Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Anahtar

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Anahtar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Anahtar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor Haber

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor

Hyundai Motor Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını büyütmeye devam ediyor. Markanın İzmit fabrikasında üretilen ve tüketiciler tarafından merakla beklenen yeni modeli IONIQ 3, Türkiye’de satışa sunulurken aynı zamanda Hyundai’nin küresel elektrikli otomobil teknolojisini Türkiye’nin üretim gücüyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’de ürettiği ilk tamamen elektrikli model olan IONIQ 3, marka için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. İzmit fabrikasının elektrikli araç üretimine geçişinde önemli bir rol üstlenen model, Hyundai’nin Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırımlarının ve ülkenin otomotiv üretimindeki stratejik konumunun somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. IONIQ ailesinin tasarım, teknoloji ve kullanıcı odaklı yaklaşımını kompakt hatchback segmentine taşıyan IONIQ 3; şehir içi kullanım kolaylığı, uzun yolculuklara uygun menzil seçenekleri ve ferah iç mekânıyla farklı beklentilere cevap veriyor. “Aero Hatch” tasarımıyla verimlilik ve ferahlık bir arada IONIQ 3, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dilini yeni “Aero Hatch” gövde formuyla buluşturuyor. Çeliğin şekillendirilmesinden ilham alan tasarım yaklaşımı, sade yüzeyler ve belirgin hatlarla güçlü bir görünüm oluşturuyor. Akıcı ön bölümden başlayan tavan çizgisi, yolcular için geniş bir baş mesafesi sağlayacak şekilde uzanıyor ve arka spoylere doğru alçalarak dinamik bir siluet oluşturuyor. Yaklaşık 0,263 Cd’lik sürtünme katsayısı, modelin aerodinamik verimliliğini destekliyor. IONIQ ailesine özgü piksel aydınlatmalar ve Mors alfabesinde “H” harfini simgeleyen dört nokta detayı, modelin tasarım kimliğini tamamlıyor. N-Line EVO seçeneği ise N Line tasarımına özgü sportif detaylarla daha dinamik bir görünüm sunuyor. Kompakt boyutlar, geniş yaşam alanı IONIQ 3, 4.155 mm uzunluk, 1.800 mm genişlik ve 1.505 mm yükseklik ölçülerine sahip. N Line gövde tasarımında uzunluk 4.170 mm’ye ulaşırken, 2.680 mm’lik dingil mesafesi ve düz zemin yapısı ön ve arka yolcular için ferah bir yaşam alanı oluşturuyor. “Yaşam Alanı” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, günlük kullanılan alanlar sıcak ve davetkâr bir yaşam alanı hissi verecek şekilde düzenleniyor. B-segment boyutlarında bir otomobil olan IONIQ 3, kullanıcılara C-segmente yakın bir iç hacim sunuyor. Açık orta konsol ve farklı saklama çözümleri, kullanıcıların kişisel eşyalarını kolayca yerleştirmelerine imkân tanıyor. Toplam 441 litrelik bagaj kapasitesi, aile kullanımından hafta sonu yolculuklarına kadar farklı ihtiyaçlara cevap veriyor. Bu hacme dâhil olan, bagaj tabanının altındaki 119 litrelik Megabox ek depolama alanı, yükleme alanının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İki batarya, dört donanım seçeneği Türkiye’de Select, Trend, Prime ve N-Line EVO olmak üzere dört donanım seviyesiyle satışa sunulan IONIQ 3, iki farklı batarya ve motor seçeneğiyle kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tercih yapmalarına imkân tanıyor. Select donanımında yer alan 42,2 kWh kapasiteli LFP batarya, 343 km birleşik menzil sunuyor. Bu versiyonun elektrik motoru 107,8 kW (146,5 PS) maksimum güç üretiyor. Trend, Prime ve N-Line EVO donanımlarında ise 61 kWh kapasiteli NMC batarya ile 99,5 kW (135,2 PS) maksimum güç üreten elektrik motoru bulunuyor. Birleşik menzil değerleri Trend’de 482 km, Prime’da 476 km ve N-Line EVO’da 435 km olarak sunuluyor. Donanım Batarya Maksimum güç Birleşik menzil 0-100 (sn) Select 42,2 kWh 107,8 kW / 146,5 PS 343 km 8,7 Trend 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 482 km 9,5 Prime 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 476 km 9,5 N-Line EVO 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 435 km 9,6 Önde konumlandırılan elektrik motoru ve önden çekiş sistemiyle geliştirilen IONIQ 3, her iki motor seçeneğinde 250 Nm maksimum tork sunuyor. Rejeneratif frenleme sistemi ise yavaşlama sırasında enerjinin geri kazanılmasına katkıda bulunarak elektrikli sürüş verimliliğini destekliyor. Günlük kullanıma uygun şarj teknolojileri Hyundai Motor Grubu’nun üstün teknolojisi üzerine geliştirilen IONIQ 3, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik ve şarj performansını bir araya getiriyor. Uygun DC hızlı şarj istasyonlarında ve optimum koşullarda batarya doluluk seviyesi, 42,2 kWh bataryalı versiyonda yaklaşık 29 dakikada, 61 kWh bataryalı versiyonlarda ise yaklaşık 30 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e çıkarılabiliyor. Model ailesinde 11 kW AC şarjın yanı sıra 22 kW’a kadar AC şarj seçeneği de bulunuyor. Pleos Connect ile yeni nesil dijital deneyim IONIQ 3, Avrupa’da Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini sunan ilk Hyundai modeli olarak öne çıkıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem, araç fonksiyonlarına, navigasyona ve kişiselleştirme seçeneklerine kolay erişim sağlayan bir arayüz sunuyor. Model ailesinde 12,9 inç ve 14,6 inç ekran seçenekleri bulunurken, sürüşe ilişkin temel bilgiler sürücünün görüş alanına yerleştirilen ayrı dijital gösterge üzerinden takip edilebiliyor. Apple CarPlay ve Android Auto desteği, akıllı telefon bağlantısını tamamlıyor. Hyundai Dijital Anahtar 2, uyumlu akıllı telefonlarla araca erişim ve dijital anahtar paylaşımı sağlıyor. Entegre elektrikli araç rota planlayıcı ise yolculuk sırasında şarj duraklarının planlanmasına yardımcı oluyor. Bu özelliklerin sunulması donanım ve hizmet kapsamına göre değişiyor. V2L ile otomobilin enerjisi günlük hayata taşınıyor IONIQ 3’ün V2L (Vehicle-to-Load) teknolojisi, yüksek voltajlı bataryanın enerjisinin uyumlu elektrikli cihazları çalıştırmak için kullanılmasına imkân tanıyor. Donanıma bağlı olarak sunulan iç ve dış V2L çözümleri; dizüstü bilgisayar, elektrikli bisiklet ve kamp ekipmanları gibi cihazlar için farklı kullanım olanakları sağlıyor. Hyundai SmartSense ile gelişmiş sürüş desteği IONIQ 3, Hyundai SmartSense güvenlik ve sürüş destek teknolojileriyle şehir içi ve uzun yol kullanımında sürücüye yardımcı oluyor. Model ailesinde donanıma bağlı olarak sunulan teknolojiler arasında; Çevre Görüş Monitörü (SVM)Kör Nokta Görüntü Monitörü (BVM) yer alıyor.Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 (FCA 2)Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA)Şerit Takip Asistanı 2 (LFA 2) Sürüş ve park manevralarında çevrenin daha kolay takip edilmesini sağlayan bu sistemler, günlük kullanım konforunu ve güvenliğini destekliyor. Hyundai IONIQ 3, İzmit’teki üretim gücünü aerodinamik tasarımı, verimli elektrikli sürüşü ve kullanıcı odaklı teknolojileriyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’deki üretim yolculuğunda yeni bir dönemi temsil eden model, markanın elektrifikasyon vizyonunu günlük yaşamın ihtiyaçlarına uygun bir otomobilde somutlaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Hyundai TUCSON Segmentindeki İddiasını Artırıyor Haber

Yeni Hyundai TUCSON Segmentindeki İddiasını Artırıyor

Hyundai Motor, gelişmiş elektrik destekli güç aktarma sistemlerini yeni nesil Pleos Connect bilgi-eğlence sistemiyle bir araya getiren yeni TUCSON modelini tanıttı. C-SUV segmentindeki yeni model, iddialı tasarımı, artırılmış konforu ve çok yönlü kullanım özellikleriyle öne çıkıyor. Hyundai Motor’un “Art of Steel” tasarım felsefesi doğrultusunda geliştirilen yeni TUCSON, kaslı dış görünümünü işlevsel ve düzenli bir iç mekânla tamamlıyor. Günlük sürüşü kolaylaştıran bu yaklaşım, farklı yaşam tarzlarına ve hayatın değişen ihtiyaçlarına uyum sağlıyor. Büyüyen boyutları, geniş ve esnek kabini ve Hyundai’nin gelişmiş elektrik destekli güç aktarma sistemleriyle yeni TUCSON; günlük ulaşım ve aile kullanımından uzun yolculuklara ve tatil aktivitelerine kadar geniş bir yelpazedeki müşteri beklentilerini karşılamak üzere geliştirildi. İlk neslinin tanıtıldığı 2004 yılından bu yana Avrupa’da 2 milyon adedin üzerinde satışa ulaşan TUCSON, Hyundai’nin bölgedeki en başarılı modellerinden biri hâline geldi. Model, 2025 yılında Avrupa’da bireysel müşterilere yapılan satışlarda C-SUV segmentinin lideri oldu*. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, yeni modelle ilgili şunları söyledi: “İkonik bir modeli yenilemek hiçbir zaman kolay değildir. Risksiz bir yol seçip başarılı bir modeli yalnızca bir adım ileri taşıyabilirdik. Ancak Hyundai’nin yaklaşımı bu değil. Tasarım ve konfordan teknoloji ve verimliliğe kadar müşterilerimiz için önem taşıyan her alanda TUCSON’u ileriye taşımak için kendimize meydan okuduk. Ortaya çıkan sonuç, yalnızca yeni nesil bir TUCSON değil; bugüne kadar ürettiğimiz en iyi TUCSON.” “Art of Steel”, yeni TUCSON’un iddialı görünümünü nasıl şekillendiriyor? Yeni TUCSON, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım diliyle “En İddialı SUV” konseptini somutlaştırırken yapısal sağlamlığı yolda güçlü bir duruşla birleştiriyor. Kaslı dış gövdesi ve özenle tasarlanmış iç mekâna kadar her detay, işlev odaklı mühendisliği ve estetik vizyonu yansıtıyor. Dış tasarımın merkezinde, çeliğin doğal gerilimini ve gücünü ortaya koyan belirgin, kaslı çamurluklar yer alıyor. Bu görünüm, sade kapı yüzeyleri ve keskin gövde çizgileriyle dengelenerek yeni TUCSON’un iddialı SUV kimliğini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, 4.560 mm uzunluğa, 1.900 mm genişliğe ve 1.670 mm yüksekliğe sahip. Önceki nesline göre 35 mm daha uzun, 35 mm daha geniş ve 20 mm daha yüksek olan model, yolda daha güçlü bir duruş sergilerken iç mekânda da daha fazla alan sunuyor. Yaya koruma gerekliliklerini desteklemek amacıyla ön çıkıntı 20 mm artırılırken kapıların açılma açısı, araca iniş ve binişi kolaylaştırmak için 73 dereceden 83 dereceye çıkarıldı. Avrupa için sunulan yeni dış renkler arasında Moonlake Blue Metallic, Moonlake Blue Matte, Rich Walnut Metallic, Rich Walnut Matte ve Ignite Red yer alıyor. Yeni TUCSON’un daha dinamik tasarıma sahip bir başka versiyonu ise 12 Ekim 2026 tarihinde Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak. Yeni TUCSON’un yeni aydınlatma imzasını hangi özellikler oluşturuyor? Ön bölümde H-Edge aydınlatma, merkezdeki dolaylı aydınlatmayı kenar aydınlatmasıyla birleştirerek aracın yatay oranlarını vurguluyor ve daha geniş, dengeli bir görünüm oluşturuyor. Ön tasarıma entegre edilen bu aydınlatma, hem gündüz hem de gece ayırt edici bir ışık imzası sunuyor. Arka aydınlatmalar ise aracın hacmini ve hatlarını daha belirgin hâle getiriyor. Üç boyutlu iç yapıları, özgün bir aydınlatma imzası oluştururken arka tasarımın net ve teknolojik karakterini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, donanım seviyesine bağlı olarak Mikro Piksel Aydınlatma (MPL) sistemiyle de sunuluyor. 25.600 bağımsız LED piksel kullanan sistem, hassas biçimde kontrol edilebilen ışık dağılımının yanı sıra karşılama ve uğurlama animasyonlarına da olanak tanıyor. LED arka lambalar, Avrupa’da tüm versiyonlarda standart olarak sunulurken diğer pazarlardaki kullanılabilirlik bölgesel donanım özelliklerine göre değişiyor. Yeni TUCSON, iç kabin konforunu ve çok yönlü kullanımı nasıl yeniden tanımlıyor? Yeni TUCSON’un iç tasarımı, mobilyalardan ilham alan konforu ve sezgisel kontrolleriyle estetik ve özenli detayları ön plana çıkaran bir yaşam alanı oluşturuyor. Yumuşak dolgulu yüzeylerden ergonomik olarak konumlandırılmış ekranlara kadar her unsur, stresi azaltmaya, rahatlamaya ve daha sakin bir kabin ortamı yaratmaya katkı sağlıyor. İşlev odaklı kabin tasarımı, SUV modellerindeki minimalizm anlayışını yeniden yorumluyor. İki katmanlı ön konsol, biçim ve işlevi birbirinden ayırıyor. Yatay üst katman görsel ferahlık ve sadelik sunarken alt bölümdeki derin, açık saklama alanı pratik kullanım sağlıyor. Gösterge panelinin üst kısmında, kapılarda ve orta konsol kol dayanağında kullanılan yumuşak ve dolgun yüzeyler, ev konforunu otomobil ortamına taşıyarak kaliteli ve rahatlatıcı bir iç mekân oluşturuyor. Sürücünün dikkatinin dağılmasını en aza indirmek amacıyla sık kullanılan bilgiler ve kontroller, sürücünün doğal görüş alanına yerleştiriliyor. İnce tasarımlı 9,9 inç dijital gösterge ekranı direksiyonun üzerinde konumlanırken isteğe bağlı olarak sunulan Head-Up Display, temel sürüş bilgilerini doğrudan ön cama yansıtıyor. Böylece sürücü, gözünü yoldan ayırmadan gerekli bilgilere ulaşabiliyor. Elektrikli ayarlanabilir direksiyon ise ideal sürüş pozisyonunun kolayca belirlenmesini sağlayarak konforu ve ergonomiyi artırıyor. Merkezi bilgi-eğlence ekranının altındaki fiziksel düğmeler, temel işlevlere doğrudan erişim sağlıyor. Uzatılmış orta konsol kol dayanağı, merkezi ekran kullanılırken ilave destek sunacak şekilde tasarlandı. Konsolda, küçük kişisel eşyalar için gizli saklama alanlarının yanı sıra iki adet 15 W kablosuz şarj ünitesi bulunuyor. Kabin genelinde yer alan dört adet 100 W USB-C bağlantı noktası ise dizüstü bilgisayarların, tabletlerin ve diğer uyumlu cihazların hızlı şarj edilmesini sağlayarak sınıfının en gelişmiş cihaz şarj olanaklarından birini sunuyor. Direksiyon koluna entegre vites kolu, orta konsolda ek alan yaratıyor. Aydınlatmalı vites göstergesi ve tek düğmeyle park konumuna geçiş, kullanımı kolaylaştırırken “Gözler Yolda, Eller Direksiyonda” tasarım yaklaşımını güçlendiriyor. Yeni TUCSON; önde 1.038 mm baş mesafesi, arkada 1.002 mm diz mesafesi ve önde 1.470 mm omuz mesafesiyle yolcularına geniş bir yaşam alanı sunuyor. Donanım seviyesine bağlı olarak sunulan konfor özellikleri arasında, yedi hücreli pnömatik sistemiyle bel ve yan desteklerin yanı sıra masaj işlevleri sağlayan Ergo Motion sürücü koltuğu da yer alıyor. Sürücü ve ön yolcu için sunulan Relaxation Comfort koltukları ise tek dokunuşla geriye yatırılabilme özelliği sayesinde molalarda ek konfor sağlıyor. Multi-Air Mode sistemi, iklimlendirilmiş havayı ana havalandırma çıkışları, çoklu hava kanalları ve zemin seviyesindeki çıkışlar üzerinden aktif biçimde yöneterek doğrudan hava akımının yarattığı rahatsızlığı ortadan kaldırıyor. Üç bölgeli iklimlendirme sistemi de kabinin farklı bölümlerindeki sıcaklığın ayrı ayrı ayarlanmasına olanak tanıyor. İsteğe bağlı sunulan 13,5 V metal kaplamalı ısıtmalı ön cam, zorlu kış koşullarında 15 dakika içinde camın tamamındaki buzlanmayı giderebiliyor. Yaz aylarında ise güneş enerjisinin yüzde 60’ını geri çevirerek kabinin 2 derece daha serin kalmasını sağlıyor; böylece klimanın yükünü ve yakıt tüketimini azaltıyor. Metal, dielektrik ve seramik malzemelerden oluşan 20’den fazla katmanı bir araya getiren bu şeffaf iletken kaplama teknolojisi, görünür ısıtma tellerine ihtiyaç duymadan işlevini yerine getirerek kabinin sade görünümünü koruyor. Kabin genelindeki pratik detaylar da günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Her iki ön kapı paneline entegre edilen gizli şemsiye bölmeleri ve arka kapı kaplamalarında yer alan özel bardak tutucular, ek kullanım kolaylığı sunuyor. İkinci sırada bulunan AddGear bağlantı noktası, Hyundai’nin açık AddGear ekosistemini destekliyor. Böylece akıllı telefon tutucuları, tablet aparatları, koku difüzörleri ve farklı yaşam tarzlarına yönelik diğer aksesuarlar iç mekâna kolayca entegre edilerek daha kişiselleştirilmiş bir kabin ortamı oluşturulabiliyor. Avrupa’da sunulan iç mekân renk kombinasyonları arasında Black, Dark Blue Gray/Dove Gray ve Misty Plum bulunuyor. Döşeme seçenekleri ise kumaş, kumaş/deri ve deriden oluşuyor. TUCSON’un üstün teknolojisi, bağlantılı ve güven veren sürüşü nasıl destekliyor? Yeni TUCSON, günlük yolculukları daha kolay ve sezgisel hâle getirmek üzere geliştirilen kapsamlı bağlantı, bilgi-eğlence ve sürücü destek teknolojileri sunuyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı Pleos Connect, 12,9 ve 17 inç boyutlarında sunulan merkezi bilgi-eğlence ekranını ince tasarımlı 9,9 inç sürücü ekranıyla bir araya getiriyor. Yapay zekâ destekli Gleo AI sesli tanıma sistemi, internet üzerinden güncel verilere erişebiliyor. Böylece sürücüler, ekrandaki farklı menüler arasında gezinmek zorunda kalmadan işlevlere ve bilgilere ulaşabiliyor. Android Automotive OS platformu, uyumlu uygulamalara ve bağlantılı hizmetlere entegre erişim de sağlıyor. Kablosuz yazılım güncellemeleri (OTA), belirli araç sistemlerinin ve bilgi-eğlence işlevlerinin uzaktan güncellenmesine olanak tanıyor. Yeni TUCSON, araç içi ses deneyimini geliştirmek için 12 hoparlörlü Bang & Olufsen premium ses sistemiyle de sunuluyor. Smart Mood Lamp ile etkileşimli ambiyans aydınlatması, kabin deneyimini zenginleştiriyor. Kullanım kolaylığı sağlayan özellikler arasında, uyumlu akıllı telefonlar ve akıllı saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı mümkün kılan Hyundai Dijital Anahtar 2 de bulunuyor. Hafızalı Geri Manevra Asistanı (MRA), 30 km/saate kadar hızlarda yapılan ileri manevraların 50 metreye kadar olan bölümünü kaydedebiliyor. Ardından kaydedilen güzergâhta geri gidilirken direksiyon kontrolünü üstlenerek sürücüye destek sağlıyor. Dört tekerlekten çekişli modellerde sunulan Zemin Görüntüleme Sistemi (GVM), aracın yakın çevresini ve altındaki alanı daha ayrıntılı göstererek zorlu koşullardaki manevraları kolaylaştırıyor. Uzaktan Akıllı Park Asistanı (RSPA), aracın park alanlarına uzaktan yönlendirilerek girip çıkmasına yardımcı olurken Park Çarpışma Önleme Asistanı, düşük hızdaki park manevralarında çarpışma riskini azaltmaya katkı sağlıyor. İsteğe bağlı sunulan dijital iç dikiz aynası ise arka camın yolcular veya bagajlar nedeniyle kapanması durumunda bile net ve engelsiz bir arka görüş sunuyor. Güç aktarma sistemine bağlı olarak değişen çekme kapasitesi, hibrit versiyonda sınıfının lideri olan 1.910 kg’a kadar ulaşıyor. Plug-in hibrit versiyon ise yüzde 12 eğimde 1.810 kg’a kadar çekme kapasitesi sunuyor. Römorkla Geri Manevra Asistanı (TRA), römorkla geri giderken direksiyon kontrolüne destek sağlayarak düşük hızdaki manevraları kolaylaştırıyor. TUCSON’un gelişmiş hibrit sistemi, performans, verimlilik ve konforu nasıl dengeliyor? Yeni TUCSON’un elektrik destekli güç aktarma seçeneklerinin merkezinde, Hyundai’nin gelişmiş hibrit sistemi yer alıyor. Sistem, atak performansı verimli, konforlu ve rafine bir günlük sürüş deneyimiyle bir araya getirmek üzere geliştirildi. HEV Stay Mode, içten yanmalı motor kapalıyken iklimlendirme, ses sistemi ve cihaz şarjı gibi belirli araç işlevlerinin kullanılmaya devam etmesini sağlıyor. Böylece duraklamalarda veya molalarda daha sessiz ve konforlu bir kabin ortamı sunuluyor. Motor seçenekleri arasında, altı ileri manuel şanzımanla veya 48 V hafif hibrit sistem ve yedi ileri çift kavramalı şanzımanla (7-DCT) sunulan 150 PS gücündeki 1,6 T-GDI benzinli motorun yanı sıra hibrit ve plug-in hibrit versiyonlar bulunuyor. Hibrit versiyon, 245 PS güç ve 380 Nm tork sunuyor. Plug-in hibrit TUCSON PHEV ise 1,6 litrelik turbo benzinli motoru plug-in hibrit sistemle birleştirerek 292 PS’ye kadar güç ve 380 Nm tork üretiyor. 17,1 kWh kapasiteli batarya, 17 inç jantlarla tahmini olarak 81 km’ye kadar tamamen elektrikli sürüş menzili sağlıyor. Bu değer, nihai homologasyon onayına tabi bulunuyor. 7,2 kW araç içi şarj ünitesi ise evde veya halka açık şarj noktalarında kolay AC şarj imkânı sunuyor. Modelde kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek sistemleri de sunuluyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 ve Otoyol Sürüş Asistanı 2; Akıllı Hız Limiti Asistanı (ISLA) ve Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici gibi teknolojilerle birlikte çalışıyor. ISLA, algılanan hız sınırlarına uyulması konusunda sürücüye destek verirken Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici, navigasyon verilerini kullanarak aracın hızını belirli yol koşullarına göre ayarlıyor. TUCSON, yolcu güvenliğini nasıl destekliyor? Yeni TUCSON, güçlendirilmiş gövde yapısını Hyundai SmartSense güvenlik ve sürücü destek teknolojileriyle birleştirerek günlük kullanımda yolcu korumasını ve sürücünün güven duygusunu artırıyor. Yeni TUCSON; sürücü ve ön yolcu hava yastıkları, ön yan hava yastıkları, orta yan hava yastığı ve kabin boyunca uzanan perde hava yastıkları dâhil olmak üzere toplam yedi hava yastığıyla donatılıyor. Gövde yapısında kullanılan sıcak şekillendirilmiş yüksek dayanımlı çelik ve güçlendirilmiş orta sütunlar, çarpışma sırasında oluşan kuvvetlerin yönetilmesine yardımcı oluyor. Kabin İçi İzleme Ünitesi (ICMU), kamera tabanlı teknolojiyle sürücünün dikkatini ve yolcuların durumunu takip ediyor. Sistem, sürücünün bakış yönünü ve uykululuk belirtilerini algılayarak uygun uyarılar verebiliyor. Çocuk Varlığı Algılama (CPD) ve Arka Yolcu Uyarısı (ROA) sistemleri ise araçta bir yolcunun unutulmuş olabileceği durumlarda sürücüyü uyararak ek güvenlik desteği sağlıyor. Yeni TUCSON; tasarımı, elektrik destekli güç aktarma sistemleri, bağlantı teknolojileri, kullanışlı iç mekânı ve kapsamlı güvenlik donanımlarıyla, modelin Hyundai’nin Avrupa SUV ürün gamındaki temel konumunu oluşturan güçlü özelliklerini daha da ileri taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, Bugün ve Yarın Yük Taşımacılığını Nasıl Şekillendiriyor? Haber

Bosch, Bugün ve Yarın Yük Taşımacılığını Nasıl Şekillendiriyor?

Almanya – Bosch, güç aktarma sistemleri, termal kontrol, şasi, otomasyon, bağlantı ve dijital hizmetler için geniş bir teknoloji portföyüyle yazılım tanımlı ticari araçlara geçişi şekillendiriyor. Şirketin en son yenilikleri, araç üreticilerinin ve filo operatörlerinin karbonsuzlaştırma ve trafik güvenliğinden modern ticari araçlardaki yazılım ve sistemlerin artan karmaşıklığına kadar sektörün en acil sorunlarıyla başa çıkmalarına yardımcı oluyor. Bosch, sistem ortağı olarak, yazılım ve yapay zeka aracılığıyla hem araçtaki donanımı hem de dijital kontrol sistemini kapsayan özel çözümler sunuyor. Mayıs 2026'da Bosch, TSF Grubu'nun iki iştiraki olan Brakes India Private Limited (BIPL) ve Wheels India Limited (WIL) ile yıl sonuna kadar yeni bir ortak girişim kurma planlarını açıkladı. Yeni şirketin kurulması için resmi onaylar beklenmektedir. Bosch, bu yeni ortak girişim aracılığıyla portföyünü basınçlı hava üretimi, basınçlı hava arıtma, havalı süspansiyon ve park frenleri için akıllı aktüatörleri içerecek şekilde genişletmeyi hedefliyor. Bosch burada, şirketin ticari araç segmentindeki konumunu güçlendirmeyi ve yazılım tanımlı ticari araçların ve bağlantılı ulaşım çözümlerinin geliştirilmesini ilerletmeyi amaçlıyor. Bosch'un küresel pazarlar için güç aktarma sistemleri teknolojileri Elektrikli güç aktarma sistemi: Bosch, tek komponentlerden komple sistem çözümlerine kadar hem hafif hem de ağır ticari araçları elektrikli hale getiriyor. Yeni rigid e-axle, elektrik motoru ve şanzıman gibi elektrikli güç aktarma sisteminin temel bileşenlerini 18 ila 49 metrik ton ağırlığındaki ticari araçlar için bir çözüme entegre ediyor. Aks, aracın ağırlığını azaltırken aynı zamanda geleneksel elektrikli merkez tahrik sistemine göre daha verimli çalışıyor. %99'a varan verimliliğe sahip silisyum karbür invertörlerle birleştirildiğinde, rigid e-axle yük taşımacılığında işletme maliyetlerini önemli ölçüde düşürüyor. Küresel üretim ve tedarik ağı da tüm ilgili pazarlardaki tesislere güvenilir teslimatı doğrudan sağlıyor. Yüksek voltajlı motor tahrikli fan: Verimli termal kontrol, elektrikli ticari araçların menzili ve performansı için çok önemlidir. Bu amaçla Bosch, özellikle elektrikli ticari araçlar ve arazi uygulamaları için geliştirdiği 800 voltluk mimariler için yeni bir yüksek voltajlı fan modülü sunuyor. Çözüm, önemli araç komponentleri için isteğe bağlı soğutma sağlayarak enerji tüketimini azaltıyor ve böylece menzili ve verimliliği artırmaya yardımcı oluyor. Otobüsler ve kamyonlar için yakıt hücresi sistemleri: Ticari araçlar için yerel olarak sıfır emisyonlu bir güç aktarma sistemi çözümü olan yakıt hücreleri, su ve elektrik üretmek için hidrojen ve oksijen kullanır. Tamamen bataryalı elektrikli bir güç aktarma sistemine kıyasla, bu teknoloji daha düşük sistem ağırlığı, daha uzun menzil ve hızlı yakıt ikmal süreleri gibi avantajlar sunar. Bosch'un kompakt, yüksek entegrasyonlu yakıt hücresi sistemleri portföyü 100 ila 300 kilovat arasında bir güç yelpazesini kapsar. Bu, şehir içi otobüslerin, uzun yol kamyonlarının ve sabit uygulamaların çalışmasını mümkün kılar. Alternatif güç aktarım sistemi olarak hidrojen motorları: Bosch, 2025 yılından bu yana dünya çapında çeşitli test araçlarına ve filolarına, hem doğrudan ve emme manifoldu enjeksiyonu için enjektörler, kontrol üniteleri ve sensörler hem de hidrojen tankı sistemleri için bileşenler tedarik etmektedir. Bu güç aktarım sistemi çözümü, yerleşik mimarilere dayandığı için otomobil üreticileri mevcut geliştirme ve üretim hatlarını kullanmaya devam edebilirler. Ayrıca, hidrojen motoru nadir toprak elementleri veya değerli metaller gibi temin edilmesi zor olan hammaddelere neredeyse hiç ihtiyaç duymadığı için kaynak tasarrufu sağlar. Bosch ayrıca, genellikle belirli bölgeler veya uygulamalar için geliştirilmiş olan doğal gaz/metan, etanol ve metanol gibi diğer alternatif yakıtlar için de çözümler sunmaktadır. Bosch'un dijital karbon sertifikası: Organik ve elektrik bazlı sentetik yakıtlar, elektriklendirilmesi zor olan mevcut filo ve ticari araçlardan kaynaklanan karbon emisyonlarını azaltır. Bosch, hidrojene bitkisel yağ (HVO) gibi yenilenebilir sentetik yakıtlar kullanan filo operatörlerine dijital bir yakıt ikizi sunar. Bu bulut tabanlı yazılım işlevi, alternatif yakıtların kullanımını otomatik olarak izler ve ortaya çıkan emisyon azalmasını belgeler. Kamyonlarda daha fazla güvenlik için sensörler ve bağlantı teknolojisi. Yan aynaya entegre edilmiş uyku hali tespiti: 2026 yılının ortalarından itibaren AB, yeni tescil edilen tüm kamyonların dikkatsizlik veya yorgunluktan kaynaklanan kazaları önlemek için sensör tabanlı sürücü uyarı sistemleriyle donatılmasını zorunlu kılıyor. Bosch, AB yönetmeliğini özellikle verimli bir şekilde uyguluyor: Bosch'un dijital yan aynasının sol ekranına entegre edilmiş bir kamera, sürücünün dikkatini izliyor ve üreticilerin ayrı bir ünite kurma ihtiyacını ortadan kaldırıyor. İki Avrupa kamyon üreticisi araçlarını bu çözümle standart olarak donatıyor. Görüntü verilerini işlemek için ayrı bir kontrol ünitesine hala ihtiyaç duyuluyor, ancak gelecekte bu görevi merkezi bir kontrolcü üstlenecek. Sensör verilerinin doğrudan kamerada birleştirilmesi: Modern kamyonlar, çevrelerini izlemek için zaten çok sayıda video ve radar sensörü kullanıyor. Bosch'un MPC4 çok amaçlı kamerası, kameranın çok sayıda çevresel sensöründen veri birleştirme olanağı sağlayan ilk kamera olma özelliğini taşıyor. Önceki modele kıyasla, Bosch işlem gücünü yirmi kat artırdı ve şerit değiştirme uyarısı ve acil fren desteği gibi yardımcı sistemleri geliştirmek için yapay zeka kullanıyor. Ticari araç ortamı için özel olarak tasarlanan sistem, 2027 yılında üretime geçecek. Kendi çip mimarisine sahip radar teknolojisi: Bosch, kameranın yanı sıra 2027 yılında yedinci nesil yeni radar sensörünü de tanıtacak. Sensör, dalga kılavuzu anten teknolojisini ve şirket içinde üretilen bir işlemci çipini (çip üzerinde sistem, SoC) kullanırken, yapay zeka algoritmaları sinyal kalitesini optimize ediyor. Teknoloji, geleneksel alan kontrol ünitelerinden geleceğin yazılım tanımlı kamyonunu tanımlayacak yüksek performanslı bilgisayarlara kadar çeşitli elektrik elektronik mimarilere esnek bir şekilde uyum sağlıyor. Tahmine dayalı sürüş ve basitleştirilmiş erişim: Ticari araçların buluta bağlanması, yeni güvenlik ve kolaylık fonksiyonları sağlıyor. Örneğin, Bosch'un bağlantılı harita hizmetleri, kazalar, ters yönde giden sürücüler ve suda kayma gibi durumlara ilişkin gerçek zamanlı verileri analiz ederek sürücü destek sistemlerini proaktif olarak kontrol ediyor. Filo yönetiminin genişletilmiş erişim sistemi ise fiziksel bir anahtar ve akıllı telefon uygulaması kullanarak araç erişimini kontrol ediyor. Dijital anahtar filo yöneticileri için filo planlamasını basitleştiriyor. Yüksek performanslı araç bilgisayarları ve yazılım çözümleri Yazılım tanımlı ticari araçlar için araç bilgisayarları: Modern kamyonların artan karmaşıklığını yönetmek için Bosch, güçlü ve ölçeklenebilir araç bilgisayarlarına sahip merkezi elektrik elektronik mimarileri geliştiriyor. Örneğin, kokpit entegrasyon platformu, bilgi-eğlence sisteminin çalıştırılmasından diğer kokpit uygulamalarına kadar sürücü etkileşimi için tüm işlevleri bir araya getiriyor. Alanlar arası işlevler için Bosch, hareket, enerji ve gövde alanlarındaki işlevleri merkezi bir bilgi işlem platformunda birleştiren araç entegrasyon platformu gibi ek çözümler sunuyor. Bu yüksek performanslı bilgisayarlar, hızlı kablosuz yazılım güncellemelerini ve güvenli ağ geçitleri ve diğer isteğe bağlı özellikler gibi gelişmiş özellikleri destekleyerek yazılım tanımlı ticari araçlara geçişi mümkün kılıyor. ETAS yazılım platformu, yazılım tanımlı ticari araçlar için geliştirilmiştir: Bosch'un alt kuruluşu ETAS, ölçeklenebilir araç mimarisinin verimli geliştirilmesi ve yönetimi için istikrarlı ve güvenli bir temel sağlayan bir araç yazılım platformu paketi sunmaktadır. Açık kaynak girişimi Eclipse S-CORE'a dayanan bu paket, klasik kontrol ünitelerinden güçlü bilgisayarlara ve destekli ve otonom sürüş platformlarına kadar tüm modern araç mimarilerini desteklemektedir. Müşteriler, bu paketi kullanarak en son teknolojiye sahip araç platformlarını verimli bir şekilde oluşturabilir ve daha hızlı bir şekilde pazarlayabilirler. ETAS'tan Teşhis Çözümü: Bosch'un bağlı kuruluşu/alt kuruluşu ETAS, ASAM SOVD standardına dayalı, servis odaklı bir teşhis yaklaşımı olan yeni nesil araç sağlığı ve onarımı sunuyor. Bu sistem, yazılım tanımlı ticari araçlardaki karmaşık arızaları hızlı bir şekilde belirlemek için araç verilerini, teşhis fonksiyonlarını ve servis bilgilerini bir araya getiriyor. Bu sayede atölyeler, onarımları daha etkili bir şekilde planlayıp hazırlayabiliyor, arıza sürelerini azaltabiliyor ve ilk seferde onarım oranını artırabiliyor; yani onarımlar müşterinin atölyeye ilk ziyaretinde başarıyla tamamlanabiliyor. Aynı zamanda, toplanan teşhis verileri doğrudan geliştirme ve kalite güvencesine geri beslenerek araçların sürekli iyileştirilmesine katkıda bulunuyor. Ticari araçlar için direksiyon ve yolcu koruma sistemleri ServoE – tamamen elektrikli direksiyon sistemi: Bosch'un ServoE elektromekanik sistemi, ağır ticari araçları yalnızca elektrik gücü kullanarak yönlendirir ve yağ gerektirmez, bu da fabrika kurulumunu basitleştirir. İhtiyaca göre güç sağlama fonksiyonu, aracın çalışma sırasında enerji tüketimini azaltır. Yedekli tasarımı ve siber güvenli yazılım mimarisi sayesinde sistem, otomatik sürüşe kadar uzanan destekli direksiyon fonksiyonlarını mümkün kılar. Ayrıca ServoE , direksiyon ile tekerlekler arasında mekanik bağlantı olmadan gelecekteki kablolu direksiyon teknolojilerinin önünü açmaktadır. Servotwin – elektrohidrolik direksiyon sistemi: Ağır ticari araçlar için geliştirilen Servotwin elektrohidrolik direksiyon sistemi, hidrolik Servocom direksiyon sistemini ölçeklenebilir elektrikli servo üniteleriyle birleştirir. Siber güvenli yazılım mimarisi, SAE Seviye 2 direksiyon desteği ve sürücü destek fonksiyonlarını güvenilir bir şekilde kontrol eder. Bu sayede Bosch, uzun yolculuklarda sürüş konforunu ve güvenliğini önemli ölçüde artırır. Daha küçük dönüş yarıçapı için arka aks yönlendirme sistemi: Bosch'un elektrohidrolik arka aks yönlendirme sistemi, bağımsız bir güç talep sistemi olarak, üç veya daha fazla öndeki veya arkadaki ağır kamyon aksını yönlendirebilir. Ek aks yönlendirmesi, dönüş yarıçapını azaltır ve lastiklerin erken aşınmasını önlemeye yardımcı olur. Kompakt tasarımı sayesinde sistem, tüm standart güç aktarma sistemlerine ve treyler uygulamalarına uyum sağlar. Kompakt, düşük sürtünmeli direksiyon mili: Modüler direksiyon mili, otobüslerde ve orta ve ağır hizmet tipi ticari araçlarda direksiyon mekanizmasını direksiyon kolonuna bağlar. Mekanik bileşen, sürüş sırasında direksiyon davranışını etkilemeden kabin ve şasi arasındaki göreceli hareketleri tamamen telafi eder. Ayrıca, ağırlık optimizasyonlu bu bileşen, son derece kompakt bir tasarıma ve minimum iç sürtünmeye sahiptir. Gelişmiş yolcu güvenliği için hava yastığı kontrol üniteleri: Bosch, bu pazar segmentine özel olarak tasarlanmış bir hava yastığı sistemiyle ağır vasıtaların yolcularını çarpışma anında korur. Elektrikli ticari araçlarda ise 24 voltluk sistem, kaza anında yüksek voltajlı akünün aracın elektrik sisteminden otomatik olarak ayrılmasını sağlar. Bu, yolcuları ve acil müdahale ekiplerini elektrik çarpması veya yangın gibi tehlikelerden korur. Kontrol ünitesi ayrıca kaza verilerini entegre olay veri kaydedicisine kaydeder ve kaza bilgilerini J1939 protokolü aracılığıyla gerçek zamanlı olarak aracın iç ağına iletir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni IONIQ 6 Türkiye’de Haber

Yeni IONIQ 6 Türkiye’de

Hyundai Motor Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını büyütmeye devam ediyor. Markanın dünyanın birçok ülkesinde büyük beğeni toplayan tamamen elektrikli modeli IONIQ 6, kapsamlı tasarım ve teknoloji güncellemeleriyle yenilenerek Türkiye’deki kullanıcılarla buluşuyor. Sahip olduğu şık ve sportif aerodinamik tasarımı, düşük enerji tüketimi, yüksek menzili ve gelişmiş elektrikli sürüş teknolojileriyle dikkat çeken IONIQ 6, makyajlanan versiyonunda da hem görsel hem de teknik anlamda önemli geliştirmeler sunuyor. Hyundai’nin “Pure Flow, Refined” tasarım yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen model, daha sade, daha modern ve daha premium bir karakter kazanırken, aerodinamik verimliliğini de daha ileri seviyeye taşıyor. Yeni IONIQ 6’nın geliştirme sürecinde yalnızca tasarım değil; sürüş konforu, dijital kullanıcı deneyimi, bağlantı özellikleri ve güvenlik sistemleri de kapsamlı şekilde yeniden ele alındı. Böylece yeni model, elektrikli otomobil kullanıcılarının günlük beklentilerine daha iyi cevap verecek şekilde güncellendi. Daha rafine ve daha aerodinamik tasarım Yeni IONIQ 6, ilk neslin karakteristik akıcı siluetini korurken çok daha modern detaylarla yeniden yorumlandı. Ön bölümde kullanılan ince LED gündüz farları ve tampon içine entegre edilen gizli ana farlar otomobile daha geniş ve daha dinamik bir görünüm kazandırıyor. Yeniden şekillendirilen ön tampon hava akışını iyileştirirken aynı zamanda aerodinamik sürtünmeyi azaltıyor. İlk neslinde aerodinamizmiyle adından oldukça söz ettiren IONIQ 6 yenilenen versiyonunda da 0,21 Cd’lik sürtünme katsayısıyla oldukça iddialı. Yan profilde dikkat çeken uzun dingil mesafesi, coupe benzeri tavan çizgisi ve akıcı omuz hattı korunurken, gövde yüzeylerinde yapılan ince dokunuşlar sayesinde otomobil çok daha sade ve premium bir görünüm sunuyor. Arka bölümde ise: Yeni tasarımlı arka tamponDaha sade arka spoiler yapısıParametrik Pixel LED aydınlatmalarYeniden şekillendirilen difüzörİyileştirilen hava akışı sayesinde hem estetik hem de aerodinamik verimlilik artırılıyor. Hyundai mühendisleri gövde üzerindeki hava akışını yeniden optimize ederek yüksek hızlarda daha stabil sürüş karakteri ve daha düşük enerji tüketimi elde edilmesini sağladı. Kullanıcı odaklı tamamen yenilenen iç mekân Yeni IONIQ 6’nın iç mekânında kullanıcı geri bildirimleri doğrultusunda önemli geliştirmeler yapıldı. Sürücü odaklı kokpit anlayışı korunurken; Yeni tasarımlı direksiyon simidiGeliştirilen kapı içi malzemelerYeniden düzenlenen orta konsolDaha ergonomik kullanım alanları günlük kullanım konforunu önemli ölçüde artırıyor. Yüksek çözünürlüklü iki adet 12,3 inçlik dijital gösterge ve bilgi-eğlence ekranı, sürücüye hem net bir görüntü deneyimi hem de araç fonksiyonlarını pratik ve kolay bir şekilde yönetme imkânı sunuyor. Kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği sayesinde akıllı telefon entegrasyonu çok daha pratik hale geliyor. Orta konsolda bulunan USB-C bağlantıları daha yüksek şarj hızı sunarken farklı cihazların aynı anda kullanılmasına da imkan tanıyor. Elektrikli platformun sunduğu düz zemin yapısı sayesinde özellikle ön ve arka yolcular için oldukça ferah bir yaşam alanı oluşturuluyor. Elektrikli sürüşte yüksek verimlilik Yeni IONIQ 6’nın Advance ve Progressive donanım paketleri, sırasıyla 125 kW ve 160 kW maksimum güç ve 350 Nm maksimum tork üreterek hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde güçlü ve dengeli bir performans sunuyor. 185 km/s maksimum hıza ulaşabilen IONIQ 6, Advance paketiyle 0’dan 100 km/s hıza 8,3 sn’de, Progressive paketiyle ise 7,4 saniyede çıkarak segmentindeki verimliliğini daha da belirginleştiriyor. Advance donanım seviyesinde 63 kWh, Progressive’de ise 84 kWh’lık bir bataryaya yer veriliyor. Her iki bataryada da NMC pil teknolojisi tercih ediliyor. Böylece hızlı şarj imkanı elde edilirken aynı zamanda yüksek performans ve verimlilik de ön planda tutuluyor. Hyundai’nin E-GMP mimarisi üzerine geliştirilen Yeni IONIQ 6, yüksek verimlilik sağlayan elektrik motorları ve gelişmiş batarya teknolojileriyle dikkat çekiyor. 800 Volt mimarisi sayesinde araç ultra hızlı DC şarj istasyonlarında yaklaşık 18 dakika içerisinde bataryasını yüzde 10’dan yüzde 80 seviyesine kadar şarj edebiliyor. Batarya ön koşullandırma sistemi sayesinde özellikle düşük hava sıcaklıklarında şarj performansı optimize ediliyor.Yeni enerji yönetim sistemi ise farklı sürüş koşullarına göre batarya kullanımını sürekli analiz ederek maksimum verimlilik sağlıyor. Rejeneratif frenleme sistemi sürüş sırasında oluşan kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürerek menzilin artırılmasına katkıda bulunuyor. Direksiyon arkasındaki kulakçıklar sayesinde sürücüler rejeneratif frenleme seviyesini manuel olarak ayarlayabiliyor. Akıllı i-Pedal sistemi ise tek pedalla sürüş deneyimini destekleyerek özellikle şehir içi kullanımda sürüş konforunu artırıyor. Gelişmiş bağlantı teknolojileri Yeni IONIQ 6 yalnızca elektrikli bir otomobil değil, Bluelink hizmetiyle aynı zamanda sürekli güncellenebilen akıllı bir mobilite platformu olarak geliştirildi. Modelde sunulan bağlantı teknolojileri arasında; Kablosuz Yazılım Güncellemesi (OTA)Hyundai Dijital Anahtar 2Akıllı telefon üzerinden araç erişimiDijital anahtar paylaşımıUzaktan araç kontrolüBulut tabanlı navigasyonGerçek zamanlı rota optimizasyonuŞarj istasyonu planlaması yer alıyor. Araç, rota planlaması sırasında batarya seviyesini analiz ederek uygun şarj noktalarını otomatik olarak öneriyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin Vehicle-to-Load (V2L) teknolojisini de sunmaya devam ediyor. Bu sistem sayesinde araç içerisindeki yüksek kapasiteli batarya; Elektrikli bisikletDizüstü bilgisayarKamp ekipmanlarıKahve makinesiKüçük ev aletleri gibi birçok elektronik cihaz için taşınabilir enerji kaynağı olarak kullanılabiliyor. Hyundai SmartSense güvenlik teknolojileri Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin en güncel aktif güvenlik sistemlerini bünyesinde barındırıyor. Sürüş Destek Sistemleri Akıllı Hız Limiti AsistanıAdaptif Hız SabitleyiciŞerit Takip AsistanıŞerit Hizalama Asistanı Çarpışma Önleme Sistemleri Ön Çarpışma Önleme AsistanıKör Nokta Çarpışma Önleme AsistanıArka Çapraz Trafik Çarpışma Önleme AsistanıGüvenli Çıkış Asistanı Park Destek Sistemleri Çevre Görüş MonitörüKör Nokta Görüntü MonitörüAkıllı Park Yardım AsistanıÖn, arka ve yan park çarpışma önleme asistanı Bu sistemler sürüş güvenliğini artırırken şehir içi ve uzun yol kullanımında sürücünün yükünü önemli ölçüde azaltıyor. Yeni IONIQ 6 öne çıkan teknik özellikleri Hyundai E-GMP platformu800 Volt elektrik mimarisiUltra hızlı DC şarj (yaklaşık %10-80 / 18 dakika)Uzun menzil sağlayan yüksek verimli bataryaOptimize edilmiş aerodinamik gövdeParametric Pixel LED aydınlatmaÇift 12,3 inç dijital ekranKablosuz Apple CarPlay ve Android AutoOTA yazılım güncellemeleriHyundai Dijital Anahtar 2V2L (Vehicle-to-Load)i-Pedal tek pedalla sürüş sistemiAkıllı rejeneratif frenlemeGelişmiş Hyundai SmartSense güvenlik paketi Yeni Hyundai IONIQ 6, aerodinamik tasarımı, yüksek enerji verimliliği, gelişmiş dijital teknolojileri ve kapsamlı güvenlik donanımlarıyla elektrikli mobilitede yeni bir standart belirlemeyi sürdürüyor. Günlük kullanımda sunduğu konfor, uzun yolculuklarda sağladığı verimlilik ve geleceğin mobilite anlayışını bugünden sunan teknolojileriyle Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin elektrifikasyon vizyonunu en güçlü şekilde temsil eden modellerden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, Türkiye’de İlk SEALION 7 Teslimatını Gerçekleştirdi Haber

BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, Türkiye’de İlk SEALION 7 Teslimatını Gerçekleştirdi

Dünyanın lider yeni enerji araç üreticisi BYD, Türkiye’de ürün gamını yüzde 100 elektrikli sportif D-SUV modeli BYD SEALION 7 ile genişletmesinin ardından, modelin ilk teslimatı da özel bir törenle yapıldı. BYD’nin global Başkan Yardımcısı Stella Li, 5 Kasım’da Türkiye’de tanıtımı yapılan SEALION 7’nin ilk teslimatını gerçekleştirdi. Teslimat törenine, BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun ve BYD Avrupa Türkiye Ülke Müdürü Murphy Ruan da katıldı. Atlantis Gri rengindeki, 160 kW gücündeki arkadan itişli SEALION 7 Design versiyonunun ilk sahibi, aracını düzenlenen törende teslim aldı. Stella Li: “Türk tüketicisinin markamıza gösterdiği ilgiden büyük memnuniyet duyuyoruz” BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, teslimat töreninde yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Türk tüketicisinin markamıza gösterdiği yoğun ilgiden büyük memnuniyet duyuyoruz. Biz de bu güçlü ilgiye karşılık vermek adına, Türkiye pazarına özel ürün geliştirmeleri yapıyoruz. BYD SEALION 7’nin lansmanını da Türkiye’ye özel olarak geliştirdiğimiz 160 kW’lık versiyonla yaptık. Bugün burada, Türkiye’deki ilk SEALION 7 teslimatını gerçekleştirmek benim için ayrı bir gurur kaynağı. Türkiye, BYD için stratejik öneme sahip bir pazar. Türk tüketicilerin beklentilerini yakından takip ediyor, onların ihtiyaçlarına en uygun modelleri sunmak için çalışıyoruz. BYD’nin ileri teknolojili araçlarını Türkiye’deki müşterilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz.” İsmail Ergun: “BYD’nin Türkiye’ye ve müşterilerimize verdiği önemi bir kez daha gördük” BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun ise şu değerlendirmede bulundu: “Sayın Stella Li’nin Türkiye’yi yeniden ziyaret etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. SEALION 7’nin Türkiye’deki ilk teslimatının BYD’nin global Başkan Yardımcısı tarafından bizzat yapılması, markamızın Türkiye’ye ve buradaki müşterilerimize verdiği önemi açık şekilde ortaya koyuyor. Modelimizin ilk sahibini kutluyorum. SEALION 7 modelimiz, tasarımı, yüksek donanım seviyesi ve ileri güvenlik standardıyla Türkiye’de elektrikli SUV segmentine yeni bir soluk getirdi. 5 Kasım’da gerçekleştirdiğimiz lansmanın ardından, sadece bir hafta içinde 1.500 adedin üzerinde talep aldık. Yılsonuna kadar gelecek SEALION 7 adetlerini artırarak, bu güçlü talebi karşılayacağımıza inanıyorum.” SEALION 7: Performans, ileri teknoloji ve güvenlik bir arada Türkiye’ye özel olarak geliştirilen 160 kW gücündeki arkadan itişli versiyonunun yanı sıra, 390 kW gücündeki dört çeker Excellence donanımıyla da satışa sunulan SEALION 7, markanın Okyanus Serisi içinde DOLPHIN, SEAL ve SEAL U modellerinden sonra dördüncü modeli oldu. Geniş ve atletik SUV gövdesi, aerodinamik çizgileri ve keskin hatlarıyla dikkati çeken SEALION 7, hem şehir içi hem uzun yol sürüşlerinde yüksek konfor ve verimlilik sunuyor. EURO NCAP’ten 5 yıldız alan SEALION 7, son 9 yılın en yüksek çocuk güvenliği skorunu elde ederek segmentinde öne çıkıyor. Kapsamlı sürücü destek sistemleri, gelişmiş çarpışma önleme teknolojileri ve yüksek dayanımlı gövde yapısı ile yol güvenliğini maksimum düzeye taşıyor. Türkiye’ye özel geliştirilen 160 kW arkadan itişli SEALION 7, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 7,8 saniyede ulaşıyor. 71,8 kWsa bataryasıyla WLTP normuna göre 440 km menzil sunan model, AC 11 kW şarj ile tam dolumu yaklaşık 7,5 saatte, DC 150 kW hızlı şarj ile yüzde 30’dan yüzde 80’e 20 dakikada tamamlıyor. BYD Mobil Uygulaması ile bağlantılı sürüş deneyimi BYD, tüm modellerinde olduğu gibi BYD SEALION 7 modelinde de bağlantılı servislerle entegre çalışan BYD Mobil Uygulamasını sunuyor. Android ve iOS platformlarında ücretsiz olarak indirilen uygulama, menzil ve şarj durumu takibinden, klima, direksiyon ve koltuk ısıtma kontrolüne, kapıların uzaktan kilitlenmesinden araç konumunun görüntülenmesine kadar birçok fonksiyonu tek dokunuşla cep telefonları ile uzaktan yönetilebilmesini sağlıyor. Ayrıca BYD Uygulamasındaki dijital anahtar sayesinde, aracı anahtar taşımadan telefon üzerinden açıp kapatmak mümkün oluyor. Buna ek olarak BYD SEALION 7, OTA (Over-the-Air) teknolojisi sayesinde yazılım güncellemelerini uzaktan alabiliyor. Böylece araçlar her zaman güncel kalırken, yeni özellikler de anında kullanılabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.