Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital İkiz

Kapsül Haber Ajansı - Dijital İkiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital İkiz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanayi Dönüşümü Haber Trendleri Neyi Değiştiriyor? Haber

Sanayi Dönüşümü Haber Trendleri Neyi Değiştiriyor?

Bir üretim tesisinde yapay zeka destekli kalite kontrolün devreye alınması, artık yalnızca teknoloji sayfalarının konusu değil. Bu adım; maliyet yapısını, ihracat kapasitesini, iş gücü ihtiyacını, enerji tüketimini ve tedarikçi ilişkilerini aynı anda etkiliyor. Sanayi dönüşümü haber trendleri de tam bu nedenle, tek bir fabrika yatırımının ötesine geçerek şirketlerin rekabet gücünü belirleyen çok katmanlı bir gündeme işaret ediyor. Sanayi gündemini izleyen yöneticiler, yatırımcılar ve yayıncılar için asıl soru yeni bir teknolojinin duyurulup duyurulmadığı değil. Kritik soru, bu teknolojinin üretim verimliliğine ne zaman ve hangi ölçekte yansıyacağıdır. Haber değeri de burada oluşuyor: Açıklamanın arkasındaki operasyonel gerçeklik, finansal etki ve stratejik yön. Sanayi dönüşümü haber trendleri neden genişliyor? Sanayide dönüşüm, geçmişte çoğu zaman otomasyon yatırımları veya yeni makine parkurları üzerinden konuşulurdu. Bugün ise veri altyapısı, siber güvenlik, yenilenebilir enerji tedariki, karbon düzenlemeleri, lojistik ağları ve insan kaynağı aynı dönüşüm başlığının parçaları haline geldi. Bir işletmenin dijital olgunluğu, yalnızca kullandığı yazılımla değil, verisini güvenli yönetme ve karar süreçlerine taşıma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu genişleme, haber akışını da değiştiriyor. Fabrika açılışları, kapasite artışları ve ihracat anlaşmaları hâlâ güçlü başlıklar. Ancak okuyucu artık bu gelişmelerin yanında yatırımın enerji verimliliğine, istihdama, yerli tedarik oranına ve teslimat sürelerine etkisini de görmek istiyor. Kurumsal açıklamaların ölçülebilir sonuçlarla desteklenmesi, içeriklerin güvenilirliğini belirleyen temel unsur haline geliyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin karbon düzenleme mekanizması gibi dış ticareti etkileyen uygulamalar, sürdürülebilirlik haberlerini itibar alanından ticari zorunluluk alanına taşıdı. Çimento, demir-çelik, alüminyum, kimya ve tekstil gibi sektörlerde emisyon verisinin izlenmesi; artık hem uyum hem de fiyatlama meselesi. Bu nedenle enerji verimliliği projesi, yalnızca çevresel faydayla değil, pazara erişim ve finansmana erişim boyutuyla da değerlendirilmelidir. Yapay zeka haberi, pilot projeden ölçeklenebilir sonuca kayıyor Yapay zeka, sanayi haberlerinde en hızlı büyüyen başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Buna karşın profesyonel okuyucu için “yapay zeka kullanıyoruz” ifadesi tek başına yeterli değil. Değer yaratan haber; uygulamanın hangi sürece yerleştiğini, hangi veriye dayandığını, insan kararını nasıl desteklediğini ve ne tür bir kazanım sağladığını açıkça ortaya koyuyor. Kestirimci bakım sistemleri, ekipman arızalarını oluşmadan tahmin ederek plansız duruşları azaltmayı hedefliyor. Görüntü işleme çözümleri üretim hatlarında hata tespitini hızlandırıyor. Talep tahmini uygulamaları ise stok düzeylerini ve üretim planlamasını daha dengeli hale getirebiliyor. Ancak her örnek aynı başarıyı üretmez. Yetersiz veri kalitesi, eski altyapılar, departmanlar arası kopukluk ve siber riskler, yatırımın beklenen getiriyi geciktirmesine neden olabilir. Bu yüzden yapay zeka odaklı sanayi haberciliğinde pilot uygulama ile yaygınlaştırılmış uygulama arasındaki fark net biçimde kurulmalı. Bir tesisin deneme hattında elde edilen sonuç ile çok tesisli bir yapıda sürdürülebilir biçimde çalışan sistem aynı ölçekte değerlendirilemez. Şirketlerin başarı hikâyeleri kadar, uygulama sürecinde çözdükleri veri, entegrasyon ve yetkinlik sorunları da sektör için öğretici içerik niteliği taşıyor. Dijital ikizler karar süreçlerine yaklaşıyor Dijital ikiz teknolojisi de haber değerini artıran alanlardan biri. Üretim hattının, tesisin veya ürünün sanal modelini oluşturan bu yaklaşım; farklı senaryoların fiziki uygulamadan önce test edilmesine imkân veriyor. Kapasite planlaması, bakım takvimi, enerji tüketimi ve ürün geliştirme süreçleri bu model üzerinden daha öngörülebilir hale gelebiliyor. Fakat dijital ikiz, her şirket için aynı öncelik olmayabilir. Süreçleri standardize edilmemiş veya temel veri toplama altyapısı eksik işletmeler için ilk ihtiyaç daha gelişmiş simülasyon araçları değil, güvenilir veri akışı olabilir. Dönüşüm haberinin gücü, teknolojiyi kaçınılmaz bir moda gibi sunmak yerine kurumun olgunluk düzeyiyle ilişkilendirmesinden gelir. Enerji, maliyet kaleminden rekabet stratejisine dönüştü Enerji fiyatlarındaki oynaklık, arz güvenliği kaygıları ve emisyon hedefleri, sanayicinin yatırım gündemini yeniden şekillendiriyor. Çatı tipi güneş enerjisi sistemleri, enerji depolama, atık ısı geri kazanımı, verimli motorlar ve enerji yönetim yazılımları artık birbirinden bağımsız başlıklar değil. Birlikte ele alındıklarında üretim maliyetinin kontrolü ve karbon yoğunluğunun azaltılması için stratejik bir çerçeve oluşturuyorlar. Bu alandaki haberlerde yatırım tutarı dikkat çekici bir veri olsa da tek başına yeterli değildir. Kurulu güç, yıllık üretim veya tasarruf beklentisi, tüketimin ne kadarının karşılanacağı, geri ödeme süresi ve operasyonel süreklilik gibi ayrıntılar daha anlamlı bir tablo sunar. Özellikle enerji yoğun sektörlerde, küçük görünen verimlilik iyileştirmeleri toplam maliyet üzerinde önemli fark yaratabilir. Yine de her şirketin kendi elektriğini üretmesi en uygun çözüm değildir. Finansman koşulları, tesisin fiziki yapısı, tüketim profili, şebeke bağlantısı ve yatırımın ana faaliyet alanına etkisi kararın sonucunu değiştirir. Nitelikli içerik, bu farklılıkları görünür kılarak okuyucuyu tek tip reçetelerden uzak tutar. Tedarik zincirinde hız kadar dayanıklılık da aranıyor Pandemi, jeopolitik gerilimler ve lojistik maliyetler, sanayi şirketlerinin tedarik stratejilerini yeniden değerlendirmesine yol açtı. Yakın coğrafyadan tedarik, çift kaynak kullanımı, kritik bileşenlerde stok politikası ve tedarikçi dijitalleşmesi bu nedenle daha fazla gündeme geliyor. Ancak dayanıklılık arayışı her zaman en düşük maliyetle örtüşmüyor. Örneğin birden fazla tedarikçiye yönelmek arz riskini azaltabilir, fakat satın alma maliyetini ve yönetim karmaşıklığını artırabilir. Yerelleşme teslimat sürelerini kısaltabilir, ancak bazı ara malı veya teknoloji bileşenlerinde küresel uzmanlığa ihtiyaç devam eder. Haberlerde bu dengenin kurulması, özellikle yatırım kararlarını takip eden okuyucular için yüzeysel iyimserlikten daha değerlidir. Lojistik verisinin üretim planlamasıyla eş zamanlı paylaşılması da öne çıkan gelişmeler arasında. Liman, depo, kara yolu ve üretim hattından gelen verilerin aynı görünümde toplanması; gecikmelerin erken tespitine ve müşteri taahhütlerinin daha sağlıklı yönetilmesine katkı sağlayabilir. Bu tür yatırımların etkisi, yalnızca sevkiyat hızında değil, işletme sermayesi ve müşteri memnuniyetinde de ölçülmelidir. İnsan kaynağı dönüşümün en kritik eşiği Sanayi dönüşümünün görünmeyen tarafı, yetkinlik dönüşümüdür. Otomasyon bazı görevleri azaltırken veri analizi, bakım teknolojileri, robot programlama, siber güvenlik ve süreç iyileştirme alanlarında yeni beceri ihtiyacı doğuruyor. Bu değişim, “insanın yerini makine alıyor” gibi dar bir çerçeveyle anlatılamaz. Başarılı şirketler, teknoloji yatırımını eğitim planı ve kurum içi iletişimle birlikte yürütüyor. Operatörün sahadaki deneyimi ile veri uzmanının analitik yaklaşımı bir araya gelmediğinde, en gelişmiş sistemler dahi beklenen faydayı sunamayabiliyor. Mesleki eğitim kurumları, üniversiteler, sektör dernekleri ve şirketler arasındaki iş birlikleri bu yüzden yalnızca sosyal sorumluluk faaliyeti değil, üretim kapasitesini koruyan stratejik bir unsur. Kadınların teknik roller, mühendislik, üretim yönetimi ve liderlik pozisyonlarındaki görünürlüğü de sanayi dönüşümünün dikkatle izlenmesi gereken başlıklarından biri. Yetkinlik açığının büyüdüğü bir dönemde, iş gücünün tamamına erişemeyen kurumların rekabet avantajı oluşturması zorlaşıyor. Yayıncılıkta veri, bağlam ve yeniden kullanım değeri Sanayi haberinin etkisi, duyurunun yayımlandığı günle sınırlı kalmamalı. Editörler ve kurumsal iletişim ekipleri için kullanılabilir içerik; açık veriler, sektör bağlamı, güçlü görsel unsurlar ve tekrar kullanılabilir bilgi katmanlarıyla değer kazanır. Bu yaklaşım, haberin dijital yayınlarda daha doğru konumlanmasını ve farklı profesyonel hedef kitlelere ulaşmasını sağlar. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel içerik akışına odaklanan yayın yapılarında, telifsiz ve ücretsiz içerik modeli de bu ihtiyaca karşılık verir. Ancak dağıtım kolaylığı, editoryal titizliğin yerini almamalıdır. Kaynağı açık, sayısal karşılığı bulunan ve sektör etkisini anlatan her içerik; medya kuruluşları için daha uzun ömürlü bir yayın varlığına dönüşür. Önümüzdeki dönemde sanayi dönüşümünü izlemek isteyenler, en parlak teknoloji başlığını değil, iş sonucuna en net bağlanan gelişmeyi takip etmeli. Bir yatırımın üretimi ne kadar esnekleştirdiği, enerjiyi ne kadar verimli kullandığı, çalışanları nasıl güçlendirdiği ve tedarik riskini nasıl yönettiği soruları, doğru haberin en kullanışlı başlangıç noktası olmaya devam edecek.

Siemens ve HD Hyundai Gemi İnşasında Dijital Dönüşümü Hızlandırıyor Haber

Siemens ve HD Hyundai Gemi İnşasında Dijital Dönüşümü Hızlandırıyor

Siemens ve HD Hyundai, gemi inşasının geleceğini yeni bir “dijital tersane” planıyla şekillendirmek üzere stratejik ortaklıklarını genişletiyor. HD Hyundai’nin Siemens Xcelerator portföyünü benimsemesine yönelik bir anlaşmayı içeren bu iş birliği, ABD başta olmak üzere birçok pazarda artan gemi inşa kapasitesi ve ileri üretim teknolojilerine yönelik talebe yanıt vermeyi hedefliyor. İki şirket; mühendislik, üretim, tedarik zinciri ve tersane operasyonlarını uçtan uca birbirine bağlayan entegre bir dijital altyapı oluşturacak. Bu yapı sayesinde gemi inşasının tüm yaşam döngüsü boyunca yapay zeka destekli analizler, akıllı otomasyon ve veriye dayalı karar alma süreçleri mümkün olacak. Entegre dijital altyapı, tersanelerin üretimi hızlandırmasına, kaliteyi artırmasına ve yeniden işleme ihtiyacını azaltmasına yardımcı olacak. Sonuç olarak, artan küresel talebi karşılamak üzere daha donanımlı, daha üretken, verimli ve dayanıklı bir gemi inşa ekosistemi ortaya çıkacak. Dijital tersane yaklaşımı hem yeni kurulacak tersaneleri hem de mevcut tesislerin üretimi kesintiye uğratmadan aşamalı olarak modernize edilmesini destekleyecek şekilde tasarlandı. HD Kore Gemi Yapımı & Açık Deniz Mühendislik Başkanı ve CEO’su H.K. Kim konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yapay zeka yalnızca verimlilik aracı değil; gemilerin tasarımını, inşasını ve işletimini yeniden şekillendiren dönüştürücü bir teknolojidir. Yapay zeka, dijital ikiz ve otomasyon teknolojilerini bağlantılı dijital tersane ortamına entegre ederek, gemi inşa sektörü için geleceğin ihtiyaçlarına hazır bir model oluşturmayı hedefliyoruz. Siemens ile birlikte, ABD gemi inşa sektörünün modernizasyonuna ve rekabet gücüne katkı sağlarken, dünya genelindeki tersanelerin dijital dönüşümünü hızlandırmaya destek olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Siemens AG Başkanı ve CEO’su Roland Busch ise: “Dünyanın en ileri seviye gemilerini inşa etmek için gemi üreticilerinin milyonlarca bileşende bulunan muazzam karmaşıklığı yönetmesi gerekiyor. HD Hyundai ile genişlettiğimiz ortaklığımız sayesinde, merkezinde Siemens Xcelerator’ın yer aldığı geleceğin dijital tersanesi için ölçeklenebilir bir model oluşturuyoruz. Tersane genelinde veri, yazılım ve otomasyonu birbirine bağlayarak, Endüstriyel YZ için bir işletim sistemi inşa ediyor; gemi üreticilerinin kapasiteyi artırmasına, kaliteyi iyileştirmesine ve yeniden işleme ihtiyacını azaltmasına yardımcı oluyoruz” diye konuştu. Girişim kapsamında HD Hyundai ve Siemens, Washington, D.C.’de ABD-Kore Gemi İnşa Teknolojisi İş Birliği Merkezi’nin hayata geçirilmesini destekleyecek. Merkez, gemi inşasının dijital geleceği konusunda kamu, sektör ve teknoloji liderleri arasındaki iş birliğini güçlendirmek üzere tasarlandı. Modernizasyon stratejilerinin değerlendirilmesi, dijital tersane teknolojilerinin benimsenmesinin hızlandırılması ve ABD ile müttefik pazarlarda denizcilik rekabet gücünü güçlendiren iş gücü ve sanayi gelişimi girişimlerinin desteklenmesi için bir platform görevi görecek. Siemens Xcelerator portföyündeki yazılım araçları ve teknolojiler; birden fazla gemi inşa senaryosunda tasarım yetkisini ve uygulama sorumluluğunu korurken, kontrollü veri paylaşımını, konfigürasyon yönetimini, dijital onayları, üretim süreçlerinin görünürlüğünü ve yaşam döngüsü izlenebilirliğini mümkün kılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AMD ve Schneider Electric'ten Yapay Zekâ Altyapısında Güçlü İş Birliği Haber

AMD ve Schneider Electric'ten Yapay Zekâ Altyapısında Güçlü İş Birliği

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric ve AMD, AMD Helios kabin ölçekli çözümü için birlikte geliştirip doğruladıkları referans tasarımı duyurdu. Tasarım, yüksek yoğunluklu yapay zekâ ortamlarının daha hızlı, daha düşük risk ve karmaşıklıkla kurulabilmesi için ölçeklenebilir bir yol haritası sunuyor. Schneider Electric ile AMD arasındaki iş birliğinin ilk önemli çıktısı olan referans tasarım, şirketlerin yapay zekâ fabrikalarının kurulumunu kolaylaştırmaya yönelik ortak hedefini somutlaştırıyor. Yeni referans tasarım, AMD Instinct™ MI455X GPU’lar, 6. Nesil AMD EPYC™ CPU’lar, AMD Pensando™ Vulcano NIC’ler ve açık ROCm™ yazılım ekosisteminden güç alan Helios kabin ölçekli çözümündeki yüksek yoğunluklu yapay zekâ iş yüklerini desteklemek üzere geliştirilen ilk tasarım olma özelliğini taşıyor. AMD Helios, bilgi işlem gücü, bağlantı bant genişliği, bellek kapasitesi ve sistem düzeyinde entegrasyon alanlarındaki gelişmeler sayesinde yapay zekâ performansında çığır açmak üzere tasarlandı. Böylece müşteriler, güç tüketimini ve verimliliği optimize ederken daha büyük ve karmaşık yapay zekâ iş yüklerini daha hızlı çalıştırabiliyor. Yapay zekâ iş yüklerinin veri merkezi altyapılarını daha önce görülmemiş sınırlara taşıdığı günümüzde referans tasarımlar, veri merkezi mimarlarına ve operatörlerine yeni güç yoğunluklarını, termal gereksinimleri ve operasyonel karmaşıklığı yönetebildiği kanıtlanmış, test edilmiş ve ölçeklenebilir çözümler sunuyor. Veri merkezlerinin fiziksel altyapı performansını modelleyen bu önceden doğrulanmış tasarımlar, güvenilir, ölçeklenebilir ve yapay zekâya hazır bir veri merkezi oluşturmak için güç, soğutma ve IT altyapısının nasıl düzenlenmesi gerektiğini ortaya koyarak planlama sürecini kısaltmaya yardımcı oluyor. AMD Helios referans tasarımı; tesisin güç altyapısı, tesisin soğutma altyapısı, IT alanı ve yaşam döngüsü yazılımları olmak üzere dört teknik alana ilişkin bilgiler içeriyor. Schneider Electric Güvenli Güç ve Veri Merkezleri Başkan Yardımcısı Manish Kumar, şunları söyledi: “Günümüzde kuruluşlar, planlamadan kuruluma daha hızlı ve daha düşük riskle geçmelerini sağlayacak kapsamlı, yapay zekâya hazır referans tasarımlara ihtiyaç duyuyor. AMD ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde gelişmiş yapay zekâ bilgi işlem platformları, enerji teknolojileri ve gerçek dünyadaki veri merkezi uygulamaları arasındaki boşluğu dolduran, mühendislik temelli bir referans tasarım sunuyoruz. Böylece müşterilerin ölçeklenebilir ve yüksek yoğunluklu yapay zekâ ortamlarını daha yüksek güven, verimlilik ve hızla kurmalarını sağlıyoruz.” AMD Veri Merkezi Çözümleri İş Grubu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Forrest Norrod ise şu değerlendirmede bulundu: “Yapay zekâ altyapısı hızla tam ölçekli yapay zekâ fabrikalarına doğru ilerliyor. Bu dönüşüm, bilgi işlem, ağ, güç ve soğutma sistemlerinin en başından itibaren birlikte tasarlanmasını gerektiriyor. AMD Helios, yeni nesil yapay zekâ iş yüklerinin ihtiyaç duyduğu performansı, verimliliği ve esnekliği sunmak üzere geliştirilmiş açık ve kabin ölçekli bir mimari sağlıyor. Schneider Electric ile doğrulanmış bir referans tasarım geliştirmemiz sayesinde müşterilere yüksek yoğunluklu yapay zekâ kurulumlarını hızlandırabilecekleri, entegrasyon riskini azaltabilecekleri ve daha yüksek güven ve verimlilikle ölçeklenebilecekleri pratik bir yol haritası sunuyoruz.” Referans Tasarım AMD Helios Kurulumlarını Hızlandırıyor Yeni iş birliği, AMD’nin yapay zekâ platformlarındaki inovasyonunu Schneider Electric’in güç, soğutma ve dijital altyapı alanlarındaki uzmanlığıyla bir araya getiriyor. Böylece hem sıfırdan kurulacak yapay zekâ fabrikaları hem de yüksek yoğunluklu sistemlere dönüştürülecek mevcut ortamlar için daha sıkı biçimde entegre edilmiş bir kurulum yaklaşımı oluşturuluyor. Referans tasarım şu özellikleri destekliyor: Sıfırdan gerçekleştirilen kurulumlarda 10,4 MW’a kadar IT kapasitesine sahip yapay zekâ kümelerinden oluşan modüler ve çok kümeli ortamlarKabin başına 246 kW’a kadar yüksek yoğunluklu yapay zekâ iş yükleriSchneider Electric bünyesindeki Motivair’in soğutma sıvısı dağıtım ünitesi tabanlı çözümleri ile ısının yüzde 84’e kadarını ortamdan uzaklaştırabilen hibrit hava ve sıvı soğutma yaklaşımlarından yararlanan gelişmiş sıvı soğutma sistemleriAşağıdaki unsurları içeren dijital öncelikli bir altyapı yaklaşımı:Gerçek zamanlı izleme ve analitik, yapay zekâ destekli kestirimci bakım ve güç, soğutma ve BT sistemlerinin tamamında sistem düzeyinde optimizasyon sağlayan ETAP ve EcoStruxure™ IT Design CFD simülasyon araçlarıyla doğrulanmış elektrik ve termal tasarımAltyapı performansını modellemek, analiz etmek ve yönetmek için entegre Elektriksel Dijital İkiz özellikleriGerçek zamanlı izleme ve operasyonel görünürlük için AVEVA Unified Operations Center desteğiEntegrasyon karmaşıklığını ve kurulum riskini azaltmak amacıyla AMD Helios platformunun gereksinimlerine uygun güç ve soğutma altyapısı kurulumlarıTam yükte yaklaşık 1,12 seviyesine kadar düşebilen PUE ile daha yüksek enerji verimliliği Referans tasarım, ANSI standartlarına uygunluğu doğrulanmış şekilde geliştirildi. Çerçevenin gelecekte küresel uygulamalara yönelik IEC standartlarını da destekleyecek biçimde genişletilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İSKİ’den AI Yapay Zeka Projesi Haber

İSKİ’den AI Yapay Zeka Projesi

Burada konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, şunları söyledi: “ÇOK ZOR ZAMANLAR GEÇİRDİK VE GEÇİRMEYE DE DEVAM EDİYORUZ” “İstanbul'umuzun geleceğini iyi bir şekilde şekillendiren, şehrimizi teknoloji liginde üst sıralarda çıkaracak olan bir adımı daha hayata geçirmek için bir aradayız. Hepinize hoş geldiniz diyorum, öncelikle burada bulunduğunuz için. Sizlere İstanbul'un seçilmiş Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı adayımız, bu hizmetlerin öncüsü Sayın Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini iletmek istiyorum. Çok zor zamanlar geçirdik ve geçirmeye de devam ediyoruz. 1 buçuk yıldır Ekrem Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız tutuklu. Bugün de duymuşsunuzdur, İzmit Belediye Başkanımızı gözaltına aldılar.” “DİYECEĞİZ Kİ: ‘SADECE TARİHE TANIKLIK ETMEDİK, BİZLER TARİH YAZDIK.’” “Devletimize yıllarca hizmet etmiş ve etmeye devam eden İSKİ Genel Müdürümüz Şafak Başa da 10 ay süreyle bizlerden uzak kaldı. Çok şükür, artık görevinin başında. İstanbul için gece gündüz çalışmaya devam ediyor. Sadece iş akışında var olan yük değil, dostlarımızın yanımızda olmaması, hepimizi duygusal olarak da ağır yükler omuzlarımıza bindiriyor ve bu ağır yükleri taşımaya çalışıyoruz ve bunun da farkındayız aslında. Çok zor zamanlar hepimiz için. Gün içinde onlarca konuyu yaşarken, bunun içinde bir de dostlarımızın ağırlıkları var ve onları taşıyoruz. Ve ben bunun farkındayım, arkadaşlarımız farkında. Hepinize teşekkür ediyorum. Bu süreci bunca zorluğa rağmen taşımak için elimizden geleni ve elinizden geleni yapıyorsunuz. İnsan, anın içindeyken anlayamıyor aslında yaşananları. Zaman geçtikten sonra daha iyi okuyacağız bu durumu ve diyeceğiz ki: ‘Sadece tarihe tanıklık etmedik, bizler tarih yazdık.’” “DÜNYA BİR GELİŞİME AYAK UYDURUYORSA ONUN ÖNCÜSÜ OLMAK DA İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NİN GÖREVİ” “Buraya gelmeden önce, salonda Genel Sekreter Yardımcımız Oğuzhan Bahadır Bey bir sunum yaptı ve orada insanların İBB'ye bakışını ve memnuniyetini bana anlattı. Tabii ki mutlu oldum. Normalde ağır bir süreçten geçiyoruz ve ilk bana söylediklerinde, bu kadar yüksek memnuniyet var diye, ‘Ya, olamaz, ben bunun bir detayını dinleyeyim’ dedim. Bu kadar zor zamanda insanların çeşitli tereddütleri olur; yönetimden, yöneticiden, bulunduğu noktadan ama bugün teferruatlarıyla anlattıklarında ben de ikna oldum. Bütün çalışma arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum. Bugün de tarih yazdığımız günlerden birindeyiz. İstanbul gibi bir megakenti ve her gün üretilen milyonlarca veriyi artık sadece insan kaynağıyla yönetmek mümkün değil. Bu nedenle biz İstanbul'u yöneten irade olarak yapay zeka çağına da kayıtsız kalamazdık. Kalmadık da. O gün Ekrem Başkanımızın önderliğinde başlayan süreç, bugün aslında bir noktada sona gelmiş durumda. Ama koskoca bir İBB ailesi, Avrupa'daki yaklaşık 20 ülkeden büyük, dünyanın 30 büyük şehrinden birisi... Dolayısıyla dünya bir gelişime ayak uyduruyorsa onun öncüsü olmak da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin görevi.” “O GÜN BU SALONDA O TARİHİ ANA ORTAK OLMAKTAN DA BÜYÜK ONUR DUYUYORUM” “Yapay zeka şehirlerin beyni, sinir sistemi olacak. Geleceğin akıllı kentlerinde trafik akışından enerji yönetimine, afet hazırlıklarından kaynakların adil dağıtımına kadar her şey yapay zeka aracılığıyla dinamik olarak yönetilecek ki biraz önce aslında hocamın anlattığı da bu. Yapay zeka sayesinde şehirler; iklim krizine, nüfus artışına ve beklenmedik sorunlara karşı çok daha dayanıklı, yaşayan birer ekosisteme dönüşecek. İşte biz de İstanbul'u bu geleceğe hazırlıyoruz. Aslında biz bu yolculuğa bugün başlamadık. Bundan tam 3 yıl önce, Mayıs 2024'te, ben yine şu salonda, burada oturuyordum ki biraz önce görüntülerde de vardı, İSKİ'nin dijital dönüşüm lansmanını gerçekleştirmiştik. O gün bu salonda olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'na eşlik etmekten ve o tarihi ana ortak olmaktan da büyük onur duyuyorum. Hep söylediğimiz şu: ‘Eğer Ekrem İmamoğlu varsa çözüm var, umut var.’ Ve o gün ne söz vermişse 2019'da ve 2024'te, öyle veya böyle... Hem İstanbul'da hem de Türkiye'de bütün bu fikirleri, o gelene kadar uygulamaya geçirmek için arkadaşlarımızla mücadele edeceğiz. O geldiği yerden de, geldiğinde de kaldığı yerden alıp bir ileriye taşıyacak. Ekrem Başkanımızla birlikte ektiğimiz tohumların bugün nasıl büyük bir dijital devrime dönüştüğünü bizzat görmek benim için ayrı bir gurur vesilesi.” “BİR BELEDİYENİN, BİR KAMU KURULUŞUNUN NASIL YÖNETİLDİĞİNİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ İŞTE BURADA” “Peki neler yapmışız, şöyle bir hatırlayalım. 2014-2019 döneminde, yani bizden önceki dönemde... Henüz Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı ve talepleri var. İşte diyor ki: "Gürpınar’daki kentsel dönüşümü Büyükşehir Belediyesi imzalasın. Yakuplu Kent Ormanını Büyükşehir Belediyesi ve Orman Bakanlığı Beylikdüzü Belediyesi’ne versin" diyor. Tabii ki ne oluyor? Yapmıyorlar. Yapmayınca da Ekrem Bey dijital dönüşüm gibi geliyor, seçime giriyor ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazanıyor. Biraz önce Tayfun Bey anlattı, 176 milyon dolarlık proje, 176 milyon dolar harcanıyor ve 96 proje gerçekleştiriliyor. Bir daha söylüyorum bunu; işte Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının vizyonunun farkı. 2014-2019 döneminde, yani Ekrem İmamoğlu henüz Büyükşehir Belediye Başkanı değil, 96 proje için 176 milyon dolar para harcanıyor. Yani bir proje 2 milyon dolarlık bir kaynak harcanmış gibi bir oran. Biz ise 2020-2025 döneminde 122 milyon dolarlık bütçeyle 426 projeyi hayata geçirmişiz. Birisinde proje başına yaklaşık 2 milyon dolar harcama var, birisinde ise 300 bin dolar harcama var aslında ortalamada. Bu milletin parasının nasıl kendi parası gibi kullanıldığı, bir belediyenin, bir kamu kuruluşunun nasıl yönetildiğinin en güzel örneği işte burada. Sadece bu para harcamayla değil, 2020'den sonra online işlemlerimiz de tam 3-3 buçuk kat artmış durumda. Bunu anlatmamız gerekiyor. Milletin parasının nasıl kullanıldığının anlatılması gerekiyor. Milletin parasına nasıl sahip çıkıldığının anlatılması gerekiyor. Dolayısıyla bunu görüp Ekrem İmamoğlu'yla ve yol arkadaşlarıyla bir yurttaş olarak gurur duymamak mümkün değil. Dolayısıyla ben de bu memleketin bir yurttaşı olarak hem Ekrem İmamoğlu'yla hem Şafak Başa'yla hem Tayfun Bey'le ve diğer arkadaşlarımızla, genel sekreterimizle, kimin emeği geçtiyse onunla gurur duyduğumu ve gurur duymaya da devam edeceğim.” “KUYRUKLARDA BEKLEME DÖNEMİ BİTMİŞ” “Vezne tahsilat hızımız tam 7.8 kat artmış. Düşünün, kuyruklarda bekleme dönemi bitmiş. Para yatıracaksınız, veznedeki görevli sizi fırçalıyor. Artık o dönem bitti. Para yatırmaya gidiyorsunuz, zaten bir kısmını dijital ortamda yatırmışsınız, bir kısmını da veznede bekleyerek yatırıyorsunuz. Göreceksiniz en kısa sürede veznede bekleme diye bir durum da değil, oturduğunuz yerden paranızı ödeyeceksiniz ve vezneye gelme gereği bile duymayacaksınız. Dijital fatura kullanan abone sayımızı 600 bin'e çıkardık. Arızalarda müdahale süremizi yüzde 80 azalttık. Yani bir arıza varsa eskiden 4 saatte müdahale ediliyorsa şimdi yaklaşık 2 saate düşürdük. 7 milyon abonemizin ilk etapta 600 binini dijital ortamda işlem yapar hale getirdik. Dijital sayaç okuma sistemini geliştirdik. Yaptığımız çalışmalar sadece İstanbul'da değil, uluslararası arenada da takdir gördü. Dünyada ikincilik ödülü almışız. Bu kadar basit.” “25 YIL BU ÜLKEYİ YÖNETTİĞİMİZİ HAYAL EDİN; NEREDEN ALIP NEREYE GÖTÜRECEĞİMİZİ SİZ TAHMİN EDİYORSUNUZ” “Aslında ikincilik ödülü aldığımız için de övünecek bir yönetici değilim. Ekrem İmamoğlu burada olsaydı o da onu söylerdi. Çünkü biz bu memleketin çocuklarına ve Cumhuriyet'in çocuklarına güveniyoruz. İmkan verilirse 7 yılda İstanbul'u nereden nereye alıp getirdiğimiz belli. İSKİ'yi nereden nereye alıp getirdiğimiz belli. Dolayısıyla 25 yıl İstanbul'u yönettiğimizi hayal edin. 25 yıl bu ülkeyi yönettiğimizi hayal edin; nereden alıp nereye götüreceğimizi siz tahmin ediyorsunuz. Dolayısıyla kıymetli arkadaşlar, bugün lansmanını yaptığımız İSKİ AI projesi sadece İSKİ için değil hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem de ülkemiz için tarihi bir adımdır. Ben de bugün bu kadar detayını ilk kez bugün gördüm ve şunu söyleyebilirim ki, 2029 yılının başına geldiğimizde hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde, İGDAŞ'ında, İETT'sinde, metrosunda, Boğaziçi'nde, her noktada uyguladığımız bir sistem, bütünleşik bir sistem ve dünyanın en büyük dijital dönüşüm uygulayan şehri olacağımızı buradan ifade etmek isterim.” “TÜM TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAK MİLLİ BİR BAŞARI HİKAYESİDİR” “Yine verisini tamamen kendi bünyesinde tutan bu yerel yapay zeka yaklaşımı veri güvenliğimiz adına tüm Türkiye'ye örnek olacak milli bir başarı hikayesidir. Tabii hocam siz anlattınız bunu ama İBB'nin milli başarı hikayesi sadece yapay zekayla değil, Haliç Tersanesi'nin ürettiği gemileriyle, Tram34'üyle, şimdi üreteceğimiz metro araçlarımızla olacak. Bir bütün olarak gelişiyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem İstanbullulara hizmet ediyor hem hizmeti yaparken teknoloji üretiyor hem de onu kullandırıyor. Üreten, kullanan ve yararlandıran bir belediyeden bahsediyoruz. Bu proje İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin teknoloji üreten vizyoner gücünü kanıtlarken ülkemizdeki diğer tüm kamu kurumlarına ve yerel yönetimlere de ilham verecek bir kılavuz niteliği taşıyor.” “KİM YARARLANMAK İSTİYORSA İBB PAYLAŞMAYA HAZIR” “Buradan tüm Türkiye'deki belediyelere ve kamu kurumlarına seslenmek istiyorum; kim İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin imkanlarından, bilgisinden, teknolojisinden yararlanmak istiyorsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cumhuriyet'in tüm kurumlarına destek olmaya, bilgi paylaşmaya, kadro paylaşmaya, teknoloji paylaşmaya hazır olduğunu buradan tekrar Ekrem İmamoğlu adına tüm Türkiye'ye ifade etmek isterim. Bizim bilgimiz Türkiye'nin bilgisidir. Biz asla bilgimizi kendimiz için kullanmayız. Milletin hizmetindedir İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem İstanbul'da hem 81 ilde. Dolayısıyla kimin ihtiyacı varsa genel sekreterimizle bağlantı kurduğunda anında o desteği alacaktır. Ürettiğimiz bu teknolojik dönüşüm sadece Türkiye'nin değil, B40'taki tüm Balkan ağı üyesi belediyelerin ve Eurocities üyelerinin de kullanımına açıktır.” “KARARLAR DAHA HIZLI ALINACAK, SORUNLAR YERİNDE, YERİNDEN ÇÖZÜLECEK” “Hedefimiz arızaları gerçekleşmeden öngörmek, kayıp ve kaçakları en aza indirmek, vatandaş taleplerini ilk temasta çözüme ulaştırmak, çalışma arkadaşlarımızın işini kolaylaştıran akıllı sistemler oluşturmaktır. Bu atılımımızla yüzde 97 doğrulukla su tüketim tahminleri yapacağız. Alo 185 akıllı asistanı ile çağrı merkezi iş yükünü yaklaşık yüzde 40 azaltacağız. Dijital ikiz teknolojisi ve SCADA sistemlerinden gelen milyonlarca veriyi tek bir ortak akıl altında birleştirerek en doğru kararları en hızlı şekilde alacağız. Bu yapı her şeyi tek merkezden yöneten klasik bir sistem olmayacak. Pompa istasyonlarımız, vanalarımız, sensörlerimiz yapay zeka destekli akıllı bileşenler olarak çalışacak. Böylece kararlar daha hızlı alınacak, sorunlar yerinde, yerinden çözülecek.” “YURTTAŞIMIZI KİMSESİZ BIRAKMAYACAĞIZ” “Bugünün bir diğer alt başlığı dijital rönesans. Bizim yönetim anlayışımızda dijital rönesans teknolojiye teslim olmak değil, onu kamusal fayda için milletin hizmetinde yönetmektir. Burası çok önemli. Bu yapay zekayla beraber dünyanın başka bir boyuta geçeceğini düşünüyor insanlar. Bu doğru, ama bunu yapan biziz. Biz izin verdiğimiz kadar kullanılacak, biz izin verdiğimiz kadar kendini geliştirecek ve bizim izin verdiğimiz noktada hizmet götürecek. Biz de insan olarak insanlık neslinin devamını sağlamak için bu tür teknolojileri geliştirenlerin ne kadar yetki vermeleri gerektiğini çok iyi hesap etmelerini de buradan ifade etmek isterim. Netice itibariyle 86 milyonluk bir ülkeyiz. Bütün her şeyi yapay zekayla yaparsak, bu insanların ayakta kalmasını, gelişmesini ve tabii ki giyinmesini, barınmasını, yemesini, içmesini ve geçinmesini de düşünmek durumundayız ki bunu da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yapay zeka uygulamaları yaparken de öyle veya böyle kadro azaltması yapmadan yapmayı başaracağız. Peki bunu nasıl sağlayacağız? Gece gündüz çalışıyoruz. Yeni istihdam alanları açıyoruz. Yeni yaşam merkezleri kampüsleri açıyoruz. Ama onlarca tesis açtık. Asla kimse işsiz bırakmıyoruz. Kimseyi kapının önüne koymuyoruz. Yeni tesisler açacağız, yeni imkanlar sunacağız. Bir taraftan yapay zekayı İBB'nin içine monte edeceğiz. Türkiye'yi ve İstanbul'u dünyanın en gelişmiş yapay zekadaki şehri yapacağız. Ama bir taraftan da yurttaşımızı kimsesiz bırakmayacağız.” “YAPAY ZEKA BİLE BİLE ALGILAYAMAZ AMA BİZ İSTANBUL'DA BUNU YAPTIK” “Bu anlayış bizim anlayışımız değil sadece. Cumhuriyeti kuranların anlayışıdır. Biz sadece cumhuriyetin, cumhuriyeti kuranların çocukları, torunları olarak cumhuriyetin felsefesine ve anlayışına sahip çıkıyoruz. İşte bunun için her türlü çalışmayı ve çabayı da göstermeye devam edeceğiz. Bu devrim niteliğindeki büyük projeye liderlik eden, başta İstanbul'un 5 yıl içinde 3 kez seçilmiş belediye başkanı olan Sayın Ekrem İmamoğlu'na, İSKİ Genel Müdürümüz Şafak Başa'ya, Bilgi İşlem Daire Başkanımız Tayfun İşbilen'e de teşekkür ediyorum. ChatGPT bile yapay zeka bile 5 yıl içinde nasıl 3 kez anayasaya rağmen seçim olduğunu o bile algılayamaz ama maalesef biz İstanbul'da bunu yaptık, yapmak zorunda kaldık. Millet de bunu gördü. Her seçimde rekor oyla tekrar İmamoğlu'nu seçti. Ekrem Başkanımızın vizyonuyla İstanbul'u yeni nesil teknolojilerinden faydalanan akıllı bir kent haline getirmeye ve geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz. İSKİ AI projemizin İstanbul'umuza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum, hepinize teşekkür ediyorum.” İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa da özetle şunları söyledi; “SU; ŞEHİRLERİN GELECEĞİNİ BELİRLEYEN STRATEJİK BİR DEĞER HALİNE GELMİŞTİR” “Bugün burada yalnızca yeni bir teknoloji platformunun tanıtımı için değil, İstanbul'un su yönetiminde yeni bir dönemi başlatmak için bir aradayız. İklim krizinin derinleştiği, nüfusun hızla arttığı ve doğal kaynaklar üzerindeki baskının her geçen gün büyüdüğü bir çağda su; artık yalnızca yaşamsal bir ihtiyaç değil, şehirlerin geleceğini belirleyen stratejik bir değer haline gelmiştir. Bu nedenle İSKİ olarak kendimizi yalnızca su ve atık su hizmeti sunan klasik bir kurum olarak görmüyoruz. Veriyi yöneten, riskleri öngören, kaynaklarını akılcı kullanan ve geleceği bugünden planlayan yeni nesil bir kamu kurumu olma hedefiyle çalışıyoruz. Bu dönüşümün en güçlü adımlarından biri de göreve geldiğimiz 2019 yılından bugüne başlattığımız Dijital İSKİ projesi ve bugün onun çok önemli devamı ve önemli bir parçası olan İSKİ AI platformudur.” “İSKİ AI SAYESİNDE YALNIZCA BUGÜNÜ DEĞİL, YARINI DA ÖNGÖREBİLECEĞİZ” “Yapay zeka bizim için yalnızca bir teknoloji değil. Milyonlarca veriyi anlamlı bilgiye dönüştüren, karar alma süreçlerimizi güçlendiren yeni bir kurumsal akıl. İstanbul gibi dev bir metropolde su yönetimi artık yalnızca geçmiş verilerle yürütülemez. Yağıştan baraj doluluk oranlarına, tüketim alışkanlıklarından şebeke basıncına kadar çok sayıda veriyi aynı anda analiz edebilen sistemlere ihtiyaç duyuyoruz. İSKİ AI sayesinde yalnızca bugünü değil, yarını da öngörebileceğiz. Su talebini daha doğru tahmin edecek, kayıp-kaçakları daha erken tespit edecek, altyapı arızalarını büyümeden öngörecek ve enerji verimliliğimizi de arttıracağız. Böylece sorunlara müdahale eden değil, sorunların oluşmadan önleyen bir yönetim anlayışını İSKİ'de daha da güçlendirmiş olacağız.” “YAPAY ZEKA ARTIK DÜNYANIN EN ÖNEMLİ DÖNÜŞÜM ALANLARINDAN BİRİDİR VE TÜRKİYE BU DÖNÜŞÜMÜN DIŞINDA KALMAMALIDIR” “Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun ortaya koyduğu ‘Adil, Yeşil, Yaratıcı İstanbul’ vizyonunun, özellikle yaratıcı kısmında; yaratıcı kısmının bir sonucu olarak ve onun da ifade ettiği gibi yapay zeka artık dünyanın en önemli dönüşüm alanlarından biridir ve Türkiye bu dönüşümün dışında kalmamalıdır. İşte biz de bugün İSKİ Yapay Zeka AI ile bu vizyonu somut bir projeye dönüştürüyoruz. Bu projeyi tanıtmak için sizleri buraya davet ettik. Türkiye'de kendi yapay zeka platformunu geliştiren öncü kamu kurumlarından biri olarak, yalnızca dediğim gibi teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten bir kurum olma irademizi de bu projelerle ortaya koymuş oluyoruz. İnanıyorum ki bugün attığımız bu adım, yalnızca İstanbul'un değil, ülkemizin dijital kamu yönetiminde de önemli katkılar sağlayacaktır.” Törende İSKİ Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Tayfun İşbilen “İSKİ AI Yolculuğu: Suyun Dijital Rönesansı” ve İTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Güney “İSKİ AI Platformu” sunumları gerçekleştirdi. Projeyi hayata geçirenlere plaket takdiminin ardından program son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Büyükşehir'den Uluslararası Ar-Ge Başarısı Haber

Konya Büyükşehir'den Uluslararası Ar-Ge Başarısı

Konya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği'nin en büyük fon programı olan Ufuk Avrupa (Horizon Europe) kapsamında önemli bir başarıya imza attı. Konya Büyükşehir Belediyesi, Ufuk Avrupa kapsamında araştırma, geliştirme ve inovasyon alanında ilk kez destek almaya hak kazanırken, belediye tarihinin en yüksek bütçeli uluslararası Ar-Ge ve inovasyon projesini de hayata geçirecek. Büyükşehir Belediyesi, projede Türkiye'den yer alan tek ortak olarak uluslararası konsorsiyumda ülkemizi temsil edecek. YAKLAŞIK 6 MİLYON AVROLUK ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ Ufuk Avrupa Programı kapsamında açılan HORIZON-NEB-2025-01 çağrısı kapsamında desteklenen, 101308946 sözleşme numaralı REMADE (Renovation Management for Adaptability and Disassembly Enhancement) Projesi, 36 ay boyunca Birleşik Krallık, Slovenya, İspanya, Türkiye, İtalya, İsviçre, İsveç ve Almanya'nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden toplam 16 kurum ve kuruluşun iş birliğiyle yürütülecek. Yaklaşık 6 milyon avro bütçeye sahip proje, sürdürülebilir ve döngüsel bina yenileme alanında Avrupa'nın öncü çalışmalarından biri olacak. Konya Büyükşehir Belediyesi ise uluslararası konsorsiyumun Türkiye'deki tek ortağı olarak projeye katkı sağlayacak. YENİ NESİL BİNA YENİLEME YAKLAŞIMI HAYATA GEÇECEK REMADE Projesi, mevcut binaların daha sürdürülebilir, uyarlanabilir ve sökülebilir tasarım anlayışıyla yenilenmesini hedefliyor. Proje kapsamında enerji verimli modüler cephe sistemleri ile esnek iç mekân çözümleri geliştirilecek. Yenileme süreci ise yapay zekâ, dijital ikiz teknolojileri ve nesnelerin interneti (IoT) tabanlı sensörlerle desteklenen bulut tabanlı dijital platform üzerinden yönetilecek. Teknik dönüşümün yanı sıra sosyal boyutu da bulunan projede mahalle sakinleri, yerel yönetimler ve diğer paydaşlar karar alma süreçlerine aktif olarak dahil edilecek. Böylece yerel ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirilirken performansa dayalı sözleşmeler, kiralama modelleri ve mahalle ölçekli malzeme bankaları gibi yenilikçi finansman yaklaşımlarıyla ekonomik sürdürülebilirlik de desteklenecek. Proje sonunda bina yaşam döngüsü boyunca karbon emisyonlarının, atık miktarının ve maliyetlerin azaltılması; kullanıcıların konforunun, sağlığının ve yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor. KONYA BÜYÜKŞEHİR ULUSLARARASI AR-GE ALANINDAKİ ETKİNLİĞİNİ GÜÇLENDİRİYOR REMADE Projesi ile Konya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği'nin en prestijli araştırma ve inovasyon programlarından biri olan Ufuk Avrupa kapsamında ilk kez proje yürütme başarısı elde edecek. Belediye tarihinin en yüksek bütçeli uluslararası Ar-Ge ve inovasyon projesi olma özelliğini taşıyan REMADE, Konya'nın uluslararası proje geliştirme kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecek. Avrupa'nın önde gelen üniversiteleri, araştırma merkezleri, teknoloji şirketleri ve yerel yönetimleriyle aynı konsorsiyumda yer alacak olan Konya Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik, dijital dönüşüm ve iklim dostu kentleşme alanlarında geliştirilecek yenilikçi uygulamalara katkı sunarak uluslararası iş birliklerini daha da ileriye taşıyacak. Konya Büyükşehir Belediyesi, uluslararası Ar-Ge ve inovasyon projeleriyle şehrin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sunmayı, Avrupa Birliği programlarındaki etkinliğini artırmayı ve geleceğin şehirlerine yön verecek yenilikçi uygulamaları Konya'da hayata geçirmeyi sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Port Küresel Lojistik Sektörüyle Breakbulk Europe’da Buluştu Haber

Borusan Port Küresel Lojistik Sektörüyle Breakbulk Europe’da Buluştu

Borusan Port, Hollanda’nın Rotterdam şehrinde düzenlenen Breakbulk Europe 2026 Fuarı’nda, Borusan Heavy ve Borusan Chartering iş birimleriyle birlikte yer aldı. Fuar süresince Borusan Port, liman işletmeciliği, dökme yük elleçleme ve lojistik operasyonlarındaki uzmanlığını, entegre hizmet modelini ve operasyonel kabiliyetlerini uluslararası paydaşlarla paylaştı. Ayrıca mevcut iş ortakları ve potansiyel müşterilerle yeni iş modelleri ve iş birlikleri üzerine verimli görüşmeler gerçekleştirdi. Borusan Port Genel Müdürü Hamdi Erçelik, fuardaki faaliyetlerine ve vizyonlarına ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Proje kargo lojistiği alanında; liman operasyonları, chartering ve ağır vasıta karayolu taşımacılığını kapsayan uçtan uca çözümlerimizle sektördeki yetkinliğimizi ortaya koyuyoruz. Sahip olduğumuz ileri mühendislik kabiliyetleri ve geniş ekipman altyapısıyla, özellikle rüzgar enerjisi ekipmanları ile petrol ve doğal gaz boru hattı projelerinde ulusal pazardaki lider konumumuzu güçlendiriyoruz. Dijitalleşme vizyonumuz çerçevesinde; yapay zeka destekli rota ve saha optimizasyonlarını halihazırda kullanıyoruz. Bununla birlikte, gelecek hedeflerimiz arasında yer alan özel 5G yatırımıyla gerçek zamanlı verilere dayanan dijital ikiz uygulamasına geçmeyi ve dinamik optimizasyon imkanlarını devreye almayı planlıyoruz. Yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon süreçleri ise stratejik yol haritamızın temel odak noktalarını oluşturmayı sürdürüyor." Borusan Port’un fuardaki önemli gündem başlıklarından biri de dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları oldu. Akıllı liman uygulamaları ve teknoloji yatırımlarıyla operasyonel süreçlerde verimliliği artırmayı hedefleyen Borusan Port, müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik projelerinin yanı sıra çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılmasını ön planda tutuyor. Borusan Port, Borusan Heavy ve Borusan Chartering iş birimleri; liman operasyonlarından dökme yük hizmetlerine ve deniz taşımacılığına kadar uzanan geniş hizmet ağıyla müşterilerine uçtan uca, entegre ve koordineli çözümler sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İSG’den Geleceğe Yön Veren Stratejik Buluşma Haber

İSG’den Geleceğe Yön Veren Stratejik Buluşma

Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı unvanını elinde tutan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG), üst ve orta düzey yöneticilerin katılımıyla düzenlenen geniş kapsamlı Town Hall (Paylaşım) toplantısında yeni rekorlara imza atarak sürdürdüğü büyüme performansını, havacılıkta küresel rekabet gücünü artıracak gelecek vizyonunu, yapay zekâ dönüşümünü ve altyapı yatırımlarını duyurdu. 2 Haziran 2026 tarihinde ISG Airport Hotel’in ev sahipliğinde gerçekleşen stratejik zirvede, Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) Yönetici Direktörü ve ISG Yönetim Kurulu Üyesi Dato’ Mohd Izani Ghani, "Şehrin Havalimanı" unvanıyla operasyonel verimliliğin küresel simgesi haline gelen İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın küresel pazardaki gücünü pekiştirecek büyüme planlarını, altyapı yatırımlarını ve organizasyonel dönüşüm stratejisini paylaştı. Küresel havacılıkta Sabiha Gökçen dinamizmi: Sektörün büyüme katalizörü Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) Yönetici Direktörü ve ISG Yönetim Kurulu Üyesi Dato’ Mohd Izani Ghani, "The Power of We" (Biz Olmanın Gücü) başlıklı açılış konuşmasında 2025 yılında elde edilen tarihi finansal ve operasyonel başarıların altını çizdi. MAHB Grubu genelinde 153,3 milyon yolcu barajının aşıldığını belirten Ghani, bu trafiğin 48,4 milyonunun tek başına Sabiha Gökçen (SAW) tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu. 2019 seviyelerine göre %36’lık olağanüstü bir hacim genişlemesi yakalayan ISG, Airports Council International (ACI) verilerine göre Avrupa’nın 8. en yoğun havalimanı olurken, kendi kategorisinde "Avrupa'nın En Hızlı Büyüyen Havalimanı" ilan edildi. Toplantıda sunulan verilere göre ISG, 2025 yılını 48.4 milyon yolcuyla kapatarak 2019 yılı kriz öncesi seviyelerinin %36 üzerine çıkan muazzam bir rekor kırdı. 2026 yılına da aynı büyüme momentumuyla giren havalimanı, yılın ilk çeyreğinde (Q1 2026) %12,4’lük büyüme oranı yakalayarak "Büyük Havalimanları" (Majors) kategorisinde Avrupa zirvesine yerleşti ve batılı rakiplerini geride bıraktı. Yeni destinasyonlar, hava yolu iş birlikleri ve genişleyen uçuş ağıyla ISG’nin Avrupa’nın hub merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini ifade eden Ghani, ulaşılan başarıyı şu ifadelerle değerlendirdi: “Bugün sizlerle paylaştığımız başarı grafiği, rakamların çok ötesinde, büyük özveri ve emekle elde edilen operasyonel başarıyı ifade ediyor. Bu tablo yalnızca büyümenin değil, aynı zamanda kaliteli hizmet anlayışımızın ve geleceğe yönelik doğru yatırımlarımızın da önemli bir göstergesidir. 2026 yılının ilk dört ayında 15,3 milyon yolcuya erişerek önemli bir başarı elde ettik. Uluslararası yolcu trafiğimiz büyümeye devam ediyor ve havalimanımız, yeni destinasyonlar ile hava yolu iş birlikleri sayesinde küresel bağlantı gücünü her geçen gün artırıyor. Bu sonuçlar, tüm çalışma arkadaşlarımızın değerli katkılarının ve ortak başarımızın ürünüdür.” Güçlü liderlik, net sorumluluk: Organizasyonel dönüşüm ISG, ölçek ve stratejik önem açısından büyüyen yapısını yönetmek amacıyla organizasyonel mimarisini de geleceğe hazırlıyor. Toplantıda, kurumsal hesap verebilirliği, güçlü uyumu ve departmanlar arası iş birliğini en üst seviyeye çıkarmak adına Yönetici Direktörlük (Executive Director) rolünün yeniden aktive edildiği açıklandı. Bu doğrultuda ISG Yönetici Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevine de getirilen Hanita Ahmad, havalimanının tüm operasyonel, ticari, teknolojik ve idari süreçlerinin sahadaki yönetim liderliğini üstlendi. Üst düzeydeki sorumluluk bilincini sahaya yansıtmayı hedefleyen bu hamle, havalimanının büyüme süreçlerini daha çevik yönetmesini sağlayacak. Genel bilgilendirme toplantısında açıklamalarda bulunan ISG Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, şunları söyledi: "Sabiha Gökçen Havalimanı’nın elde ettiği bu büyüme, bölgesel kapasitenin ne kadar doğru ve stratejik yönetildiğinin bir kanıtıdır. Havayolu ortaklarımıza maksimum operasyonel esneklik sunuyoruz. Biz bu trafik rekorlarını bir tavan değil; gelecekteki ağ optimizasyonlarımız için yeni bir başlangıç çizgisi olarak görüyoruz." ISG yapay zeka ve dijital dönüşümle geleceğe hazır Sabiha Gökçen, sadece yolcu sayısıyla değil, güçlü teknoloji vizyonuyla da terminal işletmeciliğinde dijitalleşmeye öncülük ediyor. Terminal ve hava tarafı operasyonlarının tek merkezden izlenmesini sağlayan ve havalimanına prestijli bir uluslararası ödül kazandıran Dijital İkiz (Digital Twin) projesi bu dönüşümün en somut adımlarının başında geliyor. Operasyonel mükemmellik stratejisinin bir parçası olarak hayata geçirilen bir dizi yenilikçi çözüm, havalimanında başlatılan tam teşekküllü bir Yapay Zekâ (AI) Adaptasyon Programı ile desteklenerek yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geleceğe taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye 170 Yaşında Haber

Siemens Türkiye 170 Yaşında

Siemens Türkiye, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji ekosisteminde uzun yıllardır faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak konumlanıyor. Şirketin faaliyetlerinin odağında kısa vadeli sonuçların ötesinde uzun vadeli değer üretimi yer alıyor. Siemens Türkiye, yerel mühendislik gücünü, operasyonel yetkinliklerini ve küresel teknoloji birikimini bir araya getirerek çalışmalarını sürdürüyor. Geleceğe bakış: Dijitalleşme, endüstriyel yapay zekâ ve sorumlu büyüme Siemens Türkiye, stratejik odağını dijital dönüşüm, endüstriyel yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilere yönlendiriyor. Şirket, sanayide dijitalleşmenin hızlandırılmasını, yeşil teknolojilerin yaygınlaştırılmasını ve daha verimli, dayanıklı sistemlerin geliştirilmesini önceliklendiriyor. Yapay zekâ, dijital ikizler, otomasyon ve akıllı enerji sistemleri, Siemens Türkiye’nin gelecek vizyonunun temel yapı taşlarını oluşturuyor. Siemens Türkiye’den sosyal etki ve sürdürülebilirlik odağında bütüncül yaklaşım Siemens Türkiye, insan odağını merkeze alarak yetenek gelişimi, kapsayıcılık ve etik değerler alanlarında çalışmalar yürütüyor. Şirket, çevresel yaklaşımı kapsamında enerji verimliliğini artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve emisyonların azaltılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyor. Bu bütüncül yaklaşım, Siemens Türkiye’nin sosyal etki çalışmalarına da yansıyor. Türkiye, Siemens’in küresel inovasyon ağında stratejik rol oynuyor Türkiye, Siemens’in küresel inovasyon ve mühendislik ağı içinde stratejik bir rol üstleniyor. Siemens Türkiye, 800’ü aşkın mühendis ve araştırmacıdan oluşan kadrosu ve 3 milyar TL’ye ulaşan Ar-Ge yatırımıyla global inovasyon ağının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Bu yapı, Türkiye’yi yalnızca üretim yapılan bir ülke olmaktan çıkararak teknoloji geliştirilen bir merkez haline getiriyor. Türkiye’de geliştirilen mühendislik çözümleri ve dijital teknolojiler, Siemens’in global portföyüne entegre edilerek farklı coğrafyalarda kullanılıyor. Üretim gücü ve ihracat kapasitesi Siemens Türkiye yerli üretim gücü ve mühendisliği ile Gebze'de 100.000'den fazla orta gerilim dağıtım panosu üretimi gerçekleştirdi. Dünya da pek çok ülkeye ihracat yapan tesis, çevre dostu teknolojileri, uzun ömürlü yapısı ve düşük bakım ihtiyacıyla enerji altyapılarına çözüm sunuyor. Dijital üretim altyapısı sayesinde tesis; otomasyon, dijital ikiz teknolojileri ve entegre üretim yönetimiyle modern sanayi üretiminin gelişmiş örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Bunun yanı sıra Siemens’in Türkiye’deki alçak gerilim üretim faaliyetleri de küresel değer zincirinde önemli bir rol üstleniyor. 1961 yılında kurulan tesis, yıllık yaklaşık 20 milyon adet üretim kapasitesiyle faaliyet gösteriyor. Liderlerden 170. yıl mesajları Hüseyin Gelis: “Yenilik ve sorumlu büyüme ile geleceği şekillendiriyoruz” Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis: Geçmişten bugüne taşıdığımız deneyimi, yenilik odağımız ve güçlü mühendislik kabiliyetimizle birleştiriyoruz. Türkiye’deki köklü sanayi ve teknoloji geçmişimiz, bu yaklaşımın önemli bir göstergesidir. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz; dijital dönüşümü hızlandırmak, endüstriyel yapay zekâ ve veri odaklı teknolojileri sanayiye entegre etmek, yeşil teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırmak ve sorumlu büyüme yaklaşımıyla sanayi ve altyapının geleceğini şekillendirmek olacaktır. Siemens Türkiye olarak teknolojiyi yalnızca geliştiren değil, ekonomik, çevresel ve toplumsal etkileri birlikte ele alan bir bakış açısıyla hareket ediyoruz. Bu anlayışla ‘zamanın ötesinde’ bir şirket olma hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.” Thomas Kolbinger: “Uzun vadeli ve dengeli büyümeye odaklanıyoruz” Siemens Türkiye CFO’su Thomas Kolbinger ise şirketin uzun vadeli değer yaratma yaklaşımına dikkat çekerek şunları söyledi: 170 yıl boyunca temel odağımız, teknolojiyi ve mühendisliği kullanarak değer üretmek oldu. Siemens Türkiye olarak finansal başarımızı inovasyon ve toplumsal etki yaklaşımıyla birlikte ele alıyoruz. Türkiye, Siemens için yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda stratejik bir üretim ve inovasyon merkezi olmayı sürdürüyor. Güçlü Ar-Ge yatırımlarımız, ihracat kapasitemiz ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarımızla Türkiye’de uzun vadeli değer üretmeye devam ediyoruz. 170 yıldır zamanın ötesinde olmaktan ve Türkiye için değer yaratmaktan gurur duyuyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.