Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Gösterge

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Gösterge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Gösterge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Hyundai TUCSON Segmentindeki İddiasını Artırıyor Haber

Yeni Hyundai TUCSON Segmentindeki İddiasını Artırıyor

Hyundai Motor, gelişmiş elektrik destekli güç aktarma sistemlerini yeni nesil Pleos Connect bilgi-eğlence sistemiyle bir araya getiren yeni TUCSON modelini tanıttı. C-SUV segmentindeki yeni model, iddialı tasarımı, artırılmış konforu ve çok yönlü kullanım özellikleriyle öne çıkıyor. Hyundai Motor’un “Art of Steel” tasarım felsefesi doğrultusunda geliştirilen yeni TUCSON, kaslı dış görünümünü işlevsel ve düzenli bir iç mekânla tamamlıyor. Günlük sürüşü kolaylaştıran bu yaklaşım, farklı yaşam tarzlarına ve hayatın değişen ihtiyaçlarına uyum sağlıyor. Büyüyen boyutları, geniş ve esnek kabini ve Hyundai’nin gelişmiş elektrik destekli güç aktarma sistemleriyle yeni TUCSON; günlük ulaşım ve aile kullanımından uzun yolculuklara ve tatil aktivitelerine kadar geniş bir yelpazedeki müşteri beklentilerini karşılamak üzere geliştirildi. İlk neslinin tanıtıldığı 2004 yılından bu yana Avrupa’da 2 milyon adedin üzerinde satışa ulaşan TUCSON, Hyundai’nin bölgedeki en başarılı modellerinden biri hâline geldi. Model, 2025 yılında Avrupa’da bireysel müşterilere yapılan satışlarda C-SUV segmentinin lideri oldu*. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, yeni modelle ilgili şunları söyledi: “İkonik bir modeli yenilemek hiçbir zaman kolay değildir. Risksiz bir yol seçip başarılı bir modeli yalnızca bir adım ileri taşıyabilirdik. Ancak Hyundai’nin yaklaşımı bu değil. Tasarım ve konfordan teknoloji ve verimliliğe kadar müşterilerimiz için önem taşıyan her alanda TUCSON’u ileriye taşımak için kendimize meydan okuduk. Ortaya çıkan sonuç, yalnızca yeni nesil bir TUCSON değil; bugüne kadar ürettiğimiz en iyi TUCSON.” “Art of Steel”, yeni TUCSON’un iddialı görünümünü nasıl şekillendiriyor? Yeni TUCSON, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım diliyle “En İddialı SUV” konseptini somutlaştırırken yapısal sağlamlığı yolda güçlü bir duruşla birleştiriyor. Kaslı dış gövdesi ve özenle tasarlanmış iç mekâna kadar her detay, işlev odaklı mühendisliği ve estetik vizyonu yansıtıyor. Dış tasarımın merkezinde, çeliğin doğal gerilimini ve gücünü ortaya koyan belirgin, kaslı çamurluklar yer alıyor. Bu görünüm, sade kapı yüzeyleri ve keskin gövde çizgileriyle dengelenerek yeni TUCSON’un iddialı SUV kimliğini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, 4.560 mm uzunluğa, 1.900 mm genişliğe ve 1.670 mm yüksekliğe sahip. Önceki nesline göre 35 mm daha uzun, 35 mm daha geniş ve 20 mm daha yüksek olan model, yolda daha güçlü bir duruş sergilerken iç mekânda da daha fazla alan sunuyor. Yaya koruma gerekliliklerini desteklemek amacıyla ön çıkıntı 20 mm artırılırken kapıların açılma açısı, araca iniş ve binişi kolaylaştırmak için 73 dereceden 83 dereceye çıkarıldı. Avrupa için sunulan yeni dış renkler arasında Moonlake Blue Metallic, Moonlake Blue Matte, Rich Walnut Metallic, Rich Walnut Matte ve Ignite Red yer alıyor. Yeni TUCSON’un daha dinamik tasarıma sahip bir başka versiyonu ise 12 Ekim 2026 tarihinde Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak. Yeni TUCSON’un yeni aydınlatma imzasını hangi özellikler oluşturuyor? Ön bölümde H-Edge aydınlatma, merkezdeki dolaylı aydınlatmayı kenar aydınlatmasıyla birleştirerek aracın yatay oranlarını vurguluyor ve daha geniş, dengeli bir görünüm oluşturuyor. Ön tasarıma entegre edilen bu aydınlatma, hem gündüz hem de gece ayırt edici bir ışık imzası sunuyor. Arka aydınlatmalar ise aracın hacmini ve hatlarını daha belirgin hâle getiriyor. Üç boyutlu iç yapıları, özgün bir aydınlatma imzası oluştururken arka tasarımın net ve teknolojik karakterini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, donanım seviyesine bağlı olarak Mikro Piksel Aydınlatma (MPL) sistemiyle de sunuluyor. 25.600 bağımsız LED piksel kullanan sistem, hassas biçimde kontrol edilebilen ışık dağılımının yanı sıra karşılama ve uğurlama animasyonlarına da olanak tanıyor. LED arka lambalar, Avrupa’da tüm versiyonlarda standart olarak sunulurken diğer pazarlardaki kullanılabilirlik bölgesel donanım özelliklerine göre değişiyor. Yeni TUCSON, iç kabin konforunu ve çok yönlü kullanımı nasıl yeniden tanımlıyor? Yeni TUCSON’un iç tasarımı, mobilyalardan ilham alan konforu ve sezgisel kontrolleriyle estetik ve özenli detayları ön plana çıkaran bir yaşam alanı oluşturuyor. Yumuşak dolgulu yüzeylerden ergonomik olarak konumlandırılmış ekranlara kadar her unsur, stresi azaltmaya, rahatlamaya ve daha sakin bir kabin ortamı yaratmaya katkı sağlıyor. İşlev odaklı kabin tasarımı, SUV modellerindeki minimalizm anlayışını yeniden yorumluyor. İki katmanlı ön konsol, biçim ve işlevi birbirinden ayırıyor. Yatay üst katman görsel ferahlık ve sadelik sunarken alt bölümdeki derin, açık saklama alanı pratik kullanım sağlıyor. Gösterge panelinin üst kısmında, kapılarda ve orta konsol kol dayanağında kullanılan yumuşak ve dolgun yüzeyler, ev konforunu otomobil ortamına taşıyarak kaliteli ve rahatlatıcı bir iç mekân oluşturuyor. Sürücünün dikkatinin dağılmasını en aza indirmek amacıyla sık kullanılan bilgiler ve kontroller, sürücünün doğal görüş alanına yerleştiriliyor. İnce tasarımlı 9,9 inç dijital gösterge ekranı direksiyonun üzerinde konumlanırken isteğe bağlı olarak sunulan Head-Up Display, temel sürüş bilgilerini doğrudan ön cama yansıtıyor. Böylece sürücü, gözünü yoldan ayırmadan gerekli bilgilere ulaşabiliyor. Elektrikli ayarlanabilir direksiyon ise ideal sürüş pozisyonunun kolayca belirlenmesini sağlayarak konforu ve ergonomiyi artırıyor. Merkezi bilgi-eğlence ekranının altındaki fiziksel düğmeler, temel işlevlere doğrudan erişim sağlıyor. Uzatılmış orta konsol kol dayanağı, merkezi ekran kullanılırken ilave destek sunacak şekilde tasarlandı. Konsolda, küçük kişisel eşyalar için gizli saklama alanlarının yanı sıra iki adet 15 W kablosuz şarj ünitesi bulunuyor. Kabin genelinde yer alan dört adet 100 W USB-C bağlantı noktası ise dizüstü bilgisayarların, tabletlerin ve diğer uyumlu cihazların hızlı şarj edilmesini sağlayarak sınıfının en gelişmiş cihaz şarj olanaklarından birini sunuyor. Direksiyon koluna entegre vites kolu, orta konsolda ek alan yaratıyor. Aydınlatmalı vites göstergesi ve tek düğmeyle park konumuna geçiş, kullanımı kolaylaştırırken “Gözler Yolda, Eller Direksiyonda” tasarım yaklaşımını güçlendiriyor. Yeni TUCSON; önde 1.038 mm baş mesafesi, arkada 1.002 mm diz mesafesi ve önde 1.470 mm omuz mesafesiyle yolcularına geniş bir yaşam alanı sunuyor. Donanım seviyesine bağlı olarak sunulan konfor özellikleri arasında, yedi hücreli pnömatik sistemiyle bel ve yan desteklerin yanı sıra masaj işlevleri sağlayan Ergo Motion sürücü koltuğu da yer alıyor. Sürücü ve ön yolcu için sunulan Relaxation Comfort koltukları ise tek dokunuşla geriye yatırılabilme özelliği sayesinde molalarda ek konfor sağlıyor. Multi-Air Mode sistemi, iklimlendirilmiş havayı ana havalandırma çıkışları, çoklu hava kanalları ve zemin seviyesindeki çıkışlar üzerinden aktif biçimde yöneterek doğrudan hava akımının yarattığı rahatsızlığı ortadan kaldırıyor. Üç bölgeli iklimlendirme sistemi de kabinin farklı bölümlerindeki sıcaklığın ayrı ayrı ayarlanmasına olanak tanıyor. İsteğe bağlı sunulan 13,5 V metal kaplamalı ısıtmalı ön cam, zorlu kış koşullarında 15 dakika içinde camın tamamındaki buzlanmayı giderebiliyor. Yaz aylarında ise güneş enerjisinin yüzde 60’ını geri çevirerek kabinin 2 derece daha serin kalmasını sağlıyor; böylece klimanın yükünü ve yakıt tüketimini azaltıyor. Metal, dielektrik ve seramik malzemelerden oluşan 20’den fazla katmanı bir araya getiren bu şeffaf iletken kaplama teknolojisi, görünür ısıtma tellerine ihtiyaç duymadan işlevini yerine getirerek kabinin sade görünümünü koruyor. Kabin genelindeki pratik detaylar da günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Her iki ön kapı paneline entegre edilen gizli şemsiye bölmeleri ve arka kapı kaplamalarında yer alan özel bardak tutucular, ek kullanım kolaylığı sunuyor. İkinci sırada bulunan AddGear bağlantı noktası, Hyundai’nin açık AddGear ekosistemini destekliyor. Böylece akıllı telefon tutucuları, tablet aparatları, koku difüzörleri ve farklı yaşam tarzlarına yönelik diğer aksesuarlar iç mekâna kolayca entegre edilerek daha kişiselleştirilmiş bir kabin ortamı oluşturulabiliyor. Avrupa’da sunulan iç mekân renk kombinasyonları arasında Black, Dark Blue Gray/Dove Gray ve Misty Plum bulunuyor. Döşeme seçenekleri ise kumaş, kumaş/deri ve deriden oluşuyor. TUCSON’un üstün teknolojisi, bağlantılı ve güven veren sürüşü nasıl destekliyor? Yeni TUCSON, günlük yolculukları daha kolay ve sezgisel hâle getirmek üzere geliştirilen kapsamlı bağlantı, bilgi-eğlence ve sürücü destek teknolojileri sunuyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı Pleos Connect, 12,9 ve 17 inç boyutlarında sunulan merkezi bilgi-eğlence ekranını ince tasarımlı 9,9 inç sürücü ekranıyla bir araya getiriyor. Yapay zekâ destekli Gleo AI sesli tanıma sistemi, internet üzerinden güncel verilere erişebiliyor. Böylece sürücüler, ekrandaki farklı menüler arasında gezinmek zorunda kalmadan işlevlere ve bilgilere ulaşabiliyor. Android Automotive OS platformu, uyumlu uygulamalara ve bağlantılı hizmetlere entegre erişim de sağlıyor. Kablosuz yazılım güncellemeleri (OTA), belirli araç sistemlerinin ve bilgi-eğlence işlevlerinin uzaktan güncellenmesine olanak tanıyor. Yeni TUCSON, araç içi ses deneyimini geliştirmek için 12 hoparlörlü Bang & Olufsen premium ses sistemiyle de sunuluyor. Smart Mood Lamp ile etkileşimli ambiyans aydınlatması, kabin deneyimini zenginleştiriyor. Kullanım kolaylığı sağlayan özellikler arasında, uyumlu akıllı telefonlar ve akıllı saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı mümkün kılan Hyundai Dijital Anahtar 2 de bulunuyor. Hafızalı Geri Manevra Asistanı (MRA), 30 km/saate kadar hızlarda yapılan ileri manevraların 50 metreye kadar olan bölümünü kaydedebiliyor. Ardından kaydedilen güzergâhta geri gidilirken direksiyon kontrolünü üstlenerek sürücüye destek sağlıyor. Dört tekerlekten çekişli modellerde sunulan Zemin Görüntüleme Sistemi (GVM), aracın yakın çevresini ve altındaki alanı daha ayrıntılı göstererek zorlu koşullardaki manevraları kolaylaştırıyor. Uzaktan Akıllı Park Asistanı (RSPA), aracın park alanlarına uzaktan yönlendirilerek girip çıkmasına yardımcı olurken Park Çarpışma Önleme Asistanı, düşük hızdaki park manevralarında çarpışma riskini azaltmaya katkı sağlıyor. İsteğe bağlı sunulan dijital iç dikiz aynası ise arka camın yolcular veya bagajlar nedeniyle kapanması durumunda bile net ve engelsiz bir arka görüş sunuyor. Güç aktarma sistemine bağlı olarak değişen çekme kapasitesi, hibrit versiyonda sınıfının lideri olan 1.910 kg’a kadar ulaşıyor. Plug-in hibrit versiyon ise yüzde 12 eğimde 1.810 kg’a kadar çekme kapasitesi sunuyor. Römorkla Geri Manevra Asistanı (TRA), römorkla geri giderken direksiyon kontrolüne destek sağlayarak düşük hızdaki manevraları kolaylaştırıyor. TUCSON’un gelişmiş hibrit sistemi, performans, verimlilik ve konforu nasıl dengeliyor? Yeni TUCSON’un elektrik destekli güç aktarma seçeneklerinin merkezinde, Hyundai’nin gelişmiş hibrit sistemi yer alıyor. Sistem, atak performansı verimli, konforlu ve rafine bir günlük sürüş deneyimiyle bir araya getirmek üzere geliştirildi. HEV Stay Mode, içten yanmalı motor kapalıyken iklimlendirme, ses sistemi ve cihaz şarjı gibi belirli araç işlevlerinin kullanılmaya devam etmesini sağlıyor. Böylece duraklamalarda veya molalarda daha sessiz ve konforlu bir kabin ortamı sunuluyor. Motor seçenekleri arasında, altı ileri manuel şanzımanla veya 48 V hafif hibrit sistem ve yedi ileri çift kavramalı şanzımanla (7-DCT) sunulan 150 PS gücündeki 1,6 T-GDI benzinli motorun yanı sıra hibrit ve plug-in hibrit versiyonlar bulunuyor. Hibrit versiyon, 245 PS güç ve 380 Nm tork sunuyor. Plug-in hibrit TUCSON PHEV ise 1,6 litrelik turbo benzinli motoru plug-in hibrit sistemle birleştirerek 292 PS’ye kadar güç ve 380 Nm tork üretiyor. 17,1 kWh kapasiteli batarya, 17 inç jantlarla tahmini olarak 81 km’ye kadar tamamen elektrikli sürüş menzili sağlıyor. Bu değer, nihai homologasyon onayına tabi bulunuyor. 7,2 kW araç içi şarj ünitesi ise evde veya halka açık şarj noktalarında kolay AC şarj imkânı sunuyor. Modelde kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek sistemleri de sunuluyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 ve Otoyol Sürüş Asistanı 2; Akıllı Hız Limiti Asistanı (ISLA) ve Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici gibi teknolojilerle birlikte çalışıyor. ISLA, algılanan hız sınırlarına uyulması konusunda sürücüye destek verirken Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici, navigasyon verilerini kullanarak aracın hızını belirli yol koşullarına göre ayarlıyor. TUCSON, yolcu güvenliğini nasıl destekliyor? Yeni TUCSON, güçlendirilmiş gövde yapısını Hyundai SmartSense güvenlik ve sürücü destek teknolojileriyle birleştirerek günlük kullanımda yolcu korumasını ve sürücünün güven duygusunu artırıyor. Yeni TUCSON; sürücü ve ön yolcu hava yastıkları, ön yan hava yastıkları, orta yan hava yastığı ve kabin boyunca uzanan perde hava yastıkları dâhil olmak üzere toplam yedi hava yastığıyla donatılıyor. Gövde yapısında kullanılan sıcak şekillendirilmiş yüksek dayanımlı çelik ve güçlendirilmiş orta sütunlar, çarpışma sırasında oluşan kuvvetlerin yönetilmesine yardımcı oluyor. Kabin İçi İzleme Ünitesi (ICMU), kamera tabanlı teknolojiyle sürücünün dikkatini ve yolcuların durumunu takip ediyor. Sistem, sürücünün bakış yönünü ve uykululuk belirtilerini algılayarak uygun uyarılar verebiliyor. Çocuk Varlığı Algılama (CPD) ve Arka Yolcu Uyarısı (ROA) sistemleri ise araçta bir yolcunun unutulmuş olabileceği durumlarda sürücüyü uyararak ek güvenlik desteği sağlıyor. Yeni TUCSON; tasarımı, elektrik destekli güç aktarma sistemleri, bağlantı teknolojileri, kullanışlı iç mekânı ve kapsamlı güvenlik donanımlarıyla, modelin Hyundai’nin Avrupa SUV ürün gamındaki temel konumunu oluşturan güçlü özelliklerini daha da ileri taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Volkswagen Ticari Araç, IAA Transportation 2026’da Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ı sergiliyor Haber

Volkswagen Ticari Araç, IAA Transportation 2026’da Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ı sergiliyor

Seri üretimine markanın Poznań fabrikasında başlanan Yeni Caddy; 12,9 inçlik bağımsız bilgi-eğlence ekranı, standart dijital gösterge paneli ve dış tasarımında yapılan yeniliklerle öne çıkıyor. Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık ve lojistik sektörünün en prestijli uluslararası organizasyonlarından biri olan IAA Transportation 2026’da güncel ürün gamını sergiliyor. 15-20 Eylül tarihleri arasında Hannover’de düzenlenen fuarda markanın öne çıkan modelleri Yeni Caddy ve Yeni Multivan oldu. Ticari kullanımdan aile yaşamına, şehir içi mobiliteden uzun yolculuklara kadar geniş bir kullanım yelpazesine hitap eden Yeni Caddy ve Yeni Multivan, yenilenen dış tasarımlarını daha dijital, konforlu ve fonksiyonel iç mekanlarla bir araya getiriyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatılan modeller, Volkswagen Ticari Araç’ın farklı kullanıcı profillerinin ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı ve yenilikçi mobilite çözümleri sunma yaklaşımını da yansıtıyor. Volkswagen Ticari Araç Genel Müdürü Tolga Senyücel, markanın IAA Transportation 2026 katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Volkswagen Ticari Araç olarak modellerimizi yalnızca bir ulaşım aracı olarak değil, müşterilerimizin iş ve özel yaşamlarına uyum sağlayan çok yönlü mobilite çözümleri olarak konumlandırıyoruz. IAA Transportation, sektörün dönüşümüne yön veren ve geleceğin mobilite ihtiyaçlarının şekillendirildiği en önemli uluslararası platformlardan biri. Fuarda sergilenen Yeni Caddy ve Yeni Multivan da yenilenen tasarımları, gelişmiş dijital özellikleri ve kullanıcı odaklı teknolojileriyle bu yaklaşımımızı yansıtıyor. Her iki modeli de yılın son çeyreğinde müşterilerimizle buluşturmayı planlıyoruz.” Yeni Caddy: İş ve günlük yaşam için daha dijital çözümler Volkswagen Ticari Araç’ın hem işletmelerin hem de ailelerin ve bireysel kullanıcıların tercih ettiği modelleri arasında yer alan Yeni Caddy, yenilenen tasarımı ve gelişmiş teknolojileriyle IAA Transportation 2026’nın öne çıkan modellerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yeni neslinin seri üretimine başlanan Volkswagen Ticari Araç’ın Poznań fabrikasında, 2003 yılından bu yana yaklaşık 2,9 milyon Caddy üretildi. Yenilenen ön tampon tasarımı, farklılaşan jant seçenekleri ve ürün gamına eklenen yeni gövde renkleri, Caddy’ye daha modern ve dinamik bir görünüm kazandırıyor. Ön tamponun sağ ve sol bölümlerine entegre edilen radar sensörleri ise modelde sunulan gelişmiş sürüş destek sistemlerinin teknik altyapısını oluşturuyor. Yeni Caddy’deki en kapsamlı yeniliklerden biri iç mekânda gerçekleştirildi. Yenilenen ön konsolun merkezinde konumlanan 12,9 inçlik bağımsız bilgi-eğlence ekranı ve MagSafe özellikli kablosuz hızlı şarj sistemi, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Kişiselleştirilebilen dokunmatik kontroller sık kullanılan fonksiyonlara daha hızlı erişim sağlarken, yenilenen dijital gösterge paneli tüm donanım seviyelerinde standart olarak sunuluyor. Donanım seviyesine göre farklılaşan dekoratif yüzeyler iç mekânın modern ve teknolojik atmosferini güçlendirirken, B sütunlarına entegre edilen tutamaklar araca giriş ve çıkışı daha konforlu hale getiriyor. Yeni Multivan: Güçlenen tasarım, daha konforlu yaşam alanı IAA Transportation 2026’da sergilenen bir diğer yeni model ise yenilenen tasarımını daha konforlu, dijital ve fonksiyonel bir iç mekânla bir araya getiren Yeni Multivan oldu. Modelin ön ve arka aydınlatma grupları ile ön tamponu yeniden tasarlandı. Sağ ve sol farları birbirine bağlayan ışık şeridi, Yeni Multivan’a daha güçlü ve modern bir ön görünüm kazandırırken, yeni jant tasarımları ve ürün gamına eklenen yeni gövde renkleri de dış tasarımdaki yenilikleri tamamlıyor. İç mekânda ise dijital gösterge paneli ve 12,9 inçlik bilgi-eğlence sistemiyle birlikte vites seçici, bardaklık ve kablosuz şarj ünitesi yeniden tasarlandı. Ön konsolda kullanılan parlak ve yumuşak dokulu yüzeyler, aracın kalite algısını ve premium atmosferini daha da güçlendiriyor. Ön yolcu koltuğuna eklenen ISOFIX bağlantısı, çocuk koltuğunun aracın ön bölümünde de güvenli şekilde kullanılmasına olanak tanırken, Multivan’ın aile kullanımına yönelik işlevselliğini de artırıyor. Karşılıklı veya sıra koltuk düzenine uyum sağlayan esnek iç mekân yapısıyla Yeni Multivan; aile yolculuklarından VIP taşımacılığa, günlük kullanımdan iş amaçlı seyahatlere kadar farklı kullanım senaryolarına yanıt vermeyi sürdürüyor. Yeni Caddy ve Yeni Multivan Son Çeyrekte Türkiye’de IAA Transportation 2026’da öne çıkan Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ın 2026 yılının son çeyreği içerisinde Türkiye’de satışa sunulması planlanıyor. Her iki model de yenilenen tasarımlarının yanı sıra daha da fonksiyonelleşen sürüş destek sistemi seçenekleriyle Volkswagen Ticari Araç’ın Türkiye’deki ürün gamını güçlendirecek. Volkswagen Ticari Araç Pazarlama Müdürü Ömer Madazlıoğlu ise “Yeni Caddy ve Yeni Multivan modelleri; işlevsellik, dijitalleşme ve konfor özelliklerinin yanı sıra farklı kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan yapılarıyla Volkswagen Ticari Araç ‘her ihtiyaca uygun çözüm’ yaklaşımını 2027 yılında da sürdürmeye devam edecek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kia’nın Kompakt Elektrikli SUV Modeli EV2 Türkiye’de! Haber

Kia’nın Kompakt Elektrikli SUV Modeli EV2 Türkiye’de!

Avrupa’da üretilen yeni elektrikli B-SUV modeli EV2; kompakt boyutları, akıllı teknolojileri ve cesur tasarımıyla elektrikli mobiliteyi daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyor. Kia’nın B-SUV segmentindeki tamamen elektrikli yeni modeli EV2, Türkiye’de satışa sunuldu. Ödüllü EV ailesinin tasarım, teknoloji ve verimlilik mirasını daha ulaşılabilir bir noktaya taşıyan EV2; EV3, EV6 ve EV9’un ardından markanın elektrikli araç pazarındaki konumunu daha da güçlendiriyor. Kia’nın "Herkes için Elektrikli Mobilite" vizyonunu yansıtan EV2; şehir yaşamına uygun kompakt boyutları, akıllı bağlantı teknolojileri, fonksiyonel iç mekanı ve yüksek verimliliğiyle elektrikli SUV deneyimini geniş kitlelere taşıyor. Yeni modeli değerlendiren Kia Avrupa Başkanı ve CEO’su Soohang Chang şunları söyledi: “Elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir kılma hedefimizin önemli bir parçası olan EV2, Slovakya’da üretilen en kompakt EV modelimiz. Araç; sunduğu menzil, teknoloji ve güvenlik özellikleriyle günlük ulaşım ihtiyaçlarına güçlü bir yanıt veriyor.” Kompakt Dış Ölçüler, Güçlü SUV Duruşu 4.060 mm uzunluğundaki Kia EV2, markanın “Zıtlıkların Birleşimi” tasarım felsefesini B-SUV segmentine taşıyor. Dikey gündüz farları, karakteristik "Star Map" aydınlatma imzası, belirgin hatları ve güçlü çamurlukları modele dinamik bir dış görünüm kazandırıyor. Cool donanım seviyesinde 16 inç, Elegance paketinde ise 18 inç jantlarla gelen araç, opak ve metalik renk seçeneklerine sahip. Kia Connect Türkiye'de: Akıllı Bağlantı Dönemi Başlıyor EV2’nin sade tasarımı ve sürücü ile yolcuları çevreleyen gösterge paneli ferah bir iç mekân sunarken, kullanılan çevre dostu malzemeler modern bir atmosfer yaratıyor. Modelde, Kia’nın en yeni üç ekranlı bilgi-eğlence sistemi yer alıyor: · 12,3 inç dijital gösterge paneli · 5,3 inç klima kontrol ekranı · 12,3 inç merkezi multimedya ekranı Kia'nın bağlantılı araç teknolojisi Kia Connect de EV2 ile birlikte Türkiye'de kullanıma sunuluyor. Kia uygulaması üzerinden çalışan sistem; kapıları uzaktan kilitleyip açma, sürüş öncesi kabin ısısını ayarlama, aydınlatma ve korna fonksiyonlarını yönetme ile şarj işlemlerini uzaktan kontrol etme imkânı tanıyor. Ayrıca araç konumu anlık olarak takip edilebiliyor; önemli noktalar, şarj istasyonları ve yolculuk rotaları doğrudan araç navigasyonuna gönderilebiliyor. Kia Connect bunların yanı sıra enerji tüketimi, lastik basıncı, kapı ve bagaj durumu gibi teknik bilgileri anlık olarak iletiyor. Vale modu, coğrafi sınır, hız uyarıları, hırsız alarmı, arka yolcu ve batarya izleme gibi gelişmiş bildirimler ise sürüş deneyimini daha bağlantılı, güvenli ve konforlu hale getiriyor. Yatırılabilir arka koltuklar sayesinde EV2, kompakt dış ölçülerine rağmen dikkat çekici bir iç mekân genişliği sunuyor. 885 mm arka diz mesafesi, 1.020 mm ön koltuklar baş mesafesi sağlıyor. Arka koltuklar yatırıldığında ise 1.201 litreye kadar bagaj hacmi elde ediliyor. Buna ek olarak, 15 litrelik ön bagaj, günlük kullanım için ekstra depolama alanı sağlıyor. Beş koltuklu oturma düzeniyle sunulan EV2, şehir hayatına ve aile kullanımlarına kusursuzca uyum sağlayan geniş iç hacmi ve fonksiyonel yapısıyla öne çıkıyor. 641 KM’ye Varan Menzil Sunan İki Batarya Seçeneği Kia EV2, iki farklı batarya seçeneğiyle sunuluyor: 42,2 kWh batarya ile 433 km’ye varan şehir içi sürüş menzili61,0 kWh batarya ile 641 km’ye varan şehir içi sürüş menzili* EV2, sunduğu menzil, enerji verimliliği ve kompakt yapısıyla B-SUV segmentinde sınıfının en iddialı elektrikli modellerinden biri olarak yer alıyor. EV2, Kia modellerinde 11 kW AC şarj desteği de sunuyor. Bu özellik, Avrupa ve Türkiye’de yaygın olarak kullanılan AC şarj altyapısına uyum sağlayarak ev ve kamusal şarj alanlarında daha hızlı ve esnek kullanım imkânı sunuyor. Üst segment Kia modellerinden aktarılan Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri (ADAS) ve bağlantı teknolojileriyle donatılan EV2, Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA) sayesinde şerit değiştirme sırasında olası çarpışma risklerini azaltmaya yardımcı olurken, gelişmiş teknolojileriyle daha güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi sunuyor. Yeni Kia EV2 1.599.000 TL lansman fiyatıyla Türkiye’de satışa sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli: Striker Tanıtıldı Haber

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli: Striker Tanıtıldı

2023 yılının sonunda OYAK ve Renault Group iş birliğiyle Türkiye’ye 400 milyon Euro yatırım yapılacağı ve bu yatırımla birlikte üçü SUV olmak üzere toplam dört modelin Türkiye’de üretileceği açıklanmıştı. Mart ayında açıklanan 2030 stratejik planında ise Dacia, C segmentindeki ürün yelpazesini Striker ile genişleteceğini duyurmuştu. Hem 400 milyon Euro’luk yatırımın son aşaması hem de 2030 stratejik planının önemli bir adımı olan Dacia’nın yeni modeli Striker, İtalya’nın Milano şehrinde ilk kez tanıtıldı. Bursa'daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilen ve Avrupa dahil birçok ülkeye Türkiye'den ihraç edilecek Dacia Striker, çok yönlü sürüş karakterinin yanı sıra Türkiye ekonomisine ve otomotiv sanayisine sağlayacağı katkıyla da dikkat çekiyor. Dacia’nın bu yeni modelinin hem perakende hem de ticari yeni müşterilere ulaşmak için önemli bir rol oynaması planlanıyor. Striker’ın Mild Hybrid-G 140 ve Hybrid 155 versiyonları %40’ın üzerinde yerlilik oranına sahip olacak, bu sayede ÖTV açısından da önemli bir avantaj sağlayacak. Dacia Striker, markanın genel hedefleri açısından da oldukça önemli bir model. Dacia DNA’sını taşıyan bir crossover olarak tasarlanan Striker, 2030 yılına kadar markanın toplam satışları içindeki C segmenti payını %33'e çıkarma hedefini destekleyecek. Dacia Striker; bir SUV'un yüksek sürüş pozisyonunu ve arazi özelliklerini, bir station wagon’un çok yönlülüğü ile rahatlığını ve bir sedanın verimliliği ile performansını birleştirerek otomotivin üç farklı dünyasının en iyi yönlerini C Segmenti bir Crossover otomobilde bir araya getiriyor. "Striker" ismi, "hedefi vurmak" anlamında kullanılan evrensel bir ifade. Dacia'nın hedeflerini ve yeni zorluklarla başa çıkma yeteneğini yansıtan bu isim, görsel olarak çarpıcı ve birçok yönden etkileyici özellikleriyle Dacia’nın bu yeni modelinin karakterini şekillendiriyor. Dacia, Striker modeliyle C segmenti müşterilerini crossover dünyasında yeni bir yorumu keşfetmeye davet ediyor. Farklı sınıfların kombinasyonundan daha fazlasını sunarak, farklı ihtiyaçlar için günümüz kullanıcılarının beklentilerine yanıt veriyor. Bir sedanın performansını, bir station wagon’un iç hacmini ve bir SUV modelin güçlü tasarımını bir araya getirerek, günümüzün gereksinimlerine daha kapsamlı bir yanıt veriyor. Dacia Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulmaya hazırlanıyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin TATOĞLU: Dacia Striker, üç yıl önce OYAK ve Renault Group ortaklığıyla açıkladığımız 400 milyon Euro’luk yatırımın son halkası olarak Türkiye’de üretiliyor. Bu yatırım kapsamında Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda dört yerli modelimizin üretimi için büyük bir adım attık. Renault Duster ile başlayan bu yolculuk, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal ile devam etti. Şimdi ise Dacia markamızın amiral gemisi olacak Striker modelimizi kullanıcılarımıza sunmak için hazırlanıyoruz. Dacia; ekonomik kullanım maliyetini, konforu ve sürüş keyfiyle bir araya getiren bir marka. Bir otomobilde gerçekten olması gereken özellikleri gelişen teknolojiyle sürekli güncelliyor ve akıllı çözümler sunan bir fiyat performans markası olarak müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap veriyor. Yenilenen Dacia ürün gamı, her bütçeye hitap eden modellerle erişilebilir mobilite sunuyor. Dacia Striker da hem Dacia’nın Türkiye’de üretilen ilk modeli olması hem de ürün gamında ilk kez bir crossover modele yer verilmesi açısından önem taşıyor. Bu yeni modelimiz, Dacia markamızla ulaşmayı amaçladığımız hedeflerimiz için mühim bir aşamayı teşkil ediyor. Striker ile yepyeni müşterilere ulaşarak Dacia’nın varlığını daha da güçlendirecek, pazar payını hak ettiği seviyeye ulaştıracağız. Böylece Dacia’yı hem Türkiye’de hem de dünyada bambaşka bir konuma taşıyacağız.” dedi. Renault Group Türkiye CEO’su Lionel JAILLET: Oyak Renault olarak, 2023 yılının sonunda açıkladığımız, 400 milyon Euro’luk yatırım ile dört yeni modelin üretime alınmasını kapsayan planımızla Türkiye için güçlü ve net bir dönüşüm yol haritası ortaya koyduk. Bu dönüşüm yolculuğunu Renault Duster ile başlattık, Yeni Renault Clio ile sürdürdük ve kısa süre önce Türkiye yollarına çıkan Renault Boreal ile önemli bir aşamaya taşıdık. Bugün ise bu planın dördüncü ve stratejik açıdan son derece önemli modelini duyurmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretimini Bursa’daki Oyak Renault Fabrikamızda gerçekleştireceğiz. Bu proje sayesinde Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi konumuna gelecektir. Bu aynı zamanda Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalata dayalı bir yapıdan yerel üretim gücüne sahip stratejik bir oyuncuya dönüştüren önemli bir adımdır. Dacia Striker ürün gamı; hibrit, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG motor seçeneklerini içerecek şekilde geniş bir yelpazede sunulacak. Dacia Striker Hybrid, performans ve verimliliği en üst seviyede bir araya getirerek yüksek verimli bir sürüş deneyimi sunmaktadır. Bu teknolojinin merkezinde ise Oyak Horse tarafından Bursa fabrikamızda üretilen ve dünya pazarlarına ihraç edilen HR18 hibrit motor yer almaktadır. Üretimin devreye alınmasıyla birlikte Oyak Renault’nun çoklu model üretim kabiliyeti, esneklik ve performans açısından yeni bir seviyeye ulaşacaktır. Bu gelişme, Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında belirlediği büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacaktır. OYAK ile sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da ileri taşımaya ve Türkiye otomotiv ekosistemine sürdürülebilir değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. YENİLİKÇİ BİR “HİBRİT” TASARIM KONSEPTİ Dacia Striker, performans ve aerodinamiğin bir arada düşünüldüğü bir yaklaşımla tasarlandı. Sedan ve station wagon modellerin zarif siluetinden ilham alan yatay çizgileri, SUV tasarımının karakteristik dikey hatlarıyla birleşiyor. Dacia Striker'ın dış tasarımı, ön ve arka far gruplarını birbirine bağlayan, gövde boyunca uzanan belirgin bir omuz çizgisiyle şekilleniyor. Bu çizgi, tasarımın ana karakterini oluşturuyor. Omuz çizgisinin üzerindeki konturlar, akışkan ve aerodinamik bir yapı meydana getiriyor. Eğimli ön cam, uzatılmış tavan çizgisi ve açılı arka cam; zarif ve dinamik bir profil oluşturmak üzere bütünleşiyor. Bu bölüm, sedan ve station wagon gövde tipinin zarafetinden ilham alan; sade, net ve verimli bir yaklaşımla temel ihtiyaçlara odaklanan, markanın modern karakterini yansıtıyor. Omuz çizgisinin altındaki konturlar ise daha keskin ve güçlü bir görünüm oluşturuyor. Yüzeyler daha dikey hale gelirken, yerden yükseklik artıyor ve güçlü gövde orantıları sayesinde güç ve denge algısı daha da vurgulanıyor. Bu bölüm, SUV tasarım ipuçlarından ilham alan markanın karakteristik güçlü ve arazi uyumlu yaklaşımını yansıtıyor. Entegre tavan barları tasarımın akışını ve tutarlılığını korurken, gövdeye işlevsel ve arazi uyumlu bir son dokunuş katıyor. Striker, Dacia'nın bir modelin dört köşesinde birden yeni "T" formlu LED ışık imzasını kullandığı ilk model olma özelliğini taşıyor. Modelin arka bölümünde de benzer bir yaklaşım görülüyor; ışık imzası geniş bir siyah şerit içine entegre edilmiş olup ön cephe ile güçlü bir görsel uyum oluşturuyor. Kabartmalı harflerden oluşan Dacia logosunu taşıyan şerit, bagaj kapağının alt kısmındaki dikey çizgileri öne çıkararak genel tasarımın güçlü karakterini vurguluyor. ZARAFET, DİNAMİZM VE ÇOK YÖNLÜLÜK BİR ARADA Striker'ın crossover tasarımı, zarif ve dinamik hatları geniş oranlarla birleştirerek, yüksek iç mekân konforu ve kendinden emin bir duruş ortaya koyuyor. Modelin genel karakterini 17 inç jantlar tamamlıyor. Ayrıca 18 ve 19 inç jantlar da opsiyonel olarak sunuluyor. Dacia Striker, C segment bir station wagon ile benzer şekilde 4,62 m uzunluğa sahip. Yerden yüksekliği pazardaki C-SUV’lar seviyesinde (4x4 için 20 cm ve 4x2 için 19 cm) olmakla beraber, C-SUV dünyasının 1,60 metrenin üzerindeki yüksekliğiyle kıyaslandığında az bir farkla 1,53 metrelik bir yükseklik sunuyor. Striker'ın zarif tasarımını, iki yeni renk olan Buz Yeşili ve Kozmik Mavi olmak üzere yedi farklı renk seçeneği tamamlıyor. AİLE İLE HAFTA SONU TATİL KAÇAMAKLARI VE UZUN YOLCULUKLAR İÇİN HAZIR Striker, Dacia'nın güçlü ve arazi uyumlu DNA'sını yansıtıyor ve kısa tatil kaçamaklarından aileyle yapılan uzun yolculuklara kadar her türlü kullanım için uygun bir altyapı sunuyor. Donanım düzeylerindeki farklılıklar, bireysel ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına göre uyarlanmış iki tamamlayıcı yaklaşımı yansıtıyor. Striker'ın Extreme donanım seviyesi, araçlarını ideal bir keşif ortağı olarak gören daha aktif kullanıcıları hedefliyor. Sağlam, pratik ve kullanımı kolay bu versiyon; her türlü eğlence ekipmanını ve donanımını kolayca taşımak üzere tasarlandı. Yerden yüksekliği sayesinde arazi sürüşü kolaylaşıyor. Bu özellik, versiyona bağlı olarak 4x4 şanzıman ve Hybrid 150 4x4 güç aktarma sistemi ile daha da artabiliyor. Dayanıklı ve geri dönüştürülmüş bir malzeme olan Starkle® ile üretilen dış koruma; yıkanabilir TEP microcloud döşeme ve %50 oranında geri dönüştürülmüş içeriğe sahip kauçuk paspaslar, modelin günlük kullanımını ve bakımını kolaylaştırıyor. Striker’ın Extreme donanım seviyesi, performanstan veya aerodinamikten ödün vermeden, açık hava etkinliklerine doğrudan ve işlevsel bir yaklaşım getirerek; sınırsız yükleme, taşıma ve kullanım için tasarlandı. Özellikle uzun yolculuklarda ve aile gezilerinde, rahat ve huzurlu bir yolculuk için ise Journey donanım seviyesi devreye giriyor. Kabin içi deneyimi ve konforu artırmak üzere elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon simidi, elektrikli bagaj, kumaş ve microcloud TEP karışımı döşeme gibi bir dizi özellik, bu versiyonda sürüş deneyimini geliştiriyor. Striker’ın Extreme donanım seviyesinde yine standart olarak sunulan yokuş iniş destek sistemi, örneğin, yol tutuşunun zayıf olduğu dik yokuşlarda araç kontrolünün kaybedilmesini önlemek için frenlere müdahale ediyor ve böylece sürücünün yola odaklanmasını sağlayarak daha fazla güvenlik sağlıyor. TEMEL GEREKSİNİMLERE ODAKLANAN HAVALI, YENİLİKÇİ, GENİŞ VE İŞLEVSEL BİR İÇ MEKÂN Striker'ın iç tasarımı, malzemeleri, teknolojisi ve donanımı; Dacia'nın yenilikçi pratik çözümlere, günlük kullanım kolaylığına ve uzun yolculuklarda konfora olan bağlılığının altını çiziyor. Ön konsol, ferahlık hissine ve yolcuları saran konfora katkıda bulunan farklı bir yatay düzen ile dış tasarım yaklaşımını iç mekâna taşıyor. Sürücüye en yakın bölüm, konfor ve yüksek kalite algısına odaklanıyor. Bu durum, özellikle tekstil yüzeylerde kullanılan malzemeler ve kapı eşiklerine kadar uzanan Starkle® dokunuşunda kendini göstererek, her yönden uyumlu bir etki yaratıyor. İlk kez bir Dacia modelinin iç tasarımında yer alan bu malzeme, markanın ekonomik ve ekolojik yaklaşımının bir parçasını meydana getiriyor. İkinci seviyede, daha işlevsel bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu seviye, en sık kullanılan fonksiyon kumandalarını bir araya getiriyor ve bunlara sürücünün dikkatini yoldan ayırmadan sezgisel olarak kullanılabilecek şekilde tasarlanmış tuşlar aracılığıyla erişilebiliyor. Bu düzenleme, günlük kullanımda basit, anlaşılır ve sezgisel bir kullanıma katkıda bulunuyor. Üçüncü seviyede ise, arayüze ve ekran özelliklerine erişim sağlıyor. Bu bölüm tüm versiyonlarda standart olan 10,1 inçlik merkezi dokunmatik ekranı, Media Display’i içeriyor. Media Display altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu Ses Sistemini de kapsıyor. Temel özelliklere odaklanmaya devam eden LightVisio dijital gösterge ekranı, Dacia'ya özgü yenilikçi akıllı çözüm yaklaşımını ortaya koyuyor. Tüm ürün gamında standart olarak sunulan bu 7 inçlik ekran, önemli bilgileri yüzen bir 3 boyutlu görüntü şeklinde yansıtan optik yansıma teknolojisini kullanıyor. Orta konsol, araç içi deneyiminin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Yüksek ve davetkar bir şekilde tasarlanan bu bölüm, orta kolçak altında bulunan 6,7 litrelik bölme ve versiyona bağlı olarak sürgülü çekmece de dahil olmak üzere, geniş ve modüler saklama çözümleriyle sürücünün etrafındaki alanı düzenliyor. Kabin içi deneyimini, YouClip bağlantı noktaları kullanılarak yeniden konumlandırılabilen çıkarılabilir bardak tutucular tamamlıyor. Striker’ın içerisinde 9 adede kadar YouClip bağlantı noktası bulunuyor. Bu YouClip bağlantıları, araç içi düzeni için önemli bir esneklik sağlıyor ve bu nedenle hem günlük kullanım hem de aile gezileri için uygun bir çözüm olarak öne çıkıyor. Striker, aile kullanımı için oldukça ideal olup, uzun yolculuklarda dahi beş yolcu ve beraberinde bagajlarını rahatça taşıyacak kadar geniş ve konforlu bir alana sahip. İç mekân, ferah ve geniş bir ortam sunarken, bu etki iç mekânın büyük bir bölümünü kaplayan geniş panoramik cam tavan sayesinde daha da güçleniyor. Extreme donanım seviyesinde standart, Journey donanım seviyesinde ise opsiyonel olan bu özellik; içeriye bolca ışık girmesini sağlayarak daha aydınlık bir kabin içi deneyim yaratıyor. Özenle tasarlanan koltuklar, yolcu konforunu daha da artırıyor. Ön koltuklardaki güçlü yanal destekler, virajlarda daha iyi oturma desteği sunarken; Journey donanım seviyesinde ise sürücü koltuğu elektrikli olarak ayarlanabiliyor. Hem Extreme hem de Journey donanım seviyelerinde, arka koltuktaki yolcular için katlanabilir bir orta kol dayama ve buna entegre bardak tutucu da yer alıyor. İlk kez bir Dacia modelinde sunulan Autohold sistemi ile sürüş konforu optimize edildi. Autohold sistemi, Expression donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunuluyor ve sürücünün herhangi bir müdahalesi olmadan otomobili sabit tutarak şehir içinde sürüş konforunu artırıyor. Striker, en güncel Avrupa güvenlik standardı olan GSR2'yi karşılıyor ve tüm donanım seviyelerinde standart olarak şu özellikleri sunuyor: Otomatik Acil Durum Freni (şehir içi ve şehir dışı trafiğinde araç, yaya, bisikletli ve motosikletli algılama özelliğiyle), Trafik İşareti Tanıma ve Hız Uyarısı, Arka Park Yardımı, Acil Durum Fren Sinyali, Şerit Değiştirme Uyarısı, Şerit Takip Asistanı, Gelişmiş Sürücü Dikkat İzleme Sistemi ve Acil Durum Çağrısı (e-Call). Striker ayrıca standart olarak Adaptif Hız Sabitleme ve Kontrol Sistemi’ni de içeriyor. İsteğe bağlı olarak sunulan ADAS paketinde ise Kör Nokta İzleme, Geri Gidişte Otomatik Acil Durum Freni, Yolcu Çıkış Uyarısı, Kavşaklarda Otomatik Acil Durum Freni, Arka Çapraz Trafik Uyarısı (RCTA) ve çoklu görüş kamerası bulunuyor. Dacia, sürücülerin hayatını kolaylaştırmak adına bu sistemleri “My Safety” adında akıllı bir işlevle birleştiriyor. Bu özellik, sürücünün otomobili çalıştırırken belirli ADAS işlevlerini kendi kişisel ayarlarına eklemesine olanak tanıyor. Böylece otomobil her çalıştırıldığında işlemin tekrarlanmasına gerek kalmıyor. GENİŞ VE KULLANIŞLI BİR BAGAJ Dacia mühendisleri Striker'ın bagajını büyük bir özenle tasarladı. Striker’ın bagajı 600 litreye varan bagaj hacmi ile yalnızca C segmentinin en iyilerinden biri olmakla kalmıyor, aynı zamanda günlük kullanım için ideal bir dizi pratik özellik de sunuyor. Yenilikçi eller serbest işlevi ile Akıllı Bagaj Açma özelliği, elektrikli bagajı otomatik olarak açıyor. Akıllı Bagaj Açma sistemi, Journey donanım seviyesi ile standart olarak sunuluyor, Extreme donanım seviyesinde ise opsiyonel olarak sunuluyor. Striker, Extreme ve Journey donanım seviyelerinde standart olarak sunulan yenilikçi üç parçalı bagaj zeminine sahip ilk Dacia modeli olarak konumlanıyor. Bu özellik, bagaj alanının ihtiyaca bağlı olarak bölünmesine olanak tanıyor; eşyaları yerinde tutmak ve kaymalarını önlemek için de kullanılabiliyor. Modüler Katlanma sistemi, bagajın her iki yanında bulunan iki tutamağı kullanarak arka koltuk sırtlıklarını (60/40 oranında) bagajdan katlama olanağı sağlıyor. EKONOMİK VE EKOLOJİK: DACIA STRIKER, OPTİMİZE EDİLEN TOPLAM SAHİP OLMA MALİYETİ Dacia mühendislerinin Striker’ı geliştirirken ana hedeflerinden biri hem SUV hem de station wagon sınıfındaki diğer C segmenti modellere kıyasla en iyi toplam sahip olma maliyetini (TCO) sunmaktı. Elektrikli güç aktarma sistemleri ve aerodinamik tasarımıyla Striker, optimize edilmiş bir toplam sahip olma maliyeti sunuyor. Bu avantaj, yükselen yakıt fiyatları göz önüne alındığında daha da önem kazanıyor. ÖZENLE TASARLANAN AERODİNAMİK Striker'ın verimliliği için çok kritik olan aerodinamiğe özellikle önem verildi. Mühendisler, alçak gövde, uzun tavan çizgisi, eğimli arka kısım gibi crossover tasarımının sunduğu olanaklardan en iyi şekilde yararlandılar. Ayrıca ön ve arka alt gövde bölgelerindeki kaplamalar, geniş bir arka spoyler ve hava yönlendiricileri gibi aerodinamik bozulmaları en aza indirecek detayları da özenle ele aldılar. Böylece Dacia Striker, 0,29'luk sürtünme katsayısıyla, crossover konseptini yansıtarak C segmentindeki station wagon ve SUV modellere kıyasla daha iyi bir seviyeye ulaştı. Güç aktarma sistemi ve donanım seviyesine bağlı olarak yaklaşık 1.400 kg ağırlığıyla Dacia Striker, C-SUV otomobillerden daha hafif ve ortalama bir C segment station wagon ile rahatlıkla karşılaştırılabilir durumda. ÇOK ENERJİLİ HİBRİT GÜÇ AKTARMA SİSTEMLERİNDEN OLUŞAN KAPSAMLI BİR ÜRÜN YELPAZESİ Dacia Striker, üç farklı ve gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemi seçeneğiyle kullanıcılara zengin bir çeşitlilik sunuyor. Striker Mild Hybrid-G 140: LPG ve hibrit teknolojilerinin ortak avantajları Dacia, LPG'li araçlarda Avrupa'nın tartışmasız pazar lideri ve "Mild Hybrid-G" ve "Eco-G" adı altında tüm içten yanmalı motora sahip modellerde çift yakıtlı benzin/LPG güç-aktarma sistemleri sunan tek üretici. Striker, çift yakıt teknolojisini 48V mild-hybrid sistem ve 6 vitesli otomatik şanzımanla birleştiren bir güç aktarma sistemiyle sunuyor. Mild-hybrid sistem, kalkış ve hızlanma anında benzin veya LPG ile çalışabilen 1,2 litre 3 silindirli turbo motoru destekleyerek daha fazla sürüş keyfi ve verimlilik sağlıyor. Rejeneratif fren özelliği, 0,8 kWsa kapasiteli bataryayı sürüş sırasında otomatik olarak şarj ediyor. Yakıt türleri arasında hızlı ve sorunsuz geçiş, ön konsolda entegre bir düğme üzerinden manuel veya otomatik olarak gerçekleştirilebiliyor. Striker Hybrid 155: Hibrit sistemin performansı ve verimliliği Bu güç aktarma sistemi, 109 hp gücünde 1,8 litrelik dört silindirli benzinli motor, iki elektromotor (49 hp bir motor ve yüksek voltajlı bir marş jeneratörü), 1,4 kWsa batarya (280 V) ve içten yanmalı motor için dört vitesli ve elektrikli sürüş için iki vitesli otomatik elektrikli şanzımandan oluşuyor. Rejeneratif fren işlevini bataryanın yüksek enerji geri kazanım kapasitesi ve otomatik şanzımanın verimliliğiyle birleştiren sistem, şehir içi kullanımda %80'e kadar tamamen elektrikli sürüşe olanak sağlıyor. Ayrıca otomobil her zaman tamamen elektrikli modda çalışmaya başlıyor. Striker Hybrid 150 4x4: Yüksek teknolojili 4x4 - Ön aksta, 103 kW (140 hp) / 230 Nm tork üreten 1,2 litre 48V yarı hibrit motor, direksiyon elciklerinden kumanda edilebilen 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman; - Arka aksta, 23 kW (31 hp) maksimum güce ve 87 Nm torka sahip bir elektromotor ve iki vitesli otomatik şanzıman, (hepsi devreden çıkarılabilir). Bu sistem birinci viteste arazi sürüşü sırasında düşük hızlarda arka tekerleklere yüksek tork sağlarken, arka aks devre dışı bırakıldığında bir 4x2 otomobilin yol tutuşu ve yakıt tasarrufunu da sunuyor. Sürüş modlarında (Otomatik/Eko/Kar), 4x4 sistemi "beklemede" kalıyor ve gerektiğinde 140 km/s'ye kadar hızlarda devreye giriyor. Striker Hybrid 150 4x4, tüm sürüş senaryolarına cevap veren beş sürüş moduna sahip: Otomatik: Bu modda Striker 4x2 ve 4x4 modları arasındaki geçişi otomatik olarak yönetiyor.Eko: Maksimum yakıt tasarrufu sağlıyor, düşük tutunma düzeyine sahip yüzeylerde 4x4 modunu aktif ediyor.Kar: Tutunmanın düşük olduğu yol koşulları için 4x4 modunu aktif ediyor.Çamur/Kum: Gevşek zemin için optimize edilmiş 4x4 modunu aktif ediyor.Arazi: Düşük hızlarda engebeli arazide sürüş için kullanılıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR MALZEMELER Dacia, “Ekonomik ve Ekolojik” yaklaşımının bir parçası olarak, Striker'da daha fazla sürdürülebilir malzeme kullanmaktan gurur duyuyor. Striker, genel olarak döngüsel ekonomiden elde edilen malzemelerin %32'sinden fazlasını içeriyor ve 47 kg geri dönüştürülmüş plastik barındırıyor. Diğer yeni Dacia modelleri gibi Striker da markanın mühendisleri tarafından geliştirilen Starkle® malzemesini bir dizi dış parçada (tamponlar, çamurluk uzantıları ve yan koruma) kullanıyor. Starkle® %15 ila %20 arasında geri dönüştürülmüş polipropilen içeriyor ve boyasız olarak kullanılıyor. Bu da üretim sürecinde oluşan karbon ayak izini daha da azaltıyor. Striker, yolcu bölmesinde (kapı panellerinde ve ön konsolda) ilk kez %80'e varan oranda geri dönüştürülmüş polipropilenden (bunun %40'ı tüketim sonrası malzeme) üretilen parçalar kullanıyor. YALIN VE KAPSAMLI BİR ÜRÜN GAMI Dacia'nın tüm müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan net ve kolay model yelpazeleri sunma felsefesine uygun olarak, Striker üç farklı donanım seçeneğiyle birlikte sunuluyor. Aynı zamanda bir C segmenti otomobilden beklenen tüm özellikleri bünyesinde barındırıyor. STANDART DONANIM Striker Expression daha fazla konfor sağlıyor: 17 inç alaşım jantlar, çift bölgeli otomatik klima, Autohold özellikli elektrikli park freni, kolçaklı yüksek orta konsol, elektrikli katlanır yan aynalar, arka koltuklarda havalandırma ızgaraları, iki USB bağlantı noktası, 7 inç dijital gösterge ekranı, 10,1 inç merkezi ekranı ve daha fazlası. Striker Extreme arazi kullanımına hitap ediyor: Expression donanıma ek olarak 18 inç alaşım jantlar, Bakır Kahve dış ve iç süslemeler, panoramik cam tavan, eller serbest kart, yıkanabilir Microcloud sentetik TEP döşeme, kauçuk zemin ve bagaj paspasları, 10,1 inç merkezi ekranlı, altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu ses sistemi, eğim iniş kontrolü ve çok daha fazlası. Striker Journey seyahat keyfini ifade ediyor: Expression donanıma ek olarak 18 inç alaşım jantlar, otomatik elektrikli bagaj, eller serbest kart, kolçaklı uzun orta konsol, elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon, 10,1 inç merkezi ekranlı, altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu ses sistemi, kablosuz akıllı telefon şarjı ve daha fazlası. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli Türkiye Yolunda Haber

Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli Türkiye Yolunda

Renault Megane E-Tech Elektrikli, 2022 yılında yeni nesil elektrikli araçların ilk temsilcisi olarak tasarım, teknoloji ve sürüş deneyimi açısından daha fazla değer yaratmak amacıyla yollara çıktı. Özgün ve dikkat çekici tasarımı, sağladığı sürüş keyfi ve gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemiyle Megane E-Tech Elektrikli, elektrikli mobilitenin önemli modelleri arasında yer almayı başardı. Hızla değişen ve son derece rekabetçi olan kompakt elektrikli araç pazarında Renault, Megane E-Tech Elektrikli’ye dört temel alanda yaptığı iyileştirmelerle rekabet avantajı sağlıyor: Daha dinamik tasarım, elektrikli mobilite alanında gelişmiş bilgi-birikimi, arttırılmış kullanıcı dostu teknoloji, tüm donanım seviyelerinde cömertçe geliştirilen yalın bir ürün yelpazesi. Megane E-Tech Elektrikli, bu geliştirmeleriyle kompakt elektrikli araç segmentindeki konumunu sağlamlaştırmayı hedefliyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli, 2026 yılının son çeyreğinde Türkiye’de de satışa sunulacak. Sportif ve Modern Tasarım Yeni Megane E-Tech Elektrikli’nin ön cephesi, far bölümü hariç olmak üzere tamamen yeniden tasarlandı. Belirginleştirilen tampon rengi, yeni ışık imzasıyla birlikte daha sportif ve canlı bir görünüm sağlıyor. Kapalı radyatör ızgarası, sahip olduğu parlak siyah yüzeyi ve elmas deseniyle Renault logosunu bir araya getirerek Megane E-Tech Elektrikli’nin yeni görsel kimliğinin bir parçasını oluşturuyor. Ön cephe, elmas desenli gündüz farları sayesinde daha modern bir görünüm ortaya koyuyor. Arka aydınlatma üniteleri ise artık kapak merceği olmadan 3 boyutlu parçalar halinde konumlanarak tasarımı güçlendiriyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli, bu değişiklikler dışında başarısına katkıda bulunan özelliklerini de koruyor. Uzun aks mesafesi, 19 veya 20 inç jantlar, gövde altı koruması ile dikkat çekici çamurluk kemerleri, eğimli tavan çizgisi ve gizli kapı kolları, Yeni Megane E-Tech Elektrikli’nin kendine özgü özelliklerini tasarımsal olarak ifade ediyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli, yeni “Saten Arduvaz Mavi” dahil olmak üzere yedi farklı gövde rengiyle geliyor. Bu yeni renk, yıldız siyah tavan opsiyonuyla birlikte sunuluyor. Techno ve Esprit Alpine: İki Farklı Megane İfadesi Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, artık Techno ve Esprit Alpine olmak üzere her biri kendi tarzında iki tamamlayıcı donanım seviyesiyle satışa sunuluyor. Techno donanım seviyesi; Google ile entegre 12 inç openR çift ekranlı dijital gösterge paneli dışında elektrikli araç rota planlayıcısı, ısı pompası ve batarya ön koşullandırma gibi günlük elektrikli sürüş için gereken özellikleri içeriyor. Ayrıca 220 hp gücünde bir motorla, yeni 19 inç alaşım jantlarla ve sınıfının en iyi değerleri arasında yer alan bir bagaj hacmiyle kullanıcılara sunuluyor. Üst donanım seviyesi olarak Esprit Alpine versiyon ile gelen özellikler ise bu modelin karakterini ve prestijini vurguluyor. Farklı dış tasarım öğelerine sahip bu versiyon, 20 inç alaşım jantlar ve özel tasarım unsurlarıyla yollara çıkıyor. Ayrıca elektrikli masaj özellikli koltuklar ve üst seviye Harman Kardon ses sistemi ile gelişmiş bir araç içi deneyim sunarken; sahip olduğu çok sayıda sürüş destek sistemi ise sürücünün hayatını kolaylaştırıyor ve sürüş güvenliğini destekliyor. Daha Sofistike Bir Görünüme Sahip Şık Bir İç Mekân Yeni Megane E-Tech Elektrikli’nin Techno donanım seviyesinde, suni deri yüzeye sahip ön konsol kalite algısını artırıyor. Elektrikli koltuklar, açık gri veya titanyum siyahı suni deri renk seçenekleriyle opsiyonel olarak sunuluyor. Bunları ise kapı panellerinde ve ön konsolda ahşap veya gri desenli özel süslemeler tamamlıyor. Esprit Alpine donanım seviyesi ise yeni bir iç tasarımla dikkat çekiyor. Koyu griden maviye uzanan spektral gri kapı döşemeleri bu versiyonun sportif ve zarif karakterini güçlendiriyor. Ambiyans aydınlatma, genel kokpit ortamını ve kalite algısını arttırmaya yardımcı oluyor. Ambiyans aydınlatma kullanım koşullarına uyum sağlıyor ve ayrıca sürücünün tercihlerine uygun bir ortam yaratacak şekilde kişiselleştirilebiliyor. Optimum Enerji Verimliliği İçin Yeni Bir Batarya Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, nadir toprak elementleri içermeyen, 220 hp (300 Nm) güç üreten sargılı senkron bir motorla yollara çıkıyor. Model, WLTP standardına göre 500 kilometreye varan WLTP menzile sahip yeni 67 kWh'lik bir batarya ile sunuluyor. Yeni nesil LFP (lityum demir fosfat) kimyasına dayanan batarya, 232 adet sıkıca yerleştirilmiş hücreden (Pouch 2 Cell) oluşan ve dünyada bir ilk olan yenilikçi bir “hücreden pakete” (C2P) mimarisini kullanıyor. Bu düzen hem enerji yoğunluğunu hem de kullanılabilir batarya kapasitesini optimize ederek %53'lük mükemmel bir paketleme verimliliği sağlıyor. Bu güncelleme aynı zamanda şarj performansını da iyileştiriyor. 165 kW'a (+35 kW) çıkarılan DC hızlı şarj gücü ile batarya, yaklaşık 24 dakikada (-%25) %15'ten %80'e şarj oluyor. Elektrik ekosistemi, enerji verimliliğini ve yönetimini optimize etmek için tasarlanan bir dizi teknolojiye dayanıyor. Google Haritalar'ın rota planlayıcısı, seyahat süresini optimize etmek üzere şarj gereksinimlerini dikkate alıyor. Isı pompası ve batarya ön koşullandırma gibi enerji optimizasyon özellikleri, tüm çalışma koşullarında batarya performansının korunmasına yardımcı oluyor. Çift yönlü 11 kW veya 22 kW AC (opsiyonel) şarj özelliği kompakt otomobil pazarında benzersiz olup çift yönlü şarj özelliği ile daha fazla şarj ve kullanım esnekliği sağlıyor. Çift yönlü şarj ve V2L (araçtan cihaza) işlevi, kullanıcıların 3.700W'a kadar nominal güce sahip 220V'luk bir cihazı, güç-nesne adaptörü kullanarak bataryaya bağlamasına olanak tanıyor. Google ile Entegre OpenR Link Sistemi Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, Google ile Entegre openR Link sistemiyle donatılıyor ve bu sayede günlük kullanımda kusursuz ve sezgisel bir bağlantı deneyimi sunuyor. Sol ön cam sütununda bulunan kamera ile yapılan yüz taramasıyla kullanıcının bir profili oluşturuluyor ve kullanıcı direksiyonun başına geçtiği anda sürüş pozisyonu ve Google ile Entegre openR Link ortamı gibi kişiselleştirilmiş ayarlar otomatik olarak etkinleştirilebiliyor. Ters L şeklinde tasarlanan çift ekran, gösterge paneli ile bilgi-eğlence sistemini tek ve kesintisiz bir yüzeyde bir araya getiriyor. Tüm versiyonlarda 12,3 inçlik dijital gösterge paneli ile 12 inçlik multimedya ekranı arasında bölünmüş toplam 774 cm²'lik bir alana sahip olan bu ekranın kalitesi, sınıfının en iyileri arasında yer alıyor. Google Gemini[1] ise sürücülerin araçlarıyla doğal ve konuşma dilinde etkileşim kurmalarını sağlıyor. Böylece sürücülerin dikkatlerini yoldan ayırmadan isteklerini verimli bir şekilde yerine getirmelerine yardımcı oluyor. Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, “MySense” modunun yerini alan SMART işlevine de sahip. Bu teknoloji, sürücünün davranışına bağlı olarak Multi-Sense sürüş modları (Eko, Konfor ve Spor) arasındaki geçişi otomatik olarak kontrol ediyor. Tek Pedal Sürüş ve Dört Kademeli Rejeneratif Fren Sistemi Renault, Yeni Megane E-Tech ile Tek Pedal Sürüş işlevini sunuyor. Bu işlev, sürücünün sadece güç pedalını kullanarak hızlanmasını ve tamamen durmasını sağlıyor. Yavaşlama, elektromotor tarafından sağlanıyor. Bu motor, yumuşak ve kademeli bir yavaşlama süreciyle aracı tamamen durduruyor. Araç durduktan birkaç saniye sonra elektrikli park freni otomatik olarak devreye girerek %20'ye varan eğimlerde bile hareketsiz kalıyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli’de, direksiyonda yer alan kollar ile seçilebilen ve Tek Pedal Sürüş modu ile tamamlanan dört farklı seviyede rejeneratif fren sistemi de bulunuyor. Daha Rahat Bir Sürüş Deneyimi İçin Otuza Varan Sürüş Yardımcısı Yeni Renault Megane E-Tech, her durumda güvenliği artırmak ve sürücüyü desteklemek üzere tasarlanan çok sayıda güvenlik özelliği ve sürüş yardımcısı ile yollara çıkıyor. Yükseltmeler akıllı adaptif hız sabitleyici, acil durum fren yardımcısı, öngörülü eko sürüş tavsiyesi, geliştirilmiş gerçekçi görünüm, güvenlik puanı, güvenlik koçu ve güvenlik monitörünü de içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FIAT Markası, AUTOBEST’ten Dördüncü Ödülünü Kazandı Haber

FIAT Markası, AUTOBEST’ten Dördüncü Ödülünü Kazandı

FIAT’ın yeni küresel ürün gamının ilk temsilcisi Grande Panda, uluslararası alanda önemli bir başarı daha elde etti. İkonik İtalyan tasarımını ileri teknolojiler ve çoklu enerji seçenekleriyle yeniden yorumlayan Fiat Grande Panda, gerçekleştirilen ödül töreninde; "Avrupa’nın En İyi Otomobil Tasarımı" unvanını kazanarak önemli bir başarıya daha imza attı. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen halk oylamasında zirveye ulaşan model, Avrupa genelindeki otomobil kullanıcılarının tercihini almayı başardı. Grande Panda, Tasarım kategorisinde kazandığı 2026 AUTOBEST CONQUEST ödülü ile birlikte markanın ulaşılabilir elektrifikasyon vizyonunu güçlü biçimde ortaya koydu. FIAT markasının AUTOBEST - Avrupa’da Satın Alınabilecek En İyi Otomobil ödülünün ilk kazanan modeli 2003 yılında Fiat Panda, ikinci model 2008 yılında Tofaş’ta üretilen Linea, üçüncü model ise 2016 yılında Tofaş’ta halen üretimi devam eden Fiat Egea/ Tipo modeli olmuştu. Ödülle ilgili değerlendirmede bulunan Marka Direktörü Altan Aytaç, FIAT markasının yeni model atağının, Grande Panda ile başladığını söyledi. Aytaç, “2025 yılında satışına başladığımız modelimiz, markamızın mirasını korurken geleceğini de yansıtıyor. Grande Panda, aynı zamanda FIAT markasının elektrikli ürün gamındaki iddiasını da temsil ediyor. Daha önce Panda, Linea ve Egea’nın Avrupa’da Satın Alınabilecek En İyi Otomobili olarak zirveye ulaştığı AUTOBEST ödüllerinde, FIAT’ın dördüncü kez Grande Panda’nın tasarım kategorisinde bu başarıya ulaşmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen halk oylamasında aldığı güçlü beğeniyle zirveye çıkan Grande Panda, Avrupa genelinde olduğu gibi Türkiye otomobil pazarında da ilgi görmeye devam ediyor. Otomotiv sektöründeki uzun yıllara dayanan deneyimi ve güçlü vizyonuyla Türkiye’nin en çok tercih edilen markalarından biri olan FIAT’ın Grande Panda ile başlayan model atağı ile önümüzdeki yıllarda da başarısını devam ettireceğine inanıyorum” diye konuştu. Grande Panda: İkonik Tasarım, Modern Yorum Net, ayırt edici ve çağdaş tasarımıyla günümüzün en beğenilen otomobillerinden biri olan Grande Panda, diğer beş güçlü finalistin önünde bu prestijli ödülü kazanarak Avrupalı kullanıcıların nezdinde nasıl gördüğünü bir kez daha ortaya koydu. Bununla birlikte Grande Panda, Avrupa’nın 32 ülkesini temsil eden ve aralarında tek Türk Jüri Üyesi Okan Altan’ın da aralarında bulunduğu otomotiv gazetecileri ve halk oylamasıyla zirveye çıktı. Bu başarı, halkın ilk kez Tasarım, Teknoloji ve Kullanıcı Dostu Özellikler olmak üzere üç temel alanda mobilitenin geleceğini en iyi temsil eden otomobilleri seçmeye davet edildiği yoğun bir Avrupa rekabetinin ardından geldi. Grande Panda, İtalyan tasarım mirası, akıllıca kurgulanmış araç içi deneyimi ve sıcak, sezgisel arayüzü sayesinde hem sektör uzmanlarının hem de günlük kullanıcıların beğenisini kazandı. Tasarım kategorisindeki bu takdir, Grande Panda’nın dikkat çekici tasarımı, işlevselliği ve iyimserliği yeniden şehir içi mobilitenin merkezine taşıyan bir model olduğunu doğruluyor. Modern teknolojiyle tamamlanan ikonik tasarım ve akıllı yaşam alanı Torino’daki FIAT Centro Stile’de tasarlanan Fiat Grande Panda, 80’li yılların Panda modelinden ilham alan güçlü omuz çizgileri, 3D “PANDA” ve “FIAT” yazıları ve Pixel LED aydınlatma imzasıyla markanın köklerine modern bir yorum getiriyor. 3,99 metrelik kompakt uzunluğu şehir içi kullanımda avantaj sağlarken, beş kişilik geniş yaşam alanı ve 361 litre (elektrikli) ile 412 litreye (hibrit) varan bagaj hacmiyle segmentinin üzerinde bir kullanım sunuyor. 10 inç dijital gösterge paneli ve 10,25 inç dokunmatik multimedya ekranı standart olarak sunulurken, gelişmiş sürüş destek sistemleri güvenliği üst seviyeye taşıyor. Farklı enerji ve motor seçenekleriyle, ulaşılabilir elektrifikasyon Geçtiğimiz yıl Türkiye’de yollara çıkan Grande Panda, kısa sürede kullanıcıların beğenisini kazanarak dikkat çekici bir başarı yakaladı. Markanın ulaşılabilir elektrifikasyon vizyonunu somutlaştıran model, farklı ihtiyaçlara hitap eden motor alternatifleriyle öne çıkıyor. Hibrit versiyonda yer alan 1.2 litrelik turbo beslemeli, 3 silindirli benzinli motor; 48V lityum iyon batarya ve 21 kW’lık elektrik motoruyla birlikte çalışarak verimlilik ve performansı dengeliyor. 6 ileri çift kavramalı eDCT otomatik şanzımanla desteklenen bu yapı, özellikle kalkış ve düşük hızlarda sunduğu elektrik desteğiyle daha sessiz, akıcı ve konforlu bir sürüş deneyimi sağlıyor. e-launch, e-creeping ve e-queueing fonksiyonları sayesinde belirli koşullarda tamamen elektrikli sürüş imkânı sunan model, şehir içi trafikte düşük tüketim avantajını beraberinde getirirken, frenleme sırasında geri kazanılan enerjiyle de verimliliğini artırıyor. Grande Panda’nın tam elektrikli versiyonu ise 83 kW (113 HP) gücündeki motoruyla sıfır emisyonlu bir sürüş deneyimi sunarak özellikle şehir içi mobiliteye odaklanıyor. 44 kWh kapasiteli bataryasıyla WLTP normlarına göre yaklaşık 320 kilometre menzil sağlayan model, elektrik motorunun anlık tork avantajıyla seri ve sessiz bir karakter ortaya koyuyor. Hızlı şarj altyapısıyla da öne çıkan Grande Panda Electric, DC şarj istasyonlarında yaklaşık 27 dakikada yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşabilirken, AC şarj ile yaklaşık 4 saat 20 dakikada tam doluluğa erişebiliyor. Tüm bu özellikleriyle model, günlük kullanım ihtiyaçlarına pratik, verimli ve kullanıcı dostu bir çözüm sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai i30 Yeni Motoruyla Şimdi Daha Güçlü ve İddialı Haber

Hyundai i30 Yeni Motoruyla Şimdi Daha Güçlü ve İddialı

Hyundai Motor Türkiye, C segmentindeki iddialı modeli i30’u yeni motor seçeneğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşturuyor. Modern tasarım anlayışı, geniş iç hacmi ve zengin donanım özellikleriyle Türk tüketicisinin ilgisini çeken Hyundai i30, şimdi 1.6 litrelik T-GDI benzinli motoruyla performans beklentisini yükseltiyor. Yeni 1.6 T-GDI motor, 150 PS maksimum güç ve 250 Nm maksimum tork üreterek hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde güçlü ve dengeli bir performans sunuyor. Turbo beslemeli yapısıyla düşük devirlerden itibaren canlı bir karakter ortaya koyan motor, özellikle ara hızlanmalarda sürücüsüne daha yüksek bir çekiş hissi veriyor. Böylece i30, günlük kullanım konforunu korurken daha dinamik bir sürüş isteyen kullanıcılar için de güçlü bir alternatif haline geliyor. Yeni motor, 7 ileri çift kavramalı DCT şanzımanla birlikte sunuluyor. Hızlı ve akıcı vites geçişleri sağlayan bu kombinasyon, performans ile konfor arasında ideal bir denge kuruyor. 206 km/s maksimum hıza ulaşabilen Hyundai i30, 0’dan 100 km/s hıza 9,2 saniyede çıkarak segmentindeki verimliliğini daha da belirginleştiriyor. Performans artışıyla birlikte konforlu sürüş karakterini korumaya devam eden i30, geliştirilmiş sürüş dinamikleri sayesinde hem stabilite hem de yol tutuş anlamında güven veren bir yapı sunuyor. Sürücüsüne her yol koşulunda kontrollü ve güvenli bir deneyim vadeden i30, güçlü hızlanma değerleri ve dengeli yol tutuş özellikleriyle hem şehir içinde hem de uzun yol sürüşlerinde keyifli bir yol arkadaşı haline geliyor. Teknoloji ve konfor tarafında sınıfının iddialı modellerinden biri olan i30, geniş panoramik cam tavanı, 10,25 inç dijital gösterge paneli ve 10,25 inç dokunmatik bilgi-eğlence sistemiyle modern bir kokpit deneyimi sunuyor. Apple CarPlay ve Android Auto uyumluluğu sayesinde akıllı telefon entegrasyonu sağlanırken, USB Type-C girişleri ve kablosuz şarj ünitesi günlük kullanım pratikliğini artırıyor. Hyundai’nin gelişmiş sürüş destek ve güvenlik sistemlerini bir araya getiren Smart Sense donanımları da i30’da sunulmaya devam ediyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı (FCA), Şeritte Kalma Asistanı (LKA), Şerit Takip Asistanı (LFA), Akıllı Hız Limit Asistanı (ISLA) ve Arka Yolcu / Eşya Uyarısı (ROA) gibi sistemler, sürücüyü aktif olarak destekleyerek güvenlik seviyesini üst düzeye taşıyor. Türkiye’de “Prime” ve “Comfort” olmak üzere iki farklı donanım paketiyle satışa sunulan hatchback gövde tipindeki Hyundai i30, yenilenen motoruyla birlikte C segmentindeki rekabet gücünü daha da artırıyor. Güçlü performansı, zengin donanımı ve modern tasarımıyla i30, şimdi daha iddialı ve daha dinamik bir karakterle yollara çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN TGE Next Level, “2026 Yılının Sürdürülebilir Hafif Ticari Aracı” Seçildi Haber

MAN TGE Next Level, “2026 Yılının Sürdürülebilir Hafif Ticari Aracı” Seçildi

MAN TGE Next Level, Milano merkezli İtalyan yayınevi Vado e Torno Edizioni tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Yılın Ticari Aracı (STY) 2026 ödüllerinde, HTA kategorisinde birincilik ödülünü aldı. STY 2026 jürisi bu kararıyla, hafif ticari araç segmentinde sürdürülebilirliğin sadece tahrik sistemleriyle ilgili bir konu olmadığını; aynı zamanda insanları korumayı, direksiyon başındaki çalışma koşullarını iyileştirmeyi ve kentsel çevre üzerindeki olumlu etkileri de yapmayı kapsadığını vurguladı. STY 2026 jürisi açıklamasında ise; “MAN TGE Next Level, konfor, ergonomi, işlevsellik ve güvenlik alanlarındaki önemli iyileştirmeleriyle dikkat çekiyor. Bu unsurlar, operasyonel verimlilik, araç performansı ve profesyonellerin genel çalışma kalitesini doğrudan etkiliyor. Özellikle, kaza risklerini azaltan, sürüş konforunu yükselten ve hem sürücü hem de yolcuların refahını iyileştiren yeni nesil yardım sistemleri ön plana çıkıyor. Bu sistemler ise performans optimizasyonu ve araç verimliliği açısından açık ve somut faydalar sağlıyor” değerlendirmesine yer verdi. MAN TGE, “Next Level” ile 2025’te kapsamlı bir revizyondan geçti MAN TGE, “Next Level” ile 2025’ten itibaren kapsamlı teknik revizyonlardan geçirildi. Bu süreçte tüm elektronik mimari yenilendi; yeni kontrol üniteleri, sensörler ve kameralar araca entegre edildi. Söz konusu yeniliklerle birlikte TGE kullanıcıları ve diğer yol kullanıcıları açısından gelişmiş sürücü yardım sistemleri devreye alındı, güvenlik seviyesi daha artırıldı. Sürücü çalışma alanı da bu kapsamda yeniden tasarlandı. Standart olarak sunulan dijital gösterge paneli, merkezi MAN Media Van dokunmatik ekran ve ergonomik çok fonksiyonlu direksiyon simidi ile sürücü ergonomisi ve kullanım kolaylığı iyileştirildi. Yeni gösterge paneli düzeni sayesinde kabin içinde daha ferah ve işlevsel bir alan oluşturuldu. Bu teknik dönüşümle birlikte MAN TGE Next Level, yeni ve geliştirilmiş sürücü yardım sistemleriyle donatıldı. Kör Nokta Uyarısı, Kalkış Uyarısı, Cruise Assist (Sürüş Yardımı), Cruise Assist Plus (Artırılmış Sürüş Yardımı) ve Dönüş Yardımı sistemleri araca eklendi. Mevcut yardım sistemlerinin büyük bölümü ise işlevsellik açısından yenilendi ve kapsamları genişletildi. Ayrıca standart donanım seviyesi önemli ölçüde artırıldı. Her MAN TGE Next Level; Yorgunluk Algılama, Trafik İşareti Bilgisi, Akıllı Hız Yardımı, Acil Fren Yardımı, Park Yardımı (Düz şasili ve kaputlu araçlar hariç), Aktif Şerit Koruma Sistemi, Hız Sabitleyici ve Lastik Basıncı İzleme Sistemi ile donatıldı. Bu bütüncül donanım yaklaşımı, MAN nakliye araçlarının aktif güvenlik seviyesini üst düzeye taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.