Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Diplomasi

Kapsül Haber Ajansı - Diplomasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diplomasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hamdi Ulukaya: “ABD ile Türkiye Arasında 100 Milyar Dolarlık Ticaret Hedefine İnancımız Tam” Haber

Hamdi Ulukaya: “ABD ile Türkiye Arasında 100 Milyar Dolarlık Ticaret Hedefine İnancımız Tam”

ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani CEO’su Hamdi Ulukaya başkanlığında, toplam pazar değerleri 3 trilyon doları aşan Uber, Amazon, Google gibi 25 dev Amerikan şirketinin temsilcilerinden oluşan üst düzey heyet, Türkiye’deki resmi temaslarının ikinci gününde kritik görüşmelerini sürdürüyor. Ziyaretin 20 Nisan’daki ilk gününde savunma sanayisi odaklı toplantılar gerçekleştiren heyet; bugün ise ekonomi, enerji, ticaret ve teknoloji başlıkları altında Türkiye’nin ekonomi yönetimiyle bir araya geliyor. Savunma sanayisinde NATO vurgusu ve TOBB ile stratejik akşam Heyet, Ankara temaslarına dün Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısıyla başladı. Toplantıda, bölgesel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin NATO içindeki stratejik önemi ve savunma sanayisinde yerli üretim odaklı iş birliği fırsatları ele alındı. Akşam saatlerinde ise heyet, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla düzenlenen yemekte Türk iş dünyasıyla buluştu. Yemekte, Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı çerçevesinde sunduğu yatırım fırsatları ve ABD’li yatırımcıların Türkiye’nin makroekonomik istikrar programına duyduğu güven vurgulandı. Ticaretteki engelleri kaldırma ve 100 milyar dolar hedefi Heyet, bugün sabah saatlerinde Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile bir araya geldi. Görüşmede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlenen 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefi ana gündem maddesiydi. E-ticaret düzenlemeleri, fikri mülkiyet hakları ve gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması gibi ticari engellerin kaldırılmasına yönelik somut adımlar masaya yatırıldı. Hamdi Ulukaya: “Türkiye’nin başarısı bizim için çok kıymetli” Temaslara ilişkin değerlendirmede bulunan ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, şunları söyledi: “Burada 25 büyük şirketin lideriyle bulunmamız, Türkiye’nin potansiyeline duyduğumuz sarsılmaz inancın en somut göstergesidir. Biz buraya sadece iyi niyet mesajları ile değil, yatırım ajandaları ve iş birliği planlarıyla geldik. Türkiye’nin ekonomik istikrar programının meyvelerini verdiğini görüyoruz ve Amerikan iş dünyası olarak bu başarı hikâyesinin bir parçası olmaya kararlıyız. 100 milyar dolarlık hedef sadece bir rakam değil; bu hedef, müttefiklik ruhuyla atacağımız somut adımların bir sonucudur.” Öğleden sonra yoğun diplomasi trafiği Heyetin öğleden sonraki temasları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile başlayacak. Bu kritik görüşmede LNG, yenilenebilir enerji ve enerji güvenliği konuları öncelikli olarak ele alınacak. Ardından heyet, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile bir araya gelerek makro-ekonomik görünüm ve doğrudan yabancı yatırım teşvikleri üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirecek. Programın devamında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile 5G altyapısı ve dijital ulaşım ağları üzerine bir toplantı yapılması planlanıyor. Günün son resmi temasında ise heyet, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile yapay zekâ, Ar-Ge teşvikleri ve teknoloji bölgeleri üzerine düzenlenecek yuvarlak masa toplantısında buluşacak. Heyetin Ankara temaslarının ardından, Türkiye’nin teknoloji, enerji ve savunma gibi öncelikli sektörlerinde milyar dolarlık yeni yatırım fırsatlarının takibi için çalışma gruplarının oluşturulması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jill Morris CMG'den Eşitlik Çağrısı Haber

Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jill Morris CMG'den Eşitlik Çağrısı

Majestelerinin Türkiye’ye atadığı ilk kadın büyükelçi olmaktan büyük bir gurur ve onur duyduğunu belirten Morris, Türk Dışişleri Bakanlığı’ndaki saygın üst düzey kadın diplomatların ve Ankara’daki çok sayıdaki kadın büyükelçinin kendisine ilham verdiğini ifade etti. Bir büyükelçi olarak görev yapmanın, kendi ülkesini temsil etmek açısından derinden hissedilen bir ayrıcalık olduğunu vurgulayan Morris, bir kadın olarak bu rolü üstlenmenin modern diplomasinin artan çeşitliliğini ve kapsayıcılığını yansıtma fırsatı sunduğunu söyledi. Modern diplomasinin uluslararası yetenek ve deneyimden beslenerek zenginleştiğini belirten Morris, bu tür görevlerde kadınların yer almasının daha fazla kadının diplomasi alanında kariyer yapmasına ilham vereceğini umduğunu dile getirdi. Birleşik Krallık ile Türkiye’nin uzun süredir güçlü ikili ilişkilere sahip olduğunu ifade eden Morris, ticaret, savunma, güvenlik ile bilim ve teknoloji iş birliği başta olmak üzere geniş bir alanda ortak öncelikler bulunduğunu söyledi. Bu öncelikler doğrultusunda gelişen ilişkilerin her iki ülke için de önemli kazanımlar sağladığını belirten Morris, ortaklığın kültürel bağlar ve halklar arasındaki canlı ilişkiler sayesinde daha da güçlendiğini ifade etti. Türk sanat ve edebiyatının kadınların deneyimlerini anlamaya imkân sağlayan güçlü bir bakış açısı sunduğunu belirten Morris, Halide Edib Adıvar’ın yirminci yüzyılın başlarında kadınların toplum içindeki yükselen rollerini etkili biçimde yansıttığını söyledi. Duygu Asena ve Sevgi Soysal’ın kadınların sosyal ve kişisel gerçekliklerinin tasvirinde çığır açtığını belirten Morris, şiirde Gülten Akın’ın kuşağının en etkili seslerinden biri olduğunu ifade etti. Görsel sanatlar alanında ise Fahrelnissa Zeid’den Eren Eyüboğlu, Neşe Erdok ve Selma Gürbüz’e kadar pek çok öncü kadın sanatçının Türk sanatının gelişimine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Kadınların farklı sektörlerde karşılaştığı “cam tavan” engellerine de değinen Morris, cesaretin kadınların ilerlemesi için önemli bir itici güç olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyledi. Sürdürülebilir ilerleme için cesaretin, kadınların eşit koşullarda başarıya ulaşmasını sağlayan yapılar ve kültürlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Hükûmetler ve kurumların kadın liderliğine değer veren koşullar oluşturması gerektiğini belirten Morris, kadınların katkılarının adil biçimde değerlendirilmesinin bu sürecin temel adımlarından biri olduğunu ifade etti. Aile dostu imkânlar ve esnek çalışma düzenlemeleri gibi politikaların da kadınların farklı sorumluluklarını tanıyan önemli uygulamalar olduğuna dikkat çekti. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle genç kadınlara da mesaj veren Morris, genç kadınların bugün hem fırsatlarla dolu hem de dirayet, merak ve öz güven gerektiren sınamalarla karşılaştıklarını söyledi. Hayallerin peşinden gitmenin her zaman düz bir yol olmayabileceğini belirten Morris, öğrenmeye istekli olmanın ve kararlılığın beklenmedik kapıları açabileceğini ifade etti. Morris, genç kadınlara yaptıkları katkıya inanmaları, yeni şeyler öğrenmek için fırsat aramaları ve kendilerine ilham veren hedeflerin peşinden gitmekten çekinmemeleri çağrısında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yabancı Dil Bilenlerin İş Bulma Olasılığı Daha Yüksek Haber

Yabancı Dil Bilenlerin İş Bulma Olasılığı Daha Yüksek

İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, yabancı dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kariyer ve istihdam için kritik bir yetkinlik olduğunu vurguluyor. Sektöre göre değişen dil ihtiyaçlarına dikkat çeken Salı, çok dilli bireylerin uluslararası iş dünyasında daha fazla tercih edildiğini belirtiyor. Yapay zekâ çağında dahi dil bilmenin önemini koruduğunun altını çiziyor. Teknolojinin gelişmesiyle yabancı dilde çeviri yapmak daha kolay hale geliyor. Ancak bu yabancı dil bilmenin önemini azaltmıyor. Aksine istihdamda yabancı dil bilmek hala bir avantaj. Araştırmalar, en az bir yabancı dil bilen bireylerin iş bulma olasılığının bilmeyenlere göre yüzde 25’e kadar daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Yabancı dilin istihdama katkısıyla ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, sektörlere göre çalışanlarda aranan yabancı dilin farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor. Yabancı dil yeterliliği özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter Yabancı dil yeterliliğinin Türkiye’de özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter olduğunu vurgulayan İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, şunları söyledi: “Uluslararası ve ulusal araştırmalar, en az bir yabancı dil bilen bireylerin istihdam edilme olasılığının anlamlı biçimde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Avrupa Komisyonu ve OECD verilerine göre yabancı dil bilen bireylerin iş bulma olasılığı, bilmeyenlere kıyasla yaklaşık yüzde 15–25 oranında daha yüksektir. Türkiye özelinde yapılan çalışmalar da özellikle yabancı dil yeterliliğinin özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter olduğunu ortaya koymaktadır.” Hangi sektöre hangi dil aranıyor İngilizce’nin tüm sektörlerde temel yabancı dil konumunda olduğuna dikkat çeken Salı, sektöre göre aranan yabancı dilin farklılık gösterdiğini belirterek şunları söyledi: “Mühendislik, otomotiv, sağlık ve sanayi sektörlerinde Almanca; Diplomasi, uluslararası kuruluşlar ve akademide Fransızca; Dış ticaret, enerji ve Orta Doğu odaklı iş alanlarında Arapça; Turizm, lojistik ve dış ticarette ise Rusça ve Çince önemli bir avantaj sağlamaktadır. Çok dilli bireylerin özellikle uluslararası şirketlerde tercih edilme oranı daha yüksektir. Bu çerçevede Yabancı Diller Bölümü altında kurduğumuz Modern Diller Birimimizde öğrencilerimize İspanyolca, İtalyanca, Fransızca, Almanca, Çince, Rusça ve Arapça dillerinde eğitimler sunuyoruz. Bu diller, bazı bölümlerde zorunlu, bazı bölümlerde ise seçmeli olarak programlara entegre edilmekte; böylece öğrencilerin çok dilli ve uluslararası iş ortamlarına daha donanımlı şekilde hazırlanması hedeflenmektedir.” “Türkiye uluslararası karşılaştırmalarda istenilen seviyede değil” Türkiye’de yabancı dil öğrenimine yönelik ilginin son yıllarda arttığını belirten Dr. Salı, şöyle devam etti: “Ancak uluslararası karşılaştırmalarda istenilen seviyede değildir. Veriler, genç nüfusta yabancı dil öğrenme oranlarının önceki yıllara kıyasla yükseldiğini, ancak ileri düzey dil yeterliliği konusunda hâlen gelişim alanı bulunduğunu göstermektedir.” “Yapay zekanın yabancı dil bilmenin önemini ortadan kaldırmaz”” Yapay zekanın ve diğer teknolojilerin gelişmesi dil bilmenin önemini nasıl etkileyeceğine dair de açıklamalarda bulunan Salı, “Yapay zekâ destekli çeviri ve iletişim araçları hızla gelişmektedir. Ancak bu durum yabancı dil bilmenin önemini ortadan kaldırmamaktadır. Aksine, bu teknolojileri etkin kullanabilen ve kültürel bağlamı anlayabilen bireylerin değeri artmaktadır. Dil bilmek yalnızca kelime çevirisi değil; müzakere, ikna, kültürel okuryazarlık ve ilişki yönetimi gibi insani becerileri de kapsadığı için gelecekte de önemini koruyacaktır” dedi. Dil öğreniminde süreklilik önemli Dil öğrenimi en kolay nasıl gerçekleştirildiğine dair bilgilere paylaşan Salı, “Araştırmalar, dil öğreniminde en etkili yöntemin sürekli maruz kalma ve aktif kullanım olduğunu göstermektedir. Günlük hayatta dili kullanmak, dijital platformlardan yararlanmak, konuşma odaklı öğrenme ve hedef dile ait kültürel içeriklerle etkileşim süreci hızlandırmaktadır” diyerek dil öğreniminin uzun soluklu bir süreç olduğunu ve sürekliliğin temel belirleyici olduğunu vurguladı. Gençlere öneriler: Dili iletişim ve kariyer aracı olarak görün “Gençlere, yabancı dili yalnızca bir ders veya sınav konusu olarak değil, bir iletişim ve kariyer aracı olarak görmelerini öneririm” diyen Dr. Özlem Salı, gençlere şu önerilerde bulundu: “Erken yaşta dil öğrenimine başlamak, mümkün olduğunca pratik yapmak, değişim programları ve uluslararası projelere katılmak büyük avantaj sağlar. Ayrıca mesleki alanlarına özgü terminolojiye hâkim olmaları da istihdam edilebilirliklerini artıracaktır. Bu noktada İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü altında faaliyet gösteren Materyal Geliştirme ve Yayın Birimi olarak öğrencilerin alanlarıyla doğrudan ilişkili bir dil yeterliliği kazanmasını hedefleyen aktif çalışmalar yürütüyoruz. CLIL (Content and Language Integrated Learning – İçerik ve Dil Bütünleşik Öğretimi) ve CBI (Content-Based Instruction – İçerik Temelli Öğretim) yöntemleriyle eğitim veriyor, öğrencilerin kendi disiplinlerine yönelik İngilizce becerilerini geliştirmelerini sağlıyoruz. Ayrıca alan bazlı İngilizce ders kitapları serimizi de kendi akademik kadromuzla üreterek bu süreci destekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Türkiye’nin COP31 Vizyonunu Anlattı Haber

İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Türkiye’nin COP31 Vizyonunu Anlattı

İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, SDSN Türkiye’nin düzenlediği “Sürdürülebilirlik Gündeminde Güncel Gelişmeler” toplantısında konuştu. Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde kurulan ve çoğunluğu üniversiteler olmak üzere çeşitli üye kuruluşlarıyla ‘Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri’ başlığı altında çalışmalar yürüten SDSN Türkiye’nin gerçekleştirdiği toplantıda konuşan İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Türkiye’nin iklim kriziyle mücadelesi, COP31 süreci ve COP31 vizyonu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin, dünyanın birçok sorunlu bölgesinde dahi tarafları buluşturan, barış diplomasisini sürdüren bir ülke olduğunu kaydeden Başkan Hasar, COP31 ile Türkiye’nin küresel anlamda bir iklim diplomasisi yürüteceğini belirtti. Türkiye’nin artık iklim politikalarını uygulayan ve gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya vizyonunu harekete geçiren bir ülke olduğunun altını çizen Başkan Hasar, konuşmasında şu hususlara değindi; “Tarihi bir diplomasi başarısına imza attık” Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede Birleşmiş Milletler çatısı altındaki en önemli organizasyonlardan biri olan COP’a ilk kez ev sahipliği yapacak. Bu hepimiz için büyük bir gurur kaynağı. COP31’in, Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında gerçekleştirilecek olması; güçlü, kararlı ve zorlu müzakerelerin ardından elde edilmiş önemli bir kazanımdır. Bu anlamda tarihi bir diplomasi başarısına imza attık." dedi. Başkan Hasar, Türkiye’nin COP Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmesinde yürütülen müzakere süreçlerine dikkat çekerek, “Türkiye’nin COP Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmesinde, müzakere süreçlerine bizzat katılarak bizlere liderlik eden ve kararlı duruşuyla müzakerelerin tıkandığı durumlarda inovatif çözümler sunan Bakanımız Sayın Murat Kurum’a şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı. Ülkemizin COP Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmesinde büyük çaba gösteren Bakanımız Sayın Murat Kurum’a buradan teşekkür ediyorum. Türkiye olarak, “Hiçbir ülkenin geride bırakılmayacağı, daha adil ve kapsayıcı bir diplomasi” vizyonuyla COP31’in ev sahipliğini ve başkanlığını üstlendik. Bu tarihi sorumluluk; ülkemiz açısından son derece kıymetli ve anlamlıdır. “COP31, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp, küresel bir iklim lideri haline getirme potansiyeline sahip” COP31, yalnızca bir iklim konferansı değildir. Türkiye’nin küresel diplomasi, ekonomi, teknoloji ve iklim diplomasisinde yükselen bir güç odağı olma yolunda tarihi bir fırsattır. Türkiye, 2026 yılında küresel iklim politikalarının şekillendirildiği platformun merkezinde yer alacak. COP31, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp, küresel bir iklim lideri haline getirme potansiyeline sahip. Aynı zamanda COP31, Türkiye’nin yeşil dönüşümünü hızlandıran bir kaldıraç da olacaktır. COP31 sadece bir konferans değil, kültür zenginliğimizi de dünya kamuoyunda paylaşacağımız önemli bir organizasyondur. Türkiye’nin COP31 Vizyonu Türkiye olarak, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında güçlü bir köprü kurmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda; enerji ve sanayi sektörlerinde yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, teknoloji, finans ve kapasite geliştirmeyi güçlendirecek yeni bir uluslararası iş birliği zeminini hayata geçirmek, dijitalleşmenin iklim eylemine katkısını artırmak için kuzey–güney iş birliklerini derinleştirmek öncelikli hedeflerimizdir. Akdeniz’in, iklim risklerine karşı yüksek kırılganlığı bizim için kritik bir referanstır. Bu deneyimi, Pasifik ve Afrika gibi diğer kırılgan bölgelerle paylaşarak; iklim risklerinin yönetilmesi, dayanıklılık kapasitesinin artırılması, uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Türkiye olarak, geleceğin şehirlerini iklim dostu, dayanıklı ve uyarlanabilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda; kentlerin iklim direncini artıracak modeller geliştirmek, dünya çapında ihtiyaç duyulan kentsel dönüşümün finansmanını güçlendirmek, iklim dostu şehir planlamasını küresel ölçekte desteklemek öncelikli hedeflerimizdir. COP31 Hazırlıkları Dünyanın en kalabalık ve kapsayıcı diplomatik buluşmasına, en iyi şekilde hazırlanmak için hiç vakit kaybetmeden çalışmalara başladık. COP31’i, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştireceğiz. Etkinliğe yaklaşık 200 ülkenin katılmasını bekliyoruz. Toplam katılımcı sayısının 150 bini bulacağını öngörüyoruz. 100’ün üzerinde ülkenin devlet başkanı ve üst düzey temsilcilerinin zirveye katılımını bekliyoruz. Türkiye’nin iklim politikalarının da değerlendirildiği toplantıya SDSN Türkiye üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarından temsilciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Giorgio Marrapodi’ye Yeditepe Üniversitesi’nden Fahri Doktora Haber

Giorgio Marrapodi’ye Yeditepe Üniversitesi’nden Fahri Doktora

Yeditepe Üniversitesi’nde düzenlenen törene Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, Mütevelli Heyeti Başkanı Yusuf Akgün, Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, rektör yardımcıları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. “Uzun Yıllara Dayanan Dostluğun ve Giderek Güçlenen İş Birliğinin Göstergesi” Törende konuşan Büyükelçi Giorgio Marrapodi, “Yükseköğretime, entelektüel mükemmeliyete, yeniliğe ve küresel etkileşime olan bağlılığı yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da takdir gören böylesine seçkin bir üniversiteyle anılmak benim için büyük bir onurdur” dedi. “Bu fahri unvan yalnızca kişisel bir takdir değil, aynı zamanda İtalya ile Türkiye arasında uzun yıllara dayanan dostluğun ve giderek güçlenen iş birliğinin bir göstergesidir” ifadelerini kullanan Marrapodi, “İki ülke; derin tarihsel bağlara, zengin kültürel etkileşime ve güçlü ekonomik ve bilimsel ortaklıklara sahiptir. Bugünkü bu onur, zorlu zamanlardan geçtiğimiz bu dönemde dahi, diplomasiye, karşılıklı anlayışa ve barış ile sürdürülebilir kalkınma için iş birliğine olan ortak inancımızı pekiştirmektedir” diye konuştu. Her iki ülkenin de coğrafi, siyasi ve kültürel konumları itibarıyla yapıcı bir etki yaratma potansiyeline sahip olduğuna işaret eden Marrapodi, sözlerini şöyle sürdürdü: “İtalya, insanları ayrıştıran değil bir araya getiren çözümleri savunmaktadır. Bizim inancımıza göre barış yalnızca çatışmanın yokluğu değil, adaletin, onurun ve fırsat eşitliğinin varlığıdır. Türkiye ise kıtaları ve kültürleri birbirine bağlayan eşsiz konumuyla ve Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözünde ifadesini bulan anlayışıyla aynı değerleri paylaşmaktadır. Türkiye’nin bugün de bu prensipleri sürdürdüğüne, arabuluculuk kapasitesiyle, diyaloğu kolaylaştırma gücüyle ve insani diplomasi alanındaki başarısıyla defalarca tanık olduk.” “Siz Bu Ailenin Bir Ferdisiniz” Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan da, Marrapodi’ye hitaben “Benim sevgili kardeşim, arkadaşım” diyerek üniversiteye başladıkları ilk günden itibaren çok yakın iki dost olduklarını ifade etti. Dalan, “Georgio bir devlet adamı olmanın ötesinde gerçekten iyi bir insan. Gerçekten iyi insan olmak büyükelçi olmaktan çok daha zordur” dedi. Marrapodi’nin Birleşmiş Milletlerde (BM) göre alacağını anımsatan Dalan, Marrapodi’ye yeni görevinde başarılar dileyerek “Türkiye’den ayrılırken zannetmeyin ki biz sizi unutacağız, ama siz de bizi unutmayacaksınız. Çünkü siz bu ailenin bir ferdisiniz” ifadelerini kullandı. Yeditepe Üniversitesi’nin İtalya üniversiteleriyle olan iş birliklerinin çok fazla olduğunu kaydeden Bedrettin Dalan, bu iş birliklerinin güçlenerek artacağı vurgusunu yaptı. “İki Ülke Arasındaki İlişkilerin Güçlendirilmesinde Örnek Bir Liderlik Sergiledi” Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da, “Bugün burada yalnızca bir büyükelçiyi onurlandırmak için değil, aynı zamanda Türkiye–İtalya ilişkilerinin her boyutuna yeni bir bakış açısı, yeni bir enerji ve kalıcı bir derinlik kazandırmış seçkin bir ismi takdir etmek için bulunuyoruz” dedi. Marrapodi’nin göreve geldiği Ocak 2022’den bu yana iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinde örnek bir liderlik sergilediğini vurgulayan Prof. Dr. Durman, “Giorgio Marrapodi, Türkiye–İtalya ilişkilerinin son yıllardaki en etkin ve belirleyici diplomatlarından birdir. Görev süresinde iki ülke arasındaki ticaret hacmi 32 milyar USD’yi aşmış, savunma, havacılık ve uzay alanlarında stratejik anlaşmalar imzalanmış ve kültürel diplomasi alanında iki ülkenin görünürlüğünü güçlendiren birçok öncü proje hayata geçirilmiştir” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Mehmet Durman, “Diplomasiye, bilime, topluma ve uluslararası iş birliğine üstün hizmetleri nedeniyle ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin önerisi üzerine Yeditepe Üniversitesi Senatosu’nun oy birliğiyle aldığı kararla Sayın Giorgio Marrapodi’ye kurumumuzun en yüksek payesi olan ve üniversitemiz tarihinde çok az kişiye verilen Fahri Doktora unvanı tevcih edilmiştir” diye konuştu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Bursa’da Kadın Sanayici ve Girişimcilerle Buluştu Haber

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Bursa’da Kadın Sanayici ve Girişimcilerle Buluştu

Bursa’da gerçekleştirilen “Kadın Sanayici ve Girişimciler İstişare Toplantısı”na katılan Göktaş, kadınların üretim ve istihdamdaki rolünün güçlenmesinin Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınması için kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Kadınların başarı hikâyelerinin yeni nesillere ilham olduğunu ifade eden Göktaş, kendi yurt dışı siyaset ve diplomasi deneyimini paylaşarak, “Kadın varsa her şey mümkün” dedi. Avrupa’nın ilk başörtülü milletvekili olarak yaşadığı zorlukları aktaran Göktaş, “Cam tavanları kırmak kolay değil ama azimle, sabırla ve kararlılıkla her engel aşılır” ifadelerini kullandı. Türkiye’de kadın iş gücüne katılım oranının 2002’de yüzde 27 iken bugün yüzde 37’ye ulaştığını belirten Bakan Göktaş, hedeflerinin bu oranı ilk aşamada yüzde 40’a çıkarmak olduğunu kaydetti. Kadınların eğitimden istihdama, girişimcilikten siyasete her alanda daha fazla destekleneceğini vurgulayan Göktaş, Aile Yılı kapsamında atılan adımları ve “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi”ni hatırlattı. Kadın kooperatifleri, dijital okuryazarlık projeleri, özel sektör iş birlikleri ve bölgesel girişimcilik programlarına değinen Göktaş, “Kadın girişimcilerimizin yanındayız. Kadınların üretime, istihdama ve inovasyona katılımı sadece ekonomiye değil, toplumun geleceğine de yatırım anlamı taşıyor” diye konuştu. Bakan Göktaş, önümüzdeki yıl Türkiye’nin kadın liderlere yönelik küresel bir programa ev sahipliği yapacağını da duyurarak toplantıya katılan girişimcilere davette bulundu. Toplantıya Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Bursa’daki kadın sanayici ve girişimcilerin yanı sıra sivil toplum temsilcileri de katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosphorus Diplomasi Forumu Başladı Haber

Bosphorus Diplomasi Forumu Başladı

Genç Diplomasi Derneği Genel Başkanı Selman Bilir ile Genel Başkan Yardımcıları Ömer Tayyip Erdoğan ve Ahmet Aziz Albayrak’ın ev sahipliğinde düzenlenen forum, gençlerin tarihin kritik dönemlerini yeniden tartışmalarına imkân sağlıyor. Kıbrıs, Sovyet-Afgan Savaşı, Angola İç Savaşı, Yom Kippur Savaşı, Berlin Krizi ve Vietnam Savaşı gibi önemli meseleler üzerine çalışan komiteler; akademik paneller, olağanüstü oturumlar ve simülasyonlarla gençleri hem teorik hem de pratik düzeyde diplomasiyle buluşturuyor. Forumun özgün formatı; üçlü temsiliyet sistemi, organize lobicilik oturumları, basın açıklamaları ve ani krizler için kurgulanan olağanüstü oturumlarla gençlere klasik simülasyonların ötesinde, gerçek diplomasi deneyimi sunuyor. “Gençlik sustuğunda vicdan da susar” Genç Diplomasi Derneği Başkanı Selman Bilir, forumun yalnızca bir organizasyon değil, gençliğin vicdanının sesi olduğunu vurguladı. Gazze’den Arakan’a, Keşmir’den Doğu Türkistan’a kadar pek çok coğrafyada yaşanan adaletsizliklere dikkat çekerek, “Gençlik sustuğunda vicdan da susar” ifadelerini kullandı. Kurumlardan destek mesajı Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, bakanlık olarak gençlerin gelişimine yönelik projeler yürüttüklerini ve forumun devamı niteliğinde bir “Diplomasi Kampı” düzenlemeye hazır olduklarını açıkladı. Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı ve eski Tanzanya Büyükelçisi Dr. Mehmet Güllüoğlu ise tarihin diplomasi için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak güçlü diplomasinin sadece dışişleriyle değil; savunma, ekonomi, insani ve ahlaki değerlerle mümkün olduğunu ifade etti. Dört Günlük Diplomasi Deneyimi Forum boyunca Türkçe, İngilizce ve Arapça oturumlarla sürecek çalışmalar, gençlerin tarihsel olaylardan hareketle bugünün sorunlarına diplomatik çözümler üretmelerini amaçlıyor. “Gençliğin vicdanını temsil eden bir platform” mottosuyla düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu, hem akademik hem de insani boyutuyla gençler için Türkiye’de diplomasi alanında benzersiz bir deneyim sunuyor. Dört gün sürecek forum boyunca öğrenciler ve protokol üyeleri Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda bir araya gelecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.