Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Tarım

Kapsül Haber Ajansı - Dijital Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya Tarımının Kalbi Konya’da Atıyor Haber

Dünya Tarımının Kalbi Konya’da Atıyor

7-11 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen fuar, tarım, tarımsal mekanizasyon ve tarla teknolojileri alanında bölgenin en kapsamlı organizasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyon, bundan böyle her yıl Nisan ayının ilk salı günü sektör paydaşlarını buluşturacak. Tüyap Konya Fuarcılık A.Ş. organizatörlüğünde düzenlenen fuarımız; başta Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) olmak üzere, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yanı sıra Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA), Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya Ticaret Odası, Konya Sanayi Odası, Konya Ticaret Borsası, MÜSİAD Konya Şubesi ve Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şubesi’nin değerli destekleriyle hayata geçirilen fuar, 7 salon ve açık alan dahil olmak üzere toplam 96 bin metrekarelik sergi alanında ziyaretçilerini ağırlıyor. Açılış töreninde, Konya Valisi İbrahim Akın, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Ticaret Odası Başkan Vekili Lütfi Can Başaran, Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Bayramoğlu, Tüyap Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop, Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü ve Konya İl Protokolü fuarın açılışına katılırken, fuarın sektöre ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ettiler. Ayrıca fuarın açılış törenine Ekvador, Nijerya, Sudan ve Gana büyükelçileri de katılım gösterdiler. Türkiye’nin 81 ilinden ve yaklaşık 100 farklı ülkeden gelen ziyaretçilerle uluslararası bir ticaret platformuna dönüşen organizasyon, geçtiğimiz yıl elde ettiği 251 binin üzerinde ziyaretçi ve 432 katılımcı firma başarısını bu yıl daha ileri taşımayı hedefliyor. Artan uluslararası ilgiyle büyümeye devam eden Konya Tarım Fuarı, sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olma özelliğini pekiştiriyor ve Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini küresel alıcılarla buluşturuyor. Tarımın Tüm Paydaşları Tek Çatı Altında Buluştu Konya Tarım Fuarı, tarım makineleri, traktörler, ekim-dikim ve hasat makineleri, sulama sistemleri, tarım teknolojileri yazılımları, hayvancılık ekipmanları ve yenilenebilir enerji çözümleri gibi geniş bir ürün gamını aynı çatı altında topluyor. Bu bütüncül yapı sayesinde tarımsal üretim yapan işletmeler ve distribütörler, farklı çözüm ve teknolojilere tek noktadan ulaşarak karşılaştırma yapma ve doğru yatırım kararları alma imkânı buluyor. Tarımda Teknoloji ve Verimlilik Odağı Öne Çıkıyor Bu yıl fuarda özellikle tarımsal mekanizasyon, dijital tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim çözümleri ön plana çıkıyor. Tarım teknolojileri geliştiren şirketler, yazılım çözümleri ve yeni nesil ekipmanlarla üretimde verimlilik ve maliyet optimizasyonuna yönelik yeniliklerini sergiliyor. Fuar, çiftçilerden büyük ölçekli tarım işletmelerine, yatırımcılardan distribütörlere ve kamu temsilcilerine kadar geniş bir ziyaretçi profilini bir araya getirerek sektörde güçlü iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlıyor. Aynı zamanda katılımcı firmalar için uluslararası pazarlara açılan önemli bir kapı niteliği taşıyor. Bölge ülkeleri için ticari iş birliği ve yeni tedarik kanalları oluşturma fırsatı sunan fuar, global marka ve üreticilerle yüz yüze temas imkânı sağlayarak Türkiye’nin tarım makineleri ve teknolojilerindeki gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Tarımın Geleceği Sahnesi’nde Uzmanlar Buluşuyor Bu yıl Konya Tarım Fuarı, sunduğu iş birliği ve ticaret fırsatlarının yanı sıra sektörde bilgi paylaşımı ve vizyon geliştirilmesine de önemli katkı sağlıyor. İlk kez hayata geçirilen “Tarımın Geleceği Sahnesi”, üç gün boyunca alanında önde gelen akademisyenler ile sektör temsilcilerini bir araya getirerek tarımın dönüşümüne ışık tutacak. Program kapsamında düzenlenecek oturumlarda; tarımda sürdürülebilirlik, su yönetimi, akıllı teknolojiler ve üniversite–sanayi iş birlikleri gibi kritik başlıklar ele alınacak. Bu kapsamlı içerik, yenilikçi yaklaşımları aynı platformda buluşturarak fuarın sektöre ve profesyonellere sunduğu katma değeri daha da güçlendiriyor. Konya Tarım Fuarı’nda Yenilik ve Deneyim Odaklı Özel Alanlar: Start-up Alanı ve Traktör Yarışmaları Bu yıl fuar kapsamında, Konya Teknokent iş birliği ile hayata geçirilen “Start-up Alanı”nda, tarım sektörüne yönelik en yenilikçi ürün ve çözümler ziyaretçilerimizle buluşturulacak. Ayrıca açık alanda oluşturulan 2.000 metrekarelik özel bölümde, fuar süresince 5 gün boyunca yeteneğe dayalı “En İyi Traktör Sürücüsü Yarışması” ve “En İyi Modifiye Traktör Yarışması” düzenlenerek ziyaretçilere dinamik ve etkileşimli bir deneyim alanı sunulacak. Yenilenen Fuar Alanı Deneyimi Güçlendiriyor Fuarın gerçekleştirildiği Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde, katılımcı ve ziyaretçi deneyimini artırmak amacıyla kapsamlı yenileme ve iyileştirme çalışmaları hayata geçirildi. Altyapıdan ortak kullanım alanlarına kadar geniş bir çerçevede yapılan düzenlemeler, fuar deneyimini daha konforlu ve verimli hale getiriyor. Tüyap Fuarcılık Grubu, uzun vadeli vizyonuyla gerçekleştirdiği yatırımlarla fuarcılık sektöründe sürdürülebilir büyüme ve değer üretimi odağında ilerlemeye devam ederken, Türkiye’nin stratejik konumu ve Konya’nın güçlü tarım sanayisi, fuarı bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir çekim merkezi haline getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Tarım Fuarı’nda TürkTraktör Standını Ziyaret Edenlere New Holland T580B Kazanma Fırsatı Haber

Konya Tarım Fuarı’nda TürkTraktör Standını Ziyaret Edenlere New Holland T580B Kazanma Fırsatı

Geniş ürün gamıyla Konya Tarım Fuarı’nda yer alan TürkTraktör, New Holland T5 Dual Command Limited Edition, Case IH JXB Faz 5, JXE Bahçe Faz 5 ve JXC Limited Edition modelleriyle dikkat çekiyor. Ayrıca Konya Tarım Fuarı itibarıyla başlayacak olan çekiliş ile bir kişi New Holland T580B traktör kazanma fırsatı yakalıyor. Ziyaretçiler fuar boyunca traktörlerden hasat makinelerine, hassas tarım çözümlerinden Tarlam Cepte uygulamasının en güncel özelliklerine kadar uzanan geniş ürün gamını yakından inceleyebilecek. TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, Konya Tarım Fuarı’nın Türkiye tarımı için en önemli buluşma noktalarından biri olduğuna dikkat çekti. Séjourné, “Konya Tarım Fuarı, Türkiye’nin dört bir yanından gelen üreticilerle bir araya gelmemiz ve tarımın geleceğini birlikte konuşmamız açısından büyük önem taşıyor. TürkTraktör olarak bu önemli etkinlikte New Holland ve Case IH markalarımızın güçlü ve verimli traktör modellerini çiftçilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Fuarda New Holland T5 Dual Command Limited Edition ve Case IH JXC Limited Edition başta olmak üzere farklı segmentlerdeki traktörlerimizin yanı sıra Case IH JXB Faz 5 ve JXE Bahçe Faz 5 modellerimizi de ziyaretçilerimizin beğenisine sunuyoruz. Traktörlerimizin yanında hasat ve tarla operasyonlarına yönelik geniş ürün gamımızla da fuarda yer alıyoruz. Bu kapsamda buğday ve mısır hasadına yönelik geliştirilen New Holland CX8.70 Sap Kıyıcılı Biçerdöver, toprak işlemede verimliliği artıran TürkTraktör Şeritsel Toprak işleme Makinesi, çevreci tarım ekipmanlarımız arasında yer alan yeni RedPro Gübre Serpme Makinesi ve New Holland TH7.37 Teleskopik Yükleyici gibi ürünlerimizi de çiftçilerimiz ile buluşturuyoruz. Bununla birlikte hassas tarım teknolojilerimiz ve dijital tarım çözümlerimizle üretimde verimliliği artırmaya yönelik yeniliklerimizi paylaşırken, güçlü bayi ağımız ve satış sonrası hizmetlerimizle çiftçilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Konya Tarım Fuarı’nın ilk günü başlayacak ve 31 Mayıs tarihine kadar devam edecek olan çekiliş ile bir çiftçimize New Holland T580B model traktör hediye edecek olmamız da bizim için ayrı bir heyecan kaynağı. Tüm çiftçilerimizi hem ürünlerimizi yakından incelemek hem de çekilişle ilgili detayları öğrenmek için fuar boyunca TürkTraktör standımıza bekliyoruz” dedi. New Holland T580B Kazanma Fırsatı Konya Tarım Fuarı itibarıyla başlayacak çekiliş ile bir kişiye New Holland T580B model traktör hediye ediliyor. Çekiliş ile verilecek T580B traktör, fuar alanında oluşturulacak özel deneyim alanında sergilenecek ve ziyaretçiler traktörü yakından inceleme fırsatı bulacak. Türkiye’nin dört bir yanından katılıma açık olacak çekiliş ile hem fuar ziyaretçileri hem de tüm çiftçiler büyük ödül için şans yakalayabilecek. Konya Tarım Fuarı’nı ziyaret eden katılımcılar, fuar alanındaki standı ziyaret ederek traktör ve çekilişe katılım süreci hakkında detaylı bilgi alabilecek. Tarımda Dijitalleşmenin Öncüsü Tarlam Cepte TürkTraktör’ün çiftçilere dijital karar desteği sunmak için geliştirdiği mobil uygulaması Tarlam Cepte, kullanıcı dostu özellikleri ve avantajlı kampanyalarıyla Konya Tarım Fuarı’nda yerini alıyor. Sektörün ilk yapay zekâ destekli tarımsal sohbet robotu olan TrakBot, fuar boyunca çiftçilerle buluşacak. 7/24 hizmet veren dijital asistan TrakBot; hava durumu raporlarından güncel kampanyalara, gübreleme önerilerinden sulama tavsiyelerine kadar birçok konuda çiftçilere anında yanıt sağlıyor. TrakBot, uydu görüntüleri ve bitki sağlığı analizlerini de çiftçilere sunabiliyor. Ayrıca, traktör, tarımsal ekipman, hassas tarım çözümleri ve diğer ürünler hakkında bilgi almak isteyen çiftçiler, en yakın bayi ve servis noktalarının konumlarına uygulama üzerinden kolayca ulaşabiliyor. Kullanıcı sayısı 190 bini aşan Tarlam Cepte, Bursa Tarım Fuarı’na özel mevcut üyelerine ve yeni üye olacak çiftçilere sürpriz avantajlar sağlıyor. Konya Tarım Fuarı’na Özel Avantajlı Kampanyalar TürkTraktör, Konya Tarım Fuarı’na özel olarak traktör, ekipman, hassas tarım ürünleri ve satış sonrası hizmetlerinde çiftçilere avantajlı fırsatlar sunuyor. TT Finans Bahar Kampanyası ile 3 aydan 4 yıla kadar uzanan vadelerde, uygun faiz ve esnek ödeme seçenekleriyle 4.000.000 TL’ye varan hızlı kredi imkânı sağlanıyor. Seçili modellerde peşinatsız ve kefilsiz kredi avantajı da çiftçilerle buluşuyor. Ekipman tarafında; New Holland ve Case IH büyük balya makinelerinde 4 yıla kadar sıfır faizli leasing fırsatı sunuluyor. Ayrıca New Holland markasında T5 DC ve T5 EC serisi, Case IH markasında ise Farmall A ve Farmall C serisi traktör alımlarında, farklı ekipman gruplarında özel indirim fırsatları yer alıyor. Hassas Tarım ürünlerinde ise Ödero üzerinden gerçekleştirilecek SmartMole's Akıllı Sulama Yönetimi Kiti alımlarında 8 aya varan taksit imkânı sağlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor Haber

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor

Plan; suyun sürdürülebilir kalkınma temelinde verimli kullanımını sağlamak, kirletici baskı ve etkileri azaltmak, su kalitesini iyileştirmek ve su ile atıksu altyapısını güçlendirmek için bütüncül ve sürdürülebilir çözümler ortaya koyuyor. Tarımsal sulama sektörünün öncü firmalarından NETAFIM, Türkiye’deki faaliyetlerini Ulusal Su Planı çerçevesinde konumlandırırken, AR-GE ve üretim çalışmalarını belirlenen su politika ve stratejileriyle eşgüdüm içinde sürdürmeye devam ediyor. İklim risklerine uyum, dijital izlenebilirlik ve karar destek sistemleri ile su–işçilik–enerji ekseninde toplam verimlilik artışı yaklaşımlarında bugüne kadar atılan adımların hızlandırılması ve Ulusal Su Planına tam entegrasyon amacıyla bir “çalışma ve izleme grubu” oluşturan NETAFIM Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, şu değerlendirmede bulundu: “NETAFIM olarak uzun yıllara dayanan saha gözlemlerimizi, elde ettiğimiz verileri ve dünyadaki örnek tarımsal su yönetimi ile verim artırıcı uygulamaları; sürdürülebilirlik stratejilerimizin temel girdileri olarak titizlikle değerlendiriyor, üretim, AR-GE ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın güncel sonuçlarını başta kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çiftçiler ve diğer paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından detaylandırılan ve şekillendirilen Ulusal Su Planı’nı son derece önemli buluyoruz.” Tarımda dijitalleşme ve suyun verimli kullanımı kapsamında, Ulusal Su Planı’nda öngörülen hedeflere ulaşılmasında özel sektörün inisiyatif almasının önemine dikkat çeken Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuraklığın etkilerini her geçen gün daha fazla hissederken, hassas tarım ve sulama yaklaşımına büyük önem veriyoruz. Çeyrek asrı aşan süredir Türkiye pazarında, tarımsal verimlilik artışını su tasarrufuyla özdeşleştirmek amacıyla damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için ekibimizle birlikte önemli adımlar attık. Dijital tarım ve otomasyonun artık kavramsal bir tercih değil, su yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini; bu yaklaşımın her geçen yıl daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Dijital dönüşümle su kaynaklarının akıllı teknolojilerle yönetilmesini öngören yeni 10 yıllık Ulusal Su Planı’nın da bu vizyonun güçlenmesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” Tarım arazilerinin sulanmasına yönelik yapılan yatırımın hem verimli hem de kalıcı olmasının büyük önem taşıdığını belirten Pınar Parmaksız, “Sulama borularını toprak altına indirmek; özellikle buharlaşmaya bağlı su kaybını azaltırken, her sezon tekrar eden serme-toplama işçiliğini de ortadan kaldırıyor. Önümüzdeki dönemde devlet teşviklerinin ve hibelerin, daha kapsamlı bir içerikle toprak altı sulama sistemlerini hem tarlalarda hem de bahçelerde yaygınlaştırmanın önünü açması, hiç şüphesiz 2026–2035 Ulusal Su Planı’nın genel perspektifiyle birebir örtüşecektir.” dedi. Kişi başına günlük su tüketiminin yaklaşık 200 litre seviyelerinden, planın öngördüğü şekilde dört yıl içinde 120 litre düzeylerine indirilmesinin kritik bir hedef olduğuna işaret eden Pınar Parmaksız, şunları söyledi: “Tarımsal faaliyetler, %70 ile hâlihazırda suyu en çok tüketen sektör olma özelliğini koruyor. Bunun temel nedenleri; sulamada doğru bilinen yanlışlar, verimsizlik ve geleneksel uygulamalar. Mevcut kişi başı su tüketimi, Avrupa ülkelerinin ortalamasının yaklaşık %45 üzerinde. NETAFIM’in 110 ülkedeki faaliyetlerinden edindiği deneyimle, suyun daha akılcı kullanılması; gelecek nesillerin iklim riskinin etkilerini daha az hissetmesi ve yönetilebilir bir su kullanımının başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm halkımız tarafından içselleştirilmesi doğrultusunda Ulusal Su Planı’nın ortaya koyduğu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

22. Konya Tarım Fuarı, Tarım Sektöründeki Yenilikleri Profesyonellerle Buluşturuyor Haber

22. Konya Tarım Fuarı, Tarım Sektöründeki Yenilikleri Profesyonellerle Buluşturuyor

Tarım, tarımsal mekanizasyon ve tarla teknolojileri alanında bölgenin en kapsamlı organizasyonlarından biri olan Konya Tarım Fuarı, sürdürülebilirlik, tarım teknolojileri ve start-up ekosistemi odağında sektöre yön veren yenilikleri gündeme taşıyacak. 22’nci kez düzenlenecek olan fuar, Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Konya Tarım Fuarı, bundan böyle her yıl Nisan ayının ilk Salı günü sektör paydaşlarını bir araya getirecek. Tüyap Konya Fuarcılık A.Ş. organizatörlüğünde; Türk Tarım Alet ve Makineleri İmalatçıları Derneği (TARMAKBİR) başta olmak üzere, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ve çok sayıda kurumun destekleriyle düzenlenen fuar, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini küresel alıcılarla buluşturmayı hedefliyor. Açılış sunuculuğunu yapımcı Ömer Kuloğlu’nun yapacağı, 7 salon ve açık alan dahil olmak üzere toplam 96 bin metrekarelik sergi alanında düzenlenecek fuar, Türkiye’nin 81 ilinden ve yaklaşık 100 farklı ülkeden gelecek ziyaretçilerle uluslararası bir ticaret platformu niteliği taşıyor. Geçtiğimiz yıl 251 binin üzerinde ziyaretçi ve 432 katılımcı firmayı ağırlayan organizasyon, bu yıl daha geniş katılımcı profili ve artan uluslararası ilgiyle büyümesini sürdürüyor. Konya Tarım Fuarı, tarım makineleri, traktörler, ekim-dikim ve hasat makineleri, sulama sistemleri, tarım teknolojileri yazılımları, hayvancılık ekipmanları ve yenilenebilir enerji çözümleri gibi geniş bir ürün gamını tek çatı altında topluyor. Bu bütüncül yapı, tarımsal üretim yapan işletmeler ve distribütörler için farklı çözüm ve teknolojilere tek noktadan ulaşma, karşılaştırma ve doğru yatırım kararları alma imkânı sunuyor. Tarımda Teknoloji ve Verimlilik Odağı Öne Çıkıyor Bu yıl fuarda özellikle tarımsal mekanizasyon, dijital tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim çözümleri ön plana çıkacak. Tarım teknolojileri geliştiren şirketler, yazılım çözümleri ve yeni nesil ekipmanlar aracılığıyla üretimde verimlilik ve maliyet optimizasyonuna yönelik yeniliklerini sergileyecek. Aynı zamanda fuar, çiftçiler, büyük ölçekli tarım işletmeleri, yatırımcılar, distribütörler ve kamu temsilcilerini bir araya getirerek sektörde güçlü iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlayacak. Katılımcı firmalar için uluslararası pazarlara açılan kapı niteliğinde olan Konya Tarım Fuarı, bölge ülkeleri için ticari iş birliği ve yeni tedarik kanalları oluşturma fırsatının yanında global marka ve üreticilerle yüz yüze bağlantı kurma imkânı tanıyacak. Tarımsal mekanizasyon ve tarla teknolojileri alanında dünya tarım sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan organizasyon, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini ve yüksek ithalat hacmini bir araya getiren stratejik bir platform niteliği taşıyor. Seminer programları sektöre damga vuracak Öte yandan fuar kapsamında 7, 8 ve 9 Nisan tarihlerinde 3 gün boyunca bir seminer programı gerçekleştirilecek. Her gün 11.00 – 16.00 saatleri arasında olacak seminerlerde su yönetimi ve tasarruf, tarım makineleri ve mekanizasyon, tarımda dijital dönüşüm ve sektörün geleceğine dair beklentiler gibi başlıklar ele alınacak. Seminerlerde günün başlangıcı Agro TV ile Günaydın canlı yayını ile yapılacak. Fuarın gerçekleştirileceği Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde, katılımcı ve ziyaretçi deneyimini daha da geliştirmek amacıyla genel alanlarda kapsamlı yenileme ve iyileştirme çalışmaları hayata geçirildi. Altyapıdan ortak kullanım alanlarına kadar geniş bir çerçevede ele alınan bu çalışmalar, fuar deneyimini daha konforlu ve verimli hale getirmeyi hedefliyor. Tüyap Fuarcılık Grubu, tüm yatırımlarında uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket ederek elde ettiği kazanımları yeniden işine yönlendirmekte; fuar organizasyonlarında katılımcı ve ziyaretçi deneyimini merkeze alan bir yaklaşımı benimsemektedir. Yeniden markalama süreciyle birlikte bu vizyonunu daha da güçlendiren, fuarcılık sektöründe sürdürülebilir büyüme ve değer üretimi odağında ilerlemeyi sürdürmektedir. Türkiye’nin stratejik konumu ve Konya’nın güçlü tarım sanayisi fuarı bir çekim merkezi haline getirirken, fuar boyunca önemli ticari iş birliklerine imza atılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tiryaki Agro’dan Anadolu’ya Sürdürülebilir Tarım Hamlesi Haber

Tiryaki Agro’dan Anadolu’ya Sürdürülebilir Tarım Hamlesi

Küresel değer platformu Tiryaki Agro’nun sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda hayata geçirilen Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nın ilki, bölgenin lider üreticilerinin katılımıyla Muş’taki Tiryaki Tarım İşletmesi’nde düzenlendi Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nda “İklime Uyumlu Tarım Uygulamaları: Yenileyici ve Yeni Nesil Yaklaşımlar” başlığı altında kapsamlı bir eğitim verildi. Bölgenin lider çiftçilerinin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, Tiryaki agronomları ve alanında deneyimli uzmanların katkılarıyla; iklimle uyumlu tarım uygulamaları, buğdayda verim artışı, maliyetlerin azaltılması ve karbon ayak izinin ne anlama geldiği gibi başlıklarda somut örnekler ve hesaplamalar paylaşıldı. Program, çiftçilerin ihtiyaçları doğrultusunda, teorik eğitimin yanı sıra uygulama becerisi kazandırmaya da odaklandı. İklim uyumlu tarım uygulamaları eğitimine yoğun ilgi Eğitim programı, Tiryaki Tarım Bölge Müdürü Recep Mergen ve Tiryaki Tohum Bölge Müdürü Tevfik Fikret Köse’nin açılış konuşmalarının ardından Dr. Nihat Mıdıkoğlu’nun yürüttüğü eğitimden oluştu. İlk bölümde, yenileyici tarımın toprak sağlığı, su kullanımı ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri; konvansiyonel tarımla farkları ve Muş koşullarına uyarlanabilir teknikler ele alındı. Anlatımlar, üreticilerin sahadaki gözlemlerine ve mevcut üretim pratiklerine uygun örneklerle desteklendi. İkinci bölümde ise “yeni nesil uygulamalar” odağında, dijital tarım teknolojilerinin gübre, enerji ve bitki koruma ürünlerinin kullanımını optimize etme potansiyeli paylaşıldı. Program, yalnızca teorik bilgi aktarımıyla sınırlı kalmayarak uygulamaya da odaklandı. Eğitim öncesinde her katılımcı için gerçekleştirilen toprak analizleri doğrultusunda hazırlanan bütçeleme ve maliyet çalışmaları sayesinde, çiftçiler kendi üretim yapılarını gerçek veriler üzerinden değerlendirme imkânı buldu. Aynı zamanda eğitim sonrası yapılan değerlendirme anketleri ve soru-cevap oturumları da içeriğin bölge koşullarıyla güçlü bir uyum taşıdığını ortaya koydu. Program kapsamında yıl boyunca toprak analizleri, uydu tabanlı izleme verileri, bilgilendirme mesajları ve dijital platformlar aracılığıyla çiftçilere sürdürülebilir danışmanlık desteği sağlanacak. Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nın Muş’taki pilot uygulamanın ötesine geçerek orta vadede Konya ve Gaziantep gibi farklı tarım havzalarında yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu program, üretim verimliliğini artırmakla birlikte kırsal kalkınmayı desteklemeyi de amaçlayan bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Amaç; bilgi temelli, iklim değişikliğine dayanıklı ve sürdürülebilir üretimi benimseyen bir üretici topluluğunun oluşmasına katkı sunmak. Çiftçilerle birlikte sürdürülebilir üretimin altyapısını kuruyoruz Sahadaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Tiryaki Tarım Bölge Müdürü Recep Mergen, “Muş’taki bu ilk buluşma ile bölgemizdeki çiftçilerle birlikte hem toprağın ihtiyaçlarını hem de iklim değişikliğinin getirdiği yeni koşulları değerlendirme fırsatı bulduk. Yenileyici tarım uygulamalarını doğru şekilde aktararak çiftçilerin verimliliğini artırmayı ve daha sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sunmayı amaçlıyoruz” dedi. Tiryaki Agro Holding Global Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Arzu Örsel ise programın sosyal etki boyutuna dikkat çekerek, “Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları, yalnızca bir eğitim girişimi değil; Anadolu’nun bereketli topraklarına ve üretimin asıl emekçilerine yapılan uzun vadeli bir yatırımdır. Bu programla hem iklim değişikliğine uyumlu üretim modellerini yaygınlaştırmayı hem de kırsal kalkınmayı destekleyen sosyal faydayı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Sahada paylaşılan her bilgi, bölgenin ekonomik dayanıklılığına doğrudan katkı sunuyor” diye ekledi. Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’na katılan lider çiftçiler ise özellikle verim–maliyet dengesi ve bütçeleme çalışmasının kendileri için çok öğretici ve yol gösterici olduğunu; ele alınan konuların sahadaki kararlarını doğrudan etkileyen, faydalı içerikler sunduğunu ifade etti. Muş Alparslan Çiftliği: Tiryaki Agro’nun rejeneratif tarım üssü Tiryaki Agro Holding’in 60 bin dönümlük Tiryaki Tarım İşletmesi, son yıllarda bölge çiftçilerine yön veren yenilikçi tarım uygulamalarının merkezi haline geldi. Akıllı sulama sistemleri, sensörler, drone’lar ve toprak sağlığına yönelik uygulamalar, bölgede rejeneratif tarımın yaygınlaşması için kritik rol oynuyor. Bu nedenle Çiftçi Buluşmaları’nın ilk durağı olarak Muş’un seçilmesi, programın sahayla bütünleşik tasarımının doğal bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko Tarım Grubu’ndan Bölgesel Yatırımla Modern Seracılıkta Yeni Bir Adım Haber

Alarko Tarım Grubu’ndan Bölgesel Yatırımla Modern Seracılıkta Yeni Bir Adım

Sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla tasarlanan 40 hektar büyüklüğündeki yeni sera, gerçekleştireceği domates üretimiyle bölgenin gıda arz güvenliğine önemli bir katkı sunacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, “Alarko olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada kalıcı değer üretme sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Çimkent’te kurduğumuz bu yeni modern seramız, 2029 sonuna dek 500 hektara ulaşması planlanan büyük bir projenin ilk adımıdır. Bu yatırımı aynı zamanda, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi olarak görüyoruz.” dedi. Tarımda değer zincirinin her alanında yer alma vizyonuyla yatırımlarını sürdüren Alarko Tarım Grubu, Kazakistan Çimkent’te geçtiğimiz yıl temelini attığı sera yatırımının 40 hektar büyüklüğündeki ilk etabını devreye aldı. Bölgedeki modern seracılık faaliyetlerini Alsera KZ çatısı altında yürüten Alarko Tarım, Kazakistan’da 2029 yılı sonuna kadar 500 hektar büyüklüğe ulaşarak bölgenin gıda arzına önemli bir katkı sunacak. Sera açılışı için düzenlenen törene; Kazakistan Cumhuriyeti Tarım Bakanı Aidarbek Saparov, Türkiye Cumhuriyeti Türkistan Başkonsolosu Levent Gürcan, Çimkent Vali Yardımcısı Aydin Karimov, Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih ve Alarko’nun üst düzey yöneticileri katıldı. Ümit N. Yıldız: “İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi” Alarko Şirketler Topluluğu’nun köklü bilgi birikimini, inovasyon gücünü ve sürdürülebilir üretim modelini Kazakistan’a taşımak üzere çok değerli bir adım attıklarını kaydeden Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Alarko olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada kalıcı değer üretme sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Tarım Grubumuzun amiral şirketi olan Alsera, bugün 120 hektarı aşan işletme büyüklüğüyle Türkiye’nin en büyük modern sera yatırımcılarından biri konumunda. Kazakistan yatırımımızla, Türkiye tarımındaki bu deneyim ve teknolojimizi sınır ötesine taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Çimkent’te kurduğumuz bu modern sera yatırımı, 2029 sonuna dek 500 hektara ulaşması planlanan büyük bir projenin ilk adımını oluşturuyor. Böylece uzun soluklu ve her iki ülkeye de faydaları büyük olacak bir iş birliğini başlatıyoruz. Bu yatırım aynı zamanda iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi olmasıyla bizleri gururlandırıyor.” Kazakistan’ın en modern seraları arasında yerini aldı Alarko Tarım Grubu, tarım alanındaki faaliyetlerini çevresel ve toplumsal faydayı birlikte büyüten, sürdürülebilir ve kalıcı bir anlayışla şekillendiriyor. Alarko Tarım’ın Kazakistan’da hayata geçirdiği sera projesi, yüksek verimli, temiz, kalıntısız ve ihracat odaklı tarımsal üretim yaklaşımıyla bölgesel kalkınmayı destekliyor. Alsera KZ bünyesinde konumlanan bu üretim alanı; yapay zekâ destekli iklimlendirme, otomasyona dayalı sulama ve ileri tarımsal kontrol sistemleri sayesinde Kazakistan’ın en modern seralarından biri olarak öne çıkıyor. İlk aşamada domates üretiminin yapılacağı tesis, yüksek verimli, temiz, kalıntısız ve ihracata yönelik bir üretim sistemiyle faaliyet gösterecek. Türkiye’den 33 ülkeye domates ihracatı Sürdürülebilir tarım anlayışıyla modern seracılık, tohum ıslahı, niş gübre ve kurutulmuş gıda alanlarında faaliyet gösteren Alarko Tarım Grubu, Türkiye’nin en büyük modern sera işletmecileri arasında yer alıyor. Son iki yılda tarım alanına 300 milyon dolara yakın yatırım yapan Alarko Tarım, Alsera çatısı altında Afyonkarahisar, Denizli ve Eskişehir’de hayata geçirdiği 120 hektar büyüklüğündeki modern seralarda ürettiği “sıfır kalıntı” belgesine sahip sağlıklı domatesleri Avrupa başta olmak üzere toplam 33 ülkeye ihraç ediyor. Jeotermal enerji kaynaklarıyla ısıtılan ve dijital tarım teknolojileriyle donatılan seralarda, zararlılarla mücadelede inovatif yöntemler kullanılarak sürdürülebilir üretim modeline öncülük ediliyor.

11. Ortak Gelişim Kongresi’nde  Gıda Ekosisteminin Geleceği İçin “Güven” Mesajı Verildi Haber

11. Ortak Gelişim Kongresi’nde Gıda Ekosisteminin Geleceği İçin “Güven” Mesajı Verildi

Bu yıl “Her Ürün Bir Güven Eseri” temasıyla düzenlenen kongreye; perakende sektörünün temsilcileri, üreticiler, tedarikçiler, çözüm ortakları, genç girişimciler ve kamu temsilcilerinden oluşan yüzlerce kişi katıldı. Açılış konuşmasını yapan GPD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, Türkiye gıda perakendesinin taşıdığı ekonomik ve sosyal sorumluluğa dikkat çekerek sektördeki dönüşümün merkezinde güvenin, şeffaflığın ve üretim gücünün yer aldığını vurguladı. Özpamukçu, “Organize perakende olarak, bugün market, hızlı servis restoranı, kahve zincirleri ve çözüm ortaklarıyla birlikte 465 binin üzerinde istihdama ve 47 bin satış noktasına ulaşmış dev bir yapıdan söz ediyoruz. 3,5 trilyon TL’yi bulan Türkiye gıda perakendesi içinde organize perakendeciler olarak 1,5 trilyon TL’yi aşan ciro büyüklüğüyle ekonomimizin en dinamik alanlarından biriyiz” bilgisini paylaşarak sektörün etkisine dikkat çekti. Organize perakende büyümeye devam ediyor Konuşmasında 2025 yılı sektör verilerine de yer veren Özpamukçu, NielsenIQ Perakende Paneli Uzay sonuçlarına göre Türkiye genelinde perakende nokta sayısının yalnızca %0,2 arttığını, buna karşın modern kanalın %5’lik büyüme ile güçlü bir artış gerçekleştirdiğini belirtti. Özpamukçu, bu eğilimin, organize perakendenin yatırım iştahının ve tüketiciye erişimdeki kapsayıcı rolünün altını çizdiğini de sözlerine ekledi. NielsenIQ Perakende Paneli Uzay verilerine göre; sigara ve alkol hariç Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarı (FMCG), yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %41 büyüme kaydederken, büyümenin %1’i hacim, %40’ı fiyat değişiminden kaynaklandı. Kategori ve e-ticaret büyümesi organize perakendenin dönüşüm hızını gösteriyor 2025’te hacim açısından en çok büyüyen kategori grupları alkolsüz içecekler, süt ürünleri, ev temizlik ürünleri, bakkaliye ve saç bakım ürünleri oldu. En hızlı büyüyen alt kategorilerde ise sıvıyağ, çikolata, donuk gıda, ev temizleyicileri, Türk kahvesi, dondurma, krem çikolata, evcil hayvan maması, soğuk kahve ve hazır kahve öne çıktı. Evcil hayvan mamaları, ev temizleyiciler ve donuk gıda kategorileri yüksek hacim artışıyla dikkat çekti. NielsenIQ içgörülerine göre 2026 yılı için perakendenin stratejik yol haritasında tüketici değer öncelikleri, uygun fiyat arayışı, promosyon etkinliği, güven ihtiyacı, yapay zekâ entegrasyonu, çoklu kanal deneyimi ve bilinçli & seçici tüketim trendleri öne çıkıyor. “Güven, gıda tedarik zincirinin temelidir” GPD Başkanı Özpamukçu, gıda güvenilirliğinin yalnızca halk sağlığı açısından değil; ekonomik istikrar ve uluslararası rekabet açısından da stratejik bir konu olduğunu vurguladı. Organize perakendenin bugün üretim süreçlerinden depolamaya, lojistikten raf güvenliğine, izlenebilirlikten hijyen denetimlerine uzanan tüm aşamalarda güvenin standartlarını belirleyen bir sektör olduğunu söyledi. Özpamukçu konuşmasında, Türkiye’de gıda sektörünün önemli bir kısmının hâlâ kayıt dışı kanallarda bulunduğunu, bunun da hem haksız rekabet yarattığını hem de gıda güvenliğinde şeffaflığı engellediğini belirterek, “Tarladan sofraya tüm süreçlerin izlenebilir, denetlenebilir ve şeffaf olması ulusal güvenlik kadar önemlidir.” dedi. Tarım ve üretim vurgusu: “Güçlü tarım olmadan gıda arz güvenliği sağlanamaz” Sektörün karşı karşıya olduğu maliyet baskıları, işgücü giderleri, lojistik dalgalanmaları ve küresel riskler nedeniyle üretimde sürdürülebilirliğin daha kritik hale geldiğini belirten Özpamukçu, çözümün merkezinde tarım ve hayvancılığın güçlendirilmesinin bulunduğunu vurguladı. Doğru planlama, etkin destek mekanizmaları, kooperatiflerin güçlendirilmesi, dijital tarım, kadın ve genç üreticilerin teşviki ve güçlü bir lojistik altyapının Türkiye’nin tarımsal potansiyelini açığa çıkaracağını ifade eden Özpamukçu, gıda israfının da kritik bir alan olduğunu söyledi. Türkiye’nin yılda yaklaşık 18 milyon ton gıda israf ederek 43 milyar dolar kaybettiğini hatırlatarak, organize perakendenin raf yönetimi, stok optimizasyonu, bağış sistemleri ve dijital takip teknolojileriyle bu alanda önemli adımlar attığını belirtti. “Amacımız sorunları değil, çözümleri konuşmak” Kongre boyunca gıda güvenliği, gıda arz güvenliği, tedarik zincirinin geleceği, üretici–perakendeci iş birliği, sürdürülebilirlik ve yeni teknolojiler masaya yatırıldı. Özpamukçu, “Güven, gıdanın da sektörün de ekonominin de temelidir. Bu kongrenin amacı sadece sorunları tartışmak değil, birlikte çözüm üretmektir.” diyerek katılımcılara teşekkür etti.

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı, Kadın Çiftçi Modülü ile Tarımın Geleceğine Yön Veriyor Haber

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı, Kadın Çiftçi Modülü ile Tarımın Geleceğine Yön Veriyor

Cargill’in çiftçilerin refahını ve ürünlerinin verimini artırmak, onarıcı tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla başlattığı 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı yedinci yılına girdi. 2019 yılında 6 ilde 1.072 çiftçinin katılımıyla 264.780 dekarlık mısır tarlasında başlayan program yedinci yılında 27 ilde, 1 milyon dekardan fazla bir alanda 7 binin üzerinde mısır, ayçiçeği ve kanola üreticileriyle büyümeye devam ediyor. Adana, Afyon, Aksaray, Amasya, Ankara, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, Eskişehir, Hatay, İstanbul, İzmir, Karaman, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Osmaniye, Samsun, Sinop, Tekirdağ ve Tokat illerinde uygulanan program kapsamında katılımcılara özel tarımsal eğitim, dijital tarım araçlarına erişim ve ihtiyaçlarına yönelik danışmanlık hizmetleri ücretsiz olarak sunuluyor. Bu sayede, çiftçilerin veriminde yüzde 20’leri aşan, kârlılıklarında yüzde 39’lara varan oranlarda artış yaşanırken, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri de azaltılıyor. Kadın Çiftçi Modülü Tarımın Geleceğine Kadınların Gücüyle Yön Veriyor Tarımsal üretimde kadınların gücünü görünür kılmak amacıyla 2024 yılında programın en önemli sosyal dönüşüm boyutlarından birini oluşturan Kadın Çiftçi Modülü de eklendi. 2019–2024 arasında 167 kadın çiftçinin yer aldığı programa 2024’te Kadın Çiftçi Modülü ile birlikte 100 kadın çiftçi daha eklendi. Kadın çiftçilerinin sayısının her yıl üç katına çıkarılması hedefleniyor. Modül ile kadın çiftçilere tarımda verimlilik ve sürdürülebilirlik için eğitimler, teknoloji desteği ve danışmanlık hizmetleri sağlanıyor: Filiz Sensör İstasyonu: Toprak ve hava koşullarını izleyerek sulama optimizasyonu desteği sağlanıyor. PestTrap: Zeytin güvesine karşı erken uyarı sistemi desteği sağlanıyor, böylece gereksiz ilaçlama önleniyor. Flowmeter: Sulama ve su tüketiminin gerçek zamanlı takibiyle verimlilik desteği sunuluyor. Dijital Toprak Analizi ve Gübreleme Programı: Dijital toprak analiz verilerine göre tarlaya özel danışmanlık ve doğru gübreleme desteği sağlanıyor. Ziraat Mühendisleri Ziyaretleri: Rutin ziyaretlerle onarıcı tarım uygulamaları ve saha desteği sunuluyor. Zeytin Ürünleri Satış ve Pazarlama Eğitimleri: Katma değerli ürün geliştirme, satış ve dijital pazarlama desteği sağlanıyor. Katma Değerli Satış Destek Hattı ve Portal: Çiftçilerin üretim ve satış verilerinin analizine dayalı ihtiyaçlarına özel satış desteği sunuluyor. Kadın Çiftçi Modülü ile birlikte mısır, ayçiçeği ve kanola üreticilerinin yanı sıra zeytin üreticileri de ilk kez programa dâhil edildi. Önümüzdeki yıllarda ise farklı bitkisel üretim alanlarında faaliyet gösteren kadın çiftçiler de programa katılabilecek. Programla ilgili olarak Cargill Gıda Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Tarakçıoğlu, “1000 Çiftçi 1000 Bereket, Türkiye tarımının dijitalleşmesinde önemli bir dönüm noktası oldu. Kadın Çiftçi Modülü ile bu dönüşümün odağına kadınları alıyoruz. Kadınların tarımdaki rolünü görünür kılmak, üretimde sürdürülebilirliği artırmanın en güçlü adımı. Cargill olarak çiftçilerimizin ürünlerinin verimliliğini artırırken, toplumsal eşitlik ve kapsayıcılıkta da değer yaratmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Gıda sisteminin hızla artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarını sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde karşılamaya devam etmesine katkı sunan program kapsamında çiftçilere tarımsal faaliyetlerini, yaşamlarını ve toplumu daha ileri taşımak için gereken araç ve olanakları sunmayı bir görev saydıklarını belirten Tarakçıoğlu, “Dijital tarım teknolojileriyle su kullanımını optimize ediyor, toprak sağlığını koruyor ve biyolojik çeşitliliği artırıyoruz. Dünyayı güvenli, sorumlu ve sürdürülebilir besleme hedefimiz doğrultusunda gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışıyoruz” dedi. Programın Kadın Çiftçi Modülüne dâhil olan ve Bandırma’da zeytin üretimi yapan kadın çiftçilerden İpek Zivane de deneyimini ve başarı hikâyesini şu sözlerle paylaştı: “Bu programa katılmaktaki amacım sadece verimi artırmak değil, tarlamı daha bilinçli yönetmekti. Bu program sayesinde, tarımda teknolojiyle buluşmanın aslında hepimiz için mümkün olduğunu gördüm. Ailemizin 150 yıllık tarım geleneğini modern teknolojilerle buluşturmak hem geçmişimize saygı hem de geleceğimize yatırım anlamına geliyor. 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı sayesinde zeytin bahçelerimizde dijital tarım teknolojilerini kullanarak hem verimlilik artışı sağladık hem de sürdürülebilir üretim yöntemlerini hayata geçirdik. Kendi arazimde verimliliği artırırken çevreye daha duyarlı üretim yapabiliyorum. Artık hem toprak hem biz kazanıyoruz”. Programa katılan kadın çiftçilerden Belma Dağara ise şunları söyledi: “Program sayesinde tarımda daha bilinçli ve sürdürülebilir yöntemler kullanmayı öğrendim. Dijital tarım araçları ve uzman desteğiyle artık toprağımı koruyarak daha verimli üretim yapabiliyorum.” 50’ye yakın ödül aldı Program kapsamında sunulan hizmet ve eğitimlerin çevresel, sosyal ve ekonomik anlamda yarattığı etkiler Yatırımın Sosyal Geri Dönüşü (SROI – Social Return On Investment) yöntemi kullanılarak finansal değere dönüştürülüyor. SROI programın başlangıcından bu yana her yıl artarak 2023 yılı itibarıyla ana paydaşları olan çiftçiler üzerinde her 1 TL’ye karşılık 3,72 TL değerinde etki yarattı. Türkiye’deki tarım ve gıda alanında sosyal etki araştırması ve ölçümlemesi yapılan ilk kurumsal sosyal sorumluluk program niteliğini taşıyan 1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı; bugüne kadar, aralarında dünyanın en inovatif ürünlerine ve iş dünyası liderlerine verilen Edison Ödülü’nün de bulunduğu ulusal ve uluslararası 50’ye yakın ödüle layık görüldü. Rakamlarla 1000 Çiftçi 1000 Bereket: 27 il 7.000’in üzerinde çiftçi 1 milyon dekardan fazla bir arazide ayçiçeği, mısır ve kanola ekimi yapıldı. 2024 yılında çiftçilerinin karlılığında %39'a varan artış sağlandı. (kanola: %21, mısır: %28, ayçiçeği %39) Gübre yönetimi sayesinde 2023 yılında %50,6’lık tasarruf yapıldı. 2024 yılında karbon salımında %53’e varan düşüş sağlandı. (kanola: %53, mısır: %45, ayçiçeği: %39) Program kapsamında 460.000 saatlik veri toplandı. 43.630 hektar alan uydularla gözlemlendi. Çiftçilere 180.000’in üzerinde uydu görüntüsü sunuldu. 50.600 dakikalık çiftçi görüşmesi ile teknik destek sağlandı. 400’den fazla dijital tarım cihazı kuruldu. 2023 sezonunda çiftçiler üzerinde finansal okuryazarlıkta %69, tarımsal teknik bilgide %73, veriye dayalı iş yapışta %81, dayanışmada %74 ve çevre faaliyetlerinde %62 oranında değişim gözlemlendi. Program 2019’dan bugüne kadar ulusal ve uluslararası 50’ye yakın ödül kazandı.30’dan fazla paydaş görüşü içeren 2 kapsamlı İlerleme Raporu hazırlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.