Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doğal

Kapsül Haber Ajansı - Doğal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğal Taşın Kalbi İzmir’de Atıyor Haber

Doğal Taşın Kalbi İzmir’de Atıyor

. Yüzden fazla ülkeden bine yakın katılımcıyı buluşturan fuarın açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Daha fazla iş birliği, daha fazla ortak akıl ve daha fazla cesaret” çağrısıyla geleceğe güçlü bir mesaj verdi. Dünya doğal taş sektörünün öncü buluşması Marble İzmir - Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen 31. Marble İzmir, sektörün profesyonellerini bir araya getirdi. Açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, il ve ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, büyükelçiler, oda ve birlik başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda sektör profesyoneli katıldı. Açılış töreni, 31 yıldır dünya fuarcılığında marka haline gelen Marble İzmir’in tarihini, gücünü ve doğal taş sektörünü anlatan etkileyici bir performansla başladı. Sinematografik anlatı, sanatçıların büyüleyici müzik ve dans gösterileriyle zenginleşti. “Bir hayaldi, dünya markası haline geldi” Fuarın açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, Marble İzmir’in hikayesinin 37 yıl önce, büyük bütçeler ve imkanlar olmadan başladığını belirterek, “Elinde numuneyle fuar gezen, uzaktan stantlara bakıp ‘biz de yaparız’ diyen insanların inancıyla ilk adım atıldı. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan bu adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş buluşmalarından birine dönüştü. O günlerde bir hayaldi; bugün ise bir dünya markası haline geldi. Geçtiğimiz yıl Marble İzmir’i, 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçiyle tamamladık. Bu yıl ise Türkiye’nin 41 ilinden, 28 farklı ülkeden bine yakın katılımcıyla, 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden buluşuyoruz. Marble İzmir’in hikayesi bir avuç insanın emeğiyle başladı, bugün ise dünyanın sayılı organizasyonlarından biri haline geldi. Yarın ne olacağı ise bizim bugün ne yaptığımıza bağlı” diye konuştu. “Herkes aynı hedefe odaklanmadıkça bu potansiyel açığa çıkmaz” Marble İzmir’in hem kent hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağladığını vurgulayan Başkan Tugay, “Türkiye’nin doğal taş ihracatını çok daha yukarıya taşıyabiliriz. Bunun için daha fazla iş birliği, daha güçlü bir ortak akıl ve daha fazla cesaret gerekiyor. Kamu, özel sektör, odalar ve dernekler aynı hedefe odaklanmadıkça bu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koymamız mümkün değil. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu sorumluluğun farkındayız. İZFAŞ ile birlikte bu platformu büyütmeye ve uluslararası etkisini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. “Sektörün duayen isimlerinin adı yaşatılacak” Sektörün duayen isimlerinin adlarının ölümsüzleştirileceğini belirten Başkan Tugay, “İzmir, vefalı bir şehirdir. Kıymetini bilenin kıymetini her zaman bilmiştir. Bu anlayışla, fuarımıza değer katan isimleri onurlandırarak ilerlemeye devam ediyoruz. Daha önce sektörün duayen isimlerinden merhum Raif Türk’ün adını Fuar İzmir’deki meydanımıza vererek bir vefa örneği sergilemiştik. Bugün de aynı vefa duygusuyla merhum Erdoğan Akbulak, Kemal Arslan ve Mehmet Turgut Bekişoğlu’nun isimlerini Fuar İzmir’deki konferans salonlarına vererek kalıcı hale getiriyoruz. Çünkü bu başarı hikayesi, yıllar boyunca emek veren insanların eseridir” dedi. Başkan Tugay, bu yıl doğaya katkı sağlamak amacıyla katılımcılar adına fidan dikildiğini de belirtti. Bakan Bolat: “Dünya sarsılıyor ama işte Marble İzmir yapılıyor” Açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin doğal taş ihracatında dünyanın ilk üç ülkesi arasında yer aldığını belirterek Marble İzmir’in bu başarıya önemli katkı sunduğunu ifade etti. İzmir’in Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olduğunu vurgulayan Bolat, “Küresel doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Marble İzmir’deyiz. İZFAŞ’ın başarılı organizasyonuyla gerçekleşen bu fuar, dünya çapında ilk üç arasında yer alan, iftihar ettiğimiz organizasyonlardan biridir. Simgeleşmiş bir fuar haline gelen Marble İzmir, doğal taş sektöründe üretici ve alıcıları buluşturan önemli bir merkezdir. Bu yıl yüzden fazla ülkeden bine yakın katılımcı firma yer alıyor, 70 bin ziyaretçi bekleniyor. Savaşların yaşandığı, dünyanın ekonomik olarak sarsıldığı bir dönemdeyiz. Ama işte Marble İzmir yapılıyor” dedi. Bolat ayrıca, İzmir’in tarih boyunca ihracatın merkezi olduğunu belirterek, “Osmanlı döneminde de dünyaya açılan bir pencere olan İzmir, Cumhuriyet döneminde de bu rolünü sürdürdü. 2025 yılında 22,5 milyar dolar ihracat ve 12,9 milyar dolar ithalat gerçekleştiren kent, dış ticaret fazlası veren nadir şehirlerden biridir. Bu güzide şehir, savaşa rağmen bu yılın ilk üç ayında da 5,3 milyar dolarlık ihracatla ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etti” ifadelerini kullandı. Vali Elban: İhracat yeni maden sahalarıyla değil inovatif tasarımlarla artacak İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, “Uluslararası fuarcılığın başladığı bir şehirdeyiz. Mermer ve doğal taş sektörü, ‘ekmeğini taştan çıkaran’ bir anlayışla yola çıktı, ancak bugün çok daha özel ve katma değerli bir alana evrildi. Doğal taş ve makine ihracatını birlikte değerlendirdiğimizde 3 milyar dolar seviyesine ulaştık. Hedefimizin 10 milyar dolar olduğuna inanıyorum. Bu hedefe ulaşmak için yeni maden sahalarına değil, daha katma değerli ve inovatif tasarımlara ihtiyaç var. Geçmişte makinede dışa bağımlıyken bugün sektörün kullandığı makinelerin tamamı yerli üretim haline geldi” şeklinde konuştu. Bakan Yardımcısı Tancan: Anadolu mirasını dünya vitrinine çıkarıyoruz Türkiye’nin maden zenginliğine dikkat çeken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, “Bugün burada yalnızca ticari bir organizasyon için değil, Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını, emeğini ve teknolojisini dünya vitrinine taşımak için bulunuyoruz. Marble İzmir, sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerini buluşturan önemli bir organizasyon haline geldi. Türk mermerleri, dünyada pek çok alanda kullanılan ve tanınan ürünler arasında yer alıyor. Ülkemiz, dünya doğal taş ihracatında ilk üç ülke arasında bulunuyor ve sektördeki gücünü her geçen gün artırıyor. Bu fuarın, sektörün gelişimine katkı sağlayacağına ve önemli ticari iş birliklerine zemin hazırlayacağına gönülden inanıyorum” dedi. Şimşek: Sevgi Yolu’nda 7 firmalı fuardan bugüne geldik Tüm Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Başkanı Hanifi Şimşek, Sevgi Yolu’nda 7 firmayla bu fuarın temellerinin atıldığını belirterek, fuarla birlikte sektörün de büyüdüğünü vurguladı. Şimşek, 30 yıl önce makine ithal ederken bugün mermer ihraç eden bir konuma geldiklerine işaret etti. Sektörün profesyonelleri İzmir’de buluştu Fuar İzmir’de 150 bin metrekareyi aşan açık ve kapalı alanda gerçekleşen Marble İzmir, üretimden tasarıma, teknolojiden ticarete kadar doğal taş sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getirdi. Marble İzmir 14 – 17 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen firmaların yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarından katılımcıları, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Hindistan, Meksika, Rusya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere farklı coğrafyalardan nitelikli alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturacak. D-ESIGN Arena ile tasarım ve deneyim odağı D Holü, bu yıl “D-ESIGN Arena” konseptiyle yeniden düzenlenerek fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu alanda; mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks söyleşileri, iş görüşmeleri ve çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Doğal taşın sanatsal yönünü öne çıkaran Heykel Çalıştayı’nda ortaya çıkan eserler fuar süresince sergilenirken, fuar sonrası İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kentin kültürel yaşamına katkı sunması hedefleniyor. Marble İzmir kapsamında düzenlenen 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması ise sektörün katma değerli dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Bu yıl 8 ülkeden 67 üniversiteden öğrencilerin katılımıyla seçilen 724 proje arasından finale kalan 19 tasarım da D Holü’nde sergileniyor. Uluslararası iş birlikleri güçleniyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği, makine ve teknoloji alanında Avrupa ile yeni ticari ve teknik açılımlar sağlarken, fuarın uluslararası konumunu güçlendiriyor. Bu iş birliğiyle bilgi ve teknoloji paylaşımının artırılması ve Türk doğal taş sektörünün küresel rekabet gücünün geliştirilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğru Takviyeyi Seçme Rehberi  Haber

Doğru Takviyeyi Seçme Rehberi 

Raflar vitamin, mineral ve bitkisel desteklerle dolup taşarken, her gün yeni bir madde gündeme geliyor. Ancak “Her düşük değer takviye gerektirir mi? Popüler desteklerin gerçekten işe yaradığını nasıl anlarız? Etiket ve doz güvenilir mi?” gibi sorular giderek daha fazla önem kazanmaya başladı. Acıbadem Life Danışmanı Aile Hekimi Prof. Dr. İsmet Tamer vitamin takviyesini seçmenin altın ipuçlarını paylaşıyor. VİTAMİNE GERÇEKTEN İHTİYACINIZ VAR MI? Günümüzde pek çok kişi, yaşam temposu ve beslenme düzenindeki değişiklikler nedeniyle eksik kaldığını düşündüğü vitamin ve mineralleri takviyelerle tamamlamaya yöneliyor. Geleneksel beslenme biçimlerinin yerini işlenmiş gıdalara bırakması, taze sebze-meyve tüketiminin azalması mikro besin alımını düşürürken; kapalı ofislerde uzun saatler çalışma, güneş ışığına daha az maruz kalma gibi modern yaşam faktörleri özellikle D vitamini başta olmak üzere çeşitli eksiklikleri artırıyor. Öte yandan gelişmiş laboratuvar testleri sayesinde belirti vermeyen eksiklikler daha sık tespit ediliyor, sosyal medya ve pazarlama dili ise “doğal, mucize, hızlı etki” söylemleriyle takviyelere olan ilgiyi körüklüyor. Bu noktada laboratuvar değerlerinin tek başına belirleyici olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. İsmet Tamer, “Tahlilde değerin düşük çıkması her zaman takviye başlanacağı anlamına gelmez. Eksikliğin derecesi, klinik bulgular ve risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir. Bazı hafif düşüklüklerde yaşam tarzı düzenlemesi yeterliyken, ciddi düzeylerde hedefe yönelik tedavi gerekebilir” diyerek bilinçli yaklaşımın önemini vurguluyor. HER YENİ BİLEŞEN MUTLAKA ALINMALI MI? Takviye pazarında her gün yeni bir bileşen gündeme geliyor. Yakın dönemde popülerleşen berberin buna iyi bir örnek. Peki yeni maddeler gerçekten yeterli bilimsel kanıtla mı destekleniyor, yoksa trend etkisiyle mi hızla yaygınlaşıyor? Prof. Dr. İsmet Tamer’e göre burada en kritik nokta, “etkinlik ve güvenlik verisinin randomize kontrollü bilimsel çalışmalarla desteklenmesi”. Bazı bileşenler için umut vadeden sonuçlar bulunsa da çalışmaların kapsamı, katılımcı sayısı ve kullanılan dozlar büyük farklılık gösterebiliyor. Tamer, “ Bitkilerde doğal olarak bulunan berberin bileşiği üzerine kan şekeri ve lipid profili gibi parametrelerde olumlu sonuçlar bildiren yayınlar mevcut; ancak uzun dönem güvenlik verisi ve standart doz netliğine dair yeterli kanıt henüz sınırlı” diyerek temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çiziyor. Prof. Dr. İsmet Tamer, özellikle sosyal medya etkisiyle hızla yayılan takviyeler konusunda uyarıda bulunuyor ve “Bir madde popüler oldu diye hemen kullanmaya başlanmamalı; hele ki tedavi amacıyla ve mevcut ilaçlarla birlikte alınacaksa mutlaka bir hekim görüşü alınmalı” diyor. VİTAMİN TAKVİYESİNİN İÇİNDE VİTAMİNİ YOKSA? Vitamin ve bitkisel takviyelerin içerik güvenilirliğinin hem dünyada hem Türkiye’de en çok tartışılan başlıklardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. İsmet Tamer, “Bağımsız laboratuvarların yaptığı analizlerde zaman zaman ürün etiketinde yazan etken maddenin ya çok düşük oranda bulunduğu ya da hiç bulunmadığı tespit edilebiliyor. Bu durum şaşırtıcı değil. Gıda takviyeleri ilaçlar kadar sıkı onay süreçlerinden geçmediği için kalite kontrol üreticinin beyanına ve uyguladığı standartlara bağlıdır. Bağımsız kuruluşlarca test yapılmadığında etiket ile içerik arasında tutarsızlık görülebilir. Özellikle online satış platformlarındaki her ürün denetimlerden geçmediği için dikkatli olunması gerekiyor” diyor. DOĞRU TAKVİYE SEÇME REHBERİ Tüketicilerin takviye seçerken dikkat etmesi gereken noktalar konusunda pratik bir “alışveriş kontrol listesi” hazırlayan Prof. Dr. İsmet Tamer, doğru ürün tercihinin sandığımızdan daha kritik olduğunu belirtiyor. Buna göre takviye satın alırken şu adımlar göz önünde bulundurulmalı: Etiket mutlaka incelenmeli. Etken maddenin adı ve miktarı şeffaf şekilde yazıyor mu? Her bileşenin dozu belirtilmiş mi? Yan etki, gebelik–emzirme ve çocuk kullanımı uyarıları yer alıyor mu? Bağımsız test sertifikaları önemli. USP, NSF, ConsumerLab gibi kuruluşların doğrulama logosu ürünün güvenilirliğini artırır. Üretim yeri, GMP bilgisi ve marka iletişim detayları net olmalı. İlaç kullanıyorsanız dikkat! Bitkisel ve doğal takviyeler ilaçlarla etkileşime girebilir. Düzenli ilaç kullananlar mutlaka hekim görüşü almalı. Amaç net olmalı. Destek amaçlı mı yoksa belirli bir eksiklik için mi kullanılıyor? Spesifik eksiklik şüphesinde önce test, ardından hedefe yönelik ürün seçimi yapılmalı. Fiyat tek kriter değildir. Çok ucuz ürünler kalite şüphesi yaratabilir; en pahalısı da en iyi anlamına gelmez. Bilimsel veri ve sertifika her zaman fiyatın önündedir. Prof. Dr. Tamer, takviyelerin herkes için rutin bir ihtiyaç olmadığını vurgulayarak, “Yeni bir madde popüler oldu diye hemen uzun süreli kullanıma başlanmamalı. Güvenilir kanıta, ürün doğrulamasına ve hekim değerlendirmesine dayanan seçim en sağlıklı yaklaşımdır” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TANAP, Enerji Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirdi Haber

TANAP, Enerji Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirdi

Enerjinin “İpek Yolu” olarak anılan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP), Avrupa'ya açıldığı 30 Kasım 2019 tarihinden günümüze bölgenin enerji akışında kilit rol oynamayı sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in katılımıyla Edirne İpsala'daki MS4 Ölçüm İstasyonu'nda gerçekleştirilen açılış töreniyle Avrupa yolculuğuna başlayan proje, bugün Azerbaycan, Türkiye ve Avrupa Birliği'ni birbirine bağlayan kritik enerji koridoru olarak öne çıkıyor. Güney Gaz Koridoru’nun en önemli halkasını oluşturan TANAP, Azerbaycan'ın Şah Deniz-2 sahasından çıkarılan doğal gazı 1.811 kilometrelik Anadolu güzergâhından geçirerek Türkiye-Yunanistan sınırında Trans Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı'na (TAP) teslim ediyor. Buradan hareketle gaz, Yunanistan, Arnavutluk ve İtalya üzerinden Avrupa pazarına ulaşıyor. 20 İL VE 600 KÖYDEN GEÇEN ENERJİ KORİDORU Ardahan Posof'tan başlayarak Edirne'ye uzanan boru hattı, Kars, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Tekirdağ olmak üzere toplam 20 ilden, 67 ilçe ve 600 köyden geçiyor. Proje hem kaynak hem de güzergâh çeşitliliği sağlayarak Avrupa'nın enerji tedarikini güçlendiriyor. 16 YENİ TÜR BİLİM DÜNYASINA KAZANDIRILDI TANAP, enerji altyapısının yanı sıra çevre ve biyoçeşitlilik alanında da önemli çalışmalara imza attı. Türkiye'de ilk kez 500 metrelik güzergâh koridorunda EUNIS Seviye 3 habitat haritaları hazırlanarak geniş bir veri tabanı oluşturuldu. Yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda daha önce bilinmeyen 9 böcek ve 7 bitki türü olmak üzere toplam 16 yeni canlı türü bilim dünyasına kazandırıldı. Projenin güzergâhında yapılan ağaçlandırma çalışmaları ile orman ve step habitatlarında hayata geçirilen biyoçeşitlilik dengeleme çalışmaları, geçilen habitat alanlarına pozitif katkı sağladı. TANAP, bu çalışmaları nedeniyle sürdürülebilirlik kategorisinde birçok ödüle layık görüldü. TANAP’ın çevresel etki değerlendirmesi ve temel tasarım sürecinde yürütülen arkeolojik ve kültürel miras alanlarının tespitine yönelik saha çalışmaları neticesinde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları envanterlerinde daha önce kayıtlı olmayan 106 yeni alan tespit edildi ve bu alanlar ilgili Koruma Kurullarınca tescil edilerek koruma altına alındı. BİNDEN FAZLA ARKEOLOJİK ESER KÜLTÜR ENVANTERİNE KATILDI Projenin inşaat sürecinde gerçekleştirilen kurtarma kazıları kapsamında, toplam 48 adet arkeolojik alan ve yaklaşık 1.000 adet arkeolojik eser Türkiye kültür envanterine kazandırıldı. Özellikle boru hattı güzergâhının 335. kilometresinde rastlantısal olarak tespit edilen Alaybeyi Arkeolojik Alanı, Karaz Kültürünü de içeren çok katmanlı yapısıyla bölge arkeolojisinin tarihini yeniden yazacak bulgularla karşımıza çıktı. TÜBİTAK laboratuvarlarında yapılan karbon analizi sonuçlarına göre Alaybeyi'nde en eski yerleşimin M.Ö. 4720-4553 tarihlerine kadar uzandığı belirlendi. 1.000'İN ÜZERİNDE SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ TANAP, sadece enerji taşımakla yetinmeyip geçtiği bölgelerde sosyal ve ekonomik kalkınmaya da önemli katkılar sundu. Proje kapsamında hayata geçirilen Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları (SEİP) ile boru hattının geçtiği 20 il, 67 ilçe ve 600 köyde eğitimden altyapıya, sağlıktan çevreye kadar geniş bir yelpazede toplam 1.000'in üzerinde proje desteklendi.

Kandıra Akçakese'ye 4.500 Ağaçlık Doğal Orman Haber

Kandıra Akçakese'ye 4.500 Ağaçlık Doğal Orman

Bu kapsamda Kandıra Akçakese Mahallesi’ndeki 60 dönümlük alanı yeşile büründürecek olan Büyükşehir, yaklaşık 4.500 adet ağaç ile bölgeyi doğal orman yapısına kavuşturacak. 60 DÖNÜM ARAZİYE 4.500 AĞAÇ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kenti yeşil alan hedefiyle ağaçlarla donatıyor. Şehrin dört bir yanında ağaçlandırma seferberliğini sürdüren Büyükşehir, Kandıra’nın Akçakese Mahallesi’ndeki yaklaşık 60 dönümlük alana 4.500 adet ağaç dikecek. Ağaçlandırma çalışması, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından kasım-aralık aylarında gerçekleştirilecek. HAFRİYAT TOPRAĞI REHABİLİTE EDİLDİ Ağaçlandırma ile ilgili İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’na bağlı Hafriyat Denetim Şube Müdürlüğü çalışmalarına hızla başladı. Orman Genel Müdürlüğü’ne ait olan ve orman vasfını yitirmiş alanı kazı fazlası dolgu sahası olarak izne konu edip, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin alt ve üst yapı çalışmalarında çıkan yaklaşık 300.000.00 metreküp hafriyat toprağını rehabilite etti. Söz konusu alan yaklaşık 4.500 adet ağaç ile doğal orman yapısına kavuşturulacak. YEŞİL ALAN ORANI ARTIYOR Yaz aylarında yanan ormanları da göz önünde bulunduran Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli genelinde yeşil alanları her geçen gün artırıyor. Bu kapsamda Kandıra ilçesi Akçakese Mahallesi sınırlarında kalan ve orman vasfını yitirmiş yaklaşık 60 dönümlük alan, Büyükşehir Belediyesi tarafından orman kimliğini yeniden kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.