Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doğal Taş

Kapsül Haber Ajansı - Doğal Taş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Taş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mykorini Rixos Premıum Dubrovnik’te Kapılarını Açıyor Haber

Mykorini Rixos Premıum Dubrovnik’te Kapılarını Açıyor

Yunan ada yaşamının sıcak, enerjik ve sosyal ruhundan ilham alan mykOrini, imza gastronomi deneyimi, canlı eğlence anlayışı ve gün batımından geceye uzanan atmosferiyle Adriyatik kıyılarında yeni sezonda misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz sezon kısa süreli bir deneyim olarak başlayan yolculuk, bu yıl markanın büyüyen uluslararası varlığını ve misafirleriyle kurduğu güçlü bağı yansıtan geri dönen bir destinasyon deneyimine dönüşüyor. Ege’den ilham alan imza gastronomi deneyimi mykOrini Dubrovnik’in gastronomi vizyonu, uluslararası alanda tanınan güçlü isimlerin ortak deneyimiyle hayat buluyor. Michelin yıldızlı Şef Pavlos Kyriakis, mykOrini Marka Şef’i olarak markanın mutfak vizyonuna yön vermeye devam ederken, Dubrovnik’teki mutfak operasyonu Executive Chef Özgür Dönertaş liderliğinde, Şef Pavlos’un yaratıcı yaklaşımıyla şekilleniyor. mykOrini’nin misafir deneyimi ve servis yaklaşımı ise mykOrini’nin Genel Müdürü Theodoros Kaounas liderliğinde şekilleniyor. Uluslararası gastronomi ve ağırlama sektöründeki deneyimiyle öne çıkan Kaounas, markanın sıcak Yunan misafirperverliği anlayışını her detayda hissettiren servis yaklaşımına liderlik ediyor. Yunan adalarının rafine atmosferi Dubrovnik’te Menüde Ege adalarının paylaşım kültüründen ilham alan rafine Akdeniz lezzetleri öne çıkıyor. Soğuk ve sıcak mezelerle başlayan deneyim; günlük taze deniz ürünleri, taze balık seçkileri, özenle hazırlanan ızgara lezzetleri ve birlikte paylaşmak üzere tasarlanan imza tabaklarla devam ediyor. mykOrini’nin gastronomi anlayışı, yalnızca lezzeti değil, masada paylaşım kültürünü ve Yunan misafirperverliğinin sıcaklığını da deneyimin bir parçası haline getiriyor. Lezzet yolculuğuna eşlik eden ve mykOrini’nin imza unsurlarından biri haline gelen canlı Yunan eğlence deneyimleri ise gün batımından geceye uzanan dinamik atmosferi tamamlıyor. Mekanın tasarımında ise mykOrini’nin geçtiğimiz sezondan bu yana benimsediği Ege ilhamlı karakteristik kimliği korunuyor. Rafine Cycladic estetik anlayışı, doğal taş ve ahşap detaylar, Akdeniz’in sıcak toprak tonları ve organik dokularla bir araya gelerek Yunan adalarının zahmetsiz şıklığını ve enerjik ruhunu Dubrovnik’e taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor Haber

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB’nin 12 farklı tarım ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren 8 bini aşkın üyeyle 2025 yılı sonunda 18,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını söyledi. Tarımdan sanayiye, doğal taştan tekstile, gıdadan su ürünlerine kadar geniş bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, Türkiye genelinde Çin’e yapılan ihracatın Ocak-Nisan döneminde yüzde 35 artışla 1 milyar 212 milyon dolara ulaştığını, aynı dönemde EİB’den Çin’e gerçekleştirilen ihracatın ise yüzde 24 artışla 209 milyon dolar olduğunu ifade etti. Başkan Öztürk, EİB olarak Çin’e 1 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda uzun yıllardır yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “2019 yılını Ege İhracatçı Birlikleri için ‘Çin Yılı’ ilan ettik. Aynı dönemde bünyemizde Çin pazarına odaklanan özel bir Çin Ekibi oluşturduk. Üyelerimize yönelik ‘Hedef Pazar: Çin’ seminerleri ve eğitim programları düzenledik. Kasım 2022’de gerçekleştirdiğimiz Çin Mini MBA Programı ile firmalarımızın Çin iş kültürü ve ticaret yapısına yönelik bilgi altyapısını güçlendirmeyi hedefledik. Bu amaçla, Çin’de düzenlenen fuarlara önem verdik, ülkede üç fuara milli katılım yapan tek Birlik biziz.” dedi. China International Import Expo ve Xiamen Fuarı vurgusu Öztürk, 2019 yılından bu yana China International Import Expo milli katılım organizasyonlarını gerçekleştirdiklerini belirterek, 2025 yılında düzenlenen fuarda kuru meyveler, süt ürünleri, hububat-bakliyat, yağlı tohumlar, zeytinyağı ve kozmetik sektörlerinden firmaların Çinli alıcılarla bir araya geldiklerine değindi. Doğal taş sektöründe ise her yıl Xiamen International Stone Fair fuarına milli katılım organizasyonu düzenlediklerini ifade eden Başkan Öztürk, son gerçekleştirilen Xiamen organizasyonunun sektör temsilcileri açısından oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Ayrıca Urumçi fuarlarına katılım sağladıklarını, Çinli ithalatçılar ile Türk ihracatçıları arasında doğrudan bağlantılar kurulabilmesi amacıyla alım heyetleri ve B2B görüşmeleri organize ettiklerini aktardı. Çin ile iş birliği fırsatlarını yalnızca belirli sektörlerle sınırlı görmediklerini belirten Öztürk, EİB bünyesindeki tüm sektörlerin Çin pazarıyla iş geliştirme potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını ifade etti. “Yerel para birimleriyle ticaret daha önemli hale geliyor” Çin pazarına yönelik dijital tanıtım çalışmalarına da değinen Başkan Öztürk, WeChat gibi platformlarda bölge ürünlerinin tanıtımına yönelik faaliyetler yürüttüklerini, Çin merkezli fuar organizatörlerini, belediye temsilcilerini ve kardeş şehir heyetlerini EİB’de ağırlayarak iş birliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi. Finansal iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirten Öztürk, ICBC Turkey Bank ile yerel para birimleri üzerinden ticareti geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Küresel ticarette yaşanan dönüşümün ihracatçıları doğrudan etkilediğini belirten Öztürk, “İhracatçılarımız yalnızca üretim maliyetleriyle değil; finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve uluslararası ödeme süreçlerinde yaşanan belirsizliklerle de mücadele ediyor. Bu nedenle sınır ötesi ödeme sistemleri, dış ticaret finansmanı, yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif finansman modelleri ihracatçılarımız için her geçen gün daha önemli hale geliyor.” diye konuştu. Türkiye’nin Çin’e yıllık 3,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken yaklaşık 50 milyar dolarlık ithalat yaptığını hatırlatan Muhammet Öztürk, iki ülke arasındaki ticaret ilişkisinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri, doğal taş, sürdürülebilir üretim ve yenilikçi sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları gördüklerini dile getirdi. “Çin-Türkiye ticareti olumlu ivmesini sürdürüyor” Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, ise konuşmasında Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümüne dikkat çekerek, toplantının iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirecek fikir ve uygulamaları değerlendirmek açısından önemli olduğunu söyledi. Dünyada tek taraflılık ve korumacılığın yükseldiği bir dönemden geçildiğini ifade eden Li Bin, buna rağmen Çin-Türkiye ekonomik ve ticari iş birliğinin olumlu bir ivme gösterdiğini ve ikili ticaret hacminin 2025 yılında 44,62 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığını belirtti. Çin ile Türkiye arasındaki ticaret dengesizliğinin sıkça gündeme geldiğini ifade eden Li Bin, değerlendirmelerin yalnızca mal ticaretiyle değil, hizmet ticaretiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Çin’in Türkiye’deki yatırımları ve bankacılık faaliyetlerinin Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkı sunduğunu belirten Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’deki yatırımlarının 160 milyon dolar artarak toplamda 3,23 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Çin’in Türkiye’den ithalatını artırmaya önem verdiğini belirten Li Bin, EİB’nin her yıl Şanghay Uluslararası İthalat Fuarı’na firmaların katılımını organize ederek Çin pazarına daha fazla kaliteli Türk ürününün tanıtılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Li Bin ayrıca, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanların yanı sıra yeşil kalkınma, dijital ekonomi ve sağlık alanlarında da yeni iş birliği fırsatlarının bulunduğunu vurguladı. ICBC Turkey’den RMB ve finansman vurgusu ICBC Turkey Bank Yönetim Kurulu Başkanı Qian Hou ise Ege Bölgesi’nin incir, zeytinyağı, kuruyemiş ve birçok tarımsal üründe Çin pazarı açısından önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti. Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin Çin’e yönelik tarımsal ihracatında ön sıralarda yer aldığını ifade eden Hou, geçen yıl yalnızca sebze, meyve ve kuruyemiş ihracatının 53,7 milyon dolara ulaştığını söyledi. Sınır ötesi ticarette uzun ödeme süreleri, döviz kuru dalgalanmaları ve finansman maliyetlerinin önemli sorunlar oluşturduğunu ifade eden Hou, ICBC Turkey’in bu noktada finansman, doğrudan pazar erişimi ve RMB hizmetleriyle destek sunduğunu belirtti. Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumuna dikkat çeken Hou, ICBC Turkey’in RMB takas bankası olarak Çin-Türkiye ticaretinde RMB kullanım alanlarını genişletmeye devam edeceğini söyledi. Türk ihracat kredi sigorta kuruluşlarıyla iş birliği imkanlarını araştırdıklarını kaydeden Hou, amaçlarının Türk Lirası ile RMB arasındaki kur hareketlerini ticaret için bir engel olmaktan çıkarıp kolaylaştırıcı bir unsur haline getirmek olduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından ICBC Küresel İşler Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tang Yongmin “Müşteri ve Finansal İhtiyaçlara Yönelik Çözümler” başlıklı bir sunum gerçekleştirirken, Zhang Jung ise “Finansal Piyasa Ürünleri ve RMB Hizmetleri” konusunda ihracatçılara bilgi verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Mimari Doğal Taş Yarışması’nın Kazananları Açıklandı Haber

13. Mimari Doğal Taş Yarışması’nın Kazananları Açıklandı

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen Mimari Doğal Taş Yarışması, bu yıl yenilenen yapısıyla mimarlık ve mekansal tasarım odağını güçlendirerek yeniden kurgulandı. T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle 13. kez gerçekleştirilen, doğal taşın estetik, yapısal ve kültürel potansiyelini farklı ölçeklerde üretilmiş projeler aracılığıyla ele alan yarışma, iki ana kategoride düzenlendi. Tamamlanmış projelerin değerlendirildiği “Kategori Ödülleri” ile Türkiye’nin doğal taş çeşitliliğini temsil eden özgün sergileme önerilerine odaklanan “En İyi Stant Tasarımı Ödülü”, yarışmanın ana başlıklarını oluşturdu. Yarışmanın “Kategori Ödülleri” bölümü; Mimarlık, İç Mimarlık, Kentsel Tasarım/Kamusal Alan Tasarımı, Peyzaj Tasarımı ile Koruma, Restorasyon ve Yeniden İşlevlendirme alanlarında, 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren tamamlanmış ve Türk doğal taşlarının kullanıldığı projeleri kapsadı. “En İyi Stant Tasarımı Ödülü” kategorisi ise doğal taşın sergileme, anlatım ve mekansal temsil potansiyelini araştıran özgün tasarım önerilerine odaklandı. Bağımsız mimar ve tasarımcılardan oluşan Seçici Kurul’da Murat Tabanlıoğlu, Melike Altınışık, Burak Pekoğlu, Sefer Çağlar, Alişan Çırakoğlu, Seda Özen Bilgili ve Oktan Nalbantoğlu yer aldı. Projeler; tasarım yaklaşımının gücü ve özgünlüğü, doğal taşın mimari ve mekansal kurguya katkısı, kullanıcı deneyimi ve işlevsellik ile teknik uygulanabilirlik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik gibi çok katmanlı kriterler çerçevesinde değerlendirildi. Seçici Kurul değerlendirmeleri sonucunda Mimarlık kategorisinde birincilik ödülü, TEĞET Mimarlık imzalı Sille İlkokulu projesine verilirken; Artı3 Mimarlık tarafından tasarlanan Arkas Sanat Alaçatı ile SO? Mimarlık imzalı Çift Yüzlü Ev projeleri jüri özel ödülüne layık görüldü. İç Mimarlık kategorisinde birincilik ödülünü URBANJOBS imzalı ESCA projesi kazanırken; Yazgan Tasarım Mimarlık tarafından tasarlanan Erkut Lotus Villaları ile MAS Mimarlık imzalı Ilıca Evi projeleri jüri özel ödülleri ile öne çıktı. Koruma, Restorasyon ve Yeniden İşlevlendirme kategorisinde birincilik ödülü, KOOP Mimarlık & AOMTD Arzu Özsavaşçı imzalı Seddülbahir Kalesi Restorasyonu projesine verildi; Buda Mimarlık tarafından tasarlanan Üzülmez Kültür Vadisi ise jüri özel ödülünün sahibi oldu. Kentsel Tasarım, Kamusal Alan ve Peyzaj Tasarımı kategorisinde ise Kantarcı Avcı Mimarlık (KAA Works) imzalı Bursa Hanlar Bölgesi Kentsel Tasarım Projesi birincilik ödülüne değer görüldü. Yarışmanın “En İyi Stant Tasarımı Ödülü” kategorisinde ise birincilik ödülü, iç mimar Gülcan Örs tarafından tasarlanan “Doğal Taş Sergi Vitrini” projesine verildi. Yarışmanın ödülleri, İMİB tarafından 15 Nisan 2026 tarihinde Hyatt Regency İzmir İstinyepark’ta gerçekleştirilen bir törenle sahiplerini buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marble İzmir’e 50 Bini Aşkın Ziyaretçi Haber

Marble İzmir’e 50 Bini Aşkın Ziyaretçi

Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. Önümüzdeki yıl 13-16 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek 32. Marble İzmir için ise çalışmalar şimdiden başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden, 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50'yi aşkın uzman, deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı'nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması'na 67 üniversiteden 724 proje katıldı, 19 tasarım finale kaldı ve ödüller sahiplerini buldu. “Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık” Fuarın ardından değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, “Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç, sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık” dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, “Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor” diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyon’un Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, “Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık, ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform” ifadelerini kullandı. “Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta” Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, “Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir” dedi. “Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası” Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar ise fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, “İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu” şeklinde konuştu. “23 yıldır, Marble İzmir’e geliyoruz” Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles & Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed de “23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor, önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marble Talks’ta Doğal Taşın Geleceği Konuşuldu Haber

Marble Talks’ta Doğal Taşın Geleceği Konuşuldu

D Hol D-Design Arena sahnesinde gerçekleştirilen oturumlarda mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar ve akademisyenler, doğal taşın mimari projelerdeki kullanımına ilişkin bilgi ve deneyimlerini paylaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde. İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir kapsamında gerçekleştirilen Marble Talks’ın öne çıkan oturumlarından biri, dünya doğal taş sektörünün iki ana aktörü Türkiye ve İtalya’yı aynı sahnede buluşturdu. “Küresel Pazarda Doğal Taş: Yerel Güç ve Değişen Dinamikler” başlıklı oturumda, TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ile İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu Onursal Başkanı Flavio Marabelli sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel pazarda değer, iş birliği ve rekabet vurgusu Küresel pazara ilişkin veriler paylaşarak katma değerli ürünlerin önemine dikkat çeken Flavio Marabelli, “Taş ocaktan çıkıyor ama asıl değer orada oluşmuyor. Bugün mesele ne kadar ürettiğimiz değil, o ürüne nasıl bir değer kattığımız. Bunda işlenmiş ürünler, teknoloji ve tasarım belirleyici hale gelmiş durumda” ifadelerini kullandı. Küresel ticarette yaşanan gelişmelere de değinen Flavio Marabelli, artan vergiler, ticaret engelleri ve jeopolitik gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini ifade ederek özellikle ABD ve Körfez ülkeleri pazarlarında yaşanan değişimlerin ticaret akışını ve sektör içindeki ilişkileri zorlaştırdığını dile getirdi. Sektörün, ülke ayrımı olmadan birlikte hareket etmesi gerekliliğine dikkat çeken Marabelli, “Doğal taş sektörü, yapısı gereği zaten uluslararası bir üretim modeliyle ilerliyor. Aynı projede farklı ülkelerden gelen taş, teknoloji ve uygulamalar birlikte bulunabiliyor. Bu zaten birlikte üretimin kendisi. Ülkelerin birbirini rakip olarak konumlandırması doğru bir yaklaşım değil. Asıl mesele, doğal taşı taklit eden ürünlere karşı sektörün ortak hareket etmesi olmalı” diyerek doğal taşın sürdürülebilirliği, kültürel değeri ve özgünlüğünün birlikte anlatılmasının önemini vurguladı. “Sektörün geleceği açısından belirleyici” Hanifi Şimşek ise Türkiye’nin doğal taş sektöründeki konumuna değinerek, ülkemizin zengin rezervleri ve yüksek üretim kapasitesiyle küresel ölçekte güçlü bir tedarikçi olduğunu ifade etti. Şimşek, son yıllarda işlenmiş ürün ihracatını artıran sektörün yol haritasına ilişkin değerlendirmesinde, “Bu gücü artık daha yüksek katma değere dönüştürmemiz gerekiyor. Doğal taşın projelerde daha fazla yer bulması için mimarlar ve tasarımcılarla daha yakın çalışmamız gerekiyor. Ürünün değeri, tasarım sürecine ne kadar dahil olduğuyla doğrudan ilişkili. Marble İzmir’deki bu platformu da bu açıdan çok önemli buluyorum” dedi. Uluslararası iş birliklerine de değinen Şimşek, kısa süre önce kurulan Doğal Taş Stratejik İttifakı’nın (NSSA) önemine dikkat çekerek, farklı ülkelerden sektörde söz sahibi derneklerin bir araya geldiği bu yapının doğal taş sektöründe ortak hareket etme kültürünü güçlendirdiğini belirterek, bu yaklaşımın sektörün geleceği açısından belirleyici olacağını ifade etti. Doğal taşın mimarideki anlatısı Programın diğer oturumlarında ise doğal taşın mimarlık ve tasarım dünyasındaki yeri farklı başlıklar altında ele alındı. “Mimari Projelerde Doğal Taş Hikayeleri” başlıklı oturumda, İzmir Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Onur moderatörlüğünde, Yüksek Mimar Melis Varkal konuşmacı olarak yer aldı. Uğur Onur, Marble İzmir’in uluslararası ölçekte öne çıkan sayılı fuarlardan biri olduğunu belirterek bunun önemli bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Onur, “Pek çok kişi mermeri soğuk bir malzeme olarak algılıyor ancak ben onu hem sıcak hem de verdiğiniz her şeyi size yansıtan güçlü bir malzeme olarak görüyorum” dedi. Melis Varkal ise projelerindeki doğal taş kullanımına ilişkin bilgi vererek, “Projelerimizde doğal taşı kullanırken bölgesel ölçekte yakınlık, mesafe ve yerellik gibi unsurlar bizim için belirleyici oluyor. Bulunduğumuz coğrafyanın taşını kullanmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Değişen tasarım anlayışı ve doğal taş kullanımı İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Can Özcan moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Değişen Zamanlar” oturumunda Selanik Aristoteles Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Despoina Zavraka, Saint Petersburg Stieglitz State Sanat ve Tasarım Akademisi’nden Prof. Dr. Ilia Palaguta, Politecnico di Milano Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marinella Ferrara ve Varşova Güzel Sanatlar Akademisi’nden Prof. Michal Stefanowski konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, doğal taşın tarih boyunca mimarlık ve sanat üretiminde üstlendiği rol ele alınırken, taşın hafıza, anlam ve deneyim üretme kapasitesine dikkat çekildi. Günümüzde bu ilişkinin yeniden tanımlandığı belirtilirken, mimar ve tasarımcıların malzemeye yeni işlevler kazandıran, deneyim odaklı ve araştırmaya dayalı yaklaşımlar geliştirdiği vurgulandı. Doğal taşın mimarlık tarihindeki önemi anlatıldı “Tasarım Yaklaşımında Doğal Taşın Anlamı, İmkanlar ve Sınırlar” başlıklı oturumda ise Mimar Dr. Dürrin Süer moderatörlüğünde; mimarlar Burçin Demirsoy, Derya Akdurak ve Tolga Kezer konuşmacı olarak yer aldı. Dürrin Süer, doğal taşın mimarlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, “Doğal taş, mağaralarda insanlığa mekan oluşturan kovuklardan, uygarlıkların, şehirlerin ve ülkelerin sembolü haline gelen anıtsal yapıların ana materyali olmuştur. Mekanı var eden unsur olmuştur” dedi. Oturumda, doğal taşın tasarım yaklaşımındaki yeri, sunduğu olanaklar kapsamlı şekilde ele alındı. Türk doğal taşının küresel potansiyeli “Best Use of Stone with Turkish Stones” başlıklı oturumda ise İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nden Funda Bekişoğlu moderatörlüğünde; Ege Maden İhracatçıları Birliği’nden Reyhan Sezgin, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği’nden Ahmet Tekin ile Mimar Burak Pekoglu ve Peyzaj Mimarı Dr. Oktan Nalbantoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, Türkiye’nin doğal taşta sahip olduğu çeşitlilik, kalite ve üretim gücüyle küresel ölçekte önemli bir konumda bulunduğu vurgulanırken, bu potansiyelin tasarım odaklı ve katma değerli projelerle daha görünür hale getirilmesi gerektiği ifade edildi. Yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi veren katılımcılar, doğal taşın uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak için mimarlar ve tasarımcılarla üretici ve ihracatçılar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin kritik rol oynadığına dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Doğal Taşı Xiamen’de Gücünü Gösterdi Haber

Türk Doğal Taşı Xiamen’de Gücünü Gösterdi

16-19 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen fuarda Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB), hem sürdürülebilirlik odaklı yeni vizyonuyla hem de dijital dönüşümü başlattığı EGEBİM projesi dünya vitrinine çıktı. Ege Maden İhracatçıları Birliği organizasyonuyla bu yıl 14. kez gerçekleştirilen Milli Katılım Organizasyonu kapsamında, fuarın en yoğun ziyaretçi trafiğine sahip olan A6 Holünde 150 çeşit ve 650 farklı renkteki Türk doğal taşı profesyonellerin beğenisine sundu. Fuarın başarısını değerlendiren Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu, Türk mermerinin küresel pazardaki stratejik konumuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Doğal taş sektöründe artık sadece taş değil, bir veri ve tasarım vizyonu satıyoruz. Xiamen'de bu yıl odağımıza aldığımız EGEBİM projemiz, Türk taşının dijital dünyadaki pasaportudur. Dünyanın içinden geçtiği zorlu siyasi konjonktürde, teknoloji ve inovasyonla fark yaratarak Çin pazarındaki payımızı artırmakta kararlıyız. Amacımız, mimarların ve projecilerin Türk doğal taşını dijital ortamda bir tıkla projelerine dahil etmelerini sağlamaktır." Çin doğaltaş pazarındaki yapısal dönüşüme de dikkat çeken Alimoğlu; “Çin’de devletin emlak satış fiyatlarına uyguladığı üst sınır kaldırılınca, müteahhitlerin üzerindeki daha uygun fiyata hammadde ürün tedarik etme baskısı da kalkmış oldu. Bunun üzerine, Çin’li alıcılar daha lüks taşlara yönelmeye başladı. Bu yüzden, son dönemde trend her ne kadar Brezilya taşlarına doğru kayıyor gibi görünse de bizim değişik renk ve desenlere sahip, yüksek fiyatlı taşlarımıza Çin’li alıcıların ilgisi de günden güne artıyor.” şeklinde konuştu. Sürdürülebilirlik ve URGE ile Yeşil Dönüşüm Bu yılki fuarın en dikkat çekici başlıklarından biri EMİB’in "Doğaltaş Sektöründe Sürdürülebilirlik Odaklı Yurtdışı Pazarlama" URGE Projesi oldu. Proje kapsamında 9 katılımcı firma, ortak bir stantta bir araya gelerek Türk mermerinin dünyadaki "çevreci ve sürdürülebilir" imajını güçlendirdi. Bu hamle, küresel pazarda yükselen yeşil ekonomi taleplerine doğrudan bir yanıt niteliği taşıdı. Küresel Alıcıların Odak Noktası: 154 Bin Ziyaretçi "TUTKUYU KORUYUN" temasıyla kapılarını açan Xiamen Taş Fuarı, 191 bin metrekarelik devasa alanıyla 122 ülkeden 154 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırladı. Türk ihracatçılar; sadece Çin pazarıyla sınırlı kalmayıp Hindistan, Rusya, Güney Kore, Avustralya, Malezya ve ABD gibi stratejik pazarlardan gelen nitelikli alıcılarla önemli iş bağlantıları kurdu. Fuar kapsamında Milli Katılım Stantlarımızda düzenlenen networking kokteyli ise Türk ihracatçıları ile uluslararası sektör liderlerini bir araya getiren önemli bir etkileşim platformu oldu. 391 Milyon Dolarlık Pazarı Büyütmek 2025 yılında toplam 2 milyar 80 milyon dolarlık ihracat başarısına imza atan Türk doğal taş sektörü için Çin, 391 milyon dolarlık hacmiyle en büyük ikinci pazar konumunu koruyor. Xiamen Fuarı ile bu pazardaki hakimiyetini pekiştirmeyi hedefleyen sektör, işlenmiş ürün talebindeki artışı ve dijital pazarlama kanallarını kullanarak ihracat rakamlarını daha yukarı taşımayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaleseramik Coverings 2026’da Yerini Alıyor Haber

Kaleseramik Coverings 2026’da Yerini Alıyor

Global seramik pazarının güçlü oyuncularından biri olan Kaleseramik, 2026 Coverings Fuarı’nda inovasyon ve teknolojinin sınırlarını zorlayan ürünlerini dünya profesyonelleriyle buluşturacak. Stant 2863’te ziyaretçilerini ağırlayacak olan şirket, bu yıl da yenilikçi teknolojilerini sergilerken, estetik yüzeylerin ötesine geçerek mimari ihtiyaçlara yanıt veren mühendislik gücünü ve entegre sistem çözümlerini ön plana çıkaracak. 2 mm’den 20 mm’ye Uzanan Mühendislik ve Performans Skalası Supera üretim hattı ve modernize edilen tesislerindeki ileri teknoloji yatırımlarıyla porselenin kullanım alanlarını genişleten Kaleseramik, fuara üretim gücünü ve ürün çeşitliliğini merkeze alarak katılıyor. 2 mm inceliğindeki süper ince porselen plakalardan, mutfak tezgâhı gibi yüksek performans gerektiren alanlar için geliştirilen 20 mm porselen plakalara kadar uzanan bu kalınlık aralığı iç ve dış mekânlar arasında kesintisiz bir tasarım bütünlüğü sağlıyor. “İyi Bak Dünyana” yaklaşımı doğrultusunda, yenilikçi üretim teknolojileriyle daha az hammadde kullanılarak üretilen porselen plakalar; yüksek performans sunarken aynı zamanda kaynak verimliliğine de katkı sağlıyor. Mekânlarda Bütünsel Tasarım Sunan Panorama Koleksiyonu Yaşam alanlarını bütünsel bir yaklaşımla yeniden tanımlamak üzere geliştirilen Panorama Koleksiyonu, mekânlarda tek bir ürün üzerinden ilerleyebilme özgürlüğü sunarak yüzeyi mimarinin yaşayan bir parçası haline getiriyor. Borgogna Stone, Calacatta Unique, Industrial, Calcario ve Intonaco gibi farklı doku ve karakterdeki serileri tek bir çatı altında toplayan koleksiyon, mekânlarda parçalı görünümü tamamen ortadan kaldırıyor. 160x320, 120x360, 120x280, 100x300, 120x120, 80x160 ve 60x120 cm gibi zengin ebat seçenekleriyle her ihtiyaca yanıt veren Panorama koleksiyonu, tasarımcıların hayal ettiği bütünsel görünümü Kalebodur’un üstün yüzey teknolojileriyle gerçeğe dönüştürüyor. V-Intech Teknolojisi ile Yüzeyden Gövdeye Uzanan Gerçeklik Kalebodur’un 7 farklı üstün yüzey teknolojisinden biri olan V-Intech, doğal taş damarlarının yalnızca yüzeyde değil, porselen plakanın gövdesi boyunca da devam etmesini sağlayan üretim yaklaşımıyla kesim ve kenar detaylarında görsel sürekliliği güçlendiriyor. Geleneksel porselen üretiminin aksine, doğal taşın ve mermerin damar yapılarını sadece yüzeyde değil, plakanın gövdesinde ve kesitlerinde de devam ettiren bu teknoloji, malzemeyi gerçeğe en yakın haline taşıyor. Özellikle tezgâh ve mobilya gibi detay işçiliği gerektiren uygulamalarda kusursuz bir bütünlük sağlayan V-Intech, mimarlara sınırları ortadan kaldıran bir tasarım özgürlüğü sunuyor. Tasarım Ödüllü Mayfair ile Şıklıkta Yeni Bir Denge Kalebodur markasının ürünlerinden Mayfair, güçlü ifade ile sade zarafet arasında kurduğu dengeli estetikle öne çıkıyor. Tasarım dünyasının en saygın ödüllerinden Archiproducts Design Awards 2025’te ödüle layık görülen ürün, markanın estetik vizyonunu uluslararası arenada tescilliyor. V-Intech teknolojisi kullanılan Mayfair, doğal mermerin eşsiz estetiğini porselenin üstün dayanıklılığıyla bir araya getiriyor. Bu yenilikçi teknoloji sayesinde damar yapısı yalnızca yüzeyde değil, plakanın gövdesi, kenarları ve kesitlerinde de kesintisiz şekilde devam ederek sektörde öncü bir üretim yaklaşımı ortaya koyuyor. Çağdaş Mimari İçin Cephe Uygulamaları Coverings 2026’da iç mekân uygulamalarının yanı sıra yeni cephe çözümlerini de tanıtmaya hazırlanan Kaleseramik, porselen yüzeylerin cephe uygulamalarındaki kullanımına dikkat çekiyor. 3 mm kalınlığındaki hafif porselen plakalar, cephe projelerinde yapıya ekstra yük bindirmeden geniş yüzeylerin uygulanmasına olanak tanırken iç mekândaki tasarım dilinin dış cepheye de taşınmasını sağlıyor. Tezgâh, zemin, duvar ve cephe gibi farklı uygulama alanlarına yönelik porselen plakaları ve mimari detay çözümlerinde sunduğu geniş olanaklarla Kaleseramik, projelerin her aşamasında güçlü ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunu kanıtlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yurtbay Seramik Güçlü Koleksiyonlarını Uluslararası Ziyaretçilerle Buluşturacak Haber

Yurtbay Seramik Güçlü Koleksiyonlarını Uluslararası Ziyaretçilerle Buluşturacak

Seramik ve doğal taş sektörünün küresel ölçekte öne çıkan organizasyonları arasında yer alan Coverings; mimarlar, iç mimarlar, distribütörler, perakende profesyonelleri, uygulayıcılar, üreticiler ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturuyor. Yaklaşık 1.000 katılımcının ve 40 ülkeden markanın yer aldığı fuar, yeni ürünlerin, tasarım trendlerinin ve iş birliklerinin şekillendiği önemli bir uluslararası platform niteliği taşıyor. Yurtbay Seramik, Coverings 2026’da farklı yaşam alanları ve mimari ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği güçlü koleksiyonlarını, çağdaş yüzey anlayışını ve estetikle fonksiyonelliği bir araya getiren çözüm yaklaşımını ziyaretçilerle paylaşacak. Marka, fuar boyunca ürün çeşitliliğini, tasarım vizyonunu ve kalite odaklı üretim anlayışını uluslararası sektör profesyonellerine sunarak global pazardaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Coverings 2026, Yurtbay Seramik için yalnızca ürünlerini sergilediği bir fuar olmanın ötesinde; yeni ticari bağlantılar geliştirmek, mevcut iş ortaklıklarını güçlendirmek ve özellikle Amerika pazarındaki etkileşimini derinleştirmek açısından da önemli bir buluşma noktası olacak. Marka, mimarlık ve tasarım dünyasıyla kurduğu bağı uluslararası ölçekte genişletirken, çağdaş yaşam alanlarına değer katan yaklaşımını daha geniş bir profesyonel kitleyle buluşturacak. Yurtbay Seramik’i Coverings 2026 süresince Las Vegas Convention Center’daki 6613 numaralı standında ziyaret edebilirsiniz. Yurtbay Seramik Hakkında 1995 yılında Eskişehir’de kurulan Yurtbay Seramik, ulusal çapta büyümesini sürdürerek bugün dünya çapında faaliyet gösteren bir marka haline gelmiştir. 700 bin m² açık, 130.000 m² kapalı alanı kapsayan, toplam 830.000 m²’lik üretim tesislerinde faaliyet göstermektedir. Yıllık kurulu üretim kapasitesi 24.000.000 m²’dir. Yurtbay Seramik, üretiminin %50’ye yakınını 56’dan fazla ülkeye ihraç ederek global pazardaki gücünü artırmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Marble Fuarı’na 17 Ülkeden Alıcılar Geliyor Haber

İzmir Marble Fuarı’na 17 Ülkeden Alıcılar Geliyor

Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim ALİMOĞLU, bu yıl 14 – 17 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan MARBLE İzmir-Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı'nın Ortadoğu’daki savaş hali sebebiyle ileri bir tarihe ertelenmesi yönünde bir taleplerinin olmadığını, fuar ile eş zamanlı düzenlenecek Alım Heyeti programının da yüksek katılımlı gerçekleşmesi için yoğun mesai verdiklerini dile getirdi. Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu olarak, binden fazla ihracatçının temsilcisi olarak, Ortadoğu’daki durumun Marble Fuarına ve sektöre olası etkilerini doğal olarak tartıştıklarını ifade eden Alimoğlu, “Yönetim Kurulu üyelerimiz konu hakkında fikirlerini beyan ettiler. Haklı olarak süregiden savaşın Ortadoğu’dan gelecek alıcıları olumsuz yönde etkileyeceğini dile getiren Yönetim Kurulu üyelerimiz oldu. Konuyu enine boyuna tartıştık ve fuara bu kadar kısa zaman kalmış olması sebebiyle, fuara destek olarak devam kararı aldık.” şeklinde konuştu. Alım Heyeti Programı’nın iptal edildiği ile ilgili söylentiye de değinen Alimoğlu şöyle devam etti: “10 Mart 2026 Salı günü Aydın’da yaptığımız Yönetim Kurulu Toplantısında; “Fuarı ertelemeyelim; aksine dünyanın her yerinden alıcıları Alım Heyeti organizasyonuyla fuara getirip canlandıralım yönünde karar aldık. Bu kapsamda daha önce Ortadoğu ülkelerini alım heyeti programından çıkarıp, diğer potansiyel ülkelerdeki alıcılara yöneldik. Alım heyetine katılmak isteyen ihracatçılarımız için talep toplamaya devam ediyoruz. 11 Mart 2026 Çarşamba günü alım heyeti duyurularımızı tekrarladık. Alım Heyeti Organizasyonunu yapmak için kararlıyız. Çok sayıda firmamız alım heyetine katılmak için başvurdu. İthalatçılar tarafından da 17 ülkeden onlarca ithalatçıyı İzmir’de ağırlayacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.