Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dermokozmetik

Kapsül Haber Ajansı - Dermokozmetik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dermokozmetik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

 Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte Haber

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte

Kozmetik sektörü, değişen tüketici beklentileri ve cilt bakımına yönelik artan ilgiyle yeni bir büyüme dönemine giriyor. Cilt bakımının yanı sıra saç bakımı, makyaj, vücut bakımı ve kişisel bakım ürünlerinde de aktif içeriklerin, çok işlevli formüllerin ve bilimsel fayda iddialarının öne çıkması, ürün geliştirme süreçlerini yeniden şekillendiriyor. BİLİMSEL YAKLAŞIM SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK Kozmetik sektöründeki büyümenin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan: “Dünya kozmetik pazarı büyürken tüketicilerin ürünlerden beklediği faydalar da çeşitleniyor. Çift haneli büyümesini sürdüren Türkiye kozmetik pazarının önümüzdeki yıllarda hacmini önemli ölçüde artırması öngörülüyor. Skinification yaklaşımı, güzellik ve bakım kategorileri arasındaki sınırları yeniden şekillendirirken bilimsel kanıtları, güvenliği ve şeffaflığı ürün geliştirme süreçlerinin merkezine taşıyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını Ar-Ge yatırımları, yenilikçi aktif maddeler ve yüksek katma değerli formülasyonlarla desteklemesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. Kongremizde sektörün bu dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiğini bilimsel ve ticari boyutlarıyla değerlendireceğiz” açıklamalarında bulundu. KOZMETİK PAZARINDA BİLİMSEL FAYDA DÖNEMİ BAŞLIYOR KÜAD Kongre Başkanı Serdar Mutaf ise kongrenin sektörün bu dönüşüme hazırlanmasında önemli bir buluşma noktası olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: ““Skinification of Cosmetics” ana temasıyla gerçekleştireceğimiz kongremizde skinification yaklaşımının küresel ve yerel pazara etkileri, cilt bakımı aktiflerinin farklı ürün gruplarına entegrasyonu, çok işlevli formülasyonlar, dermokozmetik ürünlerde yeni nesil etken maddeler, sürdürülebilir formülasyonlar, değişen tüketici beklentileri, kişiselleştirilmiş bakım, mevzuat ve güvenlik değerlendirmeleri ele alınacak. Skinification yalnızca cilt bakımını değil; makyajdan saç bakımına, vücut bakımından kişisel bakıma kadar tüm kategorileri dönüştürüyor. Aktif maddeler, çok işlevli formüller ve skinimalism yaklaşımı artık ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Kongremizde bu dönüşümü bilimsel, ticari ve mevzuata ilişkin boyutlarıyla ele alacak; akademi ile sektör arasında yeni bilgi ve iş birliği alanları oluşturacağız”dedi. Alanında öncü akademisyenlerin bilimsel sunumları ve uluslararası konukların konuşmalarının yer alacağı kongre; paneller, uygulamalı atölyeler, Ar-Ge ve formülasyon çalışmaları ile sektör temsilcilerini buluşturacak networking etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar, üç gün boyunca uzmanlık alanlarına göre farklı oturumları takip ederek bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilecek. 14–16 Aralık tarihlerinde Titanic Deluxe Belek’te düzenlenecek kongre; kozmetik üreticilerini, ham madde ve ambalaj firmalarını, akademisyenleri, araştırmacıları, mevzuat profesyonellerini ve genç bilim insanlarını bir araya getirecek. Bilimsel bildiriler, yenilikçi projeler ve yeni iş birlikleri de kongrenin gündeminde yer alacak. KÜAD – KOZMETİK ÜRETİCİLERİ VE ARAŞTIRMACILARI DERNEĞİ HAKKINDA: KÜAD, Türkiye’de kozmetik alanında çalışan üreticileri, araştırmacıları ve sektör paydaşlarını bir araya getiriyor. Kozmetik ürünlerin güvenli, etkili ve mevzuata uygun biçimde geliştirilmesi için çalışmalar yürüten dernek, sektördeki bilimsel yaklaşımı ve Ar-Ge faaliyetlerini destekliyor. Teknik bilgilendirme çalışmaları, eğitim programları ve sektörel rehberler hazırlayan KÜAD, kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla da ortak projeler yürütüyor. Kozmetik mevzuatına katkı veren dernek, tüketici bilincini artıran çalışmalarıyla güvenilir ürün kullanımını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orzax, Halka Arzla Güçlenen Finansal Yapısını Büyümeye Taşıyor Haber

Orzax, Halka Arzla Güçlenen Finansal Yapısını Büyümeye Taşıyor

Türkiye’nin lider takviye edici gıda markası Orzax, yaklaşık 30 bin eczaneye ulaşan dağıtım ağı ve üretim yatırımlarıyla büyümesini desteklerken nakit akışı ve operasyonel verimliliği önceliklendiriyor. Şirket, halka arz gelirlerini işletme sermayesini güçlendirmek ve finansal borçluluğunu azaltmak için değerlendiriyor. Esenyurt Fabrika-3 yatırımının tamamlanmasıyla birlikte, yatırım harcamalarının satışlara oranının 2026’daki yaklaşık yüzde 12,1 seviyesinden 2027 itibarıyla yüzde 1’e gerilemesi öngörülüyor. Bu süreçte yatırım harcamalarının ağırlıklı olarak rutin bakım ve onarım çalışmalarına, dijital altyapının geliştirilmesine ve Kazakistan’daki bölgesel üretim tesisinin tamamlanmasına yönlendirilmesi planlanıyor. Fabrika-3 ile maliyet avantajı Yapı kullanım izin belgesi alınan Fabrika-3'ün, validasyon ve ruhsatlandırma süreçlerinin ardından 2026 sonuna kadar kademeli olarak devreye alınması planlanıyor. Probiyotik mikroorganizma suşları ve biyoteknolojik etken maddelerin yerli üretimiyle ithalata bağımlılığın azaltılması, kur dalgalanmalarına ve tedarik zinciri aksamalarına karşı maliyet avantajı sağlanması hedefleniyor. Orzax CFO’su Yüksel Akarsu, dikey entegrasyonla birim maliyetlerin düşmesini ve yüzde 60-65 aralığındaki brüt kâr marjının yükselmesini bekliyor. Akarsu, orta-uzun vadede yüzde 30'un üzerinde sürdürülebilir FAVÖK marjına ulaşmayı hedeflediklerini, sermaye harcamalarının azalmasıyla düşük hammadde maliyetleri ve artan faaliyet kârlılığının serbest nakit akımını güçlendireceğini ifade etti. Net işletme sermayesi 3,2 milyar TL’yi aştı Orzax’ın net işletme sermayesi 2026’nın ilk yarısında 3,2 milyar TL’yi aşarken cari oranı 1,56 oldu. Aynı dönemde ortalama tedarikçi ödeme vadesi 58 gün, tahsilat süresi ise 117 gün olarak gerçekleşti. Şirket, yılın ikinci yarısında halka arz gelirleri ve tahsilat sürelerindeki normalleşmeyle işletme sermayesi verimliliğini artırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda likidite yönetiminin önemine dikkat çeken Akarsu, belirsizlikler karşısında izledikleri stratejiyi şöyle anlattı: “Belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemde büyüme, yatırım, nakit yönetimi ve riskler arasında dengeyi ‘Operasyonel Çeviklik ve Dinamik Likidite Yönetimi’ ilkemizle sağlıyoruz. Tek bir planla ilerlemek yerine, çoklu senaryo modellemeleriyle likidite tamponlarımızı sürekli güncel tutuyoruz.” Yüksek faiz ve sıkı finansman koşullarında kısa vadeli borçlanma baskısını azaltarak net borcu hızla aşağı çektiklerini belirten Akarsu, güçlü FAVÖK marjı ve operasyonel nakit yaratma kapasitesini koruyarak yatırımların öz kaynakla finanse edilen kısmını güçlendirdiklerini ifade etti. Kaynaklarını ise üretim kapasitesinin artırılmasına, dermokozmetik faaliyetlerine ve dikey entegrasyon yatırımlarına yönlendirmeye devam edeceklerini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte Haber

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte

Tüketici bilincinin artması, “skinimalism” trendinin yükselmesi ve cilt sağlığının bütünsel güzellik anlayışının merkezine yerleşmesiyle “Skinification”, küresel kozmetik pazarını şekillendiren temel dinamiklerden biri hâline geliyor. Sektördeki bu dönüşüm, Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından bu yıl 10. kez düzenlenecek Uluslararası Kozmetik Kongresi’nin ana gündemini oluşturacak. Bilim insanlarını, üreticileri ve sektör profesyonellerini buluşturacak kongre, 14–16 Aralık tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Kozmetik sektörü, değişen tüketici beklentileri ve cilt bakımına yönelik artan ilgiyle yeni bir büyüme dönemine giriyor. Cilt bakımının yanı sıra saç bakımı, makyaj, vücut bakımı ve kişisel bakım ürünlerinde de aktif içeriklerin, çok işlevli formüllerin ve bilimsel fayda iddialarının öne çıkması, ürün geliştirme süreçlerini yeniden şekillendiriyor. BİLİMSEL YAKLAŞIM SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK Kozmetik sektöründeki büyümenin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan: “Dünya kozmetik pazarı büyürken tüketicilerin ürünlerden beklediği faydalar da çeşitleniyor. Çift haneli büyümesini sürdüren Türkiye kozmetik pazarının önümüzdeki yıllarda hacmini önemli ölçüde artırması öngörülüyor. Skinification yaklaşımı, güzellik ve bakım kategorileri arasındaki sınırları yeniden şekillendirirken bilimsel kanıtları, güvenliği ve şeffaflığı ürün geliştirme süreçlerinin merkezine taşıyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını Ar-Ge yatırımları, yenilikçi aktif maddeler ve yüksek katma değerli formülasyonlarla desteklemesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. Kongremizde sektörün bu dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiğini bilimsel ve ticari boyutlarıyla değerlendireceğiz” açıklamalarında bulundu. KOZMETİK PAZARINDA BİLİMSEL FAYDA DÖNEMİ BAŞLIYOR KÜAD Kongre Başkanı Serdar Mutaf ise kongrenin sektörün bu dönüşüme hazırlanmasında önemli bir buluşma noktası olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: ““Skinification of Cosmetics” ana temasıyla gerçekleştireceğimiz kongremizde skinification yaklaşımının küresel ve yerel pazara etkileri, cilt bakımı aktiflerinin farklı ürün gruplarına entegrasyonu, çok işlevli formülasyonlar, dermokozmetik ürünlerde yeni nesil etken maddeler, sürdürülebilir formülasyonlar, değişen tüketici beklentileri, kişiselleştirilmiş bakım, mevzuat ve güvenlik değerlendirmeleri ele alınacak. Skinification yalnızca cilt bakımını değil; makyajdan saç bakımına, vücut bakımından kişisel bakıma kadar tüm kategorileri dönüştürüyor. Aktif maddeler, çok işlevli formüller ve skinimalism yaklaşımı artık ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Kongremizde bu dönüşümü bilimsel, ticari ve mevzuata ilişkin boyutlarıyla ele alacak; akademi ile sektör arasında yeni bilgi ve iş birliği alanları oluşturacağız”dedi. Alanında öncü akademisyenlerin bilimsel sunumları ve uluslararası konukların konuşmalarının yer alacağı kongre; paneller, uygulamalı atölyeler, Ar-Ge ve formülasyon çalışmaları ile sektör temsilcilerini buluşturacak networking etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar, üç gün boyunca uzmanlık alanlarına göre farklı oturumları takip ederek bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilecek. 14–16 Aralık tarihlerinde Titanic Deluxe Belek’te düzenlenecek kongre; kozmetik üreticilerini, ham madde ve ambalaj firmalarını, akademisyenleri, araştırmacıları, mevzuat profesyonellerini ve genç bilim insanlarını bir araya getirecek. Bilimsel bildiriler, yenilikçi projeler ve yeni iş birlikleri de kongrenin gündeminde yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aradığı Ürünü Bulamadı; Kozmetikte Kendi Markasını Yarattı Haber

Aradığı Ürünü Bulamadı; Kozmetikte Kendi Markasını Yarattı

Sektörde 25 yılı geride bırakan Atabay, bugün Jophielle, Dr. Atabay ve Venreve olmak üzere; üç markayla, farklı ihtiyaçlara yönelik toplam 150 üründen ulaşan geniş bir yelpazeye ulaştı. Göz çevresinin hassas bir yapıya sahip olduğunu ve operasyonlar sonrasında doğru ürünlerin kullanılması gerektiğini belirten Göz Hastalıkları Doktoru Şeyda Atabay, "Göz çevresi birçok damarın, sinirin olduğu, lenfatik dolaşımın olduğu bir alandır. Bu alana da bir dolgu uygulaması yapmak gözü riske de atabilir. Operasyon sonrasında hem morluğu, hem ödemi azaltan, hem de ameliyat sonrası yara dokusunun iyileşmesini destekleyen bir ürün aradım. Piyasadaki birçok farklı ürünü inceledim. Fakat bu özellikleri bir arada sunan bir ürün bulamadım. Tedavinin yarıda kaldığını düşünerek kendime, "Ben bunu geliştirebilir miyim acaba?" diye sordum. 2017 yılında Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Kozmetoloji Bilim Dalı hocalarının da desteğiyle teknoparkta 25 metrekarelik bir laboratuvarla dermokozmetik sektörüne adım attım" diye konuştu. NANOTEKNOLOJİYLE GELİŞTİRİLEN GÖZ ÇEVRESİ JELİ Süreç hakkında bilgi veren Atabay, yaklaşık bir yıl süren Ar-Ge çalışmasının ardından, arasında biyolog ve kimyagerlerin de bulunduğu bir ekiple nanoteknolojiyi de kullanarak göz çevresi için bir jel ürettiklerini dile getirdi. Cildin dış etkenlere karşı koruyucu bir bariyere sahip olduğunu ve nanoteknolojinin de burada devreye girdiğini vurgulayan Dr. Şeyda Atabay, "Bu bariyer dış etkenleri olduğu kadar aynı zamanda kullanılan kremlerin cilt altına geçişini de sınırlıyor. Geliştirdiğimiz ürünün etkinliğini artırmak ve cilt bariyerini aşabilmek için nanopartiküllerden faydalandık. Bunlar, kana karışan nanopartiküller değil. Hedeflenen dermis tabakasına ulaşabilecek büyüklükte ve etkinliği teorik olarak kanıtlanmış nanopartiküllerdir. Biz nanoteknoloji sayesinde cildin istediğimiz tabakasına bu maddeleri daha iyi taşıyabildik ve etkinliğini de artırdık" ifadelerini kullandı. TÜRKİYE'DEN DÜNYA'YA KOZMETİK İHRACATI 2026 yılında gerçekleştirdikleri yatırımla 3 katlı yeni merkezlerine taşındıklarını kaydeden Atabay sözlerine şöyle devam etti: "Jophielle, Dr. Atabay ve Venreve olmak üzere üç farklı markayla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Jophielle markamızı güzellik merkezleri, doktor klinikleri, eczaneler ve otellerin spa merkezleri gibi yerlerde konumlandırdık. Online satış yapmadık. Şu anda tüm Türkiye'ye bölge bayiliklerimiz aracılığıyla ulaşıyoruz. Yurt dışında yaşayan Türklerden de talep oldu. Almanya'ya da bir bayilik verdik. Avrupa'nın farklı ülkelerine ve Ortadoğu'ya da ihracat yapmak için çalışmalarımız devam ediyor. Dr. Atabay'ı ise günlük kullanıma uygun temizlemeyi, nemlendirmeyi sağlayan özelliklerde planladık. Ürünlerimizi sadece internette kendi sitemizde ve farklı platformlar üzerinden insanlara ulaştırmak istedik. Mağazalarda, kozmetik shoplarda ulaşılabilir kozmetik ihtiyacı doğdu. Daha yenilikçi hammaddeleri kullanarak en yeni markamız 'Venreve'i yarattık. Fiyat performans ürünü olarak daha geniş bir kitleye ulaşacak bir marka oldu. Hem marketlerde hem de internette ve farklı noktalarda bulunabilecek bir ürün. Toplam 3 markamızla birlikte portföyümüzde 150 farklı ürün bulunuyor" ÜRÜNÜ FİKİRDEN RAFA KADAR TAKİP EDİYORUZ Kurdukları yapıyla başka girişimcilerin projelerine de destek olmayı hedeflediklerini kaydeden Göz Hastalıkları Doktoru Şeyda Atabay şunları söyledi: "Fabrika ve laboratuvarımızı kurmamızdaki amaç, sadece kendi ürünlerimizi yapmak değildi. Biz aynı zamanda bizim gibi sıfırdan başlayan, sektöre girmek isteyenlere de doğru yol göstermek için buradayız. Kendi çalıştığı alanda ürün üretmek isteyen birçok doktor mevcut. Onlarla bize geliyorlar. Biz de o ürünleri yaşama geçirmek için bir formülasyon çalışıyoruz. Fikirden, ürüne ve rafa kadar her aşamada onlarla birlikte oluyoruz. Bazı doktorların kendi ürettiği özel bir hammadde oluyor. Private label üretimler olabiliyor; Ar-Ge çalışmalarını da yapıyoruz. İşin mutfağında ben de varım. Bunların eğitimlerini, sertifikalarını da aldım. Burada biyomühendisimiz ve kimya mühendisimizle birlikte çalışıyoruz, önemli işlere imza atıyoruz. Şirketimizin 9'uncu yılındayız. Özellikle kendi binamıza geçtikten sonra kendimizi daha da olgunlaşmış hissediyoruz. Son dönemde bağlantılarımız, işbirliklerimiz, görüşmelerimiz çok arttı. Dünyanın pek çok yerine biz hem kendi markalarımızı bayilik, distribütörlük, franchising olarak verebiliyoruz; hem de istenilen ürünleri fason olarak üretebiliyoruz" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Bilimin rehberliğinde geliştirdiği sürdürülebilir güzellik anlayışını iş stratejisinin merkezine taşıyan Maruderm, Global Reporting Initiative (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırladığı ilk 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını şeffaf bir şekilde ortaya koyarken; Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel eksen üzerine inşa edilen 3M sürdürülebilirlik yaklaşımını da ilk kez kapsamlı şekilde açıklıyor. "Cildin senin hikâyen, gelecek hepimizin" yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren Maruderm, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; ürün geliştirmeden tedarik zincirine, insan kaynağından yönetişim anlayışına kadar tüm süreçlerini şekillendiren stratejik bir yönetim modeli olarak konumlandırıyor. GRI Standartları doğrultusunda hazırlanan ve 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, şirketin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik uygulamalarını, toplumsal fayda çalışmalarını ve kurumsal yönetişim yaklaşımını uluslararası raporlama standartları çerçevesinde paydaşlarıyla buluşturuyor. Sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde 3M yaklaşımı yer alıyor Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisini Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel başlık altında yönetiyor. Maruderm Gezegeni; iklim değişikliğiyle mücadele, enerji ve kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir ambalaj uygulamaları ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmaları kapsıyor. Maruderm Topluluğu; çalışanlardan tedarikçilere, iş ortaklarından müşterilere kadar tüm paydaşlarla birlikte sosyal değer yaratmayı, fırsat eşitliğini güçlendirmeyi ve toplumsal fayda sağlamayı hedefliyor. Maruderm Güvencesi ise ürün güvenliği, içerik şeffaflığı, etik iş yapış biçimi ve güçlü yönetişim anlayışıyla tüketici güvenini güçlendiren uygulamaları bir araya getiriyor. Şirket, sürdürülebilirliği yalnızca belirli projelerle sınırlı bir yaklaşım yerine, değer zincirinin tamamına yayılan kurumsal bir dönüşüm modeli olarak ele alıyor. Karbon ayak izi ISO 14064-1 standardına göre hesaplandı İklim değişikliğiyle mücadeleyi öncelikli çalışma alanlarından biri olarak gören Maruderm, 2025 yılında kurumsal karbon ayak izini ISO 14064-1 Standardı kapsamında hesapladı. Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarını analiz eden şirket, karbon emisyonlarını bundan sonraki süreçte her yıl düzenli olarak hesaplayacağını, elde edilen veriler doğrultusunda emisyon azaltım stratejilerini uygulayacağını ve çevresel performansını sürekli geliştireceğini açıkladı. Şirket ayrıca enerji verimliliğini artıran uygulamalar, lojistik optimizasyonu ve döngüsel ekonomi yaklaşımıyla kaynak kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Ambalaj dönüşümünde somut sonuçlar Raporda yer alan verilere göre Maruderm, "Az ama Öz" yaklaşımı doğrultusunda 15 farklı ürününde kutu ambalaj kullanımını kaldırarak kaynak tüketimini azaltan önemli adımlar attı. Bu uygulama sayesinde yaklaşık 108 ağacın korunmasına, 16 ton CO₂e sera gazı emisyonunun önlenmesine ve 6,4 ton ambalaj kullanımının azaltılmasına katkı sağlandı. Şirket ayrıca 2025 itibarıyla tüm ürün kutularında FSC sertifikalı kâğıt kullanımına geçerken, önümüzdeki dönemde kargo ambalajlarında da aynı dönüşümü tamamlamayı hedefliyor. Kadın liderliği sürdürülebilir büyümenin önemli bir parçası İnsan odaklı kurum kültürünü sürdürülebilirlik anlayışının temel bileşenlerinden biri olarak gören Maruderm'de çalışan ekibinin yüzde 66'sını kadınlar oluşturuyor. Şirket, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2030 yılına kadar kadın çalışan oranını daha da yükseltmeyi hedefliyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren Maruderm, çalışan gelişimi, fırsat eşitliği ve iyi olma hâli uygulamalarını da sürdürülebilir büyümenin temel unsurları arasında görüyor. Sosyal etki odağında STK iş birlikleri güçlenecek Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisinin sosyal boyutunda sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirilecek iş birliklerine daha fazla odaklanmayı hedefliyor. Türk Kanser Derneği, Haytap ve İhtiyaç Haritası gibi kuruluşlarla yürüttüğü projeleri önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı planlayan şirket; kadınların güçlenmesi, cilt sağlığı farkındalığı, çevre bilinci, hayvan refahı ve yerel kalkınma alanlarında sosyal etki yaratan projeleri artırmayı amaçlıyor. Yeni dönemde STK iş birlikleriyle geliştirilecek projeler, Maruderm'in sürdürülebilirlik yol haritasının önemli yapı taşlarından biri olacak. "Sürdürülebilirliği büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" Maruderm CEO'su ve Kurucusu Altuğ Aynur, raporla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Maruderm'i kurarken yalnızca etkili dermokozmetik ürünler geliştirmeyi değil, doğaya, insana ve geleceğe karşı sorumluluk alan bir marka oluşturmayı hedefledik. Bugün yayımladığımız GRI uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, bu yaklaşımımızın en somut göstergelerinden biri. Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine yerleştiriyor; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olarak tanımladığımız 3M yaklaşımıyla yönetiyoruz. Bu kapsamda kurumsal karbon ayak izimizi ISO 14064-1 Standardı doğrultusunda hesapladık. Bundan sonraki dönemde karbon emisyonlarımızı her yıl düzenli olarak ölçerek emisyon azaltım stratejilerimizi kararlılıkla uygulayacağız. Aynı zamanda kadınların liderliğini destekleyen kapsayıcı kurum kültürümüzü güçlendirirken, sivil toplum kuruluşlarıyla kuracağımız iş birliklerini artırarak sosyal etkimizi daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Güzellik sektöründe sürdürülebilir dönüşümün önemli aktörlerinden biri olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." “Rapor önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor” Maruderm Kıdemli Sürdürülebilirlik Uzmanı Ece Nur Balcı ise rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Maruderm'de sürdürülebilirliği yalnızca çevresel uygulamalarla sınırlı değil, iş yapış biçimimizin tamamına yön veren bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. GRI Standartları doğrultusunda hazırladığımız ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performansımızı şeffaflıkla paylaşırken, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor. 3M yaklaşımımız doğrultusunda karbon yönetiminden toplumsal etki çalışmalarına, ürün güvenliğinden kapsayıcı kurum kültürüne kadar tüm süreçlerimizi sürekli geliştirmeye ve paydaşlarımızla birlikte daha sürdürülebilir bir gelecek için değer üretmeye devam edeceğiz." İlk sürdürülebilirlik raporuyla birlikte Maruderm, uluslararası raporlama standartlarına uyumlu, şeffaf ve hesap verebilir sürdürülebilirlik yönetimini kurumsal yapısının önemli bir parçası haline getirirken; çevresel etkisini azaltan, toplumsal fayda üreten ve etik yönetişimi güçlendiren uygulamalarını önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Longevity, Egzozom ve Aromaterapi Uzmanları Aynı Sahnede Buluştu Haber

Longevity, Egzozom ve Aromaterapi Uzmanları Aynı Sahnede Buluştu

Fuar kapsamında gerçekleştirilen MasterClass oturumlarında, medikal estetikten anti-aging uygulamalarına, aromaterapiden fonksiyonel wellness yaklaşımlarına kadar geniş bir içerik ele alındı. Uzman isimler, longevity yaklaşımının bilimsel temellerini, egzozom uygulamalarının güncel kullanım alanlarını ve aromaterapinin bütüncül sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Oturumlarda, kişiselleştirilmiş bakım uygulamaları ile bütüncül sağlık yaklaşımının sektörde giderek daha belirleyici hale geldiği, sürdürülebilir ve bilim temelli uygulamaların ise önümüzdeki dönemin ana yönünü şekillendireceği öne çıktı. MasterClass sahnesinde sektörün önde gelen doktorları, eczacıları, akademisyenleri ve uygulayıcıları; uzun yaşam (longevity), rejeneratif tıp, dermokozmetik, aromaterapi ve holistik cilt bakımı gibi güncel başlıklarda bilgi ve deneyimlerini paylaştı. HÜCRELER ARASI ‘GENÇLİK MESAJLARI’ HASARLI DNA’YI ONARIYOR Programın öne çıkan oturumlarından biri olan “Longevity ve Anti-Aging İçin Mezoterapi” başlıklı sunumda, medikal estetik uygulamaların yalnızca dış görünümü iyileştirmeye odaklanmadığını; sağlıklı yaşlanma ve yaşam kalitesini artırma hedefiyle şekillendiğini belirten Mezoterapi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ufuk Alatekin, longevity ve anti-aging uygulamalarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Longevity yaklaşımıyla birlikte, mezoterapi gibi uygulamalar kişiselleştirilmiş tedavi planlarının önemli bir parçası haline geliyor. Bireyin ihtiyacına göre planlanan uygulamalar, cilt sağlığını desteklerken yaşlanma sürecini daha dengeli ve kontrollü hale getirmeyi amaçlıyor. Önümüzdeki dönemde bilimsel temele dayanan, kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların medikal estetik alanında daha belirleyici olacağını öngörüyoruz.” Rejeneratif tıp alanında çalışan Medikal Estetik Doktoru Dr. Ersun Çobanoğlu ise “Rejeneratif Tıpta Egzozomların Yeri ve Geleceği” başlıklı oturumunda, son dönemde estetik ve dermatoloji alanında giderek daha fazla konuşulan egzozom teknolojilerine ilişkin güncel gelişmeleri ve uygulama alanlarını aktardı. ARTIK KIRIŞIKLIK DOLDURMUYORUZ, HÜCRELERE GENÇ DAVRANMAYI ÖĞRETİYORUZ Son yıllarda sağlık, güzellik ve estetik alanlarında öne çıkan “longevity” yaklaşımı, 38. Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı’nda MasterClass sahnesinin en yoğun ilgi gören başlıklarından biri oldu. Yaşam süresini uzatmanın ötesinde yaşam kalitesini artırmaya odaklanan bu yaklaşım; beslenmeden cilt bakımına, rejeneratif tıptan estetik uygulamalara kadar geniş bir perspektifte ele alındı. Medikal Estetik Mastırlılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ömer Aycan, “İçten Desteklenen Longevity, Genç Görünmek mi, Genç Kalmak mı?” başlıklı sunumunda longevity kavramını bütüncül bir çerçevede değerlendirirken; Medikal Estetik Doktoru Dr. Saliha Sönmezateş ve Güzellik Teknolojileri Uzmanı Mehmet Onur İşim, “Fraksiyonel CO₂ Lazer ile Dermal Kolajen Rejenerasyonu” oturumunda teorik temelleri ve uygulama süreçlerini aktardı. Longevity odağındaki oturumlarda Senem Sena İnanır ve Logevity Uzman Danışmanı Bora Özkurt, yeni nesil yaklaşımları ve danışmanlık perspektifini paylaşırken; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı “Menopoz ve Antı-Aging” oturumunda menopoz sürecinin sağlıklı yaşlanma üzerindeki etkilerini ele aldı YÜZÜNÜZ GERÇEKTE NE İSTİYOR? CİLT, AĞIZ, ÇENE VE DOĞAL GENÇLEŞMENİN BULUŞMASI Güzellik ve estetik anlayışı her geçen gün daha bütüncül bir perspektife evrilirken, yüzün yalnızca cilt yüzeyinden ibaret olmadığı gerçeği de giderek daha fazla önem kazanıyor. “Yüzünüz Gerçekte Ne İstiyor? Cilt, Ağız, Çene ve Doğal Gençleşmenin Buluşması” başlıklı panelde, Doğal Gençleştirme Uzmanı Mehtap Arslandöl moderatörlüğünde; Dermatoloji Uzmanı Dr. Gözde Emel Gökçek ve İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hümeyra Arıkan Kocaelli, yüz estetiğini etkileyen görünmeyen faktörleri disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirdi. Uzmanlar, yüzün cilt, kas yapısı, çene formu ve mimik alışkanlıklarıyla birlikte bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, sağlıklı ve genç bir görünüm için cildi zorlamak yerine dengeyi koruyan, nazik ve bütüncül yaklaşımların öne çıktığını ifade etti. “Gerçek gençlik; abartısız, dengeli ve sağlıklı görünen bir ciltten geçer” değerlendirmesinde bulundu. AROMATERAPİ VE HOLİSTİK CİLT BAKIMI YAKLAŞIMLARI Güzellik ve cilt bakımı alanında doğal içeriklere ve bütüncül yaklaşımlara olan ilginin artmasıyla birlikte aromaterapi, dermokozmetik ve holistik uygulamalar Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı’nda MasterClass sahnesinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. “Sağlık ve Güzellik Sunan Dermokozmatik ve Aromaterapötik Ürünler” oturumunda sahne alan Aromaterapi Derneği Başkanı Uzm. Ecz. Sevil Ağalar, Uzm. Ecz. Funda Figen Şirin Bal ve Ecz. İlknur Bozkaya sektördeki güncel duruma ilişkin deneyimlerini paylaştı. ZİHİN, BEDEN VE DOĞA DENGESİ Program kapsamında Fonksiyonel Tıp Wellness ICF & Usta Öğretici Estetisyen Nilay Kurt, “Kokuların Şifası: Bitkilerle Ruh ve Zihin Yolculuğu” başlıklı oturumda aromatik bitkilerin iyi yaşam üzerindeki etkilerini ele aldı. Diş Hekimi & Kahkaha Lideri ve Eğitmeni Nezahat Solak ise “Gülmenin Bilimi: Kahkaha Yogası ile Enerji ve Güzellik” oturumunda zihin ve beden dengesine odaklanan yaklaşımını aktardı. “Trans Dermal Bukkal Masaj & Holistik Face UP” oturumunda, uygulamaya ilişkin değerlendirmede bulunan Eğitimci, Yazar PhD. Dr. Pelin Balı, “İğne ve enjeksiyon gerektirmeyen, kas hafızasıyla çalışan bu yaklaşım yüz gençleşmesini desteklerken, çene sıkma ve yüz gerginliği gibi şikayetlere yönelik de alternatif bir çözüm sunuyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı Kapılarını Açtı

26–29 Mart 2026 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, Rumeli Salonu’nda gerçekleşen fuar, daha ilk gününden yoğun katılımla başladı. Uluslararası ziyaretçi ilgisi, fuarın açılış saatlerinden itibaren dikkat çekerken; sektör profesyonelleri yeni teknolojiler, uygulamalar ve iş birlikleri için stantlarda yoğun temaslar gerçekleştirdi. İLK GÜNDEN YOĞUN KATILIM VE UYGULAMALI DENEYİM Fuarın ilk gününde gerçekleştirilen MasterClass programları, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılandı. Medikal estetikten anti-aging uygulamalarına kadar uzanan oturumlarda teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı anlatımlar da ön plana çıktı. Program kapsamında “İçten Desteklenen Longevity: Genç Görünmek mi, Genç Kalmak mı?”, “Fraksiyonel CO₂ Lazer ile Dermal Kolajen Rejenerasyonu”, “Longevity ve Anti-Aging için Mezoterapi”, “Rejeneratif Tıpta Egzozomların Yeri ve Geleceği”, “Menopoz ve Anti- Aging” ve “Lazer Epilasyon Teknolojilerinde Selektif Fototermoliz Mekanizması” başlıkları ele alındı. Katılımcılar yalnızca izleyici değil, aynı zamanda deneyimleyici olarak sürece dahil olurken; sahnede gerçekleştirilen canlı uygulamalar fuarın en çok ilgi gören anları arasında yer aldı. TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ KONUMU FUARA YANSIDI Türkiye’nin medikal estetik ve güzellik alanındaki güçlü altyapısı, uzman kadrosu ve teknolojiye dayalı uygulamaları fuar boyunca uluslararası ziyaretçiler tarafından yakından inceleniyor. Sağlık turizmiyle birlikte artan talep, fuarın ticari etkisini de doğrudan güçlendiriyor. Estetik uygulamalardan dermokozmetik ürünlere, profesyonel bakım cihazlarından bütünsel wellness çözümlerine kadar geniş bir yelpazede sunulan ürün ve hizmetler, Türkiye’nin bölgesel bir merkez olma konumunu pekiştiriyor. SEKTÖRÜN GELECEĞİ AYNI ÇATIDA BULUŞUYOR TG Expo Güzellik Bakım Fuarı Proje Direktörü Gökhan Büyükataman, fuarın açılışına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Güzellik & Bakım İstanbul’u yalnızca bir fuar olarak değil, sektörün dönüşümünü sahada deneyimleyebildiğiniz güçlü bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl daha ilk saatlerden itibaren gözlemlediğimiz yoğun ziyaretçi trafiği ve uluslararası ilgi, Türkiye’nin güzellik ve medikal estetik alanında geldiği noktayı çok net ortaya koyuyor. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’dan Körfez ülkelerine kadar geniş bir coğrafyadan gelen sektör profesyonellerinin aynı çatı altında buluşması, fuarın küresel ölçekteki etkisini her geçen yıl daha da artırıyor. Özellikle yapay zekâ destekli teknolojiler, kişiselleştirilmiş bakım uygulamaları ve bilimsel temelli yaklaşımlar bu yıl fuarın en çok ilgi gören başlıkları arasında yer alıyor. Ziyaretçilerin yalnızca ürünleri incelemekle kalmayıp, canlı uygulamalarla birebir deneyimleme fırsatı bulması, fuarı klasik bir ticaret platformunun ötesine taşıyor. Amacımız; katılımcılarımıza sadece ürünlerini sergileyebilecekleri bir alan sunmak değil, aynı zamanda yeni iş birliklerinin doğduğu, bilgi paylaşımının güçlendiği ve sektörün geleceğine yön veren bir ekosistem yaratmak. İlk gün itibarıyla oluşan bu güçlü etkileşim, önümüzdeki günler için de oldukça yüksek bir potansiyele işaret ediyor.” FUARDA ÖNE ÇIKAN TEKNOLOJİLER Fuarın öne çıkan başlıkları arasında, sektörde yeni bir dönemi işaret eden ileri teknoloji cihazlar yer alıyor. Türkiye’de ilk kez tanıtılan ve yapay zekâ destekli analiz sistemiyle kişiye özel uygulama gerçekleştiren “estetisyensiz zayıflama robotu”, fuarın en çok ilgi gören yeniliklerinden biri olurken; cilt nemi, elastikiyet ve hassasiyet gibi parametreleri analiz ederek anlık uygulama yapabilmesiyle dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra “Hollywood Bakımı” ve “Kraliyet Bakımı” olarak bilinen CACI cilt bakım teknolojisi ile iğnesiz mezoterapi uygulaması sunduğunu iddia eden “Frozen Face” sistemi de ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği ürünler arasında yer alıyor. Canlı uygulamalar eşliğinde sergilenen bu teknolojiler, katılımcılara yalnızca izleme değil birebir deneyimleme imkânı sunarak fuarın etkileşim gücünü artırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.