Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Diyarbakır

Kapsül Haber Ajansı - Diyarbakır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyarbakır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diyarbakır Beşinci Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne Ev Sahipliği Yapacak Haber

Diyarbakır Beşinci Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne Ev Sahipliği Yapacak

Diyarbakır Kültür Yolu Festivali’nin Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen açılış programına Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Sait Yaz ve Mehmet Galip Ensarioğlu, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. “TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ, SON DERECE KIYMETLİ BİR ORGANİZASYON” Açılış programında konuşan Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Diyarbakır’ın binlerce yıllık geçmişi, köklü medeniyet mirası ve zengin kültürel dokusuyla Türkiye’nin en müstesna şehirlerinden biri olduğunu dile getirerek “Ulu Camii’den Suriçi’nin tarihi sokaklarına, Hevsel Bahçeleri’nin bereketinden dengbejlerimizin ezgilerine kadar şehrimizin her köşesi yaşayan bir tarih ve eşsiz bir miras barındırmaktadır. Diyarbakır Kültür Yolu Festivali de bu kadim şehrin hikayesini kültür ve sanatın evrensel diliyle geniş kitlelere ulaştıran son derece kıymetli bir organizasyondur.” dedi. Şehrin 9 gün boyunca konserlerden sergilere, tiyatrodan söyleşilere kadar pek çok etkinlikle buluşacağını aktaran Zorluoğlu, “Bu festival, Diyarbakır’ın köklü mirasını yaşayan bir değer olarak ortaya koyarken, şehrimizin ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği kültür ve turizm merkezine dönüşmesine katkı sunacaktır.” dedi. “İNSANLIK TARİHİ BOYUNCA MEDENİYETLERE VE KÜLTÜRLERE EV SAHİPLİĞİ YAPAN DİYARBAKIR’DA OLMAKTAN MUTLUYUZ” Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, 8 ay boyunca 26 şehri kapsayacak Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin en özel duraklarından biri olan Diyarbakır’da olmaktan dolayı mutlu olduklarını dile getirerek “İnsanlık tarihi boyunca medeniyetlere ve kültürlere ev sahipliği yapan; Ziya Gökalp’in “Koynunda doğduğum bir cihan”, Sezai Karakoç'un ise “Eski kanatlar ülkesi” diye tanımladığı, tarihin taşlarla yazıldığı kadim şehrimiz Diyarbakır; farklılıkları zenginlik, ortak değerleri ise birliğimizin ve dirliğimizin temeli kabul eden güçlü kültürüyle festivalimize bu yıl 5. kez ev sahipliği yapıyor. Diyarbakır’ımızda dokuz gün boyunca sanatı, kültürü ve coşkuyu hep birlikte yaşayacağız.” dedi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, 14 farklı noktada konserlerden sergilere, atölyelerden söyleşilere, tiyatrodan çocuk etkinliklerine kadar tam 249 etkinlik gerçekleştirileceğini belirtti. Çam, düzenlenen etkinliklerle şehrin özellikle turizm, tanıtım ve ekonomisine katkı sunmayı ve Diyarbakırlılarla çevre illerden vatandaşların katılımlarını sağlamayı amaçladıklarını söyledi. DİYARBAKIR LEZZETLERİ 48 LEZZET NOKTASINDA KEŞFEDİLECEK Bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin odak noktasının gastronomi olduğunu Diyarbakır’da 48 Lezzet Noktası belirlendiğini dile getiren Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, “Diyarbakır Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Bigchefs Kurucu Ortağı Gamze Cizreli ve Michelin Rehberinde yer alan şef Mahir Nazlıcan ev sahipliği yapacak. Michelin Rehberinde yer alan şef Ömür Akkor ve şef Çiğdem Seferoğlu, Michelin Dubai rehberinde yer alan şef Erşan Yılmaz, şef Burcu Önal, şef Gökhan Ali Çamkerten, şef Emre Murat, gastronomi yazarı Ebru Erke, Müge Akgün ve Emine Tunadan ile yazar ve yemek kültürü araştırmacısı Silva Özyerli ise konuk isimler arasında yer alacak.” dedi. Açılış programının ardından Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ve beraberindeki heyet, Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde yer alan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri”, “Yaşayan Miras: Diyarbakır Sergisi”, “Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Sergisi” ile “Türkiye Jokey Kulübü 13. Resim Yarışması Sergisi”ni ziyaret etti. NEVRUZ PARK’TA KONSERLER DOKUZ GÜN BOYUNCA DEVAM EDECEK Diyarbakırlılar, festival kapsamında Nevruz Park’ta düzenlenecek ücretsiz konserlerle müzik dolu dokuz gün yaşayacak. Festivalin konser programında Hakan Altun, Mert Demir, Sefo, Sagopa Kajmer, Poizi, Derya Uluğ, Bengü, Murat Boz ve Fatma Turgut sahne alacak. Sergilerden tiyatro ve sahne performanslarına, geleneksel sanat atölyelerinden söyleşilere, çocuk etkinliklerinden gastronomi buluşmalarına kadar pek çok etkinlik Diyarbakır’ın farklı noktalarında vatandaşlar ile buluşacak. Minik ziyaretçiler ise Etnospor, Çocuk Köyü Etkinlikleri ve ASELSAN Çocuk Şenliği ile festival coşkusuna ortak olacak. Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, 18 Ekim’e kadar kentin tarihi ve kültürel dokusunu sanatın farklı disiplinleriyle buluşturmaya devam edecek. 48 Lezzet Noktası ise Diyarbakır’ın kendine özgü mutfak kültürünü keşfetmek isteyenleri ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dicle Elektrik  Ar-Ge’de Lider İnovasyonda Öncü Haber

Dicle Elektrik Ar-Ge’de Lider İnovasyonda Öncü

Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt’te kaliteli, kesintisiz ve kayıpsız enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, gerçekleştirdiği yatırımlarla bölgenin enerji altyapısında kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirdi. Son 13 yılda 85 milyar TL’yi aşan altyapı ve iyileştirme yatırımına imza atan şirket, geleneksel şebeke yatırımlarının yanı sıra Ar-Ge, yazılım, akıllı şebeke ve dijitalleşme projelerine verdiği ağırlıkla teknoloji odaklı dağıtım anlayışını sahaya taşıdı. Ar-Ge yatırımında 21 dağıtım şirketi arasında ilk sırada Dicle Elektrik, 2025 yılında gerçekleştirdiği 278,6 milyon TL’lik Ar-Ge yatırımıyla Türkiye’de faaliyet gösteren 21 elektrik dağıtım şirketi arasında ilk sırada yer aldı. Turkishtime tarafından hazırlanan AR-GE 500 Araştırması 2025 sonuçlarında Türkiye genelinde en fazla Ar-Ge harcaması yapan şirketler arasında 186’ncı sıraya yerleşen Dicle Elektrik, araştırmada verilerini şeffaf biçimde raporlayarak listeye giren elektrik dağıtım şirketi olarak da öne çıktı. Sektöründe Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı ilk Ar-Ge merkezini kuran şirket, geliştirdiği projelerle saha operasyonlarında verimliliği ve şebeke yönetim kabiliyetini artırmayı sürdürüyor. Dicle Elektrik’in teknoloji yatırımlarına eşlik eden altyapı yatırımlarının toplam büyüklüğü de 85 milyar TL’yi aştı. Şirket, bu yatırım hacmiyle elektrik dağıtım sektöründe toplam yatırım büyüklüğü bakımından ilk üç şirket arasında yer alırken, gerçekleştirdiği projeleri daha kaliteli ve kesintisiz enerji arzı hedefi doğrultusunda sürdürüyor. Kayıp-kaçak oranında 41 puanlık düşüş Türkiye’nin kayıp-kaçak oranının tarihsel olarak en yüksek olduğu bölgelerinden birinde faaliyet gösteren Dicle Elektrik, akıllı şebeke sistemleri, dijital izleme teknolojileri, Ar-Ge projeleri ve saha yatırımlarıyla önemli bir operasyonel dönüşüm sağladı. Şirketin özelleştirme döneminde yüzde 76 seviyesinde devraldığı kayıp-kaçak oranı, gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda yüzde 35 seviyesine kadar geriledi. Böylece 13 yıllık dönemde kayıp-kaçak oranında 41 puanlık düşüş elde edildi. Şehir ve ilçe merkezlerinde kayıp-kaçak oranının yüzde 16 seviyelerine kadar gerilemesi de teknolojik dönüşümün sahadaki sonuçları arasında yer aldı. Şirket, kayıp-kaçakla mücadelede geleneksel saha uygulamalarını dijital sistemler ve veri odaklı yöntemlerle destekleyerek şebekenin daha etkin izlenmesini ve yönetilmesini sağladı. Dağıtım şirketinden teknoloji şirketine dönüşüm Elektrik dağıtım sektöründeki yatırımlar ağırlıklı olarak şebekelerin büyütülmesi, yenilenmesi ve modernizasyonuna yönelirken, Dicle Elektrik yazılım, akıllı şebeke, veri yönetimi ve Ar-Ge yatırımlarını operasyonlarının önemli bir parçası haline getirdi. Şirketin geliştirdiği teknolojik altyapı, kayıp-kaçakla mücadeleden şebeke yönetimine ve aydınlatma sistemlerine kadar birçok alanda sahadaki uygulamalara yansıtıldı. Bu dönüşümün öne çıkan alanlarından biri de LED aydınlatma yatırımları oldu. TEDAŞ’ın resmi “Dağıtım Şirketlerinin LED Uygulama Gerçekleşmeleri” verilerine göre Dicle Elektrik, 2025 yıl sonu itibarıyla hizmet bölgesinde gerçekleştirdiği 39 bini aşkın LED armatür dönüşümüyle Türkiye’deki 21 elektrik dağıtım şirketi arasında ilk sırada yer aldı. Şirket, Ar-Ge’den akıllı şebekelere ve modern aydınlatma sistemlerine uzanan yatırımlarıyla hizmet bölgesindeki teknolojik dönüşümü sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Humm Organic ve AÇEV’den 13 Bin Ebeveyne Ulaşacak Beslenme Rehberi Haber

Humm Organic ve AÇEV’den 13 Bin Ebeveyne Ulaşacak Beslenme Rehberi

Humm Organic ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik Diyarbakır’da başlattıkları iş birliğinin ikinci aşamasında, ebeveynlerin çocuk beslenmesine dair güvenilir bilgiye erişimini destekleyen yeni bir projeye imza attı. Ekim 2025’te başlayan “Sağlıklı Gelecek için Organik Bir Destek” projesinin ilk aşamasında, Migros’ta satışa sunulan Çilekli ve Zencefilli Kurabiyelerin satışından elde edilen gelirin bir bölümü AÇEV’e aktarılırken, bu destekle bugüne kadar AÇEV’in Okul Öncesi Eğitim Programı ve Okuyan Bir Gelecek Projesi okuma grupları aracılığıyla 1.380 çocuğun eğitim malzemelerinin karşılanmasına katkı sağlandı. İş birliğinin ikinci aşamasını oluşturan “Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir” kitabı, çocukların beslenme alışkanlıklarının şekillenmesinde ebeveynlerin rolünü merkeze alıyor. Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel’in kaleme aldığı rehber; gıda okuryazarlığı ve etiket okuma, organik ve doğal kavramlarının ayrımı, mevsimsel beslenme, çocukların farklı tatlarla tanışması ve aile sofrasındaki iletişim gibi pek çok başlığı bir arada ele alıyor. Kitapta ayrıca ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte evde hazırlayabilecekleri pratik tariflere yer veriliyor. Gerçekleştirilen lansmanda Humm Organic kurucu ortakları Damla Şener Akkaynak, Hale Şener ve Aslı Acundaş, Humm Organic Genel Müdürü Melek Soklangıç Dinçer, Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel ile AÇEV Kaynak Geliştirme ve İletişim Direktörü Asu Sanem Kaya bir araya geldi. Buluşmada çocukların erken yaşta geliştirdiği beslenme alışkanlıkları, ebeveynlerin bu süreçteki rolü ve çocukların gıdayla kurduğu ilişkinin nasıl şekillendiği ele alındı. Diyarbakır’dan Ebeveynlerin Günlük Hayatına Uzanan Bir Rehber Humm Organic ve AÇEV’in Diyarbakır’da başlayan iş birliğinin ikinci aşamasını oluşturan kitap, çocuk beslenmesine ilişkin bilgilerin ebeveynler için daha anlaşılır ve uygulanabilir hale getirilmesine odaklanıyor. Çocukluk döneminde edinilen beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yıllardaki seçimlere de zemin hazırladığı yaklaşımından hareket eden rehber, ebeveynlerin yalnızca çocuklarına ne yedireceklerine değil, onların gıdayla kurduğu ilişkiye de dikkat çekiyor. Bu çerçevede gıda okuryazarlığı, besin etiketlerini doğru okuyabilme, organik ve doğal kavramlarını birbirinden ayırabilme gibi konular günlük yaşamdan örneklerle ele alınıyor. Çocukların farklı tat, koku ve dokularla tanışmasının beslenme alışkanlıklarının oluşumundaki rolüne de yer verilen kitapta, “lezzet haritası” yaklaşımıyla çocukların damak zevkinin farklı gıdalarla kurulan deneyimler üzerinden zaman içinde gelişimine dikkat çekiliyor. Aile sofrası da bu sürecin önemli bir parçası olarak ele alınarak, ebeveynlerin kendi beslenme davranışlarıyla çocuklarına model olmasının ve yemek zamanlarını bir keşif alanına dönüştürmesinin önemi vurgulanıyor. Kitapta ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte evde hazırlayabilecekleri pratik tariflere de yer veriliyor. Bu tariflerle çocukların hazırlama sürecine katılması, farklı besinleri ve tatları keşfetmesi desteklenirken, sağlıklı beslenmenin günlük yaşam içinde deneyimlenen bir sürece dönüşmesi hedefleniyor. Kitap, AÇEV’in Saha Çalışmalarına da Ulaşacak “Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir” kitabının sosyal etkisi, okuyucuyla buluştuğu noktanın ötesine taşınacak şekilde kurgulandı. Toplam 13 bin adet basılan kitabın 10 bin adedi AÇEV’e doğrudan ulaştırılarak Anne Destek Programı ve Baba Destek Programı’na katılan ebeveynlere verilecek. Kalan 3 bin kitap ise satışa sunulacak ve satıştan elde edilen gelirin tamamı AÇEV’in çocuklar ve ebeveynlere yönelik çalışmalarına aktarılacak. 180 TL satış fiyatıyla okuyucuyla buluşacak kitap; D&R, Remzi Kitabevi ve Penguen Kitabevi mağazalarının yanı sıra dr.com.tr, Kitapyurdu, BKM Kitap, Trendyol, Hepsiburada, Amazon ve Ceres Dükkân gibi çevrim içi satış kanallarında satışa sunulacak. Böylece kitap, bir yandan ebeveynlerin çocuk beslenmesine ilişkin güvenilir bilgiye erişimini desteklerken, diğer yandan kitabı satın alan okurların AÇEV’in çocuk ve ebeveynlere yönelik çalışmalarına katkıda bulunmasına imkân sağlayacak. “Çocuk Beslenmesine Dair Sorumluluğumuzu Kitapla Başka Bir Boyuta Taşıdık” Humm Organic Kurucu Ortağı Damla Şener Akkaynak, markanın kuruluşundan bu yana çocukların beslenmesine yönelik yaklaşımının zaman içinde farklı alanlara uzandığını belirterek, “Humm Organic’in çıkış noktası çocuklarımız için daha sağlıklı seçenekler aramaktı. 2017’de başlayan bu yolculukta bugüne kadar 20 milyondan fazla ürünü çocuklarla buluşturduk. Son beş yılda adet bazında sekiz kattan fazla büyürken, her yıl çift haneli büyüme kaydettik. Zaman içinde bu arayışın yalnızca ürünlerle sınırlı kalamayacağını gördük. Ebeveynin neyi, neden seçtiğini bilmesi de çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bir parçası. AÇEV ile Diyarbakır’da başlayan iş birliğimizin bugün ebeveynlerin hayatına doğrudan girecek bir rehberle devam etmesi, bizim için bu sorumluluğun doğal bir uzantısı.” dedi. “Ebeveynin Elindeki Bilgi, Günlük Hayatında Kullanabileceği Bir Rehbere Dönüşmeli” Humm Organic Kurucu Ortağı Hale Şener, ebeveynlerin çocuk beslenmesi konusunda karşılaştığı bilgi yoğunluğuna dikkat çekerek, “Çocuk beslenmesi üzerine çok sayıda öneri ve farklı yaklaşım var. Ebeveynin bütün bunlar arasında doğru bilgiyi seçebilmesi kadar, öğrendiğini günlük yaşamına taşıyabilmesi de önemli. Biz bu kitabın ebeveynin elinde yalnızca okunup bırakılan bir kaynak değil, ihtiyaç duyduğunda başvurabileceği sade ve anlaşılır bir rehber olmasını istedik. Kitabın içeriğini oluştururken etiket okuma, mevsimsellik, karşılaştırmalar ve günlük hayatta kullanılabilecek pratik bilgiler gibi farklı araçları bir araya getirdik. AÇEV’in ebeveynleri güçlendirmeye dayalı yaklaşımı da bu bakışın önemli bir tamamlayıcısı oldu.” diye konuştu. “Lezzet Haritası, Çocuğun Gıdayla Kurduğu İlişkinin İzlerini Taşıyor” Humm Organic Kurucu Ortağı Aslı Acundaş, çocukların farklı tatlarla tanışmasının beslenme yolculuğundaki yerine değinerek, “Humm Organic’de yıllardır çocukların sağlıklı içeriklerle tanışırken lezzetten uzaklaşmamasına odaklanıyoruz. Çocukların karşılaştığı her yeni tat, zaman içinde oluşan damak zevkinin de bir parçası haline geliyor. Kitapta yer verdiğimiz lezzet haritası yaklaşımı, bu deneyimi yalnızca ‘ne yedi?’ sorusuyla değil, çocuğun gıdayı nasıl keşfettiği üzerinden değerlendirmemize olanak tanıyor. Farklı tat, koku ve dokularla tanışmanın çocukların beslenme yolculuğunun doğal bir parçası olduğunu düşünüyoruz.” dedi. “Gıda Okuryazarlığı, Ebeveynin Bilinçli Seçim Yapma Becerisinin Temelinde Yer Alıyor” Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel, kitabın hazırlanma sürecine ilişkin değerlendirmesinde, “Çocuk beslenmesi konusunda ebeveynlerin karşılaştığı bilgi kaynaklarının sayısı her geçen gün artıyor. Bu noktada ebeveynin yalnızca bilgiye ulaşması değil, karşısındaki bilginin doğruluğunu değerlendirebilmesi ve bunu çocuğunun günlük yaşamına uyarlayabilmesi önem taşıyor. Kitapta gıda okuryazarlığını bu nedenle temel başlıklardan biri olarak ele aldık. Etiketleri okumaktan organik ve doğal kavramlarını doğru anlamaya, çocukların farklı tatlarla tanışmasından aile sofrasındaki davranışlara kadar uzanan bir çerçeve oluşturduk. Pratik tarifler ve lezzet haritası gibi bölümlerle de bilgiyi günlük hayatın içine taşımayı amaçladık. Amacımız ebeveynlere tek bir doğruyu anlatmak yerine, çocuklarının beslenmesiyle ilgili kararlarını daha bilinçli verebilmeleri için güvenilir ve anlaşılır bir kaynak sunmaktı.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Humm Organic ve AÇEV’den 13 Bin Ebeveyne Ulaşacak Beslenme Rehberi Haber

Humm Organic ve AÇEV’den 13 Bin Ebeveyne Ulaşacak Beslenme Rehberi

Toplam 13 bin adet basılan kitabın 10 bin adedi AÇEV’e doğrudan ulaştırılarak annelere ve babalara yönelik destek programlarına katılan ebeveynlere verilecek. Kalan 3 bin kitabın satışından elde edilen gelir ise AÇEV’in çalışmalarına aktarılacak. Humm Organic ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik Diyarbakır’da başlattıkları iş birliğinin ikinci aşamasında, ebeveynlerin çocuk beslenmesine dair güvenilir bilgiye erişimini destekleyen yeni bir projeye imza attı. Ekim 2025’te başlayan “Sağlıklı Gelecek için Organik Bir Destek” projesinin ilk aşamasında, Migros’ta satışa sunulan Çilekli ve Zencefilli Kurabiyelerin satışından elde edilen gelirin bir bölümü AÇEV’e aktarılırken, bu destekle bugüne kadar AÇEV’in Okul Öncesi Eğitim Programı ve Okuyan Bir Gelecek Projesi okuma grupları aracılığıyla 1.380 çocuğun eğitim malzemelerinin karşılanmasına katkı sağlandı. İş birliğinin ikinci aşamasını oluşturan “Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir” kitabı, çocukların beslenme alışkanlıklarının şekillenmesinde ebeveynlerin rolünü merkeze alıyor. Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel’in kaleme aldığı rehber; gıda okuryazarlığı ve etiket okuma, organik ve doğal kavramlarının ayrımı, mevsimsel beslenme, çocukların farklı tatlarla tanışması ve aile sofrasındaki iletişim gibi pek çok başlığı bir arada ele alıyor. Kitapta ayrıca ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte evde hazırlayabilecekleri pratik tariflere yer veriliyor. Gerçekleştirilen lansmanda Humm Organic kurucu ortakları Damla Şener Akkaynak, Hale Şener ve Aslı Acundaş, Humm Organic Genel Müdürü Melek Soklangıç Dinçer, Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel ile AÇEV Kaynak Geliştirme ve İletişim Direktörü Asu Sanem Kaya bir araya geldi. Buluşmada çocukların erken yaşta geliştirdiği beslenme alışkanlıkları, ebeveynlerin bu süreçteki rolü ve çocukların gıdayla kurduğu ilişkinin nasıl şekillendiği ele alındı. Diyarbakır’dan Ebeveynlerin Günlük Hayatına Uzanan Bir Rehber Humm Organic ve AÇEV’in Diyarbakır’da başlayan iş birliğinin ikinci aşamasını oluşturan kitap, çocuk beslenmesine ilişkin bilgilerin ebeveynler için daha anlaşılır ve uygulanabilir hale getirilmesine odaklanıyor. Çocukluk döneminde edinilen beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yıllardaki seçimlere de zemin hazırladığı yaklaşımından hareket eden rehber, ebeveynlerin yalnızca çocuklarına ne yedireceklerine değil, onların gıdayla kurduğu ilişkiye de dikkat çekiyor. Bu çerçevede gıda okuryazarlığı, besin etiketlerini doğru okuyabilme, organik ve doğal kavramlarını birbirinden ayırabilme gibi konular günlük yaşamdan örneklerle ele alınıyor. Çocukların farklı tat, koku ve dokularla tanışmasının beslenme alışkanlıklarının oluşumundaki rolüne de yer verilen kitapta, “lezzet haritası” yaklaşımıyla çocukların damak zevkinin farklı gıdalarla kurulan deneyimler üzerinden zaman içinde gelişimine dikkat çekiliyor. Aile sofrası da bu sürecin önemli bir parçası olarak ele alınarak, ebeveynlerin kendi beslenme davranışlarıyla çocuklarına model olmasının ve yemek zamanlarını bir keşif alanına dönüştürmesinin önemi vurgulanıyor. Kitapta ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte evde hazırlayabilecekleri pratik tariflere de yer veriliyor. Bu tariflerle çocukların hazırlama sürecine katılması, farklı besinleri ve tatları keşfetmesi desteklenirken, sağlıklı beslenmenin günlük yaşam içinde deneyimlenen bir sürece dönüşmesi hedefleniyor. Kitap, AÇEV’in Saha Çalışmalarına da Ulaşacak “Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir” kitabının sosyal etkisi, okuyucuyla buluştuğu noktanın ötesine taşınacak şekilde kurgulandı. Toplam 13 bin adet basılan kitabın 10 bin adedi AÇEV’e doğrudan ulaştırılarak Anne Destek Programı ve Baba Destek Programı’na katılan ebeveynlere verilecek. Kalan 3 bin kitap ise satışa sunulacak ve satıştan elde edilen gelirin tamamı AÇEV’in çocuklar ve ebeveynlere yönelik çalışmalarına aktarılacak. 180 TL satış fiyatıyla okuyucuyla buluşacak kitap; D&R, Remzi Kitabevi ve Penguen Kitabevi mağazalarının yanı sıra dr.com.tr, Kitapyurdu, BKM Kitap, Trendyol, Hepsiburada, Amazon ve Ceres Dükkân gibi çevrim içi satış kanallarında satışa sunulacak. Böylece kitap, bir yandan ebeveynlerin çocuk beslenmesine ilişkin güvenilir bilgiye erişimini desteklerken, diğer yandan kitabı satın alan okurların AÇEV’in çocuk ve ebeveynlere yönelik çalışmalarına katkıda bulunmasına imkân sağlayacak. “Çocuk Beslenmesine Dair Sorumluluğumuzu Kitapla Başka Bir Boyuta Taşıdık” Humm Organic Kurucu Ortağı Damla Şener Akkaynak, markanın kuruluşundan bu yana çocukların beslenmesine yönelik yaklaşımının zaman içinde farklı alanlara uzandığını belirterek, “Humm Organic’in çıkış noktası çocuklarımız için daha sağlıklı seçenekler aramaktı. 2017’de başlayan bu yolculukta bugüne kadar 20 milyondan fazla ürünü çocuklarla buluşturduk. Son beş yılda adet bazında sekiz kattan fazla büyürken, her yıl çift haneli büyüme kaydettik. Zaman içinde bu arayışın yalnızca ürünlerle sınırlı kalamayacağını gördük. Ebeveynin neyi, neden seçtiğini bilmesi de çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bir parçası. AÇEV ile Diyarbakır’da başlayan iş birliğimizin bugün ebeveynlerin hayatına doğrudan girecek bir rehberle devam etmesi, bizim için bu sorumluluğun doğal bir uzantısı.” dedi. “Ebeveynin Elindeki Bilgi, Günlük Hayatında Kullanabileceği Bir Rehbere Dönüşmeli” Humm Organic Kurucu Ortağı Hale Şener, ebeveynlerin çocuk beslenmesi konusunda karşılaştığı bilgi yoğunluğuna dikkat çekerek, “Çocuk beslenmesi üzerine çok sayıda öneri ve farklı yaklaşım var. Ebeveynin bütün bunlar arasında doğru bilgiyi seçebilmesi kadar, öğrendiğini günlük yaşamına taşıyabilmesi de önemli. Biz bu kitabın ebeveynin elinde yalnızca okunup bırakılan bir kaynak değil, ihtiyaç duyduğunda başvurabileceği sade ve anlaşılır bir rehber olmasını istedik. Kitabın içeriğini oluştururken etiket okuma, mevsimsellik, karşılaştırmalar ve günlük hayatta kullanılabilecek pratik bilgiler gibi farklı araçları bir araya getirdik. AÇEV’in ebeveynleri güçlendirmeye dayalı yaklaşımı da bu bakışın önemli bir tamamlayıcısı oldu.” diye konuştu. “Lezzet Haritası, Çocuğun Gıdayla Kurduğu İlişkinin İzlerini Taşıyor” Humm Organic Kurucu Ortağı Aslı Acundaş, çocukların farklı tatlarla tanışmasının beslenme yolculuğundaki yerine değinerek, “Humm Organic’de yıllardır çocukların sağlıklı içeriklerle tanışırken lezzetten uzaklaşmamasına odaklanıyoruz. Çocukların karşılaştığı her yeni tat, zaman içinde oluşan damak zevkinin de bir parçası haline geliyor. Kitapta yer verdiğimiz lezzet haritası yaklaşımı, bu deneyimi yalnızca ‘ne yedi?’ sorusuyla değil, çocuğun gıdayı nasıl keşfettiği üzerinden değerlendirmemize olanak tanıyor. Farklı tat, koku ve dokularla tanışmanın çocukların beslenme yolculuğunun doğal bir parçası olduğunu düşünüyoruz.” dedi. “Gıda Okuryazarlığı, Ebeveynin Bilinçli Seçim Yapma Becerisinin Temelinde Yer Alıyor” Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel, kitabın hazırlanma sürecine ilişkin değerlendirmesinde, “Çocuk beslenmesi konusunda ebeveynlerin karşılaştığı bilgi kaynaklarının sayısı her geçen gün artıyor. Bu noktada ebeveynin yalnızca bilgiye ulaşması değil, karşısındaki bilginin doğruluğunu değerlendirebilmesi ve bunu çocuğunun günlük yaşamına uyarlayabilmesi önem taşıyor. Kitapta gıda okuryazarlığını bu nedenle temel başlıklardan biri olarak ele aldık. Etiketleri okumaktan organik ve doğal kavramlarını doğru anlamaya, çocukların farklı tatlarla tanışmasından aile sofrasındaki davranışlara kadar uzanan bir çerçeve oluşturduk. Pratik tarifler ve lezzet haritası gibi bölümlerle de bilgiyi günlük hayatın içine taşımayı amaçladık. Amacımız ebeveynlere tek bir doğruyu anlatmak yerine, çocuklarının beslenmesiyle ilgili kararlarını daha bilinçli verebilmeleri için güvenilir ve anlaşılır bir kaynak sunmaktı.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım 110’dan Fazla Ülkeye İhracat Yapıyor Haber

Sunar Yatırım 110’dan Fazla Ülkeye İhracat Yapıyor

Türkiye’nin tarıma dayalı sanayisinde yarım asrı aşan birikimiyle faaliyet gösteren Sunar Yatırım, entegre üretim kabiliyetini uluslararası pazarlardaki güçlü ticaret ağıyla birleştiriyor. Grup; gıda, un ve yem, bitkisel yağ, nişasta ve nişasta bazlı ürünler, tarım ve biyoendüstriyel çözümler alanlarında faaliyet gösterirken, 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. 25 milyar TL’yi aşan cirosu ve 1.300’ün üzerindeki çalışanıyla Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alan Sunar Yatırım, ihracatta ölçek büyütmenin yanı sıra ürün karmasında katma değeri artırmaya odaklanıyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, ihracat stratejilerinin üretimden Ar-Ge’ye uzanan bütüncül bir yapı üzerine kurulduğunu belirterek, “Sunar Yatırım olarak bugün 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat ve 250 milyon doların üzerindeki ihracat hacmimizle küresel pazarlardaki konumumuzu güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızla ürünlerimizin katma değerini artırırken mevcut pazarlarımızdaki derinliğimizi geliştirmek ve yeni pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmek. İhracatta sürdürülebilir büyümenin, pazara yalnızca ürün değil, daha yüksek katma değer sunmaktan geçtiğine inanıyoruz” dedi. Türkiye’nin mısır yağı ihracatında güçlü konum Sunar Yatırım’ın küresel pazarlardaki konumu, Türkiye’nin mısır yağı ve mısır nişastası ihracatındaki payıyla da öne çıkıyor. Grup, Türkiye’nin mısır yağı ihracatının yüzde 64’ünü, mısır nişastası ihracatının ise yüzde 29’unu gerçekleştiriyor. Farklı coğrafyalardaki pazar ihtiyaçlarına yönelik ürün geliştirme kabiliyetlerinin ihracat stratejilerinin önemli bir parçası olduğunu belirten Mustafa Nuri Çomu, “Mevcut ihracat pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirirken, farklı coğrafyalardaki ihtiyaçları yakından takip ederek katma değerli ürünlerle yeni pazarlara ulaşmayı hedefliyoruz. Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızı da bu doğrultuda şekillendiriyor, Türkiye’de geliştirdiğimiz üretim ve teknoloji yetkinliğini küresel pazarlara taşımaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ar-Ge, yeni ihracat alanlarının önünü açıyor Sunar Yatırım’ın ihracat stratejisinde Ar-Ge, yeni ürün geliştirilmesinin yanı sıra farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesinde de önemli bir rol üstleniyor. Sunar Mısır bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanarak “nişasta sektöründe Türkiye’nin ilk ve tek Ar-Ge merkezi” olarak çalışmalarına başladı. 1 milyon doların üzerinde teknoloji altyapısına sahip Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün geliştirme, proses iyileştirme ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Tarımsal ham maddelerin daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmalar da merkezin odak alanları arasında yer alıyor. Araştırmacılarının yüzde 75’i kadınlardan oluşan Ar-Ge Merkezi, grubun bilimsel ve teknolojik yetkinliğini insan kaynağı perspektifiyle destekliyor. Yeni yatırımlarla üretim ve ihracat kapasitesi güçleniyor Sunar Yatırım, mevcut üretim ve ihracat kapasitesini yeni yatırımlarla geliştirmeye devam ediyor. Yem sektöründeki büyüme hedefi doğrultusunda Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 milyon dolarlık yeni bir yem fabrikası yatırımı için çalışmalara başlayan grup, üretim kapasitesini ve operasyonel gücünü artırmaya yönelik yeni projeler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Yatırımların yalnızca Türkiye’deki üretim kapasitesinin geliştirilmesiyle sınırlı olmadığını belirten Mustafa Nuri Çomu, Avrupa pazarındaki konumlarını güçlendirecek yeni projeler üzerinde de çalıştıklarını ifade etti. Çomu, “Yem sektöründe daha büyük bir oyuncu olma hedefindeyiz. Diyarbakır’daki yatırımımızla üretim kapasitemizi artırırken, Avrupa’daki pazarlara erişimimizi güçlendirmek amacıyla Macaristan’da da yeni bir sanayi yatırımı projesi yürütüyoruz. Burada ilk etapta sorbitol ve polioller üretmeyi planlıyoruz” dedi. Grubun yenilenebilir enerji yatırımlarının da üretim altyapısını desteklediğini belirten Çomu, Adıyaman, Çankırı, İzmir, Antalya ve Eskişehir’deki Güneş Enerjisi Santrali yatırımlarıyla yıl sonunda 100 MW’ın üzerinde kurulu güce ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Entegre üretim yapısı ihracat gücünü destekliyor Sunar Yatırım’ın üretim ve ihracat yapısında, tarımsal ham maddeden nihai ürüne uzanan entegre değer zinciri önemli bir rol oynuyor. Sunar Mısır’ın nişasta ve nişasta bazlı ürünlerdeki üretim gücü, Elita Gıda’nın bitkisel yağ alanındaki faaliyetleri, Sunar Un’un modern üretim altyapısı, Sunar Yem’in faaliyetleri ve grubun tarımsal çalışmaları, birbirini tamamlayan bir yapı oluşturuyor. Bu entegre yapı, ham madde tedarikinden ürün geliştirmeye ve üretimden kalite kontrolüne kadar farklı aşamalarda grubun operasyonel kabiliyetini desteklerken, uluslararası müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yönelik hızlı ve etkin çözümler sunma kabiliyeti sağlıyor. Yeni ürünler Foodist 2026’da uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştu Sunar Yatırım, ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda geliştirdiği yeni ürünlerini 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist 2026 kapsamında uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Fuarda profesyonel mutfaklara yönelik geliştirilen Hüner Baklavalık Un, Hüner Baklavalık Yağ ve Sunar Profesyonel Kızartmalık Yağ ilk kez tanıtılırken, Sunar Yağ’ın yenilenen ambalajları ve mısır nişastası bazlı biyoplastik poşetler de iş ortaklarıyla paylaşıldı. Foodist 2026’nın mevcut ve yeni ihracat pazarlarıyla doğrudan temas açısından önemli bir buluşma olduğunu belirten Çomu, “Uluslararası fuarlar, farklı pazarlardaki ihtiyaçları doğrudan gözlemlemek ve iş ortaklarımızla daha yakın ilişkiler geliştirmek açısından önemli fırsatlar sunuyor. Foodist 2026’da yeni ürünlerimizi uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştururken, farklı pazarlardaki beklentileri de yakından değerlendirme fırsatı bulduk. Önümüzdeki dönemde ürün portföyümüzü geliştirmeye ve Türkiye’nin üretim gücünü daha yüksek katma değerle küresel pazarlara taşımaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı Haber

TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı

Diyarbakır’da finalleri düzenlenecek yarışmalara toplam 571 bin 586 takım ve 1 milyon 326 bin 322 takım üyesi başvurdu. Değerlendirme aşamalarının ardından 677 takım ve 2 bin 925 yarışmacı finalist olmaya hak kazandı. Finaller, Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Azerbaycan, İtalya, İngiltere, Gürcistan, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Endonezya’dan yarışmacıları Diyarbakır’da buluşturacak. Böylece 13 farklı ülkeden finalist takımlar, geliştirdikleri teknoloji ve projelerle dereceye girmek için mücadele edecek. Dicle Üniversitesinde Teknoloji Heyecanı Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının ilk adresi Dicle Üniversitesi olacak. 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında üniversitede üç yarışmanın finalleri düzenlenecek. İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Ortaokul Seviyesi, SANKO yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Toplam 189 bin 701 takımın başvurduğu yarışmada 101 takım finalist olarak mücadele edecek. Gençler; astronomi ve uzay teknolojilerinden doğa bilimleri ve çevresel farkındalığa, sağlık ve iyi yaşam teknolojilerinden eğitim teknolojilerine kadar farklı alanlarda geliştirdikleri projeleri sergileyecek. İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Lise Seviyesi ise AFAD, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İGA yürütücülüğünde düzenlenecek. 250 bin 637 takımın başvurduğu yarışmada Türkiye, Afganistan, Bangladeş, Kosova ve Pakistan’dan toplam 78 finalist takım yer alacak. Dicle Üniversitesindeki bir diğer önemli mücadele Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması olacak. T.C. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB yürütücülüğünde gerçekleştirilecek yarışmada 4 bin 127 başvuru arasından seçilen 63 takım finale çıkacak. Lise seviyesinde kardiyoloji, üniversite ve üzeri seviyede ise genetik alanlarında yapay zeka temelli yenilikçi çözümler yarışacak. Mezopotamya Fuar Alanı 8 Yarışmaya Ev Sahipliği Yapacak Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının bir diğer adresi de 18-20 Eylül tarihlerinde Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi olacak. Burada teknoloji ve mühendisliğin farklı alanlarından toplam sekiz yarışmanın finalleri gerçekleştirilecek. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki Sanayide Robotik Uygulamalar Yarışması, TEI yürütücülüğündeki Jet Motor Tasarım Yarışması, TÜBİTAK yürütücülüğündeki İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması İlkokul Seviyesi ile Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması Diyarbakır’da finalistlerini buluşturacak. Ayrıca ASELSAN, TÜBİTAK ve CEZERİ yürütücülüğündeki Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması, TÜBİTAK ve YONGATEK yürütücülüğündeki Çip Tasarım Yarışması, ASELSAN yürütücülüğündeki Elektronik Harp Yarışması ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması da Mezopotamya Fuar Alanında gerçekleştirilecek. Özellikle Elektronik Harp Yarışması, 500 bin TL’lik birincilik, 400 bin TL’lik ikincilik ve 300 bin TL’lik üçüncülük ödülüyle dikkat çekiyor. Yarışmada derece ödüllerinin yanı sıra En İyi Takım Ruhu, En İyi Sistem Mimarisi, En İyi Yapay Zeka Teknoloji Uygulamaları ve En İyi Kullanıcı Arayüz Yazılımı gibi prestij ödülleri de verilecek. TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışmasında ise kaynakçılıktan marangozluğa, elektrik tesisatından PCB montajına, mekatronikten orta gerilim teknolojilerine ve akıllı fabrika sistemleri programlamaya kadar geniş bir yelpazede gençlerin mesleki becerileri yarışacak. Yarışmanın üniversite seviyesinde birinci olan takım 500 bin TL ödülün sahibi olacak. 571 Binden Fazla Takımın Başvurduğu Yarışmaların Finali Diyarbakır’da Diyarbakır’da gerçekleştirilecek 11 yarışma, ilkokuldan üniversite ve üzeri seviyeye kadar farklı yaş ve eğitim gruplarından gençleri aynı teknoloji ekosisteminde buluşturacak. Yapay zeka, sağlık, biyoteknoloji, çip tasarımı, elektronik harp, jet motorları, robotik sistemler ve mesleki teknolojiler gibi stratejik alanlarda geliştirilen projeler Diyarbakır’da sergilenecek. TEKNOFEST 2026 teknoloji yarışmaları genelinde ise 62 ana kategori ve 145 alt kategoride Türkiye’nin 81 ilinden ve 97 farklı ülkeden yoğun katılım sağlandı. Yarışmalara 730 binin üzerinde takım ve 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Yarışmacılara 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destek sağlanırken, 75 milyon TL’nin üzerinde ödül veriliyor. TEKNOFEST Güneydoğu, 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanında gerçekleştirilecek. Diyarbakır’da 16 Eylül’de başlayacak teknoloji yarışmaları ise TEKNOFEST Güneydoğu yolunda bölgenin gençlerini bilim, teknoloji, mühendislik ve inovasyon ekseninde bir araya getirerek büyük festival heyecanının önemli duraklarından biri olacak. TEKNOFEST 2026 DİYARBAKIR YARIŞMA TAKVİMİ 16-18 Eylül 2026 - Dicle Üniversitesi İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesiİnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Lise SeviyesiSağlıkta Yapay Zeka Yarışması 18-20 Eylül 2026 - Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Sanayide Robotik Uygulamalar YarışmasıJet Motor Tasarım Yarışmasıİnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – İlkokul SeviyesiHavacılıkta Yapay Zeka YarışmasıBiyoteknoloji İnovasyon YarışmasıÇip Tasarım YarışmasıElektronik Harp YarışmasıTEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’nın “Çiftçilerin Gücüne Güç Katan İmeceKart” Kampanyasında Traktörler Sahiplerini Buldu Haber

İş Bankası’nın “Çiftçilerin Gücüne Güç Katan İmeceKart” Kampanyasında Traktörler Sahiplerini Buldu

Bu yılın traktörleri Manisa, Diyarbakır, Aksaray, Nevşehir illerine giderken kazananlar hediyelerini düzenlenen törenle teslim aldı. “Çiftçiler, finansmana doğru zamanda, doğru koşullarda erişebilmeli” İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Müdürü Umut Yiğit konuşmasında iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, artan üretim ve girdi maliyetleri ile küresel tedarik zincirindeki dönüşümün tarımsal üretimde verimlilik ve sürekliliği daha kritik hale getirdiğini söyledi. Sürdürülebilir bir tarımsal yapının ülkemizin geleceği için belirleyici bir rol oynayacağının altını çizen Yiğit, “Bunun için mevcut kaynakların etkin kullanılması, üretimde verimliliğin artırılması, teknolojinin sahada daha fazla karşılık bulması ve çiftçilerimizin finansmana doğru zamanda, doğru koşullarla erişebilmesi büyük önem taşıyor” dedi. Tarımda sürdürülebilirlik için genç ve kadın çiftçilerimizin de desteklenmesinin şart olduğunu ifade eden Yiğit, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizin geleceği için tarım vazgeçilmez bir sektör. Biz de bütünsel bir bakış açısıyla ele aldığımız tarım sektörünü finansal ve teknolojik çözümlerimizle destekliyoruz. Bugün burada bir arada olmamıza vesile olan kampanyamız, ülkemizin verimli ovalarında açtığımız Tarım İhtisas Şubeleri, üçüncü dönemine giren Tarım Teknoloji Elçileri projemiz, Yeni Nesil Çiftçi buluşmalarımız, Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğümüz Geleceğin Önder Çiftçileri programımız kararlılıkla sektörün yanında olduğumuzun somut göstergeleri. Çiftçilerimizin emeğinin karşılık bulması, üretimin güçlenmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” “Verimlilik ancak teknolojinin tabana yayılmasıyla mümkün” İş Bankası’nın tarım odaklı teknoloji iştiraki İmeceMobil’in Genel Müdürü İlker Mehmet Sağlam ise tarımda sürdürülebilirlik için teknolojinin önemine dikkat çekti. Üreticinin kazancını artırmanın yolunun verimlilikten geçtiğini ifade eden Sağlam, “Daha az toprakta, daha az girdi ve daha az insan kaynağıyla daha çok ürün almak ancak teknolojinin tabana yayılmasıyla mümkün” dedi. İmeceMobil uygulaması üzerinden çiftçilerin hava durumu takibi, uydu destekli sulama önerileri, gübreleme takvimi ve tarım finansmanı gibi çözümlere kolayca erişebildiğini, uygulamanın market modülünde üreticilerin tohumdan gübreye, yemden ekipmana kadar tüm girdilerini satın alabildiğini hatırlatan Sağlam, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İmeceMobil, bugüne kadar 500’den fazla mağaza ve 5 binden fazla ürünle, açıldığı günden bu yana 1,2 milyar TL’yi aşan işleme aracılık etti. Microsoft’un EMEA bölgesindeki örnek projeleri arasında yer aldı ve uluslararası ölçekte örnek iş modeli olarak gösterildi. Teknoloji odaklı çalışmalarımızın insan hayatındaki somut değişime katkı sağladığını görmek bizim için gurur verici. Üreticilerimizin çalışmalarını hızlı ve kolay hale getirmek, ülkemizin tarımsal kalkınmasına katkı sunmak amacıyla çalışmalarımıza devam edeceğiz.” Traktörler Manisa, Diyarbakır, Aksaray, Nevşehir illerine gitti 30 Haziran 2026 tarihinde sona eren “Çiftçilerin Gücüne Güç Katan İmece Kart Çekiliş Kampanyası”na 222 bin 139 kişi katıldı. Kampanyada dört traktör ile zirai drone ve otomatik dümenleme sisteminden oluşan 6 adet akıllı tarım teknolojisi ürünü çiftçilere sunuldu. Traktörleri Manisa, Diyarbakır, Aksaray, Nevşehir'den çiftçiler kazandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Suudi Arabistan ile 3 Bin Megavatlık Bir Anlaşma Daha Haber

Suudi Arabistan ile 3 Bin Megavatlık Bir Anlaşma Daha

Bugün 81 ilde doğal gaz bulunduğuna işaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bu yıl içerisinde bininci yerleşim yerine doğal gazı vereceklerini de açıkladı. Suudi Arabistan'ın Türkiye'de yapacağı yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ilgili 2 bin megavatlık projenin anlaşmasının daha önce imzalandığını anımsatan Bakan Bayraktar, Antalya'daki Birleşmiş Milletler İklim Konferansı marjında 3 bin megavatlık bir anlaşma ile toplam proje kapasitesini 5 bin megavata çıkaracaklarını açıkladı. Bakan Bayraktar, Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı. Burada çeşitli televizyonların canlı yayınlarına konuk olan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin geçtiğimiz 25 yılda enerji ve madencilik alanında attığı adımlara ve sonrası için ortaya koyduğu hedeflere ilişkin değerlendirmeler yaptı. Çeyrek Asırda Bir Asırlık İş Bakan Bayraktar, “Türkiye, çeyrek asırda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde neredeyse bir asırlık iş yaptı. Rakamlar bize bunu söylüyor; Türkiye, elektrikte kurulu gücünü 4 kat artırmış, 32 bin megavattan 126 bin megavata gelmiş durumda. Elektrikte 24 yılda yaklaşık 95 bin megavat yeni kurulu gücü hayata geçirdik. Bu, İtalya büyüklüğünde bir kurulu güce tekabül ediyor ve biz Fransa ile Almanya'dan sonra Avrupa'nın üçüncü büyük kurulu güce, tüketimine ve üretimine sahip elektrikte ülkesi konumuna geldik. Türkiye'de petrol üretimimiz 3 katına, doğal gaz üretimimiz 9 katına, maden ihracatımız 10 katına çıkmış durumda.” dedi. Temel Hedef Enerjide Bağımsızlık Şimdi önlerinde yeni bir hedef, yeni bir ufuk, yeni bir vizyon olduğunu belirten Bakan Bayraktar, “O da Türkiye Yüzyılı vizyonu. Yeni yüzyıla Türkiye'yi hazırlıyoruz. Türkiye'yi ekonominin bütün alanlarında; ulaştırmadan tarıma, sanayiye, binalarımıza kadar kökten değiştirecek adımlar atacağız. Temel bir hedefimiz var: Türkiye Yüzyılı'nda Türkiye'yi enerjide bağımsız kılmak. Bu bizim adeta Kızılelma'mız.” dedi. Doğal Gazda Bininci Yerleşim Yeri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002'de ‘Türkiye'deki her haneye doğal gaz götüreceğiz’ hedefi ortaya koyduğunu anımsatan Bakan Bayraktar, “2002’de 5 ilde olan doğal gaz, bugün 81 ile ulaştı. İnşallah 2026 yılı içerisinde bininci yerleşim yerine doğal gazı vermiş olacağız.” diye konuştu. Karadeniz’de Doğal Gaz Üretimi Artacak Karadeniz’deki yerli doğal gaz üretimini artıracaklarına işaret eden Bakan Bayraktar, üretimi bu yıl iki katına çıkaracaklarını belirterek “Üretimi 2028'de 4 katına çıkarıyoruz. 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını 2028'de kendi gazımızla Karadeniz'den karşılayacağız.” İfadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye ile Ülkemizin Önünde Ekonomik Potansiyel Açılacak Geçtiğimiz günlerde Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili düzenlemenin Meclis’ten geçerek yasalaştığını hatırlatan Bakan Bayraktar, “Gabar, Terörsüz Türkiye'nin adeta küçük bir kesiti, küçük bir fragmanını gördüğümüz bir proje. Bizim için bir iftihar vesilesi. Milyonlarca yıldır toprak altında olan petrol, bölgenin terörden temizlenmesiyle beraber çok büyük bir ekonomik aktiviteye, istihdama, kalkınmaya ve ülkemizin enerji ithalatını düşürmesine çok önemli bir katkı sağlıyor. Bugün günde 83 bin varil üretimi geçmiş durumdayız. Her gün Gabar'dan yeni bir rekor geliyor. Bugün o dağlarda 3 bin 500'ün üzerinde insan çalışıyor. Çoğunluğu o bölgenin çocukları, gençleri. Kendi mühendislerimiz, kendi teknisyenlerimizle beraber büyük bir hikâye yazıyoruz orada. İnanıyorum ki terörsüz bölgeyle ve Terörsüz Türkiye'yle beraber ülkemizin önündeki çok büyük bir ekonomik potansiyel açılmış olacak ve inşallah 86 milyon ve tüm bölgemiz bundan istifade edecek.” dedi. Türkiye, Enerjide Güvenli Ülke Türkiye’nin enerji alanında adeta sessiz devrimler gerçekleştirdiğini ifade eden Bakan Bayraktar, “Sessizce yaptığımız yoğun çalışmalar, çabalar ve enerji diplomasisinde attığımız adımlarla Türkiye, şu anda enerjide güvenli bir ülke konumunda.” dedi. Hürmüz Krizi Önemli Fırsatları da İçerisinde Barındırıyor Hürmüz krizindeki belirsizliğin devam ettiğine işaret eden Bakan Bayraktar, “Bu kriz, aslında bütün bölge ve dünya için önemli bir fırsatı da içerisinde barındırıyor. Türkiye'nin yıllardır söylediği enerji yollarında çeşitliliğe gitme, bunlarda değişiklik yapmayla alakalı projelere belki bu dönemde hayatiyet kazandırma şansımız olabilir. Bundan birkaç hafta önce Irak Başbakanı, Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyarete geldi. Konuşulan konulardan bir tanesi Irak petrolünün tümüyle Hürmüz üzerinden değil de önemli bir kısmının Türkiye ve Ceyhan üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılmasıyla alakalıydı. Aslında çok uzun zamandır konuştuğumuz bir proje ama artık herkes için bu bir zaruret haline gelmiş durumda. Önümüzdeki süreçte Katar gazının belki Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye üzerinden Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya veya Irak üzerinden yine Kalkınma Yolu'nun devamında Türkiye'ye gelmesi, Kuveyt petrolünün Türkiye'ye gelmesi, bütün bunlar şu anda daha net bir şekilde masada. Ben inanıyorum ki bu kriz böyle fırsatlara kapı aralayabilir. Hem Türkiye için hem de bütün bölge için, dünya piyasaları için de daha dengeli ve önümüzde oluşacak krizlere karşı daha hazır bir hale gelmiş oluruz.” değerlendirmesini yaptı. Diyarbakır’da Gabar’ı 2-3’e Katlayabilecek Potansiyel Diyarbakır’da ankonvansiyonel üretim yöntemiyle petrol aradıklarını anlatan Bakan Bayraktar, “Eğer başarılı olursak, Gabar'dan daha büyük bir üretim gelebilir burada. Geleneksel olmayan yöntemle üretimde başarılı olursak biz Diyarbakır’da yüzlerce kuyu açacağız. Orada şimdi üzerinde çalıştığımız dört sahada bizim yabancı ortaklarımız var. Bu konu, yeni bir teknoloji yani görece Türkiye için ve dünya için yeni bir konu. Dolayısıyla burada bu konuda teknik anlamda iyi olan şirketlerle bir ortaklık kurduk. Yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanda bu çalışmayı dört sahada yürütüyoruz ama bölgedeki potansiyel 7 bin 200 kilometrekarelik bir alan. Belki Gabar’ı 2-3’e katlayabilecek bir potansiyeli var.” diye konuştu. Pakistan’da Maden Projesinde Ortaklık Türkiye’nin Pakistan’da hem kara hem de deniz sahalarında petrol ve doğal gaz aradığını anlatan Bakan Bayraktar, “Eylül ya da ekim ayında Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz Pakistan'a gidiyor. Ben önümüzdeki birkaç hafta içerisinde Pakistan'da maden projeleriyle ortaklık için oraya gideceğim.” bilgisini paylaştı. Suudi Arabistan ile 3 Bin Megavatlık Bir Anlaşma Daha Suudi Arabistan'ın Türkiye'de yapacağı yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ilgili 2 bin megavatlık projenin anlaşmasının daha önce imzalandığını anımsatan Bakan Bayraktar, “Antalya'daki Birleşmiş Milletler İklim Konferansı marjında bir 3 bin megavatlık anlaşma ile bunu 5 bin megavata çıkaracağız.” dedi. Türkiye'nin Teknolojiye Sahip Olduğu Bir Nükleer Endüstri Bakan Bayraktar, bu senenin sonuna kadar Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden ilk elektriği üretmeyi hedeflediklerini söyledi. Bakan Bayraktar, planlanan ikinci ve üçüncü nükleer projeleriyle ilgili de “Sinop ve Trakya ile ilgili çalışmalarımız, özellikle son dönemde Güney Kore ve Kanada'yla yürüyen ve ciddi anlamda gelişen bir iş birliğimiz, diyaloğumuz var. Buralarda 2027 yılı içerisinde artık bunun hukuki altyapısını oluşturup hükümetlerarası anlaşmaların imzalandığı bir süreci hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin küçük modüler reaktörler üzerinde de çalışmalar yürüttüğüne işaret eden Bakan Bayraktar, “Küçük modüler reaktörlerde yani nükleerin yeni çağında, Türkiye'nin teknolojiye sahip olduğu bir nükleer endüstri hedefliyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yarının Köyleri Eğitimleriyle Kırsalda Ürünler Markaya Dönüşüyor  Haber

Yarının Köyleri Eğitimleriyle Kırsalda Ürünler Markaya Dönüşüyor 

Trendyol ve UNDP iş birliğiyle yürütülen Yarının Köyleri Projesi, kırsal bölgelerdeki üretici, kooperatif ve işletmelere sunduğu desteği yeni eğitim programlarıyla sürdürüyor. Proje kapsamında ürün geliştiren, ürününü katma değerle zenginleştiren ve e-ticarete hazırlayan katılımcılar, ürünlerini markalaştırarak daha geniş kitlelere ulaştırmanın yollarını öğreniyor. Ayrıca ticari faaliyetlerini sürdürülebilir biçimde yönetmelerine yardımcı olacak kapsamlı bir gelişim programına dahil oluyor. Hem temel hem ileri düzeyde sunulan eğitim modülleri, üçer günlük eğitimler halinde bir haftalık program kapsamında gerçekleştiriliyor. Eğitimler sırasında katılımcılar, ürün ve hizmetlerini daha etkili biçimde tanıtmanın yanı sıra dijital kanallar üzerinden yeni müşterilere ve pazarlara ulaşma yöntemleri konusunda da bilgi ediniyor. Eğitim programı kapsamında ayrıca gelir getirici faaliyetlerin planlanması, kaynakların daha verimli kullanılması ve işletme süreçlerinin sürdürülebilir biçimde yönetilmesi gibi konular da ele alınıyor. Böylece katılımcılar geliştirdikleri ürünler etrafında güçlü ve sürdürülebilir bir ticari yapı oluşturmaya teşvik ediliyor. Eğitimlerini tamamlayan kooperatif ve işletmeler, proje kapsamında geliştirdikleri katma değerli ürünlerini Trendyol’daki Yarının Köyleri Butiği aracılığıyla tüketicilerle buluşturarak satışlarını artırma fırsatı buluyor. Yarının Köyleri Butiği bu adreste yer alıyor. İzmir Ulamış ve Sakarya Taraklı Dijital Merkezlerinde başlayan eğitimler Ağustos ayında Hatay’da, ardından Denizli İnceler ve Diyarbakır Bağıvar Dijital Merkezlerinde devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.