Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Ödemeler

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Ödemeler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Ödemeler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dijital Ödemeler Türkiye Ekonomisine Milyarlarca Liralık Katkı Sağlıyor Haber

Dijital Ödemeler Türkiye Ekonomisine Milyarlarca Liralık Katkı Sağlıyor

Mastercard’ın “Dijital Ödemelerin Türkiye’de Ekonomik Kalkınmaya Katkıları” raporu, dijital ödemelerin Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı verilerle ortaya koydu. Türkiye, 142 milyon kredi kartı ve ön ödemeli kartlar dahil 319 milyon banka kartıyla güçlü bir ödeme ekosistemine sahip. Avrupa Merkez Bankası’nın 2025 Haziran sonu verilerine göre Türkiye, kredi kartı sayısında İspanya’yı geride bırakarak Avrupa’nın en büyük pazarı oldu. Kartlarla yapılan yıllık ödemeler ise 2025’te 24,1 trilyon TL’ye ulaştı. Mastercard Türkiye Danışmanlık Hizmetleri tarafından hazırlanan rapor, dijital ödemelerin ekonomik etkisini üç ana başlıkta inceliyor: kayıt dışılığın azalmasıyla artan vergi gelirleri, hanehalkı tüketimine katkı ve turizm gelirlerini destekleyen hizmet ihracatı. Çalışma ayrıca nakit kullanımının kamu, banka, şirket ve tüketiciler üzerindeki maliyetini de inceliyor. Rapora göre Türkiye’de yüzde 69 seviyesindeki dijital ödeme penetrasyonunun olgun pazarlardaki yüzde 95 seviyesine yaklaşması, ekonomik katkıyı daha da artırma potansiyeli taşıyor. Bu hedef için kamu, bankalar, ödeme kuruluşları, ödeme şemaları ve fintekler dahil tüm ekosistem paydaşlarının iş birliği önem taşıyor. Onur Faydacı: “Dijital ödemeler ekonomik kalkınmanın itici gücü” Raporu değerlendiren Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, “Türkiye, son 30 yılda dijital ödemelerde dünyada örnek gösterilen bir dönüşüm gerçekleştirdi. Güvenli, yenilikçi ve kapsayıcı çözümlerimizle bu ekosistemin gelişimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz. Rapor, dijital ödemelerin yalnızca bir ödeme yöntemi olmadığını; ekonomik büyümeden kayıtlı ekonominin güçlenmesine, turizm gelirlerinden işletme verimliliğine kadar kalkınmanın önemli bir itici gücü olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de dijital ödeme ekosistemini daha kapsayıcı hale getirmek ve yapay zekâ destekli ticaret gibi yeni nesil alanlarda Türkiye’nin öncü konumunu güçlendirmek için çalışacağız” dedi. Hanehalkı tüketimine yaklaşık 1,5 trilyon TL etki Rapora göre dijital ödemeler, hızlı ve alternatif ödeme deneyimiyle hanehalkı tüketimini destekliyor. Türkiye verilerine uyarlanan hesaplamaya göre dijital ödemelerin 2025’te hanehalkı tüketimine etkisi yaklaşık 1,5 trilyon TL oldu. En yüksek katkı 546 milyar TL ile seyahatte görülürken restoran sektörü 427 milyar TL ile ikinci sırada. Mobilya ve elektronik, giyim ve konaklama katkı sağlanan alanlar arasında yer aldı. Kartlı ödemelerin hanehalkı ödemelerindeki payı 2025’te bireysel kartlarda yüzde 54’e, ticari kartlar dahil yüzde 69’a ulaştı. Turizm gelirlerine 388 milyar TL destek Kartlı ödeme altyapısının yaygınlığı, Türkiye’yi yabancı turistler için daha cazip hale getirirken harcamaları da kolaylaştırıyor. Turizm gelirleri 2000’de 7,6 milyar dolardan, 2025’te yaklaşık 8,5 katına çıkarak 65 milyar dolara yaklaşırken, kartlı ödemelerin turizm gelirlerindeki payı yüzde 15’ten yaklaşık yüzde 38’e çıktı. Rapora göre dijital ödemelerin 2025 yılında turizm gelirlerine 388 milyar TL, yani 9,8 milyar dolar katkı sağladı. Nakit kullanımının maliyeti öne çıkıyor Rapor, nakit kullanımının ekonomiye yüklediği maliyetleri de hesaplıyor. 2025’te banknot basımının TCMB’ye doğrudan maliyeti 4,4 milyar TL olarak tahmin edilirken, nakit dolaşımının bankalara maliyeti 65 milyar TL’yi aştı. Şirketler için nakit işletme maliyeti 34 milyar TL’ye yaklaşırken, tüketicilere yansıyan toplam maliyetin 8,1 milyar TL’yi geçtiği öngörülüyor. Dijital ödemelerin yaygınlaşması, bu maliyetleri azaltarak verimliliği artırabilir. Vergi gelirlerine 574 milyar TL katkı Dijital ödemeler satışların kayıt altına alınmasını sağlayarak şeffaflığı artırıyor ve vergi tahsilatını destekliyor. Rapora göre dijital ödemelerin 2025’te KDV, ÖTV, Kurumlar Vergisi veve Gelir Vergisi kalemlerine toplam katkısı 574 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutar, Türkiye’nin toplam vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 5’ine denk geliyor. Kayıt dışılığı azaltıcı etki özellikle mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerde öne çıkıyor. Bu işletmelerde yapılan kartlı ödemeler, Türkiye’deki toplam kartlı ödemelerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Yeni büyüme alanı: Yapay zekâ asistanlı ticeret Rapor, ödeme ekosistemindeki yeni dönüşüm alanlarından biri olarak yapay zekâ asistanlı ticarete dikkat çekiyor. Ürün arama, karşılaştırma, satın alma ve sonrası süreçleri yürüten yapay zekâ temsilcileri, ticarete yeni bir karar alma katmanı ekliyor. Mastercard; tokenizasyon, güvenilir temsilci doğrulama mekanizmaları ve yapay zekâ platformlarını bir araya getiren çözümleriyle bu işlemlerin güvenli ve ölçeklenebilir şekilde gerçekleşmesini hedefliyor. Türkiye’de finans kuruluşlarıyla yapay zekâ destekli alışveriş asistanı çözümleri geliştiren Mastercard, Türkiye’yi bu alanda stratejik öncelik olarak görüyor. Mastercard’dan 30 yıldır dijital dönüşüme destek Türkiye’de 30 yıldır faaliyet gösteren Mastercard, kart ürünlerinden dijital ödeme çözümlerine ve katma değerli servislere uzanan portföyüyle dönüşümü destekliyor. Masterpass, Türkiye’de 45 milyon kullanıcıya ulaşırken Mastercard, kart ürünleri ile Priceless ve MTR platformları aracılığıyla kart sahiplerine özel fayda ve deneyimler sunuyor. Tap on Phone ise Türkiye genelinde toplam 200 binden fazla terminale ulaşarak aylık 10 milyonun üzerinde işleme aracılık ediyor. Şirket; MasterKOBİ, toplu taşımada temassız ve mobil ödeme altyapısı, Mastercard Send ve siber güvenlik çözümleriyle ödeme ekosisteminin güvenli ve sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mastercard Raporuna Göre Müslüman Seyahatseverlerin Spor Turizmi Harcamaları 2030’da 21 Milyar Dolara Ulaşabilir Haber

Mastercard Raporuna Göre Müslüman Seyahatseverlerin Spor Turizmi Harcamaları 2030’da 21 Milyar Dolara Ulaşabilir

Müslüman spor etkinliği seyahat harcama havuzunun 2025’te yaklaşık 11 milyar dolardan 2030’da 17 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Rapora göre, destinasyonlar Müslüman seyahatseverlerin ihtiyaçlarını gözeten hazırlıkları görünür kıldığında bu rakam 21 milyar dolara kadar genişleyebilir. Mastercard, CrescentRating iş birliğiyle hazırladığı yeni raporunda, Müslüman seyahatseverlere yönelik spor turizminin büyüyen ekonomik potansiyeline dikkat çekti. Mevcut projeksiyonlar, Müslüman spor etkinliği seyahat harcama havuzunun 2025’te yaklaşık 11 milyar dolardan 2030’da 17 milyar dolara yükseleceğini gösteriyor. Rapora göre, destinasyonlar ve etkinlik organizatörleri seyahat yolculuğunun her aşamasında kapsayıcılığı ve güveni güçlendirdiğinde, bu pazar 2030 yılına kadar küresel ölçekte 21 milyar dolara ulaşabilir. “Proof Wins: The Convergence of Sports, Travel, and Faith” başlıklı rapor, Müslüman seyahatseverlerin spor etkinliklerini nasıl keşfettiğini, planladığını ve bu etkinliklere nasıl katıldığını inceliyor ve ilgiyi rezervasyona dönüştüren temel etkenleri ortaya koyuyor. Araştırma, Müslüman seyahatseverlerin spor seyahatlerine yönelik ilgisinin yüksek olduğunu, ancak katılımın büyük ölçüde helal yiyecek erişimi, ibadet olanakları, ulaşım lojistiği ve güvenli ödeme seçenekleri gibi esaslara dair net ve güvenilir bilgiye bağlı olduğunu gösteriyor. Spor turizminde büyüyen fırsat Küresel Müslüman seyahat pazarı genişlemeye devam ederken, spor etkinlikleri giderek daha değerli bir itici güç haline geliyor. İnanç ihtiyaçlarını gözeten hazırlıklar rezervasyon aşamasında görünür kılındığında ve tutarlı biçimde sunulduğunda, bu fırsat on yılın sonunda daha da genişleyebilir. Bu büyüme potansiyeli iki ölçülebilir değişimden besleniyor. Birincisi, inanç gereklerine uygun hizmetler açıkça iletildiğinde Müslüman seyahatseverlerin katılımının artması. İkincisi, helal yiyecek seçenekleri iyi etiketlendiğinde, erişilebilir ve güvenilir olduğunda mekân içi harcamanın güçlenmesi. İlgi yüksek, dönüşüm düşük 2025’te 186 milyon kaydedilen uluslararası seyahat eden Müslüman sayısının 2030’da 245 milyona yükselmesi bekleniyor. Bu büyümeyi, deneyim odaklı seyahate giderek daha fazla ilgi duyan genç ve dijital olarak bağlantılı bir nüfus destekliyor. Küresel Müslüman nüfusun %70'i 40 yaşın altında ve medyan yaş 25. Bu genç yapı, sık seyahat eden ve dijital kanalları etkin kullanan bir pazar anlamına geliyor. Müslüman seyahatseverlerin %75’i yurt içi ve yurt dışı seyahatlerinde spor turizmine katılmış durumda. Buna karşın uluslararası seyahatlerinin yalnızca %6’sı bir spor etkinliğine katılımı içeriyor. %75’e karşılık %6’lık bu tablo, ilgiyi katılıma dönüştürebilen destinasyonlar ve organizatörler için önemli bir kullanılmamış pazara işaret ediyor. Seyahat kararında fiyat, güven ve erişilebilirlik öne çıkıyor Seyahatseverlerin bir spor seyahatine katılmaya nasıl karar verdiğini birkaç etken belirliyor. Uygun fiyat ve değer, %61 ile en önemli değerlendirme kriteri. Bunu %48 ile destinasyondaki helal yiyecek ve ibadet olanaklarına erişim, %45 ile güvenlik ve yönetimine duyulan güven izliyor. Bu unsurlar erken aşamada, özellikle bilet keşfi ve seyahat planlaması sırasında görünür olduğunda, seyahatseverlerin rezervasyonu tamamlama olasılığı belirgin biçimde artıyor. Konaklama tercihleri de aynı tabloyu doğruluyor. Spor seyahatseverlerinin %82’si etkinlik alanına yakın konaklamayı çok önemli buluyor. Etkinlik çevresindeki konaklama seçiminde helal yiyecek olanaklarına yakınlık %53 ile ilk sırada yer alırken, bunu %47 ile mekâna yürüme mesafesi, %46 ile ibadet olanaklarına erişim ve %44 ile ulaşım seçenekleri izliyor. Sosyal medyada başlıyor, güvenle bitiyor Dijital keşif, spor seyahati yolculuğunda belirleyici bir rol oynuyor. Müslüman seyahatseverlerin %72’si spor etkinliklerini sosyal medya üzerinden keşfediyor ve bu durum çoğu zaman arkadaşlar ile aile arasında grup seyahatine ilham veriyor. Bilet satın almada en güvenilir kanal ise resmi etkinlik siteleri olarak öne çıkıyor. Ancak bu keşif, resmi bilet bağlantıları, mekân erişim bilgileri, ulaşım planları ve güvenilir dijital ödeme seçenekleri gibi güvenilir bilgilere hızla ulaşıldığında rezervasyona dönüşüyor. Dijital ödemeler seyahat deneyiminin de ayrılmaz parçası Ödeme tercihleri de dijitalleşmenin etkisini açıkça ortaya koyuyor. Seyahatseverlerin %44’ü e-cüzdanları, %40’ı kredi ve banka kartlarını tercih ederken, nakit kullanımı %33’te kalıyor. QR kod ile ödemeler %22, temassız ödemeler ise %11 paya sahip. Rapor, şeffaf fiyatlandırma ve sorunsuz dijital ödeme deneyiminin rezervasyondan vazgeçme oranlarını azalttığını vurguluyor. Mastercard Güneydoğu Asya Müşteri Çözümleri Merkezi Kıdemli Başkan Yardımcısı Aisha Islam, konuya ilişkin: “Spor turizmi; deneyimin, topluluğun ve kültürel bağın en az etkinliğin kendisi kadar önem taşıdığı yeni bir küresel büyüme evresine giriyor. Mastercard’ın UEFA Şampiyonlar Ligi, McLaren Mastercard Formula 1 Takımı ve Australian Open gibi iş birlikleriyle küresel spordaki köklü varlığı, büyük spor anlarının taraftarları, destinasyonları ve işletmeleri geniş ölçekte nasıl buluşturabildiğini bize gösteriyor. Müslüman seyahatseverler, küresel seyahatin en hızlı büyüyen kesimlerinden birini oluşturuyor. Destinasyonlar ödeme güvenliğinden helal yemeğe ve ibadet erişimine kadar netlik ve güven sunduğunda, ciddi bir katılım ve harcama potansiyelini açığa çıkarıyor” açıklamalarında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Destekli Alışverişten Stablecoin Atılımlarına Haber

Yapay Zekâ Destekli Alışverişten Stablecoin Atılımlarına

Visa, 2025’i ödemeler dünyası için dönüştürücü bir yıl olarak tanımladıktan sonra, asıl kırılmanın 2026’da yaşanacağını açıkladı. Yapay zekâ, üretken yapay zekâ, kuantum bilişim, blokzinciri, küresel ölçekte yaygınlaşan mobil donanım ve neredeyse sınırsız veri kapasitesi, büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan ödeme sektörü ise yeni teknolojileri küresel ölçekte inovasyona dönüştürerek öncü bir rol üstleniyor. Agentic (agent-based) ticaretin günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelmesi, dijital kimlik güvenliğinin yapay zekâ çağında yeniden tanımlanması, stablecoin’lerin küresel ölçekte ivme kazanması, üye olmadan kart bilgisi girilerek yapılan ödemelerin (manual guest checkout) yavaş yavaş ortadan kalkması ve nakdin rolünün dönüşmesi bu başlıkların öne çıkanları arasında yer alıyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ödeme ekosistemi, yapay zekâdan blokzincirine uzanan teknolojilerle çok hızlı bir değişimden geçiyor. Visa olarak bu değişimin merkezinde yer alıyor, güvenli ve sorunsuz ödeme deneyimlerini daha geniş ölçekte erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. 2026 yılında da önceliğimiz; agentic ticaret, stablecoin çözümleri, dijital kimlik güvenliği ve temassız ödemeler gibi alanlarda, hem kullanıcılar hem de ekosistem için sürdürülebilir ve güven veren bir yapı oluşturmak. Attığımız her adımda, dijital ödemelerin günlük hayatın hızlı, güvenli ve doğal bir parçası hâline gelmesini destekliyoruz.” Agentic ticaret ana akıma taşınıyor Yüz yüze ticaretten e-ticarete, mobil ticaretten yapay zekâ tabanlı ticarete uzanan yolculukta yeni bir döneme giriliyor. 2026 itibarıyla, agentic yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri tüketiciler için yaygın bir gerçeklik hâline gelirken, bu gelişimi doğal olarak yapay zekâ destekli asistanlar tarafından (agent) yürütülen ticaret modeli izleyecek. Bu modelde yapay zekâ asistanları, tüketici ve işletmeler adına işlem gerçekleştirebiliyor. Kullanıcılar, yapay zekâ asistanlarına yalnızca ödeme yetkisi vermekle kalmıyor; tercihlerini, bütçe sınırlarını ve hangi kategorilerde alışveriş yapılabileceğini de tanımlayabiliyor. Örneğin seyahat veya restoran harcamalarına izin verirken, sağlık gibi alanları kapsam dışı bırakmak ya da belirli bir tutarın üzerindeki ödemeleri engellemek mümkün oluyor. Böylece yapay zekâ, kullanıcı adına karar veren ancak kontrolü tamamen kullanıcıda kalan kişisel bir alışveriş asistanına dönüşüyor. Markaların agentic alışveriş deneyimlerine yaptığı yatırımlar arttıkça, 2026 yılında yapay zekâ asistanlarının ticaretteki rolü hızla artıyor. Visa, bu dönüşümün gerçekleşmesi için ekosistem iş birlikleriyle gerekli altyapı ve araçları sunuyor. Dijital kimlik güvenliği, yapay zekâ çağında yeni bir mücadeleye dönüşüyor Yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte riskler de büyüyor. Dolandırıcılar; yapay zekâ destekli deepfake’ler, ajan tabanlı dolandırıcılıklar ve sentetik kimlikler aracılığıyla artık tekil işlemler yerine doğrudan bireylerin kimliğini hedef alıyor. Kimliğin ele geçirilmesiyle birlikte, o kimlik üzerinden yapılan tüm işlemler risk altına giriyor. Visa’ya göre 2026’da, yapay zekâ destekli kimlik saldırıları hem hacmen hem de karmaşıklık açısından önemli ölçüde artış gösterecek. Bu durum, bankaların, fintech’lerin, işletmelerin ve kamu kurumlarının tek başına kazanamayacağı yeni bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. Bu nedenle sektör genelinde bu risklerle mücadele etmek üzere ortak yetkinliklerin ve teknolojilerin geliştirilmesi için iş birlikleri gerçekleşecek. Visa ise bu mücadelenin merkezinde yer almaya devam edecek. Stablecoin’ler hız kazanıyor Fiat para birimleriyle desteklenen stablecoin’ler, spekülatif bir varlıktan güvenilir bir küresel ödeme altyapısına dönüşüyor. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda ve sınır ötesi ödemelerde büyük bir potansiyel sunan stablecoin’ler için, ABD’de kabul edilen GENIUS Act ve benzeri düzenlemelerle birlikte 2026 yılı kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Stablecoin pazarının 2030 yılına kadar 4 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Visa, 2026’da stablecoin kullanımının hızla artacağını öngörüyor. Özellikle yerel para birimi oynaklığı yüksek olan pazarlarda değer saklama aracı olarak, B2B ödemelerden bireysel havalelere uzanan sınır ötesi para transferlerinde ve Visa altyapısı sayesinde kripto ile geleneksel finans dünyası arasındaki geçişlerde bu artış önce çıkacak. Bugün Visa, 40’tan fazla ülkede 130’dan fazla stablecoin bağlantılı kart programını destekliyor ve stablecoin’lerle Visa ağı üzerinde dolar ve euro cinsinden mutabakat sağlanabiliyor. Visa altyapısı sayesinde stablecoin varlıkları, Visa kartlarıyla entegre edilerek günlük harcamalarda da kullanılabiliyor. Bu yapı, kullanıcıların stablecoin veya kripto varlıklarını arka planda kullanarak, fiziksel mağazalarda ya da e-ticarette kahve gibi gündelik harcamalarını dahi sorunsuz şekilde gerçekleştirebilmesine imkân tanıyor. Visa, dijital ödemelerdeki küresel uzmanlığını yeni bir danışmanlık servisiyle de genişletiyor. Visa Danışmanlık ve Analitik (VCA) tarafından sunulan Stablecoin Danışmanlık Servisi, bankalar, fintech’ler ve işletmeler için stablecoin alanında pazar uyumu, strateji geliştirme ve uygulama süreçlerine rehberlik ediyor. Servis; Avrupa’da hızla büyüyen stablecoin ekosistemi ve gelişen regülasyonlar doğrultusunda, kurumların bu alandaki fırsatları güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmesine destek olmayı amaçlıyor. Kart bilgilerini girerek ödeme tarihe karışıyor Kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu girilen çok adımlı ödeme süreçleri hızla geride kalıyor. Dijital cüzdanlar ve e-ticaret platformları üzerinden tek tıkla ödeme deneyimi yaygınlaşırken, bu dönüşüm daha hızlı işlemler, daha az terk edilen sepet ve daha düşük dolandırıcılık oranları sağlıyor. Visa verilerine göre, kart bilgilerini girerek yapılan ödemelerin oranı 2019’da işlemlerin neredeyse yarısını oluştururken, 2025’te bu oran yüzde 16’ya geriledi. Visa’nın en büyük e-ticaret satıcılarında ise bu oran tek haneli seviyelere indi. 16 milyar Visa token’ının devrede olduğu bu dönüşümle birlikte, birçok pazarda kart bilgisi girerek ödeme deneyiminin tamamen ortadan kalkması bekleniyor. Nakit bitmiyor, dönüşüyor Visa’ya göre nakit kullanımı, 2026’da da devam edecek. Dünya genelinde hâlihazırda dolaşımda yaklaşık 11 trilyon dolar tutarında nakit bulunuyor. Ancak küresel ölçekte nakdin payı düşse de, 2026 yılı dünya tarihinde ilk kez tüketici ödemelerinin yarısından fazlasının kartla gerçekleştirildiği yıl olacak. Visa’ya göre 2026’da ayrıca B2B para hareketlerinde yeni dijitalleşme adımları, dijital cüzdanlarda yenilikçi uygulamalar, mobil cihazlar üzerinden ödeme kabul eden milyonlarca yeni mikro‑işletmenin ekosisteme katılması, yüksek gelir grubuna yönelik yeni değer önerilerinin yaygınlaşması ve yeni dijital ödeme yöntemlerinin çoğalması öne çıkacak. Visa Inc. hakkında Visa (NYSE: V), dijital ödemeler alanında dünya lideridir ve 200’den fazla ülke ve bölgede tüketiciler, satıcılar, finansal kuruluşlar ve kamu kurumları arasındaki işlemleri kolaylaştırır. Misyonu, dünyanın en yenilikçi, en kolay, en güvenilir ve en güvenli ödeme ağı aracılığıyla dünyayı birbirine bağlamak; bireylerin, işletmelerin ve ekonomilerin gelişmesini sağlamaktır. Visa, her yerde herkesin dahil olduğu ekonomilerin, her yerde herkesi güçlendirdiğine inanıyor ve erişimi, para hareketinin geleceği için temel bir unsur olarak görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mastercard, Türkiye'deki 30. Yaşını Kutluyor Haber

Mastercard, Türkiye'deki 30. Yaşını Kutluyor

Mastercard, Türkiye’de 30 yıldır ödeme teknolojilerinin dönüşümüne katkı veriyor. Türkiye’de faaliyete başladığı günden bu yana dijital ödemeler alanındaki gelişimini destekleyen şirket, 30. yılını kutlarken geleceği şekillendirecek teknoloji, fikir ve yeteneklere odaklanıyor. Türkiye’deki iş ortakları ile birlikte birçok ilki hayata geçiren Mastercard, Türkiye’nin ödeme sistemlerinde güçlü bir ülke olması için önümüzdeki dönemde de teknoloji ve inovasyon odaklı büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Mastercard’ın Türkiye’deki 30 yılının ülkedeki dijital ödemelerin gelişim hikayesiyle çok paralel olduğunu belirten Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı Yasemin Bedir, “Mastercard’ın Türkiye’deki yolculuğuna başladığı dönemde ülkemiz ödeme sistemlerinde büyük bir dönüşümün eşiğindeydi ve Mastercard bu potansiyelin tam kalbinde yer alıyordu. Bizim için bu 30 yıl, sektörümüzde pek çok alanda inovasyonla değer yaratmanın hikayesi. Bugün, 12 ülkenin yer aldığı Doğu Avrupa Bölgesi’nin yönetim merkeziyiz. Türkiye’de geliştirdiğimiz yenilikçi ürün ve hizmetleri bölgeye ihraç ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyon mirasımızı geleceğe taşıyacak heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz” dedi. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı ise şöyle konuştu: “30 yıldır ülkemizin dijital ekonomi vizyonunu destekliyor, finansal ekosisteme değer katıyor ve tüketicilerin yaşam kalitesini artıran çözümler geliştirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin güçlü teknoloji altyapısı ve yenilikçi bakış açısı sayesinde, bugün sadece ülkemize değil, bölgeye de yayılan projeler üreten bir inovasyon merkezi haline geldik. Her yıl 100’ün üzerinde iş ortağımızla 150’den fazla proje yürütüyor, bankalardan finteklere, kamu kurumlarından merkez bankalarına uzanan geniş bir paydaş ağı ile finansal kapsayıcılık ve dijital dönüşüm alanlarında birlikte çalışıyoruz. 30 yıldır Türkiye’nin ritmini paylaştığımız bu yolculukta yanımızda olan tüm paydaşlarımıza, tüketicilerimize ve Mastercard ailesine teşekkür ediyorum.” Geleceği yapay zeka, yetenek ve sanat şekillendirecek. Mastercard, geleceğin şekillenmesinde üç temel unsurun belirleyici olacağına inanıyor: yapay zeka, sanat ve yetenek. Yapay zekayı operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine uzanan tüm süreçleri güçlendiren bir teknoloji altyapısı; yeteneği kurumların dönüşüm kapasitesini artıran stratejik insan kaynağı; sanatı ise inovasyonu besleyen yaratıcı düşüncenin dinamosu olarak konumlandırıyor. Bu vizyon doğrultusunda Mastercard, yıl boyunca sürecek kapsamlı bir yapay zeka inisiyatifi başlatarak sektörü ve kamuoyunu yapay zeka odaklı gelişmelerle buluşturacak. Teknolojide Kadın Derneği iş birliğiyle, sektörde yapay zeka alanında donanımlı kadın iş gücünü yetiştirmeyi hedefleyen bir akademi de kuracak. Ayrıca, tüketiciler için Paha Biçilemez platformu üzerinden ilham verici sanat deneyimleri sunmaya devam edecek. 30. yıla özel dijital sanat eseri Mastercard Türkiye’nin 30. yılı anısına genç tasarımcı Ecem Dilan Köse tarafından özel olarak üretilen Mycorrhiza isimli dijital sanat eseri, doğadaki ortak yaşam birliğinden ilham alıyor. Bu eser, Mastercard’ın iş ortaklarıyla kurduğu güven, iş birliği ve iletişim değerlerini sembolize ediyor; tıpkı doğada birbirine bağlı köklerin oluşturduğu yaşam ağı gibi, Mastercard ve paydaşları da birlikte, tek başlarına yaratamayacakları güçlü bir ekosistem inşa ediyorlar. Marka değerleri etrafında şekillenen bu yenilikçi çalışma, Mastercard’ın sanatla kurduğu bağın güçlü bir ifadesi niteliğinde. Özel bir geceyle kutladı Mastercard Türkiye, 30. yıl dönümünü iş ortaklarının katılımıyla düzenlenen özel bir geceyle kutladı. Gecenin teması olan “30 Years Inside the Circles”, Mastercard’ın logo tasarımındaki halkalara atıfta bulunarak markanın bakış açısını yansıtıyor. Halkaların içinden açılan pencerelerde, herkes için sınırsız ve paha biçilemez olasılıkların olduğu bir dünya keşfediliyor; bu değerler, yarınlara umut ve ilham bırakıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.