Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dinlenme

Kapsül Haber Ajansı - Dinlenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dinlenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'Bed Rotting' Sanıldığı Kadar Masum Değil! Haber

'Bed Rotting' Sanıldığı Kadar Masum Değil!

Bu davranışın, kişinin dış dünyadan izole bir şekilde kendini yenileme çabası gibi görülebileceğini aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bir kimsenin günlerini yatakta geçirmesi, onun duygularını düzenleme konusunda zorlandığı anlamını taşıyabilir. Bu kavramın özünü ortaya koyan davranış, kişinin ‘duygularım o kadar yoğun ya da o kadar boş ki, onlarla yüzleşmek yerine kendimi uyuşturmayı seçiyorum’ deme şeklidir.” dedi. Dinlenme kişiyi yenilerken, bed rottingin daha yorgun, suçlu ve hayattan kopuk hissettirebildiğini aktaran Beyaz, özellikle depresyonda bu durumun, hem hastalığın sonucu hem de onu besleyen bir kısır döngüye dönüşebildiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, son dönemde sosyal medyada sıkça karşılaşılan ‘bed rotting’ kavramı hakkında bilgi verdi. Bed rotting bir tanı değil, uzadığında zararlı olabilen bir geri çekilme davranışı! ‘Bed rotting’ kavramının, özellikle son zamanlarda sosyal medyada akım şeklinde popülerleşip karşımıza çıkan, bireylerin yorganın altına saklanmış, yanında atıştırmalıkları, elinde telefonuyla saatlerce yataktan çıkmayan hali olarak tarif edilebileceğini aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu durum bir nevi psikolojide geri çekilme savunma mekanizmasının modern ve biraz da dijitalleşmiş bir hali.” dedi. Klinik literatürde böyle resmi bir tanı söz konusu olmadığını, bunun daha çok bir davranış biçimi olduğunu ifade eden Beyaz, “Bu durum bir tanı olmasa da, bu davranışın bir semptom olma ihtimali olabilir. Yani kişinin dış dünyanın hızı, gürültüsü ve talepleri karşısında, bunaldığı ve yetişemediğini düşündüğü durumlarda bir çeşit rahatlama kaçınması; dış dünyadan izole bir şekilde kendini yenileme çabası gibi. Buradaki önemli husus, kişinin rahatlayabilmek için bu eyleme yöneldikten sonra bunun uzaması onun lehine işlemeyebilir.” şeklinde konuştu. Yatakta kalmak kişiyi daha yorgun hissettiriyorsa bu dinlenme değil, psikolojik bir alarmdır! Yatakta uzun süre kalmanın ne zaman dinlenme ne zaman psikolojik bir sorun sinyali olarak değerlendirilmesi gerektiğine değinen Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu ikisi arasında önemli bir fark var ve bunu fark etmek mümkün.” dedi. Bu farklara açıklık getiren Beyaz, şunları söyledi: “Dinlenme, şarj olmak, yenilenmek gibidir. Bittiğinde yataktan daha enerjik, tazelenmiş vaziyette gündelik hayata dönmeye istekli kalkılır. Dinlenme bir onarım sürecidir. Ama bed rotting dediğimiz şeyde durum daha farklı. Eğer yataktan çıkıldığında ya da yatmaya devam edilirken daha yorgun, daha uyuşmuş, suçlu ve zihinsel olarak bulanık hissediliyorsa, bu artık bir dinlenme değil de bir tür kaçıştır. Yatakta geçirilen zaman keyif vermekten ziyade, zamanı öldürmeye ve düşüncelerini susturmaya yarıyorsa, burada psikolojik bir alarm çalıyor denilebilir. Vücut burada ‘baş edemiyorum’ demektedir. Yatakta keyif yapmakla, birkaç gün boyunca duş almadan yatmak arasındaki fark, niyet ve sonuçtaki duygudur aslında.” Depresyonu besleyen bir kısır döngüye neden oluyor! Yatakta çürüme davranışının depresyon, tükenmişlik sendromu ve anksiyete ile etkileşimi bulunduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Tükenmişlik sendromunda, bu davranış bedenin iflas bayrağını çekmesidir. Öz enerji o kadar bitmiştir ki, kişi biyolojik olarak hareket edemez hale gelir.” dedi. Anksiyetede ise yatağın bir tür sığınak gibi görüldüğünü dile getiren Beyaz, “Dış dünya tehditlerle doludur ve yorganın altı, o tehditlerin ulaşamayacağı güvenli bir liman olarak algılanabilir. Ancak en güçlü bağ depresyonla kurulur. Depresyonda olan çökkünlük hali nedeniyle kişiye kolunu kaldırmak bile büyük yük kaldırmak gibi gelir. ‘Bed rotting’, depresyonun hem bir sonucu hem de onu besleyen bir etkeni gibi. Kişi depresif olduğu için yatar, yattıkça hayatı kaçırır, hayatı kaçırdıkça daha çok depresif hisseder. Bu kısır döngü, kişiyi yavaş yavaş daha da olumsuz bir hale getirir.” açıklamasını yaptı. Bed rotting, kişinin hayata katılım isteğinin azaldığını gösterir! Bed rottingin, kişinin duygusal olarak ne yaşadığının bir göstergesi olabileceğine işaret eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şöyle devam etti: “Bed rotting kavramı tanımıyla uyumlu olacak şekilde bir kimsenin günlerini yatakta geçirmesi, onun duygularını düzenleme konusunda zorlandığı anlamını taşıyabilir. Bu kavramın özünü ortaya koyan davranış, kişinin ‘duygularım o kadar yoğun ya da o kadar boş ki, onlarla yüzleşmek yerine kendimi uyuşturmayı seçiyorum’ deme şeklidir. Yani bunu kişinin hayattan kopmaya başladığının, daha doğrusu hayata katılım gösterme isteğinde bir azalma olduğunun işareti olarak görebiliriz. Bu izole hal ile kişi yatakta kaldıkça, dış dünyadaki rolünü donduruyor gibi olur ve bu hal uzadıkça da, o rollere geri dönmek daha endişe edilesi bir hale gelir.” Bed rotting, bir semptom olarak başlar; kontrolsüz bırakıldığında bir probleme dönüşür! Bed rottingin bir semptom mu, yoksa başlı başına ele alınması gereken bir problem mi olduğu konusunu değerlendiren Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Aslında her ikisinin de bir karşılığı bulunmakta. ‘Bed rotting’, günlük hayatın stresi veya tükenme gibi altta yatan bir sorunun semptomudur; bir sonuçtur. Ancak kontrolsüz bırakıldığında da, kendi başına bir problem haline dönüşebildiğini söyleyebiliriz. Çünkü uzun süre yatakta vakit geçirmek uyku hijyenini bozar, beslenme düzenine zarar verir, sosyal bağlar zayıflayabilir ve fiziksel sağlığı da bir miktar tehdit eder. Yani yangının dumanı olarak başlar ama müdahale edilmediğinde de yangının kendisi haline gelebilir. Bu yüzden terapide bunu sadece bir depresyon belirtisi olarak geçiştirmeyiz; aynı zamanda davranışsal aktivasyon teknikleriyle kırılması gereken, başlı başına zararlı bir alışkanlık döngüsü olarak ele alırız.” ifadelerini kullandı. Sorunlardan kaçınmak onların olduğundan daha şiddetli algılanmasına neden olur! Bed rotting eğilimi olan bireylerin öncelikle gerçekçi, basit ancak ısrarlı adımlarla başlaması gerektiğini vurgulayan Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bazı kurallar belirlemeli ve buna uymaya gayret gösterilmeliler.” dedi. Yatağın sığınılacak bir liman olmadığının altını çizen Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Yatak sadece uyku için kullanılmalı. Film izlemek, yemek yemek ya da telefona bakmak için yatak yerine muhakkak koltuğa geçilmeli. Bed rotting hali oluyorsa da kısa süreliğine de olsa yataktan çıkaracak diş fırçalama, markete gidip gelme gibi bazı hedefler koyulabilir. Sonrasında yataktan çıkmak daha kolaylaşacaktır. Odanın karanlık veya loş olmaması sağlanmalı bu vesileyle de özellikle sabahları uyanınca güneş ışığını alabilmek, beynindeki ‘uyan’ sinyallerini tetikler ve ruh halini düzenleyen serotonin üretimini artırır. Bu öneriler işe yaramadığında, ruhsal bir çökkünlük ve beraberinde de isteksizlik baş gösterdiğinde, günlük sorumluluklar hatta kişisel hijyen ihmal edilmeye başlandığında yardım için sinyaller çalıyor demektir. Unutulmamalı ki sorunlardan kaçınmak onları olduğundan daha şiddetli bir şekilde algılamamızla sonuçlanır.”

Seyahat Alışkanlıkları Değişiyor Mu? Haber

Seyahat Alışkanlıkları Değişiyor Mu?

2026 yılına dair seyahat alışkanlıklarını analiz eden ENUYGUN.com, yeni dönemde klasik tatillerin popülerliğini korumaya devam ederken deneyim odaklı tatillerin de yükselişte olacağını belirtiyor. Deniz tatili ve kültür gezileri vazgeçilmezliğini korurken doğayla iç içe konaklama seçenekleri ve teknoloji odaklı seyahatler öne çıkan temalar arasında yer alacak. Dinlenme ve yenilenme temel motivasyon ENUYGUN.com’un yaptığı anketin sonuçlarına göre ankete katılanların yüzde 70’inden fazlası tatil yapma amacını "dinlenmek ve deşarj olmak" olarak tanımlıyor. Zihinsel ve fiziksel yorgunluğu atmaya yönelik planlar da ön plana çıkıyor. Tatil süresi konusunda ise kullanıcıların en çok tercih ettiği zaman dilimi "bir hafta" olarak tercih ediliyor. Karar sürecinde fiyat önemli kriter Ekonomik parametrelerin tatil planları üzerindeki etkisi de anket sonuçlarında görülüyor. Ankete katılanların yüzde 60’tan fazlası, tatil tercihlerini belirleyen ana unsurun uygun fiyatlar ve dönemsel kampanyalar olduğunu belirtiyor. Bu veri, tatilcilerin planlama aşamasında maliyet avantajı sağlayan seçenekleri önceliklendirdiğini gösteriyor. Konaklamada tercih: Her şey dahil ve butik oteller Konaklama tercihlerinde konfor ve hizmet çeşitliliği ilk sırada yer alıyor. Ankete göre en çok talep gören konaklama tipi "her şey dahil oteller” olurken, bu kategoriyi kişiye özel hizmet anlayışıyla öne çıkan "butik oteller" takip ediyor. Kültür ve deniz turizmi zirvede Ankete katılanların tatil temalarındaki tercihleri incelendiğinde ise dikkat çekici bir denge göze çarpıyor. Katılımcıların ilgi alanları "kültür gezileri" ve "deniz tatili" arasında eşit şekilde dağılıyor. Bu sonuç, kullanıcıların hem tarihi ve kültürel keşiflere hem de deniz turizmine olan ilgisinin benzer seviyelerde olduğunu gösteriyor. 2026’nın seyahat trendlerinde neler olacak? ENUYGUN.com’un ve global araştırmaların seyahat analizlerine göre yeni yılda klasik tatil anlayışı popülerliğini korumaya devam ederken farklı seyahat akımlarının da öne çıkacağı öngörülüyor. Yeni yılda sokak lezzetlerinden yerel pazarlara uzanan gastronomi deneyimleri seyahatseverlerin odağında olacağa benziyor. Otantik konaklamalar ve doğa teması odakta Doğayla iç içe bungalovlar, butik doğa otelleri ve manzara odaklı konaklama yerlerinin 2026’da daha çok tercih edileceği öngörülüyor. Bununla birlikte sürdürülebilir turizmin de öne çıkacağının altı çiziliyor. Spor etkinlikleri için biletler hareketlenecek Premier Lig maçları, Fransa’daki tenis turnuvaları, Formula 1 gibi büyük etkinliklerin de 2026 uçak bileti aramalarını artıracağı belirtiliyor. Spor temalı tatiller, seyahati sadece eğlence değil aynı zamanda sosyal ve kültürel bir deneyim haline getiriyor. Kişiselleştirilmiş ve akıllı seyahat planlaması 2026 yılının seyahat planlamasında teknolojinin çok daha etkin rol oynayacağı vurgulanıyor. ENUYGUN.com, sunduğu yapay zekâ destekli rota planlaması, kişiselleştirilmiş öneriler ve fiyat karşılaştırmaları ile kullanıcıların tatil kararlarını daha hızlı ve isabetli almasını sağlıyor. Teknoloji, seyahati sadece planlamayı değil, aynı zamanda deneyimi de kişiselleştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.