Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Etkileşim

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Etkileşim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Etkileşim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

   Yalnızlık Kurumsallaşıyor! Haber

  Yalnızlık Kurumsallaşıyor!

İlk bakışta bireysel güvenliği hedefleyen işlevsel araçlar gibi görünen bu uygulamaların, daha yakından incelendiğinde çağdaş toplumların en kırılgan meselelerinden birine işaret ettiğini söyleyen Prof. Dr. Süleymanlı, “Bu da yalnızlığın kurumsallaşması ve dijital teknolojiler aracılığıyla yönetilebilir bir toplumsal olguya dönüşmesi.” dedi. Modern toplumlarda güven duygusunun giderek yüz yüze ilişkilerden değil, dijital sinyaller ve doğrulama mekanizmalarından beslendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Are You Dead Yet, yalnızlığı ortadan kaldırmayı değil; onu yönetilebilir kılmayı hedefler. Bu yönüyle uygulama, yalnızlığın çözümü değil, onunla baş etme teknolojisidir.” diye konuştu. Yalnızlık kurumsallaştı Son dönemde dijital mecralarda hızla yayılan “Are You Dead? / Are You Dead Yet” uygulamalarının, kullanıcıların belirli aralıklarla “hayatta olduklarını” dijital olarak teyit etmelerine dayandığını ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, bu teyidin kesintiye uğraması hâlinde önceden tanımlanmış kişi veya ağlara otomatik uyarı gönderildiğini hatırlattı. Bu tür uygulamaların ilk bakışta bireysel güvenliği hedefleyen işlevsel araçlar gibi görüldüğünü belirten Prof. Dr. Süleymanlı, asıl meselenin çok daha derin olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “İlk bakışta bireysel güvenliği hedefleyen işlevsel araçlar gibi görünen bu uygulamalar, daha yakından incelendiğinde çağdaş toplumların en kırılgan meselelerinden birine işaret etmektedir; yalnızlığın kurumsallaşması ve dijital teknolojiler aracılığıyla yönetilebilir bir toplumsal olguya dönüşmesi.” Bu durum toplumsal alarm niteliği taşıyor! Bu durumun basit bir teknolojik kolaylık olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum, teknolojik bir kolaylıktan ziyade, bireyin varlığının artık kendiliğinden fark edilmediği; toplumsal ilişkilerin bu işlevi yerine getirecek güçten giderek yoksunlaştığına işaret eden bir toplumsal alarm niteliği taşımaktadır.” Uygulamaların ima ettiği temel gerçeğin altını çizen Prof. Dr. Süleymanlı, “Çünkü bu uygulamalar şunu ima eder; toplumsal ilişkiler, bireyin varlığını kendiliğinden fark edecek kadar güçlü değildir.” dedi. Uygulamalar yalnız yaşam olgusunu sosyolojik tartışmaların merkezine taşıdı Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Are You Dead? / Are You Dead Yet gibi dijital teyit uygulamalarının ortaya çıkışının, yalnız yaşam olgusunu yeniden sosyolojik tartışmaların merkezine taşıdığını belirterek, bu kavramın akademik literatürde ele alınışının romantize edilmiş bireysel tercihlerden değil, derin ve travmatik toplumsal kırılma deneyimlerinden beslendiğine dikkat çekti. Bu noktada sosyolog Eric Klinenberg’in çalışmalarına işaret eden Prof. Dr. Süleymanlı, “Eric Klinenberg, ‘Going Solo’ adlı çalışmasında geliştirdiği ‘solo yaşam’ kavramsallaştırmasını, doğrudan 1995 Chicago sıcak hava dalgası sonrasında yürüttüğü saha araştırmalarına dayandırmaktadır. Bu felaket sırasında özellikle yalnız yaşayan yaşlı bireylerin günlerce fark edilmeden evlerinde hayatlarını kaybetmiş olmaları, solo yaşamın yalnızca bir yaşam tarzı değil; ölümcül sonuçlar üretebilen yapısal bir kırılganlık alanı olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur.” diye konuştu. Toplumsal refleksin yerini algoritmik refleks alıyor Solo yaşamın, modern toplumlarda yaş, sınıf, sosyal sermaye ve kırılganlık eksenlerinde derinleşen eşitsizlikleri yansıtan karmaşık bir toplumsal form olduğunun altını çizen Prof. Dr. Süleymanlı, dijital teyit uygulamalarının tam da bu kırılgan zeminde ortaya çıktığını ifade etti. Are You Dead? türü uygulamaların, geleneksel sosyal ağların işlevini büyük ölçüde yitirdiği bir dünyada “gecikmiş fark edilme” riskini dijital bir protokole dönüştürdüğünü belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Birey hayatta olduğunu bildirmezse, sistem bunu bir istisna olarak algılar ve müdahale mekanizmasını devreye sokar. Böylece toplumsal refleksin yerini algoritmik refleks alır.” ifadesinde bulundu. Dijital teyit uygulamalarının kısa sürede viral hâle gelmesi tesadüf değil Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Are You Dead Yet gibi dijital teyit uygulamalarının kısa sürede viral hâle gelmesinin tesadüf olmadığını dile getirerek, bu durumun modern bireyin derin bir ontolojik güvensizlik yaşadığını ortaya koyduğunu söyledi. Günümüz insanının yalnızca fiziksel olarak değil, varoluşsal düzeyde de kendini güvencesiz hissettiğini vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bu tür uygulamaların kısa sürede viral hâle gelmesi tesadüf değildir. Günümüz bireyi, yalnızca fiziksel olarak değil, ontolojik düzeyde de güvencesizdir; yani var olduğundan, fark edildiğinden ve bir başkasıyla anlamlı bir bağ içinde bulunduğundan emin olmak istemektedir.” dedi. Modern toplumlarda güven duygusunun giderek yüz yüze ilişkilerden değil, dijital sinyaller ve doğrulama mekanizmalarından beslendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Are You Dead Yet, yalnızlığı ortadan kaldırmayı değil; onu yönetilebilir kılmayı hedefler. Bu yönüyle uygulama, yalnızlığın çözümü değil, onunla baş etme teknolojisidir.” diye konuştu. Yalnızlık artık gizlenmiyor, yönetilmeye çalışılıyor! Dünyadaki benzer örneklere de dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Benzer örnekler Japonya’da yalnız yaşlılara yönelik sensörlü ev sistemlerinde, Güney Kore’de tek kişilik hanelere odaklanan dijital bakım uygulamalarında ve ABD’de acil durum teyit yazılımlarında görülmektedir. Özellikle Japonya’da pandemi dönemindeki uzun karantinalar sırasında, evlerinde yalnız yaşayan yaşlı bireyler arasında intihar vakalarının artması, yalnızlığın kamusal bir kriz olarak ele alınmasına yol açmış; bu süreç Yalnızlık Bakanlığı’nın kurulmasıyla sonuçlanmıştır. Benzer şekilde İngiltere’de de yalnızlığın halk sağlığı üzerindeki etkileri nedeniyle ‘Yalnızlık Bakanlığı’ oluşturulmuş, yalnızlık artık bireysel bir sorun değil, devlet politikası düzeyinde ele alınan yapısal bir mesele hâline gelmiştir. Bu örneklerin ortak noktası açıktır: Toplumsal bağların yerini, dijital izleme ve doğrulama mekanizmaları almaktadır. Yalnızlık artık gizlenen değil; ölçülen, izlenen ve yönetişim alanına dâhil edilen bir toplumsal olguya dönüşmektedir.” dedi. Türkiye’de de yalnızlık meselesi yeni bir boyut kazandı Türkiye’de yalnızlık meselesinin, hızlanan kentleşme, çekirdek ailenin çözülmesi ve dijital iletişim pratiklerinin yaygınlaşmasıyla yeni bir boyut kazandığını anlatan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bu çerçevede Üsküdar Üniversitesi, yalnızlığı her yıl farklı sosyal gruplar ve toplumsal kategoriler bağlamında ele alan uluslararası sempozyumlar ve ulusal ölçekli araştırmalar yoluyla bu alanda önemli bir akademik birikim üretmektedir. Gençlik ve yalnızlık ile yaşlılık ve yalnızlık üzerine yapılan son araştırmalar, yalnızlığın kuşaklar arası farklı biçimlerde deneyimlendiğini; ancak her iki grupta da ortak olarak görünürlük, aidiyet ve sosyal destek eksikliği ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.” diye konuştu. Bu bağlamda dijital uygulamaların, yalnızlık olgusunun hem sonucu hem de semptomu olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Süleymanlı, “Are You Dead? gibi araçlar, sosyal çözülmenin birey düzeyinde ürettiği geçici savunma mekanizmalarıdır. Akademik bilgi ile dijital pratik arasındaki bu kesişim, yalnızlığın artık yalnızca teorik bir tartışma değil; gündelik hayatın doğrudan düzenlenen bir alanı hâline geldiğini göstermektedir. Are You Dead? / Are You Dead Yet, basit bir mobil uygulamadan çok daha fazlasıdır. Bu tür araçlar, çağımızın yalnızlık–güvenlik–varlık kanıtı ekseninde şekillenen toplumsal kırılganlığı görünür kılmaktadır. Uygulamanın ima ettiği temel soru nettir: İnsanların hayatta olduklarını düzenli olarak teyit etmek zorunda kaldığı bir toplumda, hangi sosyal bağlar zayıflamıştır?” şeklinde konuştu. Gençler yapay zekâ tabanlı dijital araçlarla dertleşiyor Dijital çağda yalnızlığın artık yalnızca hissedilen bir duygu değil; izlenen, ölçülen ve yönetilen bir toplumsal olguya dönüştüğünü de kaydeden Prof. Dr. Süleymanlı, “Özellikle gençler arasında, yüz yüze dertleşilen ve güven duyulan kişi sayısının azalmasıyla birlikte, ChatGPT gibi yapay zekâ tabanlı dijital araçlarla dertleşme ve paylaşım pratiklerinin giderek yaygınlaştığı görülmektedir. Bu yönelim, insan ilişkilerinin giderek yüzeyselleştiğini, buna karşılık bireylerin yargılanmadan dinlenebilecekleri, sürekli erişilebilir ve ‘güvenli’ alanlara duyduğu ihtiyacın arttığını göstermektedir. Üsküdar Üniversitesi tarafından yürütülen ‘Gençlik, Dijitalleşme ve Yalnızlık’ araştırmasının bulguları, gençlerin yoğun dijital etkileşim içinde olmalarına rağmen derin, sürdürülebilir ve güven temelli sosyal bağlar kurmakta zorlandıklarını ortaya koymaktadır. Teknoloji yalnızlığı ortadan kaldırmaz; yalnızca onunla başa çıkma biçimleri sunar. Kalıcı güven, aidiyet ve insani temas ise algoritmik sistemlerde değil, yeniden inşa edilecek yüz yüze ilişkilerde ve kolektif dayanışma pratiklerinde yatmaktadır.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı Haber

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı

Akbank, müşteri deneyiminden operasyonel süreçlere kadar geniş bir alanda ve aktif biçimde kullandığı yapay zekâ çözümleri için yeni nesil bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Bankanın günlük bankacılık işlemleri, risk ve kredi değerlendirme, güvenlik, müşteri iletişim merkezi ve dijital etkileşim noktaları gibi alanlarda kullanılan yapay zekâ uygulamalarının artması, yüksek işlem gücü ihtiyacını da beraberinde getirdi. Bu doğrultuda Akbank, yapay zekâ ve ileri analitik iş yüklerine özel olarak tasarlanan yeni nesil GPU altyapı yatırımını başlattı. Gerçekleştirilen yatırımın Akbank’ın yapay zekâ odaklı çalışmalarına güç katacağını belirten Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, “Akbank’ta yapay zekâyı bankacılığın geleceğini şekillendiren temel bir mühendislik yetkinliği olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda operasyonlarımız genelinde yapay zekâ temelli çözümlerle hem çalışma arkadaşlarımızın hem de müşterilerimizin yaşamına değer katıyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil GPU altyapısı bu çalışmalarımızı geliştirmek ve geleceğe taşımak için ihtiyaç duyduğumuz yüksek işlem gücünü, güvenliği ve ölçeklenebilirliği kurumsal seviyede bir araya getiriyor. Tamamı Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından tasarlanan bu altyapı, regülasyonlara uyumlu, sürdürülebilir ve gelecekteki kullanım senaryolarına açık yapısıyla bankacılıkta yapay zekâ kullanımını bir üst seviyeye taşıyacak. Bu yatırımla amacımız, teknolojiyi hazır çözümlerle tüketen değil; tasarlayan, yöneten ve sürekli geliştiren bir kurum olarak uzun vadeli değer üretmek” dedi. Akbank’tan Büyük Ölçekli Yapay Zekâ İş Yükleri için Yeni Nesil Altyapı 30 bin metrekare büyüklüğündeki Akbank Veri Merkezi içerisinde konumlandırılan Akbank Yapay Zekâ Altyapı Alanı, 1 MW ilave enerji kapasitesi ve 750 GPU’dan oluşan yüksek performanslı bir grafik işlemci kümesiyle kurgulanıyor. Altyapı; büyük ölçekli yapay zekâ modelleri, üretken yapay zekâ uygulamaları ve yoğun hesaplama gerektiren ileri analitik projeleri kurumsal seviyede destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı; model eğitimi, yapay zekâ ajanları ve üretken yapay zekâ uygulamaları için optimize edilmiş yüksek işlem gücünün yanı sıra yapay zekâya özel veri depolama çözümleri ve yüksek hızlı ağ altyapısıyla birlikte planlanıyor. Merkezi mimari yaklaşımı sayesinde fiziksel alan ve altyapı kaynaklarının daha verimli kullanılması hedeflenirken, gelecekteki büyüme ve yeni kullanım senaryolarına açık, esnek bir yapı oluşturuluyor. Sürdürülebilirlik ve Akbank Mühendisliği Odağı ile İnşa Ediliyor Akbank’ın yeni yatırımının tasarım sürecinde enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ sistemlerinin beraberinde getirdiği yüksek enerji ve soğutma gereksinimleri, merkezi ve bütüncül bir mimari anlayışıyla ele alınıyor. Bu sayede yüksek performans hedefleri korunurken, enerji ve iklimlendirme kaynaklarının daha etkin biçimde yönetilmesi amaçlanıyor. Akbank, küresel ölçekte benimsenen modern ve ölçeklenebilir altyapı yaklaşımlarını referans alırken, bu modelleri bankacılık regülasyonları, güvenlik gereksinimleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tasarlıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı’nın tasarım ve hayata geçirilme süreci, uçtan uca Akbank Teknoloji mühendislerinin sorumluluğunda yürütülüyor. Bu yaklaşım, Akbank’ın teknolojiyi yalnızca kullanan değil; tasarlayan, yöneten ve geliştiren bir kurum olma vizyonunu yansıtıyor. Bu yatırımla Akbank, yapay zekâyı bankacılık faaliyetlerinde uzun vadeli değer üreten stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyor. Banka, yapay zekâya yönelik altyapı ve mühendislik yatırımlarıyla Türkiye finans sektörünün dijital dönüşümüne yön vermeyi ve geleceğin bankacılığını bugünden inşa etmeyi hedefliyor.

GARANTİ BBVA ile Yapay Zekâ Asistanlı Ticaret Dönemi Başlıyor Haber

GARANTİ BBVA ile Yapay Zekâ Asistanlı Ticaret Dönemi Başlıyor

Türkiye'nin dijital inovasyon alanındaki lider bankası Garanti BBVA, Mastercard’ın küresel teknolojisinden güç alarak geliştirdiği yeni nesil yapay zekâ alışveriş asistanını duyurdu. Tüketiciler, Garanti BBVA Mobil ve BonusFlaş üzerinden önümüzdeki dönemde Türkiye’de sunulacak bu hizmet sayesinde; yapay zekâ asistanları ile ürün arama, karşılaştırma ve güvenli satın alma işlemlerini tek bir platformda gerçekleştirebilecek. Yapay zekânın alışveriş, ödeme ve dijital etkileşim alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiği günümüzde Garanti BBVA, yapay zekâ tabanlı alışveriş asistanını Mastercard iş birliğiyle Türkiye’de hayata geçiriyor. “Bu çözüm aynı zamanda Türkiye’de bankacılık sektöründe gerçekleşen ilk uçtan uca yapay zekâ asistanlı ticaret işlemi anlamına da geliyor. Çözümün demo gösterimi; Garanti BBVA Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, Garanti BBVA Ödeme Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü Kerem Orbay, Mastercard Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Ürünlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Prakriti Singh ve Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı’nın bir araya geldiği özel bir buluşmada gerçekleştirildi. Kişiselleştirilmiş ve akıllı bir deneyim sunan, güvenlik ve şeffaflık prensiplerine göre geliştirilen bu çözüm önümüzdeki dönemde Garanti BBVA mobil kanalları üzerinden tüketicilerin hizmetine sunulacak. Hizmete sunulduğunda, kart sahipleri kendi yapay zekâ asistanlarını kullanarak arama yapabilecek, en uygun seçenekleri keşfedebilecek ve ödeme işlemlerini şeffaf, güvenli ve hayatın doğal akışını bölmeden, neredeyse ‘görünmez’ bir deneyimle tamamlayabilecek. Yapay zekâ asistanıyla güvenli ve şeffaf alışveriş deneyimi Mastercard’ın küresel ölçekte tanınan Agent Pay çözümünün temel ilkeleri ve hedefleri referans alınarak geliştirilen bu yerel teknoloji, dijital ticarette şeffaflık, güvenlik ve doğrulamayı merkeze alan yenilikçi bir çözüm olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin yapay zekâ asistanları; ürünleri tarama, fiyatları karşılaştırma ve satın alma süreçlerini otonom olarak yönetirken, perde arkasında asistanlar ile iş yerleri arasındaki iletişim, global ölçekte standardize edilen güvenli kanallar üzerinden gerçekleşiyor. Bu sayede, yapay zekâ destekli alışverişin getirdiği kolaylık, kullanıcının iradesi ve onayı merkeze alınarak “güven ve şeffaflık” ile birleştiriliyor. Mastercard için, Türkiye gibi inovasyona hızla adapte olan dinamik pazarlarda bu teknolojinin hayata geçirilmesi ve giderek geliştirilecek olması stratejik bir önem taşıyor. Garanti BBVA Bireysel Bankacılık’tan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, iş birliği hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Garanti BBVA olarak bankacılığı sadece finansal işlemlerin yapıldığı statik bir alan olarak değil, müşterimizin hayatının doğal akışına uyumlanan yaşayan bir ekosistem olarak görüyoruz. Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımız da tam da bu noktada devreye giriyor; veriyi ve teknolojiyi kullanarak empatiyi ölçekliyor, müşterimizin sadece komutlarını değil niyetini ve içinde bulunduğu bağlamı da anlıyoruz. Bu yaklaşım, bize gerçek zamanlı ve hiper-kişiselleştirilmiş deneyimler sunma imkânı sağlarken; ödeme sistemlerini de bu deneyimin ayrılmaz bir parçası hâline getiriyor. Mastercard iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz yapay zekâ alışveriş asistanında, arama ve karar süreçlerinden ödeme adımına kadar tüm yolculuğu uçtan uca, güvenli ve şeffaf bir yapı içinde kurguluyoruz. Amacımız ödemeyi bir 'işlem adımı' olmaktan çıkarıp, hayatın olağan akışı içinde görünmez, sürtünmesiz ve güvenli bir hale getirmek. Müşteri deneyimini merkeze alan bu vizyonla, bankacılığın geleceğini bugünden şekillendirmeye devam ediyoruz.” Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, Türkiye’nin ödeme sistemlerindeki öncü rolüne dikkat çekti: “Yapay zekâ asistanlı ticaretin şekillendirdiği bu yeni dönemde odağımıza, güvenli, kesintisiz ve ölçeklenebilir ödeme deneyimleri sunmayı alıyoruz. Asistanlar aracılığıyla gerçekleşen işlemler için standartları belirleyerek; bu işlemleri keşfedilebilir, token’laştırılmış ve doğrulanabilir hâle getirecek ve ekosistem genelinde güveni ve şeffaflığı güçlendireceğiz. Bu vizyonun hayata geçmesinde, güçlü dijital altyapıya ve yenilikçi bir ekosisteme sahip pazarlar belirleyici bir rol oynayacak. Türkiye, tam da bu noktada öne çıkıyor. Teknoloji adaptasyonu ve yenilikçi fintech çözümleriyle dünyanın en rekabetçi ve öncü pazarlarından biri. Ülkemizin dijital dönüşümüne liderlik eden ödeme çözümlerini bu topraklarda geliştirmekten ve sunmaktan gurur duyuyoruz. Garanti BBVA ile hayata geçirdiğimiz bu çözüm Türk tüketicisine yapay zekâ tabanlı, kişiselleştirilmiş ve güvenli bir alışveriş deneyiminin kapılarını açıyor. Bu çözümü önümüzdeki dönemlerde daha iyiye götürmek için var gücümüzle çalışacağız. Bu adımı, geçtiğimiz haftalarda açıkladığımız yapay zekâ insiyatifimizin ve Türkiye’yi yenilikçi ödeme teknolojileri için küresel bir merkez hâline getirme hedefimizin somut bir yansıması olarak görüyoruz.” “Yapay zekâ asistanlı ticaret” dönemi" Dünyada yeni başlayan “yapay zekâ asistanlı ticaret” (agentic commerce) dönemi, Garanti BBVA ile Türkiye’deki kullanıcıların hizmetine sunuluyor. Mastercard’ın yapay zekâ alanındaki on yılı aşkın küresel deneyiminden ve teknolojik altyapısından güç alan bu sistem; sadece komutları uygulamakla kalmıyor, otonom olarak akıl yürütüyor, planlıyor ve harekete geçiyor. Tüketiciler, yapay zekâ asistanları aracılığıyla satın alma süreçlerini basit bir “tara, karşılaştır ve satın al” deneyimine dönüştürürken; Garanti BBVA Mobil ve BonusFlaş üzerinden sunulacak bu yeniliği, Mastercard’ın sağladığı teknolojinin getirdiği kolaylığı en üst düzeyde güvenlik standartlarıyla deneyimliyor.

Havalimanlarında Kullanılan İlk Üretken Yapay Zeka Tabanlı Dijital Asistan Savvy 1. Yaşını Kutladı Haber

Havalimanlarında Kullanılan İlk Üretken Yapay Zeka Tabanlı Dijital Asistan Savvy 1. Yaşını Kutladı

Türkiye’nin yolcu sayısında en büyük 2’nci, Avrupa’nın ise en yoğun 9’uncu havalimanı olan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, dijitalleşme alanında attığı sağlam adımlarla sürdürülebilir büyüme ve yolcu memnuniyetinde başarısını ortaya koyuyor. Avrupa Havalimanları Konseyi verilerine göre geçen yıla kıyasla yüzde 28,1’lik yolcu büyümesiyle Ekim ayında Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olan ISG, 2026’da 47 milyon yolcuyu ağırlamayı hedefliyor. Art arda yolcu ve uçuş rekorları kıran İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın bu başarısının ardında 2025 yılı hedeflerinin ilk sırasında yer alan dijitalleşme atılımları yer aldı. Kasım 2024’te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) “Gökyüzünde Yapay Zeka” etkinliğinde ilk kez tanıtılan SAVVy, havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan olarak zaman içinde gelişti ve ISG operasyonlarında çağrı merkezi yükünün önemli bölümünü üstlendi. “SAVVy gerçek bir ekip üyesi haline geldi” SAVVy’nin 1. yaş günü etkinliği için bir araya gelen ISG yönetimi ile çalışanlar, yapay zeka asistanının özellikle CRM faaliyetlerine yönelik faydasını Müşteri Deneyimi Şefi Özen Çakır Özel’den dinledi. SAVVy’nin yalnızca bir dijital asistan değil; Sabiha Gökçen Havalimanı’nın iletişim biçimini, hizmet anlayışını ve süreçlerini dönüştüren gerçek bir ekip üyesi haline geldiğini belirten Özel, “Üretken yapay zekayı hayata geçirirken en çok önemsediğimiz noktalardan biri, yolcularımıza ‘bir robotla konuşuyorum’ hissi vermeden, karşılarında sohbet eden, anlayan ve doğal bir dille yanıt veren bir yardımcı sunmaktı. İnsanların bir konuda destek alırken aslında birebir bir asistanla konuşmak istediğini biliyoruz. SAVVy, tam da bu ihtiyacı sıcak ve insana yakın bir yüzle karşılayarak yolcularımızın teknolojiyi sevmesini ve tekrar tekrar kullanmayı tercih etmesini sağladı.” dedi. “Havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan” Törende konuşan IT Direktörü İsmihan Baysal Anderson ise “7/24 yaşayan ve yolcu yoğunluğu ile öne çıkan havalimanımızda, havacılık sektöründeki global eğilimlerle uyumlu olarak yolcu deneyimini daha akıllı, hızlı ve temassız hale getirmeye odaklanıyoruz. Yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte biz de bu alandaki gelişmeleri merkezimize aldık. Dijitalleşme vizyonumuz kapsamında yolcu memnuniyetini artırmak, daha hızlı, doğru bir kişisel deneyim sunmak hedefiyle hayat bulan SAVVy, havacılık sektörünün özgün projelerinden biri olarak Doğal Dil İşleme (NLP) teknolojisiyle tasarlandı. SAVVy, misafirlerimizin soru ve taleplerine sohbet ortamında Türkçe ve İngilizcenin yanı sıra Almanca ve Fransızca olarak da gerçek bir kişiyle konuşuyormuş gibi anlık yanıt ve çözümler üretebiliyor. SAVVy, müşteri deneyimi noktasında havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan olarak kısa sürede beklenenin üzerinde bir etki yarattı. Yapay zekayı bugün pek çok şirket iş çözümlerine entegre etmek için çalışıyor ancak başarı oranının yüzde 4’lerde olduğunu öğrendik. SAVVy ile bu yüzde 4’lük başarı diliminin içerisinde yer almanın gurunu yaşıyoruz.” dedi. Yolcu sayısında yüzde 19 artış – Çağrı yükünde dijital denge İsmihan Baysal Anderson, binlerce insanın aynı anda bulunduğu havalimanında yapay zekanın operasyonları destekleyici gücünü yansıtması için SAVVy’nin 6 aylık performans verilerini de paylaştı: “SAVVy’i aktif olarak sistemlerimize entegre ettiğimiz 2024 yılının 1 Nisan – 31 Ekim döneminde Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 25 milyon yolcu ağırlanırken, 2025’in aynı döneminde bu sayı yaklaşık 29,7 milyona ulaştı. Yüzde 19’luk bu artış, operasyonel yoğunluk açısından önemli bir büyümeye işaret etti. Aynı dönemde çağrı merkezimiz 2024 yılında 48 bin 381, 2025 yılında 68 bin 690 çağrı karşıladı. Nisan ayından itibaren çağrıları karşılamaya başlayan SAVVy, yolculardan gelen 53 bin 736 mesajı dijital kanalda yanıtlayarak büyük bir yükü üstlendi. Toplamda 122 bin 426 yolcu etkileşiminin yaşandığı 2025 döneminde, bu temasların yüzde 56’sı çağrı merkezi, yüzde 44’ü SAVVy üzerinden gerçekleşti. Bu süreçte ekip sayımızı büyütmeden; yalnızca aynı kadroyla ve yanımıza +1 ekip arkadaşı olarak SAVVy’yi alarak bu yoğunluğu başarıyla yönettik. Bu da teknolojinin doğru kullanıldığında nasıl bir fark yaratabileceğini en net şekilde ortaya koyuyor.” dedi. Yolcu etkileşimlerinin neredeyse yarısının artık dijital ortamda yönetildiğini belirten Anderson, “Bu etki, hem bekleme sürelerini kısaltarak yolcu memnuniyetine katkıda bulundu hem de çağrı merkezi kaynaklarının daha verimli kullanılmasına olanak tanıdı. Dijital etkileşim oranının büyüklüğü yolcuların hızlı, kolay ve dijital çözümleri benimsediğini açıkça gösteriyor.” değerlendirmesini yaptı. Havalimanında tebessüm ettiren etkinlik SAVVy’nin doğum günü kutlamaları kapsamında performans sanatçısı Serdar Atsak, kendi icadı olan tekerlekli müzik aletiyle mini bir konser verdi. Şarkı söyleyerek terminali dolaşan Atsak’a SAVVy maskotu eşlik etti. Dikkat çeken etkinliğe yolcular da şarkı söyleyerek ve dans ederek katıldı. Misafirlere SAVVy konsepti ile hazırlanan doğa dostu bez çanta ve seyahat yastığı hediye edildi. SAVVy, danslarıyla ve sempatik tavırlarıyla özellikle çocukların ilgisini çekti. Yapay Zeka ile daha akıllı bir havalimanı deneyimi SAVVy, yolcuların uçuş, yönlendirme, ulaşım, hizmet noktaları ve sık sorulan sorularla ilgili taleplerine anlık yanıtlar veriyor. Geliştirilen altyapı sayesinde sistem, her geçen gün daha fazla konu başlığında daha doğru ve kişisel çözümler sunuyor. Bugün 54 ülkede 39 iç hat, 113 dış hat olmak üzere toplam 152 destinasyonu bağlayan Sabiha Gökçen Havalimanı, önümüzdeki dönemde SAVVy’nin yeteneklerini genişleterek, yolcu deneyiminin her aşamasında yapay zeka destekli dijital çözümleri entegre etmeyi hedefliyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.