Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doğa Koruma

Kapsül Haber Ajansı - Doğa Koruma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğa Koruma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Defender Trophy İçin Başvuru Süreci Başladı Haber

Defender Trophy İçin Başvuru Süreci Başladı

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği Defender, 20 yılı aşkın süredir yaban hayatının korunması için iş birliği yaptığı TUSK ile birlikte Defender Trophy’yi hayata geçiriyor. Başvuru sürecinin başlamasıyla birlikte, dünyanın dört bir yanından macera tutkunları bu benzersiz deneyimin bir parçası olmaya davet ediliyor. Geçmişin ikonik Trophy ve Challenge organizasyonlarından ilham alan Defender Trophy, katılımcılarına yalnızca zorlu etaplardan oluşan bir mücadele değil; aynı zamanda hayat boyu unutulmayacak, global ölçekte bir deneyim sunuyor. İki aşamalı eleme sürecinin ardından, yaban hayatı ve biyoçeşitliliğin korunmasına gönülden bağlı, sınırlarını zorlamaya hazır macera severler Afrika’da düzenlenecek global finale katılma şansı yakalayacak. Bu eşsiz yolculuğa katılmak isteyen adayların, “Defender Trophy Beni Haberdar Edin” formunu doldurması gerekiyor. Formu tamamlayan adaylara global başvuru formu e-posta yoluyla iletilecek ve başvuruların 10 Mart 2026 tarihine kadar tamamlanması beklenecek. Başvuruların ardından adaylar ön değerlendirme sürecine alınacak. 50’den fazla ülkeden katılımın beklendiği program kapsamında, ön değerlendirmeyi başarıyla geçen adaylar Haziran 2026’da İspanya Les Comes’ta gerçekleştirilecek bölgesel elemelere davet edilecek. Bölgesel elemeleri başarıyla tamamlayarak global finale kalan katılımcılar ise 2026’nın son çeyreğinde, TUSK iş birliğiyle Afrika’nın güneyinde düzenlenecek doğa koruma programına katılma ayrıcalığına sahip olacak. Bu program kapsamında katılımcılar, yaban hayatının korunmasına yönelik somut ve kalıcı bir etki yaratma fırsatı bulacak. Zorlu Etaplar, Güçlü Takım Ruhu Defender Trophy’de katılımcılar çiftler halinde mücadele ederken, puanlama bireysel performanslara göre yapılacak. Zorlu patikalar, kayalık yamaçlar ve sürpriz engellerle dolu parkurlar; sürüş, yön bulma ve adaptasyon becerilerini sınayacak. Hızlı düşünmeyi ve stratejik karar almayı gerektiren problem çözme görevleri zihinsel dayanıklılığı test ederken; kanyon geçişleri ve nehir etapları gibi fiziksel görevlerde dayanıklılık, ekip çalışması ve soğukkanlılık ön plana çıkacak. Mark Cameron: “Defender Trophy, Defender Ruhunun Doğal Bir Yansıması” Defender Genel Müdürü Mark Cameron, Defender Trophy’e ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Küresel macera ve topluluk ruhu, Defender markasının DNA’sında onlarca yıldır yer alıyor. Bu ruhun kökleri, 1948’de yollara çıkan ilk Land Rover’a kadar uzanıyor. Defender Trophy ile farklı ülkelerden katılımcıları bir araya getiriyor; onları zorlu arazilerde birlikte mücadele etmeye ve büyük bir amaç için ortak hareket etmeye davet ediyoruz. Yirmi yılı aşkın süredir iş birliği yaptığımız yaban hayatı koruma partnerimiz TUSK ile, yalnızca unutulmaz bir deneyim sunmayı değil, aynı zamanda gurur duyacağımız kalıcı bir miras bırakmayı hedefliyoruz.” Defender Trophy Ruhunu Yollara Taşıyan Özel Seri: Defender Trophy Edition Defender Trophy’nin macera ruhunu yollara taşıyan Defender Trophy Edition, güçlü performansı ve çarpıcı tasarımıyla öne çıkıyor. Macera tutkunları için özel olarak hazırlanan bu özel kürasyon; Deep Sandglow Yellow ve Keswick Green olmak üzere iki renk seçeneğiyle sunuluyor. Geçmişin zorlu Trophy yarışmalarından ilham alan Deep Sandglow Yellow rengi, Defender Trophy Edition’ın keşif ruhunu ve köklü mirasını modern bir yorumla birleştirerek güçlü ve ikonik bir karakter sunuyor. Keswick Green rengi ise Büyük Britanya’nın kalbinde yer alan Lake District bölgesinden ve heyecan verici parkurlarıyla bilinen Keswick’in manzaralarından ilham alıyor. 20 inç parlak siyah alaşım jantlar, All - Terrain lastikler, parlak siyah gövde detayları ve özel Trophy dış grafikler modele güçlü bir yön katıyor. İç mekanda Trophy logolu aydınlatmalı kapı eşikleri, Ebony ve Light Cloud Windsor deri koltuk seçenekleri ile gövde rengiyle uyumlu Cross Car Beam detayları dikkat çekiyor. Standart olarak sunulan tavan rafı, açılır tavan merdiveni, yan taşıma çantası, çamurluk paçalıkları ve şnorkel gibi aksesuarlar, Defender Trophy Edition’ın zorlu koşullara hazır ve keşif odaklı yapısını tamamlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Dünya İçin Lazım” Projesinde 70 Bin Kişiye Doğayı Koruma Eğitimi Verilecek Haber

“Dünya İçin Lazım” Projesinde 70 Bin Kişiye Doğayı Koruma Eğitimi Verilecek

Daha sürdürülebilir bir dünya hedefiyle çalışmalarını sürdüren Vodafone, hayata geçirdiği “Dünya İçin Lazım” projesiyle, doğayı korumak üzere kullanım ömrünü tamamlamış elektronik cihazları geri dönüştürmeye ve WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle doğayı koruma eğitimleri vermeye devam ediyor. Proje kapsamında şu ana kadar 4 tonu aşkın e-atık toplanırken, verilen doğayı koruma eğitimleriyle de 40 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Projede Mayıs ayına kadar 45 bini çocuk olmak üzere toplam 70 bin kişiye ulaşılması ve 15 ton e-atığın dönüştürülmesi hedefleniyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: “Vodafone olarak, Amaç Odaklı yaklaşımımız kapsamında global odak alanlarımız olan ‘Topluma Değer Katmak’, ‘Gezegenimizi Korumak’ ve ‘Güven İnşa Etmek’ anlayışımız doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle ‘Dünya İçin Lazım’ projesini hayata geçirdik. Amacımız; e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak, e-atık dönüşümleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Sürdürülebilirlik eğitimleriyle bu toplulukları geliştirerek büyütmek, bu toplulukların da gelecekte doğa bilinci olan ve bu bilinci etrafa yayan elçiler yetiştirmesini sağlamak. Şu ana kadar 40 bini aşkın kişiye eğitim verdiğimiz projede, Mayıs ayına kadar 45 bini çocuk olmak üzere toplam 70 bin kişiye ulaşmayı hedefliyoruz.” İlkokul ve ortaokul grupları için doğayı koruma eğitimleri “Dünya İçin Lazım” projesinde, Türkiye genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler veriliyor. Bu kapsamda, ilkokul ve ortaokul grupları için yüz yüze ve çevrim içi olacak şekilde Doğa Koruma, E-Atık, İklim Değişimi, İleri Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik başlıklarında eğitimler düzenleniyor. Ebeveyn ve öğretmenler için seminerler Projede doğayı koruma eğitimlerinin verilebilmesi için düzenlenen eğitmen eğitimlerinde ise Eğitmenlik Becerileri, Etkili Sunum ve Oturum Tasarımı, Çocuklarla Hak Temelli Çalışma, İçerik Aktarımı ve İçerik Deneyimleme, Teknoloji Becerileri ve E-Öğrenme Araçları, Yerel Süreçler gibi konular ele alınıyor. Bunun yanı sıra ebeveyn ve öğretmenler için organize edilen web seminerleri ile sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının hem evde hem okulda desteklenmesi amaçlanıyor. Bugüne kadar ebeveyn ve öğretmenler için “Dijital Araçlarla Sürdürülebilirlik Farkındalığı: Ebeveyn ve Öğretmenler İçin Rehber”, “Doğa Eğitimi Erken Yaşta Başlar: Doğru Yöntemler, Kalıcı Etki” ve “Evde Başlayan Dönüşüm: Ailece Sürdürülebilir Yaşam Kültürü” konulu 3 web semineri düzenlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beykoz Kundura ve Institut Français Ortaklığında İstanbul CinéCollective Başvuruları Başladı Haber

Beykoz Kundura ve Institut Français Ortaklığında İstanbul CinéCollective Başvuruları Başladı

İstanbul CinéCollective, ilk ya da ikinci uzun metrajlı kurmaca, belgesel veya hibrit film projelerini geliştiren sinemacılar için açık çağrısını duyurdu. Institut Français ve Beykoz Kundura ortaklığıyla hayata geçirilen uluslararası konuk sanatçı programı ve atölye çalışması, 2026 edisyonunda İstanbul Film Festivali ve Köprüde Buluşmalar iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Türkiye’den ve komşu ülkelerden yükselen sinemacıları Fransa’dan ve bölgeden önemli sinema profesyonelleriyle bir araya getiren İstanbul CinéCollective, proje geliştirme süreçlerini derinleştirmeyi ve bölgesel ölçekte iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Katılımcılar; birebir mentorluklar, grup çalışmaları ve kolektif değerlendirme oturumları aracılığıyla projelerinin sanatsal ve yapım aşamalarını geliştirme imkânı bulurken, ortak yapım ve uzun vadeli iş birlikleri için de yeni bağlar kuruyor. Geleneksel atölye yapılarının ötesine geçen İstanbul CinéCollective, katılımcılar arasında bir topluluk oluşturmayı ve paylaşım odaklı bir üretim ortamı yaratmayı merkezine alıyor. Fikirlerin birlikte tartışıldığı ve zenginleştirildiği bu süreç, farklı ülkelerden sinemacılar arasında kalıcı ilişkilerin kurulmasını destekliyor. Program kapsamında belgesel ve kurmaca projeler için iki ayrı çalışma grubu oluşturulurken, tanınmış yönetmenlerin katılımıyla gerçekleşecek ustalık sınıfları (masterclass) tüm katılımcılara açık olarak planlanıyor. Ayrıca, anlatı kalıplarının ötesine geçen hibrit projelere özel bir önem veriliyor. Program Neler Sunuyor? Nisan 2026’da Beykoz Kundura’da gerçekleştirilecek bir haftalık kapasite geliştirme programı; proje yazımı, sunum (pitching) materyalleri ve sektörle buluşma süreçlerine odaklanan atölyeler, söyleşiler ve uluslararası paylaşımlar içeriyor. Katılımcılar ayrıca İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen Köprüde Buluşmalar’a davet edilerek, bölgesel ve uluslararası karar vericilerle doğrudan temas kurma fırsatı yakalıyor. Kimler Başvurabilir? İstanbul CinéCollective; belgesel, kurmaca veya hibrit alanda üretim yapan, yaratıcı yöntemlerini derinleştirmek isteyen sinemacılara açık. Açık çağrı kapsamında katılımcılar; projelerin sanatsal niteliği, bölgesel gelişim potansiyeli ve sinemacıların programa olan motivasyonları doğrultusunda belirlenecek. Program; Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, İran ve Türkiye vatandaşı sinemacıların başvurularına açık. Program Bilgileri Tarih: 8–13 Nisan 2026 Mekân: Beykoz Kundura, İstanbul Kategori: Belgesel / Kurmaca / Hibrit Film Önemli Tarihler Başvuru Dönemi: 15 Aralık – 17 Şubat Seçilen Projelerin Açıklanması: 24 Şubat Konuk Sanatçı Programı: 8–13 Nisan 2026 Katılım ücretsiz olup; konaklama, atölye programı ve program süresince ulaşım masrafları İstanbul CinéCollective tarafından karşılanıyor.

PepsiCo ​​​​​​​Türkiye, Su Riskine Karşı Güçlü Bir Gelecek İnşa Ediyor Haber

PepsiCo ​​​​​​​Türkiye, Su Riskine Karşı Güçlü Bir Gelecek İnşa Ediyor

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden PepsiCo, PepsiCo Pozitif (pep+) stratejisinin temel bir unsuru olan “Net Su Pozitif” vizyonu doğrultusunda, su kaynaklarını korumayı ve fabrikalarının bulunduğu bölgelerde sürdürülebilir etki yaratmayı odağına almaya devam ediyor. PepsiCo Türkiye, bu yaklaşım kapsamında suyu daha verimli kullanmayı, kullanılan suyu doğaya geri kazandırmayı ve tarımsal üretimde su riskini azaltmayı önceleyen projeler hayata geçiriyor. Doğa Koruma Merkezi (DKM) iş birliğiyle, 60 milyon TL’nin üzerinde bir bütçeyle hayata geçirilen Bir Damla Bir Dünya Projesi, bu vizyonun en somut örneklerinden biri olarak Türkiye’de yüksek su riski taşıyan bölgelerde kapsamlı bir dönüşüm yaratmayı amaçlıyor. Adana, Mersin, Manisa ve İzmir’deki çiftçilerin modern sulama tekniklerini kullanmasını sağlayarak tarımda kullanımı azaltan proje kapsamında çiftçilere iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele, suyun verimli kullanımı ve toprağın korunması konularında eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerde; tasarruflu sulama yöntemleri, basınçlı sulama sistemleri, doğru sulama zamanlaması, bitki ve toprak özelliklerine uygun sulama teknikleri ve toprakta organik madde artırımı gibi sürdürülebilir tarım uygulamaları öğretiliyor. Tarlalarda 3 bin dekara yakın alanda damla sulamanın yaygınlaştırılmasına destek olan proje ile fabrikaların bulunduğu havzalarda suyun geri kazandırılması destekleniyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay: “Su artık sadece çevresel bir konu değil; herkes için ortak, acil ve hayati bir mesele” Dünyanın ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu dile getiren PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay, “Birleşmiş Milletler’in 2024 Dünya Su Gelişimi Raporu, son 20 yılda 1,4 milyar kişinin kuraklık ve suyla ilgili konulardan doğrudan etkilendiğini ortaya koyuyor. Yalnızca bu rakam bile, suyun geleceğinin artık küresel risk sıralamalarında neden en üst basamaklarda yer aldığını çok açık bir şekilde gösteriyor. Bu tablo yalnızca ekosistemlerin değil, gıda güvenliğinin, toplumsal yaşamın ve ekonomik istikrarın da tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor. Su artık sadece çevresel bir konu değil; herkes için ortak, acil ve hayati bir mesele. Bu nedenle suyu korumak hem ülkeler hem de şirketler için önemli hale geldi” dedi. “Manisa, İzmir ve Tarsus’ta yapılan damla sulama uygulamalarıyla 2024 yılında Manisa fabrikasında kullandığımız suyun %100’ünü, İzmir’de %94’ünü, Tarsus’ta ise %58’ini doğaya geri kazandırdık” PepsiCo Türkiye’nin hem bir gıda ve içecek şirketi olarak hem de tarım odağında yaptığı çalışmalar kapsamında su yönetimini sürdürülebilirlik stratejisinin önemli unsurlarından biri olarak gördüğünü dile getiren Ergün Günay, “PepsiCo Türkiye olarak Net Su Pozitif vizyonumuz doğrultusunda yalnızca su tüketimini azaltmakla yetinmiyor; özellikle su riski yüksek bölgelerde kullandığımız suyun tamamını doğaya geri kazandırmayı hedefliyoruz. Doğa Koruma Merkezi iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Bir Damla Bir Dünya Projesi ile sadece geçtiğimiz yıl Manisa fabrikasında kullandığımız suyun %100’ünü, İzmir’de %94’ünü, Tarsus’ta ise %58’ini doğaya geri kazandırdık. 2023 ve 2024 yıllarında 735 milyon litre su tasarrufunda bulunduk. 2025 yılı itibariyle bu rakamın 1.6 milyar litreyi bulması için çalışıyoruz. Böylece 674 olimpik havuza karşılık su tasarrufu yapılmasını desteklemiş olacağız. Bu somut sonuçlar, su yönetimini stratejik bir öncelik olarak ele aldığımızın ve sahada gerçek etkiler ürettiğimizin en net göstergesi. Önümüzdeki dönemde projeyi daha fazla bölgeye yayarak hem doğaya hem de yerel üreticilere destek vermeye kararlıyız” dedi. Doğa Koruma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Zeydanlı: “Önümüzdeki dönemde en çok tartışacağımız konulardan biri su sorunu olacak. Bir yandan iklim krizinden kaynaklı kuraklık, diğer yandan suyun yanlış kullanımı su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor. Su yönetimi artık yalnızca bir çevre meselesi değil; doğrudan sosyoekonomik etkileri olan bir konu haline geldi. Bu noktada tarım sektörü hem su tüketimindeki %79’luk payı hem de su verimliliği için sunduğu potansiyel çözümler nedeniyle en kritik sektörlerden biri. Ancak sürdürülebilirliği ve su verimliliğini gözetmeyen, en yüksek hasılata odaklanmış bir üretim modeli ile bu dönüşümün gerçekleşmesi mümkün değil. Bunun için su verimliliği ve üretim arasında bir denge kuran modeller ve bunların hayata geçmesini sağlayacak güçlü iş birliklerine ihtiyaç var. Bu proje kapsamında yapılan çalışmalar çiftçi, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin güzel bir örneğini ortaya koymuştur.” PepsiCo Türkiye, sürdürülebilir su yönetimi alanında attığı adımlarla hem sektörüne öncülük etmeyi hem de Türkiye’nin su geleceğine katkı sunmayı sürdürüyor. Bir Damla Bir Dünya Projesi'yle elde edilen sonuçlar, şirketin hem üretim süreçlerinde hem de tedarik zincirinde su riskini azaltma konusundaki kararlılığını güçlendirirken, iş birliği temelli yaklaşımıyla dirençli gıda ekosistemlerinin oluşmasına da somut bir katkı sağlıyor. PepsiCo önümüzdeki dönemde de Net Su Pozitif hedefi doğrultusunda yürüttüğü tüm çalışmalarla, suyu koruyan, verimliliği artıran ve uzun vadeli fayda sağlayan projelere yatırım yapmaya devam edecek.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.