Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital İkiz

Kapsül Haber Ajansı - Dijital İkiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital İkiz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konya Büyükşehir’in KİTEM Projesine Seul’den Uluslararası Ödül Haber

Konya Büyükşehir’in KİTEM Projesine Seul’den Uluslararası Ödül

Konya Büyükşehir Belediyesi, KİTEM Projesi ile Smart Life Week kapsamında gerçekleştirilen uluslararası akıllı şehir yarışmasında ödüle layık görüldü. Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen Smart Life Week kapsamında gerçekleştirilen yarışmada dünyanın farklı şehirlerinden hayata geçirilen yenilikçi projeler değerlendirildi. Konya Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ile İtfaiye Dairesi Başkanlığı iş birliğinde geliştirilen KİTEM Projesi, burada Tech-Innova City kategorisinde bronz ödül kazandı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, KİTEM’in akıllı şehir yaklaşımının somut örneklerinden biri olduğunu belirterek, “Akıllı şehircilik anlayışımızda teknolojiyi yalnızca dijitalleşmek için değil; insanımızın güvenliğini artırmak, kaynaklarımızı daha verimli kullanmak ve hizmetlerimizi geliştirmek için kullanıyoruz. KİTEM Projemiz de bunun güzel örneklerinden biri. İtfaiyecilerimizin daha güvenli ve etkin şartlarda eğitim almalarını sağlarken önemli miktarda suyun ve diğer kaynakların tüketilmesinin önüne geçiyoruz. Konya’da geliştirdiğimiz bu projenin uluslararası bir organizasyonda ödüle layık görülmesinden memnuniyet duyuyoruz. Şehrimizde ortaya koyduğumuz yenilikçi çalışmaların uluslararası platformlarda karşılık bulması bizler için ayrıca gurur verici. Konya’nın akıllı şehircilik alanındaki birikimini daha ileriye taşımak ve hemşehrilerimizin hayatına değer katmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. KİTEM PROJESİ KİTEM kapsamında, itfaiye personelinin eğitim aldığı yapının üç boyutlu modeli oluşturularak dijital ikizi çıkarıldı. Eğitimlerde kullanılan ekipmanların sensörlerle donatılması ve artırılmış gerçeklik teknolojilerinin sisteme entegre edilmesiyle gerçekçi eğitim senaryoları dijital ortama taşındı. Sistem sayesinde itfaiye personeli; gerçek ateş yakılmadan, tonlarca su tüketilmeden ve söndürücü kimyasallar kullanılmadan gerçeğe yakın senaryolarda eğitim alabiliyor. Böylece eğitimlerde personel güvenliği artırılırken su ve diğer kaynakların gereksiz tüketiminin de önüne geçiliyor. Dijital ikiz, artırılmış gerçeklik ve sensör teknolojilerini aynı eğitim altyapısında buluşturan KİTEM, akıllı şehir teknolojilerinin afet ve acil durum yönetimi, personel eğitimi, iş güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında birlikte kullanılmasına örnek oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Workup Astart’ın İkinci Döneminden 6 Girişim Mezun Oldu Haber

Workup Astart’ın İkinci Döneminden 6 Girişim Mezun Oldu

Anadolu Sigorta’nın ana destekçiliğinde, İş Bankası çatısı altındaki Workup Girişimcilik Programı iş birliği ve Yapay Zekâ Fabrikası yürütücülüğünde düzenlenen Workup AStart Girişimcilik Programı’nın ikinci döneminden 6 girişim mezun oldu. Girişimcilik ekosistemi temsilcileri, yatırımcılar, girişimciler ve kurumsal paydaşların katıldığı Founders Network etkinliğinde, 2,5 aylık hızlandırma sürecini başarıyla tamamlayan 6 yeni nesil teknoloji girişimi, iş modellerini ve gelecek planlarını paylaştı. AStart Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun ilk yatırımı Brandefense’e Etkinlikte, geçtiğimiz yıl Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi iş birliğiyle kurulan AStart Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun ilk yatırımı da duyuruldu. Sigorta teknolojileri, sağlık, yapay zekâ, mobilite, enerji, afet yönetimi ve sürdürülebilirlik başta olmak üzere farklı dikeylerde girişimcilik ekosistemine uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamayı hedefleyen fon, 300 bin dolar tutarındaki ilk yatırımını haziran ayında Brandefense’e yaptı. Girişimler, Anadolu Sigorta için stratejik iş ortağı Workup AStart’ın ikinci döneminde her girişimin hedefleri ve ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirilmiş bir program yürütüldü. Alanında uzman isimlerden eğitimler, deneyimli girişimcilerle ilham buluşmaları ile teknoloji trendleri, şirket yönetimi ve yatırım stratejileri konularında çalıştaylar düzenlendi. Girişimler, Anadolu Sigorta ile İş Bankası ve iştiraklerinin yanı sıra çeşitli kurumsal paydaşlarla iş birliği geliştirme ve yatırım imkânlarına erişim olanaklarına sahip oldu. Workup AStart’tan mezun olan girişimler, Anadolu Sigorta için yalnızca birer mezun değil, birlikte değer üretilen stratejik iş ortağı olarak konumlandırılıyor. Bunun yansıması olarak da program kapsamındaki bazı girişimlerle kavram kanıtlama (PoC) çalışmaları yürütüldü. Önümüzdeki dönemde bu projelerin, kurumun ürün ve hizmetlerine entegre edilmesi, ortaklık ve yatırımlarla iş birliklerinin derinleştirilmesi ve girişimlerin global pazarlara açılmalarının desteklenmesi planlanıyor. Workup AStart’ın 2. Döneminden Mezun Olan 6 Girişim: ComplyLab: Şirketlerin içerik ve iletişimlerini, regülasyonlar ile Code of Conduct gibi şirket içi kurallar açısından analiz eden yapay zekâ destekli uyumluluk platformu. Epoch Teknoloji: Kurumların çalışma biçimini yapay zekâ ile yeniden tasarlayan; bilgiyi anlayan, karar önerileri üreten ve iş süreçlerini sonuçlandıran yapay zekâ iş gücü çözümleri geliştiren global teknoloji ve inovasyon şirketi. Fizix: Büyük endüstrilerden akıllı binalara kadar geniş bir alanda uçtan uca kestirimci bakımı IoT, yapay zekâ ve dijital ikiz teknolojileriyle yeniden tanımlayan yüksek teknoloji girişimi. For Physician: Doktorlara tıbbi literatür referanslı yapay zekâ yanıtları sunan ve bu yanıtları gerçek uzman hekim ağıyla doğrulanabilir hale getiren; epikriz ve skor araçlarının yanı sıra hekim desteğiyle günlük klinik akışı hızlandıran girişim. ICSFusion: Endüstriyel tesisler ve kritik altyapılar için geliştirilmiş bir siber güvenlik ve CPS (Cyber-Physical Systems) risk platformu. İklim INC: Gerçek zamanlı şiddetli hava olayları istihbaratıyla iklim adaptasyonunu güçlendiren ve hasar oluşmadan önce harekete geçmeyi sağlayan girişim. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu Kuruldu Haber

Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu Kuruldu

Türk Telekom, geleceğin teknolojilerine yönelik akademik birikim ile sektör deneyimini aynı masada buluşturmak üzere Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu’nu hayata geçirdi. 6G, yapay zekâ, kuantum, uydu haberleşmesi ve yeni nesil ağlar başta olmak üzere geleceğin teknolojilerine yönelik alanlarda Türkiye’den ve dünyadan altı seçkin akademisyenin bir araya geldiği Kurul, akademi ile sektör arasında kalıcı bir diyalog zemini oluşturacak. Kurulun temel hedefi, akademi ile telekomünikasyon dünyası arasında düzenli, açık ve iki yönlü bir temas kurarak geleceğin teknolojilerine yönelik fikir alışverişini kalıcı hale getirmek olacak. “Akademinin bilgi birikimini sahadaki deneyimimizle buluşturuyoruz” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, akademik birikimi telekom sektörünün saha deneyimiyle buluşturduğumuz Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu ile üniversitelerimizle aramızdaki köprüyü kalıcı hale getiriyoruz. Alanlarında uluslararası ölçekte önemli çalışmalara imza atan, bilimsel birikimleriyle yeni nesil haberleşme teknolojilerinin gelişimine katkı sunan değerli akademisyenlerimizin Kurulumuzda yer almasını son derece kıymetli buluyoruz. Akademik bilgiyi Türk Telekom’un Ar-Ge kabiliyeti ve sahadaki teknoloji deneyimiyle buluşturarak, Türkiye’den dünyaya uzanan yeni fikirlerin ve teknolojilerin gelişmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Geleceğin ağlarını ancak güçlü bir milli teknoloji ekosistemiyle inşa edebileceğimize inanıyoruz. 6G’den yapay zekaya uydu haberleşmesinden kuantum teknolojilerine kadar önümüzdeki dönemin belirleyici teknolojilerinde, akademinin bilgi birikimini sahadaki deneyimimizle buluşturmak hem sektörümüz hem de ülkemiz için büyük bir değer yaratacak” dedi. Geleceğin teknolojilerini yalnızca takip etmekle yetinmeyip, bu teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamak için de çalıştıklarını ifade eden Şahin, “Türkiye’de 2024 yılında en fazla patent başvurusu yapan firma olan Türk Telekom, 2025’te gerçekleştirdiği 921 başvuru ile bu alandaki liderliğini devam ettirerek son üç yılda 2000’in üzerinde patent başvurusuna da imza atmış oldu. Ar-Ge ve inovasyon alanındaki gücümüzü sürdürülebilir kılmak için teknoloji üretmenin yanı sıra, bu teknolojileri geliştiren insan kaynağımızı da desteklemeye büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda 4 farklı kategoride 4 çalışma arkadaşımızın başarılarını onurlandırdık. Patentten uluslararası iş birliklerine, ürün odaklı Ar-Ge çalışmalarından toplumsal fayda sağlayan inovasyon projelerine kadar farklı alanlarda ortaya koyduğumuz başarıları görünür kılıyoruz” diye konuştu. Bilim Kurulu dört ana eksende çalışmalarını yürütecek Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu, yeni nesil haberleşme teknolojilerinin farklı alanlarında uluslararası akademik çalışmalarıyla öne çıkan altı bilim insanını ile Türk Telekom’u aynı çatı altında buluşturuyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Elif Uysal uzay haberleşmesi, enerji verimliliği ve Nesnelerin İnterneti (IoT); İstanbul Medipol Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Arslan yeni nesil ağlar ve haberleşme; Edinburgh Napier University ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Berk Canberk dijital ikiz, IoT ve akıllı ağlar alanlarındaki uzmanlıklarıyla Kurula katkı sunacak. Kurulun diğer üyeleri ise yapay zekâ ve IoT alanlarında çalışan Fırat Üniversitesi’nden Prof. Dr. Resul Daş; entegre algılama ve haberleşme ile yeni nesil ağlar üzerine çalışmalar yürüten İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Lütfiye Durak Ata ve karasal olmayan ağlar ile Yüksek İrtifa Platform İstasyonları (HAPS) alanında çalışmalarıyla tanınan Kanada’daki Carleton University’den Prof. Dr. Halim Yanıkömeroğlu olacak. Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu, çalışmalarını dört ana eksen üzerinde yürütecek. Yeni nesil ağlar ekseninde 6G, yapay zekâ destekli ağlar ve uydu haberleşmesi konularında akademi ve sektörün perspektifleri bir araya getirilecek. Yetenek ekosistemi ekseninde ise araştırmacıların beklentileri ile sektörün deneyimleri karşılıklı olarak paylaşılacak. Bu sayede oluşturulacak yenilikçi servisler ve ağ teknolojileri için zemin oluşturulacak. 4 kategoride 4 başarı plaketle onurlandırıldı Türk Telekom’un Ar-Ge ve inovasyon alanındaki gücü, ortaya koyduğu somut çıktılara da yansıyor. Türkiye’de 2024 yılında en fazla patent başvurusu yapan firma olan Türk Telekom, 2025’te gerçekleştirdiği 921 başvuru ile bu alandaki liderliğini devam ettirerek son üç yılda 2000’in üzerinde patent başvurusuna da imza atmış oldu. Türk Telekom’un bu yıl telekom operatörleri arasında Web of Science’ta Avrupa’da ikinci sırada yer alması da şirketin bilimsel üretim ve araştırma alanındaki çalışmalarının önemli göstergelerinden biri oldu. Ar-Ge ve inovasyon alanında elde edilen bu sonuçlarda çalışanlarının katkısını da görünür kılmayı önemseyen Türk Telekom, Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu lansmanının ardından kurum içi inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarında öne çıkan başarıları plaketle onurlandırdı. Dört farklı kategoride dört çalışana plaket takdim edildi. Plaketler; “Son 5 Yılda En Çok Patent Başvurusu”, “En Çok Uluslararası Patent”, “2025 Yılında Uluslararası Ses Getiren ArGe İş Birlikleri” ve “Ürün Odaklı Ar-Ge Projesi” kategorilerinde takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayi Dönüşümü Haber Trendleri Neyi Değiştiriyor? Haber

Sanayi Dönüşümü Haber Trendleri Neyi Değiştiriyor?

Bir üretim tesisinde yapay zeka destekli kalite kontrolün devreye alınması, artık yalnızca teknoloji sayfalarının konusu değil. Bu adım; maliyet yapısını, ihracat kapasitesini, iş gücü ihtiyacını, enerji tüketimini ve tedarikçi ilişkilerini aynı anda etkiliyor. Sanayi dönüşümü haber trendleri de tam bu nedenle, tek bir fabrika yatırımının ötesine geçerek şirketlerin rekabet gücünü belirleyen çok katmanlı bir gündeme işaret ediyor. Sanayi gündemini izleyen yöneticiler, yatırımcılar ve yayıncılar için asıl soru yeni bir teknolojinin duyurulup duyurulmadığı değil. Kritik soru, bu teknolojinin üretim verimliliğine ne zaman ve hangi ölçekte yansıyacağıdır. Haber değeri de burada oluşuyor: Açıklamanın arkasındaki operasyonel gerçeklik, finansal etki ve stratejik yön. Sanayi dönüşümü haber trendleri neden genişliyor? Sanayide dönüşüm, geçmişte çoğu zaman otomasyon yatırımları veya yeni makine parkurları üzerinden konuşulurdu. Bugün ise veri altyapısı, siber güvenlik, yenilenebilir enerji tedariki, karbon düzenlemeleri, lojistik ağları ve insan kaynağı aynı dönüşüm başlığının parçaları haline geldi. Bir işletmenin dijital olgunluğu, yalnızca kullandığı yazılımla değil, verisini güvenli yönetme ve karar süreçlerine taşıma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu genişleme, haber akışını da değiştiriyor. Fabrika açılışları, kapasite artışları ve ihracat anlaşmaları hâlâ güçlü başlıklar. Ancak okuyucu artık bu gelişmelerin yanında yatırımın enerji verimliliğine, istihdama, yerli tedarik oranına ve teslimat sürelerine etkisini de görmek istiyor. Kurumsal açıklamaların ölçülebilir sonuçlarla desteklenmesi, içeriklerin güvenilirliğini belirleyen temel unsur haline geliyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin karbon düzenleme mekanizması gibi dış ticareti etkileyen uygulamalar, sürdürülebilirlik haberlerini itibar alanından ticari zorunluluk alanına taşıdı. Çimento, demir-çelik, alüminyum, kimya ve tekstil gibi sektörlerde emisyon verisinin izlenmesi; artık hem uyum hem de fiyatlama meselesi. Bu nedenle enerji verimliliği projesi, yalnızca çevresel faydayla değil, pazara erişim ve finansmana erişim boyutuyla da değerlendirilmelidir. Yapay zeka haberi, pilot projeden ölçeklenebilir sonuca kayıyor Yapay zeka, sanayi haberlerinde en hızlı büyüyen başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Buna karşın profesyonel okuyucu için “yapay zeka kullanıyoruz” ifadesi tek başına yeterli değil. Değer yaratan haber; uygulamanın hangi sürece yerleştiğini, hangi veriye dayandığını, insan kararını nasıl desteklediğini ve ne tür bir kazanım sağladığını açıkça ortaya koyuyor. Kestirimci bakım sistemleri, ekipman arızalarını oluşmadan tahmin ederek plansız duruşları azaltmayı hedefliyor. Görüntü işleme çözümleri üretim hatlarında hata tespitini hızlandırıyor. Talep tahmini uygulamaları ise stok düzeylerini ve üretim planlamasını daha dengeli hale getirebiliyor. Ancak her örnek aynı başarıyı üretmez. Yetersiz veri kalitesi, eski altyapılar, departmanlar arası kopukluk ve siber riskler, yatırımın beklenen getiriyi geciktirmesine neden olabilir. Bu yüzden yapay zeka odaklı sanayi haberciliğinde pilot uygulama ile yaygınlaştırılmış uygulama arasındaki fark net biçimde kurulmalı. Bir tesisin deneme hattında elde edilen sonuç ile çok tesisli bir yapıda sürdürülebilir biçimde çalışan sistem aynı ölçekte değerlendirilemez. Şirketlerin başarı hikâyeleri kadar, uygulama sürecinde çözdükleri veri, entegrasyon ve yetkinlik sorunları da sektör için öğretici içerik niteliği taşıyor. Dijital ikizler karar süreçlerine yaklaşıyor Dijital ikiz teknolojisi de haber değerini artıran alanlardan biri. Üretim hattının, tesisin veya ürünün sanal modelini oluşturan bu yaklaşım; farklı senaryoların fiziki uygulamadan önce test edilmesine imkân veriyor. Kapasite planlaması, bakım takvimi, enerji tüketimi ve ürün geliştirme süreçleri bu model üzerinden daha öngörülebilir hale gelebiliyor. Fakat dijital ikiz, her şirket için aynı öncelik olmayabilir. Süreçleri standardize edilmemiş veya temel veri toplama altyapısı eksik işletmeler için ilk ihtiyaç daha gelişmiş simülasyon araçları değil, güvenilir veri akışı olabilir. Dönüşüm haberinin gücü, teknolojiyi kaçınılmaz bir moda gibi sunmak yerine kurumun olgunluk düzeyiyle ilişkilendirmesinden gelir. Enerji, maliyet kaleminden rekabet stratejisine dönüştü Enerji fiyatlarındaki oynaklık, arz güvenliği kaygıları ve emisyon hedefleri, sanayicinin yatırım gündemini yeniden şekillendiriyor. Çatı tipi güneş enerjisi sistemleri, enerji depolama, atık ısı geri kazanımı, verimli motorlar ve enerji yönetim yazılımları artık birbirinden bağımsız başlıklar değil. Birlikte ele alındıklarında üretim maliyetinin kontrolü ve karbon yoğunluğunun azaltılması için stratejik bir çerçeve oluşturuyorlar. Bu alandaki haberlerde yatırım tutarı dikkat çekici bir veri olsa da tek başına yeterli değildir. Kurulu güç, yıllık üretim veya tasarruf beklentisi, tüketimin ne kadarının karşılanacağı, geri ödeme süresi ve operasyonel süreklilik gibi ayrıntılar daha anlamlı bir tablo sunar. Özellikle enerji yoğun sektörlerde, küçük görünen verimlilik iyileştirmeleri toplam maliyet üzerinde önemli fark yaratabilir. Yine de her şirketin kendi elektriğini üretmesi en uygun çözüm değildir. Finansman koşulları, tesisin fiziki yapısı, tüketim profili, şebeke bağlantısı ve yatırımın ana faaliyet alanına etkisi kararın sonucunu değiştirir. Nitelikli içerik, bu farklılıkları görünür kılarak okuyucuyu tek tip reçetelerden uzak tutar. Tedarik zincirinde hız kadar dayanıklılık da aranıyor Pandemi, jeopolitik gerilimler ve lojistik maliyetler, sanayi şirketlerinin tedarik stratejilerini yeniden değerlendirmesine yol açtı. Yakın coğrafyadan tedarik, çift kaynak kullanımı, kritik bileşenlerde stok politikası ve tedarikçi dijitalleşmesi bu nedenle daha fazla gündeme geliyor. Ancak dayanıklılık arayışı her zaman en düşük maliyetle örtüşmüyor. Örneğin birden fazla tedarikçiye yönelmek arz riskini azaltabilir, fakat satın alma maliyetini ve yönetim karmaşıklığını artırabilir. Yerelleşme teslimat sürelerini kısaltabilir, ancak bazı ara malı veya teknoloji bileşenlerinde küresel uzmanlığa ihtiyaç devam eder. Haberlerde bu dengenin kurulması, özellikle yatırım kararlarını takip eden okuyucular için yüzeysel iyimserlikten daha değerlidir. Lojistik verisinin üretim planlamasıyla eş zamanlı paylaşılması da öne çıkan gelişmeler arasında. Liman, depo, kara yolu ve üretim hattından gelen verilerin aynı görünümde toplanması; gecikmelerin erken tespitine ve müşteri taahhütlerinin daha sağlıklı yönetilmesine katkı sağlayabilir. Bu tür yatırımların etkisi, yalnızca sevkiyat hızında değil, işletme sermayesi ve müşteri memnuniyetinde de ölçülmelidir. İnsan kaynağı dönüşümün en kritik eşiği Sanayi dönüşümünün görünmeyen tarafı, yetkinlik dönüşümüdür. Otomasyon bazı görevleri azaltırken veri analizi, bakım teknolojileri, robot programlama, siber güvenlik ve süreç iyileştirme alanlarında yeni beceri ihtiyacı doğuruyor. Bu değişim, “insanın yerini makine alıyor” gibi dar bir çerçeveyle anlatılamaz. Başarılı şirketler, teknoloji yatırımını eğitim planı ve kurum içi iletişimle birlikte yürütüyor. Operatörün sahadaki deneyimi ile veri uzmanının analitik yaklaşımı bir araya gelmediğinde, en gelişmiş sistemler dahi beklenen faydayı sunamayabiliyor. Mesleki eğitim kurumları, üniversiteler, sektör dernekleri ve şirketler arasındaki iş birlikleri bu yüzden yalnızca sosyal sorumluluk faaliyeti değil, üretim kapasitesini koruyan stratejik bir unsur. Kadınların teknik roller, mühendislik, üretim yönetimi ve liderlik pozisyonlarındaki görünürlüğü de sanayi dönüşümünün dikkatle izlenmesi gereken başlıklarından biri. Yetkinlik açığının büyüdüğü bir dönemde, iş gücünün tamamına erişemeyen kurumların rekabet avantajı oluşturması zorlaşıyor. Yayıncılıkta veri, bağlam ve yeniden kullanım değeri Sanayi haberinin etkisi, duyurunun yayımlandığı günle sınırlı kalmamalı. Editörler ve kurumsal iletişim ekipleri için kullanılabilir içerik; açık veriler, sektör bağlamı, güçlü görsel unsurlar ve tekrar kullanılabilir bilgi katmanlarıyla değer kazanır. Bu yaklaşım, haberin dijital yayınlarda daha doğru konumlanmasını ve farklı profesyonel hedef kitlelere ulaşmasını sağlar. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel içerik akışına odaklanan yayın yapılarında, telifsiz ve ücretsiz içerik modeli de bu ihtiyaca karşılık verir. Ancak dağıtım kolaylığı, editoryal titizliğin yerini almamalıdır. Kaynağı açık, sayısal karşılığı bulunan ve sektör etkisini anlatan her içerik; medya kuruluşları için daha uzun ömürlü bir yayın varlığına dönüşür. Önümüzdeki dönemde sanayi dönüşümünü izlemek isteyenler, en parlak teknoloji başlığını değil, iş sonucuna en net bağlanan gelişmeyi takip etmeli. Bir yatırımın üretimi ne kadar esnekleştirdiği, enerjiyi ne kadar verimli kullandığı, çalışanları nasıl güçlendirdiği ve tedarik riskini nasıl yönettiği soruları, doğru haberin en kullanışlı başlangıç noktası olmaya devam edecek.

Siemens ve HD Hyundai Gemi İnşasında Dijital Dönüşümü Hızlandırıyor Haber

Siemens ve HD Hyundai Gemi İnşasında Dijital Dönüşümü Hızlandırıyor

Siemens ve HD Hyundai, gemi inşasının geleceğini yeni bir “dijital tersane” planıyla şekillendirmek üzere stratejik ortaklıklarını genişletiyor. HD Hyundai’nin Siemens Xcelerator portföyünü benimsemesine yönelik bir anlaşmayı içeren bu iş birliği, ABD başta olmak üzere birçok pazarda artan gemi inşa kapasitesi ve ileri üretim teknolojilerine yönelik talebe yanıt vermeyi hedefliyor. İki şirket; mühendislik, üretim, tedarik zinciri ve tersane operasyonlarını uçtan uca birbirine bağlayan entegre bir dijital altyapı oluşturacak. Bu yapı sayesinde gemi inşasının tüm yaşam döngüsü boyunca yapay zeka destekli analizler, akıllı otomasyon ve veriye dayalı karar alma süreçleri mümkün olacak. Entegre dijital altyapı, tersanelerin üretimi hızlandırmasına, kaliteyi artırmasına ve yeniden işleme ihtiyacını azaltmasına yardımcı olacak. Sonuç olarak, artan küresel talebi karşılamak üzere daha donanımlı, daha üretken, verimli ve dayanıklı bir gemi inşa ekosistemi ortaya çıkacak. Dijital tersane yaklaşımı hem yeni kurulacak tersaneleri hem de mevcut tesislerin üretimi kesintiye uğratmadan aşamalı olarak modernize edilmesini destekleyecek şekilde tasarlandı. HD Kore Gemi Yapımı & Açık Deniz Mühendislik Başkanı ve CEO’su H.K. Kim konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yapay zeka yalnızca verimlilik aracı değil; gemilerin tasarımını, inşasını ve işletimini yeniden şekillendiren dönüştürücü bir teknolojidir. Yapay zeka, dijital ikiz ve otomasyon teknolojilerini bağlantılı dijital tersane ortamına entegre ederek, gemi inşa sektörü için geleceğin ihtiyaçlarına hazır bir model oluşturmayı hedefliyoruz. Siemens ile birlikte, ABD gemi inşa sektörünün modernizasyonuna ve rekabet gücüne katkı sağlarken, dünya genelindeki tersanelerin dijital dönüşümünü hızlandırmaya destek olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Siemens AG Başkanı ve CEO’su Roland Busch ise: “Dünyanın en ileri seviye gemilerini inşa etmek için gemi üreticilerinin milyonlarca bileşende bulunan muazzam karmaşıklığı yönetmesi gerekiyor. HD Hyundai ile genişlettiğimiz ortaklığımız sayesinde, merkezinde Siemens Xcelerator’ın yer aldığı geleceğin dijital tersanesi için ölçeklenebilir bir model oluşturuyoruz. Tersane genelinde veri, yazılım ve otomasyonu birbirine bağlayarak, Endüstriyel YZ için bir işletim sistemi inşa ediyor; gemi üreticilerinin kapasiteyi artırmasına, kaliteyi iyileştirmesine ve yeniden işleme ihtiyacını azaltmasına yardımcı oluyoruz” diye konuştu. Girişim kapsamında HD Hyundai ve Siemens, Washington, D.C.’de ABD-Kore Gemi İnşa Teknolojisi İş Birliği Merkezi’nin hayata geçirilmesini destekleyecek. Merkez, gemi inşasının dijital geleceği konusunda kamu, sektör ve teknoloji liderleri arasındaki iş birliğini güçlendirmek üzere tasarlandı. Modernizasyon stratejilerinin değerlendirilmesi, dijital tersane teknolojilerinin benimsenmesinin hızlandırılması ve ABD ile müttefik pazarlarda denizcilik rekabet gücünü güçlendiren iş gücü ve sanayi gelişimi girişimlerinin desteklenmesi için bir platform görevi görecek. Siemens Xcelerator portföyündeki yazılım araçları ve teknolojiler; birden fazla gemi inşa senaryosunda tasarım yetkisini ve uygulama sorumluluğunu korurken, kontrollü veri paylaşımını, konfigürasyon yönetimini, dijital onayları, üretim süreçlerinin görünürlüğünü ve yaşam döngüsü izlenebilirliğini mümkün kılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AMD ve Schneider Electric'ten Yapay Zekâ Altyapısında Güçlü İş Birliği Haber

AMD ve Schneider Electric'ten Yapay Zekâ Altyapısında Güçlü İş Birliği

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric ve AMD, AMD Helios kabin ölçekli çözümü için birlikte geliştirip doğruladıkları referans tasarımı duyurdu. Tasarım, yüksek yoğunluklu yapay zekâ ortamlarının daha hızlı, daha düşük risk ve karmaşıklıkla kurulabilmesi için ölçeklenebilir bir yol haritası sunuyor. Schneider Electric ile AMD arasındaki iş birliğinin ilk önemli çıktısı olan referans tasarım, şirketlerin yapay zekâ fabrikalarının kurulumunu kolaylaştırmaya yönelik ortak hedefini somutlaştırıyor. Yeni referans tasarım, AMD Instinct™ MI455X GPU’lar, 6. Nesil AMD EPYC™ CPU’lar, AMD Pensando™ Vulcano NIC’ler ve açık ROCm™ yazılım ekosisteminden güç alan Helios kabin ölçekli çözümündeki yüksek yoğunluklu yapay zekâ iş yüklerini desteklemek üzere geliştirilen ilk tasarım olma özelliğini taşıyor. AMD Helios, bilgi işlem gücü, bağlantı bant genişliği, bellek kapasitesi ve sistem düzeyinde entegrasyon alanlarındaki gelişmeler sayesinde yapay zekâ performansında çığır açmak üzere tasarlandı. Böylece müşteriler, güç tüketimini ve verimliliği optimize ederken daha büyük ve karmaşık yapay zekâ iş yüklerini daha hızlı çalıştırabiliyor. Yapay zekâ iş yüklerinin veri merkezi altyapılarını daha önce görülmemiş sınırlara taşıdığı günümüzde referans tasarımlar, veri merkezi mimarlarına ve operatörlerine yeni güç yoğunluklarını, termal gereksinimleri ve operasyonel karmaşıklığı yönetebildiği kanıtlanmış, test edilmiş ve ölçeklenebilir çözümler sunuyor. Veri merkezlerinin fiziksel altyapı performansını modelleyen bu önceden doğrulanmış tasarımlar, güvenilir, ölçeklenebilir ve yapay zekâya hazır bir veri merkezi oluşturmak için güç, soğutma ve IT altyapısının nasıl düzenlenmesi gerektiğini ortaya koyarak planlama sürecini kısaltmaya yardımcı oluyor. AMD Helios referans tasarımı; tesisin güç altyapısı, tesisin soğutma altyapısı, IT alanı ve yaşam döngüsü yazılımları olmak üzere dört teknik alana ilişkin bilgiler içeriyor. Schneider Electric Güvenli Güç ve Veri Merkezleri Başkan Yardımcısı Manish Kumar, şunları söyledi: “Günümüzde kuruluşlar, planlamadan kuruluma daha hızlı ve daha düşük riskle geçmelerini sağlayacak kapsamlı, yapay zekâya hazır referans tasarımlara ihtiyaç duyuyor. AMD ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde gelişmiş yapay zekâ bilgi işlem platformları, enerji teknolojileri ve gerçek dünyadaki veri merkezi uygulamaları arasındaki boşluğu dolduran, mühendislik temelli bir referans tasarım sunuyoruz. Böylece müşterilerin ölçeklenebilir ve yüksek yoğunluklu yapay zekâ ortamlarını daha yüksek güven, verimlilik ve hızla kurmalarını sağlıyoruz.” AMD Veri Merkezi Çözümleri İş Grubu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Forrest Norrod ise şu değerlendirmede bulundu: “Yapay zekâ altyapısı hızla tam ölçekli yapay zekâ fabrikalarına doğru ilerliyor. Bu dönüşüm, bilgi işlem, ağ, güç ve soğutma sistemlerinin en başından itibaren birlikte tasarlanmasını gerektiriyor. AMD Helios, yeni nesil yapay zekâ iş yüklerinin ihtiyaç duyduğu performansı, verimliliği ve esnekliği sunmak üzere geliştirilmiş açık ve kabin ölçekli bir mimari sağlıyor. Schneider Electric ile doğrulanmış bir referans tasarım geliştirmemiz sayesinde müşterilere yüksek yoğunluklu yapay zekâ kurulumlarını hızlandırabilecekleri, entegrasyon riskini azaltabilecekleri ve daha yüksek güven ve verimlilikle ölçeklenebilecekleri pratik bir yol haritası sunuyoruz.” Referans Tasarım AMD Helios Kurulumlarını Hızlandırıyor Yeni iş birliği, AMD’nin yapay zekâ platformlarındaki inovasyonunu Schneider Electric’in güç, soğutma ve dijital altyapı alanlarındaki uzmanlığıyla bir araya getiriyor. Böylece hem sıfırdan kurulacak yapay zekâ fabrikaları hem de yüksek yoğunluklu sistemlere dönüştürülecek mevcut ortamlar için daha sıkı biçimde entegre edilmiş bir kurulum yaklaşımı oluşturuluyor. Referans tasarım şu özellikleri destekliyor: Sıfırdan gerçekleştirilen kurulumlarda 10,4 MW’a kadar IT kapasitesine sahip yapay zekâ kümelerinden oluşan modüler ve çok kümeli ortamlarKabin başına 246 kW’a kadar yüksek yoğunluklu yapay zekâ iş yükleriSchneider Electric bünyesindeki Motivair’in soğutma sıvısı dağıtım ünitesi tabanlı çözümleri ile ısının yüzde 84’e kadarını ortamdan uzaklaştırabilen hibrit hava ve sıvı soğutma yaklaşımlarından yararlanan gelişmiş sıvı soğutma sistemleriAşağıdaki unsurları içeren dijital öncelikli bir altyapı yaklaşımı:Gerçek zamanlı izleme ve analitik, yapay zekâ destekli kestirimci bakım ve güç, soğutma ve BT sistemlerinin tamamında sistem düzeyinde optimizasyon sağlayan ETAP ve EcoStruxure™ IT Design CFD simülasyon araçlarıyla doğrulanmış elektrik ve termal tasarımAltyapı performansını modellemek, analiz etmek ve yönetmek için entegre Elektriksel Dijital İkiz özellikleriGerçek zamanlı izleme ve operasyonel görünürlük için AVEVA Unified Operations Center desteğiEntegrasyon karmaşıklığını ve kurulum riskini azaltmak amacıyla AMD Helios platformunun gereksinimlerine uygun güç ve soğutma altyapısı kurulumlarıTam yükte yaklaşık 1,12 seviyesine kadar düşebilen PUE ile daha yüksek enerji verimliliği Referans tasarım, ANSI standartlarına uygunluğu doğrulanmış şekilde geliştirildi. Çerçevenin gelecekte küresel uygulamalara yönelik IEC standartlarını da destekleyecek biçimde genişletilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İSKİ’den AI Yapay Zeka Projesi Haber

İSKİ’den AI Yapay Zeka Projesi

Burada konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, şunları söyledi: “ÇOK ZOR ZAMANLAR GEÇİRDİK VE GEÇİRMEYE DE DEVAM EDİYORUZ” “İstanbul'umuzun geleceğini iyi bir şekilde şekillendiren, şehrimizi teknoloji liginde üst sıralarda çıkaracak olan bir adımı daha hayata geçirmek için bir aradayız. Hepinize hoş geldiniz diyorum, öncelikle burada bulunduğunuz için. Sizlere İstanbul'un seçilmiş Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı adayımız, bu hizmetlerin öncüsü Sayın Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini iletmek istiyorum. Çok zor zamanlar geçirdik ve geçirmeye de devam ediyoruz. 1 buçuk yıldır Ekrem Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız tutuklu. Bugün de duymuşsunuzdur, İzmit Belediye Başkanımızı gözaltına aldılar.” “DİYECEĞİZ Kİ: ‘SADECE TARİHE TANIKLIK ETMEDİK, BİZLER TARİH YAZDIK.’” “Devletimize yıllarca hizmet etmiş ve etmeye devam eden İSKİ Genel Müdürümüz Şafak Başa da 10 ay süreyle bizlerden uzak kaldı. Çok şükür, artık görevinin başında. İstanbul için gece gündüz çalışmaya devam ediyor. Sadece iş akışında var olan yük değil, dostlarımızın yanımızda olmaması, hepimizi duygusal olarak da ağır yükler omuzlarımıza bindiriyor ve bu ağır yükleri taşımaya çalışıyoruz ve bunun da farkındayız aslında. Çok zor zamanlar hepimiz için. Gün içinde onlarca konuyu yaşarken, bunun içinde bir de dostlarımızın ağırlıkları var ve onları taşıyoruz. Ve ben bunun farkındayım, arkadaşlarımız farkında. Hepinize teşekkür ediyorum. Bu süreci bunca zorluğa rağmen taşımak için elimizden geleni ve elinizden geleni yapıyorsunuz. İnsan, anın içindeyken anlayamıyor aslında yaşananları. Zaman geçtikten sonra daha iyi okuyacağız bu durumu ve diyeceğiz ki: ‘Sadece tarihe tanıklık etmedik, bizler tarih yazdık.’” “DÜNYA BİR GELİŞİME AYAK UYDURUYORSA ONUN ÖNCÜSÜ OLMAK DA İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NİN GÖREVİ” “Buraya gelmeden önce, salonda Genel Sekreter Yardımcımız Oğuzhan Bahadır Bey bir sunum yaptı ve orada insanların İBB'ye bakışını ve memnuniyetini bana anlattı. Tabii ki mutlu oldum. Normalde ağır bir süreçten geçiyoruz ve ilk bana söylediklerinde, bu kadar yüksek memnuniyet var diye, ‘Ya, olamaz, ben bunun bir detayını dinleyeyim’ dedim. Bu kadar zor zamanda insanların çeşitli tereddütleri olur; yönetimden, yöneticiden, bulunduğu noktadan ama bugün teferruatlarıyla anlattıklarında ben de ikna oldum. Bütün çalışma arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum. Bugün de tarih yazdığımız günlerden birindeyiz. İstanbul gibi bir megakenti ve her gün üretilen milyonlarca veriyi artık sadece insan kaynağıyla yönetmek mümkün değil. Bu nedenle biz İstanbul'u yöneten irade olarak yapay zeka çağına da kayıtsız kalamazdık. Kalmadık da. O gün Ekrem Başkanımızın önderliğinde başlayan süreç, bugün aslında bir noktada sona gelmiş durumda. Ama koskoca bir İBB ailesi, Avrupa'daki yaklaşık 20 ülkeden büyük, dünyanın 30 büyük şehrinden birisi... Dolayısıyla dünya bir gelişime ayak uyduruyorsa onun öncüsü olmak da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin görevi.” “O GÜN BU SALONDA O TARİHİ ANA ORTAK OLMAKTAN DA BÜYÜK ONUR DUYUYORUM” “Yapay zeka şehirlerin beyni, sinir sistemi olacak. Geleceğin akıllı kentlerinde trafik akışından enerji yönetimine, afet hazırlıklarından kaynakların adil dağıtımına kadar her şey yapay zeka aracılığıyla dinamik olarak yönetilecek ki biraz önce aslında hocamın anlattığı da bu. Yapay zeka sayesinde şehirler; iklim krizine, nüfus artışına ve beklenmedik sorunlara karşı çok daha dayanıklı, yaşayan birer ekosisteme dönüşecek. İşte biz de İstanbul'u bu geleceğe hazırlıyoruz. Aslında biz bu yolculuğa bugün başlamadık. Bundan tam 3 yıl önce, Mayıs 2024'te, ben yine şu salonda, burada oturuyordum ki biraz önce görüntülerde de vardı, İSKİ'nin dijital dönüşüm lansmanını gerçekleştirmiştik. O gün bu salonda olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'na eşlik etmekten ve o tarihi ana ortak olmaktan da büyük onur duyuyorum. Hep söylediğimiz şu: ‘Eğer Ekrem İmamoğlu varsa çözüm var, umut var.’ Ve o gün ne söz vermişse 2019'da ve 2024'te, öyle veya böyle... Hem İstanbul'da hem de Türkiye'de bütün bu fikirleri, o gelene kadar uygulamaya geçirmek için arkadaşlarımızla mücadele edeceğiz. O geldiği yerden de, geldiğinde de kaldığı yerden alıp bir ileriye taşıyacak. Ekrem Başkanımızla birlikte ektiğimiz tohumların bugün nasıl büyük bir dijital devrime dönüştüğünü bizzat görmek benim için ayrı bir gurur vesilesi.” “BİR BELEDİYENİN, BİR KAMU KURULUŞUNUN NASIL YÖNETİLDİĞİNİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ İŞTE BURADA” “Peki neler yapmışız, şöyle bir hatırlayalım. 2014-2019 döneminde, yani bizden önceki dönemde... Henüz Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı ve talepleri var. İşte diyor ki: "Gürpınar’daki kentsel dönüşümü Büyükşehir Belediyesi imzalasın. Yakuplu Kent Ormanını Büyükşehir Belediyesi ve Orman Bakanlığı Beylikdüzü Belediyesi’ne versin" diyor. Tabii ki ne oluyor? Yapmıyorlar. Yapmayınca da Ekrem Bey dijital dönüşüm gibi geliyor, seçime giriyor ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazanıyor. Biraz önce Tayfun Bey anlattı, 176 milyon dolarlık proje, 176 milyon dolar harcanıyor ve 96 proje gerçekleştiriliyor. Bir daha söylüyorum bunu; işte Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının vizyonunun farkı. 2014-2019 döneminde, yani Ekrem İmamoğlu henüz Büyükşehir Belediye Başkanı değil, 96 proje için 176 milyon dolar para harcanıyor. Yani bir proje 2 milyon dolarlık bir kaynak harcanmış gibi bir oran. Biz ise 2020-2025 döneminde 122 milyon dolarlık bütçeyle 426 projeyi hayata geçirmişiz. Birisinde proje başına yaklaşık 2 milyon dolar harcama var, birisinde ise 300 bin dolar harcama var aslında ortalamada. Bu milletin parasının nasıl kendi parası gibi kullanıldığı, bir belediyenin, bir kamu kuruluşunun nasıl yönetildiğinin en güzel örneği işte burada. Sadece bu para harcamayla değil, 2020'den sonra online işlemlerimiz de tam 3-3 buçuk kat artmış durumda. Bunu anlatmamız gerekiyor. Milletin parasının nasıl kullanıldığının anlatılması gerekiyor. Milletin parasına nasıl sahip çıkıldığının anlatılması gerekiyor. Dolayısıyla bunu görüp Ekrem İmamoğlu'yla ve yol arkadaşlarıyla bir yurttaş olarak gurur duymamak mümkün değil. Dolayısıyla ben de bu memleketin bir yurttaşı olarak hem Ekrem İmamoğlu'yla hem Şafak Başa'yla hem Tayfun Bey'le ve diğer arkadaşlarımızla, genel sekreterimizle, kimin emeği geçtiyse onunla gurur duyduğumu ve gurur duymaya da devam edeceğim.” “KUYRUKLARDA BEKLEME DÖNEMİ BİTMİŞ” “Vezne tahsilat hızımız tam 7.8 kat artmış. Düşünün, kuyruklarda bekleme dönemi bitmiş. Para yatıracaksınız, veznedeki görevli sizi fırçalıyor. Artık o dönem bitti. Para yatırmaya gidiyorsunuz, zaten bir kısmını dijital ortamda yatırmışsınız, bir kısmını da veznede bekleyerek yatırıyorsunuz. Göreceksiniz en kısa sürede veznede bekleme diye bir durum da değil, oturduğunuz yerden paranızı ödeyeceksiniz ve vezneye gelme gereği bile duymayacaksınız. Dijital fatura kullanan abone sayımızı 600 bin'e çıkardık. Arızalarda müdahale süremizi yüzde 80 azalttık. Yani bir arıza varsa eskiden 4 saatte müdahale ediliyorsa şimdi yaklaşık 2 saate düşürdük. 7 milyon abonemizin ilk etapta 600 binini dijital ortamda işlem yapar hale getirdik. Dijital sayaç okuma sistemini geliştirdik. Yaptığımız çalışmalar sadece İstanbul'da değil, uluslararası arenada da takdir gördü. Dünyada ikincilik ödülü almışız. Bu kadar basit.” “25 YIL BU ÜLKEYİ YÖNETTİĞİMİZİ HAYAL EDİN; NEREDEN ALIP NEREYE GÖTÜRECEĞİMİZİ SİZ TAHMİN EDİYORSUNUZ” “Aslında ikincilik ödülü aldığımız için de övünecek bir yönetici değilim. Ekrem İmamoğlu burada olsaydı o da onu söylerdi. Çünkü biz bu memleketin çocuklarına ve Cumhuriyet'in çocuklarına güveniyoruz. İmkan verilirse 7 yılda İstanbul'u nereden nereye alıp getirdiğimiz belli. İSKİ'yi nereden nereye alıp getirdiğimiz belli. Dolayısıyla 25 yıl İstanbul'u yönettiğimizi hayal edin. 25 yıl bu ülkeyi yönettiğimizi hayal edin; nereden alıp nereye götüreceğimizi siz tahmin ediyorsunuz. Dolayısıyla kıymetli arkadaşlar, bugün lansmanını yaptığımız İSKİ AI projesi sadece İSKİ için değil hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem de ülkemiz için tarihi bir adımdır. Ben de bugün bu kadar detayını ilk kez bugün gördüm ve şunu söyleyebilirim ki, 2029 yılının başına geldiğimizde hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde, İGDAŞ'ında, İETT'sinde, metrosunda, Boğaziçi'nde, her noktada uyguladığımız bir sistem, bütünleşik bir sistem ve dünyanın en büyük dijital dönüşüm uygulayan şehri olacağımızı buradan ifade etmek isterim.” “TÜM TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAK MİLLİ BİR BAŞARI HİKAYESİDİR” “Yine verisini tamamen kendi bünyesinde tutan bu yerel yapay zeka yaklaşımı veri güvenliğimiz adına tüm Türkiye'ye örnek olacak milli bir başarı hikayesidir. Tabii hocam siz anlattınız bunu ama İBB'nin milli başarı hikayesi sadece yapay zekayla değil, Haliç Tersanesi'nin ürettiği gemileriyle, Tram34'üyle, şimdi üreteceğimiz metro araçlarımızla olacak. Bir bütün olarak gelişiyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem İstanbullulara hizmet ediyor hem hizmeti yaparken teknoloji üretiyor hem de onu kullandırıyor. Üreten, kullanan ve yararlandıran bir belediyeden bahsediyoruz. Bu proje İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin teknoloji üreten vizyoner gücünü kanıtlarken ülkemizdeki diğer tüm kamu kurumlarına ve yerel yönetimlere de ilham verecek bir kılavuz niteliği taşıyor.” “KİM YARARLANMAK İSTİYORSA İBB PAYLAŞMAYA HAZIR” “Buradan tüm Türkiye'deki belediyelere ve kamu kurumlarına seslenmek istiyorum; kim İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin imkanlarından, bilgisinden, teknolojisinden yararlanmak istiyorsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cumhuriyet'in tüm kurumlarına destek olmaya, bilgi paylaşmaya, kadro paylaşmaya, teknoloji paylaşmaya hazır olduğunu buradan tekrar Ekrem İmamoğlu adına tüm Türkiye'ye ifade etmek isterim. Bizim bilgimiz Türkiye'nin bilgisidir. Biz asla bilgimizi kendimiz için kullanmayız. Milletin hizmetindedir İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem İstanbul'da hem 81 ilde. Dolayısıyla kimin ihtiyacı varsa genel sekreterimizle bağlantı kurduğunda anında o desteği alacaktır. Ürettiğimiz bu teknolojik dönüşüm sadece Türkiye'nin değil, B40'taki tüm Balkan ağı üyesi belediyelerin ve Eurocities üyelerinin de kullanımına açıktır.” “KARARLAR DAHA HIZLI ALINACAK, SORUNLAR YERİNDE, YERİNDEN ÇÖZÜLECEK” “Hedefimiz arızaları gerçekleşmeden öngörmek, kayıp ve kaçakları en aza indirmek, vatandaş taleplerini ilk temasta çözüme ulaştırmak, çalışma arkadaşlarımızın işini kolaylaştıran akıllı sistemler oluşturmaktır. Bu atılımımızla yüzde 97 doğrulukla su tüketim tahminleri yapacağız. Alo 185 akıllı asistanı ile çağrı merkezi iş yükünü yaklaşık yüzde 40 azaltacağız. Dijital ikiz teknolojisi ve SCADA sistemlerinden gelen milyonlarca veriyi tek bir ortak akıl altında birleştirerek en doğru kararları en hızlı şekilde alacağız. Bu yapı her şeyi tek merkezden yöneten klasik bir sistem olmayacak. Pompa istasyonlarımız, vanalarımız, sensörlerimiz yapay zeka destekli akıllı bileşenler olarak çalışacak. Böylece kararlar daha hızlı alınacak, sorunlar yerinde, yerinden çözülecek.” “YURTTAŞIMIZI KİMSESİZ BIRAKMAYACAĞIZ” “Bugünün bir diğer alt başlığı dijital rönesans. Bizim yönetim anlayışımızda dijital rönesans teknolojiye teslim olmak değil, onu kamusal fayda için milletin hizmetinde yönetmektir. Burası çok önemli. Bu yapay zekayla beraber dünyanın başka bir boyuta geçeceğini düşünüyor insanlar. Bu doğru, ama bunu yapan biziz. Biz izin verdiğimiz kadar kullanılacak, biz izin verdiğimiz kadar kendini geliştirecek ve bizim izin verdiğimiz noktada hizmet götürecek. Biz de insan olarak insanlık neslinin devamını sağlamak için bu tür teknolojileri geliştirenlerin ne kadar yetki vermeleri gerektiğini çok iyi hesap etmelerini de buradan ifade etmek isterim. Netice itibariyle 86 milyonluk bir ülkeyiz. Bütün her şeyi yapay zekayla yaparsak, bu insanların ayakta kalmasını, gelişmesini ve tabii ki giyinmesini, barınmasını, yemesini, içmesini ve geçinmesini de düşünmek durumundayız ki bunu da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yapay zeka uygulamaları yaparken de öyle veya böyle kadro azaltması yapmadan yapmayı başaracağız. Peki bunu nasıl sağlayacağız? Gece gündüz çalışıyoruz. Yeni istihdam alanları açıyoruz. Yeni yaşam merkezleri kampüsleri açıyoruz. Ama onlarca tesis açtık. Asla kimse işsiz bırakmıyoruz. Kimseyi kapının önüne koymuyoruz. Yeni tesisler açacağız, yeni imkanlar sunacağız. Bir taraftan yapay zekayı İBB'nin içine monte edeceğiz. Türkiye'yi ve İstanbul'u dünyanın en gelişmiş yapay zekadaki şehri yapacağız. Ama bir taraftan da yurttaşımızı kimsesiz bırakmayacağız.” “YAPAY ZEKA BİLE BİLE ALGILAYAMAZ AMA BİZ İSTANBUL'DA BUNU YAPTIK” “Bu anlayış bizim anlayışımız değil sadece. Cumhuriyeti kuranların anlayışıdır. Biz sadece cumhuriyetin, cumhuriyeti kuranların çocukları, torunları olarak cumhuriyetin felsefesine ve anlayışına sahip çıkıyoruz. İşte bunun için her türlü çalışmayı ve çabayı da göstermeye devam edeceğiz. Bu devrim niteliğindeki büyük projeye liderlik eden, başta İstanbul'un 5 yıl içinde 3 kez seçilmiş belediye başkanı olan Sayın Ekrem İmamoğlu'na, İSKİ Genel Müdürümüz Şafak Başa'ya, Bilgi İşlem Daire Başkanımız Tayfun İşbilen'e de teşekkür ediyorum. ChatGPT bile yapay zeka bile 5 yıl içinde nasıl 3 kez anayasaya rağmen seçim olduğunu o bile algılayamaz ama maalesef biz İstanbul'da bunu yaptık, yapmak zorunda kaldık. Millet de bunu gördü. Her seçimde rekor oyla tekrar İmamoğlu'nu seçti. Ekrem Başkanımızın vizyonuyla İstanbul'u yeni nesil teknolojilerinden faydalanan akıllı bir kent haline getirmeye ve geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz. İSKİ AI projemizin İstanbul'umuza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum, hepinize teşekkür ediyorum.” İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa da özetle şunları söyledi; “SU; ŞEHİRLERİN GELECEĞİNİ BELİRLEYEN STRATEJİK BİR DEĞER HALİNE GELMİŞTİR” “Bugün burada yalnızca yeni bir teknoloji platformunun tanıtımı için değil, İstanbul'un su yönetiminde yeni bir dönemi başlatmak için bir aradayız. İklim krizinin derinleştiği, nüfusun hızla arttığı ve doğal kaynaklar üzerindeki baskının her geçen gün büyüdüğü bir çağda su; artık yalnızca yaşamsal bir ihtiyaç değil, şehirlerin geleceğini belirleyen stratejik bir değer haline gelmiştir. Bu nedenle İSKİ olarak kendimizi yalnızca su ve atık su hizmeti sunan klasik bir kurum olarak görmüyoruz. Veriyi yöneten, riskleri öngören, kaynaklarını akılcı kullanan ve geleceği bugünden planlayan yeni nesil bir kamu kurumu olma hedefiyle çalışıyoruz. Bu dönüşümün en güçlü adımlarından biri de göreve geldiğimiz 2019 yılından bugüne başlattığımız Dijital İSKİ projesi ve bugün onun çok önemli devamı ve önemli bir parçası olan İSKİ AI platformudur.” “İSKİ AI SAYESİNDE YALNIZCA BUGÜNÜ DEĞİL, YARINI DA ÖNGÖREBİLECEĞİZ” “Yapay zeka bizim için yalnızca bir teknoloji değil. Milyonlarca veriyi anlamlı bilgiye dönüştüren, karar alma süreçlerimizi güçlendiren yeni bir kurumsal akıl. İstanbul gibi dev bir metropolde su yönetimi artık yalnızca geçmiş verilerle yürütülemez. Yağıştan baraj doluluk oranlarına, tüketim alışkanlıklarından şebeke basıncına kadar çok sayıda veriyi aynı anda analiz edebilen sistemlere ihtiyaç duyuyoruz. İSKİ AI sayesinde yalnızca bugünü değil, yarını da öngörebileceğiz. Su talebini daha doğru tahmin edecek, kayıp-kaçakları daha erken tespit edecek, altyapı arızalarını büyümeden öngörecek ve enerji verimliliğimizi de arttıracağız. Böylece sorunlara müdahale eden değil, sorunların oluşmadan önleyen bir yönetim anlayışını İSKİ'de daha da güçlendirmiş olacağız.” “YAPAY ZEKA ARTIK DÜNYANIN EN ÖNEMLİ DÖNÜŞÜM ALANLARINDAN BİRİDİR VE TÜRKİYE BU DÖNÜŞÜMÜN DIŞINDA KALMAMALIDIR” “Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun ortaya koyduğu ‘Adil, Yeşil, Yaratıcı İstanbul’ vizyonunun, özellikle yaratıcı kısmında; yaratıcı kısmının bir sonucu olarak ve onun da ifade ettiği gibi yapay zeka artık dünyanın en önemli dönüşüm alanlarından biridir ve Türkiye bu dönüşümün dışında kalmamalıdır. İşte biz de bugün İSKİ Yapay Zeka AI ile bu vizyonu somut bir projeye dönüştürüyoruz. Bu projeyi tanıtmak için sizleri buraya davet ettik. Türkiye'de kendi yapay zeka platformunu geliştiren öncü kamu kurumlarından biri olarak, yalnızca dediğim gibi teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten bir kurum olma irademizi de bu projelerle ortaya koymuş oluyoruz. İnanıyorum ki bugün attığımız bu adım, yalnızca İstanbul'un değil, ülkemizin dijital kamu yönetiminde de önemli katkılar sağlayacaktır.” Törende İSKİ Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Tayfun İşbilen “İSKİ AI Yolculuğu: Suyun Dijital Rönesansı” ve İTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Güney “İSKİ AI Platformu” sunumları gerçekleştirdi. Projeyi hayata geçirenlere plaket takdiminin ardından program son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Büyükşehir'den Uluslararası Ar-Ge Başarısı Haber

Konya Büyükşehir'den Uluslararası Ar-Ge Başarısı

Konya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği'nin en büyük fon programı olan Ufuk Avrupa (Horizon Europe) kapsamında önemli bir başarıya imza attı. Konya Büyükşehir Belediyesi, Ufuk Avrupa kapsamında araştırma, geliştirme ve inovasyon alanında ilk kez destek almaya hak kazanırken, belediye tarihinin en yüksek bütçeli uluslararası Ar-Ge ve inovasyon projesini de hayata geçirecek. Büyükşehir Belediyesi, projede Türkiye'den yer alan tek ortak olarak uluslararası konsorsiyumda ülkemizi temsil edecek. YAKLAŞIK 6 MİLYON AVROLUK ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ Ufuk Avrupa Programı kapsamında açılan HORIZON-NEB-2025-01 çağrısı kapsamında desteklenen, 101308946 sözleşme numaralı REMADE (Renovation Management for Adaptability and Disassembly Enhancement) Projesi, 36 ay boyunca Birleşik Krallık, Slovenya, İspanya, Türkiye, İtalya, İsviçre, İsveç ve Almanya'nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden toplam 16 kurum ve kuruluşun iş birliğiyle yürütülecek. Yaklaşık 6 milyon avro bütçeye sahip proje, sürdürülebilir ve döngüsel bina yenileme alanında Avrupa'nın öncü çalışmalarından biri olacak. Konya Büyükşehir Belediyesi ise uluslararası konsorsiyumun Türkiye'deki tek ortağı olarak projeye katkı sağlayacak. YENİ NESİL BİNA YENİLEME YAKLAŞIMI HAYATA GEÇECEK REMADE Projesi, mevcut binaların daha sürdürülebilir, uyarlanabilir ve sökülebilir tasarım anlayışıyla yenilenmesini hedefliyor. Proje kapsamında enerji verimli modüler cephe sistemleri ile esnek iç mekân çözümleri geliştirilecek. Yenileme süreci ise yapay zekâ, dijital ikiz teknolojileri ve nesnelerin interneti (IoT) tabanlı sensörlerle desteklenen bulut tabanlı dijital platform üzerinden yönetilecek. Teknik dönüşümün yanı sıra sosyal boyutu da bulunan projede mahalle sakinleri, yerel yönetimler ve diğer paydaşlar karar alma süreçlerine aktif olarak dahil edilecek. Böylece yerel ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirilirken performansa dayalı sözleşmeler, kiralama modelleri ve mahalle ölçekli malzeme bankaları gibi yenilikçi finansman yaklaşımlarıyla ekonomik sürdürülebilirlik de desteklenecek. Proje sonunda bina yaşam döngüsü boyunca karbon emisyonlarının, atık miktarının ve maliyetlerin azaltılması; kullanıcıların konforunun, sağlığının ve yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor. KONYA BÜYÜKŞEHİR ULUSLARARASI AR-GE ALANINDAKİ ETKİNLİĞİNİ GÜÇLENDİRİYOR REMADE Projesi ile Konya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği'nin en prestijli araştırma ve inovasyon programlarından biri olan Ufuk Avrupa kapsamında ilk kez proje yürütme başarısı elde edecek. Belediye tarihinin en yüksek bütçeli uluslararası Ar-Ge ve inovasyon projesi olma özelliğini taşıyan REMADE, Konya'nın uluslararası proje geliştirme kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecek. Avrupa'nın önde gelen üniversiteleri, araştırma merkezleri, teknoloji şirketleri ve yerel yönetimleriyle aynı konsorsiyumda yer alacak olan Konya Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik, dijital dönüşüm ve iklim dostu kentleşme alanlarında geliştirilecek yenilikçi uygulamalara katkı sunarak uluslararası iş birliklerini daha da ileriye taşıyacak. Konya Büyükşehir Belediyesi, uluslararası Ar-Ge ve inovasyon projeleriyle şehrin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sunmayı, Avrupa Birliği programlarındaki etkinliğini artırmayı ve geleceğin şehirlerine yön verecek yenilikçi uygulamaları Konya'da hayata geçirmeyi sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.