Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doğal Kaynaklar

Kapsül Haber Ajansı - Doğal Kaynaklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Kaynaklar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da Kritik Enerji Zirvesi: Stratejik Yatırımlar ve Güvenlik Gündemde Haber

İstanbul’da Kritik Enerji Zirvesi: Stratejik Yatırımlar ve Güvenlik Gündemde

Hürmüz krizi gibi bölgesel gerilimlerin giderek arttığı bir süreçte İstanbul, doğal kaynaklar alanında önemli bir zirveye hazırlanıyor. İNRES 2026, 22 Mayıs’ta Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın ev sahipliğinde düzenlenecek zirvenin açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapacak. Ayrıca Bakan Bayraktar da açılış töreninde katılımcılara hitap edecek. 45 Ülkeden Katılım Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından bir paylaşım yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle bu yıl ikincisini gerçekleştireceğimiz İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi başlıyor. 9 ülkeden 7 bakan ve 3 bakan yardımcısının yanı sıra 45 ülkeden enerji ve maden sektörü temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, akademisyenler ve iş dünyasının önde gelen isimleri; küresel enerji güvenliğinden stratejik yatırım modellerine, hidrokarbonlardan kritik minerallere kadar sektörün geleceğini ele almak üzere bir araya gelecek. Ortak akılla, zorlu zamanlarda daha güvenli bir gelecek inşa etmek adına 22 Mayıs'ta İstanbul’da buluşuyoruz.” dedi. Bakanlar ‘Enerji Güvenliğini’ Konuşacak Zirvede 3 ayrı oturum düzenlenecek. Zirvenin en önemli konu başlıklarından biri ‘enerji güvenliği’ olacak. Bu kapsamda, “Değişen Küresel Manzarada Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İşbirliği” başlıklı bir Bakanlar Oturumu gerçekleştirilecek. Söz konusu oturumda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Shahbazov, Bulgaristan Enerji Bakanı Iva Petrova, Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Mariam Kvrıvıshvılı, Libya Petrol ve Gaz Bakanı Khalifa Rajab Khalifa Rajab Abdulsadıq, Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Nijerya Katı Mineraller Geliştirme Bakanı Oladele Henry Alake ile Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed yer alacak. Yatırım Stratejileri de Gündemde Zirvenin önemli konularından biri de finansman ve yatırım olacak. Bu çerçevede, zirvede “Belirsizliği Yönetmek: Hidrokarbonlar ve Mineraller İçin Yatırım Stratejileri” başlığıyla bir oturum düzenlenecek. Bakan Yardımcıları ve uluslararası enerji şirketlerinin CEO’larının bir araya geleceği oturumda enerji ve maden sektöründeki yatırım fırsatları, finansman modelleri ve küresel ekonomik gelişmeler değerlendirilecek. Söz konusu zirvede; Suriye Petrolden Sorumlu Enerji Bakan Yardımcısı Sn. Giyas Dıyap, Sonatrach CEO’su Noureddine Daoudı, Subsea 7 Conventional Kıdemli Başkan Yardımcısı Olivier Blarıngham, TÜPRAG Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yilmaz ve EDISON Başkan Yardımcısı Fabrizio Mattana yer alacak. Zorluklar ve Fırsatlar Değerlendirilecek Zirvede, “Dönüşümü Tasarlamak: Zorluklar ve Fırsatlar” başlıklı bir oturum da düzenlenecektir. Söz konusu oturumda enerji ve yatırım politikalarında devletlerin üstlenmesi gereken roller tartışılacak. Katılımcılar, enerji dönüşümü sürecinde kamu politikalarının önemini, finansmanı ve ülkeler arası iş birliği imkanlarını ele alacak. Söz konusu zirvede; Bulgaristan Enerji Bakan Yardımcısı. Kiril Temelkov, Romanya Enerji Bakanlığı Devlet Sekreteri Cristian Silviu Buşoi, EPİAŞ CEO’su Taha ARVAS, Dünya Bankası Kıdemli Enerji Ekonomisti Claire Nicolas, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye Başkan Yardımcısı Mehmet Erdem Yaşar yer alacak. İkili Görüşmeler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, İNRES 2026’ya iştirak eden konuk bakanlar ile ikili görüşmeler de gerçekleştirecek. Bu görüşmelerde, ülkeler arasındaki mevcut ve potansiyel iş birliği konularının görüşülmesi bekleniyor. Ayrıca, zirve marjında bazı anlaşmalara da imza atılması öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Diplomasisinin Kalbi İstanbul’da Atacak Haber

Enerji Diplomasisinin Kalbi İstanbul’da Atacak

Geçtiğimiz yıl 9 ülkeden 10 bakanın katılımıyla uluslararası ölçekte büyük yankı uyandıran İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi, bu yıl da enerji güvenliği, yatırım ve küresel iş birlikleri açısından kritik mesajların verileceği önemli bir platform olacak. 22 Mayıs’ta İkinci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026), 22 Mayıs’ta Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Zirvenin açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirmesi bekleniyor. Açılış töreninde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da katılımcılara hitap edecek. Birçok Ülkeden Üst Düzey Katılım Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenecek zirve; enerji ve doğal kaynaklar alanında karar vericileri, yatırımcıları, kamu temsilcilerini ve uluslararası kuruluşları İstanbul’da buluşturacak. Zirveye Avrupa, Asya ve Afrika’dan çok sayıda ülkenin bakan ve bakan yardımcılarının katılması bekleniyor. Ana Gündem Enerji Güvenliği Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da katılacağı Bakanlar Oturumu’nda enerji güvenliği ana gündem maddesi olacak. Hürmüz krizi gibi küresel gelişmelerin yanı sıra petrol, doğal gaz, madencilik ve kritik mineraller alanındaki son durum değerlendirilecek. Zirveye katılan bakanlar, küresel enerji piyasalarına ilişkin öngörülerini paylaşacak. Devletlerin Enerji Politikalarındaki Rolü Tartışılacak Konuk bakan yardımcılarının katılacağı oturumda ise enerji ve yatırım politikalarında devletlerin üstlenmesi gereken roller masaya yatırılacak. Katılımcılar, enerji dönüşümü sürecinde kamu politikalarının önemini ve ülkeler arası iş birliği imkanlarını ele alacak. Finans ve Yatırım Masada Olacak Kamu şirketlerinin yöneticileri, uluslararası enerji şirketlerinin CEO’ları ve finans kuruluşlarının temsilcilerinin bir araya geleceği oturumda enerji ve maden sektöründeki yatırım fırsatları, finansman modelleri ve küresel ekonomik gelişmeler değerlendirilecek. İkili Görüşmeler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, İNRES 2026’ya iştirak eden konuk bakanlar ile ikili görüşmeler de gerçekleştirecek. Bu görüşmelerde, ülkeler arasındaki mevcut ve potansiyel iş birliği konularının masada olması planlanıyor. Zirve marjında bazı anlaşmalara da imza atılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek Haber

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY; öncü ekonomilerin politikalarını belirleyen unsurlardan nadir toprak elementlerine (NTE’ler) yönelik araştırma sonuçlarını yayımladı. Araştırma; nadir toprak elementlerinin modern teknolojiler için önemi ve Çin’in küresel tedarik zincirindeki baskın rolü ile bu konudaki jeopolitik ve ekonomik riskleri vurguluyor. Araştırmaya göre; Çin’in, stratejik varlık olarak sınıflandırdığı nadir toprak elementleri alanındaki hakimiyeti devam ediyor. Avrupa Bölgesi ise alternatif kaynaklar ve geri dönüşüm stratejileriyle nadir toprak elementlerine bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. 2026 sonuna kadar nadir toprak elementlerini temsil eden 17 elementin 12'si için ihracat lisansı getirilebileceği belirtiliyor. Listeye yeni elementler eklenmediği takdirde, Çin’in, bugün yalnızca yedi NTE ürününde uyguladığı düzenleyici kontrol kapsamının daha da genişleyeceği, bu durumun, AB’nin kritik mineral olarak tanımladığı hammaddelere erişimini daha da zorlaştıracağı ifade ediliyor. Küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik artıyor Nadir toprak elementleri, periyodik cetveldeki 21, 39 ve 57-71 numarasına sahip eşsiz manyetik, ışık yayan ve elektrokimyasal özelliklerine sahip 17 elementten oluşuyor. Modern teknolojilerde yeni ve geniş bir kullanım alanına sahip olan nadir toprak elementleri fiziksel, manyetik ve kimyasal özellikleri sebebiyle günlük yaşamda önemli bir rol oynuyor. Burada özellikle, dış enerjiye ihtiyaç duymadan manyetik özelliklerini süresiz olarak koruyan mıknatısların rolü büyük öneme sahip ve küresel NTE talebinin 2023 yılı rakamlarına göre yüzde 45’ini oluşturuyor. Nadir toprak elementleri; akıllı telefon, dizüstü bilgisayar, hibrit otomobil, rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri gibi pek çok yüksek teknoloji ürününün yanı sıra savunma sanayisinde de kullanılıyor. Örneğin; jet motorları, füze savunma mekanizmaları, uzay tabanlı uydular ve iletişim sistemlerinde bu elementlerin yer aldığı biliniyor. Araştırmaya göre; yeşil enerji teknolojileri, gelişmiş elektronik ve savunma uygulamaları, nadir toprak elementlerine (NTE) olan talebi hızla artırıyor. Özellikle, küresel ölçekte mıknatıs kullanım hacminin önümüzdeki 10 yılda %9 büyümesi öngörülüyor. Çin, küresel NTE üretiminin %70’ini ve rafinasyon işlemlerinin %90’ını kontrol ediyor. Ayrıca sinterlenmiş kalıcı mıknatıs üretiminde (PETRM) de %94 paya sahip. Araştırmada, jeopolitik risklere de dikkat çekiliyor. Çin’in, 2025’te yedi tip NTE için ihracat kontrolleri getirmesi ve yıl sonunda beş ek element için kontrolleri askıya almasının küresel tedarik zinciri güvenliği endişelerini artırdığı ifade ediliyor. Öte yandan tedarik güvenliği endişeleri nedeniyle NTE şirketlerinin piyasa değerinin 2025’in ilk 10 ayında %175 arttığı; bu artışın enerji ve teknoloji devlerini geride bıraktığı görülüyor. 2025 yılı ilk 10 ayında piyasa değeri %175 arttı Avrupa, Çin'in ham nadir toprak elementleri ve kalıcı mıknatıslar ihracatı için en önemli destinasyonlardan biri olmaya devam ediyor. Almanya, İtalya ve İspanya başta olmak üzere Avrupa, modern teknolojinin vazgeçilmezi olarak görülen bu elementleri Çin’den ithal ediyor. Söz konusu lisans süreçleri, Avrupa’da üretim duraksamalarına yol açabiliyor. Çin, NTE rezervlerinin %50’sini elinde tutsa da Brezilya, Hindistan, Avustralya ve Orta Asya’da bu alana yönelik yeni projeler geliştiriliyor. Avrupa’da İsveç, Norveç, Finlandiya ve Polonya gibi ülkeler stratejik maden ve rafineri yatırımlarına yöneliyor. AB stratejik hammaddeleri geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor NTE’ler, jeolojik olarak nadir olduklarından değil, genellikle yoğun ve işletilebilir cevher yataklarında bulunmamasından dolayı bu isimle anılıyor. Prometyum hariç tüm nadir toprak elementlerinin, ortalama olarak dünyada gümüş, altın veya platinden daha bol bulunduğu ifade ediliyor. Kimyasal olarak birbirlerine çok benzemeleri, bu elementlerin çıkarım süreçlerini teknik ve ekonomik açıdan güçleştiriyor. NTE’lerin büyük ölçekli üretimi önemli miktarda su ve enerji kullanımını gerektirebiliyor; ayrıca kimyasal sızıntı riski ile uranyum ve toryum gibi nadir toprak mineralleriyle birlikte doğal olarak bulunan radyoaktif elementlerin açığa çıkması gibi çevresel riskler de ortaya çıkabiliyor. Avrupa Birliği bu kapsamda 2030’a kadar stratejik hammaddelerin %25’ini geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor. Ancak yeni madenlerin devreye alınması 8–10 yıl, rafinerilerin kurulması ise 5 yıl sürebiliyor. Merkez Avrupa ve Türkiye AB’nin NTE tedariğinde önemli bir avantaja sahip Merkezi Avrupa Bölgesi ülkeleri AB sanayisinin ihtiyaç duyduğu nadir toprak elementleri tedariğinde önemli bir avantaja sahip. Örneğin, İsveç, Norveç ve Finlandiya’da keşfedilen yeni NTE oksit rezervleri tahmini 11 milyon ton üretimle AB’nin NTE ihtiyacının üçte birini karşılayabilir. Ülkemizde ise, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı açıklamalarına göre, Eskişehir Beylikova ve Sivrihisar ilçeleri arasında yer alan sahada 694 milyon ton rezerve sahip nadir toprak elementi (NTE) bulunuyor. Tahminler, bu maden sahasının Çin'deki 800 milyon tonluk "Bayan Obo" sahasından sonra dünyanın en büyük ikinci rezervi olduğunu gösteriyor. Bakanlık, Ekim 2024'te nadir toprak elementleri çıkarma ve işleme konusunda bilgi paylaşımı, madencilik teknolojilerinin geliştirilmesi ve ortak yatırımların yapılması için Çin ile "Doğal Kaynaklar ve Madencı̇lı̇k Alanlarında İşbı̇rlı̇ğı̇ne İlı̇şkı̇n Mutabakat Zaptı" imzaladı. EY Enerji Sektörü Lideri Cem Çamlı, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Nadir toprak elementleri, enerji, teknoloji, mobilite, savunma ve endüstriyel üretim sektörlerinin görünmez omurgasını oluşturuyor. Artan jeopolitik gelişmeler, küresel talebin ciddi büyümesi ve stratejik ulusal çıkarlar ülkelerin stratejik planlamalarını ve yatırımcıların ajandalarındaki öncelikleri yeniden şekillendiriyor. Türkiye, hem Asya ve Avrupa arasındaki coğrafi konumu, hem gelişen sanayi altyapısı hem de nadir toprak elementleri rezervleri ile bu dönüşümde daha etkin bir rol üstlenebilir. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, elektrikli araç ekosistemimiz ve savunma sanayimiz NTE arz güvenliğini artık bir rekabet avantajı değil, zorunlu bir stratejik gereklilik haline getiriyor. Bu nedenle nadir toprak elementleri değer zinciri boyunca sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın aktif rol oynaması, AR-GE yatırımları ve teşvikleri ile ekosistemin büyütülmesi ve bilgi birikiminin artırılması kritik önem taşıyor. Böylece, nadir toprak elementleri ile yatırılacak ekonomik değer ülkemiz ekonomisine ve istihdamına katkı sağlayacak ve AB ile olan ticari iş birliğimizin daha da sağlamlaşmasını sağlayacaktır. Yakın zamanda, Türkiye’de nadir toprak elementleri değer zincirinde rol alan yeni yatırımlar, girişimler ve kamu-özel sektör iş birliklerini göreceğimizi tahmin ediyoruz. EY-Parthenon olarak, küresel ve bölgesel bilgi birikimimizle bu alanda sektörünün öncüsü müşterilerimize stratejiden uygulamaya uçtan uca hizmet vermeye ve rekabet avantajı yaratmaya devam ediyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Jaguarları Koruma Projesinin İkinci Aşaması Meksika'da Başladı Haber

Jaguarları Koruma Projesinin İkinci Aşaması Meksika'da Başladı

MERİDA / Meksika - |KAHA| - Lansman, Huawei ve IUCN'nin yanı sıra Meksika Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Yucatán Eyalet Hükümeti ve yerel ortak C-Minds tarafından gerçekleştirildi. Meksika Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Biyoçeşitlilik ve Çevresel Restorasyon Müsteşarı Dr. Marina Robles García, "Meksika'da, ülkemiz ekosistemlerinin %42'si, çözüm bulmak zorunda olduğumuz derecede bir bozulmayla karşı karşıyadır. Bu çözüm, çok sayıda restorasyon ve izleme çalışması içeriyor ancak aynı zamanda daha önemli bir şey anlamına da geliyor ki, bu ittifak sayesinde, tam da bunu görüyoruz," dedi. Huawei TECH4ALL ve IUCN Yeşil Listesi doğrultusunda Huawei ve IUCN, 2020 yılında, teknolojik inovasyon yoluyla doğanın korunması konusunda başarıyı artırmak için Tech4Nature küresel ortaklığını başlattı. Meksika'nın Yucatán Valisi Joaquín Díaz Mena, 2025 Tech4Nature Zirvesi'nde, "Bugün ortak bir vizyonu, doğayı korumanın artık sadece iyi niyet veya münferit politikalara bağlı olamayacağını idrak eden bir vizyonu kutluyoruz. Bilim, teknoloji, güçlendirilmiş topluluklar ve kararlı hükümetlere ihtiyacımız var," şeklinde konuştu. Habitat kaybı ve parçalanması nedeniyle jaguarlar, IUCN Kırmızı Listesi'nde Neredeyse Tehdit Altında olarak sınıflandırılmıştır. Bu türün korunmasına katkıda bulunmak amacıyla projenin ilk aşamasında Dzilam de Bravo Devlet Koruma Alanı'na 60 ses cihazı ve 20'den fazla kamera tuzağı yerleştirildi. Sistem, eğitimli yapay zeka modellerini kullanarak koruma alanında yaşayan türlerin ses ve görüntülerini tanıyabiliyor. Nisan 2025'e kadar bu çözüm, toplam 147 tür tespit etti ve bölgede dokuz jaguarın varlığını doğruladı. Projenin ikinci aşaması, jaguar popülasyonlarının dağılımı hakkında veri toplama ve biyolojik bir koridor oluşturmak amacıyla karar verme sürecini desteklemek ve koruma alanı yönetimini iyileştirmek için veriye dayalı içgörüler sağlamaya odaklanıyor. 2025 Tech4Nature Zirvesi, teknoloji odaklı doğa koruma alanındaki gelişme ve stratejileri paylaşmak üzere dünyanın dört bir yanından uzman, bilim insanı ve koruma liderini bir araya getirdi. Huawei Yönetim Kurulu Direktörü ve Kurumsal Sürdürülebilir Kalkınma Komitesi Direktörü Tao Jingwen, "Dijital teknoloji, biyoçeşitliliğin korunmasını çok daha verimli hale getiriyor ve hükümet ve koruma savunucularının daha hızlı, daha hedefe yönelik adımlar atmasına yardımcı oluyor," diyerek şöyle devam etti: "Dijital teknolojiyi küresel ekosistemin korunmasında ortak bir araç haline getirmek üzere daha fazla ortağımızı Tech4Nature girişimine katılmaya çağırmak istiyorum." Zirvede, Meksika'nın yanı sıra Brezilya, Çin, İspanya, Kenya ve Türkiye'deki Tech4Nature İkinci Aşama projeleri incelenerek dijital teknolojiler ve yapay zeka analitiğinin farklı ekosistemlerin özel ihtiyaçlarına nasıl uyarlanabileceği gösterildi. IUCN Meksika, Orta Amerika ve Karayipler Bölge Ofisi (ORMACC) Direktörü Úrsula Parrilla da, "Şu ana kadar yakaladığımız ivmeyi temel alarak bu ortaklığın ikinci aşamasını büyük bir heyecanla bekliyoruz. Bu yeni bölüm, altı ülkeye hitap edecek ve türler, ekosistemler ve bu ülkelerin toplumları için dönüştürücü bir değişimi teşvik edecek," diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Teknolojiyi büyük ölçekli korumaya entegre ederek doğayı, sürdürülebilir kalkınma karar alma süreçlerinin merkezine koymayı amaçlayan küresel hedeflere katkıda bulunuyoruz."  Tech4Nature ikinci aşama projeleri Brezilya iklim değişikliğinin Marajó Adası üzerindeki etkisini inceleyecek ve ekosistem sağlığının bir göstergesi olarak mangrov yengeçlerini izleyecek. Çin dünyanın en nadir primatı olan ve sayıca sadece 42 tane kalmış olan Hainan gibonunun yeniden çoğalmasını takip edip desteklemek için ağa bağlı dijital çözüm ve yapay zeka analitiği kullanıyor. İspanya park ziyaretçilerinin kartalların üreme başarısı üzerindeki etkisini analiz etmek için dijital teknolojileri kullanarak Sant Llorenç del Munt i l'Obac Doğa Parkı'ndaki Bonelli kartalını korumayı amaçlıyor. Kenya Kisite-Mpunguti Denizcilik Milli Parkı ve Koruma Alanı'nda bulunan koruma altındaki deniz alanları ve mercan resiflerinde izlemeyi geliştirerek yasadışı balıkçılık ve turizm baskısı gibi sorunların üstesinden gelmeye yardımcı olmayı ve mercanların hayatta kalmasına yardım eden papağan balığını izlemeyi amaçlıyor. Türkiye iki pilot bölgede, alageyik ve yaban keçisi de dahil olmak üzere büyük memelilere odaklanarak biyolojik çeşitliliğin korunmasını değerlendirmek için STK'lar, özel sektör ve hükümet arasında öncü bir işbirliğini temsil ediyor. 2025 Tech4Nature Zirvesi teknoloji sektörü, STK'lar, hükümetler, akademik kurumlar ve yerel topluluklar arasındaki işbirliğinin, biyoçeşitlilik ve ekosistemlerin korunmasında nasıl yeni bir paradigma yarattığına tanıklık etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.