Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Platform

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Platform haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Platform haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Ersoy Müjdeyi Verdi: Kültür Yolu İçin Geri Sayım Başladı Haber

Bakan Ersoy Müjdeyi Verdi: Kültür Yolu İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde geri sayım başladı. Festival, 25 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa’da başlayacak, 15 Kasım 2026’da Adana’da sona erecek. Yaklaşık 8 ay sürecek bu kültür sanat maratonu, bu yıl 234 güne ulaşarak dünyanın en uzun soluklu festivali olma özelliğini daha da güçlendirecek. Bakan Ersoy, 2021 yılında 80 mekânda ve 2.000’in üzerinde sanatçıyla başlayan festivalin bugün uluslararası bir kültür markasına dönüştüğünü belirtti. Beyoğlu Kültür Yolu Festivali olarak başlayan ve her yıl büyüyerek Türkiye geneline yayılan Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılında 26 şehirde gerçekleştirilecek. Ersoy, 2027 yılında Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ’ın da katılımıyla festivalin 32 şehre ulaşacağını ifade etti. “Artık insanlar sadece görmek için değil, hissetmek ve deneyimlemek için seyahat ediyorlar” diyen Bakan Ersoy, kültür ve sanat faaliyetlerinin Bakanlığın asli görevleri arasında yer aldığını vurguladı. Kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını hedefleyen festivalin, yalnızca bir etkinlik serisi olmanın ötesinde Türkiye’nin kültürel dönüşümünün güçlü bir temsilcisi olduğunu belirten Ersoy, Cumhuriyetin 100’üncü yılı itibariyle Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan festivalin her geçen yıl daha da güçlenerek yoluna devam ettiğini söyledi. FESTİVALE DAİR HER ŞEY ARTIK TEK SOSYAL MEDYA HESABINDA Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin artık tek bir sosyal medya hesabı üzerinden takip edilebileceğini belirterek, festival takvimi ve tüm detayların https://kulturyolufestivali.com/ internet sitesi ile @turkiye_kulturyolu Instagram hesabı üzerinden paylaşılacağını ifade etti. GASTRONOMİ: KÜLTÜRÜN LEZZETLE BULUŞTUĞU NOKTA Festival kapsamında şehirlerin gastronomi değerleri de ön plana çıkacak. Yerel mutfakların özgün lezzetleri, gastronomi etkinlikleri ve deneyim alanlarıyla ziyaretçilere sunulacak. Şeflerin katılımıyla gerçekleşecek atölyeler, tadım etkinlikleri ve yöresel ürün buluşmaları sayesinde Türkiye’nin mutfak kültürü daha geniş kitlelere tanıtılacak. Festival, gastronomiyi yalnızca bir tat deneyimi değil, kültürel mirasın önemli bir parçası olarak ele alacak. 2026 yılında gastronomi alanında önemli bir yenilik de hayata geçirilecek. Festival kapsamındaki şehirlerde gastronomi duraklarının belirlenmesi amacıyla danışma kurulları oluşturulacak. Her şehrin kendi mutfak kültürünü en doğru şekilde temsil etmesi için alanında uzman isimlerin yer alacağı bu kurullar, şehirlerin öne çıkan lezzet noktalarını ve deneyim rotalarını belirleyecek. Ayrıca her şehir için bir “şehir şefi” belirlenerek, yerel gastronominin temsil gücü artırılacak. Şehir şefleri, hem etkinlik içeriklerinin oluşturulmasında aktif rol üstlenecek hem de o kentin mutfak mirasının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacak. Bu yeni yapı ile Türkiye Kültür Yolu Festivali, gastronomiyi daha sistematik, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alacak. 9 GÜNLÜK FESTİVAL, ŞEHİR EKONOMİLERİNE GÜÇ KATIYOR Her şehirde 9 gün süren festival programı, yalnızca kültürel değil ekonomik açıdan da önemli katkılar sağlıyor. Festival süresince oteller, restoranlar ve yerel işletmeler yoğun talep görürken, şehir dışından gelen ziyaretçilerle birlikte turizm hareketleniyor. Bakan Ersoy, festivalin ekonomik etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “9 gün boyunca düzenlediğimiz etkinliklerin şehir ekonomisine büyük katkısı var. Esnafımız bu sürede neredeyse 3 aylık iş yapıyor. Hem yerel halk hem de şehir dışından gelen ziyaretçiler sayesinde illerimizin ekonomisi ciddi şekilde canlanıyor. Hem festivale katılanlar hem il dışından etkinlikleri izlemek için gelenler adeta ilin ekonomisine can suyu oluyor.” ŞEHİRLERDE KÜLTÜR YOLU HEYECANI BAŞLADI Konserlerden sergilere, tiyatrodan operaya, söyleşilerden atölyelere kadar binlerce etkinlik ile Türkiye, aylar boyunca büyük bir kültür sahnesine dönüşecek. Festivalin kapsadığı şehirlerde kültür ve sanat heyecanı şimdiden hissedilmeye başlandı. Türkiye Kültür Yolu Festivali, her şehirde yerel değerleri öne çıkaran, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren ve geniş kitlelere ulaşan etkinlikleriyle şehirlerin kültürel dinamizmini artıracak. 2025 yılında 20 şehirde gerçekleştirilen ve 180 gün süren festival; 9 bin 645 etkinlik ve 50 bin 400 sanatçının katılımıyla büyük bir başarıya imza atmıştı. 2026 yılında ise bu güçlü yapı daha fazla şehre yayılacak, daha uzun süreli ve daha kapsamlı bir içerikle hayata geçirilecek. 26 ŞEHİR, TEK BİR KÜLTÜR ROTASI 2026 takviminde Şanlıurfa’nın ardından Aydın, Mersin, Eskişehir, Manisa, Trabzon, Samsun, Bursa, Sakarya, Van, Konya, Nevşehir, Malatya, Erzurum, Ordu, Çanakkale, Kayseri, Kahramanmaraş, Ankara, İstanbul, Gaziantep, Diyarbakır, Mardin, İzmir, Antalya ve Adana yer alıyor. Bu yıl Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya’nın da dahil edilmesiyle festival 26 şehirde doruğa ulaşacak. Her şehir, kendi kültürel mirasını ve yerel değerlerini festivalin ruhuna katarak Türkiye’nin zenginliğini görünür kılacak. ÇOCUKLAR İÇİN RENKLİ VE ÖĞRETİCİ DÜNYA Festival, çocuklar için özel olarak hazırlanan etkinliklerle de dikkat çekiyor. Atölyeler, sahne gösterileri, tiyatrolar, interaktif oyun alanları ve eğitici programlarla çocuklar erken yaşta sanatla buluşacak. Festival kapsamında kurulacak çocuk köyleri, açık hava oyun alanları ve yaratıcı etkinlik sahaları sayesinde çocuklar hem eğlenecek hem de sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen deneyimler yaşayacak. Bu kapsamlı içerik, kültürel farkındalığın küçük yaşta gelişmesine katkı sağlayacak. Konserlerden sergilere, opera ve bale gösterilerinden modern dansa, söyleşilerden atölyelere kadar uzanan binlerce etkinlik ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşacak. Festivalin tüm etkinlikleri tek bir dijital platform üzerinden takip edilebilecek ve ziyaretçiler programlara kolaylıkla erişebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saran Group’ta Üst Düzey Atama Haber

Saran Group’ta Üst Düzey Atama

Atamayla birlikte grup, spor içerik hakları yatırımları, yayıncılık ve OTT platformları başta olmak üzere dijital spor medyasındaki büyümesini hızlandırmayı ve uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Spor yayıncılığı, medya hakları ve dijital platform stratejileri alanlarında 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Acar Haksal, son beş yıldır Saran Group bünyesinde görev yapıyordu. Bu dönemde grubun OTT platformu S Sport Plus’ın büyüme stratejisini yöneten Acar Haksal liderliğinde platform, 3 milyonu aşkın kayıtlı kullanıcıya ulaşarak Türkiye’nin en hızlı büyüyen dijital spor platformlarından biri haline geldi. Saran Group’a katılmadan önce beIN Media Group bünyesindeki Digiturk’te Spor Hakları ve İçerik Stratejisi Direktörü olarak görev yapan Acar Haksal, başta Süper Lig olmak üzere önemli spor hakları yatırımlarında aktif rol aldı. Kulüpler, ligler, federasyonlar ve uluslararası hak sahipleriyle yürütülen anlaşmaların yönetiminde görev alarak premium spor içeriklerinin farklı yayın platformlarında dağıtım süreçlerine liderlik etti. Kariyerinde daha önce Doğuş Grubu’nda çeşitli editoryal ve yönetsel görevler üstlenen Acar Haksal, Türkiye’nin ilk spor haber kanallarından NTV Spor’un kuruluş ve büyüme sürecinde de görev aldı. Saran Group Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Saran, atamaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Zeynep’in spor hakları yönetimi, içerik stratejisi ve dijital platform geliştirme alanlarındaki deneyimi, Saran Group’un yeni dönem büyüme hedefleri açısından büyük önem taşıyor. Küresel spor medyası hızla dönüşürken, bu liderliğin hem uluslararası spor hakları portföyümüzün genişlemesine, hem kanallarımızın hem de S Sport Plus’ın premium spor içerikleri için güçlü bir dijital platform olarak konumunu daha da sağlamlaştırmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Yayıncılık kariyerinin yanı sıra spor ve medya ekosisteminin gelişimine de katkı sağlayan Acar Haksal, daha önce Riot Games’te İş Geliştirme Direktörü olarak görev yaptı ve Türkiye’nin ilk profesyonel espor arenasının kurulmasına liderlik etti. Acar Haksal halen Türkiye Espor Federasyonu yönetim kurulunun ilk kadın üyesi olarak görev yapıyor ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile spor ve kalkınma odaklı projelerde danışmanlık çalışmalarını sürdürüyor. Uluslararası spor organizasyonları, federasyonlar ve medya şirketleriyle uzun yıllara dayanan iş birliklerine sahip olan Saran Group, spor yayıncılığı, uluslararası medya içerik hakları yönetimi, OTT platformları, içerik dağıtımı ve spor pazarlaması alanlarında faaliyet gösteriyor. Saran Group Hakkında:1990 yılında kurulan Saran Group, merkezi İstanbul’da olan medya odaklı bir şirketler grubudur. Orta ve Doğu Avrupa ile BDT ülkeleri ağırlıklı olmak üzere, dünyanın pek çok ülkesinde spor ve film içeriği dağıtımında lider konumda faaliyet gösteren global bir gruptur. Saran Group bünyesinde Türkiye’nin premium spor kanalı S Sport TV, kaliteli spor içeriği sunan önde gelen OTT platformu S Sport Plus, spor medya portalı ajansspor.com, Türkiye’nin ilk spor radyosu Radyospor ve Radyo Trafik radyo kanalları gibi önemli medya markaları bulunmaktadır. Saran Group, aynı zamanda %100 sahibi olduğu iştirakleri aracılığıyla medya sektörünün başka alanlarında da hizmet sunmaktadır. Bunlar arasında spor etkinliklerinin canlı yayınlarını gerçekleştiren HD Protek ve film/dizi içeriklerine yerelleştirme hizmetleri (dublaj ve altyazı) sunan Saran Digital Studios (SDS) bulunmaktadır. Grup aynı zamanda Türkiye'nin lisanslı sanal at yarışı bahis platformu Son Düzlük’ün de sahibidir. Saran Group, geniş portföyü, kalite ve yenilikçilik konusundaki kararlılığıyla medya sektörünün şekillenmesinde ve zenginleşmesinde önemli bir rol oynamaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEB’in Aktifleri 2025 Yılı Sonunda 768 milyar TL’ye Ulaştı Haber

TEB’in Aktifleri 2025 Yılı Sonunda 768 milyar TL’ye Ulaştı

TEB, ülke ekonomisine katkı sağlayarak sürdürülebilir büyümeyi desteklerken, “iyi banka” anlayışıyla toplumda pozitif etki yaratmak için çalışmalarına devam etti. 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla TEB’in aktif toplamı 768 milyar TL olurken, net kârı 14 milyar 61 milyon TL olarak gerçekleşti. TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri ise toplam aktiflerinin yüzde 58’ini oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri yıl sonunda 445 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, aynı dönemde toplam mevduatı ise 510 milyar TL oldu. 2025 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve karlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in özkaynakları 58 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin oldukça üstünde, yüzde 18,82 oranında gerçekleşti. Uluslararası kurumlardan sağladığı kaynaklarla reel sektörü destekleyen TEB, yılın son çeyreğinde yenilediği sendikasyon kredisiyle reel sektörün dış ticaret finansmanına 350 milyon ABD doları tutarında destek sağladı. TEB’in sendikasyon kredisine 500 milyon ABD doları talep gelirken, 14 ülkeden beşi yeni katılımcı olmak üzere toplam 23 bankanın katılımıyla gerçekleşen sendikasyon kredisi ilave kaynak artışıyla yüzde 106 oranında yenilendi. TEB, ilk kez hazırladığı Sürdürülebilir Finansman Çerçeve dokümanı ile çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir projelerin finansmanını hedefleyen “Sürdürülebilirlik Sendikasyon Kredisi” yapısına geçti. Uluslararası piyasalarda yeşil, sosyal ve sürdürülebilir finansman araçları ihraç etme imkanı sağlayan çerçeve doküman kapsamında, çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir projelerin finansmanı ve dış ticaretin finansmanı desteklenirken; iklim değişikliğiyle mücadele, temiz enerjiye geçiş, enerji verimliliği, okyanusların korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi, kapsayıcı ekonomik büyüme ve eğitimde eşitlik gibi alanlarda somut katkılar sağlanması hedefleniyor. TEB, sürdürülebilir ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleme hedefi doğrultusunda, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile iş birliğini güçlendirdi. EBRD tarafından yürütülen Yeşil Ekonomi Finansman Programı’nın (GEFF II) bir parçası olarak, aralık ayında 100 milyon Euro tutarında bir kredi sözleşmesi imzalandı ve 50 milyon Euro tutarındaki ilk dilim finansman sağlandı. TEB ile EBRD arasındaki uzun soluklu iş birliğinde ilk yeşil finansman adımı olan bu kredi; kurumsal firmalar, KOBİ’ler ve bireysel müşterilerin sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının finansmanında kullanılacak. TEB, yıl boyunca müşterilerinin finansal ihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetler sunmaya devam etti. Mobil bankacılık uygulaması CEPTETEB üzerinden kredi kartı, KMH ve kredi ürünleri yeniden yapılandırılarak kredili ürünlerin yönetimi daha esnek hale getirildi. Geliştirilen dijital platform ödemeleri fonksiyonuyla kullanıcıların anlaşmalı dijital platformlara Visa logolu TEB kartlarına tanımlanmış üyeliklerini görüntüleyerek ödeme talimatlarını kolayca yönetmesine imkân sağlandı. CEPTETEB İŞTE platformunda ticari müşterilere yönelik kredi kartı borç yapılandırma, HGS başvuru, dijital kartlarla üyelik kontrolü, çek karnesi ve ibraz izleme gibi alanlarda yeni geliştirmeler yapıldı. Müşterilerine online İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) sunan ilk bankalardan biri olan TEB, %3 döviz dönüşüm desteği kapsamında teşvikli İBKB hizmetini online kanala taşıdı. Rotatif ve spot kredi kullanım özelliği platforma eklenirken, ticari müşterilere özel kredi ve banka kartı şifre alma özelliği getirildi, teminat mektubu ve çek karnesi başvurusuna erişim sağlandı. TEB, Kadın Bankacılığı ile sürdürülebilir ekonomik büyüme için kadın işletme sahiplerinin ve girişimcilerin iş dünyasındaki varlığını güçlendirmeye yönelik çalışmaya devam etti. Yıl boyunca kadın girişimcilerin finansmana erişimini artırmaya yönelik çalışmalar yapan TEB, kadın KOBİ’lere kullandırılan kredilerde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %70 oranında büyüme elde etti. Kadın girişimcilerin yalnızca finansmana değil aynı zamanda bilgiye, pazara ve iş ağlarına erişimini destekleyen TEB, Kadın Bankacılığı çalışmalarıyla kadın girişimcilerin işlerini büyütmelerine, istihdam yaratmalarına ve ekonomiye daha güçlü katılmalarına katkı sunmayı sürdürdü. TEB, toplumun sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla finansal okuryazarlığa odaklanan çalışmalarına devam etti. TEB Aile Akademisi ile 2025 yılında 30’dan fazla kurumda 10 binden fazla kişiye finansal okuryazarlık eğitimleri verildi. Sürdürülebilir çevre ve iklim farkındalığı oluşturmak amacıyla tasarlanan iklim okuryazarlığı ve çevre hukuku okuryazarlığı eğitimleri 5 binden fazla kişiye yüz yüze ve dijital olarak sunuldu. TEB Aile Akademisi tarafından finansal okuryazarlık eğitimi verilen birey sayısı yıl sonu itibarıyla 21 milyonu aştı. TEB, finansal okuryazarlık çalışmaları kapsamında her yıl toplumun finansal sağlık durumunu değerlendirmek ve bu alanda katedilen mesafeyi ölçmek için düzenli olarak araştırma yapıyor. TEB, bu yıl Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) ile hazırladığı araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye genelinde 12 ilde yaklaşık 2.500 anketle gerçekleştirilen araştırmada hanelerdeki finansal karar alıcıların finansal durumları, finansal karar alma şekilleri ve finansal okuryazarlık seviyeleri değerlendirildi. KOBİ Bankacılığı çalışmalarıyla TEB, çevresel ve sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ederek KOBİ'lerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasını destekledi. Sürdürülebilirlik finansmanı kapsamında; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, atık yönetimi, elektrikli ulaşım araçları ve karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yenileme projelerinin finansmanında KOBİ'lere ve belediyelere çözümler sundu. Ayrıca KOBİ’lere yönelik TEB KOBİ Sürdürülebilirlik Finansman Ürünü’nü hayata geçirdi. TEB, Girişim Bankacılığı ile girişimcileri desteklemeyi ve ekosisteme katkı sağlamayı yılın son çeyreğinde de sürdürdü. TİM tarafından düzenlenen Türkiye Innovation Week’in bu yıl da partnerleri arasında yer alan TEB, TİM-TEB Girişim Evi girişimcilerinin stantlarının bulunduğu InnovaZone’da girişimcilerle yatırımcıları bir araya getiren çok sayıda program gerçekleştirdi. Türkiye genelinde faaliyet gösteren TİM-TEB Girişim Evleri’nin Startup to Export programı kapsamında 30 girişimci, uluslararası ağa katılma ve müşteri edinimi konularında desteklendi. İhracatçıları desteklemek amacıyla uygun maliyetli TCMB reeskont kredisi ve Exim kredi kullanımlarının yakından takip edildiği yılın son çeyreğinde TEB’in aracılık ettiği TCMB reeskont kredi kullanımı 11,7 milyar TL’ye ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Ytong, Enerji Verimliliğinde Öncü Rolünü Sürdürüyor Haber

Türk Ytong, Enerji Verimliliğinde Öncü Rolünü Sürdürüyor

TÜİK verilerine göre nüfusun yüzde 31,3'ü, sızdıran çatı ve nemli duvarlar ile ilgili problemler yaşarken yüzde 30,2'si konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu ile karşı karşıya. Bu tablo hem ekonomiye hem de yaşam konforuna zarar veriyor. Türkiye’nin enerji maliyetlerini aşağı çekmesi için konutlarda etkili ısı yalıtımı yapılması gerekiyor. Türkiye’de 1 Nisan 2025 itibarıyla yürürlüğe giren “Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı” -TS 825:2024- enerji verimliliği yolculuğunda tarihi bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın öncülüğünde ve Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) katkılarıyla hazırlanan standart, binalarda enerji kayıplarının azaltılmasına, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasına önemli katkı sağlayacak. Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fethi Hinginar yaptığı açıklamada “Türk Ytong olarak, ülkemizin dört bir yanında inşa edilen yapılara sunduğumuz düşük ısıl iletkenlik hesap değerine sahip gazbeton bloklarımız ve yüksek performanslı ısı yalıtım levhalarımız ile sektörün öncülerinden biri olmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Binalarda ısı kayıplarının önemli bir bölümü dış duvarlardan kaynaklanıyor. Bu noktada yapı malzemelerinin niteliği kritik önem taşıyor. Ytong bloklar, duvar malzemesi olarak yüksek ısı yalıtımı sağlayarak TS 825 2024’ün getirdiği yeni standartlara uyumlu çözümler sunuyor. Multipor, sektörün düşük lambda değerlerine sahip ısı yalıtım ürünlerinden biri olarak, sergilediği üstün performans ile enerji kayıplarını en aza indiriyor. Türk Ytong bu ürünleri sayesinde, yalnızca yeni binalarda standartların karşılanmasını değil, aynı zamanda mevcut binaların iyileştirilmesinde de yüksek verimli çözümler sunuyor. Yeni TS 825:2024 standardı ile neler değişiyor? Yürürlüğe giren “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı” ile binalarda enerji verimliliğinin önemli oranda iyileşmesi öngörülüyor. Türkiye’nin enerji ithalatına olan bağımlılığının azalması ve hane halkı bütçelerinde ciddi tasarruf sağlanması hedefleniyor. TS 825:2024 standardı ile başlıca öne çıkan değişiklikler; Isıtma enerjisi hesaplamalarının yanı sıra artık soğutma enerjisi hesaplamaları da zorunlu hale getirildi.Duvarların, döşemelerin, çatıların ve pencerelerin U değerleri düşürüldü.Derece gün bölgeleri 4’ten 6’ya çıkarıldı. Güneş ışınımı, ısı köprüleri, aylık hesaplama metodu, bina türüne göre hava değişim katsayısı, yaz-kış tasarım sıcaklığı, iç ortam bağıl nem ve ısı kazancı değerlerinde güncellemeler yapıldı. Bina türlerine göre ısıtma ve soğutmaya yönelik birim metrekaredeki yıllık enerji tüketim değerleri revize edildi. Ekonomiye ve sürdürülebilirliğe katkı sağlanacak Fethi Hinginar Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinin binalardan kaynaklandığının altını çizerek yeni TS 825:2024 standardının hayata geçmesiyle daha az enerji harcayan, daha konforlu yaşam alanları oluşacağını söyledi. Bu sayede enerji ithalatının azalacağını vurgulayan Hinginar karbon salımının da düşerek net sıfır hedeflerine önemli katkı sağlanacağını paylaştı. Fethi Hinginar sözlerine şöyle devam etti: “Yeni standardın başarılı şekilde uygulanabilmesi için tüm paydaşlara sorumluluklar düşüyor. Üreticiler, uygulayıcılar, denetçiler ve bina sahipleri olarak hepimizin doğru malzeme seçimi, doğru uygulama ve bilinçlendirme konularında ortak hareket etmesi lazım. Türk Ytong olarak üyesi olduğumuz Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği TS825 hesaplamalarını yapabilen web tabanlı bir program da geliştirdi (https://tgubts825.com.tr/ ). Tüm paydaşlara açık olan bu dijital platform sayesinde, yeni standardın getirdiği karmaşık hesaplamalar hızlı, doğru ve erişilebilir şekilde yapılabiliyor. Mimarlar, mühendisler, denetim kurumları ve uygulamacılar için tasarım ve uygulama süreçleri kolaylaşıyor; doğru malzeme seçimi ve enerji verimliliği hedeflerine uyum güvence altına alınıyor.”

2PLAN, Etkinlik Serisine Bir Yenisini Daha Ekledi Haber

2PLAN, Etkinlik Serisine Bir Yenisini Daha Ekledi

Otomotiv sektöründe yenilikçi yaklaşımlarıyla öne çıkan 2PLAN, sektöre değer katan etkinlik serisini yeni bir konferansla büyüttü. Bu yıl gerçekleştirdiği “Elektrikli Araç Konferansı”, “2. El Elektrikli Araç Günleri”, “Otomotiv Zirvesi” ve “Otomotivin Dönüşümü Konferansı”nın ardından portföyüne “E-Mobilite’nin Dönüşümü Konferansı” ekledi. İstanbul Etiler’deki 2PLAN Terminal’de düzenlenen konferans, sektörün alanında uzman isimlerini ve paydaşlarını bir araya getirdi. Garanti BBA ve Sigortaladım.com katkılarıyla gerçekleştirilen konferans, 2PLAN’ın sektöre sağladığı değeri ve otomotivin geleceğine yönelik ortak bir yol haritası oluşturma vizyonunu ortaya koydu. Konferansın panel bölümünde; Tofaş Markalar Direktörü İbrahim Anaç, Boston Consulting Group Yönetici Ortağı Aykan Gökbulut, Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu ve Sigortaladım.com Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıltepe, teknolojik dönüşümden yeni nesil finansman çözümlerine, elektrikli araçların yaygınlaşma sürecinden geleceğin mobilite trendlerine uzanan başlıkları farklı perspektiflerden ele aldı. Orhan Ülgür: “Sektörün değişen ihtiyaçlarına yanıt veriyoruz” 2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, düzenledikleri etkinliklerin sektörün değişen ihtiyaçlarına yanıt vermeyi amaçladığını belirterek şunları kaydetti: “2PLAN olarak elektrikli araçlardan, kadınların sektördeki temsiline kadar farklı alanlarda gerçekleştirdiğimiz konferanslarla sektöre yeni bir perspektif sunmaya çalışıyoruz. Tüketicilerin merak ettiği konuları uzmanlarla bir araya getirerek daha anlaşılır ve erişilebilir bir bilgi ortamı oluşturuyoruz. Bu konferansla da otomotivde önemli bir gündem başlığını değerli katılımcılarımızla birlikte ele aldık. Önümüzdeki dönemde de benzer etkinliklerle sektöre katkı sağlamaya devam edeceğiz.” İbrahim Anaç: “Otomobiller birer dijital platform haline geliyor” Tofaş Markalar Direktörü İbrahim Anaç ise 2025’in yalnızca yeni araçların değil, aynı zamanda yeni iş modellerinin de tartışıldığı bir dönem olduğuna dikkati çekti. Müşteri beklentilerinin farklı bir şekilde oluşmaya başladığını belirten Anaç, “Müşteri beklentileri farklı biçimlerde oluşuyor. Otomotiv sektörü çoğu zaman dönüşümünü kendi içinde tamamlayan bir yapıdaydı ancak özellikle emisyon regülasyonları bu evrimi hızlandırdı. Elektrifikasyon da bu sürecin en önemli tetikleyicilerinden biri oldu. Bugün beni en çok heyecanlandıran konulardan birisi, otomobillerin dijital platformlara dönüşmesidir. Eskiden otomobili mekanik bir sistem olarak görüyorduk ama artık bunun ötesinde bir hale geldi. Eskiden cep telefonları iletişim kurmak için nasıl birer donanımken şimdi bir dijital platform haline geldiyse otomobillerde de benzer trendler görüyoruz aslında. Yani yavaş yavaş otomobiller birer dijital platform haline geliyor, çalışmalar o yönde. İnsanlar aslında birçok işi otomobilin içinde yapabilecek hale gelecek.” dedi. Anaç, Türkiye’nin e-mobilite gelişiminde kötü bir noktada olmadığını ancak batarya teknolojileri ve şarj altyapısında hâlâ alınması gereken mesafe olduğunu ifade ederek, “Önümüzdeki dönemde mekanikten çok elektronik ve yazılım ağırlıklı modeller göreceğiz. Büyük veri analitiği önem kazanacak. Bununla birlikte markaların tüketiciyle duygusal bağ kurması da önem kazanacak.” diye konuştu. Aykan Gökbulut: “En büyük dönüşümü 2026-27-28’de yaşayacağız” Boston Consulting Group Yönetici Ortağı Aykan Gökbulut ise küresel elektrifikasyon gelişiminin ülkeler arasında ciddi farklılıklar taşıdığına dikkati çekti. Gökbulut, “Full elektrikli araçlarda Çin yüzde 30 seviyesinde. Avrupa yüzde 15’lerde, ABD ise yüzde 7 civarında. Bunun yanında yeni otomotiv oyuncuları yükseliyor; bugün dünyada satılan otomobillerin yüzde 16’sı artık bu yeni oyunculardan geliyor. Çinli markaların Avrupa’da aldığı pazar payı yüzde 10 seviyesine ulaştı. Tüm verileri bir araya getirdiğimizde, son 20-30 yılın en büyük dönüşümünün 2026-2027-2028 döneminde yaşanacağını ve oyunun kurallarının yeniden yazıldığını görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Koray Öztopçu: “Mobilite boyut değiştiriyor” Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu, pandemi sonrasında otomotivde hızlanan teknolojik dönüşüme ve değişen müşteri davranışlarına vurgu yaptı. Bağlantılı araç teknolojilerinin finansman modellerini de dönüştürdüğünü belirten Öztopçu, “Mobilite artık farklı bir boyuta geçiyor. Yeni kuşak satın almak yerine kiralamaya yöneliyor. Saatlik kiralama modelleri şehir içi mobilite için önemli bir enstrüman haline geliyor. Üreticiler açısından da bu kritik, çünkü araç fiyatları artıyor. Bu nedenle müşteriye farklı kiralama seçeneklerinin sunulması ve yeni tercihlerin yakından izlenmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Orçun Kızıltepe: “Sigorta alanında otomotiv ürünleriyle ilgili çok hızlı bir ilerleme var” Sigortaladım.com Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıltepe ise sektörde otomotiv ürünleriyle ilgili hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Önümüzdeki dönemde otonom sürüş ve bağlantılı teknolojiler arasında devrim niteliğinde değişimler olacağını aktaran Kızıltepe, “Otonom sürüşte kaza olduğunda bunun sorumlusu kim olacak? Yazılım yapan OEM mi, yoksa kullanıcı mı olacak? Bunun henüz net bir cevabı yok ama bu alanda mutlaka regülasyonlar olacaktır diye düşünüyorum.” dedi. Elektrifikasyon alanında sektörün geçmişte hazırlıksız olsa da artık ciddi bir kapasite geliştirdiğini belirten Kızıltepe, “Benim sektörde gördüğüm en büyük değişim şu; kısa bir süre sonra artık kasko ve trafik poliçelerini müşteriler araçlarının içindeki ekranlardan kullanıma dayalı bir şekilde almaya başlayacaklar. Şu anda belki elektrikli araçlar genelde evin 2. aracı. Zaten çok büyük kullanımda yapmıyorsa kullandığın kadar öde ürünleri gelebilir. Şu anda kullandığın kadar öde sisteminin müşterilere kolaylık sunabileceğini söyleyebilirim.” diye konuştu. Etkinlikler, Terminal İstanbul ve Terminal İzmir’de devam edecek İstanbul ve İzmir’de hayata geçirdiği “Terminal” konseptiyle otomotiv sektöründe dikkati çeken 2PLAN; düzenlediği konferans, panel ve deneyim odaklı etkinliklerle yalnızca bilgi paylaşımı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda tüketiciyle doğrudan etkileşim kurabileceği temas noktaları oluşturarak sektörün dönüşümüne aktif katkı sunuyor. Marka, önümüzdeki dönemde de farklı konularla hayata geçireceği yeni etkinlikerle otomotiv dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getirmeyi sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Sektöründe Karbonsuz Dönüşümün Yeni Rotası Haber

İnşaat Sektöründe Karbonsuz Dönüşümün Yeni Rotası

Türkiye ve Avrupa’dan kurumların ortaklığıyla geliştirilen FoCA (Free of Carbon Architecture) Projesi, inşaat sektöründe karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen dijital bir platformu hayata geçirdi. Proje, sektörün yeşil dönüşüm sürecinde şeffaf veri paylaşımı, ölçülebilir sürdürülebilirlik ve uluslararası uyum açısından yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Dünyada sera gazı emisyonlarının en büyük kaynaklarından biri olan inşaat sektörü, iklim kriziyle mücadelede kilit bir role sahip. Bu farkındalıkla geliştirilen FoCA Türkiye Projesi, 2023–2025 yılları arasında yürütülen uluslararası iş birliğiyle inşaat sektörünün karbonsuzlaşma hedeflerine katkı sunmak üzere hayata geçirildi. Proje kapsamında geliştirilen dijital platform, yapı malzemelerinin çevresel etkilerini şeffaf, karşılaştırılabilir ve erişilebilir hale getiriyor. Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) koordinasyonunda yürütülen proje; Polonya Yeşil Bina Konseyi (PLGBC), Yıldız Teknik Üniversitesi (YTU), Wroclaw University of Science and Technology (WUST) ve Polish Building Research Institute (ITB) resmi partnerliğinde, CORNET çağrısı kapsamında gerçekleştirildi. FoCA, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin iklim politikalarıyla uyumlu olarak, özellikle KOBİ ölçeğindeki mimarlık ve mühendislik ofislerine bilimsel temelli, kullanıcı dostu bir karar destek aracı sunmayı amaçlıyor. Her adımın etkisi ölçülebilir hale geldi FoCA platformu, inşaat sektörüne yönelik dört ana modül üzerinden hizmet veriyor: Eğitim Modülü, Malzeme Veritabanı, Malzeme Karşılaştırma Modülü ve Bina Analizi Modülü. Bu yapı sayesinde kullanıcılar, malzeme seçimi aşamasından bina ölçeğine kadar her adımda çevresel etkileri ölçebiliyor, daha düşük karbonlu alternatifleri karşılaştırabiliyor ve projelerini sürdürülebilirlik kriterleriyle uyumlu hale getirebiliyor. FoCA Türkiye platformu, mimar ve mühendislerden üreticilere, kamu kurumlarından danışmanlara kadar tüm sektör paydaşlarına açık.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.