Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Yapay Zekâ, Günlük Dijital Hayatın Parçası Haline Geliyor Haber

Türkiye’de Yapay Zekâ, Günlük Dijital Hayatın Parçası Haline Geliyor

Türkiye’de dijital kullanıcı davranışlarına ilişkin son veriler, yapay zekâ teknolojilerine olan ilginin hızla arttığını ortaya koyuyor. We Are Social ve Meltwater’ın yayımladığı Digital 2026 Global Overview raporuna göre, yapay zekâ tabanlı web trafiğinde Türkiye önemli bir paya sahip. Kullanıcılar artık web aramalarını giderek daha fazla yapay zekâ destekli araçlar üzerinden gerçekleştiriyor; bu da bilgiye erişim alışkanlıklarında belirgin bir dönüşüme işaret ediyor. Türkiye aynı zamanda yapay zekâya karşı en yüksek ilgi ve heyecan duyan ülkeler arasında yer alıyor. Rapora göre Türkiye’deki 16 yaş üstü internet kullanıcılarının yüzde 70’inden fazlası, yani her 10 kişiden 7’si, yapay zekâ teknolojileri konusunda “heyecanlı” olduğunu ifade ediyor. Bu tablo, kullanıcıların günlük bilgi arama, içerik üretme ve karar alma süreçlerinde yapay zekâ destekli araçlara giderek daha sık başvurduğunu gösteriyor. Bilginin hızla erişilebilir ve sezgisel yollarla sunulduğu AI deneyimleri tercih edilirken, bu dijital dönüşüm yapay zekâyı yalnızca teknik bir araç olmaktan çıkararak internetle kurulan ilişkinin merkezine yerleştiriyor. Kullanıcılar artık hızlı yanıt alma, metinleri özetleme ve bağlamsal önerilerle desteklenen bir dijital deneyim arayışında. Türkiye’deki bu yüksek kabul, dijital davranışlarda kayda değer ve kalıcı bir değişimi temsil ediyor. Kullanıcı beklentilerindeki bu değişim, tarayıcı deneyimlerinin de daha akıllı ve daha sezgisel hale gelmesini gerektiriyor. Norveç merkezli tarayıcı şirketi Opera, bu yeni dönemde yapay zekâ yeteneklerini hem masaüstü hem de mobil tarayıcı deneyimine entegre eden şirketler arasında yer alıyor. Android için Opera’nın en güncel sürümünde yer alan “Think Deeper” (Derin Düşünme) özelliği, yapay zekâ yanıtlarını daha iyi ve daha doğru hale getirmek üzere tasarlanmıştır. Tarayıcıdaki Ask AI özelliğiyle birlikte çalışan bu sistem, sorulara yanıt üretmeden önce daha uzun bir analiz süreci gerçekleştirerek ilgili kaynakları tarıyor ve daha kapsamlı cevaplar oluşturabiliyor. Böylece kullanıcılar özellikle araştırma, karşılaştırma ve bilgi doğrulama gibi konularda daha detaylı ve güvenilir sonuçlara ulaşabiliyor. Opera’nın Android tarayıcısında sunulan bu özellik, kullanıcıların doğrudan arama çubuğu üzerinden erişebildiği Ask AI deneyiminin bir parçası olarak çalışıyor. Kullanıcılar arama alanından yapay zekâ ile sohbet başlatabiliyor ve Think Deeper seçeneğini etkinleştirerek daha isabetli yanıtlar elde edebiliyor. Opera, bu yapay zekâ özelliklerini kullanıcılarına ücretsiz olarak sunarak mobil cihazlarda daha erişilebilir bir AI deneyimi sağlamayı hedefliyor. Opera, her seviyeden kullanıcı için zenginleştirilmiş yapay zekâ deneyimleri sunuyor Opera tarayıcısının yapay zekâ deneyimi, kullanıcılara her platformda ücretsiz bir kişisel asistan sunuyor. Android ve iOS cihazlarda Opera uygulaması üzerinden, ayrıca MacOS ve Windows masaüstü tarayıcılarında kullanılabiliyor. Kullanıcılar ister yaratıcı bir tıkanıklığı aşmak istesin, ister hareket halindeyken hızlı bir restoran önerisine ihtiyaç duysun, Opera’nın yapay zekâsı hem mobilde hem de masaüstünde yanlarında oluyor. Yapay zekâyı yoğun şekilde kullanan ileri düzey kullanıcılar ve günlük olarak AI araçlarıyla çalışanlar içinse Opera Neon tarayıcısı, en iyi AI araçları ve modellerini tek bir yerde bir araya getirerek yapay zekâ destekli üretim ve keşif deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Türkiye’nin yapay zekâya hızlı uyumunun dijital alışkanlıkları kalıcı biçimde dönüştürdüğünü vurgulayan Opera Android Ürün Müdürü, Stefan Stjernelund şöyle konuştu: “Türkiye’de kullanıcıların yapay zekâ teknolojilerini benimseme hızının küresel ölçekte dikkat çekici seviyelere ulaştığını görüyoruz. Kullanıcılar artık dijital deneyimlerinde daha akıllı, daha hızlı ve daha sezgisel araçlar bekliyor. Özellikle ücretsiz ve kolay erişilebilir AI çözümlerine olan ilgi, yapay zekânın günlük internet kullanımının doğal bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Tarayıcı içinde sunulan yeni yapay zekâ özellikleri de kullanıcıların bilgiye daha hızlı ve daha kapsamlı şekilde ulaşmasına yardımcı oluyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines ve Optifly’dan Stratejik İş Birliği Haber

Corendon Airlines ve Optifly’dan Stratejik İş Birliği

İlklerin havayolu şirketi Corendon Airlines, dijital dönüşüm stratejisi doğrultusunda, Optifly’ın yeni nesil Schedule & Slot Management çözümünü (OptiSched, OptiSlots ve OptiAI dahil) operasyonlarına entegre ederek bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Bu adımla Corendon Airlines, söz konusu çözümü kullanan ilk havayolu şirketi olacak. Hayata geçirilen bu iş birliği; şirketin iç planlama süreçlerini daha güçlü, şeffaf ve veri odaklı hale getirirken, ölçeklenebilir ağ yönetimi yaklaşımını da destekliyor. Etkin program planlaması ve profesyonel slot koordinasyonu, Corendon Airlines’ın sürdürülebilir büyüme stratejisinin temel unsurları arasında yer alıyor. Corendon Airlines Network Planning & Scheduling Başkanı Thomas Weimann konuyla ilgili şunları söyledi: “Optifly, geleneksel bir planlama aracının ötesine geçerek planlama, entegre akıllı çözümler ve ileri optimizasyonu bir araya getiren modern bir platform sunuyor. Bu sayede program değişikliklerini çok daha hızlı hayata geçirebiliyor, büyüme planlarımızı şekillendirirken veya operasyonel değişimlere yanıt verirken farklı senaryoları etkin şekilde değerlendirebiliyoruz. Aynı zamanda güçlenen slot yönetimi kabiliyetlerimiz ve gelişmiş raporlama araçları sayesinde operasyonel verimliliğimizi artırıyor, riskleri azaltıyor ve ağımızın ticari performansını daha ileriye taşıyoruz.” Optifly CCO’su Daniel Mulcahy ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde; “Corendon, operasyonel yapısı ve iş modeliyle birlikte çalıştığımız birçok havayolundan ayrışıyor. Güçlü tur operatörü ilişkilerine sahip, tatil odaklı havayolları; sezonluk ağları ve dinamik operasyonel ihtiyaçları yönetebilecek esnek planlama sistemlerine ihtiyaç duyar. Corendon’un planlama altyapısını modernize ederken, bugünün teknolojisini geleceğin optimizasyon yetenekleriyle buluşturan platformumuzla desteklemekten memnuniyet duyuyoruz” dedi. Söz konusu iş birliği, her iki şirketin de inovasyon, operasyonel mükemmeliyet ve uzun vadeli verimlilik odağını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Link’ ten Güçlü Sermaye Hamlesi: %4000 Bedelsiz Artışa SPK Onayı Haber

Link’ ten Güçlü Sermaye Hamlesi: %4000 Bedelsiz Artışa SPK Onayı

Karar, 10 Mart 2026 tarihli ve 2026/14 sayılı SPK Bülteni’nde duyuruldu. Güçlü Ar-Ge altyapısı, yazılım geliştirme kabiliyeti ve teknoloji odaklı büyüme stratejisiyle faaliyetlerini sürdüren Link, özkaynaklarını güçlendirmeye yönelik önemli bir finansal adım attı. Yüzde 4000 oranındaki bedelsiz sermaye artırımıyla şirketin sermaye yapısının güçlendirilmesi ve büyüme stratejilerini destekleyecek daha sağlam bir finansal altyapı oluşturulması amaçlanıyor. Şirketin 4 Kasım 2025 tarihli Yönetim Kurulu kararı ve 19 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan karar doğrultusunda gerçekleştirilecek sermaye artırımıyla Link’in özkaynak yapısının daha da güçlendirilmesi planlanıyor. Sermaye yapısını güçlendiren finansal adım Atılan bu adımla şirketin finansal yapısının güçlendirilmesi, büyüme stratejileri doğrultusunda daha sağlam bir sermaye tabanı oluşturulması ve global pazardaki rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor. Son yıllarda yazılım, akıllı şehir teknolojileri ve dijital dönüşüm alanlarında önemli projelere imza atan Link, güçlü özkaynak yapısı ve Ar-Ge yatırımlarıyla sürdürülebilir büyümesini desteklemeye devam ediyor. Şirket, geliştirdiği yazılım platformları ve teknoloji çözümleriyle hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda büyüme stratejisini kararlılıkla sürdürüyor. Uzun yıllara dayanan teknoloji deneyimi, güçlü yazılım geliştirme kabiliyeti ve Ar-Ge yatırımlarıyla Türkiye’nin teknoloji ekosisteminde önemli bir konuma sahip olan Link; geliştirdiği yazılım çözümleri, dijital dönüşüm projeleri ve kurumsal teknoloji platformlarıyla kamu ve özel sektörde faaliyetlerini sürdürüyor. Sermaye artırımına ilişkin süreç kapsamında pay alma hakkı kullanım başlangıç tarihinin 16 Mart 2026 olarak belirlendiği açıklandı. Link’in Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: “Şirketimizin 19.12.2025 tarihinde gerçekleşen olağanüstü genel kurulunda halihazırda 21.750.120,88 TL olan sermayesinin tamamı iç kaynaklardan karşılanmak üzere bedelsiz sermaye artışı yöntemiyle 891.754.956,08 TL'ye artırılmasına yönelik alınan karar doğrultusunda İhraç Belgesi'nin onaylanması için Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) 07.01.2026 tarihinde yapılan başvurunun olumlu karşılandığına ilişkin duyuru 10.03.2026 tarihli ve 2026/14 sayılı SPK Bülteni'nde açıklanmıştır. 11.03.2026 tarihinde tarafımıza tebliğ edilen SPK onaylı ihraç belgesi ekte yer almaktadır. Şirketimizin bedelsiz sermaye artırımına ilişkin pay alma hakkı kullanım başlangıç tarihi 16.03.2026 olarak belirlenmiştir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom 5G Vizyonunu Dünyaya Duyurdu Haber

Türk Telekom 5G Vizyonunu Dünyaya Duyurdu

Güçlü fiber altyapısı ve teknoloji birikimiyle Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom, öncü rolünü 5G çağında da sürdürüyor. Türk Telekom, uzun yıllara dayanan altyapı yatırımları, sahada başarıyla hayata geçirilen 5G uygulamaları ve teknoloji üretme vizyonuyla 1 Nisan itibarıyla başlayacak 5G dönemine güçlü bir başlangıç yapmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin dijital omurgasını oluşturan fiber ağını ocak ayı sonu itibarıyla 539 bin kilometreye ulaştıran Türk Telekom, 5G’nin temel yapı taşı olan fiber bağlantılı baz istasyonu oranını yüzde 60 seviyesine çıkardı. Türk Telekom, güçlü altyapı yatırımlarını yalnızca sahada değil, aynı zamanda ileri teknoloji geliştirme ve ticarileştirme yetkinliğiyle küresel ölçekte değer üreten bir ekosisteme dönüştürüyor. 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunan iştirakleri Argela ve Netsia ile geliştirdiği yenilikçi çözümlerle 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltan Türk Telekom, yerli ve milli teknoloji üretme vizyonu doğrultusunda kurduğu stratejik iş birlikleriyle Türkiye’nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini güçlendiriyor; iş ortaklarıyla geliştirdiği çözümleri İspanya’nın Barselona şehrinde düzenlenen GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde dünya sahnesine taşıyor. “Türkiye’nin her noktasında herkes için en kapsayıcı 5G deneyimini sunacağız” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin: “İletişim tarihinin kilometre taşlarında imzası bulunan Türk Telekom olarak, 1 Nisan itibarıyla başlayacak olan 5G dönemine güçlü fiber altyapımız ve 185 yılı aşan derin birikimimizle öncü olarak giriyoruz. Yıllardır yatırımlarımızı ve Ar-Ge çalışmalarımızı 5G ile uyumlu şekilde gerçekleştirdik. 5G frekans ihalesinde mobil stratejimizle uyumlu sonuçlar elde ederek abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör olduk. Türkiye’yi saran fiber ağımız ve fiberle bağlı baz istasyonlarımızla 5G’yi 81 ilin her köşesinde herkes için erişilebilir kılacağız. 5G ile yalnızca bağlantı hızını değil, ülkemizin dijital dönüşüm hızını da artıracağız” dedi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) açıkladığı Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu’na göre; 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla mobil müşteri sayısında pazarda ikinciliği elde ederek Türk Telekom’un mobil sektörde oyun kurucu rolünü pekiştirerek Mobil Numara Taşıma pazarında lider konumda olduklarını belirten Şahin, 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla 30,8 milyon mobil aboneye ulaştıklarını belirtti. Şahin, mobil numara taşıma pazarındaki lider konumlarını sürdürdüklerini ifade ederek, Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedeflediklerini vurguladı. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden bir kurum olarak teknoloji birikimimizle milli ekosisteme güç katacak iş birliklerine imza atıyoruz. Yeni nesil teknolojilerde milli çözümlere odaklanıyor, 5G’ye en hazır operatör olarak milli ekosistemin genişletilmesi için öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Milli iş ortaklarımızla geliştirdiğimiz çözümleri dünyayla buluşturarak, ülkemizin teknoloji üreten ve ihraç eden bir güç olma vizyonuna katkı sunuyoruz” dedi. Milli ekosistemi güçlendiren çözümler dünya sahnesinde Türk Telekom, 5G dönemini yalnızca şebeke dönüşümü olarak değil, aynı zamanda milli teknoloji ekosistemini büyütme fırsatı olarak görüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini artırma hedefi doğrultusunda iştirakleri ve milli iş ortaklarıyla stratejik iş birliklerine imza atıyor. Bu kapsamda Türk Telekom; iştiraki Argela ve milli teknoloji şirketleri i2i Systems, P.I.Works, Plan-S ve Qubitrium ile geliştirdiği yenilikçi çözümleri, 2-5 Mart tarihlerinde Barselona’da düzenlenen GSMA Mobil Dünya Kongresi kapsamında dünya sahnesine taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde Dijital Dönüşüm  Haber

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde Dijital Dönüşüm 

Siemens, BSH Ev Aletleri’nin Türkiye Çerkezköy kampüsünde devreye aldığı dijital dönüşüm projesiyle, yapay zeka ve veri analitiğini üretim süreçlerine taşıdı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinesi Fabrikası’nda plastik kazan üretim hattına entegre edilen Siemens Industrial Edge teknolojisi, sürdürülebilirlikten verimliliğe ve kalite yönetimine kadar birçok alanda etkileyici sonuçlar ortaya koydu. EdgeAI tabanlı sistemle geliştirilen “Üretim Kontrol Kulesi”, sahadan toplanan verilerin gerçek zamanlı analiz edilmesini, anomali tespitlerinin yapay zeka algoritmalarıyla gerçekleştirilmesini ve aynı üretimi yapan makineler arasında performans karşılaştırmalarının yapılmasını mümkün hale getirdi. Tüm bu yeni süreçler bir yıl gibi kısa bir sürede, üretim hattı hiç durdurulmadan, esnek ve güvenli bir mimariyle entegre edildi. BSH Türkiye CTO & COO’su Hakan Mandalı, “BSH Türkiye olarak Siemens ile gerçekleştirdiğimiz bu dijital dönüşüm projesi, üretim teknolojilerinde yeni bir çağın kapılarını araladı. Siemens Industrial Edge ve yapay zeka destekli sistemlerle sadece verimliliğimizi artırmakla kalmadık, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve kalite alanlarında da çıtayı yükselttik. BSH Türkiye’de ilk kez uygulanan bu sistemin global ölçekte örnek teşkil etmesi, dijital dönüşüm vizyonumuzun ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü sinerjinin bir göstergesidir” dedi. GENİŞ YELPAZEDE DEĞER YARATIYOR Siemens Türkiye Digital Endüstriyel Genel Müdürü Kerim Oal, projeye ilişkin değerlendirmesinde “Bu proje, Siemens’in açık ve uyumlu ürün portföyüyle IT yeteneklerinin üretim süreçlerine nasıl entegre edilebileceğini net bir şekilde gösteriyor. Siemens Xcelerator ile endüstriyel dijitalleşmeye yönelik sunduğumuz katkılar, müşterimizin sisteminin farklı bileşenleriyle güvenli ve sorunsuz entegrasyonunda kendini gösteriyor. Veri analizinden yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede değer yaratıyoruz. Biz, geleceğin üretim sistemlerini bugünden inşa ediyoruz. Bu örnek projeyle, üretim süreçlerine teknolojik değer katmaya, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuklarında çözüm ortağı olmaya ve sürdürülebilir sanayiyi desteklemeye devam ediyoruz” dedi. VERİLER TEK NOKTADAN YÖNETİLİYOR BSH Türkiye, Siemens Industrial Edge teknolojisini tercih ederek yüksek güvenilirlik ve güçlü entegrasyon kabiliyetlerinin ötesinde, tek noktadan enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim olanaklarında uçtan uca değer yarattı. Siemens Xcelerator portföyünün parçası olan Industrial Edge, çamaşır makinası kazan üretim hattında sahadan verilerin kolaylıkla toplanmasını, saha seviyesinde analiz edilmesini, analiz çıktılarıyla üretimde operasyonel verimliliğin arttırılmasını, kalite problemlerinin ve plansız duruşların azaltılmasını, üretilen her bir kazanın ürün kimliğinin oluşturulması ve kaydedilmesini, yarı mamullerin takibini, operatör hedeflerinin takip edilmesini ve IT katmanlarla tam entegrasyonunu sağladı. Bu sayede IT ve OT sistemleri arasında merkezi bir platform oluşturarak verilerin tek noktadan yönetilmesini mümkün kıldı. BSH’ın süreçlerini optimize etmek, yapay zeka destekli algoritmalar ile anormallikleri tespit etmek, verimlilik sağlamak ve kalite süreçlerini geliştirmek için Industrial Edge platformundaki ileri teknolojiler kullanılarak üretim sürecinin hem teknolojik seviyesi hem de esnekliği artırıldı. Bu çözüm aynı zamanda dijital ikiz süreçleri, güvenli bulut ortamı, görsel denetimle veri izleme sistemleriyle de entegre çalışıyor. OPERASYONLAR ARTIK DAHA İYİ YÖNETİLİYOR Plastik kazan üretimi, yapay zekâ destekli Industrial Edge ile otomatik kontrollerle yönetiliyor ve her bir kazana benzersiz bir kimlik numarası atanıyor. Enerji tüketimi, performans ve kalite gibi proses verileri Siemens Industrial Edge ve bulut üzerinde analiz ediliyor. Sistem, anormallik modellerinden öğrenerek makineleri otomatik olarak durdurabiliyor, kök nedenleri belirliyor ve mühendisleri bilgilendiriyor. Geçmiş verilerle geliştirilen modeller, sistemin doğruluğunu artırarak proaktif önlemler alınmasını sağlıyor. VERİMLİLİĞE KATKI Uygulama sonrasında genel ekipman verimliliğinde yüzde 20 artış sağlanırken, enerji tüketimi yüzde 25 oranında azaltıldı. Tüm bu verimlilik artışı, BSH Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağladı. Her bir ürün, benzersiz dijital kimliğiyle izlenebilir hale getirilirken, kalite dışı ürünlerin önlenmesiyle hem tüketici memnuniyeti hem de marka güveni artırıldı. Proje, hem teknik başarılarıyla değil, hem de stratejik sonuçlarıyla öne çıktı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinası Fabrikası, bu uygulamayla geçtiğimiz yıl “BSH Global Yılın Üretim Teknolojisi Ödülü”ne layık görüldü. BSH Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen bu sistem, global ölçekte BSH’ın diğer üretim tesislerine de örnek teşkil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan’a Küresel Başarı Haber

Ford Otosan’a Küresel Başarı

Otomotiv endüstrisinin benzeri görülmemiş bir dönüşüm sürecinden geçtiği günümüzde, artan ürün çeşitliliği ve kırılgan tedarik zinciri yapıları üreticileri daha verimli, daha esnek, daha öngörülü ve dayanıklı olmaya zorluyor. Ford Otosan, 2015 yılından itibaren sürdürdüğü dijital dönüşüm çalışmaları ile şimdi de Yeniköy Fabrikası ile Global Lighthouse Network’e dahil oldu. Ford Otosan, 2019 yılında Global Lighthouse Network ağına katılan Gölcük Fabrikası’nın ardından Yeniköy Fabrikası ile de küresel bir rol model haline geldi. Bu vizyon çerçevesinde, 2023 Kasım ayında yeniden tasarlanarak hayata geçirilen Yeniköy Fabrikası, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Endüstri 4.0 alanında dünyanın en ileri üretim tesislerini bir araya getiren prestijli Global Lighthouse Network (GLN) platformuna kabul edildi. Ford Otosan, Global Lighthouse Network tarafından küresel ölçekte örnek gösterilen üretim tesisi sayısını ikiye çıkarırken bu prestijli platformda Türkiye’den iki tesisiyle yer alan ilk üretim şirketi olma başarısını gösterdi. Aynı zamanda Ford Otosan, Global Lighthouse Network’te iki tesisi bulunan dünyadaki sayılı şirketlerden biri olurken Ford Motor Company bünyesinde bu ağa dahil edilen tek üretim organizasyonu olma özelliğini de taşıyor. Güven Özyurt: “Dijital dönüşümde oyun kurucu konumumuzu güçlendiriyoruz” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ford Otosan olarak Global Lighthouse Network’e 2019 yılında dahil olan Gölcük Fabrikamıza ek olarak şimdi de Yeniköy Fabrikamızla bu prestijli platformda yer almanın kıvancını yaşıyoruz. 2015 yılında başlattığımız uzun soluklu dijital dönüşüm yolculuğu bugün üretimde neyi, ne zaman ve nasıl yapacağımıza karar veren sistemlerin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Yeniköy Fabrikası’nda içten yanmalı, hibrit ve elektrikli motorları aynı hatta üretebilen esnek yapımızla yüksek oktavlı karmaşıklığı veriyle yönetebiliyoruz, kurduğumuz öğrenen ve dayanıklı üretim modeliyle geleceği net bir şekilde planlayabiliyoruz. Yeniden inşasıyla iki yıl gibi kısa bir sürede bu modeli mümkün kılan ekiplerimizin başarısının WEF bünyesinde takdir edilmesi büyük bir başarı. Türkiye’den bu platforma dahil olan tek otomotiv firması olarak, dünyanın en prestijli kuruluşlarının öncü tesisleriyle yer aldığı bu platformda iki fabrikamızla birden yer almak hem şirketimiz hem de ülkemiz adına büyük bir gurur kaynağı. Bu seçkin ödül, şirketimizin dijital dönüşümde ulaştığı seviyenin ve sektörümüzdeki öncülüğümüzün bağımsız ve güvenilir bir otorite tarafından küresel ölçekte bir kez daha tescillenmesi anlamına geliyor. Ödüllü tesislerimizle akıllı üretim teknolojilerinde dünyaya öncülük ediyor, Endüstri 4.0 dönüşümünde küresel ölçekte söz sahibi ‘oyun kurucu’ konumumuzu daha da güçlendiriyoruz.” Yeniköy, “Geleceğin Fabrikası” olarak tasarlandı Ford Otosan, esnek üretim yetkinlikleri sayesinde, 4 binin üzerinde ürün çeşitliliğine rağmen tek bir hat üzerinde yalın ve verimli üretim gerçekleştirilebiliyor. Yeniköy Fabrikası’nın bu başarıya ulaşmasında, akıllı esnek üretim yönetim platformu, yapay zekâ tabanlı kestirimci bakım sistemleri, akıllı çalışan destek sistemleri, GenAI destekli kalite platformları ve yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemleri kritik rol oynadı. Dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamalarındaki öncülüğünü Yeniköy Fabrikası’nda daha da ileriye taşıyan Ford Otosan, bu tesisini anlık veri akışı ve yapay zekâ desteği ile uçtan uca yönetiyor. Akıllı fabrikaların temel özelliği olan kapalı döngü modelini temel alan Yeniköy Fabrikası’nda üretim planlaması gelişmiş veri analitiğiyle yürütülüyor. Bu sayede talep, arz ve süreçlerdeki değişimler son derece dinamik biçimde yönetilebiliyor. Akıllı ve esnek üretim altyapısı, anlık veri ve yapay zekâ desteğiyle uçtan uca yönetilen tesiste gelişmiş robotik, makine görüşü ve simülasyon modellerine dayalı dijital ikiz uygulamaları operasyonların verimliliğini en üst seviyeye taşıyor. Üretim hatlarının tasarımı, senaryo bazlı kapasite analizleri, hatlar arası gerçek zamanlı sıralama ve optimizasyonda kullanılan yapay zekâ teknolojileri ile kapasite kullanımı artırılırken bekleme süreleri azaltılıyor. Yapay zekânın kusursuz entegrasyonu ise verimlilik ve sürdürülebilirlik için üretimin farklı yönlerini optimize ederken tekrarlayan veya fiziksel olarak zorlayıcı görevleri üstlenerek insanlarla iş birliği yapmak üzere tasarlanan cobotlar sayesinde insan-makine iş birliği üretim ortamında verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. Geçmiş aksiyonları ve çözüm kütüphanesini analiz eden Quality AI Agent ile gelinen noktada problem çözme hızı üst seviyeye taşınıyor. Yeniköy Fabrikası’nda halihazırda Transit Custom’ın 1000’den fazla farklı versiyonu, 90’ın üzerinde ihracat pazarı için üretiliyor. Kurulan güçlü teknik yapı sayesinde bu yüksek çeşitliliğin tek bir üretim hattında ve hem elektrikli hem de içten yanmalı araçların aynı üretim hattında üretilebilmesi mümkün hale geliyor. Küresel tedarik zincirinin dinamiklerine ve ticari araç segmentindeki artan kişiselleştirme ihtiyaçlarına veri odaklı bir değer zinciriyle yanıt veren Ford Otosan, kendi mühendisleri tarafından geliştirilen 60’tan fazla teknolojik çözümle üretim hacmini iki katına çıkarırken ürün çeşitliliğindeki 12 kat artışı da başarıyla yönetiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arzum’da Üst Düzey Atama Haber

Arzum’da Üst Düzey Atama

Kurumsal yönetim yapısını güçlendirme hedefi doğrultusunda Arzum’da üst düzey bir atama gerçekleştirildi. Mali ve Kurumsal İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Hakan Erkun, 31 Aralık 2025 itibarıyla Arzum Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı olarak atandı. Erkun, aynı zamanda Arzum Yönetim Kurulu Üyesi görevini üstlenecek. 30 yıla yakın uluslararası deneyime sahip olan Hakan Erkun, kariyeri boyunca farklı sektörlerde faaliyet gösteren global şirketlerde üst düzey yöneticilik görevleri üstlenmiş, finansal ve dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli projelere liderlik etti. Yeni görevinde Erkun, Arzum’un küresel pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve markanın uzun vadeli büyüme stratejisine liderlik edecek. Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Hakan Erkun’un atamasıyla ilgili, “Arzum olarak değişen dünya dinamiklerine uyum sağlarken, güçlü bir yönetişim anlayışı ve doğru liderlik yapısını her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Hakan Erkun’un finansal disiplini, kurumsal bakış açısı ve uluslararası deneyimiyle Arzum’un sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu. Hakan Erkun Kimdir? Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Hakan Erkun, kariyer yolculuğuna denetim dünyasının lider kurumları KPMG ve PwC’de başladı. Finansal disiplin alanındaki bu güçlü temelini, Danone Group bünyesinde 16 yılı aşkın süren geniş kapsamlı bir liderlik serüvenine taşıdı. Danone Early Life Nutrition ve Danone Waters operasyonlarında üst düzey yöneticilik ve Yönetim Kurulu Üyeliği sorumluluklarını üstlenen Erkun, Avrupa ve Orta Doğu’yu kapsayan çok uluslu yapılarda Bölgesel Finans Direktörü olarak küresel finans operasyonlarını yönetti. Uluslararası tecrübesini Ontex’te Orta Doğu, Afrika ve Asya Bölgesi Finans Direktörlüğü ile derinleştiren Erkun; Savola Group, Balsu Group, Koroplast ve Peyman Kuruyemiş’te CFO olarak stratejik rollere imza attı. Bu süreçte halka arz, kurumsal dönüşüm ve dijitalleşme projelerinde kritik başarılar elde etti. Son olarak Arzum bünyesinde Mali ve Kurumsal İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak görev alan Erkun; şirketin finansal mimarisinin güçlendirilmesi, kurumsal yönetişim süreçlerinin iyileştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme odaklı dönüşüm çalışmalarına liderlik etti. Profesyonel kimliğinin merkezine ekip gelişimini koyan Hakan Erkun, kariyeri boyunca pek çok üst düzey yöneticinin yetişmesine mentorluk ederek iş dünyasının yönetim kademelerine yön vermiş bir liderdir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ey Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı Haber

Ey Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, vergi, kurumsal finansman ve strateji hizmetleri şirketi EY’ın her sene yayımladığı, Küresel Sigorta Görünümü Araştırması’nın yeni versiyonu sigorta şirketlerinin 2026 yılı ve sonrasında başarıya ulaşabilmesi için beş temel alana odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor. 1. Büyüme stratejilerinin yeniden tanımlanması gerekiyor Geleneksel büyüme yollarının sınırlı kaldığı günümüzde sigorta şirketlerinin işlerini büyütmek için; birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerini stratejik bir araç olarak değerlendirmesi gerekiyor. Bu kapsamda özellikle belirli teknolojilere ve yetkinliklere erişim, dikey entegrasyon ve ölçek ekonomisi oluşturma hedefiyle tasarlanan işlemler öne çıkıyor. Araştırmaya göre, sigorta şirketlerinin stratejik bir yol haritası belirleyerek, rekabet avantajı sağlayabilecekleri ürün, segment ve bölgelere odaklanması önem taşıyor. Aynı zamanda ana faaliyet alanı dışındaki varlıkların elden çıkarılmasıyla oluşturulan sermayenin, daha yüksek büyüme potansiyeli taşıyan alanlara yönlendirilmesi de büyümeyi hızlandırıyor. Sigorta şirketlerinin, birden fazla pazar ve ürün kategorisinde gelir artışı hedeflemek yerine, rekabet avantajlarının en yüksek olduğu alanları titizlikle değerlendirmesi gerekiyor. 2. Yapay zeka ile uzun vadeli değere odaklanılması önem taşıyor Sigorta şirketleri, yapay zekâ yatırımlarını artırmış olsa da verimlilik artışının ötesinde dönüştürücü etkinin henüz sınırlı kalmış olduğu görülüyor. Araştırma, yapay zekânın şirketlere önemli ölçüde değer kazandırabilmesi için müşteri deneyiminin yeniden tasarlanması, dinamik sigortalama modellerinin geliştirilmesi ve daha çevik karar alma süreçlerinin kurulması gerektiğini vurguluyor. Araştırma kapsamında sigortacılık sektöründeki CEO’ların yanıtlarına göre, önümüzdeki 1 yıl içinde finansal hedeflere ulaşmanın önündeki en büyük zorlukların ise teknolojik dönüşüm ve yapay zekâ entegrasyonu olduğu görülüyor. Bu doğrultuda, veri kalitesi, güvenlik ve erişilebilirlik sorunlarının ele alınması önem taşıyor. Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde ileri yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla, müşterilere daha etkin hizmet sunmak amacıyla yeni süreç ve iş akışlarınının, yeni yetkinliklerin, iş yapış biçimlerinin de köklü biçimde değişmesi bekleniyor. Ancak bu dönüşüm, yalnızca teknolojik değil; stratejik ve operasyonel esneklik gerektiriyor. 3. Belirsiz ve değişken piyasa koşullarına hazırlıklı olunması gerekiyor Araştırma; sigortacılık sektöründe küresel çapta prim büyümesinin yavaşlamasının, artan maliyetlerin ve dalgalı faiz oranlarının kâr marjları üzerinde baskı oluşturabileceğini, jeopolitik gelişmeler ve düzenleyici farklılıkların da belirsizliği artırabileceğini gösteriyor. Bu noktada maliyet optimizasyonu ön plana çıkıyor; ancak araştırma, sigorta şirketleri için kontrolsüz kesintilerin uzun vadeli büyüme potansiyelini zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca araştırmada maliyet yönetiminin doğru kurgulanmasının dijital dönüşüm ve ürün inovasyonu için kaynak sağlayabileceği belirtilirken; otomasyon, yönetilen hizmetler ve küresel yetkinlik merkezleri gibi modellerin, yalnızca maliyet avantajı değil, aynı zamanda operasyonel esneklik de sağlayarak rekabet gücünü artırabileceği vurgulanıyor. 4. Özel sermaye ile stratejik iş birlikleri fırsatlarının değerlendirilmesi gerekiyor Araştırma sonuçlarına göre; özel sermaye ve alternatif sermaye sağlayıcılarının sigortacılık sektöründeki etkisi giderek artıyor. Bu aktörler, ürün tasarımı, risk transferi ve sermaye yönetiminde yenilikçi yaklaşımlar geliştirerek sektörde dönüşümü hızlandırıyor. Mevcut sigorta şirketlerinin özel sermaye sağlayıcılarıyla iş birliği yapması için güçlü nedenler bulunuyor. Araştırmada sigorta şirketleri için asıl soru; “özel sermaye sağlayıcılarıyla iş birliği yapıp yapmamak değil, bunu nasıl ve hangi modelle gerçekleştirecekleri” olarak öne çıkıyor. Bu noktada doğru ortaklıkların; bilanço yönetimi, analitik yetkinlikler ve sermaye verimliliği açısından önemli fırsatlar sunabileceği belirtiliyor. 5. İş gücünün ve kurum kültürünün dönüşmesi kritik önem taşıyor Teknoloji odaklı dönüşüm, iş gücü yapısında da köklü değişim gerektiriyor. Ancak araştırmada, sigorta şirketlerinin veri bilimi, yapay zekâ mühendisliği, siber risk ve deneyim tasarımı gibi alanlarda yetkin insan kaynağına erişimde zorlandığı belirtiliyor. Bu nedenle; yeniden beceri kazandırma programları, esnek istihdam modelleri ve üçüncü taraf iş birlikleri daha kritik hale geliyor. Aynı zamanda, çalışan bağlılığının güçlendirilmesi ve değişim sürecinin şeffaf yönetilmesi, dönüşümün başarısı açısından belirleyici rol oynuyor. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan araştırma ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “EY Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması, sigortacılık sektörünün önemli bir dönüşüm eşiğinde olduğunu ortaya koyuyor. Üst düzey yöneticiler ve yönetim kurulları için önümüzdeki dönemin temel gündemi, değişimi doğru okumak ve stratejileri bu yeni dinamiklere göre yeniden şekillendirmek olacak. Mega trendlerin tetiklediği; hızlı ve birbirine bağlı dönüşüm dalgası, iş yapış biçimlerini ve sektörün değer zincirini yeniden tanımlıyor. Makroekonomik gelişmeler, jeopolitik dinamikler, artan rekabet, yeni sermaye akışları ve dönüştürücü teknolojiler sektör için yeni sorumluluklar oluşturuyor. Bu ortamda başarılı olacak şirketler; dijital dönüşümü hızlandıran, yapay zekâ ve veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendiren ve inovasyonu stratejilerinin merkezine koyanlar olacak. Ayrıca araştırma, belirsizlik dönemlerinin yalnızca risk değil, aynı zamanda stratejik dönüşüm için önemli bir fırsat sunduğunu ortaya koyuyor. Sigorta şirketleri; disiplinli sermaye tahsisi, yenilenen yapay zekâ stratejileri, doğru ortaklıklar ve güçlü bir kurum kültürüyle 2026 ve sonrasında rekabet avantajı elde edebilir.”. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.