Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Derneği

Kapsül Haber Ajansı - Derneği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Derneği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençler Dayanışma ve Gönüllülük İçin Buluştu Haber

Gençler Dayanışma ve Gönüllülük İçin Buluştu

Nilüfer Belediyesi, gençlerin sosyal farkındalıklarını artırmak ve dayanışma ağlarını güçlendirme amacıyla düzenlenen bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği ortaklığında hayata geçirilen “Gönüllülük ve Dayanışma Kültürü” temalı gençlik buluşması, Nilüfer Arı Evi’nde gerçekleştirildi. Program, gençlerin kaynaşmasını sağlayan tanışma ve ısınma oyunlarıyla başladı. Ardından yapılan takım çalışmalarıyla katılımcılar arasındaki iletişim ve iş birliği becerileri güçlendirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen atölyelerde ise gönüllülük kavramı detaylıca ele alındı ve sahada yürütülen gençlik çalışmaları üzerine karşılıklı deneyimler paylaşıldı. Gençler, gönüllü olmanın hem bireysel gelişime hem de topluma sağladığı katkılar üzerine birlikte tartışma fırsatı buldu. Buluşmaya katılarak gençlerin enerjisine ortak olan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, yerel yönetimler ile gençlik arasındaki bağın önemine dikkat çekti. Karagöz, “Bir kentin gerçek anlamda gelişmesi, gençlerin o kentin sorunlarına duyarlılık göstermesi ve dayanışmanın bir parçası olmasıyla mümkündür. Bizler Nilüfer Belediyesi olarak, gençlerimizin içindeki bu iyilik ruhunu her zaman desteklemeye ve onlara yeni alanlar açmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Programda, Ercan Tutal’ın anlatımıyla sivil toplum örgütlenmesinin adımları, Alternatif Yaşam Derneği’nin kuruluş süreci ve dayanışma temelli bir yapının sahada nasıl çalıştığı da gençlere aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde Uyarı Haber

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde Uyarı

Kronik böbrek hastalığı son yıllarda tüm dünyada artış gösteren ciddi hastalıklar arasında yer alıyor. Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kişinin kronik böbrek hastalığıyla yaşadığı tahmin ediliyor. Türkiye’de ise kronik böbrek hastalığı prevalansı yaklaşık %15,7 olarak hesaplanıyor. Bu oran, Türkiye’de yaklaşık her 6–7 yetişkinden birinin kronik böbrek hastası olduğunu ortaya koyuyor. Kronik böbrek hastalığı yalnızca önemli bir sağlık sorunu oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok ciddi hastalığın gelişimine de zemin hazırlayabiliyor[3]. Hastalığın ortaya çıkmasında hipertansiyon, diyabet, ileri yaş, ailede böbrek hastalığı öyküsü, sık idrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşı gibi faktörler önemli rol oynarken; hipertansiyon hastalarında kan basıncının ve diyabet hastalarında kan şekerinin kontrol altında tutulmaması da hastalığın ilerlemesine neden olabiliyor.[4] Türk Nefroloji Derneği, Dünya Böbrek Günü kapsamında düzenlediği basın toplantısında, dünyada ve Türkiye’de görülme sıklığı giderek artan kronik böbrek hastalığında erken teşhisin önemine ve kardiyovasküler, renal (böbrek) ve metabolik hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti. “Hayatta Uzatmalar Yok, Şimdi Önlemini Al” temasıyla gerçekleştirilen basın toplantısı; Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ve derneğin yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla, Boehringer Ingelheim Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla düzenlendi. Toplantıda kronik böbrek hastalığına ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması, hastalığa yol açan risk faktörleri ve erken tanının böbrek fonksiyonlarını korumadaki kritik rolü hakkında bilgiler paylaşıldı. Toplantıda ayrıca Türk Nefroloji Derneği’nin destekleyici olduğu Boehringer Ingelheim Türkiye tarafından gerçekleştirilen KRM United projesine de start verildi. Futbolun takım ruhundan ilham alan KRM United kardiyovasküler, renal (böbrek) ve metabolik hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiye vurgu yaparak bu sistemlerden birinde ortaya çıkan sorunun diğerlerini de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Proje kapsamında sağlık profesyonelleri, kurumlar ve toplum arasında farkındalık yaratmaya yönelik iletişim ve bilgilendirme çalışmaları yürütülmesi planlanıyor. Kronik Böbrek Hastalığı Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunudur Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, böbrek yetmezliğinin ileri evrelerinde en etkili tedavi yönteminin böbrek nakli olduğunu belirterek şunları söyledi: “İleri evre böbrek yetersizliğinde en ideal tedavi yöntemi böbrek naklidir. Böbrek transplantasyonu diyalize kıyasla hem daha uzun yaşam süresi hem de daha iyi bir yaşam kalitesi sunar. Ancak ülkemizde her yıl 10 binden fazla hasta diyalize başlarken yılda yaklaşık 3.500–4.000 civarında böbrek nakli yapılabiliyor. Organ bağışı bilincinin artırılması hem hastalarımız hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.” Türkmen ayrıca Türkiye’de gerçekleştirilen böbrek nakillerinin %80’den fazlasının canlı donörlerden yapıldığını, kadavradan organ bağışının artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Obezite, Diyabet ve Kalp Hastalıkları Böbrek Sağlığını Etkiliyor Türk Nefroloji Derneği Saymanı Prof. Dr. Elif Arı Bakır, kronik böbrek hastalığının küresel ölçekte artışına dikkat çekerek; “Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kronik böbrek hastası bulunuyor ve bu hastaların önemli bir kısmında diyabet kaynaklı kronik böbrek hastalığı görülüyor. Diyabetin giderek yaygınlaşması kronik böbrek hastalığını daha görünür bir sağlık sorunu haline getiriyor. Son yıllarda geliştirilen yeni tedavi seçenekleri sayesinde böbrek fonksiyon kaybının ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Bu tedavilerin yaygınlaştırılması ve erken tanı ile kronik böbrek hastalığının hem bireyler hem de sağlık sistemi üzerindeki yükünü azaltabileceğimize inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu Kardiyovasküler, böbrek ve metabolik hastalıkların birbirini tetikleyen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Türk Nefroloji Derneği İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Savaş Öztürk ise; “Kronik böbrek hastalığı tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu. Obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları böbrek hastalığının en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle obezitenin artışı diyabet ve hipertansiyon sıklığını artırarak böbrek hastalıklarının görülme oranını da yükseltiyor. Böbrek hastalığı ile kalp-damar hastalıkları arasında çift yönlü bir ilişki bulunuyor. Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, düzenli sağlık kontrolleri ve erken tanı böbrek fonksiyonlarının korunmasında kritik rol oynuyor” ifadelerini kullandı. Nefroloji Alanında Uzman İhtiyacı Artıyor Türk Nefroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Özkan Güngör ise nefroloji alanının sağlık sistemi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti: “Diyabet, hipertansiyon ve obezitenin giderek artması böbrek hastalıklarının görülme sıklığını da artırıyor ve bu durum nefrolojiyi sağlık sistemi açısından kritik bir branş haline getiriyor. Ancak nefroloji uzmanı sayımız mevcut ihtiyacın oldukça altında. Ülkemizde yaklaşık 500 erişkin nefroloji uzmanı bulunuyor ve bu oran Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça düşük. Artan hasta yükü ve azalan uzman sayısı önümüzdeki yıllarda ciddi bir sağlık hizmeti sorunu yaratabilir. Bu nedenle nefroloji branşının güçlendirilmesi ve uzmanların çalışma koşullarının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor.” Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ulusoy ise; “ Kronik böbrek hastalığı sinsi bir hastalıktır ve birçok kişi yıllarca herhangi bir belirti hissetmeden yaşamına devam edebilir. Oysa böbrekler yalnızca vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlamaz; sıvı ve elektrolit dengesinin korunmasından kan basıncının düzenlenmesine, kemik sağlığından kan yapımına kadar yaşam için hayati pek çok görevi üstlenir. Bu nedenle kronik böbrek hastalığı yalnızca böbrekleri değil, kalp-damar sağlığını, kemik yapısını, yaşam kalitesini ve hatta yaşam süresini etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Ancak sevindirici olan şu ki hastalık erken dönemde basit kan ve idrar testleriyle saptanabilir. Erken tanı sayesinde tansiyon ve diyabet kontrolü, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, komplikasyonlar azaltılabilir ve hastaların yaşam kalitesi korunabilir. Biz nefrologlar sadece böbrek yetmezliğini tedavi etmek istemiyoruz; böbrek hastalığını erken fark etmek, ilerlemesini önlemek ve toplumda böbrek sağlığı bilincini güçlendirmek istiyoruz. Dünya Böbrek Günü’nün bu açıdan çok önemli bir farkındalık fırsatı olduğuna inanıyoruz. Çünkü böbrek hastalığı sessiz ilerleyebilir; ama toplumun, hekimlerin ve sağlık sisteminin bu konuda sessiz kalmaması gerekir.” Kalp, Böbrek ve Metabolizma Bir Takım Gibi Çalışıyor Boehringer Ingelheim Türkiye Genel Müdürü ve İnsan Sağlığı Direktörü Okan Güner ise, dünya çapında yaklaşık 850 milyon kronik böbrek hastası, 589 milyon diyabet hastası[5] ve 64 milyon kalp yetersizliği[6] hastasının bulunduğunu ancak FIFA verilerine göre, dünyanın en yaygın takip edilen sporu olan futbolun, yaklaşık 5 milyar kişi tarafından ilgiyle takip edildiğini söyledi. Bu içgörüden hareketle KRM United projesini başlattıklarını vurgulayan Güner şunları söyledi: “Kardiyovasküler, renal ve metabolik sistemler arasındaki ilişki, aslında bir takım oyunu gibidir. Tıpkı sahadaki bir futbol takımında olduğu gibi, diyabet, kalp yetersizliği ya da kronik böbrek hastalığı gibi sorunlar yalnızca tek bir organı değil, tüm sistemi ve dolayısıyla tüm vücudu etkileyebilir. KRM United projesiyle bu bağlantıyı odağımıza alıyor, Türk Nefroloji Derneği gibi değerli paydaşlarımızla iş birliği yaparak, bu hastalıklarda erken teşhisin önemine dair farkındalık oluşturmak istiyoruz. Bugün yeni tedavi seçenekleri sayesinde bazı hastalarda diyalize gidişin 10–15 yıla kadar geciktirilebildiğini görüyoruz. Bu gelişme, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırırken aynı zamanda sağlık sisteminin üzerindeki yükün de ciddi oranda azalmasına katkı sağlıyor. Çünkü Boehringer Ingelheim olarak sadece ilaç geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sağlığa katkı sunmayı da faaliyetlerimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Altın Koza Ödüllü “Döngü” Belgeselinin Galası İzmir’de Gerçekleşti Haber

Altın Koza Ödüllü “Döngü” Belgeselinin Galası İzmir’de Gerçekleşti

Filmin Galası, 10 Ocak 2026 tarihinde Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. Zeytinliklerin yaşam hakkı mücadelesini ve Anadolu’daki doğayla uyumlu üretim kültürünü sinemanın diliyle ele alan belgesel, 32. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde Mansiyon Ödülü’nü aldı. Film, zeytin etrafında şekillenen yaşam ilişkilerini, kuşaklar boyunca aktarılan bilgiyi ve bu bilginin sürekliliğini odağına alıyor. “Döngü”, doğayla kurulan ilişkinin bir üretim pratiği olmasının yanı sıra ortak bir yaşam biçimi olarak nasıl devam ettiğini anlatıyor. Belgesel, zeytinliklerdeki emeği, bakımı ve dayanışma ilişkilerini, sahadaki tanıklıklar üzerinden aktarıyor. “Doğanın haklarını sinema diliyle aktarıyorum.” Filmin yönetmeni Bulut Renas Kaçan, gala akşamı gerçekleştirdiği konuşmada; ‘’Döngü binlerce yıllık birikimin, kültürün vücut bulmuş hali. Filmimiz JES’lere karşı haklarını savunan Orhanlı Köyü’nün hikayesini anlatıyor. Biz bu filmle hak kavramının bütünlüğünü savunuyoruz. Sadece insan değil onun bir parçası olduğu doğanın var olma hakkını sanatın diliyle anlatmaya çalıştık.” dedi. Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, belgeselle ilgili olarak şunları söyledi: “Döngü, zeytinliklerde kurulan yaşamın bilgisini ve bu bilginin kuşaklar boyunca nasıl aktarıldığını anlatan bir film. Aynı zamanda zeytinliklerin yaşam hakkını savunan bir anlatı. Doğa Derneği bu filmin yapımını, doğayla birlikte var olma biçimlerinin mümkün olduğunu göstermek için üstlendi. Döngü, zeytinlikleri var eden ilişkilerin biyolojik çeşitlilik ve kültürel açıdan korunmasının neden hayati olduğunu sinemanın diliyle paylaşıyor. Anadolu’nun dört bir yanında süren mücadeleleri sanatın pek çok alanında görmek umut verici. Orhanlı’dan İkizköy’e, Artvin’den Siirt’e yaşamı savunmaya devam ediyoruz. ” Altın Koza’nın ardından 12. Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nde (BİFED) finalist filmler arasında yer alan “Döngü”, gala gösterimiyle İzmirli izleyicilerle bir araya geldi. Filmin konusu olan zeytinlikler, yüksek biyolojik çeşitliliği olan, iklim değişikliği ve kuraklık koşullarına uyum sağlayabilen üretim biçimleri olarak korunması gereken alanlar arasında yer alıyor. 2025 / 44’ / Renkli Color / Türkiye Turkey Yönetmen/Director: Bulut Renas Kaçan Senaryo/Screenplay: Galip Ener, Bulut Renas Kaçan Müzik / Music : Murat Küçükarslan Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Bulut Renas Kaçan Kurgu / Editing : Bulut Renas Kaçan Oyuncular /Cast : Galip Ener, Raziye İçtepe Akyol, Burçin Feran Yaraşlı Yapımcı / Producer : Doğa Derneği

İzmir'de 16. Gelinlik Tasarım Yarışması’nda finalistler belli oldu Haber

İzmir'de 16. Gelinlik Tasarım Yarışması’nda finalistler belli oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından, Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) ortaklığında düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir, 20 – 22 Ocak 2026 tarihleri arasında Fuarİzmir’de kapılarını açacak. Fuar, sadece trend belirleyen uluslararası bir buluşma noktası olmakla kalmayarak genç tasarımcıların sektöre adım atmasına da katkı sağlıyor. Fuar kapsamında yapılan Gelinlik Tasarım Yarışması, sektörü yeni tasarımlarla güçlendirmeyi, uluslararası pazarlarda moda ve trend yaratabilecek özgün tasarımları ortaya çıkarmayı hedefliyor. Bu yıl “Denge” temasıyla düzenlenen yarışmada, 206 tasarım arasından jüri tarafından yapılan ön değerlendirmeyle finalde yer alacak 15 isim belirlendi. Finale kalan genç tasarımcılar Finale kalan isimler; Alireza Moslemi, Buğra Akyel, Buse Doğan, Gülem Öykü Karabıyık, Leyla Bozlakoğlu, Nazlı Ceren Yılmaz, Nazlıcan İnanç, Nehir Karaca, Nihan Selin Paksoy, Seher Yılmaz, Sevgi Aleyna Buzkıran, Simina Avcı, Şule Özçukurlu, Yasemin Kumbasar ve Zeynep Nur Kaya oldu. Finale kalan genç tasarımcılar, İzmir Moda Tasarımcılar Derneği üyesi profesyonel tasarımcılar eşliğinde mentörlük sürecine başlayarak tasarımlarını üretime taşıyacak. Fuarİzmir’de gerçekleştirilen online bilgilendirme toplantısında; finalistlerin tasarımlarının üretim aşamasına eşlik edecek modacı mentörlerle 15 finalist arasındaki eşleştirme süreci de tamamlandı. Finalistler, IF Wedding Fashion İzmir’den bir gün önce düzenlenecek özel defilede, tasarımlarını sektör profesyonellerinin beğenisine sunacak ve kazanan tasarımlar belli olacak. Ayrıca, 15 tasarım, fuar boyunca sergilenerek ziyaretçilerle buluşacak. Mentör tasarımcılar Yarışma sürecinde finalistlere mentörlük yapacak İzmir Moda Tasarımcılar Derneği üyesi tasarımcılar arasında Burak Çiçek, Çağrı Şengül, Dilek Yaldız, Done Özaki, Ezgi Mahir, Melek Özyenilmez, Meltem Aybar, Meriç Sefer, Nergis Şahan, Nükhet Gelen, Taner Tabaklı, Volkan Kerimoğlu, Yasemin Mızrak, Zeynep Olgun ve Zühre Balaban bulunuyor. Alanında uzman isimlerden oluşan jüri Tasarımcı Övge Yıldızhan Subaşı başkanlığında yürütülen süreçte, alanında uzman tasarımcılar, akademisyenler ve sektör temsilcilerinden oluşan geniş bir jüri görev alıyor. Jüride; Tasarımcı Amor Garibovic, İstanbul Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı Belma Özdemir, Stilist Erdal Güvenç, İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Bulgun, Tasarımcı Erkan Demiroğlu, Tasarımcı Erol Albayrak, İzmir Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı Esin Özyiğit, White House Firması Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Urhan, Tasarımcı Javad Shadkam, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Kemal Can, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Moda Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Meltem Ok, Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Müşerref Zeytinoğlu, Tasarımcı Murat Acar, Tasarımcı Nadir Demir, Tasarımcı Özlem Erkan, Atılım Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serdar Egemen Nadasbaş, Tasarımcı Simay Bülbül, Ege Üniversitesi Moda ve Tasarım Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ziynet Öndoğan yer alıyor. Dereceye girenleri ödüller bekliyor Dereceye giren genç tasarımcılar hem sektöre güçlü bir giriş yapma fırsatı hem de özel ödüller kazanacak. Birinci olacak tasarımcı, 100 bin TL para ödülünün yanı sıra IF Wedding Fashion İzmir 2027’de performans defilesi hakkı kazanacak. İkinci tasarımcı 75 bin TL (EGSD tarafından), üçüncü tasarımcı ise 50 bin TL ödülün sahibi olacak. Geçen yıl yarışmayı kazanan tasarımcı Öztürk Yıkılmaz’ın performans defilesi de IF Wedding Fashion İzmir 2026 podyumunda moda tutkunları ile buluşacak.

Vodafone, Elektronik Atık Farkındalığını Artırmak İçin Çalışıyor Haber

Vodafone, Elektronik Atık Farkındalığını Artırmak İçin Çalışıyor

Daha sürdürülebilir bir dünya hedefiyle çalışmalarını sürdüren Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle hayata geçirdiği “Dünya İçin Lazım” projesiyle herkesi kullanım ömrünü tamamlamış elektronik cihazlarını geri dönüştürmeye davet ediyor. Proje kapsamında Dünya Elektronik Atık Günü’ne özel olarak Vodafone çalışanları, bayileri, müşterileri ile öğrenciler ve tüm topluma değen farkındalık çalışmaları planlandı. Vodafone ayrıca, İstanbul, Ankara, Trabzon ve Erzurum’daki 4 mağazasında “E-Atık Günü” düzenledi. Bu mağazaların her birinde özel bir “E-Atık Günü” köşesi kuruldu. Mağazalara gelen ve e-atıklarını bağışlayan müşteriler çarkı çevirerek ücretsiz 5 GB internet hediyesi ve sürpriz ödüller kazandı. Dünya Elektronik Atık Günü vesilesiyle açıklama yapan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Vodafone olarak, global değerlerimiz olan ‘İnsanlara Değer Katmak’, ‘Gezegeni Korumak’ ve ‘Güveni Korumak’ anlayışımız doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. E-atıkları dönüştürmekte öncü şirketlerden biri olmak ve e-atık dönüştürme projemize müşterilerimizi de dahil ederek sürdürülebilir bir süreç ortaya çıkarmak istiyoruz. ‘Dünya İçin Lazım’ projemizle dönüştürülen e-atıklar, hem doğa ve sürdürülebilirlik eğitimlerine dönüşüyor, hem de bu eğitimler sayesinde doğa bilinci artmış topluluklar ortaya çıkıyor. Projemizde müşterilerimiz başta olmak üzere tüm ekosistemimizin dahiliyetine özel önem veriyoruz. Ekosistemimizin katkısıyla Türkiye genelinde yürüttüğümüz projede toplanan e-atıkların tamamını geri dönüştürerek doğanın korunmasına katkı sağlıyoruz. Böylece, bayilerimizden müşteri hizmetlerine, tüm ekosistemimiz aslında gezegenimiz için birer iyilik merkezine dönüşüyor. Dünya Elektronik Atık Günü’nü birçok etkinlikle tüm paydaşlarımızla kutluyoruz. Projemize destek veren tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyoruz.” Şirket içinde etkinlik yapıldı Vodafone, Dünya Elektronik Atık Günü için şirket içinde bir etkinlik de düzenledi. Bu kapsamda, mağazalar ve genel müdürlükteki toplama kutularına bıraktıkları e-atıkların fotoğraflarını paylaşan çalışanlara çekilişle hediye çeki verildi. Ayrıca, “Dünya İçin Lazım – GreenFest” yarışmasını kazanan resimler sergilendi ve bu resimlerle hazırlanan kartpostallar çalışanlara dağıtıldı. Etkinlik boyunca katılımcılarla “Bunları biliyor muydunuz?” adı altında bilinçlendirici içerikler de paylaşıldı. Dünya Elektronik Atık Günü’ne özel yapay zeka destekli uygulamalar Vodafone ayrıca, Dünya Elektronik Atık Günü’ne özel olarak yapay zekaya dayalı dijital asistanı TOBi içinde “Dünya İçin Lazım” projesini öne çıkaran bir içerik geliştirdi. Yine Dünya Elektronik Atık Günü’ne özel gerisayım hikayesi Vodafone Yanımda uygulaması içinde yerini aldı. Yanımda uygulaması özelinde Ekim ayı boyunca e-atık farkındalığını artırmak amacıyla kullanılacak yeni hikaye ve uygulama içi özellikler geliştirildi. Bunlardan birini de 10 soruluk “E-atık Testi” oluşturdu. “Elektronik atıklara ne kadar hakimsin, haydi gel birlikte test edelim?” çağrısı ile kullanıcıları e-atık bilgilerini test etmeye davet eden Vodafone, Vodafone Yanımda uygulamasında testi çözen kullanıcıları sonuçların gösterildiği ekranda e-atık bağışı yapmaya yönlendiriyor. E-atık bağışlayan herkes doğayı korumaya destek olurken, Vodafone müşterileri 5 gün geçerli 5 GB kazanabiliyor. Çocuklar için eğitimler düzenlendi Vodafone, “Dünya İçin Lazım” projesi kapsamında Dünya Elektronik Atık Günü’ne özel saha eğitimleri de düzenledi. Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği ortaklığında hayata geçirilen “Dünya İçin Lazım” projesi kapsamında, Türkiye genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla e-atık nedir, neden geri dönüştürülmeli, e-atıklar nasıl geri dönüştürülür, geri dönüşüm nedir, neler geri dönüştürülebilir, geri dönüşüme gelene kadar neler yapılabilir (yeniden kullanım, tamir, vb.), iklim değişikliği nedir, bizi nasıl etkiliyor, sürdürülebilirlik nedir, bizler neler yapabiliriz gibi konularda eğitimler veriliyor. Dünya Elektronik Atık Günü’ne özel olarak İstanbul’da çocuklara yönelik e-atık eğitimi ve atölyesi düzenlendi. Ayrıca, “Dünya İçin Lazım” proje gönüllülerine ve WWF-Türkiye ile Habitat Derneği’nin ekosistemindeki tüm gönüllülere e-atık bağış kampanyası duyurusu ve onlar üzerinden çocuklara e-atık bağışı çağrısı yapıldı. En çok e-atık Doğu Karadeniz’de toplandı “Dünya İçin Lazım” projesine Vodafone mağazaları da e-atık toplayarak destek veriyor. Projede e-atık toplamada kilogram performansı en yüksek bölgeler sırasıyla Doğu Karadeniz (347 kilogram), Doğu Anadolu (265 kilogram), İç Anadolu (195 kilogram) ve İstanbul Avrupa (158 kilogam) oldu. Projede e-atık toplayan mağaza oranı %40 portala kayıtlı mağaza oranı %85 olarak ölçüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.