Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Güvenlik

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İleri Yaş Bireyler İçin Siber Güvenlik Seferberliği Haber

İleri Yaş Bireyler İçin Siber Güvenlik Seferberliği

Dijitalleşmenin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte, özellikle ileri yaş bireylerin dijital dünyada karşılaşabileceği riskler de artıyor. Çankaya Belediyesi, bu risklere karşı farkındalık oluşturmak ve dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek amacıyla, belediyeye bağlı emekli lokallerinde “Dijital Hayatta Güvende Kal, Her Tıklanana İnanma” başlıklı farkındalık seminerleri düzenledi. Çankaya Belediyesi tarafından Mutlukent, Sokullu ve Bahçelievler Emekli Lokali’nde gerçekleştirilen eğitimlerde, yaş almış yurttaşların dijital dünyada daha güvenli hareket edebilmesi hedeflendi. Seminerlerde; siber güvenlik, internet kullanımı, sosyal medya güvenliği, kişisel verilerin korunması ve dijital dolandırıcılık yöntemleri detaylı biçimde ele alındı. UZMAN İSİMDEN HAYATİ BİLGİLER Eğitimlerde konuşmacı olarak yer alan Ankara Üniversitesi Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Zeynep Akdoğan, katılımcılara dijital hayatta karşılaşılabilecek tehditleri somut örneklerle aktardı. Akdoğan, sahte bağlantılar, oltalama (phishing) yöntemleri, güvenilir olmayan sosyal medya içerikleri ve kişisel bilgilerin paylaşımında dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler paylaştı. Dr. Akdoğan, özellikle ileri yaş bireylerin sıkça hedef alındığı dijital dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak, “Her gelen mesajın, her tıklanan bağlantının güvenilir olmadığı unutulmamalı” mesajını verdi. MERAK EDİLEN SORULAR YANIT BULDU Çankaya Belediyesi’nin düzenlediği eğitimlerin interaktif bölümünde, emekli lokali sakinlerinin merak ettikleri sorular yanıtlandı. Katılımcılar, günlük hayatta karşılaştıkları dijital sorunları ve şüpheli durumları paylaşarak doğrudan uzman görüşü alma fırsatı buldu. Eğitimler, katılımcılar tarafından hem bilgilendirici hem de farkındalık artırıcı bulunarak ilgiyle takip edildi. DOLANDIRICILIĞA KARŞI ÖNLEYİCİ EĞİTİM Özellikle yaş almış yurttaşların dijital dolandırıcılığa karşı korunmasını hedefleyen bu eğitimler, Çankaya Belediyesi’nin dijital okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmalarının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Emekli lokallerinde gerçekleştirilen farkındalık çalışmalarıyla, ileri yaş bireylerin dijital dünyada daha bilinçli, güvenli ve özgüvenli bir şekilde yer almaları amaçlanıyor. Bu kapsamda Çankaya Belediyesi tarafından düzenlenen seminerlerin, dijital güvenlik konusunda toplumsal farkındalığı güçlendirmeye yönelik önemli ve gerekli bir adım olduğu vurgulanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

1 Katrilyon Dolara Yaklaşan Ödeme Hacmi Dijital Finans Dönüşümünü Hızlandırıyor Haber

1 Katrilyon Dolara Yaklaşan Ödeme Hacmi Dijital Finans Dönüşümünü Hızlandırıyor

Uluslararası kurumlar ve küresel piyasalardan gelen verilerin, dijital finans alanındaki dönüşümün deneysel bir teknoloji evresini geride bırakarak ödeme sistemlerinden sınır ötesi para akışlarına, sermaye piyasalarından finansal güvenliğe uzanan bütüncül bir yeniden yapılanmaya dönüştüğünü ortaya koyduğunu belirten Vatansever, bu sürecin finansal altyapını çalışma mantığını yeniden tanımladığını vurguladı. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) değerlendirmeleri ve küresel piyasa verilerine göre, kripto varlıkların toplam piyasa değeri 2025 yılı itibarıyla 3,5 trilyon dolar seviyesini aşmış durumda bulunuyor. IMF, kripto varlık faaliyetlerinin artık yalnızca bireysel yatırımcıların değil; bankalar, ödeme kuruluşları, varlık yönetim şirketleri ve büyük ölçekli finansal kurumların bilanço yapıları, risk yönetimi süreçleri ve uzun vadeli stratejilerinin de bir parçası hâline geldiğine dikkat çekiyor. Bu tablo, kripto varlıkların finansal sistemin çevresinden merkezine doğru ilerlediğine işaret ediyor. Bu dönüşümün merkezinde sabit değerli kripto varlıklar yer alıyor. Reuters ve Bloomberg tarafından yayımlanan piyasa verilerine göre, bu varlıkların toplam piyasa değeri 2025 ortası itibarıyla 250 milyar dolar eşiğini aşarken, günlük işlem ve dolaşım hacimleri bazı dönemlerde 70–100 milyar dolar bandına ulaştı. IMF hesaplamaları, sabit değerli kripto varlıkların yıllık işlem hacminin 2024 yılında yaklaşık 23 trilyon dolar seviyesine çıktığını gösteriyor. Bu büyüklük, küresel ödeme altyapılarının neden yeniden ele alındığını da açık biçimde ortaya koyuyor. IMF’nin SWIFT verilerine dayanan analizleri ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) değerlendirmeleri, toptan ve perakende işlemleri kapsayan küresel sınır ötesi ödeme hacminin 1 katrilyon dolar ölçeğine yaklaştığını ortaya koyuyor. Bu ölçek, mevcut ödeme sistemlerinin hız, maliyet ve şeffaflık açısından neden yapısal bir baskı altında bulunduğunu gösteriyor. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), sabit değerli kripto varlıklara ilişkin analizlerinde bu dönüşümün parasal boyutuna dikkat çekiyor. BIS’e göre bu varlıkların yüzde 99’dan fazlası ABD doları referanslı yapılardan oluşuyor. Finansal İstikrar Kurulu (FSB) ise sabit değerli kripto varlıkların büyümesinin ancak güçlü rezerv yapıları, şeffaf raporlama, düzenli denetim ve etkin düzenleyici gözetimle birlikte finansal istikrara katkı sağlayabileceğini vurguluyor. Sabit değerli kripto varlıklarla birlikte gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu da dijital finans dönüşümünün kritik başlıkları arasında yer alıyor. Dünya Ekonomik Forumu, Citi, Standard Chartered ve Bloomberg Intelligence gibi küresel kurumların analizleri; tahvil, fon, emtia, gayrimenkul ve karbon kredileri gibi varlıkların blokzincir altyapıları üzerinde dijital varlık birimleri hâline getirilmesinin piyasalarda erişimi genişletme, likiditeyi artırma ve işlem maliyetlerini düşürme potansiyeline sahip olduğunu ortaya koyuyor. Reuters’ın aktardığı projeksiyonlara göre, tokenlaştırılmış gerçek dünya varlıklarının toplam piyasa büyüklüğünün orta vadede trilyon dolar ölçeğine ulaşması öngörülüyor. Bu dönüşümün kamusal boyutunu merkez bankası dijital paraları oluşturuyor. Uluslararası takip çalışmalarına göre, dünya genelinde 130’dan fazla ülke merkez bankası dijital paralarına yönelik çalışmalar yürütüyor ve bu ülkeler küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 98’ini temsil ediyor. Halihazırda bazı ülkelerde merkez bankası dijital paraları sınırlı veya kontrollü biçimde kullanılırken, çok sayıda ülkede pilot uygulamalar devam ediyor. Dijital finans dönüşümünün ayrılmaz bir diğer boyutu ise dijital güvenlik ve siber riskler olarak öne çıkıyor. Uluslararası güvenlik kurumları ve düzenleyici otoritelerin raporları, kripto varlıklar ve dijital ödemelerle bağlantılı dolandırıcılık yöntemlerinde son yıllarda kayda değer artışlar yaşandığına işaret ediyor. Yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemleri ve sentetik kimlikler, küresel ölçekte düzenleyici uyum ve veri paylaşımını daha kritik hâle getiriyor. Yapay zekâ, yalnızca risk alanında değil, finansal verimlilik tarafında da belirleyici bir rol üstleniyor. McKinsey, BIS ve küresel danışmanlık kuruluşlarının analizlerine göre, yapay zekâ destekli finansal otomasyon çözümleri operasyonel maliyetlerde yüzde 30–40 bandında düşüş potansiyeli sunuyor. Vatansever, kripto varlıklar, sabit değerli kripto varlıklar, merkez bankası dijital paraları ve gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonunun artık geçici trendler olmadığını belirterek, uluslararası kurumlar ve küresel piyasalar tarafından ortaya konan verilerin dijital finans altyapısının kalıcı biçimde yeniden şekillendiğini gösterdiğini ifade etti. Vatansever Platformu ve Dijital Biz editoryal ekibi tarafından, IMF, BIS, FSB, ECB ve SWIFT verileri ile Reuters ve Bloomberg gibi uluslararası kaynakların rapor ve analizleri esas alınarak derlenen bu değerlendirmede, 2026 ve sonrasında dijital finans dönüşümünde belirleyici unsurun hızdan ziyade güven, düzenleyici uyum ve gerçek ekonomik değer üretimi olacağı vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Business ile ODAŞ’tan Stratejik Teknoloji Hamlesi Haber

Vodafone Business ile ODAŞ’tan Stratejik Teknoloji Hamlesi

Vodafone Business, enerji sektörünün öncü şirketlerinden ODAŞ ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında şirketin bulut tabanlı yapılara geçişini sağladı. Bu kapsamlı dönüşümle birlikte ODAŞ, veri merkezi modernizasyonundan yedekleme ve kurtarma çözümlerine kadar birçok kritik alanda yeni nesil teknolojilere dayanan hibrit bulut modeline geçti. Yeni altyapı sayesinde ODAŞ’ın sanallaştırma sistemleri modernize edildi; veri merkezi süreçleri ise yüzde 99,9 kesintisiz çalışma ve yüksek erişilebilirlik hedefiyle yeniden yapılandırıldı. Yedekleme, kurtarma sistemleri ve profesyonel hizmet seviyeleri Vodafone Business güvencesine alınırken; siber güvenlik saldırılarına karşı DDOS koruması ve güvenlik duvarı (firewall) hizmetleri devreye alınarak proaktif tehdit önleme sağlandı. Ağ yönetimi ve veri merkezi tarafında tüm cihazlar merkezi olarak izlenebilir hale gelirken, trafik anormalliklerinin anında tespit edilmesi mümkün oldu. Bu sayede ODAŞ’ın, operasyonları hem daha güvenli hem de daha verimli şekilde yönetebilir bir yapıya kavuştu. “Enerji sektörüne örnek olacak bir iş birliği gerçekleştirdik” İş birliğiyle ilgili bir açıklama yapan Vodafone İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu şu değerlendirmeyi yaptı: “ODAŞ, bu iş birliğiyle Türkiye’de enerji sektöründe Vodafone Business hizmetlerini kullanan şirketlerden biri haline geldi. Şirketin kendi fiziksel ortamında kurulu ve çalışıyor olduğu bir yapıdan hibrit bulut modeline geçiş, yalnızca teknik bir dönüşüme değil; enerji sektörünün ihtiyaçlarına özel kurguladığımız fiyatlandırma modelleri, güvenlik katmanları ve yönetimli hizmet yapısıyla sektörde örnek gösterilebilecek bir iş birliğine dönüştü. Vodafone Business olarak yarattığımız bu yeni nesil altyapının, ODAŞ’ın operasyonel verimliliğini ve dijital güvenlik seviyesini önemli ölçüde güçlendirdiğine inanıyoruz.” “Dijital güvenlik ve süreklilikte stratejik bir adım” ODAŞ COO’su Caner Demirayak iş birliğiyle ilgili şöyle konuştu: “Bu adımı yalnızca bir hizmet alımı değil, uzun vadeli bir teknoloji ortaklığı olarak görüyoruz. Bu iş birliği sayesinde teknoloji altyapımızın dijital güvenlik ve sürekliliğini güçlendirdik; operasyonlarımızı siber tehditlere karşı daha güvenli, daha verimli ve regülasyonlara uyumlu şekilde yönetiyoruz. Vodafone Business ile gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı dijital dönüşüm, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermekle kalmıyor, aynı zamanda yarının akıllı, güvenli ve sürdürülebilir enerji dünyasını da inşa etmemize olanak sağlıyor. Bu iş birliği sayesinde, operasyonel verimliliğimizi artırırken inovasyon odaklı bir altyapıyla sektörün dijitalleşme yolculuğuna öncülük ediyoruz.” dedi. ODAŞ’ın teknik altyapısı daha güçlendi ODAŞ, Vodafone Business ile yaptığı iş birliği kapsamında bulut çözümlerinin birleşimi olan hibrit bulut çözümlerini kullanmaya başladı. Böylelikle daha esnek, ölçeklenebilir ve operasyonel maliyetleri düşüren bir yapı oluşturmuş oldu. Hibrit Bulut çözümlerinde sistemlerin bir bölümü kendi fiziksel ortamlarında (on-prem), bir bölümü de bulut ortamında çalışarak esneklik ile güvenliği birleştiriyor.

Günsan Elektrik Dijital Pazarlama Eğitimini Başarıyla Tamamladı Haber

Günsan Elektrik Dijital Pazarlama Eğitimini Başarıyla Tamamladı

Dijital Okuryazarlık, Dijital Güvenlik, Sosyal Medya Hesap Yönetimi ve Dijital Pazarlama konularını kapsayan eğitim programı, Habitat Derneği iş birliğiyle gerçekleştirildi. Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar sertifika almaya hak kazanırken, eğitim sonunda yapılacak sınavda en yüksek başarıyı gösteren 20 elektrikçi, 5 bin TL değerinde GEP (Günsan Elektrikçi Platformu) puanıyla ödüllendirildi. Günsan Elektrik, sektördeki profesyonellerin dijital yetkinliklerini arttırmak amacıyla hayata geçirdiği dijital pazarlama eğitim programını başarıyla tamamladı. 2–5 Aralık tarihleri arasında Habitat Derneği iş birliğiyle çevrim içi olarak gerçekleştirilen eğitimlere toplam 86 katılımcı katıldı. Program kapsamında, elektrikçilere dijital dünyanın sunduğu fırsatlar tanıtılarak katılımcıların dijital platformlarda daha etkin hale gelmeleri hedeflendi. Elektrikçilere özel, dijital yetkinliklerini geliştirme fırsatı Gerçekleştirilen eğitim kapsamında katılımcılar, dijital dünyada daha etkin olabilmeleri için dört ana başlıkta kapsamlı bilgi ve beceri edindi. Dijital Okuryazarlık modülünde temel dijital kavramlar, çeşitli dijital araçların kullanımı, doğru bilgiye ulaşma ve bilgi doğrulama yöntemleri ele alındı. Dijital Güvenlik bölümünde kişisel ve kurumsal verilerin korunması, güçlü şifre oluşturma teknikleri ve siber tehditlere karşı alınabilecek önlemler paylaşıldı; örnek vaka incelemeleri ve etkileşimli testlerle eğitim desteklendi. Sosyal Medya Hesap Yönetimi eğitimlerinde farklı platformların yapıları tanıtılırken, etkili içerik üretimi, müşteriye ulaşma, paylaşım stratejileri ve uygulamalı çalışmalarla katılımcıların sosyal medyada daha bilinçli hareket etmeleri sağlandı. Dijital Pazarlama modülünde ise SEO, içerik pazarlaması ve dijital reklamcılık başta olmak üzere Google My Business yönetimi, işletme bilgisi oluşturma, reklam verme süreçleri ve kampanya simülasyonları üzerine uygulamalı eğitimler gerçekleştirildi. Müşteri İlişkileri Eğitimlerinde ise etkili iletişimin temel prensipleri, konuşma becerileri ve ses kullanımı, beden dili kullanımı, aktif dinleme ve empati geliştirme, hijyen standartları ve profesyonel-kurumsal imaj başta olmak üzere uygulamalı ve canlandırmalı eğitimler gerçekleştirildi. Dijital Dönüşüm Eğitimleri Taha Aydoğmuş, Müşteri İlişkileri Eğitimleri ise Şefik Emre Coşkun tarafından verildi. 20 elektrikçi 5 bin TL değerinde GEP puan kazandı Eğitimi başarıyla tamamlayan tüm katılımcılar katılım sertifikalarını almaya hak kazandı. Program sonunda gerçekleştirilen değerlendirme sınavında en yüksek başarıyı gösteren 20 elektrikçi ise 5 bin TL değerinde GEP puan ile ödüllendirildi.

Ebeveynler Akran Zorbalığına Karşı Bu Belirtileri Atlamamalı! Haber

Ebeveynler Akran Zorbalığına Karşı Bu Belirtileri Atlamamalı!

Fiziksel Belirtiler İlk Sinyali Verebiliyor Vücutta açıklanamayan morluklar, eşyaların hasar görmesi, okul çantasının sık sık kaybolması gibi fiziksel işaretler zorbalığın erken belirtileri arasında yer alıyor. Çocuğun okula gitmek istememesi, karın ve baş ağrısı gibi sık tekrarlayan yakınmalar da ebeveynlerin dikkat etmesi gereken önemli göstergelerden biri olarak öne çıkıyor. Dursun, “Çocuklar çoğu zaman yaşadıkları zorbalığı söylemekten çekinir. Bu nedenle fiziksel değişiklikler ebeveynler için en görünür sinyallerden biridir,” diyor. Duygusal Değişiklikler Sessiz Bir Alarm Niteliğinde İçe kapanma, sessizleşme, daha önce keyif aldığı aktivitelerden uzaklaşma, okul saatleri yaklaşırken artan kaygı, ani öfke patlamaları ve sık ağlama nöbetleri zorbalığın duygusal etkilerini gözler önüne seriyor. Dursun, “Öz güvende hızlı düşüş ve kendini suçlama eğilimi, çocukların içsel dünyasında ciddi bir zorlanmanın habercisi olabilir,” diyerek ebeveynleri uyarıyor. Davranışsal Değişiklikler Gözden Kaçırılmamalı Devamsızlıkların artması, ders notlarında düşüş, sosyal ortamlardan uzaklaşma, arkadaş ilişkilerinin zayıflaması ve yalnız vakit geçirme isteği davranışsal düzeyde görülen etkiler arasında bulunuyor. Sosyal medya hesaplarını kapatma, çevrim içi olmaktan kaçınma ve mesajları silme gibi dijital davranış değişiklikleri de zorbalığın önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Sosyal İzolasyon Ciddiye Alınmalı Arkadaş grubunun tamamen değişmesi veya ortadan kalkması, sosyal etkinliklere davet edilmemek, okuldan mutsuz dönmek ya da yalnızlık hissinin artması zorbalığın sosyal boyutunu ortaya çıkarıyor. Dursun, bu durumun uzun vadede hem öz güven hem de sosyal beceriler üzerinde kalıcı hasarlar bırakabileceğini belirtiyor. Zorbalığın Uzun Vadeli Etkileri Derinleşebiliyor Araştırmalar, akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda kaygı bozukluğu riskinin yaklaşık üç kat, depresyon riskinin ise iki ila dört kat daha yüksek olduğunu gösteriyor. Sürekli eleştirilme, aşağılanma ve dışlanma, çocukta “değersizlik” algısını pekiştirerek bu etkilerin ergenlikten yetişkinliğe kadar devam etmesine neden olabiliyor. Dursun, bu durumun gelecekte akademik başarıyı, sosyal ilişkileri ve mesleki performansı olumsuz etkileyebileceğini, hatta travma belirtilerine yol açabileceğini vurguluyor. Dijital Zorbalık Evde Bile Bitmeyen Bir Tehdit Artan ekran süresi ve sosyal medya kullanımıyla birlikte dijital zorbalık da çocuklar için daha görünmez ve daha sürekli bir hale geliyor. Yüz yüze zorbalık belirli ortamlarda yaşanırken, dijital zorbalık 7/24 devam edebiliyor. Bu durum çocuğun güvenli alanı olan evde dahi kendini tehdit altında hissetmesine neden oluyor. Ebeveynlerin İlk Tepkisi Sürecin Yönetimini Belirliyor Zorbalığa maruz kalan çocukların çoğu zaman utanma, suçluluk ve korku nedeniyle yaşadıklarını anlatmaktan çekinebildiğini belirten Dursun, ebeveynlerin yargılamadan dinlemesi gerektiğinin altını çiziyor ve “Empatik yaklaşım, sakin kalmak, somut sorular sormak çocuğun kendini ifade etmesini kolaylaştırır,” diye ekliyor. Ebeveynlerin çocuğu suçlayan ya da küçümseyen ifadelerden kesinlikle kaçınması gerektiğini belirtiyor. Aile–Okul İş Birliği Zorbalığın Etkisini Azaltıyor Zorbalıkla mücadelede en etkili adımlardan biri aile ile okul arasında kurulacak iş birliği. Çocuğun okulda kendini güvende hissedebileceği yetişkinlerin belirlenmesi ve öğretmenlerle sürecin birlikte yönetilmesi, zorbalığın etkilerini önemli ölçüde azaltabiliyor. Sosyal beceri geliştirici etkinlikler ise çocuğun öz güvenini yeniden güçlendirmesine yardımcı oluyor. Sosyal Medyada Zorbalığı Önlemek İçin Üçlü Destek Gerekli Ailelerin çocukların gizlilik ayarlarını düzenli olarak kontrol etmesi, takip listelerini gözden geçirmesi ve ekran süresini dengelemesi dijital güvenlik açısından kritik önem taşıyor. Okullarda verilen dijital farkındalık eğitimleri çocukları bilinçlendirirken, çocukların da güvenli paylaşım alışkanlıkları edinmesi zorbalığın yayılmasını engelleyebiliyor. Zorbalığa tanık olan çocukların bir yetişkine haber vermeyi öğrenmesi ise akran destek mekanizmasını güçlendiriyor. Zorbalığın erken fark edilmesi çocukların duygusal iyilik halini korumada büyük önem taşıyor. Çakmak Erdem Hastanesi’nde görev yapan Klinik Psikolog Tuğçe R. Tuncel Dursun, ailelerin küçük sinyalleri göz ardı etmemesinin ve gerektiğinde profesyonel destek almasının uzun vadeli etkileri azaltabileceğini belirtiyor.

Günsan Elektrik’ten Ücretsiz Eğitim Fırsatıyla Elektrikçilere Mesleki Destek Haber

Günsan Elektrik’ten Ücretsiz Eğitim Fırsatıyla Elektrikçilere Mesleki Destek

Toplumsal kapasite geliştirici ve sosyal etki odaklı projeler üreten Habitat Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilecek eğitim; Dijital Okuryazarlık, Dijital Güvenlik, Sosyal Medya Hesap Yönetimi ve Dijital Pazarlama konularını kapsayacak. Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar sertifika almaya hak kazanırken, eğitim sonunda yapılacak sınavda en yüksek başarıyı gösteren 20 elektrikçi, 5 bin TL değerinde GEP’te (Günsan Elektrikçi Platformu) puan kazanacak Anahtar, priz ve elektrik aksesuarları alanında 17 bin parçalık geniş ürün portföyüyle kaliteli, güvenilir ve ekonomik çözümler sunan Günsan Elektrik, elektrik sektöründeki profesyonellerin dijital dünyada güçlenmesine katkı sağlamak amacıyla yeni bir eğitim programı başlatıyor. 2–5 Aralık tarihleri arasından Habitat Derneği iş birliğiyle ücretsiz düzenlenecek eğitim, ilk başvuran 100 kişiyle sınırlı olacak. Elektrikçilere dijital dünyanın sunduğu fırsatları tanıtmayı hedefleyen eğitim programı, çevrim içi gerçekleştirilecek. Elektrikçiler dijital dünyada daha etkin olacak Eğitim kapsamında katılımcılar, dijital dünyada daha etkin olabilmeleri için dört ana başlıkta bilgi ve beceri kazanacak. Dijital Okuryazarlık modülünde; temel dijital kavramlar, dijital araçların tanıtımı, doğru bilgiye erişim ve bilgi doğrulama yöntemleri ele alınacak. Dijital Güvenlik bölümünde; kişisel ve kurumsal veri güvenliği, güçlü şifre oluşturma, siber tehditlere karşı alınabilecek önlemler ile örnek olay incelemeleri ve etkileşimli testler yer alacak. Sosyal Medya Hesap Yönetimi eğitiminde; farklı platformların özellikleri, etkili içerik stratejileri, örnek uygulamalar ve grup çalışmalarıyla desteklenecek. Dijital Pazarlama modülünde ise; SEO, içerik pazarlaması, dijital reklamcılık, Google My Business yönetimi, işletme bilgisi ekleme, reklam verme süreçleri ve kampanya simülasyonları üzerinde durulacak. 20 elektrikçiye 5 bin TL değerinde GEP puan Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar, katılım sertifikası almaya hak kazanacak. Program sonunda yapılacak değerlendirme sınavında en yüksek başarıya ulaşan 20 elektrikçi ise bin TL değerinde GEP puan kazanacak.

Dijital Güven Krizinin Çözümü Verinin Kontrolünü Geri Kazanmaktan Geçiyor Haber

Dijital Güven Krizinin Çözümü Verinin Kontrolünü Geri Kazanmaktan Geçiyor

Dijitalleşen dünyada artık en kritik tedarik zinciri haline gelen dijital tedarik zinciri riskleri derinleşirken, Türkiye’nin yerli bulutu DT Cloud, bu küresel güven krizine “veri egemenliği” ilkesini merkeze alarak yanıt veriyor. Siber tehditlerin karmaşıklığı her geçen gün artıyor. Kredi kartı bilgilerinden kimlik verilerine kadar günlük yaşamın her alanına sirayet eden riskler, bireyleri olduğu kadar kurumları da etkiliyor. Özellikle yapay zeka destekli tehditlerinin yükselişi, dijital ortamda güven algısını zedeliyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Küresel Siber Güvenlik Görünümü 2025 Raporu’nda referans gösterdiği Accenture verilerine göre, dark web’de yapay zeka destekli kötücül araçların (deepfake) ticareti son bir yılda yüzde 223 artış gösterdi. Bu tablo, dijital güven krizinin bireylerden kurumlara kadar herkesi etkilediğini gösteriyor. Riskler Azalmıyor, Şekil Değiştiriyor IBM’in Cost of a Data Breach 2025 Raporu’na göre, bir veri ihlalinin ortalama maliyeti son beş yıl içerisinde ilk kez azalarak 4,44 milyon dolar olarak ölçüldü. Her ne kadar bu rakam geçen yıla kıyasla küçük bir düşüşe işaret etse de uzmanlar bu durumun yanıltıcı bir iyimserliğe yol açmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Düşüşün büyük ölçüde yüksek siber dayanıklılığa sahip dev kuruluşların artan yatırımlarından kaynaklandığı ancak küçük ve orta ölçekli işletmelerin giderek daha fazla risk altında olduğu belirtiliyor. Siber güvenlik liderlerinin yüzde 71’i, bu ölçekteki kuruluşların artık siber tehditlerin karmaşıklığına karşı kendilerini koruyamayacakları kritik bir eşiğe ulaştığına inanıyor. Yapay zeka destekli, çok katmanlı ve hedef odaklı saldırıların sıklığı artarken; kurumların güvenlik açıkları, ortalama rakamların arkasına gizlenmiş daha büyük bir tehdidi temsil ediyor. Dijital Tedarik Zincirlerinin Zayıf Halkası Kontrol Eksikliği WEF Küresel Siber Güvenlik Görünümü 2025 Raporu’na göre, kurumların yüzde 60’ı artık siber stratejilerini jeopolitik risklere göre şekillendiriyor. Farklı ülke yasalarına tabi platformlarda dolaşan veriler, kontrolün kaybedildiği her noktada potansiyel bir zafiyet yaratıyor. Bir ülkenin dijital altyapısı, artık onun en kritik tedarik zinciri konumunda ve bu zincirin halkaları üzerindeki kontrol kaybı, yeni nesil güvenlik krizlerinin merkezinde yer alıyor. Bu tablo, dijital güvenliğin yalnızca daha fazla yazılım veya güvenlik protokolüyle değil, temelde bir prensiple sağlanabileceğini gösteriyor: Veri egemenliği. Kurumların ve bireylerin kendi dijital kaderleri üzerinde söz sahibi olmasını sağlayan bu ilke, verinin ait olduğu organizasyonun kontrolünde ve ülkenin yasaları içinde kalmasını, dijital güvenliğin ilk ve en kritik adımı olarak ele alıyor. Verilerin kim tarafından ve hangi hukuki çerçevede yönetildiğini net biçimde tanımlayan bu yaklaşım, kontrol kaybı riskine karşı en temel ve kalıcı güvenceyi oluşturuyor. Siber Güvenliğin Temeli Olarak Veri Egemenliği DT Cloud’un farkı, veri egemenliği prensibine yalnızca verinin saklandığı fiziksel konum olarak değil, bütüncül bir güvenlik mimarisi olarak yaklaşmasında yatıyor. Şirket, yoğun Ar-Ge çalışmaları sonucunda veri egemenliğini her müşterinin kendi ihtiyacına, risk profiline ve güvenlik tanımına göre şekillenen esnek bir mimari olarak sunuyor. Bu yaklaşım sahada üç farklı modelle hayata geçiyor: Merkezi Bulut: Yüksek güvenlik ve regülasyon uyumu arayan kurumlar için geliştirilen bu modelde, veriler Türkiye’nin farklı coğrafi bölgelerinde yer alan yüksek güvenlikli veri merkezlerinde en az üç kopya halinde yedekleniyor. Bu yapı yüksek erişilebilirlik ve tam yerel mevzuat uyumu sağlıyor. Yerinde Bulut (On-Premises Cloud): Savunma, kamu veya finans gibi stratejik sektörler için tasarlanan bu model, mutlak veri kontrolü gereksinimini karşılıyor. DT Cloud, bulut altyapısını ‘air-gapped’ (internete kapalı) yapıda, doğrudan kurumun kendi tesisine kurarak egemenliği sadece lokasyon bazında değil, kurumun fiziksel güvenlik çemberi içine taşıyor. Topluluk Bulutu (Community Cloud): Fintek ekosistemleri gibi ortak regülasyonlara tabi sektörler için geliştirilen bu model, özel bulutun izole güvenliği ile paylaşımlı altyapının maliyet avantajını birleştiriyor. Böylece kurumlar, kendi kurallarıyla işleyen, kolektif bir dijital egemenlik alanı oluşturabiliyor. Tüm bu modeller, 7/24 aktif olarak çalışan Siber Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) tarafından proaktif biçimde izleniyor ve KVKK, BDDK gibi Türkiye’nin en hassas regülasyonlarına tam uyumla yönetiliyor. Günümüzde dijital güvenliğin verinin kontrolünde yattığını vurgulayan DT Cloud CTO’su Yusuf Önder Us, “Dijital güvenlik, artık yalnızca bir teknoloji katmanı değil, bir mimari tasarım yaklaşımıyla veriyi ve erişimi temelde ele alan egemenlik meselesidir. Bizim yaklaşımımız; güveni, yazılımlar ve protokollerden önce, basit ama güçlü bir mimari tasarım üzerine inşa etmekten geçiyor. Günümüzde dijital güvenlik, verilerinizin nerede bulunduğunu, hangi regülasyonlara tabi olduğunu ve nasıl yönetildiğini bildiğinizde başlar. Biz müşterilerimize sadece güvenli çözümler değil, verilerinin kendi kontrollerinde olduğu, erişimi en alt katmandan en üst katmana kadar kendileri tasarlayabildikleri yaklaşımlar sunuyoruz.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.