Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Iletişim

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Iletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Iletişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçecekten Ara Öğüne Balın Kullanım Alanları Çeşitleniyor Haber

İçecekten Ara Öğüne Balın Kullanım Alanları Çeşitleniyor

Tüketicilerin değişen beslenme alışkanlıkları, balın sofradaki yerini de dönüştürüyor. Uzun yıllar ağırlıklı olarak kahvaltıyla özdeşleşen bal; bugün içeceklerden ara öğünlere, yoğurt ve granola kaselerinden smoothie ve tatlılara kadar günün farklı anlarında tüketiliyor. Pratik, doğal ve farklı damak zevklerine uyum sağlayabilen ürünlere yönelik ilginin artması, bal kategorisi için yeni kullanım ve büyüme alanları yaratıyor. Balparmak tarafından bağımsız pazar araştırma şirketi IPSOS iş birliğiyle yapılan tüketim araştırması da bu dönüşümü ortaya koyuyor. Araştırmaya göre kahvaltı yüzde 83 ile balın kalesi olmaya devam etse de bal tüketicilerinin yüzde 34’ü balı çay ve ıhlamur gibi içeceklerde şeker yerine kullanıyor. Tüketicilerin yüzde 19’u balı müsli veya yulafla, yüzde 18’i yoğurtla tüketiyor. Balı tatlı ve keklerde şeker yerine kullananların oranı yüzde 16 olurken, ara öğün olarak tüketenlerin oranı yüzde 14’e, smoothie içerisinde kullananların oranı ise yüzde 12’ye ulaşıyor. Balı sofraya taşıyan motivasyon: Doğal beslenme Araştırma, tüketim anlarının çeşitlenmesinin arkasındaki motivasyonlara da işaret ediyor. Son bir yılda bal tüketimini artırdığını belirtenlerin yüzde 51'i bağışıklık sistemini güçlendirmek, yüzde 48'i ise doğal beslenmeye yönelmek gerekçesi ile bala daha fazla yer verdiğini söylüyor. Bu tablo, balın tüketici gözünde yalnızca bir tatlandırıcı değil, doğal beslenme tercihlerinin bir parçası olarak konumlandığını gösteriyor. Hafif ve dengeli yapısıyla farklı lezzetlere eşlik edebilen bal; yaz aylarında ev yapımı limonata, soğuk çay ve smoothie gibi içeceklerde, yoğurtlu meyve ve granola kaselerinde, meyve salatalarında, ev yapımı dondurma ve soğuk tatlılarda kullanılabiliyor. Rafine şekere alternatif arayan tüketiciler için balın farklı tariflerde tercih edilmesi, kategorinin mevsimsel algının ötesine geçerek yıl boyunca günün farklı tüketim anlarına taşınmasına katkı sağlıyor. “Balın doğal lezzetini günün farklı anlarına taşıyoruz” Balparmak Pazarlama Direktörü Ilgın Övül Yağız tüketim alışkanlıklarındaki değişime ilişkin şunları söyledi: "Bal, kültürümüzde güçlü bir yere sahip olmasına karşın uzun yıllar ağırlıklı olarak kahvaltı sofralarıyla ve soğuk kış günleriyle özdeşleştirildi. Oysa araştırma verileri, tüketicilerin balı artık içeceklerden ara öğünlere, yoğurt ve granola kaselerinden smoothie'lere kadar çok daha geniş bir kullanım alanında değerlendirdiğini gösteriyor. Biz de 'Yaz Lezzetleri' konseptimizle bu dönüşümü görünür kılmak istiyoruz.” “Yaz Lezzetleri” mağazadan dijital platformlara uzanıyor Balparmak, tüketicilerin değişen yaşam tarzından ve kullanım alışkanlıklarından hareketle geliştirdiği “Yaz Lezzetleri” konseptini mağaza içi ve dijital iletişim çalışmalarıyla destekliyor. Mağaza içinde konumlandırılan iletişim materyalleriyle balın yaz kahvaltılarından granola kaselerine ve piknik sofralarına uzanan farklı kullanım alanları görünür kılınıyor. Konseptin dijital iletişim ayağında ise Diyetisyen Selahattin Dönmez ile birlikte iki yaz tarifi hazırlandı. Balparmak “Doğal Ballı Limonata” ve “Doğal Ballı Şeftalili Dondurma”, video içerikleriyle Balparmak dijital kanallarında tüketicilerle buluşuyor. Tarifler, balın farklı çeşitlerinin kendine özgü lezzet özellikleriyle yaz sofralarında nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin pratik örnekler sunuyor. Değişen yaşam tarzı geleneksel ürünleri dönüştürüyor Yoğun şehir yaşamı, evde kolaylıkla hazırlanabilen tariflere yönelik ilgi ve tüketicilerin ürün içeriğine daha fazla dikkat etmesi, gıda kategorilerindeki tercihleri yeniden şekillendiriyor. Bu değişim, bal gibi köklü ve geleneksel ürünlerin de yeni tüketim biçimleriyle buluşmasını sağlıyor. Balparmak, bilimsel altyapısı ve tüketici içgörüleriyle bu dönüşümü izlemeyi ve tüketicilere yeni kullanım fikirleri sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Projeler ilerliyor, basın odası 2025’te kaldı: Emlak Konut’un dijital vitrini neden güncellenmiyor? Haber

Projeler ilerliyor, basın odası 2025’te kaldı: Emlak Konut’un dijital vitrini neden güncellenmiyor?

Türkiye’nin en büyük gayrimenkul yatırım ortaklıklarından Emlak Konut GYO, konut projeleri ve finansman modelleriyle gündemdeki yerini korurken şirketin kurumsal internet sitesindeki “Basında Emlak Konut” bölümünde 2026 yılına ait içerik bulunmaması dikkat çekiyor. Halka açık bir şirketin dijital basın arşivinin yaklaşık 10 aydır güncellenmemesi, kurumsal iletişim açısından soru işaretleri oluşturuyor. Türkiye gayrimenkul sektörünün önde gelen kuruluşlarından Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ, yürüttüğü büyük ölçekli projeler, satış kampanyaları ve finansman çalışmalarıyla geniş bir paydaş kitlesine hitap ediyor. Şirket yalnızca konut alıcıları ve sektör profesyonelleri tarafından değil; yatırımcılar, medya kuruluşları, iş ortakları ve uluslararası finans çevreleri tarafından da yakından takip ediliyor. Buna karşın Emlak Konut’un kurumsal internet sitesindeki basın arşivinin güncelliği, şirketin sahadaki hareketliliğiyle aynı görüntüyü vermiyor. 4 Ağustos 2026 itibarıyla yapılan kontrolde, Emlak Konut’un “Basında Emlak Konut” başlığı altındaki dijital basın arşivinde görünen en yeni içeriklerin 14 Ekim 2025 tarihini taşıdığı belirlendi. Son kayıtlar, Emlak Konut Yeni Yuvam Modeli hakkında farklı basın kuruluşlarında yayımlanan haberlerden oluşuyor. (Emlak Konut Basın Odası) Emlak Konut’un basın arşivinde 2026 yılı görünmüyor Web sitesinin alt bölümünde 2026 yılı telif bilgisi yer almasına rağmen dijital basın arşivinde 2026 tarihli bir habere rastlanmıyor. Görsel basın bölümünde listelenen en güncel program ve haber kayıtlarının da 14 Ekim 2025 tarihine ait olduğu görülüyor. Bu durum, şirketin yaklaşık 10 aylık dönemde medyada yer almadığı anlamına gelmiyor. Aksine Emlak Konut; projeleri, finansman çalışmaları, satış sonuçları ve yatırımcı açıklamalarıyla 2026 yılında da gündemde kalmayı sürdürüyor. Dolayısıyla sorun, şirketin faaliyet üretmemesinden çok bu faaliyetlerin ve basına yansımalarının kurumsal web sitesindeki basın alanına düzenli biçimde aktarılmaması olarak öne çıkıyor. Yatırımcı ilişkileri güncel, basın iletişiminde boşluk var Emlak Konut’un yatırımcı ilişkileri tarafında 2026 yılına ait rapor ve açıklamaların yayımlanması, şirketin dijital kanallarının tamamen terk edilmediğini gösteriyor. Örneğin şirketin 2026 yılı ilk çeyrek faaliyet raporu yatırımcı ilişkileri sitesinde bulunuyor. Emlak Konut ayrıca nisan ayında Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden, yurt dışında toplam 650 milyon dolara kadar kira sertifikası ihracı için Sermaye Piyasası Kuruluna başvuru yapıldığını kamuoyuna açıkladı. Bu tablo, güncellik probleminin şirketin bütün dijital iletişim kanallarından ziyade özellikle kurumsal basın ve medya arşivinde yoğunlaştığını düşündürüyor. Basın odası yalnızca geçmiş haberlerin saklandığı alan değil Kurumsal internet sitelerindeki basın odaları artık yalnızca şirket hakkında yayımlanmış haberlerin sıralandığı arşivler olarak değerlendirilmiyor. Bu alanlar aynı zamanda gazeteciler, yatırımcılar ve araştırmacılar için şirketin resmî bilgi merkezi niteliğini taşıyor. Güncel ve işlevsel bir kurumsal basın odasında şu içeriklerin bulunması bekleniyor: Güncel basın bültenleri Yönetici açıklamaları ve konuşma metinleri Yüksek çözünürlüklü kurumsal fotoğraflar Logo ve kurumsal kimlik dosyaları Projelere ilişkin doğrulanmış bilgiler Basın iletişim sorumlusunun doğrudan irtibat bilgileri Medya yansımaları ve röportajlar Tarih ve konuya göre çalışan bir arşiv sistemi Bu yapının güncel tutulması, yanlış veya eski bilgilerin farklı internet sitelerinde yayılmasını da önleyebilir. Gazetecinin doğrulanmış bilgiye doğrudan şirketin sitesinden ulaşması, hem haber üretimini hızlandırır hem de kurumsal itibarın korunmasına katkı sağlar. Halka açık şirketlerde dijital güncellik daha önemli Emlak Konut, Borsa İstanbul’da işlem gören ve geniş bir yatırımcı kitlesine sahip halka açık bir şirket. Bu nedenle şirketin kurumsal web sitesinde yatırımcı ilişkilerinin yanında medya iletişiminin de güncel, erişilebilir ve düzenli olması önem taşıyor. KAP bildirimlerinin zamanında yapılması şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından temel ölçüt. Ancak kurumsal iletişim bununla sınırlı değil. Paydaşların şirketin projelerine, toplumsal katkılarına ve yönetici açıklamalarına kolayca erişebilmesi de güven veren bir iletişim yapısının parçaları arasında bulunuyor. Türkiye’nin gayrimenkul alanındaki en önemli markalarından biri olan Emlak Konut’un dijital vitrininin, şirketin büyüklüğü ve sahadaki faaliyet yoğunluğuyla uyumlu olması bekleniyor. Emlak Konut’a küçük ama önemli bir güncelleme çağrısı Ortaya çıkan tablo büyük bir teknoloji yatırımı gerektiren karmaşık bir soruna işaret etmiyor. Basın odasına düzenli içerik akışının sağlanması, kategorilerin sadeleştirilmesi ve 2026 yılına ait medya yansımalarının sisteme aktarılması eksikliği kısa sürede giderebilir. Emlak Konut’un yatırımcı ilişkilerindeki güncel yaklaşımını basın odasına da taşıması; gazeteciler, yatırımcılar, müşteriler ve sektör temsilcileri açısından daha güçlü bir bilgi kaynağı oluşturacaktır. Kapsül Haber Ajansı olarak beklentimiz, Türkiye’nin önemli kurumlarının yalnızca projeleriyle değil, şeffaf, ulaşılabilir ve güncel dijital iletişimleriyle de örnek olmasıdır. Emlak Konut tarafından konuya ilişkin bir açıklama yapılması halinde kamuoyuyla paylaşmaya hazırız.

Penti, Brandverse Awards’dan İki Ödülle Döndü! Haber

Penti, Brandverse Awards’dan İki Ödülle Döndü!

Marketing Türkiye & BoomSonar iş birliğiyle gerçekleştirilen Brandverse Awards kapsamında değerlendirilen SocialBrands Veri Analitiği Bölümü’nde Penti, İç Giyim kategorisinde altın ödülün, PR Bölümü Etkinlik Yönetimi: B2C kategorisinde Dance Zone – Manifestival projesiyle de gümüş ödülün sahibi oldu. 1 Nisan 2025 – 1 Nisan 2026 tarihleri arasındaki sosyal medya performanslarının baz alındığı değerlendirme sürecinde; 52 binden fazla sosyal medya marka hesabı SocialBrands Sosyal Medya Marka Endeksi’ne göre tamamen analitik veriler ışığında incelendi. Deloitte Türkiye uzmanlığıyla yürütülen kapsamlı değerlendirme kapsamında; takipçi sayısı, takipçi artışı, paylaşım sıklığı, içerik türleri, etkileşim oranları ve kullanıcı etkileşimleri gibi birçok farklı metrik detaylı şekilde ele alındı. Penti, yıl boyunca hayata geçirdiği yaratıcı içerikleri, trendleri yakalayan dijital iletişim dili ve kullanıcılarıyla kurduğu güçlü bağ sayesinde İç Giyim kategorisinin en başarılı markaları arasında yer alarak altın ödülün sahibi oldu. Marka ayrıca, Manifestival kapsamında hayata geçirdiği Penti Dance Zone projesiyle festival ruhunu tüketicilerle buluşturarak güçlü bir etkileşim ve sinerji yarattı; bu başarısını Brandverse Awards’da kazandığı gümüş ödül ile taçlandırdı. Kadınların hayatına dokunan yenilikçi ürünleri ve ilham veren iletişim yaklaşımıyla fark yaratan Penti, yalnızca moda dünyasında değil; dijital iletişim alanındaki güçlü marka varlığıyla da sektöre yön vermeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer, Tarım ve Sağlık Alanındaki Girişimleri G4A Girişim Hızlandırma Programı’na Katılmaya Davet Ediyor Haber

Bayer, Tarım ve Sağlık Alanındaki Girişimleri G4A Girişim Hızlandırma Programı’na Katılmaya Davet Ediyor

Programa sağlık ve tarım teknolojilerine odaklanan, fikir aşamasını geçmiş, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir iş modeli bulunan, yalın bir ürüne veya prototipe sahip ya da satış aşamasında olan girişimciler 1 Şubat 2026 Pazar gününe kadar odaklanılan alanların detaylı olarak yer aldığı g4a.bayer.com.tr web sitesi üzerinden başvuru yapabilir. Bayer G4A Program Yöneticisi Melis Soylu programın yeni dönemiyle ilgili olarak; “Bu yıl odağımız tek bir başlıkta birleşiyor: teknolojiyi işlevsel değer üreten çözümlere dönüştürmek. Sağlık alanında; inovatif dijital iletişim yaklaşımları ve yeni nesil satış kanallarıyla hastalara, sağlık profesyonellerine, tüketicilere ve ürünlere erişimi kolaylaştıran, hasta yolculuğunu iyileştiren, erken tanı ve tedavi olanağı sunan çözümlere odaklanıyoruz. Tarımda ise veriye dayalı karar mekanizmaları kuran, verimliliği arttıran, tarla koşullarına göre değişken oranlı uygulamalar yapabilen, yeni teknoloji ve ekipman geliştiren ya da mevcut sistemleri dönüştürebilen girişimleri önceliklendiriyoruz. Her iki alanda da veriyi anlamlandıran, hayatı kolaylaştıran ve ölçülebilir fayda yaratan yenilikçi girişimlerle geleceği birlikte şekillendirmek istiyoruz” dedi. Türkiye’nin dört bir yanındaki girişimciler ayrıca, 21 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşecek “Online Buluşma” etkinliğine katılarak program hakkında merak ettikleri soruları yöneltip detaylı bilgi alabilecek. Programla ilgili tüm duyurular ve etkinliklerin kayıt linkleri Bayer’in sosyal medya hesaplarından (Facebook, Instagram, LinkedIN, Youtube) takip edilebilir. Başvuruların ardından yapılacak değerlendirme sonucunda seçilecek girişimciler,100 gün boyunca iş modelinden satışa, pazara erişimden sunum taktiklerine kadar birçok farklı konuda online eğitim ve Bayer çalışanları dahil olmak üzere alanında uzman kişilerden mentorluk desteği alacak. İletişim ağını genişletme, ürün geliştirme fırsatı yakalayarak Bayer ile iş birliği yapabilme imkânından yararlanabilecek. Ayrıca seçilenler arasından belirlenen her bir girişime 500 bin TL hibe desteği verilecek*. Bayer G4A Hızlandırma Programı, son 8 yılda sağlık ve tarım alanında 47 girişime sağladığı hibe, eğitim, mentorluk, iletişim ağını geliştirme ve iş birliği fırsatı desteğiyle girişimcilik ekosistemine 10 milyon TL’ye yakın katkı sundu. Satış gerçekleştiren, yatırım alan ve yurt dışı pazarına açılan 17 girişimin toplam şirket değerlemesi ise 172 milyon dolara ulaştı. * Programa seçilen girişimciler arasından hibe desteği almaya hak kazanan gerçek kişi girişimcilerin, hibe ödemesini almak için ticari işletme veya ticaret şirketi (limited şirket vb.) kurması gerekmektedir.

Suna’nın Kızları’na Altın Örümcek’ten Çifte Ödül Haber

Suna’nın Kızları’na Altın Örümcek’ten Çifte Ödül

Kız çocukların özgün ihtiyaçlarını gözeterek, tüm çocuklar için güvenli ve destekleyici öğrenme alanları oluşturmak amacıyla 2021 yılında iş insanı İpek Kıraç tarafından kurulan Suna’nın Kızları, Türkiye’nin en prestijli dijital iletişim ve tasarım ödülleri arasında yer alan ve bu yıl 23. kez verilen Altın Örümcek Ödülleri’nde iki ödüle layık görüldü. Toplam 30 kategoride ödülün verildiği Altın Örümcek’te Sosyal Sorumluluk kategorisinde Kız Çocuk Odaklı Tasarım web sitesi ile birincilik, Suna’nın Kızları web sitesiyle ise ikincilik ödülü kazandı. Kız Çocuk Odaklı Tasarım yaklaşımına dijital kaynak Kız Çocuk Odaklı Tasarım, kız çocukların ihtiyaçlarını merkeze alan bir düşünme, tasarlama ve uygulama yaklaşımı olarak geliştirildi. Bu yaklaşım doğrultusunda hazırlanan Kız Çocuk Odaklı Tasarım web sitesi; meseleye dair bir kavramsal çerçeve sunarken, uygulamaya dair temel ilkeleri ve farklı alanlardaki uygulama örneklerini bir araya getiriyor. Eğitimden mekânsal tasarıma, kamusal alanlardan dijital platformlara uzanan içerikleriyle site, kız çocuk odaklı üretim yapmak isteyen kişi ve kurumlar için kapsamlı bir referans kaynağı sunuyor. Altın Örümcek jürisi tarafından Sosyal Sorumluluk kategorisinde birincilikle ödüllendirilen site; Super Agency, Gigler ve Suna’nın Kızları Kız Çocuk Odaklı Tasarım Destek Topluluğu’nun iş birliğiyle hayata geçirildi. Kız çocuklar için üretilen her şey tek bir çatı altında Suna’nın Kızları web sitesi, kız çocukların güvenli, destekleyici ve güçlendirici alanlara erişimini hedefleyen çalışmaları bütünlüklü bir yapı içinde sunuyor. Sahadaki programlardan araştırma ve yayınlara, savunuculuk çalışmalarından iş birliklerine uzanan içerikler, kurumun kız çocuklar için yürüttüğü çok katmanlı çalışmaları erişilebilir bir dille aktarıyor. Kreatif öğeleri Gigler tarafından üretilen ve Super Agency tarafından tasarlanan web sitesinde ayrıca, çocuklarla ve çocuklar için üretilen içeriklerde yol gösterici olması amacıyla hazırlanan Çocuk Odaklı İletişim Rehberi de açık erişimle yer alıyor. Sosyal Sorumluluk kategorisinde ikincilik ödülüne layık görülen site, kurumun değerlerini dijital alanda görünür kılmasıyla öne çıkıyor.

Günsan Elektrik’ten E-ticaret ve Sürdürülebilirlikte Üstün Başarı  Haber

Günsan Elektrik’ten E-ticaret ve Sürdürülebilirlikte Üstün Başarı 

E-Ticaret Haftası kapsamında düzenlenen– E-Ticaret Ödülleri’nde ise “En Yaratıcı Dijital İletişim Ödülü”nü kazanarak dijital alandaki başarılı çalışmalarını bir kez daha kanıtladı. Anahtar, priz ve elektrik aksesuarları alanında geniş ürün yelpazesi sunan Günsan Elektrik, e-ticaret departmanının başarılı çalışmalarıyla ödüllendirildi. Sürdürülebilirlikte çifte ödül Günsan Elektrik, Pazarlama Türkiye tarafından düzenlenen İklim ve Sürdürülebilirlik Ödülleri’nde sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını iki önemli ödülle taçlandırdı. “Yılın Doğa Dostu Ambalaj Uygulaması” kategorisinde Altın Ödül’e layık görülen marka, çevre dostu yaklaşımını güçlü bir şekilde ortaya koyarken, “Yılın Sürdürülebilir E-Ticaret Markası” dalında aldığı Gümüş Ödül ile dijital ticaretteki sorumlu ve yenilikçi duruşunu da bir kez daha kanıtladı. “En Yaratıcı Dijital İletişim Ödülü”ne layık görüldü Sürdürülebilirlikten kapsayıcılığa, müşteri deneyiminden ihracata uzanan geniş bir perspektifte sektöre değer katan girişimciler, üreticiler ve yenilikçi markaların ödüllendirildiği E-Ticaret Haftası kapsamında düzenlenen E-Ticaret Ödülleri’nde ise dijital alandaki yaratıcı yaklaşımıyla öne çıkan Günsan, “En Yaratıcı Dijital İletişim Ödülü”nün sahibi oldu.

Uludağ Elektrik’ten Meme Kanserine Karşı “Pembe Farkındalık” Haber

Uludağ Elektrik’ten Meme Kanserine Karşı “Pembe Farkındalık”

Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da 5 milyondan fazla nüfusa hizmet veren Uludağ Elektrik, kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olan meme kanserine yönelik farkındalık çalışmalarını bu yıl da sürdürüyor. Pembe faturalarla, “40-69 yaş aralığındaki kadınların, meme kanseri taraması için aile hekimine, KETEM’e (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) veya SHM’ye (Sosyal Hizmet Merkezleri) başvurabilecekleri” mesajını veren şirket, erken teşhisin hayat kurtardığını vurguluyor. Meme Kanserine Dikkat Her 8 kadından birinde görülen meme kanseri riski, dünya genelinde giderek artıyor. Özellikle ileri yaşlarda görülme olasılığı daha yüksek olan bu hastalıkta, 20’li yaşlardan itibaren düzenli kontrollerle erken teşhis büyük önem arz ediyor. Uludağ Elektrik farkındalık yaratmak amacıyla işlem merkezlerinde pembe kurdelelerle müşterilerini karşılayarak her Ekim ayında logosunu ve faturalarını pembe renge dönüştürüyor. Fatura altı mesajlarıyla farkındalık bilincini her haneye ulaştıran Uludağ Elektrik, sosyal medya ve dijital platformlarda yürüttüğü iletişim çalışmalarıyla kampanyayı daha geniş kitlelere taşıyor. Pembe Fatura Kutuları ile Farkındalık Büyüyor Faturalarınız iyiliğiniz için vurgusuyla hayata geçirilen pembe fatura kutuları aracılığıyla kamu kurumları ve kuruluşlarıyla iş birliği gerçekleştiriliyor. Hazırlanan bu kutuların, vali, kaymakam ve muhtarlar gibi kadın yöneticilere ulaştırılmasıyla farkındalık zincirinin daha da genişletilmesi hedefleniyor. Kutuların üzerinde, kadınların kendi sağlıklarını koruyabilmeleri için düzenli muayene ve erken tanının önemi anlatılıyor. Kutuların içinde pembe kurdele, farkındalık kartları ve sembolik objeler bulunuyor. Arslan: “Toplumun Sağlığına ve Geleceğine Katkı Sağlamak Bizim İçin Öncelikli Bir Sorumluluk” Şirketin toplumsal sorumluluk bilinciyle yürüttüğü projelere dikkat çeken Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, “Enerji sektöründe hizmet vermek kadar, toplumun sağlığına ve geleceğine katkı sağlamak da bizim için öncelikli bir sorumluluk. Uludağ Elektrik olarak, kadın çalışan oranı yüksek enerji şirketlerinden biri olmanın verdiği hassasiyetle, Ekim ayı boyunca hem kadın çalışanlarımızı bilinçlendirmeyi hem de müşterilerimizde farkındalık oluşturmayı görev edindik. Bugün yüzde 54 kadın çalışan oranımızla sektörde örnek bir konumdayız; kadın istihdamına verdiğimiz önem, toplumsal sorumluluk anlayışımızın da en güçlü yansımalarından biri. Meme kanseri farkındalığını artırmaya yönelik ‘Pembe Fatura’ projemiz bu anlayışın bir yansıması. Ekim ayı boyunca logolarımızı ve faturalarımızı pembeye dönüştürerek, işlem merkezlerimizde pembe kurdelelerle müşterilerimizi karşılıyor ve kurumlarla yaptığımız iş birlikleriyle farkındalık zincirini büyütüyoruz. Fatura altı mesajlarımız ve dijital iletişim çalışmalarımız sayesinde bu bilinci milyonlarca insana ulaştırıyoruz. Gelecek yıllarda da bu farkındalık hareketini daha geniş kitlelere taşımaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu. Yerel Yönetimlerden Destek Bu yıl proje kapsamında, kadın sağlığına yönelik farkındalık çalışmalarında öncülük eden yerel yöneticiler ve kanaat önderleri ziyaret edilerek toplumsal bilincin yaygınlaştırılması amaçlandı. Bu doğrultuda Yalova Valisi Sayın Dr. Hülya Kaya ve Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Duygu Bayar Öksüz gibi önemli isimlerle bir araya gelinerek “Pembe Fatura Projesi”nin amacı ve önemi paylaşıldı. Gerçekleştirilen bu ziyaretlerle, yerel yönetimlerin desteğiyle farkındalık zincirinin güçlendirilmesi ve projenin daha geniş kitlelere ulaşması hedeflendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.