Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Disiplin

Kapsül Haber Ajansı - Disiplin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Disiplin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

19’unda Suyla Tanıştı, Türkiye’ye İlkleri Yaşattı Haber

19’unda Suyla Tanıştı, Türkiye’ye İlkleri Yaşattı

OYAK Pazarlama tarafından düzenlenen “Bir Şampiyonun Hikâyesi” buluşması, milli para yüzücü Umut Ünlü’nün katılımıyla OYAK Dragos Plaza’da gerçekleştirildi. Paris 2024 Paralimpik Oyunları'nda erkekler S3 sınıfı 50 metre ve 200 metre serbest yarışlarında altın madalya kazanarak Türkiye'ye yüzme branşındaki ilk paralimpik altın madalyalarını getiren milli para yüzücü Ünlü, OYAK çalışanlarıyla bir araya geldi. Etkinliğe OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez, Para Yüzme Milli Takımı Antrenörü Dr. Duran Arslan ve milli paratriatlet Kübra Dere katıldı. Buluşmada Umut Ünlü, başarı hikâyesini, sporculuk kariyerini ve gelecek hedeflerini paylaştı. “Suya girdiğim gün Umut Ünlü yeniden doğdu” 2001 yılında iki eli ve ayağı ampute olarak dünyaya gelen Ünlü'nün spor yolculuğu, 18 yaşında Bedensel Engelliler Spor Federasyonu'na gönderdiği bir e-postanın ardından başladı. Para Yüzme Milli Takımı Antrenörü Dr. Duran Arslan ile tanışan Ünlü, ilk kez 19 yaşında yüzdü. Yüzmenin hayatında bir dönüm noktası olduğunu belirten Ünlü, "Suya girdiğimde kendimi engelsiz hissediyorum. Yüzme benim için sadece bir spor değil, hayatımın önemli bir parçası. Suyun içinde engeller değil, hedefler var" dedi. Dört yıllık emeğin karşılığı: Paralimpik şampiyonluğu Ünlü, Paralimpik Oyunları hedefiyle yoğun bir hazırlık süreci geçirdi, disiplinli çalışma ve kararlılıkla dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından birinde zirveye ulaştı. Paris 2024 Paralimpik Oyunları'nda kazandığı iki altın madalya ile Türk spor tarihine adını yazdıran milli sporcu, şampiyonluk anını şu sözlerle anlattı: "İstiklal Marşı'nın olimpiyatlarda okunmasını her zaman hayal ediyordum. Kürsüde marşımızın çaldığı an, verdiğim tüm emeğin karşılığını aldığımı hissettim." Başarı kadar başarının sürdürülebilirliğinin de önemli olduğunu vurgulayan Ünlü, artık rakiplerinden çok kendi performansını geliştirmeye odaklandığını ifade etti. “Birinci olmaktan başka çarem yoktu” Altın madalya kazanmanın kendisi için sürpriz olmadığını söyleyen milli yüzücü, “Paris’e giderken ben ve antrenörüm birinci olacağımızı biliyorduk, emindik. Bizden başka kimse bilmiyordu” dedi. Ünlü, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda ilk yarışta dördüncü, ikinci ve üçüncü yarışlarda birinci olarak iki altın madalya kazandı. “Benim başarmaktan başka bir çarem yoktu. Ya başarılı olup Şampiyon olacaktım ya da başarısız olup hayata veda edecektim” diyen Ünlü, şampiyonluk heyecanını şu sözlerle ifade etti: “Ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye ve bayrağımızı uluslararası arenada dalgalandırmaya devam etmek istiyorum. Hedefim yeni başarılara ulaşmak ve genç sporcular için örnek olabilmek” “Galatasaray’da yüzmek benim için hayaldi” Ünlü, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazandıktan sonra Galatasaray Kulübü’nün sporcusu oldu. Ünlü, Galatasaraylı olmayı şu sözlerle anlattı: “Galatasaray’ın sporcusu olmak, formasını giymek benim için büyük bir gurur. Galatasaray formasını giyip yarışa gittiğimde kendimi futbolcular gibi çok havalı hissediyorum. Benim için yüzme branşını açıp farklı engelli sporculara da destek olmaları gurur verici. Galatasaray’ı çok seviyorum ama biz milli sporcularız. Tek amacımız ülkemizin bayrağını dalgalandırmak.” "Spor, hayatları dönüştüren güçlü bir araç" Para Yüzme Milli Takımı Antrenörü Dr. Duran Arslan ise elde edilen başarıların temelinde uzun soluklu bir gelişim sürecinin bulunduğunu belirtti. Sporun madalyaların ötesinde bir anlam taşıdığını vurgulayan Arslan, "Amacımız yalnızca şampiyon sporcular yetiştirmek değil. Spor sayesinde bireylerin özgüven kazanmalarına, sosyal hayata daha güçlü katılmalarına ve potansiyellerini keşfetmelerine katkı sağlıyoruz" dedi. Umut Ünlü'nün başarısında en önemli unsurlardan birinin disiplin olduğunu ifade eden Arslan, milli sporcunun çalışma azmi ve istikrarıyla örnek bir sporcu profili ortaya koyduğunu söyledi. Spor ile yeni Kübra’yı keşfettim Etkinliğe katılan milli paratriatlet Kübra Dere de sporun yaşamında yarattığı değişimi paylaştı. 2014 yılında geçirdiği kazanın ardından sporla yeni bir başlangıç yaptığını belirten Dere, "Spor sayesinde özgüvenimi yeniden kazandım ve kendimi yeniden keşfettim. Şimdi hedefim 2028 Paralimpik Oyunları'nda ülkemi temsil etmek ve madalya kazanmak" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Tam Gün Spor Okulları’nın 3’üncü Dönemi Tamamlandı Haber

Nilüfer’de Tam Gün Spor Okulları’nın 3’üncü Dönemi Tamamlandı

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Belediyespor tarafından hayata geçirilen Yaz Spor Okulları bünyesindeki Tam Gün Spor Okulları’nda 3’üncü dönem sona erdi. 6-12 yaş grubuna yönelik haftanın 5 günü, 3 haftalık periyotlar halinde gerçekleştirilen ve 16 farklı branşı kapsayan programın 3’üncü döneminde 60 öğrenci eğitimini tamamladı. Yaz boyunca toplam 200 çocuğun sporla buluştuğu eğitimlerin 3’üncü döneminin sertifika töreni, Altınşehir Gençlik Merkezi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyespor Başkanı Muharrem Or, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Gülver Deniz ile veliler katıldı. Törende sahne alan çocuklar; jimnastik, dövüş sporları, ağırlık kaldırma ve halk dansları branşlarında edindikleri hünerleri sergileyerek büyük beğeni topladı. Gösterilerin sonunda açılan Türk bayrağı salondan yoğun alkış aldı. Etkinlikte konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, spor kenti Nilüfer vizyonuyla çocukların disiplin kazanması ve takım ruhunu geliştirmesi için çalıştıklarını vurguladı. Kadınların, gençlerin ve çocukların belediyenin ana odak noktası olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, hayata geçirilen sosyal projelere de değindi. Etkinlik, Başkan Şadi Özdemir ve protokol üyelerinin öğrencilere sertifikalarını vermesiyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araştırmalara Göre Gençlerin Başarısında IQ’dan Daha Güçlü Etken Disiplin Haber

Araştırmalara Göre Gençlerin Başarısında IQ’dan Daha Güçlü Etken Disiplin

2005 yılında yayımlanan bir araştırmada, 8. sınıf öğrencileri üzerinde yapılan çalışmada öz-disiplinin; notlar, devam durumu, standart başarı testleri ve seçici lise programlarına yerleşme gibi sonuçları öngörmede IQ'dan iki kattan fazla varyans açıkladığı belirlendi. Bu veriler, gençlerin potansiyelini ortaya çıkarmasında zekâ kadar disiplinli ve sürdürülebilir bir çalışma alışkanlığının da önem taşıdığını gösteriyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve Nefa Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin başarısının yalnızca sahip oldukları yetenekle değil, bu yeteneği nasıl geliştirdikleriyle ölçülmesi gerektiğini belirtti… “Zekâ bir avantaj olabilir ancak başarıyı tek başına açıklamaz” Gençlerin eğitim ve kariyer yolculuğunda zekânın önemli bir başlangıç avantajı sağlayabileceğini ifade eden Mehmet Konuralp Yılmaz, başarıyı kalıcı hale getiren unsurun ise disiplin ve süreklilik olduğunu söyledi. Yılmaz, “Zekâ, kişinin bir konuyu hızlı kavramasını veya problem karşısında farklı çözümler üretebilmesini sağlayabilir. Ancak sahip olunan potansiyelin başarıya dönüşmesi için o potansiyelin düzenli biçimde işlenmesi gerekiyor. Bunun için de disiplin, sabır ve istikrar gerekiyor. Bir başka ifadeyle zekâ başlangıç noktası olabilir ama asıl farkı, o yeteneğin üzerine ne kadar istikrarlı çalışıldığı yaratıyor” dedi. Araştırmalar da disiplinin önemine işaret ediyor Mehmet Konuralp Yılmaz’ın değerlendirmeleri, eğitim psikolojisi alanındaki araştırmalarla da örtüşüyor. Duckworth ve Seligman tarafından gerçekleştirilen ve 2005 yılında yayımlanan çalışmada, iki ayrı örneklemde toplam 304 8. sınıf öğrencisinin öz-disiplin düzeyleri incelendi. Araştırmacılar, öz-disiplinin öğrencilerin final notları, okul devamlılığı, standart başarı testleri ve seçici lise programlarına yerleşme gibi sonuçlarını öngörmede IQ'dan iki kattan fazla varyans açıkladığını ortaya koydu. Üstelik öz-disiplinin final notları üzerindeki etkisi, önceki dönem notları, başarı testleri ve ölçülen IQ kontrol edildiğinde de devam etti. Bir başka araştırmada ise “grit” olarak tanımlanan, uzun vadeli hedeflere yönelik azim ve kararlılığın, farklı başarı sonuçlarındaki varyansın ortalama yüzde 4'ünü açıkladığı; bunun eğitim düzeyi, üniversite not ortalaması ve bazı seçme süreçleri gibi farklı alanlarda gözlemlendiği belirtildi. “Gençlere sadece sonuç değil, süreç de öğretilmeli” Bu verilerin gençlerin eğitim anlayışı açısından önemli mesajlar taşıdığını belirten Yılmaz, gençlerin yalnızca sınav sonuçları veya kısa vadeli başarılarla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. “Gençlerimize sadece ‘başarılı ol’ demek yeterli değil. Onlara hedef koymayı, plan yapmayı, zamanlarını yönetmeyi ve başarısız olduklarında yeniden denemeyi de öğretmeliyiz. Çünkü eğitim yalnızca bilgi aktarmak değildir; aynı zamanda karakter, sorumluluk ve çalışma disiplini kazandırma sürecidir. Bir gencin sahip olduğu zekâ ne kadar yüksek olursa olsun, bunu geliştirecek bir çalışma alışkanlığı yoksa potansiyelinin tamamını kullanması zorlaşabilir” diye konuştu. “Asıl mesele zekâ ile disiplini birlikte geliştirebilmek” Başarılı gençlerin ortak özelliğini yalnızca zekâ ya da yalnızca disiplin üzerinden tanımlamanın doğru olmayacağını vurgulayan Yılmaz, iki unsurun birbirini tamamladığını söyledi. Yılmaz, “Bence doğru soru ‘zekâ mı, disiplin mi?’ değil; ‘zekâyı disiplinle nasıl birleştirebiliriz?’ olmalı. Zekâ yeni fikirlerin ve çözümlerin kapısını açabilir. Disiplin ise o fikrin peşinden gitmeyi, tekrar tekrar denemeyi ve sonuç alıncaya kadar çalışmayı sağlar. Buna merak, özgüven, sabır ve doğru eğitim ortamı da eklendiğinde gençlerin potansiyellerini gerçek bir başarıya dönüştürmeleri mümkün olur” ifadelerini kullandı. Gençlerin geleceğe hazırlanmasında ailelere, eğitim kurumlarına ve iş dünyasına da önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin sadece başarılarının değil, gelişim süreçlerinin de desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Yıldırım’da Çocuklar Sporla Büyüyor Haber

Bursa Yıldırım’da Çocuklar Sporla Büyüyor

4-16 yaş arası çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan Yaz Spor Okulları'nda ikinci dönem sona yaklaşırken, üçüncü dönem heyecanı başlıyor. Yıldırım Belediyesi’nin çocuklar ve gençlerin yaz tatillerini hem eğlenerek hem de öğrenerek geçirmeleri için geleneksel hale getirdiği Yaz Spor Okulları devam ediyor. Yıldırım Belediyesi; 4-16 yaş aralığındaki çocuklar için yüzme, futbol, basketbol, voleybol, cimnastik, karate, taekwondo, kickboks, güreş, boks, masa tenisi, tenis, badminton, satranç, halter ve dart olmak üzere toplam 16 branşta yaz spor okulu düzenliyor. İkinci dönemin devam ettiği Yaz Spor Okulları’nda, üçüncü dönem eğitimlerine katılmak isteyen çocuklar için kayıt süreci devam ediyor. Binlerce çocuk ve genci sporla buluşturan Yıldırım Belediyesi Yaz Spor Okulları; Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi, Yunus Emre Spor Kompleksi, Dr. Sadık Ahmet Gençlik ve Spor Merkezi, Karapınar Yıldırım Gençlik Merkezi, Sıracevizler İlyas Kader Spor Merkezi, Erikli Yüzme Havuzu, Mimar Sinan Spor Kompleksi, Fidyekızık Futbol Sahası, Sakarya Kapalı Spor Salonu ile 75. Yıl Spor Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Çocuklar, alanında uzman antrenörler eşliğinde verilen eğitimlerde hem spor yapma alışkanlığı kazanıyor hem de ilgi duydukları branşlarda yeteneklerini geliştirme imkanı buluyor. BAŞKAN YILMAZ’DAN ZİYARET Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’ni ziyaret ederek, sporcu çocuklar ve aileleriyle bir araya gelen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, çocukların ve gençlerin gelişiminde sporun vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu söyledi. Başkan Yılmaz, “Çocuklarımız ve gençlerimiz öncelikli hizmet gruplarımız arasında bulunuyor. Evlatlarımızın fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin sağlıklı ilerleyebilmesi için sporla iç içe büyümelerini önemsiyoruz. Bu hedef doğrultusunda modern ve tam donanımlı spor tesislerini ilçemize kazandırdık. ‘Spor yapmayan çocuk kalmasın’ anlayışı ile Yıldırım’ın dört bir yanında önemli yatırımları hayata geçiriyoruz. Yaz Spor Okulları ile hem sağlıklı nesiller yetiştirmeyi hem de sporu tabana yaymayı hedefliyoruz. Yaz Spor Okullarımız sayesinde evlatlarımız hem farklı branşlarda spor yapıyor hem de disiplin ve takım ruhu gibi önemli değerleri kazanıyor. ‘Spor Kenti Yıldırım’ kimliğini güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. Yıldırım Belediyesi Yaz Spor Okulları için başvurular yildirimbelediyespor.org internet adresi üzerinden yapılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ Premium Ultra Trail’de Madalyalar Sahiplerini Buldu Haber

Uludağ Premium Ultra Trail’de Madalyalar Sahiplerini Buldu

Uludağ’da Koşmayı Hayal Et!” sloganıyla bu yıl 9’uncusu düzenlenen ve 23 ülkeden 2 bin 853 sporcunun katıldığı Uludağ Premium Ultra Trail, üç gün süren heyecanın ardından tamamlandı. 70K, 42K, 30K, 16K ve 6K parkurlarında koşan sporcular, Uludağ'ın eşsiz doğasında unutulmaz bir yarış deneyimi yaşarken, dereceye giren isimler madalyalarını düzenlenen törenle aldı. Mint Organizasyon tarafından, Uludağ Alan Başkanlığı’nın ev sahipliğinde, Uludağ Premium isim sponsorluğunda düzenlenen Uludağ Premium Ultra Trail, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bursa Valiliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla gerçekleştirildi. Anadolu Sigorta, Asics, Bauhaus Türkiye ve Bursa Teleferik’in sponsorluğunda; Almira Hotel, Garmin, Ceylan Splend’or Uludağ, Lifeon Concept, Power App, Segway Türkiye, Herbalife ve ANDA Arama Kurtarma’nın destekleriyle düzenlenen organizasyonda, Adım Adım ve Bodrum Sağlık Vakfı da sosyal sorumluluk partneri olarak yer aldı. Beş farklı parkurda her seviyeden yerli ve yabancı sporcuyu ağırlayan etkinlikte koşucular, Cennettepe, Kirazlıyayla, Süleymaniye, Hünkar Köşkü, Zeyniler, Cumalıkızık, Kürekli Şelalesi, Saitabat Şelalesi, Buzul Göletler, Uludağ Zirve, Softaboğan Şelalesi, Bakacak, Kurbağakaya ve Sarıalan gibi Bursa’nın önemli ve değerli lokasyonlarından geçerek hem zorlu hem de keyifli bir yarış tecrübe etti. 6K VE ÇOCUK KOŞUSU RENKLİ GÖRÜNTÜLERE SAHNE OLDU Yarış programı kapsamında dün 70K, 42K, 30K ve 16K etapları koşulurken, organizasyonun son gününde 6K ve bu yıl ilk kez düzenlenen Çocuk Koşusu gerçekleştirildi. Doğayla iç içe kısa parkurda koşan sporcular keyifli anlar yaşarken, minik sporcular da kendileri için hazırlanan parkurda büyük heyecan yaşadı. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği Çocuk Koşusu, renkli görüntülere sahne olurken, organizasyonun en neşeli anlarından biri oldu. ULUDAĞ'IN PARKURLARINDA SENFONİ YANKILANDI Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, parkurun belirli noktalarında performans sergiledi. Yarış boyunca klasik müzik eserleri seslendiren sanatçılar, sporculara parkur üzerinde eşlik etti. Doğa ile müziğin bir araya geldiği bu anlar, hem koşucular hem de etkinliği takip eden ziyaretçiler tarafından ilgiyle izlendi. 23 ÜLKEDEN SPORCULAR ULUDAĞ'DA BULUŞTU Türkiye dahil 23 ülkeden 2 bin 853 sporcunun katıldığı Uludağ Premium Ultra Trail, bu yıl da uluslararası katılımıyla dikkat çekti. Rusya, Bangladeş, İspanya, Kanada, Türkmenistan, İngiltere, İran, Güney Kıbrıs, Avustralya, Polonya, Japonya, KKTC, ABD, Finlandiya, Slovakya, Fransa, Güney Kore, Brezilya, Almanya, Hollanda, Malezya ve Yunanistan’dan gelen sporcular, parkurlarda yerini aldı. BEYZA GÜZEL: HER GELDİĞİMDE FARKLI BİR DENEYİM SUNUYOR 70K’da birincilik elde eden Beyza Güzel, “Uludağ'da 5’inci yılım. Her sene üstüne koyarak ilerleyen bir yarış. Her geldiğimde farklı bir deneyim sunuyor. Gerçekten müthiş duygularla ayrılıyorum. Çok mutluyum. Gerçekten çok tarif edilemez duygular içerisindeyim. İnşallah seneye de 70 kilometrede tekrar aynı başarıyı kazanırım. Çok kırıcı bir parkurdu. 30’uncu kilometrede 300 metreden biz 2 bin 500'e kadar tırmandık. Burası kırıcıydı ama ben yeterli antrenman yaptım ve keyif aldım. Şu an hedefimde Chamonix var. Sonrasında Kaçkar ve Kapadokya. Kapadokya da çok özel bir yarış benim için. Onun için de heyecanlıyım. Uludağ, Türkiye'de patika yarışlarında gerçekten çok değerli bir yarış. Her sene üstüne koyarak ilerliyor. Benim de 5’inci yılımdı ve her geldiğimde bize çok güzel deneyimler sunuyor. Global bir yarış bu yüzden değer verilmesi gereken bir yarış. Ben de değer verdiğimi düşünüyorum ve hep de vereceğim” diye konuştu. MUSTAFA DAĞDELEN: PLANLADIĞIM GİBİ GİTTİ 70K’da birinci olan Mustafa Dağdelen, "Yıllardır takip ettiğim bir yarıştı, Türkiye'nin en büyük organizasyonlarından biri. Mükemmel bir organizasyon. Bana da ilk defa koşmak kısmet oldu burada. İlk defa bu yıl 70K parkurunda koştum. Bize sadece koşmak kaldı ve organizasyon resmen kusursuzdu. Yarış tam planladığım gibi gitti. Parkuru biraz araştırmıştım. Çok zor ve teknik bir parkur olduğunu biliyordum. Uludağ'ın zirvesine tırmanmak, 300 metre rakıma inip tekrardan zirveye tırmanmanın zor olacağını zaten biliyordum. Yarışın nasıl geçeceğini de biliyordum aslında. Tam planladığım gibi gitti. Açıkçası birinci olmayı beklemiyordum, çok zor rakipler vardı. Çok da zor geçti yarış aslında. Çok son dakikaya kadar sürekli birincilik el değiştirdi. Ama zirveye çıktıktan sonra artık orada kendimi çok daha iyi hissettim. Oraya güçlü çıkan zaten yarışı kazanacaktı. Zirveye çıktığımda hala çok iyiydim. Kendimi iyi hissettim, çok güçlü hissettim. Orası ondan sonra artık birinciliği aldıktan sonra geri vermedim. Parkur çok keyifliydi zaten, zirve çok güzeldi. Manzara mükemmeldi diyebilirim” dedi. HER SEFERİNDE KENDİMİ GEÇMEK İSTİYORUM Koşu sporuna dört yıl önce kilo verme amacıyla başladığını ifade eden Dağdelen, “İlk defa koşumu o zaman yaptım, 34 yaşından sonra başladım. Disiplinli bir şekilde antrenmanlarımı yaptım. Gelişimimi gördüm. Motivasyonum iyi bir şekilde devam etti ve 4 yılda şu an 100-120 km koşacak seviyeye geldim. Her şey 4 yıl önce başladı, 4 yıl önce koşuyla başladı. Her seferinde kendimi geçmek istiyorum. Bir yıl önce aynı koştuğum parkuru geliştirdiğim zaman daha çok motive oluyorum. Yoksa kaçıncı sırada bitirdiğimin önemi yok. Kendimi geçmek ve geliştirmek. Bu yaştan sonra hiç sıfırdan başlayan birisi belli bir yerlere gelebilmesi aslında beni motive ediyor ve herkese de bunu tavsiye ediyorum. Özel bir biyomekanik olarak bir mucize değilim, sadece sonradan başladım ve disiplinli bir şekilde antrenmanımı yapıp devam ettim. Her şeyin başı disiplin. Her şey disiplin ve antrenmandan geçiyor. Sırada diğer yarışlar var, Kapadokya'ya hazırlanacağım. Türkiye'deki bütün ultra traillerde yarışmaya çalışacağım. Ama burası başka. Burası her yıl geleceğim bir yarış oldu artık. Bu parkurda herkesin koşması lazım. Özellikle uzun mesafe koşan veya kendini geliştirmek isteyenlerin bu parkurda mutlaka olması gerekir. Bence yurt dışında bir yarış aramaya gerek yok. Parkur zaten yıllardır yurt dışından takip ettiğimiz yarışların parkurlarıyla hemen hemen aynı ve çok daha iyi, çok daha güzel bir parkur bence. Çok keyifliydi. Bundan sonra her yıl burada koşabilirim” diye konuştu. DERECEYE GİREN SPORCULAR ÖDÜLLENDİRİLDİ Uludağ Premium Ultra Trail'de 70K, 42K, 30K, 16K ve 6K etaplarında dereceye giren sporcular, Uludağ 2. Oteller Bölgesi'ndeki 6000 Meydan'da düzenlenen ödül töreninde madalyalarını aldı. Sporculara madalyalarını Kültür ve Turizm Bakanlığı Uludağ Alan Başkanı Candemir Zoroğlu, Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy, Bursa Büyükşehir Belediyesi Spor İşleri Müdürlüğü Organizasyon Sorumlusu Yasemin Pulat, Uludağ Jandarma Karakol Komutanı Astsubay Üstçavuş Alper Çağrı Koç, Ardeniz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Ceylan, Asics Türkiye Genel Müdürü Masato Bamba, Bursa Teleferik Yönetim Kurulu Üyesi Hande Cumbul, Bauhaus E-Ticaret Direktörü Umut Taş ve Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Tuğtan takdim etti. Beş farklı parkurda dereceye giren sporcular şöyle: UPUT70K -Erkekler- 1 - Mustafa Dağdelen - 8:43:40 2 - Fabian Amado Espasandin (İspanya) - 8:54:25 3 - Bilal Öztürk - 8:56:19 -Kadınlar- 1 - Beyza Güzel - 9:52:11 2 - Seda Kurtuldu - 10:40:28 3 - Natalia Mamon - 11:11:48 UPM42K -Erkekler- 1 - Ayhan Çelik - 5:09:30 2 - Canpolat Akbay - 5:35:17 3 - Ramis Nuraliev - 5:44:07 -Kadınlar- 1 - Leyli Coşar - 6:57:09 2 - Sıla Dursun - 7:10:28 3 - Sonja Bjorklund (Finlandiya) - 7:28:58 UPE30K -Erkekler- 1 - Halil Yaşın - 2:51:12 2 - Tercan Usal - 3:06:40 3 - İbrahim Güneş - 3:06:51 -Kadınlar- 1 - Michaela Kucharikova (Slovakya) - 3:29:18 2 - Balam Tuğba Yaşar - 4:12:54 3 - Aliye Ayta - 4:15:27 UP16K -Erkekler- 1 - Ercan Geleş - 1:17:01 2 - Mustafa Kaya - 1:17:58 3 - Muhammed Bilal Osman - 1:17:58 -Kadınlar- 1 - Eylül Şenal - 1:33:15 2 - Betül Önal - 1:37:24 3 - Daria Boichuk - 1:41:17 UP6K -Erkekler- 1 - Sefa Özdemir - 0:28:30 2 - Sergio Turull Serratosa (İspanya) - 0:29:19 3 - Mehmet Aydıngör - 0:30:21 -Kadınlar- 1 - Veronika Stockem (Almanya) - 0:34:28 2 - Aliye Ayta - 0:37:51 3 - Zeynep Uyaroğlu - 0:38:25 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SARSILMAZ’dan Olimpik Atıcılığa Stratejik Destek Haber

SARSILMAZ’dan Olimpik Atıcılığa Stratejik Destek

Türkiye Atıcılık Federasyonu faaliyet takvimi kapsamında düzenlenecek şampiyona, 10 Metre Havalı Tüfek ve 10 Metre Havalı Tabanca disiplinlerinde sporcuları bir araya getirecek. Organizasyon; farklı yaş kategorilerindeki eleme ve final müsabakalarıyla hem sportif rekabetin güçlenmesine hem de olimpik atıcılığın yaygınlaşmasına katkı sunacak. Müsabakalar, 30 Haziran–5 Temmuz 2026 tarihleri arasında Mersin / Erdemli’de bulunan Olimpik Atıcılık Kompleksi’nde gerçekleştirilecek. Final karşılaşmaları 1–5 Temmuz tarihleri arasında tamamlanacak ve şampiyona ödül törenleriyle sona erecek. Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye’nin 10 metre havalı tabanca karma takım kategorisinde elde ettiği tarihi başarı, olimpik atıcılığa yönelik ilgiyi artırırken, bu branşın disiplin, odaklanma ve kontrollü performans gerektiren yapısını da geniş kitlelerin gündemine taşıdı. SARSILMAZ’in şampiyonaya verdiği destek, bu ilginin sürdürülebilir sportif gelişime dönüşmesine katkı sağlamayı hedefliyor. SARSILMAZ’ın olimpik atıcılığa desteği, şirketin savunma ve güvenlik alanındaki uzmanlığının yanı sıra, branşla uzun yıllara dayanan güçlü bağı açısından da ayrı bir anlam taşıyor. SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, 2004–2012 yılları arasında Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu Başkanlığı görevini üstlenerek branşın kurumsal gelişimi, sporcu altyapısının güçlendirilmesi ve olimpik temsil kapasitesinin artırılması yönünde önemli çalışmalara liderlik etti. Atıcılık sporuna yaptığı uzun soluklu katkılar dolayısıyla Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu tarafından ömür boyu fahri başkan unvanına layık görülen Aliş’in bu alandaki birikimi, SARSILMAZ’ın olimpik atıcılığa verdiği desteği daha da anlamlı kılıyor. Bu dönemde Türk atıcılığı, olimpiyat tarihinde dikkat çeken başarılara imza attı. Türkiye, Londra 2012 Olimpiyat Oyunları’nda atıcılık branşında ilk kez 5 sporcuyla olimpiyat kotası kazanarak o tarihe kadar branşta ulaşılan en yüksek olimpik katılım sayısına erişti. Aynı oyunlarda Nihan Gürer, trap branşında Türkiye’yi temsil eden ilk kadın sporcular arasında yer alarak Cumhuriyet dönemi atıcılık tarihinde önemli bir eşiğin aşılmasına katkı sağladı. Olimpik atıcılık; yüksek güvenlik bilinci, teknik eğitim, etik yaklaşım ve uluslararası kurallara bağlılık temelinde icra edilen özel bir spor dalı olarak öne çıkıyor. Milimetrik hassasiyet, nefes kontrolü, zihinsel dayanıklılık ve baskı altında doğru karar verebilme becerisi gerektiren branş, genç sporcular için yalnızca rekabet alanı değil, aynı zamanda disiplinli çalışma kültürünü güçlendiren bir gelişim platformu niteliği taşıyor. Bu yönüyle SARSILMAZ Havalı Silahlar Türkiye Şampiyonası, yalnızca bir Türkiye şampiyonası olmanın ötesinde; genç yeteneklerin desteklenmesi, milli takım havuzunun güçlendirilmesi, güvenli spor kültürünün yaygınlaştırılması ve olimpik değerlerin yeni nesil sporculara aktarılması açısından önemli bir organizasyon olarak değerlendiriliyor. SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, sponsorlukla ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı. “Savunma sanayinde uzun yıllara dayanan üretim gücümüz, mühendislik kabiliyetimiz ve güvenlik odaklı kurumsal kültürümüz bize net bir gerçeği göstermektedir: Gerçek performans yalnızca teknik yetkinlikle değil; disiplin, sorumluluk, odaklanma ve güçlü bir etik anlayışla birlikte anlam kazanır ve sürdürülebilir hale gelir. Olimpik atıcılık ise bu değerlerin spor sahasındaki en yüksek hassasiyet ve en üst düzey konsantrasyon gerektiren karşılığıdır. SARSILMAZ olarak bu şampiyonaya verdiğimiz desteği geçici ya da dönemsel bir sponsorluk yaklaşımı olarak görmüyoruz. Bu yaklaşım; olimpik atıcılığın gelişimine, sporcu yetiştirme ekosistemine ve Türk sporuna uluslararası alanda değer kazandırma hedefimize duyduğumuz sürekli, kararlı ve sarsılmaz bağlılığın açık bir ifadesidir. Bu tür organizasyonlar; sporcu gelişimi, sistem inşası ve uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından stratejik bir değer taşımaktadır. Biz de bu şampiyonayı; genç sporcuların yetişmesini hızlandıran, olimpik kültürü güçlendiren ve Türkiye’nin atıcılıkta küresel rekabet seviyesini yükselten yapısal bir adım olarak değerlendiriyoruz. Federasyonumuz, kamu kurumlarımız ve yerel paydaşlarımızla birlikte hayata geçirilen bu organizasyonun, yalnızca bir spor müsabakası değil; olimpik atıcılığın geleceğini şekillendiren ve Türk sporuna kalıcı değer kazandıran bir yapı taşı olduğuna inanıyoruz.” SARSILMAZ, bu sponsorlukla birlikte savunma ve güvenlik alanındaki köklü uzmanlığını, sporun toplumsal gelişime katkı sağlayan yönüyle bir araya getirerek, olimpik atıcılığın Türkiye’deki gelişim sürecine destek sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cristiano Ronaldo, Dreame’nin Yeni Global Elçisi Oldu Haber

Cristiano Ronaldo, Dreame’nin Yeni Global Elçisi Oldu

Cristiano Ronaldo ile gerçekleştirilen iş birliği, Dreame’nin küresel marka yolculuğunda önemli bir dönüm noktasını temsil ederken, şirketin uluslararası pazarlarda ulaştığı güçlü konumu da pekiştiriyor. Yüksek hızlı motor teknolojileri ve yapay zeka destekli sistemler alanında yıllardır sürdürdüğü inovasyon odaklı yatırımlar sayesinde Dreame, akıllı ev teknolojilerinde küresel ölçekte referans gösterilen markalar arasında yerini sağlamlaştırdı. Cristiano Ronaldo ile gerçekleştirilen bu prestijli iş birliği ise markanın premium ev teknolojileri segmentinde global liderlik vizyonunun güçlü bir yansıması olarak öne çıkıyor. Ortaklığın temelinde, başarıya giden yolda aynı değerlere duyulan bağlılık yatıyor. Cristiano Ronaldo, kariyeri boyunca ortaya koyduğu disiplin, azim ve sınırları aşma kararlılığıyla yalnızca futbolun değil, küresel başarı kültürünün de simge isimlerinden biri haline geldi. Aynı yaklaşım, Dreame’nin kurumsal DNA’sının merkezinde yer alırken teknolojik liderlik, uzun vadeli vizyon ve kullanıcı deneyiminde sürekli mükemmelleşme hedefi, markanın büyüme stratejisinin temelini oluşturuyor. İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Cristiano Ronaldo, şunları söyledi: “Her zaman mükemmellik tutkusunu ve çalışma disiplinini benimle paylaşan markalarla iş birliği yapmayı tercih ediyorum. Dreame, yenilikçi yaklaşımı ve üstün performans anlayışıyla insanların yaşamını daha kolay ve daha iyi hale getiren bir marka. Dreame ailesine katılmaktan ve markanın küresel pazardaki liderlik vizyonunu desteklemekten büyük heyecan duyuyorum.” Cristiano Ronaldo’nun Dreame’nin küresel marka elçisi olarak göreve başlaması, markanın dünya genelindeki büyüme ivmesini daha da hızlandırırken; tüketicilere ilham veren, teknolojiyle yaşam kalitesini yükselten yeni nesil çözümler sunma hedefini de güçlendirecek. Bu iş birliği, Dreame’nin küresel premium yaşam teknolojileri pazarında geleceği şekillendiren lider markalardan biri olma kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. “Kazanmak Bir Hayalle Başlar”: Akıllı Yaşamın Geleceğine Yeni Bir Vizyon İş birliğinin merkezinde yer alan “Kazanmak Bir Hayalle Başlar” yaklaşımı, dünya çapında başarı odaklı bir vizyon ile ileri teknolojiyi bir araya getirerek akıllı yaşam anlayışına yeni bir perspektif kazandırıyor. Mükemmellik, disiplin ve sürekli gelişim odağında şekillenen bu yaklaşım, teknolojiyi yalnızca günlük yaşamı kolaylaştıran bir araç olmaktan çıkarıp kullanıcıların yaşam standartlarını yükselten güçlü bir deneyime dönüştürüyor. Dreame Küresel Başkanı Colm Chang, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Bu iş birliği, klasik bir sponsorluk anlaşmasının çok ötesinde; teknoloji lideri bir marka ile dünya çapında güçlü bir spor ikonunun ortak vizyonunu temsil ediyor. Cristiano Ronaldo’nun disiplin, kararlılık ve mükemmellik anlayışı, Dreame’nin inovasyon odaklı yaklaşımıyla güçlü bir uyum içerisinde. Akıllı teknolojiler aracılığıyla sektöre yön verme ve insanların yaşam kalitesini yükseltme hedefimizi birlikte daha ileriye taşıyacağız. Ortaklığımızın, dünya genelindeki kullanıcılar için geleceğin premium yaşam deneyimini şekillendireceğine inanıyoruz.” Arayal iş birliği kapsamında Dreame, Cristiano Ronaldo’nun evrensel marka gücünü ve ilham veren duruşunu geniş ürün ekosistemine entegre ederek; yüksek performans, estetik ve akıllı teknolojiyi bir araya getiren premium yaşam deneyimini dünya genelindeki tüketicilerle buluşturacak. Ronaldo’nun kültürler arası etkisi ile Dreame’nin ileri teknoloji odaklı inovasyon gücü birleşerek, kullanıcıların günlük yaşamlarında daha verimli, konforlu ve bağlantılı bir deneyim yaşamalarına katkı sağlayacak. Dreame Gelişmekte Olan Bölgeler Başkanı Toni Xia ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Dreame’nin inovasyon aracılığıyla sınırları aşma vizyonu, bizim de güçlü şekilde inandığımız bir yaklaşımı temsil ediyor. Disiplinin ve teknolojinin yaşamları dönüştürme gücüne inanıyoruz. Bu iş birliği, ileri teknoloji ile başarı odaklı bir zihniyetin bir araya geldiğinde daha iyi bir geleceğin nasıl mümkün olabileceğini göstermek adına son derece heyecan verici bir fırsat sunuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Üniversitesi, 12. Haliç Dostluk Kupası’nda Güçlü Performansıyla   Öne Çıktı Haber

Koç Üniversitesi, 12. Haliç Dostluk Kupası’nda Güçlü Performansıyla Öne Çıktı

Yarışın ardından ödül töreninde konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, “Bu yıl 12.sini düzenlediğimiz Haliç Dostluk Kupası yine son derece sportmen bir mücadeleye sahne oldu. İki üniversitemizin böyle bir geleneği olması gerçekten çok değerli. Bunu yaşattığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Bu yıl yarışın Anneler Günü’ne denk gelmiş olmasından da ayrı bir mutluluk duyuyoruz. Bu vesileyle tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, onların emeklerini minnetle anıyorum” dedi. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar ise kazanan ekibi tebrik ederek,“ Spor bizi birleştirdi, birleştirmeye devam edecek. Haliç'teki dostluğumuz çok kıymetli hepimiz için. Göstermiş olduğunuz emeğinizin karşılığında bugün burada var oldunuz, bu yarışa çıktınız. Bu her şeyden çok daha önemli bizim için. Ayrıca tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutlarım” dedi. Koç Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi kürek takımları, “Haliç Dostluk Kupası” kapsamında bu yıl da Haliç’te yarıştı. 10 Mayıs 2026 Pazar günü gerçekleştirilen organizasyonda Koç Üniversitesi kürek takımı birincilik elde etti. Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü önünden başlayarak Rahmi M. Koç Müzesi önünde sona eren Haliç parkurundaki 2.100 metrelik yarış, izleyicilere çekişmeli anlar yaşattı. Genç sporcular, dakikada ortalama 36 kürek çekerek yüksek tempolu bir mücadele sergiledi. Koç Üniversitesi kürek takımı, 6 dakika 53 saniyelik derecesiyle yarışı birincilikle tamamladı. Koç Üniversitesi kürek takımı, antrenör Yalçın Fidancı yönetiminde; dümenci Beyza Ateş ve sporcular Arda Berat Çekeceker, Salihcan Kahraman, Çağlar Dayıoğlu, Berkay Öztürk, Emirhan Çakır, Çağan Dayıoğlu, Ozan Demir ve Burak Erten’den oluşan kadrosuyla güçlü bir performans sergiledi. Yarışın ardından Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen ödül töreninde konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti şunları söyledi: “Öncelikle her iki takıma da tebrikler. İki üniversitemizin böyle bir geleneği olması gerçekten çok değerli. Bunu yaşattığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Sporun içinde dostluk, rekabet, disiplin ve bolca adrenalin olan versiyonlarını her zaman ayrı bir keyifle izliyorum. Kürek de bunların en zarif olanlarından biri ve müthiş bir uyum işi. Aynı anda hareket etmek, aynı ritmi yakalamak, birbirine güvenmek… Bunlar sadece sporda değil, hayatta da en zor ve en değerli şeyler” dedi. Diğer taraftan, bu yıl yarışın Anneler Günü’ne denk gelmiş olmasından ayrı bir mutluluk duyduklarını kaydeden Prof. Dr. Metin Sitti: “Hepimizin hayatında ilk ritmi, ilk disiplini, ilk dayanıklılığı öğreten insanlar annelerimiz… Belki de bugün burada izlediğimiz o uyumun, o azmin ve o kararlılığın temelinde onların emeği var. Bu vesileyle tüm annelerimizin Anneler Günü’nü şimdiden kutluyor, onların emeklerini minnetle anıyorum.” dedi. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar ise “Spor bizi birleştirdi, birleştirmeye devam edecek. Haliç'teki dostluğumuz çok kıymetli hepimiz için. Göstermiş olduğunuz emeğinizin karşılığında bugün burada var oldunuz, bu yarışa çıktınız. Bu her şeyden çok daha önemli bizim için. Çok teşekkür ederiz bize bugünü yaşattığınız için. Ev sahipliği için başta rektörümüz olmak üzere bütün Koç Üniversitesi mensuplarına çok teşekkür ederim. Bu vesileyle Anneler Günü’nü de kutlarım. Herkese güzel bir gün dilerim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.