Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Destinasyon

Kapsül Haber Ajansı - Destinasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Destinasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin En İyi Online Seyahat Platformu Ödülü Tatilsepeti’nin Haber

Türkiye’nin En İyi Online Seyahat Platformu Ödülü Tatilsepeti’nin

Tur ve otel envanteriyle Türkiye’nin en kapsamlı online seyahat acentesi olan Tatilsepeti, ödüllerine bir yeni ödül daha ekledi. Türkiye’nin en prestijli turizm ödüllerinden biri olan Quality Management Tourism Awards, 15. yılında “QM Golden 15” temasıyla sahiplerini buldu. İki aşamalı ve SMS doğrulamalı oylama sürecine 16.423 turizm profesyoneli katıldı. 11 ana dalda 54 kategoride kullanılan 100 bini aşkın oy sonucu sektörün önde gelen markalarına verilen mükemmeliyet ödüllerinden biri de Tatilsepeti’nin oldu. Antalya Nest Kongre Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleştirilen ödül töreninde, Tatilsepeti’ne değer görülen ödül, Genel Müdür Sedat Kılıç’a Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu tarafından takdim edildi. Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, ‘’Türkiye’s Best QM Domestic Market OTP (Online Travel Platform)’’ (Türkiye’nin En İyi Yurt İçi Pazar Online Seyahat Platformu) ödülüne değer görülmekten dolayı duyduğu gururu şu sözlerle dile getirdi: ‘’Biz büyük bir Türkiye tatil platformu yarattık’’ ‘’Tatilsepeti bundan 22 yıl önce sektörün ilk dijital markalarından biri olarak kuruldu. Bugün de yine ilkleri ve değişimi yönetiyor; kalitesi ve güvenilirliğiyle sektörü domine ediyor. Satış amaçlı bir online seyahat acentesinden çok daha ötesi Tatilsepeti. QM Awards’da bize değer görüldüğü gibi biz büyük ve güvenilir bir Türkiye tatil platformu yarattık. Bugün tatille ilgilenen herkesin buluştuğu bir platform olduk. Platformumuzu bir pazaryeri olmanın ötesinde aynı zamanda kullanıcıya deneyim sunan ve sürekli gelişen, zenginleşen bir yapıya dönüştürdük. Tüketicinin değişen taleplerini titizlikle inceleyerek deneyim uygulamasını güçlendirdik, vize süreçleri ve destinasyon bilinmezliklerini azaltmak için yoğun bilgilendirici içerikler ürettik, ‘satış değil bilgi veren’ bir strateji izledik. Bu hamlelerimizle tatille ilgili her konuda tüketicilerin arama yaptığı, başvurduğu ve güvendiği önemli bir referans kaynağı olduk.’’ Tatilsepeti’nin henüz internet alışverişi davranışı dahi oluşmamışken ilk online seyahat acentesi olarak kurulduğunu belirten Sedat Kılıç, ‘’Bugün geldiğimiz nokta, o günlerdeki teknolojik vizyonumuzun ispatı niteliğinde. Bu vizyonu hiçbir zaman bırakmadık. Tüketici nezdinde güçlü bir güven ve kalite duygusu yarattık. Platformumuzdaki bu büyük buluşmanın ve bu ödülün de sırrı burada’’ dedi. Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, tüm sektör paydaşlarına teşekkür ederek turizmde birlikte büyümeye devam edeceklerini kaydetti: ‘’Markamızı bu ödüle değer gören turizm camiasının tüm değerli dostlarına ve yıllardır kaliteden ödün vermeden bu prestijli ödülü organize eden değerli GM ailesine, Tatilsepeti ailem adına teşekkür ederim. QM Awards’ın da ‘The Power of Quality’ sloganında olduğu gibi kalitenin sürdürülebilir büyüme açısından gerekliliğine olan inancımızla, turizmde birlikte büyümeye devam edeceğiz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alanya Ultra Trail Uluslararası Hedeflerini Büyütüyor Haber

Alanya Ultra Trail Uluslararası Hedeflerini Büyütüyor

Alanya Ultra Trail Yarışının Basın Toplantısı Gerçekleştirildi Doğayla tarihin, gelenekle modern dayanıklılığın kesişim noktasında konumlanan Alanya Ultra Trail; Akdeniz kıyılarından Toroslar’ın zirvelerine uzanan eşsiz parkurlarıyla yerli ve yabancı yüzlerce sporcuyu 28 Mart Cumartesi günü Alanya’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. Uluslararası ultra trail takviminde yer alan, UTMB Index kapsamında değerlendirilen ve ITRA puanı veren organizasyon, bu yıl 23 farklı ülkeden 840 sporcunun katılımıyla dikkat çekiyor. Kleopatra Plajı’ndan deniz seviyesinde başlayan ve Toros Dağları’nın zorlu etaplarına uzanan parkurlar, 3.905 metreye ulaşan irtifa kazanımı, değişken doğa koşulları ve tarihi rotalarıyla ultra trail disiplininin en iddialı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Milli atlet Ahmet Arslan tarafından temelleri atılan ve bugün uluslararası standartlarda güçlü bir organizasyon yapısına kavuşan Alanya Ultra Trail, Altura Event organizasyonuyla hayata geçirilirken; doğa, tarih ve dayanıklılığı aynı rotada buluşturarak Türkiye’nin spor turizmi alanındaki güçlü markalarından biri olma yolunda ilerliyor. Güçlü destekler Alanya Ultra Trail için bir araya geliyor Alanya Ultra Trail; T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Alanya Kaymakamlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye Atletizm Federasyonu, Alanya Belediyesi, Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) destekleriyle hayata geçiriliyor. 23 Projects ana sponsorluğunda, Corendon Airlines’ın ulaşım sponsorluğunda, Utopya World Hotel co-sponsorluğu ve Başkent Üniversitesi Alanya Hastanesi’nin sağlık partnerliği ile gerçekleştirilen organizasyon; Alanya Teleferik, This is Alanya, Sundaze Beach Club, Smak Cafe & Eatry, Comfort Suites ve My Home Resort katkılarıyla spor turizmi ve destinasyon tanıtımı açısından güçlü bir iş birliği modeli ortaya koyuyor. Alanya Ultra Trail’e destek veren kurum ve markalar, organizasyonun yalnızca sportif bir etkinlik olmanın ötesine geçerek bölgenin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini uluslararası arenaya taşıyan bir spor turizmi projesi olarak konumlanmasına katkı sunuyor. Altura Event’in organizasyon gücü ve uluslararası deneyimiyle hayata geçirilen Alanya Ultra Trail, sürdürülebilir spor turizmi vizyonu doğrultusunda her yıl daha geniş bir etki alanına ulaşmayı hedefliyor. Basın lansmanında Alanya Ultra Trail vizyonu ve hedefleri paylaşıldı Doğa, tarih ve dayanıklılığı aynı rotada buluşturan Alanya Ultra Trail’in 2026 yılı organizasyonu, düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Alanya’da gerçekleştirilen basın toplantısında, organizasyonun vizyonu, parkur yapısı ve bölgenin spor turizmi hedeflerine sağlayacağı katkılar kamuoyuyla paylaşıldı. Alanya Ultra Trail Basın Toplantısı; Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediyesi Başkan Vekili Haydar Uyar, Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Spor Kulüpleri Daire Başkanı Ercan Yıldız, Alanya İlçe Jandarma Komutanı Hüseyin Direk, Alanya Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Emre Kıldırkıcı, Parkurlar Sorumlusu Milli Atlet Ahmet Arslan, Yarış Direktörü Hüseyin Koçak, ana sponsor 23 Projects adına Murat Bozkurt, Corendon Airlines adına Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan ile elit atletler Beyza Güzel ve Dominika Stelmach’ın katılımları ile gerçekleştirildi. Yoğun medya ve davetli katılımıyla düzenlenen basın toplantısında yapılan konuşmalarda, Alanya Ultra Trail’in uluslararası konumu, teknik parkur yapısı, artan global ilgisi ve Alanya’nın spor turizmi potansiyeline sağlayacağı katkılar öne çıktı. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk: “Alanya, doğal güzellikleri, tarihi mirası ve güçlü turizm altyapısıyla ülkemizin en önemli destinasyonlarından biri. Alanya Ultra Trail ise bu potansiyeli doğa ve sporla buluşturan, şehrimizi uluslararası alanda farklı bir noktaya taşıyan prestijli bir organizasyon niteliği taşıyor. Bu tür organizasyonlarla Alanya’yı yalnızca deniz turizmiyle değil; doğa sporları, macera ve ekstrem sporlarla da öne çıkan bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki yıllarda da bu organizasyonun daha da güçlenerek, daha fazla uluslararası katılımla yoluna devam edeceğine inanıyoruz. Alanya Ultra Trail’in, sporcular için unutulmaz bir deneyim sunarken aynı zamanda farklı ülkelerden gelen katılımcılar arasında güçlü bir iletişim ve etkileşim zemini oluşturacağına inanıyoruz,” dedi. Alanya Belediyesi Başkan Vekili Haydar Uyar: “Alanya, uzun yıllar deniz, güneş ve kum turizmiyle öne çıkan bir destinasyonken, bugün vizyoner adımlarla spor turizmi alanında da güçlü bir konum elde etme yolunda ilerliyor. Spor organizasyonlarının şehrimize sağladığı katkının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyokültürel açıdan da büyük bir değer taşıdığının farkındayız. Alanya Belediyesi olarak plaj voleybolu, plaj futbolu ve plaj hentbolu gibi uluslararası organizasyonlarla bu vizyonu destekliyor, sporun her branşının şehrimizde temsil edilmesini önemsiyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda Alanya’nın uluslararası spor turizmi destinasyonu olma yolculuğuna katkı sunmaya devam edeceğiz. Ayrıca bu tür organizasyonları, 800 yıllık tarihi mirasımız Kızıl Kule gibi simgesel değerlerimizle buluşturarak şehrimizin kültürel zenginliğini de ön plana çıkarıyoruz,” dedi. Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Spor Kulüpleri Daire Başkanı Ercan Yıldız: “Alanya Ultra Trail’in, şehrin tüm dinamikleri tarafından sahiplenilen ve uzun yıllar devam edecek güçlü bir organizasyon haline geldiğini görmek son derece kıymetli. Alanya; turizm, spor ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bir şehir ve bu organizasyon, bu değerlere önemli bir katkı sunuyor. Uluslararası başarılarıyla öne çıkan sporcuların da bu organizasyonun bir parçası olması, etkinliğin sportif değerini daha da artırıyor. Güçlü paydaş yapısı, kamu desteği ve sponsor katkılarıyla Alanya Ultra Trail’in önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek uluslararası arenada daha prestijli bir konuma ulaşacağına inanıyoruz,” dedi 23 Projects Kurucu Ortağı Murat Bozkurt: “Alanya; tarihi, kültürü ve eşsiz doğasıyla çok özel bir coğrafya. 23 Projects olarak biz yalnızca yapılar inşa etmiyoruz, insanların hikâyelerine ev sahipliği yapacak alanlar oluşturuyoruz. Bu nedenle Alanya Ultra Trail gibi uluslararası ölçekte değer yaratan organizasyonların bir parçası olmak bizim için önemli. Altıncı kez düzenlenen bu yarışın Alanya’nın global tanıtımına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sporu desteklemeye ve şehrin uluslararası konumunu güçlendirecek projelerin içinde yer almaya devam edeceğiz,” dedi. Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü: “Uluslararası bir marka olarak sporun birleştirici gücüne inanıyor, turizmin yılın 12 aya yayılmasını öncelikli görüyoruz. Yıl içerisinde yaklaşık 10 milyon yolcu taşıyarak özellikle Kaş’tan Alanya’ya uzanan destinasyonlara güçlü bir katkı sağlıyoruz. 23 ülkeden yaklaşık 900 sporcuyu bir araya getiren bu organizasyon, bölgenin uluslararası spor turizmi açısından taşıdığı potansiyeli açıkça ortaya koyuyor,” dedi. Yarış Direktörü Hüseyin Koçak: “Üç yıllık aranın ardından Alanya Ultra Trail’i yeniden hayata geçirmekten büyük heyecan duyuyoruz. ‘Tradition to Trail’ yaklaşımıyla, Alanya’yı yalnızca bir deniz turizmi destinasyonu olmanın ötesine taşıyarak tarih, doğa ve sporu bir araya getiren güçlü bir organizasyon ortaya koyuyoruz. Bu yıl 23 ülkeden 800’ün üzerinde sporcuyu, 5 kilometreden 68 kilometreye uzanan beş farklı parkurda ağırlıyoruz. Amacımız, Alanya’nın spor turizmi vizyonuna katkı sağlamak ve dünyanın dört bir yanından gelen sporculara bu eşsiz coğrafyada unutulmaz bir deneyim sunmak,” dedi. Parkurlar Sorumlusu Ahmet Arslan: “Birkaç yıllık aranın ardından yeniden sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. 2017 yılında ilk startını verdiğimiz Alanya Ultra Trail’in bugün ulaştığı noktayı görmek bizim için gurur verici. Bu yıl 23 farklı ülkeden 840 sporcuyu Alanya’da ağırlıyoruz. Alanya Ultra Trail parkurları, zorluk derecesi ve teknik yapısıyla Avrupa ve dünya ölçeğinde öne çıkan rotalar arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Alanya’da dünya patika ve dağ koşusu şampiyonalarına ev sahipliği yapmak. Kendi yetiştirdiğimiz sporcuların da bu organizasyonda yer alması, şehrin spor kültürü açısından ayrıca büyük bir değer taşıyor,” ifadelerini kullandı. Ultra trail ruhu Alanya’nın tarihi ve doğasıyla buluşuyor Uluslararası ultra trail kültürünün dayanıklılık, keşif ve doğayla uyum felsefesiyle şekillenen Alanya Ultra Trail, Toroslar’ın zorlu parkurları ile Akdeniz’in eşsiz kıyılarını aynı rotada buluşturuyor. Deniz seviyesinden başlayarak 1.500 metreyi aşan irtifalara uzanan etaplar; değişen iklim koşulları, teknik zemin yapısı ve yüksek irtifa kazanımıyla sporculara hem fiziksel hem de zihinsel olarak sınırlarını zorlayan bir deneyim sunuyor. Bu yapı, Alanya’yı yalnızca bir turizm destinasyonu değil; dört mevsim spor yapılabilen, doğa sporlarıyla öne çıkan uluslararası bir merkez olarak konumlandırıyor. Toroslar’ın ritminde bir yarış: Alanya parkurları Alanya Ultra Trail parkurları, ultra trail disiplininin doğasına uygun şekilde teknik, çok katmanlı ve yüksek irtifa kazanımı odaklı yapısıyla öne çıkıyor. Akdeniz kıyılarından başlayarak çam ormanlarına, tarihi patikalardan dağ zirvelerine uzanan rotalar, sporculara doğayla iç içe, gerçek bir ultra trail deneyimi sunuyor. 68K Alanya Ultra Trail: 3905 metre irtifa kazanımıyla dayanıklılığın, stratejinin ve mental gücün ön planda olduğu zorlu bir mücadele 42K Taurus Mountain Trail: Teknik etaplar ve yüksek tempo ile orta-uzun mesafe koşucular için güçlü bir parkur 27K Keykubat Mountain Run: Değişken zemin yapısı ve dengeli zorluk seviyesiyle dinamik bir yarış deneyimi 18K Cleopatra Short Trail: Kısa mesafede yüksek tempo ve teknik geçişler 5K Alanya Castle Run: 2026 yılında ilk kez düzenlenen, tarihi dokunun içinde kısa ve etkileyici bir parkur Türkiye’nin Yükselen Spor Turizmi Organizasyonu: Alanya Ultra Trail Alanya Ultra Trail, her yıl artan uluslararası katılımı ve yükselen organizasyon kalitesiyle Türkiye’nin önemli spor turizmi etkinlikleri arasında konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Farklı ülkelerden sporcuları bir araya getiren yapısıyla organizasyon, yalnızca bir yarış olmanın ötesine geçerek Alanya’nın doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini dünya sahnesine taşıyan önemli bir platform haline geliyor. Uluslararası standartlarda gerçekleştirilen parkurları, güçlü organizasyon yapısı ve deneyim odaklı yaklaşımıyla Alanya Ultra Trail; spor turizmine katkı sağlayan, destinasyon tanıtımını destekleyen ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini görünür kılan prestijli organizasyonlar arasında yer alıyor.

Şanlıurfa Turizmde Yeni Rekor Bekliyor Haber

Şanlıurfa Turizmde Yeni Rekor Bekliyor

Şanlıurfa'nın her geçen yıl turizm potansiyelini arttırdığını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, "Herkesi bu kadim topraklara bekliyoruz" diyerek davet çağrısını yineledi. Tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleriyle her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan Şanlıurfa’da turizm hareketliliğinin Ramazan Bayramı ve sonrasında başlayacak turizm sezonunda daha da artması hedefleniyor. Başta Göbeklitepe, Karahantepe, Balıklıgöl, Harran, Halfeti ve Takoran Vadisi olmak üzere kentin çok sayıda turizm noktası yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Turizm verilerine göre, 2025 yılında Şanlıurfa’da yaklaşık 950 bin yatak satışı gerçekleşti. Aynı yıl günübirlik ziyaretçilerle birlikte toplam ziyaretçi sayısının yaklaşık 5 milyon 300 bine ulaştığı kayıtlara yansıdı. BAŞKAN GÜLPINAR’DAN ŞANLIURFA’YA DAVET Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da kentin sahip olduğu eşsiz mirasa dikkat çekerek tüm yerli ve yabancı ziyaretcçileri Şanlıurfa’yı görmeye davet etti. Başkan Gülpınar, “2026 yılında turist beklentimiz en yüksek noktada. Çünkü geçen sene aldığımız verilere göre bölgede en çok ziyaret edilen şehir Şanlıurfa oldu ve bu tabii bizim için büyük bir gurur kaynağı. Biz bunun artarak katlanacağını ve giderek daha fazla turistin Urfa’ya geleceğine yürekten inanıyoruz. Tabii bölgesel gelişmeler bir taraftan takibimizde. Özellikle hassas bir süreçten geçiyoruz bölge açısından. İnşallah bunun olumsuz bir etkisi olmayacaktır. Ben özellikle iç turizm açısından, yerli turist açısından hiçbir sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Ama belki yabancı turist açısından kısa süreli bir duraksama olabilir. Ancak bunu da en yakın zamanda bertaraf edeceğimizi düşünüyorum. Çünkü hakikaten Urfa konum olarak da çok güvenli bir yerde, huzurlu bir şehir” dedi. “ŞANLIURFA DÜNYA GÜNDEMİNDE” Taş Tepeler Projesi kapsamında Karahantepe başta olmak üzere birçok kazı bölgesinde yapılan yeni keşiflerin dünya gündeminde tazeliğini koruduğunu da sözlerine ekleyen Başkan Gülpınar, “Şanlıurfa, herkesin buraya gelip görmesi gereken bir şehir. Urfa son zamanlarda dünyanın gündeminde. Özellikle son keşifler ve son bulgulara baktığınızda dünyada çok yakından takip edilen bir destinasyon haline geldi. Bunun semeresini de yavaş yavaş alıyoruz. Gittikçe artan bir turist potansiyeli ile karşı karşıyayız. İnşallah bu katlanarak devam edecek. Dünyanın birçok yerinden turistler buraya akın akın gelecek diye düşünüyorum önümüzdeki dönemde. Ümidimiz ve temennimiz bu şekilde. Biz de elimizden gelen desteği sağlayıp hem tanıtım faaliyetleri açısından hem de turistlerin burada rahat etmesi açısından belediyemize düşen görevler neyse bunları yerine getirmek için bütün gayretimizle arkadaşlarımızla birlikte çalışıyoruz. İnşallah buraya gelen misafirlerimizin memnun bir şekilde ayrılması bizim en büyük temennimiz. Bu gayretimizi hep birlikte devam ettireceğiz” diye konuştu. BAŞKAN GÜLPINAR, VATANDAŞLARIN BAYRAMINI TEBRİK ETTİ Şanlıurfa olarak başta turizm olmak üzere şehrin geleceğine yön veren konularda ortak paydada buluşmaya devam edeceklerini de sözlerine ekleyen Başkan Gülpınar, bu birlik ve beraberliğin şehir kimliğinde önemli bir yer edindiğini ifade etti. Ramazan ayında Şanlıurfa’nın bu özelliğini en güzel şekilde yansıttığının da altını çizen Başkan Gülpınar, “Tüm bu güzel dileklerimizle vatandaşlarımızın Ramazan Bayramı’nı şimdiden kutluyor, tüm hemşehrilerimizin bayramını tebrik ediyorum. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines, ITB Berlin’de Avrupa Odaklı Güçlü Büyüme Mesajı Verdi Haber

Corendon Airlines, ITB Berlin’de Avrupa Odaklı Güçlü Büyüme Mesajı Verdi

Corendon Airlines ITB Berlin Fuarı’nda başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’daki kilit pazarlarda benimsediği sürdürülebilir büyüme stratejisini vurguladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da fuara özel olarak planlanan seferlerle turizm profesyonellerinin Berlin’e ulaşımını sağlayan Corendon Airlines, bu kapsamda 2 Mart 2026 tarihinde Antalya (AYT) – Berlin (BER) gidiş ve 5 Mart 2026 tarihinde Berlin (BER) – Antalya (AYT) dönüş olarak gerçekleştirilen seferlerle turizm sektörüyle kurduğu güçlü iş birliğini bir kez daha ortaya koydu. 35 uçaklık filosu ve yılda yaklaşık 10 milyon yolcu kapasitesiyle faaliyet gösteren Corendon Airlines, Avrupa büyüme stratejisinin merkezine ana kaynak pazarlarını yerleştirmeye devam ediyor. Bu yaklaşımın odağında ise Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi bulunuyor. Corendon Airlines’tan lezzet deneyimi Corendon Airlines, uçuş deneyimini zenginleştiren yenilikçi ikram konseptlerini bu yıl ITB Berlin’e de taşıdı. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen fuar uçuşunda misafirlere sunulan zengin kahvaltı menüsünün yanı sıra, Mangal Lahmacun da fuar programının öne çıkan lezzetlerinden biri oldu. 2026 yılı itibarıyla Lukas Podolski’nin restoran markası Mangal Döner ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında Köln/Bonn ve Düsseldorf uçuşlarında servise başlanan Türk mutfağının sevilen lezzetlerinden biri olan Mangal Lahmacun, fuar kapsamında partnerler ve basın temsilcileriyle bir araya gelmek üzere organize edilen “Happy Hour” etkinliğinde ziyaretçilere ikram edildi. Uçuşlarda yoğun ilgi gören bu özel lezzet, ITB Berlin’de de büyük beğeni toplarken; markanın destinasyon deneyimini gastronomiyle bütünleştiren yaklaşımının güçlü bir yansıması olarak öne çıktı. Dengeli ve Destinasyon Odaklı Büyüme Corendon Airlines’ın 2026 yaz sezonu büyüme planları, dengeli ve destinasyon bazlı bir yapı üzerine kurgulandı. Toplam kapasitenin yüzde 50’sini oluşturan Türkiye, tek haneli oranlarda artışla uçuş programındaki en önemli pazar olmayı sürdürüyor. İkinci büyük hedef pazar olan Yunanistan yüzde 12 büyüme kaydederken, özellikle Heraklion öne çıkan destinasyon olarak dikkat çekiyor. İspanya’ya olan frekanslar yaz sezonunda yüzde 25’in üzerinde artarken, yıl boyu operasyon yapılan Mısır’da kapasite 2025’e kıyasla yaklaşık yüzde 40 artış gösterecek. Destinasyon bazlı büyüme stratejisini değerlendiren Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein; “Her bir destinasyonu kendi dinamikleri çerçevesinde değerlendiriyor, kapasite ve operasyonel planlamamızı buna göre şekillendiriyoruz. 2026 yaz sezonu için belirlediğimiz görünüm, dengeli ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın doğal bir sonucudur” dedi. DACH Bölgesinde Güçlü ve Derinleşen Yapı Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi, Corendon Airlines’ın Avrupa’daki ana kaynak pazarlarından biri olarak konumlanıyor. Tatil odaklı ve etnik seyahat talebinin yön verdiği dengeli bir büyüme modeli benimsenirken, operasyonel derinlik özellikle Almanya pazarında yoğunlaşıyor. Köln/Bonn, Düsseldorf, Hannover ve Nürnberg havalimanlarında bulunan dört ana base-merkez noktası ile Almanya’da güçlü bir operasyonel yapı sürdüren Corendon Airlines, 2026 yaz sezonunda Almanya çıkışlı kapasitesini yaklaşık yüzde 20 artırmayı planlıyor. Bu kapsamda Almanya’dan Mısır’a gerçekleştirilen uçuşlar, tatil odaklı talep doğrultusunda genişletiliyor. Ayrıca, Umre hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen Cidde direkt uçuşları da yıl boyu istikrarlı talep ile desteklenerek ağ yapısında önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Avusturya’da yaz sezonu kapasitesinin yaklaşık yüzde 30 artırılması planlanırken, Türkiye ve Akdeniz destinasyonlarına yönelik talep doğrultusunda frekans optimizasyonu yapılacak. İsviçre ise seçici, istikrarlı ve sürdürülebilir bir ağ yapısıyla DACH bölgesi içinde tamamlayıcı bir pazar olarak yer alıyor. DACH pazarı hakkında değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein ise şunları söyledi: “DACH bölgesi, uzun yıllardır güçlü olduğumuz ve operasyonlarımızı derinleştirmeye devam ettiğimiz bir coğrafya. Almanya bu bölgenin omurgasını oluştururken, Avusturya ve İsviçre’deki dengeli büyüme stratejimiz sürdürülebilir şekilde devam ediyor.” Polonya’da Hızlanan Büyüme ve Uzun Vadeli Vizyon DACH bölgesindeki güçlü yapı, Corendon Airlines’ın Doğu Avrupa’daki büyüme adımlarını da destekliyor. Bu çerçevede Polonya, son yıllarda istikrarlı büyüme kaydedilen pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Varşova ve Katowice’den Antalya ve Girit’e (Heraklion) gerçekleştirdiği uçuşlarla bölgedeki varlığını güçlendiren hava yolu, Türkiye ve Yunanistan’a yönelik tatil odaklı seyahat talebine yanıt vermeyi sürdürüyor. Varşova’dan Hurgada’ya uçuşlar Ekim 2026’da başlayacak olup, Kasım 2026’da Katowice çıkışlı seferlerin devreye girmesiyle birlikte hava yolu, bu Mısır destinasyonuna yeni direkt bağlantılar ekleyerek ağını daha da genişletecek. Her bir hat, perşembe ve pazar günleri olmak üzere haftada iki frekans olarak yapılırken, Mart 2027 sonuna kadar operasyon planlanıyor. 2026 yaz sezonu için Polonya çıkışlı kapasitenin neredeyse iki katına çıkarılması planlanırken, 2027 yılından itibaren ülkede operasyonel bir base kurulması hedefleniyor. Polonya pazarı hakkında konuşan Corendon Airlines Polonya Ülke Müdürü Halina Strzyzewska şu ifadeleri kullandı: “Polonya, güçlü tatil talebi ve uzun vadeli potansiyeli ile öne çıkan bir pazar. Önümüzdeki dönemde bu pazardaki varlığımızı planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla büyütmeye devam edeceğiz.” Birleşik Krallık’ta Kontrollü ve Sürdürülebilir Büyüme Birleşik Krallık pazarında Corendon Airlines, kontrollü ve istikrarlı bir büyüme modeli izlemeye devam ediyor. 2026 yaz sezonunda mevcut hatlarda frekans artışına odaklanılırken, Birleşik Krallık çıkışlı Antalya ve Girit (Heraklion) uçuşları kapasite talep doğrultusunda optimize ediliyor. Spor ve destinasyon odaklı iş birlikleri ise markanın pazardaki uzun vadeli konumlandırmasını destekliyor. Birleşik Krallık pazarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Birleşik Krallık Ülke Müdürü Matthew Carpenter şunları ekledi: “Birleşik Krallık pazarında büyümeye kontrollü ve sürdürülebilir bir çerçevede yaklaşıyoruz. Mevcut hatlarda etkin kapasite yönetimi ve güçlü marka iş birlikleri sayesinde uzun vadede pazardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Equine Design Studio Turizm Sektörüne Binicilik Deneyimi Katıyor Haber

Equine Design Studio Turizm Sektörüne Binicilik Deneyimi Katıyor

Equine Design Studio, doğru planlama ve tasarımla binicilik alanlarının hem yatırımcı hem de ziyaretçi için güçlü bir çekim noktası sunduğuna dikkat çekiyor. Mimar Kaan Alkan liderliğinde, atlı spor kulüpleri ve hara tasarımları konularında uzmanlaşan Equine Design Studio, turizm sektöründe giderek daha fazla önem kazanan binicilik tesislerini, konaklama deneyimini zenginleştiren ve destinasyonlara özgün bir kimlik kazandıran alanlar olarak ele alıyor. Deneyim odaklı turizm anlayışının güçlenmesiyle birlikte binicilik, yalnızca bir aktivite değil; doğa, kültür ve mimariyle bütünleşen nitelikli bir deneyim unsuru olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin binicilik turizmi açısından son derece yüksek bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Equine Design Studio, mevcut tesislerin sayısı ve niteliklerinin bu potansiyeli karşılamakta yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Kapadokya gibi dünyada eşi benzeri olmayan destinasyonlarda dahi binicilik faaliyetlerinin, doğru planlanmış rotalar ve entegre tesis çözümleriyle desteklenememesi bu alanın gelişimini sınırlandırıyor, ancak doğru planlama yapılan örneklerde, binicilik tesisleri hem yatırımcıya değer katıyor hem de destinasyon için güçlü bir çekim noktası oluşturuyor. Binicilik alanlarının otel ve resort projeleri içinde konumlanması, konaklama süresini uzatan ve misafirlere daha kapsamlı bir deneyim sunan önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Özellikle yabancı turistler için binicilik, doğayla temas eden, bölgenin kültürel ve tarihi katmanlarını keşfetmeye olanak tanıyan özel bir deneyim sunuyor. Ailelerin birlikte katılabileceği bir spor ve rekreasyon alternatifi olması da bu tesislerin tercih edilebilirliğini artırıyor. Equine Design Studio’ya göre yalnızca sportif amaçla tasarlanan şehir içi manejler ile turizm merkezleri içinde konumlanan binicilik tesisleri arasında belirgin farklar bulunuyor. Turizm yapılarıyla entegre edilen manej ve hara alanları, binişi kapalı bir alan etkinliğinin ötesine taşıyarak doğa ve çevreyle bütünleşen uzun rotalar ve keşif deneyimleri sunuyor. Bu yaklaşım, atlı gezileri sadece bir spor değil, bölgenin doğal ve kültürel mirasını deneyimleme biçimi haline getiriyor. Her projede özgün bir tasarım dili benimseyen Equine Design Studio, belirli bir şablon yerine bulunduğu coğrafyanın doğal, kültürel ve mimari verilerini merkeze alıyor. Yerel malzemelerin kullanımı, arazi yapısına duyarlı yerleşim kararları ve çevreyle uyumlu çözümler, binicilik tesislerinin hem otel konseptiyle hem de çevresiyle bütünleşmesini sağlıyor. Tasarım sürecinde öncelik her zaman atların sağlığı ve refahı olarak tanımlanıyor. Güvenli biniş alanları, doğru sirkülasyon kurgusu, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve işletme kolaylığı, Equine Design Studio’nun projelerinde belirleyici kriterler arasında yer alıyor. Stüdyo, binicilik tesislerinde “lüks” kavramından ziyade, uzun ömürlü, doğal ve çevreyle uyumlu çözümlerle konfor ve sürdürülebilirliği odağa alıyor. Equine Design Studio, doğru planlama ve mimari yaklaşımla ele alınan binicilik tesislerinin, turizm sektöründe destinasyonları farklılaştıran ve ziyaretçilere kalıcı bir deneyim sunan güçlü mekanlar olarak gelecekte çok daha önemli bir rol üstleneceğini vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025 Rekorları Deniz ve Kruvaziyer Turizminin Stratejik Gücünü Ortaya Koydu Haber

2025 Rekorları Deniz ve Kruvaziyer Turizminin Stratejik Gücünü Ortaya Koydu

Yılın henüz ikinci ayına girilmiş olmasına rağmen, açıklanan resmi veriler Türkiye turizminin 2025 yılını nasıl bir güçle tamamladığını ve 2026’ya hangi zemin üzerinde ilerlediğini net biçimde ortaya koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, hem gelir hem de ziyaretçi sayısında Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşıldığını gösterdi. Genel tabloya bakıldığında, Türkiye’nin turizmde artık yalnızca sayısal büyümeyi değil, istikrarlı ve sürdürülebilir bir gelişim modelini benimsediği görülüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’nin 2025 yılı turizm geliri 65 milyar 231 milyon dolara ulaşarak tarihî bir rekor kırdı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 6,8’lik artış anlamına gelirken, 2017 yılına kıyasla turizm gelirlerinin iki kattan fazla arttığını ortaya koydu. “Bu Başarı Kalıcı Bir Dönüşümün Göstergesi” 2025 turizm verilerini değerlendiren Ahmet Yazıcı, elde edilen sonuçların geçici bir yükseliş değil, uzun vadeli bir dönüşümün yansıması olduğunu vurguladı. Yazıcı, Türkiye’nin turizmde artık krizlere rağmen büyüyebilen, stratejik refleksleri güçlü bir ülke konumuna geldiğini ifade ederek, “Açıklanan veriler, Türkiye turizminin yalnızca hacimsel olarak değil, yapısal olarak güçlendiğini gösteriyor. Gelirde, ziyaretçi sayısında ve kişi başı harcamada ulaşılan seviyeler, doğru bir dönüşüm stratejisinin sonucudur.” dedi. Kruvaziyer Turizmi Büyümenin Anahtarı Türkiye turizminin son yıllarda yakaladığı güçlü ivmede kruvaziyer turizminin önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Yazıcı, bu alanın yüksek harcama potansiyeli ve yaygın ekonomik etkisiyle öne çıktığını belirterek, 2‘Açıklanan 2025 turizm verilerinin, kruvaziyer turizminin Türkiye’nin genel turizm performansına sunduğu katkıyı daha görünür hale getirdiğini belirten Yazıcı, bu segmentin uzun vadeli büyüme hedefleriyle doğrudan örtüştüğünü vurguladı. Kruvaziyer turizmi; yüksek harcama potansiyeli, destinasyonlara sağladığı doğrudan ekonomik katkı ve yıl geneline yayılan operasyonel yapısıyla Türkiye turizmi açısından son derece güçlü bir alan. Bu segment, turizm gelirlerinin artmasında ve kişi başı harcamaların yukarı taşınmasında belirleyici bir rol oynuyor.” açıklamasını yaptı. Liman Kentleri İçin Yaygın Ekonomik Etki Kruvaziyer turizminin yalnızca gemi trafiğiyle sınırlı kalmadığını ifade eden Yazıcı, liman kentlerinde yarattığı ekonomik hareketliliğin çok sayıda sektöre yayıldığını söyledi. Bu modelin, turizmin belirli merkezlerle sınırlı kalmadan farklı şehirlerde ve bölgelerde ekonomik canlılık oluşturduğunu vurgulayarak, ‘‘Bir kruvaziyer yolcusu, konaklama dışı harcamalarıyla gastronomi, perakende, ulaşım ve kültür-sanat gibi birçok alanda doğrudan katkı sağlar. Bu yönüyle kruvaziyer turizmi, şehir ekonomilerine hızlı ve yaygın bir hareketlilik kazandıran güçlü bir yapı sunuyor.’’ dedi. 2026 Hedeflerinde Kruvaziyerin Rolü Artıyor 2026 yılı için açıklanan 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefinin, kruvaziyer turizmi alanında atılacak yeni adımlarla daha da destekleneceğini belirten Yazıcı, yeni limanlar, yeni rotalar ve uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin coğrafi konumu ve mevcut liman altyapısının bu alanda önemli bir avantaj sağladığını da sözlerine ekleyerek “Türkiye artık kruvaziyer turizminde sadece geçilen bir rota değil, tercih edilen bir destinasyon haline geliyor. Sea Genesis Group olarak hedefimiz; Akdeniz ve Karadeniz havzasında Türkiye’nin kruvaziyer turizmindeki payını daha da artırmak ve bu alandaki büyümeye katkı sunmak.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizm Yatırımlarının Yeni Dönemi İstanbul’da Konuşulacak Haber

Turizm Yatırımlarının Yeni Dönemi İstanbul’da Konuşulacak

TIF 2026, küresel turizm ve seyahat sektörünün güçlü bir gelişim trendi yaşadığı, başta Suudi Arabistan, Mısır, İtalya olmak üzere rakip ülkelerde önemli atılımların yapıldığı bu kritik dönemde, Türkiye turizminin daha da güçlenmesi ve gelişimi için stratejik bir önem taşıyor. TIF 2026; oturumlar, keynote konuşmaları ve sektör görünümüne ilişkin özel sunumlarla birlikte 30’a yakın içerik bölümünden oluşuyor. Forum bu kapsamıyla, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi Başkanı ve CEO’su Gloria Guevera Manzo, İtalya Ulusal Turizm Kurulu Başkanı Alessandra Priante gibi isimler de dahil olmak üzere 100’den fazla konuşmacı ve moderatörü ağırlayacak. Forum’da finans, konaklama, seyahat ve pazarlama dünyasının liderleri turizmde büyümenin niteliğini artıracak yatırım kararlarını, finansman koşullarını ve yeni ürün kategorilerini iki gün boyunca ele alacak. Küresel ölçekte turizm ekonomisi, pandemi sonrası toparlanmayı kalıcı büyümeye çevirerek yeni bir zirveye taşınıyor. UN Tourism’in World Tourism Barometer verileri; 2024’te yaklaşık 1,4 milyar varışla sektörün pandemi öncesi düzeye yeniden yaklaştığını ve 2025’te 1,52 milyar varışla bir önceki yıla göre %4 artarak yeni bir zirveye çıktığını ortaya koyuyor. WTTC’nin ekonomik etki çalışmaları ise seyahat ve turizmin 2024’te küresel ekonomiye 10,9 trilyon ABD doları katkı sağladığını ve 357 milyon istihdamı desteklediğini gösteriyor. Önümüzdeki on yıla ilişkin projeksiyonlarda, sektörün 2035’te küresel ekonomiye katkısının 16,5 trilyon ABD dolarına, istihdamın ise 462 milyon kişiye ulaşacağı öngörülüyor. Bu da altyapı, finansman, ürün çeşitliliği ve insan kaynağı gibi alanlarda yeni bir yatırım döngüsünü zorunlu kılıyor. Türkiye’de de büyümenin yönü yalnızca hacmi artırmak değil; kişi başı getiriyi, ürün kalitesini ve yatırımın çarpan etkisini güçlendirmek olarak şekilleniyor. Sınır giriş istatistiklerine göre Türkiye’yi ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 2015’te 41,6 milyon iken 2025’te 63,9 milyona yükselmiş durumda. Aynı dönemde turizm geliri 2015’te 31,5 milyar ABD dolarından 2025’te 65,2 milyar ABD dolarına çıkarak yaklaşık %107 arttı. Böylece 10 yılda ziyaretçi hacmi yaklaşık %54 büyürken, ziyaretçi başına ortalama gelir de yaklaşık 757 ABD dolarından yaklaşık 1.020 ABD dolarına yükselerek değer üretiminin güçlendiğine işaret ediyor. Bu tablo, ölçek büyümesinin güçlü biçimde devam ettiğini; ancak büyümeyi kalıcılaştırmak için odağın giderek daha fazla değer üretimi (yüksek katma değerli ürünler, deneyim ekonomisi, markalaşma ve çeşitlendirme) tarafına kayması gerektiğini de açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde büyümeyi sürdürülebilir kılmak; finansmana erişim, yeni yatırım modelleri ve destinasyon değer zincirinin (ulaşım, konaklama, deneyim, perakende, kültür-sanat) birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Orta Vadeli Program (2026–2028) ise bu dönüşümü makro çerçevede sayısallaştırıyor: GSYH’nin 2026’da 1,658 trilyon ABD dolardan 2028’de 1,886 trilyon ABD dolara yükselmesi öngörülürken, turizm gelirlerinin 2026’da 68 milyar ABD dolardan 2028’de 75 milyar ABD dolara çıkması bekleniyor. Bu patika, turizm gelirlerinin GSYH’ye oranının yaklaşık %4 bandında yatay seyrettiğine işaret ediyor. TIF 2026, tam da bu eşikte; geçmiş on yılda gerçekleşen büyümeyi, önümüzdeki on yılın rekabet parametrelerine taşıyacak yatırım başlıklarını odağına alıyor. Program; küresel ekonomi ve finans görünümünün turizm yatırımları üzerindeki etkisinden, otel ve karma kullanım (mixed‑use) projelerine, yatırım ve işlem finansmanından, katılım bankacılığı ve alternatif kaynaklara, havacılık bağlantısından deniz turizmi ve marinalara, markalaşma, yaratıcılık ve pazarlama etkinliğinden, kongre‑etkinlik ve spor turizmi deneyimlerine kadar geniş bir çerçevede oluşuyor. TTYD Başkanı Oya Narin tarafından açılışı yapılacak formun ilk gününde; WTTC CEO & Başkanı Gloria Guevara Manzo küresel turizm yatırım gündemine ilişkin stratejik perspektifini paylaşacak. Büyüme, dayanıklılık ve geleceğe hazırlık ekseninde kurgulanan liderler oturumu ise farklı coğrafyalardan kamu ve sektör temsilcilerini aynı masada buluşturacak. Oturumda; küresel ekonomi ve finans görünümü, turizm yatırımları odağında risk ve fırsatlarıyla birlikte değerlendirilecek. Forumun oturumları, yatırım kararlarının temel belirleyicileri olan finansman maliyeti ve sermaye yapısından başlayarak; otel yatırımlarında marka stratejileri, yerli marka gelişimi, işletme ve yatırım finansmanı, varlık yönetimi ve yatırımcı beklentilerine uzanan bir çizgide ilerleyecek. Turizmde değer yaratımının giderek ‘deneyim’ üzerinden tanımlandığı yeni dönemde; tasarım, mimari, kültür‑sanat ve yaratıcı endüstriler üzerinden destinasyon hikâyesi inşa etme, pazarlama etkinliği ile yetenek ve insan kaynağı gündemi de programın ana başlıkları arasında yer alacak. İkinci gün ise erişilebilirlik ve mobiliteyi odağa alan havacılık oturumlarının yanı sıra; wellness ‑ longevity yatırımları, sürdürülebilir turizm dönüşümü, deniz turizmi ve marina yatırımları, etkinlik/kongre mekân ekonomisi ve spor deneyimlerinin yeni yatırım alanları gibi temaları gündeme taşıyacak. Tur operatörleri, seyahat acenteleri ve dijital platformların değişen rolü de sektörün dağıtım kanallarındaki dönüşümü tartışmaya açacak. TTYD tarafından TIF 2026 öncesi düzenlenen basın toplantısı, 6 Şubat Cuma günü The Marmara Taksim Oteli’nde gerçekleşti. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği adına Başkan Oya Narin, Yönetim Kurulu Üyeleri Şerife Ercantürk, Mehmet Göçen, Erdem Tavas, İcra Kurulu Üyesi Ece Demirpençe ve Genel Sekreter Dr. Öykü Korkmaz’ın katıldığı toplantıda; turizm sektörü ve yaklaşan Turizm Yatırım Formu ile ilgili açıklamalarda bulundu. TTYD Başkanı Oya Narin, TIF 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye turizmi artık yalnızca hacimle değil; değer, kalite ve dönüşümle rekabet ediyor. TIF 2026’da yatırımın finansmanından yeni ürün kategorilerine, markalaşmadan deneyim tasarımına uzanan geniş bir gündemi; kamu ve özel sektörün ortak aklıyla ele alacağız. Amacımız, Türkiye’nin son 10 yılda büyüyen turizm kapasitesini önümüzdeki dönemin yatırım diliyle güçlendirmek ve sürdürülebilir şekilde değer üretmek. Bugün Türkiye, dünyada önde gelen turizm ülkeleri arasında. Ancak geldiğimiz noktada Türk turizminin yeniden konumlandırmaya, yeniden bir turizm hamlesine ihtiyacı var. Zira klasik rakiplerimiz de büyümeye devam ediyor. İspanya 2025 yılını tarihin en yüksek ziyaretçi sayısıyla, 143.9 milyon ziyaretçiyle kapattı. İtalya’nın 2025’teki yabancı ziyaretçi sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 8.7 artarak 104 milyon kişiye ulaştı. İspanya bu ziyaretçileri 1.2 milyon otel yatağı, 440 bin turistik rezidans yatağı, 148 bin kırsal turizm tesisi yatağı ve 276 bin kamping yatağında ağırlıyor. Bunların dışında Suudi Arabistan ve Mısır gibi çevre ülkelerin kapsamlı turizm hamleleri göz önüne alındığında önümüzdeki 10-15 seneyi kapsayacak ve turizmde bulunduğumuz konumu daha yükseklere taşımak için bir plana ihtiyacımız var. Bu planları çok boyutlu olarak ve özellikle de finans ve markalaşma tarafında bugüne kadar olduğu gibi küresel oyuncularla iş birliği içerisinde şekillendirmemiz gerekiyor. 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre Ülkemizde 67 zincir ve grup oteli mevcut ve bu zincirler dahilinde 722 tesis ve toplam 157.000 oda var. Bu tesislerin hem yerli hem de yabancı ayaklarının ülkemizde gelişerek işletme verimliliğini ve pazarlama gücünü yukarılara çekmemiz gerekiyor. WTTC raporları; küresel turizm ve seyahat ekosisteminin 2035 yılında %50’ye yakın bir artışla 16.5 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Küresel turizmdeki bu büyüme trendi paralelinde Suudi Arabistan, BAE sermayesi ile Mısır önemli yatırımlar başlattı. İspanya, Yunanistan, İtalya turizme odaklı önemli hamleler yapıyorlar. Bu kritik dönemde TİF 2026, bu açıdan da stratejik bir sorumluluk üstleniyor. Bu çerçevede geldiğimiz noktada iddiamızı korumak ve yerimizi daha da yukarılara taşımak için Dünyayla entegre olmamız gerekiyor. İşte tam da bu yüzden 2020 yılında Ülkemizin saygınlık uyandıran uluslararası düzeyde bir imza organizasyonunu yaratmak hedefiyle Turizm Yatırımları Forumu’nu organize etmeye başladık ve bu yıl 5’incisini gerçekleştiriyoruz. Bu organizasyon, her yıl daha da güçlenerek bu bugünkü seviyesine ulaştı ve geçtiğimiz yıl TİF’e 750'den fazla uluslararası katılımcı; yatırımcı, otel markası, işletmeci, finans kurumu, banka ve fon temsilcisi katıldı. Bu şekilde TIF uzun vadeli bir proje olarak uluslararası düzeyde en önemli 2-3 yatırım organizasyonundan biri haline geldi. Küresel arenada gördüğü bu itibarla TİF’i her yıl organize etmeye devam edeceğiz. ” TIF 2026, iki gün boyunca gerçekleştireceği oturumlarla; yatırımcılar, finans kurumları, geliştiriciler, küresel otel markaları, kamu temsilcileri ve sektör liderlerini aynı zeminde buluşturarak, Türkiye’nin turizm yatırımlarında yeni dönem önceliklerine ilişkin ortak bir vizyon oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muğla, EMITT 2026’da İlçeleriyle Güçlü Birlik Mesajı Verdi Haber

Muğla, EMITT 2026’da İlçeleriyle Güçlü Birlik Mesajı Verdi

Her yıl dünyanın dört bir yanından turizm profesyonellerini destinasyonlar ve seyahat markalarıyla buluşturan EMITT’te, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da yer aldı. Fuar; 109 ülkeden 656 katılımcı ve 23 bin 725 ziyaretçiyle sektörün önde gelen uluslararası buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Muğla, EMITT’te Uluslararası Vitrinde Muğla Büyükşehir Belediyesi, EMITT 2026 kapsamında ilçe belediyeleriyle birlikte açtığı stantlarda kentin doğal, kültürel ve turistik değerlerini ziyaretçilere tanıtıyor. Muğla standında dört mevsime yayılan turizm çeşitliliği, sürdürülebilir turizm yaklaşımı, kültürel miras, gastronomi ve alternatif turizm olanakları ön plana çıkarılırken, fuar boyunca kurulacak temaslarla kentin uluslararası görünürlüğünün artırılması hedefleniyor. Karya Vizyon Turizm Buluşması’nın Lansmanı Gerçekleştirildi EMITT Turizm Fuarı kapsamında düzenlenen Uluslararası 2. Karya Vizyon Turizm Buluşması’nın lansmanı gerçekleştirildi. Lansmana Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın yanı sıra ticaret odası başkanları, ilçe belediye başkanları, milletvekilleri ve Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık katıldı. Etkinlikte, Karya Bölgesi’nin tarihi ve kültürel mirası, sürdürülebilir turizm yaklaşımı, destinasyon markalaşması ve uluslararası iş birliklerine yönelik hedefler sektör temsilcileriyle paylaşıldı. Başkan Aras: “İlçelerimizle İş Birliği İçerisinde İlimizi Temsil Ediliyoruz” Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, EMITT Turizm Fuarı’nın yeni iş birlikleri ve uluslararası tanıtım açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, Muğla’nın fuarda ilçe belediyeleriyle birlikte güçlü bir şekilde temsil edildiğini ifade etti. Ayrıca EMITT Turizm Fuarı kapsamında ikincisi gerçekleştirilen Uluslararası Karya Vizyon Turizm Buluşması’nın lansmanının da hem Muğla hem de ülkemizin turizmi için çok değerli olduğunu vurguladı. Başkan Aras: “Muğla Güçlü Bir Kültürel Mirasa Sahiptir” Uluslararası 2. Karya Vizyon Turizm Buluşması’nın lansmanında konuşan Başkan Aras, Muğla’nın tarihi mirası, turizm potansiyeli ve altyapı yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karya ve Likya medeniyetlerinin Muğla’da kurulmuş olmasının kentin tarihsel önemini ortaya koyduğunu vurgulayan Başkan Aras, Muğla’nın her ilçesinin geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ve güçlü bir kültürel mirasa sahip olduklarını söyledi. “Altyapı İçin Rekor Yatırım Yapıyoruz” Turizmin sürdürülebilirliği için altyapının kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Başkan Aras, “Altyapıyı tamamlamadan sağlıklı ve nitelikli turizm yapamayız. Bu konudaki eksikleri açıkça konuşmak zorundayız.” dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak altyapıyı öncelik haline getirdiklerini belirten Başkan Aras, MUSKİ’nin yatırım bütçesinin 900 milyon liradan 6,2 milyar liraya çıkarıldığını, yalnızca 2025 yılında su, kanalizasyon, arıtma tesisleri ve şebekeler için 4,2 milyar liralık yatırım yapıldığını kaydetti. Denizden arıtma sistemiyle su temini çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti. “Muğla’da Kurumlar Aynı Çatı Altında” Konuşmasında kurumsal iş birliğine de vurgu yapan Başkan Aras, “Bugün burada Sayın Valimizin çatısı altında, tüm ilçelerimizle birlikte aynı çatı altındayız. Muğla’nın geleceği için ortak akılla, iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BAE, Uluslararası Basketbolun Yeni Merkezi Oluyor  Haber

BAE, Uluslararası Basketbolun Yeni Merkezi Oluyor 

Amerikan Ulusal Basketbol Birliği (NBA) ile Abu Dabi Kültür ve Turizm Departmanı (DCT Abu Dhabi), mevcut iş birliklerini uzun vadeli olarak uzattıklarını açıkladı. Yenilenen anlaşma kapsamında Abu Dabi’de NBA Global Games hazırlık maçları düzenlenecek, pazarlama ve tanıtım faaliyetleri genişletilecek ve emirlikte bir NBA Global Academy hayata geçirilecek. İş birliği, önümüzdeki yıllarda Abu Dabi ve çevresinde gençlere ve basketbolseverlere yönelik yeni gelişim ve etkileşim programlarını da kapsıyor. Abu Dabi’de kurulacak NBA Global Academy, NBA Academy programının küresel merkezi olarak faaliyet gösterecek. Akademi; Birleşik Arap Emirlikleri, Orta Doğu ve dünyanın farklı bölgelerinden lise çağındaki yetenekli sporcular için yıl boyunca süren üst düzey bir basketbol ve akademik eğitim sunacak. Program kapsamında 20 yerel erkek sporcuya elit gelişim imkânı sağlanırken, yerel kız sporcular için özel basketbol faaliyetleri düzenlenecek. Ayrıca yurt dışından seçilecek 24 erkek sporcu için yatılı eğitim programları hayata geçirilecek. “Abu Dabi, Orta Doğu’da basketbolun yeni buluşma noktası oluyor” DCT Abu Dhabi Başkanı Mohamed Khalifa Al Mubarak, iş birliğinin uzatılmasına ilişkin değerlendirmesinde, NBA ile sürdürülen ortaklığın Abu Dabi’nin bölgesel ve küresel konumunu güçlendirdiğini vurguladı. Al Mubarak, “NBA ile iş birliğimizi uzatmak; gençlerimize yatırım yapma, topluluğumuza ilham verme, ekonomimizi çeşitlendirme ve Abu Dabi’yi küresel ölçekte güçlü bir destinasyon haline getirme hedeflerimizin önemli bir parçası. Abu Dabi’de kurulacak NBA Global Academy ile, emirliklerde yaşayan sporcuların, antrenörlerin ve spor profesyonellerinin basketbolu dünyanın en iyilerinden öğrenmesine imkân tanıyacak. NBA Global Games’e uzun vadeli ev sahipliği yapmamız ise yeni nesillere ilham verecek” dedi. Al Mubarak ayrıca, NBA’in gençlik programları ve taban odaklı girişimlerinin sağlıklı ve aktif yaşam tarzlarını teşvik ettiğini, sporun evrensel değerlerini toplumun her kesimine taşıdığını belirterek, bu çok yıllı iş birliğinin Abu Dabi’nin kültür, eğlence ve mükemmeliyet merkezi olma vizyonunu yansıttığını ifade etti. NBA Başkan Yardımcısı ve Operasyon Direktörü Mark Tatum ise, DCT Abu Dhabi ile kurulan iş birliğinin Birleşik Arap Emirlikleri’nde ve Orta Doğu genelinde basketbolun gelişiminde önemli bir rol oynadığını belirtti. Tatum, “Bu ortaklık sayesinde basketbola katılım ve taraftar ilgisi istikrarlı şekilde arttı. Bölgeden ve dünyanın farklı noktalarından elit seviyede oyuncuların yetişmesine katkı sağlayacak NBA Global Academy’nin hayata geçirilmesi de dahil olmak üzere, önümüzdeki dönemde bu çalışmaları daha da ileri taşımayı sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi. Abu Dabi’de büyüyen basketbol ekosistemi Abu Dabi’de düzenlenecek gelecekteki NBA hazırlık maçlarına ilişkin takvim, katılımcı takımlar ve diğer ayrıntılar ilerleyen bir tarihte açıklanacak. Yenilenen iş birliği kapsamında DCT Abu Dhabi, destinasyon markası Experience Abu Dhabi aracılığıyla Orta Doğu, Çin ve Avrupa’da NBA’in Resmi Turizm Destinasyonu Ortağı olma rolünü sürdürecek. Ayrıca bu ortaklık kapsamı; Afrika, Asya, Kanada ve Latin Amerika’yı da içerecek şekilde genişletilecek. DCT Abu Dhabi ile NBA arasındaki uzatılmış iş birliği, gençlere yönelik basketbol gelişim programlarının da büyütülmesini içeriyor. 2022’den bu yana 20 binden fazla kız ve erkek çocuğa ulaşan bu programlar kapsamında, Abu Dabi ve Al Ain Bölgesi’nde halihazırda bulunan dört Junior NBA/Junior WNBA ligi, bu sonbaharda altıya çıkarılacak; 2028 yılına kadar ise lig sayısının 12’ye ulaşması hedefleniyor. Abu Dabi ayrıca, dünyanın farklı ülkelerinden üst düzey genç ve elit sporcuları bir araya getirecek iki yıllık uluslararası basketbol turnuvasına ev sahipliği yapacak. Bu kapsamda düzenlenen ilk organizasyon olan 2025 NBA Academy Showcase Abu Dhabi, 25–27 Eylül tarihleri arasında NYU Abu Dhabi kampüsünde gerçekleştirildi. Etkinlikte; NBA Academy Africa (Senegal), IMG Academy (ABD), INSEP (Fransa) ve Basketball Australia Centre of Excellence’tan lise çağındaki en yetenekli oyuncular yer aldı. NBA Academy programı, oyuncu gelişimini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak genç yeteneklerin potansiyellerini en üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Program; sağlık ve iyi yaşam, karakter gelişimi ve yaşam becerilerine odaklanırken, sporculara profesyonel, üniversite ve uluslararası deneyime sahip antrenörlerden eğitim alma imkânı sunuyor. Bugüne kadar NBA Academy bünyesinde yetişen 150’den fazla sporcu ülkelerinin milli takımlarında forma giydi. 100’ün üzerinde sporcu ABD’de NCAA Division I üniversitelerine kabul edilirken, 40’tan fazlası profesyonel kariyere adım attı. Bu sporculardan 15’i ise NBA’e yükselmeyi başardı. NBA Abu Dhabi Games basketbola olan ilgiyi artırdı Abu Dabi Kalkınma Holdingi ADQ organizasyonunda düzenlenen NBA Abu Dhabi Games 2025 kapsamında, New York Knicks ile Philadelphia 76ers arasında 2 ve 4 Ekim tarihlerinde Yas Adası’ndaki Etihad Arena’da oynanan iki hazırlık maçı, tamamen dolu tribünler önünde gerçekleşti. Bu organizasyon; NBA Global Games hazırlık maçlarının yanı sıra Jr. NBA/Jr. WNBA Abu Dhabi Ligi’ni, mevcut ve eski NBA oyuncularının katılımıyla düzenlenen taraftar etkinliklerini, bir NBA 2K League gösteri organizasyonunu ve NBA Cares ile Jr. NBA/Jr. WNBA kliniklerini de kapsıyor. Bu klinikler, sağlıklı yaşamı teşvik ederken takım çalışması, saygı ve sportmenlik gibi temel değerleri gençlere kazandırmayı amaçlıyor. NBA maçları, Birleşik Arap Emirlikleri’nde 1987–88 sezonundan bu yana yayınlanıyor. 2022 yılından bu yana sekiz NBA takımı Abu Dabi’de hazırlık maçları oynadı. NBA Abu Dhabi Games’in ilk kez düzenlenmesinin ardından, YouGov araştırmasına göre ülkede basketbola katılım yüzde 60 artarken, basketbol taraftar kitlesi yüzde 25’ten fazla büyüme gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.