Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doğal Taş

Kapsül Haber Ajansı - Doğal Taş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Taş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatçıları Çin Pazarına Hazırlıyor Haber

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatçıları Çin Pazarına Hazırlıyor

24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 10.00’da Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binası 7. Kat Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek toplantıya, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E-İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal katılacak. Önal, e-ihracat politikaları, e-ihracata yönelik devlet destekleri ve sınır ötesi e-ticaret uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. Program kapsamında ayrıca milli katılım organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği tarafından yürütülen 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın (CIIE) sunduğu ticari fırsatlar, organizasyon süreci ve katılım koşulları hakkında ihracatçılara bilgi verilecek. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Çin; 5 trilyon dolara ulaşan ticaret hacmi, 1,5 milyarlık nüfusu ve hızla genişleyen orta ve üst gelir grubuyla Türk ürünleri için büyük bir pazar potansiyeli sunuyor. Ülkede yaklaşık 300 milyon tüketicinin Avrupa standartlarına yakın bir yaşam ve tüketim düzeyine sahip olması, özellikle kaliteli ve katma değerli ürünlerimiz açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Son dönemde Çin’den Türkiye’ye gelen ticaret heyetlerinin sayısındaki artış ve CIIE yönetiminin Türk ihracatçılarına yönelik daveti, ülkemize duyulan ilginin açık bir göstergesi. Bu ilgiyi kalıcı ticari ilişkilere ve daha yüksek ihracat rakamlarına dönüştürmek istiyoruz.” dedi. Çin’in e-ticaret ekosistemi ihracatçılara anlatılacak Muhammet Öztürk, Çin’in geniş tüketici kitlesi, gelişmiş dijital altyapısı ve yüksek ithalat kapasitesiyle Türk ihracatçıları açısından önemli olduğunu söyledi. Öztürk, “Çin, dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olmasının yanında dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Düzenleyeceğimiz toplantıyla ihracatçılarımıza Çin pazarına ilişkin kapsamlı ve doğrudan bilgi sunmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakanlığımızın sunduğu destekler firmalarımızın bu yolculukta daha güçlü adımlar atmasına katkı sağlıyor. Hasan Önal’ın katılımıyla gerçekleştirilecek toplantımızda firmalarımız, e-ihracat politikaları ve destek mekanizmaları hakkında en güncel bilgileri doğrudan edinme fırsatı bulacak.” dedi. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor Başkan Öztürk, “CIIE, küresel ölçekte en önemli ve prestijli ithalat fuarlarından biri. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2026 yılında dokuzuncusu düzenlenecek fuarın Türkiye milli katılım organizasyonunu üstleniyor, ihracatçılarımızın Çinli alıcılarla buluşmasına ve pazarda kalıcı bağlantılar kurmasına öncülük ediyoruz. 2026’nın Ocak-Haziran döneminde Çin’e Türkiye geneli ihracatımız yüzde 32 artışla 1 milyar 808 milyon dolara ulaştı. Çin ile olan 41,6 milyar dolarlık ticaret açığımızı daha dengeli bir yapıya kavuşturma hedefimiz doğrultusunda CIIE’yi önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu. “Şanghay’da daha güçlü bir Türkiye varlığı hedefliyoruz” Geçmiş yıllarda fuara katılan Türk firmalarının önemli iş bağlantıları kurduğuna dikkati çeken Öztürk, 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda daha geniş bir katılımla güçlü bir Türkiye varlığı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Muhammet Öztürk, “Türkiye; kaliteli üretimi, güçlü tedarik altyapısı, rekabetçi ürünleri ve geniş ürün çeşitliliğiyle Çin pazarında daha fazla pay alabilecek potansiyele sahip. Özellikle gıda, tarım ürünleri, doğal taş, tekstil, hazır giyim, mobilya, kozmetik ve sağlıklı yaşam ürünlerinde önemli fırsatlar görüyoruz. Amacımız firmalarımızı Çin pazarına hazırlamak, doğru alıcılarla buluşturmak ve ülkemizin Çin’e ihracatını sürdürülebilir biçimde artırmak. İhracatçılarımızı hem 24 Temmuz’daki toplantımıza hem de CIIE çatısı altında yer almaya davet ediyoruz.” dedi. Toplantıda ihracatçılara Çin pazarındaki güncel eğilimler, dijital satış kanalları, e-ihracat destekleri, sınır ötesi e-ticaret uygulamaları ile CIIE’nin organizasyon ve katılım süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi aktarılacak. Katılımcılar, merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı da bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ermaş Madencilik’in Patara Bej Taşı NATO Zirvesi’nde Göz Kamaştırdı Haber

Ermaş Madencilik’in Patara Bej Taşı NATO Zirvesi’nde Göz Kamaştırdı

Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde bulunan kütüphane, sergi ve yemek alanlarında kullanılan Patara Bej, sıcak bej tonları, doğal damar yapısı ve sofistike görünümüyle mekânların mimari bütünlüğüne değer kattı. Doğadan aldığı eşsiz karakteri modern mimariyle buluşturan ürün, zarafetin ve sadeliğin güçlü bir temsilcisi olarak öne çıkıyor. Patara Bej’in hikâyesi yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Sınırlı rezervi ve özgün yapısı sayesinde dünyanın dört bir yanında seçkin projelerde tercih edilen bu özel doğal taş İzmir’deki Swissôtel projesinden Meksika’nın turizm merkezi Cancun’daki otellere, Boston’daki Wyndham Beacon Hill Hotel’den Singapur Havalimanı’na kadar birçok prestijli yapıda tercih edilen ürün; Amerika’daki Mormon Kilisesi projesinde, Abu Dabi’de, Florida’da ve çeşitli lüks konut ile otel yatırımlarında da kullanıldı. Mimarların ve yatırımcıların tercihinde ilk sıralarda yer alan Patara Bej, yalnızca estetik görünümüyle değil, aynı zamanda uzun ömürlü performansı ve doğal taşın sunduğu kalıcı değer ile de fark yaratıyor. Her plakasında doğanın milyonlarca yıllık izlerini taşıyan ürün, kullanıldığı projelere benzersiz bir kimlik kazandırıyor. Ermaş Madencilik’in 40 yılı alan doğal taş uzmanlığının önemli temsilcilerinden biri olan Patara Bej, bugün dünya liderlerinin ağırlandığı organizasyonlardan uluslararası otel zincirlerine, havalimanlarından seçkin yaşam alanlarına kadar uzanan geniş bir prestij ağı içinde yer alıyor. Türk doğal taşının dünya çapındaki başarı hikâyesini temsil eden Patara Bej, özgünlüğü, zarafeti ve doğal karakteriyle geleceğin prestij projelerinde de yer almaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğal Taş Sektörü 2,5 Milyar Dolar İhracat Hedefine Bir Adım Daha Yaklaştı Haber

Doğal Taş Sektörü 2,5 Milyar Dolar İhracat Hedefine Bir Adım Daha Yaklaştı

Ege Maden İhracatçıları Birliği, fuarın ikinci günü Azerbaycan, Mısır, Hindistan, İtalya, Fas, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri ve Özbekistan’dan 24 ithalatçı firmayla Türk doğal taş ihracatçılarını “Alım Heyeti”nde bir araya getirdi. Türkiye’nin doğal taş ihracatında güçlü ülkelerden gelen ithalatçılarla Türk doğal taş ihracatçıları yüzlerce ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. 2026 yılında ilk “Alım Heyeti”ni İzmir Marble Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı’nda düzenleyen Ege Maden İhracatçıları Birliği, Afyonkarahisar Blok Mermer Fuarı Alım Heyeti Organizasyonunu da başarıyla tamamladı. Afyonkarahisar Blok Mermer Fuarı’na 2026 yılında katılan firma sayısının yüzde 35’lik artışla 308 firmaya ulaştığı bilgisini veren Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, alım heyetleri organizasyonlarıyla 350 yabancının katıldığını, verimli bir fuar geçirdiklerini, sektörün 2025 yılında gerçekleştirdiği 2,1 milyar dolarlık ihracatı 2,5 milyar dolara taşıma çabalarına güçlü bir katkı sağladıklarını dile getirdi. Afyonkarahisar Fuar ve Kongre Merkezi istiyor Afyonkarahisar Blok Mermer Fuarı’nda 1.500 blok mermerin sergilendiğini aktaran Alimoğlu, “Fuarın önümüzdeki yıllarda Afyonkarahisar’a kazandırılacak bir fuar ve kongre merkezinde düzenlenmesi doğal taş sektörü ve Afyon’un ortak talebi. Afyonkarahisar Valiliğimiz ve Afyonkarahisar Belediyemizin iş birliğinde, kamu kurumlarımız ve STK’ların destekleriyle fuar ve kongre merkezimizin bir an önce hayata geçeceğine inanıyoruz” diye konuştu. Ege Maden İhracatçıları Birliği üyesi 84 firma fuarda yerini alırken, Türkiye’nin doğal taş üretimindeki üretim ve ihracat gücünü gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mykorini Rixos Premıum Dubrovnik’te Kapılarını Açıyor Haber

Mykorini Rixos Premıum Dubrovnik’te Kapılarını Açıyor

Yunan ada yaşamının sıcak, enerjik ve sosyal ruhundan ilham alan mykOrini, imza gastronomi deneyimi, canlı eğlence anlayışı ve gün batımından geceye uzanan atmosferiyle Adriyatik kıyılarında yeni sezonda misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz sezon kısa süreli bir deneyim olarak başlayan yolculuk, bu yıl markanın büyüyen uluslararası varlığını ve misafirleriyle kurduğu güçlü bağı yansıtan geri dönen bir destinasyon deneyimine dönüşüyor. Ege’den ilham alan imza gastronomi deneyimi mykOrini Dubrovnik’in gastronomi vizyonu, uluslararası alanda tanınan güçlü isimlerin ortak deneyimiyle hayat buluyor. Michelin yıldızlı Şef Pavlos Kyriakis, mykOrini Marka Şef’i olarak markanın mutfak vizyonuna yön vermeye devam ederken, Dubrovnik’teki mutfak operasyonu Executive Chef Özgür Dönertaş liderliğinde, Şef Pavlos’un yaratıcı yaklaşımıyla şekilleniyor. mykOrini’nin misafir deneyimi ve servis yaklaşımı ise mykOrini’nin Genel Müdürü Theodoros Kaounas liderliğinde şekilleniyor. Uluslararası gastronomi ve ağırlama sektöründeki deneyimiyle öne çıkan Kaounas, markanın sıcak Yunan misafirperverliği anlayışını her detayda hissettiren servis yaklaşımına liderlik ediyor. Yunan adalarının rafine atmosferi Dubrovnik’te Menüde Ege adalarının paylaşım kültüründen ilham alan rafine Akdeniz lezzetleri öne çıkıyor. Soğuk ve sıcak mezelerle başlayan deneyim; günlük taze deniz ürünleri, taze balık seçkileri, özenle hazırlanan ızgara lezzetleri ve birlikte paylaşmak üzere tasarlanan imza tabaklarla devam ediyor. mykOrini’nin gastronomi anlayışı, yalnızca lezzeti değil, masada paylaşım kültürünü ve Yunan misafirperverliğinin sıcaklığını da deneyimin bir parçası haline getiriyor. Lezzet yolculuğuna eşlik eden ve mykOrini’nin imza unsurlarından biri haline gelen canlı Yunan eğlence deneyimleri ise gün batımından geceye uzanan dinamik atmosferi tamamlıyor. Mekanın tasarımında ise mykOrini’nin geçtiğimiz sezondan bu yana benimsediği Ege ilhamlı karakteristik kimliği korunuyor. Rafine Cycladic estetik anlayışı, doğal taş ve ahşap detaylar, Akdeniz’in sıcak toprak tonları ve organik dokularla bir araya gelerek Yunan adalarının zahmetsiz şıklığını ve enerjik ruhunu Dubrovnik’e taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor Haber

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB’nin 12 farklı tarım ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren 8 bini aşkın üyeyle 2025 yılı sonunda 18,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını söyledi. Tarımdan sanayiye, doğal taştan tekstile, gıdadan su ürünlerine kadar geniş bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, Türkiye genelinde Çin’e yapılan ihracatın Ocak-Nisan döneminde yüzde 35 artışla 1 milyar 212 milyon dolara ulaştığını, aynı dönemde EİB’den Çin’e gerçekleştirilen ihracatın ise yüzde 24 artışla 209 milyon dolar olduğunu ifade etti. Başkan Öztürk, EİB olarak Çin’e 1 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda uzun yıllardır yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “2019 yılını Ege İhracatçı Birlikleri için ‘Çin Yılı’ ilan ettik. Aynı dönemde bünyemizde Çin pazarına odaklanan özel bir Çin Ekibi oluşturduk. Üyelerimize yönelik ‘Hedef Pazar: Çin’ seminerleri ve eğitim programları düzenledik. Kasım 2022’de gerçekleştirdiğimiz Çin Mini MBA Programı ile firmalarımızın Çin iş kültürü ve ticaret yapısına yönelik bilgi altyapısını güçlendirmeyi hedefledik. Bu amaçla, Çin’de düzenlenen fuarlara önem verdik, ülkede üç fuara milli katılım yapan tek Birlik biziz.” dedi. China International Import Expo ve Xiamen Fuarı vurgusu Öztürk, 2019 yılından bu yana China International Import Expo milli katılım organizasyonlarını gerçekleştirdiklerini belirterek, 2025 yılında düzenlenen fuarda kuru meyveler, süt ürünleri, hububat-bakliyat, yağlı tohumlar, zeytinyağı ve kozmetik sektörlerinden firmaların Çinli alıcılarla bir araya geldiklerine değindi. Doğal taş sektöründe ise her yıl Xiamen International Stone Fair fuarına milli katılım organizasyonu düzenlediklerini ifade eden Başkan Öztürk, son gerçekleştirilen Xiamen organizasyonunun sektör temsilcileri açısından oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Ayrıca Urumçi fuarlarına katılım sağladıklarını, Çinli ithalatçılar ile Türk ihracatçıları arasında doğrudan bağlantılar kurulabilmesi amacıyla alım heyetleri ve B2B görüşmeleri organize ettiklerini aktardı. Çin ile iş birliği fırsatlarını yalnızca belirli sektörlerle sınırlı görmediklerini belirten Öztürk, EİB bünyesindeki tüm sektörlerin Çin pazarıyla iş geliştirme potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını ifade etti. “Yerel para birimleriyle ticaret daha önemli hale geliyor” Çin pazarına yönelik dijital tanıtım çalışmalarına da değinen Başkan Öztürk, WeChat gibi platformlarda bölge ürünlerinin tanıtımına yönelik faaliyetler yürüttüklerini, Çin merkezli fuar organizatörlerini, belediye temsilcilerini ve kardeş şehir heyetlerini EİB’de ağırlayarak iş birliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi. Finansal iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirten Öztürk, ICBC Turkey Bank ile yerel para birimleri üzerinden ticareti geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Küresel ticarette yaşanan dönüşümün ihracatçıları doğrudan etkilediğini belirten Öztürk, “İhracatçılarımız yalnızca üretim maliyetleriyle değil; finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve uluslararası ödeme süreçlerinde yaşanan belirsizliklerle de mücadele ediyor. Bu nedenle sınır ötesi ödeme sistemleri, dış ticaret finansmanı, yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif finansman modelleri ihracatçılarımız için her geçen gün daha önemli hale geliyor.” diye konuştu. Türkiye’nin Çin’e yıllık 3,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken yaklaşık 50 milyar dolarlık ithalat yaptığını hatırlatan Muhammet Öztürk, iki ülke arasındaki ticaret ilişkisinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri, doğal taş, sürdürülebilir üretim ve yenilikçi sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları gördüklerini dile getirdi. “Çin-Türkiye ticareti olumlu ivmesini sürdürüyor” Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, ise konuşmasında Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümüne dikkat çekerek, toplantının iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirecek fikir ve uygulamaları değerlendirmek açısından önemli olduğunu söyledi. Dünyada tek taraflılık ve korumacılığın yükseldiği bir dönemden geçildiğini ifade eden Li Bin, buna rağmen Çin-Türkiye ekonomik ve ticari iş birliğinin olumlu bir ivme gösterdiğini ve ikili ticaret hacminin 2025 yılında 44,62 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığını belirtti. Çin ile Türkiye arasındaki ticaret dengesizliğinin sıkça gündeme geldiğini ifade eden Li Bin, değerlendirmelerin yalnızca mal ticaretiyle değil, hizmet ticaretiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Çin’in Türkiye’deki yatırımları ve bankacılık faaliyetlerinin Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkı sunduğunu belirten Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’deki yatırımlarının 160 milyon dolar artarak toplamda 3,23 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Çin’in Türkiye’den ithalatını artırmaya önem verdiğini belirten Li Bin, EİB’nin her yıl Şanghay Uluslararası İthalat Fuarı’na firmaların katılımını organize ederek Çin pazarına daha fazla kaliteli Türk ürününün tanıtılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Li Bin ayrıca, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanların yanı sıra yeşil kalkınma, dijital ekonomi ve sağlık alanlarında da yeni iş birliği fırsatlarının bulunduğunu vurguladı. ICBC Turkey’den RMB ve finansman vurgusu ICBC Turkey Bank Yönetim Kurulu Başkanı Qian Hou ise Ege Bölgesi’nin incir, zeytinyağı, kuruyemiş ve birçok tarımsal üründe Çin pazarı açısından önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti. Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin Çin’e yönelik tarımsal ihracatında ön sıralarda yer aldığını ifade eden Hou, geçen yıl yalnızca sebze, meyve ve kuruyemiş ihracatının 53,7 milyon dolara ulaştığını söyledi. Sınır ötesi ticarette uzun ödeme süreleri, döviz kuru dalgalanmaları ve finansman maliyetlerinin önemli sorunlar oluşturduğunu ifade eden Hou, ICBC Turkey’in bu noktada finansman, doğrudan pazar erişimi ve RMB hizmetleriyle destek sunduğunu belirtti. Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumuna dikkat çeken Hou, ICBC Turkey’in RMB takas bankası olarak Çin-Türkiye ticaretinde RMB kullanım alanlarını genişletmeye devam edeceğini söyledi. Türk ihracat kredi sigorta kuruluşlarıyla iş birliği imkanlarını araştırdıklarını kaydeden Hou, amaçlarının Türk Lirası ile RMB arasındaki kur hareketlerini ticaret için bir engel olmaktan çıkarıp kolaylaştırıcı bir unsur haline getirmek olduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından ICBC Küresel İşler Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tang Yongmin “Müşteri ve Finansal İhtiyaçlara Yönelik Çözümler” başlıklı bir sunum gerçekleştirirken, Zhang Jung ise “Finansal Piyasa Ürünleri ve RMB Hizmetleri” konusunda ihracatçılara bilgi verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Mimari Doğal Taş Yarışması’nın Kazananları Açıklandı Haber

13. Mimari Doğal Taş Yarışması’nın Kazananları Açıklandı

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen Mimari Doğal Taş Yarışması, bu yıl yenilenen yapısıyla mimarlık ve mekansal tasarım odağını güçlendirerek yeniden kurgulandı. T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle 13. kez gerçekleştirilen, doğal taşın estetik, yapısal ve kültürel potansiyelini farklı ölçeklerde üretilmiş projeler aracılığıyla ele alan yarışma, iki ana kategoride düzenlendi. Tamamlanmış projelerin değerlendirildiği “Kategori Ödülleri” ile Türkiye’nin doğal taş çeşitliliğini temsil eden özgün sergileme önerilerine odaklanan “En İyi Stant Tasarımı Ödülü”, yarışmanın ana başlıklarını oluşturdu. Yarışmanın “Kategori Ödülleri” bölümü; Mimarlık, İç Mimarlık, Kentsel Tasarım/Kamusal Alan Tasarımı, Peyzaj Tasarımı ile Koruma, Restorasyon ve Yeniden İşlevlendirme alanlarında, 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren tamamlanmış ve Türk doğal taşlarının kullanıldığı projeleri kapsadı. “En İyi Stant Tasarımı Ödülü” kategorisi ise doğal taşın sergileme, anlatım ve mekansal temsil potansiyelini araştıran özgün tasarım önerilerine odaklandı. Bağımsız mimar ve tasarımcılardan oluşan Seçici Kurul’da Murat Tabanlıoğlu, Melike Altınışık, Burak Pekoğlu, Sefer Çağlar, Alişan Çırakoğlu, Seda Özen Bilgili ve Oktan Nalbantoğlu yer aldı. Projeler; tasarım yaklaşımının gücü ve özgünlüğü, doğal taşın mimari ve mekansal kurguya katkısı, kullanıcı deneyimi ve işlevsellik ile teknik uygulanabilirlik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik gibi çok katmanlı kriterler çerçevesinde değerlendirildi. Seçici Kurul değerlendirmeleri sonucunda Mimarlık kategorisinde birincilik ödülü, TEĞET Mimarlık imzalı Sille İlkokulu projesine verilirken; Artı3 Mimarlık tarafından tasarlanan Arkas Sanat Alaçatı ile SO? Mimarlık imzalı Çift Yüzlü Ev projeleri jüri özel ödülüne layık görüldü. İç Mimarlık kategorisinde birincilik ödülünü URBANJOBS imzalı ESCA projesi kazanırken; Yazgan Tasarım Mimarlık tarafından tasarlanan Erkut Lotus Villaları ile MAS Mimarlık imzalı Ilıca Evi projeleri jüri özel ödülleri ile öne çıktı. Koruma, Restorasyon ve Yeniden İşlevlendirme kategorisinde birincilik ödülü, KOOP Mimarlık & AOMTD Arzu Özsavaşçı imzalı Seddülbahir Kalesi Restorasyonu projesine verildi; Buda Mimarlık tarafından tasarlanan Üzülmez Kültür Vadisi ise jüri özel ödülünün sahibi oldu. Kentsel Tasarım, Kamusal Alan ve Peyzaj Tasarımı kategorisinde ise Kantarcı Avcı Mimarlık (KAA Works) imzalı Bursa Hanlar Bölgesi Kentsel Tasarım Projesi birincilik ödülüne değer görüldü. Yarışmanın “En İyi Stant Tasarımı Ödülü” kategorisinde ise birincilik ödülü, iç mimar Gülcan Örs tarafından tasarlanan “Doğal Taş Sergi Vitrini” projesine verildi. Yarışmanın ödülleri, İMİB tarafından 15 Nisan 2026 tarihinde Hyatt Regency İzmir İstinyepark’ta gerçekleştirilen bir törenle sahiplerini buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marble İzmir’e 50 Bini Aşkın Ziyaretçi Haber

Marble İzmir’e 50 Bini Aşkın Ziyaretçi

Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. Önümüzdeki yıl 13-16 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek 32. Marble İzmir için ise çalışmalar şimdiden başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden, 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50'yi aşkın uzman, deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı'nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması'na 67 üniversiteden 724 proje katıldı, 19 tasarım finale kaldı ve ödüller sahiplerini buldu. “Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık” Fuarın ardından değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, “Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç, sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık” dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, “Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor” diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyon’un Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, “Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık, ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform” ifadelerini kullandı. “Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta” Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, “Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir” dedi. “Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası” Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar ise fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, “İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu” şeklinde konuştu. “23 yıldır, Marble İzmir’e geliyoruz” Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles & Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed de “23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor, önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marble Talks’ta Doğal Taşın Geleceği Konuşuldu Haber

Marble Talks’ta Doğal Taşın Geleceği Konuşuldu

D Hol D-Design Arena sahnesinde gerçekleştirilen oturumlarda mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar ve akademisyenler, doğal taşın mimari projelerdeki kullanımına ilişkin bilgi ve deneyimlerini paylaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde. İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir kapsamında gerçekleştirilen Marble Talks’ın öne çıkan oturumlarından biri, dünya doğal taş sektörünün iki ana aktörü Türkiye ve İtalya’yı aynı sahnede buluşturdu. “Küresel Pazarda Doğal Taş: Yerel Güç ve Değişen Dinamikler” başlıklı oturumda, TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ile İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu Onursal Başkanı Flavio Marabelli sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel pazarda değer, iş birliği ve rekabet vurgusu Küresel pazara ilişkin veriler paylaşarak katma değerli ürünlerin önemine dikkat çeken Flavio Marabelli, “Taş ocaktan çıkıyor ama asıl değer orada oluşmuyor. Bugün mesele ne kadar ürettiğimiz değil, o ürüne nasıl bir değer kattığımız. Bunda işlenmiş ürünler, teknoloji ve tasarım belirleyici hale gelmiş durumda” ifadelerini kullandı. Küresel ticarette yaşanan gelişmelere de değinen Flavio Marabelli, artan vergiler, ticaret engelleri ve jeopolitik gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini ifade ederek özellikle ABD ve Körfez ülkeleri pazarlarında yaşanan değişimlerin ticaret akışını ve sektör içindeki ilişkileri zorlaştırdığını dile getirdi. Sektörün, ülke ayrımı olmadan birlikte hareket etmesi gerekliliğine dikkat çeken Marabelli, “Doğal taş sektörü, yapısı gereği zaten uluslararası bir üretim modeliyle ilerliyor. Aynı projede farklı ülkelerden gelen taş, teknoloji ve uygulamalar birlikte bulunabiliyor. Bu zaten birlikte üretimin kendisi. Ülkelerin birbirini rakip olarak konumlandırması doğru bir yaklaşım değil. Asıl mesele, doğal taşı taklit eden ürünlere karşı sektörün ortak hareket etmesi olmalı” diyerek doğal taşın sürdürülebilirliği, kültürel değeri ve özgünlüğünün birlikte anlatılmasının önemini vurguladı. “Sektörün geleceği açısından belirleyici” Hanifi Şimşek ise Türkiye’nin doğal taş sektöründeki konumuna değinerek, ülkemizin zengin rezervleri ve yüksek üretim kapasitesiyle küresel ölçekte güçlü bir tedarikçi olduğunu ifade etti. Şimşek, son yıllarda işlenmiş ürün ihracatını artıran sektörün yol haritasına ilişkin değerlendirmesinde, “Bu gücü artık daha yüksek katma değere dönüştürmemiz gerekiyor. Doğal taşın projelerde daha fazla yer bulması için mimarlar ve tasarımcılarla daha yakın çalışmamız gerekiyor. Ürünün değeri, tasarım sürecine ne kadar dahil olduğuyla doğrudan ilişkili. Marble İzmir’deki bu platformu da bu açıdan çok önemli buluyorum” dedi. Uluslararası iş birliklerine de değinen Şimşek, kısa süre önce kurulan Doğal Taş Stratejik İttifakı’nın (NSSA) önemine dikkat çekerek, farklı ülkelerden sektörde söz sahibi derneklerin bir araya geldiği bu yapının doğal taş sektöründe ortak hareket etme kültürünü güçlendirdiğini belirterek, bu yaklaşımın sektörün geleceği açısından belirleyici olacağını ifade etti. Doğal taşın mimarideki anlatısı Programın diğer oturumlarında ise doğal taşın mimarlık ve tasarım dünyasındaki yeri farklı başlıklar altında ele alındı. “Mimari Projelerde Doğal Taş Hikayeleri” başlıklı oturumda, İzmir Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Onur moderatörlüğünde, Yüksek Mimar Melis Varkal konuşmacı olarak yer aldı. Uğur Onur, Marble İzmir’in uluslararası ölçekte öne çıkan sayılı fuarlardan biri olduğunu belirterek bunun önemli bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Onur, “Pek çok kişi mermeri soğuk bir malzeme olarak algılıyor ancak ben onu hem sıcak hem de verdiğiniz her şeyi size yansıtan güçlü bir malzeme olarak görüyorum” dedi. Melis Varkal ise projelerindeki doğal taş kullanımına ilişkin bilgi vererek, “Projelerimizde doğal taşı kullanırken bölgesel ölçekte yakınlık, mesafe ve yerellik gibi unsurlar bizim için belirleyici oluyor. Bulunduğumuz coğrafyanın taşını kullanmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Değişen tasarım anlayışı ve doğal taş kullanımı İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Can Özcan moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Değişen Zamanlar” oturumunda Selanik Aristoteles Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Despoina Zavraka, Saint Petersburg Stieglitz State Sanat ve Tasarım Akademisi’nden Prof. Dr. Ilia Palaguta, Politecnico di Milano Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marinella Ferrara ve Varşova Güzel Sanatlar Akademisi’nden Prof. Michal Stefanowski konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, doğal taşın tarih boyunca mimarlık ve sanat üretiminde üstlendiği rol ele alınırken, taşın hafıza, anlam ve deneyim üretme kapasitesine dikkat çekildi. Günümüzde bu ilişkinin yeniden tanımlandığı belirtilirken, mimar ve tasarımcıların malzemeye yeni işlevler kazandıran, deneyim odaklı ve araştırmaya dayalı yaklaşımlar geliştirdiği vurgulandı. Doğal taşın mimarlık tarihindeki önemi anlatıldı “Tasarım Yaklaşımında Doğal Taşın Anlamı, İmkanlar ve Sınırlar” başlıklı oturumda ise Mimar Dr. Dürrin Süer moderatörlüğünde; mimarlar Burçin Demirsoy, Derya Akdurak ve Tolga Kezer konuşmacı olarak yer aldı. Dürrin Süer, doğal taşın mimarlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, “Doğal taş, mağaralarda insanlığa mekan oluşturan kovuklardan, uygarlıkların, şehirlerin ve ülkelerin sembolü haline gelen anıtsal yapıların ana materyali olmuştur. Mekanı var eden unsur olmuştur” dedi. Oturumda, doğal taşın tasarım yaklaşımındaki yeri, sunduğu olanaklar kapsamlı şekilde ele alındı. Türk doğal taşının küresel potansiyeli “Best Use of Stone with Turkish Stones” başlıklı oturumda ise İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nden Funda Bekişoğlu moderatörlüğünde; Ege Maden İhracatçıları Birliği’nden Reyhan Sezgin, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği’nden Ahmet Tekin ile Mimar Burak Pekoglu ve Peyzaj Mimarı Dr. Oktan Nalbantoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, Türkiye’nin doğal taşta sahip olduğu çeşitlilik, kalite ve üretim gücüyle küresel ölçekte önemli bir konumda bulunduğu vurgulanırken, bu potansiyelin tasarım odaklı ve katma değerli projelerle daha görünür hale getirilmesi gerektiği ifade edildi. Yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi veren katılımcılar, doğal taşın uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak için mimarlar ve tasarımcılarla üretici ve ihracatçılar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin kritik rol oynadığına dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.