Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dış Ticaret

Kapsül Haber Ajansı - Dış Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dış Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Elektroteks'ten İhracatta Çifte Gurur Haber

Elektroteks'ten İhracatta Çifte Gurur

Yatak ve sünger üretim teknolojilerine yönelik özel üretim hatları geliştiren Elektroteks, uluslararası pazarlardaki etkinliğini her geçen gün artırıyor. Şirketin dış ticaret faaliyetlerini yürüten Sayger Otomasyon Makine, Makine İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen ödül programında iki ayrı kategoride ödül kazanarak dikkat çekti. Sayger, yük kaldırma ve taşıma makineleri ile ambalaj makineleri ve aksamları alanında Türkiye'nin en büyük ilk 5 ihracatçısı arasında yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Elektroteks Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, elde edilen bu başarının yalnızca şirket adına değil, Türkiye'nin üretim ve ihracat gücü açısından da anlam taşıdığına dikkat çekti. Güler, "İhracatta elde ettiğimiz bu ödüller, sadece firmamızın performansını değil, Türkiye'nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü de ortaya koyuyor. İnovasyona dayalı üretim yaklaşımımız ve Ar-Ge yatırımlarımız sayesinde dünya genelinde güçlü bir konuma ulaştık. Bu başarı, doğru stratejilerle ilerlediğimizin en somut göstergelerinden biri" ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Güler, "Yeni pazarlara açılma hedefimiz doğrultusunda ekibimizle birlikte çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Elde ettiğimiz bu başarı, hem ülke ekonomisine katkı sağlama motivasyonumuzu artırıyor hem de daha büyük hedeflere ulaşma yolunda bize güç veriyor" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank'tan Dış Ticaret İşlemlerinde Kolaylık  Haber

Akbank'tan Dış Ticaret İşlemlerinde Kolaylık 

Yenilenen dış ticaret menüleri ile şirketler; döviz dönüşüm destekli, gümrük beyannameli veya peşin İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) düzenlenmesi; peşin ihracat taahhütlerinin dijital ortamda izlenmesi ve kapatılması ve dış ticaret simülasyonu gibi birçok işlemi uçtan uca dijital ortamda gerçekleştirebiliyor. Müşteri deneyimini dijital çözümlerle geliştirmeye devam eden Akbank, Kurumsal İnternet Şube üzerinden sunulan dış ticaret hizmetlerini kapsamlı biçimde yeniledi. Ticari işletmelerin değişen ihtiyaçları doğrultusunda dijital çözümlerine yenilerini eklediklerini belirten Akbank Kobi Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, “Dış ticaret yapan şirketler için hız, şeffaflık ve öngörülebilirlik her zamankinden daha kritik önem taşıyor. Bu doğrultuda Akbank olarak Kurumsal İnternet Şubemizde hayata geçirdiğimiz yeni özelliklerle müşterilerimizin dış ticaret işlemlerini çok daha hızlı ve kolay yönetebilmelerini sağlıyoruz. Döviz Dönüşüm destekli İBKB düzenleme, peşin ihracat taahhütlerinin dijital ortamda izlenmesi, dış ticaret simülasyonu ve masraf-komisyon görüntüleme gibi birçok işlemi Kurumsal İnternet Şube üzerinden sunarak müşterilerimizin operasyonel süreçlerini önemli ölçüde sadeleştiriyoruz. Akbank olarak dijital bankacılık altyapımızı sürekli geliştirerek müşterilerimizin uluslararası ticarette rekabet gücünü desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Dış Ticaret Süreçlerini Hızlandıran Dijital Özellikler Akbank’ın Kurumsal İnternet Şube üzerinden sunduğu yeni hizmetler arasında döviz dönüşüm destekli İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) düzenleme işlemleri öne çıkıyor. Platforma eklenen bir diğer önemli yenilik ise peşin İBKB düzenleme işlemleri oldu. Bu özellik sayesinde şirketler, peşin ihracat işlemlerine ilişkin İBKB düzenlemelerini de Akbank Kurumsal İnternet Şube üzerinden gerçekleştirebiliyor, döviz dönüşüm destek talebinde bulunabiliyor. Aynı zamanda banka üzerinden düzenlenen peşin İBKB’lere ait ihracat taahhütleri, kurumsal internet şube üzerinden izlenebiliyor ve taahhüt kapatma işlemleri gümrük beyannamesi bilgileri girilerek dijital ortamda tamamlanabiliyor. Yeni özellikler arasında dış ticaret simülasyonu ve dış ticaret masraf ve komisyon görüntüleme fonksiyonları da bulunuyor. Bu özellikler sayesinde şirketler gerçekleştirecekleri işlemlere ilişkin maliyetleri önceden görerek daha planlı hareket edebiliyor. Aynı zamanda Akbank Kurumsal İnternet Şube üzerinden gerçekleştirilebilen görünmeyen kalem ve ithalat transferlerine eklenen doküman yükleme özelliği sayesinde 50 bin ABD doları üzerindeki ithalat transfer işlemleri de dijital kanaldan yapılabiliyor. Akbank’ın Kurumsal İnternet Şube üzerinden sunduğu yeni yetkinlikler sayesinde şirketler dış ticaret işlemlerini daha hızlı, daha şeffaf ve daha verimli şekilde yönetebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Demir Çelik Sektörünün Deneyimi, Geleceğin Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Demir Çelik Sektörünün Deneyimi, Geleceğin Profesyonelleriyle Buluştu

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği ve SteelRadar iş birliğinde düzenlenen “Deneyimden Geleceğe: Duayenler, Profesyoneller ve Yeni Nesiller Buluşuyor” etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Ege Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, EİB Konferans Salonu’nda fiziki katılımın yanı sıra eş zamanlı webinar yayınıyla hibrit formatta yapıldı. Demir çelik sektöründe bilgi birikiminin yeni nesillere aktarılmasını hedefleyen organizasyon, sektörün deneyimli isimlerini, aktif profesyonellerini ve genç kuşağı aynı platformda buluşturdu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda, çelik sektörünün önde gelen isimleri mesleki deneyimlerini, sektörde yaşanan dönüşümleri ve geleceğe yönelik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Organizasyon; sektör profesyonellerinin yanı sıra genç mühendisler, üniversite öğrencileri, akademisyenler ve kurum temsilcilerinin katılımıyla kuşaklar arası etkileşime zemin hazırladı. Açılış konuşmalarını, SteelRadar Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztüre ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan’ın gerçekleştirildiği “Deneyimden Geleceğe” başlıklı panel oturumunda ise Kibar Dış Ticaret A.Ş. Orta Doğu & Kuzey Afrika Ticaret Müdürü Barış Yüce, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Danışmanı Mete Bülent Adalı, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, Karabük Demir Çelik (KARDEMİR) Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Dr. S. Tuğrul İmer ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü Cem Öztüre üstlendi. Panelin açılış konuşmasını yapan Cem Öztüre, Türk çelik sanayisinin dünyada 7., Avrupa’da ise 1. sırada yer aldığını vurgulayarak; "Bugün 38 milyon ton üretim yapıyorsak, bu noktaya hiç de kolay gelinmedi. Bu başarı, bugün bu salonda bulunan sanayici üstatlarımızın eseridir. Yarın bu koltuklara sizler geçeceksiniz. Türk mühendisleri bugün Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar dünyanın her yerindeki tesisleri yönetiyor. Sizler bu tecrübelerle yoğrulup bayrağı daha ileriye taşıyacaksınız," dedi. Ege Demir ve DemirDışı İhracatçılar Birliği Başkanı Yalçın Ertan yaptığı açılış konuşmasında; “Ege Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliği olarak SteelRadar ile gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, tam olarak bilgi birikiminin kuşaktan kuşağa aktarılması ihtiyacına cevap veren çok kıymetli bir adımdır. Demir ve çelik sektörü, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini doğrudan yansıtan en stratejik alanlardan biridir. Ege bölgemiz; liman altyapısı, sanayi birikimi, lojistik avantajları ve nitelikli insan kaynağı ile sektörümüzün en önemli buluşma noktasıdır. Rakamlara bakacak olursak; 2025 yılında 2 milyar 591 milyon dolarlık bir ihracatla ülkemize devasa bir katkı sağladık. Türkiye bugün dünyada çok önemli bir çelik üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. Özellikle uzun ürünlerde Çin'den sonra dünyanın ikinci büyük ihracatçısıyız. Bugünün öğrencileri yarının sektör temsilcileri olacaktır. Sektörümüzün sürdürülebilir başarısı, sizlerin bu deneyimlerden faydalanmasına ve doğru yönlendirilmesine bağlıdır. Sizlerin sektörü yakından tanıması bizim için bir sosyal sorumluluktur. Hepinize katılımlarınız için teşekkür ediyorum." Yalçın Ertan: "Genç ihracatçılar asla pes etmeyin" Kendi başarı hikayesini anlatan Yalçın Ertan, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik eğitimi ve ABD’deki master sürecinin ardından 1980 ihtilalinden hemen sonra ülkesine dönerek dış ticaretin "alfabesinin" yazıldığı yılları şu sözlerle aktardı; "Aydın Atça’dan çıkıp dünya pazarlarına uzanan 1982’de Metaş grubunda dış ticaret hamlesine başladığımızda alfabenin başındaydık. Diğer ülke temsilcileri bize ikinci sınıf tüccar muamelesi yapıyordu ama biz hiçbir zaman yılmadık ve özgüveni kaybetsek pazara girmek için sefere çıkar gibi gider, işi almadan geri dönmezdik. 15 yıl boyunca yılda 250 gün seyahat ettim. Ağırlıklı olarak inşaat demiri ve profil üretirken bugün ürün yelpazesi çok genişlemiş ve ülke olarak bugün Avrupa’nın bir numaralı üreticisine dönüştük. Gençler, annemin bir sözü vardır: 'Oğlum malına değil, pazarına güven.' Pazarınız kuvvetliyse, satış kanallarınız iyiyse malınızı satma şansınız daha yüksektir. Antenlerinizi dik tutun, iyi ilişkiler içinde olun, taahhütlerinizi yerine getirin, kokuyu iyi alın, çok çalışın, yılmayın ve asla pes etmeyin." "Nane Şekerinden İhracat İmparatorluğuna" Çelik Dış Ticaret Derneği Başkanı Namık Ekinci, çocuk yaşta başlayan ticaret tutkusunu ve sektördeki devrim niteliğindeki adımlarını paylaşarak"11 yaşımda mısırları pişirip satarak ticarete başladım. Karabük’teki haddehanelerde sırtımda demir taşıdım; Türkiye’de ilk 'prim sistemini' ben uyguladım. 80’li yıllarda İran ve Irak savaşırken, her iki ülkeye girebilmek için iki ayrı pasaport taşırdık. Irak'ta rakiplerimizden gizlenerek otel odalarından çıkmadan operasyon yönetirdik. 2000 yılına kadar Türkiye’nin yaptığı toplam çelik ihracatının %65’inin ilk ihracatçısı olma gururunu yaşadım. Dürüstlük ve strateji en büyük sermayenizdir." Muammer Bilgiç: "Türkiye’nin Çelik Başarısı Bir 'Üniversite' Disiplinidir" Sektörün duayen isimlerinden Muammer Bilgiç, Türk çelik sektörünün tarihsel gelişimini ve kurumsallaşma sürecini şu derinlikli analizle aktardı. Bilgiç; "Türkiye bugün dünyanın on yedinci büyük ekonomisidir ama hiçbir sanayi dalında Avrupa'nın bir numarası değildir; bir tek demir çelik hariç! Bu devasa başarı tesadüf değildir. Her şeyin kaynağı Karabük’tür; Karabük aslında bir sektörel 'üniversite'dir. 1956’da kurulan Metaş ise Türkiye’nin özel sektördeki ilk ark ocaklı demir çelik tesisidir ve dünyadaki ikinci sürekli döküm makinesi orada kurulmuştur. Metaş ve Ekinciler gibi kurumlar, sadece çelik değil, insan yetiştirmişlerdir. Filmaşin üretiminden kaynak elektroduna kadar Türkiye’nin bugün dünyayla yarıştığı pek çok katma değerli ürünün tohumları o dönemdeki 'insana yatırım' vizyonuyla atılmıştır. Bu büyüklük kolay elde edilmedi, kıymetini bilmek zorundayız." "ODTÜ Diplomasıyla 3 Ay Hurda Ayıkladım" Çelik Dış Ticaret Derneği Danışmanı Mete Bülent Adalı, kariyerin mutfak kısmına vurgu yaparak; "Metalürji mühendisi olarak işe başladığımda, işin mutfağını öğrenmem için beni hurda sahasına soktular. Üç ay boyunca elimle hurda ayıkladım, bakırı demirden temizledim. İşin tozunu yutmadan masada kazanamazsınız. Haritayı önünüze koyun; hangi milletin neyi sevdiğini, Arapların ve Hintlilerin ticaret kültürünü öğrenin," tavsiyesinde bulundu. "Mülakatta İstek ve Süreklilik Arıyoruz" Kardemir Satış ve Pazarlama GMY Tuğrul İmer, Kardemir’in stratejik önemini ve insan kaynağı kriterlerine değinerek; "Ray ve demir yolu tekerleği gibi kritik ürünlerde Türkiye'nin tek üreticisiyiz. Ancak dünya değişiyor, Avrupa CBAM ile artık kapıları zorlaştırıyor. Yeni pazarlar (Kuzey Afrika, ABD, Ukrayna) arayışındayız. Mülakatlarda adayların üniversitesinden ziyade o 'istek' ışığını ve sürekliliğini görmeye çalışıyoruz. İngilizce ve piyasa analizi yeteneği bizim için olmazsa olmazdır." "Zor Zamanlarda Pozitif Strateji Kazandırır" İzmir Demir Çelik (İDÇ) İhracat Satış Müdürü Eftal Pehlivan, sektördeki zorluklara rağmen iyimserliğini koruduğunu belirterek; "Şartlar kolay değil ama ben her zaman pozitif bakmayı tercih ediyorum. Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik sıkıntılar bizim gibi Avrupa’ya yakın ve elektrikli ark ocağına sahip tesisler için fırsatlar yaratıyor. Doğru zamanda doğru yerde olmak ve network’ü güçlü tutmak bizi rakiplerimizin önüne geçirecektir. 'Made in EU' standartları önümüzde yeni kapılar açıyor,"dedi. "Yapay Zekanın Yapamadığını İnsan Tasarımı Yapar" OSP Demir Celik Genel Müdürü Zühtü Özçelik, sanayici bakış açısıyla; "Türkiye'nin en büyük kaybı insanların çok erken emekli olmasıdır. 60-65 yaş, bir insanın en verimli dönemidir. Ben mülakatlarda belgelere değil, azme bakarım. Makine bir şekilde kurulur ama yapay zekada olmayan tek şey insani tasarım gücüdür. Kaizen (sürekli iyileştirme) felsefesini hayatınızın merkezine koyun," dedi. "Merak Sizi Marin Sektörüne Lider Yapar" SAM Mekanik Enerji Taahhüt ve Ticaret Genel Müdürü Levent Bilgili, meraka dayalı inovasyonun gücünü, geliştirdiği elektrikli tekne projesiyle anlattı; "Mühendislik eğitimi bir unvandır; asıl güç araştırmacı ruhtadır. Sırf meraktan yaptığım elektrikli tekne sayesinde bugün Temsa ve Skoda gibi devlerle marin sektörü üzerine çalışıyorum. Katma değer sağladığınız sürece iş hayatında varsınız." İnteraktif Soru-Cevap ve Yoğun Katılım Panelin ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde, genç mühendis adayları ve akademisyenler merak ettikleri konuları duayen isimlere yöneltti. Sektörel daralmadan yeşil dönüşüme, kariyer basamaklarından yeni pazar stratejilerine kadar pek çok konunun detaylandırıldığı bu bölümde, kuşaklar arası dinamik bir diyalog kuruldu. Etkinlik, EİB Konferans Salonu’nu dolduran yüzlerce fiziksel katılımcının yanı sıra webinar üzerinden takip eden izleyicilerle birlikte yoğun bir katılıma sahne oldu. SteelRadar, "Deneyimden Geleceğe" serisiyle Türkiye'nin farklı sanayi bölgelerinde tecrübeyi yeni nesillere taşımaya devam edecek. Etkinlik, panelistlere plaketlerin takdim edilmesinin ardından sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB’nin Çin’e Yeni İhracat Hedefi 1 Milyar Dolar Haber

EİB’nin Çin’e Yeni İhracat Hedefi 1 Milyar Dolar

Türkiye’nin Çin’e 3,3 milyar dolar ihracat yaparken 50 milyar dolar ithalat yaptığını, Çin’le dış ticaretinde 46,3 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğini ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Çin’in ithalat için ne kadar yakınsa, ihracat içinde o kadar yakın bir ülke olduğunu, Çin’e ihracatı artırmak için son yıllarda büyük emek verdiklerini dile getirdi. 2026 yılının, Türkiye ile Çin arasındaki resmi diplomatik ilişkilerinin tam 55. yılına denk geldiğini dillendiren Eskinazi, şöyle devam etti: “Her iki ülke de bu durumu bir fırsat olarak görüp ilişkilerini yeni bir seviyeye taşımayı umuyor. Bu nedenle bu yıl gerçekleştirmeyi planladığımız fuarlarda, edindiğimiz deneyimleri de göz önünde bulundurarak çok daha önce hazırlıklarına başlayıp ülkemizden daha fazla firmanın katılımıyla ülkemizin ürünlerini öne çıkarmayı planlıyoruz. Çin’e yapılan her 100 dolar ihracatın 21 dolarında EİB’nin imzası var Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracattan EİB olarak aldıkları payın 3 yılda yüzde 9’dan yüzde 16’a çıktığı bilgisini veren Eskinazi, “Çin’e ihracatta 2026 yılına daha başarılı bir giriş yaptık. 2026 yılının ocak-şubat döneminde Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 29’luk artışla 438 milyon dolardan 563 milyon dolara çıkarken, EİB’nin Çin’e ihracatı yüzde 64’lük artışla 70 milyon dolardan 115 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 21 dolarında EİB’nin imzası var. EİB olarak Çin’e 1 milyar dolar ihracat hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu amaçla Çin’de 3 fuara Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştiriyoruz” dedi. Haziran’da Urumçi, Kasım’da Şanghay 16-19 Mart 2026 tarihlerinde Çin/Xiamen'de düzenlenen Xiamen Stone Fair 2026 Fuarı’na Türkiye Milli Katılımı yaptıklarını ve 30 firmayla katıldıklarını paylaşan Eskinazi şöyle devam etti. “2026 yılının bundan sonraki diliminde Çin’deki iki fuara daha milli katılım organizasyonu yapacağız. İlk fuarımız 25-29 Haziran 2026 tarihlerinde Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de düzenlenecek olan ‘2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’ olacak. Çin Ticaret Bakanlığı, Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Uluslararası Ticareti Teşvik Konseyi ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi Hükümeti tarafından ortaklaşa organize edilen fuara, 2026 yılında ikinci kez milli katılım organizasyonu gerçekleştireceğiz. Bu yıl 9. kez düzenlenecek olan fuar; bilişim teknolojileri, kimya, tekstil, lojistik ve gıda başta olmak üzere pek çok farklı sektörü kapsayan genel nitelikli bir fuar. Çin’in Batıya açılan kapısı olan Urumçi’de Ege İhracatçı Birlikleri olarak gerçekleştirdiğimiz Milli Katılım Organizasyonumuz, sürdürülebilir, uzun soluklu ve karşılıklı güven içeren iş birlikleri kurma hedefimize büyük katkı sağlamıştır. Son yıllarda büyük bir gelişim gösteren ve lojistik bir hub haline gelen Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Türk ürünlerinin Çin’e girişi için stratejik bir konumda yer alıyor. Biz de bu fuar vesilesiyle Türk ürünlerinin güvenilirliğini, kalitesini ve rekabetçiliğini Urumçi pazarına tanıtmayı amaçlıyoruz. Türkiye’nin ihracat hedeflerini destekleyerek bölgesel iş birliği ve ticari çeşitliliği artırmayı amaçlayan Birliğimiz, önümüzdeki süreçte de uluslararası pazarlarda Türk sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinin görünürlüğünü güçlendirmeye devam edecektir. Milli katılım organizasyonunda yer almak isteyen üyelerimizin sanayi1@eib.org.tr adresi aracılığıyla 24 Nisan 2026 tarihine kadar temasa geçmeleri gerekiyor.” Ege İhracatçı Birlikleri’nin Çin’de Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacağı son fuar 5-10 Kasım 2026 tarihlerinde Şanghay’da düzenlenecek olan Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE) olacak. EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın Çin Devleti tarafından ciddi anlamda desteklendiğinin altını çizdi. Çin’in ihracatçı kası kadar, ithalatçı kasının da güçlü olduğuna temas eden Eskinazi, “Çin 2025 yılında 3,77 trilyon dolarlık ihracata karşılık 2,6 trilyon dolar ithalat yaptı. Türkiye de Çin’e ihracatını artırabilecek potansiyele sahip. CIIE 2025’e 150 ülkeden 4108 firma ve 460.000’in üzerinde profesyonel ziyaretçi katıldı. CIIE 2025 Fuarı’nda ‘Hizmetler, Otomobil, Akıllı Endüstri ve Bilgi Teknolojileri, Tüketici Ürünleri, Medikal Ekipmanlar ve Sağlık Ürünleri, Gıda ve Tarımsal Ürünler’ holleri bulunuyor. Geçen yıl fuara kuru meyve, süt ürünleri, hububat bakliyat ve yağlı tohumlar, zeytin, zeytinyağı, tekstil ve kozmetik sektörlerindeki firmalarımızın yanı sıra Çin ile ülkemizin yaptığı anlaşma sonrasında Ege İhracatçı Birliklerimiz bünyesinde yer alan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz katılım sağlamıştı. Özellikle su ürünlerinde iki ülke arasında yapılan anlaşma sonrasında su ürünleri ihracatı yapan firmalarımız için büyük potansiyel yaratacağını düşünüyoruz. Ayrıca bu yıl kozmetik ürünlerinde daha fazla firmamızın katılımını sağlamayı hedefliyoruz. Geçen yıl Milli Katılım organizasyonumuz ile fuara katılan kozmetik firmaları Çinli tüketicilerden büyük ilgi gördü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ekonomi Gündemini Takip Etmenin Doğru Yolu Haber

Ekonomi Gündemini Takip Etmenin Doğru Yolu

Piyasada aynı gün içinde hem kur hareketi, hem faiz beklentisi, hem de bir sektör düzenlemesi konuşuluyorsa sorun bilgi eksikliği değildir. Sorun, hangi bilginin gerçekten karar değeri taşıdığını ayırt edememektir. Bu yüzden ekonomi gündemi nereden takip edilir sorusu, sadece haber kaynağı seçmekle ilgili değildir. Asıl mesele, hızlı akan veri ve yorum trafiği içinde güvenilir, zamanında ve iş sonuçlarına dokunan bilgiyi filtreleyebilmektir. Ekonomi gündemi nereden takip edilir? Bu sorunun tek cümlelik bir cevabı yok. Çünkü ekonomi gündemi tek merkezden oluşmaz. Merkez bankası kararları, enflasyon verileri, borsa hareketleri, şirket bilançoları, sektörel üretim verileri, dış ticaret gelişmeleri ve regülasyon adımları aynı bütünün parçalarıdır. Sadece birine bakarak resmin tamamını görmek mümkün değildir. Profesyonel takip için en sağlıklı yaklaşım, üç katmanlı bir izleme düzeni kurmaktır. İlk katmanda resmi veri ve kurum açıklamaları yer alır. İkinci katmanda uzmanlık odaklı ekonomi haberciliği bulunur. Üçüncü katmanda ise sektör bazlı gelişmeler, şirket duyuruları ve sahadan gelen sinyaller vardır. Bu yapı, gündemi sadece öğrenmek için değil, yorumlamak için de gereklidir. İlk durak resmi kurumlar olmalı Ekonomi takibinde en güvenilir başlangıç noktası resmi kurumlardır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, TÜİK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, BDDK, SPK ve gerektiğinde ilgili düzenleyici kurumlar temel referans alanını oluşturur. Faiz kararı, enflasyon, rezervler, sanayi üretimi, bütçe dengesi, dış ticaret verisi veya finansal düzenleme gibi başlıklar önce kaynağından okunmalıdır. Bunun nedeni basittir. İkincil kaynaklar çoğu zaman aynı veriyi farklı çerçevelerle sunar. Başlıklar hız kazandırır ama bağlamı daraltabilir. Örneğin enflasyon verisinde aylık artış ile yıllık oran aynı etkiyi yaratmaz. Bir sektör teşvikinde de metnin ayrıntıları, haber başlığından daha belirleyici olabilir. Bu nedenle profesyonel okuma alışkanlığında ilk adım, verinin kendisini görmek olmalıdır. Ancak burada da bir sınır var. Resmi kurumlar veriyi açıklar, her zaman yorum sunmaz. Bu yüzden kurum verisini tek başına takip etmek yeterli değildir. Verinin piyasa, sektör ve yatırım davranışı üzerindeki etkisini anlamak için ikinci katmana geçmek gerekir. Ekonomi haberciliğinde hız kadar uzmanlık da gerekir Ekonomi haberi ile ekonomi içeriği aynı şey değildir. Her gün çok sayıda başlık üretilir ama bunların önemli bir bölümü ya yüzeyseldir ya da sadece anlık dikkat çeker. Karar vericiler için değerli olan ise veriyle bağlantı kuran, neden-sonuç ilişkisini açık biçimde gösteren ve sektörel etkileri görünür hale getiren haberciliktir. Bu noktada ekonomi gündemi nereden takip edilir sorusunun ikinci cevabı, uzmanlık odaklı dijital yayınlardır. Özellikle iş dünyası, sanayi, teknoloji, savunma, enerji, lojistik, tarım ve yapay zeka gibi başlıklarda çalışan mecralar, klasik ekonomi haberinin ötesine geçer. Çünkü ekonomik dönüşüm artık sadece para politikasıyla açıklanmıyor. Üretim zinciri, yatırım iştahı, ihracat kapasitesi, teknoloji adaptasyonu ve regülasyon temposu da gündemin asli parçaları haline gelmiş durumda. Kurumsal bakış açısıyla yayın yapan mecraların avantajı burada ortaya çıkar. Haber sadece ne oldu sorusuna cevap vermez. Kim etkilenir, hangi sektör için anlamlıdır, şirketler bunu nasıl okumalıdır ve orta vadede ne izlenmelidir gibi sorulara da alan açar. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı ve yeniden kullanıma uygun içerik üreten platformlar bu yüzden özellikle editörler, iletişim ekipleri ve profesyonel okurlar için pratik bir işlev taşır. Tek bir ana ekrana bakmak çoğu zaman yanıltır Birçok kişi ekonomi gündemini yalnızca sosyal medya akışı, televizyon alt bandı ya da finans uygulaması üzerinden takip ediyor. Bu kanallar hız sağlar ama çerçeve sunmaz. Hızlı bilgi, doğru bilgiyle aynı şey değildir. Hele ekonomi gibi beklenti yönetiminin güçlü olduğu bir alanda, eksik bağlamla alınan bilgi yanlış kanaate çok hızlı dönüşebilir. Sosyal medya özellikle erken sinyal üretme açısından yararlı olabilir. Piyasadaki ilk tepki, kulis bilgisi, şirket çevrelerinden gelen kısa açıklamalar ya da uzman yorumları burada hızla yayılır. Fakat teyit edilmemiş bilgi, manipülatif yorum ve bağlamından kopuk veri paylaşımı da aynı hızla dolaşıma girer. Bu nedenle sosyal medya ana kaynak değil, yardımcı radar gibi kullanılmalıdır. Televizyon ve canlı yayınlar ise özellikle karar günlerinde tempoyu takip etmek için işe yarar. Merkez bankası toplantısı, enflasyon açıklaması, bütçe verisi veya küresel piyasa kırılması gibi anlarda hızlı çerçeve sunar. Ancak günlük kullanımda sürekli ekrana bakmak, bilgiyi çoğaltırken berraklığı azaltabilir. Gündemi takip etmek ile gündemin içine sıkışmak arasında ince bir fark vardır. Sektörel ekonomi takibi artık zorunlu Bugünün ekonomisi, genel başlıklarla sınırlı okunamaz. Enerjideki bir maliyet değişimi sanayiyi, lojistikteki bir aksama perakendeyi, savunma sanayiindeki bir yatırım kararı ihracat görünümünü etkileyebilir. Tarım üretimindeki oynaklık ise hem gıda fiyatlarını hem de enflasyon beklentilerini yeniden şekillendirebilir. Bu nedenle ekonomi takibi yapan profesyonellerin kendi sektörlerinin dışında kalan stratejik alanları da izlemeleri gerekir. Özellikle B2B karar süreçlerinde sektör haberleri, makro verilerden daha erken sinyal üretebilir. Bir üretim tesisi yatırımı, kapasite artışı, yeni ihracat anlaşması, düzenleyici değişiklik ya da teknoloji ortaklığı bazen resmi verilerde henüz görünmeyen bir eğilimi işaret eder. Bu yüzden iyi bir ekonomi takibi, şirket haberlerini magazin gibi değil, öncü gösterge gibi okur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, her şirket duyurusunu aynı ağırlıkta değerlendirmemektir. Bazı açıklamalar itibar iletişimi amacı taşır, bazıları ise gerçekten piyasa ve sektör etkisi yaratır. Ayrımı yapabilmek için haberi sektörel veriyle birlikte okumak gerekir. Gündemi takip ederken hangi sorular sorulmalı? Kaynak ne kadar güçlü olursa olsun, okurun soruları net değilse takip dağılır. Profesyonel kullanım için her habere şu merceklerle bakmak gerekir: Bu gelişme hangi veriye dayanıyor, etkisi kısa vadeli mi kalıcı mı, hangi sektörleri doğrudan etkiliyor ve kurumlar açısından hangi aksiyonu tetikleyebilir? Örneğin bir faiz indirimi haberi sadece kredi maliyeti üzerinden okunmamalıdır. Talep, kur, şirket finansmanı, yatırım planları ve bilanço yönetimi üzerindeki etkisi birlikte düşünülmelidir. Benzer şekilde dış ticaret verisi açıklandığında yalnızca toplam rakama değil, hangi sektörlerin ayrıştığına, pazar kompozisyonuna ve süreklilik ihtimaline bakılmalıdır. Bu yaklaşım, haber tüketimini pasif izleme alışkanlığından çıkarır. Özellikle yöneticiler, yatırımcılar, editörler ve kurumsal iletişim ekipleri için mesele sadece bilgi edinmek değil, sinyali doğru okumaktır. Veriyi, haberi ve yorumu ayrı tutmak gerekir Ekonomi takibinde sık yapılan hata, veri ile yorumun birbirine karıştırılmasıdır. Veri, ölçülebilir ve kaynağı belli olandır. Haber, veriyi veya gelişmeyi bağlama yerleştirir. Yorum ise olası etkileri tartışır. Bu üç katman birbirini tamamlar ama aynı şey değildir. Sağlıklı takip düzeninde önce veri okunur, sonra güvenilir haber çerçevesi incelenir, en son yorum süzülür. Ters sıralama yapıldığında kanaatler hızla sertleşir ve teyit arama eğilimi artar. Bu da özellikle dalgalı dönemlerde yanlış pozisyon alma riskini büyütür. Ekonomi gündemini verimli takip eden profesyonellerin ortak özelliği, her başlığa aynı tepkiyi vermemeleridir. Bazı haberler anlıktır ve etkisi birkaç saat sürer. Bazıları ise haftalar, hatta çeyrekler boyunca sonuç üretir. Ayıklama yeteneği, kaynak seçiminden bile değerlidir. Kendinize bir takip ritmi kurun Ekonomi gündemi 24 saat aktığı için onu kesintisiz izlemek gerçekçi değildir. Daha doğru yöntem, güne ve haftaya yayılmış bir ritim kurmaktır. Sabah ana veri ve manşet akışına bakmak, gün içinde sektör ve şirket gelişmelerini izlemek, akşam ise resmin nasıl şekillendiğini değerlendirmek daha işlevsel bir modeldir. Haftalık planda ise veri takvimi, kurum açıklamaları, sektör toplantıları ve şirket bilanço dönemleri önceden işaretlenmelidir. Böylece gündem sizi sürüklemez, siz gündemi çerçevelersiniz. Özellikle yoğun çalışan profesyoneller için bu fark kritik önemdedir. Ekonomi gündemi nereden takip edilir sorusunun en doğru cevabı şudur: Kaynağı sağlam, odağı net ve sektör bağlantısı güçlü bir sistemden. Tek bir mecra mucize yaratmaz. Ama resmi veriyi, uzman haberciliği ve sektörel sinyalleri birlikte okuyabilirseniz, gündemi sadece izlemekle kalmaz, daha isabetli kararlar için kullanmaya başlarsınız. Sonuçta iyi takip, daha fazla haber tüketmek değil, doğru bilgiyi doğru ağırlıkla okuyabilmektir.

Golden Global Yatırım Bankası'ndan Güçlü Büyüme Haber

Golden Global Yatırım Bankası'ndan Güçlü Büyüme

Banka, aktif büyüklüğünü bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 57 artırarak 25 milyar TL seviyesine yükseltirken, net kârını yüzde 53 artışla 1,06 milyar TL'ye çıkardı. Faizsiz finans prensipleri doğrultusunda sunduğu yatırım bankacılığı ürün ve hizmetleriyle sektörde farklılaşan Golden Global Yatırım Bankası, nakdi ve gayrinakdi kredi büyüklüğünü de artırarak toplam finansman hacmini 16,2 milyar TL'ye ulaştırdı. Bankanın özkaynakları 3,1 milyar TL, faaliyet kârı ise 2,44 milyar TL olarak gerçekleşti. "Güçlü bilanço yapımızla büyümemizi sürdürdük" Golden Global Yatırım Bankası Genel Müdürü Yavuz Yeter, elde edilen finansal sonuçların bankanın istikrarlı büyüme stratejisinin bir yansıması olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Tüm paydaşlarımıza artı değer oluşturma temel anlayışımız çerçevesinde etkin bilanço yönetimimiz, güçlü risk yönetimi yaklaşımımız ve müşterilerimize sunduğumuz yenilikçi finansal çözümler sayesinde 2025 yılını başarılı finansal sonuçlarla tamamladık. Aktif büyüklüğümüzü bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 57 artırarak 25 milyar TL'ye yükselttik. Net kârımız ise yüzde 53 artışla 1,06 milyar TL seviyesine ulaştı. Toplam nakdi ve gayrinakdi kredi büyüklüğümüzü 16,2 milyar TL'ye çıkarırken, özkaynaklarımız 3,1 milyar TL seviyesine yükseldi. Faaliyet kârımızın 2,44 milyar TL olarak gerçekleştiği bu dönemde özsermaye kârlılığımız yüzde 43,8 olurken aktif kârlılığımız yüzde 5,39 seviyesine ulaştı. Güçlü sermaye yapımızın önemli göstergelerinden biri olan sermaye yeterlilik oranımız da yüzde 16,86 seviyesinde gerçekleşti." Yatırım bankacılığında etkinliğini artırıyor Golden Global Yatırım Bankası'nın kurumsal finansman, dış ticaret ve hazine ürünleri alanında sunduğu müşteri odaklı çözümlerle hem yurt içi hem de uluslararası piyasalardaki etkinliğini artırdığını vurgulayan Yeter, faizsiz finans prensipleri doğrultusunda geliştirilen yenilikçi ürünlerle müşterilere katma değer sağlamaya devam ettiklerini ifade etti. İstikrarlı büyüme stratejisi devam edecek Golden Global Yatırım Bankası'nın önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı bankacılık hizmetleri, yenilikçi finansal ürünler ve uluslararası iş birlikleriyle büyümesini sürdürmeyi hedeflediğini belirten Yeter, şu değerlendirmeyi yaptı: "Faizsiz finans prensiplerinden ödün vermeden müşterilerimize özel çözümler sunmaya ve paydaşlarımıza değer katmaya devam edeceğiz. Kurumsal bankacılık, hazine ürünleri ve dış ticaret alanlarında müşterilerimizin finansman ihtiyaçlarına çözüm sunarken, uluslararası sermaye piyasalarıyla ve ülkemiz ticaretinde öne çıkan coğrafyalarla olan bağlantılarımızı da güçlendirmeyi sürdüreceğiz. 2026 yılında Portföy Yönetim Şirketimizin sektörde dinamik ve başarılı bir konuma yükseleceğini düşünüyoruz. Ankara başta olmak üzere bir kaç kentimizde etkin şubeler açarak müşteri yelpazemizi genişletmeyi de planlıyoruz. Yine aynı dönemde girişim sermayesi alanında büyümek, sermaye piyasaları alanında müşterilerimize yurt içinde ve uluslararası piyasalarda alternatif finansman olanakları sunma kabiliyetimizi artırmak ve sinerji oluşturma potansiyeli yüksek yeni iştiraklerimizle finansal hizmet sunumumuzu derinleştirmek istiyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan 21 Bin İşletmeye Dijital ve Yeşil Destek Haber

Akbank’tan 21 Bin İşletmeye Dijital ve Yeşil Destek

Akbank Dönüşüm Akademisi, dijitalleşme, yeşil dönüşüm, dış ticaret, sürdürülebilir finans ve girişimcilik başlıklarında kurgulanan eğitimler, paneller ve networking buluşmalarıyla ticari işletmelerin değişen küresel rekabet koşullarına uyum sağlamasına katkı sunuyor. 2022 yılından bugüne dek Akbank Dönüşüm Akademisi çatısı altında 21 farklı ilde 105 program düzenlendi ve bu programlara 21.000’in üzerinde katılım gerçekleşti. Düzenlenen seminerlerle farklı sektörlerden işletme sahipleri, alanında uzman isimlerle bir araya geldi. Bu etkinliklerde işletmelerin güncel bilgiye, iyi uygulama örneklerine ve yeni iş perspektiflerine erişimi hedeflendi. Seminerler ve özelleştirilmiş eğitim programları sayesinde ticari işletmeler; dijital ve yeşil dönüşüm, ihracat alanlarında yetkinliklerini geliştirme fırsatı buldu. Bu programları tamamlayan işletmelere ise bankacılık hizmetlerinde özel avantajlar sunularak ticari işletmelerin finansal olarak da güçlenmesine katkı sağlandı. Böylece işletmeler, dönüşüm süreçlerini destekleyen somut finansal imkânlara erişti. 2025 yılında düzenlenen 19 farklı programla 2.000’e yakın katılımcıya doğrudan destek sağlanırken, yıl boyunca da tüm KOBİ’lere açık atölyeler, pazarlama ve girişimcilik etkinlikleri hayata geçirildi. Akbanklı uzmanların da eğitmen olarak yer aldığı “Sanayi Tesislerinde İş Sürekliliği Sertifika Programı” ile katılımcılar firmalarının kurumsal dayanıklılıklarını artıracak bilgiler edindi ve projelerini geliştirdi. Bu çalışmalarla Akbank Dönüşüm Akademisi, birlikte üretmeyi, öğrenmeyi ve büyümeyi teşvik eden bir etkileşim alanı sundu. Ayrıca İzmir ve Bursa illerinde gerçekleştirilen Girişimci Kadın Programı ile girişimci kadınların işlerini bir adım öteye taşımasına destek olurken aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı hedefledi. Akbank Dönüşüm Akademisi, 2026 yılında da Girişimci Kadın Programı’nın sayısını arttırarak girişimci kadınların sürdürülebilir iş modelleri geliştirmeleri ve finansal sağlamlıklarını arttırmaları için destek olmaya devam edecek. Akbank Dönüşüm Akademisi, 2025 yılının son etkinliği olarak, Gaziantep’te ticari işletmelerle birlikte güncel ekonomik ve ticari gelişmelerin görüşüldüğü bir panel düzenledi. Akbank Dönüşüm Akademisi, Gaziantep Sanayi Odası ve İnovakademi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, işletmelere özel olarak tasarlanan iki oturumdan oluştu. Panelde “2026 Ekonomik Görünüm ve Dış Ticarette Global Trendler” ve “İhracatta Hedef Pazarlar” başlıkları, alanında uzman isimlerin değerlendirmeleriyle ele alındı. Program, panel oturumlarının ardından gerçekleştirilen bire bir networking buluşmasıyla sona ererken, katılımcılara katılım belgesi ve Akbank’ın avantajlı finansal paketlerine erişim imkânı sunuldu. “Akbank Dönüşüm Akademisi ile KOBİ’lerin dönüşüm yolculuğunu bütüncül biçimde destekliyoruz” Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, Akbank Dönüşüm Akademisi’nin işletmelere sunduğu katkının altını çizdi: “KOBİ’ler ülkemiz ekonomisinin üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini taşıyan en önemli yapı taşlarından biri. Bugünün hızla değişen rekabet koşullarında işletmelerimizin yalnızca finansal olarak değil; dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme alanlarında da güçlenmesi büyük önem taşıyor. Bu çalışmaları gerçekleştirirken bizimle aynı amacı benimsemiş kurumlarla iş birliği içerisinde olmak yarattığımız sosyal etkiyi daha geniş kitlelere yaymak için motive edici bir güç. İlk olarak 2024 yılında, girişimci kadın ve deprem bölgesine yönelik gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle uluslararası yatırımcı olan EFSE (European Fund for South East Europe) ile birlikte çalıştık. 2026 yılında ise Asya Kalkınma Bankası iş birliği ile Mastercard Etki Fonu ile güçlerimizi birleştirerek bu alandaki desteğimizi güçlendireceğiz. Akbank Dönüşüm Akademisi ile KOBİ’lerimizin ihtiyaç duydukları bilgiye, uzman desteğine ve yeni iş birliği fırsatlarına erişimini sağlarken; aynı zamanda dönüşüm süreçlerini kolaylaştıracak finansal çözümlerle, danışman bankacılık anlayışımız doğrultusunda KOBİ’lerimizin stratejik çözüm ortağı olarak yanlarında yer alıyoruz. Eğitim programlarımız, mentörlük, danışmanlık desteklerimiz ve avantajlı bankacılık hizmetlerimiz sayesinde işletmelerin hem bugüne hem de geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesine katkı sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin dört bir yanındaki ticari işletmelerimizin küresel pazarlarda rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir büyümelerini destekleyecek çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Ayrıntılı bilgi ve Akbank Dönüşüm Akademisi’ne katılmak için: https://akbankdonusumakademisi.com/ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumsal ve Ticari Bankacılıkta Alternatif Bank İmzası Haber

Kurumsal ve Ticari Bankacılıkta Alternatif Bank İmzası

Alternatif Bank, Kurumsal ve Ticari Bankacılık alanında 2025 yılında güçlü büyüme ivmesi yakaladı. Banka; danışmanlık odaklı hizmet modeli, dijital çözümleri ve ekosistem bankacılığı yaklaşımıyla şirketlerin yalnızca finansman ihtiyaçlarına değil, büyüme ve rekabet stratejilerine de katkı sunmayı hedefliyor. Küresel ticarette yaşanan dönüşümün bankacılık sektörünü de yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Alternatif Bank Kurumsal ve Ticari Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Didem Şahin, bankanın yaklaşımını şu sözlerle açıkladı: “Bugün bankaların rolü yalnızca finansman sağlayan kurumlar olmakla sınırlı değil. Şirketlerin büyüme stratejilerine yön veren, öngörülebilirliği güçlendiren ve ticareti kolaylaştıran stratejik iş ortağı olma sorumluluğunu taşıyoruz.” “Büyümeyi, müşterilerimizin büyümesiyle birlikte okuyoruz” Kurumsal ve Ticari Bankacılıkta büyümeyi yalnızca bilanço göstergeleri üzerinden değerlendirmediklerini vurgulayan Didem Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim için anlamlı büyüme; müşterilerimizin ticaret hacmini, nakit akışını ve rekabet gücünü artırabildiğimiz ölçüde gerçekleşiyor. Kurumsal ve Ticari Bankacılık olarak 2025 yılında TL kredilerimizde %40, yabancı para nakdi kredilerimizde %26 büyüme kaydettik. Bu tablo, seçici büyüme anlayışımızın ve doğru segment odağımızın bir sonucu.” Dış ticarette danışmanlık temelli bankacılık modeli Alternatif Bank’ın dış ticarette standart işlem bankacılığının ötesine geçen bir konumlanma benimsediğini belirten Şahin, danışmanlık yaklaşımının sahadaki karşılığını şöyle değerlendirdi: “2025 yılında aracılık ettiğimiz dış ticaret hacminde %20 artış sağladık. Ancak bu büyümeyi anlamlı kılan, firmaların ihtiyaçlarına özel yapılandırılmış finansman çözümleriyle gerçekleşmiş olmasıdır. Çin Yuanı, Katar Riyali gibi ilgili ülkelerin lokalpara birimleri üzerinden dış ticaretin finansmanına imkan tanıyan, uygun maliyetli fonlama kaynaklarına erişimini kolaylaştıran, ticaret ve finansal risklerin daha etkin şekilde yönetilmesini sağlayan yenilikçi ürünlerinyanında; müşteri ve işlem özelinde çözüm ve danışmanlık odağı Alternatifbank’ın güçlü kası.” Şahin ayrıca, Alternatif Bank’ın bu alandaki farkını pekiştiren uygulamalardan biri olarak Dış Ticaret Danışman Hattı (444 00 55/7) ile Banka müşterisi olsun ya da olmasın dış ticaret yapan tüm firmalara uzman destek sağlandığını da sözlerine ekledi Ekosistem bankacılığı ve tedarik zincirlerinde derinleşme Kurumsal ve Ticari Bankacılıkta ekosistem yaklaşımının giderek daha kritik hale geldiğini vurgulayan Şahin, tedarik zincirini kapsayan finansal çözümlerde yakalanan büyümeye dikkat çekti: “Tedarik zinciri finansmanı çözümlerinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir model kurmayı önceliklendiriyoruz. 2025 yılında Tedarikçi Finansmanı Sisteminde işlem hacmimizi %229, keşide çeki hacmimizi ise %67 artırdık. Bu performans, ana firmalarla tedarikçileri aynı finansal ekosistem içinde buluşturan çözümlerimizin başarısını ortaya koyuyor.” Şahin, açık bankacılık perspektifiyle geliştirilen fintek iş birliklerinin DBS ve TFS gibi ürünleri daha entegre ve dijital bir yapıya taşıdığını da vurguladı Üçlü dönüşüm vurgusu: Dijital, sosyal ve çevresel etki birlikte ele alınıyor Bankacılıkta dönüşümün yalnızca dijitalleşmeden ibaret olmadığını belirten Şahin, finansmanın sosyal fayda ve çevresel sürdürülebilirlik kriterleriyle birlikte değerlendirildiği yeni döneme dikkat çekti: “Günümüzde finansman; hız, verimlilik ve kolay erişimin yanı sıra kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik kriterleriyle birlikte ele alınıyor. Alternatif Bank olarak dijitalleşme odağımızı sosyal ve çevresel bakış açısıyla bütünlüyor; müşterilerimize değer yaratırken bu yaklaşımı iş modelimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İhracatçıları Türkmenistan’a İhracatta Zirveye Gözünü Dikti Haber

Türk İhracatçıları Türkmenistan’a İhracatta Zirveye Gözünü Dikti

Türk ihracatçıları iki ülke arasındaki dış ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmak için bu sene 10-12 Şubat 2026 tarihlerinde 12’ncisi düzenlenen Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na yoğun ilgi gösterdi. Fuarda Türkiye’den 87 firma ve kuruluş yerini aldı. Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılışını Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcı Ö. Volkan Ağar ve Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Nökergulı Ataguliyev gerçekleştirdi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Ege İhracatçı Birlikleri’ni temsil etti. Türkmenistan’ın ithalatında ikinci ülkeyiz hedefimiz birinci ülke olmak Türkiye’nin Türkmenistan’a ihracatının 2025 yılında yüzde 19,3’lük artışla 885 milyon dolardan 1 milyar 56 milyon dolara ulaştığı bilgisini veren EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı Yalçın Ertan, iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağların dış ticaretin artması için elverişli bir zemin oluşturduğunu vurguladı. İki ülke arasında dengeli bir dış olduğunun altını çizen Ertan, “Türkmenistan’ın yıllık 5,7 milyar dolarlık ithalatından yüzde 19 pay alıyoruz. Türkmenistan’ın ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında ikinci sıradayız. Bu tür temasları sıklaştırarak Türkmenistan’ın ithalat yaptığı ülkeler listesinde zirvenin yeni sahibi olmak istiyoruz” şeklinde konuştu. 2025 yılında Türkiye’nin Türkmenistan’a ihracat yaptığı sektörler hakkında bilgi veren Ertan şöyle devam etti: “Çelik sektörümüz ile Demir ve Demirdışı Metaller sektörümüz 252 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Elektrik ve elektronik sektörü 213 milyon dolar, kimya sektörü 185 milyon dolarlık ihracatla ilk üç sırayı paylaşıyorlar. Gıda sektörlerimizde ilk sırada 32 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü yer alırken, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörümüz 22 milyon dolar ihracat yapıyor. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerimiz ise 6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.” Türk kanatlı sektörü ihracatta ikinci sırada Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü; Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Koordinasyonunda, Akdeniz ve İstanbul İhracatçı Birlikleri’yle birlikte Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na ortak stantta katılım sağladı. Türkmenistan 2024 yılı su ürünleri ve hayvansal mamuller ithalatı 68 milyon ABD doları olurken, Türkiye 8 milyon doları kanatlı eti olmak üzere 14,5 milyon dolarlık ihracatla ABD’nin ardından ikinci büyük tedarikçi oldu. Türkiye, 2025 yılında ise Türkmenistan’a 16 milyon doları kanatlı eti olmak üzere 20 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı gerçekleştirdi. Türk kuru meyve sektörü Türkmenistan’da yerini aldı Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri Sektörü; Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Koordinasyonunda, Güneydoğu Anadolu ve İstanbul İhracatçı Birlikleri’yle birlikte Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na ortak stantta katılım sağladı. Türkiye 2025 yılında Türkmenistan’a yaptığı 1,6 milyon dolarlık kuru meyve ihracatını 5 milyon dolara taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.