Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Ekonomi

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜSİAD Heyeti  Çin’de Yapay Zekâ ve Teknoloji Temaslarında Bulunacak Haber

TÜSİAD Heyeti Çin’de Yapay Zekâ ve Teknoloji Temaslarında Bulunacak

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren başkanlığındaki TÜSİAD heyeti, 31 Ekim – 6 Kasım 2026 tarihlerinde Çin Halk Cumhuriyeti’ne bir ziyaret gerçekleştirecek. Heyet, Çin'in önde gelen finans ve ticaret merkezi Shanghai, dijital ekonomi ve yapay zekâ alanında öne çıkan Hangzhou ve teknoloji ve inovasyon merkezi Shenzhen'de temaslarda bulunacak. Ziyaret kapsamında TÜSİAD heyeti, yapay zekâ, robotik, bulut bilişim, dijital finans ve ileri üretim alanlarında faaliyet gösteren öncü teknoloji şirketleri ile TÜSİAD'ın Çin'deki muadil kuruluşlarından Çin Uluslararası Ticareti Geliştirme Konseyi (CCPIT) ile görüşmeler gerçekleştirecek. Heyet ayrıca teknoloji ve Ar-Ge merkezlerinde incelemelerde bulunacak ve Çin'deki Türk iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelecek. Heyet, program kapsamında Çin'deki son teknolojik gelişmeleri ve yenilikçi uygulamaları yerinde incelemeyi, özellikle yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin üretim süreçlerindeki kullanımını değerlendirmeyi amaçlıyor. Çin'in 2026–2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Planı'nın öncelikleri ışığında, yeşil ve dijital dönüşüm başta olmak üzere Türk ve Çinli şirketler arasında somut iş birliği ve yatırım fırsatlarının belirlenmesi de hedefleniyor. Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılında gerçekleşecek ziyaretin, TÜSİAD ile Çinli muadil kuruluşları arasındaki köklü kurumsal bağları daha da güçlendirmesi ve ikili ekonomik ilişkilerin gelişimine katkı sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk ve ABD İş ve Siyaset Dünyası New Jersey’de Bir Araya Geldi Haber

Türk ve ABD İş ve Siyaset Dünyası New Jersey’de Bir Araya Geldi

T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde Türk-Amerikan İş Adamları Derneği – Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) organizasyonuyla 21 Eylül’de düzenlenen “Türkiye–ABD İş Dünyasının Küresel Buluşma Noktası” temalı Global Business Summit New York 2026, Türkiye’den 3 bakanın yanı sıra ABD’den üst düzey kamu, diplomasi ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile ABD arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılması için özel sektörün desteğiyle çalıştıklarını söyledi. Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu kapsamında düzenlenen ABD ziyareti sırasında, T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, TABA-AmCham organizasyonu ile New Jersey’de Crowne Plaza Englewood’da düzenlenen Global Business Summit New York 2026 yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye ve ABD’den kamu, diplomasi, sivil toplum ve iş dünyası temsilcilerini buluşturan zirveye Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun yanı sıra TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ile Amerika’dan siyaset ve iş dünyasından önemli isimler katıldı. BOLAT: “100 MİLYAR DOLARLIK HEDEFE ULAŞMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ” Zirvede bir konuşma yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin son yıllarda önemli gelişme gösterdiğini belirtti. ABD'nin Türkiye için önemli bir ticaret ortağı olduğunu vurgulayan Bolat, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin geçen yıl 38 milyar doları aştığını, bu yıl da 42-43 milyar dolar olmasının beklendiğini aktardı. Bolat, hizmet ticareti de dahil edildiğinde ikili ticaretin 47 milyar dolara ulaştığını bildirdi. İki ülke arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacminin hedeflendiğine dikkat çeken Bolat, "Bizler de elbette özel sektörümüzün büyük desteğiyle bu hedefe ulaşmak için çok çalışıyoruz. Hükümet yetkilileri olarak görevimiz; daha fazla ticaret, daha fazla yatırım, daha fazla hizmet, daha fazla ulaşım, teknoloji ve enerji dahil olmak üzere her alanda daha fazla işbirliği için işletmelerin önünü açmaktır." diye konuştu. Bolat, hedefin yalnızca mal ticaretinin artırılması olmadığını; karşılıklı yatırımlar, hizmetler, teknoloji, enerji, finans, imalat ve dijital ekonomi alanlarında iş birliklerinin geliştirilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Amerikan şirketleri için Türkiye'nin imalat, enerji, finans, tarım, hizmetler ve dijital sektörlerde önemli yatırım potansiyeli taşıdığını belirten Bolat, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha ileri bir noktaya taşınması gerektiğini ifade etti. GÜRLEK: “HUKUKİ ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK YATIRIM İÇİN ÖNEMLİ” Adalet Bakanı Akın Gürlek, iş dünyasına yönelik konuşmasında yatırım ortamında hukuk güvenliği ve öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti. Gürlek, ticari uyuşmazlıkların daha hızlı çözüme kavuşturulması ve iş dünyasının yargı süreçlerinde zaman kaybetmemesi amacıyla yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, iş insanlarının bir kısım spekülasyonlarla Türkiye'ye yatırım yapmasının engellendiğini gördüklerini belirterek, "Bu konuda kesinlikle Türkiye hukuk alanında dünyada, Avrupa'da en güvenilir, öngörülebilir ülke." ifadesini kullandı. Gürlek, yatırımcılar konusunda da yeni düzenlemeler yaptıklarına işaret ederek, şöyle devam etti: "Özellikle şu an dünyada yaşanan büyük bir savaş krizi var. Bu savaş krizinden dolayı sermayenin ülkemize rahat girişi ve aynı zamanda yatırımcının, girişimcinin de Türkiye'ye geldiği zaman özellikle hukuk alanında zorlanmaması için bir kısım düzenlemeleri hayata geçirdik. Özellikle iş adamlarımızın rahatça hukuk öngörülebilirliği, hukuk güvenliği konusunda Türkiye'de yatırım yapması için Adalet Bakanlığı olarak elimizden geldiğince yeni sistemde düzenlemeler konusunda çalışıyoruz." MEMİŞOĞLU: “SAĞLIK ALANINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİ VAR” Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ise Türkiye'nin sağlık altyapısı ve sağlık hizmetlerindeki kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ile ABD arasında sağlık teknolojileri, sağlık hizmetleri, yatırım, bilgi ve tecrübe paylaşımı gibi alanlarda önemli iş birliği imkanları bulunduğunu belirten Memişoğlu, iki ülkenin sağlık alanındaki kapasitesinin birbirini tamamlayabilecek nitelikte olduğunu ifade etti. SANLI: “TÜRKİYE, ABD İÇİN STRATEJİK BİR YATIRIM VE TEKNOLOJİ ORTAĞIDIR” Bakanların ardından söz alan TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, küresel ekonominin büyük bir dönüşümden geçtiğini belirterek, “Korumacı politikalar, gümrük vergileri, değişen ticaret politikaları, teknolojik rekabet, enerji güvenliği ve tedarik zincirlerindeki dönüşümler, ülkelerin ve şirketlerin yatırım kararlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu yeni dönemde, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ilişkilere daha geniş bir perspektiften bakmamız gerekmektedir” diye konuştu. Türkiye’nin ABD için yalnızca güvenilir bir müttefik ve önemli bir pazar olmadığını vurgulayan Sanlı, "Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ile yatırım, ticaret, imalat, teknoloji ve enerji alanlarında güçlü ve uzun vadeli bir ortaklık geliştirmek istemektedir. TABA-AmCham üyelerimiz arasında; Amerika Birleşik Devletleri’nde banka kurmak veya satın almak, liman kurmak veya satın almak, üniversite kurmak veya mevcut eğitim kurumlarına yatırım yapmak ile turizm, demir-çelik, alüminyum, işlenmiş gıda, tekstil, hazır giyim ve finansal girişimlere yatırım yapmak isteyen girişimciler ve yatırımcılar bulunmaktadır. Bu durum, Türk iş dünyasının Amerika Birleşik Devletleri’nde uzun vadeli yatırımlar yapma, üretim ve istihdam yaratma ve kalıcı değer üretme kararlılığını açıkça göstermektedir. TABA-AmCham olarak sorumluluğumuz, bu yatırım taleplerini doğru kurumlarla buluşturmak, iki ülkenin iş dünyalarını bir araya getirmek ve somut ortaklıklar için fırsatlar yaratmaktır." ifadelerini kullandı. “TÜRK GİRİŞİMCİLERİN DAHA GÜÇLÜ DESTEK GÖRMESİNİ İSTİYORUZ” TABA AmCham Başkanı Sanlı, finans sektörünün desteğinin önemine işaret ederek konuşmasına şöyle devam etti: “Türk girişimcilerin finansman, yatırım danışmanlığı hizmetleri ve sermayeye erişim konularında daha güçlü destek görmesini istiyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nde yatırım yapmak, üretmek ve kalıcı değer yaratmak istiyoruz. Bu vizyonun Washington’da daha güçlü bir şekilde iletilmesi de çok önemlidir. Bugün burada ortaya koyduğumuz vizyon açıktır: Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ortaklığı daha güçlü, daha geniş ve daha stratejik bir ortaklığa dönüştürmek. İlerlemenin yolu; daha fazla ticaret, yatırım, ortak imalat, teknoloji, enerji ve iş dünyalarımız arasındaki daha güçlü bağlantılardan geçmektedir. TABA-AmCham olarak bu sürecin bir parçası olmaya ve iki ülkenin iş dünyalarını birbirine daha da yakınlaştırmaya devam edeceğiz. Zirvemizin yeni yatırımlara, yeni ortaklıklara ve Türkiye-ABD ekonomik ortaklığının daha da güçlenmesine vesile olmasını dilerim.” ABD’Lİ SİYASETÇİ VE İŞ DÜNYASI TEMSİLCİLERİNDEN TÜRKİYE VURGUSU Zirvede ABD tarafından da önemli isimler yer aldı. New Jersey Eyalet Senatörü Gordon M. Johnson ile Morris County Bölge Komiseri ve TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Tayfun Selen, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik, ticari ve toplumsal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Finans ve iş dünyasından Bank of America Ticari Bankacılık Bölümü Kıdemli Başkan Yardımcısı Asgar Hussain, stratejik risk yönetimi firması Straife'ın İş Geliştirme Genel Müdürü Jason Fuller, US Capital Global Başkan Yardımcısı Michael Cacciaguida da kendi uzmanlık alanları çerçevesinde Türkiye-ABD ekonomik ilişkileri ve yeni iş fırsatlarına ilişkin görüşlerini paylaştı. BRUCE E. FEIN’DEN TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNE HUKUKİ PERSPEKTİF Zirvenin konuşmacıları arasında Anayasa Hukukçusu ve ABD Adalet Bakanlığı Eski Başsavcı Yardımcısı Bruce E. Fein de yer aldı. Fein, zirvede Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerini hukuk ve anayasa perspektifinden katılımcılarla paylaştı. PLAKETLER BAKAN BOLAT TARAFINDAN TAKDİM EDİLDİ Programın sonunda zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür plaketi takdim edildi. İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın ile Fuzul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal başta olmak üzere katkı sağlayan isimlere plaketleri T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı tarafından verildi. Programa katılan bakanlar ve protokol mensuplarına da plaket takdim edildi. Sanlı, zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan tüm kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, organizasyonun Türkiye ile ABD iş dünyası arasındaki yeni bağlantıların kurulmasına katkı sunduğunu belirtti. HİSART CANLI TARİH MÜZESİ İLE İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ Programın son bölümünde TABA-AmCham üyeleri Sena Şahin, Burhan Tanışman, Nihal Gezer Taşçı, Yusuf Uygun, Ümit Derundere ve Çağatay Bahri Aydın'a üyelik sertifika ve rozetleri takdim edildi. Ortak kültür ve sanat projelerinin gerçekleştirilmesi ve TABA-AmCham üyelerine ayrıcalıklı hizmetler sunulması amacıyla, Hisart Canlı Tarih Müzesi Kurucusu ve TABA-AmCham Kültür-Sanat Komitesi Başkanı H. Nejat Çuhadaroğlu ile TABA-AmCham arasında iş birliği protokolü imzalandı. Etkinlik, Türk ve Amerikan iş dünyası temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği görüşmeler ve networking buluşmalarıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış Haber

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı Haber

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor Haber

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB’nin 12 farklı tarım ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren 8 bini aşkın üyeyle 2025 yılı sonunda 18,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını söyledi. Tarımdan sanayiye, doğal taştan tekstile, gıdadan su ürünlerine kadar geniş bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, Türkiye genelinde Çin’e yapılan ihracatın Ocak-Nisan döneminde yüzde 35 artışla 1 milyar 212 milyon dolara ulaştığını, aynı dönemde EİB’den Çin’e gerçekleştirilen ihracatın ise yüzde 24 artışla 209 milyon dolar olduğunu ifade etti. Başkan Öztürk, EİB olarak Çin’e 1 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda uzun yıllardır yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “2019 yılını Ege İhracatçı Birlikleri için ‘Çin Yılı’ ilan ettik. Aynı dönemde bünyemizde Çin pazarına odaklanan özel bir Çin Ekibi oluşturduk. Üyelerimize yönelik ‘Hedef Pazar: Çin’ seminerleri ve eğitim programları düzenledik. Kasım 2022’de gerçekleştirdiğimiz Çin Mini MBA Programı ile firmalarımızın Çin iş kültürü ve ticaret yapısına yönelik bilgi altyapısını güçlendirmeyi hedefledik. Bu amaçla, Çin’de düzenlenen fuarlara önem verdik, ülkede üç fuara milli katılım yapan tek Birlik biziz.” dedi. China International Import Expo ve Xiamen Fuarı vurgusu Öztürk, 2019 yılından bu yana China International Import Expo milli katılım organizasyonlarını gerçekleştirdiklerini belirterek, 2025 yılında düzenlenen fuarda kuru meyveler, süt ürünleri, hububat-bakliyat, yağlı tohumlar, zeytinyağı ve kozmetik sektörlerinden firmaların Çinli alıcılarla bir araya geldiklerine değindi. Doğal taş sektöründe ise her yıl Xiamen International Stone Fair fuarına milli katılım organizasyonu düzenlediklerini ifade eden Başkan Öztürk, son gerçekleştirilen Xiamen organizasyonunun sektör temsilcileri açısından oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Ayrıca Urumçi fuarlarına katılım sağladıklarını, Çinli ithalatçılar ile Türk ihracatçıları arasında doğrudan bağlantılar kurulabilmesi amacıyla alım heyetleri ve B2B görüşmeleri organize ettiklerini aktardı. Çin ile iş birliği fırsatlarını yalnızca belirli sektörlerle sınırlı görmediklerini belirten Öztürk, EİB bünyesindeki tüm sektörlerin Çin pazarıyla iş geliştirme potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını ifade etti. “Yerel para birimleriyle ticaret daha önemli hale geliyor” Çin pazarına yönelik dijital tanıtım çalışmalarına da değinen Başkan Öztürk, WeChat gibi platformlarda bölge ürünlerinin tanıtımına yönelik faaliyetler yürüttüklerini, Çin merkezli fuar organizatörlerini, belediye temsilcilerini ve kardeş şehir heyetlerini EİB’de ağırlayarak iş birliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi. Finansal iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirten Öztürk, ICBC Turkey Bank ile yerel para birimleri üzerinden ticareti geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Küresel ticarette yaşanan dönüşümün ihracatçıları doğrudan etkilediğini belirten Öztürk, “İhracatçılarımız yalnızca üretim maliyetleriyle değil; finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve uluslararası ödeme süreçlerinde yaşanan belirsizliklerle de mücadele ediyor. Bu nedenle sınır ötesi ödeme sistemleri, dış ticaret finansmanı, yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif finansman modelleri ihracatçılarımız için her geçen gün daha önemli hale geliyor.” diye konuştu. Türkiye’nin Çin’e yıllık 3,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken yaklaşık 50 milyar dolarlık ithalat yaptığını hatırlatan Muhammet Öztürk, iki ülke arasındaki ticaret ilişkisinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri, doğal taş, sürdürülebilir üretim ve yenilikçi sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları gördüklerini dile getirdi. “Çin-Türkiye ticareti olumlu ivmesini sürdürüyor” Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, ise konuşmasında Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümüne dikkat çekerek, toplantının iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirecek fikir ve uygulamaları değerlendirmek açısından önemli olduğunu söyledi. Dünyada tek taraflılık ve korumacılığın yükseldiği bir dönemden geçildiğini ifade eden Li Bin, buna rağmen Çin-Türkiye ekonomik ve ticari iş birliğinin olumlu bir ivme gösterdiğini ve ikili ticaret hacminin 2025 yılında 44,62 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığını belirtti. Çin ile Türkiye arasındaki ticaret dengesizliğinin sıkça gündeme geldiğini ifade eden Li Bin, değerlendirmelerin yalnızca mal ticaretiyle değil, hizmet ticaretiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Çin’in Türkiye’deki yatırımları ve bankacılık faaliyetlerinin Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkı sunduğunu belirten Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’deki yatırımlarının 160 milyon dolar artarak toplamda 3,23 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Çin’in Türkiye’den ithalatını artırmaya önem verdiğini belirten Li Bin, EİB’nin her yıl Şanghay Uluslararası İthalat Fuarı’na firmaların katılımını organize ederek Çin pazarına daha fazla kaliteli Türk ürününün tanıtılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Li Bin ayrıca, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanların yanı sıra yeşil kalkınma, dijital ekonomi ve sağlık alanlarında da yeni iş birliği fırsatlarının bulunduğunu vurguladı. ICBC Turkey’den RMB ve finansman vurgusu ICBC Turkey Bank Yönetim Kurulu Başkanı Qian Hou ise Ege Bölgesi’nin incir, zeytinyağı, kuruyemiş ve birçok tarımsal üründe Çin pazarı açısından önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti. Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin Çin’e yönelik tarımsal ihracatında ön sıralarda yer aldığını ifade eden Hou, geçen yıl yalnızca sebze, meyve ve kuruyemiş ihracatının 53,7 milyon dolara ulaştığını söyledi. Sınır ötesi ticarette uzun ödeme süreleri, döviz kuru dalgalanmaları ve finansman maliyetlerinin önemli sorunlar oluşturduğunu ifade eden Hou, ICBC Turkey’in bu noktada finansman, doğrudan pazar erişimi ve RMB hizmetleriyle destek sunduğunu belirtti. Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumuna dikkat çeken Hou, ICBC Turkey’in RMB takas bankası olarak Çin-Türkiye ticaretinde RMB kullanım alanlarını genişletmeye devam edeceğini söyledi. Türk ihracat kredi sigorta kuruluşlarıyla iş birliği imkanlarını araştırdıklarını kaydeden Hou, amaçlarının Türk Lirası ile RMB arasındaki kur hareketlerini ticaret için bir engel olmaktan çıkarıp kolaylaştırıcı bir unsur haline getirmek olduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından ICBC Küresel İşler Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tang Yongmin “Müşteri ve Finansal İhtiyaçlara Yönelik Çözümler” başlıklı bir sunum gerçekleştirirken, Zhang Jung ise “Finansal Piyasa Ürünleri ve RMB Hizmetleri” konusunda ihracatçılara bilgi verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı Haber

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı

Pilot aşamada 100 kadının katılımıyla yürütülecek 24 haftalık program, eğitim, birebir mentorluk ve uygulamalı atölye çalışmalarından oluşuyor. Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon bekar anne çocuklarını tek başına büyütüyor. Bu grubun önemli bir bölümü çeşitli nedenlerle iş hayatının dışında kalıyor. Bekar annelerin ekonomik sistemin dışında kalması yalnızca bireysel bir gelir kaybı değil, aynı zamanda uzun vadeli sosyal ve ekonomik maliyetler doğuran önemli bir toplumsal mesele olarak öne çıkıyor. Kadın istihdamındaki her artış; hane gelirinden çocukların eğitimine, sosyal refahtan ekonomik büyümeye kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. QNB Türkiye ve IKADE iş birliğiyle hayata geçen programı, sadece bireyleri değil, aileleri ve dolaylı olarak gelecek nesilleri güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir sosyal yatırım modeli olarak kurgulandı. Program kapsamında katılımcılara, dijital pazarlama, e-ticaret ve e-ihracat, fintech ve dijital finans uygulamaları, yapay zekâ temelli çözümler, veri analizi ve içerik üretimi gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Bunun yanı sıra hukuki danışmanlık, kişisel gelişim ve psikososyal dayanıklılığı destekleyen modüllerle çok boyutlu bir destek yapısı oluşturulacak. Program, ekonomik güçlenmenin yanı sıra katılımcıların sosyal ve bireysel dayanıklılıklarını artırmayı da hedefliyor. Pilot aşamada 100 bekar annenin doğrudan desteklenmesi ve ilk altı ay içinde katılımcıların en az yüzde 40’ının istihdama geri dönmesi veya gelir getirici bir faaliyete başlaması hedefleniyor. Çocukları ve yakın çevreleri dikkate alındığında yaklaşık 500 kişilik dolaylı bir etki alanı oluşturulması öngörülüyor. Bu yönüyle program, kısa vadeli istihdam hedeflerinin ötesinde toplumsal dayanıklılığı artıran sürdürülebilir bir model sunuyor. QNB Türkiye, bu projeyle yalnızca bir sosyal sorumluluk inisiyatifi başlatmakla kalmıyor, özel sektörün daha fazla sorumluluk alması gereken bir alanda örnek bir model ortaya koyuyor. Program, Banka’nın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve kapsayıcılık hedeflerine doğrudan ve ölçülebilir katkı sunan somut bir adım niteliği taşıyor. QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Yeliz Ataay Arıkök, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kadınların ekonomik hayata tam ve etkin katılımı olmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değil. Bekar anneler hem ekonomik hem de sosyal açıdan yüksek dayanıklılık gerektiren bir sorumluluğu üstleniyor. Bu programla hedefimiz, yalnızca eğitim sunmak değil, kadınların dijital ekonomi içinde kalıcı bir yer edinmelerine katkı sağlamak. QNB Türkiye olarak, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği odağımızı, kapsayıcılığı geniş ve sosyal etkisi yüksek bu projeyle daha da güçlendiriyoruz. Finans sektörünün dönüştürücü rolüne inanıyor, kapsayıcı büyümenin somut ve ölçülebilir adımlarla mümkün olduğunu düşünüyoruz.” İKADE Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Küçük ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “İKADE olarak, kadın özgürlüğünün en temel unsurlarından birinin ekonomik bağımsızlık, yani gelir üretme gücü olduğuna inanıyoruz. Bu ihtiyaç özellikle bekar annelerin yaşamında daha belirgin şekilde karşılık buluyor. Tüm projelerimizde olduğu gibi, bu projede de kadınların ekonomik olarak güçlenmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesini odağımıza alıyoruz. Uzmanlık alanımız olan dijital gelir ve e-ihracat ekosistemi doğrultusunda bu modeli hayata geçiriyoruz. Projemizi üç temel etki alanı üzerine kurguladık: Anne ve çocuk odağı, gelir üretimi ve toplumsal güçlenme. Annenin güçlenmesinin çocuğun geleceğini doğrudan etkilediğine inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca ekonomik değil, anne ve çocuğun ruhsal ve fiziksel iyilik halini destekleyen bir yaklamışımı benimsiyoruz. Bu süreçte birlikte hareket ettiğimiz tüm paydaşlarımızın katkısının, projenin etki alanını daha da güçlendirdiğine inanıyoruz.’’ Program sonunda oluşturulacak mezun ağı ile katılımcıların birbirlerine mentorluk sunmaya devam etmeleri ve dayanışma yapısının sürdürülebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor. QNB Türkiye, finans sektörünün dönüştürücü gücünü yalnızca finansman sağlamakla sınırlı görmüyor, sosyal sermayeyi güçlendiren kapsayıcı modellerle toplumsal etki yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin İş Dünyası 10 Şubat’ta UGİK’26’da Buluşuyor Haber

Geleceğin İş Dünyası 10 Şubat’ta UGİK’26’da Buluşuyor

Türkiye’nin en büyük gençlik sivil toplum kuruluşlarından biri olan Genç MÜSİAD, iki yılda bir düzenlediği UGİK’in 9’uncusunu Wyndham Grand İstanbul Levent Hotel’de gerçekleştirecek. “Future: Today” temasıyla düzenlenecek kongrede; geleceğin hızla bugüne yaklaştığı bu dönemde, iş dünyasının dönüşen dinamiklerinin nasıl doğru okunup bugünden yönetebileceği ele alınacak. İş dünyası, sivil toplum ve fikir dünyası liderleri UGİK’26’da Gün boyu sürecek oturumlara ev sahipliği yapacak kongrenin açılış konuşmaları; MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, Genç MÜSİAD Başkanı Mağsum Usta ve Genç MÜSİAD Girişimcilikten Sorumlu Başkanı Yardımcısı Ömer Faruk Çelik tarafından yapılacak. Açılış konuşmalarının ardından, günün ilk oturumunda “Süreklilik ve Yenilik” başlığı altında Avrupa ve Afrika’nın en önemli ve stratejik demir-çelik şirketlerinden biri olan Tosyalı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı yer alacak. Sanayide uzun vadeli vizyon, dönüşüm ve istikrar arasındaki dengenin değerlendirileceği oturumda, gelenekten beslenen ama geleceği odağına alan iş yapma modelleri masaya yatırılacak. Adem Metan moderatörlüğünde “Kendini Bul” panelinde ise Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ile Türk felsefe ve bilim tarihçisi Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, modern çağda bireyin kendisiyle, değerleriyle ve anlamla kurduğu ilişkiyi psikoloji ve felsefe ekseninde ele alacak. Kuşaklar arası liderlik ve kurumsal hafıza masaya yatırılıyor “Geçmişi Kaybetmeden Geleceği Yeniden Yazmak” panelinde; Rauf Ateş moderatörlüğünde, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selim Akın ve Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Akın Özalp, kurumsal hafıza, kuşaklar arası liderlik ve sürdürülebilir yönetim anlayışını deneyimler üzerinden aktaracak. Dijital ekonomi; girişimcilik ve yatırım ekseninde konuşulacak Öğleden sonra gerçekleştirlecek “Dijital Ekonomi” başlıklı oturumda, Türkiye, Doğu Avrupa ve Baltik bölgesinde erken aşama teknoloji girişimlerine yaptığı yatırımlarla tanınan girişim sermayesi fonu e2vc Genel Ortağı Enis Hulli ile veri teknolojileri, analitik ve içgörü alanlarında çalışmalarıyla öne çıkan FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula yer alacak. Bu oturum, dijitalleşmenin iş modellerini nasıl dönüştürdüğüne, girişimcilik ve yatırım ekosisteminde öne çıkan yeni dinamiklere ışık tutacak. Havacılık ile teknoloji liderleri aynı oturumda buluşuyor “Liderlerin Ajandası” başlığıyla Türkiye iş dünyasının iki önemli lideri bir araya gelecek. Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk ile HPE Türkiye, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya Bölgesi Genel Müdürü Güngör Kaymak’ın yer alacağı oturumda, liderlerin değişen küresel ve dijital gündemde stratejik öncelikleri, dönüşüm ajandaları ve gelecek vizyonları ele alınacak. Programın dikkat çeken başlıklarından biri olan “Ufkun Ucunda İş Yapmak” oturumunda ise Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir yer alacak. Özdemir, küresel ölçekte iş yapma pratiklerinden sürdürülebilir büyümeye, yeni pazarlarda değer yaratma stratejilerinden liderlik perspektifine uzanan deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Büyük dönüşümler tarihsel perspektiften okunacak UGİK’26 kapsamında düzenlenecek “Büyük Değişimler Zamanı” başlıklı oturumda, yakın tarih ve askeri strateji alanındaki derin birikimi ve akademik çalışmalarıyla tanınan Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye’nin akademik ve entelektüel dünyasında önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Gültekin Yıldız ile bir araya gelecek. Oturumda, tarihsel perspektiften günümüze uzanan büyük dönüşümler, küresel kırılmalar ve bu değişimlerin devletler, toplumlar ve kurumlar üzerindeki etkileri ele alınacak. Otomobil Sporları Federasyonu Genel Sekreteri Serhan Acar moderatörlüğünde gerçekleşecek “Zinde Kal – Oyunda Kal” başlıklı son oturumda ise, motor sporları alanındaki deneyimi ve liderlik rolleriyle tanınan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı Eren Üçlertoprağı yer alacak. Panelde, sporcuların ve motor sporları camiasının performans, zihinsel dayanıklılık ve motivasyon süreçleri, teknik ve stratejik perspektiflerle ele alınacak; yarış dünyasındaki başarıya giden yol, fiziksel ve zihinsel hazırlık bağlamında tartışılacak. Mağsum Usta: “UGİK’26 genç girişimciler ve liderler için yol haritası sunacak” UGİK’26’nın genç girişimcilerin ve liderlerin ihtiyaç duyduğu vizyonu şekillendirecek önemli bir buluşma olacağını vurgulayan Genç MÜSİAD Başkanı Mağsum Usta, “Future:Today” teması hakkında şunları kaydetti: “Gelecek, bugüne hızla yaklaştı; artık ‘gelecek’ dediğimiz kavram bugünün ta kendisi. Bu nedenle artık geleceği yalnızca konuşmak değil; bugünden doğru okumak ve yönetmek zorundayız. Yapay zekâ, otomasyon, veri zekâsı ve yeni nesil üretim teknikleri gibi konular artık “yarının konusu” olmaktan çıkmış ve iş dünyasının bugünkü temel dinamikleri hâline gelmiştir. ‘Future: Today’ teması ile katılımcıların, iş dünyasında yaşanan dönüşümü doğru okumalarını, bu dönüşüme uygun stratejiler geliştirmelerini ve küresel ölçekte rekabet edebilecek bir bakış açısı kazanmalarını hedefliyoruz.” UGİK’in her yıl düzenlendiği hafta boyunca Türkiye gündeminde güçlü bir etki oluşturduğuna dikkat çeken Usta, güçlü konuşmacı profili ve kapsamlı içeriğiyle UGİK 2026’da da bu etkiyi sürdürmeyi hedeflediklerini ifade etti. Dijital ekonomi, uluslararası iş dünyasının güncel başlıkları, Türkiye’den çıkan ilham verici başarı hikâyeleri ve daha birçok konunun UGİK 2026 sahnesinde ele alınacağını belirten Usta, tüm gençleri 10 Şubat’ta kongrede buluşmaya davet etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mastercard, Türkiye'deki 30. Yaşını Kutluyor Haber

Mastercard, Türkiye'deki 30. Yaşını Kutluyor

Mastercard, Türkiye’de 30 yıldır ödeme teknolojilerinin dönüşümüne katkı veriyor. Türkiye’de faaliyete başladığı günden bu yana dijital ödemeler alanındaki gelişimini destekleyen şirket, 30. yılını kutlarken geleceği şekillendirecek teknoloji, fikir ve yeteneklere odaklanıyor. Türkiye’deki iş ortakları ile birlikte birçok ilki hayata geçiren Mastercard, Türkiye’nin ödeme sistemlerinde güçlü bir ülke olması için önümüzdeki dönemde de teknoloji ve inovasyon odaklı büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Mastercard’ın Türkiye’deki 30 yılının ülkedeki dijital ödemelerin gelişim hikayesiyle çok paralel olduğunu belirten Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı Yasemin Bedir, “Mastercard’ın Türkiye’deki yolculuğuna başladığı dönemde ülkemiz ödeme sistemlerinde büyük bir dönüşümün eşiğindeydi ve Mastercard bu potansiyelin tam kalbinde yer alıyordu. Bizim için bu 30 yıl, sektörümüzde pek çok alanda inovasyonla değer yaratmanın hikayesi. Bugün, 12 ülkenin yer aldığı Doğu Avrupa Bölgesi’nin yönetim merkeziyiz. Türkiye’de geliştirdiğimiz yenilikçi ürün ve hizmetleri bölgeye ihraç ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyon mirasımızı geleceğe taşıyacak heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz” dedi. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı ise şöyle konuştu: “30 yıldır ülkemizin dijital ekonomi vizyonunu destekliyor, finansal ekosisteme değer katıyor ve tüketicilerin yaşam kalitesini artıran çözümler geliştirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin güçlü teknoloji altyapısı ve yenilikçi bakış açısı sayesinde, bugün sadece ülkemize değil, bölgeye de yayılan projeler üreten bir inovasyon merkezi haline geldik. Her yıl 100’ün üzerinde iş ortağımızla 150’den fazla proje yürütüyor, bankalardan finteklere, kamu kurumlarından merkez bankalarına uzanan geniş bir paydaş ağı ile finansal kapsayıcılık ve dijital dönüşüm alanlarında birlikte çalışıyoruz. 30 yıldır Türkiye’nin ritmini paylaştığımız bu yolculukta yanımızda olan tüm paydaşlarımıza, tüketicilerimize ve Mastercard ailesine teşekkür ediyorum.” Geleceği yapay zeka, yetenek ve sanat şekillendirecek. Mastercard, geleceğin şekillenmesinde üç temel unsurun belirleyici olacağına inanıyor: yapay zeka, sanat ve yetenek. Yapay zekayı operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine uzanan tüm süreçleri güçlendiren bir teknoloji altyapısı; yeteneği kurumların dönüşüm kapasitesini artıran stratejik insan kaynağı; sanatı ise inovasyonu besleyen yaratıcı düşüncenin dinamosu olarak konumlandırıyor. Bu vizyon doğrultusunda Mastercard, yıl boyunca sürecek kapsamlı bir yapay zeka inisiyatifi başlatarak sektörü ve kamuoyunu yapay zeka odaklı gelişmelerle buluşturacak. Teknolojide Kadın Derneği iş birliğiyle, sektörde yapay zeka alanında donanımlı kadın iş gücünü yetiştirmeyi hedefleyen bir akademi de kuracak. Ayrıca, tüketiciler için Paha Biçilemez platformu üzerinden ilham verici sanat deneyimleri sunmaya devam edecek. 30. yıla özel dijital sanat eseri Mastercard Türkiye’nin 30. yılı anısına genç tasarımcı Ecem Dilan Köse tarafından özel olarak üretilen Mycorrhiza isimli dijital sanat eseri, doğadaki ortak yaşam birliğinden ilham alıyor. Bu eser, Mastercard’ın iş ortaklarıyla kurduğu güven, iş birliği ve iletişim değerlerini sembolize ediyor; tıpkı doğada birbirine bağlı köklerin oluşturduğu yaşam ağı gibi, Mastercard ve paydaşları da birlikte, tek başlarına yaratamayacakları güçlü bir ekosistem inşa ediyorlar. Marka değerleri etrafında şekillenen bu yenilikçi çalışma, Mastercard’ın sanatla kurduğu bağın güçlü bir ifadesi niteliğinde. Özel bir geceyle kutladı Mastercard Türkiye, 30. yıl dönümünü iş ortaklarının katılımıyla düzenlenen özel bir geceyle kutladı. Gecenin teması olan “30 Years Inside the Circles”, Mastercard’ın logo tasarımındaki halkalara atıfta bulunarak markanın bakış açısını yansıtıyor. Halkaların içinden açılan pencerelerde, herkes için sınırsız ve paha biçilemez olasılıkların olduğu bir dünya keşfediliyor; bu değerler, yarınlara umut ve ilham bırakıyor.

Çin-Türkiye Finansal İşbirliğinde Dönüm Noktası:  Türkiye’de RMB Takas Bankası Faaliyete Geçti Haber

Çin-Türkiye Finansal İşbirliğinde Dönüm Noktası: Türkiye’de RMB Takas Bankası Faaliyete Geçti

Çinli ve Türk finans kuruluşlarından, kamu kurumlarından ve iş çevrelerinden yaklaşık 400 temsilci açılış törenine katıldı. Bu lansman, Çin’in merkez bankası olan Çin Halk Bankası’nın ICBC Turkey’i Türkiye’nin RMB takas bankası olarak yetkilendirme kararını izliyor. Daha önce Haziran ayında iki ülkenin merkez bankaları, 35 milyar yuan (yaklaşık 4,9 milyar ABD doları) değerinde ikili para takası anlaşmasını yenilemişti. Çin Halk Bankası Başkan Yardımcısı Tao Ling, video mesajında, RMB’nin daha geniş kullanımının küresel ticaret ve finansman için güvenilir bir seçenek sunduğunu belirtti. Çin’in finansal piyasalarını piyasa odaklı, hukuk temelli ve uluslararası bir yaklaşımla açmaya devam edeceğini; politika şeffaflığını, istikrarını ve öngörülebilirliğini artıracağını vurguladı. ICBC Yönetim Kurulu Başkanı Liao Lin, bankanın Çin ve Türkiye arasında RMB kullanımını kolaylaştıracak bir “yüksek hızlı koridor” oluşturmayı hedeflediğini söyledi. RMB’nin yurt dışı kullanımını genişletme, tüm ana iş alanlarında güvenli ve verimli hizmetler sunma ve Türk bankaları, kamu kurumları ve Çinli finans kuruluşlarıyla iş birliğini derinleştirme sözü verdi. Çin’in Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin, takas bankasının kurulmasını ikili finansal iş birliğinde bir “kilometre taşı” olarak nitelendirdi. Bunun, yerel ödemelerde, finansmanda ve ticarette RMB kullanımını kolaylaştıracağını ve iki ülkedeki işletmelere somut faydalar sağlayacağını ifade etti. Son yıllarda Çin-Türkiye iş birliği istikrarlı bir ivme sürdürdü. İkili ticaret hızla artarak 2024’te 42,9 milyar ABD dolarına ulaştı; Çin’in Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku ise 3,2 milyar dolar seviyesinde. Türk istatistiklerine göre Çin, bu yılın ilk üç çeyreğinde Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri haline geldi ve yıl sonu ticaret hacminin yeni bir rekor kırması bekleniyor. Türkiye tarafında, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, bu girişimin yalnızca bir finansal iş birliği adımı değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki uzun süreli ilişkide “yeni bir sayfa” olduğunu söyledi. RMB takas bankasının ticaret risklerini ve işlem maliyetlerini azaltacağını, ticaret, yatırım ve uzun vadeli finansman alanlarında fırsatlar yaratacağını belirtti. Çelik ayrıca yeşil teknoloji, sürdürülebilir tarım, finansal inovasyon, dijital ekonomi ve enerji alanlarında artan iş birliğinin önemine değinerek, takas bankasının bu daha geniş hedeflere hizmet edeceğini ifade etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, bu lansmanı “stratejik açıdan önemli” olarak nitelendirerek, uluslararası ticarette yerel para birimlerinin kullanılmasının döviz kuru risklerini azaltacağını, fiyatlama öngörülebilirliğini artıracağını ve ülkeler arasındaki finansal entegrasyonu güçlendireceğini söyledi. Karahan, Türk şirketlerinin mevcut swap anlaşması kapsamında ticaret için halihazırda RMB’ye erişim sağladığını; ICBC Turkey’in RMB takas bankası olarak faaliyet göstermesiyle birlikte Türkiye’de RMB finansmanı ve ödeme kanallarına erişimin daha da iyileşeceğini belirtti. Takas bankasının açılışıyla eş zamanlı olarak ICBC ve UnionPay, Türkiye’nin ilk UnionPay çoklu para birimli banka kartı ve çift para birimli kredi kartını tanıttı. Bu adım, sınır ötesi ödemeler ve perakende finansal hizmetler için araçları genişletiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.