Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Güvenlik

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer Belediyesi Dijital Deneyim Merkezi Açıldı Haber

Nilüfer Belediyesi Dijital Deneyim Merkezi Açıldı

Nilüfer Belediyesi’nin dijital dünyanın sunduğu yenilikleri keşfetmek ve her yaştan bireyin yeni nesil teknolojileri deneyimlemesini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği “Dijital Deneyim Merkezi” Fethiye Mahallesi’nde düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Fethiye Mahalle Muhtarı Mustafa Ormanlı, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çocuklar katıldı. Açılışta konuşan Başkan Şadi Özdemir, ‘Yüz Güldüren Projeler’ arasında yer alan “Dijital Deneyim Merkezi”nin hayata geçirilmesinden dolayı mutluluk duyduklarını söyledi. Gençlerin dijital dünya ile doğru bağ kurması ve kötü alışkanlıklardan uzak kalması için bu tür merkezleri önemsediklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Bu merkezle hem dijital okuryazarlığı artıracak, hem de gençlerimize geleceğin teknolojileriyle tanışabilecekleri güvenli bir alan sunacağız” dedi. Açılışın ardından Başkan Şadi Özdemir ve katılımcılar, merkezdeki uygulamaları inceledi. Başkan Şadi Özdemir, sanal gerçeklik gözlüğü takarak da çocuklarla birlikte deneyim yaşadı. 9 YAŞ VE ÜZERİ YARARLANACAK 9 yaş ve üzeri kişilerin yararlanabileceği merkezde; yapay zekâ ve yeni nesil dijital teknolojilerin güvenli ve rehberli şekilde deneyimlenmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda dijital okuryazarlık ve dijital güvenlik eğitimlerinin verileceği merkezde, gençler teknoloji ile doğru ve güvenli şekilde tanışma imkânı bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Tugay: İzmir’in Dijital Dönüşümüne Katkı Sağlayacak Haber

Başkan Tugay: İzmir’in Dijital Dönüşümüne Katkı Sağlayacak

Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğuna katkı sunacak yeni nesil dijital altyapı yatırımlarından biri İzmir’de hayata geçirildi. Vodafone Türkiye ve DAMAC Dijital iş birliğiyle Gaziemir’de kurulan Vodafone İzmir Veri Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, İzmir milletvekilleri, siyasi partilerin il başkanları ve belediye başkanları katıldı. “Çok kıymetli bir yatırım” Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, böylesine değerli bir yatırıma ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirtti. Vodafone Türkiye ve DAMAC Dijital’e teşekkür eden Başkan Tugay, “Ege Bölgesi’nin en büyük veri merkezinin, üstelik büyüme kapasitesiyle birlikte İzmir’de hizmete açılması bizim için çok kıymetli. Dünyada hızla dijital dönüşümün yaşandığı bir dönemde, kentimizin bu dönüşüme ayak uydurması açısından önemli bir adım olan bu yatırımın İzmir’de hayata geçirilmesine vesile olan yatırımcı firmalara çok teşekkür ediyorum” dedi. Yatırımcıya İzmir çağrısı Başkan Tugay, yatırımın son derece doğru bir adım olduğuna inandıklarını belirterek, “En yeni teknolojiyle donatılan ve mevcut kapasitesini dört katına çıkarma potansiyeline sahip Ege Bölgesi’nin en büyük veri merkezi, eminim İzmir’deki pek çok firmanın dijital dönüşümüne önemli katkı sağlayacak. Aynı zamanda yapay zeka başta olmak üzere dünyada baş döndürücü bir hızla yaşanan teknolojik dönüşüme kentimizin ayak uydurmasına, güvenli bir veri altyapısı sunarak önemli ölçüde yardımcı olacak. Bundan sonra İzmir’i benzer veri merkezleri ve dijital yatırımlar için bir merkez olarak görmeyi düşünen herkese, görevim boyunca destek olmaya hazır olduğumu ifade etmek isterim. Şehrimize ve ülkemize hayırlı olsun” diye konuştu. “Stratejik, ekonomik ve milli bir meseledir” Törende konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yeni çağın en stratejik kaynağının veri ve bilgi olduğunu söyledi. Dünyada her saniye milyarlarca veri üretildiğini belirten Uraloğlu, verinin nerede barındırıldığı, nasıl işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğunun artık teknolojik olmanın ötesinde stratejik, ekonomik ve milli bir mesele olduğunu söyledi. Uraloğlu, “Verinin egemenliğini tesis eden ülkeler, yarının kazananı ve egemeni olacaklardır. Bu anlayışla bugün Ege Bölgesi’nin en büyük veri merkezini devreye almanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. “Türkiye’nin dijital güvenlik haritasını büyütüyoruz” Vodafone İzmir Veri Merkezi’ni Türkiye’ye kazandırılan yeni bir dijital kale olarak nitelendiren Uraloğlu, “Türkiye’nin dijital güvenlik haritasını adım adım büyütüyoruz” dedi. Bu tür yatırımların Türkiye’nin veri üretimi, bulut bilişim, yapay zekâ ve dijitalleşme ihtiyaçlarına yanıt verecek altyapıyı güçlendireceğini belirten Uraloğlu, ülkenin bölgesel bir dijital altyapı ve veri merkezi üssü olma hedefinin de güçleneceğini söyledi. “Dijital dünyada söz sahibi olmak istiyorsak bu tür alt yapıları hayata geçirmeliyiz” İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban da baş döndürücü gelişmelerin olduğu dijital bir çağda olduklarına değinerek, şunları söyledi: “Burası herhangi bir lojistik depo gibi değil. Evet bir depo görevi de görüyor. Ama aynı zamanda bu verilerin saklandığı, işlendiği verilerle ilgili hesaplamaların da yapıldığı aktif bir merkez olarak görev yapıyor. Dolayısıyla dijital dünyada söz sahibi olmak istiyorsak bu tür alt yapıları çok hızlı şekilde hayata geçirmeliyiz.” Yatırımın önemine dikkat çekti Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy da dijital dönüşümü doğru okumanın önemli olduğunu belirterek, “Türkiye'nin yapay zeka çağında rekabet gücünü arttırması teknolojik bağımsızlığını güçlendirmesi ve bu alanda teknolojiyi yalnızca kullanan değil üreten ve üretmenin ötesinde ona yön verebiliyor olması açısından bu yapay zeka inisiyatifi son derece kıymetli” dedi. Konuşmaların ardından merkezin açılışı yapıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 27 Yaşında Haber

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 27 Yaşında

Fırsat eşitliğini odağına alan çalışmalarıyla bireylerin gelişimini destekleyen vakıf, her geçen yıl etki alanını genişletiyor. Ulusal ve uluslararası programlarıyla TİKAV, toplumsal faydayı sürdürülebilir bir modele dönüştürerek geleceğe yatırım yapıyor. Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), kuruluşunun 27. yılında geride bıraktığı kapsamlı projeler ve yarattığı toplumsal etkisini sürdürülebilir projeleriyle gerçekleştirmeye devam ediyor. 1999 yılından bu yana “insana yatırım” yaklaşımıyla hareket eden TİKAV; eğitim, kişisel gelişim, toplumsal farkındalık ve fırsat eşitliği odağında geliştirdiği projelerle Türkiye’nin farklı bölgelerinde sürdürülebilir sosyal fayda yaratmayı sürdürüyor. GENÇLERİN HAYATINA DOKUNAN BİR MODEL: BİREYSEL GELİŞİM PROGRAMI (BGP) TİKAV’ın en köklü projelerinden biri olan Bireysel Gelişim Programı (BGP), özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde eğitim gören üniversite öğrencilerine fırsat eşitliği sunmayı hedefliyor. Program kapsamında gençler; kişisel gelişimden yabancı dile, gönüllülükten kültür-sanata uzanan çok boyutlu bir gelişim sürecinden geçerek iş ve sosyal hayata hazırlanıyor. Üniversite hayatlarının ilk yılından itibaren programa dahil olan bursiyerler; dört yıl boyunca eğitimler, seminerler, gönüllülük faaliyetleri, kültür-sanat programları ve mentorluk süreçleriyle desteklenerek yalnızca akademik değil, sosyal ve profesyonel anlamda da donanımlı bireyler olarak yetişiyor. Programın en önemli bileşenlerinden biri olan gönüllülük yaklaşımı, bursiyerlerin topluma katkı sağlayan bireyler olarak yetişmesini destekliyor. Bu kapsamda TİKAV bursiyerleri ve Akfen Gönüllüleri, her yıl İstanbul Maratonu’nda bir araya gelerek sosyal fayda odaklı projelere destek veriyor. Akfen Gönüllüleri, TİKAV’ın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan ve eğitim ile kişisel gelişim olanaklarına erişimde zorluk yaşayan 64 bursiyere destek sağlamak amacıyla hayata geçirdiği “Geleceğin Liderleri” kampanyası için maratonda koşarak bağış topladı. Bu kapsamda elde edilen kaynaklarla bursiyerlere çeşitli eğitim programları için fon sağlanırken, teknolojik destek sunuluyor; gençlerin yurt içi ve yurt dışındaki kültür-sanat faaliyetlerine katılımları destekleniyor ve maddi burs imkânı sunuluyor. Bu yönüyle Bireysel Gelişim Programı, yalnızca bireylerin gelişimini destekleyen bir eğitim modeli olmanın ötesine geçerek; dayanışma kültürünü büyüten ve sürdürülebilir toplumsal fayda yaratan bir etki alanı oluşturuyor. Bugüne kadar toplam 411 gencin katıldığı Bireysel Gelişim Programı, gençlerin eğitim, kişisel gelişim ve sosyal hayata katılım süreçlerinde uzun soluklu bir destek modeli olarak büyümeye devam ediyor. TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİNE ULAŞAN ULUSAL PROJELER TİKAV, yıllar içinde hayata geçirdiği ulusal projelerle toplumun farklı kesimlerine dokunan geniş bir etki alanı oluşturdu. Kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmalar, aile içi iletişimi güçlendirmeye yönelik programlar, engelli bireylerin ailelerine yönelik farkındalık projeleri ve eğitim ortamlarını iyileştirmeye yönelik okul yenileme çalışmaları bu kapsamda öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Gerçekleştirilen projelerle farklı yaş gruplarından ve sosyal kesimlerden binlerce kişiye doğrudan ulaşılırken, bu çalışmaların etkisi aileler ve yerel topluluklar aracılığıyla daha geniş bir alana yayılıyor. TİKAV’ın bugüne kadar hayata geçirdiği ulusal projeler aracılığıyla toplamda 12 binden fazla kadın ve ailelerine doğrudan ulaşıldı. AKFEN YENİLENEBİLİR ENERJİ İŞ BİRLİĞİYLE KIRSALDA GÜÇLÜ ETKİ Akfen Yenilenebilir Enerji’nin finansörlüğünde ve TİKAV koordinasyonunda hayata geçirilen ulusal projeler, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar ve aileler üzerinde uzun soluklu ve ölçülebilir bir etki yaratıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde, farklı yıllarda hayata geçirilen bu projelerle, toplumsal farkındalık ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik önemli adımlar atıldı. 2025 yılında yürütülen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi kapsamında 28 farklı lokasyonda gerçekleştirilen çalışmalarla afet bilinci oluşturulması hedeflenirken yaklaşık 3.000 kişiye ulaşıldı. Bir önceki yıl hayata geçirilen “Dijitaldeki Ayak İzimiz” projesi ile 27 farklı bölgede kadınlara dijital güvenlik ve bilinçli internet kullanımı konusunda eğitimler verilerek yaklaşık 2.500 kişiye erişim sağlandı. Enerji ve su tasarrufu bilinci oluşturmayı amaçlayan “Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde” projesi kapsamında yine Türkiye genelinde 27 lokasyonda yürütülen çalışmalarla 2.500 kişiye ulaşılırken; “Hijyen Sağlıktır” projesi ile 26 farklı bölgede yaklaşık 1.900 kişiye hijyen ve sağlıklı yaşam konularında eğitim verildi. Kadın sağlığı ve temel sağlık farkındalığını artırmayı hedefleyen “Önce Sağlık” projesi kapsamında 17 farklı lokasyonda 1.500 kişiye ulaşılırken; erken çocukluk gelişimine odaklanan “Evde Okullu Olduk” projesi ile 0–6 yaş arası çocuk sahibi annelere yönelik çalışmalarla 800 katılımcıya destek sağlandı. Bu projeler aracılığıyla yalnızca bireylerin değil, ailelerin ve dolaylı olarak toplumun genelinde bilinç düzeyinin artırılması hedeflenirken; sürdürülebilir sosyal fayda yaklaşımı her geçen yıl daha geniş kitlelere ulaşıyor. EĞİTİM VE DAYANIŞMA ODAKLI BURS PROGRAMLARI TİKAV, burs programları aracılığıyla gençlerin eğitim yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Farklı iş birlikleriyle hayata geçirilen burs programları sayesinde, ekonomik zorluklara rağmen eğitimine devam eden gençlere uzun vadeli destek sağlanıyor. Özellikle deprem sonrası hayata geçirilen “El Ele Birlikteyiz” burs programı kapsamında depremzede 3.000 üniversite öğrencisine eğitim hayatları boyunca destek sağlanırken, farklı burs programlarıyla da yüzlerce öğrencinin gelişimine katkıda bulunuluyor. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE BİR GELİŞİM MODELİ: ULUSLARARASI GENÇLİK ÖDÜLÜ PROGRAMI TİKAV’ın Türkiye temsilciliğini yürüttüğü Uluslararası Gençlik Ödülü Programı, gençlerin bireysel ve sosyal gelişimini destekleyen, dünya çapında kabul görmüş en kapsamlı gençlik gelişim modellerinden biri olarak öne çıkıyor. 1956 yılında Birleşik Krallık’ta başlatılan ve bugün 130’dan fazla ülkede 13 milyondan fazla gence ulaşan program, Türkiye’de TİKAV koordinasyonunda uygulanıyor. Program kapsamında bugüne kadar Türkiye’de 21 bini aşkın gence doğrudan ulaşılırken, 10 binin üzerinde mezun verildi. Gençlerin Gönüllü Hizmet, Beceri Geliştirme, Fiziksel Gelişim ve Macera ve Keşif Yolculuğu gibi alanlarda kendilerini geliştirmelerine imkân tanıyan program; yalnızca bir sertifika sürecinden öte, gençleri hayata hazırlayan bütüncül bir gelişim deneyimi sunuyor. Türkiye genelinde 163 aktif Ödül Merkezi, yaklaşık bin gönüllü Ödül Lideri ve Supervisor ve binlerce aktif katılımcı ile sürdürülen Ödül Programı, her yıl daha fazla gence ulaşarak büyümeye devam ediyor. Son dönemde gerçekleştirilen ulusal ödül törenlerinde ise yüzlerce genç bu yolculuğu başarıyla tamamlayarak ödüllerine kavuştu. 26. Ulusal Gümüş Ödül Töreni ile 7. Bağımsız Katılımcılar Bronz ve Gümüş Ödül Törenleri kapsamında 250’den fazla genç Ödül alırken, 19. Altın Ödül Töreni’nde ise 59 genç Altın Ödül’e layık görüldü. HÜLYA KIRÇUVAL: “FIRSAT EŞİTLİĞİYLE ŞEKİLLENEN 27 YILLIK YOLCULUK” TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, vakfın 27 yıllık yolculuğuna ilişkin şunları söyledi: “27 yıl boyunca hayata geçirdiğimiz her projede odağımıza insanı ve fırsat eşitliğini aldık. Çünkü biliyoruz ki bir bireyin hayatına dokunmak, aslında bir toplumun geleceğine dokunmaktır. Bu anlayışla, eğitimden sağlığa, gençlerden kadınlara uzanan geniş bir alanda geliştirdiğimiz projelerle toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı ve kalıcı bir etki yaratmayı hedefledik.” TİKAV olarak yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren sürdürülebilir çözümler üretmeye odaklandıklarına değinen Kırçuval, “Bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri ve topluma katkı sağlayabilecekleri bir zemin oluşturmak, bizim için en önemli önceliklerden biri. Bugün geldiğimiz noktada, farklı bölgelerde, farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiğimiz çalışmalarla binlerce insanın hayatına doğrudan ya da dolaylı olarak dokunmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle gençlerin eğitimine, kadınların güçlenmesine ve toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlayan projelerimizin yarattığı etkiyi görmek, bu yolculuğun en değerli çıktılarından biri.” ifadelerine yer verdi. Kırçuval, önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla; gençlerin, kadınların ve fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan bireylerin yanında olmaya, onların potansiyellerini ortaya çıkaracak fırsatları sunmaya ve toplumsal faydayı büyütmeye devam edeceklerini belirterek sürdürülebilir bir geleceğin ancak güçlü bireyler ve bilinçli toplumlarla mümkün olduğuna inandıklarını söyledi. 27 YILDIR DEĞİŞMEYEN HEDEF: TOPLUMSAL FAYDA TİKAV, 27 yıldır eğitim, sağlık ve sosyal gelişim alanlarında hayata geçirdiği projelerle toplumun farklı kesimlerine ulaşarak sürdürülebilir sosyal fayda üretmeye devam ediyor. Toplumsal ve evrensel değerlere saygılı, çevreye duyarlı ve sosyal sorumluluk bilinci yüksek bireylerin yetişmesine katkı sağlamayı temel hedef olarak benimseyen vakıf, önümüzdeki dönemde de bu vizyon doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QR Kodlar Siber Suçluların Yeni Silahına Dönüşüyor Haber

QR Kodlar Siber Suçluların Yeni Silahına Dönüşüyor

QR kodlar günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelse de beraberinde büyük güvenlik riskleri getiriyor. Sahte ödeme sayfalarına yönlendiren, zararlı yazılım indiren veya hassas giriş bilgilerini çalan bu QR kodlar, özellikle aciliyet hissi uyandıran senaryolarda sıklıkla kullanılıyor. İngiltere merkezli Action Fraud verilerine göre, kurbanlar sadece bir yıl içinde QR kod dolandırıcılığı yüzünden 3,5 milyon sterlin kaybetti. Sokaklardaki elektrikli scooterların veya restoran masalarındaki orijinal kodların üzerine yapıştırılan sahte etiketler, beklenmedik şekilde kapınıza gelen kargo paketleri gibi QR yönlendirmeleri siber saldırganların son zamanlarda en çok tercih ettiği yöntemler arasında yer alıyor. Bu tür dolandırıcılıklardan korunmak için mantığı elden bırakmamak gerektiğini belirten Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, alınması gereken 5 önlemi paylaşıyor. "Hız ve Kolaylık Arayışı Siber Güvenlik Zafiyetine Dönüşüyor" QR kodların, geleneksel e-posta güvenlik filtrelerini atlatabilen ve doğrudan kullanıcıların dalgınlığından faydalanan bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "İnsanlar genellikle tıklayacakları bir bağlantıyı kontrol etme alışkanlığına sahip olsa da QR kodları tararken aynı şüpheciliği göstermiyor. Hedefin gizli kalması, siber suçluların işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Özellikle sokakta elektrikli scooter kiralarken veya bir restoranda hızlıca menüye ulaşmak isterken, orijinal kodun üzerine yapıştırılan sahte bir etiket saniyeler içinde tüm kredi kartı bilgilerinizin kopyalanmasına yol açabiliyor. Kullanıcıların tarama yapmadan önce mutlaka fiziksel bir müdahale olup olmadığını kontrol etmesi ve yönlendirildikleri bağlantının doğruluğundan emin olması gerekiyor." uyarısında bulundu. Alev Akkoyunlu, sahte QR kodlarına ve "quishing" saldırılarına karşı kullanıcıların alması gereken 5 önlemi paylaşıyor: 1. QR kodun fiziksel bütünlüğünü kontrol edin. Elektrikli scooterlar, restoran menüleri veya sokak afişlerindeki QR kodları taramadan önce dikkatlice inceleyin. Orijinal kodun üzerine sonradan yapıştırılmış bir etiket veya hizalama bozukluğu fark ederseniz o kodu taramaktan kesinlikle kaçının. 2. Yönlendirilen bağlantı (URL) adresini dikkatlice inceleyin. Kameranız QR kodu taradığında ekranda beliren bağlantı adresini hemen onaylamayın. Bağlantının beklediğiniz kuruma ait resmi bir adres olduğundan emin olun. Kısaltılmış veya şüpheli uzantılara sahip adresler oltalama tuzaklarının en net göstergesidir. 3. Kişisel bilgilerinizi veya ödeme detaylarınızı girerken şüpheci olun. Sadece bir menü görmek veya basit bir işlem yapmak için taradığınız bir kod sizden anında ödeme bilgisi veya şifre talep ediyorsa işlemi derhal durdurun. Güvenli işlemler için doğrudan kurumun kendi uygulamasını veya resmi web sitesini kullanmayı tercih edin. 4. Beklenmedik kargolardaki ve e-postalardaki kodlara karşı dikkatli olun. Sipariş vermediğiniz halde size ulaşan bir paketin içindeki veya aniden e-postanıza düşen hesap doğrulama temalı mesajlardaki QR kodları taramayın. İşlem yapmanız gerekiyorsa ilgili kurumun internet sitesine tarayıcınız üzerinden manuel olarak giriş yapın. 5. Güçlü bir dijital güvenlik ve doğrulama aracı kullanın. Şüpheli durumlarda kodu doğrudan taramak yerine güvenilir kaynaklardan ikinci bir görüş alın. Bitdefender Scamio gibi yapay zeka destekli dolandırıcılık tespit servislerini kullanarak ekran görüntülerini kontrol edebilir, ayrıca cihazlarınızı Bitdefender Mobile Security gibi kapsamlı çözümlerle zararlı yazılımlara karşı proaktif olarak koruma altına alabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İleri Yaş Bireyler İçin Siber Güvenlik Seferberliği Haber

İleri Yaş Bireyler İçin Siber Güvenlik Seferberliği

Dijitalleşmenin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte, özellikle ileri yaş bireylerin dijital dünyada karşılaşabileceği riskler de artıyor. Çankaya Belediyesi, bu risklere karşı farkındalık oluşturmak ve dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek amacıyla, belediyeye bağlı emekli lokallerinde “Dijital Hayatta Güvende Kal, Her Tıklanana İnanma” başlıklı farkındalık seminerleri düzenledi. Çankaya Belediyesi tarafından Mutlukent, Sokullu ve Bahçelievler Emekli Lokali’nde gerçekleştirilen eğitimlerde, yaş almış yurttaşların dijital dünyada daha güvenli hareket edebilmesi hedeflendi. Seminerlerde; siber güvenlik, internet kullanımı, sosyal medya güvenliği, kişisel verilerin korunması ve dijital dolandırıcılık yöntemleri detaylı biçimde ele alındı. UZMAN İSİMDEN HAYATİ BİLGİLER Eğitimlerde konuşmacı olarak yer alan Ankara Üniversitesi Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Zeynep Akdoğan, katılımcılara dijital hayatta karşılaşılabilecek tehditleri somut örneklerle aktardı. Akdoğan, sahte bağlantılar, oltalama (phishing) yöntemleri, güvenilir olmayan sosyal medya içerikleri ve kişisel bilgilerin paylaşımında dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler paylaştı. Dr. Akdoğan, özellikle ileri yaş bireylerin sıkça hedef alındığı dijital dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak, “Her gelen mesajın, her tıklanan bağlantının güvenilir olmadığı unutulmamalı” mesajını verdi. MERAK EDİLEN SORULAR YANIT BULDU Çankaya Belediyesi’nin düzenlediği eğitimlerin interaktif bölümünde, emekli lokali sakinlerinin merak ettikleri sorular yanıtlandı. Katılımcılar, günlük hayatta karşılaştıkları dijital sorunları ve şüpheli durumları paylaşarak doğrudan uzman görüşü alma fırsatı buldu. Eğitimler, katılımcılar tarafından hem bilgilendirici hem de farkındalık artırıcı bulunarak ilgiyle takip edildi. DOLANDIRICILIĞA KARŞI ÖNLEYİCİ EĞİTİM Özellikle yaş almış yurttaşların dijital dolandırıcılığa karşı korunmasını hedefleyen bu eğitimler, Çankaya Belediyesi’nin dijital okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmalarının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Emekli lokallerinde gerçekleştirilen farkındalık çalışmalarıyla, ileri yaş bireylerin dijital dünyada daha bilinçli, güvenli ve özgüvenli bir şekilde yer almaları amaçlanıyor. Bu kapsamda Çankaya Belediyesi tarafından düzenlenen seminerlerin, dijital güvenlik konusunda toplumsal farkındalığı güçlendirmeye yönelik önemli ve gerekli bir adım olduğu vurgulanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

1 Katrilyon Dolara Yaklaşan Ödeme Hacmi Dijital Finans Dönüşümünü Hızlandırıyor Haber

1 Katrilyon Dolara Yaklaşan Ödeme Hacmi Dijital Finans Dönüşümünü Hızlandırıyor

Uluslararası kurumlar ve küresel piyasalardan gelen verilerin, dijital finans alanındaki dönüşümün deneysel bir teknoloji evresini geride bırakarak ödeme sistemlerinden sınır ötesi para akışlarına, sermaye piyasalarından finansal güvenliğe uzanan bütüncül bir yeniden yapılanmaya dönüştüğünü ortaya koyduğunu belirten Vatansever, bu sürecin finansal altyapını çalışma mantığını yeniden tanımladığını vurguladı. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) değerlendirmeleri ve küresel piyasa verilerine göre, kripto varlıkların toplam piyasa değeri 2025 yılı itibarıyla 3,5 trilyon dolar seviyesini aşmış durumda bulunuyor. IMF, kripto varlık faaliyetlerinin artık yalnızca bireysel yatırımcıların değil; bankalar, ödeme kuruluşları, varlık yönetim şirketleri ve büyük ölçekli finansal kurumların bilanço yapıları, risk yönetimi süreçleri ve uzun vadeli stratejilerinin de bir parçası hâline geldiğine dikkat çekiyor. Bu tablo, kripto varlıkların finansal sistemin çevresinden merkezine doğru ilerlediğine işaret ediyor. Bu dönüşümün merkezinde sabit değerli kripto varlıklar yer alıyor. Reuters ve Bloomberg tarafından yayımlanan piyasa verilerine göre, bu varlıkların toplam piyasa değeri 2025 ortası itibarıyla 250 milyar dolar eşiğini aşarken, günlük işlem ve dolaşım hacimleri bazı dönemlerde 70–100 milyar dolar bandına ulaştı. IMF hesaplamaları, sabit değerli kripto varlıkların yıllık işlem hacminin 2024 yılında yaklaşık 23 trilyon dolar seviyesine çıktığını gösteriyor. Bu büyüklük, küresel ödeme altyapılarının neden yeniden ele alındığını da açık biçimde ortaya koyuyor. IMF’nin SWIFT verilerine dayanan analizleri ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) değerlendirmeleri, toptan ve perakende işlemleri kapsayan küresel sınır ötesi ödeme hacminin 1 katrilyon dolar ölçeğine yaklaştığını ortaya koyuyor. Bu ölçek, mevcut ödeme sistemlerinin hız, maliyet ve şeffaflık açısından neden yapısal bir baskı altında bulunduğunu gösteriyor. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), sabit değerli kripto varlıklara ilişkin analizlerinde bu dönüşümün parasal boyutuna dikkat çekiyor. BIS’e göre bu varlıkların yüzde 99’dan fazlası ABD doları referanslı yapılardan oluşuyor. Finansal İstikrar Kurulu (FSB) ise sabit değerli kripto varlıkların büyümesinin ancak güçlü rezerv yapıları, şeffaf raporlama, düzenli denetim ve etkin düzenleyici gözetimle birlikte finansal istikrara katkı sağlayabileceğini vurguluyor. Sabit değerli kripto varlıklarla birlikte gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu da dijital finans dönüşümünün kritik başlıkları arasında yer alıyor. Dünya Ekonomik Forumu, Citi, Standard Chartered ve Bloomberg Intelligence gibi küresel kurumların analizleri; tahvil, fon, emtia, gayrimenkul ve karbon kredileri gibi varlıkların blokzincir altyapıları üzerinde dijital varlık birimleri hâline getirilmesinin piyasalarda erişimi genişletme, likiditeyi artırma ve işlem maliyetlerini düşürme potansiyeline sahip olduğunu ortaya koyuyor. Reuters’ın aktardığı projeksiyonlara göre, tokenlaştırılmış gerçek dünya varlıklarının toplam piyasa büyüklüğünün orta vadede trilyon dolar ölçeğine ulaşması öngörülüyor. Bu dönüşümün kamusal boyutunu merkez bankası dijital paraları oluşturuyor. Uluslararası takip çalışmalarına göre, dünya genelinde 130’dan fazla ülke merkez bankası dijital paralarına yönelik çalışmalar yürütüyor ve bu ülkeler küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 98’ini temsil ediyor. Halihazırda bazı ülkelerde merkez bankası dijital paraları sınırlı veya kontrollü biçimde kullanılırken, çok sayıda ülkede pilot uygulamalar devam ediyor. Dijital finans dönüşümünün ayrılmaz bir diğer boyutu ise dijital güvenlik ve siber riskler olarak öne çıkıyor. Uluslararası güvenlik kurumları ve düzenleyici otoritelerin raporları, kripto varlıklar ve dijital ödemelerle bağlantılı dolandırıcılık yöntemlerinde son yıllarda kayda değer artışlar yaşandığına işaret ediyor. Yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemleri ve sentetik kimlikler, küresel ölçekte düzenleyici uyum ve veri paylaşımını daha kritik hâle getiriyor. Yapay zekâ, yalnızca risk alanında değil, finansal verimlilik tarafında da belirleyici bir rol üstleniyor. McKinsey, BIS ve küresel danışmanlık kuruluşlarının analizlerine göre, yapay zekâ destekli finansal otomasyon çözümleri operasyonel maliyetlerde yüzde 30–40 bandında düşüş potansiyeli sunuyor. Vatansever, kripto varlıklar, sabit değerli kripto varlıklar, merkez bankası dijital paraları ve gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonunun artık geçici trendler olmadığını belirterek, uluslararası kurumlar ve küresel piyasalar tarafından ortaya konan verilerin dijital finans altyapısının kalıcı biçimde yeniden şekillendiğini gösterdiğini ifade etti. Vatansever Platformu ve Dijital Biz editoryal ekibi tarafından, IMF, BIS, FSB, ECB ve SWIFT verileri ile Reuters ve Bloomberg gibi uluslararası kaynakların rapor ve analizleri esas alınarak derlenen bu değerlendirmede, 2026 ve sonrasında dijital finans dönüşümünde belirleyici unsurun hızdan ziyade güven, düzenleyici uyum ve gerçek ekonomik değer üretimi olacağı vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Business ile ODAŞ’tan Stratejik Teknoloji Hamlesi Haber

Vodafone Business ile ODAŞ’tan Stratejik Teknoloji Hamlesi

Vodafone Business, enerji sektörünün öncü şirketlerinden ODAŞ ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında şirketin bulut tabanlı yapılara geçişini sağladı. Bu kapsamlı dönüşümle birlikte ODAŞ, veri merkezi modernizasyonundan yedekleme ve kurtarma çözümlerine kadar birçok kritik alanda yeni nesil teknolojilere dayanan hibrit bulut modeline geçti. Yeni altyapı sayesinde ODAŞ’ın sanallaştırma sistemleri modernize edildi; veri merkezi süreçleri ise yüzde 99,9 kesintisiz çalışma ve yüksek erişilebilirlik hedefiyle yeniden yapılandırıldı. Yedekleme, kurtarma sistemleri ve profesyonel hizmet seviyeleri Vodafone Business güvencesine alınırken; siber güvenlik saldırılarına karşı DDOS koruması ve güvenlik duvarı (firewall) hizmetleri devreye alınarak proaktif tehdit önleme sağlandı. Ağ yönetimi ve veri merkezi tarafında tüm cihazlar merkezi olarak izlenebilir hale gelirken, trafik anormalliklerinin anında tespit edilmesi mümkün oldu. Bu sayede ODAŞ’ın, operasyonları hem daha güvenli hem de daha verimli şekilde yönetebilir bir yapıya kavuştu. “Enerji sektörüne örnek olacak bir iş birliği gerçekleştirdik” İş birliğiyle ilgili bir açıklama yapan Vodafone İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu şu değerlendirmeyi yaptı: “ODAŞ, bu iş birliğiyle Türkiye’de enerji sektöründe Vodafone Business hizmetlerini kullanan şirketlerden biri haline geldi. Şirketin kendi fiziksel ortamında kurulu ve çalışıyor olduğu bir yapıdan hibrit bulut modeline geçiş, yalnızca teknik bir dönüşüme değil; enerji sektörünün ihtiyaçlarına özel kurguladığımız fiyatlandırma modelleri, güvenlik katmanları ve yönetimli hizmet yapısıyla sektörde örnek gösterilebilecek bir iş birliğine dönüştü. Vodafone Business olarak yarattığımız bu yeni nesil altyapının, ODAŞ’ın operasyonel verimliliğini ve dijital güvenlik seviyesini önemli ölçüde güçlendirdiğine inanıyoruz.” “Dijital güvenlik ve süreklilikte stratejik bir adım” ODAŞ COO’su Caner Demirayak iş birliğiyle ilgili şöyle konuştu: “Bu adımı yalnızca bir hizmet alımı değil, uzun vadeli bir teknoloji ortaklığı olarak görüyoruz. Bu iş birliği sayesinde teknoloji altyapımızın dijital güvenlik ve sürekliliğini güçlendirdik; operasyonlarımızı siber tehditlere karşı daha güvenli, daha verimli ve regülasyonlara uyumlu şekilde yönetiyoruz. Vodafone Business ile gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı dijital dönüşüm, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermekle kalmıyor, aynı zamanda yarının akıllı, güvenli ve sürdürülebilir enerji dünyasını da inşa etmemize olanak sağlıyor. Bu iş birliği sayesinde, operasyonel verimliliğimizi artırırken inovasyon odaklı bir altyapıyla sektörün dijitalleşme yolculuğuna öncülük ediyoruz.” dedi. ODAŞ’ın teknik altyapısı daha güçlendi ODAŞ, Vodafone Business ile yaptığı iş birliği kapsamında bulut çözümlerinin birleşimi olan hibrit bulut çözümlerini kullanmaya başladı. Böylelikle daha esnek, ölçeklenebilir ve operasyonel maliyetleri düşüren bir yapı oluşturmuş oldu. Hibrit Bulut çözümlerinde sistemlerin bir bölümü kendi fiziksel ortamlarında (on-prem), bir bölümü de bulut ortamında çalışarak esneklik ile güvenliği birleştiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.