Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dış Cephe

Kapsül Haber Ajansı - Dış Cephe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dış Cephe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dalmaçyalı ile Binalarda %60'a Varan Enerji Tasarrufu ve Kesintisiz Konfor Haber

Dalmaçyalı ile Binalarda %60'a Varan Enerji Tasarrufu ve Kesintisiz Konfor

Binalarda %60’a varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini bilimsel test ve araştırmalarıyla ortaya koyan marka olan Dalmaçyalı, zorlu kış şartları öncesinde ileri teknolojisiyle binaları güvence altına alıyor. Drone ve termal kamera destekli dış cephe keşifleri ile binalardaki gizli hasarları ve ısı kaçaklarını önceden tespit eden Dalmaçyalı, yenilenen TS 825 standartlarına tam uyumlu çözümleriyle yapıların ömrünü uzatırken bütçelere ve gezegene katkı sağlamayı sürdürüyor. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla artan ısınma ihtiyacı, hane bütçelerinde doğalgaz faturalarını yeniden en önemli gündem maddesi haline getiriyor. Isınmada yaşanan yüksek enerji kayıpları ise bu giderlerin her geçen gün artmasına yol açıyor. Bu durumu sürdürülebilir bir çözüme kavuşturmak, ısınma maliyetlerini kontrol altına almak ve evlerde kesintisiz termal konfor sağlamak için en kalıcı ve bilimsel çözüm binalara doğru dış cephe ısı yalıtımı yaptırmaktan geçiyor. 20 yılı aşkın uzmanlığıyla binalara özel çözümler sunan Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, kış dönemine girerken hem ekonomik hem de sağlıklı ve güvenli yaşam alanları vadediyor. Yıllık 10-12 Milyar Dolarlık Tasarruf Potansiyeli Bir binada oransal olarak en geniş yüzey alanını oluşturan dış cepheler, en fazla ısı kaybının gerçekleştiği alanlar olarak öne çıkıyor. Türkiye'de tüketilen enerjinin yaklaşık %37’lik payla sanayiyi geride bırakarak ilk sıraya yerleştiği alan binalar olurken, binalarda tüketilen enerjinin %80’i ise yapıların ısıtılması ve soğutulması için harcanıyor. Ülke genelinde kullanılan enerjinin yaklaşık %70’i ithal ediliyor ve bu ithal enerjinin yaklaşık %35’i konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Binaların başta dış cephe ısı yalıtımı olmak üzere enerji verimli hale getirilmesi durumunda, yılda 10-12 milyar dolarlık tasarruf potansiyeli bulunuyor. Enerji maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte ısı yalıtımı artık bir konfor tercihi olmanın ötesinde bütçeleri ve binaların yapısal sağlığını koruyan akıllı ve zorunlu bir yatırıma dönüşüyor. Isı yalıtımı sektöründe bilimsel analizler ve kapsamlı araştırmalarla binalarda %60’a varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini ortaya koyan ilk marka olan Dalmaçyalı, Gebze ve Kayseri’deki test evlerinde gerçekleştirdiği çalışmalarda ısı yalıtım sistemlerinin bütünsel performansını ve bileşen dayanımını ölçümlüyor. Bilimsel Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde ürünlerin uzun vadeli performansı canlı testlerle gösterilirken bu veriler referans projelerle de kanıtlanıyor. Örneğin; kışları sert geçen Erzurum'da yapılan uygulamada bina sakinleri faturalarında %60'a varan tasarruf sağlarken, Marmaris’te yazın klima kullanımının yoğun olduğu bir binada gerçekleştirilen ısı yalıtımı ile elektrik tüketiminde gözle görülür bir azalma elde ediliyor. Isı yalıtımsız binalarda kuzey-güney cepheleri arasında 8-10 dereceye kadar çıkabilen sıcaklık farkı, Dalmaçyalı ısı yalıtımlı evlerde en fazla 1 dereceye düşerek yüksek bir termal konfor sunuyor. 147 Milyar TL Değerinde Doğal Gaz Tasarrufu Isı yalıtımı, bireysel tasarrufun ötesinde gezegen ve ülke ekonomisi için de hayati bir sorumluluk taşıyor. 2003 yılından bu yana yaklaşık 290 milyon metrekareyi aşkın mantolama uygulaması gerçekleştiren Dalmaçyalı, bu sayede 3 milyonu aşkın konuta ve yaklaşık 12 milyonun üzerinde hane halkına ulaştı. Yapılan bu dönüşümle 15,5 milyar metreküp daha az doğal gaz kullanılmasını sağlayarak bugünkü değeriyle 147 milyar TL değerinde doğal gaz tasarrufu elde edildi. Engellenen 33 milyon tonun üzerindeki sera gazı salımı ise Bolu ormanlarının yıllık karbondioksit emiliminin yaklaşık 24 katına denk geliyor. Yenilenen TS 825 Standardına Uygun Çözümler Türkiye’de enerji verimliliği alanında önemli bir dönüşüm başlatan TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’nın güncellenmesiyle birlikte yeni inşa edilecek binaların daha enerji verimli olması sağlanırken, ısı yalıtım kalınlıkları da ortalama 3-5 cm artıyor. Soğutma ihtiyacının da denkleme girmesiyle yapılar artık hem yazın hem kışın çok daha tasarruflu hale geliyor. Doğru ısı yalıtımı uzmanını seçmenin ve işi ehline teslim etmenin kritik önem taşıdığı bu süreçte Dalmaçyalı, dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin tüm ana bileşenlerini birbiriyle uyumlu şekilde kendi tesislerinde üreterek yeni standartların gerektirdiği tüm ihtiyaçlara üstün performansla yanıt veriyor. Termal Kamera ve Drone Destekli Teknolojik Analiz Binalara yaptırılan dış cephe ısı yalıtımı uzmanlık, doğru malzeme ve profesyonel uygulama gerektiriyor. Zaman içinde kalite standartlarına uygun üretilmeyen malzemelerle ve doğru uygulanmayan işçilikle yapılan işlemler, zamanla cepheden kopma, dökülme ve ısı kaçakları riskini beraberinde getiriyor. Düşük kaliteli ürünler duvarlarda rutubet kaynaklı kabarmalara ve lekelenmelere neden olarak binanın estetiğini ve ömrünü olumsuz etkiliyor. Dalmaçyalı, mevcutta ısı yalıtımı bulunan binaların bakım, onarım ve renovasyon ihtiyaçları için de ileri teknolojiyi devreye alıyor. 81 ilde gerçekleştirilen drone destekli dış cephe keşif hizmeti sayesinde binaların en yüksek ve ulaşılması zor noktaları detaylıca inceleniyor. Termal kamera ve teknik ölçüm ekipmanlarıyla elde edilen veriler ışığında hazırlanan Dış Cephe Teknik Analiz Raporu ile uzun vadede yüksek maliyetlere yol açabilecek sorunlar ve yapısal hasarlar önceden fark ediliyor. Bölge standartlarından daha düşük kalınlıkta ısı yalıtımı yapılmış bir binada mevcut ısı yalıtımının durumu elverişli ise daha yüksek enerji tasarrufu sağlamak adına mevcutun üzerine tekrar ısı yalıtım uygulaması yapılabiliyor. 81 İlde Ücretsiz Keşif İmkânı Bugün ülkemizdeki binaların yaklaşık %70'inde halen yeterli ısı yalıtımı bulunmuyor. Bu durum hem ülke ekonomisi hem de bireysel bütçeler için büyük bir kayıp anlamına geliyor. Sadece konutlarda değil; iş yeri, otel, hastane ve okul binalarında da enerji kaybının önüne geçmek ve binaları koruma altına almak mümkün. Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, binalardaki bu enerjiyi korumak ve tüketicileri desteklemek amacıyla web sitesi üzerinden online olarak sunduğu Türkiye'deki ilk ve tek "Dalmaçyalı Enerji Tasarrufu Analiz Raporu" hizmetiyle tahmini tasarruf miktarını hızlıca hesaplama imkânı veriyor. Ayrıca marka, saha incelemesi isteyen tüketiciler için 81 ilde uzman teknik ekipleriyle yerinde ücretsiz keşif ve teknik değerlendirme sunarak binalara en uygun ısı yalıtım çözümlerini belirlemeye devam ediyor. 81 ilde sunulan ücretsiz keşif hizmetinden yararlanmak ve binanıza en uygun çözümü öğrenmek isteyenler, Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri’nin www.dalmacyali.com.tr internet sitesini ziyaret edebilir ya da 444 1 222 numaralı müşteri danışma hattını arayabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlk El Konut Satışları Arttı, İkinci Elde Yüzde 15,3 Düşüş Haber

İlk El Konut Satışları Arttı, İkinci Elde Yüzde 15,3 Düşüş

İkinci el konutlar toplam satışların yüzde 63,8’ini oluştururken, bu konutlarda satış bedeline eklenen tadilat, bakım ve taşınmaya hazırlık giderleri, satın alma bütçesinin önemli kalemleri arasında yer alıyor. Türkiye genelinde eylül ayında 142 bin 390 konut satıldı. Toplam satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 azalırken, ilk el konut satışları 51 bin 519’a yükseldi. İkinci el konut satışları ise 90 bin 871 olarak gerçekleşti… İkinci el konutlarda fiyat karşılaştırması yapılırken evin mevcut durumu ve satın alma sonrasında gerektireceği harcamaların da değerlendirilmesi gerekiyor. Dairenin içindeki yenileme ihtiyaçlarının yanı sıra binanın ortak alanlarında planlanan bakım çalışmaları da toplam bütçeyi etkileyebiliyor. “İlan fiyatı, eve yerleşmenin toplam maliyetini göstermiyor” Konut alırken satın alma sonrasında ortaya çıkabilecek giderler için de bütçe ayrılması gerektiğini belirten Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, şunları kaydetti: “Bir evin ilan fiyatıyla o eve yerleşmek için gereken toplam bütçe aynı olmayabilir. Mutfak ve banyo yenilemesi, tesisat bakımı, pencere değişimi ya da ısıtma sistemine ilişkin ihtiyaçlar ek gider oluşturabilir. Alıcıların karar vermeden önce hangi işlerin zorunlu olduğunu, hangilerinin ertelenebileceğini belirlemesi ve mümkünse maliyet teklifi alması gerekiyor. Böylece benzer fiyatlarla satışa sunulan iki konut arasında daha sağlıklı bir karşılaştırma yapılabilir.” Apartmanın bakım ihtiyacı da bütçeyi etkileyebilir Değerlendirmenin dairenin içiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Doğan; çatı, dış cephe, asansör ve ortak tesisat gibi alanlarda planlanan çalışmaların da öğrenilmesini önerdi. “Dairenin yenilenmiş olması, binanın bütün bakım ihtiyaçlarının tamamlandığı anlamına gelmez. Apartman yönetiminden planlanan çalışmalar ve bunlara ilişkin giderler hakkında bilgi alınması önem taşıyor. Konutun aylık aidatı, ısınma giderleri ve yakın dönemde gündeme gelebilecek ortak bakım harcamaları, satın alma sonrasındaki bütçeyi etkileyebilir.” “İkinci el konutlar aynı koşullarda karşılaştırılmalı” İkinci el konutların yapı yaşı, bakım durumu ve kullanım özellikleri bakımından birbirinden ayrıldığını belirten Doğan, değerlendirmesini şöyle tamamladı: “Aynı mahallede ve benzer büyüklükte bulunan iki evin farklı fiyatlarla satışa sunulmasının nedenlerini araştırmak gerekiyor. Birinin hemen taşınmaya uygun olması, diğerinin kapsamlı yenileme gerektirmesi karşılaştırmayı değiştirebilir. Sağlıklı bir satın alma kararı için satış bedeli, gerekli yenileme giderleri ve evin kullanıma hazır hâle geleceği süre birlikte ele alınmalı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik Cersaie 2026’da Yenilikçi Koleksiyonlarını Tanıttı Haber

NG Kütahya Seramik Cersaie 2026’da Yenilikçi Koleksiyonlarını Tanıttı

İtalya’nın Bolonya kentinde 21-25 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen Cersaie 2026; seramik ve mimari yüzey kaplamaları sektörünün yanı sıra mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar ve yapı profesyonellerini bir araya getirerek geleceğin yaşam alanlarını şekillendiren malzeme, tasarım ve teknoloji trendlerine ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin lider global seramik markalarından NG Kütahya Seramik de fuarda geniş ürün gamı ve farklı tasarım anlayışlarını yansıtan koleksiyonlarıyla yer aldı. Markanın standında; büyük ebatlı porselen seramik yüzeylerden ultra ince çözümlere, doğal taş estetiğini yorumlayan koleksiyonlardan farklı yüzey ve renk seçeneklerine kadar geniş bir ürün seçkisi, sektör profesyonelleriyle buluştu. Cersaie’nin mimari yüzeylerin geleceğine ışık tutan uluslararası atmosferinde NG Kütahya Seramik, ürünlerinin yanı sıra tasarım, üstün teknoloji, fonksiyonellik ve üretim gücünü bir araya getiren yaklaşımını da ortaya koydu. NG Stone: Doğal Taşa Çağdaş Bir Bakış Fuarda NG Kütahya Seramik’in öne çıkan markalarından NG Stone, porselen tezgâh kategorisinde farklı doğal taş karakterlerini ve yüzey estetiklerini mimari tasarımlara taşıyan koleksiyonlarıyla ziyaretçilerin dikkatini çekti. Rosso Cardinale, Essential, Pierre de Corton ve Luce koleksiyonlarının farklı renk ve yüzey seçenekleriyle yer aldığı fuarda, doğal malzemelerin karakteristik görünümü seramik yüzeylerin teknik avantajlarıyla buluşturuldu. Özellikle Rosso Cardinale ve Essential koleksiyonlarının yeni renk seçenekleri, markanın mevcut ürün gamına sunduğu tasarım alternatiflerini zenginleştirirken; Pierre de Corton ve Luce gibi koleksiyonlar da farklı mimari stillere hitap eden yüzey çözümleriyle NG Stone’un geniş tasarım dünyasını ortaya koydu. Büyük ebatlı porselen yüzey teknolojisindeki yetkinliğiyle öne çıkan NG Kütahya Seramik, NG Stone’un 163x323 cm ve 83x323 cm gibi büyük ölçülerdeki çözümleriyle mimarlara ve tasarımcılara geniş ve kesintisiz yüzeyler tasarlama imkânı sunuyor. Büyük ebatların sağladığı tasarım özgürlüğü; mutfak, banyo, mobilya ve farklı mimari uygulamalarda estetik ve fonksiyonelliği bir arada sunarken, seramiği mekânın tasarım dilini belirleyen önemli bir yüzey çözümüne dönüştürüyor. NG Slim: 3 mm’lik Ultra İnce Yapısıyla Tasarım Özgürlüğü Sunuyor NG Kütahya Seramik’in mimari yüzeylerde farklı kullanım ihtiyaçlarına cevap veren çözümleri arasında yer alan NG Slim de Cersaie 2026’daki ürün seçkisinin önemli parçalarından biri oldu. Markanın yenilikçi vizyonuyla estetik ve mühendisliği birleştirdiği bir ileri teknoloji ürünü olan NG Slim, yalnızca 3 mm’lik ultra ince yapısıyla güçlülük ve yüksek dayanıklılık özellikleriyle sektörde bir ilke imza attı. Dayanıklılığının yanında esnekliği, kolay işlenebilirliği ve mevcut yüzeylerin üzerine uygulanabilirliğiyle dönüşümün yeni temsilcisi olan NG Slim; 120x300 cm büyük ebatı ile özellikle dış cephe kaplamalarında tasarımcılara daha hafif ve zarif yüzey çözümleri geliştirme imkânı sunuyor. Yüzey Teknolojileri Tasarıma Derinlik Katıyor NG Kütahya Seramik’in ürün yaklaşımında tasarım kadar yüzey teknolojileri de önemli bir yer tutuyor. Markanın ürün geliştirme çalışmalarında öne çıkan DDG (Deep Digital Glaze), SHP Mat (Dijital Rölyef), BLT Mat (Büyük Ebat Rölyef Yüzeyler) ve Yüksek Efektli Lappato (HG Lappato) gibi teknolojiler; seramik yüzeylere daha güçlü doku, derinlik ve görsel karakter kazandırıyor. Cersaie 2026’da da bu teknoloji altyapısıyla şekillenen farklı yüzey seçenekleri, doğal malzemelerin estetik özelliklerini çağdaş üretim teknolojileriyle yeniden yorumlayan NG Kütahya Seramik’in tasarım anlayışını yansıttı. Markanın Cersaie 2026 katılımı, NG Kütahya Seramik’in tasarım, teknoloji ve üretim gücünü bir arada geliştiren global marka vizyonunun önemli yansımalarından biri oldu. Fuar boyunca farklı koleksiyonlar üzerinden mimarların ve tasarımcıların değişen beklentilerine cevap veren NG Kütahya Seramik, doğal taş ve mermer estetiğinden modern yüzey yorumlarına kadar geniş bir tasarım dünyasını aynı çatı altında sundu. Geniş koleksiyon çeşitliliğini ileri üretim teknolojileriyle destekleyen NG Kütahya Seramik, mimari yüzeyleri yalnızca bir kaplama unsuru olarak değil, yaşam alanlarının estetik ve işlevsel karakterini şekillendiren temel tasarım bileşenlerinden biri olarak ele alan yaklaşımını Cersaie 2026 Bolonya’da ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Platformder:  "Yükseltici Platformlarla İş Kazalarının Yüzde 41'i Önlenebilir" Haber

Platformder:  "Yükseltici Platformlarla İş Kazalarının Yüzde 41'i Önlenebilir"

HER İKİ İŞ KAZASINDAN BİRİ YÜKSEKTEN DÜŞME İş kazaları, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çalışma hayatının en önemli sorunları arasında yer alıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre her yıl yaklaşık 330 bin kişi iş kazalarında yaşamını yitirirken, 395 milyon çalışan ise ölümcül olmayan iş kazası geçiriyor. ILO, iş kazaları ve meslek hastalıklarının büyük bölümünün alınacak basit ancak etkili iş sağlığı ve güvenliği önlemleriyle önlenebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle yüksekte çalışma, makine güvenliği, elektrikle çalışma, kapalı alan riskleri, kişisel koruyucu donanım eksikliği ve yetersiz eğitim gibi temel risklerin ortadan kaldırılmasıyla ölümcül kazaların önemli bölümünün engellenebileceği belirtiliyor. YÜZDE 80’i ÖNLENEBİLİR Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın SGK bildirimleri üzerinden yaptığı analize göre, 2013-2023 döneminde inşaat sektöründe meydana gelen ölümlü iş kazalarının ortalama yüzde 40.7'si yüksekten düşme nedeniyle yaşandı. 2023 yılında da yüzde 40.8 ile yüksekten düşme en fazla can kaybına yol açan iş kazası türü oldu. Veriler, yüksekte güvenli çalışmanın iş sağlığı ve güvenliğinin en kritik başlıklarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, “Yüksekten düşme, ölümlü iş kazalarının neredeyse yarısını oluşturuyor. Oysaki personel yükseltici platformlar ile yüksekten düşme kazalarının yüzde 80'i önlenebilir” dedi. PLATFORMLAR RİSKİ AZALTIYOR Başkan Günaydın, inşaat, elektrik, dış cephe temizliği, açık hava reklamcılığı, depoculuk, perakendecilik ve imalat sanayii gibi birçok farklı işte kullanılan platformların güvenli çalışma kültürünün önemli bir parçası haline geldiğini ifade etti. Günaydın, “Korkuluk sistemiyle çalışanı sürekli koruma altında tutan yükseltici platformlar, uygun kullanım koşullarında merdiven ve birçok geleneksel erişim yöntemine kıyasla düşme riskini önemli ölçüde azaltıyor. Platformlar hem işi kolaylaştırıyor hem de çalışanı koruyor” diye konuştu. Uzmanlar da her fırsatta doğru ekipman kullanımıyla gerekli güvenlik önlemlerinin yüksekte çalışanları koruyarak can kayıplarını azaltabileceğini vurguluyor. SEKTÖR PLATFORM GÜNLERİ 2026'DA BULUŞACAK PLATFORMDER'in ana destekçiliğinde, Uluslararası Yükseltici Platform Federasyonu (IPAF) resmi partnerliğinde düzenlenecek Platform Günleri 2026, 17-19 Eylül tarihlerinde İstanbul Tuzla’da gerçekleştirilecek. Açık alanda yapılacak organizasyon; işletmeciler, üreticiler, distribütörler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Yaklaşık 35 bin adetlik aktif platform parkını temsil eden sektörün yatırım gündemine yön vermesi beklenen etkinlikte, katılımcılar yeni nesil personel yükseltici platformları, güvenlik teknolojilerini ve dijital filo yönetim sistemlerini gerçek çalışma koşullarına yakın bir ortamda deneyimleme fırsatı bulacak. Organizasyona yurtdışından da yoğun katılım bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üretimde Kullandığı Ham Maddenin Yüzde 70’ini Türkiye’den Temin Ediyor Haber

Üretimde Kullandığı Ham Maddenin Yüzde 70’ini Türkiye’den Temin Ediyor

Yapı sektörüne sunduğu yenilikçi çözümlerle beraber Türkiye’deki faaliyetlerini de artan bir ivme ile sürdüren şirket, Türkiye satışlarını bir önceki yıla göre metrekare bazında yüzde 18 artırırken, 2026 yılında metrekare bazında yüzde 24 büyüme hedefliyor. Mimarlık ve tasarım dünyasına, iç ve dış mekan uygulamalarına yönelik yenilikçi yüzey çözümleri geliştiren İspanya merkezli Cosentino, global ölçekteki güçlü performansını Türkiye pazarındaki büyümesiyle destekliyor. Yaklaşık 1,5 milyar avro global ciroya sahip şirket, son beş yılda her yıl yüzde 4,3 organik büyüme kaydetti. Bu büyümede Orta Doğu ve Asya pazarlarında elde edilen performansın etkili olduğunu belirten Cosentino Türkiye Ülke Müdürü Alper Şensan, yıllık 13 milyon metrekare plaka üretim kapasitesine sahip olduklarına ve Cosentino ürünlerinin 120’den fazla ülkeye ulaştığına dikkat çekerek “Lüks konut, otel ve üst segment ticari projelere talebin devam etmesi ve yeni ürün lansmanları ile Türkiye satışlarımızı 2025 yılında metrekare bazında yüzde 18 arttırdık. 2026’da de yüzde 24 büyüme hedefliyoruz.” dedi. “Hammadde potansiyeliyle Türkiye, grup içinde stratejik bir konumda bulunuyor” Başta kuvars olmak üzere hammadde olarak kullanılan, feldspat ve farklı silika bazlı endüstriyel minerallerin büyük bölümünün, özellikle Ege Bölgesi’ndeki rezervlerden temin edildiğine dikkat çeken Şensan, bu sebeple Türkiye’nin grup içinde stratejik bir yere sahip olduğunun altını çizdi. Şensan açıklamasında şunları söyledi: “Ürün geliştirme süreçlerinde kullanılan ham maddelerin yüzde 70’i Türkiye’den temin ediliyor. Özellikle kuvars ve farklı mineral türleri İspanya’ya sevk edilerek Dekton ve Silestone serilerinin üretiminde kullanılıyor. Türkiye, güçlü tedarik altyapısı, gelişmiş proje ekosistemi ve tasarım odaklı yaklaşımıyla grup içinde stratejik bir konumda bulunuyor.” “Otel ve rezidans kategorisinde üç yıl içinde yüzde 15 büyüme potansiyeli görüyoruz” Türkiye olarak geçtiğimiz yıl en güçlü büyümeyi dış cephe uygulamaları ile zemin ve duvar kaplamaları kategorilerinde kaydettiklerini belirten Cosentino Türkiye Ülke Müdürü Alper Şensan, otel ve rezidans segmentinde önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 15 büyüme potansiyeli gördüklerinin altını çizdi. Şensan, taleplere yönelik değerlendirmesinde “Estetik görünümü teknik performansla bir araya getiren ürünler, farklı uygulamalarda giderek daha fazla tercih ediliyor. Lüks projelerde yüksek dayanıklılık, geniş estetik seçenekler ve hijyenik özellikleri sunan seriler öne çıkarken, ticari projelerde estetik ve dayanıklılığı bir arada sunan yüzey çözümlerine yönelik talebin arttığını görüyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” Serisinin Yeni Durağı Diyarbakır Oldu Haber

“Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” Serisinin Yeni Durağı Diyarbakır Oldu

. Şirket, global tecrübesini yerel iş birlikleriyle kuvvetlendirme vizyonu doğrultusunda Diyarbakır’daki yerel üretim ortağıyla iş birliğini vurgularken, Türkiye genelinde yeni iş birliklerine imza atarak Anadolu’daki varlığını büyüteceğinin mesajını verdi. Türkiye boya ve ısı yalıtım pazarının öncü ismi Nippon Paint - Betek, iş ortaklarıyla bağlarını güçlendirmek ve sektörün nabzını tutmak amacıyla hayata geçirdiği “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” buluşmalarında rotayı Diyarbakır’a çevirdi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük ekonomik güçlerinden biri olan; genişleyen organize sanayi bölgeleri, büyüyen ticaret hacmi ve Ortadoğu pazarına yakın lojistik konumuyla üretim merkezine dönüşen Diyarbakır’da, bölgenin inşaat ve iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Yapı güvenliği, sürdürülebilir kentleşme ve enerji verimliliği konularının masaya yatırıldığı toplantıda, şirketin küresel uzmanlığını Anadolu’nun yerel dinamikleriyle birleştiren büyüme stratejisi paylaşıldı. Güner: Merkezimiz İstanbul’da Ancak Kalbimiz Anadolu’da Buluşmaların temel felsefesini “ortak akıl” olarak tanımlayan Nippon Paint - Betek Türkiye Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, paydaşlarla kurulan güçlü bağların sektörel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. Başarıyı iş ortaklarıyla birlikte inşa ettiklerini belirten Güner, “Merkezimiz İstanbul'da ancak kalbimiz Anadolu'da. Boya ve ısı yalıtımı sektörlerinin öncüsü olarak yirmi yılı aşkın süredir devam eden yolculuğumuzda en büyük gücümüzü değerli paydaşlarımızdan aldık. Bugün Gebze, Balıkesir ve Kayseri’deki dev üretim üslerimizin ardından, Diyarbakır'da değerli iş ortağımız İzoset ile gerçekleştirdiğimiz yerel üretim iş birliği sayesinde ısı yalıtımı kategorisinde bölgeye doğrudan hizmet sunmanın gururunu yaşıyoruz. Hedefimiz, global tecrübemizi yerel iş birlikleriyle kuvvetlendirerek Anadolu’ya aktarmak. Bu doğrultuda, Türkiye genelinde bizimle aynı vizyonu paylaşacak yeni yerel firmalarla stratejik iş birlikleri yapmak üzere arayışlarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu. “Altından Gayrimenkule Geçiş Öngörüyoruz” Ekonomik parametreleri ve inşaat sektörünün rolünü değerlendiren Güner, Türkiye ekonomisinin en büyük dinamolarından birinin inşaat sektörü olduğunu vurguladı. Yapı sektörünün makroekonomik büyümenin üzerinde performans gösterdiğine değinen Güner, “Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisi %3 büyürken, inşaat sektörü %10’un üzerinde bir büyüme kaydetti. Bu yıl da benzer bir ivme bekliyoruz. Son iki yılda daralma yaşayan boya sektöründe ise artık dip noktanın geride kaldığını ve geri dönüşün başladığını görüyoruz. Merkez Bankası verileri hane halkı birikimlerinin %40’ının gayrimenkulde, önemli bir kısmının ise altında olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Yastık altında tahmini 700 milyar dolar değerinde bir altın varlığı bulunuyor ve bu portföy doyuma ulaşmış durumda. Tarihsel döngü bize bu birikimin gayrimenkule akacağını gösteriyor. Özellikle 2027 yılının ikinci yarısında beklenen hareketlilikle birlikte, altından gayrimenkule çok güçlü bir geçiş öngörüyoruz. Bölgesel konut üretimi, kentsel dönüşüm ve güvenli yapılaşma hamleleriyle inşaat sektörünün önemli bir dinamosu olan Diyarbakır, bu büyük canlanmanın da merkezi aktörlerinden biri olacaktır. Biz de Anadolu’ya olan sarsılmaz inancımızın bir nişanesi olarak geçtiğimiz yıl Gebze’de devreye aldığımız yeni su bazlı boya tesisimizle bu hızlı değişime ve artacak taleplere en üst teknolojimizle yanıt vermeye hazırız. Betek’in gelecek 10 yıllık ihtiyacını karşılamak üzere hizmet verecek bu tesis, son yıllardaki en büyük yatırım hamlemiz. Yıllık 225.000 ton üretim kapasitesiyle toplam kapasitemizi 345.000 tona çıkaran yeni tesisimiz ile hem üretim ve ürün kalitesinde hassasiyetin artırılmasını hem de inovasyon odaklı büyüme vizyonumuzun güçlenmesini hedefliyoruz. Bu yatırım ile daha esnek ve daha hızlı bir üretim kabiliyeti kazanarak pazardaki değişimlere, müşteri taleplerine ve yeni ürün geliştirme süreçlerine çok daha hızlı karşılık verme imkanına kavuştuk. Bu yıl ise Diyarbakır’da hayata geçirdiğimiz bölgesel üretim yatırımıyla sahaya daha yakın, daha çevik ve daha esnek bir üretim modeline geçiyoruz” dedi. Uludağ: Yerel vizyonumuzu 145 Yıllık Küresel Güç ve İnovasyonla Taçlandırıyoruz Toplantıda markanın pazar gücü ve vizyonu üzerine bir konuşma yapan Nippon Paint - Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, boyada Filli Boya, ısı yalıtımında ise Dalmaçyalı ile pazara yön verdiklerini belirtti. 2019 yılında gerçekleşen Nippon Paint Group birleşmesiyle yerel vizyonu küresel bir teknoloji gücüne dönüştürdüklerini ifade eden Uludağ, “Grup bünyesinde marinadan otomotive pek çok alandaki küresel uzmanlığı, Betek’in yerel yetkinliğiyle harmanlıyoruz. Filli Boya, Türkiye'nin 'Güven Markaları' listesinde yer alan tek boya markasıdır. Dijital dünyada her ay binlerce kez aranan, tüketici hafızasında açık ara ilk sırada yer alan bir markayız. Bu başarıyı, her zaman ilkleri uygulayan ve sektörü daha yüksek teknolojiyle buluşturan vizyonumuza borçluyuz. Gebze'de 2013 yılından bu yana Ar-Ge Merkezi statüsüyle çalışan araştırma-geliştirme bölümümüzün sahip olduğu bu köklü yerel gücü ve mühendislik birikimini, şimdi dahil olduğumuz küresel yapının getirdiği teknolojik ağ ile daha da yukarıya taşıyoruz. Bu küresel gücün en güncel örneği olarak, Tokyo’da faaliyete geçirilen yeni İnovasyon Merkezimizde tüm disiplinlerden Ar-Ge mühendislerimizi kolektif bir yapıda bir araya getirdik. Farklı endüstrilerin teknoloji transferiyle, Türkiye’deki iş ortaklarımıza, ustalarımıza ve tüketicilerimize her zaman hak ettikleri en ileri teknolojiyi sunmaya devam edeceğiz” bilgisini verdi. Zorlu İklim Koşullarına Karşı Teknolojik Kalkan: Nucleus Toplantıda, iklim krizinin yapılar üzerindeki fiziksel etkileri ve bu sürece karşı geliştirilen inovatif çözümler de paylaşıldı. Filli Boya’nın global Ar-Ge ağının ortak çalışması ve Frontier Polymer Technology® ile ürettiği yeni nesil dış cephe boyası Nucleus katılımcılara tanıtıldı. Maksimum su iticilik, nefes alma ve kendi kendini temizleme özelliklerini tek bir yapıda sunan ürünün, değişen hava koşullarında yapı ömrünü uzatmadaki rolü aktarıldı. Canlı organik renklerde 5 yıl, inorganik renklerde ise 10 yıl kesintisiz renk solmazlık garantisi sunan bu teknolojinin sürdürülebilir şehirleşmeye sağladığı katkı vurgulandı. Binalarda Enerji Tasarrufunun Kilidi: Dalmaçyalı Diyarbakır gibi yaz aylarında aşırı sıcak, kış aylarında ise keskin soğukların yaşandığı bölgelerde ısı yalıtımının stratejik bir zorunluluk haline geldiği belirtildi. Güncellenen TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardı ile yalıtımın sadece kışın ısınma değil, sıcak dönemlerde binaları “soğutma” maliyetlerini düşürmek adına da kritik bir yapı standardı haline geldiği hatırlatıldı. Yalıtım sektörünün öncüsü Dalmaçyalı’nın, birbiriyle tam uyumlu yedi temel sistem bileşeninin tamamını kendi bünyesinde üreten tek entegre üretici olma gücüyle, hem yeni projelerde hem de mevcut yapıların dönüşümünde %60’a varan enerji tasarrufu ve uzun ömürlü performans sunduğu ifade edildi. Ekonomi Kurmayları Gündem Sohbetleri’nde Buluştu Ekonomi dünyasının yetkin isimleri Vahap Munyar ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen toplantıda; küresel piyasaların Türkiye’ye etkileri, makroekonomik göstergeler ile bölgenin ticaret ve sanayi dinamikleri samimi bir sohbet ortamında ele alındı. Ekonomi gündeminin ve sektörel fırsatların interaktif şekilde tartışıldığı “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri”, Türkiye’nin stratejik kentlerinde paydaşlarla buluşmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik, Buıldex 2026 Fuarında Yenilikçi Ürünleriyle Dikkatleri Üzerine Çekti Haber

NG Kütahya Seramik, Buıldex 2026 Fuarında Yenilikçi Ürünleriyle Dikkatleri Üzerine Çekti

NG Stone ve NG Slim koleksiyonları, mimari tasarım ve yapı teknolojilerinde sunduğu yüksek performans ve estetik çözümlerle öne çıktı. Marka, Orta Doğu pazarındaki varlığını güçlendirirken uluslararası iş birlikleri için de önemli temaslar gerçekleştirdi. Şam’da düzenlenen ve Orta Doğu’nun en önemli yapı ve inşaat platformları arasında yer alan BUILDEX Syria International Construction Exhibition, bu yıl da inşaat, yapı malzemeleri ve yeniden inşa odaklı geniş katılımla sektörün buluşma noktası oldu. Türkiye’nin global markalarından NG Kütahya Seramik, fuarda sergilediği yenilikçi ürün grupları ve yüksek teknolojiye sahip koleksiyonlarıyla ziyaretçilerin yoğun ilgisini topladı. Özellikle mimarlar, müteahhitler ve sektör profesyonelleri tarafından ziyaret edilen stand, fuarın en dikkat çeken alanları arasında yer aldı. Suriye’nin yeniden inşa sürecine paralel olarak büyük ölçekli altyapı ve yapı yatırımlarının öne çıktığı BUILDEX 2026, 700’ün üzerinde firma ve çok sayıda uluslararası katılımcıyı ağırlayarak bölgesel ticaretin en önemli platformlarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Küresel Vizyon ve Stratejik Büyüme NG Kütahya Seramik, BUILDEX 2026 kapsamında gerçekleştirdiği temaslarla Orta Doğu pazarındaki varlığını güçlendirirken, uluslararası iş birlikleri ve ihracat potansiyelini artırmaya yönelik önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Fuar boyunca sergilenen ürünler, markanın inovasyon, sürdürülebilirlik ve yüksek teknoloji üretim vizyonunu uluslararası ziyaretçilere güçlü bir şekilde aktardı. NG Stone: Hijyen, Dayanıklılık ve Estetiği Birleştiren Yeni Nesil Yüzeyler Fuarda yoğun ilgi gören NG Stone koleksiyonu, mimari yüzeylerde bütünsel bir yaklaşım sunarak mutfak ve yaşam alanlarında yeni bir standart oluşturuyor. 160x320 cm ebatlarındaki büyük yüzeyleriyle dikkat çeken NG Stone, doğal taş, mermer ve modern beton efektli tasarım seçenekleriyle estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiriyor. Türkiye’nin NSF International gıda temas sertifikasına sahip ilk porselen seramik markası olma özelliğini taşıyan NG Stone, doğrudan gıda ile temas eden yüzeylerde maksimum hijyen güvenliği sağlıyor. Yüksek çizilme ve leke direnciyle birlikte ani ısı değişimlerine karşı dayanıklılığı, ürünü hem konut hem de ticari projeler için güçlü bir çözüm haline getiriyor. NG Slim: Mimari Özgürlüğü Yeniden Tanımlayan 3 mm Teknoloji Fuarın inovasyon odaklı ürünleri arasında öne çıkan NG Slim, 3 mm ultra ince yapısı ile modern mimaride yeni bir dönemi temsil ediyor. Hafif yapısı sayesinde bina yükünü azaltan NG Slim; dış cephe kaplamalarından mobilya yüzeylerine, kapı ve bölme sistemlerinden özel tasarım uygulamalara kadar geniş kullanım alanı sunuyor. Yüksek UV dayanımı, düşük su emme oranı ve kimyasal direnci ile sürdürülebilir mimari projelerde güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa'nın En İyi Baumit Cepheleri Ödülle Taçlandırıldı Haber

Avrupa'nın En İyi Baumit Cepheleri Ödülle Taçlandırıldı

Baumit ürünlerinin yer aldığı cephelerin 6 farklı kategoride değerlendirildiği yarışmada ödül kazanan projeler, 13 farklı ülkeden katılım sağlayan mimarların yer aldığı jüri heyeti tarafından belirlendi. Baumit Life Challenge Büyük Ödülü'nü Almanya'dan Kellogg's Hotel'in kazandığı yarışmanın jüri üyeleri arasında Türkiye'yi temsilen KG Mimarlık Kurucusu Kurtul Erkmen yer aldı. Türkiye bu yıl yarışmaya 17 projeyle katılım gösterirken, Avrupa'nın farklı ülkelerinden finale kalan projeler cephe tasarımları ve uygulama başarılarıyla öne çıktı. Farklı kategorilerde projelerin kıyasıya yarıştığı Avrupa'nın en prestijli cephe yarışmalarından Baumit Life Challenge, 2014 yılından bu yana Avrupa'nın önde gelen mimarlık ofislerini aynı platformda buluşturuyor. Dış cephe tasarımında estetik, fonksiyon, sürdürülebilirlik ve uygulama kalitesini bir araya getiren yarışmada bu yıl katılım sağlayan 350'nin üzerinde proje arasından seçilen 36 finalist değerlendirildi. Bu yıl Türkiye'den NSMH imzalı Arapköy Ayvalık Evi projesi Müstakil Ev kategorisinde finale kaldı. Uzman jüri heyeti tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda belirlenen finalist projeler arasından her kategorinin en başarılı yapısı ödüle layık görüldü. Avrupa'nın en iyi Baumit cephesi Kellogg's Hotel seçildi Baumit Life Challenge Büyük Ödülü'nü Almanya'dan Kellogg's Hotel kazandı. Eskiden devasa bir tahıl silosu olan yapı, Bremen'in Überseeinsel bölgesinin yeni kalbini oluşturan çarpıcı bir mimari simgeye dönüştürüldü. Bu dönüşüm, binanın endüstriyel mirasını koruyarak yapıyı modern bir otel ve canlı bir buluşma noktası olarak yeniden işlevlendirdi ve bölgenin dönüşümüne önemli katkı sundu. Müstakil Ev kategorisinde Polonya'dan Murawa 2, Çok Katlı Konut kategorisinde ise yine Polonya'dan Bernadynska 4 tasarımları ödüle layık görüldü. Konut Dışı Yapı kategorisinde Slovenya'dan Vinarstvo S tasarımının birincilik elde ettiği yarışmada, Dış Cephe Isı Yalıtımı Renovasyonu kategorisinde Slovenya'dan Ring House, Tarihi Yapı Restorasyonu kategorisinde Romanya'dan Casino of Constanta ve Dokusu ile Fark Yaratan Yapı kategorisinde İtalya'dan Fabello Funeral Home projeleri ödülle taçlandırıldı. Baumit Life Challenge 2026 ödülleri, 21 Mayıs tarihinde Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de Vigadó Konser salonunda 500'ün üzerinde davetlinin katılımıyla düzenlenen görkemli gala gecesinde sahiplerini buldu. Avrupa'nın dört bir yanından mimarları, tasarımcıları ve sektör profesyonellerini bir araya getiren organizasyon, farklı mimari yaklaşımların ve yaratıcı cephe uygulamalarının uluslararası ölçekte görünürlük kazanmasına katkı sundu. Bu yıl yarışmada Türkiye'den 17 proje yer alırken, Türk mimarlık dünyası jüri düzeyinde de temsil edildi. KG Mimarlık Kurucusu Kurtul Erkmen'in yer aldığı uluslararası jüri heyeti, farklı ülkelerden katılım sağlayan projeleri tasarım, özgünlük, uygulama başarısının yanı sıra sürdürülebilirlik, kaynak verimliliği ve toplumsal etki açısından değerlendirdi. Mimarlığın ortak dili, uluslararası platformda güçlendi Baumit Life Challenge'ın Avrupa mimarlık ekosisteminde önemli bir buluşma noktası haline geldiğini belirten Baumit Türkiye Pazarlama, Projeler ve İş Geliştirme Müdürü Selin Tümer Ataoğlu, "Baumit Life Challenge, Avrupa genelinde mimarlık ve yapı kültürünü besleyen güçlü bir paylaşım platformu. Farklı ülkelerden mimarların bir araya gelerek deneyimlerini paylaşması, yenilikçi tasarım yaklaşımlarını görünür kılması ve birbirlerinden ilham alması açısından çok değerli bir organizasyon. Bu yıl da birbirinden etkileyici projelerin yarıştığı Life Challenge'da Türkiye'nin 17 projeyle temsil edilmesinden büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Ödül alan projeler geleceğin cephelerine ışık tutuyor Bu yıl ödül alan projelerin yalnızca kullanıcı odaklı tasarım anlayışlarıyla öne çıkmadıklarına dikkat çeken Selin Tümer Ataoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Ödül alan projelere baktığımızda, estetik açıdan güçlü, çevreyle ilişki kuran ve sürdürülebilirlik yaklaşımını benimseyen tasarımlar gördük. Baumit olarak biz de mimarların tasarımlarını hayata geçirebilecekleri yenilikçi cephe çözümleri sunarken, Life Challenge gibi platformlarla nitelikli mimari üretimi desteklemeye devam ediyoruz. Geleneksel hale gelen yarışmamızla Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen başarılı projeleri bir araya getirerek geleceğin yapılarına dair önemli ipuçları sunmayı sürdüreceğiz. Baumit Life Challenge 2028'e doğru ilerlerken yarışmaya katılım sağlayacak Baumit cephelerini büyük bir heyecanla bekliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cosentino Türkiye, 2026’da Yüzde 24 Büyüme Hedefliyor Haber

Cosentino Türkiye, 2026’da Yüzde 24 Büyüme Hedefliyor

Yılda 13 milyon metrekare plaka üretim kapasitesine sahip olan ve global bütçesinin yüzde 5’ini Ar-Ge çalışmalarına ayıran İspanya merkezli şirket, Türkiye’de satışlarını bir önceki yıla göre metrekare bazında yüzde 18 artırdı. Cosentino, 2026 yılında ise metrekare bazında yüzde 24 büyüme hedefliyor. Mimarlık ve tasarım dünyasına, ıslak zeminler ve dış cephe kaplamalarına yönelik yenilikçi yüzey çözümleri geliştiren Cosentino, global ölçekteki güçlü performansını Türkiye pazarındaki büyümesiyle destekliyor. Yaklaşık 1,5 milyar avro ciroya sahip şirket, son beş yılda her yıl yüzde 4,3 organik büyüme kaydetti. Bu büyümede Orta Doğu ve Asya pazarlarında elde edilen performansın etkili olduğunu belirten Cosentino Türkiye Ülke Müdürü Alper Şensan, yıllık 13 milyon metrekare plaka üretim kapasitesine sahip olduklarını ve Cosentino ürünlerinin 120’den fazla ülkeye ulaştığına dikkat çekerek “Türkiye satışları geçen yıla kıyasla metrekare bazında yüzde 18 arttı. Özellikle lüks konut, otel ve üst segment ticari projelere talebin devam etmesi ve yeni ürün lansmanları ile 2026’da yüzde 24 büyüme hedefliyoruz” dedi. İnovasyonu büyüme stratejisinin merkezine koyarak global cirosunun yaklaşık yüzde 5’ini Ar-Ge çalışmalarına ayıran İspanya merkezli şirket; yeni ürün geliştirme, sürdürülebilir malzeme teknolojileri ve ileri üretim süreçlerini Ar-Ge yatırımındaki ana kalemler olarak gösteriyor. Üretimde kullanılan ham maddenin %70’i Türkiye’den temin ediliyor Cosentino ürünleri gerek iç mekanlardaki tüm yüzey kaplamaları gerekse dış cephe malzemelerinde; tasarım esnekliği, dayanıklık ve kişiselleştirilebilme özellikleriyle öne çıkıyor. Hammadde olarak kullanılan, başta kuvars olmak üzere feldspat ve farklı silika bazlı endüstriyel minerallerin büyük bölümü, özellikle Ege Bölgesi’ndeki rezervlerden temin edilerek İspanya’daki üretim tesislerinde işleniyor. Bu sebeple grup içinde Türkiye’nin stratejik bir yere sahip olduğunu vurgulayan Cosentino Türkiye Ülke Müdürü Alper Şensan şu ifadeleri kullandı: “Ürün geliştirme süreçlerinde kullandığımız ham maddelerin yüzde 70’ini Türkiye’den temin ediyoruz. Özellikle kuvars ve farklı mineral türleri İspanya’ya sevk edilerek tüm Dekton ve Silestone yüzeylerin üretiminde kullanılıyor. Türkiye, güçlü tedarik altyapısı, gelişmiş proje ekosistemi ve tasarım odaklı yaklaşımıyla grup içinde stratejik bir konumda bulunuyor.” En çok tercih edilen ürünler: Dekton Pietra Kode ve Silestone Le Chic serileri Cosentino’nun Türkiye’de kaydettiği büyümede, lüks konut ve otel projelerinden gelen güçlü talep, belirleyici rol oynuyor. Yeni ürün lansmanları, inovatif yüzey çözümleri ve markaya duyulan güven de bu büyümeyi destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Özelleştirilebilir ve yüksek dayanıklılık sunan yüzey çözümleri sebebiyle Cosentino serileri, Türkiye’de üst segment projelerde özellikle talep görüyor. Cosentino, en güçlü büyümeyi dış cephe uygulamaları ile zemin ve duvar kaplamaları kategorilerinde kaydederken, mutfak tezgâhı dışındaki kullanım alanlarında da büyümesini hızlandırıyor. Estetik görünümü teknik performansla bir araya getiren ürünler, farklı uygulama alanlarında giderek daha fazla tercih ediliyor. Lüks projelerde en çok tercih edilen ürünler arasında ise Dekton Pietra Kode ve Silestone Le Chic serileri bulunuyor. Bu seriler, yüksek dayanıklılık, geniş estetik seçenekler ve hijyenik özellikleri sayesinde özellikle mutfak ve banyo uygulamalarında yoğun ilgi görüyor. Cosentino, otel ve rezidans segmentinde önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 15 seviyesinde büyüme potansiyeli öngörüyor. Ticari projelerde ise estetik ve dayanıklılığı bir arada sunan yüzey çözümlerine yönelik talep artıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.