Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Diş Eti Grefti

Kapsül Haber Ajansı - Diş Eti Grefti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diş Eti Grefti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Estetik Gülüş Sağlıklı Diş Etiyle Başlıyor!  Haber

Estetik Gülüş Sağlıklı Diş Etiyle Başlıyor! 

Pembe estetiğin, diş etlerinin rengi, şekli, uzunluğu ve dişlerle uyumunun yanı sıra dudaklarla olan bütünlüğünü de kapsadığını ifade eden Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Gülümsediğimizde yaklaşık 2-3 milimetrelik diş eti görünümü doğal ve estetik bir görünüm sağlayabilir. Bunun üzerinde, yani diş etinin belirgin şekilde fazla görünmesi durumunda ise ‘gummy smile’ olarak adlandırılan diş eti gülüşü ortaya çıkabilir.” dedi. Diş eti çekilmesi, köklerin açığa çıkması ve iltihaplanmaların pembe estetiği olumsuz etkileyebildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Bahar, ihtiyaç halinde diş eti greftleri, gingivektomi ve dudak konumlandırma gibi farklı uygulamalardan yararlanılabildiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, pembe estetiğin sağlıklı ve estetik bir gülüş için diş eti, diş ve dudak arasındaki uyumu sağlamadaki önemi ile diş eti sorunlarının tedavi seçenekleri hakkında açıklamalarda bulundu. Yalnızca beyaz ve düzgün dişlere sahip olmak, estetik bir gülüş için yeterli değil! Gülüş estetiği denildiğinde yalnızca dişlerin rengi, şekli veya diziliminin düşünülmemesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Güzel ve doğal bir gülüş için dişlerin, diş etlerinin ve dudakların birbiriyle uyum içinde olması gerekir.” dedi. Diş etlerinin rengi ve sağlıklı görünümünün de estetik açıdan oldukça önemli olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “Pembe estetik dediğimiz kavram da temel olarak diş etlerini ve dişi çevreleyen dokuların estetik görünümünü ifade eder. Diş etlerinin şekli, rengi, uzunluğu, kalınlığı ve dişlerle olan uyumu, başarılı bir gülüş estetiğinin önemli unsurlarıdır. Dolayısıyla yalnızca beyaz ve düzgün dişlere sahip olmak, tek başına estetik bir gülüş için yeterli değil. Sağlıklı diş eti dokusu ve diş-diş eti uyumu da mutlaka değerlendirilmeli.” diye konuştu. Gülümsediğimizde yaklaşık 2-3 milimetrelik diş eti görünümü doğal ve estetik kabul edilir! Gülüş estetiğini değerlendirirken diş etlerinin görünürlüğünün de önemli olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Bahar, şöyle devam etti: “Gülümsediğimizde yaklaşık 2-3 milimetrelik diş eti görünümü doğal ve estetik bir görünüm sağlayabilir. Bunun üzerinde, yani diş etinin belirgin şekilde fazla görünmesi durumunda ise ‘gummy smile’ olarak adlandırılan diş eti gülüşü ortaya çıkabilir. Bu durum bazı kişilerde estetik bir rahatsızlık oluşturabilir. Hastanın ihtiyacına göre kuron boyu uzatma, gingivektomi veya dudak konumlandırma yani ‘lip repositioning’ gibi farklı uygulamalar değerlendirilebilir. Buradaki amaç yalnızca fazla diş eti dokusunu azaltmak değil, dudak, diş ve diş eti arasındaki doğal dengeyi sağlamaktır.” Sağlıklı diş etleri, gülüş estetiğinin temelini oluşturur! Pembe estetiği olumsuz etkileyen birçok farklı durum bulunabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Diş eti çekilmeleri, diş köklerinin açığa çıkması, dişlerin arasındaki papil adı verilen pembe üçgen dokuların kaybolması ve diş etlerinde oluşan iltihaplanmalar bunların başında gelir.” dedi. Sağlıklı bir diş etinin genellikle pembe renkte ve dokusu açısından dengeli bir görünüme sahip olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “Diş eti iltihaplandığında ise kızarıklık, şişlik ve ödem ortaya çıkabilir. Bu durum hem ağız sağlığı açısından önemlidir hem de diş etlerinin estetik görünümünü olumsuz etkiler. Bu nedenle sağlıklı diş etleri, gülüş estetiğinin de temelini oluşturur. Diş etleri sağlıklı olduğunda estetik açıdan başarılı ve doğal bir gülüş elde etmek de çok daha kolaydır.” şeklinde konuştu. Amaç, kök yüzeylerini koruyup diş etini sağlıklı hale getirmek! Diş eti çekilmesi nedeniyle diş köklerinin açığa çıktığı durumlarda, hastanın ihtiyaçlarına göre farklı periodontal tedaviler uygulanabileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Bazı vakalarda serbest diş eti grefti veya bağ dokusu grefti gibi uygulamalarla eksilen diş eti dokusunun yeniden oluşturulması hedeflenebilir.” dedi. Amacın yalnızca estetik bir görüntü elde etmek olmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “Açığa çıkan kök yüzeylerinin korunması, diş eti dokusunun sağlıklı hale getirilmesi ve diş çevresindeki dokuların doğal yapısının desteklenmesi de önem taşır.” açıklamasını yaptı. Pembe estetik, diş eti sağlığı, rengi ve formuyla birlikte diş, diş eti ve dudak uyumunu kapsar! Pembe estetikte yalnızca diş etinin şeklinin önemli olmadığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Pembe estetik aslında birkaç farklı unsuru bir arada değerlendirdiğimiz bir kavramdır. Bazen fazla dokunun uzaklaştırılması, bazen eksik dokunun yerine konulması, bazen de diş etinin sağlıklı renginin yeniden kazandırılması gerekebilir.” dedi. Bazı kişilerde sigara kullanımı veya genetik ve bireysel özelliklere bağlı olarak diş etlerinde mor-koyu renklenmeler görülebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Bahar, sözlerini şöyle tamamladı: “Uygun hastalarda gerçekleştirilen bazı periodontal işlemlerle bu renklenmelerin azaltılması ve diş etinin daha sağlıklı, pembe bir görünüme kavuşturulması mümkün olabilir. Dolayısıyla pembe estetik; sağlıklı diş eti dokusunun oluşturulması, renk ve form bozukluklarının giderilmesi, gerekli durumlarda eksik dokunun tamamlanması ve diş, diş eti ve dudak arasındaki doğal dengenin sağlanmasını kapsar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diş Eti Çekilmesinin En Büyük Sebebi Diş Taşı! Haber

Diş Eti Çekilmesinin En Büyük Sebebi Diş Taşı!

Diş taşı temizliği yapıldıktan ve diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra tedavi planlamasının yapılabileceğini aktaran Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “En temel tedavi ağzın başka bir bölgesinden bir miktar diş eti alarak diş eti çekilmesi olan yere yama yapmaktır.” dedi. Yama yapılan bölgenin iyileşmesi için hastaların yaklaşık 10 gün boyunca bölgeyi kullanmamaları gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Güler, PRF denilen biyomateryal ile parça alınan yara bölgesinin korunarak iyileşmenin desteklendiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş eti çekilmelerinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Diş taşı temizliğinden sonra çekilen diş eti eski haline gelmez! Diş eti çekilmelerinin çeşitli nedenlerle karşımıza çıktığını dile getiren Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Farklı nedenleri olsa da en temel sebebi diş taşı birikimidir.” dedi. Diş taşlarının birikmesiyle diş etinin yavaş yavaş aşağı doğru çekildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Diş taşı temizliğinden sonra ise çekilen diş eti eski haline gelmez.” uyarısında bulundu. Tedavi, diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra planlanır! Diş taşı temizliği yapıldıktan ve diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra tedavi planlamasının yapılabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “En temel tedavi ağzın başka bir bölgesinden bir miktar diş eti alarak o diş eti çekilmesi olan yere yama yapmaktır. Bunun için genellikle damak bölgesinden bir parça kullanılır. Diş eti çekilmesinin boyutuna göre, yani ne kadar parça gerekli ise damak bölgesinden o kadar parça kesilir ve hazırlanan bölgeye çeşitli dikişlerle tutturulur.” şeklinde tedavi yöntemini açıkladı. Çekilmenin tamamı her zaman kapatılamayabilir! Müdahalenin ardından hastanın, tedavinin uygulandığı bölgeye mümkün olduğunca iyi bakması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bölge temiz tutulmalı ve çok kullanmaktan kaçınılmalı. 1 hafta ile 10 gün arasında yama yapılan doku alttaki dokulardan da beslenerek yerine yapışır ve iş eti çekilmesi tedavi edilmiş olur.” dedi. Yüksek miktarda diş eti çekilmesinin olduğu durumlarda ise her zaman çekilmenin tamamının kapatılamayabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Ancak önemli olan sıkı, yapışık ve dişin hareket etmesini önleyecek güzel bir dokunun oluşmasıdır. Bu da yapılan ‘serbest diş eti grefti’ denilen damaktan diş eti alınarak yama yapılan tedavilerle mümkün olur. İşlem sonrasında ise ağrı ve enfeksiyon oluşmaması için hastaya antibiyotik ve ağrı kesici reçete edilir.” açıklamasında bulundu. Dikişler alındıktan sonra hasta normal düzenine dönebiliyor! Damaktan alınan parçanın yerinde oluşan yara bölgesine de çeşitli uygulamalar yapıldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Güler sözlerini şöyle tamamladı: “Damakta oluşan yara bölgesi için hastanın kanından elde edilen ve PRF denilen yara bandı benzeri bir biyomateryal oluşturulur ve parçanın alındığı yaralı bölgeye tutturulur. Yeme içme sırasında bu bölgedeki biyomateryal etkilenmez. Bu tedavi süresinde hastalardan beklenen yaklaşık 10 gün kadar yama yapılan bölgeyi kullanmamalarıdır. Bu sürenin sonunda dikişler alınır ve hasta normal yeme içme düzenine dönebilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.