Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Pazarlama

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Pazarlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Pazarlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Makineler Taşındı, Eğitim Açık Alanda Devam Etti Haber

Makineler Taşındı, Eğitim Açık Alanda Devam Etti

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası binasında düzenlenmesi planlanan Bahar Buluşması, tarihi yapıya yönelik el koyma girişimleri nedeniyle açık havada gerçekleştirildi. Kursiyerler ile istihdam edilen kadınların başarı hikayelerini paylaştığı etkinlikte, farklı branşlarda eğitim alan yeni mezunlar belgelerini bina içindeki tören yerine açık alanda aldı. Meslek Fabrikası’nda yıl boyunca üretilen çalışmaların sergilendiği bir açık hava sergisi de kuruldu. Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi’ne katılarak eğitimlerine devam eden kadınlar, açık alana kurulan dikiş makinelerinde üretim yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “Her türlü engele rağmen Meslek Fabrikası’na bahar geldi. Baharın en güzel yanı şudur: Toprak, ne kadar zorlu bir kıştan geçmiş olursa olsun yeniden yeşerir. Baharın gelişini ertelemeye kimsenin gücü yetmez. Meslek Fabrikası’nda yeşeren baharları da engelleyemeyecekler” diye konuştu. “Mücadelemizi sürdüreceğiz” Bahar Buluşmasını buruk bir tatla açtıklarını kaydeden Yıldır, tarihi binaya bir süredir haksız ve hukuksuz biçimde el konulmak istendiğini belirterek, “Belediyemize Atatürk’ten miras kalan Meslek Fabrikası binamız için çok daha farklı bir gelecek hayal etmiştik. Çünkü bu bina, özellikle gençlerin ve kadınların geleceğini kurmaları için Meslek Fabrikası’na dönüştürüldü” dedi. “Biz Atatürk’ün çocuklarıyız” diyen Yıldır, bu tür girişimlerin kendilerini yıldıramayacağını vurguladı. Hukuki sürecin devam ettiğini hatırlatan Yıldır, “İzmir halkının mülkü yeniden İzmir halkına iade edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu. “Umut fabrikası” Meslek Fabrikası’nda insanları meslek sahibi yaptıklarını, binlerce kişinin aldığı eğitimle iş bulduğunu belirten Yıldır, “Meslek Fabrikası, toplumun dönüşümüne ve refahına katkı sunan, takdiri hak eden bir kurumdur. Çünkü biz, bir kentin gücünün yalnızca yaptığı yollar ve kurduğu altyapıyla değil, insanlarına açtığı fırsatlarla da ölçüldüğünü biliyoruz. Bir gence meslek kazandırabiliyor, bir kadının emeğini görünür kılabiliyor, bir yurttaşa yeni bir başlangıcın kapısını aralayabiliyorsanız işte o zaman gerçekten güçlü bir kent olursunuz. Meslek Fabrikası tam da bu anlayışın ürünüdür. Burası bir dayanışma alanı, İzmir’de emeğin fırsata dönüştüğü bir merkezdir. Meslek Fabrikası, insanların hayatında yeni sayfalar açtığı bir umut fabrikasıdır” dedi. Her merkez istihdam başvuru noktası olacak Konuşmasında yeni bir çalışmayı da duyuran Başkan Vekili Yıldır, “Meslek Fabrikası’nın İzmir genelinde faaliyet gösteren 28 kurs merkezini artık aynı zamanda birer istihdam başvuru noktası haline getiriyoruz. Bundan sonra İzmir’de iş arayan yurttaşlarımız, kentin neresinde olursa olsun kendisine en yakın Meslek Fabrikası kurs merkezine istihdam başvurusunda bulunabilecek. İnsanları meslek sahibi yapan bu yapıyı artık daha etkin kullanıyoruz. Kursiyerleri doğrudan iş fırsatlarıyla buluşturan bir merkezler ağı haline getiriyoruz. İstihdam, hem ekonomik hem sosyal bir meseledir. Bir onur meselesidir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bizim görevimiz, emeğin büyüyebileceği, sosyal dönüşümün yaşanacağı alanlar açmaktır” ifadelerini kullandı. Makineler taşındı, eğitimler açık alanda gerçekleşti Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yıl boyu üretilen çalışmaların sergilendiği açık hava sergisini ziyaret etti. Burada hem eğitmenler hem de kursiyerlerle sohbet eden Yıldır, Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi kapsamında açık alanda kurulan atölyeyi de ziyaret etti. Projeye katılan kadınlar, Meslek Fabrikası binasına el koyma girişimi sebebiyle binanın karşısında yer alan yeşillik alanda makineleriyle dikiş dikti. Etkinlik boyunca, eğitimin sadece dört duvar arasında olmadığının vurgulandığı Hababam Sınıfı filminin müzikleri de çalındı. Şenlikte ayrıca dört gündür devam eden Meslek Fabrikası binası nöbetine ilişkin video gösterimleri de gerçekleştirildi. Yeni mezunlar, belgelerini şenlikte aldı Meslek Fabrikası’nda farklı branşlarda kurs gören kursiyerlere de mezuniyet belgeleri takdim edildi. 13 Ön Muhasebe, 11 Personel Bordro ve Özlük İşleri Eğitimi ve 13 Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi kursiyeri, belgelerini abluka altına alınan bina önünde hazırlanan açık alanda aldı. Kursiyerler, eğitmenler ve Başkan Vekili Yıldır, hatıra fotoğrafı çektirdi. “Meslek Fabrikası’nın kalbini söküp almayın” Şenlik kapsamında, aldıkları eğitimle seramik atölyesi açan Gürsel Şahin ve Nursel Tuncay, sahneye çıkarak Meslek Fabrikası sayesinde değişen hayatlarını anlattı Gürsel Şahin, “Bugün burada bir kursiyer olarak değil, aldığımız kurslar sonucunda atölye açmış kişiler olarak buradayız. İlk başta çamura şekil verirken zorlandık, hata yaptık, tekrar denedik. Biz aslında çamura şekil verirken hayatımıza da şekil vermişiz. Bugün kendi emeğimizle üretmenin, hayallerimizi gerçekleştirmenin, başarmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Biz artık üreten, kazanan ve ilham veren bireyleriz. Bizlerin Meslek Fabrikası sayesinde çoğalmasını istiyoruz. Bir insanın hayatı fırsat verildiğinde gerçekten değişebiliyor. Arkamızdaki güzel bina, Meslek Fabrikası’nın kalbi. Lütfen o kalbi söküp almayın” diyerek duygularını ifade etti. İstihdam edilen bininci kursiyer: Meslek Fabrikası yeni bir fırsat verdi Meslek Fabrikası’nda kurs görüp istihdama kazandırılan bininci kursiyer Zeynep Kahraman da şunları söyledi: “Hepimiz için bahar demek; yenilenmek, umut etmek ve yeni başlangıçlar demek. Benim hayatımdaki yeni başlangıç ise Meslek Fabrikası ile tanıştığım gün başladı. Bir dönem ben de birçok insan gibi ‘acaba yarın ne olacak’ diye düşünen, iş arayan, biraz kaygılı bir dönemden geçiyordum. Sonra Meslek Fabrikası eğitimlerine katıldım. Mobil Barista ve Dijital Pazarlama eğitimlerini aldım. Aslında burada sadece bir meslek öğrenmedim, kendime yeniden güvenmeyi öğrendim. Bugün geldiğim noktada bir kahve firmasında yönetici yardımcısı olarak görev alıyorum. Benim için en önemli şey işe girmiş olmak değil, yeniden üretmenin, çalışmanın ve kendi ayaklarımın üstünde durmanın verdiği gurur oldu. Meslek Fabrikası bana sadece bir iş kapısı açmadı, bana ‘sen yapabilirsin’ dedi. Bana yeni bir fırsat verdi. Bugün burada duruyorsam bu, bana verilen fırsat sayesindedir. Umuyorum benim hikâyem, yeni bir başlangıç yapmak isteyen herkese küçük bir umut olur. İsterim ki bu eğitim hep sürsün ve bu fabrika kapanmasın.” “Yalnızca bir eğitim merkezi değil, stratejik bir platform” Buluşmada Meslek Fabrikası’nda çeşitli sektörlerle yapılan iş birliklerinin önemi de anlatıldı. Ege Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Yasin Akçakaya, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız iş birlikleri yalnızca kentimize ve sektörümüze değer katmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal fayda üretme sorumluluğumuzu da daha güçlü şekilde yerine getirmemizi sağlıyor. Biz, hazır giyim sektörünü yalnızca üretim olarak görmüyoruz. Bu sektörün en önemli gücünün insan kaynağı olduğuna inanıyoruz. Meslek Fabrikası iş birlikleri ile sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlıyoruz. Çalışmalarımız yalnızca eğitim değil, istihdam ve sosyal fayda üreten güçlü ve sürdürülebilir bir model ortaya koymuştur. Kentimiz ve sektörümüz için çok değerli iş birliklerine imza atmıştır. Meslek Fabrikası, yalnızca bir eğitim merkezi değil İzmir’in üretim gücünü besleyen stratejik bir platformdur” sözlerine yer verdi. “İzmir, yoksullukla mücadele eden bir yerden yoksun bırakılamaz” Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi’nin temsilcisi sosyolog Sevinç Ustabaşı, “Burada alternatif ürün olarak geliştirilen yıkanabilir, çevre ve bebek dostu bebek bezini hayata geçirdik. Hem alım gücünün düşmesi hem de yoksulluğun artmasıyla bebek bezine erişim konusunda ciddi problemler yaşanıyor. Bu çalışmamız hem ekonomik katkı sunan hem de hak temelli bir çalışmadır” bilgisini verdi. Meslek Fabrikası binasına el koyma işlemleri nedeniyle dört gündür nöbette olduklarını belirten Ustabaşı, “Süreci başından bu yana tüm hukuki belgelerle şeffaflıkla yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür ediyoruz. Kentin her köşesindeki hizmete sahip çıkmak böyle bir şey. Meslek Fabrikası, İzmir’de yoksullukla mücadele ediyor. İzmir, yoksullukla mücadele eden böylesi bir yerden yoksun bırakılamaz, bırakılmayacaktır” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarım sektöründe kadın girişimciler ne değiştiriyor? Haber

Tarım sektöründe kadın girişimciler ne değiştiriyor?

Türkiye'de kırsalda üretim çoğu zaman kadın emeğiyle ayakta kalıyor, ancak karar masasında aynı ağırlık her zaman görülmüyor. Tam da bu nedenle tarım sektöründe kadın girişimciler yalnızca yeni işletmeler kuran bir profil değil, aynı zamanda üretim modeli, tedarik zinciri ve kırsal kalkınma yaklaşımını yeniden şekillendiren bir ekonomik aktör olarak öne çıkıyor. Konu sosyal etki başlığının ötesine geçmiş durumda. Bugün mesele, verimlilikten markalaşmaya, ihracattan gıda güvenliğine kadar uzanan net bir iş gündemi. Kadın girişimciliğinin tarımdaki yükselişi birkaç temel dinamikten besleniyor. Tüketici tarafında izlenebilir, yerel, sürdürülebilir ve katma değerli ürüne talep artıyor. Üretici tarafında ise küçük ölçekli işletmelerin tek başına fiyat rekabetiyle ayakta kalması zorlaşıyor. Bu sıkışmada farklılaşanlar öne çıkıyor. Kadın girişimciler de özellikle niş ürünler, doğrudan satış, kooperatifleşme, iyi tarım uygulamaları ve dijital pazarlama alanlarında dikkat çekici bir alan açıyor. Tarım sektöründe kadın girişimciler neden stratejik bir başlık? Bu sorunun yanıtı yalnızca temsilde eşitlik değil. Tarım, Türkiye için gıda arzı, istihdam, ihracat ve bölgesel kalkınma açısından stratejik bir sektör. Kadınların üretimde görünür olduğu ancak mülkiyet, finansman ve yönetim tarafında daha sınırlı yer aldığı bir yapıda, girişimcilik kapasitesinin tam kullanılamaması doğrudan ekonomik kayıp anlamına geliyor. Kadın girişimciler sahada çoğu zaman farklı bir iş modeli kuruyor. Sadece ham ürün satmak yerine işlenmiş ürün, coğrafi işaret potansiyeli, yerel marka, e-ticaret ve deneyim odaklı tarım turizmi gibi alanlara yöneliyorlar. Bu yaklaşım, tarımsal gelirin birim başına artmasını sağlayabiliyor. Özellikle zeytinyağı, tıbbi aromatik bitkiler, süt ürünleri, kurutulmuş gıda, fide üretimi, organik pazarlar ve yerel tohum girişimleri bu dönüşümün görüldüğü alanlar arasında. Burada kritik nokta şu: Tarımda kadın girişimciliği sadece sosyal sorumluluk projesi gibi ele alındığında etkisi sınırlı kalıyor. Oysa kurumsal alıcılar, perakende zincirleri, finans kuruluşları ve kamu politikaları bu başlığı bir verimlilik ve tedarik güvenliği meselesi olarak okuduğunda tablo değişiyor. Sahadaki dönüşüm: Üreticiden marka sahibine Klasik tarım yapısında kadın emeği çoğu zaman görünmeyen iş gücü olarak tanımlanır. Hasattan paketlemeye kadar pek çok aşamada aktif rol alınır, ancak işletmenin hukuki sahibi ya da ticari karar vericisi çoğu zaman başka biridir. Son yıllarda bu denklem kademeli olarak değişiyor. Yeni kuşak kadın girişimciler iki farklı kanaldan geliyor. Birinci grup, kırsalda üretimin içinden gelen ve mevcut aile işletmesini profesyonelleştiren girişimciler. İkinci grup ise şehirde eğitim ve kariyer geçmişi olan, sonrasında tarım teknolojisi, iyi tarım, dikey üretim, agro-gıda markası ya da kırsal yatırım alanına yönelen kurucular. İki profilin ortak noktası, tarımı yalnızca ekim-dikim faaliyeti olarak değil, veri, marka, lojistik ve müşteri deneyimiyle birlikte ele almaları. Bu yaklaşımın sahadaki yansıması oldukça somut. Ürünün paketlenmesi, depolanması, hikayeleştirilmesi, sosyal medya üzerinden pazarlanması ve doğrudan tüketiciye satılması artık girişimin toplam değerini belirliyor. Kadın girişimciler bu zincirde özellikle müşteri odaklılık ve ürün farklılaştırma alanlarında güçlü sonuçlar üretebiliyor. Ancak her örneği romantize etmek doğru olmaz. Başarı hikayeleri kadar, ölçeklenemeyen ve finansman duvarına çarpan çok sayıda girişim de bulunuyor. Hangi alanlarda daha hızlı büyüme görülüyor? Katma değerli gıda üretimi öne çıkıyor. Reçel, sirke, peynir, erişte, kurutulmuş meyve-sebze gibi geleneksel ürünlerin modern ambalaj, standart kalite ve düzenli dağıtım ile birleştiği modeller daha hızlı ticarileşiyor. Bunun yanında seracılık, fidecilik, mantar üretimi, arıcılık ve aromatik bitki yetiştiriciliği de düşükten orta ölçeğe geçişte daha erişilebilir alanlar sunuyor. Teknoloji tabanlı girişimler de dikkat çekiyor. Akıllı sulama, sensör destekli izleme, tarımsal veri analizi, dijital pazar yerleri ve üretici ağlarını bir araya getiren platformlar, tarım sektöründe geleneksel profilin dışına çıkan kadın kurucular için yeni fırsatlar yaratıyor. Bu segment henüz sınırlı ama büyüme potansiyeli yüksek. En kritik eşik: Finansmana erişim Tarımda girişimcilik konuşulurken en fazla atlanan başlık sermaye yapısı oluyor. Araziye erişim, ekipman yatırımı, sulama altyapısı, soğuk zincir, sertifikasyon ve işletme sermayesi bir araya geldiğinde maliyet tablosu hızla büyüyor. Kadın girişimciler için bu tablo daha da zorlaşabiliyor; çünkü teminat yapısı, mülkiyet ilişkileri ve kredi geçmişi gibi faktörler çoğu zaman eşit başlamıyor. Hibe ve teşvik programları önemli, fakat tek başına yeterli değil. Sorun yalnızca kaynağa ulaşmak değil, kaynağın zamanlaması ve kullanım esnekliği. Tarım sezonu beklemiyor. Geç gelen destek, kaçırılmış üretim döngüsü anlamına gelebiliyor. Ayrıca birçok girişimci için küçük tutarlı ama hızlı finansman, büyük ama bürokratik destekten daha işlevsel olabiliyor. Bu nedenle bankalar, kalkınma ajansları, kooperatifler ve alım garantisi sunan özel sektör yapıları arasındaki koordinasyon belirleyici hale geliyor. Riskin tek bir kurum üzerinde kalmadığı hibrit modeller, kadın girişimcilerin işini kolaylaştırabilir. Burada performans ölçütünün yalnızca kredi adedi değil, işletmenin üçüncü yıl sonunda ayakta kalma oranı olması daha gerçekçi bir yaklaşım olur. Kooperatifler ve ortak hareket kapasitesi Tarım sektöründe kadın girişimciler için kooperatifleşme hâlâ en güçlü araçlardan biri. Özellikle küçük ölçekli üretimde tek başına pazara çıkmak, standart kaliteyi korumak ve düzenli alıcı bulmak zor. Kooperatif modeli bu zorluğu azaltabiliyor. Fakat kooperatif denince yalnızca geleneksel dayanışma yapısını anlamak eksik olur. Bugünün başarılı örnekleri, profesyonel yönetim, ortak marka, dijital satış ve kalite kontrol mekanizması kurabilen yapılar. Kooperatiflerin en büyük avantajı ölçek yaratması. En büyük riski ise yönetişim zafiyeti. Şeffaf olmayan karar süreçleri, gelir paylaşımında güven sorunu ve profesyonel kadro eksikliği, iyi niyetli yapıları kısa sürede zayıflatabiliyor. Bu yüzden kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği, sadece kuruluş sayısıyla değil, ticari performansıyla ölçülmeli. Teknoloji kullanımı fark yaratıyor Tarım artık sahada başlayan ve ekranda yönetilen bir sektör haline geliyor. Hava durumu verisi, sulama planlaması, hastalık takibi, stok yönetimi ve sipariş akışı dijital araçlarla daha etkin yönetilebiliyor. Kadın girişimcilerin bu araçlara erişimi arttıkça rekabet gücü de yükseliyor. Ancak burada da bir eşitsizlik katmanı var. Cihaz, bağlantı, eğitim ve teknik destek eksikliği teknoloji yatırımlarını sınırlayabiliyor. Dijitalleşme sadece uygulama indirmekten ibaret değil. Veriyi yorumlamak, maliyeti hesaplamak ve üretim kararına dönüştürmek gerekiyor. Tarım danışmanlığı hizmetleri ile saha eğitiminin birlikte sunulması bu nedenle kritik. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayınların görünürlük sağladığı örnekler de burada önem kazanıyor. Çünkü iyi uygulamaların yayılması, sadece ilham üretmiyor; yatırımcı, alıcı ve kurumlar için de referans oluşturuyor. Politika seti nasıl olmalı? Bu alanda etkili sonuç almak için tek bir müdahale yeterli değil. Mülkiyet hakkından eğitime, pazara erişimden sigortaya kadar birbirini tamamlayan bir çerçeve gerekiyor. Özellikle arazi kullanım hakkı, kadınların işletme sahibi olarak kayıt altına alınması ve üretici kimliğinin resmi sistemlerde görünür hale gelmesi temel öncelikler arasında. Bunun yanında eğitim programlarının teorik değil, iş geliştirme odaklı tasarlanması gerekiyor. Bir girişimci için üretim tek başına başarı ölçütü değil. Satış kanalı, fiyatlama, mevzuat, ambalaj standardı ve nakit akışı yönetimi en az üretim kadar belirleyici. Kamu kurumları, odalar, üniversiteler ve özel sektör bu noktada daha bütünlüklü bir ekosistem kurabilir. Tarım sektöründe kadın girişimciler için hangi yaklaşım daha gerçekçi? En gerçekçi yaklaşım, herkesi aynı modele zorlamamak. Her bölgenin ürünü, iklimi, lojistiği ve pazar erişimi farklı. Bazı girişimler yerel pazarda güçlü olurken bazıları e-ihracat için uygun olabilir. Bazıları kooperatif yapısıyla büyürken bazıları butik marka olarak kalmayı tercih edebilir. Başarıyı sadece ölçekle tanımlamak bu nedenle yanıltıcıdır. Asıl ihtiyaç, girişimcinin hangi aşamada olduğunu doğru tespit etmek. Fikir aşamasındaki üreticiye verilen destek ile pazara girmiş ama kapasite artıramayan işletmenin ihtiyacı aynı değil. Politika ve finansman araçları bu ayrımı yapabildiği ölçüde etkili olur. Tarımda kadın girişimciliği artık iyi niyetli bir yan başlık değil, Türkiye'nin üretim kapasitesini ve gıda ekonomisini doğrudan ilgilendiren bir ana gündem. Karar vericiler için mesele temsil oranı kadar, tedarik zincirinin dayanıklılığı ve kırsal alanın ekonomik canlılığı. Sahadaki kadın girişimciler destek mekanizmalarına eriştikçe yalnızca kendi işletmelerini büyütmüyor; yerel istihdamı, ürün çeşitliliğini ve bölgesel değeri de büyütüyor. Bundan sonrası için asıl soru, bu potansiyelin farkında olup olmadığımız değil; onu ne kadar hızlı ve akıllı biçimde ölçekleyebildiğimiz.

Versuni Türkiye, Dijital Pazarlamanın Zirvesi MIXX Awards’ta İki Ödülün Sahibi Oldu Haber

Versuni Türkiye, Dijital Pazarlamanın Zirvesi MIXX Awards’ta İki Ödülün Sahibi Oldu

Versuni Türkiye, dijital pazarlama dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan MIXX Awards Türkiye’de iki farklı kategoride Bronz MIXX ödülünün sahibi oldu. İnteraktif Reklamcılık Derneği (IAB) tarafından düzenlenen yarışmada Versuni; yapay zeka entegrasyonu ve perakende medya stratejileriyle öne çıkan projeleriyle ödüllendirildi. Yapay zeka ile pazarlamada yeni bir dönem: AiCO Versuni Türkiye, “Yapay Zeka Destekli Pazarlama ve Optimizasyon Kampanyaları” kategorisinde AiCO projesiyle Bronz MIXX ödülünü kazandı. Dijital kampanyalarda yapay zekayı bir yardımcı araçtan ziyade karar alma mekanizmasının merkezine yerleştiren AiCO, manuel optimizasyon süreçlerini tamamen dönüştürdü. Kampanya süresince yapay zeka; kullanıcı davranışlarını, ürün portföyünü ve kreatif etkileşimleri anlık analiz ederek 2.500’den fazla dinamik banner varyasyonu üretti. Bu teknolojik dönüşüm sayesinde klasik yöntemlere kıyasla kreatif çıktı sayısı 167 kat artarken, kreatif üretim süresi %50 oranında kısaldı. Kampanya sonunda tıklanma oranlarında (CTR) %5 artış sağlanırken, operasyonel maliyetlerde %34’lük bir tasarruf elde edildi. “Kargosu Bile Reklam” ile yaratıcı bir temas Versuni’nin perakende medya stratejisindeki başarısı ise “Perakende Medya Kampanyaları” kategorisinde ödüllendirildi. “Kargosu Bile Reklam” adlı kampanya, tüketicilerin satın alma motivasyonunun en yüksek olduğu teslimat anını bir medya kanalına dönüştürerek Bronz MIXX ödülüne layık görüldü. Amazon iş birliğiyle gerçekleştirilen projede, 750 binden fazla kargo kutusu Versuni’nin AquaTrio ve Espresso makineleri için özel birer reklam mecrası olarak kullanıldı. Yaklaşık 2,5 milyon kişiye doğrudan erişilen kampanya sonucunda, spontan marka hatırlanırlığı %38 artarken, kampanya dönemi satışlarında %17’lik bir yükseliş ve kategori pazar payında %4’lük büyüme kaydedildi. Veri ve teknoloji entegrasyonu Versuni Türkiye'nin dijital pazarlama stratejisi, veriyi ve teknolojiyi anlamlı tüketici deneyimlerine dönüştürme vizyonu üzerine kurgulandı. Bu kapsamda hayata geçirilen AiCO projesiyle yapay zeka, geçici bir kampanya aracı olmanın ötesinde sürdürülebilir bir pazarlama yetkinliği olarak markanın operasyonel yapısına dahil edildi. Perakende medya uygulamalarında ise teslimat sürecinin pasif bir lojistik aşama değil, tüketiciyle kurulan en kritik fiziksel temas noktalarından biri olduğu somut verilerle tescillendi. Şirketin yenilikçi vizyonu, sektörde standartları belirleyen bu projelerle birlikte stratejik bir başarı olarak kayda geçti. İnteraktif Reklamcılık Derneği (IAB) tarafından IAB ABD lisansı ile düzenlenen ve dijital pazarlama iletişimi alanındaki başarılı çalışmaları ödüllendiren prestijli bir yarışma olan MIXX Awards Türkiye, dijital reklamları stratejiden yaratıcı çalışmaya, medya planlamasından yatırımın geri dönüşüne (ROI) kadar tüm katmanlarıyla değerlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Kadın İşi Girişim" Projesine ‘Kadın Girişimciliğine Destek’ Ödülü! Haber

"Kadın İşi Girişim" Projesine ‘Kadın Girişimciliğine Destek’ Ödülü!

Profilo ve Habitat Derneği ortaklığında yürütülen Kadın İşi Girişim projesi, kadınların girişimcilik yolculuklarında ihtiyaç duydukları bilgi ve becerileri güçlendirmeyi; eğitim, mentorluk ve iş geliştirme destekleriyle işletmelerinin gelişimine somut katkı sunmayı hedefliyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki satış noktaları ile tüketicileriyle buluşan Profilo Ev Aletleri’nin, kendi işini büyütmek isteyen girişimci kadınları desteklemek amacıyla Habitat Derneği’yle hayata geçirdiği “Kadın İşi Girişim” projesi, 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri kapsamında “Kadın Girişimciliği ve Kadın Gücünün Desteklenmesi” kategorisinde ödüle layık görüldü. Ödül töreni 5 Mart’ta İş Sanat’ta gerçekleştirildi. 6.Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri kapsamında başvurular alanında uzman jüri üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen jüri çalıştayında değerlendirildi. Çalıştay sürecinde projeler; hedefleri, uygulama adımları, sürdürülebilirliği ve yarattıkları sosyal etki doğrultusunda ele alındı. Projelerin tüm çıktıları ve etki aşamaları jüri üyeleri tarafından ayrıntılı olarak tartışıldı. Jüri oylarıyla “Kadın Girişimciliği ve Kadın Gücünün Desteklenmesi” kategorisinde “Kadın İşi Girişim” projesi ödül almaya hak kazandı. “Kadınların ekonomik olarak güçlendiği bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz” Profilo Kıdemli Pazarlama Müdürü Ekin Sarfati, ödül töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Öncelikle bu anlamlı ödül için çok teşekkür ediyoruz. Bu ödüle layık görülmek bizim için büyük bir gurur. Profilo olarak, Habitat Derneği ile birlikte hayata geçirdiğimiz Kadın İşi Girişim projesiyle şuna inandık: Kadınlar üretmek istiyor, büyümek istiyor, hayallerini gerçeğe dönüştürmek istiyor. Bazen ihtiyaç duydukları tek şey; doğru bilgi, doğru yönlendirme ve “yalnız değilsin” diyen bir yol arkadaşlığı. Proje başladığından bu yana Türkiye’nin 7 bölgesinde, 57 ilinde 1500’den fazla kadın girişimciye ulaştık. Ulaşmaya da devam ediyoruz. Eğitimler, mentorluk programları, networking buluşmaları ve iş geliştirme desteğiyle onların yanında yürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki girişimcilik bir maraton. Özellikle kadınlar için daha da zorlu bir maraton. Biz bu yolculukta sadece başlangıç noktası olmak değil, sürdürülebilir bir destek mekanizması kurmak istedik. Profilo olarak yıllardır hayatı kolaylaştıran bir markayız. Ancak bu projeyle, sadece evlerin içinde değil, evlerin dışında da kadınların yanında olmayı seçtik. Bu projede emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma, değerli iş ortağımız Habitat Derneği’ne ve cesaretleriyle bize ilham veren tüm kadın girişimcilere gönülden teşekkür ediyorum. Kadınların ekonomik olarak güçlendiği, üretmeye ve büyümeye cesaret ettiği bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.” “Mentorluk ve İş Geliştirme Desteği Programı” hayata geçirildi 2025 yılında başlayan Kadın İşi Girişim projesi kapsamında bugüne kadar 1.500 girişimci kadına iş modeli oluşturma, dijital pazarlama, finansal okuryazarlık ve web tabanlı tasarım konularında eğitimler verildi. Bu eğitimler 2026’da da devam ediyor. Ayrıca bu eğitim sürecinin devamı niteliğinde, “Mentorluk ve İş Geliştirme Desteği Programı” da hayata geçirildi. Başvuruların değerlendirilmesi sonucunda uygun bulunan 20 girişimci kadın mentorluk programına dahil edilecek. Bu kadınlar, finansal yönetim, pazarlama ve büyüme stratejileri gibi alanlarda destekleyici eğitimler alacak. Mentorluk programı sürecini başarıyla tamamlayan girişimler arasından yapılacak değerlendirme sonucunda 10 girişimci kadına iş geliştirme desteği sağlanacak. Jüri; büyüme potansiyeli, etki kapasitesi ve desteğin iş geliştirmeye katkısını dikkate alarak iş geliştirme desteği almaya hak kazanan 10 girişimciyi ve alacakları destek tutarlarını belirleyecek. İş modelleri kapsamında ihtiyaç olduğu takdirde girişimcilere beyaz eşya desteğini ise Profilo sağlayacak. "Kadın İşi Girişim" projesi kapsamında yürütülen bu program ile, girişimci kadınların işletme ve markalarının güçlendirilmesi, işlerini sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir yapıya kavuşturmalarının desteklenmesi, ekonomik hayata daha aktif katılımlarının teşvik edilmesi ve kadınların toplumsal rolünün güçlendirilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko’dan Kadın Girişimciliğine Stratejik Katkı Haber

Alarko’dan Kadın Girişimciliğine Stratejik Katkı

Kadınların ekonomik hayata katılımı ve yerel kalkınmanın desteklenmesi amacıyla Alarko Holding ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen Girişim Öncüleri Programı kapsamında, bu yıl hibe desteği almaya hak kazanan kadın girişimciler ödülleriyle buluştu. Girişim Öncüleri Programı hibe etabında, iş ve STK dünyası profesyonellerinden oluşan jüri değerlendirmesi sonrasında mikrobiyal gübre, alg tabanlı atık teknolojileri, dijital arıcılık, yeni nesil tarım, aromatik kozmetik, fonksiyonel gıda, çağdaş zanaat, gıda atıklarından biyoplastik üretimi, yerel ürünler, patili dostlar için bilimsel gıda, giyilebilir biyomedikal cihaz, çocuk gelişimi, ekoturizm, tarım makinaları ve sürdürülebilir mobilya gibi farklı alanlarda çözümler üreten 25 yenilikçi girişim öne çıktı. 20 girişimin hibe desteği Alarko Holding tarafından sağlanırken, yenilikçi tarım alanında fark yaratan 5 iş modeli, Alarko Tarım Grubu tarafından desteklendi. Üç yıldır Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına çok boyutlu katkı sağlayan Girişim Öncüleri Programı ödül töreni Alarko Holding Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Alarko Holding Yönetim Kurulu üyeleri, üst düzey yöneticileri ve proje paydaşlarının 25 kadın girişimciyi yakından tanıma fırsatı bulduğu törene önceki yıllarda hibe alan girişimciler de katılarak deneyimlerini paylaştılar. Ümit N. Yıldız: “Alarko olarak girişimci kadınların ortaya koyduğu değerin ölçeğini büyüten bir çarpan etkisi yaratıyoruz” Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, Girişim Öncüleri Programı hakkında yaptığı değerlendirmede, “Kadınların karar alma mekanizmalarında ve liderlik rollerinde daha görünür olduğu ülkelerde kalkınma performansının daha yüksek olduğunu biliyoruz. Kadınların eğitime, iş gücüne ve girişimciliğe eşit katılımı, ekonomileri daha sürdürülebilir ve risklere karşı daha dayanıklı hale getiriyor. Girişimci kadınlar ise inovasyonu besliyor, toplumların dönüşümünü hızlandırıyor, sosyal adalet ve kapsayıcı büyümeyi mümkün kılıyor. Biz de Alarko olarak girişimci kadınların ortaya koyduğu değerin ölçeğini büyüten bir çarpan etkisi yaratıyoruz” dedi. 72 yıl önce iki genç girişimcinin hayaliyle kurulan Alarko’nun o günden bu yana hep yarınlara iz bırakmak amacıyla çalıştığını belirten Yıldız, toplumsal cinsiyet eşitliğinin Alarko’nun etki stratejisinin temel sütunlarından biri olduğunu kaydetti: “Değerli iş ortağımız Habitat Derneği yürütücülüğünde, bugüne kadar 4.000’den fazla kadına eğitimlerimizle ve 40 girişime de hibe desteğimizle katkı sağladık. Girişim Öncüleri Programı girişimci kadınlara finansal katkının ötesinde, mentorluk, görünürlük ve nitelikli iş birlikleriyle beslenen bütüncül bir destek modeli sunuyor. Bu ekosistemde birlikte öğrenme, iş birliği ve görünürlük imkânlarıyla girişimci kadınların markalaşma ve büyüme süreçlerine katkı sağlıyoruz. Bu yıl hibe programımıza Alarko Tarım Grubumuz da “Tarımda Kadın Gücü” projesi çerçevesinde katılım sağladı. Tarım Grubumuzla başlattığımız bu sinerjiyi önümüzdeki yıllarda Topluluğumuzun diğer şirketleriyle büyütmeye devam edeceğiz.” Bora Caldu: “Girişim Öncüleri, kadınların teknolojide, yazılımda, yapay zekâda, sürdürülebilirlikte ve sosyal inovasyonda güçlü oyuncular olduğunu açıkça ortaya koyuyor” Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu, törende yaptığı konuşmada, “Girişim Öncüleri Programı girişimci kadınların dijital dünyada güçlenmesini, görünür olmasını ve kendi ekonomik hikâyelerini yazmasını hedefleyen bütüncül bir dönüşüm yolculuğu. Kadınların iş gücüne katılımı ve girişimcilik ekosistemindeki temsili; doğru eğitim, doğru finansman ve güçlü iş birlikleriyle sürdürülebilir hâle geliyor. Alarko ile yürüttüğümüz Girişim Öncüleri Programı, kadınların yalnızca geleneksel üretimde değil, teknolojide, yazılımda, yapay zekâda, sürdürülebilirlikte ve sosyal inovasyonda da güçlü ve dönüştürücü oyuncular olduğunu açıkça ortaya koyuyor” dedi. Yatırımın 3,5 kat sosyal değere dönüştüğü proje Yüksek katılımcı memnuniyeti, ölçülebilir yetkinlik kazanımları ve girişim başlatma oranlarının yüksekliğiyle dikkat çeken program, son 3 yılda 81 farklı şehirden 4000 katılımcıya eğitimlerle, 40 girişime de hibe desteği ile katkı sağladı. İş dünyasındaki trendlerle paralel ilerleyen eğitimlerde bu yıl Yapay Zekâ Destekli Dijital Pazarlama, Tasarım Odaklı Düşünme, Marka Kimliği Oluşturma, E-İhracat ve Finansal Yönetim başlıkları öne çıktı. Katılımcıların gelir artışı, istihdam yaratma kapasitesi, dijital yetkinlik kazanımı ve girişimcilik ekosistemindeki konumlanmaları gibi çok boyutlu kriterler üzerinden yapılan değerlendirmeler, projeye yapılan her bir birimlik yatırımın 3,53 birimlik sosyal değer ürettiğini ortaya koydu. Program çerçevesinde hibe almaya hak kazanan girişimci kadınlar, Alarko ve Habitat Derneğinin sunduğu geniş bir değer ekosistemine dahil olma fırsatı yakalıyor. Girişimcilere Alarko Holding’in sosyal medya hesapları, kurumsal dergisi ve yayın sponsoru olduğu mecralarda görünürlük desteği sunularak, markalaşma desteği sağlanıyor. Farklı şehirlerde düzenlenen “Hayalden Başarıya” oturumlarıyla birbirinden öğrenme ve iş birliği kurma yönünde fırsatlar yaratılıyor. Girişimci kadınlar, Alarko Şirketler Topluluğu’nun geniş tedarikçi ağına da katılım imkânı buluyor. 2025 yılında “Işıldayanlar Ödülü”, 2026 yılında “Kadın Dostu Markalar Ödülü” ve NB Ekonomi Gazetesi tarafından verilen “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirket Ödülü” ile onurlandırılan Girişim Öncüleri Programı, önümüzdeki dönemde girişimci kadın ekosistemini ve sosyal etkisini daha da büyütmeyi hedefliyor. Girişim Öncüleri Programının üçüncü yılında hibe desteği kazanan girişimci kadınlar ve girişimleri: Selen Şenal / Girişim: AlgBio Alg tabanlı teknolojiler geliştirerek endüstriyel atık suların arıtılmasına ve karbon yakalama süreçlerine yönelik çözümler sunuyor. Mikroalglerin gücünden yararlanarak çevresel ayak izini azaltmayı ve sürdürülebilir üretim modellerini desteklemeyi hedefliyor. İlayda Gül Vardar / Girişim: Rhodark Modern tasarım anlayışını sürdürülebilir üretim ilkeleriyle birleştirerek, IoT destekli yeni nesil tarım sistemleri geliştiriyor. Doğayla uyumlu çözümlerle şehir içinde sağlıklı ve sürdürülebilir gıda üretimini mümkün kılıyor. Cansu Yegin / Girişim: Koolseed %100 kabak çekirdeği proteininden doğal ve katkısız bitkisel protein tozları üretiyor. Temiz içerikli formülleriyle sağlıklı beslenmeyi pratik ve sürdürülebilir bir alışkanlığa dönüştürmeyi amaçlıyor. Alev Ertem / Girişim: Studio Potato Zanaatı çağdaş tasarımla buluşturarak yerel üreticilerle birlikte etik ve sürdürülebilir ev tekstili ürünleri ve aksesuarları üretiyor. El emeği odaklı tasarımlarla yaşam alanlarına özgün ve hikâyesi olan dokunuşlar katıyor. Duygu Yılmaz / Girişim: Biolive Zeytin çekirdeği atıklarını yüksek teknolojili biyoplastik ham maddelere dönüştürerek çevre dostu bir üretim modeli sunuyor. Petrol türevli plastik kullanımını azaltarak sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlıyor. Şükrüye Özbilen / Girişim: Egglin Gıda Yumurtayı ileri teknolojiyle işleyerek gıda sektörü için fonksiyonel, sağlıklı ve yüksek besin değerli içerikler geliştiriyor. Doğal gıda bileşenleriyle mutfaklara pratik ve yenilikçi çözümler yaratıyor. Fatmanur Poyraz Ekinci / Girişim: Beetech Arı sağlığına yönelik doğal içerikli ürünler kullanılarak arı kolonilerinin yaşam kalitesini artıran yenilikçi çözümler sunuyor. Bal arılarını zararlılardan koruyarak kolonilerin verimliliğini artıran çözümler ile sürdürülebilir arıcılığa katkı sağlıyor. Iraz Aktay / Girişim: Cherry Mic Tarımda sürdürülebilirliği artırmaya yönelik mikrobiyal gübreler geliştiriyor. Organik tarımsal atıklardan elde edilen bu ürünler, toprağın verimini artırırken kimyasal gübre ihtiyacını azaltarak çevre dostu ve sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sağlıyor. Sabiha Ezgi Davulcu / Girişim: Mundi Herbal Tıbbi ve aromatik bitkilerden doğal kozmetik ve bakım ürünleri üretiyor. Kimyasal içermeyen, bitkisel içerikli formüller geliştirerek doğadan beslenen güvenli ve nitelikli bakım çözümleri sunuyor. Ayşegül Bolat / Girişim: Karpaz Lavender Gardens Yetiştirdiği lavantalarla hem ekoturizmi destekliyor hem de saf lavanta yağlarından doğal bakım ürünleri üretiyor. Büşra Özer / Girişim: Microhobist Toprağın verimini artıran ve kimyasal gübre kullanımını azaltmaya yönelik doğal tarım çözümleri geliştiriyor. Bitki köklerindeki yararlı mikroorganizmaların metabolitlerinden elde edilen bitki gelişim düzenleyicileri sayesinde sürdürülebilir ve çevre dostu üretim süreçlerine katkı sağlıyor. Merve Canpolat / Girişim: Mapla Biotech Kayısı çekirdeğinden elde edilen hammaddelerle çevre dostu biyoplastik üretiyor. Tarımsal atıkları katma değerli ve kompostlanabilir plastik alternatiflerine dönüştürerek plastik sektörüne sürdürülebilir bir çözüm geliştiriyor. Beyza Aydın / Girişim: Natural Kapıdağ Kapıdağ Yarımadası’nın yerel lezzetlerini ve doğal ürünlerini geleneksel yöntemlerle işleyerek sofralara ulaştırıyor. Yerel üretimi destekleyerek doğal tarım bilincini güçlendiriyor. Dilek Kelleci / Girişim: Patilabs Evcil hayvanlar için bilimsel formüllerle geliştirilmiş vitamin ve bakım ürünleri sunuyor. İnovatif çözümlerle patili dostların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Şeyma Yılmaz Yıldız / Girişim: Interrupt Biyomedikal Parkinson hastalarının yaşam kalitesini ciddi ölçüde kısıtlayan yürüme donması sorununa yönelik ileri teknolojiye sahip biyomedikal bir giyilebilir cihaz geliştiriyor. Bu çözümle hastaların hareket kabiliyetini destekleyerek günlük yaşamlarını daha bağımsız ve güvenli bir şekilde sürdürebilmelerine katkı sağlıyor. İmran Gündüz / Girişim: Podkids Çocukların kendi podcast yayınlarını üretebildiği bir medya ağı sunuyor. Çocukların medya okuryazarlığı becerileri kazanarak, araştırma ve ifade yeteneklerini geliştirerek pasif birer tüketici yerine aktif içerik üreticileri olmalarına katkı sağlıyor. Asuman Tunca / Girişim: Eceköy Biga’nın köylerindeki kadın emeğini ve geleneksel süt işleme kültürünü mobil mandıra modeliyle sofralara taşıyarak doğal ve nitelikli peynirler üretiyor. Yerel üretimi destekleyerek kırsal kalkınmaya ve kadın istihdamına sürdürülebilir katkı sağlıyor. Elif Cabri / Girişim: Kampbu Türkiye genelindeki kamp, glamping ve karavan alanlarını tek bir platformda buluşturarak doğaseverlerin güvenle keşif yapıp rezervasyon gerçekleştirmesini sağlıyor. Kamp kültürünü teknolojiyle birleştirerek doğada konaklama deneyimini daha erişilebilir ve pratik hale getiriyor. Hazal Ünsal Coruk / Girişim: Gaia Cappadocia Kapadokya’nın ruhunu ve “Toprak Ana”nın bereketini el yapımı stoneware seramik tasarımlarına yansıtıyor. Sofralara ve yaşam alanlarına eşlik eden, estetik ile dayanıklılığı buluşturan özgün tasarım objeleri üretiyor. Bervan Eskici / Girişim: Müstesna Dükkân Geleneksel bakır işçiliğini modern tasarım anlayışıyla yeniden yorumluyor. El emeğiyle üretilen fonksiyonel ve sanatsal objelerle sürdürülebilir tasarımı destekliyor. Canan Tiryaki / Girişim: VeggFoods Sürdürülebilir gıda teknolojileri odağında, bitki bazlı sağlıklı gıda çözümleri geliştiriyor. Sıfır atık prensibiyle, doğaya ve hayvana saygılı bitkisel çözümlerle geleceğin beslenme alışkanlıklarına bugünden katkı sunuyor. Seral Tan / Girişim: Sodd Design Yaşam alanlarına renk, enerji ve neşe katan oyunbaz tasarımlarıyla modern mobilya ve aydınlatma dünyasına yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Özgün formlara sahip dekoratif ürünlerle her mekânda dinamik ve kişiselleştirilmiş bir atmosfer oluşturulmasına katkı sağlıyor. Sebla Kut / Girişim: Komet Kültür ve Sanat Kültürel mirası ve sanatı geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan projeler geliştiriyor. Eğitici müze kitleri ve deneyim alanlarıyla kültürel farkındalığı artırıyor. Alev Akarsu / Girişim: Tufetto Doğal ahşabı vidasız ve aletsiz kurulabilen modüler tasarımlara dönüştürerek sürdürülebilir ve pratik mobilyalar tasarlıyor. Ekolojik dengeyi gözeten, taşınması ve kurulumu kolay geçme sistemli ürünleriyle yaşam alanlarını daha işlevsel hale getiriyor. Mediha Karaoğlu İşgören / Girişim: İnovmak Makine Tarımda verimliliği artırmaya yönelik yenilikçi bitki bakım makineleri geliştiriyor. “KaraKız” markasıyla yerli üretimin gücünü modern teknolojiyle buluşturarak çiftçilerin üretim süreçlerini daha kolay ve ekonomik hale getiren çözümler üretiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3,6 Milyar Oyuncuya Ulaşmanın Yolu Dijital Pazarlama Stratejilerinden Geçiyor Haber

3,6 Milyar Oyuncuya Ulaşmanın Yolu Dijital Pazarlama Stratejilerinden Geçiyor

Türkiye Oyun Sektörü 2025 Raporu, hem global hem de yerel pazardaki dönüşümü çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Rapora göre 2025 itibariyle dünya genelinde oyuncu sayısının 3,6 milyara, oyun pazarının toplam hacminin ise 188,8 milyar dolara ulaştığını belirten Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu ve Yazar Yasin Kaplan, “Küresel oyun içi reklam pazarının 2028’e kadar 6,07 milyar dolara ulaşması beklenirken, oyuncular artık klasik reklam değil deneyim talep ediyor. 2025 sonrası dönemde oyun sektöründe büyümenin yolu; veri odaklı medya planlama, mobil ve video ağırlıklı kampanyalar, topluluk temelli büyüme, influencer ve yayıncı ekosistemi entegrasyonu ve uzun vadeli stratejilerden geçiyor. Unutulmamalıdır ki, en iyi oyunu kurgulamak yetmez. Oyunu doğru kitleye doğru hikayeyle ve doğru dijital stratejilerle buluşturmak gerekir” dedi. Dünya genelinde milyarlarca oyuncuya ulaşan oyun sektörü, artık yalnızca yaratıcılık ve teknolojiyle değil; veri, algoritma ve dijital reklam stratejileriyle büyüyor. Oyun Dünyasına Yön Veren Dijital Pazarlama Stratejileri Mobil oyun pazarının yükselişiyle birlikte rekabetin hiç olmadığı kadar arttığını belirten Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu ve Yazar Yasin Kaplan, “Her gün uygulama mağazalarına yüzlerce yeni oyun eklenirken, geliştiricilerin en büyük sorusu şu: “Oyuncuya nasıl ulaşacağız?” İşte bu noktada dijital reklam devreye giriyor. Markalar için yeni rekabet alanı artık ekran araları değil, oyun içi deneyimin tam kendisi. 2025 sonrası dönemde oyun sektörü için başarı; güçlü topluluk yönetimi, sürdürülebilir canlı hizmet kurguları, oyun içi deneyim entegrasyonları, influencer ve yayıncı ekosistemiyle sürekli temas ve veriye dayalı performans pazarlaması ile mümkün olacak. Çünkü yeni dönemde kazananlar, sadece mesajını gösterenler değil; topluluk inşa eden, veriyle büyüyen ve oyuncuya kesintisiz deneyim sunan markalar olacak” dedi. Kullanıcıların günlük ortalama 2 saat 43 dakika sosyal medyada vakit geçirdiklerini belirten Kaplan, “Bu veriler, oyunların sadece bir uygulama değil; sosyal medya, içerik üretimi ve topluluk kültürüyle iç içe geçmiş bir oyun kurgulanması gerektiğini söylüyor. Bir oyunu büyütmek istiyorsanız sadece App Store optimizasyonu yapamazsınız. Oyunu; içerik üreticileriyle, topluluklarla, e-spor organizasyonlarıyla ve performans kampanyalarıyla birlikte bir kültüre dönüştürmeniz gerekir. Oyunun artık bir ürün değil, yaşayan bir marka olarak görülmesi gerekiyor. Global ölçekte markalar artık oyun dünyasına reklam veren olarak değil, ekonomik paydaş olarak giriyor. Oyun içi kozmetikler, markalı görevler, influencer ligleri ve fiziksel deneyimler yeni dönemin standartları haline geliyor. 2025 sonrası dönemde oyun sektörü için büyümenin yolu; veri odaklı medya planlama, mobil ve video ağırlıklı kampanyalar, topluluk temelli büyüme, influencer ve yayıncı ekosistemi entegrasyonu ve uzun vadeli stratejilerden geçiyor. Unutulmamalıdır ki, en iyi oyunu kurgulamak yetmez. O oyunu doğru kitleyle, doğru hikâyeyle ve doğru dijital stratejiyle buluşturmak gerekir. 2026 ve sonrası, oyunu sadece geliştirenlerin değil; oyunu pazarlama zekâsıyla büyütenlerin dönemi olacak” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimcilere 125 Milyar TL’lik Güçlü Destek! Haber

Kadın Girişimcilere 125 Milyar TL’lik Güçlü Destek!

Halkbank, kadınların girişimcilik ekosisteminde daha etkin rol almalarını ve üretime katılımlarını desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Halkbank tarafından beşincisi düzenlenen “Üreten Kadınlar Yarışması”nın kazananları belli oldu. İstanbul Finans Merkezi’ndeki Halkbank Kulelerinde gerçekleştirilen ödül törenine; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Millî Eğitim Bakan Yardımcıları, Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı. Halkbank, kadın girişimcilere yönelik projeleri kararlılıkla hayata geçiriyor Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, törende yaptığı konuşmada, “Kadınlar toplumun manevi mimarı olduğu kadar ekonomimizin de en dinamik aktörlerindendir. Girişimci kadınların güçlenmesiyle ailemiz daha da kökleşecek; ailemiz kökleştikçe de ülkemiz Türkiye Yüzyılı hedeflerine daha hızlı ve kararlı bir şekilde ulaşacaktır. Biz Halkbank olarak bu vizyonu 2021 yılından bu yana öncelikli çalışma alanlarımızdan biri olarak konumlandırdık. Bugüne kadar 267 bini aşkın kadın girişimciye yaklaşık 125 milyar TL finansman desteği sağladık. Gururla ifade edebilirim ki; ülkemizde kadın girişimcilere kullandırılan her üç krediden birinde bankamızın imzası var” diye konuştu. “2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonunun da kadın girişimciliğini desteklemeye yönelik çalışmaları için önemli bir temel oluşturduğunu aktaran Arslan, verilen desteklerin yalnızca finansal alanla sınırlı kalmadığını belirterek, şunları kaydetti: “Kadın girişimcilere finansman haricinde de destek verebilmek için hayata geçirdiğimiz projelerden biri olan Halkbank Üreten Kadınlar Buluşmaları, bugün ülkemizin yedi bölgesini ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kapsayan dev bir ekosisteme dönüşmüştür. Bugüne kadar 21 farklı ilde yapılan 25 buluşma ile farklı meslek gruplarından kadın girişimciler ve kooperatiflerle doğrudan temas kurmuş olduk.” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda kadın girişimcileri yalnızca sahada değil, eğitim ve gelişim yolculuklarında da desteklediklerini ifade eden Arslan, “Üreten Kadınlar Akademisi ve MasterClass Marka Eğitim Programlarımızla 6 binden fazla girişimci kadına Marka Yönetimi, Dijital Pazarlama, Yapay Zekâ ve Sürdürülebilirlik gibi alanlarda eğitimler verdik. Ayrıca geleceğe yönelik kadın girişimcilik ekosistemini desteklemek için ‘BİGE: Bilim Kızlarla Gelecek’ projemizi başlattık. Bu ay içerisinde ikincisini gerçekleştireceğimiz proje ile lise ve üniversite çağındaki genç kızların, teknoloji ve bilim odaklı gelişimlerini desteklemekteyiz.” dedi. Ödüller ve Kategoriler Kadın girişimcilik ekosisteminin en prestijli organizasyonlarından biri haline gelen ödül töreninde; Yılın Üreten Kadın Girişimcisi, Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci, Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik, Yükselen Yıldız ve Kadın Kooperatifi kategorilerinin yanı sıra, ülkemizin yetiştirdiği önemli yazarlardan Alev Alatlı’nın anısını yaşatmak amacıyla verilen Alev Alatlı Özel Ödülü de sahibini buldu. Kazananlara nakdi ödüllerin yanı sıra, reklam ve tanıtım desteği kapsamında ayni ödüller de takdim edildi. Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurul Üyesi ve Sosyal Gastronomi Şefi Ebru Baybara Demir, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, AJK Tekstil Kutnia Markası Kurucu Ortağı Jülide Konukoğlu, Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı ve TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Emine Erdem, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcısı ve Usturlab Kurucu Genel Müdürü Sümeyye Ceylan, Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi Elif Çoban, TeacherX & Eğitim Teknolojileri Zirvesi Kurucusu Işıl Boy Ergül, Taşyapı İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ezgi Turanlı ve Halkbank Girişimci Bankacılık Daire Başkanı Didem Dilara Alp’ten oluşan jüri; başvuruları ekonomiye sağlanan katkı, sürdürülebilir finansman yapısı, istihdam artışı ve toplumsal fayda gibi temel kriterler ışığında değerlendirdi. Jürinin kapsamlı değerlendirmeleri neticesinde, ödül alanlar ve kategorileri şöyle sıralandı: Yılın Üreten Kadın Girişimcisi Kategorisi NeuFarm - Aslı Güven Şahin Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci Kategorisi Nkap - Şenay Şanlıer Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik Kategorisi Kybele’s Garden - Aygen Savaş Alkan Yükselen Yıldız Kategorisi Pacha Natural Collagen - Aslı Zuluğ Kadın Kooperatifi Kategorisi Hemdem - Yasemin Sayılgan Alev Alatlı Özel Ödülü Prof. Dr. Hülya Tezcan Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.