Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Devlet Destekleri

Kapsül Haber Ajansı - Devlet Destekleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet Destekleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EİB'nin İhracatçılara Ulaştırdığı Devlet Desteği Altı Ayda 1,6 Milyar TLye Ulaştı    Haber

EİB'nin İhracatçılara Ulaştırdığı Devlet Desteği Altı Ayda 1,6 Milyar TLye Ulaştı  

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılı ilk yarısında ihracatçı firmalar ve iş birliği kuruluşlarının bin 704 dosyasını sonuçlandırarak 1 milyar 60 milyon liralık devlet desteğinin ihracatçılarımıza ulaşmasını sağladıkları bilgisi verdi. 2026 yılının ilk yarısında devlet desteklerinde daha yüksek seviyelere ulaştıklarının altını çizen Öztürk, “2026 yılının ilk yarısında İhracata Yönelik Devlet Destekleri kapsamında 2 bin 325 firma veya iş birliği kuruluşuna, 1 milyar 575 milyon TL hakediş verilmesine aracılık ettik. İhracatçılarımıza ulaştırdığımız devlet destekleri tutarında yüzde 49’luk artışa ulaştık. Firmalarımızın devlet desteklerinden daha çok yararlanmaları için 2025 yılında görev sahamızdaki 7 ilde 8 bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdik ve devlet desteklerini ihracatçı firmalarımıza anlattık” şeklinde konuştu. Küresel ticarette rekabet koşullarının her geçen gün ağırlaştığını belirten Başkan Öztürk, devlet desteklerinin ihracatçı açısından artık bir teşvikten öte stratejik bir rekabet enstrümanı haline geldiğini ve ihracatçılar için can suyu hüviyetinde olduğunun altını çizdi. Yurt dışı fuar katılımları, TURQUALITY ve Küresel tedarik zinciri destekleri ilk üçte 2026 yılının ilk yarısında en yüksek destek tutarının 523,7 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımı desteklerinde olduğu bilgisini veren Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü; “TURQUALITY Programı kapsamında 301,4 milyon TL, Küresel tedarik zinciri desteği 190,8 milyon TL, yurt içi fuar katılım desteği 162 milyon TL, pazara giriş belgeleri için 107,8 milyon TL, birim kira desteğinde 89,1 milyon TL, e-ihracatta ise 45,3 milyon TL destek sağladık. Firmaların kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırdıkları, katma değerli ihracata katkı sağlayan UR-GE Proje Desteklerinin 2,5 milyon TL'den 45,1 milyon TL'ye yükselmesi memnuniyet verici. Türkiye'nin küresel pazarlarda daha güçlü konuma gelebilmesi için destek bütçesinin de ihracatla paralel büyümesini istiyoruz. Günümüzde 278 milyar doları mal ihracatı olmak üzere hizmet ihracatıyla birlikte yıllık 400 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırıyoruz. İhracat gelirimizin yüzde 1’i oranında ihracata destek verilmesini istiyoruz. Devlet destekleri bütçesinin Türkiye'nin toplam ihracatının en az yüzde 1'i seviyesine yükseltilmesi, ihracatçımızın uluslararası rekabet gücünü önemli ölçüde artıracaktır." Döviz dönüşüm desteği yüzde 5’e yükseltilmeli Finansmana erişim maliyetlerinin yüksek seyrettiği mevcut dönemde ihracatçının nakit akışını destekleyecek yeni uygulamalara ihtiyaç bulunduğunu da vurgulayan Öztürk, TCMB’nin ihracatçılar için yüzde 3 olarak uyguladığı döviz dönüşüm desteğinin mevcut seviyesinin yeterli olmadığını belirterek, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 5'e yükseltilmesi ve yıllık ilan edilmesi çağrısını yineledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatçıları Çin Pazarına Hazırlıyor Haber

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatçıları Çin Pazarına Hazırlıyor

24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 10.00’da Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binası 7. Kat Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek toplantıya, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E-İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal katılacak. Önal, e-ihracat politikaları, e-ihracata yönelik devlet destekleri ve sınır ötesi e-ticaret uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. Program kapsamında ayrıca milli katılım organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği tarafından yürütülen 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın (CIIE) sunduğu ticari fırsatlar, organizasyon süreci ve katılım koşulları hakkında ihracatçılara bilgi verilecek. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Çin; 5 trilyon dolara ulaşan ticaret hacmi, 1,5 milyarlık nüfusu ve hızla genişleyen orta ve üst gelir grubuyla Türk ürünleri için büyük bir pazar potansiyeli sunuyor. Ülkede yaklaşık 300 milyon tüketicinin Avrupa standartlarına yakın bir yaşam ve tüketim düzeyine sahip olması, özellikle kaliteli ve katma değerli ürünlerimiz açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Son dönemde Çin’den Türkiye’ye gelen ticaret heyetlerinin sayısındaki artış ve CIIE yönetiminin Türk ihracatçılarına yönelik daveti, ülkemize duyulan ilginin açık bir göstergesi. Bu ilgiyi kalıcı ticari ilişkilere ve daha yüksek ihracat rakamlarına dönüştürmek istiyoruz.” dedi. Çin’in e-ticaret ekosistemi ihracatçılara anlatılacak Muhammet Öztürk, Çin’in geniş tüketici kitlesi, gelişmiş dijital altyapısı ve yüksek ithalat kapasitesiyle Türk ihracatçıları açısından önemli olduğunu söyledi. Öztürk, “Çin, dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olmasının yanında dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Düzenleyeceğimiz toplantıyla ihracatçılarımıza Çin pazarına ilişkin kapsamlı ve doğrudan bilgi sunmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakanlığımızın sunduğu destekler firmalarımızın bu yolculukta daha güçlü adımlar atmasına katkı sağlıyor. Hasan Önal’ın katılımıyla gerçekleştirilecek toplantımızda firmalarımız, e-ihracat politikaları ve destek mekanizmaları hakkında en güncel bilgileri doğrudan edinme fırsatı bulacak.” dedi. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor Başkan Öztürk, “CIIE, küresel ölçekte en önemli ve prestijli ithalat fuarlarından biri. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2026 yılında dokuzuncusu düzenlenecek fuarın Türkiye milli katılım organizasyonunu üstleniyor, ihracatçılarımızın Çinli alıcılarla buluşmasına ve pazarda kalıcı bağlantılar kurmasına öncülük ediyoruz. 2026’nın Ocak-Haziran döneminde Çin’e Türkiye geneli ihracatımız yüzde 32 artışla 1 milyar 808 milyon dolara ulaştı. Çin ile olan 41,6 milyar dolarlık ticaret açığımızı daha dengeli bir yapıya kavuşturma hedefimiz doğrultusunda CIIE’yi önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu. “Şanghay’da daha güçlü bir Türkiye varlığı hedefliyoruz” Geçmiş yıllarda fuara katılan Türk firmalarının önemli iş bağlantıları kurduğuna dikkati çeken Öztürk, 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda daha geniş bir katılımla güçlü bir Türkiye varlığı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Muhammet Öztürk, “Türkiye; kaliteli üretimi, güçlü tedarik altyapısı, rekabetçi ürünleri ve geniş ürün çeşitliliğiyle Çin pazarında daha fazla pay alabilecek potansiyele sahip. Özellikle gıda, tarım ürünleri, doğal taş, tekstil, hazır giyim, mobilya, kozmetik ve sağlıklı yaşam ürünlerinde önemli fırsatlar görüyoruz. Amacımız firmalarımızı Çin pazarına hazırlamak, doğru alıcılarla buluşturmak ve ülkemizin Çin’e ihracatını sürdürülebilir biçimde artırmak. İhracatçılarımızı hem 24 Temmuz’daki toplantımıza hem de CIIE çatısı altında yer almaya davet ediyoruz.” dedi. Toplantıda ihracatçılara Çin pazarındaki güncel eğilimler, dijital satış kanalları, e-ihracat destekleri, sınır ötesi e-ticaret uygulamaları ile CIIE’nin organizasyon ve katılım süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi aktarılacak. Katılımcılar, merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı da bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB’de Üst Düzey Atama  Haber

EİB’de Üst Düzey Atama 

Yusuf Gabay, EİB bünyesinde Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Işık’tan sonra Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörlüğü görevini yürütecek ikinci isim olacak. Gabay, sürdürülebilirlik çalışmalarını daha ileri taşımak için çalışacaklarını söyledi. EİB sürdürülebilirlikte öncü kurumlar arasında yer alıyor Sürdürülebilirliğin küresel ticaretin geleceğini belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini ifade eden Yusuf Gabay, Ege İhracatçı Birlikleri'nin bu alanda uzun yıllardır öncü çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Gabay, "Dünya ticaretinin kuralları değişiyor. Artık rekabet karbon ayak izi, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, izlenebilirlik ve sosyal sorumluluk kriterleriyle de şekilleniyor. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve sürdürülebilirlik raporlama yükümlülükleri ihracatçılarımız için yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu dönüşüm sürecinde üyelerimizin yanında yer alıyor, sürdürülebilirliği ihracatımızın geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz." dedi. Global Compact'a üye olan ilk ihracatçı birliği EİB'nin sürdürülebilirlik alanında Türkiye'de birçok ilke imza attığını belirten Başkan Gabay, "Ege İhracatçı Birlikleri, dünyanın en büyük sürdürülebilirlik inisiyatifi olan Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi'ne (UN Global Compact) üye olan ilk ihracatçı birliği olmuştur. 2021 yılında sorumluluk bildirim raporumuzu sunarak bu küresel inisiyatifin bir parçası olduk. Düzenli olarak yayımladığımız İlerleme ve Sorumluluk Bildirim Raporlarımızla sürdürülebilirlik alanındaki performansımızı şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıyoruz." diye konuştu. 8 bin ihracatçı firmanın yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik ediyor EİB bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun 12 ihracatçı birliğinin temsilcilerinden oluştuğunu ifade eden Gabay, sürdürülebilir ihracat, dijital dönüşüm, temiz teknolojiler, iklim değişikliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi alanlarında kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. "Bugün 8 bini aşkın ihracatçı firmamızın yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik ediyoruz." diyen Yusuf Gabay, şöyle devam etti: "Firmalarımıza karbon ayak izi hesaplama ve yönetimi, sürdürülebilir ihracat stratejileri, döngüsel ekonomi uygulamaları, AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi konularda eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Aynı zamanda yeşil finansman kaynaklarına erişim, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası mevzuatlara uyum süreçlerinde de üyelerimize destek oluyoruz. Amacımız ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü korurken yeni ticaret düzenine en hızlı şekilde uyum sağlamalarını desteklemek." 2025 yılında 66 eğitimle 2 bin 500 katılımcıya ulaşıldı Sürdürülebilirliğin bilgi ve farkındalıkla güçleneceğini belirten Gabay, EİB'nin son yıllarda eğitim faaliyetlerine önemli kaynak ayırdığını söyleyerek, "2025 yılı boyunca sürdürülebilirlik temalı 66 eğitim, webinar, panel ve çalıştay düzenledik. Yaklaşık 2 bin 500 katılımcıya ulaştık. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi), tekstilde sürdürülebilir çözümler, karbonsuzlaşma uygulamaları, AB mevzuatları, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim konularında sektörlerimize yönelik çok sayıda program gerçekleştirdik. Bunun yanında kadınlar, gençler, üreticiler ve ihracatçılarımıza yönelik farkındalık projeleriyle sürdürülebilir kalkınmanın sosyal boyutunu da destekledik." diye konuştu. Devlet desteklerinde en kapsamlı hizmeti EİB sunuyor Başkan Gabay, “Devlet destekleri konusunda EİB olarak ihracatçı firmalarımıza en kapsamlı rehberlik hizmeti sunan kurumların başında geliyoruz. Yurt dışı fuarlar, Turquality, UR-GE, marka, tasarım, e-ihracat, pazara giriş belgeleri ve Responsible destekleri başta olmak üzere birçok alanda firmalara danışmanlık sağlıyoruz. Bu çalışmalar sayesinde firmalarımızın küresel pazarlarda daha güçlü markalar haline gelmesini destekliyoruz." dedi. Sürdürülebilirlik ödülleri Sektörlerin sürdürülebilir dönüşümünü destekleyen projelere büyük önem verdiklerini dile getiren Gabay, sürdürülebilirlik kriterlerinin EİB'nin UR-GE projelerinde temel öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: "Tarım sektörlerinde sürdürülebilir üretim ve izlenebilirlik uygulamaları, sanayi sektörlerinde enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim teknolojileri, madencilik sektöründe çevre dostu üretim ve kaynak verimliliği gibi alanlarda çalışmalar yürütüyoruz. Geçen sene ABD, İspanya, Avusturya ve Çin’in de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin aday olduğu yarışmada, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz, İspanya’da düzenlenen 42. Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nden (INC) anlamlı bir ödülle döndü. Birliğimizin gıda güvenliği çalışmaları çerçevesinde geliştirdiği “Aflatoksinli Kuru İncirlerin Sürdürülebilir Yönetimi Projesi”, Palma de Mallorca’daki kongrede, “Sürdürülebilirlik Ödülü”ne değer görüldü. Türkiye’nin projeyle ortaya koyduğu bütüncül yaklaşım, INC tarafından “küresel ölçekte model” olarak değerlendirildi. Aynı zamanda geçtiğimiz günlerde tekstil sektöründe gerçekleştirilen Yaşam Döngüsü Analizi Danışmanlığı faaliyetimizin Ticaret Bakanlığımız tarafından 'İyi Uygulama Örneği' ödülüne layık görülmesi sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızın başarısını ortaya koymuştur." EİB'nin yalnızca üyelerine değil, kendi kurumsal yapısında da sürdürülebilirlik uygulamalarını hayata geçirdiğini belirten Yusuf Gabay, "ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve Sıfır Atık Belgesi kapsamında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dijitalleşme ve kağıtsız ofis uygulamalarıyla kaynak kullanımını azaltıyor, sera gazı emisyonlarımızı uluslararası standartlara uygun şekilde ölçüyor ve çevresel performansımızı düzenli olarak raporluyoruz. Kurum olarak örnek olmayı önemsiyoruz.” dedi. Yeni dönemde odak noktası: Karbon yönetimi ve yapay zeka Yeni dönemde ihracatçıların yeşil dönüşüm sürecine daha güçlü destek vermeyi hedeflediklerini söyleyen Gabay, "Önümüzdeki dönemde firmalarımızın karbon yönetimi ve iklim riskleri konusunda kapasitelerini artırmaya, SKDM ve sürdürülebilirlik raporlaması süreçlerine uyumlarını hızlandırmaya, döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmaya ve enerji verimliliği projelerini desteklemeye odaklanacağız. Bunun yanında uluslararası fonlardan daha fazla yararlanılması, Avrupa Birliği projelerinde etkinliğin artırılması ve yapay zeka ile dijital teknolojilerin sürdürülebilirlik çalışmalarına entegrasyonu da önceliklerimiz arasında yer alacak. Hedefimiz, sektörlerimizin sürdürülebilirlik yol haritalarını güçlendirerek Türk ihracatının küresel rekabetçiliğine katkı sunmak." diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TURQUALITY Uzmanları İhracata Omuz Verecek Haber

TURQUALITY Uzmanları İhracata Omuz Verecek

İhracat Akademisi tarafından, Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen “5. TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı” İzmir Ticaret Odası’nda başladı. Eğitim programına katılan 172 isim önümüzdeki süreçte Ege Bölgesi’nin markalı ihracat yolculuğunda firmalara uzman olarak destek verecek. TURQUALITY Uzmanı Eğitim Programı açılışında konuşan İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent Tuncer, 2025 yılının küresel belirsizliklerin arttığı ve korumacılığın güç kazandığı bir dönem olduğunu, buna rağmen, 2025’te mal ihracatımız 273,4 milyar dolarla rekor kırdığını, hizmetler ihracatımız ise 122,6 milyar dolara yükseldiğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı olarak ülkemizin yatırım – istihdam – üretim – sürdürülebilir kalkınma politikasının en önemli bileşenlerinden olan ihracatın, tabana yayılması ve artırılmasına yönelik çok çeşitli faaliyetler yürüttüklerini dile getiren Tuncer, “2022 yılında 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar ile mal ticaretine yönelik tüm desteklerimizi bir çatı altına aldık ve mal ihracatçısı şirketlerimizin yurt dışı operasyonlarının neredeyse her aşamasının desteklenmesi hedefiyle çok kapsamlı bir destek paketi kurguladık. Bu karar içinde yurt dışı fuar katılımlarından, yurt dışı tanıtım faaliyetlerine; yurt dışında yer alan birimlerin kira ödemelerinden markalaşmaya yönelik gerçekleştirecekleri faaliyetlere, kurumsal kapasitenin geliştirilmesinden bilişim altyapısının yönetilmesine kadar çok geniş bir yelpazede destek mekanizmalarını yürütüyoruz. 2025 yılında 33 milyar TL’lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 45 milyar TL’ye yükseltecek ve ihracatçılarımıza çok daha yüksek bir kaynakla buluşturacağız” şeklinde konuştu. Öztürk: “Devlet destekleri can suyu” TURQUALITY® Programını küresel marka olmak isteyen ihracatçı firmalar için hazırlanmış terzi işi stratejik bir destek programı olarak tanımlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, devlet desteklerini de küresel rekabetin yoğunlaştığı bu dönemde ihracatçılarımız için adeta can suyu niteliği taşıdığını vurguladı. TURQUALITY Programının odağında; firmalarımızın markalaşma süreçlerini güçlendirmek, katma değerli üretim ve ihracatı artırmak ve Türk markalarını dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşımanın yer aldığına dikkati çeken Öztürk; firmaların TURQUALITY® desteklerinden azami ölçüde yararlanmaları ve süreçleri sağlıklı şekilde yönetebilmeleri için uzman insan kaynağının önemine dikkat çekti. Öztürk, “Bu nedenle TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı’nın İzmir’de düzenlenmesini son derece kıymetli buluyoruz. Marka ve TURQUALITY® Desteğine İlişkin Genelge kapsamında firmalarımıza tanıtımdan fuarlara, kurumsal altyapıya yönelik danışmanlık desteğinden istihdam desteğine, hedef pazara yönelik danışmanlık desteğinden birim desteğine, franchise desteğinden, Pazar araştırma raporları desteğine çok farklı destekler sunuluyor. Son dönemde destek kapsamına alınan sürdürülebilirlik danışmanlığı desteği de firmalarımızın kurumsal sürdürülebilirlik seviyelerini yükseltmeleri açısından son derece önemli katkılar sağlıyor” şeklinde konuştu. Türkiye’nin 282 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması ve ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabetçi olabilmesi için devlet desteklerinin gerekliliğinin altını çizen Öztürk şöyle konuştu; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak devlet desteklerinin ihracatçılarımıza daha etkin şekilde ulaşması adına yoğun bir çalışma yürütüyoruz. 2025 yılında 2,4 milyar TL tutarındaki devlet yardımının ihracatçılarımıza ulaşmasına aracılık ettik. 2024 yılında aracılık ettiğimiz 1 milyar 261 milyon TL’lik destek tutarına göre yaklaşık yüzde 90’lık bir artış anlamına geliyor. Bu desteklerden 2025 yılında Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 2 bin 612 firma ve iş birliği kuruluşu yararlandı. 2025 yılında en fazla destek verilen başlıklar; 754,5 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımları, 454,5 milyon TL ile TURQUALITY® projeleri ve 426 milyon TL ile tarım destekleri oldu” diyerek sözlerini noktaladı. Arıkan: “Stratejik bir destek mekanizması” Günümüz dünyasında ihracatın miktarının yanında, niteliğinin de önem taşıdığına vurgu yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, “Katma değerli üretim, markalaşma ve teknolojik dönüşümün, sürdürülebilir ihracat başarısının temel unsurları haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ülkemizin en stratejik destek mekanizmalarından biri olan Turquality programı, Türk firmalarının küresel marka yolculuğunda kritik bir rol üstleniyor. Bu program sayesinde birçok Türk markamız, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında önemli başarılara imza atıyor. Markalarımız sadece ürün ihraç eden değil, aynı zamanda küresel ölçekte değer yaratan, marka algısı oluşturan ve tüketici tercihlerini etkileyen güçlü oyuncular haline geliyor” dedi. Arıkan sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir Ticaret Odası olarak KOBİ’lerimizin küresel pazarlardaki direncini artırmayı öncelikli sorumluluğumuz görüyoruz. İhracatçı sayısını artırmak ve mevcut ihracatçılarımızın doğru ve hızlı bilgiye erişimini güçlendirmek amacıyla, Ticaret Bakanlığı ile TOBB arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Odamız bünyesinde “İhracat Destek Ofisi” kuruldu. Üyelerimize hedef pazar analizi ve ihracat destekleri konularında birebir danışmanlık sağlanıyor, çok sayıda seminer ve eğitim düzenliyoruz. Turquality Uzmanı Eğitimi Programı’nı düzenleyen İhracat Akademisi, Ticaret Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen son derece değerli bir girişim. Ülkemizin dış ticaret alanında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla çalışmalarına devam eden İhracat Akademisinin verimli çalışmalara imza atmasından memnuniyet duyuyoruz. Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere bu değerli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz.” Programın açılışına, T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent TUNCER, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet ÖZTÜRK, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan ARIKAN, T.C. Ticaret Bakanlığı Markalaşma ve Tasarım Destekleri Daire Başkanı Ebru GÜLSOY ROJAS ATENCIO ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun katılım sağladı. İhracat Akademisi bünyesinde bugüne kadar birçok ilde düzenlenen eğitim programlarından 900’ü aşkın katılımcının faydalandığı belirtilirken, program sonunda başarılı katılımcılara katılım/başarı belgesi verileceği aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Sanayi Ajandası Konya’da Açıldı Haber

Geleceğin Sanayi Ajandası Konya’da Açıldı

Öztürk, “Konya, bugün Anadolu’nun yanı sıra, dünyanın sayılı üretim merkezlerinden biri haline gelmiştir. Sahip olduğumuz üretim kapasitesi, lojistik avantajlar ve sanayi disiplinimizle iş makinaları sektörünün kalbi burada atmaktadır. Bu potansiyelin bir tescili olarak, sektörün en prestijli buluşmalarından biri olan Komatek Fuarı’na da Konya’da ev sahipliği yapabileceğimizi tüm uluslararası paydaşlarımıza ilan ediyorum. Konya, bu büyüklükteki bir organizasyona ev sahipliği yapacak hem vizyona hem de altyapıya sahiptir.” dedi. Kamu ve Sanayi İş Birliği Üst Düzeydeydi Megatrends2030, Konya’nın ekonomi yönetimi ve kamu bürokrasisinden de yoğun ilgi gördü. Toplantıya; Ticaret İl Müdürü, KOSGEB İl Müdürü, DSİ İl Müdür Yardımcısı ve DSİ mühendis kadrosu katılım sağlayarak, Megatrends 2030 vizyonunun kamu politikalarıyla olan uyumunu yerinde takip ettiler. Kamu temsilcilerinin katılımı, Konya sanayisinin dönüşüm sürecinde devlet destekleri ve altyapı projelerinin kritik rolünü bir kez daha ortaya koydu. Stratejik Raporlar ve Veriye Dayalı Gelecek Lansmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Mustafa Ünsalan tarafından gerçekleştirilen kapsamlı TEPAV sunumu oldu. Ünsalan, iş makinaları ve sanayi sektörüne yönelik hazırlanan projeksiyonları katılımcılarla paylaşarak; veriye dayalı stratejilerin 2030 yolculuğundaki önemine değindi. Küresel Trendler ve Stratejik Öngörüler Masaya Yatırıldı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Makine ve Teçhizat İmalatçılar Meclisi, İMDER (Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği) ve İSDER (İstif Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği) destekleriyle Komatek Uluslararası İş ve İnşaat Makine, Teknoloji Aletleri Fuarı ve İMDER sponsorluğunda düzenlenen etkinlikte, 2030 yılına kadar sektörü bekleyen dijitalleşme, yeşil enerji ve akıllı üretim teknolojileri gibi "Mega Trendler" uzman isimler tarafından analiz edildi. Moderatörlüğünü İMDER-İSDER Genel Sekreteri Oğuz Yusuf Yiğit’in üstlendiği “Küresel Ufuk, Stratejik Vizyon” panelinde; KTO Meclis Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Okka, KTO Meclis Üyesi Mahmut Tolga Kaynaroğlu, İMDER Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Taylan ve İMDER Vinç Komitesi Başkanı Esat Kütükcü, Konya sanayisinin küresel rekabetteki konumunu güçlendirecek yol haritalarını paylaştılar. Dijital ve Yeşil Dönüşüm Vurgusu T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Konya İl Müdürü Vedat Konarılı’nın da katılım sağladığı etkinlikte, devletin sanayi politikaları ve teknolojik inovasyon destekleri hakkında katılımcılara kritik bilgiler aktarıldı. Etkinlik sonunda, Konya’nın 2030 vizyonunun sadece üretimde değil, uluslararası fuarcılık ve stratejik liderlik alanında da vites yükselteceği mesajı verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de Akvaryum ve Süs Balıkları Yetiştiriciliği: En Karlı Türler, Şehirler ve Yatırım Rehberi Haber

Türkiye'de Akvaryum ve Süs Balıkları Yetiştiriciliği: En Karlı Türler, Şehirler ve Yatırım Rehberi

Türkiye'de akvaryum ve süs balıkları yetiştiriciliği, son yıllarda düşük alan ihtiyacı ve yüksek kâr potansiyeli sayesinde girişimcilerin dikkatini çekiyor. Özellikle ihracat fırsatları, bu sektörü küçük sermaye ile başlanabilecek en cazip iş modellerinden biri haline getiriyor. Akvaryum ve Süs Balıkları Yetiştiriciliği Neden Karlı? Süs balıkları yetiştiriciliği, diğer hayvancılık türlerine göre daha az alan ve düşük başlangıç maliyeti gerektirir. Ayrıca ürünlerin birim satış fiyatı yüksek olduğu için kârlılık oranı oldukça yüksektir. Düşük alan ihtiyacı Hızlı üretim döngüsü İhracat potansiyeli Yüksek katma değer En Karlı Akvaryum ve Süs Balıkları Türleri 1. Lepistes (Guppy) Hızlı üreme özelliği sayesinde en karlı türlerden biridir. Başlangıç için idealdir. 2. Beta Balığı Tekli yaşamı sayesinde üretimi kolaydır. Görsel olarak çok rağbet görür. 3. Discus Yüksek fiyatlı premium türler arasında yer alır. Profesyonel üretim gerektirir. 4. Melek Balığı Türkiye’de en çok satılan süs balıkları arasındadır. 5. Japon Balığı Dayanıklı yapısı sayesinde yeni başlayanlar için uygundur. 6. Neon Tetra Renkli görünümü nedeniyle akvaryum severler arasında popülerdir. 7. Karides Türleri (Shrimp) Son yıllarda ciddi talep artışı göstermiştir ve yüksek kar marjı sunar. Türkiye’de Süs Balığı Üretimi Yapılabilecek İller Üretim için en önemli faktörler; su kalitesi, iklim ve lojistik avantajlardır. Öne Çıkan İller: İzmir: İhracat altyapısı güçlü Antalya: Ilıman iklim avantajı Muğla: Su kaynakları açısından zengin İstanbul: Büyük pazar avantajı Bursa: Lojistik ve üretim dengesi Sakarya: Su kalitesi yüksek Akvaryum Balığı Yetiştiriciliği Kurulum Maliyeti Yatırım maliyetleri ölçeğe göre değişir ancak ortalama başlangıç giderleri şu şekildedir: Gider Kalemi Ortalama Maliyet (TL) Akvaryum Sistemleri 30.000 – 100.000 Filtrasyon Sistemleri 10.000 – 50.000 Isıtma ve Aydınlatma 5.000 – 20.000 Damızlık Balıklar 10.000 – 40.000 Toplam 55.000 – 210.000 TL Aylık Giderler Elektrik: 2.000 – 10.000 TL Yem: 1.500 – 5.000 TL Su ve bakım: 1.000 – 3.000 TL Kar Marjı ve Gelir Potansiyeli Küçük ölçekli bir üretici bile aylık 20.000 – 100.000 TL arasında gelir elde edebilir. Özellikle ihracata yönelen işletmeler çok daha yüksek kazanç sağlayabilir. Başarılı Üretim İçin İpuçları Su kalitesini sürekli kontrol edin Doğru filtrasyon sistemi kurun Türlere göre ayrı akvaryum kullanın Hastalıkları erken tespit edin Devlet Destekleri ve Teşvikler Tarım ve Orman Bakanlığı, su ürünleri yetiştiriciliğine destekler sunmaktadır. Ayrıca KOSGEB üzerinden girişimcilik destekleri alınabilir. Daha fazla bilgi için Tarım ve Orman Bakanlığı sitesini ziyaret edebilirsiniz. Sıkça Sorulan Sorular Akvaryum balığı yetiştiriciliği karlı mı? Evet, düşük maliyet ve yüksek satış fiyatı nedeniyle oldukça karlıdır. En kolay üretilen balık hangisi? Lepistes ve Japon balığı en kolay türlerdir. Ne kadar sürede kazanç sağlanır? Ortalama 3-6 ay içinde ilk gelir elde edilebilir. Evde yapılabilir mi? Evet, küçük ölçekli üretim ev ortamında yapılabilir. İhracat yapılabilir mi? Evet, özellikle Avrupa ve Orta Doğu’ya ihracat mümkündür. Su kalitesi neden önemli? Balık sağlığı ve üreme başarısı doğrudan su kalitesine bağlıdır. Sonuç Türkiye'de akvaryum ve süs balıkları yetiştiriciliği, doğru planlama ile oldukça karlı bir yatırım fırsatıdır. Doğru tür seçimi, uygun şehir tercihi ve iyi bir sistem kurulumu ile kısa sürede yüksek gelir elde edilebilir.

Türkiye Tüketimle Değil, Üretim ve İhracatla Büyümelidir Haber

Türkiye Tüketimle Değil, Üretim ve İhracatla Büyümelidir

EGİAD Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu öncülüğünde düzenlenen toplantıda; ihracata yönelik finansman olanakları, devlet destekleri, küresel ticarette değişen dinamikler ve Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir büyüme stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantıya; Türk Eximbank Ege Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Eximbank ve EİB yöneticileri ile EGİAD Dış Ticaret Elçileri ve Konsey üyeleri katılım sağladı. Toplantının “Onur Konuğu” olarak yer alan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 40 yılı aşan ihracat birikimi ve liderlik tecrübesiyle, küresel ticaretin dönüşen dinamiklerine ilişkin stratejik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, ihracatı bir ülkenin kalkınma iradesi olarak tanımlayarak, “Türkiye gibi gelişmekte olan bir ekonomi için üretim kadar önemli olan şey, o üretimi dünya pazarlarında değerli hale getirebilmektir. İhracat, döviz kazandırır, istihdam yaratır, firmaları disipline eder, kaliteyi yükseltir, verimliliği artırır ve ülkeyi küresel rekabetin bir parçası yapar. İhracat yapmayan bir şirket sadece kendi büyüme fırsatını kaçırmış olmaz. Aynı zamanda ülkenin dış ticaret dengesine, üretim kapasitesine, teknoloji gelişimine ve döviz gelirine de katkı sunmamış olur. Ben her zaman şuna inandım: Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir. Sağlıklı büyümenin yolu budur.” dedi. Türk ihracatçısı bu kırılma anlarının her birinde adapte olmayı başardı Jak Eskinazi, Türk şirketlerinin dünyaya açılmasında gerçek anlamda ‘oyunu değiştiren’ kırılma anlarını şöyle sıraladı; “İlk olarak Turquality bize markalaşmayı öğretti. İkincisi 2008 krizi bize pazar çeşitlendirmeyi öğretti. Üçüncüsü pandemi bize yakın üretimin değerini hatırlattı. Dördüncüsü de bugünkü ekonomik şartlar ise bize katma değer üretmeden ayakta kalamayacağımızı gösteriyor. Türk ihracatçısı bu kırılma anlarının her birinde adapte olmayı başardı. Bundan sonra da başarı, bu adaptasyon kabiliyetini ne kadar stratejik bir şekilde kullanabildiğimize bağlı olacak.” Türkiye’nin kendi ülke algısı marka olmalı Türk şirketlerinin global pazarlarda büyümesini sınırlayan en büyük üç hatadan bahseden Başkan Eskinazi, “Ülke olarak marka olamamamız ilk hatamız. Bugün dünyada birçok ülke, kendi ülke algısını bir marka gibi yönetiyor. Sadece şirketlerin değil, Türkiye’nin de marka olması gerekiyor. İkinci hata, pazara uygun üretim yapmamak. Her pazarda aynı ürün karşılık bulmaz. Avrupa’nın beklentisi farklıdır, Amerika’nın farklıdır. Başarılı olmak için üretimi pazara göre şekillendirmek gerekir. Üçüncü önemli eksik ise satış sonrası hizmet ve sürdürülebilir ilişki yönetimi. Müşteri sizinle sadece bir sipariş için değil, uzun vadeli güven ilişkisi için çalışır. Türk ihracatçısının DNA’sında rekabetçilik, pratiklik, çabuk kavrama ve adaptasyon, müşteri ilişkilerinde güçlü bir refleks var.” dedi. Çin ve Hindistan ile maliyet yarışına giremeyiz ama hızda, kalitede ve tasarımda onları geçebiliriz Çin, Hindistan ve Uzak Doğu rekabetinde Türkiye’nin geride kalmasını değerlendiren Eskinazi, “Türkiye, Çin ve Hindistan ile aynı kulvarda değil. Onlar ölçek ekonomisiyle, düşük maliyetle, çok büyük hacimlerle rekabet ediyor. Bizim o yarışa girmemiz doğru değil, mümkün de değil. Bizim rekabet alanımız: tasarım, kalite, hız, esneklik, güven olmalı. Yani Türkiye, “en ucuz üretici” değil, “en akıllı ve en hızlı çözüm ortağı” olmalı. Bugün siparişlerin Çin, Hindistan ve Uzak Doğu’ya kaymasının en önemli nedeni maliyet avantajı. Türkiye’nin geri kaldığı noktalardan biri de burada: küresel ticaret sistemine yeterince entegre olamamak. Özellikle Hindistan–AB Serbest Ticaret Anlaşması bu açıdan çok kritik, AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çok kritik. Çin ve Hindistan ile maliyet yarışına giremeyiz ama hızda, kalitede ve tasarımda onları geçebiliriz.” diye konuştu. E-ticarette, dijital markalarda çok ciddi bir büyüme yakalayabiliriz Toplantıda öne çıkan bir diğer başlık ise dijitalleşme oldu. Başkan Eskinazi, “Artık 10 yıllık projeksiyon yapmak eskisi kadar kolay değil. Dünya çok hızlı değişiyor. Ben bundan 5 yıl önce şunu söylemiştim: “Mevcut işlerin en az %30’u ortadan kalkacak.” Bugün baktığımızda bunun gerçekleşmeye başladığını görüyoruz. Çünkü artık oyunun içinde çok güçlü bir faktör var: yapay zeka ve dijital dönüşüm. En büyük fırsat Bence Türkiye’nin en büyük avantajı şu: Genç ihracatçılarımız dünyayı iyi tanıyor. Daha global bakıyorlar, daha hızlı adapte oluyorlar, teknolojiyi daha iyi kullanıyorlar. Eğer bu bakış açısını doğru yönlendirirsek, özellikle: tüketici odaklı sektörlerde, e-ticarette, dijital markalarda çok ciddi bir büyüme yakalayabiliriz. Bugün dünyada tüketici şunu istiyor: zahmetsiz, hızlı, kaliteli ürün ve hizmet. Bu talebe cevap verebilen herkes kazanacak. Çünkü artık dünya şuna evrildi: hız + teknoloji + deneyim. Bu üçlü yoksa, rekabet de yok. Bugün 30 yaşında bir ihracatçı olsaydım, dijitalleşmeyi merkeze alırdım. E-ihracat, dijital markalaşma, veri odaklı satış, hızlı teslimat altyapısı bunlara yatırım yapardım. Pazar olarak; Avrupa hâlâ ana pazar, ABD yüksek katma değerli fırsatlar sunuyor, dijital sayesinde artık “pazar” kavramı da değişiyor. Doğru ürünü doğru platformda sunduğunuzda, dünya zaten sizin pazarınız oluyor.” dedi. Yeni Pazarlara Açılmanın Stratejik Platformu Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ticaretin artık sadece üretim ve satış değil; strateji, finansman ve risk yönetimi boyutlarıyla ele alınması gereken çok katmanlı bir süreç haline geldiğine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında, Dış Ticaret Konseyi’nin yalnızca bir toplantı platformu değil, üyelerin küresel rekabet gücünü artıracak kalıcı bir yapı olarak tasarlandığını vurgulayarak, “Bugün hayata geçirdiğimiz Dış Ticaret Konseyi ile amacımız; yalnızca güncel gelişmeleri takip etmek değil, üyelerimizin yeni pazarlara açılmasına, riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları daha hızlı değerlendirmesine katkı sağlayacak güçlü bir yapı oluşturmaktır.” dedi. İhracatın artık klasik bir ticari faaliyet olmaktan çıktığını belirten Özhelvacı, “Bugün ihracat; sadece ürün satmak değil, teknoloji üretmek, sürdürülebilir değer yaratmak ve küresel rekabette doğru konum almak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Ortak Akıl ve İş Birliği Kültürü Güçleniyor Toplantının sonunda konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, Dış Ticaret Konseyi’nin iş dünyasında kolektif öğrenme ve stratejik iş birliği kültürünü güçlendireceğini belirterek şu mesajı verdi: “Bugün burada yapılan paylaşımların yalnızca bilgi düzeyinde kalmayacağına, üyelerimizin iş süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak somut çıktılar üreteceğine inanıyoruz.” EGİAD: Bölgesel Kalkınmanın ve Küresel Açılımın Güçlü Aktörü Konuşmasında EGİAD’ın 35 yıllık kurumsal birikimine de değinen Özhelvacı, derneğin ekonomik ve sosyal etkisine dikkat çekerek, “1990 yılında 47 genç iş insanının ortak bir ideal etrafında kurduğu EGİAD, bugün 900’ün üzerinde üyesi ve temsil ettiği binlerce şirket ile yalnızca bir dernek değil; bölgesel kalkınmaya yön veren güçlü bir ekonomik aktördür.” dedi. Özhelvacı, dış ticaretin Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine de vurgu yaparak, özellikle finansmana erişim ve doğru pazar stratejilerinin kritik hale geldiğini ifade etti. İhracata Yönelik Destek Mekanizmaları Masaya Yatırıldı Toplantının ilk bölümünde Türk Eximbank tarafından sunulan finansman ve sigorta mekanizmaları detaylı biçimde ele alındı. Türkiye’nin resmi ihracat destek kuruluşu olan Eximbank’ın sunduğu kredi ve sigorta programları kapsamında; 5 yıla varan vadeli ihracat kredileri, sevk öncesi ve sevk sonrası finansman modelleri, döviz kazandırıcı hizmetlere yönelik kredi imkanları, ihracat alacak sigortası ve risk yönetimi çözümleri katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca toplantıda, ihracatçı firmaların pazara giriş süreçlerini destekleyen devlet teşvikleri de kapsamlı biçimde ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracatta Hedef Ülke Sayısı 60’a Yükseldi Haber

İhracatta Hedef Ülke Sayısı 60’a Yükseldi

2025 yılındaki hedef ülkeler; Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Bosna Hersek, Brezilya, Cezayir, Çekya, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahili, Filipinler, Fransa, Gana, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Kore, Hindistan, Irak, İspanya, İtalya, Japonya, Kamboçya, Kanada, Katar, Kenya, Kolombiya, Kuveyt, Libya, Malezya, Meksika, Mısır, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Peru, Portekiz, Romanya, Rusya Federasyonu, Senegal, Sırbistan, Suudi Arabistan, Şili, Tanzanya, Tayland, Tunus, Umman, Ürdün, Venezuela ve Vietnam 2026 yılında da yerlerini korurken, Filistin, Suriye, Slovakya, Macaristan ve Kuzey Makedonya listeye yeni giren ülkeler oldu. Ticaret Bakanlığı’nın Türk ihracatçılarının uluslararası arenada rekabetçiliklerinin artması adına her yıl 16 kalemde devlet destekleri verdiğini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, yurtdışı fuar, TURQUALITY, sektörel ticaret heyetleri, tarım, URGE, yurt içi fuar katılımı, pazara giriş, birim kira ve E-İhracat desteğinin öne çıktığını vurguladı. Hedef ülkeler EİB'nin ihracatından yüzde 73 pay aldı Hedef ülkelere yönelik düzenlenen fuar katılımı ve sektörel ticaret heyetlerinde Ticaret Bakanlığı’nın 20 puan ilave destek verdiğini, hedef sektörlerdeki firmaların ilave 5 puan daha destek aldığını vurgulayan Eskinazi, “Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2025 yılının 11 aylık döneminde gerçekleştirdiği 16 milyar 860 milyon dolarlık ihracatın 12 milyar 250 milyon dolarlık yüzde 73’lük büyük dilimi hedef ülkelere yapıldı. 2026 yılında bu çizgiyi sürdürmek istiyoruz” dedi. Ticaret Bakanlığı’nın devlet destekleri için 2025 yılında bütçesinde 33 milyar TL kaynak ayırdığı bilgisini veren Eskinazi, Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı için destek tutarını 45 milyar TL’ye çıkardığını, ihracatçılar olarak beklentilerinin Türkiye’ye kazandırdıkları döviz tutarının yüzde 1’inin ihracata destek olarak kanalize edilmesi olduğunu ifade etti. EİB 2025 yılında 30 fuar ve sektörel ticaret heyetine imza attı Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2025 yılı etkinlikleri hakkında da bilgi veren Eskinazi, 2025 yılında 17 fuara milli katılım organizasyonu ve 13 sektörel ticaret heyeti gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.