Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doğa Elçisi

Kapsül Haber Ajansı - Doğa Elçisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğa Elçisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

55 Milyon Yıllık Tür Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya Haber

55 Milyon Yıllık Tür Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya

Filmde 55 milyon yıldır varlığını sürdüren ve Meksika Körfezi’nden Türkiye’ye 7.000 kilometrelik göç gerçekleştiren türün gizemli yaşam döngüsü ve karşı karşıya olduğu tehditler ele alınıyor. Film, yılan balığının etkileyici hikâyesi üzerinden tatlı su ekosistemleri üzerindeki baskıları da görünür kılıyor. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Dünya Balık Göçü Günü kapsamında Avrupa yılan balığının (Anguilla anguilla) gizemli yaşamına ve karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekmek amacıyla yeni bir animasyon filmi hazırladı. WWF-Türkiye Doğa Elçisi, ünlü oyuncu Kaan Urgancıoğlu tarafından seslendirilen video; yaklaşık 55 milyon yıldır varola gelen türün benzersiz yaşam döngüsünü ve tatlı su ekosistemlerindeki baskıyı görünür kılmayı hedefliyor. Avrupa yılan balığının yaşam döngüsünün bugün hâlâ nerede, ne zaman ve hangi derinlikte başladığı gizemini koruyor. İlk ipucu, Meksika Körfezi açıklarındaki Sargasso Denizi’nde izine rastlanan saydam larvalarla ortaya çıkıyor. Avrupa yılan balığı, Atlantik akıntılarıyla taşınarak yaklaşık 7.000 kilometrelik bilinen en uzun göç yolculuklarından birini gerçekleştiriyor. Yolculuk, değişimi beraberinde getiriyor ve önce cam yılan balığı evresine geçiyor. Deniz suyuna alışkın bünyeleri zamanla tatlı suya uyum sağlıyor; şeffaflık kayboluyor, renkleniyor ve solungaçları yeniden düzenleniyor. Tatlı sularda önce elver, ardından sarı yılan balığına dönüşüyor. Büyük Menderes Deltası ve Bafa Gölü Türkiye’deki önemli yaşam alanları arasında yer alıyor ve bu tatlı sular yılan balıklarını 15-20 yıla kadar misafir ediyor. Misafirliğin ardından döngüyü tamamlamak üzere yönünü yeniden Sargasso Denizi’ne çeviriyor; bu uzun dönüş yolculuğunda gümüş yılan balığı evresine geçiyor ve vardığında yalnızca bir kez ürüyor. Bu eşsiz döngü artık her zamankinden daha kırılgan. Yılan balıkları bugün yalnızca doğaya değil, insan eliyle şekillenmiş bir dünyaya karşı yüzüyor. Lagün, haliç ve nehir ağızlarında habitat kaybı; akarsular üzerine kurulan barajlar, açılan su kanalları ve örülen bariyerlerle nehir akışının kesintiye uğraması; kirlilik ve aşırı avlanma baskısı bu zorlu yolculuğu daha da güçleştiriyor. Son yirmi yılda tatlı su türlerinin %84’ü azalırken, Avrupa yılan balığı bu düşüşün en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. WWF-Türkiye, bu kırılgan döngünün devamı için nehirlerin serbest akmasının sağlanması, yaşam alanlarının korunması ve yasa dışı avcılığın önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tatlı su ekosistemlerinde kayıp derinleşiyor Tatlı su türleri, biyolojik çeşitlilik kaybının en yüksek olduğu gruplar arasında yer alıyor. WWF-Türkiye’nin hazırladığı video, bu tabloyu bütüncül bir perspektifle ele alıyor. Türden yola çıkarak tatlı su habitatlarındaki kaybın nedenlerine ve çözüm yollarına odaklanıyor. Sulak alanlar yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil, aynı zamanda su güvenliği, tarım, balıkçılık ve yerel ekonomi için de kritik öneme sahip. Su rejimini düzenleyen, taşkınları azaltan ve yeraltı sularını besleyen bu alanlar, insan yaşamının sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez ekosistemler arasında yer alıyor. “Avrupa Yılan Balığı’nın geleceği için somut adımlar atma zamanı” WWF-Türkiye Tatlı Su ve Orman Programları Müdürü Eren Atak, Avrupa yılan balığının barajlar, kirlilik, aşırı avcılık ve yaşam alanı kaybı nedeniyle yok olma eşiğine geldiğini bir kez daha vurguladı. WWF-Türkiye'nin tür koruma amaçlı yaptığı çalışmalara değinen Atak "Aydın’da kurulan Avrupa Yılan Balığı Teknik Çalışma Grubu ile türün göç yollarını ve yaşam alanlarını korumak için çalışıyoruz. Ortak yol haritası tamamlandı şimdi sıra somut adımlarda" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WWF-Türkiye Doğa Elçisi Kaan Urgancıoğlu, İstanbul Semalarında Kuşların İzini Sürdü Haber

WWF-Türkiye Doğa Elçisi Kaan Urgancıoğlu, İstanbul Semalarında Kuşların İzini Sürdü

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Doğa Elçisi ünlü oyuncu Kaan Urgancıoğlu, Sarıyer’de WWF-Türkiye uzmanları ve ekibiyle kuş gözlem etkinliğine katılarak İstanbul semalarındaki yoğun kuş göçünü takip etti ve vatandaş biliminin kuşları korumadaki kritik önemine dikkat çekti. İstanbul, eşsiz konumu, iklimi, sulak alanları, iki kıtanın birleştiği dar boğazı, kıyı ve orman habitatlarıyla önemli bir göç yolu. İstanbul Boğazı, göçmen kuşlar için iki kıta arasında en kısa geçiş, en az enerjiyle süzülebilecekleri hat. Her yıl, göç zamanında, yaklaşık 400 bin leylek, 200 bin yırtıcı kuş, yüz binlerce ötücü kuş, su ve kıyı kuşu, kentin farklı noktalarından göç ediyor. Kaan Urgancıoğlu: "Gözleme Katılmasan Kuşların Yolculuğunu Fark Etmeyecektim" İstanbul gibi bir megakentin zengin biyoçeşitliliği ile sunduğu ekosistem hizmetlerini WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula’dan; kentin her yıl ev sahipliği yaptığı göçmen kuşların hikâyelerini WWF-Türkiye yaban hayatı uzmanı Can Yeniyurt’tan dinleyen Kaan Urgancıoğlu, gözlem deneyimini şu sözlerle yorumladı: "Kuş gözlem etkinliğine katılmasam, bu devasa yolculuğu fark etmeyecektim. Leylekten Küçük Akbabaya, Şahinden Saz Delicesine kadar yüz binlerce kuş her gün üzerimizden geçiyor. Kuşları tanımak ve onları korumaya destek olmak artık benim için bir sorumluluk." 2026 Dünya Göçmen Kuşlar Günü Teması: Her Kuş Değerlidir, Gözleminiz Önemlidir! Dünya Göçmen Kuşlar Günü’nün bu yılki teması olan *"Every Bird Counts – Your Observations Matter!" (Her Kuş Değerlidir – Gözleminiz Önemlidir!) çerçevesinde gerçekleştirilen etkinlikte, kuş sayımlarının korunma stratejileri için sunduğu bilimsel verilerin önemi WWF-Türkiye uzmanları tarafından da vurgulandı. WWF-Türkiye, 2023 yılından bu yana uzman kuş gözlemcileri ve yerel yönetimlerle birlikte sürdürdüğü vatandaş bilimi temelli İstanbul Boğazı Yırtıcı Kuş Sayımlarıyla, doğa koruma çalışmalarına veri sağlıyor. "Gözüm Doğada" Uygulaması ile Herkes Birer Gözlemci Olabilir Etkinlik sırasında ilk gözlem kaydını ihtişamlı bir Kızıl Akbaba ile gerçekleştiren Urgancıoğlu, doğaseverleri WWF-Türkiye’nin "Gözüm Doğada" mobil uygulamasını kullanmaya ve doğada daha fazla gözlem yapmaya davet etti. Uygulama sayesinde vatandaşlar, özellikle akbaba ve turna gibi türlerin gözlemlerini paylaşarak bilimsel verilere doğrudan katkı sunabiliyor. Kaan Urgancıoğlu: “Siz de kuşları tanıyın, koruyun ve koruyanları destekleyin” Kaan Urgancıoğlu: "İnsan doğayı tanıdıkça seviyor, sevdikçe korumak istiyor. Siz de gözünüzü gökyüzüne çevirin; kuşları tanıyın, koruyun ve koruyanları destekleyin.” çağrısıyla gözlemi sonlandırdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.