Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Diş Çürükleri

Kapsül Haber Ajansı - Diş Çürükleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diş Çürükleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erken Doğum ve Düşük Doğum Ağırlığı Diş Sağlığını Nasıl Etkiliyor? Haber

Erken Doğum ve Düşük Doğum Ağırlığı Diş Sağlığını Nasıl Etkiliyor?

Diş çürükleri yalnızca ağız sağlığını değil; çocukların büyüme ve gelişimini, yaşam kalitesini ve psikolojik durumunu da etkileyebiliyor. Çürük oluşumunda yetersiz ağız hijyeni ve beslenme alışkanlıklarının yanı sıra, çocuğun doğum özellikleri ve erken dönemde yaşadığı bazı sağlık sorunları da rol oynayabiliyor. Erken doğum ve düşük doğum ağırlığının, diş minesinin gelişimindeki bazı bozukluklarla ilişkili olabileceği belirtiliyor… Düşük Doğum Ağırlığı, Dişlerin Kesinlikle Çürüyeceği Anlamına Gelmiyor Erken doğan veya düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelen çocuklarda diş gelişiminin bazı yönlerden etkilenebileceğini belirten Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, doğum ağırlığının tek başına çürük nedeni olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Dt. Nurgül Demir, konuya ilişkin değerlendirmesinde şöyle diyor: “Erken doğum veya düşük doğum ağırlığı, çocuğun ilerleyen dönemde mutlaka diş çürüğü yaşayacağı anlamına gelmez. Ancak bu çocuklarda diş minesinin gelişiminde bazı bozukluklarla karşılaşma ihtimali artabilir. Mine yapısındaki değişiklikler, dişlerin dış etkenlere karşı daha hassas hale gelmesine neden olabilir. Bu nedenle çocuğun ağız ve diş sağlığının erken dönemden itibaren takip edilmesi oldukça önemlidir.” Erken Doğum Diş Minesinin Gelişimini Etkileyebiliyor Diş minesi, dişlerin ağız ortamındaki dış etkenlere karşı korunmasında önemli bir role sahip. Prematüre bebeklerde doğum öncesi ve sonrasında yaşanan bazı sistemik sorunların yanı sıra mineral ve kalsiyum metabolizmasındaki değişikliklerin de mine gelişimini etkileyebileceği ifade ediliyor. Mine gelişimindeki bozukluklar, diş yüzeylerinin daha düzensiz veya hassas bir yapıya sahip olmasına ve plak birikiminin kolaylaşmasına zemin hazırlayabiliyor. Bu durum, uygun ağız bakımının sağlanmadığı durumlarda çürük riskini artırabilecek faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor. Gece Biberonu ve Beslenme Alışkanlıklarına Dikkat Erken doğan bebeklerde beslenme güçlükleri nedeniyle biberon kullanımının daha uzun süre devam edebildiğine dikkat çeken Dt. Nurgül Demir, özellikle gece beslenmesinin ağız ve diş sağlığı açısından önem taşıdığını belirtiyor. Dt. Demir, “Bebeğin biberonla uyuması ve özellikle şeker içeren sıvıların gece boyunca dişlerle temas etmesi, erken çocukluk çağı çürükleri açısından önemli bir risk oluşturabilir. Bu nedenle yalnızca ne tüketildiğine değil, beslenmenin sıklığına, zamanlamasına ve sonrasında ağız bakımının nasıl yapıldığına da dikkat edilmelidir” ifadelerini kullanıyor. İlk Dişin Sürmesiyle Birlikte Koruyucu Diş Hekimliği Başlamalı Erken çocukluk çağı çürüklerinin tek bir nedene bağlı olmadığına vurgu yapan Dt. Nurgül Demir, genetik yatkınlık, beslenme alışkanlıkları, ağız hijyeni ve çocuğun genel sağlık durumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Dt. Demir sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle erken doğan veya düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelen çocuklarda ağız ve diş sağlığı takibi bireyselleştirilmelidir. İlk süt dişlerinin sürmesiyle birlikte düzenli ve doğru ağız bakımının başlatılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması ve çürük riskinin değerlendirilmesi koruyucu diş hekimliğinin temel adımlarındandır. İlk diş hekimi ziyaretinin de ilk dişin sürmesiyle birlikte gerçekleştirilmesini öneriyoruz.” Amaç Çürüğü Tedavi Etmek Değil, Oluşmasını Önlemek Uzmanlar, erken doğum veya düşük doğum ağırlığı öyküsü bulunan çocuklarda ebeveynlerin endişeye kapılmak yerine koruyucu yaklaşımlara odaklanmasının önemine dikkat çekiyor. Düzenli diş hekimi kontrolleri, doğru ağız hijyeni, dengeli beslenme ve uygun beslenme alışkanlıklarının erken dönemde oluşturulması, çocukların ilerleyen yaşlarda daha sağlıklı bir ağız ve diş yapısına sahip olmasına katkı sağlayabiliyor. Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, “Ebeveynlerin burada temel hedefi, herhangi bir sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, çocuğun ilk dişlerinden itibaren koruyucu bir ağız sağlığı rutini oluşturmak olmalı” diyerek sözlerini tamamlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diş Sağlığınız İçin Bunlara Dikkat Edin!  Haber

Diş Sağlığınız İçin Bunlara Dikkat Edin! 

Fark edilmeden yapılan diş sıkma ve gıcırdatma davranışı tedavisinde hangi yöntemin kullanılması gerektiği sorusuna değinen Restoratif Diş Tedavisi Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, “Bu sorunda en ideal yaklaşımı gece plağı ve masseter botoksunun birlikte uygulanmasıdır.” dedi. Öte yandan evde karbonat, limon veya bilinmeyen kimyasallarla yapılan diş beyazlatma girişimlerinin ciddi hasarlara yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, diş minesinin aşınması ve hassasiyetin bu yöntemlerin en sık görülen sonuçları arasında yer aldığını aktardı. Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, bruksizm tedavisinde gece plağı ve masseter botoksunun birlikte kullanımının önemi, evde bilinçsiz diş beyazlatma yöntemlerinin zararları ve diş sağlığıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar hakkında açıklamalarda bulundu. Bruksizmde en ideal yaklaşım kombinasyon tedavisi! Diş hekimliği pratiğinde hastalardan en sık gelen sorulardan birinin ‘Bruksizm için botoks mu yaptırmalıyım, yoksa gece plağı mı kullanmalıyım?’ olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, “Bruksizm; kişinin uyku sırasında farkında olmadan yaptığı diş sıkma ve gıcırdatma davranışıdır. Zamanla dişlerde aşınmaya, çene ekleminde ağrıya, baş ve boyun bölgesinde gerginliğe yol açabilir.” dedi. Tedavi edilmediğinde hem diş yapısını hem de çene eklemini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Turan, tedavi yöntemleri arasında yer alan gece plağı ve masseter botoksu hakkında bilgi verdi: “Gece plağı, dişler için koruyucu bir apareydir. Diş sıkma kuvvetini tamamen durdurmaz, ancak dişlerin aşınmasını önler. Çene eklemine binen yükü azaltarak koruyucu bir görev üstlenir. Yani gece plağı, dişleri fiziksel olarak korur. Masseter botoksu ise çiğneme kasına uygulanır. Kasın aşırı gerginliğini azaltır, çene kaslarını rahatlatır. Baş, boyun ve çene ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur. Ancak botoks, dişleri fiziksel olarak koruyan bir yöntem değildir. Bu nedenle kombinasyon tedavisi en ideal yaklaşımdır. Gece plağı dişleri korur, masseter botoksu kas aktivitesini azaltır. Bu iki yöntem birlikte uygulandığında hem dişler hem de kaslar daha etkili şekilde korunur.” Evde bilinçsiz uygulanan diş beyazlatma yöntemlerinden kaçınılmalı! Bruksizm ve çene sağlığı kadar önemli bir diğer konunun da diş estetiği olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, “Özellikle son yıllarda evde doğal yöntemlerle diş beyazlatma oldukça yaygınlaştı. Ancak bu yöntemlerin çoğu sanıldığı kadar masum değil.” dedi. Hastalarımızdan en sık duyulan yöntemlerden birinin karbonat ile fırçalamak olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Turan, “İlk etapta dişler daha beyaz görünebilir, ancak uzun vadede; diş minesini aşındırır, alttaki dentin tabakası açığa çıkar, dişlerde sararma ve hassasiyet gelişir. Sirke ve limon ise asidik yapıları nedeniyle mine tabakasını yumuşatır, diş yüzeyinde aşınmaya yol açar ve kalıcı hassasiyet oluşturabilir. Kontrolsüz kullanılan hidrojen peroksit ve bilinmeyen kimyasallar gibi maddeler diş etlerinde kimyasal yanıklara, dişlerde aşırı hassasiyete neden olabilir. Evde bilinçsiz diş beyazlatma yöntemlerinden kesinlikle kaçınılmalıdır.” uyarısında bulundu. Diş sağlığı hakkında her duyduğunuz doğru olmayabilir! Günlük hayatta diş sağlığıyla ilgili pek çok bilgiyle karşılaştığımıza dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, bu bilgileri ve doğru olup olmadıklarını paylaşarak sözlerini şöyle tamamladı: “Diş fırçalarken kanıyorsa fırçalamayı bırakmalıyım” – Yanlış “Amalgam dolgular herkeste sürekli cıva salar ve zararlıdır” – Yanlış “Diş sıkma ve gıcırdatma stres kaynaklı olabilir” – Doğru “Diş çürükleri erken dönemde ağrı yapmadan ilerleyebilir” – Doğru “Her diş ağrısında mutlaka kanal tedavisi gerekir” – Yanlış “Diş eti hastalığı tedavi edilmezse diş kaybına yol açabilir” – Doğru “Karbonat ve limon dişleri beyazlatır” – Yanlış, kesinlikle yapılmamalı “Şikâyet olmasa bile yılda iki kez diş hekimine gidilmeli” – Doğru “Hamilelikte diş tedavileri kesinlikle yapılamaz” – Yanlış “Tütün kullanımı diş eti hastalığı ve implant başarısızlığı riskini artırır” – Doğru

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.