Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Albaraka Türk, Forbes’un “Dünyanın En İyi Performans Gösteren Bankaları” Listesinde Yer Aldı Haber

Albaraka Türk, Forbes’un “Dünyanın En İyi Performans Gösteren Bankaları” Listesinde Yer Aldı

Başarıya ilişkin değerlendirmede bulunan Albaraka Türk Yönetim Kurulu Başkanı ve Al Baraka Grubu CEO’su Houssem Ben Haj Amor, şunları söyledi: “Albaraka Türk’ün Forbes tarafından dünyanın önde gelen bankaları arasında gösterilmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu başarı, çalışma arkadaşlarımızın özverisinin ve müşterilerimiz ile paydaşlarımızın Bankamıza duyduğu güvenin bir yansımasıdır. Aynı zamanda Al Baraka Grubu’nun uluslararası tecrübesi, güçlü kurumsal yapısı ve ortak değerlerinin Albaraka Türk’ün sürdürülebilir gelişimine sağladığı katkıyı da göstermektedir. Bu önemli takdiri, tüm paydaşlarımız için uzun vadeli ve kalıcı değer yaratma yolculuğumuzda bizleri daha ileriye taşıyacak bir motivasyon olarak görüyoruz.” Albaraka Türk Genel Müdürü Malek Temsah ise şu değerlendirmede bulundu: a “Forbes’un bu prestijli değerlendirmesinde yer almak, son dönemde kurum olarak birlikte kaydettiğimiz ilerlemenin ve tüm çalışma arkadaşlarımızın ortaya koyduğu güçlü emeğin önemli bir göstergesidir. Önümüzdeki dönemde de finansal yapımızı daha da güçlendirirken, müşteri deneyimine ve dijital yetkinliklerimize yatırım yapmaya ve sürdürülebilir, uzun vadeli değer yaratmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Albaraka Türk’ün Forbes’un küresel değerlendirmesinde yer alması, bankanın Türkiye’nin en köklü katılım bankalarından biri olarak güçlü konumunu pekiştirirken; sürdürülebilir büyüme, müşteri odaklılık, dijital dönüşüm ve disiplinli finansal yönetim alanlarındaki stratejik odağını da destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Dönüşümle Yeni Nesil Seyahat Ekosistemi  Haber

Dijital Dönüşümle Yeni Nesil Seyahat Ekosistemi 

Turizm sektörünün köklü markalarından Coral Travel, değişen seyahat alışkanlıkları, yeni nesil müşteri beklentileri ve teknolojideki hızlı gelişmeler doğrultusunda yürüttüğü 360 derece dijital dönüşümünü tamamlıyor. Coral Travel’ın dönüşümü yalnızca dijital kanalların yenilenmesini değil, şirketin teknoloji mimarisinden veri altyapısına, satış ve dağıtım kanallarından müşteri ilişkileri yönetimine kadar tüm iş yapış biçiminin yeniden ele alınmasını kapsıyor. Böylece şirket, geleneksel tur operatörü deneyimini teknoloji ve veri yetkinlikleriyle birleştirerek daha çevik ve bütünleşik bir seyahat ekosistemi oluşturuyor. Yeni yapı ile Coral Travel, müşterinin seyahat fikrinin oluştuğu ilk andan araştırma ve rezervasyona, seyahat öncesi iletişimden tatil sürecine ve seyahat sonrasındaki ilişkiye kadar uzanan tüm yolculuğu daha bütüncül bir şekilde yönetmeyi hedefliyor. Teknoloji ve veri, seyahat deneyiminin merkezinde Dönüşümün temelini farklı sistem ve kanallarla bütünleşmeye açık, esnek ve ölçeklenebilir yeni nesil teknoloji mimarisi oluşturdu. Bireysel ve acente satış sistemlerinden rezervasyon altyapısına, ödeme sistemlerinden müşteri ilişkileri yönetimine, mobil uygulamadan üçüncü taraf hizmetlere kadar Coral Travel ekosistemindeki farklı teknoloji bileşenleri bütünleşik bir yapı içerisinde yeniden ele alındı. Yenilenen coraltatil.com internet sitesi ve rezervasyon altyapısı; kullanıcıların seyahat ürünlerine daha kolay ulaşabilmesi, farklı seçenekleri değerlendirebilmesi ve rezervasyon yolculuğunu mümkün olduğunca hızlı ve kesintisiz tamamlayabilmesi amacıyla yeniden yapılandırıldı. Coral Tatil Mobil uygulaması ise yalnızca bir satış kanalı olarak değil, müşterinin Coral Travel ile seyahat öncesinde, sırasında ve sonrasında iletişim kurabileceği sürekli bir dijital temas noktası olarak konumlandırıldı. Acente tarafında ise Coral Travel’ın geniş satış ağının ihtiyaçlarına yönelik dijital altyapısı güçlendirildi. Acentelerin ürünlere, fiyatlara ve rezervasyon olanaklarına daha hızlı ulaşabilmesi, satış süreçlerini daha verimli yönetebilmesi ve müşterilerine daha geniş bir ürün yelpazesi sunabilmesi hedeflendi. Dinamik paketleme altyapısıyla otel, uçak ve transfer gibi farklı seyahat bileşenlerinin bir araya getirilerek daha esnek seyahat seçeneklerinin oluşturulabilmesi de bu dönüşümün önemli parçalarından biri oldu. Veri, karar alma mekanizmasının merkezine taşındı Dönüşümün önemli bir ayağını da veri oluşturuyor. Müşteri davranışları, satış verileri, dijital kanal performansı ve pazarlama sonuçlarının merkezi bir yapı içerisinde değerlendirilmesiyle veri, yalnızca performansı ölçen değil, satış, pazarlama, ürün yönetimi ve müşteri deneyimi kararlarını destekleyen stratejik bir kaynağa dönüşüyor. Yapay zekâ ve otomasyon da bu yeni yapının önemli bileşenleri arasında yer alıyor. İçerik üretimi, müşteri gruplandırması, ürün ve destinasyon önerileri, talep ve davranış analizleri ile dijital pazarlama süreçlerinde yapay zekâ destekli uygulamalardan yararlanılıyor. Pazarlama otomasyonları ve kişiselleştirme çözümleri sayesinde müşterilerin seyahat yolculuğunun farklı aşamalarında ihtiyaçlarına daha uygun içerik ve tekliflerle karşılaşması hedefleniyor. Yapay zekâ destekli bütçe ve teklif optimizasyonları, otomatik hedef kitle oluşturma, ürün bazlı reklam modelleri, kişiye ve davranışa göre değişebilen reklam içerikleri ve makine öğrenmesiyle çalışan kampanya yapıları bu yeni dönemin önemli bileşenlerini oluşturuyor. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, dijital dönüşümün şirket açısından anlamını şöyle değerlendirdi: “Dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımı ya da yeni dijital kanallar oluşturmak olarak görmüyoruz. Değişen müşteri beklentilerini daha iyi anlayabilmek ve onlara seyahatlerinin her aşamasında daha iyi bir deneyim sunabilmek için şirketimizin tüm iş yapış biçimini dönüştürdük. Teknoloji, veri, yapay zekâ ve otomasyonu; güçlü turizm deneyimimiz ve dağıtım ağımızla bir araya getirdik. Bundan sonraki hedefimiz, müşterimizin ihtiyacını daha iyi anlayan, doğru seyahat deneyimini doğru zamanda sunabilen ve rezervasyondan seyahat sonrasına kadar kesintisiz bir deneyim sağlayan bir Coral Travel yaratmak.” Tüm kanallar, tek müşteri deneyiminde buluşuyor Coral Travel’ın dönüşüm yaklaşımının önemli farklarından biri de çevrim içi satışların büyütülmesi. İnternet sitesi, mobil uygulama ve çağrı merkezinin yanı sıra Coral Travel satış ofisleri ve geniş acente ağı da yeni nesil müşteri deneyiminin ayrılmaz parçaları olarak konumlandırılıyor. Müşteri ilişkileri ve veri altyapısının bu çok kanallı yapıyla bütünleşmesi sayesinde farklı temas noktalarında oluşan etkileşimlerin daha kapsamlı değerlendirilmesi hedefleniyor. Böylece müşteriler seyahatlerini dijital kanallarda araştırırken çağrı merkezinden destek alabiliyor, fiziksel satış noktalarında başlayan bir yolculuğu dijital kanallarda sürdürebiliyor. Coral Travel’ın satış ofisleri ve geniş acente ağı da bu bütünleşik deneyimin parçası olarak konumlandırılıyor. “Geleceğin tur operatörü” Coral Travel için hayata geçirilen dijital dönüşüm bir son değil; şirketin gelecekte geliştireceği yeni hizmet ve deneyimlerin temelini oluşturan yeni bir başlangıç niteliği taşıyor. Bu vizyonun merkezinde; müşterinin tercihlerini daha iyi anlayabilen, ihtiyacına uygun destinasyon ve ürünleri önerebilen, doğru zamanda doğru iletişimi kurabilen, farklı satış ve hizmet kanalları arasında kesintisiz bir deneyim sağlayabilen ve seyahat öncesinden seyahat sonrasına kadar müşteriyle ilişkisini sürdürebilen bir yapı bulunuyor. Mehmet Kamçı şirketin hedeflerini şu sözlerle anlatıyor: “Geleneksel tur operatörü deneyimini güçlü teknoloji altyapısı, merkezi veri, dijital pazarlama, yapay zekâ, otomasyon ve çok kanallı dağıtım gücüyle birleştiren Coral Travel; yalnızca seyahat satan bir platform olmanın ötesine geçerek müşterinin tüm seyahat yolculuğunu kapsayan yeni nesil, akıllı ve bütünleşik bir seyahat ekosistemi oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CTO Maaşları CEO Maaşlarını Geçti Haber

CTO Maaşları CEO Maaşlarını Geçti

Kruze Consulting’in araştırmasına göre, ABD’de yatırım almış yüzlerce girişimin bordro verilerinde CTO’ların ekstrem düşük ve yüksek ücretler çıkarıldığında ortaya çıkan yıllık maaşı 166 bin dolarla CEO’ların 159 bin dolarlık ortalamasını geçti. Bu fark, yeni kurulan ve hızla büyüyen firmalarda daha da belirgin; CTO’lar yılda ortalama 238 bin dolar kazanırken CEO’ların ortalaması 216 bin dolarda kalıyor. CTO’ların üst yönetimdeki yükselişi bu tür şirketlerle de sınırlı kalmıyor. Harvard Law School Forum’da yayımlanan bir analize göre, Russell 3000 borsa endeksi şirketlerinde en yüksek ücretli yöneticiler arasında yer alan CTO sayısı 2021’de 155 iken bu sayı 2025’te 249’a çıktı ve sadece dört yıldaki artış %61 oldu. CTO’ların gelirlerindeki artış, teknolojinin şirketler içindeki rolünün genişlemesiyle paralel ilerliyor. Teknoloji liderliği artık yalnızca teknik sistemlerin yönetimiyle sınırlı kalmıyor. Dijital dönüşüm, siber güvenlik, veri yönetimi ve yapay zekâ gibi şirketin bütününü ilgilendiren alanlar da üst yönetimin teknoloji gündeminde yer alıyor. Bu değişim, CTO’ların şirketlerin en yüksek ücretli yönetici kadrolarında daha fazla yer bulmasına da yansıyor. Teknoloji Liderliği Yalnızca Teknoloji Şirketlerinde Yükselmiyor Bu yükselişin dikkat çeken bir diğer yönü, sadece teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmaması. Harvard Law School Forum’daki analize göre, 2025’te en yüksek ücretli yöneticiler arasına giren CTO’ların yalnızca %31’i bilişim sektöründe görev yapıyor, geri kalan %69’u teknoloji dışındaki sektörlerde çalışıyor. Bu durum, teknoloji liderliğinin artık yalnızca yazılım ve teknoloji şirketlerinin gündemi olmadığının açık bir kanıtı. CTO’lar artık finans, sanayi ve tüketici ürünleri gibi farklı sektörlerde de üst yönetimin daha görünür ve yüksek ücretli rolleri arasında yer alıyor. “Ücret Yapısı, Şirketin Nereye Yatırım Yaptığını Gösterir” İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, üst yönetim ücretlerinin aslında şirketin önceliklerini ortaya koyduğunu vurguluyor. “Üst yönetim ücretleri, bir şirketin gelecekte nerede değer üreteceğine dair en açık göstergelerden biridir. Teknoloji yöneticiliği uzun yıllar destek fonksiyonu olarak konumlandırıldı ve ücret yapısı da bunu yansıttı. Gelen veriler, şirketlerin teknoloji liderliğini artık büyümenin merkezine koyduğunu gösteriyor. Türkiye’de ise teknoloji liderliği çoğu şirkette hâlâ genel müdür yardımcılığı seviyesinde ve diğer fonksiyonlarla aynı ücret bandında konumlanıyor. Oysa bu rol tüm dünyada ürün, veri ve müşteri deneyimi üzerinden doğrudan gelire etki etmeye başladı. Şirketlerin teknoloji liderliğine hangi kademede ve hangi ücret bandında yer verdiği, bu yetkinliği ne kadar süre koruyabileceklerinin de belirleyicisi. Bu kararı geciktiren kurumlar, yetiştirdikleri teknoloji liderlerini küresel şirketlere kaptırma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Teknoloji yetkinliğini doğru kademede konumlandırmak, önümüzdeki dönemde şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

COP31’in Master Partner’ı Türk Telekom, Türkiye’nin İklim Eylemine Güç Katıyor Haber

COP31’in Master Partner’ı Türk Telekom, Türkiye’nin İklim Eylemine Güç Katıyor

Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejisinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı ve küresel iklim gündeminin en önemli buluşmalarından biri olan COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda en üst düzey sponsorluk kategorisi olan “Master Partner” olarak yer alacak. Türk Telekom aynı zamanda COP31 “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak organizasyonun teknoloji altyapısını uçtan uca üstlenecek. 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’de güçlü dijital altyapısını ve teknoloji birikimini organizasyonun hizmetine sunacak olan Türk Telekom, Türkiye’nin iklim diplomasisindeki bu önemli buluşmanın kesintisiz ve güçlü bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirilmesine katkı sağlayacak. Türk Telekom, “Yarına Sözümüz Var” yaklaşımı doğrultusunda üstlendiği bu sorumlulukla teknolojiyi çevresel ve toplumsal faydaya dönüştürme vizyonunu COP31’e taşıyacak. Dijitalleşme ve teknoloji alanındaki yetkinliklerini Türkiye’nin sürdürülebilir gelecek hedefleri doğrultusunda kullanarak küresel iklim mücadelesine katkı sunacak. Türk Telekom’un COP31 kapsamında üstleneceği bu önemli rol ve organizasyona sunacağı teknoloji desteği, COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in bir araya geldiği görüşmeyle kamuoyuna duyuruldu. Görüşmede, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği vizyonu, Türk Telekom’un COP31 “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak organizasyona sağlayacağı uçtan uca teknoloji altyapısı ve şirketin sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları ele alındı. COP31 alanındaki dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında Ankara’dan Antalya’ya Türk Telekom’un 5G teknolojisiyle canlı bağlantı gerçekleştirildi. Bakan Kurum ve Şahin, görüşme sırasında Türk Telekom’un 5G teknolojisiyle Ankara’daki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan Antalya’daki COP31’in gerçekleştirileceği alana canlı bağlantı yaparak organizasyon alanındaki, fiber internet, mobil iletişim ve dijital dönüşüm çalışmalarındaki son durum hakkında bilgi aldı. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejisinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’inci Oturumu’nda (COP31) en üst düzey sponsorluk kategorisi olan “Master Partner” olarak yer alacak. Türk Telekom, aynı zamanda COP31 “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak güçlü dijital altyapısı ve teknoloji birikimini COP31’in hizmetine sunarak organizasyonun teknoloji altyapısını uçtan uca üstlenecek. Konferansın dijital ve teknolojik omurgasını oluşturacak Türk Telekom, COP31’in kesintisiz ve güçlü bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirilmesine katkı sunarken, sürdürülebilirlik yaklaşımını ve teknoloji gücünü küresel iklim gündeminin en önemli buluşmalarından birine taşıyacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “COP31 sürecinde kamu, özel sektör, finans ve sivil toplumu aynı masada buluşturarak iklim eylemindeki kararlılığımızı somut iş birlikleriyle taçlandırıyoruz. Bu kapsamda ülkemizin dijital dönüşümünün öncülerinden Türk Telekom, COP31'in "Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Partneri" oldu. Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin ile görüşerek bu süreçte birlikte neler yapabileceğimizi ele aldık. COP31'de teknolojinin ve dijital dönüşümün iklim eylemine sunacağı katkıyı önemsediğimizi; Türk Telekom'un da bu sürece ortak olmasından duyduğumuz memnuniyeti aktardık. COP31'de; ortak akılla, güçlü iş birlikleriyle ve somut adımlarla taahhütleri eyleme dönüştürecek adımları atacağız” dedi. “Yarına Sözümüz Var anlayışıyla sürdürülebilir bir gelecek için çalışıyoruz” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom olarak, teknoloji gücümüzü ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Taraflar Konferansı’nın 31’inci Oturumu’na (COP31) taşımaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dünyanın en önemli iklim buluşmalarından biri olan COP31’de Master Partner olarak yer alırken, COP31 “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak organizasyonun teknoloji altyapısını da uçtan uca üstleneceğiz. Güçlü dijital altyapımızı ve teknoloji birikimimizi COP31’in hizmetine sunarak bu önemli organizasyonun dijital ve teknolojik omurgasını oluşturacağız. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejimizin merkezine yerleştiriyoruz. Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğuna öncülük ederken, teknolojiyi topluma ve çevreye değer katacak sürdürülebilir bir geleceğin anahtarı olarak konumlandırıyoruz. Son dört yıldır sektörümüzün yatırım lideri olarak dijital geleceğin inşasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken, her adımımızı daha yeşil, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya hedefiyle atıyoruz. ‘Yarına Sözümüz Var’ yaklaşımımız doğrultusunda bugün attığımız her adımın yarının dünyasında bir karşılığı olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. COP31 kapsamında üstlendiğimiz bu sorumluluğu, Türkiye’nin teknoloji gücünü ve sürdürülebilirlik vizyonunu küresel ölçekte ortaya koymak açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine ve küresel iklim mücadelesine katkı sunmaya, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Sürdürülebilirlik performansını güçlendiriyor Türk Telekom, sürdürülebilirliği iş stratejisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandırarak çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Veri yönetişimi ve finansal analizlerle güçlendirdiği stratejisi kapsamında iklim değişikliğinin iş süreçleri üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştıran Türk Telekom, risk ve fırsat analizlerini finansal tablolarına yansıtarak kurumsal karar alma süreçlerini bu verilerle şekillendiriyor. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, akıllı şehir uygulamaları, yeni nesil yeşil şebeke teknolojileri, dijital kapsayıcılık ve çalışan gönüllülüğü gibi alanlarda çalışmalar yürüten Türk Telekom, sürdürülebilirlik performansını uluslararası değerlendirmelerde de güçlendiriyor. CDP İklim Değişikliği Programı’nda “A” notunu koruyarak Global A Listesi’nde yer alan Türk Telekom, ilk kez raporlama yaptığı CDP Su Güvenliği Programı’nda ise “A-” notu aldı. BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde de yer alan Türk Telekom, yenilenebilir enerji yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Sivas’ta devreye aldığı 128 MWp kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali’nin ardından Malatya ve Ağrı’da gerçekleştireceği yatırımlarla toplam yenilenebilir enerji kapasitesini 530 MWp’e çıkarmayı ve yıllık yaklaşık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyor. İklim kriziyle mücadelede teknoloji ve altyapı gücünü sürdürülebilirlik yaklaşımıyla birleştiren Türk Telekom, 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı, 2050 yılında ise “Net Sıfır”a ulaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknosa’da İki Üst Düzey Atama Haber

Teknosa’da İki Üst Düzey Atama

Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Mustafa Aşkım Akata, profesyonel kariyerine Adana Çimento’da yatırım ve teşvik bölümünde başladı. Ardından İnterbank ve Ziraat Bankası’nda Ticari ve Kurumsal Bankacılık Satış bölümlerinde görev alan Akata, 2005-2015 yılları arasında Akbank’ta Kurumsal Şube Müdürü, Ticari Şube Müdürü ve Bölge Müdürü olarak çalıştı. Kariyerine A101’de Bölge Genel Müdürü olarak devam eden Akata, 300 mağazanın yönetiminden sorumlu oldu. Son olarak 2017-2025 yılları arasında Eve Mağazacılık’ta CEO olarak görev yapan Akata şirketin kendi markalarının yaratılması, şirkete özel markaların kazanılması, 6 milyondan fazla müşteriye ulaşan sadakat kartı ve CRM projeleri ile dijital dönüşüm çalışmalarına liderlik etti. İzmir Fen Lisesi ve ODTÜ Havacılık Mühendisliği mezunu olan Zafer Özçelik, iki yıllık kurumsal bankacılık deneyiminin ardından University of San Francisco’da MBA eğitimini tamamladı. Kariyerine San Francisco merkezli Bleu Marketing Solutions şirketinde başlayan Özçelik, Türkiye’ye döndükten sonra Doğan Online’da Pazarlama Direktörü, Dentsu Grubu’nda Dijital Grup Başkanı (CDO) ve N11’de Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı (CMO) olarak görev yaptı. 2020 yılında kurduğu Moventum Danışmanlık’ta Genel Müdür ve Danışman olarak görev alan Özçelik, pazarlama, dijital dönüşüm, e-ticaret ve yapay zeka alanlarında danışmanlık yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank ve MEXT’ten sanayici ve ihracatçıların yeşil dönüşümüne liderlik edecek iş birliği  Haber

VakıfBank ve MEXT’ten sanayici ve ihracatçıların yeşil dönüşümüne liderlik edecek iş birliği 

Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı anlayışıyla Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayan VakıfBank, MEXT Teknoloji Merkezi ile sanayici ve ihracatçıların dekarbonizasyon yolculuğunu destekleyecek stratejik bir iş birliğine imza attı. İş birliğinin temel amacı; sanayici ve ihracatçı firmaların SKDM uyum kapasitesini artırmak, dekarbonizasyon potansiyellerini görünür hale getirmek ve ortaya çıkan uygun yatırım ihtiyalarını finansman imkanlarıyla buluşturabilecek sürdürülebilir bir model oluşturmak olarak belirlendi. “Dönüşüme Değer” adıyla hayata geçirilen model kapsamında MEXT’in sanayi, teknoloji ve yeşil dönüşüm alanındaki yetkinliği ile VakıfBank’ın finansman gücü aynı müşteri yolculuğunda bir araya gelecek. İşletmelerin dekarbonizasyon ihtiyaçları belirlenerek enerji ve kaynak verimliliği, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, proses dönüşümü, temiz üretim teknolojileri ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda şirkete özel yol haritaları hazırlanacak. Belirlenen yatırımlar VakıfBank’ın sürdürülebilir finansman çözümleri ve uygun uluslararası kaynaklarıyla desteklenirken yatırım sonrasında sağlanan emisyon azaltımı, enerji tasarrufu ve diğer dönüşüm çıktıları takip edilecek. MEXT, firmaların SKDM raporlama altyapısının geliştirilmesine, karbon ayak izi ve ilgili düzenlemeler konusunda eğitim ve kapasite geliştirmeye destek olurken; VakıfBank hedef müşteri kitlesinin belirlenmesi, uygun firmaların bilgilendirilmesi ve programa yönlendirilmesinde aktif rol üstlenecek. “Dönüşümün gerçekleşmesini sağlayacak ekosistemi birlikte kuruyoruz” VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yeşil dönüşüm artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; üretim gücünün, ihracat kapasitesinin ve uzun vadeli rekabetçiliğin ayrılmaz bir parçası. Sanayicimizin ve ihracatçımızın önündeki dönüşüm ihtiyacını, bir risk alanı olmanın ötesinde, yeni bir yatırım ve büyüme fırsatı olarak görüyoruz. Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı anlayışımızla yalnızca dönüşümü finanse eden değil, dönüşümün gerçekleşmesine katkı sağlayan banka olmayı hedefliyoruz. MEXT’in teknik yetkinliği ile VakıfBank’ın finansman gücünü buluşturduğumuz bu modelle müşterilerimizin ihtiyaçlarının belirlenmesinden yatırımın finansmanına, ortaya çıkan etkinin ölçülmesine kadar tüm süreçte yanlarında olacağız.” “Yeşil dönüşüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz” İş birliğie ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol “MEXT olarak; sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve yapay zekayı, Türk sanayisinin geleceğini şekillendirecek ve küresel rekabet gücünü artıracak stratejik öncelikler olarak görüyoruz. Sürdürülebilirlik odağında ise hedefimiz bu dönüşümü işletmelerimiz için yalnızca bir uyum unsuru olmaktan çıkararak, uygulanabilir fırsat alanına dönüştürmek. Bu dönüşümün kalıcı bir değer sağlayabilmesi için işletmelerin mevcut durumlarının doğru analiz edilmesi, dönüşüm ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bu ihtiyaçların uygulanabilir yatırım planlarına dönüşmesi büyük önem taşıyor. MEXT’in sanayideki deneyimini ve dönüşüm yetkinliğini, VakıfBank’ın Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı ile bir araya getirerek, işletmelerin yeşil dönüşüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu stratejik iş birliğinin yalnızca işletmelerin dönüşümünü hızlandırmakla kalmayacağına; ülkemizin düşük karbonlu üretim kapasitesini geliştirerek daha verimli, dirençli ve uluslararası rekabette daha güçlü bir yapıya kavuşmasına da önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. İş birliği, “dönüşüm-finansman” modeli olarak kurgulandı VakıfBank ve MEXT arasında imzalanan stratejik iş birliği, tek seferlik bir finansman programından öte; sanayicinin dönüşüm ihtiyacının belirlenmesinden yatırımın gerçekleştirilmesine ve etkisinin ölçülmesine kadar uzanan sürekli bir “dönüşüm-finansman modeli” olarak kurgulandı. Modelin ilerleyen dönemde farklı sektör ve müşteri gruplarına genişletilerek Türkiye’nin düşük karbonlu üretim kapasitesine ve sürdürülebilir ihracat gücüne katkı sağlaması amaçlanıyor. Dönüşüme Değer Programı; “Ölç, Yol Haritasını Çıkar, Finanse Et, Etkiyi Ölç” olmak üzere dört aşamadan oluşuyor. Böylece işletmelerin yalnızca finansmana erişmesi değil, mevcut üretim süreçlerini analiz ederek ihtiyaçlarına uygun ve ölçülebilir bir dönüşüm yolculuğuna çıkması öngörülüyor. İş birliğinin somut göstergelerle de takip edilerek programa katılan ve süreci tamamlayan firma sayısından sektörel dağılıma, eğitim ve kapasite geliştirme sonuçlarından SKDM raporlama altyapısı kurulan firmalara, tespit edilen dekarbonizasyon yatırım temalarından finansman değerlendirmesine yönlendirilen yatırım alanlarına kadar etkisinin düzenli olarak ölçülmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı Haber

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı

9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX Ai Türkiye’nin ilk edisyonu, dünyanın önde gelen teknoloji etkinlik ağlarından biri olan küresel GITEX ekosistemini Avrupa ile Asya’nın kesişim noktasındaki Türkiye’ye taşıdı. Fuar kapsamında INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, taraflar arasındaki uzun vadeli iş birliğini resmileştiren bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. Invest in Türkiye ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen GITEX Ai Türkiye, yapay zekânın benimsenmesini, yatırımları ve iş birliklerini hızlandırmayı amaçlayan Avrasya’nın en küresel buluşmalarından biri olarak konumlanıyor. Etkinlik; yapay zekâ, siber güvenlik, finansal teknolojiler, bulut teknolojileri ve dijital yatırımlar alanlarında yenilikçi girişimleri, küresel ve yerel teknoloji şirketlerini, vizyoner yatırımcıları ve politika yapıcıları bir araya getirerek bölgenin küresel yapay zekâ ekonomisindeki büyüyen rolünü keşfetmek için benzersiz bir platform sunuyor. INTEGRA CITY: Entegrasyon, Ölçek ve Birleşik Dijital Mimari Fuarın önemli katılımcılarından biri olan INTEGRA CITY, 20 yılı aşkın deneyime sahip, 10’dan fazla ülkede faaliyet gösteren ve 3.000’i aşkın profesyonelden oluşan ekibiyle uluslararası bir teknoloji entegratörü olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, büyük ölçekli altyapı projeleri gerçekleştirirken dijital devlet ve akıllı şehir ortamları için entegre donanım ve yazılım çözümleri geliştiriyor. INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de farklı şehir sistemlerinden gelen verileri, yapay zekâ destekli analiz ve yönetim için tek bir merkezde birleştiren ve tüm hizmetlerin eş zamanlı çalışmasını sağlayan özgün platformunu sergiledi. Platformun açık mimarisi, mevcut çözüm ve cihazların değiştirilmesine gerek kalmadan sisteme entegre edilmesini mümkün kılarak ölçeklenebilir bir yönetim ekosistemi oluşturuyor. Öne Çıkan Çözümler INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de modern şehirler ve kamu kurumları için bütünleşik bir ekosistem oluşturan amiral gemisi dijital çözümlerini tanıttı: Sfera (Akıllı Şehir) — Altyapı hizmetleri, karayolu trafiği ve çevresel izleme süreçlerine yönelik dijital kentsel çevre yönetimi.Nexus (Güvenli Şehir) — Araçların otomatik olarak izlenmesini ve cezai işlemlerin gerçek zamanlı uygulanmasını mümkün kılan, yapay zekâ destekli kamu güvenliği ve trafik denetimi.Kodex (e-Devlet) — İş akışlarının, onay süreçlerinin, vergilendirmenin ve vatandaş kimlik doğrulama süreçlerinin otomatikleştirilmesine yönelik dijital kamu yönetimi.Bordex (Sınır ve Devlet Güvenliği) — Gerçek zamanlı durumsal farkındalık sağlayan yapay zekâ destekli izleme ve gelişmiş analizlerle kritik altyapının korunması. Karar Alma Süreçlerinin Analitik Merkezinde Yapay Zekâ Platform genelinde yapay zekâ, temel bir analitik araç olarak görev yapıyor. Sensörlerden ve izleme sistemlerinden gelen büyük hacimli verileri işleyen yapay zekâ; riskleri değerlendiriyor ve en uygun müdahale senaryolarının belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, farklı çözümlerin koordineli biçimde yönetilmesini sağlayarak yönetim süreçlerinin hem hızını hem de kalitesini artırıyor. Tüm çözümler, üçüncü taraf sistemlerle entegrasyona imkân veren ortak bir mimari üzerine inşa ediliyor. Böylece mevcut dijital altyapılarla uyumluluk ve uygulamada esneklik sağlanıyor. INTEGRA CITY, altyapının geliştirilmesinden sürekli teknik ve servis desteğine kadar projelerin tüm yaşam döngüsünde hizmet sunuyor. INTEGRA CITY Teknolojiden Sorumlu Başkanı (CTO) Ilya Belyakov, Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyeline ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye dijital dönüşüm alanında hızla ilerliyor ve Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, ülkeyi Avrasya genelinde yapay zekâ odaklı inovasyon için doğal bir geçiş noktası haline getiriyor. Bugün kamu kurumlarının temel ihtiyacı artık süreçlerin birbirinden bağımsız şekilde dijitalleştirilmesi değil; yapay zekânın karar alma süreçlerinin analitik merkezinde yer aldığı entegre platformların oluşturulması. Çözümlerimiz; kamu ve yol güvenliğinden kentsel altyapıya kadar karmaşık sistemlerin yapay zekâ modülleri, gerçek zamanlı analiz ve entegre platformlar aracılığıyla verimli şekilde yönetilmesini sağlıyor.” INTEGRA CITY’nin GITEX Ai Türkiye’ye katılımı, şirketin uluslararası büyüme yolculuğunda yeni bir adımı temsil ediyor. Şirket daha önce Marakeş’te düzenlenen GITEX Africa 2026, Mısır’da gerçekleştirilen Ai Everything Middle East & Africa (MEA) Egypt 2026 ve Almatı’da düzenlenen GITEX AI KAZAKHSTAN 2026 etkinliklerinde çözümlerini sergiledi. Bu katılımlar, şirketin bölgedeki önemli karar vericilerle doğrudan iletişim kurma ve dijital dönüşümü ileri taşıyacak iş birlikleri geliştirme stratejisinin bir parçasını oluşturuyor. GITEX ile Uzun Vadeli İş Birliği İstanbul’da INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, mevcut iş birliğini güçlendiren ve uzun vadeli ortaklığın çerçevesini belirleyen bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma, INTEGRA CITY açısından çözümlerini uluslararası kitlelere tanıtmak ve her yerel pazarın öncelikleri doğrultusunda daha yakın çalışmalar yürütmek için yeni fırsatlar yaratıyor. GITEX ekosistemi açısından ise INTEGRA CITY, altyapı, veri ve yapay zekânın kamu sektörünün ihtiyaçlarına uygulanması konusundaki uzmanlığıyla katkı sağlıyor. Anlaşma kapsamındaki bir sonraki adımların 2027 yılında Belgrad ve Kazakistan’da gerçekleştirilecek GITEX etkinlikleri olması planlanıyor. Ilya Belyakov, yapay zekânın gelecekte üstleneceği role ilişkin ise şunları söyledi: “Yapay zekânın hem işletmelerde hem de kamu kurumlarında, verimliliği, inovasyonu ve daha akıllı karar alma süreçlerini ileri taşımasını bekliyoruz. Yakın gelecekte şehirler daha güvenli, operasyonlar daha şeffaf ve kamu hizmetleri daha hızlı ve ihtiyaçlara daha duyarlı hale gelecek. Tüm bunların arkasında yapay zekâ teknolojileri olacak. Türkiye ve daha geniş Avrasya bölgesi, yapay zekâ odaklı dönüşümün dünyadaki öncü örneklerinden biri olma potansiyeline sahip.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sodexo Türkiye’de Transformasyon Direktörlüğü’ne Onur Akyol Getirildi Haber

Sodexo Türkiye’de Transformasyon Direktörlüğü’ne Onur Akyol Getirildi

Türkiye’de 1992 yılından bu yana faaliyet gösteren Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi, büyüme vizyonu doğrultusunda kritik bir atamaya imza attı. Şirketin dijital dönüşüm yolculuğuna liderlik etmek üzere Onur Akyol, Transformasyon Direktörü olarak göreve başladı. Akyol, yeni görevinde doğrudan Sodexo Türkiye CEO’su Bora Koçak’a bağlı olarak çalışarak, Sodexo’nun dijitalleşmede hızlanma, stratejik dönüşüm ve teknoloji odaklı büyüme süreçlerine liderlik edecek. Lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamlayan Onur Akyol, University of Applied Sciences Mainz’da Tesis Yönetimi alanında yüksek lisans yaptı. Ardından ABD Boston’da gerçekleştirilen MIT Liderlik ve Girişimcilik Programı’nı tamamlayan Akyol, Sabancı Üniversitesi’nden (MIT Sloan School of Management iş birliğiyle) MBA derecesi ile mezun oldu. Kariyeri boyunca gayrimenkul ve tesis yönetimi alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Akyol, yapay zekâ odaklı EPPSO AI şirketinin kurucu ortağı olarak TÜBİTAK destekli Ar-Ge ve ticari gayrimenkul yönetimi alanında hayata geçirdiği projeleriyle dijital dönüşüm ve iş geliştirme konularında uzmanlık kazandı. Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Hakkında Ülkemizde 1992 yılından bu yana faaliyette bulunan Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi AŞ, Türkiye’nin en seçkin şirketlerine ve değerli kamu kuruluşlarına yemek, temizlik, bina yönetimi, teknik mühendislik hizmetleri, resepsiyon, muhaberat hizmetleri gibi pek çok alanda hizmet sağlıyor. Sodexo’nun global vizyonunun bir parçası olarak ise ülkemizdeki operasyonlarda tedarik zinciri ve istihdamın tamamı yerel kaynak kullanarak gerçekleştiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Konecta, 2026'da Hem Avrupa Hem Latin Amerika'da 'Yılın Şirketi'" Haber

"Konecta, 2026'da Hem Avrupa Hem Latin Amerika'da 'Yılın Şirketi'"

Bu ödüller, Konecta’nın yapay zekâ odaklı inovasyonunu, disiplinli uygulama yaklaşımını, üretken ve otonom yapay zekâyı küresel müşteri deneyimi operasyonlarına entegre etmedeki öncü rolünü ortaya koyuyor. Bu başarı, Konecta’nın geleneksel bir çağrı merkezi dış kaynak hizmet sağlayıcısından stratejik bir dijital dönüşüm ortağına geçişini tescil ediyor. Frost & Sullivan, özellikle Konecta’nın insan ve yapay zekâyı bir araya getiren entegre ve hibrit hizmet modeli sayesinde dağınık müşteri operasyonlarını modernize etme ve ölçülebilir iş sonuçları yaratırken sürekli yüksek hizmet kalitesi sağlama becerisini takdir etti. Konecta, derin sektör uzmanlığını yeni nesil teknolojilere yaptığı sürekli yatırımlarla birleştirerek Yılın Şirketi unvanına layık görüldü: Katalyst 2028 ve yapay zekâ odaklı dönüşüm: 150 milyon Euro’luk dönüşüm yatırımıyla hayata geçirilen Konecta’nın “Katalyst 2028” girişimi, şirketi uçtan uca teknoloji, veri ve operasyon ortağı olarak konumlandırıyor.Kolibri Yapay Zekâ Platformu: Konecta, şirketlerin yapay zekâ denemelerinden tam ölçekli uygulamalara geçişini desteklemek amacıyla yakın zamanda otonom yapay zekâ orkestrasyon platformu Kolibri’yi kullanıma sundu. Yüzde 80’i önceden geliştirilmiş sektöre özel kullanım senaryolarından oluşan bir kütüphaneyi açık mimari ve maliyet kontrolü sağlayan entegre FinOps özellikleriyle birleştiren Kolibri, kuruluşların otonom yapay zekâyı güvenli ve ölçeklenebilir biçimde devreye almalarına olanak tanıyor. Platform; yapay zekâ ajanlarını, insan uzmanları ve kurumsal sistemleri ISO 42001 sertifikalı yapay zekâ yönetim çerçevesiyle desteklenen tek bir ekosistemde buluşturuyor.Ölçeklenebilir ve insan odaklı yapay zekâ: Konecta, insan temsilciler ile otonom yapay zekâyı bir araya getiren hibrit iş gücünü etkin biçimde yönetiyor. Konecta’nın Latin Amerika’daki otonom yapay zekâ çözümleri, erken aşamadaki tahsilat süreçlerini başarıyla otomatikleştirirken en yüksek performans gösteren insan temsilcilerle karşılaştırılabilir sonuçlar elde ediyor. Böylece çalışanlar daha karmaşık ve kişiselleştirilmiş görevlere odaklanabiliyor.Standartlaştırılmış uygulama ve güçlü yönetişim: Avrupa’daki düzenlemeler sıkılaşırken, Konecta küresel uyum çerçevesi ve standartlaştırılmış Veri Koruma Etki Değerlendirmeleri (DPIA) aracılığıyla AB Yapay Zekâ Yasası’nın gerekliliklerine proaktif biçimde yanıt veriyor. Konecta ayrıca COPC CX Standardı’nı faaliyet gösterdiği tüm coğrafyalarda kurumsal yapısının bir parçası haline getirerek 28 ülkede ortak operasyonel mükemmeliyet ve hizmet tutarlılığı sağlıyor.Stratejik teknoloji ekosistemi: Konecta; AWS, Google Cloud, Salesforce, NICE, Lenovo, Nexthink, ElevenLabs, Uniphore ve CrewAI gibi ekosistem liderleriyle kurduğu güçlü iş birlikleri sayesinde inovasyonu hızlandırıyor. Bu iş birlikleri; gelişmiş bulut teknolojilerinin, siber güvenlik çözümlerinin ve proaktif yapay zekâ izleme yetkinliklerinin hem müşteri hem de çalışan ortamlarına doğrudan entegre edilmesini sağlıyor. Konecta CEO’su Nourdine Bihmane, konuya ilişkin şunları söyledi: “Frost & Sullivan tarafından iki bölgede birden Yılın Şirketi seçilmemiz, Katalyst 2028 vizyonumuzun ve 109 bin çalışanımızın özverisinin bir göstergesi. Günümüzde yapay zekânın uygulamaya geçirilmesindeki en büyük eksiklik regülasyona tâbi sektörlerin gerçekte neye ihtiyaç duyduğunu, gerçek müşteri etkileşimlerinin nasıl gerçekleştiğini ve istisnai durumların nerelerde ortaya çıktığını bilen operasyonel deneyimin yeterince sürece dâhil edilmemesidir. Bu çözümleri müşterilerimizle birlikte hayata geçirerek onların iş sonuçlarına doğrudan katkı sunmayı taahhüt ediyoruz.” Konecta Amerika CEO’su Mariano Castaños ise şunları ekledi: “2026 yılında aldığımız bu ödül, geleneksel dış kaynak hizmetlerinden Latin Amerika genelinde yapay zekâ odaklı dönüşümler sunan bir yapıya geçişimizi doğruluyor. Ölçülebilir iş değeri yaratıyoruz. Peru’nun sigorta sektöründe müşteri hizmetlerini geliştirmek için yapay zekâ destekli konuşma analitiği ve dijital asistanların kullanıma alınmasından, Meksika’nın lüks perakende ve Kolombiya’nın finans sektörlerinde ödeme sözü gerçekleşme oranlarını yüzde 30’un üzerinde artıran tahsilat voicebotlarının uygulanmasına kadar ekiplerimiz, insan ve yapay zekâyı birleştiren hibrit modellerin bu bölgede müşteri deneyiminin geleceği olduğunu kanıtlıyor.” Frost & Sullivan analistleri, Konecta’nın her iki bölgedeki benzersiz ölçeğini ve değişime uyum sağlayan inovasyon yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi: Frost & Sullivan Müşteri Deneyimi Araştırmaları Direktör Yardımcısı Sherrel Sonia Roche, “Konecta, geleneksel bir çağrı merkezi dış kaynak hizmet sağlayıcısı olmanın ötesinde bir dönüşüm ortağı olarak konumlanıyor. İnsan ve yapay zekâyı bir araya getiren entegre ve hibrit hizmet modeliyle şirketlerin dağınık müşteri operasyonlarını modernize etmelerine olanak tanıyor,” dedi. Frost & Sullivan En İyi Uygulamalar Araştırma Analisti Natalia Casanovas ise “Frost & Sullivan, yapay zekâ odaklı inovasyonu büyük ölçekli operasyonel uygulama gücüyle birleştirerek daha uyarlanabilir, verimli ve insan odaklı müşteri deneyimi ortamları sunan Konecta’yı bu ödüle layık görmüştür” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.