Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deprem Bölgesi

Kapsül Haber Ajansı - Deprem Bölgesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem Bölgesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Formula 1’in Türkiye’ye Dönüşü WTM Londra Turizm Fuarı’nda Tanıtıldı Haber

Formula 1’in Türkiye’ye Dönüşü WTM Londra Turizm Fuarı’nda Tanıtıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Londra’da düzenlenen WTM Londra Turizm Fuarı’nda İngiltere pazarına yönelik beklentileri, 2027 sezonunun hazırlıklarını, turizmde ürün ve pazar çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaları değerlendirdi. Türkiye standı önünde basın mensuplarıyla bir araya gelen Ersoy, kongre ve etkinlik turizminden gastronomiye, kültür varlıklarının iadesinden deprem bölgesindeki turizm çalışmalarına kadar farklı başlıklarda açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin fuardaki katılımına ilişkin bilgi veren Ersoy, şunları söyledi: “WTM Londra’yı, Türkiye’nin turizm zenginliğini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturduğumuz ve gelecek sezonun hazırlıklarını değerlendirdiğimiz önemli bir platform olarak görüyoruz. Bu yıl 909 metrekarelik ana standımız, 255 metrekarelik destinasyon alanımız ve 50 metrekarelik spor turizmi alanımızla, 78 alt katılımcıyla fuarda yer alıyoruz. Kapadokya’nın eşsiz doğal ve kültürel mirasından gastronomiye, spor turizminden kültür turizmine kadar farklı destinasyonlarımızı ve turizm ürünlerimizi aynı çatı altında buluşturduk. Burada âdeta bir Türkiye adası oluşturduk. Sektörümüzle birlikte ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve çeşitliliğini uluslararası alanda güçlü biçimde temsil ediyoruz.” Ulaşım maliyetleri ve son dakika rezervasyonları 2027 planlamasında öne çıkıyor İngiltere’nin Rusya ve Almanya’nın ardından Türkiye’nin üçüncü büyük kaynak pazarı olduğunu belirten Ersoy, Birleşik Krallık pazarının güçlü performansını sürdürmesini beklediklerini söyledi. Bölgedeki savaşların enerji fiyatları ve ulaşım maliyetleri üzerindeki etkisine dikkati çeken Ersoy, havacılık sektöründeki yıllık yakıt fiyatı sabitleme işlemleri nedeniyle maliyet artışlarının biletlere ilk aşamada bütünüyle yansımadığını anlattı. Bu dönemlerin sona ermesiyle yükselen petrol fiyatlarının 2027’de uçak bileti fiyatları üzerinde daha belirgin bir etki oluşturmasını beklediklerini ifade etti. Ersoy, üç saat ve üzerindeki uçuşlarda bilet başına ortalama 100 dolarlık ek yük oluşabileceğini öngördüklerini belirtti. Birçok ülkedeki tur operatörleriyle yoğun görüşmeler yürüttüklerini söyleyen Ersoy, erken rezervasyonun payının azaldığı, son dakika rezervasyonlarının ağırlığının arttığı bir döneme girilebileceğine işaret etti. Bu tabloya uygun bir tanıtım ve satış stratejisi izleyeceklerini vurgulayan Ersoy, yıl boyunca tur operatörleri, hava yolu şirketleri ve seyahat platformlarıyla kesintisiz tanıtım ve satış kampanyalarını sürdüreceklerini kaydetti. Üçüncü çeyrekteki toparlanma gelir rekorunu getirdi Turizmde üçüncü çeyrek ve ilk dokuz aylık sonuçları değerlendiren Bakan Ersoy, şubat ayının sonunda başlayan savaşın ikinci çeyreği olumsuz etkilediğini hatırlattı. İkinci çeyrek sonuçlarının açıklandığı dönemde en zor sürecin geride kaldığına ve yoğun tanıtım kampanyalarıyla üçüncü çeyrekte toparlanma sağlanacağına yönelik beklentilerini paylaştıklarını belirten Ersoy, sonuçların bu öngörüyü doğruladığını söyledi. Türkiye’nin üçüncü çeyrek turizm gelirinin yüzde 5 artışla 25 milyar 526 milyon dolara ulaştığını ifade eden Ersoy, bunun bugüne kadar elde edilen en yüksek çeyreklik turizm geliri olduğunu vurguladı. İkinci çeyrekteki olumsuz etkinin de telafi edildiğini belirten Ersoy, ilk dokuz aylık turizm gelirinin yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolar olduğunu, aynı dönemde Türkiye’de 49 milyon 132 bin ziyaretçinin ağırlandığını bildirdi. Bölgedeki savaşlara ve jeopolitik risklere rağmen Türkiye’nin süreci başarıyla yönettiğini söyleyen Ersoy, şu değerlendirmede bulundu: “Başta Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uygulamış olduğumuz dış politikamız ile ateş çemberinin ortasında tam bir istikrar adası olma pozisyonumuzu koruyoruz. İnşallah bu şekilde de süreci yönetmeye devam edeceğiz.” İngiltere pazarında şehir ve kültür turizmi güçleniyor İngiltere’nin en yoğun tanıtım yapılan ülkeler arasında yer aldığını belirten Ersoy, televizyon kanallarından dijital platformlara, sosyal medyadan kanaat önderlerinin Türkiye’de ağırlandığı programlara kadar bütün iletişim yöntemlerini kullandıklarını söyledi. Bu çalışmaları tur operatörleri, hava yolu şirketleri ve seyahat portallarıyla yürütülen doğrudan satış odaklı tanıtımlarla desteklediklerini ifade etti. İngiliz ziyaretçilerin yalnızca yaz aylarında değil, düşük sezonda ve kış döneminde de Türkiye’nin tatil bölgelerini tercih ettiğine dikkati çeken Ersoy, bu özelliğin İngiltere pazarını turizmin yıl geneline yayılması açısından önemli kıldığını belirtti. Son yıllarda İngiltere’de İstanbul’a yönelik yoğun tanıtım yaptıklarını söyleyen Ersoy, Birleşik Krallık’tan İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısında da önemli artışlar görüldüğünü kaydetti. Bu yaklaşımın turizmi 81 ile yayma stratejisinin bir parçası olduğunu vurgulayan Ersoy, İngiltere pazarındaki çalışmaları kıyı destinasyonlarıyla sınırlamadıklarını, şehir ve kültür turizmiyle çeşitlendirdiklerini ifade etti. “60’tan fazla ürünle pazara çıkmış durumdayız” Türkiye’nin 2018’den itibaren turizmde strateji değişikliğine gittiğini belirten Bakan Ersoy, geçmişte ağırlıklı olarak deniz, kum, güneş ve arkeolojiyle öne çıkan turizm anlayışının çok daha geniş bir ürün çeşitliliğine ulaştığını söyledi. Ersoy, “Şimdi 60’tan fazla ürünle biz pazara çıkmış durumdayız.” diyerek GoTürkiye üzerinden bu çeşitliliğin yoğun biçimde tanıtıldığını ifade etti. Tanıtım kampanyalarını hem destinasyon hem de ürün temelinde yürüttüklerini belirten Ersoy, gastronominin bu yaklaşımda önemli bir yer tuttuğunu kaydetti. Michelin Rehberi’nin Türkiye’ye gelmesinin ve destinasyonların kendilerine özgü ürünlerinin öne çıkarılmasının gastronomi turizmine katkı sağladığını söyledi. Kültür Yolu Festivalleri kapsamında gastronomiye ayrı bir yer verdiklerini anlatan Ersoy, şehirlerin unutulmaya yüz tutmuş yöresel reçetelerinin menülere dâhil edilmesini sağladıklarını ve “Lezzet Noktaları” oluşturduklarını belirtti. Formula 1’den büyük zirvelere etkinlik turizmi Ürün çeşitlendirme çalışmalarına etkinlik turizmini de eklediklerini belirten Ersoy, 2027 itibarıyla Formula 1’in Türkiye’ye dönüşünün yanı sıra uluslararası futbol organizasyonları, konserler ve büyük ölçekli etkinliklerin bu alandaki önemine dikkati çekti. Türkiye’nin uluslararası zirvelere ev sahipliği yapma kapasitesinin de geliştiğini ifade eden Ersoy, NATO ve Antalya’da düzenlenecek COP31 gibi organizasyonların bu kapasiteyi ortaya koyduğunu söyledi. TGA bünyesinde MICE birimi oluşturuluyor Kongre ve toplantı turizmine ilişkin yeni çalışmalarını da açıklayan Ersoy, TGA bünyesinde toplantı, teşvik seyahati, kongre ve fuar organizasyonlarını kapsayan MICE alanına yönelik bir birim oluşturduklarını bildirdi. Bundan sonraki dönemde yalnızca devletler arası kongrelere değil, uluslararası şirketlerin büyük organizasyonlarına da teklif vermeyi hedeflediklerini belirten Ersoy, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ile COP31’in gerçekleştirileceği alanın bu süreçte önemli rol üstleneceğini söyledi. Lütfi Kırdar’ın Kültür ve Turizm Bakanlığına devri ile COP31 alanının etkinlik sonrasındaki birkaç ay içinde Bakanlığa devredilmesine yönelik süreci anlatan Ersoy, bu iki alanla birlikte küresel şirketlerin organizasyonlarını Türkiye’ye kazandırmak için çalışacaklarını ifade etti. Ersoy, Türkiye’nin bu ölçekteki etkinlikler için ülke olarak teklif sunmaya başlayacağını ve uluslararası organizasyonları daha yoğun biçimde ağırlamayı hedeflediklerini kaydetti. Gastronomide hedef, şehirleri uluslararası çekim merkezine dönüştürmek Türk gastronomi markalarının Londra pazarındaki varlığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Bakan Ersoy, bu gelişmenin Türkiye’nin ürünlerinin tanıtımı açısından önemli olduğunu söyledi. Nitelikli gastronomi ürünlerine sahip olmakla bir gastronomi şehri olmanın farklı kavramlar olduğuna dikkati çeken Ersoy, uluslararası mutfakların doğru biçimde sunulduğu ve bu birikimin etkinliklerle desteklendiği şehirlerin güçlü birer gastronomi merkezi hâline gelebildiğini ifade etti. Türkiye açısından önceliklerinin şehirlerin bu niteliğe ulaşması olduğunu vurgulayan Ersoy, İstanbul’a bu doğrultuda önemli yatırımlar yaptıklarını ve sonuçlarını aldıklarını belirtti. İstanbul’un dünyanın önde gelen gastronomi şehirlerinden biri hâline geldiğini söyleyen Ersoy, elde edilen sonuçların yeni çalışmalar için motivasyon sağladığını kaydetti. Kültür varlıklarının iadesinde 14 ülkeyle iş birliği ABD’den 100 kültür varlığının Türkiye’ye iadesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ersoy, yurt dışına kaçırılan eserlerin tespit edilmesi ve mümkün olan en kısa sürede ülkeye kazandırılmasının en hassas oldukları konular arasında yer aldığını söyledi. Son sekiz yılda kaçakçılıkla mücadelede kurumsal kapasiteyi güçlendirdiklerini belirten Ersoy, ilgili yapıyı daire başkanlığı seviyesine çıkararak daha geniş bir kadroyla çalışmaya başladıklarını anlattı. Aralarında ABD’nin de bulunduğu 14 ülkeyle ikili protokol imzaladıklarını ifade eden Ersoy, bu iş birliklerinin iade süreçlerine olumlu yansıdığını vurguladı. Ersoy, geçmişte sekiz-dokuz yıl süren süreçlerin artık yedi-sekiz ay gibi sürelerde sonuçlanabildiğini söyledi. İadelerin arkasında çok sayıda kurum ve uzmanın katkı sunduğu yoğun bir uluslararası çalışma bulunduğunu belirten Ersoy, Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile yürütülen iş birliğine dikkati çekti. Kazı kayıtları, tanıklıklar ve bilimsel araştırmaların eserlerin kökeninin ve kaçırılma süreçlerinin ispatında belirleyici olduğunu anlatan Ersoy, Türkiye’nin bu alanda önemli bir uzmanlık kazandığını, başka ülkelerin de Türkiye’den danışmanlık aldığını ifade etti. “Kaçak malın ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım” Kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesinde uluslararası anlayışın değişmesinin önemine işaret eden Ersoy, kaçak eserlere yönelik talebin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Ersoy, “Artık dünyada bu bir kabul olması lazım. Yani kaçak mal, ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım. Herkes tarafından dışlanması lazım.” dedi. Bu yaklaşımın yaygınlaşmasının kaçak eserlerin alıcı bulmasını engelleyeceğini ve kaçak kazıları caydıracağını belirten Ersoy, ABD’den getirilen 100 kültür varlığının çok değerli eserler olduğunu söyledi. Eserlerin İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilendiğini ifade eden Ersoy, ziyaretçileri bu kültür varlıklarını görmeye davet etti. Uzak pazarlarda ulaşım kapasitesi artırılıyor 2027’ye yönelik yeni pazar hedeflerine ilişkin soruyu yanıtlayan Ersoy, son sekiz yıldır kaynak pazar çeşitliliğini artırmaya odaklandıklarını belirtti. Kaynak pazarların çeşitlenmesinin turizm sektörünün krizlere karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini vurgulayan Ersoy, yakın pazarlardaki güçlü konumlarını korurken uzak pazarlara öncelik verdiklerini söyledi. ABD, Kanada ve Çin’e yönelik çalışmalara değinen Ersoy, Kanada ile karşılıklı uçuş imkânlarının artırılmasına yönelik kararların ve Çin pazarındaki kapasite artışının bu açıdan önem taşıdığını ifade etti. Çin’de kapasitenin 21’den 49’a çıkarılmasına ilişkin kararın ardından ek uçuş imkânlarının eylül itibarıyla devreye girmeye başladığını belirten Ersoy, bu gelişmenin önümüzdeki dönemde pazardaki büyümeyi desteklemesini beklediklerini söyledi. Türk Hava Yollarıyla yakın çalıştıklarını belirten Ersoy, uzun menzilli uçakların teslimatlarının da uzak pazarlara erişimi güçlendireceğini kaydetti. Yeni Zelanda gibi uzun mesafeli uçuş noktalarına yönelik planlamalara değinen Ersoy, uzak pazarlar başta olmak üzere ulaşım ağını genişletmeyi hedeflediklerini ifade etti. “Deprem bölgesi öncelikli noktalarımızdan biri” Kahramanmaraş’a yönelik kültür ve turizm çalışmaları dolayısıyla teşekkür eden bir basın mensubuna da yanıt veren Bakan Ersoy, deprem bölgesinin öncelikleri arasında yer almaya devam edeceğini vurguladı. Şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasının yanı sıra ticaretin ve ekonominin canlandırılmasının da önemine dikkati çeken Ersoy, turizmin bu süreçte önemli bir katkı alanı olduğunu belirterek, “Biz de üzerimize düşeni en büyük fedakârlıkla yapacağız.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Maltepe’de Çöken Binayla İlgili Açıklama Yaptı Haber

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Maltepe’de Çöken Binayla İlgili Açıklama Yaptı

Aslan, “Şu an enkaz altında 3 tane yurttaşımız var. Şu an arkadaşlarımız dinleme faaliyetini yapıyorlar. Emniyet tedbirleri alınmış durumda. Diğer yurttaşlarımız hastaneye kaldırıldı. İnşallah tedavileri iyi geçecek ve hayata tutunacaklar. Binamızda da hafif bir kayma var. 3 tane yurttaşımızı binamızdan aldıktan sonra çevrede gerekli güvenlik tedbirlerini aldık. Gerekli binaların boşaltılmasını... Vali Bey de geldi, yerinde inceledi ve gerekli tedbirler konuşuldu, alındı. Ama gördüğünüz gibi İstanbul bir deprem bölgesi zaten, biliyorsunuz ve çok eski binalar var. Bu bina 1987 yılında yapılmış. Bodrum, zemin kat ve artı 1-2 kat... Bugünün mühendisliği ve o günün imar planları gereği doğru bir bina yapılmış fakat sonradan ilave katlar çıkarılmış. Şimdi bunlar; bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Valilik olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız olarak... İl Müdürümüz yanımızda, Maltepe Belediye Başkanımız yanımızda, Genel Sekreterimiz ve diğer arkadaşlarımızla hep beraber konuştuk ama sonuç şu: Tabii ki devletin bütün kurumları birlikte ve bir bütün olarak çalışacak. Ancak yurttaşlarımız da bu tür riskli binalarda, mümkünatı varsa ‘1 metre eksik kaldı, 1 metre fazla kaldı, ben 80 metrekaredeydim, 82 metrekareye çıkacağım; 90 metrekaredeydim, 85'e düşüyorum’ diye bir düşünce yerine; önemli olan, hani ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ kültürüyle mutlaka yurttaşlarımızın can güvenliğini maksimum şekilde almak durumundayız” dedi. MALTEPE / İSTANBUL İstanbul Maltepe Cevizli Mahallesi’nde 7 katlı bir binada sabah saatlerinde çökme meydana geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, olay yerinde kurmaylarından aldığı bilgilendirmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Aslan, "Arkadaşlar, çok üzgünüz. Maltepe’deyiz. Bugün sabah 05.40 saatlerinde bir binamızda çökme meydana geldi Cevizli’de. Saat 06.00 itibarıyla bütün arama-kurtarma ekiplerimiz; İstanbul İtfaiyesi, AFAD ve diğer bütün ekiplerimiz, Maltepe Belediyesinin arama-kurtarma ekipleri hep beraber olaya müdahale ediyorlar. Şu an enkaz altında 3 tane yurttaşımız var. Şu an arkadaşlarımız dinleme faaliyetini yapıyorlar. Emniyet tedbirleri alınmış durumda. Diğer yurttaşlarımız hastaneye kaldırıldı. İnşallah tedavileri iyi geçecek ve hayata tutunacaklar. Binamızda da hafif bir kayma var. 3 tane yurttaşımızı binamızdan aldıktan sonra çevrede gerekli güvenlik tedbirlerini aldık. Gerekli binaların boşaltılmasını... Vali Bey de geldi, yerinde inceledi ve gerekli tedbirler konuşuldu, alındı. Ama gördüğünüz gibi İstanbul bir deprem bölgesi zaten, biliyorsunuz ve çok eski binalar var. Bu bina 1987 yılında yapılmış. Bodrum, zemin kat ve artı 1-2 kat... Bugünün mühendisliği ve o günün imar planları gereği doğru bir bina yapılmış fakat sonradan ilave katlar çıkarılmış. Şimdi bunlar; bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Valilik olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız olarak... İl Müdürümüz yanımızda, Maltepe Belediye Başkanımız yanımızda, Genel Sekreterimiz ve diğer arkadaşlarımızla hep beraber konuştuk ama sonuç şu: Tabii ki devletin bütün kurumları birlikte ve bir bütün olarak çalışacak. Ancak yurttaşlarımız da bu tür riskli binalarda, mümkünatı varsa ‘1 metre eksik kaldı, 1 metre fazla kaldı, ben 80 metrekaredeydim, 82 metrekareye çıkacağım; 90 metrekaredeydim, 85'e düşüyorum’ diye bir düşünce yerine; önemli olan, hani ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ kültürüyle mutlaka yurttaşlarımızın can güvenliğini maksimum şekilde almak durumundayız” dedi. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, konuşmalarını şu şekilde devam etti; “BU MEMLEKETİ, MİLLETİ SEVEN HER YURTTAŞIMIZ VE DEVLETİMİZİN GÖREVLİLERİ BİRLİKTE HAREKET ETMELİ” “Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla beraber uzunca süredir çok büyük çalışmalar yapıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin afetle ilgili, kentsel dönüşümle ilgili çok ciddi destekleri var ama bir taraftan da Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’un geliştirdiği projelerle, ‘Yarısı Bizden’ kampanyasıyla çok ciddi dönüşümler var. Ben buradan İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Bakanımıza tekrar ifade etmek isterim ki; sizinle uyum içinde çalışıyoruz ve daha fazla bir uyuma ihtiyaç varsa tekrar aldığımız kararları gözden geçirelim ve tekrar masaya oturalım. Daha ne yapabiliriz; Valimizle, devletimizin çeşitli kurumlarıyla beraber konuşalım. Ama yurttaşlarımızdan da rica ediyoruz. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüzle görüşerek çatı katlarının bağımsız birim olmasını da ilan ettik. Meclisimizden oy birliğiyle geçirdik ve hızlıca kentsel dönüşümün önünü açtık. Daha ne yapılması gerekiyorsa devlet her şeyi yapmaya hazır. Ama milletin de mutlaka bu konuda azıcık da olsa biraz hareket etmesine ihtiyacımız var. Çünkü İstanbul demek, Türkiye demek. İstanbul, bir problem olduğunda beka problemi demek. Dolayısıyla bu memleketi, milleti seven her yurttaşımız ve devletimizin görevlileri birlikte hareket etmeli. Buradan tekrar aynı masada milletimizle ve devletimizle buluşmaya tüm halkımızı çağırıyorum. Hepinize teşekkür ediyorum.” “99 ÖNCESİ YAPILAN BİNALARI HIZLICA DÖNÜŞTÜRMEK DURUMUNDAYIZ” “Netice itibarıyla 1987 yılında yapılmış, o günün mimari ve mühendislik ölçeklerine göre yapılmış bir bina bu. Fakat daha sonradan üstüne birkaç kat ilave edilince tabii ki zeminsel problem var. Yoksa baktığımızda, ilgili arkadaşlarımızın şeyinde, mesela bu bina da yeni, 7 katlı diyelim ki... Ama mühendislik gelişiyor, teknoloji gelişiyor, bilim gelişiyor. Bu tür vakalarla karşı karşıya kalabilir miyiz? Kalabiliriz. Ne konuşmuştuk aslında? Sayın Cumhurbaşkanımızın da her zaman söylediği, Bakanımızın da, Ekrem Başkanımızın da, bizim de söylediğimiz bir şey var: 99 öncesi yapılan binaları hızlıca dönüştürmek durumundayız. Dolayısıyla "Şu şundan oldu, Bakanlık şunu eksik yaptı, Belediye bunu eksik yaptı, mimar bunu eksik yaptı" demek yerine biz yarını konuşmalıyız. Bu yüzden de şu an bütün devletin güçleri burada büyük bir mücadele veriyorlar. İnşallah tüm yurttaşlarımızı sağ salim kurtaracağız.” “İSTANBUL’U HEP BİRLİKTE AYAĞA KALDIRACAĞIZ” “Ben bir yönetici olarak asla mazeret uydurmayı kabul etmiyorum. Her zaman bir çözüm mümkün. Arkadaşlarımızla burada biz Valimizle, Bakanımızla beraber masaya oturup göreceksiniz ki İstanbul’da daha hızlı tedbirler alacağız. Sadece son 3 yılda, yanlış mı biliyorum, ‘Yarısı Bizden’ kampanyasıyla yaklaşık 550 bin bağımsız bölüm dönüştü. Netice itibarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesinin çatı katlarıyla, tevhit kararlarıyla beraber de çok ciddi bir dönüşüm var. İşte gördüğünüz gibi Kadıköy’ünden Maltepe’sine, Güngören’inden Avcılar’ına kadar, Bahçelievler’ine kadar her taraf şantiye şeklinde. Ama bu yeter mi? Yetmez arkadaşlar. Devlet daha ne yapması gerekiyorsa hazır. Millet de azıcık elini uzattığında bir noktada buluşacağız. ‘Benim evim 90 metrekareydi, 85 metrekareye düştü’ psikolojisinden kurtulacağız, İstanbul’u hep birlikte ayağa kaldıracağız. Devlet ve millet el ele tutuşacak. Başka çözüm yolu yok bunun. Çünkü 99 öncesi yapılan binalar var ve bu binaların yaklaşık 100 bininde hala dönüşmemiş durumda. Bunu hep birlikte yapmalıyız. Evet, teşekkür ederim arkadaşlar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAGG Kurucusu Gökay Gündoğdu, Ülkemizi Birleşmiş Milletler'de Temsil Edecek Haber

TAGG Kurucusu Gökay Gündoğdu, Ülkemizi Birleşmiş Milletler'de Temsil Edecek

Tasarım dili güçlü bir kreatif lider ve TAGG’in kurucusu Gökay Gündoğdu, Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun (CSW70) 70. Oturumu kapsamında 18 Mart günü, New York’ta bulunan Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, kadının güçlendirilmesi üzerine bir konuşma gerçekleştirecek. Kadınların ekonomik ajandasının güçlendirilmesi, yapısal eşitsizliklerin giderilmesi ve sürdürülebilir kalkınma politikalarının ele alındığı programda, kadınların yalnızca ekonomik sistemlere dahil edilmesinin değil, karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenmesinin önemi vurgulanıyor. Gökay Gündoğdu’nun konuşmasının tamamı Türkiye saati ile 19 Mart Perşembe 00:15-02:00 https://webtv.un.org/en/schedule üzerinden canlı olarak izlenebilecek. “Kadını bir obje olarak değil, kendi alanını kuran bir özne olarak görmek; tasarım anlayışımın temelidir. Güçlü bir kadın imgesi yaratmak, güçlü bir ekonomik ve toplumsal zemin yaratmanın ilk adımıdır.” diyerek 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi, kadının güçlendirilmesi alanındaki hassasiyetini Birleşmiş Milletler konuşması haberiyle duyuran Gökay Gündoğdu, ayrıca temsilcisi olduğu Haluk Akakçe Vakfı çatısı altında hayata geçirilen yaratıcı sosyal etki projelerinin ilkini de paylaşmış olacak. Üç aylık periyotlarla yıl boyu sürecek proje kapsamında deprem bölgesi Hatay’da, genç kızlara profesyonel fotoğraf ekipmanları sağlanarak fotoğraf atölye çalışmalarına başlandı. Katılımcılar kendi yaşamlarını belgeleyerek hem kişisel ifade alanı kazanıyor hem de üretimlerini sergileme ve satışa sunma imkânı elde ediyor. Proje sonunda seçilecek eserler sergilenecek ve elde edilen gelirin tamamı kız çocuklarının eğitimine aktarılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Tunç, Deprem Bölgesindeki Hukuki Süreçleri Değerlendirdi Haber

Bakan Tunç, Deprem Bölgesindeki Hukuki Süreçleri Değerlendirdi

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un başkanlığında gerçekleştirilen Deprem Bölgesi Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Yunus Emre Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıya; Vali Mükerrem Ünlüer, 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Kahramanmaraş Milletvekilleri Tuba Köksal, Mevlüt Kurt ve İrfan Karatutlu, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Murat Tiryaki, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, yargı mensupları, hukukçular ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Toplantıda, 6 Şubat depremlerinin ardından Adalet Bakanlığınca yürütülen çalışmalar, deprem kaynaklı davalarda yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. “Deprem Bölgesinde Hukuki Süreçler Aksamadan Devam Ediyor” Programda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 6 Şubat depremlerinin ardından yalnızca fiziki yaraların değil, hukuki süreçlerin de büyük bir titizlikle ele alındığını vurguladı. Bakan Tunç, deprem sonrası adalet sisteminin işlerliğini sağlamak amacıyla büyük bir seferberlik başlattıklarını belirterek, “6 Şubat depremlerinin ardından fiziki kayıplarımızı ortadan kaldırmaya yönelik mücadele devam ederken, hukuki süreçlerde de önemli adımlar attık. Depremin ilk anlarından itibaren Adalet Bakanlığı olarak bir seferberlik başlattık. Kardeş adliye projesiyle diğer illerden deprem bölgesine görevlendirmeler yapıldı. Bini hâkim ve savcı olmak üzere toplam 7 bin 500 personel deprem bölgesine intikal etti” cümlelerini kaydetti. 15 Adliye Ağır Hasar Gördü, 682 Yeni Mahkeme Kuruldu Bakan Tunç, deprem bölgesindeki adalet altyapısına ilişkin de önemli veriler paylaştı. Depremde 15 adliye binasının ağır hasar gördüğünü, 49 adliyede ise orta ve az hasar tespiti yapıldığını hatırlattı. Tunç, “Orta ve az hasarlı olan adliye binalarımızın hızlı bir şekilde onarımını gerçekleştirerek yeniden hizmete aldık. Deprem sonrası yapımı tamamlanan ve devam eden adliye binalarımız var. İhale ve proje aşamasında olan adliye binalarımız da bulunuyor. Bölgede hukuki süreçlerin aksamadan devam etmesi için yeni mahkemeler kurduk, hâkim ve savcılar atadık. İlk etapta 153 yeni mahkeme kurulmasını sağladık. Sonrasında 654 adli, 28 idari olmak üzere toplam 682 ilk derece mahkemesini bölgede faaliyete geçirdik. Ayrıca 10 bölge adliye mahkemesi dairesi, 5 bölge idare mahkemesi dairesi olmak üzere 15 istinaf dairesi de kuruldu” dedi. Kahramanmaraş’a Yeni Adalet Binası Müjdesi Kahramanmaraş’a yönelik yeni yatırımlar hakkında da bilgi veren Bakan Tunç, Kahramanmaraş Adalet Ek Binası’nın yatırım programına alınacağını açıkladı. Bakan Yılmaz Tunç, “Proje çalışmalarımız son aşamasında. İnşallah Kahramanmaraş’ımıza modern bir adalet binası kazandıracağız. Göksun Adalet Binamızın güçlendirme çalışmaları da sona ermek üzere. Ayrıca personel konutlarıyla ilgili şehir merkezi, Afşin, Andırın, Elbistan, Göksun ve Pazarcık’a toplam 200 daire kazandıracağız” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kahramanmaraş Devlet Hastanesi hizmete açıldı Haber

Kahramanmaraş Devlet Hastanesi hizmete açıldı

Şehrin sağlık altyapısını güçlendirmek amacıyla 6,5 Milyar TL’lik yatırımla tamamlanan Kahramanmaraş Devlet Hastanesi, Nurhak Devlet Hastanesi ve 4 sağlık tesisinin açılışı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun katılımlarıyla gerçekleştirildi. 6 Şubat depremlerinin ardından şehrin sağlık altyapısını güçlendirmek amacıyla 6,5 Milyar TL’lik yatırımla tamamlanan; Kahramanmaraş Devlet Hastanesi, Nurhak Devlet Hastanesi, 3 Aile Sağlığı Merkezi ve 1 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu düzenlenen törenle hizmete açıldı. Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’nde düzenlenen açılış törenine; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Vali Mükerrem Ünlüer, milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, şehir protokolü, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile sağlık çalışanları da katıldı. 6 Yeni Sağlık Tesisi Bölgeye Güç Katacak Açılışı gerçekleştirilen sağlık tesisleri arasında yer alan Kahramanmaraş Devlet Hastanesi, 400 yatak kapasitesi ve modern tıbbi donanımıyla dikkat çekerken, Nurhak Devlet Hastanesi ilçedeki sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracak. Ayrıca Dulkadiroğlu Sümer, Elbistan Cumhuriyet ve Onikişubat Yörükselim Aile Sağlığı Merkezleri ve Onikişubat Kültür Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile vatandaşlara daha hızlı ve etkin hizmet sunulacak. “Sağlık Tesislerimiz Bir Bir Hizmete Giriyor” Programda konuşan 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, “Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde eser ve hizmet siyaseti doğrultusunda şehrimize kazandırılan 6 yeni sağlık tesisinin açılış töreninde bir aradayız. Şehrimizde bir yandan kalıcı konut ve iş yerlerinin teslimi sürerken bir yandan da sağlık tesislerimiz bir bir hizmete giriyor. Bu tesisler sayesinde şehrimizin uzun yıllar boyunca sağlık ihtiyacı çözüme kavuşmuş olacak. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz sağlık tesislerimizin şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum” cümlelerini kaydetti. “Kahramanmaraş’ta Yatak Kapasitesi 2 Bin 630’a Çıkacak” Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, “Depremin üzerinden 2 yıl geçti. Bu süreçte devletimiz elini deprem bölgesinden bir an olsun çekmedi. Bakanlık olarak bizler de depremde zarar gören hastanelerimiz yerine yenilerini kazandırmak için yola koyulduk. Deprem bölgesinde 6 Şubat öncesinde 23 bin 390 olan yatak kapasitesini bugün itibariyle 28 bine çıkardık. İnşaatların tamamlanmasıyla birlikte bu sayı 34 bine ulaşacak. Kahramanmaraş’ta deprem öncesinde bin 930 olan yatak kapasitesini bugün 2 bine çıkardık. Devam eden yatırımlarımızın tamamlanmasıyla yatak kapasitesi 2 bin 630 olacak. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz sağlık tesislerimizin Kahramanmaraş’a hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. “Daha Dirençli Şehirler İnşa Ediyoruz” Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgenin yeniden ayağa kaldırılması için büyük bir seferberlik başlatıldığını belirterek, sağlık altyapısının güçlendirilmesinin öncelikli hedeflerden biri olduğunu vurguladı. Yılmaz, “6 Şubat depremlerinin hemen ardından yaraları sarmaya başladık ve şu an deprem bölgesi dünyanın en büyük şantiyesi konumunda. Yüzbinlerce konut ve iş yeri inşa ediliyor. Altyapıdan yollara, köprülere, hastanelere, eğitim tesislerinden organize sanayi bölgelerine, havalimanlarına her alanda yatırımlarımız artarak devam ediyor. Daha dirençli şehirler inşa ediyoruz. Bunun yanı sıra ekonomik ve sosyal hayatı canlandırmaya gayret ediyoruz. Okuluyla, hastanesiyle, çarşısı, pazarıyla, parkıyla, spor alanlarıyla yeni yaşam merkezleri oluşturuyoruz” dedi. “Bölgeye Hizmet Verecek Kapasitede Bir Tesis” Cevdet Yılmaz konuşmasının devamında, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Kahramanmaraş Devlet Hastanemiz, sadece bu şehre değil bölgedeki tüm vatandaşlarımıza hizmet edecek modern ve donanımlı bir sağlık üssü. 400 yatak kapasitesi, 86 poliklinik odası, 12 ameliyathanesi, 81 yoğun bakım yatağıyla büyük bir hizmet kapasitesine sahip. En ileri teknolojiye sahip bu kompleks bölgenin ihtiyacını karşılayacak nitelikte” ifadelerini kullandı. “Her Alanda Daha Gelişmiş Kahramanmaraş” Kahramanmaraş’ın sadece sağlık alanında değil eğitimden ulaşıma, tarımdan sanayiye, enerjiden spora kadar her alanda daha da ileriye taşınması için yatırımların artarak devam ettiğini vurgulayan Cevdet Yılmaz, “Kahramanmaraş’a 17 bin 500 kişilik modern bir stadyum kazandırıyoruz. Andırın – Göksun – Kahramanmaraş – Narlı – Gaziantep – Çağlayancerit il yollarında çalışmalarımız devam ediyor. Kahramanmaraş havalimanımızı da büyütüyoruz. Yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli yeni bir terminal binası inşa ederek şehrimizin hava ulaşımını daha farklı bir seviyeye taşımış olacağız. Tarımsal destek ve projelerle üretimi artırıyoruz” diye konuştu. Protokol konuşmalarının ardından yapılan dualarla kurdele kesilerek tesislerin resmi açılışı gerçekleştirildi.

Başkan Görgel, Deprem Bölgesinin En Başarılı Başkanı Seçildi Haber

Başkan Görgel, Deprem Bölgesinin En Başarılı Başkanı Seçildi

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, göreve geldiği günden itibaren şehirdeki imar ve inşa çalışmalarına öncülük ederek, büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürüyor. 6 Şubat depremlerinin ikinci yıl dönümüne özel olarak Şanlı Kamuoyu Araştırma Şirketi tarafından yapılan ankette Başkan Görgel, deprem bölgesindeki en başarılı belediye başkanı olarak seçildi. 4 bin kişinin katıldığı anket sonuçlarına göre Başkan Görgel, yüzde 23,2 oy oranıyla birinci sırada yer aldı. Depremin yaralarını sarmak ve Kahramanmaraş’ı yeniden ayağa kaldırmak için gecesini gündüzüne katarak çalışan Görgel’in halk tarafından büyük bir teveccühle karşılanması, onun kentte yürüttüğü çalışmaların ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Çalışmalar Takdir Topluyor Başkan Fırat Görgel, Kahramanmaraş’ta deprem sonrası yürütülen çalışmalarda hızlı ve etkili adımlar atarak, şehri daha güvenli ve yaşanabilir hale getirmek için çabasını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Vatandaş odaklı hizmet anlayışını benimseyen Görgel, sosyal yardımlardan ulaşıma, kentsel dönüşümden eğitim ve istihdam projelerine kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürüterek Kahramanmaraş’ın kalkınmasını hızlandırdı. Deprem Bölgesinin En Beğenilen Başkanı Şanlı Kamuoyu Araştırma Şirketi’nin yaptığı anket, deprem bölgesindeki belediye başkanlarının çalışmalarına yönelik önemli bir kamuoyu yoklaması niteliğinde oldu. Başkan Görgel’in yüzde 23,2 oy oranıyla zirvede yer alması, Kahramanmaraş halkının yapılan hizmetlerden duyduğu memnuniyeti de gözler önüne serdi. Kahramanmaraş, depremden en fazla etkilenen şehirlerden biri olmasına rağmen, yürütülen projelerle kısa sürede toparlanma sürecine girdi. Bu anket sonucuyla birlikte, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, sadece şehir halkının değil, deprem bölgesinin genelinde de en başarılı belediye başkanı olarak öne çıktı.  

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.