baskıları sektörümüzün gündeminde yer almaya devam etmiştir ancak artık çok daha net görülmektedir ki, hazır beton sektörünün geleceği yalnızca daha fazla üretimde değil; daha verimli, daha izlenebilir, daha düşük karbonlu ve daha dirençli bir yapılaşma yaklaşımında yatmaktadır. Düşük karbonlu yeşil çimento kullanımını yaygınlaştırmayı hedefleyen düzenlemelerin 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girmesi, emisyon ticaret sistemi hazırlıkları, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesi gibi başlıklar; çevresel performansın artık teknik ve ticari rekabetin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini ortaya koydu. Bu çerçevede, düşük karbonlu beton çözümleri, geri kazanılmış kaynak kullanımı, su verimliliği, elektrikli filo dönüşümü ve dijital optimizasyon, önümüzdeki dönemin öncelikli çalışma alanları olarak öne çıkıyor." diye konuştu. "Üçüz Dönüşüm" Projesini Hayata Geçirdik Bu anlayışla Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 2025 yılında sektöre yönelik "Üçüz Dönüşüm Danışmanlığı" modelini hayata geçirdiklerini vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insani/sosyal dönüşümü entegre bir yapıda ele alan bu model; GPS ve IoT (nesnelerin interneti) tabanlı filo takibi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu, üretim-teslimat eşgüdümü, veri temelli performans yönetimi ve eğitim modüllerini bütüncül bir sistem olarak sunmaktadır. Ölçülebilir faydalar sağlayan bu yaklaşım, sektörümüzde yalnızca operasyonel verimliliği artırmakla kalmamakta; aynı zamanda güvenlik, maliyet kontrolü ve sürdürülebilirlik performansını da güçlendirmektedir. Hazır beton sektörünün geleceğini, ancak bu üç dönüşüm eksenini birlikte ele alarak kalıcı biçimde güçlendirebileceğimize inanıyoruz." şeklinde konuştu. Dirençli Yapılaşmanın Önemini Vurguluyoruz 2025 yılında üzerinde ısrarla durdukları bir diğer temel konunun ise dirençli yapılaşma olduğunu ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, "Ülkemizin deprem gerçeği karşısında güvenli ve uzun ömürlü yapı üretimi artık vazgeçilmez bir zorunluluktur. Türkiye Hazır Beton Birliği olarak uzun yıllardır standartlara uygun, kalite güvenceli hazır beton kullanımının yaygınlaştırılması için çalışıyoruz ancak biliyoruz ki güvenli yapılar yalnızca kaliteli beton üretimiyle değil; doğru tasarım, doğru denetim, doğru uygulama ve nitelikli işçilikle birlikte mümkündür. Bu nedenle kentsel dönüşümün hızlanması, riskli yapı stokunun ivedilikle yenilenmesi, yapı denetim süreçlerinin etkinleştirilmesi ve kamuoyunun teknik açıdan doğru bilgilendirilmesi yönündeki çalışmalarımızı 2025 yılında da kararlılıkla sürdürdük. Hazır betonla ilgili bilgi eksikliğinden kaynaklanan dezenformasyonla mücadele etmek, Birliğimizin kamu yararı açısından üstlendiği önemli bir sorumluluktur." dedi. Sürdürülebilirlik Çalışmalarımızla Sektöre Öncülük Ediyoruz Sürdürülebilirlik alanında 2025 yılında önemli gelişmeler kaydedildiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) kapsamında ülkemizde yıl sonu itibarıyla toplam 26 tesisin belgeli hâle gelmesi; sektörümüzde çevresel, sosyal ve yönetişim temelli dönüşümün giderek daha somut bir zemine oturduğunu göstermektedir. Kaynakların sorumlu kullanımı, şeffaflık, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim anlayışının daha da yaygınlaşmasını sektörümüz adına güçlü bir kazanım olarak değerlendiriyoruz." dedi. Sektörlerimizi Yeniden Bir Araya Getirmek İçin Çalışmalara Başladık Sektörün en kapsamlı buluşmalarından biri olan BETON 2025 Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı ve Zirvesi ile 100'ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getirdiklerini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında başarıyla gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi'nin ardından, sektörü bir araya getireceğimiz fuar ve kongre çalışmalarına yeniden başladık. BETON 2027 Fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenleyeceğiz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi'nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Fuarımızda; inşaat, hazır beton, çimento ve agrega sektörlerinin en ileri teknolojilerini bir araya getireceğiz. Fuarımızla eş zamanlı olarak düzenleyeceğimiz BETON Kongresi, Birliğimizin ulusal olarak düzenlediği 7. kongresi olacak. Kongremizi akademisyenler ve araştırmacıların yanı sıra hazır beton sektörünün ve yan sanayi firmalarının temsilcileri takip edecektir." şeklinde konuştu. Sektörümüzü Geleceğe Veri Temelli Yaklaşımla Hazırlıyoruz Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana ülkemizde güvenli, dayanıklı, kaliteli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir beton üretiminin yaygınlaşması için çalıştıklarının altını çizen THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu; ekonomiden inşaat sektörüne, tedarik zincirinden çevresel performansa, bölgesel analizlerden sektör vizyonuna kadar geniş bir çerçevede, veriye dayalı değerlendirmeler ışığında gelecek perspektifi sunmaktadır. Düşük karbonlu üretim, dijitalleşme, kaynak verimliliği, kalite güvencesi, dirençli yapılaşma ve insan kaynağının geliştirilmesi başta olmak üzere sektörümüzün geleceğini belirleyecek bütün başlıklarda çalışmaya devam edecek; daha güvenli şehirler, daha rekabetçi işletmeler ve daha sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü için tüm paydaşlarımızla birlikte kararlılıkla yol alacağız." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tohum Otizm Vakfı 23. Yıl Gala Gecesi’nde 2030 Vizyonunu Paylaştı Haber

Tohum Otizm Vakfı 23. Yıl Gala Gecesi’nde 2030 Vizyonunu Paylaştı

Vakfın bugüne kadar yarattığı etkiyi 2030 dijitalleşme vizyonu doğrultusunda büyütmek amacıyla hayata geçirilen bu özel gecede; daha fazla otizmli çocuğun eğitim olanaklarına erişerek topluma kazandırılması, ailelerin daha kapsamlı desteklerle buluşturulması ve özel eğitimci ağının Türkiye’nin dört bir yanına yayılması hedefleri paylaşıldı. Vakfın 2030 Vizyonu: Dijital Fırsat Eşitliği Mine Narin ve Suzan Sabancı’nın ev sahipliğinde, 25 Mart 2026 Çarşamba günü The Peninsula İstanbul’da gerçekleşen gecede, vakfın 2030 vizyonu ilk kez kamuoyu ile paylaşıldı. Bu vizyonun merkezinde, “dijital fırsat eşitliği” yer alıyor. Amaç, vakfın eğitim modelini ve 23 yılda oluşturduğu bilimsel birikimi dijital çözümler aracılığıyla Türkiye’nin her yerine ulaştırmak. Bu kapsamda, her öğretmenin ihtiyaç duyduğu eğitim programına bulunduğu yerden ulaşabilmesi; ailelerin destek almak için kilometrelerce yol kat etmek zorunda kalmaması ve otizmli her çocuğun yaşadığı yerden bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebilmesi hedefleniyor. Mine Narin: “Teknoloji ile eğitimi duvarların dışına taşımak, Türkiye’nin dört bir yanına ulaşacak bir eğitim ağı kurmak için buradayız” Tohum Otizm Vakfı Onursal Başkanı Mine Narin gecede yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “23 yıldır otizmli çocukların erken tanı alması ve bilimsel temelli özel eğitim olanaklarına erişebilmesi için çalışıyoruz. Uzun süredir planladığımız bu buluşmayı pandemi, deprem ve savaş gibi zorlu süreçler nedeniyle her seferinde ertelemek zorunda kaldık. Ancak bu kez durmadık. Çünkü otizmli çocukların ve ailelerinin ihtiyaçları beklemiyor. Bu özel gecede vakfımızın 23. yılını kutlarken hem bugüne kadar oluşturduğumuz etkiyi paylaşma hem de 2030 vizyonumuzla geleceğe yönelik hedeflerimizi anlatma fırsatı bulduk. Bugün her 31 çocuktan biri otizm tanısı alıyor ve her geçen gün daha fazla aile özel eğitime ulaşmak için mücadele veriyor. Bu yüzden teknoloji ile eğitimi duvarların dışına taşımak ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşacak bir eğitim ağı kurmak için güçlerimizi birleştirmemiz kritik önem taşıyor. Bunu yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, bir eşitlik ve gelecek meselesi olarak görüyoruz.” Suzan Sabancı: “Sivil Toplumun Sürdürülebilirliğinde Bireysel Destekler Büyük Fark Yaratıyor” Tohum Otizm Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Suzan Sabancı geceye ilişkin şunları söyledi: “Tohum Otizm Vakfı’nın 23 yıldır otizmli çocuklarımızın erken tanı ve nitelikli eğitime erişimi için ortaya koyduğu kararlı ve dönüştürücü çalışmalarını büyük bir takdirle izliyoruz. Bu yolculukta emeği geçen herkese ve vakfa güç veren tüm destekçilere içtenlikle teşekkür ederim. Sayın Mine Narin ile el ele vererek vakfın daha da güçlenmesine katkıda bulunmak benim için büyük bir mutluluk. Bu özel gecede paylaşılan 2030 vizyonu doğrultusunda; daha fazla çocuğumuzun eğitime eriştiği, ailelerin güçlendiği ve uzman desteğinin ülke geneline yayıldığı bir geleceğe birlikte ilerliyoruz. Bizleri yalnız bırakmayan tüm dostlarımıza ve destekçilerimize gönülden teşekkür ederim.” İş ve Sanat Dünyası Aynı Amaç İçin Buluştu Fer Mas, Kahve Dünyası, Mesa ve Zurich Sigorta’nın sponsorluğunda gerçekleşen gecede; iş, sanat ve cemiyet hayatından 400’ü aşkın isim otizmli çocukların nitelikli eğitime erişimine destek olmak amacıyla bir araya geldi. Kenan Doğulu, bu anlamlı gecede sahne alarak sevilen şarkılarını otizmli çocukların eğitimine destek olmak için seslendirdi. Cem Yılmaz vakfın eğitim odaklı çalışmalarına özel sahne performansıyla katkı sağlarken; gecenin sunuculuğunu ise Jülide Ateş üstlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.