Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Okuryazarlık

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Okuryazarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Okuryazarlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zeka ile Oluşturulan Yüzler   Gerçek İnsanlardan Daha Güvenilir Bulunuyor Haber

Yapay Zeka ile Oluşturulan Yüzler Gerçek İnsanlardan Daha Güvenilir Bulunuyor

Sayıları giderek artan bu sentetik hesaplar yeni nesil dijital manipülasyonlara kapı aralıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, ebeveynleri uyararak çocukları yapay zeka tuzaklarından korumanın 5 kritik yolunu sıralıyor. Günümüzde gençler dijital dünyada TikTok, YouTube veya Instagram gibi geleneksel platformların çok ötesine geçerek; ödevlerinden eğlenceye, oyunlardan sosyal etkileşimlere kadar her alanda yapay zeka araçlarıyla doğrudan iletişim kuruyor. Bu hızlı adaptasyon süreci, teknolojinin ulaştığı gerçekçilik seviyesiyle birleştiğinde ebeveynler için yepyeni bir endişe kaynağı oluşturuyor. Global siber güvenlik lideri Bitdefender’ın son araştırmaları, yapay zeka algoritmaları tarafından üretilen sentetik insan yüzlerinin, gerçek insan yüzlerine kıyasla daha "tanıdık", "samimi" ve "güvenilir" bulunduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. İnsan beyninin algı yeteneğini aşan bu hiper-gerçekçilik, dijital ekranda kimin gerçek bir insan, kimin sadece bir kod dizini olduğunu ayırt etmeyi imkansız hale getiriyor. Kusursuz gülümsemelere ve güven veren bakışlara sahip bu sahte profiller, eleştirel düşünme becerileri henüz tam gelişmemiş gençleri siber zorbaların, dolandırıcıların ve kötü niyetli kişilerin manipülasyonlarına açık hale getiriyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, çocukları korumak için atılması gereken 5 kritik adımı paylaşıyor. "Gördüklerine İnanan Bir Nesil, Kusursuz Sahtelikle Karşı Karşıya" Yapay zekanın sunduğu kolaylıkların arkasındaki tehlikeye dikkat çeken Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "Çocuklarımız internette gördükleri yüzlerin, izledikleri videoların veya sohbet ettikleri kişilerin gerçekliğinden şüphe duymama eğiliminde. Oysa bugün siber saldırganlar, yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde son derece sevecen, güven veren ve tamamen sahte dijital kimlikler oluşturabiliyor. Gençlerin teknolojiyle kurduğu bu yoğun ve filtresiz bağ, onları sahte hesapların veya kimlik avı dolandırıcılarının açık hedefi haline getiriyor. Çevrimiçi platformlarda 'gördüğüne inanma' devri çoktan kapandı. Ebeveynlerin bu yeni dijital okuryazarlık çağında çocuklarına rehberlik etmesi hayati bir önem taşıyor." uyarısında bulundu. Alev Akkoyunlu, gençleri yapay zekanın karanlık yüzünden ve sentetik medya tuzaklarından korumak için alınması gereken 5 önlemi paylaşıyor: 1. “Hiper-gerçekçilik" kavramını çocuklarınızla konuşun. Gördükleri her fotoğrafın veya videonun gerçek bir insana ait olmayabileceğini onlara açıkça anlatın. Yapay zeka ile üretilmiş yüzlerin ne kadar inandırıcı olabileceğine dair örnekleri birlikte inceleyerek farkındalıklarını artırın. 2. Sorgulama ve doğrulama alışkanlığı kazandırın. Yeni tanıştıkları çevrimiçi kişilere veya karşılaştıkları inanması güç içeriklere şüpheyle yaklaşmalarını öğütleyin. Videolardaki anormal göz kırpmaları, ciltteki kusursuzluk veya doğal olmayan ışık yansımaları gibi yapay zeka ipuçlarını nasıl fark edebileceklerini gösterin. 3. Duygusal manipülasyonlara karşı sınır çizin. Siber saldırganlar, oluşturdukları güvenilir yapay zeka yüzleriyle gençlerle duygusal bağ kurarak para, şifre veya hassas fotoğraf talebinde bulunabiliyor. Çevrimiçi ortamda kim olursa olsun kişisel bilgilerin asla paylaşılmaması gerektiği kuralını netleştirin. 4. Gizlilik ayarlarını maksimum seviyede tutun. Yapay zeka algoritmaları, sahte içerikler üretmek veya çocukları hedef almak için açık profillerdeki verileri toplar. Çocuğunuzun sosyal medya hesaplarını gizli tutarak ve takipçi listesini sadece tanıdığı kişilerle sınırlandırarak veri toplanmasını engelleyin. 5. Ebeveyn kontrolü ve güvenlik yazılımlarından destek alın. Çocukların hangi platformlarda ne kadar vakit geçirdiğini bilmek ve zararlı içerikleri filtrelemek oldukça önemlidir. Bitdefender Ebeveyn Kontrolü (Parental Control) gibi çözümlerle çocuklarınızın çevrimiçi aktivitelerini güvenli bir mesafeden takip edebilir, şüpheli bağlantıları ve siber tehditleri cihazlarına ulaşmadan engelleyebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Dünyada Çocuklar İçin Yeni Dönem! Haber

Dijital Dünyada Çocuklar İçin Yeni Dönem!

Çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risklerden korunması gerekliliğine vurgu yapan Çocuk Gelişimi Uzmanı Dr. Demet Gülaldı, “Ancak çözümün yalnızca yasaklama üzerinden kurgulanması, sosyal medyanın eğitim, yaratıcılık, sosyal bağ kurma ve kamusal katılım gibi olumlu yönlerini göz ardı etme riskini taşımaktadır.” dedi. Bu bağlamda daha sürdürülebilir bir yaklaşımın, “yasaklama” yerine “güvenli tasarım” ve “çocuk hakları temelli düzenleme” ilkelerini merkeze alan politikalar geliştirmek olduğunu dile getiren Dr. Gülaldı, “Amaç, gençleri dijital dünyadan izole etmek değil; onları bilinçli, eleştirel düşünebilen ve çevrim içi risklerle başa çıkabilecek dayanıklılığa sahip bireyler olarak güçlendirmektir.” diye konuştu. ABD’de oyun bağımlısı olduğu öne sürülen 11 yaşındaki bir çocuğun babasını öldürmesi ve geçtiğimiz günlerde Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, dijital bağımlılık konusunu “yasaklama mı, güçlendirme mi?” bağlamında ele aldı. Dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, ülkemizde 3 Şubat 2026 tarihli resmî gazete yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı 2026-2030”nın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, “Bu eylem planının stratejik amaçları; Farkındalık ve Bilinçlendirme, Koruyucu ve Önleyici Mekanizmaların Geliştirilmesi, Dijital Risklere Karşı Müdahale ve Destek Mekanizmalarının Güçlendirilmesi ve Yasal ve Kurumsal Düzenlemelerin Güçlendirilmesi başlıklarında belirlenmiştir. Özellikle hem çocukların hem de ailelerin dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi, dijital platformlarda güvenli davranış biçimlerinin kazandırılması ve eleştirel düşünme, etik sorumluluk ve mahremiyet bilinci gibi becerilerin desteklenmesi hedeflenmektedir. Çocukların bilgiye erişim, çevrim içi öğrenme ve teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmaları teşvik edilerek, dijital teknolojilerin yalnızca tüketim aracı değil aynı zamanda üretim ve gelişim alanı olarak görülmesi amaçlanmaktadır.” dedi. Avustralya öncü oldu 10 Aralık 2025 itibarıyla Avustralya’da 16 yaş altındaki çocuk ve ergenlerin TikTok, Instagram, YouTube, Snapchat, X ve Facebook gibi büyük sosyal medya platformlarında hesap açmaları ve mevcut hesaplarını sürdürmelerinin yasaklandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “28 Kasım 2024’te kabul edilen ‘Online Safety Amendment (Social Media Minimum Age) Bill 2024’ ile sosyal medya kullanımında asgari yaş 16 olarak belirlenmiş; böylece bu kapsamda dünyada öncü bir düzenleme hayata geçirilmiştir. Yasa, yaptırımları çocuklara ya da ebeveynlere değil, doğrudan teknoloji şirketlerine yöneltmektedir. Düzenlemenin temel gerekçesi, çocuk ve ergenlerin ruh sağlığını, güvenliğini ve genel iyilik hâlini korumaktır. Siber zorbalık vakalarındaki artış, zararlı içeriklere maruz kalma, çevrim içi istismar riski, kötü niyetli yetişkinlerle temas olasılığı ve sürekli karşılaştırma kültürünün benlik saygısı üzerindeki olumsuz etkileri, yasanın dayanak noktaları arasında gösterilmektedir.” diye konuştu. Sosyal medya yasaklamaları küresel ölçekte hızlandı Avustralya’daki bu düzenlemenin, benzer tartışmaları küresel ölçekte hızlandırdığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Birleşik Krallık 16 yaş altına yönelik kısıtlamaları değerlendirmekte; Fransa’da 15 yaş altına sosyal medya yasağını öngören tasarı parlamentodan geçmiştir. Çin, ‘minor mode’ uygulamasıyla yaşa bağlı ekran süresi sınırlamaları getirmiştir. İspanya ve Danimarka’da da benzer düzenlemeler gündemdedir. Avrupa Parlamentosu ise bağlayıcı olmamakla birlikte 16 yaş sınırını öneren bir karar üzerinde uzlaşmıştır. Bu gelişmeler, sosyal medyanın çocuk gelişimi üzerindeki etkisinin pedagojik bir tartışmanın ötesine geçerek hukuki ve siyasal bir mesele hâline geldiğini göstermektedir.” ifadesinde bulundu. Yasaklama bir çözüm mü? 12–16 yaş aralığının kimlik gelişiminin hızlandığı, sosyal kabul ihtiyacının arttığı ve duygusal dalgalanmaların yoğunlaştığı kritik bir dönem olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ergenlikte bireyin fiziksel değişimlere uyum sağlaması, kendilik algısını yapılandırması ve sosyal ilişkiler içinde konumunu belirlemesi beklenir. Ancak nörogelişimsel açıdan dürtü kontrolü ve uzun vadeli sonuçları değerlendirme kapasitesi henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu durum, sosyal medya ortamlarında karşılaşılan içeriklere karşı ergenleri daha kırılgan hâle getirebilmektedir.” şeklinde konuştu. Ergenlik kırılgan bir dönem Araştırmalar, sosyal medya platformlarında idealize edilmiş yaşam temsillerinin, mükemmel beden algısı ve popülerlik odaklı görünürlük kültürünün, ergenlerin benlik gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini ortaya koyduğunu da anlatan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Özellikle sosyal karşılaştırma süreçleri, özsaygı ve beden algısı üzerinde belirleyici olabilmektedir. Bununla birlikte sosyal medya, ergenlerin kendilerini ifade edebildikleri, akran ilişkilerini sürdürebildikleri ve toplumsal meselelere dair farkındalık geliştirebildikleri bir alan olarak da işlev görmektedir. Dolayısıyla sosyal medya hem risk hem de fırsat barındıran çift yönlü bir dijital ekosistem sunmaktadır.” dedi. Gençleri 16 yaşına kadar dijital deneyimden bütünüyle uzak tutmanın da riski var Çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risklerden korunması gerekliliğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ancak çözümün yalnızca yasaklama üzerinden kurgulanması, sosyal medyanın eğitim, yaratıcılık, sosyal bağ kurma ve kamusal katılım gibi olumlu yönlerini göz ardı etme riskini taşımaktadır. Ayrıca gençleri 16 yaşına kadar dijital deneyimden bütünüyle uzak tutmak, sonrasında ani ve denetimsiz bir geçişe yol açabilir. Bu durum, dijital okuryazarlık ve öz düzenleme becerilerinin kademeli olarak gelişmesini engelleyebilir.” diye konuştu. Dijital okuryazarlık eğitimleri temel olmalı Bu bağlamda daha sürdürülebilir bir yaklaşımın, “yasaklama” yerine “güvenli tasarım” ve “çocuk hakları temelli düzenleme” ilkelerini merkeze alan politikalar geliştirmek olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Algoritmik şeffaflık, yaşa uygun içerik tasarımı, veri koruma önlemleri, etkili denetim mekanizmaları ve dijital okuryazarlık eğitimleri bu yaklaşımın temel bileşenleri olmalıdır. Amaç, gençleri dijital dünyadan izole etmek değil; onları bilinçli, eleştirel düşünebilen ve çevrim içi risklerle başa çıkabilecek dayanıklılığa sahip bireyler olarak güçlendirmektir. 16 yaş altı sosyal medya yasağı yalnızca hukuki bir düzenleme değil; dijital çağda çocukluk ve ergenlik kavramlarının yeniden tanımlandığı bir kırılma noktasına işaret etmektedir. Bu kırılmanın nasıl yönetileceği ise yasaklardan çok, bilimsel veriye dayalı, çok paydaşlı ve çocuk merkezli politikaların geliştirilmesine bağlıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 İkinci Bahar Akademisi İlk Mezunlarını Verdi Haber

 İkinci Bahar Akademisi İlk Mezunlarını Verdi

Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, “İkinci Bahar Akademisi’ne verilen destek, Muratbey’in toplumun her kesimine dokunma arzusunun bir göstergesi. Haziran 2026’ya kadar farklı katılımcılarla buluşarak büyümeye ve daha fazla hayata dokunmaya devam edeceğiz.” dedi. Kadıköy Belediyesi ile Fenerbahçe Üniversitesi’nin Kadıköylü 65 yaş üstü bireylerin dijital okuryazarlık, sağlıklı beslenme, spor, iletişim, akılcı ilaç kullanımı ve ilk yardım konularında bilgi ve becerilerini artırmak için hayata geçirdiği “İkinci Bahar Akademisi” ilk mezunlarını verdi. Kozyatağı Kültür Merkezi’nde yapılan diploma töreninde açılış konuşmasını Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı yaptı. Fenerbahçe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Güniz Küçükgüzel ve Kadıköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Zeynep Özen Aslan’ın konuşmaları sonrasında mezuniyet diplomaları verildi, kepler havaya atıldı. “İleri Yaşta Sağlıklı Beslenme” eğitimleri, Muratbey sponsorluğunda farklı gruplarla devam ediyor Akademi kapsamında Ekim ayında başlayan ve Haziran 2026’ya kadar düzenli aralıklarla tekrarlanacak “İleri Yaşta Sağlıklı Beslenme” eğitimleri, Muratbey sponsorluğunda farklı katılımcı gruplarıyla devam ediyor. Eğitimler, Fenerbahçe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu ve değerli akademisyenlerin katkılarıyla Fenerbahçe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından gerçekleştiriliyor. Atölyelerde, ileri yaşta doğru beslenmenin temelleri, kritik besin ögeleri, sağlıklı menü planlama gibi konular uygulamalı örneklerle ele alınıyor. Seminer sonunda katılımcıların soruları cevaplanıyor ve Muratbey peynirleriyle sağlıklı tarifler birlikte hazırlanıyor. İleri yaşta beslenme menüleri, Muratbey’in Burgu, Topi, Kaymaklı gibi az tuzlu, besleyici değeri yüksek, glüten içermeyen peynirleri ile zenginleştiriliyor. “Muratbey olarak, her yaşta öğrenmenin ve birlikte güçlenmenin değerine inanıyoruz” Akademiye verilen destekle ilgili konuşan Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, “İkinci Bahar Akademisi’ne verilen destek, Muratbey’in toplumun her kesimine dokunma arzusunun bir göstergesi olarak büyük önem taşıyor. 65 yaş üzeri bireylerin yaşam kalitesini artırmayı, sağlıklı, aktif ve bilinçli bir yaşamı teşvik etmeyi hedefleyen İkinci Bahar Akademisi; Haziran 2026’ya kadar farklı katılımcılarla buluşarak büyümeye ve daha fazla hayata dokunmaya devam edecek. Muratbey olarak, her yaşta öğrenmenin ve birlikte güçlenmenin değerine inanıyor; ikinci baharların da umutla yeşermesine destek olmaktan gurur duyuyoruz. Muratbey, bir yandan sağlıklı ve dengeli beslenme kültürünü yaygınlaştırırken diğer yandan sürdürülebilirlik adımlarıyla geleceğe karşı sorumluluk üstleniyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Bahar’da Mezuniyet Sevinci Haber

İkinci Bahar’da Mezuniyet Sevinci

Kadıköy Belediyesi ile Fenerbahçe Üniversitesi'nin Kadıköylü 65 yaş üstü bireylerin dijital okuryazarlık, sağlıklı beslenme, spor, iletişim, akılcı ilaç kullanımı ve ilk yardım konularında bilgi ve becerilerini artırmak için hayata geçirdiği “İkinci Bahar Akademisi” ilk mezunlarını verdi. Mezunların diploma töreni 26 Ocak Pazartesi günü Kozyatağı Kültür Merkezi’nde yapıldı. Kokteyl ile başlayan, Kadıköy Belediyesi Gençlik Sanat Merkezi öğretmen ve öğrencilerinin verdiği müzik dinletisi ile renklenen tören, açılış konuşmalarıyla devam etti. “KADIKÖY SİZLERLE GÜZEL” Törenin açılış konuşmasını yapan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “Kadıköy, çoğunlukla 65 yaş üstü vatandaşımızın ikamet ettiği bir yer. Biz de bundan gurur duyuyoruz. Çünkü hepsinin çok güzel geçmişleri, yaşanmışlıkları var. Her sahaya çıktığımda onlardan çok şey öğreniyorum. Onların tecrübelerinden yararlanmaya çalışıyorum. Bu dönem özellikle temel hedefimiz 65 yaş üstü vatandaşlarımızı evde oturtmamak. Onları sürekli hem kendi belediyemizin imkanıyla hem de şu anda Fenerbahçe Üniversitesi'nde olduğu gibi ortak paydaşlarla, ortak protokol ve ortak projelerle onların sosyalleşmesi ve hayata daha çok katkı sunmaları için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Atölyeler, kurslar, korolar ile vatandaşlarımıza dokunarak onların sosyalleşmesini amaçlıyoruz. Bu çalışmaların en güzel örneklerinden biri de İkinci Bahar Akademisi. İleri yaşta sağlıklı beslenme, ilk yardım, iletişim eğitimi, ileri yaşta akılcı ilaç kullanımı eğitimleri alındı. Bu yaş grubu için çok değerli işler. Ben de yemek yapma atölyesine katıldım. Çok güzel geçmişti.” diye konuştu. Kösedağı konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Projeye emek veren herkese ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyorum. Kadıköy sizlerle güzel. Biz de her zaman sizin yanınızda olmaya, taleplerinize cevap vermeye devam edeceğiz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum.” “ÖZVERİLİ BİR ÇALIŞMA” Fenerbahçe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Güniz Küçükgüzel de projeye dair duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdi: “Çok özverili bir çalışma yapıldı. Bugün de mezuniyet heyecanı yaşadık. Sağlıklı beslenme, spor, iletişim teknikleri, ileri yaşlardaki akılcı ilaç kullanımı, evde geçirilen kazalarda uygulanacak durumlar ile ilgili dersler verildi. Atölyelerde en güzel sahnelerinden biri de başkanımızla yaptığımız mutfak atölyesiydi. Bu projenin devam etmesiyle daha fazla kişiye ulaşması iyi olacak. Bu törenin hazırlanmasında emeği geçen tüm Kadıköy Belediyesi çalışanları ile üniversitemizde büyük mesai harcayan çalışma arkadaşlarıma özellikle teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten çok büyük özveriyle ve büyük bir istekle çalıştılar.” Kadıköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Zeynep Özen Aslan da projede emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti, projeden daha fazla kişinin faydalanması için çalışmalarına devam edeceklerini söyledi. “HER AN ÖĞRENEBİLİRSİNİZ” Konuşmaların ardından beklenen o mutlu an geldi, mezuniyet diplomaları verildi, kepler havaya atıldı. Diploma heyecanı yaşayan İkinci Bahar Akademi öğrencisi 90 yaşındaki Mustafa Şavur ise şöyle konuştu: “Saygılı hocalarımız, kıymetli yöneticilerimiz, değerli arkadaşlarım İkinci Bahar Akademisi’nden mezun olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu süreç benim için sadece bir eğitim değil paylaşmanın ve yeniden üretiminin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir yolculuk oldu. Emek veren tüm hocalarıma, bu ortamı hazırlayan herkese ve birlikte güzelleştirdiğimiz arkadaşlarıma gönülden teşekkür ederim. İkinci bahar bize hayatın her anında öğrenmenin mümkün olduğunu gösterdi. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Bu güzel programın uzun yıllar devam etmesini diliyorum." Mezuniyet mutluluğu, Parlak Şapkalılar dans grubunun gösterisi ile Fenerbahçe Üniversitesi öğrencileri ve öğretmenlerinden oluşan Türbülans müzik grubunun konseri ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Türkiye, 2025’te 10 Bini Aşkın Çocuğun Hayatında Fark Yarattı Haber

Allianz Türkiye, 2025’te 10 Bini Aşkın Çocuğun Hayatında Fark Yarattı

Bir Kız Gelecek, Bilinçli Adımlar Güvenli Yarınlar ve Dağ Gibi Arkandayız programlarıyla eğitim ve spor yoluyla gelecek nesilleri cesaretlenmeye odaklanan Allianz, çalışanlarını ve paydaşlarını da kalıcı değerler yaratmaya teşvik ederek ekosisteminin sürdürülebilirlik yolculuğuna rehberlik ediyor. Türkiye’de sigorta sektörünün öncü şirketlerinden Allianz Türkiye, insanı odağa alan ve gelecek nesilleri cesaretlendiren toplumsal yatırımlara ağırlık vermeye devam ediyor. Allianz Türkiye, sürdürülebilir kalkınma için toplumsal refahı artıran projelerine çalışanları ve acentelerinin yanı sıra sektör profesyonellerini, sivil toplum kuruluşlarını ve paydaşlarını dahil ederek geniş bir ekosistemi anlamlı iş birlikleri kurmaya ve ortak değer yaratmaya teşvik ediyor. Kız çocuklarına yaşam boyu destek Kız çocuklarının temel ihtiyaçlara ve eğitime erişimini desteklemek amacıyla Koruncuk Vakfı ile yürüttüğü “Bir Kız Gelecek” kurumsal sosyal sorumluluk projesi kapsamında bu yıl yeni bir adım daha atan Allianz Türkiye, Allianz Grubu’nun da desteğiyle Koruncuk Vakfı’nın İstanbul Arnavutköy Bolluca’daki kampüsünde yeni yurt binasının temelini attı. Projeye toplamda 2 milyon euroyu aşan yatırım yapan Allianz, 2 bin 230 metrekarelik alanda inşa edilen ve 2026’da tamamlanması beklenen yeni yurt binası ile Koruncuk Vakfı’nın mevcut kapasitesini artırarak daha fazla kız çocuğuna güvenli bir yaşam alanı sağlayacak. Bir Kız Gelecek programı kapsamında Koruncuk Vakfı’ndaki kız çocuklarına barınmanın yanı sıra temel ihtiyaçlar, üniversite bursu, mentör desteği, mesleki eğitim, staj ve istihdam gibi başka faydalar da sunuluyor. 2025 yılında Koruncuk Vakfı bünyesine alınan, deprem bölgesinden 25 kız çocuğunun temel ihtiyaç ve eğitim başta olmak üzere tüm ihtiyaçlarına destek olundu. Koruncuk Vakfı’nda çıkan ve üniversite öğrenimine devam eden 43 gence burs verildi. Allianz çalışanlarından oluşan gönüllü mentörler sayesinde 17 kız çocuğuna 15 Allianz çalışanı gönüllü olarak mentörlük desteği sağladı. Ayrıca kız çocuklarına lise sonrası mesleki eğitimler, staj kontenjanları ve istihdam olanakları da sunuldu. Bir Kız Gelecek programı kapsamındaki bu çalışmalar, 2026 yılında da artarak devam edecek. Çocuklar kutu oyunu ile afetlere hazırlanıyor Allianz Türkiye’nin deprem ve yangın konularında toplumsal risk farkındalığını artırma hedefiyle kurduğu Allianz Teknik Deprem ve Yangın Test ve Eğitim Merkezi, toplumun her kesiminin afetlere karşı daha bilinçli olması için çalışmalarına devam ediyor. Bu misyonla Allianz Teknik danışmanlığı ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliğiyle 2024 yılında hayata geçirilen Bilinçli Adımlar Güvenli Yarınlar programı da 7-14 yaş grubu çocukları farkındalık eğitimleri ile afetlere hazırlıyor. Bu yıl programın üçüncü etabına özel olarak tasarlanan kutu oyununu da çocuklar ve ebeveynlerle paylaşan Allianz, 2025 yılı boyunca 10 binden fazla çocuğu deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenlere dair bilgilendirdi. Palandökenli kız çocuklarına 10 yıl boyunca destek Daha kapsayıcı, dayanıklı ve güçlü bir gelecek inşa etmek hedefiyle kız çocuklarının güçlendirilmesine verdiği desteği genişleten Allianz Türkiye, bu yıl ‘Dağ Gibi Arkanızdayız’ projesini de hayata geçirdi. 2026 yılında yapılacak olan Milano Cortina Kış Oyunları vesilesiyle, ülkemizde kış sporlarına olan ilgiyi artırmak, bu alanda yeni sporcuların yetişmesine imkân sağlamak ve eşit şartlara sahip olamayan kız çocuklarının potansiyellerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen proje ile Erzurum Palandöken’de daha önce hiç kayak sporuyla tanışmamış 3 kız çocuğuna ilk kayak antrenörlüğü sınavına girene dek yaklaşık 10 sene boyunca eğitim ve malzeme desteği sağlayacak. Allianz Türkiye aynı zamanda Milano’da ülkemizi temsil etmesi beklenen ancak geçirdiği kaza sonucu sakatlanan Balkan Şampiyonu Milli kayakçı Ceren Reyhan Yıldırım’ın da 2030 Kış Olimpiyatları’na dek ana sponsoru oldu. Ortak akıl yaratma vizyonuyla dönüşüme rehberlik ediyor Sigorta sektörünün sürdürülebilir dönüşümüne de öncülük eden Allianz, küresel ve yerel beklentilere yanıt veren, uzun vadeli değer yaratacak bir yol haritası oluşturmak için düzenli olarak paydaşlarıyla bir araya geliyor. Yapılan paydaş diyaloglarının sonuçlarından yola çıkarak yeni sürdürülebilirlik stratejisini hazırlayan Allianz Türkiye, etki alanları farklı olan kanaat önderleriyle birlikte geleceğe değer katacak sürdürülebilir adımlar atmaya devam ediyor. Allianz gönüllüleri fayda için çalışıyor Allianz’ın toplumsal fayda sağlayan tüm sosyal sorumluluk programlarında çalışanları, kapasite geliştirmek üzere bizzat yer alıyor. Allianz, “Harekete Geç” başlığı altında gönüllülerini finansal, iklim ve dijital okuryazarlık eğitimleri vermeye davet ediyor; sağlıklı yaşam ve toplumsal fayda için çalışanlarını aktif gönüllülüğe teşvik ediyor.

Günsan Elektrik Dijital Pazarlama Eğitimini Başarıyla Tamamladı Haber

Günsan Elektrik Dijital Pazarlama Eğitimini Başarıyla Tamamladı

Dijital Okuryazarlık, Dijital Güvenlik, Sosyal Medya Hesap Yönetimi ve Dijital Pazarlama konularını kapsayan eğitim programı, Habitat Derneği iş birliğiyle gerçekleştirildi. Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar sertifika almaya hak kazanırken, eğitim sonunda yapılacak sınavda en yüksek başarıyı gösteren 20 elektrikçi, 5 bin TL değerinde GEP (Günsan Elektrikçi Platformu) puanıyla ödüllendirildi. Günsan Elektrik, sektördeki profesyonellerin dijital yetkinliklerini arttırmak amacıyla hayata geçirdiği dijital pazarlama eğitim programını başarıyla tamamladı. 2–5 Aralık tarihleri arasında Habitat Derneği iş birliğiyle çevrim içi olarak gerçekleştirilen eğitimlere toplam 86 katılımcı katıldı. Program kapsamında, elektrikçilere dijital dünyanın sunduğu fırsatlar tanıtılarak katılımcıların dijital platformlarda daha etkin hale gelmeleri hedeflendi. Elektrikçilere özel, dijital yetkinliklerini geliştirme fırsatı Gerçekleştirilen eğitim kapsamında katılımcılar, dijital dünyada daha etkin olabilmeleri için dört ana başlıkta kapsamlı bilgi ve beceri edindi. Dijital Okuryazarlık modülünde temel dijital kavramlar, çeşitli dijital araçların kullanımı, doğru bilgiye ulaşma ve bilgi doğrulama yöntemleri ele alındı. Dijital Güvenlik bölümünde kişisel ve kurumsal verilerin korunması, güçlü şifre oluşturma teknikleri ve siber tehditlere karşı alınabilecek önlemler paylaşıldı; örnek vaka incelemeleri ve etkileşimli testlerle eğitim desteklendi. Sosyal Medya Hesap Yönetimi eğitimlerinde farklı platformların yapıları tanıtılırken, etkili içerik üretimi, müşteriye ulaşma, paylaşım stratejileri ve uygulamalı çalışmalarla katılımcıların sosyal medyada daha bilinçli hareket etmeleri sağlandı. Dijital Pazarlama modülünde ise SEO, içerik pazarlaması ve dijital reklamcılık başta olmak üzere Google My Business yönetimi, işletme bilgisi oluşturma, reklam verme süreçleri ve kampanya simülasyonları üzerine uygulamalı eğitimler gerçekleştirildi. Müşteri İlişkileri Eğitimlerinde ise etkili iletişimin temel prensipleri, konuşma becerileri ve ses kullanımı, beden dili kullanımı, aktif dinleme ve empati geliştirme, hijyen standartları ve profesyonel-kurumsal imaj başta olmak üzere uygulamalı ve canlandırmalı eğitimler gerçekleştirildi. Dijital Dönüşüm Eğitimleri Taha Aydoğmuş, Müşteri İlişkileri Eğitimleri ise Şefik Emre Coşkun tarafından verildi. 20 elektrikçi 5 bin TL değerinde GEP puan kazandı Eğitimi başarıyla tamamlayan tüm katılımcılar katılım sertifikalarını almaya hak kazandı. Program sonunda gerçekleştirilen değerlendirme sınavında en yüksek başarıyı gösteren 20 elektrikçi ise 5 bin TL değerinde GEP puan ile ödüllendirildi.

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki Çocukların Yüzde 76’sı Ekonomiden Endişeli Haber

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki Çocukların Yüzde 76’sı Ekonomiden Endişeli

​Nilüfer Belediyesi ve Tarih Vakfı işbirliğiyle düzenlenen “Tarih Buluşmaları” etkinliği 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’ne yönelik bir söyleşi gerçekleştirdi. Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleşen etkinlikte, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, “Çoklu Krizler Çağı’nda çocuğun iyi olma halini düşünmek” başlıklı bir sunum yaptı. ​Şanlıurfa ve İstanbul’da yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarını katılımcılarla paylaşan Semerci, günümüz çocuklarının geçmiş nesillere kıyasla daha yoğun bir kaygı ve baskı yaşadığına dikkat çekti. “Bizim çocukluğumuzla şu an çocuk olmak aynı şey değil” diyen Semerci, dijitalleşme, küresel krizler, doğduğu mahalle, yaşadığı aile gibi etkenlerin bugünün çocuklarını farklı bir gerçekliğe ittiğini vurguladı. Çocukların artık gelecek için endişeli olduğunu belirten Semerci, “Çocuk olmanın belki en temel özelliği o endişeyi biraz daha az taşımaktır. Belki düşünmemektir, özgürce hayal kurabilmektir. Bunları kaybediyoruz” dedi. ​Araştırma verilerine göre, çocukların yüzde 76’sının ekonomik durumdan endişelendiğini söyleyen Semerci, “Çocuktan bahsediyoruz. Bu çok yüksek bir oran. Aile bireylerinin başına bir şey gelmesi yüzde 72. Gelecekle ilgili planların gerçekleşmemesi yüzde 64” diye konuştu. ​ÇOCUK İŞÇİLİĞİ GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME ÇAĞRISI ​Çocuk işçi ölümlerinin takip edildiği bir toplumda yaşandığını hatırlatan Semerci, bu konunun acilen ele alınması gerektiğini söyledi. Çocuk işçiliğini Türkiye’nin yüzleşmesi gereken büyük bir sorun olarak nitelendiren Semerci, “Çok konuşmamız gereken ve tek başımıza asla çözemeyeceğimiz büyük bir sorunlar yumağından bahsediyoruz. Her bir yetişkin kendi çocuğunu hiçbir zaman çalışan bir çocuk olarak görmüyor. Bununla yüzleşmemiz lazım” diye konuştu. ​SINAV BASKISI YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR ​Eğitim sisteminin çocuklar üzerindeki sınav baskısını arttırdığı ve bunun yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğü belirten Semerci, bu konunun araştırma sonuçlarında öne çıkan bir diğer başlık olduğunu kaydetti. Semerci, sistemin artık sadece sınav merkezli hale geldiğini ve sınavlarda başarısız olanların sistemden düşerek, neredeyse kimsenin ilgilenmediğini belirtti. Sınav odaklı bu baskı nedeniyle çocukların sanat ve spor gibi aktiviteleri bıraktığını ifade eden Semerci, her şeyi ikinci plana itmenin, çok mutlu olduğu bir şeyden vazgeçmesi anlamına geldiğini söyledi. ​ÇÖZÜM İÇİN PAYDAŞLIK VE DİJİTAL OKURYAZARLIK ​Sorunların ancak paydaşlıkla çözülebileceğini dile getiren Semerci, eğitimin her çocuğun kendi yapabilirliği çerçevesinde gelişmesini sağlaması ve sadece akademik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiği vurguladı. Dijitalleşmenin çocuklar için bir sosyalleşme alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Semerci, buradaki riskleri minimize etmek için çalışılması gerektiğini vurguladı. Semerci, ebeveynlere de yönelik dijital okuryazarlık becerilerinin kazandırılması gerektiğinin altını çizdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Günsan Elektrik’ten Ücretsiz Eğitim Fırsatıyla Elektrikçilere Mesleki Destek Haber

Günsan Elektrik’ten Ücretsiz Eğitim Fırsatıyla Elektrikçilere Mesleki Destek

Toplumsal kapasite geliştirici ve sosyal etki odaklı projeler üreten Habitat Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilecek eğitim; Dijital Okuryazarlık, Dijital Güvenlik, Sosyal Medya Hesap Yönetimi ve Dijital Pazarlama konularını kapsayacak. Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar sertifika almaya hak kazanırken, eğitim sonunda yapılacak sınavda en yüksek başarıyı gösteren 20 elektrikçi, 5 bin TL değerinde GEP’te (Günsan Elektrikçi Platformu) puan kazanacak Anahtar, priz ve elektrik aksesuarları alanında 17 bin parçalık geniş ürün portföyüyle kaliteli, güvenilir ve ekonomik çözümler sunan Günsan Elektrik, elektrik sektöründeki profesyonellerin dijital dünyada güçlenmesine katkı sağlamak amacıyla yeni bir eğitim programı başlatıyor. 2–5 Aralık tarihleri arasından Habitat Derneği iş birliğiyle ücretsiz düzenlenecek eğitim, ilk başvuran 100 kişiyle sınırlı olacak. Elektrikçilere dijital dünyanın sunduğu fırsatları tanıtmayı hedefleyen eğitim programı, çevrim içi gerçekleştirilecek. Elektrikçiler dijital dünyada daha etkin olacak Eğitim kapsamında katılımcılar, dijital dünyada daha etkin olabilmeleri için dört ana başlıkta bilgi ve beceri kazanacak. Dijital Okuryazarlık modülünde; temel dijital kavramlar, dijital araçların tanıtımı, doğru bilgiye erişim ve bilgi doğrulama yöntemleri ele alınacak. Dijital Güvenlik bölümünde; kişisel ve kurumsal veri güvenliği, güçlü şifre oluşturma, siber tehditlere karşı alınabilecek önlemler ile örnek olay incelemeleri ve etkileşimli testler yer alacak. Sosyal Medya Hesap Yönetimi eğitiminde; farklı platformların özellikleri, etkili içerik stratejileri, örnek uygulamalar ve grup çalışmalarıyla desteklenecek. Dijital Pazarlama modülünde ise; SEO, içerik pazarlaması, dijital reklamcılık, Google My Business yönetimi, işletme bilgisi ekleme, reklam verme süreçleri ve kampanya simülasyonları üzerinde durulacak. 20 elektrikçiye 5 bin TL değerinde GEP puan Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar, katılım sertifikası almaya hak kazanacak. Program sonunda yapılacak değerlendirme sınavında en yüksek başarıya ulaşan 20 elektrikçi ise bin TL değerinde GEP puan kazanacak.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.