Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital İkizler

Kapsül Haber Ajansı - Dijital İkizler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital İkizler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Allianz Türkiye’nin HackZone Girişimleri Ekosistemden 17 Milyon Doların Üzerinde Yatırım Aldı Haber

Allianz Türkiye’nin HackZone Girişimleri Ekosistemden 17 Milyon Doların Üzerinde Yatırım Aldı

Türk sigorta sektörünün ilk açık inovasyon programı olan HackZone by Allianz’ın bu döneminde girişimler; dijital sağlık, finansal danışmanlık, contact center ve agentic yapay zekâ gibi alanlarda yenilikçi çözümler geliştirdi ve projelerini Demo Day etkinliğinde tanıttı. Programa katılan girişimler bugüne kadar ekosistemden 17 milyon doların üzerinde yatırım aldı. Sigorta sektörünün öncü şirketlerinden Allianz Türkiye, 2020 yılından bu yana gerçekleştirdiği HackZone’da startup’larla birlikte yenilikçi iş modelleri geliştirerek sektörde inovasyonu teşvik ediyor. Tenity iş birliğiyle 6 yıldır düzenlenen program kapsamında bugüne dek 700’e yakın startup değerlendirilirken, 53 startup ile PoC gerçekleştirildi ve 20 proje canlıya taşındı. Program sayesinde 30 startup sigorta sektörüyle ilk kez çalışma fırsatı bulurken, HackZone’a katılan girişimlerin ekosistemden aldığı toplam yatırım geçen yıla göre 2 milyon doları aşan bir artışla 17 milyon doların üzerine çıktı. Türk sigorta sektörünün ilk açık inovasyon programı olan HackZone’un 6. döneminde finansal danışmanlık, dijital sağlık, contact center ve agentic yapay zekâ kategorilerinde 100’e yakın startup başvuru yaptı. Seçilen 7 startup; Callby AI, Freya, Fintela, Marin App, Opinion, Smart IQ ve SYNAPS oldu. Açık inovasyon kültürü Allianz’ın farklı ekiplerine yayılıyor HackZone kapsamında girişimlere mentorluk desteğinin yanı sıra PoC’ler için 500 bin TL finansal destek, Allianz API’larına erişim, eğitim ve potansiyel yatırımcılarla network imkânı sunuluyor. Bugün Allianz’ın açık API ekosisteminde 5 binden fazla geliştirici bulunuyor. Program kapsamında Allianz Türkiye bünyesindeki farklı iş birimleri, teknoloji ekipleri ve yöneticiler startup’larla birlikte çalışırken, 50’den fazla uzman mentor da girişimcilere birebir destek veriyor. 2026 yılında hayata geçirilen C-Level Startup Mentorluk Programı ile Allianz liderleri de girişimcilerle doğrudan bir araya geldi. Demo Day’de yapay zekâ ve sigortacılığın geleceği konuşuldu HackZone by Allianz 6. Dönem Demo Day kapsamında “AI ile Sigortacılığın Geleceği” başlıklı bir panel de düzenlendi. Panelde, Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Kaan Toker, Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı ile Gartner Başkanı Yunus Özdemir; yapay zekânın iş yapış biçimlerinden müşteri deneyimine, veri kullanımından sigortacılığın geleceğine kadar yarattığı dönüşümü ele aldı. “HackZone sigortacılığın geleceğini birlikte şekillendirdiğimiz bir platform” Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Kaan Toker, HackZone’un altı yıllık yolculuğunun Allianz’ın açık inovasyon yaklaşımındaki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “HackZone bizim için bir startup programından çok daha fazlası. Altı yıl önce çıktığımız bu yolda amacımız, Allianz’ın sektör deneyimi, uzmanlığı ve teknolojik altyapısını girişimlerin çevikliği ve yenilikçi bakış açısıyla buluşturarak sigortacılığın gerçek ihtiyaçlarına dokunan çözümler geliştirmekti. Bugün 700’e yakın startup’ı değerlendirmiş, 53 PoC gerçekleştirmiş ve 20 projemizi canlıya taşımış olmamız, bu yaklaşımın somut karşılığını ortaya koyuyor. Ancak bizim için asıl değer, ortaya çıkan sayıların ötesinde; girişimlerle birlikte yeni fikirleri test etmemizde, birbirimizden öğrenmemizde ve başarılı çözümleri gerçek hayata taşıyabilmemizde. HackZone’un geldiği noktada, yalnızca Allianz’ın değil, Türkiye’nin InsurTech ve teknoloji ekosisteminin gelişimine katkı sağlayan bir açık inovasyon platformu oluşturduğumuza inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de yapay zekâ başta olmak üzere yeni teknolojileri gerçek iş problemleri üzerinde test ederek, ekosistemimizle birlikte sigortacılığın geleceğini şekillendirmeye devam edeceğiz.” Yapay zekânın müşteri beklentilerini de dönüştürdüğüne dikkat çeken Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı ise “Günümüzde müşteriler artık kendisini anlayan, ihtiyacını önceden gören, doğru zamanda doğru öneriyi sunan ve işini kolaylaştıran bir sigorta şirketi görmek istiyor. Biz de yapay zekâyı müşterinin ihtiyacını daha oluşmadan tahmin edebilen bir ‘sezgi katmanı’ olarak konumluyoruz. Geleceğin müşterisi ‘Bir hasar olduğunda ne kadar hızlı ödeme alırım?’ sorusundan önce ‘Allianz benim bu riski yaşamamam için ne yapıyor?’ diye soracak. Bu nedenle artık sigortacılıkta kişiselleştirme, proaktivite ve güvenin belirleyici olacağına inanıyoruz.” dedi. 6. dönemde yapay zekâ odağı öne çıktı HackZone’un 6. döneminde yapay zekâ, programın farklı çalışma alanlarında öne çıkan ortak teknoloji başlığı oldu. Son dönem HackZone projelerinin yaklaşık yüzde 90’ında yapay zekâ bulunurken, bu dönemde özellikle Agentic AI, contact center, dijital sağlık ve finansal danışmanlık alanlarına odaklanıldı. Bu yaklaşım, Allianz Türkiye’nin yapay zekâyı gerçek iş ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik çözümlerde test etme ve geliştirme yaklaşımını da ortaya koyuyor. Programın 6. döneminde yer alan girişimler farklı alanlarda çözümler geliştiriyor: Callby AI, doğal dil işleme, yapay zekâ ses sentezi ve duygu analizi teknolojileriyle çağrı merkezi operasyonlarını otomatikleştirmeye odaklanıyor. Fintela Financial Advisory, yapay zekâ ajanlarıyla finansal verileri gerçek zamanlı takip ederek kişiselleştirilmiş içgörülere dönüştürüyor. Freya, finans ve sigortacılık sektörlerindeki çağrı merkezleri için yapay zekâ müşteri temsilcileri geliştiriyor. Marin App, yapay zekâ tabanlı ve sağlık profesyoneli onaylı algoritmasıyla kişiselleştirilmiş takviye rutinleri sunuyor. Opinion AI, dijital ikizler ve büyük veri analitiğiyle teşhis ve tedavi süreçlerinde sağlık kuruluşları ve sigorta şirketlerine destek sağlıyor. Smart IQ, otomotiv verilerini gerçek zamanlı değerleme, fiyat ve stok optimizasyonu ile risk göstergelerine dönüştürüyor. SYNAPS, yetenek yönetimi süreçlerini tek platformda birleştirerek işe alım süreçlerini hızlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GEA’dan Sürdürülebilir Mühendislikte %60 Hedefi Haber

GEA’dan Sürdürülebilir Mühendislikte %60 Hedefi

GEA Türkiye Genel Müdürü İlker Damar, günümüzde mühendislik çözümlerinin çevresel, ekonomik ve toplumsal etkileriyle birlikte ele alındığı sürdürülebilir mühendislik kavramının yükselişte olduğunu belirterek, “Biz de sürdürülebilirliği büyüme ve karlılık stratejilerinden ayrı bir hedef olarak ele almıyoruz. Müşterilerimiz için sürdürülebilirliği bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp, rekabet avantajı yaratan bir performans unsuruna dönüştürüyoruz. Bugün itibarıyla GEA Grup cirosunun yaklaşık olarak yüzde 45’i, enerji, su ve diğer kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayan sürdürülebilir çözümlerden oluşuyor. Hedefimiz, 2030 itibarıyla bu oranı yüzde 60’ın üzerine taşımak…” dedi. Müşterileri açısından değer önerilerinin operasyonel süreklilik, öngörülebilirlik ve uzun vadeli performans olarak üç temel başlıkta şekillendiğine vurgu yapan Damar, açıklamalarına şöyle devam etti: “Sürdürülebilir mühendislik çözümlerimiz; enerji tüketimini düşüren, emisyonları azaltan ve üretim verimliliğini artıran sistemler sunarken, dijital izleme ve kestirimci bakım platformlarımız sayesinde tesisler daha şeffaf ve yönetilebilir hale geliyor. Dijital ikizler, bulut bağlantılı ekipmanlar ve veri analitiği destekli servis modelleriyle müşterilerimiz plansız duruş risklerini azaltıyor, bakım bütçelerini kontrol altına alıyor ve yatırım kararlarını veriye dayalı şekilde alabiliyor. Bu da özellikle dalgalı piyasa koşullarında operasyonel dayanıklılığı güçlendiren kritik bir avantaj sağlıyor.” Enerji verimliliği yatırımlarında geri dönüş süresi 18–36 ay GEA projelerinde enerji ve kaynak verimliliği yatırımlarının geri dönüş süresi, sektör ve uygulama alanına bağlı olmakla birlikte, çoğunlukla 18 ila 36 ay arasında gerçekleşiyor. Dijital optimizasyon, proses entegrasyonu ve atık ısı geri kazanımı gibi çözümler söz konusu olduğunda bu süre daha da kısalabiliyor. Özellikle dijital servislerle desteklenen tesislerde, yalnızca enerji maliyetlerinde değil; bakım, duruş ve ürün kaybı gibi dolaylı maliyetlerde elde edilen tasarruflar, toplam yatırım geri dönüşünü hızlandıran önemli unsurlar olarak öne çıkıyor. Artan maliyet baskılarının şirketleri dönüştürdüğünü belirten Damar, şunları söyledi: “Enerji verimliliği artık isteğe bağlı bir yatırım değil, finansal risk yönetiminin bir parçası. Artan enerji fiyatları ve regülasyon baskıları, şirketleri hızlı geri dönüş sağlayan projelere yönlendiriyor. Biz de enerji etütleri, yaşam döngüsü maliyet analizleri ve performans bazlı servis modelleriyle yatırım kararlarını daha öngörülebilir hale getiriyoruz.” Türkiye, yüksek dönüşüm potansiyeline sahip stratejik bir pazar Türkiye’nin GEA açısından güçlü sanayi altyapısı ve yüksek dönüşüm potansiyeliyle stratejik bir Pazar olduğunun da altını çizen İlker Damar, “GEA Türkiye olarak önceliğimiz, uluslararası Mission 30 hedeflerini yerel ihtiyaçlara uyarlayarak; ölçülebilir, uygulanabilir ve hızlı etki yaratan çözümler sunmak. Dijital izleme, uzaktan destek ve kestirimci bakım hizmetlerimizi yaygınlaştırırken; enerji ve su verimliliği yüksek ekipman kurulumları ve mevcut tesislerin modernizasyonuna odaklanıyoruz. Yerel mühendislik ve servis gücümüzle müşterilerimize yalnızca teknoloji değil, uzun vadeli operasyonel ortaklık sunuyoruz” diye konuştu. Regülasyonlar yeni fırsatlar sunuyor Günümüzde regülasyonlar, sanayi şirketleri için yalnızca bir uyum konusu olmaktan çıkıp, iş modellerini dönüştüren stratejik bir itici güç haline geliyor. Karbon raporlaması, enerji verimliliği standartları ve çevresel performans kriterleri, tesis yatırımlarından günlük operasyonlara kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. GEA’nın müşterilerini bu dönüşümde de yalnız bırakmadığını dile getiren Damar, “Emisyon azaltan teknolojiler, dijital raporlama altyapıları ve uyumlu tasarım çözümleriyle müşterilerimizin bu sürece hazır olmasını sağlıyoruz. Amacımız, regülasyonları bir yük olmaktan çıkarıp rekabet avantajına dönüştürmek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.