Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Platform

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Platform haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Platform haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Eğitim Vakfı Üstün Başarı Bursu Başvuruları Başladı Haber

Türk Eğitim Vakfı Üstün Başarı Bursu Başvuruları Başladı

1967’den bu yana eğitimde fırsat eşitliği için faaliyetlerini sürdüren Türk Eğitim Vakfı (TEV), üstün akademik başarı gösteren ve yüksek potansiyelleriyle öne çıkan öğrencilerin eğitim yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen Üstün Başarı Bursları 2026-2027 akademik yılı başvuruları 14 Eylül-8 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Üstün başarı yolculuğuna TEV ile devam Türk Eğitim Vakfı, 2026-2027 akademik yılında Üstün Başarı Bursu kapsamında öğrencilere aylık 16.000 TL burs desteği sağlayacak. TEV Üstün Başarı Bursu; Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YKS) ilk 5.000’e giren, devlet veya vakıf üniversitelerinde okuyan; hazırlık, 1. ve 2. sınıf lisans öğrencilerinin başvurusuna açık olacak. Ara sınıflardan başvuracak adayların genel not ortalamasının en az 3,50 olması gerekiyor. Teknik kontrolleri geçen adaylar; kompozisyon ve mülakat gibi aşamalardan oluşan çok adımlı bir süreçte değerlendiriliyor. Bu dönem program kapsamında tıp, hukuk, mühendislik, temel bilimler, sosyal bilimler ile iktisadi ve idari bilimler alanlarında öğrenim gören yaklaşık 500 başarılı genç desteklenecek. TEV'li olmak, başarının ötesine geçmek TEV’de Üstün Başarı Bursu, yalnızca akademik başarıyı desteklemekle kalmıyor; merak eden, üreten, sorumluluk alan ve topluma katkı sağlamayı önemseyen bireylerin gelişimini de destekliyor. Bu doğrultuda Üstün Başarı Bursiyerleri; kariyer buluşmaları, kişisel gelişim eğitimleri, gönüllülük faaliyetleri, sosyal sorumluluk projeleri, konserler, kültür sanat etkinlikleri ve farklı disiplinlerden bursiyerlerle kurdukları güçlü iletişim ağı sayesinde çok yönlü bir gelişim ortamının parçası oluyor. Başvurular Obigenç üzerinden gerçekleştiriliyor 2026-2027 akademik yılı Üstün Başarı Bursu başvuruları 14 Eylül-8 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Başvurular, Türk Eğitim Vakfı'nın öğrencilere yönelik dijital platformu Obigenç üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Öğrenciler, App Store ve Google Play’den ücretsiz olarak indirebilecekleri uygulama aracılığıyla başvuru adımlarını tamamlayabilecek ve süreçle ilgili gelişmeleri takip edebilecek. Burs başvurusunun yanı sıra kariyer fırsatları, eğitim içerikleri, etkinlikler, staj imkanları ve öğrencilerin gelişimini destekleyen birçok ayrıcalığı bir araya getiren Obigenç, TEV bursiyerlerinin eğitim yolculukları boyunca faydalanabilecekleri kapsamlı bir dijital platform olarak hizmet veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erzurum Kültür Yolu Festivali’nin İlk Gününde Kültür ve Sanat Şehri Sardı Haber

Erzurum Kültür Yolu Festivali’nin İlk Gününde Kültür ve Sanat Şehri Sardı

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ve beraberindeki heyet, festival kapsamında Erzurum’un farklı noktalarında sanatseverlerle buluşan sergileri ziyaret etti. Heyet, Erzurum Müzesi’nde “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisinde Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihî eserleri inceleyerek sergi hakkında bilgi aldı. Aynı müzede yer alan “Yaşayan Miras: Erzurum” sergisinde ise kentin geleneksel sanatlarını ve somut olmayan kültürel mirasını yansıtan eserleri inceledi. Çifte Minareli Medrese’deki “Kadim İzler” sergisini ziyaret eden heyet, Anadolu’nun köklü kültürel ve sanatsal birikimini yansıtan eserleri görme fırsatı buldu. Yakutiye Medresesi’ndeki “Hâne Hat” sergisinde ise hat sanatının geleneksel estetik anlayışını farklı yorumlarla buluşturan eserleri inceledi. ERZURUM’UN KÜLTÜREL MİRASI OBJEKTİFLERE YANSIDI Çifte Minareli Medrese’de düzenlenen “FotoMaraton Erzurum” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleri, amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunlarını bir araya getirdi. Festival kapsamında belirlenen temalar doğrultusunda gerçekleştirilen çekimlerde katılımcılar, Erzurum’un tarihi, kültürel ve mimari yapılarını kendi bakış açılarıyla fotoğraf karelerine taşıdı. Aynı gün dijital platform üzerinden sisteme yüklenen fotoğraflar alanında uzman jüri tarafından değerlendirmeye alındı. Dereceye giren eserlerin ödüllendirileceği etkinlik kapsamında seçili çalışmaların sergilenmesiyle Erzurum’un görsel hafızasına katkı sunulması hedeflendi. Çocuklara yönelik FotoMaraton programında ise genç katılımcılar, fotoğraf aracılığıyla kentin kültürel değerlerini keşfetme fırsatı buldu. CİCİM VE ZİLİ DOKUMALARININ KÖKLÜ GELENEĞİ ANLATILDI Erzurum Müzesi’nde gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Cicim ve Zili Dokumaları” programında, somut olmayan kültürel mirasın önemli unsurları arasında yer alan geleneksel dokuma kültürü ele alındı. Söyleşide cicim ve zili dokumalarında kullanılan geleneksel teknikler, malzemeler ve üretim süreçleri katılımcılarla paylaşılırken, yüzyıllardır yaşatılan dokuma geleneğinin kültürel hafızadaki yeri üzerinde duruldu. Programda ayrıca bu köklü mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekildi TESPİH SANATININ İNCELİKLERİ USTA ELLERDEN AKTARILDI Fatih Kaya tarafından Erzurum Müzesi’nde gerçekleştirilen Tespih Atölyesi’nde katılımcılar, köklü bir zanaat geleneği olan tespih yapımının inceliklerini yakından tanıdı. Kehribar, akik, firuze, lapis ve oniks gibi minerallerden kemik, boynuz, inci ve sedef gibi doğal malzemelere uzanan geniş malzeme çeşitliliğinin tanıtıldığı atölyede, farklı ağaç türlerinin tespih yapımındaki kullanımına da değinildi. Tespihin imame, nişane ve püskül gibi bölümleri hakkında bilgi verilirken, oyma ve kakma süsleme teknikleri de katılımcılara aktarıldı. OSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ ERZURUM’DA ZİYARETÇİLERLE BULUŞTU Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi, Erzurum Müzesi’nde ziyaretçilerini ağırladı. Osmanlı’nın Haremeyn’e hizmet anlayışını ve kutsal mekanlarla kurduğu bağı yansıtan 57 eser, sergi kapsamında bir araya getirildi. İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından hazırlanan seçkide; Osmanlı padişahlarının hüsn-i hat eserleri, surre kesesi ve altınları, Kâbe’nin iç ve dış örtüleri, Kâbe kuşağı parçaları ile usta hattatlar tarafından kaleme alınan Kur’an-ı Kerim örnekleri yer aldı. Sergide ayrıca Sultanahmet ve Rüstem Paşa camilerinden çalındıktan sonra yurt dışındaki satışı engellenerek Türkiye’ye kazandırılan iki çini karo da ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Kâbe tasvirli eserler, Sakal-ı Şerifler ve Hz. Peygamber’in hırkasına mesh edilmiş destimaller aracılığıyla Osmanlı’nın kutsal emanetlere ilişkin köklü geleneği ziyaretçilere aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Barış Akkiriş Oldu Haber

Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Barış Akkiriş Oldu

Tera Yatırım Teknoloji Holding iştiraki Tatilsepeti’nin Pazarlama Direktörlüğü görevine Barış Akkiriş getirildi. İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Akkiriş, Temmuz 2026 itibarıyla yeni görevine başladı. Dijital pazarlama, e-ticaret, ürün yönetimi, büyüme ve pazarlama stratejileri alanlarında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Akkiriş, kariyeri boyunca telekomünikasyon, e-ticaret, online seyahat ve dijital platform sektörlerinde yöneticilik görevleri üstlendi. Kariyerinin farklı dönemlerinde Turkcell, Vodafone, Bilyoner, Trendyol ve Sahibinden gibi Türkiye’nin önde gelen dijital şirketleri ve platformlarıyla çalışan Akkiriş; veri odaklı pazarlama, dijital ürün ve iş modellerinin geliştirilmesi, gelir yaratma ve ölçeklenme alanlarında çeşitli dönüşüm projelerine liderlik etti. Son yıllarda Misli.com ve Dugun.com’da CMO, Odamax’ta ise Genel Müdür olarak görev yapan Akkiriş; bu şirketlerde büyüme, marka konumlandırması, dijital ürün ve ticari performans odaklı çalışmaları yönetti. Akkiriş için Tatilsepeti’ndeki yeni görev aynı zamanda markaya dönüş anlamına geliyor. 2018-2019 yılları arasında da Tatilsepeti’nde CMO olarak görev yapan Barış Akkiriş, Temmuz 2026 itibarıyla Pazarlama Direktörü olarak yeniden şirket bünyesine katıldı. Profesyonel kariyerinin yanı sıra akademik çalışmalarını da sürdüren Akkiriş, Eylül 2023’ten bu yana Özyeğin Üniversitesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak dijital pazarlama alanında dersler veriyor. Barış Akkiriş, yeni görevinde Tatilsepeti’nin marka, dijital pazarlama, müşteri kazanımı ve pazarlama stratejilerinden sorumlu olacak; şirketin seyahat teknolojileri alanındaki büyüme hedefleri doğrultusunda pazarlama stratejisinin geliştirilmesine ve uygulanmasına liderlik edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşilay’dan Göçmen Gençleri Bağımlılık Risklerinden Koruyacak Uluslararası Model Haber

Yeşilay’dan Göçmen Gençleri Bağımlılık Risklerinden Koruyacak Uluslararası Model

Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirilen programa Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcıları Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu ve Sümeyye Ceylan, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli ile Yeşilay Yönetim Kurulu ve Bilim Kurulu Üyeleri katıldı. Programın açış konuşmasını yapan Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, “Bizim çalışmalarımız hayata dokunan, gerçek bir sorunla ilgili çalışmalar. Bugün iki yıl süren bir emeğin kapanış programındayız. Uzun süre insani yardım alanında çalıştım. Afetler, savaşlar ve göç, insanın hayatını bir daha eskisi gibi olmayacak şekilde değiştiren olaylar. Son yıllarda ülkemizde çok sayıda göçmene ev sahipliği yaptık. Göçmenlik hem göç edenler hem ev sahibi toplum hem de çocuklar için zor bir süreç. Afetlerin, göçün ve savaşların bağımlılık risklerini artırabildiğini; göçmenlerde bağımlılıkların arttığını biliyoruz. Biz bugün burada bu soruna çözüm üretmek için bulunuyoruz.” dedi. Bağımlılıklarla mücadelenin iş birliği gerektirdiğini vurgulayan Güllüoğlu, “Bazı konular tek bir kurumun altından kalkabileceği konular değil. Bu nedenle ortaklık çok önemli. Bağımlılıklar dünyada her geçen gün artıyor. Dolayısıyla birlikte hareket etme kültürünü artırmamız gerekiyor. Birbirimizin desteğine ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı. “AİDİYET DUYGUSU GÜÇLÜ ÇOCUKLAR BAĞIMLILIK RİSKLERİNE KARŞI DAHA DİRENÇLİ” Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli ise Yeşilay’ın öğrencilere yönelik çalışmalarının çocukların çok boyutlu gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirterek, “Farklı kurumların bilgi ve deneyimlerinden istifade etmek son derece kıymetli. Hayat çeşitli zorluklarla ve sınamalarla dolu. Özellikle gençlik döneminde edinilen deneyimler, gençlerin geleceklerini inşa ederken karşılarına çıkan güçlüklerle başa çıkmalarına yardımcı oluyor. Göç gibi zor bir durumla karşı karşıya kalan kişilerin bağımlılık risklerine daha açık olabileceğini biliyoruz. Bu nedenle bazı değerleri ve iyi alışkanlıkları yalnızca birey için değil, toplum için de sağlam bir şekilde yerleştirmemiz gerekiyor. Bunun temeli de eğitimden geçiyor.” dedi. Göç sürecinin gençler üzerindeki etkilerine de değinen Demirli, “Çağımız sunduğu imkânların yanı sıra bazı tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Buna göç hareketleri de eklendiğinde gençlerin psikolojik sağlamlıkları ve aidiyet duyguları etkilenebiliyor. Kimi zaman güvenlik arayışı, kimi zaman eğitim, kimi zaman da daha iyi bir gelecek umuduyla yaşanan göç, sadece bir yer değiştirme değildir, yeni bir uyum sürecini de beraberinde getirir. Yeni bir çevreye, yeni bir dile ve yeni bir yaşama uyum sağlamak, güven veren bir eğitim ortamını ve kuşatıcı bir yaklaşımı gerekli kılıyor.” ifadelerini kullandı. Bağımlılığın çok katmanlı bir mesele olduğunun altını çizen Demirli, “İnsanları risklerden uzaklaştıran, sahip oldukları değerler ve geliştirdikleri muhakeme yeteneğidir. Arkadaşlık ilişkileri güçlü olan ve kendisini ait hisseden çocuklar bağımlılık risklerine karşı daha dirençli oluyor. Bu nedenle bağımlılığı bütüncül bir şekilde ele almamız gerekiyor. Çocukların kendilerini tanımaları, duygularını yönetebilmeleri ve kişiliklerini güçlendirecek bir eğitim almaları bizim için son derece kıymetli.” dedi. Program, proje ortaklarının sunumları, göçmen gençlerin deneyimlerini aktardığı “Göçmen Gençlerin Sesleri” oturumu ve dijital deneyim alanının ardından gerçekleştirilen kapanış konseriyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OYAK Pazarlama’nın Hedefi Hizmet Sektöründe Dijital Dönüşüme Yön Vermek Haber

OYAK Pazarlama’nın Hedefi Hizmet Sektöründe Dijital Dönüşüme Yön Vermek

Dijital dönüşüm ve değişen müşteri beklentileri hizmet sektörünü yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, dönüşüme yön veren kurumlar arasında yer almayı hedefleyen OYAK Pazarlama Hizmet ve Turizm A.Ş’de OYAK’ın köklü kurum kültürünü geleceğin beklentileriyle buluşturan yeni bir yapı inşa ediliyor. Şirketin turizm, tesis yönetimi ve perakende alanlarında yürüttüğü dönüşüm çalışmalarını değerlendiren OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez, bugün gelinen noktanın yalnızca yeni hizmet alanları oluşturmakla sınırlı olmadığını; iş yapış biçimlerini, teknoloji kullanımını ve müşteri deneyimini yeniden tanımlayan bütüncül bir dönüşüm süreci olduğunu söyledi. Yenilmez “Hizmet sektöründe kalıcı başarı, yalnızca büyümekle değil; değişen ihtiyaçları doğru okuyabilmek ve buna uygun çözümler geliştirebilmekle mümkün” dedi. Entegre bir hizmet ekosistemi kuruluyor OYAK Pazarlama’nın büyüme stratejisinin temelinde faaliyet alanlarını çoğaltmak değil, birbirini besleyen entegre bir hizmet ekosistemi oluşturmak bulunuyor. Turizmden tesis yönetimine, perakendeden dijital platformlara kadar uzanan yapı sayesinde şirketin; müşterilerinin farklı ihtiyaçlarına tek bir yönetim anlayışıyla çözüm sunmayı hedeflediğine dikkat çeken Yenilmez şöyle konuştu: “Bugün artık kurumlar yalnızca hizmet satın almıyor; güvenilir, sürdürülebilir, süreçlerini kolaylaştıracak ve entegre çalışan çözüm ortakları arıyor. Biz de tüm faaliyet alanlarımızı bu bakış açısıyla geliştiriyoruz. Bu doğrultuda OYAK Pazarlama olarak dijitalleşme, süreç entegrasyonu ve operasyonel mükemmellik başlıklarını büyüme stratejisinin temel yapı taşları olarak konumlandırıyoruz.” Dijital dönüşüm kurumsal çevikliği arttırıyor Yusuf Yenilmez, dijital dönüşümün yalnızca yeni sistemlerin devreye alınması anlamına gelmediğini; karar alma süreçlerini güçlendiren ve kurumsal çevikliği artıran bir yönetim anlayışı olduğunu ifade etti. SAP S/4HANA dönüşümü ve dijital platform yatırımlarıyla birlikte OYAK Pazarlama’nın daha veriye dayalı, daha ölçülebilir ve daha entegre bir operasyon yapısına geçişini sürdürdüğüne dikkat çeken Yenilmez “Teknoloji bizim için amaç değil; daha iyi hizmet üretmenin, daha hızlı karar almanın ve müşterilerimize daha yüksek değer sunmanın en güçlü araçlarından biridir.” ifadelerini kullandı. “Turizm, baştan sona tasarlanmış bir deneyimdir.” OYAK Pazarlama’nın ana faaliyet alanlarından turizm sektörünün yalnızca ulaşım ve konaklama hizmetlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Yusuf Yenilmez, kullanıcı beklentilerinin artık çok daha kapsamlı bir deneyim üzerine şekillendiğini ifade etti. Bu anlayışla hayata geçirilen OYAK Turizm dijital platformunun uçak bileti, otel, transfer, araç kiralama ve yurt içi-yurt dışı tur hizmetlerini tek çatı altında buluşturarak kullanıcıların tüm seyahat süreçlerini kolaylaştırmayı amaçladığına dikkat çeken Yenilmez “Misafirlerimizin yalnızca bir destinasyona ulaşmasını değil, seyahatin her aşamasında güven, konfor ve memnuniyet hissetmesini önemsiyoruz. Bizim için turizm, operasyonel yönetiminin ötesinde, baştan sona tasarlanmış bir deneyimdir.” şeklinde konuştu. Yenilmez, “Dijitalleşme yalnızca teknoloji yatırımı değil aynı zamanda hizmet kalitesini sürekli geliştiren stratejik bir dönüşüm aracıdır.” dedi Entegre tesis yönetiminde yeni nesil yaklaşım İş dünyasında tesis yönetiminin kapsamının önemli ölçüde değiştiğini ifade eden Yusuf Yenilmez “Tesis yönetimini yalnızca binaların işletilmesi olarak değerlendirmiyoruz. Bugün kurumlar; çalışan deneyimini iyileştiren, operasyonlarını kolaylaştıran, enerji verimliliğini artıran ve süreçlerini daha etkin yöneten çözüm ortaklarına ihtiyaç duyuyor.” ifadelerini kullandı. OYAK Pazarlama’nın geliştirdiği entegre tesis yönetimi modeli; teknik bakım, temizlik, enerji yönetimi, dijital takip sistemleri ve operasyonel süreçleri tek bir yönetim modeli altında buluşturarak müşterilerine sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyor. Yenilmez, bu yaklaşımın şirketi yalnızca hizmet sunan bir kurum değil, müşterilerinin operasyonel başarısına katkı sağlayan stratejik bir iş ortağı konumuna taşıdığına dikkat çekti. KKTC yatırımı, bölgesel büyüme vizyonunun bir parçası OYAK Pazarlama’nın perakende sektöründeki çalışmalarına da değinen Yusuf Yenilmez, “KKTC’de gerçekleştirdiğimiz yatırımlar yalnızca yeni bir mağaza açılışı olarak değerlendirilmemeli. Bu adım, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası. KKTC, OYAK Pazarlama’nın ulus çapında büyüme vizyonunda stratejik öneme sahip pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Şirket, bölgedeki varlığını yalnızca ticari bir yatırım olarak değil, uzun vadeli değer üretme yaklaşımının doğal bir uzantısı olarak görüyor.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de Veri Temelli Dayanışma Modeli Haber

İzmir’de Veri Temelli Dayanışma Modeli

Avrupa Birliği destekli Çocuklar için Hesap Verebilirlik ve Hak Savunuculuğu (ACAR) projesi kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi, UNICEF ve İhtiyaç Haritası iş birliği ile hayata geçirilen “UNICEF-İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Haritası” girişimi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Swissotel Büyük Efes’te düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Tanıtım programına İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İhtiyaç Haritası Kurucu Ortakları Mert Fırat, Dr. Ali Ercan Özgür, UNICEF Türkiye Sosyal Politikalar Sorumlusu Dr. Görkem Güner, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. İhtiyaç haritası tanıtıldı Çocukların ihtiyaçlarının belirlendiği dijital platform olan İhtiyaç Haritası’nın (https://ihtiyacharitasi.org/) tanıtıldığı toplantıda, Türkiye genelinde gerçekleştirilen çocuk ihtiyaç analizlerinin sonuçları da paylaşıldı. Etkinlikte ayrıca özel sektörün çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik katkı alanları ele alınırken, farklı paydaşlar arasında geliştirilebilecek yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi. Proje kapsamında her pilot belediyede görev yapacak 30’ar gönüllü ihtiyaç elçisinin desteklenmesi amacıyla gençlerin veri analizi, saha çalışmaları ve çocuk hakları alanındaki farkındalık çalışmalarına aktif katılımı teşvik edildi. “Anlamlı çalışma” Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yürütülen çalışmanın önemine dikkat çekerek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak projeye farklı alanlarda katkı sunmaya çalışıyor, bu katkıyı giderek artırmayı hedefliyoruz. Farklı toplumlar çocuklara farklı bakış açılarıyla yaklaşabilir. İzmir, Ankara ve Gaziantep’te yapılan değerlendirmelerin, bu farklılıklar göz önünde bulundurularak ele alınması ve verilerin buna göre yorumlanması gerekiyor. Yapılan tüm çalışmaların sonuçlarını düzenli olarak izlemek ve takip etmek büyük önem taşıyor” diye konuştu. Hedef, en az 10 bin çocuğun ihtiyacına yanıt vermek UNICEF Türkiye Sosyal Politika Sorumlusu Dr. Görkem Güner, dijital bir platform tanıtımının ötesinde çocuk hakları alanında yerelde önceliklerin nasıl belirlendiğini ve çözümlerin nasıl geliştirildiğini yeniden şekillendiren önemli bir adım attıklarını söyledi. Çocukların ihtiyaçlarının çoğu zaman görünmez kaldığını ve sistematik biçimde ortaya konulamadığını belirten Güner, UNICEF Çocuk Haritası girişiminin bu soruna çözüm sunduğunu ifade etti. Girişimin, çocukların ihtiyaçlarını veriyle görünür kılarak kanıta dayalı karar alma süreçlerini desteklediğini ve yerel düzeyde çocuk odaklı politika ile hizmetlerin güçlendirilmesine katkı sağladığını vurguladı. Güner, haritanın veriye dayalı hizmetler ve güçlü iş birlikleriyle en az 10 bin çocuğun ihtiyacına yanıt verilmesini hedeflediğini kaydederek, “Avrupa Birliği’nin stratejik desteği; İzmir, Ankara ve Gaziantep Büyükşehir belediyelerinin yerel sahiplenme ve uygulamadaki liderliği, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün çözüm üretme süreçlerinde sunduğu katkılar bu başarının temelini oluşturacak.” “Projenin İzmir’den başlaması çok değerli” İhtiyaç Haritası kurucu ortaklarından oyuncu Mert Fırat, projenin İzmir’den başlamasının kendileri için çok değerli olduğunu belirterek, Çocuk İhtiyaç Haritası’nın aslında uzun süredir bir hayal olduğunu söyledi. İhtiyaçların iller bazında şeffaf biçimde görülebilmesinin projenin çıkış noktası olduğunu ifade eden Fırat, destekçilerin harita üzerinden Türkiye’deki ihtiyaçları hızlı şekilde okuyabilmesinin önemine dikkat çekti. İzmir’in bu konudaki hassasiyeti ve geri dönüş hızının da süreci güçlendirdiğini belirten Fırat, İzmir’e, UNICEF’e ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. “Belediyenin çok güzel bir yardım sistemi ve müthiş bir ekibi var” İhtiyaç Haritası kurucu ortaklarından Dr. Ali Ercan Özgür ise “İhtiyaç sahipleriyle destekçileri bir dijital sistemde buluşturma amacıyla 12 yıl önce bir hayalle yola çıktık. Hesap verebilirlik ve şeffaflık kapsamında ihtiyaçların görünür kılınmasını amaçladık. Bu yolculuk, yoksulluk haritası, afet haritası gibi bizi yaklaşık 30 harita üretmeye sevk etti ve bir anlamda sosyal teknoloji kurumuna dönüştük. Kendimizi bir anda birçok projenin içinde bulduk” dedi. İzmir’de yapılan toplantıdaki katılım yoğunluğuna değinen Özgür, “İzmir’in çocuğa duyduğu güven, verdiği katkı çok güzel. İzmir’den başlayan bir çocuk ihtiyaçları haritamız var, belediyemizin çok güzel yardım sistemi ve müthiş bir ekibi var. Bunun yanı sıra bu masanın etrafında özel sektör, sivil toplum kuruluşları, vakıflar gibi birçok katkı sağlayıcı var. Çocuklarımız için bu masayı birlikte canlı kılmak için elimizden geleni yapacağız” sözlerine yer verdi. 10 bin çocuğa ulaşılacak Çocuk Haritası girişimi; çocukların eğitim, sağlık ve koruma alanlarındaki ihtiyaçlarını veri temelli bir yaklaşımla belirlemeyi ve bu ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Girişim aynı zamanda yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini hedefliyor. Ankara, Gaziantep ve İzmir’in pilot il olarak yer aldığı proje kapsamında en az 10 bin çocuğa ulaşılması planlanıyor. Neler yapıldı? 29 Ağustos-15 Eylül 2025 tarihleri arasında toplam bin 24 hanede 2 bin 48 görüşme yapıldı. Süreç içinde paydaşlarla çocuk danışma kurulları gerçekleştirildi. Çocukların en belirgin ihtiyaçları arasında “Güvenli alan ve katılım”, “Eğitimde fırsat eşitliği” ve “Katılım hakkı” başlıkları öne çıktı. Dijital erişim, dijital okuryazarlık, dijital platformlarda güvenlik, kaliteli eğitim materyallerine ve öğrenme araçlarına erişim, akademik destek, okullarda güvenli, sağlıklı, kapsayıcı koşullar, yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme imkânı, temel ve koruyucu sağlık hizmetleri, engelli ve kronik hastalığı bulunan çocuklar için sağlık ve rehabilitasyon hizmetleri, oyun, spor ve güvenli oyun alanları, temel yaşam standartları ve ekonomik güvenlik gibi alanlar önemli ihtiyaçlar arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Ersoy Müjdeyi Verdi: Kültür Yolu İçin Geri Sayım Başladı Haber

Bakan Ersoy Müjdeyi Verdi: Kültür Yolu İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde geri sayım başladı. Festival, 25 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa’da başlayacak, 15 Kasım 2026’da Adana’da sona erecek. Yaklaşık 8 ay sürecek bu kültür sanat maratonu, bu yıl 234 güne ulaşarak dünyanın en uzun soluklu festivali olma özelliğini daha da güçlendirecek. Bakan Ersoy, 2021 yılında 80 mekânda ve 2.000’in üzerinde sanatçıyla başlayan festivalin bugün uluslararası bir kültür markasına dönüştüğünü belirtti. Beyoğlu Kültür Yolu Festivali olarak başlayan ve her yıl büyüyerek Türkiye geneline yayılan Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılında 26 şehirde gerçekleştirilecek. Ersoy, 2027 yılında Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ’ın da katılımıyla festivalin 32 şehre ulaşacağını ifade etti. “Artık insanlar sadece görmek için değil, hissetmek ve deneyimlemek için seyahat ediyorlar” diyen Bakan Ersoy, kültür ve sanat faaliyetlerinin Bakanlığın asli görevleri arasında yer aldığını vurguladı. Kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını hedefleyen festivalin, yalnızca bir etkinlik serisi olmanın ötesinde Türkiye’nin kültürel dönüşümünün güçlü bir temsilcisi olduğunu belirten Ersoy, Cumhuriyetin 100’üncü yılı itibariyle Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan festivalin her geçen yıl daha da güçlenerek yoluna devam ettiğini söyledi. FESTİVALE DAİR HER ŞEY ARTIK TEK SOSYAL MEDYA HESABINDA Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin artık tek bir sosyal medya hesabı üzerinden takip edilebileceğini belirterek, festival takvimi ve tüm detayların https://kulturyolufestivali.com/ internet sitesi ile @turkiye_kulturyolu Instagram hesabı üzerinden paylaşılacağını ifade etti. GASTRONOMİ: KÜLTÜRÜN LEZZETLE BULUŞTUĞU NOKTA Festival kapsamında şehirlerin gastronomi değerleri de ön plana çıkacak. Yerel mutfakların özgün lezzetleri, gastronomi etkinlikleri ve deneyim alanlarıyla ziyaretçilere sunulacak. Şeflerin katılımıyla gerçekleşecek atölyeler, tadım etkinlikleri ve yöresel ürün buluşmaları sayesinde Türkiye’nin mutfak kültürü daha geniş kitlelere tanıtılacak. Festival, gastronomiyi yalnızca bir tat deneyimi değil, kültürel mirasın önemli bir parçası olarak ele alacak. 2026 yılında gastronomi alanında önemli bir yenilik de hayata geçirilecek. Festival kapsamındaki şehirlerde gastronomi duraklarının belirlenmesi amacıyla danışma kurulları oluşturulacak. Her şehrin kendi mutfak kültürünü en doğru şekilde temsil etmesi için alanında uzman isimlerin yer alacağı bu kurullar, şehirlerin öne çıkan lezzet noktalarını ve deneyim rotalarını belirleyecek. Ayrıca her şehir için bir “şehir şefi” belirlenerek, yerel gastronominin temsil gücü artırılacak. Şehir şefleri, hem etkinlik içeriklerinin oluşturulmasında aktif rol üstlenecek hem de o kentin mutfak mirasının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacak. Bu yeni yapı ile Türkiye Kültür Yolu Festivali, gastronomiyi daha sistematik, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alacak. 9 GÜNLÜK FESTİVAL, ŞEHİR EKONOMİLERİNE GÜÇ KATIYOR Her şehirde 9 gün süren festival programı, yalnızca kültürel değil ekonomik açıdan da önemli katkılar sağlıyor. Festival süresince oteller, restoranlar ve yerel işletmeler yoğun talep görürken, şehir dışından gelen ziyaretçilerle birlikte turizm hareketleniyor. Bakan Ersoy, festivalin ekonomik etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “9 gün boyunca düzenlediğimiz etkinliklerin şehir ekonomisine büyük katkısı var. Esnafımız bu sürede neredeyse 3 aylık iş yapıyor. Hem yerel halk hem de şehir dışından gelen ziyaretçiler sayesinde illerimizin ekonomisi ciddi şekilde canlanıyor. Hem festivale katılanlar hem il dışından etkinlikleri izlemek için gelenler adeta ilin ekonomisine can suyu oluyor.” ŞEHİRLERDE KÜLTÜR YOLU HEYECANI BAŞLADI Konserlerden sergilere, tiyatrodan operaya, söyleşilerden atölyelere kadar binlerce etkinlik ile Türkiye, aylar boyunca büyük bir kültür sahnesine dönüşecek. Festivalin kapsadığı şehirlerde kültür ve sanat heyecanı şimdiden hissedilmeye başlandı. Türkiye Kültür Yolu Festivali, her şehirde yerel değerleri öne çıkaran, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren ve geniş kitlelere ulaşan etkinlikleriyle şehirlerin kültürel dinamizmini artıracak. 2025 yılında 20 şehirde gerçekleştirilen ve 180 gün süren festival; 9 bin 645 etkinlik ve 50 bin 400 sanatçının katılımıyla büyük bir başarıya imza atmıştı. 2026 yılında ise bu güçlü yapı daha fazla şehre yayılacak, daha uzun süreli ve daha kapsamlı bir içerikle hayata geçirilecek. 26 ŞEHİR, TEK BİR KÜLTÜR ROTASI 2026 takviminde Şanlıurfa’nın ardından Aydın, Mersin, Eskişehir, Manisa, Trabzon, Samsun, Bursa, Sakarya, Van, Konya, Nevşehir, Malatya, Erzurum, Ordu, Çanakkale, Kayseri, Kahramanmaraş, Ankara, İstanbul, Gaziantep, Diyarbakır, Mardin, İzmir, Antalya ve Adana yer alıyor. Bu yıl Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya’nın da dahil edilmesiyle festival 26 şehirde doruğa ulaşacak. Her şehir, kendi kültürel mirasını ve yerel değerlerini festivalin ruhuna katarak Türkiye’nin zenginliğini görünür kılacak. ÇOCUKLAR İÇİN RENKLİ VE ÖĞRETİCİ DÜNYA Festival, çocuklar için özel olarak hazırlanan etkinliklerle de dikkat çekiyor. Atölyeler, sahne gösterileri, tiyatrolar, interaktif oyun alanları ve eğitici programlarla çocuklar erken yaşta sanatla buluşacak. Festival kapsamında kurulacak çocuk köyleri, açık hava oyun alanları ve yaratıcı etkinlik sahaları sayesinde çocuklar hem eğlenecek hem de sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen deneyimler yaşayacak. Bu kapsamlı içerik, kültürel farkındalığın küçük yaşta gelişmesine katkı sağlayacak. Konserlerden sergilere, opera ve bale gösterilerinden modern dansa, söyleşilerden atölyelere kadar uzanan binlerce etkinlik ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşacak. Festivalin tüm etkinlikleri tek bir dijital platform üzerinden takip edilebilecek ve ziyaretçiler programlara kolaylıkla erişebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saran Group’ta Üst Düzey Atama Haber

Saran Group’ta Üst Düzey Atama

Atamayla birlikte grup, spor içerik hakları yatırımları, yayıncılık ve OTT platformları başta olmak üzere dijital spor medyasındaki büyümesini hızlandırmayı ve uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Spor yayıncılığı, medya hakları ve dijital platform stratejileri alanlarında 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Acar Haksal, son beş yıldır Saran Group bünyesinde görev yapıyordu. Bu dönemde grubun OTT platformu S Sport Plus’ın büyüme stratejisini yöneten Acar Haksal liderliğinde platform, 3 milyonu aşkın kayıtlı kullanıcıya ulaşarak Türkiye’nin en hızlı büyüyen dijital spor platformlarından biri haline geldi. Saran Group’a katılmadan önce beIN Media Group bünyesindeki Digiturk’te Spor Hakları ve İçerik Stratejisi Direktörü olarak görev yapan Acar Haksal, başta Süper Lig olmak üzere önemli spor hakları yatırımlarında aktif rol aldı. Kulüpler, ligler, federasyonlar ve uluslararası hak sahipleriyle yürütülen anlaşmaların yönetiminde görev alarak premium spor içeriklerinin farklı yayın platformlarında dağıtım süreçlerine liderlik etti. Kariyerinde daha önce Doğuş Grubu’nda çeşitli editoryal ve yönetsel görevler üstlenen Acar Haksal, Türkiye’nin ilk spor haber kanallarından NTV Spor’un kuruluş ve büyüme sürecinde de görev aldı. Saran Group Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Saran, atamaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Zeynep’in spor hakları yönetimi, içerik stratejisi ve dijital platform geliştirme alanlarındaki deneyimi, Saran Group’un yeni dönem büyüme hedefleri açısından büyük önem taşıyor. Küresel spor medyası hızla dönüşürken, bu liderliğin hem uluslararası spor hakları portföyümüzün genişlemesine, hem kanallarımızın hem de S Sport Plus’ın premium spor içerikleri için güçlü bir dijital platform olarak konumunu daha da sağlamlaştırmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Yayıncılık kariyerinin yanı sıra spor ve medya ekosisteminin gelişimine de katkı sağlayan Acar Haksal, daha önce Riot Games’te İş Geliştirme Direktörü olarak görev yaptı ve Türkiye’nin ilk profesyonel espor arenasının kurulmasına liderlik etti. Acar Haksal halen Türkiye Espor Federasyonu yönetim kurulunun ilk kadın üyesi olarak görev yapıyor ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile spor ve kalkınma odaklı projelerde danışmanlık çalışmalarını sürdürüyor. Uluslararası spor organizasyonları, federasyonlar ve medya şirketleriyle uzun yıllara dayanan iş birliklerine sahip olan Saran Group, spor yayıncılığı, uluslararası medya içerik hakları yönetimi, OTT platformları, içerik dağıtımı ve spor pazarlaması alanlarında faaliyet gösteriyor. Saran Group Hakkında:1990 yılında kurulan Saran Group, merkezi İstanbul’da olan medya odaklı bir şirketler grubudur. Orta ve Doğu Avrupa ile BDT ülkeleri ağırlıklı olmak üzere, dünyanın pek çok ülkesinde spor ve film içeriği dağıtımında lider konumda faaliyet gösteren global bir gruptur. Saran Group bünyesinde Türkiye’nin premium spor kanalı S Sport TV, kaliteli spor içeriği sunan önde gelen OTT platformu S Sport Plus, spor medya portalı ajansspor.com, Türkiye’nin ilk spor radyosu Radyospor ve Radyo Trafik radyo kanalları gibi önemli medya markaları bulunmaktadır. Saran Group, aynı zamanda %100 sahibi olduğu iştirakleri aracılığıyla medya sektörünün başka alanlarında da hizmet sunmaktadır. Bunlar arasında spor etkinliklerinin canlı yayınlarını gerçekleştiren HD Protek ve film/dizi içeriklerine yerelleştirme hizmetleri (dublaj ve altyazı) sunan Saran Digital Studios (SDS) bulunmaktadır. Grup aynı zamanda Türkiye'nin lisanslı sanal at yarışı bahis platformu Son Düzlük’ün de sahibidir. Saran Group, geniş portföyü, kalite ve yenilikçilik konusundaki kararlılığıyla medya sektörünün şekillenmesinde ve zenginleşmesinde önemli bir rol oynamaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEB’in Aktifleri 2025 Yılı Sonunda 768 milyar TL’ye Ulaştı Haber

TEB’in Aktifleri 2025 Yılı Sonunda 768 milyar TL’ye Ulaştı

TEB, ülke ekonomisine katkı sağlayarak sürdürülebilir büyümeyi desteklerken, “iyi banka” anlayışıyla toplumda pozitif etki yaratmak için çalışmalarına devam etti. 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla TEB’in aktif toplamı 768 milyar TL olurken, net kârı 14 milyar 61 milyon TL olarak gerçekleşti. TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri ise toplam aktiflerinin yüzde 58’ini oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri yıl sonunda 445 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, aynı dönemde toplam mevduatı ise 510 milyar TL oldu. 2025 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve karlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in özkaynakları 58 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin oldukça üstünde, yüzde 18,82 oranında gerçekleşti. Uluslararası kurumlardan sağladığı kaynaklarla reel sektörü destekleyen TEB, yılın son çeyreğinde yenilediği sendikasyon kredisiyle reel sektörün dış ticaret finansmanına 350 milyon ABD doları tutarında destek sağladı. TEB’in sendikasyon kredisine 500 milyon ABD doları talep gelirken, 14 ülkeden beşi yeni katılımcı olmak üzere toplam 23 bankanın katılımıyla gerçekleşen sendikasyon kredisi ilave kaynak artışıyla yüzde 106 oranında yenilendi. TEB, ilk kez hazırladığı Sürdürülebilir Finansman Çerçeve dokümanı ile çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir projelerin finansmanını hedefleyen “Sürdürülebilirlik Sendikasyon Kredisi” yapısına geçti. Uluslararası piyasalarda yeşil, sosyal ve sürdürülebilir finansman araçları ihraç etme imkanı sağlayan çerçeve doküman kapsamında, çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir projelerin finansmanı ve dış ticaretin finansmanı desteklenirken; iklim değişikliğiyle mücadele, temiz enerjiye geçiş, enerji verimliliği, okyanusların korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi, kapsayıcı ekonomik büyüme ve eğitimde eşitlik gibi alanlarda somut katkılar sağlanması hedefleniyor. TEB, sürdürülebilir ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleme hedefi doğrultusunda, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile iş birliğini güçlendirdi. EBRD tarafından yürütülen Yeşil Ekonomi Finansman Programı’nın (GEFF II) bir parçası olarak, aralık ayında 100 milyon Euro tutarında bir kredi sözleşmesi imzalandı ve 50 milyon Euro tutarındaki ilk dilim finansman sağlandı. TEB ile EBRD arasındaki uzun soluklu iş birliğinde ilk yeşil finansman adımı olan bu kredi; kurumsal firmalar, KOBİ’ler ve bireysel müşterilerin sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının finansmanında kullanılacak. TEB, yıl boyunca müşterilerinin finansal ihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetler sunmaya devam etti. Mobil bankacılık uygulaması CEPTETEB üzerinden kredi kartı, KMH ve kredi ürünleri yeniden yapılandırılarak kredili ürünlerin yönetimi daha esnek hale getirildi. Geliştirilen dijital platform ödemeleri fonksiyonuyla kullanıcıların anlaşmalı dijital platformlara Visa logolu TEB kartlarına tanımlanmış üyeliklerini görüntüleyerek ödeme talimatlarını kolayca yönetmesine imkân sağlandı. CEPTETEB İŞTE platformunda ticari müşterilere yönelik kredi kartı borç yapılandırma, HGS başvuru, dijital kartlarla üyelik kontrolü, çek karnesi ve ibraz izleme gibi alanlarda yeni geliştirmeler yapıldı. Müşterilerine online İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) sunan ilk bankalardan biri olan TEB, %3 döviz dönüşüm desteği kapsamında teşvikli İBKB hizmetini online kanala taşıdı. Rotatif ve spot kredi kullanım özelliği platforma eklenirken, ticari müşterilere özel kredi ve banka kartı şifre alma özelliği getirildi, teminat mektubu ve çek karnesi başvurusuna erişim sağlandı. TEB, Kadın Bankacılığı ile sürdürülebilir ekonomik büyüme için kadın işletme sahiplerinin ve girişimcilerin iş dünyasındaki varlığını güçlendirmeye yönelik çalışmaya devam etti. Yıl boyunca kadın girişimcilerin finansmana erişimini artırmaya yönelik çalışmalar yapan TEB, kadın KOBİ’lere kullandırılan kredilerde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %70 oranında büyüme elde etti. Kadın girişimcilerin yalnızca finansmana değil aynı zamanda bilgiye, pazara ve iş ağlarına erişimini destekleyen TEB, Kadın Bankacılığı çalışmalarıyla kadın girişimcilerin işlerini büyütmelerine, istihdam yaratmalarına ve ekonomiye daha güçlü katılmalarına katkı sunmayı sürdürdü. TEB, toplumun sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla finansal okuryazarlığa odaklanan çalışmalarına devam etti. TEB Aile Akademisi ile 2025 yılında 30’dan fazla kurumda 10 binden fazla kişiye finansal okuryazarlık eğitimleri verildi. Sürdürülebilir çevre ve iklim farkındalığı oluşturmak amacıyla tasarlanan iklim okuryazarlığı ve çevre hukuku okuryazarlığı eğitimleri 5 binden fazla kişiye yüz yüze ve dijital olarak sunuldu. TEB Aile Akademisi tarafından finansal okuryazarlık eğitimi verilen birey sayısı yıl sonu itibarıyla 21 milyonu aştı. TEB, finansal okuryazarlık çalışmaları kapsamında her yıl toplumun finansal sağlık durumunu değerlendirmek ve bu alanda katedilen mesafeyi ölçmek için düzenli olarak araştırma yapıyor. TEB, bu yıl Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) ile hazırladığı araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye genelinde 12 ilde yaklaşık 2.500 anketle gerçekleştirilen araştırmada hanelerdeki finansal karar alıcıların finansal durumları, finansal karar alma şekilleri ve finansal okuryazarlık seviyeleri değerlendirildi. KOBİ Bankacılığı çalışmalarıyla TEB, çevresel ve sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ederek KOBİ'lerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasını destekledi. Sürdürülebilirlik finansmanı kapsamında; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, atık yönetimi, elektrikli ulaşım araçları ve karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yenileme projelerinin finansmanında KOBİ'lere ve belediyelere çözümler sundu. Ayrıca KOBİ’lere yönelik TEB KOBİ Sürdürülebilirlik Finansman Ürünü’nü hayata geçirdi. TEB, Girişim Bankacılığı ile girişimcileri desteklemeyi ve ekosisteme katkı sağlamayı yılın son çeyreğinde de sürdürdü. TİM tarafından düzenlenen Türkiye Innovation Week’in bu yıl da partnerleri arasında yer alan TEB, TİM-TEB Girişim Evi girişimcilerinin stantlarının bulunduğu InnovaZone’da girişimcilerle yatırımcıları bir araya getiren çok sayıda program gerçekleştirdi. Türkiye genelinde faaliyet gösteren TİM-TEB Girişim Evleri’nin Startup to Export programı kapsamında 30 girişimci, uluslararası ağa katılma ve müşteri edinimi konularında desteklendi. İhracatçıları desteklemek amacıyla uygun maliyetli TCMB reeskont kredisi ve Exim kredi kullanımlarının yakından takip edildiği yılın son çeyreğinde TEB’in aracılık ettiği TCMB reeskont kredi kullanımı 11,7 milyar TL’ye ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.