Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Diş Hekimliği

Kapsül Haber Ajansı - Diş Hekimliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diş Hekimliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diş Hekimliğinde 'Vaka Çeşitliliği' ve 'Yapay Zekâ' Dönemi! Haber

Diş Hekimliğinde 'Vaka Çeşitliliği' ve 'Yapay Zekâ' Dönemi!

Üniversiteli olma yolunda yeni bir süreç başladı. Yükseköğretim Kurumları Sınavı ek yerleştirme tercihleri 17 Eylül itibariyle başladı. Tercih işlemleri 21 Eylül'e kadar devam edecek. Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel, öğrencilerin klinik deneyim, dijital teknoloji, yapay zekâ ve bilimsel çalışmalarla desteklenerek geleceğin diş hekimliğine nasıl hazırlandığı hakkında açıklamalarda bulundu. Teorik bilgi, gerçek vakalarla buluşuyor… Diş hekimliği eğitiminin yalnızca dersliklerde öğrenilebilecek bir alan olmadığını dile getiren Prof. Dr. Ergün Yücel, “Öğrencinin teorik bilgisini gerçek vakalarla buluşturması mesleki gelişimin en önemli aşamalarından biri.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde uygulamalı eğitime büyük önem verdiklerini aktaran Prof. Dr. Yücel, “Alanında deneyimli akademisyenlerimiz sayesinde öğrencilerimiz yalnızca teorik bilgi almıyor; gerçek hasta deneyimiyle mesleklerini öğreniyorlar. Öğrencinin klinik ortamı tanıması, farklı vakalarla karşılaşması ve akademisyenlerinin gözetiminde klinik karar süreçlerini deneyimlemesi, mezuniyet sonrasına çok daha donanımlı hazırlanmasını sağlıyor.” diye konuştu. Fazla vaka, mesleğe güçlü başlangıç… Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesinin eğitim sürecindeki en önemli avantajlardan biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yücel, özellikle SGK anlaşmasının hasta ve vaka çeşitliliği açısından öğrencilere önemli bir klinik deneyim sunduğunu kaydetti. Prof. Dr. Yücel, “SGK anlaşmamız sayesinde hasta sayımız süreklilik gösteriyor. Öğrencilerimiz çok farklı yaş gruplarından ve farklı hastalıklardan oluşan geniş bir vaka çeşitliliğini görme fırsatı yakalıyor. Diş hekimliği uygulamaya dayalı bir meslek. Mezun olmadan önce ne kadar fazla vaka görürlerse mesleğe o kadar güçlü başlıyorlar.” ifadelerini kullandı. “Öğrenciler teori ile pratiği aynı gün içerisinde kolaylıkla bir araya getirebiliyor” Fakültenin fiziksel yapılanmasının teori ve uygulamanın bir arada yürütülmesini kolaylaştırdığını aktaran Prof. Dr. Yücel, Diş Hastanesi, uygulama klinikleri, preklinik laboratuvarları ve dersliklerin aynı bina içerisinde bulunmasının öğrenciler açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yücel, “Kliniklerimiz, Diş Hastanemiz, dersliklerimiz ve preklinik laboratuvarlarımız aynı bina içerisinde bulunuyor. Böylece öğrencilerimiz teori ile pratiği aynı gün içerisinde kolaylıkla bir araya getirebiliyor. Bu entegre yapı eğitim kalitesine önemli katkı sağlıyor.” şeklinde konuştu. “Preklinik laboratuvarları öğrencinin klinik döneme hazırlanmasında kritik bir rol üstleniyor” Diş hekimliği eğitiminde el becerisi ve uygulama yetkinliğinin aşamalı olarak geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yücel, preklinik laboratuvarlarının öğrencinin klinik döneme hazırlanmasında kritik bir rol üstlendiğini kaydetti. Öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamayla pekiştirerek klinik aşamaya hazırlandığını ifade eden Prof. Dr. Yücel, böylece gerçek hastayla karşılaşmadan önce mesleki becerilerini geliştirme imkânı bulduklarını dile getirdi. “Gelecek 10 yılda sadece el becerisi yeterli olmayacak” Diş hekimliğinde yaşanan teknolojik dönüşümün eğitim modelini de değiştirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Yücel, geleceğin diş hekimlerinin geleneksel klinik becerilerinin yanı sıra dijital sistemlere de hâkim olması gerektiğini söyledi. “Diş hekimliği çok hızlı değişen bir meslek alanı.” diyen Prof. Dr. Yücel, “Gelecek 10 yıla baktığımızda artık sadece el becerisi yeterli olmayacak. Bunun yanında teknolojiyle iç içe olmak, dijital sistemleri kullanabilmek, hatta yapay zekâyı anlayabilmek çok daha önemli hâle geliyor. Biz öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin diş hekimliği dünyasına hazırlıyoruz.” dedi. Öğrenciler dijital sistemleri görerek ve deneyimleyerek mezun oluyor! Dijital teknolojilerin teşhis ve tedavi süreçlerini daha hızlı ve etkin hâle getirdiğini belirten Prof. Dr. Yücel, öğrencilerin eğitim sırasında bu sistemlerle tanışmasının mezuniyet sonrası mesleki adaptasyon açısından önem taşıdığını ifade etti ve şunları söyledi: “Dijital sistemlerin gelişmesiyle tedavi planlamaları daha hızlı ve daha doğru hâle geliyor. Öğrencilerimiz eğitim süreçlerinde dijital görüntüler üzerinde çalışıyor, analiz yapmayı öğreniyor ve klinik kararlarını daha bilinçli şekilde oluşturuyor. Dijital sistemleri görerek ve deneyimleyerek mezun oluyorlar.” “Yapay zekâ, hekimin karar süreçlerini destekleyen bir araç olarak değerlendirilmeli” Yapay zekâ destekli sistemlerin de modern diş hekimliğinin önemli araçlarından biri hâline geldiğini dile getiren Prof. Dr. Yücel, bu teknolojilerin hekimin yerini alan değil, hekimin karar süreçlerini destekleyen araçlar olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Bugün yaşamın birçok alanında olduğu gibi diş hekimliğinde de yapay zekâ hem klinik uygulamalarda hem de öğrenci eğitiminde giderek daha fazla yer alıyor.” diyen Prof. Dr. Yücel, “Özellikle erken teşhis konusunda yapay zekâ destekli sistemler hekime ikinci bir göz gibi yardımcı oluyor. Böylece gözden kaçabilecek bazı bulguların atlanmasının önüne geçilebiliyor.” ifadelerini kullandı. “Mezunlarımızın araştıran, sağlık teknolojileriyle ilgilenen ve bilime katkı sunabilen diş hekimleri olmalarını amaçlıyoruz” “Öğrencilerimizin yalnızca bilgi tüketen değil, bilgi üreten bireyler olmalarını önemsiyoruz.” diyen Prof. Dr. Yücel, “Proje temelli öğrenci kongreleri düzenliyor, öğrencilerimizi ulusal ve uluslararası kongrelere katılmaları için teşvik ediyor ve bilimsel çalışmalarda aktif görev almalarını destekliyoruz. Mezunlarımızın araştıran, sağlık teknolojileriyle ilgilenen ve bilime katkı sunabilen diş hekimleri olmalarını amaçlıyoruz.” dedi. DUS kontenjanlarının açılmış olması önemli bir avantaj! Mezuniyet sonrasındaki uzmanlaşma sürecine de dikkat çeken Prof. Dr. Yücel, “Fakültemizde DUS kontenjanlarının açılmış olması önemli bir avantaj. Bunun yanında öğrencilerimizin uzmanlık sınavına hazırlık süreçlerini de destekliyoruz. Akademik kariyer hedefleyen öğrencilerimize güçlü bir altyapı sunuyoruz.” diye konuştu. “Geleceğin diş hekimlerinin klinik deneyim, teknoloji bilgisi ve insani becerileri bir arada taşıması gerekiyor” Geleceğin diş hekiminin klinik deneyim, teknoloji bilgisi ve insani becerileri bir arada taşıması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergün Yücel, sözlerini şöyle tamamladı: “Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin diş hekimliğinin merkezinde insan var. Hastayla kurulan iletişim, güven ve empati insan odaklı mesleğimizin en önemli unsurları. Öğrencilerimizin güçlü klinik deneyime sahip, dijital teknolojileri kullanabilen, bilimsel gelişmeleri takip eden ama aynı zamanda hastasını anlayan hekimler olarak mezun olmalarını önemsiyoruz. Öğrencilerimiz sadece tedavi yapmayı değil, hastayla doğru şekilde iletişim kurmayı da öğreniyorlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı!  Haber

Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı! 

2026 YKS yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, gençlerin üniversite tercihlerinde önemli bir zihniyet değişimi yaşandığını söyledi. Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır.” dedi. Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “Tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarını değerlendirdi. Adaylar artık mezun olduklarında ne yapacaklarını da düşünüyor Sınava yaklaşık 2 milyon 255 bin adayın girdiğini hatırlatan Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır. Sınava katılan yaklaşık 2 milyon 255 bin adaydan 1 milyon 279 bin 439’u tercihte bulunmuş; açık ve uzaktan öğretim dahil olmak üzere toplam 730 bin 854 öğrenci yükseköğretim kurumlarına yerleşmiştir.” dedi. Tercih hakkı olduğu halde tercih yapmayan adaylar dikkat çekti Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi: “Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun gruptan oluşması ve tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur. Adayların yüzde 40’ının ilk üç, yüzde 55’inin ise ilk beş tercihine yerleşmesi, hazırlanan listelerin oldukça stratejik ve isabetli olduğunu göstermektedir.” İki yıllık teknik eğitime olan ilgi arttı Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranının yüzde 99,52’ye ulaştığını belirten Akoğlan, “Üniversite ve program türlerine göre doluluk oranları değerlendirildiğinde, devlet üniversitelerine yönelik talebin zirveye ulaştığı görülmektedir. Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranı yüzde 99,52 olarak gerçekleşirken, devlet meslek yüksekokullarında açılan 481 bin kontenjandan yalnızca 37’sinin boş kalması iki yıllık teknik eğitime olan ilginin somut bir kanıtı olmuştur. Artan eğitim maliyetlerinin etkisiyle vakıf üniversitelerinde doluluk oranı yüzde 79,70 seviyesinde kalmış, ülke genelinde boş kalan yaklaşık 35 bin kontenjanın ağırlıklı bölümünü vakıf kurumlarının ücretli ve kısmi burslu programları oluşturmuştur.” diye konuştu. Tıp ve sağlık alanlarına ilgi sürüyor Başarı sırası barajı uygulanan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel meslek alanlarının devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamen dolduğunu belirten Akoğlan, şöyle devam etti: “Bölüm bazındaki yönelimlerde başarı sırası barajı bulunan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel kariyer alanları devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamını eksiksiz doldurmuştur. Mühendislik fakültelerinde doluluk yüzde 98’in üzerine çıkarken; Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi temel bilimler ile temel eğitim ve öğretmenlik programları fire vermemiştir. Ön lisans düzeyinde ise İlaç Üretim Teknolojisi, Paramedik, Bilişim Güvenliği ve Mekatronik gibi doğrudan iş gücü piyasasına ve saha uygulamalarına yönelik branşlar en çok talep gören alanlar arasında yer almıştır.” Yapay zekâ programlarına ilgi yüksek 2026 YKS’nin en çarpıcı sonuçlarından birinin yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanındaki programlarda görüldüğünü ifade eden Özgür Akoğlan, “Gençlerin tercihlerinde mesleki gelecek güvencesi ve dijital dönüşüm birincil karar mekanizması haline gelmiştir. Bu doğrultuda Yapay Zekâ Mühendisliği, Makine Öğrenmesi, Veri Mühendisliği, Robotik Sistemler, Yapay Zekâ Destekli Kodlama ve Yapay Zekâ Operatörlüğü programlarının tamamında yüzde yüz doluluk sağlanmıştır. Adaylar istihdam piyasasında karşılığı belirsiz kalan alanlardan uzaklaşarak doğrudan teknik uzmanlık, veri analitiği ve siber güvenlik odaklı disiplinlere yönelmiş; ilk kez öğrenci kabul eden İşletme ve Yapay Zekâ gibi hibrit programların üst sıralardan dolması da iş dünyası ile teknolojiyi birleştiren profillere olan ilginin somut bir yansıması olmuştur.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DT. Melek Kazanç: Sağlıklı Gülüşlerden Özgüvene Uzanan Bir Başarı Hikâyesi Haber

DT. Melek Kazanç: Sağlıklı Gülüşlerden Özgüvene Uzanan Bir Başarı Hikâyesi

Lisans öncesi eğitimini tamamladıktan sonra 2016 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun olan Kazanç, bugün mesleki çalışmalarını özellikle estetik diş hekimliği ve implantoloji alanlarında sürdürüyor. Ankara'da kendi kliniğinde hastalarına hizmet veren Kazanç, modern diş hekimliği anlayışını estetik bakış açısıyla bir araya getiriyor. Dt. Melek Kazanç'ın mesleğe yaklaşımında yalnızca ağız ve diş sağlığının korunması değil, hastaların kendilerini daha iyi hissetmeleri de önemli bir yer tutuyor. Ona göre diş hekimliği, yalnızca bir tedavi sürecinden ibaret değil; insanların hayatına dokunan, özgüvenlerini yeniden kazanmalarına katkı sağlayan özel bir yolculuk. Bu anlayış, kliniğinde oluşturmak istediği vizyonun da temelini oluşturuyor. Kazanç'ın en büyük hayali, insanların yalnızca dişlerini değil, kendilerine olan inançlarını da yeniden kazandıkları bir klinik anlayışını geliştirmek. Çünkü onun için bir gülüş, estetik bir görünümün ötesinde; cesaretin, özgüvenin ve yeni başlangıçların sembolü. Mesleki yetkinliklerinin yanı sıra güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, özgün çalışma tarzı ve çok yönlü birikimiyle de dikkat çeken Melek Kazanç, kadınların iş ve sosyal yaşamda daha güçlü şekilde yer almasını önemseyen isimler arasında bulunuyor. Kadın Liderler Kulübü çatısı altında çalışmalarını sürdüren Kazanç, mesleki deneyimlerini kadın dayanışması ve liderlik anlayışıyla birleştirerek daha fazla kadına ilham olmayı hedefliyor. Yetenekleri, vizyonu, iletişim gücü ve kendine özgü yaklaşımıyla mesleki yolculuğunu geliştiren Dt. Melek Kazanç, diş hekimliğini yalnızca bir meslek olarak değil, insanların yaşamlarına olumlu dokunuşlar bırakmanın bir aracı olarak görüyor. Onun hikâyesinde gülüş; yalnızca estetik bir sonuç değil. Bazen yeniden kazanılan bir cesaret, bazen yükselen bir özgüven, bazen de hayata atılan yepyeni bir adım anlamına geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

46 Yaşında Okul Birincisi Oldu, Ayakta Alkışlandı Haber

46 Yaşında Okul Birincisi Oldu, Ayakta Alkışlandı

Üsküdar Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı mezuniyet töreni, bu yıl yalnızca diplomaların verildiği bir organizasyon değil; birbirinden etkileyici yaşam öykülerinin, umut veren başarıların ve toplumsal sorumluluk mesajlarının paylaşıldığı anlamlı bir buluşmaya dönüştü. Üsküdar Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı mezuniyet törenleri kapsamında Diş Hekimliği Fakültesi 1. dönem ile Tıp Fakültesi 2. dönem mezunları düzenlenen törenle diplomalarını alarak meslek hayatına uğurlandı. Ön lisans ve lisans programlarından mezun olan diğer fakülteler ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencileri ise Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 13. Dönem Mezuniyet Töreni'nde diplomalarına kavuştu. Her iki törende de dereceye giren öğrencilerin konuşmaları zaman zaman duygu dolu anlar yaşattı, zaman zaman ise uzun süre alkışlandı. "Bu başarı annemin gözyaşlarının da başarısı" 2025-2026 Akademik Yılı üniversite birincilerinden Adli Bilimler Bölümü mezunu İlayda Usta'nın konuşması törenin en duygusal anlarından biri oldu. Üniversite birinciliğinin yalnızca bir derece olmadığını söyleyen Usta, başarısının arkasında yıllarca süren emek, sabır ve vazgeçmeyen bir irade bulunduğunu ifade etti. Ancak konuşmasının en dikkat çeken bölümü annesine ayırdığı sözlerdi. "Bugün burada durabiliyorsam bunun en önemli sebeplerinden biri annemdir. Yorulduğumda beni ayağa kaldıran, vazgeçmek istediğimde yeniden başlamam için bana güç veren tek kişi oydu. Bu başarının arkasında benim kadar onun da emeği, sabrı ve gözyaşı var. Üniversite birinciliğimi bana inanmaktan hiç vazgeçmeyen anneme armağan ediyorum." sözleri salondan büyük alkış aldı. Hem eğitim hayatını hem de iş yaşamını birlikte yürüttüğünü anlatan Usta, çalışma arkadaşlarına teşekkür ederken konuşmasını Atatürk'ün "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir." sözüyle tamamladı. Arapça yaptığı konuşmada "Ortak hayallerimizi kutluyoruz" dedi Üniversite birincilerinden Yazılım Mühendisliği mezunu Salman Anwar Ghasan Al-Quhali ise Arapça yaptığı konuşmada mezuniyetin yalnızca eğitimin sonu olmadığını vurguladı. "Biz bugün sadece akademik bir aşamanın sonunu kutlamıyoruz. Paylaştığımız hayalleri, uykusuz geceleri ve bizi bugünlere taşıyan mücadeleyi kutluyoruz." diyen Al-Quhali, ailesine ve akademisyenlerine teşekkür ederek mezunlara yaşam boyu öğrenmeyi bırakmamaları çağrısında bulundu. "En küçük çabanın bile kıymetli olduğunu unutmayacağız" 3 kişinin birinciliği paylaştığı üniversite dönem birincilerinden Psikoloji Bölümü mezunu Esra Nur Kutlar ise konuşmasını yalnızca kendi başarısı üzerine kurmadı. Savaşlar nedeniyle yaşam hakkı elinden alınan çocukları, eğitim alamayan öğrencileri ve dünyanın farklı coğrafyalarında zulüm gören insanları hatırlatan Kutlar, mezuniyetin kendileri için daha büyük sorumluluklar anlamına geldiğini söyledi. Kutlar’ın "Bu mezuniyet sadece bir diploma değil; artık daha çok çalışmanın, üretmenin ve insanlık için sorumluluk almanın başlangıcı. En küçük çabanın bile kıymetli olduğunu unutmayacağız." sözleri salondaki davetliler tarafından uzun süre alkışlandı. "Yeni bir sayfa açılıyor" Çizgi Film ve Animasyon Bölümü mezunu, fakülte birincisi ve üniversite dönem lisans ikincisi Nida Nefise Öztunç ise mezuniyetin yalnızca bir diploma değil, aynı zamanda yeni hikâyelerin başlangıcı olduğunu vurguladı. Üniversitede teknik bilginin yanı sıra entelektüel ve sanatsal bir bakış açısı kazandıklarını belirten Öztunç, "İlk gün bu kapıdan adım attığımızda önümüzde nasıl bir yol olduğunu bilmiyorduk. Bugün ise buradan anlatacak güçlü hikâyeleri ve ortaya koyacak vizyonları olan bireyler olarak ayrılıyoruz. Her son yeni bir başlangıçtır. Fakülte duvarlarının dışındaki dünya bizi bekliyor. Yolumuz açık, yaratıcılığımız ve ilhamımız bol olsun." dedi. "Bugün bir sayfa kapanırken her birimiz için yepyeni bir dönem başlıyor” Tıbbi Görüntüleme Teknikerliği Programı birincisi Sema Nur As, sağlık alanının büyük fedakârlık ve sorumluluk gerektirdiğine dikkat çekerek, iki yıllık eğitim sürecinde yalnızca mesleki bilgi değil, birlikte mücadele etmeyi ve sorumluluk almayı da öğrendiklerini söyledi. Başarısında en büyük payın ailesine ait olduğunu vurgulayan As, "Bugün bir sayfa kapanırken her birimiz için yepyeni bir dönem başlıyor. Üniversitemizde edindiğimiz bilgi ve etik değerleri meslek hayatımız boyunca en iyi şekilde taşıyacağımıza inanıyorum." dedi. 46 yaşında yeniden öğrenci oldu, ayakta alkışlandı Törenin belki de en etkileyici konuşmasını İlk ve Acil Yardım Programı birincisi Demet Erçetin yaptı. Konuşmasına "Yapay zekâdan destek almayı denedim ama çok sıkıcı bir metin hazırladı." diyerek başlayan Erçetin, hayatını değiştiren süreci anlattı. Eşinin sağlık sorunları nedeniyle yaşamlarının bir günde değiştiğini söyleyen Erçetin, yaşadığı zorlu dönemin ardından yeniden üniversite sıralarına dönme kararı aldığını belirtti. "Bu bir trajedinin başarıya ve umuda evrilme hikâyesidir. Bu, 46 yaşında kendini yeniden keşfeden bir kadının hikâyesidir. Bu, hiçbir zaman hiçbir şey için geç olmadığının hikâyesidir." diyen Erçetin, "Hiçbir zaman yeteneklerinizi ve hayallerinizi küçümsemeyin. Her tökezlemede ayağa kalkın." mesajını verdi. "Artık yalnızca hekim değil, insanların hayatına dokunan kişiler olacağız" Diş Hekimliği Fakültesi birincisi Selin Güvenç ise hekimliğin yalnızca teknik bilgiyle yapılabilecek bir meslek olmadığını söyledi. "İnsanların yalnızca dişlerine değil, gülüşlerine de dokunacağız." diyen Güvenç, diplomanın aynı zamanda büyük bir sorumluluk belgesi olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda vefat eden babasını anarken duygu dolu anlar yaşadı. Doğu Türkistan'dan Türkiye'ye uzanan başarı öyküsü Tıp Fakültesi dönem birincisi Beyza Bıçakcılar ise kişisel hikâyesiyle dikkat çekti. Doğu Türkistan'dan göç eden Kazak Türklerinin torunu olduğunu anlatan Bıçakcılar, bugün aldığı diplomanın yalnızca kendisine ait olmadığını söyledi. "Bu diplomayı yalnızca kendim için değil, büyük fedakârlıklarla bugünlere ulaşmamızı sağlayan atalarım adına da taşıyorum." diyen genç hekim, konuşmasında Filistin, Doğu Türkistan ve dünyanın farklı bölgelerinde savaşın gölgesinde yaşayan çocukları da unutmadı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diş Hekimliğinde Uzmanlık Tartışmaları Büyüyor Haber

Diş Hekimliğinde Uzmanlık Tartışmaları Büyüyor

Sağlık alanında eğitim planlaması, uzmanlık süreçleri ve istihdam politikalarına yönelik tartışmalar son dönemde yeniden gündemin üst sıralarında yer alıyor. Özellikle diş hekimliği alanında artan fakülte sayıları, mezunların karşılaştığı istihdam sorunları ve uzmanlık eğitimine ilişkin değerlendirmeler, meslek camiasında geniş yankı uyandırıyor. Türkiye'de sağlık hizmetlerinin niteliğinin yalnızca fiziki yatırımlarla değil, insan kaynağının doğru planlanmasıyla da doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Özlem Akarken, özellikle diş hekimliği alanında son yıllarda yaşanan hızlı kontenjan artışlarının ve yeni fakülte açılışlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İhtiyaç planlaması bilimsel veriler ışığında yapılmalı Diş hekimliği fakültelerinin sayısındaki artışın, istihdam ve eğitim kalitesi açısından dikkatle ele alınması gereken bir konu olduğunu vurgulayan Akarken, "Bugün binlerce genç diş hekimi mezuniyet sonrasında istihdam konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır. Bir yandan mevcut sistemde görev yapan diş hekimlerinin çalışma koşulları ve atama beklentileri gündemdeyken, diğer yandan yeni fakültelerin açılması ve kontenjanların artırılması meslek mensupları arasında kaygılara neden olmaktadır. Sağlık insan gücü planlamasının uzun vadeli ve bilimsel veriler doğrultusunda yapılması büyük önem taşımaktadır." İfadelerini kullandı. Uzmanlık eğitiminin temelinde liyakat ve objektif kriterler vardır Diş hekimliğinde uzmanlık eğitiminin belirli standartlar çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini DUS sınav sistemini getirilerek belirlendiğini belirten Akarken, uzmanlık unvanının yalnızca mesleki bir sıfat değil, aynı zamanda önemli bir sorumluluk alanı olduğunu ifade ederek, "Uzmanlık eğitimi; yoğun emek, uzun yıllar süren eğitim süreci ve objektif değerlendirme mekanizmalarının sonucunda kazanılan bir yetkinlik alanıdır. Uzmanlık dışında doktora sistemine ilişkin yapılacak her düzenleme, meslek mensuplarının beklentileri ve sağlık hizmetlerinin niteliği göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir." dedi. Doktora ve uzmanlık farklı akademik süreçlerdir Doktora programlarının bilimsel üretim ve akademik gelişim açısından son derece değerli olduğunu vurgulayan Akarken, "Doktora eğitimi ile uzmanlık eğitimi farklı amaçlara hizmet eden iki ayrı akademik süreçtir. Bilimsel araştırma ve akademik gelişim için aynı zamanda tedavi aşamalarında ise farkı ortaya koyan aynı zamanda akademik kariyerde doktora programlarının değeri tartışılmazdır. Bu nedenle her iki sürecin kendi amaçları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Hasta güvenliği ve sağlık hizmetinin niteliği önceliğimizdir SAHİM-SEN olarak sağlık hizmetlerinde kaliteyi önceleyen her düzenlemenin destekçisi olduklarını ifade eden Özlem Akarken, "Sağlık sisteminin sürdürülebilirliği için eğitimde kalite, istihdamda planlama , uzmanlık ve doktora süreçlerinde liyakat ilkelerinin korunması gerektiğine inanıyoruz. Hasta güvenliğini önceleyen, tüm adaylara eşit fırsatlar sunan ve objektif kriterlere dayanan bir uzmanlık doktora sisteminin sürdürülmesi hem meslek mensuplarının motivasyonu hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Konunun tüm paydaşların görüşleri alınarak, şeffaf ve bilimsel bir zeminde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz." Diyerek açıklamasını tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Girişimciden Sağlıkta Atılım Haber

Türk Girişimciden Sağlıkta Atılım

Röntgenlerde teşhisi kolaylaştıran yapay zekâ teknolojisiyle öne çıkan BioSmile AI, yalnızca görüntü analizi yapan bir sistem değil; klinik yönetimi, hasta takibi, muhasebe, LiDAR taramalar, 3D modelleme ve medikal satıcılar için pazar yeri gibi birçok süreci tek çatı altında toplamayı hedefleyen uçtan uca bir dental teknoloji platformu olarak konumlanıyor. Çoban, görsel algılama teknolojisi üzerinde 2022 yılından bu yana çalıştığını, son 3 ayda ise bu teknolojiyi büyük hastaneler, hekimler ve profesörlerin desteğiyle diş hekimliği sektörüne uyarladıklarını belirtiyor. Girişim, ayrıca Amazon başta olmak üzere Silikon Vadisi ekosistemindeki teknoloji çevrelerinden de teknik destek aldı. BioSmile AI’ın şu anda 50 demo klinikte sahada test edildiğini söyleyen Çoban, kliniklerden gelen geri bildirimlerin Ar-Ge sürecine doğrudan aktarıldığını ifade ediyor. Amaçlarının, diş kliniklerinin ihtiyaç duyduğu tüm dijital süreçleri eksiksiz ve kusursuza yakın bir sistemde sunmak olduğunu vurguluyor. Türkiye’de 1 ay içinde kullanıma açılması planlanan BioSmile AI’ın sonraki hedefi ise Amerika ve Avrupa pazarı. Şirket, yılın dördüncü çeyreğine kadar küresel pazara açılmaya başlamayı hedefliyor. BioSmile AI, bugün röntgen teşhisinde kolaylık sağlayan bir yapay zekâ girişimi olarak görünse de, arkasındaki asıl hedef daha büyük: diş hekimliği sektörünün dağınık dijital altyapısını tek bir global platforma dönüştürmek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

21 Yaşındaki Türk Girişimci Röntgenlerde Kolay Teşhisi Sağlayan Yapay Zeka Geliştirdi Haber

21 Yaşındaki Türk Girişimci Röntgenlerde Kolay Teşhisi Sağlayan Yapay Zeka Geliştirdi

Röntgenlerde teşhisi kolaylaştıran yapay zeka teknolojisiyle öne çıkan BioSmile AI, yalnızca görüntü analizi yapan bir sistem değil; klinik yönetimi, hasta takibi, muhasebe, LiDAR taramalar, 3D modelleme ve medikal satıcılar için pazar yeri gibi birçok süreci tek çatı altında toplamayı hedefleyen uçtan uca bir dental teknoloji platformu olarak konumlanıyor. Çoban, görsel algılama teknolojisi üzerinde 2022 yılından bu yana çalıştığını, son 3 ayda ise bu teknolojiyi büyük hastaneler, hekimler ve profesörlerin desteğiyle diş hekimliği sektörüne uyarladıklarını belirtiyor. Girişim, ayrıca Amazon başta olmak üzere Silikon Vadisi ekosistemindeki teknoloji çevrelerinden de teknik destek aldı. BioSmile AI’ın şu anda 50 demo klinikte sahada test edildiğini söyleyen Çoban, kliniklerden gelen geri bildirimlerin Ar-Ge sürecine doğrudan aktarıldığını ifade ediyor. Amaçlarının, diş kliniklerinin ihtiyaç duyduğu tüm dijital süreçleri eksiksiz ve kusursuza yakın bir sistemde sunmak olduğunu vurguluyor. Türkiye’de 1 ay içinde kullanıma açılması planlanan BioSmile AI’ın sonraki hedefi ise Amerika ve Avrupa pazarı. Şirket, yılın dördüncü çeyreğine kadar küresel pazara açılmaya başlamayı hedefliyor. BioSmile AI, bugün röntgen teşhisinde kolaylık sağlayan bir yapay zeka girişimi olarak görünse de, arkasındaki asıl hedef daha büyük: diş hekimliği sektörünün dağınık dijital altyapısını tek bir global platforma dönüştürmek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Silikon Vadisinden Genç Türk Girişimciye Destekler Yağdı! Haber

Silikon Vadisinden Genç Türk Girişimciye Destekler Yağdı!

Diş hekimlerinin röntgen görüntülerini daha hızlı ve doğru bir şekilde analiz etmelerine yardımcı olan sistem, özellikle ön teşhis süreçlerinde sağladığı destekle sağlık teknolojileri alanında önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. Sistem, özellikle diş hekimliği alanında kullanılan röntgenlerin hızlı ve doğru şekilde analiz edilmesini hedeflerken, klinik karar süreçlerini hızlandırırken hata payını minimize etmeyi amaçlıyor. Girişim, kısa sürede uluslararası alanda dikkatler üzerine çekti. BioSmile, kısa sürede uluslararası yatırımcıların ve teknoloji çevrelerinin dikkatini çekerken, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde, Silikon Vadisi’ndeki girişimcilik ekosisteminden yoğun ilgi gördü. Platform yalnızca yapay zekâ destekli röntgen analiziyle sınırlı kalmayıp, gülüş tasarımı, klinik yönetimi ve dijital diş hekimliği çözümlerini tek bir ekosistem altında birleştirerek sektöre bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Sistemin geliştirme sürecinde sahadan elde edilen veriler kritik rol oynadı. Biosmile kliniklerinde gerçekleştirilen testlerde, yüz binlerce röntgen görüntüsü uzman diş hekimleri tarafından tek tek işaretlenerek veri etiketleme merkezine aktarıldı. Bu sayede yapay zekâ modellerinin doğruluk oranı önemli ölçüde artırıldı. Projenin arka planında ise güçlü bir uzman kadro yer alıyor. Alanında deneyimli diş hekimlerinden oluşan ekip hem veri doğrulama hem de sistemin klinik uyumluluğu konusunda aktif rol üstleniyor. BioSmile’ın kurucusu genç girişimci Bahattin Berke Çoban, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Amacımız, yapay zekâyı diş hekimlerinin yerini almak için değil, onların klinik kararlarını destekleyen güçlü bir yardımcı olarak konumlandırmak. Türkiye’den doğan bu teknolojiyi global ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyoruz." dedi. Sağlık teknolojileri alanında küresel ölçekte büyümeyi hedefleyen “Biosmile AI” Türkiye’den çıkan yenilikçi girişimlerin uluslararası başarı hikayelerine bir yenisini eklemeye hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.