Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Arşiv

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Arşiv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Arşiv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor Haber

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor

Geçmiş dönemin haberlerinin yanı sıra kentin sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin önemli bilgiler barındıran gazete arşivi, dijitalleştirme çalışmalarıyla korunuyor. Gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan eski evraklara, kişisel tanıklıklardan sözlü tarih kayıtlarına kadar kentin geçmişine ait farklı kaynakları bir araya getiren Mersin Kent Belleği Ofisi, Mersin’in ortak hafızasını koruyarak geleceğe taşıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Bellek Ofisi, kentin yakın tarihine ışık tutan yerel basın arşivlerini dijitalleştirerek, geçmişin gazete sayfalarını gelecek kuşaklara taşıyor. Bu kapsamda Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshaları taranarak dijital arşive aktarılıyor. Mersin’in geçmişi, bugün dijital arşivlerde korunarak yarının belleğine bırakılıyor. Önemli bir arşiv çalışmasına imza atılıyor Ofis; kentin yazılı, görsel, sözlü hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla önemli bir arşiv çalışmasına imza atıyor. Çalışmaların önemli başlıklarından birini ise geçmiş dönemlere ait yerel gazetelerin dijitalleştirilmesi oluşturuyor. Bu kapsamda, Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasında yayımlanan nüshaları taranarak dijital ortama aktarılıyor. Yaklaşık yarım asırlık bir döneme yayılan gazete arşivi, yalnızca dönemin haberlerini değil; Tarsus ve Mersin’in sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin çok sayıda ayrıntıyı da geleceğe taşıyor. Gazete sayfalarında yer alan haber, ilan, duyuru, fotoğraf ve çeşitli içerikler; yayımlandıkları dönemin gündelik yaşamına, kentte yaşanan değişimlere ve toplumsal yapıya ilişkin önemli izler barındırıyor. Yıpranan sayfalardan kalıcı dijital hafızaya Zaman içerisinde fiziksel olarak yıpranabilen, kaybolma riski taşıyan veya erişimi zorlaşan gazete nüshaları, dijitalleştirme çalışmaları sayesinde korunuyor. Materyaller yüksek çözünürlükte taranarak teknik kontrollerden geçiriliyor ve arşiv standartlarına uygun dijital formatlarda saklanıyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından oluşturulacak dijital arşivin, yalnızca akademisyen ve araştırmacıların değil, Mersin ve Tarsus tarihine ilgi duyan vatandaşların da kullanımına sunulması planlanıyor. Kent belleği, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü… Ofis’in çalışmaları yalnızca gazete arşivlerinin dijitalleştirilmesiyle sınırlı kalmıyor. Ofis, kentin tarihsel, kültürel ve sosyal hafızasını farklı kaynaklardan derleyerek bütüncül bir kent belleği oluşturmayı amaçlıyor. Gazete ve dergilerin yanı sıra fotoğraf, harita, efemera ve eski evrak gibi kentin geçmişine ışık tutan materyaller de arşive kazandırılıyor. Bu çalışmalar kentlerin yalnızca binalar, caddeler ve meydanlardan ibaret olmadığı; ortak hafızanın, kültürel birikimin ve toplumsal deneyimlerin de kentin kimliğini oluşturduğu anlayışıyla yürütülüyor. Mersinlilerin tanıklıkları da kayıt altına alınıyor Yazılı kaynakların yanı sıra sözlü tarih çalışmalarına da önem verilen Ofis’te, Mersin’de doğmuş, yaşamış veya kentin gelişimine önemli katkılar sunmuş kişilerle gerçekleştirilen sözlü tarih görüşmeleri de profesyonel ekipmanlarla kayıt altına alınıyor. Görüşmelerin deşifre edilmesinin ardından elde edilen içeriklerin kitap ve belgesel serileri şeklinde yayımlanması hedefleniyor. Böylece kişisel yaşam öyküleri ve tanıklıklar da kentin yakın tarihinin önemli parçaları olarak korunuyor. Kent tarihi için güçlü bir arşiv oluşturuluyor Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshalarının dijitalleştirilmesi de bu kapsamda, Mersin ve ilçelerinin yakın tarihinin korunması açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Mersin’in geçmişine ait gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan kişisel tanıklıklara kadar farklı kaynakların korunmasıyla kent belleğinin sürekliliğinin sağlanması; gelecek kuşakların yaşadıkları kenti daha iyi tanımaları ve kentin kültürel mirasına ilişkin farkındalığın artırılması amaçlanıyor. Mersin Kent Belleği Ofisi, geçmişin izlerini koruyarak kentin hafızasını geleceğe taşıyor. Dijital arşiv çalışmaları ise yıllar önce basılmış gazete sayfalarını yalnızca birer tarihi belge olmaktan çıkarıp, kentin değişimine tanıklık eden yaşayan bir kent hafızasına dönüştürüyor. Akça: “Mersin’in kültürel ve sosyolojik geçmişini kayıt altına alıyoruz” Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, Mersin Kent Belleği Ofisi’nin Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde hayata geçirilen, Mersin’e Değer Katanlar Kurulu’nun (MEDEKA) en güzel projelerden biri olduğunu belirtti. MEDEKA’nın alt kurullarından bir tanesi olan Kent Tarihi Araştırmaları Kurulu’nun önerisiyle çalışmalarına başlayan Ofis’in temel amacının, Mersin’in sahip olduğu kültürel ve sosyolojik geçmişi ve buna bağlı tüm kültürel değerleri araştırmak, tasnif etmek, kayıt altına almak ve dijitalleştirerek gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi. Akça, “Bu anlamda özellikle Mersin’in yakın dönemine tanıklık edecek her türlü hatıraları; gerek birinci ağızdan, gerek anlatılardan, gerekse de kaynaklardan tarayarak kendi arşivlerimize kaydediyoruz. Sonrasında da kentimizde yaşayan ve ulusalda Mersin’le alakalı araştırma yapmak isteyen herkesin kullanımına sunmak üzere, güzel bir dijital ortama alıyoruz” dedi. Ofis’in sözlü tarih çalışmalarına da devam ettiğini belirten Akça, “Sözlü tarih çalışmalarından elde ettiğimiz verileri deşifre yöntemleriyle kayıt altına alıyoruz. Mersin ve tüm ilçelerimizi kapsayacak şekilde, kent tarihi ve belleğine uygun konularda, uzman tarihçiler ve o dönemin gerçek tanıklarıyla söyleşiler gerçekleştiriyoruz. Bu söyleşilerin tam kayıtlarını alarak dijitalleştiriyoruz” diye konuştu. Akça, Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca arşiv ve sözlü tarih çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını da vurgulayarak, “Kent tarihine katkı sunabilecek, ışık tutabilecek sempozyum, çalıştay, panel ve atölye çalışmalarıyla da Mersin Büyükşehir Belediyesi çatısı altında çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Sümer: “Gazeteleri dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarıyoruz” Mersin Kent Belleği Ofisi’nde tarihçi olarak görev yapan Alkım Sümer, Ofis’te tarihçi ve arkeolog kadrolarla birlikte, özellikle kent kültürüyle alakalı önemli çalışmalara imza attıklarının altını çizdi. Sümer, eski gazetelerin dijitale aktarılmasının kent kültürü açısından çok önemli bir çalışma olduğunu ifade ederek, Mersin’in genç bir kent olmasına karşın, ilçelerinin köklü geçmişlere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle Tarsus’un uzun yıllardır var olan önemli bir gazete arşivine sahip olduğunu belirten Sümer, “1969’lu yıllarda gazete, sosyal hayat açısından çok önemli. Giderek maalesef değerini yitiriyor. Bunların içerisinde bir yok olma tehdidi var. Gazete için kullanılan ürün yıllar içerisinde nemden, hava şartlarından etkilenerek yok olmaya yüz tutuyor. Biz bunu dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarmış oluyoruz. Daha sağlıklı bir şekilde, daha uzun yıllar korunabilecek bir hale getiriyoruz. Onun için bu çok değerli bir çalışma. Bunun devamı da gelecek. Sadece Tarsus özelinde değil, diğer ilçelerimizde de bu tarz çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Kent dinamiklerinin de çalışmalara önemli katkılar sunduğunu belirten Sümer, “Çünkü biz katılımcı bir anlayışla çalışıyoruz. Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) da bu konuda bize yardımcı oluyor. Ellerindeki arşivleri, bilgileri ve koleksiyonları bizimle paylaşıyorlar. Bizler de dijitale aktararak, aslında bunu Mersin’in geleceğine aktarmış oluyoruz” diye konuştu. “Arşivleme işleminde özel programlar ve makineler kullanıyoruz” Dijitale aktarma sürecinin teknolojik bir altyapı ile gerçekleştiğini ifade eden Sümer, “Bir tarayıcının içerisinde bunu tarayarak, ardından bilgisayara, dijitale aktarıyoruz. Saklama kısmı da çok önemli. NAS diske atıyoruz. Çok sağlıklı bir şekilde depoluyoruz. Bu iş ve işlemleri yapan arkadaşlarımız, bilgisayarda özel programlar ve özel makineler kullanıyorlar. Çok kıymetli, kalıcı ve sağlıklı bir hale bürünmüş oluyor bu şekilde” dedi ve yazılı olarak da gazeteleri muhafaza edeceklerinin altını çizdi. “Kent Belleği Ofisi, Başkan Seçer’in vizyonunun bir sonucu olarak çalışıyor” Mersin’in bir balıkçı köyünden dünya kentine dönüşme sürecinin, kentte yaşayan bazı kişilerin tanıklıklarıyla anlam kazandığını belirten Sümer, sözlü tarih çalışmalarının bu açıdan büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Bizim yapmış olduğumuz sözlü tarih çalışmaları ve onlardan almış olduğumuz ürünleri hem dijital ortamda hem de oluşturduğumuz müzelerde sergileyecek olmamız, belki de diğer kentlere nazaran çok daha önemli bir hal almış oluyor. Biz de bu tarz ürünleri bulabilmek daha zor. Aslında bizim şu an kaybolmasın diye gösterdiğimiz çaba keşke daha önce gösterilmiş olsaydı. Belki de bir sürü kaybolan ürünler, koleksiyonlar ve en önemlisi kaybolan değerler var. Dinlenecek bir sözü olan, Mersin’in gelişmesine tanıklık etmiş, ama hiçbir şekilde kaydı olmayan insanlar var. Biz bu eksikleri gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Bu sürecin, Başkan Seçer’in 2019’da başlatmış olduğu bir kent kültürü süreci olduğunu kaydeden Sümer, “Kent Belleği Ofisi de o vizyonun bir sonucu olarak çalışıyor” diye belirtti. “Kent fotoğrafları da bir hazinedir” Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca gazete ve dergilerden oluşan bir arşiv çalışması yürütmediğini sözlerine ekleyen Sümer, kent fotoğraflarının da büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Kent fotoğrafları, Mersin’e ait yıkılmış, yok olmuş binaların fotoğrafları bir hazinedir. Biz onlara ulaşmak için çaba sarf ediyoruz. İyi de bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz. Umarım böylece, Mersin’in geleceği artık daha çok incelenebilir, üzerine tezler ve kitaplar yazılabilir bir hal alır. Kent belleği ve Mersin Kent Belleği Ofisi; geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor Haber

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor

Tercüman ve Haliç Üniversitesi’nin iş birliğinde, sunuculuğunu Tercüman Yazı İşleri Müdürü Olcay Can Kaplan'ın üstlendiği seri, Türkiye'nin tasarım tarihine yalnızca akademik bir perspektiften değil; bizzat dönemin içinde yer almış bir ismin anlatımıyla ışık tutuyor. YouTube üzerinden yayınlanan beş bölümlük ilk seri, mimarlıktan endüstriyel tasarıma, Anadolu'nun üretim kültüründen Osmanlı sanayileşmesine ve Türkiye'nin otomotiv serüvenine uzanan geniş bir tarihsel yolculuk sunuyor. Yedi bölüm olarak planlanan podcast her Cuma günü tercüman.com ve Tercüman dijital kanallarında yayınlanıyor. Türkiye'nin Tasarım Belleği Kayıt Altına Alınıyor "Tasarımın Hafızası", yalnızca bir podcast değil; Türkiye'nin tasarım kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen sözlü tarih ve kültürel miras projesi niteliği taşıyor. Serinin ilk beş bölümünde; Türkiye'de endüstriyel tasarım eğitiminin kuruluş süreci,Anadolu'nun binlerce yıllık üretim ve tasarım kültürü,Osmanlı'nın sanayileşme vizyonu ve tasarım anlayışı,Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreci ve Tofaş deneyimi,Camın Büyüsü ve Paşabahçe Serüveni Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın birebir tanıklıklarıyla ele alınıyor. Her bölüm, yalnızca tarih anlatmıyor; tasarımın toplumsal hafıza, üretim kültürü ve medeniyet inşasındaki rolünü görünür kılıyor. Endüstriyel Tasarımın Kurucu Kuşağından Bir Tanıklık Prof. Dr. Önder Küçükerman, Türkiye'de endüstriyel tasarım disiplininin oluşumunda doğrudan rol üstlenmiş en önemli akademisyen ve araştırmacılar arasında yer alıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Sedad Hakkı Eldem'in öğrencisi ve asistanı olarak yetişen Küçükerman, 1971 yılında Türkiye'nin ilk Endüstri Tasarımı Bölümü'nün kuruluşunda görev aldı. Akademik yaşamı boyunca endüstriyel tasarım eğitiminin gelişmesine öncülük ederken; otomotiv, cam, seramik, mobilya ve sanayi üretimi üzerine yürüttüğü çalışmalarla tasarımın yalnızca estetik değil, kültürel ve ekonomik bir kalkınma aracı olduğunu ortaya koydu. Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreçlerinde, özellikle Tofaş'ın tasarım ve ürün geliştirme çalışmalarında aktif görev alan Küçükerman; aynı zamanda Osmanlı sanayi tarihi, Beykoz Camları, Anadolu üretim kültürü ve geleneksel tasarım mirası üzerine yayımladığı çok sayıdaki kitap ve araştırmayla alanının en önemli referans isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bugün yarım asrı aşan akademik birikimiyle, Türkiye'nin tasarım tarihini ilk elden anlatabilecek sayılı isimlerden biri olma özelliğini taşıyor. İlk Beş Bölüm Yayında Haliç Üniversitesi’nin destekleriyle hazırlanan ve beş bölümü yayınlanan serinin kalan iki bölümünde ise; Evimizin İçindeki Tarih: Türk Evi ve MobilyaGeleceği Tasarlamak: Yaratıcılığın Yeni Sınırları konuşulacak. "Tasarımın Hafızası", yalnızca tasarım profesyonellerine değil; mimarlık, sanat tarihi, kültürel miras, mühendislik, sanayi tarihi ve Türkiye'nin modernleşme süreciyle ilgilenen herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor. Kültürel Bir Miras Projesi Günümüzde hızla dijitalleşen bilgi çağında, yaşayan hafızaların kayıt altına alınması her geçen gün daha büyük önem kazanıyor. "Tasarımın Hafızası", Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın altmış yılı aşan bilgi birikimini gelecek kuşaklara aktarırken; Türkiye'nin tasarım kültürünü, üretim hafızasını ve sanayi tarihini belgelendiren kalıcı bir dijital arşiv oluşturmayı amaçlıyor. İlk beş bölümü tercüman.com ‘da yayınlanan seri, ilerleyen dönemlerde Türkiye'nin tasarım geçmişine ışık tutacak yeni söyleşiler ve tanıklıklarla büyümeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk e-Dekont Sistemine Geçen İlk Katılım Bankası Oldu Haber

Kuveyt Türk e-Dekont Sistemine Geçen İlk Katılım Bankası Oldu

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan kılavuz doğrultusunda e-Dekont entegrasyonunu canlıya alarak e-Dekont sistemine geçen ilk katılım bankası oldu. Tüm bankacılık sektörü içinde ise bu altyapıyı devreye alan üçüncü banka olarak dijital dönüşümde öncü rolünü bir kez daha ortaya koydu. Kuveyt Türk işbirimleri ve iştiraki Architecht uygulama geliştirme ekiplerinin ortak çalışmasıyla hayata geçirilen proje kapsamında, yeni tasarlanan e-Dekont altyapısında 400’ün üzerinde dekont türü için dönüşüm çalışması tamamlandı. Kağıtsız bankacılık ile verimliliğe katkı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın belirlediği standartlara uygun olarak geliştirilen sistem sayesinde bankacılık işlemleriyle entegre biçimde elektronik dekont üretimi sağlanırken, aynı zamanda GİB’e iletilmesi gereken rapor belgeleri de otomatik olarak oluşturulup dijital ortamda gönderilebilecek. Proje ile birlikte sunucu üzerinde kayıt altına alınan elektronik belgeler sayesinde güçlü bir dijital arşiv altyapısı oluşturulurken, özellikle mobil onay mekanizmasıyla dekont süreçlerinde yüzde 80’e varan kağıt tasarrufu hedefleniyor. Bu dönüşüm, Kuveyt Türk’ün sürdürülebilirlik ve kağıtsız bankacılık vizyonuna önemli katkı sunarken, yazıcı, sarf malzeme ve fiziki arşiv maliyetlerinde de ciddi verimlilik sağlayacak. Şubeye gitmeden dekont erişimi Yeni sistem sayesinde müşteriler, dekontlarına dijital kanallar üzerinden kolayca ulaşabilecek; kaşe-imzalı fiziksel dekont ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kalkacak. Elektronik ortamda sunulan dekontlar, vergi tahsil alındısı ve gümrük vergisi alındısı gibi belgeler yasal mercilerde geçerli resmi belge niteliği taşıyacak. Ayrıca müşteriler denetim, mali kontrol veya resmi ibraz süreçlerinde geçmişe dönük orijinal dekont arşivlerini toplu şekilde dijital ortamda sunabilecek. e-Dekont entegrasyonu ile birlikte kağıt ve çıktı tüketimi azalacak, fiziki arşivleme maliyetleri ortadan kalkacak. İş gücü verimliliği artarken resmi süreçler dijital ortama taşınacak. Böylece hem müşteri deneyiminde hem de operasyonel süreçlerde yeni nesil bankacılık anlayışına uygun daha sade bir yapı sağlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Kültür ve Sanatın Adresi Oldu Haber

İzmir Kültür ve Sanatın Adresi Oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sanatsal üretimi desteklemek ve tüm yurttaşları kültür ve sanatla buluşturmak amacıyla önemli çalışmalara imza atıyor. Büyükşehir Belediyesi, tiyatro alanında son iki yılda 214 oyun sahneleyerek tüm ilçelerde 40 bin seyirciye ulaştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın kendi prodüksiyonlarıyla 2024-2025 sezonunda sahnelediği 153 temsili 33 bini aşkın seyirci izledi. 2026 yılının ilk iki ayında ise 27 temsilde 7 binin üzerinde seyirciyle buluşuldu. Film gösterim sayısı 284’e ulaştı Sinemada son iki yılda 284 film gösterimiyle yaklaşık 58 bin seyirciye ulaşıldı. Film Destek Birimi tarafından 54 projeye destek sağlandı. Performans sanatları alanında ise 520 gösterim yapıldı. İzmir’de iki yılda 262 sergi sanatseverlerle buluştu. 2025 yılında gerçekleştirilen Refik Anadol sergisi, 295 bin ziyaretçi ağırladı. Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi açıldı Kültürpark’ta Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi kapılarını açtı. Bu yıl sanat galerisi içerisinde seramik atölyesi de açılması planlanıyor. İzmir’de kütüphaneler gençlerin yeni adresi oldu İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentteki kütüphaneleri gençlerin ders çalıştığı, araştırma yaptığı ve sosyalleştiği yeni nesil yaşam alanlarına dönüştürdü. 2024’te Menemen Gençlik Kütüphanesi, 2025’te ise Konak Metro Kütüphanesi ile Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi hizmete açıldı. Böylece kent genelinde faaliyet gösteren 11 kütüphane aracılığıyla yaklaşık 90 bin yayın kullanıcıların erişimine sunuldu. İzmir Oda Orkestrası’ndan müzik ziyafeti 2025 yılında kurulan İzmir Oda Orkestrası, ilk konserini 30 Mayıs 2025’te gerçekleştirdi ve yıl içerisinde yurt dışı ve yurt içinden ünlü solist ve şeflerin katıldığı yedi konserle sanatseverlere müzik ziyafeti sundu. Orkestranın 2026 yılı boyunca 20 konser gerçekleştirmesi planlanıyor. Sanatseverlerin buluşma noktası: AASSM Kentin en önemli kültür-sanat buluşma noktalarından biri olan Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) 2024-2025 döneminde Uluslararası Barok Müzik Günleri ve İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali gibi prestijli festivaller düzenlendi. 75 atölye çalışması ve 150 koro eğitimi ile farklı yaş gruplarına ücretsiz sanatsal eğitim verildi. Bini aşkın etkinlik, İzmirlilere keyifli anlar yaşattı İzmir Büyükşehir Belediyesi ayrıca Mahalle Şenlikleri, Çim Konserleri, Gün Batımı Konserleri, Ramazan İftar Etkinlikleri, Yaza Merhaba Festivali, Yeni Yıl Festivali, “Cumhuriyet Her Yerde” 29 Ekim Etkinlikleri ile özel gün ve bayramlar kapsamında toplam 1780 konser ve müzik etkinliği düzenledi. 24 farklı branşta 1850 eğitim faaliyeti gerçekleştirilerek yurttaşların kültür, sanat ve eğitime erişimi güçlendirildi. APİKAM’la kentin kültürel miras ve tarihine ulaşmak çok kolay Kentin kültürel mirası ve tarihine erişimin güçlendirilmesi amacıyla da dijital arşiv çalışmaları geliştirildi. Araştırmacılar ve yurttaşlar, Ahmet Piriştina Kent Arşivi Müzesi (APİKAM) koleksiyonları üzerinden yeni dijital altyapılarla on binlerce belgeye kolaylıkla ulaşabilmeye başladı. Son iki yılda 46 bin 750 yeni veri dijital arşive eklendi, 4 bin 900 kayıtlı kullanıcı bu içeriklere erişti. Akdeniz kentleriyle kültürel etkileşim Uluslararası iş birlikleri, sempozyumlar ve kültür politikalarıyla İzmir’in Akdeniz kentleriyle kültürel etkileşimi de güçlendirildi. “Çocuklar için Akdeniz” eğitim programı, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında toplam 700 öğrenciye ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.