Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Pazarlama

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Pazarlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Pazarlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Garanti BBVA ve BÜYEM İş Birliğiyle Kadın Girişimci Akademisi Eğitimleri Kayseri’de Başlıyor Haber

Garanti BBVA ve BÜYEM İş Birliğiyle Kadın Girişimci Akademisi Eğitimleri Kayseri’de Başlıyor

Garanti BBVA ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) iş birliğiyle 2012 yılında hayata geçirilen Kadın Girişimci Akademisi, kadın girişimcilerin iş hayatlarında gelişimini desteklemek hedefiyle yoluna devam ediyor. Kayseri’deki kadın girişimcilerin katılımı ile 5 Kasım 2026 tarihinde başlayacak olan akademi, Kayseri Ticaret Odası, ve TOBB Kayseri Kadın Girişimciler Kurulu destekleriyle, Kayseri Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. 5 Kasım 2026 tarihinde başlayacak olan ve sınırlı kontenjanla düzenlenecek eğitimler için başvurular, 2 Kasım 2026 tarihine kadar www.garantibbvakadingirisimci.com adresi üzerinden yapılabilecek. Eğitimler, Kayseri Ticaret Odası Eğitim Salonu ve Zoom Cloud Meetings Platformu üzerinden, Boğaziçi Üniversitesi’nin deneyimli akademisyenleri ve alanında uzman profesyonelleri tarafından hem fiziksel hem de çevrim içi olarak verilecek. Katılımcılar; dijital pazarlama, insan kaynakları, müşteri deneyimi, kurum içi iletişim, sosyal medya ve e-ticaret, finansal yönetim, liderlik, sürdürülebilir şirket yönetimi, yenilikçi iş modelleri, ticaret hukuku ve sözleşmeler gibi iş hayatına doğrudan katkı sağlayacak konularda bilgi edinecekler. Kadın Girişimci Akademisi, Garanti BBVA’nın 2006 yılından bu yana sürdürdüğü kadın girişimcilere destek programlarının önemli bir parçasını oluşturuyor. Bugüne kadar Tunceli’den İstanbul’a, Adana’dan Ordu’ya Türkiye’nin dört bir yanındaki kadın girişimcilere eğitimler verildi. 2012 başlayan Kadın Girişimci Akademisi ile bugüne dek 50 eğitimle, 6.000 kadın girişimciye ulaşıldı. Kadın Girişimci Akademisi Programı’nı başarıyla tamamlayan girişimciler, Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen sertifikanın sahibi olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilgili Holding’de Üst Düzey Atama Haber

Bilgili Holding’de Üst Düzey Atama

Gayrimenkul, turizm ve lüks yaşam segmentinde Türkiye’nin öncü kurumlarından Bilgili Holding, yönetim kadrosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Holding bünyesinde 12 yılı aşkın süredir farklı yönetim kademelerinde görev yapan deneyimli isim Görkem Gelbal, Bilgili Holding Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Pazarlama, iletişim, marka yönetimi ve iş geliştirme alanlarında 20 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olan Gelbal; yeni pozisyonunda holdingin grup genelindeki tüm pazarlama, kurumsal iletişim ve marka stratejilerine liderlik edecek. Görkem Gelbal, yeni sorumluluk alanı kapsamında Bilgili Holding’in gayrimenkul, konaklama, perakende, eğitim ve öğrenci yaşamı gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren tüm markalarının iletişim süreçlerinden sorumlu olacak. Gelbal; kurumsal marka konumlandırması, marka stratejileri, PR ve ajans yönetimi, dijital pazarlama, medya planlama, etkinlik yönetimi, uluslararası paydaş ilişkileri ve kriz iletişimi başta olmak üzere grubun tüm entegre iletişim süreçlerini yönetecek. Bilgili Holding çatısı altındaki kariyerine 2015 yılında Republika Aparts Satış & Pazarlama Grup Direktörü olarak başlayan Görkem Gelbal, yaklaşık 9 yıl boyunca grubun 2.000 yatak kapasiteli dört büyük mülkünün tüm satış, pazarlama, fiyatlandırma, üniversite ilişkileri ve yatırımcı iletişimi operasyonlarını başarıyla yönetti. 2024 yılında Bilgili Holding Pazarlama ve İletişim Direktörlüğü görevine getirilen Gelbal, bu süreçte holdingin küresel ölçekteki vizyonunu pekiştiren ve prestijli yayınevi Rizzoli tarafından hazırlanan uluslararası kitap projesinin de uçtan uca yönetimini üstlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Evidea’nın Pazarlama Direktörlüğü görevine İrem Aydın Atandı Haber

Evidea’nın Pazarlama Direktörlüğü görevine İrem Aydın Atandı

Ev yaşam sektörünün yenilikçi markalarından Evidea, pazarlama ve büyüme vizyonunu daha da ileriye taşımak üzere üst düzey kadrosunu deneyimli bir isimle güçlendirdi. Yeni görevi kapsamında İrem Aydın, markanın pazarlama ve iletişim stratejilerinin yanı sıra büyüme, CRM, dijital pazarlama, sosyal medya, müşteri deneyimi ve kurumsal iletişim fonksiyonlarının tamamına liderlik edecek. Kariyeri boyunca tüketici odaklı markalarda üstlendiği sorumluluklarla geleneksel marka yönetimini dijital dönüşüm, veri ve müşteri deneyimiyle bütünleştiren İrem Aydın, perakende ve ev yaşam sektörünün önde gelen markalarında kritik yöneticilik görevleri yürüttü. Aydın, FLO Ayakkabıcılık, Bella Maison ve English Home bünyesinde 360 derece marka iletişimi, e-ticaret, medya, müşteri sadakati ve yeni müşteri kazanımı süreçlerini başarıyla yönetti. Son dönemde yapay zekânın pazarlama süreçlerine entegrasyonu, AI destekli kreatif üretim modelleri ve kişiselleştirme teknolojilerine odaklanan İrem Aydın, Evidea bünyesinde yeni nesil bir pazarlama yaklaşımını hayata geçirmeyi hedefliyor. Deneyimli yönetici, Evidea’da marka gücü ile ticari büyümeyi aynı strateji altında buluşturan müşteri, veri, teknoloji ve yapay zekâ odağında bütünsel bir büyüme vizyonuna liderlik edecek. Evidea hakkında Evi için alışveriş yapmak ve evine değer katmak isteyen herkese kaliteli ve kurulumu ustalık gerektirmeyen ürünleri uygun fiyatlarla sunan Evidea, müşteri deneyimine önem veren, yeni trendlere öncülük eden, ilham verici bir e-ticaret sitesi ve mağazalar zinciridir. Ev ürünleri kategorisinde 2009’dan bu yana hizmet veren e-ticaret perakendecisi, 2019 yılında gerçekleştirdiği yeni ortaklık yapısıyla e-ticaret kimliğine ek olarak perakende mağaza zinciri ile büyümeye devam etmektedir. Mutfak, sofra, ev tekstili, ev dekorasyon, banyo, ev ve yaşam, aydınlatma, tamamlayıcı mobilya ve elektrikli ev aletleri kategorilerinde altı binden fazla ürünle hizmet sunan Evidea, “burada her şey evim için” sloganıyla, evlerde küçük dokunuşlarla büyük değişimler oluşturmaktadır. Türkiye’nin dört bir yanında 50’den fazla mağazası bulunan marka, 2026 yılı sonuna kadar 70’ten fazla mağazaya ulaşmayı hedeflemektedir. Evidea, birçoğu AVM’lerde yer alan özel tasarımlı ferah mağazalarıyla, müşterilerine keyifli ve ilham verici bir ev alışverişi deneyimi sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pepsico Türkiye Pazarlama Organizasyonunda Üst Düzey Atamalar Haber

Pepsico Türkiye Pazarlama Organizasyonunda Üst Düzey Atamalar

PepsiCo Türkiye bünyesinde gerçekleşen bu atamalarla birlikte Görkem Önal, şirketin yiyecek kategorisindeki güçlü marka portföyünün büyümesine, tüketici odaklı pazarlama stratejilerine ve inovasyon gündemine yön verecek. Mine Mavi Arıkan ise PepsiCo Türkiye'nin içecek kategorisindeki güçlü marka portföyünün büyümesine liderlik ederken, tüketici içgörülerinden beslenen marka, iletişim ve aktivasyon stratejilerinin şekillendirilmesine öncülük edecek. Görkem Önal Kimdir? Sektörde 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Görkem Önal, kariyeri boyunca PepsiCo, Coca-Cola, Red Bull, 3M, Ülker ve BP gibi ulusal ve uluslararası şirketlerde marka yönetimi, pazarlama ve ticari büyüme alanlarında liderlik pozisyonlarında görev aldı. Marmara Üniversitesi İngilizce Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Önal, kariyerine 2001 yılında PepsiCo’da Pazarlama Uzmanı olarak başladı. Şirket bünyesinde yiyecek kategorisinde çeşitli görevler üstlendikten sonra uluslararası pazarlama organizasyonlarında liderlik pozisyonlarında bulundu. 2016 yılında Coca-Cola sistemine katılan Görkem Önal sırası ile Pazarlama Müdürlüğü ve Pazarlama Direktörlüğü görevlerinde bulundu. 2022 yılında Red Bull Türkiye Ülke Pazarlama Direktörü olarak atanan Önal, markanın yerel pazardaki konumunu güçlendiren çalışmalara imza attı. Kariyeri boyunca Cannes Media Lions ve Effie gibi prestijli platformlarda ödül kazanan kampanyalara liderlik eden Önal, yeni görevinde PepsiCo Türkiye’nin yiyecek kategorisindeki marka portföyünün büyüme stratejilerine yön verecek. Mine Mavi Arıkan Kimdir? Pazarlama, marka yönetimi, kategori stratejisi ve dijital pazarlama alanlarında 15 yılı aşkın deneyime sahip olan Mine Mavi Arıkan, kariyeri boyunca farklı kategorilerde ve coğrafyalarda önemli liderlik görevleri üstlendi. Kariyerine 2009 yılında Unilever’de Lipton Marka Müdür Yardımcısı olarak başlayan Arıkan; Sana, Becel, Calve ve Knorr markalarında Marka Müdürlüğü görevlerinde bulundu. 2016 yılında Türkiye, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Rusya bölgelerinde Gıda Kategorisi Marka Müdürü, 2018 yılında ise aynı bölgede Dondurma Kategorisi Kıdemli Marka Müdürü olarak görev yaptı. 2020 yılında Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran Ev ve Hijyen Kategorisi Pazarlama Direktörü olarak görev alan Arıkan, Temmuz 2022 itibarıyla Unilever Türkiye ve Orta Doğu Gıda Genel Müdürü oldu. Bu görevine ek olarak 2025 yılında Unilever Türkiye Medya ve Dijital Pazarlama Liderliği rolünü de üstlendi. Haziran 2025’te Sanipak’a Kıdemli Pazarlama Direktörü olarak katılan Arıkan, Türkiye, Fas ve ihracat pazarlarında kategori pazarlama, ticari pazarlama, inovasyon, medya ve kurumsal iletişim stratejilerine yön verdi. Arıkan, PepsiCo Türkiye'deki yeni görevinde içecek kategorisindeki güçlü marka portföyünün büyümesine liderlik ederken, tüketici içgörülerini pazarlama stratejilerine yansıtarak marka, iletişim ve aktivasyon çalışmalarına yön verecek. PepsiCo Türkiye, kapsamlı sektör deneyimine sahip iki liderin katılımıyla yiyecek ve içecek kategorilerindeki pazarlama organizasyonunu daha da güçlendirirken, güçlü marka portföylerini tüketici odaklı yaklaşım ve yenilikçi stratejilerle büyütmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trip.com Group, ITF 2026’da Türkiye Turizminin Geleceğine Teknoloji Ve Küresel Seyahat Verileriyle Işık Tuttu Haber

Trip.com Group, ITF 2026’da Türkiye Turizminin Geleceğine Teknoloji Ve Küresel Seyahat Verileriyle Işık Tuttu

Türkiye’yi Avrupa ile Asya’yı buluşturan konumu, turizm çeşitliliği ve uluslararası talep potansiyeliyle uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli pazarlarından biri olarak gören şirket, Türkiye’ye yönelik talebi besleyen kaynak pazarların ve destinasyonların giderek çeşitlendiğine dikkat çekti. Turizm sektörünün Türkiye’den ve dünyadan önemli temsilcilerini buluşturan İstanbul Turizm Fuarı – ITF 2026, 24–25 Eylül tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sektör profesyonellerinin turizmin geleceğini, değişen seyahat alışkanlıklarını ve yeni iş modellerini değerlendirdiği buluşmada Trip.com Group da iki üst düzey yöneticisinin katılımıyla küresel seyahat eğilimleri ve Türkiye pazarına ilişkin görüşlerini sektör temsilcileriyle paylaştı. Fuarın ilk gününde Trip.com Group Güney Avrupa Konaklama Bölge Direktörü Haijing Li, “Süper Uygulamalar ve Yeni Nesil Turizmin Geleceği” başlıklı sunumunda yapay zekâ, kişiselleştirme ve bağlantılı seyahat deneyimlerinin gezginlerin karar verme ve rezervasyon süreçlerini nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Fuarın ikinci gününde ise Trip.com Group Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Konaklama Ülke Müdürü Abdullah Kural, “Küresel OTA Devlerinin Gözünden Türkiye Turizm Pazarı” başlıklı panelde Türkiye’ye yönelik uluslararası talep, önemli kaynak pazarlar, değişen rezervasyon davranışları ve otellerin küresel gezginlere ulaşmasında ortaya çıkan yeni fırsatlara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Teknolojinin değeri daha fazla seçenek değil, seyahati kolaylaştırmak ITF 2026’da yeni nesil turizmin geleceğini değerlendiren Haijing Li, yapay zekâ ve kişiselleştirmenin seyahat deneyimindeki artan rolüne dikkat çekti. Gezginlerin bugün ilham alma ve araştırmadan karşılaştırma ve rezervasyona, seyahatlerini yönetmekten ihtiyaç duyduklarında destek almaya kadar yolculuğun her aşamasında daha kesintisiz bir deneyim beklediğini belirten Li, teknolojinin gerçek değerinin tüketicileri daha fazla seçenekle karşı karşıya bırakmak değil, doğru seçeneğe daha kolay ulaşmalarını sağlamak olduğunu vurguladı. Li, “Gezginlerin önünde bugün hiç olmadığı kadar fazla seçenek var; ancak daha fazla seçenek her zaman daha kolay karar vermek anlamına gelmiyor. Yapay zekânın gerçek değeri, insanların ihtiyaçlarını ve seyahatlerinin bağlamını anlayarak kendileri için en ilgili seçenekleri bulmalarına yardımcı olmasında yatıyor. Müşteriler için en fazla değer yaratan seyahat platformları, giderek seyahat deneyimindeki karmaşıklığı ve belirsizliği azaltmaya yardımcı olan platformlar olacak” dedi. Teknolojinin insan unsurunun yerini almadığının da altını çizen Li, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bunu ‘High Tech, High Touch’ yaklaşımıyla tanımlıyoruz. Teknoloji hız ve verimlilik sağlarken, özellikle seyahat planlarının değiştiği veya gezginlerin desteğe ihtiyaç duyduğu anlarda insan muhakemesi, empati ve güven hâlâ vazgeçilmez. Geleceği yapay zekâya karşı insan olarak görmüyoruz. Teknolojinin insan hizmetini daha etkili hale getireceğine inanıyoruz.” Türkiye'ye yönelik uluslararası talep çeşitleniyor Trip.com Group, Türkiye’yi hem dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarından biri hem de uluslararası seyahat açısından önemli bir kaynak pazar olarak değerlendiriyor. Avrupa ile Asya arasındaki konumu, Türkiye’ye şirketin güçlü Asyalı gezgin ekosistemi içinde de özel bir önem kazandırıyor. Kasım 2024’te İstanbul’da yerel ofisini açan Trip.com Group, kısa vadeli büyüme yerine uzun vadeli iş birliklerine odaklanan yaklaşımıyla Türkiye’deki otel ve turizm iş ortaklarıyla ilişkilerini daha da güçlendiriyor. Trip.com’un 2026 Türkiye konaklama verileri de uluslararası talepte güçlü bir ivmeye işaret ediyor. Temmuz ayı sonuna kadar Trip.com üzerinden Türkiye için gerçekleştirilen konaklama rezervasyonlarında oda-gece sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre güçlü çift haneli büyüme kaydetti. Çin, Trip.com üzerinden Türkiye’ye yapılan konaklama rezervasyonlarında oda-gece payı açısından en büyük kaynak pazar olurken, Avrupa ve Orta Doğu’daki çeşitli pazarlardan da güçlü büyüme kaydedildi. İstanbul ve Antalya’nın yanı sıra Trabzon, Bursa, Muğla ve Nevşehir gibi destinasyonlarda görülen ivme ise uluslararası ilginin Türkiye’nin daha geniş bir bölümüne yayılma potansiyeline işaret ediyor. ITF 2026’nın ikinci gününde “Küresel OTA Devlerinin Gözünden Türkiye Turizm Pazarı” panelinde konuşan Abdullah Kural, Türkiye’nin sahip olduğu kaynak pazar ve destinasyon çeşitliliğinin yarattığı fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye’ye yönelik uluslararası talepte güçlü bir ivme görüyoruz. Ancak bizim açımızdan özellikle dikkat çekici olan, bu talebin giderek daha çeşitli bir yapıya kavuşması. Asya, Avrupa ve Orta Doğu’dan gezginlerin Türkiye’ye geldiğini görüyoruz. Türkiye’nin çok daha geniş bir destinasyon yelpazesinde önemli bir potansiyel bulunuyor. Küresel erişimimizi ve gezgin içgörülerimizi yerel pazar bilgisiyle bir araya getirerek, Türkiye’deki otel iş ortaklarımızın daha geniş uluslararası kitlelerle buluşmasını desteklemeyi hedefliyoruz.” Trip.com Group, küresel teknoloji ve seyahat ekosistemindeki deneyimini yerel uzmanlıkla bir araya getirerek Türkiye’deki varlığını ve sektörle iş birliklerini geliştirmeye devam etmeyi hedefliyor. Şirket, uluslararası gezginlerin Türkiye’nin farklı destinasyonlarını keşfetmesini kolaylaştırırken, otel iş ortaklarının da gezgin içgörüleri, teknoloji, içerik ve dijital pazarlama yetkinlikleri aracılığıyla uluslararası talebe erişimini desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Dönüşümle Yeni Nesil Seyahat Ekosistemi  Haber

Dijital Dönüşümle Yeni Nesil Seyahat Ekosistemi 

Turizm sektörünün köklü markalarından Coral Travel, değişen seyahat alışkanlıkları, yeni nesil müşteri beklentileri ve teknolojideki hızlı gelişmeler doğrultusunda yürüttüğü 360 derece dijital dönüşümünü tamamlıyor. Coral Travel’ın dönüşümü yalnızca dijital kanalların yenilenmesini değil, şirketin teknoloji mimarisinden veri altyapısına, satış ve dağıtım kanallarından müşteri ilişkileri yönetimine kadar tüm iş yapış biçiminin yeniden ele alınmasını kapsıyor. Böylece şirket, geleneksel tur operatörü deneyimini teknoloji ve veri yetkinlikleriyle birleştirerek daha çevik ve bütünleşik bir seyahat ekosistemi oluşturuyor. Yeni yapı ile Coral Travel, müşterinin seyahat fikrinin oluştuğu ilk andan araştırma ve rezervasyona, seyahat öncesi iletişimden tatil sürecine ve seyahat sonrasındaki ilişkiye kadar uzanan tüm yolculuğu daha bütüncül bir şekilde yönetmeyi hedefliyor. Teknoloji ve veri, seyahat deneyiminin merkezinde Dönüşümün temelini farklı sistem ve kanallarla bütünleşmeye açık, esnek ve ölçeklenebilir yeni nesil teknoloji mimarisi oluşturdu. Bireysel ve acente satış sistemlerinden rezervasyon altyapısına, ödeme sistemlerinden müşteri ilişkileri yönetimine, mobil uygulamadan üçüncü taraf hizmetlere kadar Coral Travel ekosistemindeki farklı teknoloji bileşenleri bütünleşik bir yapı içerisinde yeniden ele alındı. Yenilenen coraltatil.com internet sitesi ve rezervasyon altyapısı; kullanıcıların seyahat ürünlerine daha kolay ulaşabilmesi, farklı seçenekleri değerlendirebilmesi ve rezervasyon yolculuğunu mümkün olduğunca hızlı ve kesintisiz tamamlayabilmesi amacıyla yeniden yapılandırıldı. Coral Tatil Mobil uygulaması ise yalnızca bir satış kanalı olarak değil, müşterinin Coral Travel ile seyahat öncesinde, sırasında ve sonrasında iletişim kurabileceği sürekli bir dijital temas noktası olarak konumlandırıldı. Acente tarafında ise Coral Travel’ın geniş satış ağının ihtiyaçlarına yönelik dijital altyapısı güçlendirildi. Acentelerin ürünlere, fiyatlara ve rezervasyon olanaklarına daha hızlı ulaşabilmesi, satış süreçlerini daha verimli yönetebilmesi ve müşterilerine daha geniş bir ürün yelpazesi sunabilmesi hedeflendi. Dinamik paketleme altyapısıyla otel, uçak ve transfer gibi farklı seyahat bileşenlerinin bir araya getirilerek daha esnek seyahat seçeneklerinin oluşturulabilmesi de bu dönüşümün önemli parçalarından biri oldu. Veri, karar alma mekanizmasının merkezine taşındı Dönüşümün önemli bir ayağını da veri oluşturuyor. Müşteri davranışları, satış verileri, dijital kanal performansı ve pazarlama sonuçlarının merkezi bir yapı içerisinde değerlendirilmesiyle veri, yalnızca performansı ölçen değil, satış, pazarlama, ürün yönetimi ve müşteri deneyimi kararlarını destekleyen stratejik bir kaynağa dönüşüyor. Yapay zekâ ve otomasyon da bu yeni yapının önemli bileşenleri arasında yer alıyor. İçerik üretimi, müşteri gruplandırması, ürün ve destinasyon önerileri, talep ve davranış analizleri ile dijital pazarlama süreçlerinde yapay zekâ destekli uygulamalardan yararlanılıyor. Pazarlama otomasyonları ve kişiselleştirme çözümleri sayesinde müşterilerin seyahat yolculuğunun farklı aşamalarında ihtiyaçlarına daha uygun içerik ve tekliflerle karşılaşması hedefleniyor. Yapay zekâ destekli bütçe ve teklif optimizasyonları, otomatik hedef kitle oluşturma, ürün bazlı reklam modelleri, kişiye ve davranışa göre değişebilen reklam içerikleri ve makine öğrenmesiyle çalışan kampanya yapıları bu yeni dönemin önemli bileşenlerini oluşturuyor. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, dijital dönüşümün şirket açısından anlamını şöyle değerlendirdi: “Dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımı ya da yeni dijital kanallar oluşturmak olarak görmüyoruz. Değişen müşteri beklentilerini daha iyi anlayabilmek ve onlara seyahatlerinin her aşamasında daha iyi bir deneyim sunabilmek için şirketimizin tüm iş yapış biçimini dönüştürdük. Teknoloji, veri, yapay zekâ ve otomasyonu; güçlü turizm deneyimimiz ve dağıtım ağımızla bir araya getirdik. Bundan sonraki hedefimiz, müşterimizin ihtiyacını daha iyi anlayan, doğru seyahat deneyimini doğru zamanda sunabilen ve rezervasyondan seyahat sonrasına kadar kesintisiz bir deneyim sağlayan bir Coral Travel yaratmak.” Tüm kanallar, tek müşteri deneyiminde buluşuyor Coral Travel’ın dönüşüm yaklaşımının önemli farklarından biri de çevrim içi satışların büyütülmesi. İnternet sitesi, mobil uygulama ve çağrı merkezinin yanı sıra Coral Travel satış ofisleri ve geniş acente ağı da yeni nesil müşteri deneyiminin ayrılmaz parçaları olarak konumlandırılıyor. Müşteri ilişkileri ve veri altyapısının bu çok kanallı yapıyla bütünleşmesi sayesinde farklı temas noktalarında oluşan etkileşimlerin daha kapsamlı değerlendirilmesi hedefleniyor. Böylece müşteriler seyahatlerini dijital kanallarda araştırırken çağrı merkezinden destek alabiliyor, fiziksel satış noktalarında başlayan bir yolculuğu dijital kanallarda sürdürebiliyor. Coral Travel’ın satış ofisleri ve geniş acente ağı da bu bütünleşik deneyimin parçası olarak konumlandırılıyor. “Geleceğin tur operatörü” Coral Travel için hayata geçirilen dijital dönüşüm bir son değil; şirketin gelecekte geliştireceği yeni hizmet ve deneyimlerin temelini oluşturan yeni bir başlangıç niteliği taşıyor. Bu vizyonun merkezinde; müşterinin tercihlerini daha iyi anlayabilen, ihtiyacına uygun destinasyon ve ürünleri önerebilen, doğru zamanda doğru iletişimi kurabilen, farklı satış ve hizmet kanalları arasında kesintisiz bir deneyim sağlayabilen ve seyahat öncesinden seyahat sonrasına kadar müşteriyle ilişkisini sürdürebilen bir yapı bulunuyor. Mehmet Kamçı şirketin hedeflerini şu sözlerle anlatıyor: “Geleneksel tur operatörü deneyimini güçlü teknoloji altyapısı, merkezi veri, dijital pazarlama, yapay zekâ, otomasyon ve çok kanallı dağıtım gücüyle birleştiren Coral Travel; yalnızca seyahat satan bir platform olmanın ötesine geçerek müşterinin tüm seyahat yolculuğunu kapsayan yeni nesil, akıllı ve bütünleşik bir seyahat ekosistemi oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınlar ve Engelli Bireyler Dijital Ekonomiye Liderler Enstitüsü İle Hazırlanıyor Haber

Kadınlar ve Engelli Bireyler Dijital Ekonomiye Liderler Enstitüsü İle Hazırlanıyor

Teknolojik dönüşüm, üretimin yalnızca fabrikalarda ya da büyük işletmelerde yapılabildiği geleneksel modeli de değiştiriyor. Masaüstü üretim teknolojilerinin yaygınlaşması, özellikle çalışma hayatına farklı nedenlerle sınırlı katılabilen gruplar açısından yeni gelir modellerini gündeme getiriyor. Bu alanda çalışma yürüten Liderler Enstitüsü, ev kadınları ve engelli bireylerin dijital üretim araçlarını kullanabilmelerine yönelik Adana'da tamamen üctetsiz bir eğitim programı gerçekleştirdi. 10 kişinin katıldığı 40 saatlik programda 3D yazıcıların kullanımı, tasarımların ürüne dönüştürülmesi, ham madde bilgisi ve üretim süreçlerinin yanı sıra e-ticaret, ürün fiyatlandırma, kârlılık hesabı, dijital pazarlama ve ürünlerin internet üzerinden satışa hazırlanması gibi başlıklar ele alındı. Eğitimlerin uygulama bölümünde katılımcılar kendi tasarımlarını 3D yazıcılarda üretti. İstanbul Lider Koleji Adana Kampüsü'nde daha önce 3D yazıcı ve robotik kodlama eğitimi alan öğrenciler de program sırasında katılımcılarla deneyimlerini paylaştı. "Mesele yalnızca teknolojiyi öğretmek değil" Liderler Enstitüsü'nün kurucusu Filiz Kepme, teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte üretime katılmanın biçiminin de değiştiğine dikkat çekti. Kepme, özellikle evden çıkma veya düzenli bir iş ortamında çalışma imkânı sınırlı olan kişilerin üretim sürecinin dışında kalmak zorunda olmadığını belirterek, yeni nesil teknolojilerin doğru eğitim modelleriyle ekonomik katılım açısından önemli bir araç haline gelebileceğini ifade etti. Programın yalnızca 3D yazıcı kullanmayı öğretmek üzere kurgulanmadığını vurgulayan Kepme, bir ürünün fikir aşamasından satışına kadar geçen bütün sürecin katılımcılar tarafından görülmesini amaçladıklarını söyledi. Kepme, katılımcıların eğitim boyunca önce teknolojiyi ve üretim yöntemlerini tanıdığını, ardından kendi ürünlerini ortaya çıkardığını belirterek, üretimin tek başına yeterli olmadığına dikkati çekti. Bir kişinin ürettiği ürünü nasıl fiyatlandıracağını, maliyetini ve kârını nasıl hesaplayacağını, hangi satış kanallarını kullanabileceğini ve ürünü tüketiciye nasıl ulaştıracağını da bilmesi gerektiğini dile getirdi. Özellikle dijital pazar yerlerinin küçük ölçekli üreticilere geçmişe kıyasla daha geniş bir hareket alanı sağladığını belirten Kepme, evde veya küçük bir çalışma alanında başlayan üretimin doğru planlandığında ekonomik değere dönüştürülebileceğini ifade etti. Kepme, kadınların ve engelli bireylerin ekonomik hayata katılımında yalnızca istihdam odaklı modellerin düşünülmemesi gerektiğini, kişilerin kendi üretimlerini ve gelir modellerini oluşturabilecekleri alternatiflerin de geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Bu tür eğitimlerin sosyal destek yaklaşımının ötesine geçmesi gerektiğini kaydeden Kepme, temel hedeflerinin katılımcıların bir başkasına bağımlı olmadan üretim yapabilecek becerilere ulaşması olduğunu söyledi. Teknolojiye erişimin tek başına yeterli olmadığını, teknolojiyle ne üretileceğinin ve üretilen değerin ekonomik sisteme nasıl dahil edileceğinin de öğretilmesi gerektiğini vurguladı. Üretimden satışa kadar süreci öğrendiler Programın sonunda katılımcılar, eğitim boyunca geliştirdikleri tasarımları 3D yazıcılarda basarak ilk ürünlerini hazırladı. Eğitime katılan 36 yaşındaki Ahmet Dönmez de program sayesinde uzun süredir ilgi duyduğu 3D yazıcı teknolojisini uygulamalı olarak öğrenme imkânı buldu. Kendisine bir 3D yazıcı da verilen Dönmez, bundan sonraki süreçte farklı ürünler geliştirerek bunları internet üzerinden satışa sunmayı planladığını belirtti. Katılımcılardan Duygu Canımoğlu Giriş ise eğitimde öğrendiği üretim yöntemlerini ilerleyen dönemde aile bütçesine ek gelir sağlayabilecek bir faaliyete dönüştürmeyi hedeflediğini söyledi. Eğitmen Tolga Tekin de programda yalnızca cihaz kullanımına odaklanmadıklarını belirtti. Katılımcılara ham maddeden üretime, kâr marjlarının hesaplanmasından satış platformlarının kullanımına kadar farklı başlıklarda eğitim verildiğini aktaran Tekin, ürünlerin dijital ortamda pazarlanmasında kullanılacak fotoğraf ve video içeriklerinin hazırlanmasına ilişkin çalışmaların da programa dahil edildiğini kaydetti. Liderler Enstitüsü, benzer çalışmalarla teknolojiye erişimi üretim ve ekonomik katılımla birleştiren eğitim modellerini farklı gruplara ulaştırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almanya'daki 3 Milyon Türk İhracatçının Radarında Değil Haber

Almanya'daki 3 Milyon Türk İhracatçının Radarında Değil

Alman Federal İstatistik Ofisi verilerine göre Almanya'da yaklaşık 3 milyon kişi Türkiye kökenli. Bu nüfus, Türkçe içerikle ulaşılabilen, Türk markalarını zaten tanıyan ve Almanya'daki çevresine tavsiye eden bir tüketici kitlesi oluşturuyor. USHAŞ verilerine göre Almanya, Türkiye'ye en çok hasta gönderen ülkelerin de başında geliyor. "İhracatçı 'Almanya'ya açılıyorum' dediğinde aklında yalnızca Alman müşteri var" Türkiye ve Almanya pazarlarında çalışan dijital pazarlama uzmanı Gökhan Aralık, bu kitlenin ihmal edilmesinin nedenini şöyle açıkladı: "Reklam Almanca yazılıyor, Alman tüketicinin alışkanlıklarına göre kurgulanıyor ve pahalı bir öğrenme sürecine giriliyor. Hâlbuki aynı şehirlerde sizin dilinizi konuşan, ürününüzü çocukluğundan bilen 3 milyon kişi var. Ona ulaşmak hem daha ucuz hem daha hızlı; üstelik o kişi ürünü Alman komşusuna da tavsiye ediyor. Bir reklam yatırımı iki pazara birden ulaşıyor." "Sağlık turizminden gayrimenkule aynı örüntü" Gökhan Aralık'a göre bu kitle yalnızca gıda ve tekstil için değil, hizmet sektörleri için de kritik: "Almanya'dan gelen hastaların önemli bir kısmı Türk kökenli. Düğün organizasyonu, gayrimenkul, eğitim, sigorta; hepsinde aynı örüntü var." Aralık, bu kitleye yönelik reklamın kendine özgü kurallarını da hatırlattı: "Türkçe yazacaksınız ama Türkiye'deki gibi değil. Fiyat euro ile, teslimat Alman lojistik alışkanlıklarıyla, güven Alman standartlarına atıfla verilecek. İki kültürü aynı anda konuşan reklam, bu pazarda tek dilli reklamdan çok daha iyi sonuç veriyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Google Aramalarının Yüzde 68'i Artık Tıklanmıyor Haber

Google Aramalarının Yüzde 68'i Artık Tıklanmıyor

SparkToro'nun Similarweb tıklama verileriyle Ocak-Nisan 2026 döneminde yaptığı araştırmaya göre, ABD'de Google aramalarının yüzde 68'i hiçbir tıklama üretmeden sonuçlanıyor. Bu oran 2024'te yüzde 60,45 seviyesindeydi. Tıklama üreten aramaların payı iki yılda 9,5 puan geriledi. Ahrefs'in Şubat 2026'da yayımladığı analiz, yapay zekâ özeti çıkan aramalarda birinci sıradaki sonucun tıklanma oranının yüzde 58 düştüğünü ortaya koydu. Aynı kuruluşun Nisan 2025'teki ölçümünde bu düşüş yüzde 34,5'ti; yani etki, özellik olgunlaştıkça büyüyor. Almanca pazarı izleyen Sistrix'in Şubat 2026 verilerine göre, Almanya'da anahtar kelimelerin yüzde 20'sinde yapay zekâ özeti görünüyor ve özet çıkan aramalarda birinci sıranın tıklanma oranı yüzde 27'den yüzde 11'e iniyor. "Türkiye altı ay gecikmeyle aynı eğriye giriyor" Dijital pazarlama uzmanı Gökhan Aralık, Türkiye'nin bu tabloya ABD'den yaklaşık iki yıl, Almanya'dan bir yıl gecikmeyle girdiğini belirterek, "Almanya'daki müşterilerimizde önce gösterim artıyor, sonra tıklama düşüyor. Bu ayrışmayı Türkiye'de de mart ayından itibaren görmeye başladık. İşletme sahibi 'sıralamam bozulmadı ama trafik düştü' diyor; bozulan sıralama değil, sıralamanın anlamı" dedi. "Sağlık sektöründe etki en yüksek" Gökhan Aralık, yapay zekâ özetlerinin bilgi arayan aramalarda daha sık tetiklendiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Sektör analizleri sağlık ve eğitim aramalarında özet çıkma oranını yüzde 80'in üzerinde gösteriyor. 'İmplant kaç günde iyileşir' diye arayan hasta, cevabı klinik sitesine girmeden okuyor. Türkiye'de yıllarca blog yazısıyla hasta kazanan hekimler için bu, kanalın kapanması demek. Yeni ölçüt siteye kaç kişinin girdiği değil, özetin içinde kaynak olarak kimin gösterildiği." Aralık, aynı araştırmaların bir ayrıntısına da işaret etti: "Ahrefs, özetlerde kaynak gösterilen sayfaların yalnızca yüzde 38'inin klasik ilk on sonuçta yer aldığını buldu. Bir buçuk yıl önce bu oran yüzde 76'ydı. Yani Google'da ilk sayfada olmak, artık yapay zekânın sizi kaynak göstereceği anlamına gelmiyor. İki ayrı oyun oynanıyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.